<rss version="2.0"
     xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
     xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
     xmlns:admin="http://webns.net/mvcb/"
     xmlns:rdf="http://www.w3.org/1999/02/22-rdf-syntax-ns#"
     xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
     xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/">
<channel>
<title>Pursaklar Gündem , Pursaklar Haber,Son Dakika Haberler, Güncel Gelişmeler,Pursaklar Haberleri &#45; : Sağlık</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/rss/category/saglik</link>
<description>Pursaklar Gündem , Pursaklar Haber,Son Dakika Haberler, Güncel Gelişmeler,Pursaklar Haberleri &#45; : Sağlık</description>
<dc:language>tr</dc:language>
<dc:rights>© 2025 Pursaklar Gündem Tüm hakları saklıdır.</dc:rights>

<item>
<title>Kişisel Verileri Koruma Kurulu Özbeyler Sağlık’ta Özel Nitelikli Verileri Kapsayan Fidye Saldırısını İlan Etti</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/kisisel-verileri-koruma-kurulu-ozbeyler-saglikta-ozel-nitelikli-verileri-kapsayan-fidye-saldirisini-ilan-etti</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/kisisel-verileri-koruma-kurulu-ozbeyler-saglikta-ozel-nitelikli-verileri-kapsayan-fidye-saldirisini-ilan-etti</guid>
<description><![CDATA[ Özbeyler Sağlık ve Özel Hastahane Medikal İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret AŞ’nin 20 Ocak 2026’da fidye yazılımı saldırısına uğradığı ve aynı gün tespit edildiği bildirildi. Kimlik, iletişim ve sağlık verileri dahil çok sayıda özel nitelikli kişisel verinin etkilenmiş olabileceği ihlal, 27 Ocak 2026 tarihli Kurul kararıyla kamuoyuna duyuruldu. ]]></description>
<enclosure url="https://beykozunsesi.com.tr/uploads/images/202602/image_870x580_6997d11e3cbab.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 20 Feb 2026 03:13:18 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>özbeyler sağlık veri ihlali 2026, kvkk 2026/138 kurul kararı, fidye yazılımı hastane saldırısı, özel nitelikli kişisel veriler ihlali</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><br>Kişisel Verileri Koruma Kurumu, Özbeyler Sağlık ve Özel Hastahane Medikal İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi’nde meydana gelen veri ihlaline ilişkin kamuoyu duyurusu yayımladı. Bildirimin, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’nun 12’nci maddesinin (5) numaralı fıkrası kapsamında Kurula iletildiği belirtildi.</p>
<p></p>
<p data-start="829" data-end="1056">Kanunun ilgili hükmünde, “İşlenen kişisel verilerin kanuni olmayan yollarla başkaları tarafından elde edilmesi hâlinde, veri sorumlusu bu durumu en kısa sürede ilgilisine ve Kurula bildirir.” ifadesinin yer aldığı hatırlatıldı.</p>
<p data-start="1058" data-end="1099"><strong data-start="1058" data-end="1099">Fidye Yazılımı Aynı Gün Tespit Edildi</strong></p>
<p data-start="1101" data-end="1307">Veri sorumlusu tarafından iletilen bildirimde, ihlalin 20.01.2026 tarihinde gerçekleştiği ve aynı gün tespit edildiği ifade edildi. Açıklamada, ihlalin kaynağının fidye yazılımı saldırısı olduğu bildirildi.</p>
<p data-start="1309" data-end="1521">“Sanallaştırma altyapısında yer alan sunuculara erişim sağlanamaması üzerine yapılan incelemelerde, sunucular üzerindeki sistem dosyalarının fidye yazılımı uzantıları ile şifrelendiği tespit edilmiştir.” denildi.</p>
<p data-start="1523" data-end="1561"><strong data-start="1523" data-end="1561">Özel Nitelikli Veriler de Kapsamda</strong></p>
<p data-start="1563" data-end="2013">İhlalden etkilenen kişisel veri kategorilerinin kimlik, iletişim, özlük, fiziksel mekân güvenliği, işlem güvenliği, finans, mesleki deneyim ve görsel-işitsel kayıtlar olduğu belirtildi. Ayrıca özel nitelikli kişisel veriler kapsamında; ırk ve etnik köken, felsefi inanç, din, mezhep ve diğer inançlar, kılık-kıyafet, sağlık bilgileri, cinsel hayat, ceza mahkûmiyeti ve güvenlik tedbirleri ile biyometrik verilerin de etkilenmiş olabileceği aktarıldı.</p>
<p data-start="2015" data-end="2173">Ünvan, imza bilgileri, çocuk sayısı ve yaş bilgileri, medeni hal, askerlik durumu ve seyahat bilgilerinin de etkilenen veriler arasında yer aldığı bildirildi.</p>
<p data-start="2175" data-end="2227"><strong data-start="2175" data-end="2227">Çok Sayıda İlgili Kişi Grubu Etkilenmiş Olabilir</strong></p>
<p data-start="2229" data-end="2879">İhlalden etkilenen ilgili kişi gruplarının çalışanlar, öğrenciler, müşteri ve potansiyel müşteriler ile hastalar olduğu ifade edildi. Mevcut tespitler kapsamında; çalışan adayı, çalışan yakını, dışarıdan hizmet veren doktor, misafir, hasta yakını, hizmet veren kişi temsilcisi, referans, donör, görgü tanığı, kamu kurum çalışanı, kimliği kaybolan kişi, hissedar veya ortak, potansiyel ürün veya hizmet alıcısı, stajyer, tedarikçi çalışanı ve yetkilisi, ürün veya hizmet alan kişi, veli, vasi, temsilci, ziyaretçi, kamera kaydı alınan kişi ve diğer ilgili kişi gruplarına ait kişisel verilere de erişim sağlanmış olabileceğinin belirlendiği aktarıldı.</p>
<p data-start="2881" data-end="2974">İhlalden etkilenen kişi sayısının henüz tespit edilemediği, incelemelerin sürdüğü bildirildi.</p>
<p data-start="2976" data-end="3233">Şirket, ilgili kişilerin veri ihlali hakkında bilgi almak için resmî internet sitesi, kurumsal sosyal medya hesapları, çağrı merkezi, şirket merkezindeki danışma birimi ve “<a data-start="3149" data-end="3173" class="decorated-link cursor-pointer" rel="noopener">info@korfezhastanesi.com<span aria-hidden="true" class="ms-0.5 inline-block align-middle leading-none"><svg xmlns="http://www.w3.org/2000/svg" width="20" height="20" aria-hidden="true" data-rtl-flip="" class="block h-[0.75em] w-[0.75em] stroke-current stroke-[0.75]"></svg></span></a>” e-posta adresi üzerinden iletişime geçebileceğini duyurdu.</p>
<p data-start="3235" data-end="3278"><strong data-start="3235" data-end="3278">Kuruldan İnternet Sitesinde İlan Kararı</strong></p>
<p data-start="3280" data-end="3511">Kişisel Verileri Koruma Kurulu’nun 27.01.2026 tarih ve 2026/138 sayılı Kararı ile söz konusu veri ihlali bildiriminin Kurumun internet sitesinde ilan edilmesine karar verildiği açıklandı. İnceleme sürecinin devam ettiği bildirildi.</p>
<p data-start="3513" data-end="3657"></p><br><p><b>Kaynak: Beykozun Sesi</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kişisel Verileri Koruma Kurulu Maremar K.Maraş Teşhis Merkezi’ndeki Fidye Yazılımı Saldırısını İlan Etti</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/kisisel-verileri-koruma-kurulu-maremar-kmaras-teshis-merkezindeki-fidye-yazilimi-saldirisini-ilan-etti</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/kisisel-verileri-koruma-kurulu-maremar-kmaras-teshis-merkezindeki-fidye-yazilimi-saldirisini-ilan-etti</guid>
<description><![CDATA[ Maremar K.Maraş Manyetik Rezonans Teşhis Merkezi ve Sağlık Hizmetleri Tic. ve San. AŞ’nin 12 Şubat 2026 tarihinde fidye yazılımı saldırısına uğradığı bildirildi. Dosyaların şifrelenmesiyle tespit edilen ihlalde hastalara ait kimlik, iletişim ve sağlık verilerinin etkilendiği açıklandı. Kurul, 18 Şubat 2026 tarihli kararla duyurunun internet sitesinde yayımlanmasına hükmetti. ]]></description>
<enclosure url="https://beykozunsesi.com.tr/uploads/images/202602/image_870x580_6997d11e3cbab.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 20 Feb 2026 03:13:14 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>maremar kahramanmaraş veri ihlali, kvkk 2026/354 kurul kararı, fidye yazılımı sağlık sektörü saldırısı, hastaların sağlık verileri ihlali</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><br>Kişisel Verileri Koruma Kurumu, Maremar K.Maraş Manyetik Rezonans Teşhis Merkezi ve Sağlık Hizmetleri Tic. ve San. AŞ’de meydana gelen veri ihlaline ilişkin kamuoyu duyurusu yayımladı. Açıklamada, bildirimin 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’nun 12’nci maddesinin (5) numaralı fıkrası kapsamında Kurula iletildiği belirtildi.</p>
<p></p>
<p data-start="859" data-end="1086">Kanunun ilgili hükmünde, “İşlenen kişisel verilerin kanuni olmayan yollarla başkaları tarafından elde edilmesi hâlinde, veri sorumlusu bu durumu en kısa sürede ilgilisine ve Kurula bildirir.” ifadesinin yer aldığı hatırlatıldı.</p>
<p data-start="1088" data-end="1140"><strong data-start="1088" data-end="1140">Fidye Yazılımı Saldırısı 12 Şubat’ta Gerçekleşti</strong></p>
<p data-start="1142" data-end="1408">Veri sorumlusu tarafından Kurula sunulan bildirimde, şirketin 12.02.2026 tarihinde fidye yazılımı saldırısına maruz kaldığı aktarıldı. Açıklamada, “Bütün dosyaların şifrelenmiş olması nedeniyle verilere erişim sağlanamaması üzerine ihlal tespit edilmiştir.” denildi.</p>
<p data-start="1410" data-end="1460"><strong data-start="1410" data-end="1460">Hastaların Kimlik ve Sağlık Verileri Etkilendi</strong></p>
<p data-start="1462" data-end="1653">İhlalden etkilenen ilgili kişi grubunun hastalar olduğu bildirildi. Kuruma yapılan bildirimde, etkilenen kişisel veri kategorilerinin kimlik, iletişim ve sağlık bilgileri olduğu ifade edildi.</p>
<p data-start="1655" data-end="1758">İhlalden etkilenen kişi sayısının ise tam olarak bilinmediği, tespit çalışmalarının sürdüğü kaydedildi.</p>
<p data-start="1760" data-end="1804"><strong data-start="1760" data-end="1804">Kuruldan İnternet Sitesinde Yayım Kararı</strong></p>
<p data-start="1806" data-end="1993">Kişisel Verileri Koruma Kurulu’nun 18.02.2026 tarih ve 2026/354 sayılı Kararı ile söz konusu veri ihlali bildiriminin Kurumun internet sitesinde ilan edilmesine karar verildiği açıklandı.</p>
<p data-start="1995" data-end="2053">Kurum, konuya ilişkin incelemenin devam ettiğini bildirdi.</p>
<p data-start="2055" data-end="2203"></p><br><p><b>Kaynak: Beykozun Sesi</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Nadir Görülen Parazit Operasyonla Beyninden Çıkarıldı: Avustralyalı Kadının Yaşayan Sekiz Santimetrelik Kurtla Mücadelesi Tıp Dünyasında Yankı Uyandırdı</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/nadir-goerulen-parazit-operasyonla-beyninden-cikarildi-avustralyali-kadinin-yasayan-sekiz-santimetrelik-kurtla-mucadelesi-tip-dunyasinda-yanki-uyandirdi</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/nadir-goerulen-parazit-operasyonla-beyninden-cikarildi-avustralyali-kadinin-yasayan-sekiz-santimetrelik-kurtla-mucadelesi-tip-dunyasinda-yanki-uyandirdi</guid>
<description><![CDATA[ Avustralya’da 64 yaşındaki bir kadının beyninde canlı halde bulunan sekiz santimetrelik bir parazitin çıkarılması, tıp dünyasında ilk kez kaydedilen olağanüstü bir vaka olarak bildirildi. Bilim insanlarının geçen ay duyurduğu olayda, MRI görüntülerinde lezyon olarak görülen bölgeden yapılan biyopsi sırasında nöroşirürji ekibi hareket eden bir yapıyla karşılaştı. Parazitin Ophidascaris obertsi türü olduğu belirlendi ve hastanın yılan yaşam alanına yakın bölgelerden topladığı bitkileri tüketmesi nedeniyle yumurtaları istemeden almış olabileceği açıklandı. ]]></description>
<enclosure url="https://beykozunsesi.com.tr/uploads/images/202511/image_870x580_69172e2ff3ca9.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 14 Nov 2025 13:27:45 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>avustralya beyin paraziti vakası, ophidascaris obertsi nedir, canlı kurt operasyonu ayrıntıları, nöroşirürjide nadir vakalar</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Avustralya’da yaşayan 64 yaşındaki bir kadının beyninden çıkarılan <strong data-start="828" data-end="865">sekiz santimetrelik canlı parazit</strong>, dünya tıp literatürüne geçen yeni bir vaka olarak kayda geçti. Parazite, beyninde saptanan lezyondan alınan biyopsi sırasında rastlandı ve hareket ettiği görülünce operasyon acilen genişletildi.</p>
<p></p>
<p><img src="https://beykozunsesi.com.tr/uploads/images/202511/image_870x_69172e4ac0eda.webp" alt=""></p>
<p data-start="1063" data-end="1497"><strong data-start="1063" data-end="1100">Cerrahi Müdahalede Beklenmedik An</strong><br>Ameliyatı gerçekleştiren nöroşirürji uzmanı, işlem sırasında karşılaştığı görüntünün şaşkınlık yarattığını belirtti. Uzman, “Bir tümörü tutuyordum ve pinzetten dönen ince bir yapı geldiğini fark ettim.” dedi. Yardımcısının damarsal bir yapı olabileceğini düşündüğünü aktaran cerrah, hareketi fark edince dokuyu hemen patoloji kabına aldıklarını ve yapının hâlâ yoğun şekilde kıvrıldığını söyledi.</p>
<p data-start="1499" data-end="1843"><strong data-start="1499" data-end="1538">Hastanın Belirtileri Aylara Yayıldı</strong><br>Kadının sağlık sorunları, haftalar süren <strong data-start="1580" data-end="1635">karın ağrısı, ishal, gece terlemesi ve kuru öksürük</strong> ile başladı. Zaman içinde unutkanlık ve depresyon belirtileri ortaya çıktı. Uzmanlar, bu sürecin parazitin vücutta farklı bölgelere yayılarak merkezi sinir sistemine ulaşmasıyla ilişkili olduğunu ifade etti.</p>
<p data-start="1845" data-end="2276"><strong data-start="1845" data-end="1897">Ophidascaris obertsi İlk Kez Bir İnsanda Görüldü</strong><br>Yapılan incelemelerde parazitin <strong data-start="1930" data-end="1954">Ophidascaris obertsi</strong> adlı nadir bir yuvarlak solucan türü olduğu belirlendi. Bu türün genellikle halı pitonlarında görüldüğü ve yaşam döngüsünü yılanlar ile küçük memeliler arasında sürdürdüğü biliniyor. Yumurta içeren yılan dışkısının bitkileri kirletebildiği, küçük memelilerin bu bitkileri tükettiği ve döngünün böyle sürdüğü kaydediliyor.</p>
<p data-start="2278" data-end="2585"><strong data-start="2278" data-end="2315">Kazara Konaklık ve Beyne Yolculuk</strong><br>Hastanın, yaşadığı bölgedeki python habitatına yakın arazilerden topladığı bitkileri yemek için kullanması nedeniyle parazitin yumurtalarını farkında olmadan tükettiği değerlendirildi. Parazitin önce bağırsakta geliştiği, ardından kan yoluyla beyne ulaştığı bildirildi.</p>
<p data-start="2587" data-end="2949"><strong data-start="2587" data-end="2626">Nörolojik Etkiler ve İltihabi Tepki</strong><br>Uzmanlar, parazitin çıkarıldığı bölgede <strong data-start="2667" data-end="2687">granülom oluşumu</strong> görüldüğünü ve bunun bağışıklık sisteminin bir savunma tepkisi olduğunu açıkladı. Beyinde oluşan bu iltihabi süreç; baş ağrısı, bulantı, görme bozuklukları, bilinç değişiklikleri, nöbetler ve bilişsel güçlükler gibi geniş bir belirti yelpazesine yol açabiliyor.</p>
<p data-start="2951" data-end="3265"><strong data-start="2951" data-end="2977">Tedavi ve İzlem Süreci</strong><br>Operasyonun ardından hastanın izlem altında tutulduğu ve enfeksiyonun tamamen kontrol altına alınması için ek tedavilerin uygulandığı aktarıldı. Uzmanlar, benzer vakaların nadir görülmesine rağmen doğal yaşam alanlarına yakın bölgelerde bitki tüketiminin dikkat gerektirdiğini vurguladı.</p>
<p data-start="3267" data-end="3406"><strong data-start="3267" data-end="3279"></strong></p><br><p><b>Kaynak: Beykozun Sesi</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Japonya’da Felç Tedavisinde Tarihi Başarı: iPSC Hücreleriyle Yeniden Yürüdü</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/japonyada-felc-tedavisinde-tarihi-basari-ipsc-hucreleriyle-yeniden-yurudu</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/japonyada-felc-tedavisinde-tarihi-basari-ipsc-hucreleriyle-yeniden-yurudu</guid>
<description><![CDATA[ Japonya’da felç tedavisi konusunda çığır açan bir gelişmeye imza atıldı. Tokyo’daki Keio Üniversitesi’nde çalışan bilim insanları, omurilik yaralanması sonucu felç kalan bir hastanın yeniden desteksiz yürüyebilmesini sağladı. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202511/image_870x_6907549d6ea24.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 02 Nov 2025 09:55:23 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Felç tedavisi, Japonya, Yeniden yürümek, ipsc</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Araştırma ekibi, iPSC (indüklenmiş pluripotent kök hücreler) adı verilen ve insan vücudundaki her türlü dokuya dönüşebilen kök hücreleri kullanarak hasarlı omurilik bölgesini onarmayı başardı. Bu hücreler, doğrudan omurilikteki zedelenmiş alana enjekte edilerek sinir bağlantılarının yeniden kurulmasına yardımcı oldu.<br><br>Yapılan ilk klinik denemeye katılan dört hastadan biri, yeterli motor fonksiyonuna kavuşarak yürüme egzersizlerine başladı. Bir diğer hastada ise kol ve bacaklarda kısmi hareket kontrolü geri döndü. En önemlisi, hiçbir katılımcıda ciddi yan etki görülmedi.<br><br>Bu sonuçlar, felçli milyonlarca insana umut olacak nitelikte. Uzmanlar, tedavinin geliştirilmesiyle birlikte gelecekte omurilik felcinin tamamen iyileştirilebileceği görüşünde.</p>
<p></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Tayvanlı Bilim İnsanlarından Saç Dökülmesine Doğal Çözüm: 20 Günde Yeni Saç!</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/tayvanli-bilim-insanlarindan-sac-doekulmesine-dogal-coezum-20-gunde-yeni-sac</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/tayvanli-bilim-insanlarindan-sac-doekulmesine-dogal-coezum-20-gunde-yeni-sac</guid>
<description><![CDATA[ Saç dökülmesine karşı umut veren yeni bir gelişme Tayvan’dan geldi. National Taiwan University’de görev yapan araştırmacılar, doğal yağ asitlerinden elde ettikleri bir serumla saç köklerini yeniden aktif hale getirmeyi başardı. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202511/image_870x_6907524a9030a.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 02 Nov 2025 09:45:36 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Tayvan, Kellige son, Saç çıkaran</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Laboratuvar testlerinde, serumun kafa derisi altındaki yağ hücrelerini uyararak “uykuda” bekleyen saç kökü kök hücrelerini canlandırdığı tespit edildi. Sadece 20 gün içerisinde gözle görülür saç çıkışının sağlandığı belirtildi.<br><br>Uzmanlar, bu yöntemin ilaçsız ve rejeneratif bir tedavi sunarak kellikle mücadelede yeni bir dönemin başlangıcı olabileceğini vurguluyor. İnsan deneylerinin halen sürdüğü bu yenilikçi tedavinin, yakın gelecekte saç kaybı yaşayan milyonlarca kişiye çözüm sunması bekleniyor.</p>
<p></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Organları Kendi Kendine Onaran ‘Mucize Hap’ Geliştirildi</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/organlari-kendi-kendine-onaran-mucize-hap-gelistirildi</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/organlari-kendi-kendine-onaran-mucize-hap-gelistirildi</guid>
<description><![CDATA[ ABD’de bilim insanları, hasar görmüş organları ameliyata gerek kalmadan onarabilen devrim niteliğinde bir ilaç geliştirdi. Kaliforniya Üniversitesi’nde tasarlanan hap, vücuda alındığında içindeki “yaşayan nanohücreler” sayesinde organlardaki tahribatı hücre düzeyinde tamir ediyor. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202511/image_870x_69074c6549585.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 02 Nov 2025 09:20:26 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Organ onaran hap, ABD</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Yutulduktan sonra kapsül içindeki nanohücreler, akıllı protein sensörleriyle vücutta hasarlı dokuları tespit ediyor. Ardından uyku halindeki kök hücreleri harekete geçirerek bioelektrik sinyallerle doku onarım sürecini başlatıyor. Bu yöntem, vücudun doğal iyileşme mekanizmasını taklit ediyor.<br><br>Yapılan hayvan deneylerinde böbrek ve karaciğer hasarının 72 saatten kısa sürede tamamen giderildiği ve organ fonksiyonlarının normale döndüğü açıklandı. Ayrıca nanohücrelerin, kişiye özgü genetik yapıya uyum sağlayarak bağışıklık reddine yol açmadığı belirtildi.<br><br>Uzmanlar, bu buluşun yakın gelecekte organ nakillerine olan ihtiyacı ortadan kaldırabileceği görüşünde. Böylece vücudun hasarlı kısımları, “onarım hapı” sayesinde hücre hücre yeniden inşa edilebilecek.<br><br>Bilim dünyası, bu gelişmeyi “talep üzerine kendi kendini iyileştiren vücut” döneminin başlangıcı olarak niteliyor.</p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>ABD’li Bilim İnsanlarından Devrim Niteliğinde Buluş: Kan İçinde Organları Onaran “Nano Sıvı”</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/abdli-bilim-insanlarindan-devrim-niteliginde-bulus-kan-icinde-organlari-onaran-nano-sivi</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/abdli-bilim-insanlarindan-devrim-niteliginde-bulus-kan-icinde-organlari-onaran-nano-sivi</guid>
<description><![CDATA[ ABD’nin Boston kentindeki bir biyomedikal araştırma merkezinde bilim insanları, iç kanamaları ve organ hasarlarını saniyeler içinde tespit edip onarabilen yeni bir nano sıvı geliştirdi. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202511/image_870x_690747510667f.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 02 Nov 2025 08:58:49 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Navo sıvı, Organ onarma, Kan</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Plazma benzeri bir sıvı içinde dolaşan biyouyumlu nanoparçacıklardan oluşan bu bileşik, vücutta mikroskobik yırtıkları algıladığında onarıcı molekülleri serbest bırakıyor. Böylece hücre yenilenmesini ve pıhtılaşmayı hızlıca destekleyerek hasarın ölümcül hale gelmesini engelliyor.<br><br><br>---<br><br>Hayvan Deneylerinde %85 Başarı<br><br>Araştırma kapsamında şiddetli iç kanama geçiren deney hayvanları üzerinde yapılan testler, hayatta kalma oranlarını %85’e kadar yükseltti. Cerrahi müdahale olmadan doğal iyileşme sürecinin hızlandığı tespit edildi.<br><br>Uzmanlar, nanoparçacıkların adeta “vücudun içindeki tamirci” gibi çalıştığını belirterek; akıllı sinyallere yanıt veren, milimetrik hassasiyetle onarım yapan bir sistem oluşturulduğunu ifade etti.<br><br><br>---<br><br>Savaş Alanı, Uzay Görevleri ve Acil Servislerde Yeni DönemBilim dünyası bu gelişmenin travma tedavisinde devrim yaratabileceğini vurguluyor.<br>• Savaşlarda,<br>• Kazalarda,<br>• Uzay görevlerinde<br><br>tek bir enjeksiyonla hayati dakikalar kazanılabileceği belirtiliyor.<br><br>Mars’a giden astronotlar veya cephedeki askerler için “vücudun içinde taşınan acil servis” olarak tanımlanıyor.<br><br><br>---<br><br>Yapay Zekâ Değil, Nano Biyoloji<br><br>Araştırmacılar, sistemin tamamen kimya ve biyolojinin iş birliğiyle çalıştığını; yapay zekâ veya robotik kontrollere ihtiyaç duymadan vücudun doğal işleyişine uyum sağladığını söylüyor.<br><br><br>---<br><br>İnsan Denemelerine Doğru<br><br>İnsan klinik deneyleri için hazırlıkların sürdüğü ve başarı sağlanması hâlinde, hastanelerde iç kanamayı anında durdurabilecek yeni bir acil tedavi yöntemi olarak kullanılabileceği belirtiliyor.</p>
<p></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu: “Bağımlılıkla Mücadelede Kararlılıkla İlerliyoruz”</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/saglik-bakani-kemal-memisoglu-bagimlilikla-mucadelede-kararlilikla-ilerliyoruz</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/saglik-bakani-kemal-memisoglu-bagimlilikla-mucadelede-kararlilikla-ilerliyoruz</guid>
<description><![CDATA[ Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, Yeşilay’ın ev sahipliğinde düzenlenen 6. İstanbul İnisiyatifi Zirvesi’ne katılarak bağımlılıkla mücadeleye ilişkin yürütülen ulusal çalışmaları anlattı. Bakan Memişoğlu, bağımlılıkla mücadelenin devletin tüm kurumlarının ortak kararlılığıyla sürdüğünü belirtti ve tütün, madde ve dijital bağımlılıklarla mücadelede yeni projeleri kamuoyuyla paylaştı. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202510/image_870x_68fb3145992e5.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 24 Oct 2025 15:32:27 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>kemal memişoğlu istanbul inisiyatifi zirvesi, yeşilay bağımlılıkla mücadele, sancaktepe sağlıklı yaşam köyü projesi, alo 171 sigara bırakma hattı, dijital bağımlılık farkındalık programı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><br data-start="517" data-end="520">Yeşilay’ın ev sahipliğinde İstanbul’da düzenlenen <strong data-start="570" data-end="607">“6. İstanbul İnisiyatifi Zirvesi”</strong>, bağımlılıkla mücadelede ulusal ve uluslararası stratejilerin değerlendirildiği önemli bir buluşma oldu. Zirveye katılan <strong data-start="729" data-end="772">Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu</strong>, Türkiye’nin bu alandaki çalışmalarını ve hedeflerini paylaştı.</p>
<p></p>
<p data-start="840" data-end="1176"><strong data-start="840" data-end="894">“Bağımlılıkla Mücadelede Ortak Akıl ve Kararlılık”</strong><br data-start="894" data-end="897">Bakan Memişoğlu, konuşmasında insan iradesini zayıflatan her türlü bağımlılıkla mücadelede Türkiye’nin güçlü bir irade ortaya koyduğunu vurguladı. “Devletimizin tüm kurumlarıyla, ortak akılla ve kararlılıkla yürüttüğümüz bağımlılıkla mücadele çalışmalarını sürdürüyoruz.” dedi.</p>
<p data-start="1178" data-end="1449"><strong data-start="1178" data-end="1216">Yeni Ulusal Eylem Planı Başlatıldı</strong><br data-start="1216" data-end="1219">Memişoğlu, <strong data-start="1230" data-end="1330">Bağımlılıkla Mücadele Yüksek Kurulu koordinasyonunda hazırlanan 2024–2028 Ulusal Eylem Planı’nın</strong> yürürlüğe girdiğini duyurdu. Bu planın, bağımlılıkla mücadelede izlenecek yol haritasını belirleyeceğini ifade etti.</p>
<p data-start="1451" data-end="1763"><strong data-start="1451" data-end="1502">Sancaktepe Sağlıklı Yaşam Köyü 2026’da Açılıyor</strong><br data-start="1502" data-end="1505">Bakan Memişoğlu, Türkiye’de bir ilk olacak <strong data-start="1548" data-end="1582">Sancaktepe Sağlıklı Yaşam Köyü</strong> projesinin 2026 yılı Ocak ayında hizmete gireceğini açıkladı. 180 bin metrekarelik alanda 75 bağımsız binadan oluşacak tesisin 270 yatak kapasitesiyle hizmet vereceğini belirtti.</p>
<p><img src="https://cumha.com.tr/uploads/images/202510/image_870x_68fb312b5ac81.webp" alt=""></p>
<p data-start="1765" data-end="2140"><strong data-start="1765" data-end="1800">“Arzumuz Sigarasız Bir Türkiye”</strong><br data-start="1800" data-end="1803">Tütünle mücadele kapsamında yürütülen çalışmalara değinen Memişoğlu, tütün ürünlerinin görünürlüğünü azaltacak yeni mevzuat düzenlemeleri üzerinde çalıştıklarını söyledi. Ayrıca, <strong data-start="1982" data-end="2022">ALO 171 Sigara Bırakma Danışma Hattı</strong> üzerinden 2024 yılında 308 binden fazla kişinin destek aldığını, 12 yılda bu sayının 6 milyona ulaştığını kaydetti.</p>
<p data-start="2142" data-end="2414"><strong data-start="2142" data-end="2195">Sigara Bırakma Polikliniklerinin Sayısı Artırıldı</strong><br data-start="2195" data-end="2198">2025 itibarıyla sigara bırakma polikliniği sayısının yüzde 87 artışla 467’den 873’e yükseltildiğini belirten Memişoğlu, aile hekimliklerinde de yeni <strong data-start="2347" data-end="2375">Sigara Bırakma Birimleri</strong> oluşturulmaya başlandığını açıkladı.</p>
<p data-start="2416" data-end="2727"><strong data-start="2416" data-end="2456">Denetimler ve Uyuşturucuyla Mücadele</strong><br data-start="2456" data-end="2459">Bakan, <strong data-start="2466" data-end="2477">ALO 184</strong> hattı ve <strong data-start="2487" data-end="2516">Yeşil Dedektör Uygulaması</strong> üzerinden gelen ihbarlarla 2025’in ilk dokuz ayında 3,5 milyon denetim yapıldığını ifade etti. Ayrıca <strong data-start="2619" data-end="2659">ALO 191 Uyuşturucuyla Mücadele Hattı</strong> üzerinden 30 bin vatandaşın danışmanlık hizmeti aldığını aktardı.</p>
<p><img src="https://cumha.com.tr/uploads/images/202510/image_870x_68fb3138728b8.webp" alt=""></p>
<p data-start="2729" data-end="2992"><strong data-start="2729" data-end="2776">AMATEM ve ÇEMATEM Merkezleri Hizmet Veriyor</strong><br data-start="2776" data-end="2779">Türkiye genelinde 64’ü yataklı, 80’i ayaktan olmak üzere toplam 144 bağımlılık tedavi merkezinin hizmet verdiğini belirten Memişoğlu, bu merkezlerin 35’inin <strong data-start="2936" data-end="2946">AMATEM</strong>, 14’ünün ise <strong data-start="2960" data-end="2971">ÇEMATEM</strong> olduğunu açıkladı.</p>
<p data-start="2994" data-end="3286"><strong data-start="2994" data-end="3057">“Dijital Bağımlılığa Karşı Farkındalık Programları Sürüyor”</strong><br data-start="3057" data-end="3060">Bakan Memişoğlu, dijital bağımlılığın da çağın yeni tehdidi olduğunu belirterek, “<strong data-start="3142" data-end="3161">An Sende Kalsın</strong>” temasıyla yürütülen farkındalık programlarıyla 2025’in ilk yarısında <strong data-start="3232" data-end="3272">876 binden fazla kişiye ulaşıldığını</strong> ifade etti.</p>
<p data-start="3288" data-end="3489"></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Yeni Yönetmelik Yayımlandı: Türkiye’de Laboratuvar Tıbbında Tanıdan Tedaviye Uzanan Entegre Dönem Başladı</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/yeni-yoenetmelik-yayimlandi-turkiyede-laboratuvar-tibbinda-tanidan-tedaviye-uzanan-entegre-doenem-basladi</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/yeni-yoenetmelik-yayimlandi-turkiyede-laboratuvar-tibbinda-tanidan-tedaviye-uzanan-entegre-doenem-basladi</guid>
<description><![CDATA[ 24 Ekim 2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan “Tıbbi Laboratuvar Hizmetleri ve İleri Teknoloji Tıbbi Laboratuvar Uygulamaları Hakkında Yönetmelik” ile Türkiye’de laboratuvar tıbbı alanında köklü bir dönüşüm başlatıldı. Sağlık Bakanlığı, bugüne kadar ayrı mevzuatlar çerçevesinde yürütülen tıbbi laboratuvarlar, genetik hastalıklar tanı merkezleri, tedavi laboratuvarları ve Ar-Ge laboratuvarlarını tek bir sistem altında topladı. Yeni dönemde kurulacak bölge laboratuvarlarıyla ileri testlerin yerinde yapılması, test güvenilirliğinin uluslararası standartlarda izlenmesi ve hasta güvenliğinin güçlendirilmesi hedefleniyor. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202510/image_870x_68fb4feb9a197.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 24 Oct 2025 15:32:27 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>tıbbi laboratuvar yönetmeliği 2025, sağlık bakanlığı laboratuvar düzenlemesi, bölge laboratuvarı nedir, laboratuvar kalite kontrol zorunluluğu</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><br data-start="775" data-end="778">Türkiye’de laboratuvar hizmetleri için yeni bir dönem başladı. <strong data-start="841" data-end="943">Tıbbi Laboratuvar Hizmetleri ve İleri Teknoloji Tıbbi Laboratuvar Uygulamaları Hakkında Yönetmelik</strong>, 24 Ekim 2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi.</p>
<p></p>
<p data-start="1015" data-end="1331"><strong data-start="1015" data-end="1054">Tüm Laboratuvarlar Tek Çatı Altında</strong><br data-start="1054" data-end="1057">Sağlık Bakanlığı tarafından yayımlanan düzenleme ile tıbbi laboratuvarlar, genetik hastalıklar tanı merkezleri, tedavi laboratuvarları ve Ar-Ge laboratuvarları tek sistemde birleştirildi. Yeni yapı; kalite, hız, veri güvenliği ve hizmet eşitliğini aynı çerçevede topluyor.</p>
<p data-start="1333" data-end="1751"><strong data-start="1333" data-end="1380">Vatandaşa Erişim Kolaylığı ve Zaman Kazancı</strong><br data-start="1380" data-end="1383">Yeni dönemde her vatandaş, Türkiye’nin neresinde olursa olsun aynı standartta laboratuvar sonuçlarına ulaşabilecek. Kurulacak <strong data-start="1509" data-end="1534">bölge laboratuvarları</strong>, ileri düzey testlerin yerinde yapılmasını sağlayarak hastaların başka illere sevk edilmeden sonuç almasına imkân tanıyacak. Bu sayede hem tanı süreçleri hızlanacak hem de kamu kaynakları daha verimli kullanılacak.</p>
<p data-start="1753" data-end="2069"><strong data-start="1753" data-end="1801">Kalite Kontrol ve Dijital Takip Zorunlu Oldu</strong><br data-start="1801" data-end="1804">Tüm laboratuvarlarda dış kalite kontrol programlarına katılım zorunlu hâle getirildi. Test güvenilirliği artık uluslararası ölçütlerle izlenebilecek. Ayrıca stok, cihaz ve test yönetimi dijital ortama taşınarak süreçlerin şeffaf ve hatasız yürütülmesi sağlanacak.</p>
<p data-start="2071" data-end="2336"><strong data-start="2071" data-end="2119">Hasta Güvenliği İçin Anında Müdahale Yetkisi</strong><br data-start="2119" data-end="2122">Yeni sistemde denetim mekanizması da yeniden şekillendirildi. Halk sağlığını, hasta güvenliğini veya test doğruluğunu tehlikeye atan durumlarda, uyarı süreci beklenmeden doğrudan müdahale edilmesi hükme bağlandı.</p>
<p data-start="2338" data-end="2725"><strong data-start="2338" data-end="2381">Uluslararası Standartlara Ulaşma Hedefi</strong><br data-start="2381" data-end="2384">Sağlık Bakanlığı, bu düzenlemenin bilim, teknoloji ve insan merkezli bir sağlık vizyonunun parçası olduğunu vurguladı. Tanıdan tedaviye uzanan bütüncül yapı, Türkiye’nin laboratuvar tıbbında uluslararası standartlara ulaşmasını sağlayarak vatandaşın güvenle başvurduğu, hekimlerin hızlı ve doğru karar verdiği bir sistem kurmayı amaçlıyor.</p>
<p data-start="2727" data-end="2884"></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Prof. Dr. Kemal Memişoğlu: “Her Bağış Yeni Bir Hayattır, Organ Bağışı Artık e&#45;Devlet ve e&#45;Nabız Üzerinden Yapılabiliyor”</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/prof-dr-kemal-memisoglu-her-bagis-yeni-bir-hayattir-organ-bagisi-artik-e-devlet-ve-e-nabiz-uzerinden-yapilabiliyor</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/prof-dr-kemal-memisoglu-her-bagis-yeni-bir-hayattir-organ-bagisi-artik-e-devlet-ve-e-nabiz-uzerinden-yapilabiliyor</guid>
<description><![CDATA[ Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, organ bağış sürecinde yapılan yeni düzenlemeleri sosyal medya hesabından duyurdu. Vatandaşların artık e-Nabız ve e-Devlet platformları üzerinden organ bağışı vasiyetinde bulunabileceklerini belirten Memişoğlu, organ bağışının kolaylaştırıldığını ve herkesin bu sürece katılmasının büyük önem taşıdığını ifade etti. “Her Bağış Yeni Bir Hayattır” mesajıyla toplumsal farkındalık çağrısı yapan Bakan, “Yaşamak güzel, yaşatmak daha güzel.” ifadesiyle paylaşımını tamamladı. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202510/image_870x_68f9d9ed25f7b.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Oct 2025 08:23:38 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>kemal memişoğlu organ bağışı açıklaması, organ bağışı e-devlet üzerinden nasıl yapılır, e-nabız organ bağışı vasiyeti, sağlık bakanlığı organ bağışı kampanyası</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><br data-start="675" data-end="678">Sağlık Bakanı <strong data-start="692" data-end="721">Prof. Dr. Kemal Memişoğlu</strong>, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, <strong data-start="767" data-end="829">organ bağışı sürecinin dijital ortamda kolaylaştırıldığını</strong> duyurdu. Bakan Memişoğlu, vatandaşların artık hem <strong data-start="880" data-end="891">e-Nabız</strong> hem de <strong data-start="899" data-end="911">e-Devlet</strong> üzerinden organ bağışı vasiyetinde bulunabileceğini belirtti.</p>
<p></p>
<p data-start="977" data-end="1312"><strong data-start="977" data-end="1010">“Her Bağış Yeni Bir Hayattır”</strong> sloganıyla yapılan duyuruda, organ bağışının daha geniş kitlelere ulaşmasının hedeflendiği vurgulandı. Memişoğlu, “Vatandaşlarımız artık sadece birkaç adımda dijital olarak organ bağışı yapabiliyor. Bu düzenleme, hem süreci sadeleştiriyor hem de bağış bilincini güçlendiriyor.” ifadelerini kullandı.</p>
<p data-start="1314" data-end="1562"><strong data-start="1314" data-end="1345">Toplumsal Dayanışma Vurgusu</strong><br data-start="1345" data-end="1348">Memişoğlu, paylaşımında, “Sizleri başka hayatlara dokunmak için organ bağışı yapmaya davet ediyorum. Bugün bir adım atalım, yarın hiç tanımadığınız insanlara umut olalım.” sözleriyle vatandaşlara çağrıda bulundu.</p>
<p data-start="1564" data-end="1797">Organ bağışıyla ilgili yeni uygulamanın, vatandaşların gönüllü bağışlarını güvenli ve hızlı bir şekilde kayda geçirmesine imkân tanıdığı belirtildi. Sağlık Bakanlığı, farkındalık kampanyalarıyla bağış sayısını artırmayı hedefliyor.</p>
<p data-start="1799" data-end="1973"></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu Gürcistan’da Sağlık Alanında İş Birliği Mutabakatı İmzaladı</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/saglik-bakani-prof-dr-kemal-memisoglu-gurcistanda-saglik-alaninda-is-birligi-mutabakati-imzaladi</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/saglik-bakani-prof-dr-kemal-memisoglu-gurcistanda-saglik-alaninda-is-birligi-mutabakati-imzaladi</guid>
<description><![CDATA[ Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, 20-21 Ekim 2025 tarihlerinde Gürcistan’ın başkenti Tiflis’i ziyaret etti. Ziyaret kapsamında Gürcistan Sağlık Bakanı Mikheil Sarjveladze ile gerçekleştirilen görüşmelerde iki ülke arasında sağlık alanındaki iş birliğinin güçlendirilmesine yönelik “USHAŞ ile Gürcistan Sağlık Bakanlığı Arasında Sağlık Alanında İş Birliğine İlişkin Mutabakat Zaptı” imzalandı. Bakan Memişoğlu ayrıca Gürcistan Başbakanı Irakli Kobakhidze, Parlamento Sağlık Komitesi Başkanı Zaza Lominadze ve Türkiye’nin Tiflis Büyükelçisi Ali Kaan Orbay ile de bir araya geldi. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202510/image_870x_68f797a0ca662.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 22 Oct 2025 14:25:21 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>kemal memişoğlu gürcistan ziyareti, türkiye gürcistan sağlık iş birliği, ushaş mutabakat zaptı, mikheil sarjveladze görüşmesi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><br data-start="728" data-end="731">Sağlık Bakanı <strong data-start="745" data-end="774">Prof. Dr. Kemal Memişoğlu</strong>, 20-21 Ekim 2025 tarihlerinde Gürcistan’ın başkenti <strong data-start="827" data-end="840">Tiflis’te</strong> temaslarda bulundu. Ziyaretin amacı, iki ülke arasında sağlık alanındaki mevcut ilişkileri geliştirmek ve yeni iş birliği alanlarını değerlendirmek olarak açıklandı.</p>
<p></p>
<p data-start="1010" data-end="1353"><strong data-start="1010" data-end="1053">Resmî Akşam Yemeği ile Başlayan Ziyaret</strong><br data-start="1053" data-end="1056">Gürcistan İşgal Altındaki Bölgelerden Yerinden Edilen Kişiler, Çalışma, Sağlık ve Sosyal İşler Bakanı <strong data-start="1158" data-end="1181">Mikheil Sarjveladze</strong>, 20 Ekim 2025 Pazartesi günü, Bakan <strong data-start="1218" data-end="1231">Memişoğlu</strong> onuruna resmî bir akşam yemeği verdi. Görüşmede iki ülke arasındaki sağlık projeleri ve ortak hedefler değerlendirildi.</p>
<p data-start="1355" data-end="1734"><strong data-start="1355" data-end="1384">Mutabakat Zaptı İmzalandı</strong><br data-start="1384" data-end="1387">Ziyaretin ikinci gününde heyetler arası görüşme gerçekleştirildi. Görüşmenin ardından <strong data-start="1473" data-end="1577">“USHAŞ ile Gürcistan Sağlık Bakanlığı Arasında Sağlık Alanında İş Birliğine İlişkin Mutabakat Zaptı”</strong> imzalandı. Mutabakat, sağlık hizmetleri, ilaç ve tıbbi cihaz tedariki, sağlık turizmi ve dijital sağlık uygulamaları gibi alanlarda iş birliğini kapsıyor.</p>
<p data-start="1736" data-end="2088"><strong data-start="1736" data-end="1777">Üst Düzey Görüşmeler Gerçekleştirildi</strong><br data-start="1777" data-end="1780">Bakan <strong data-start="1786" data-end="1799">Memişoğlu</strong>, programı kapsamında Gürcistan Başbakanı <strong data-start="1841" data-end="1862">Irakli Kobakhidze</strong> ve Parlamento Sağlık ve Sosyal İşler Komitesi Başkanı <strong data-start="1917" data-end="1935">Zaza Lominadze</strong> ile de bir araya geldi. Görüşmelerde iki ülke arasındaki sağlık diplomasisinin güçlendirilmesi ve ortak projelerin geliştirilmesi konuları ele alındı.</p>
<p data-start="2090" data-end="2538"><strong data-start="2090" data-end="2142">Tiflis Büyükelçiliği ve Bilimsel Merkez Ziyareti</strong><br data-start="2142" data-end="2145">Sağlık Bakanı <strong data-start="2159" data-end="2172">Memişoğlu</strong> ve beraberindeki heyet, Türkiye Cumhuriyeti <strong data-start="2217" data-end="2254">Tiflis Büyükelçisi Ali Kaan Orbay</strong> ile bir araya gelerek iki ülke arasındaki sağlık alanı odaklı çalışmalar üzerine değerlendirmelerde bulundu. Programın devamında <strong data-start="2384" data-end="2411">Gürcistan Ulusal Müzesi</strong> ile biyomedikal ve biyogüvenlik araştırmalarında önde gelen <strong data-start="2472" data-end="2520">Richard Lugar Halk Sağlığı Araştırma Merkezi</strong> ziyaret edildi.</p>
<p data-start="2540" data-end="2671">Ziyaretin, Türkiye ile Gürcistan arasında sağlık alanındaki stratejik iş birliğini daha da ileri taşımayı hedeflediği belirtildi.</p>
<p data-start="2673" data-end="2813"></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Ege Üniversitesi ve Aydın Adnan Menderes Üniversitesi’nden Antikanser Buluş: Gypsogenin Türevi Bileşiklere Uluslararası Patent</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/ege-universitesi-ve-aydin-adnan-menderes-universitesinden-antikanser-bulus-gypsogenin-turevi-bilesiklere-uluslararasi-patent</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/ege-universitesi-ve-aydin-adnan-menderes-universitesinden-antikanser-bulus-gypsogenin-turevi-bilesiklere-uluslararasi-patent</guid>
<description><![CDATA[ Ege Üniversitesi ve Aydın Adnan Menderes Üniversitesi bilim insanlarının ortaklaşa yürüttüğü çalışma kapsamında geliştirilen “Antikanser Aktivitesi Olan Gypsogenin - Amin Yarı Sentez Türevi Bileşikler ve Bu Bileşiklerin Sentez Yöntemleri” başlıklı buluş, Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından Uluslararası Patent tescili aldı. Çöven suyundan elde edilen doğal gypsogenin bileşiği temel alınarak geliştirilen bu yeni formülasyon, kanser hücrelerine karşı daha güçlü etki göstermesiyle dikkat çekti. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202510/image_870x_68f88b686fe54.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 22 Oct 2025 14:25:21 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>ege üniversitesi antikanser patenti, gypsogenin bileşiği nedir, safiye emirdağ açıklaması, imatinib’e alternatif ilaç çalışması</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><br data-start="669" data-end="672">Ege Üniversitesi ve Aydın Adnan Menderes Üniversitesi araştırmacılarının ortak çalışması sonucu geliştirilen <strong data-start="781" data-end="898">“Antikanser Aktivitesi Olan Gypsogenin - Amin Yarı Sentez Türevi Bileşikler ve Bu Bileşiklerin Sentez Yöntemleri”</strong> başlıklı buluş, Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından <strong data-start="954" data-end="977">Uluslararası Patent</strong> tesciline layık görüldü.</p>
<p></p>
<p data-start="1006" data-end="1493"><strong data-start="1006" data-end="1040">“Proje Kağıt Üzerinde Kalmadı”</strong><br data-start="1040" data-end="1043">Ege Üniversitesi Rektörü <strong data-start="1068" data-end="1094">Prof. Dr. Necdet Budak</strong>, buluş ekibinde yer alan EÜ Fen Fakültesi Kimya Bölümü öğretim üyesi <strong data-start="1164" data-end="1191">Doç. Dr. Safiye Emirdağ</strong>’ı tebrik ederek, “Üniversitemizde, alanlarında uzman akademisyenlerimiz tarafından geliştirilen projeler, kağıt üzerinde kalmayıp ürüne dönüşmeye devam ediyor. Kanser tedavisinde etkin rol oynayan bileşenlerin elde edilmesine yönelik bu buluş, yerli ve milli ekonomiye de katkı sağlayacaktır.” dedi.</p>
<p data-start="1495" data-end="1944"><strong data-start="1495" data-end="1529">Doğal Kaynaklardan Yüksek Etki</strong><br data-start="1529" data-end="1532">Buluş hakkında bilgi veren <strong data-start="1559" data-end="1586">Doç. Dr. Safiye Emirdağ</strong>, “Helvacılıkta kullanılan çöven suyundan elde edilen doğal gypsogenin bileşiğini temel alarak, antikanser aktiviteye sahip gypsogenin-amin semisentez türevi bileşikleri geliştirdik. Bu yeni bileşikler, farklı insan kanser hücre hatlarında etkinlik gösteriyor ve kanserli hücrelerin direnç geliştirmesini önleme potansiyeline sahip.” açıklamasında bulundu.</p>
<p data-start="1946" data-end="2368"><strong data-start="1946" data-end="1985">Referans İlaca Göre Daha Güçlü Etki</strong><br data-start="1985" data-end="1988">Doç. Dr. Emirdağ, elde edilen bileşiklerin <strong data-start="2031" data-end="2097">referans ilaç olarak kabul edilen imatinib’den daha güçlü etki</strong> gösterdiğini vurgulayarak, “Doğal kaynaklı çıkış maddesiyle sentezlenen bu bileşikler, ekonomik boyutta da önemli bir adım. Gypsogenin maddesinin laboratuvarımızda üretilebilmesi, hem maliyet hem de yerli üretim açısından büyük kazanım sağlıyor.” ifadelerini kullandı.</p>
<p data-start="2370" data-end="2767"><strong data-start="2370" data-end="2412">Ekonomik Katkı ve Yerli Üretim Vurgusu</strong><br data-start="2412" data-end="2415">Doç. Dr. Emirdağ, piyasada 1 miligramı yaklaşık 200 Euro’ya satılan gypsogenin bileşiğini kendi geliştirdikleri sistemle elde ettiklerini belirterek, “Üniversitemize ve ülkemize bu başarıyı kazandırmanın gururunu yaşıyoruz.” dedi. Buluşun, hem bilimsel yenilik hem de ekonomik değer açısından Türkiye için önemli bir kazanım olduğu değerlendiriliyor.</p>
<p data-start="2769" data-end="2911"></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Prof. Dr. Vedat Işıkhan: “Usulsüz Sağlık Hizmetine Asla Geçit Yok”</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/prof-dr-vedat-isikhan-usulsuz-saglik-hizmetine-asla-gecit-yok</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/prof-dr-vedat-isikhan-usulsuz-saglik-hizmetine-asla-gecit-yok</guid>
<description><![CDATA[ Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Prof. Dr. Vedat Işıkhan, Sosyal Güvenlik Kurumu’nun özel hastanelerde yürüttüğü denetim sonuçlarını paylaştı. 2024 yılında 8 bin 382 denetim gerçekleştirilirken, 7 bin 983 ceza uygulanarak toplam 607,9 milyon TL tutarında yaptırım uygulandı. 2025’in ilk yarısında ise 5 bin 94 denetimde 4 bin 781 ceza kesildi ve 333,9 milyon TL ceza tutarına ulaşıldı. Bakan Işıkhan, “Haksız, usulsüz, şeffaflıktan uzak her uygulamayla kararlılıkla mücadele etmeye devam edeceğiz.” ifadesini kullandı. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202510/image_870x_68f778a488220.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 21 Oct 2025 13:46:29 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>sgk özel hastane denetimleri, vedat ışıkhan sağlık hizmeti açıklaması, usulsüz sağlık uygulamalarına ceza, sgk 2025 denetim sonuçları</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><br data-start="630" data-end="633"><strong data-start="633" data-end="667">Özel Hastaneler Mercek Altında</strong><br data-start="667" data-end="670">Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), özel sağlık kuruluşlarına yönelik denetim faaliyetlerini artırarak sürdürdü. 2024 yılında yapılan 8 bin 382 denetimde usulsüz işlem tespit edilen 7 bin 983 kuruma toplam 607,9 milyon TL ceza kesildi.</p>
<p></p>
<p data-start="903" data-end="1117"><strong data-start="903" data-end="949">2025’in İlk Yarısında 333,9 Milyon TL Ceza</strong><br data-start="949" data-end="952">Bu yılın ocak-haziran döneminde gerçekleştirilen 5 bin 94 denetim sonucunda ise 4 bin 781 cezai işlem uygulanarak 333,9 milyon TL tutarında yaptırım kararı alındı.</p>
<p data-start="1119" data-end="1533"><strong data-start="1119" data-end="1168">“Sağlık Hizmetlerinde Şeffaflığı Artırıyoruz”</strong><br data-start="1168" data-end="1171">Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Prof. Dr. Vedat Işıkhan, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “Haksız, usulsüz, şeffaflıktan uzak her uygulamayla kararlılıkla mücadele etmeye devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı. Işıkhan, yürütülen etkin denetimlerle usulsüz işlemlerin önüne geçildiğini, sağlık hizmetlerinde şeffaflığın güçlendirildiğini vurguladı.</p>
<p data-start="1535" data-end="1798"><strong data-start="1535" data-end="1563">Etkin Denetimler Sürüyor</strong><br data-start="1563" data-end="1566">SGK, sözleşmeli özel sağlık kuruluşlarında yürüttüğü kontrollerle vatandaşların sağlık haklarının korunmasını ve kamu kaynaklarının etkin kullanılmasını hedefliyor. Denetimlerin yıl boyunca planlı şekilde devam edeceği bildirildi.</p>
<p data-start="1800" data-end="1948"></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İzmir’de 51 Yaşındaki Cavidan Akkaya Meme Kanserini Kedisi Şanslı Sayesinde Erken Fark Edip Sağlığına Kavuştu</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/izmirde-51-yasindaki-cavidan-akkaya-meme-kanserini-kedisi-sansli-sayesinde-erken-fark-edip-sagligina-kavustu</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/izmirde-51-yasindaki-cavidan-akkaya-meme-kanserini-kedisi-sansli-sayesinde-erken-fark-edip-sagligina-kavustu</guid>
<description><![CDATA[ İzmir’de yaşayan 51 yaşındaki Cavidan Akkaya, kedisi Şanslı’yı severken fark ettiği bir kitle sayesinde kendi memesindeki sertliği erken dönemde keşfetti. Medicana International İzmir Hastanesi’nde yapılan tetkiklerle meme kanseri tanısı konulan Akkaya, Prof. Dr. Varlık Erol ve Uzm. Dr. Murat Keser’in yürüttüğü tedaviyle sağlığına kavuştu. Akkaya, “İşi şansa bırakmamak gerekiyor, her kadın düzenli kontrollerini yaptırmalı.” diyerek farkındalık çağrısında bulundu. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202510/image_870x_68f4e47a17dce.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 19 Oct 2025 15:10:54 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>meme kanseri farkındalık ayı izmir, cavidan akkaya şanslı kedisi, medicana izmir meme kanseri tedavisi, erken teşhis meme kanseri hikayesi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><br data-start="621" data-end="624">Her yıl ekim ayında pembe kurdeleyle anılan <strong data-start="668" data-end="700">Meme Kanseri Farkındalık Ayı</strong>, bu yıl İzmirli Cavidan Akkaya’nın dikkat çeken hikâyesiyle gündeme geldi. Kedisi <strong data-start="783" data-end="793">Şanslı</strong> sayesinde meme kanserini erken evrede fark eden 51 yaşındaki Akkaya, tedavisinin ardından sağlığına kavuştu.</p>
<p></p>
<p data-start="906" data-end="1430"><strong data-start="906" data-end="939">“Kedimdeki kitle beni uyardı”</strong><br data-start="939" data-end="942">Emeklilik planları yaptığı dönemde hastalığıyla yüzleştiğini anlatan Cavidan Akkaya, “Kedim Şanslı’yı severken karnında bir sertlik fark ettim. Bir süre sonra kendime yaptığım elle muayenede göğsümde bir sertlik hissettim. Başta önemsemedim ama içimde bir şüphe oluştu.” dedi. Dizinden tomografi çekimi için gittiği <strong data-start="1258" data-end="1300">Medicana International İzmir Hastanesi</strong>’nde çalışan bir arkadaşının yönlendirmesiyle doktora muayene olan Akkaya, yapılan testler sonucu <strong data-start="1398" data-end="1422">meme kanseri teşhisi</strong> aldı.</p>
<p data-start="1432" data-end="1847"><strong data-start="1432" data-end="1468">“İşi şansa bırakmamak gerekiyor”</strong><br data-start="1468" data-end="1471">Kanserin ikinci evresindeyken fark edildiğini belirten Akkaya, “Şanslı olmasaydı belki de kontrole gitmeyecektim. Prof. Dr. Varlık Erol’un gerçekleştirdiği operasyonun ardından, Uzm. Dr. Murat Keser’in gözetiminde koruyucu kemoterapiye başladım. Şimdi sağlığıma kavuştum. Her kadının yılda bir kez mamografi ve elle muayeneyi ihmal etmemesi gerekiyor.” ifadelerini kullandı.</p>
<p data-start="1849" data-end="2244"><strong data-start="1849" data-end="1888">Erken tanı tedaviyi kolaylaştırıyor</strong><br data-start="1888" data-end="1891">Medicana International İzmir Hastanesi Medikal Onkoloji Uzmanı <strong data-start="1954" data-end="1978">Uzm. Dr. Murat Keser</strong>, erken teşhisin önemine dikkat çekerek, “Cavidan Hanım’ın şansı kedisiyle birlikte yaşamasıydı. Kedisine koyulan tanı onu kendi sağlığını kontrol etmeye yönlendirdi. Erken evrede yakalandığı için tedavi süreci daha kısa ve hafif ilerliyor.” açıklamasında bulundu.</p>
<p data-start="2246" data-end="2549">Keser, bazı hastalarda kemoterapi sonrasında <strong data-start="2291" data-end="2332">ışın tedavisi veya hormon tedavisinin</strong> de uygulandığını belirterek, “Bu süreçlerin amacı hastayı korumaktır. Tanı geç konulduğunda cerrahi müdahale alanı büyüyebiliyor, metastaz riski artabiliyor. Bu nedenle düzenli taramalar hayati önem taşıyor.” dedi.</p>
<p data-start="2551" data-end="2785"><strong data-start="2551" data-end="2574">Farkındalık çağrısı</strong><br data-start="2574" data-end="2577">Cavidan Akkaya, yaşadıklarının ardından tüm kadınlara seslendi: “Stres hayatın bir parçası ama tedbiri elden bırakmamak gerek. Kedim bana hayatımı kurtardı. Her kadın kendi sağlığının sorumluluğunu almalı.”</p>
<p data-start="2787" data-end="2940"></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Sağlığa Zararlı Gıdalar ve Kanserojen Kıyafetler Uyarısı!</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/sagliga-zararli-gidalar-ve-kanserojen-kiyafetler-uyarisi</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/sagliga-zararli-gidalar-ve-kanserojen-kiyafetler-uyarisi</guid>
<description><![CDATA[ SATKOF Başkanı Prof. Dr. Aysun Bay: “Görünmez kimyasallara karşı bilinçli tüketici olmak şart” ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202510/image_870x_68f49d458a91c.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 19 Oct 2025 05:15:13 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Sağlıklı tekstil nasıl anlaşılır?

SATKOF Başkanı Prof. Dr. Aysun Bay ne öneriyor?</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p data-start="355" data-end="565">Sağlık Turizmi Konfederasyonu (SATKOF) ve Sağlıklı Yaşam ve Proaktif Yaşam Derneği, toplum sağlığını tehdit eden iki önemli tehlikeye dikkat çekti: zararlı gıdalar ve kanserojen madde içeren tekstil ürünleri.</p>
<p data-start="567" data-end="864">Günümüzde hazır gıdalarda sıkça kullanılan raf ömrünü uzatıcı katkı maddeleri, yapay tatlandırıcılar, renklendiriciler ve trans yağların vücudun doğal dengesini bozduğunu belirten uzmanlar, bu maddelerin bağışıklık sistemini zayıflatarak uzun vadede kansere neden olabileceği uyarısında bulundu.</p>
<h3 data-start="866" data-end="913"><strong data-start="870" data-end="913">Çocuklarda Kalıcı Hasarlar Oluşabiliyor</strong></h3>
<p data-start="914" data-end="1180">SATKOF tarafından yapılan açıklamada, özellikle çocukların sıkça tükettiği cips, gazlı içecek, işlenmiş et ürünleri ve paketli atıştırmalıkların sadece obeziteye değil; karaciğer, böbrek ve hormonal sistem üzerinde de kalıcı hasarlara yol açabileceği ifade edildi.</p>
<h3 data-start="1182" data-end="1216"><strong data-start="1186" data-end="1216">Kıyafetlerde Gizli Tehlike</strong></h3>
<p data-start="1217" data-end="1612">Gıdaların yanı sıra günlük yaşamda kullanılan bazı tekstil ürünlerinin de ciddi sağlık riskleri taşıdığına dikkat çekildi. Üretim aşamasında kullanılan azo boyalar, formaldehit, ftalatlar ve ağır metallerin (kurşun, kadmiyum, nikel) deriden emilerek kana karışabildiğini belirten uzmanlar, bu kimyasalların alerjik reaksiyonlara, hormonal bozukluklara ve kansere neden olabileceğini vurguladı.</p>
<h3 data-start="1614" data-end="1673"><strong data-start="1618" data-end="1673">“Sağlık Turizmi Tedavi Değil, Farkındalıkla Başlar”</strong></h3>
<p data-start="1674" data-end="1844">Sağlık Turizmi Konfederasyonu Genel Başkanı <strong data-start="1718" data-end="1741">Prof. Dr. Aysun Bay</strong>, yaptığı açıklamada, toplumun gıda ve tekstil güvenliği konusunda bilinçlenmesi gerektiğini söyledi.</p>
<p data-start="1846" data-end="2170">Prof. Dr. Bay, “Sağlık turizmi sadece hastalıkların tedavisi değil, sağlıklı yaşam bilincinin geliştirilmesiyle mümkündür. Gıda güvenliği ve tekstil güvenliği, geleceğin sağlık diplomasisinin merkezindedir. Toplumun her kesiminde farkındalık oluşturmak, sağlıklı nesiller yetiştirmenin ilk adımıdır.” ifadelerini kullandı.</p>
<h3 data-start="2172" data-end="2209"><strong data-start="2176" data-end="2209">Tüketicilere 5 Önemli Tavsiye</strong></h3>
<p data-start="2210" data-end="2255">SATKOF, vatandaşlara şu önerilerde bulundu:</p>
<ul data-start="2256" data-end="2629">
<li data-start="2256" data-end="2293">
<p data-start="2258" data-end="2293">Ürün etiketlerini mutlaka okuyun.</p>
</li>
<li data-start="2294" data-end="2404">
<p data-start="2296" data-end="2404">İçeriğinde “E” kodlu katkı maddeleri, yapay renklendiriciler veya trans yağ bulunan gıdalardan uzak durun.</p>
</li>
<li data-start="2405" data-end="2470">
<p data-start="2407" data-end="2470">Pamuk, keten ve bambu gibi doğal lifli kumaşları tercih edin.</p>
</li>
<li data-start="2471" data-end="2536">
<p data-start="2473" data-end="2536">Yeni alınan kıyafetleri ilk kullanımdan önce mutlaka yıkayın.</p>
</li>
<li data-start="2537" data-end="2629">
<p data-start="2539" data-end="2629">Çocuk giysilerinde “OEKO-TEX Standard 100” gibi sağlık sertifikalı ürünleri tercih edin.</p>
</li>
</ul>
<p data-start="2631" data-end="2875">Prof. Dr. Bay, sözlerini şöyle tamamladı:<br data-start="2672" data-end="2675">“Sağlıklı yaşam yalnızca tedaviyle değil; önleyici farkındalık ve güvenli üretim zinciriyle mümkündür. Sağlıklı gıda, güvenli tekstil ve bilinçli tüketici bilinci, sağlıklı bir geleceğin temelidir.”</p>
<hr data-start="2877" data-end="2880"><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Sağlık Bakanı Memişoğlu: “Pediatri uzman sayımız artacak, iş yüküne göre ödeme sistemi geliyor”</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/saglik-bakani-memisoglu-pediatri-uzman-sayimiz-artacak-is-yukune-goere-oedeme-sistemi-geliyor</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/saglik-bakani-memisoglu-pediatri-uzman-sayimiz-artacak-is-yukune-goere-oedeme-sistemi-geliyor</guid>
<description><![CDATA[ Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde düzenlenen 69. Türkiye Millî Pediatri Kongresi’nde konuşan Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, pediatri uzman sayısının artırılması için çalışmalar yürüttüklerini açıkladı. Bakan Memişoğlu, yeni dönemde hekimler için “iş yüküne göre değerlendirme ve ödeme sistemi”nin devreye alınacağını belirtti. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202510/image_870x_68f3b5ab0dc38.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 18 Oct 2025 19:51:35 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Sağlık Bakanı Memişoğlu pediatri uzman sayısı hakkında ne açıkladı, iş yüküne göre ödeme sistemi ne zaman uygulanacak, TÜSEB hangi çalışmaları destekleyecek, yeni sağlık politikaları hekimleri nasıl etkileyecek</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde 17 Ekim 2025 Cuma günü gerçekleştirilen 69. Türkiye Millî Pediatri Kongresi’ne Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu katıldı. Kongrede konuşan Memişoğlu, çocuk sağlığı alanındaki insan gücünün güçlendirilmesine yönelik hedefleri paylaştı.</p>
<p><strong>Pediatri Uzman Sayısı Artıyor</strong></p>
<p><span>Bakan Memişoğlu, Türkiye’de pediatri ve yan dal uzman hekim sayısının artırılması yönündeki çalışmalara dikkat çekerek, “Şu anda toplam 13 bin 703 pediatri uzmanı ve yan dal hekimi bulunuyor, bu sayı önümüzdeki dönemde daha da artacaktır.” dedi.</span><span></span></p>
<p><strong>Yeni Ödeme Sistemi Hazırlığı</strong></p>
<p><span>Memişoğlu, sağlık çalışanlarının iş yükünü esas alan yeni bir ödeme modelinin hazırlık aşamasında olduğunu belirtti. Bakan, “İş yüküne göre bir değerlendirme ve ödeme sistemine çalışıyoruz.” ifadelerini kullandı.</span><span></span></p>
<p><strong>“İyi Hekimlik Uygulamalarını Destekliyoruz”</strong></p>
<p><span>Bakan Memişoğlu, sağlık hizmetlerinde kaliteyi artırmaya yönelik politikalarını da anlatarak, “Bizim politikamız, iyi hekimlik uygulamalarını iyi yapanların yanında olmak, diğerlerini de bu yönde teşvik etmektir.” diye konuştu.</span><span></span></p>
<p><img src="https://cumha.com.tr/uploads/images/202510/image_870x_68f3b5ba4dabd.webp" alt=""></p>
<p><strong>Bilimsel Üretim ve TÜSEB Desteği</strong></p>
<p><span>Sağlık Bakanı, bilimsel çalışmaların desteklenmesi konusunda önemli bir duyuru yaparak, “Eğer fikriniz varsa faz 0 ve faz 1 çalışmaları TÜSEB tarafından desteklenecek, hasta maliyetlerini de Sosyal Güvenlik Kurumu karşılayacak.” açıklamasında bulundu.</span></p>
<p><span>Memişoğlu, “Biz sağlıkçılar sadece sağlık hizmeti değil, sağlık bilgisini üretip dünyaya sunan insanlar olacağız.” diyerek bilimsel üretim ve yerli yenilik vurgusu yaptı.</span><span></span></p>
<p><span>Kongre kapsamında çocuk sağlığı alanındaki son gelişmeler, bilimsel araştırmalar ve hekimlik uygulamaları da değerlendirildi.</span><span></span></p>
<p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Hekimsen’in Hekimlik Meslek Kanunu Tasarısı Meclis ve Sağlık Bakanlığı’nda Değerlendirme Aşamasında</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/hekimsenin-hekimlik-meslek-kanunu-tasarisi-meclis-ve-saglik-bakanliginda-degerlendirme-asamasinda</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/hekimsenin-hekimlik-meslek-kanunu-tasarisi-meclis-ve-saglik-bakanliginda-degerlendirme-asamasinda</guid>
<description><![CDATA[ Türkiye genelinde görev yapan hekimlerin temsilcisi Hekimsen, sağlıkta etik standartları ve mesleki güvenceyi merkeze alan Hekimlik Meslek Kanunu Tasarısı kapsamında Ankara’da önemli temaslarda bulundu. Sağlık Bakan Yardımcısı Prof. Dr. Nurullah Okumuş ve TBMM Başkanlık Divanı Katip Üyesi Av. İbrahim Yurdunuseven ile yapılan görüşmelerde, tasarının yasal süreci ve sağlık hizmetlerine etkileri ele alındı. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202510/image_870x_68f22d06f230f.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 17 Oct 2025 12:51:10 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Hekimlik Meslek Kanunu tasarısında hangi düzenlemeler öne çıkıyor, Hekimsen’in Ankara temaslarında kimlerle görüşüldü, sağlıkta etik ve hukuk temelli reform süreci nasıl ilerliyor, tasarının Meclis ve Bakanlık değerlendirmesi ne aşamada</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><br data-start="563" data-end="566">Hekimsen heyeti, uzun süredir yürüttüğü <strong data-start="606" data-end="641">Hekimlik Meslek Kanunu Tasarısı</strong> çalışmaları kapsamında <strong data-start="665" data-end="695">Ankara’da Sağlık Bakanlığı</strong> ve <strong data-start="699" data-end="731">Türkiye Büyük Millet Meclisi</strong> düzeyinde önemli temaslar gerçekleştirdi. Tasarının artık değerlendirme aşamasına geldiği belirtildi.</p>
<p></p>
<p data-start="837" data-end="1494"><strong data-start="837" data-end="880">Bilimsel ve Etik Boyut Masaya Yatırıldı</strong><br data-start="880" data-end="883">Sağlık Bakan Yardımcısı <strong data-start="907" data-end="936">Prof. Dr. Nurullah Okumuş</strong> ile yapılan görüşmede, <strong data-start="960" data-end="1010">aile hekimliği uzmanları (AHU) ve SAHU hakları</strong>, <strong data-start="1012" data-end="1052">GETAT uygulamalarının etik çerçevesi</strong>, <strong data-start="1054" data-end="1083">tıbbi deontoloji ilkeleri</strong>, <strong data-start="1085" data-end="1121">tabip odalarının işlevsel yapısı</strong>, <strong data-start="1123" data-end="1146">hekim özlük hakları</strong> ve <strong data-start="1150" data-end="1179" data-is-only-node="">malpractice düzenlemeleri</strong> ayrıntılı biçimde ele alındı.<br data-start="1209" data-end="1212">Prof. Dr. Okumuş, “<strong data-start="1231" data-end="1333">Hekimlik Kanunu yalnızca bir meslek yasası değil, sağlıkta adaletin ve emeğin kurumsal teminatıdır</strong>.” diyerek tasarının etik ve bilimsel temellerine vurgu yaptı. Ayrıca, tasarının Sağlık Bakanlığı’nın ilgili mevzuat birimlerince değerlendirildiğini belirtti.</p>
<p><img src="https://cumha.com.tr/uploads/images/202510/image_870x_68f22cf6b47e7.webp" alt=""></p>
<p data-start="1496" data-end="1994"><strong data-start="1496" data-end="1539">Meclis Düzeyinde Hukuki Süreç Görüşüldü</strong><br data-start="1539" data-end="1542">Hekimsen heyeti, <strong data-start="1559" data-end="1621">TBMM Başkanlık Divanı Katip Üyesi Av. İbrahim Yurdunuseven</strong> ile de bir araya geldi. Görüşmede, <strong data-start="1657" data-end="1694">Hekimlik Kanunu’nun yasama süreci</strong>, <strong data-start="1696" data-end="1717">mevzuat bütünlüğü</strong>, <strong data-start="1719" data-end="1736">hekim hakları</strong> ve <strong data-start="1740" data-end="1788">malpractice düzenlemelerinin yargısal boyutu</strong> ele alındı.<br data-start="1800" data-end="1803">Av. Yurdunuseven, “<strong data-start="1822" data-end="1931">Sağlıkta kalıcı adalet, hukukun doğru uygulanmasıyla mümkündür. Hekimsen’in katkısı bu süreçte değerlidir</strong>.” ifadeleriyle Meclis düzeyindeki sürecin önemini vurguladı.</p>
<p data-start="1996" data-end="2362"><strong data-start="1996" data-end="2038">“Artık Uygulama ve Sonuç Dönemindeyiz”</strong><br data-start="2038" data-end="2041">Hekimsen Genel Merkezi’nden yapılan açıklamada, “<strong data-start="2090" data-end="2256">Hekimlik Kanunu artık sadece bir öneri değil; Bakanlık ve Meclis düzeyinde değerlendirilen, sağlık sisteminin temelini yeniden tanımlayacak bir reform tasarısıdır</strong>.” denildi. Açıklamada, hekim emeği ve meslek onurunu koruyan bu sürecin takipçisi olunacağı vurgulandı.</p>
<p data-start="2364" data-end="2768"><strong data-start="2364" data-end="2395">Hekimsen’in Rolü ve Misyonu</strong><br data-start="2395" data-end="2398">Türkiye’nin dört bir yanında görev yapan hekimlerin mesleki haklarını savunan Hekimsen, sağlık politikalarına bilimsel katkı sunmayı ve etik temelleri güçlendirmeyi amaçlayan bağımsız bir meslek kuruluşu olarak faaliyet gösteriyor. Sendika, Hekimlik Meslek Kanunu’nun Türkiye’nin sağlık sistemine yön verecek temel yasal düzenlemelerden biri haline geldiğini belirtti.</p>
<p data-start="2770" data-end="3023"><strong data-start="2770" data-end="2782"></strong></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Sağlık Bakanı Memişoğlu: “Türkiye, Afrika ile sağlıkta ortak üretime hazır”</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/saglik-bakani-memisoglu-turkiye-afrika-ile-saglikta-ortak-uretime-hazir</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/saglik-bakani-memisoglu-turkiye-afrika-ile-saglikta-ortak-uretime-hazir</guid>
<description><![CDATA[ Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, İstanbul’da düzenlenen 5. Türkiye-Afrika İş ve Ekonomi Forumu’nda yaptığı konuşmada, Türkiye’nin Afrika ülkeleriyle sağlık teknolojileri alanında ortak üretim yapmaya hazır olduğunu söyledi. Bakan Memişoğlu, Türkiye’nin kurduğu hastaneler ve yürüttüğü eğitimlerle Afrika’nın sağlık kapasitesine katkı sunduğunu vurguladı. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202510/image_870x_68f101d7f1754.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 16 Oct 2025 16:58:54 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Türkiye-Afrika İş Forumu nedir, Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu hangi açıklamaları yaptı, Türkiye’nin Afrika’daki sağlık yatırımları neler, Sağlıklı Türkiye Yüzyılı vizyonu hangi hedefleri içeriyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye-Afrika İş ve Ekonomi Forumu’nun (TABEF) beşincisi 16 Ekim 2025 Perşembe günü İstanbul’da düzenlendi. Etkinliğin “İlaçlar ve Medikal Malzemeler” paneline katılan Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, Türkiye’nin sağlık alanındaki üretim gücü ve uluslararası iş birlikleri hakkında değerlendirmelerde bulundu.</p>
<p><strong>Afrika Ülkeleriyle Sağlık İş Birliği</strong></p>
<p><span>Bakan Memişoğlu, Türkiye’nin son yıllarda sağlık alanında elde ettiği ilerlemeleri paylaşarak, Afrika ülkeleriyle sürdürülebilir ortak projelere hazır olduklarını ifade etti. Memişoğlu, “Kendi cihazını, yazılımını, ilacını ve aşısını üreten ülkemiz, sağlıkta üretim kapasitesini her geçen gün güçlendirmektedir. Bu alanda Afrika ülkeleriyle ortak çalışmalar yürütmeye hazırız.” dedi.</span></p>
<p><img src="https://cumha.com.tr/uploads/images/202510/image_870x_68f101c97e23a.webp" alt=""></p>
<p><strong>Pandemi Sürecindeki Dayanışma</strong></p>
<p><span>COVID-19 döneminde Türkiye’nin Afrika ülkeleri dâhil birçok ülkeye tıbbi malzeme desteği sağladığını hatırlatan Memişoğlu, “Pandemi sürecinde ventilatörden maskeye, PCR kitlerinden aşıya kadar geniş bir ürün yelpazesini ulaştırdık.” ifadelerini kullandı.</span></p>
<p><strong>Sağlık Teknolojilerinde Millî Hamle</strong></p>
<p><span>Memişoğlu, “Fikirden ürüne uzanan bir ekosistem inşa ediyoruz. Bu ekosistemi Millî Sağlık Teknoloji Hamlemizin taşıyıcısı olarak görüyoruz.” diyerek, Türkiye’nin kendi teknolojisini geliştirme sürecine dikkat çekti. Ayrıca, “Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde ‘Koruyan, Geliştiren ve Üreten Sağlık Modeli’ ile Sağlıklı Türkiye Yüzyılı vizyonunu hayata geçirdik.” dedi.</span></p>
<p><img src="https://cumha.com.tr/uploads/images/202510/image_870x_68f101e663998.webp" alt=""></p>
<p><strong>Afrika’da Türk Sağlık Tesisleri</strong></p>
<p><span>Bakan Memişoğlu, Türkiye’nin Afrika’da kurduğu sağlık merkezlerinin yalnızca hizmet sunmakla kalmadığını, aynı zamanda yerel sağlık çalışanlarını eğittiğini belirtti. “Mogadişu’daki 336 yataklı Türkiye Recep Tayyip Erdoğan Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Sudan’ın Nyala kentindeki 150 yataklı Türkiye Eğitim ve Araştırma Hastanesi ve Nijer’deki 44 yataklı Türkiye Dostluk Hastanesi bu vizyonun somut örnekleridir.” ifadelerini kullandı.</span></p>
<p><span>Memişoğlu, bu çalışmaların Türkiye’nin küresel sağlıkta üretici ve destekleyici rolünü güçlendirdiğini kaydetti.</span></p>
<p><span></span></p>
<p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Prof. Dr. Haluk Erdoğan Yeniden Sağlık Bakanlığı Lejyoner Hastalığı Bilimsel Danışma Kurulu’na Seçildi</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/prof-dr-haluk-erdogan-yeniden-saglik-bakanligi-lejyoner-hastaligi-bilimsel-danisma-kuruluna-secildi</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/prof-dr-haluk-erdogan-yeniden-saglik-bakanligi-lejyoner-hastaligi-bilimsel-danisma-kuruluna-secildi</guid>
<description><![CDATA[ Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi (ALKÜ) Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Haluk Erdoğan, Lejyoner hastalığıyla ilgili dünyada önde gelen çalışmaları nedeniyle Sağlık Bakanlığı Lejyoner Hastalığı Bilimsel Danışma Kurulu’na yeniden koordinatör üye olarak atandı. Kurul, hastalığın kontrolü ve önlenmesine yönelik stratejilerin geliştirilmesi amacıyla 9 Ekim 2025’te Ankara’da toplandı. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202510/image_870x_68f11a3729d8c.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 16 Oct 2025 16:58:54 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Lejyoner Hastalığı Bilimsel Danışma Kurulu’nun amacı nedir, Prof. Dr. Haluk Erdoğan bu kuruldaki görevine neden yeniden seçildi, toplantıda hangi konular ele alındı, Türkiye’de lejyoner hastalığına yönelik hangi önlemler planlanıyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p data-start="533" data-end="917">Lejyoner hastalığı üzerine yaptığı bilimsel çalışmalarla ulusal ve uluslararası düzeyde tanınan <strong data-start="650" data-end="807">Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi (ALKÜ) Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Haluk Erdoğan</strong>, Sağlık Bakanlığı <strong data-start="826" data-end="875">Lejyoner Hastalığı Bilimsel Danışma Kurulu’na</strong> yeniden koordinatör üye olarak seçildi.</p>
<p data-start="919" data-end="1089">İki yıl önce ilk kez aynı göreve atanan Prof. Dr. Erdoğan, hastalığın kontrolü ve önlenmesine yönelik çalışmaların yürütüldüğü bilimsel kurulda ikinci dönemine başladı.</p>
<p data-start="1091" data-end="1497"><strong data-start="1091" data-end="1147">Bilimsel Kurul Toplantısı Ankara’da Gerçekleştirildi</strong><br data-start="1147" data-end="1150">Lejyoner hastalığının önlenmesi, kontrolü ve bildirim sistemlerinin güçlendirilmesi amacıyla oluşturulan <strong data-start="1255" data-end="1282">Bilimsel Danışma Kurulu</strong>, <strong data-start="1284" data-end="1348">9 Ekim 2025 Perşembe günü saat 13.00’te Sağlık Bakanlığı’nda</strong> toplandı. Toplantıda, hastalığa karşı koruyucu önlemler, yeni gelişmelere uyumlu stratejiler ve saha rehberinin güncellenmesi konuları ele alındı.</p>
<p data-start="1499" data-end="1887"><strong data-start="1499" data-end="1547">Prof. Dr. Erdoğan’dan Bilimsel Katkı Vurgusu</strong><br data-start="1547" data-end="1550">Toplantı sonrası değerlendirmede bulunan Prof. Dr. Haluk Erdoğan, “Lejyoner hastalığı, çevresel faktörlerle yakından ilişkili, halk sağlığı açısından çok yönlü bir yaklaşıma ihtiyaç duyan bir konudur. Bilimsel kurulun hedefi, ülkemizde bu hastalığa karşı daha etkin önlemler alınması ve kontrol sistemlerinin güçlendirilmesidir.” dedi.</p>
<p data-start="1889" data-end="2082">Erdoğan, ayrıca <strong data-start="1905" data-end="1964">Lejyoner Hastalığı Kontrol Usul ve Esasları Yönetmeliği</strong> ile <strong data-start="1969" data-end="2003">Saha Rehberi’nin güncellenmesi</strong> konularında yürütülen çalışmalara katkı sunmaktan onur duyduğunu ifade etti.</p>
<p data-start="2084" data-end="2254">Kurulda Prof. Dr. Erdoğan’ın yanı sıra, enfeksiyon hastalıkları, çevre sağlığı ve epidemiyoloji alanlarında uzman akademisyenler ve sağlık profesyonelleri görev alıyor.</p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Ankara Büyükşehir Belediyesi’nden “Dünya Meme Sağlığı Günü”ne Özel Farkındalık Etkinliği</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/ankara-buyuksehir-belediyesinden-dunya-meme-sagligi-gunune-ozel-farkindalik-etkinligi</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/ankara-buyuksehir-belediyesinden-dunya-meme-sagligi-gunune-ozel-farkindalik-etkinligi</guid>
<description><![CDATA[ Ankara Büyükşehir Belediyesi, 15 Ekim “Dünya Meme Sağlığı Günü” kapsamında düzenlediği etkinlikle kadın sağlığına dikkat çekti. KETEM, Farkındalığın Gücü Derneği ve Su Elçileri Kanserle Mücadele Derneği iş birliğiyle gerçekleştirilen programda erken teşhisin önemi vurgulanırken, Ankara’nın simgesel yapıları pembe ışıkla aydınlatıldı. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202510/image_870x_68f0d4aee7c53.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 16 Oct 2025 12:06:44 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Ankara Büyükşehir Belediyesi meme sağlığı farkındalık etkinliği, 15 Ekim Dünya Meme Sağlığı Günü etkinliği, erken teşhis neden önemlidir, Ankara pembe ışıklandırma etkinliği</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><br data-start="480" data-end="483">Ankara Büyükşehir Belediyesi (ABB), sağlık alanındaki farkındalık çalışmalarını sürdürerek 15 Ekim “Dünya Meme Sağlığı Günü” dolayısıyla özel bir etkinliğe ev sahipliği yaptı. ABB Sağlık İşleri Daire Başkanlığı koordinasyonunda düzenlenen program, Ankara İl Sağlık Müdürlüğü Halk Sağlığı Hizmetleri Başkanlığı, KETEM, Farkındalığın Gücü Derneği ve Su Elçileri Kanserle Mücadele Derneği’nin katkılarıyla ABB Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi.</p>
<p></p>
<p data-start="932" data-end="1312"><strong data-start="932" data-end="970">Başkent Pembe Işıklarla Aydınlandı</strong><br data-start="970" data-end="973">Etkinlikte KETEM Uzman Doktoru <strong data-start="1004" data-end="1020">Selcen Kılıç</strong>, kanser türleri, artış sebepleri, erken teşhisin önemi, kendi kendine meme muayenesi, mamografi ve tarama testleri hakkında bilgi verdi. Programda ayrıca, meme kanserini yenmiş kadınlardan oluşan <strong data-start="1217" data-end="1239">Farkındalık Korosu</strong> sahne aldı. Koronun performansı, katılımcılara duygusal anlar yaşattı.</p>
<p data-start="1314" data-end="1483">Farkındalık çalışmaları kapsamında Ankara Kalesi, Atakule, Estergon Kalesi, Atatürk Cumhuriyet Kulesi ve Kızılay Meydanı gece boyunca <strong data-start="1448" data-end="1480">pembe ışıklarla aydınlatıldı</strong>.</p>
<p><img src="https://cumha.com.tr/uploads/images/202510/image_870x_68f0d4bf76417.webp" alt=""></p>
<p data-start="1485" data-end="2027"><strong data-start="1485" data-end="1526">Tüzün: “Sağlıklı Kadın, Güçlü Toplum”</strong><br data-start="1526" data-end="1529">Etkinliğin açılış konuşmasını yapan ABB Genel Sekreter Yardımcısı <strong data-start="1595" data-end="1616">Ahmet Mekin Tüzün</strong>, “Her yıl olduğu gibi bu yıl da 15 Ekim ‘Dünya Meme Sağlığı Günü’ dolayısıyla kadın sağlığının korunması ve erken teşhisin önemine dikkat çekmek amacıyla kapsamlı bir farkındalık etkinliği düzenledik. Ankara’nın sembolik noktaları pembe ışıklarla aydınlatıldı. ‘Erken teşhis hayat kurtarır’ mesajını geniş kitlelere ulaştırmayı hedefliyoruz. Mottomuz ‘Sağlıklı Kadın, Güçlü Toplum’dur.” ifadelerini kullandı.</p>
<p><img src="https://cumha.com.tr/uploads/images/202510/image_870x_68f0d49018c88.webp" alt=""></p>
<p data-start="2029" data-end="2436"><strong data-start="2029" data-end="2084">Ayhan: “En Büyük Güç Omuz Omuza Vermiş Kadınlardır”</strong><br data-start="2084" data-end="2087">Farkındalığın Gücü Derneği Başkanı <strong data-start="2122" data-end="2137">Pınar Ayhan</strong> ise, “Ekim ayı Meme Kanseri Farkındalık Ayı olarak anılıyor ama biz biliyoruz ki farkındalık bir ayla sınırlı kalmamalı. ‘Erken teşhis yaşam kurtarır’ ama sadece bedenlerimizi değil, kalplerimizi de fark etmek gerekir. Bir hastalığın karşısında en büyük güç, omuz omuza vermiş kadınlardır.” dedi.</p>
<p data-start="2438" data-end="2597">Etkinlik, farkındalık mesajları ve görsel aydınlatmalarla son buldu. ABB yetkilileri, benzer farkındalık çalışmalarının yıl boyunca sürdürüleceğini bildirdi.</p>
<p data-start="2599" data-end="2789"><strong data-start="2599" data-end="2611"></strong></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Türk Veteriner Hekimleri Birliği: “Sağlıklı Gıda, Sağlıklı Hayvandan Elde Edilir”</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/turk-veteriner-hekimleri-birligi-saglikli-gida-saglikli-hayvandan-elde-edilir</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/turk-veteriner-hekimleri-birligi-saglikli-gida-saglikli-hayvandan-elde-edilir</guid>
<description><![CDATA[ Dünya Gıda Günü, Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü’nün kuruluş yıl dönümü olan 16 Ekim’de bu yıl “Daha İyi Gıdalar ve Daha İyi Bir Gelecek İçin El Ele” temasıyla kutlanıyor. Türk Veteriner Hekimleri Birliği, yayımladığı açıklamada gıda güvenliği, sürdürülebilir üretim ve veteriner hekimlerin halk sağlığındaki kritik rolüne dikkat çekti. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202510/image_870x_68f09aaa37c6b.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 16 Oct 2025 09:27:26 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>dünya gıda günü ne zaman kutlanıyor, 2025 dünya gıda günü teması nedir, veteriner hekimler gıda güvenliğinde ne rol oynuyor, sürdürülebilir gıda üretimi neden önemli</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><br data-start="483" data-end="486">Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) tarafından her yıl 16 Ekim’de kutlanan <strong data-start="572" data-end="591">Dünya Gıda Günü</strong>, bu yıl “<strong data-start="601" data-end="657">Daha İyi Gıdalar ve Daha İyi Bir Gelecek İçin El Ele</strong>” temasıyla tüm dünyada çeşitli etkinliklerle anılıyor. Günün amacı, açlık, yetersiz beslenme ve gıdaya erişim sorunlarına karşı farkındalık oluşturmak olarak öne çıkıyor.</p>
<p></p>
<p data-start="832" data-end="1306"><strong data-start="832" data-end="867">Küresel Gıda Krizi Derinleşiyor</strong><br data-start="867" data-end="870">FAO ve Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre 2025 itibarıyla <strong data-start="935" data-end="978">dünya genelinde 673 milyon kişi açlıkla</strong> mücadele ediyor. Yaklaşık <strong data-start="1005" data-end="1025">2,3 milyar insan</strong>, güvenli ve besleyici gıdaya düzenli şekilde ulaşamıyor. Her yıl <strong data-start="1091" data-end="1136">600 milyondan fazla kişi güvensiz gıdalar</strong> nedeniyle sağlık sorunları yaşıyor. FAO Gıda Fiyat Endeksi ise özellikle et, tahıl ve bitkisel yağlarda görülen artışlarla son iki yılın en yüksek seviyelerine ulaştı.</p>
<p data-start="1308" data-end="1646"><strong data-start="1308" data-end="1348">İklim Değişikliği ve Gıda Arzı Riski</strong><br data-start="1348" data-end="1351">Açıklamada, iklim değişikliğinin ve doğal kaynakların bilinçsiz kullanımının gıda üretimini tehdit ettiği vurgulandı. <strong data-start="1469" data-end="1558">“Gıda üretiminde sürdürülebilirlik yalnızca miktarı değil, niteliği de kapsamalıdır.”</strong> ifadesine yer verilerek, bilim temelli üretim politikalarının önemine dikkat çekildi.</p>
<p data-start="1648" data-end="2024"><strong data-start="1648" data-end="1696">Veteriner Hekimler Gıda Zincirinin Güvencesi</strong><br data-start="1696" data-end="1699">Türk Veteriner Hekimleri Birliği, yayımladığı bildiride, <strong data-start="1756" data-end="1825">veteriner hekimlerin gıda güvenliği ve toplum sağlığındaki rolüne</strong> değindi. Açıklamada, “<strong data-start="1848" data-end="1898">Sağlıklı gıda, sağlıklı hayvandan elde edilir.</strong> Veteriner hekimler, hayvansal üretimin her aşamasında toplum sağlığının korunmasında kritik görev üstlenmektedir.” denildi.</p>
<p data-start="2026" data-end="2331">Birlik, veteriner hekimlerin kamuda istihdamının artırılması, sağlık çalışanı statüsünün güvence altına alınması ve özlük haklarının iyileştirilmesi gerektiğini belirtti. Ayrıca, zoonotik hastalıklarla mücadele için <strong data-start="2242" data-end="2309">Cumhurbaşkanlığına bağlı bir Hastalık Kontrol ve İzleme Merkezi</strong> kurulması önerildi.</p>
<p><img src="https://cumha.com.tr/uploads/images/202510/image_870x_68f09a9719163.webp" alt=""></p>
<p data-start="2333" data-end="2601"><strong data-start="2333" data-end="2362">Adil Gıda Sistemine Çağrı</strong><br data-start="2362" data-end="2365">Açıklamada, çocuk yoksulluğu ve beslenme yetersizliğinin toplumsal geleceği tehdit ettiğine dikkat çekilerek, “Her çocuğun sağlıklı, yeterli ve güvenli gıdaya erişimi, adil bir gıda sisteminin temel göstergesidir.” ifadesi kullanıldı.</p>
<p data-start="2603" data-end="2967"><strong data-start="2603" data-end="2644">Sürdürülebilir Gelecek İçin Dayanışma</strong><br data-start="2644" data-end="2647">2050 yılında dünya nüfusunun 10 milyara ulaşacağı öngörüsüne yer verilen açıklamada, gıda üretiminde atılacak her adımın geleceği şekillendireceği belirtildi. Türk Veteriner Hekimleri Birliği, “<strong data-start="2841" data-end="2892">Sağlıklı hayvan, sağlıklı gıda, sağlıklı toplum</strong>” ilkesiyle herkesin güvenli gıdaya eriştiği bir dünya hedefini yineledi.</p>
<p data-start="2969" data-end="3247"><strong data-start="2969" data-end="2999">Birlikten Dayanışma Mesajı</strong><br data-start="2999" data-end="3002">“<strong data-start="3003" data-end="3110">Daha iyi gıdalar ve daha iyi bir gelecek için el ele verilecek bir dünyanın mümkün olduğuna inanıyoruz.</strong> Çiftçilerimizin, üreticilerimizin ve veteriner hekimlerimizin 16 Ekim Dünya Gıda Günü’nü kutluyoruz.” ifadeleriyle açıklama son buldu.</p>
<p data-start="3249" data-end="3431"><strong data-start="3249" data-end="3261"></strong></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Prof. Dr. Ender Yarsan: “Daha İyi Gıdalar ve Daha İyi Bir Gelecek İçin El Ele”</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/prof-dr-ender-yarsan-daha-iyi-gidalar-ve-daha-iyi-bir-gelecek-icin-el-ele</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/prof-dr-ender-yarsan-daha-iyi-gidalar-ve-daha-iyi-bir-gelecek-icin-el-ele</guid>
<description><![CDATA[ Veteriner Farmakoloji ve Toksikoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Ender Yarsan, 16 Ekim Dünya Gıda Günü dolayısıyla yayımladığı mesajda, sürdürülebilir tarımın ve gıda güvenliğinin geleceğin en kritik konuları arasında yer aldığını belirtti. Yarsan, bu yılki temanın “Daha İyi Gıdalar ve Daha İyi Bir Gelecek İçin El Ele” olduğunu hatırlatarak, küresel iş birliğinin, adil kaynak paylaşımının ve güvenli üretimin önemine dikkat çekti. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202510/image_870x_68f0a35532ac0.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 16 Oct 2025 09:27:20 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>dünya gıda günü ne zaman kutlanıyor, dünya gıda günü teması 2025 nedir, prof dr ender yarsan kimdir, sürdürülebilir tarım neden önemlidir</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><br data-start="566" data-end="569">Her yıl <strong data-start="577" data-end="591">16 Ekim’de</strong> kutlanan <strong data-start="601" data-end="620">Dünya Gıda Günü</strong>, 1945’te kurulan <strong data-start="638" data-end="692">Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü’nün (FAO)</strong> kuruluş yıldönümüne denk geliyor. Bu özel gün, 150’den fazla ülkede açlık, yetersiz beslenme ve sürdürülebilir tarım konularına dikkat çekmek amacıyla kutlanıyor.</p>
<p></p>
<p data-start="859" data-end="1212">Veteriner Farmakoloji ve Toksikoloji Derneği Başkanı <strong data-start="912" data-end="938">Prof. Dr. Ender Yarsan</strong>, yaptığı açıklamada, 2025 yılının aynı zamanda FAO’nun 80. kuruluş yıldönümü olduğunu belirtti. Yarsan, “<strong data-start="1044" data-end="1100">Daha İyi Gıdalar ve Daha İyi Bir Gelecek İçin El Ele</strong>” temasının, tarım-gıda sistemlerinin dönüştürülmesinde küresel dayanışmanın önemini vurguladığını ifade etti.</p>
<p><img src="https://cumha.com.tr/uploads/images/202510/image_870x_68f0a367af2ba.webp" alt=""></p>
<p data-start="1214" data-end="1453"><strong data-start="1214" data-end="1234">Prof. Dr. Yarsan</strong>, “2050 yılına kadar 10 milyar insanı besleyebilecek sürdürülebilir sistemlerin kurulması gerekiyor. Bu süreçte hükümetler, özel sektör, sivil toplum kuruluşları ve akademik çevreler eşgüdüm içinde çalışmalıdır” dedi.</p>
<h3 data-start="1455" data-end="1496">Küresel Açlık Verileri Kaygı Verici</h3>
<p data-start="1497" data-end="1780">FAO verilerine göre, <strong data-start="1518" data-end="1576">dünya genelinde 673 milyon insan açlıkla karşı karşıya</strong>. Her dokuz kişiden biri yeterli gıdaya ulaşamıyor. Gıdaların yaklaşık üçte biri atık olarak kaybediliyor. <strong data-start="1683" data-end="1708">Gazze, Sudan ve Haiti</strong> gibi bölgelerde ise 1,9 milyon insan felaket düzeyinde açlık çekiyor.</p>
<p data-start="1782" data-end="1980">Dünya çapında <strong data-start="1796" data-end="1833">733 milyon kişi yetersiz beslenme</strong>, <strong data-start="1835" data-end="1864">2 milyon kişi ise obezite</strong> ile mücadele ediyor. Artan maliyetler nedeniyle <strong data-start="1913" data-end="1933">2,8 milyar insan</strong> sağlıklı beslenme imkanından yoksun kalıyor.</p>
<p><img src="https://cumha.com.tr/uploads/images/202510/image_870x_68f0a37729100.webp" alt=""></p>
<h3 data-start="1982" data-end="2034">Gıda Güvenliği ve Sürdürülebilir Tarım Vurgusu</h3>
<p data-start="2035" data-end="2408">Yarsan, gıda güvenliğinin yalnızca üretimle sınırlı olmadığını, “<strong data-start="2100" data-end="2208">çiftlikten sofraya kadar her aşamada kontrol ve denetimin insan sağlığı açısından hayati önem taşıdığını</strong>” dile getirdi. Tarımda sürdürülebilirliğin sağlanması gerektiğini belirten Yarsan, “Üreticilerin üretime devam etmesi ve topluma güvenli gıda sunulması, geleceğin teminatıdır” ifadelerini kullandı.</p>
<p data-start="2410" data-end="2643">Sürdürülebilir tarımın, çevreyi ve hayvan refahını koruyarak gıda güvencesi sağladığını vurgulayan Yarsan, “Toprak verimliliğini koruyan, biyoçeşitliliği güçlendiren ve su tasarrufu sağlayan üretim modelleri yaygınlaşmalıdır” dedi.</p>
<h3 data-start="2645" data-end="2676">Geleceğe Dair Politikalar</h3>
<p data-start="2677" data-end="2945">Yarsan, uygulanacak politikaların <strong data-start="2711" data-end="2759">eşitlik, yenilikçilik ve kırsal gelir artışı</strong> hedeflerini içermesi gerektiğini belirterek, “Tarım-gıda sistemleri enerji, eğitim, sağlık ve sosyal koruma gibi alanlarla entegre bir yapıda ele alınmalı” değerlendirmesinde bulundu.</p>
<p data-start="2947" data-end="3150">Prof. Dr. Yarsan, mesajının sonunda, “<strong data-start="2985" data-end="3125">Ulusal ve uluslararası ölçekte insanların sağlıklı ve güvenilir gıdaya kolaylıkla ulaşabilmeleri dileğiyle Dünya Gıda Günü’nü kutluyorum</strong>” ifadelerini kullandı.</p>
<p data-start="3152" data-end="3306"><strong data-start="3152" data-end="3164"></strong></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Yenimahalle’de Meme Kanseri Farkındalığı: “Erken Tanı Hayat Kurtarır”</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/yenimahallede-meme-kanseri-farkindaligi-erken-tani-hayat-kurtarir</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/yenimahallede-meme-kanseri-farkindaligi-erken-tani-hayat-kurtarir</guid>
<description><![CDATA[ Yenimahalle Belediyesi ile 1000 Gönüllüden 1’i Sen Ol Derneği iş birliğiyle, Meme Kanseri Bilinçlendirme ve Farkındalık Ayı kapsamında Ata Kültür Merkezi’nde düzenlenen etkinlikte uzmanlar, erken tanının önemine dikkat çekti. Prof. Dr. Umut Demirci, Prof. Dr. Volkan Genç ve Psikolog Nisa Güneş Dede’nin katıldığı programda, 40 yaş itibarıyla düzenli mamografi kontrollerinin hayati önemde olduğu vurgulandı. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202510/image_870x_68ef56a464394.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 15 Oct 2025 08:39:03 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>meme kanserinde erken tanı neden önemli, mamografi ne sıklıkla yapılmalı, meme kanseri farkındalık etkinlikleri ne zaman düzenleniyor, Yenimahalle Belediyesi farkındalık çalışmaları neler</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><br data-start="534" data-end="537">Yenimahalle Belediyesi ve <strong data-start="563" data-end="601">1000 Gönüllüden 1’i Sen Ol Derneği</strong>, 1-31 Ekim Meme Kanseri Bilinçlendirme ve Farkındalık Ayı kapsamında “<strong data-start="672" data-end="704">Her şey farkındalıkla başlar</strong>” sloganıyla bir bilgilendirme toplantısı düzenledi. Ata Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen etkinlikte, meme kanserinde tarama, tanı ve tedavi süreçlerinin yanı sıra erken teşhisin önemi ele alındı.</p>
<p></p>
<p data-start="907" data-end="1296"><strong data-start="907" data-end="945">Uzmanlardan Bilinçlendirme Çağrısı</strong><br data-start="945" data-end="948">Etkinliğe <strong data-start="958" data-end="1003">Prof. Dr. Umut Demirci (Medikal Onkoloji)</strong>, <strong data-start="1005" data-end="1049">Prof. Dr. Volkan Genç (Cerrahi Onkoloji)</strong> ve <strong data-start="1053" data-end="1081">Psikolog Nisa Güneş Dede</strong> sunumlarıyla katıldı. Uzmanlar, meme kanserinin erken dönemde tespit edilmesinin tedavi başarısını doğrudan etkilediğini belirterek, toplumda doğru bilgilendirme ve farkındalık çalışmalarının önemine vurgu yaptı.</p>
<p data-start="1298" data-end="1697"><strong data-start="1298" data-end="1332">“Yıllık Mamografi Takibi Şart”</strong><br data-start="1332" data-end="1335">Toplantıda, “<strong data-start="1348" data-end="1452">Meme kanseri nedir, risk faktörleri nelerdir, neden erken tanı önemlidir, hangi belirtiler risklidir</strong>” gibi başlıklar ele alındı. Uzmanlar, 20’li yaşlardan itibaren kişilerin kendi kendini düzenli olarak muayene etmesi, meme yapısındaki değişimleri gözlemlemesi ve <strong data-start="1616" data-end="1671">40 yaşından itibaren yılda bir mamografi çektirmesi</strong> gerektiğini ifade etti.</p>
<p><img src="https://cumha.com.tr/uploads/images/202510/image_870x_68ef56917e5df.webp" alt=""></p>
<p data-start="1699" data-end="2181"><strong data-start="1699" data-end="1734">Yanlış Bilgilere Dikkat Çekildi</strong><br data-start="1734" data-end="1737">Prof. Dr. Volkan Genç, “Mamografi takibinin kanser riskini artırdığı yönündeki bilgiler doğru değildir. Bir akciğer tomografisinin 45 mamografi kadar radyasyon içerdiği düşünülürse, mamografi son derece güvenli bir yöntemdir” dedi. Prof. Dr. Umut Demirci ise “Taramadaki en önemli bulgu mamografidir. Elimize kitle geldiğinde değil, mamografi takibinde kanser öncüsü bir görüntü yakalandığında erken müdahale edebiliriz” ifadelerini kullandı.</p>
<p data-start="2183" data-end="2557"><strong data-start="2183" data-end="2214">Erken Tanı Hayat Kurtarıyor</strong><br data-start="2214" data-end="2217">Uzmanlar, 20 yaşından itibaren her bireyin her ay kendi kendini muayene etmesi, 40 yaş üstü kadınların ise düzenli olarak mamografi yaptırması gerektiğini belirtti. Katılımcılara farkındalığın önemini hatırlatan Psikolog Nisa Güneş Dede, erken tanının sadece fiziksel değil, psikolojik süreçte de hayat kurtarıcı rol oynadığını vurguladı.</p>
<p data-start="2559" data-end="2763"><strong data-start="2559" data-end="2571"></strong></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Doç. Dr. Aşkın Doğan: &amp;quot;Sağlıklı yaşam alışkanlıkları erken menopoza girişi geciktirebilir&amp;quot;</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/doc-dr-askin-dogan-saglikli-yasam-aliskanliklari-erken-menopoza-girisi-geciktirebilir</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/doc-dr-askin-dogan-saglikli-yasam-aliskanliklari-erken-menopoza-girisi-geciktirebilir</guid>
<description><![CDATA[ Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Aşkın Doğan, menopozun tamamen engellenemeyeceğini ancak sigara ve alkol gibi toksinlerden uzak durmak, dengeli beslenmek ve stresi yönetmek gibi sağlıklı yaşam alışkanlıklarının menopozun erken yaşta başlamasının önüne geçebileceğini belirtti. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202510/image_870x_68ef5bf6bb4eb.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 15 Oct 2025 05:32:35 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>menopoz nasıl geciktirilebilir, erken menopoz neden olur, hormon tedavisi kimlere uygulanabilir, menopozda beslenme nasıl olmalı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Yaşam süresinin uzamasıyla birlikte menopoz dönemi kadın sağlığı açısından giderek daha fazla gündeme geliyor. Kadınların menopoza giriş yaşını etkileyen faktörlerin merak edilmesi üzerine, <strong data-start="667" data-end="753">Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümü’nden Doç. Dr. Aşkın Doğan</strong>, konuyla ilgili değerlendirmelerde bulundu.</p>
<p data-start="801" data-end="1342"><strong data-start="801" data-end="853">Kadınların yüzde 80’inde sıcak basması görülüyor</strong><br data-start="853" data-end="856">Menopoz öncesi dönemde en sık karşılaşılan belirtilerden birinin sıcak basması olduğunu vurgulayan <strong data-start="955" data-end="979">Doç. Dr. Aşkın Doğan</strong>, “Kadınların yüzde 80’ine kadarında menopoz öncesi dönemde sıcak basmaları ortaya çıkmaktadır. Bu ataklar genellikle gövdenin üst kısmında başlar ve yüzde hissedilir, 2–4 dakika sürer, ardından terleme ve üşüme ile sonlanır. Günde 7’den fazla atak yaşayan kadınlarda uyku, konsantrasyon, ruh hali ve cinsel aktivitede bozulma görülebilir” ifadelerini kullandı.</p>
<p data-start="1344" data-end="1626"><strong data-start="1344" data-end="1373">Depresyon riski artabilir</strong><br data-start="1373" data-end="1376">Doç. Dr. Doğan, menopoz geçiş döneminde kadınlarda depresyon riskinin de arttığına dikkat çekti. “Adet düzeninde değişiklikler olur, kanama miktarı kademeli olarak azalır. Ayrıca yağ kütlesi artar, bel çevresinde yağlanma belirgin hale gelir” dedi.</p>
<p data-start="1628" data-end="1990"><strong data-start="1628" data-end="1673">Menopoz yaşında en etkili faktör: Genetik</strong><br data-start="1673" data-end="1676">Menopoz yaşını belirleyen en önemli etkenin genetik faktörler olduğunu söyleyen <strong data-start="1756" data-end="1780">Doç. Dr. Aşkın Doğan</strong>, “Ailede erken menopoz öyküsü varsa risk artar. Otoimmün hastalıklar, geçirilmiş yumurtalık cerrahisi, kemoterapi ve radyoterapi gibi tedaviler de menopoza geçiş sürecini hızlandırabilir” bilgisini paylaştı.</p>
<p data-start="1992" data-end="2380"><strong data-start="1992" data-end="2057">Menopozu ertelemek mümkün değil ama süreci yavaşlatmak mümkün</strong><br data-start="2057" data-end="2060">Doç. Dr. Doğan, “Menopozu tamamen ertelemek mümkün olmasa da, sağlıklı yaşam alışkanlıkları ve toksinlerden uzak durmak erken menopoza girişi geciktirebilir. Özellikle sigara ve alkol kullanımından kaçınmak, antioksidan, omega-3, D vitamini, folat ve B12 alımını artırmak, stres yönetimine önem vermek önemlidir” dedi.</p>
<p data-start="2382" data-end="2903"><strong data-start="2382" data-end="2430">Hormon tedavileri semptomları hafifletebilir</strong><br data-start="2430" data-end="2433">Menopozun geciktirilmesi için uygulanan yöntemler hakkında bilgi veren <strong data-start="2504" data-end="2528">Doç. Dr. Aşkın Doğan</strong>, “Erken menopoz durumlarında hormon replasman tedavileri uygun hastalarda semptomları hafifletmede etkili olabilir. Ayrıca ileride çocuk sahibi olmayı planlayan, AMH değeri düşük kadınlarda yumurta dondurma işlemi önerilir” açıklamasında bulundu. Deneysel yöntemler arasında yer alan PRP’nin menopozu ertelediğine dair bilimsel bir kanıt bulunmadığını da sözlerine ekledi.</p>
<p data-start="2905" data-end="3050"><strong data-start="2905" data-end="2917"></strong></p>
<p></p>
<p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Ege Üniversitesi’nden sağlık çalışanlarını koruyacak yenilik: “Güvenli İlaç Hazırlama Önlüğü” Faydalı Model Belgesi aldı</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/ege-universitesinden-saglik-calisanlarini-koruyacak-yenilik-guvenli-ilac-hazirlama-onlugu-faydali-model-belgesi-aldi</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/ege-universitesinden-saglik-calisanlarini-koruyacak-yenilik-guvenli-ilac-hazirlama-onlugu-faydali-model-belgesi-aldi</guid>
<description><![CDATA[ Ege Üniversitesi Hemşirelik Fakültesi’nden Prof. Dr. Şebnem Çınar Yücel ve mezun Deniz Tekin tarafından geliştirilen “Güvenli İlaç Hazırlama Önlüğü”, sağlık çalışanlarının ilaç hazırlama süreçlerinde karşılaştığı riskleri azaltmayı hedefliyor. Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından “Faydalı Model Belgesi”ne layık görülen buluş, ışıklı uyarı sistemi ve aydınlatma birimleriyle güvenli çalışma ortamı sağlıyor. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202510/image_870x_68ece82bba5c8.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 13 Oct 2025 16:14:59 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Güvenli İlaç Hazırlama Önlüğü nasıl çalışıyor, projede hangi yenilikler öne çıkıyor, Faydalı Model Belgesi hangi kriterlere göre veriliyor, sağlık çalışanlarının güvenliği nasıl artırılacak</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><br data-start="587" data-end="590">Ege Üniversitesi Hemşirelik Fakültesi Hemşirelik Esasları Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Şebnem Çınar Yücel ile fakülte mezunu Deniz Tekin, sağlık çalışanlarının güvenliğini artırmaya yönelik yeni bir buluş geliştirdi. “Güvenli İlaç Hazırlama Önlüğü” adı verilen yenilikçi tasarım, Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından “Faydalı Model Belgesi” almaya hak kazandı.</p>
<p></p>
<p data-start="965" data-end="1105">Buluşun, ilaç hazırlama sırasında çalışanların maruz kaldığı riskleri azaltmak ve olası hataları önlemek amacıyla tasarlandığı belirtildi.</p>
<p data-start="1107" data-end="1612"><strong data-start="1107" data-end="1134">Rektör Budak’tan tebrik</strong><br data-start="1134" data-end="1137">Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak, Faydalı Model Belgesi kazanan araştırmacıları makamında kabul ederek başarılarını kutladı. Budak, “Üniversitemizde geliştirilen bilimsel projelerin faydalı ürünlere dönüşmesi memnuniyet verici. ‘Güvenli İlaç Hazırlama Önlüğü’ projesi, sağlık çalışanlarının iş güvenliği açısından önemli bir adım. Prof. Dr. Şebnem Çınar Yücel ve mezunumuz Deniz Tekin’i tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyorum.” ifadelerini kullandı.</p>
<p data-start="1614" data-end="2140"><strong data-start="1614" data-end="1649">Projede güvenlik odaklı tasarım</strong><br data-start="1649" data-end="1652">Prof. Dr. Şebnem Çınar Yücel, projeyle ilgili yaptığı açıklamada, “İlaç hazırlığı, özellikle antineoplastik ilaçlarda sağlık çalışanları için risk oluşturabiliyor. Mevcut önlükler sıvı geçirmez ve uzun kollu olsa da, hazırlama sürecini kolaylaştıracak aydınlatma sistemlerinden yoksun. Geliştirdiğimiz önlük, ışıklı uyarı ifadeleri ve aydınlatma birimleriyle çalışan güvenliğini artırıyor. Bu sayede hem hata oranı azalıyor hem de ilaç hazırlama ortamı daha güvenli hale geliyor.” dedi.</p>
<p data-start="2142" data-end="2334">Projede kullanılan yenilikçi tasarımın, hemşirelik uygulamalarında verimliliği artırması ve sağlık çalışanları için standart güvenlik ekipmanlarına yeni bir yaklaşım kazandırması bekleniyor.</p>
<p data-start="2336" data-end="2544"><strong data-start="2336" data-end="2348"></strong></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Uzm. Dyt. Mısra Aydın: “Sadece şeker değil, pişirme şekilleri de yaşlanmayı hızlandırıyor”</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/uzm-dyt-misra-aydin-sadece-seker-degil-pisirme-sekilleri-de-yaslanmayi-hizlandiriyor</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/uzm-dyt-misra-aydin-sadece-seker-degil-pisirme-sekilleri-de-yaslanmayi-hizlandiriyor</guid>
<description><![CDATA[ Beslenme ve Diyet Uzmanı Dyt. Mısra Aydın, hücre yapısını bozan ve yaşlanmayı hızlandıran glikasyon sürecine karşı uyarılarda bulundu. Aydın, sadece şeker tüketiminin değil, yüksek ısıda yapılan pişirme yöntemlerinin de glikasyon ürünlerini artırarak cilt yaşlanması ve kronik hastalıklara zemin hazırladığını belirtti. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202510/image_870x_68ecec2166288.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 13 Oct 2025 09:12:03 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Glikasyon neden yaşlanmayı hızlandırıyor, hangi pişirme yöntemleri glikasyon riskini artırıyor, glikasyon seviyesini ölçmek mümkün mü, antioksidan besinler bu süreci nasıl yavaşlatıyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p> Beslenme ve Diyet Bölümü’nden Uzman Diyetisyen Mısra Aydın, hücrelerin yapısını bozarak yaşlanmayı hızlandıran ve kronik hastalıklara neden olabilen glikasyon sürecine dikkat çekti. Aydın, yalnızca şekerden kaçınmanın yeterli olmadığını, yiyeceklerin pişirilme şeklinin de glikasyon seviyesini etkilediğini vurguladı.</p>
<p data-start="851" data-end="1144">Dyt. Mısra Aydın, glikasyonun şeker moleküllerinin protein veya yağlarla birleşmesi sonucu ortaya çıkan kimyasal bir süreç olduğunu belirterek, “Bu süreçte oluşan ileri glikasyon son ürünleri (AGEs), hücre yapısını bozarak yaşlanmayı hızlandırır ve kronik hastalıklara zemin hazırlar.” dedi.</p>
<p data-start="1146" data-end="1488"><strong data-start="1146" data-end="1188">Yüksek ısı glikasyon riskini artırıyor</strong><br data-start="1188" data-end="1191">Aydın, yüksek ısıda pişirme yöntemlerinin glikasyon ürünlerini artırdığını ifade ederek, “Özellikle kızartma, ızgara ve yüksek ısıda pişirme, yiyeceklerde glikasyon ürünlerinin birikmesine yol açar. Bu da ciltte kırışıklık, elastikiyet kaybı ve yaşlanma belirtilerini hızlandırır.” diye konuştu.</p>
<p data-start="1490" data-end="1896"><strong data-start="1490" data-end="1537">Antioksidan besinler koruyucu etki sağlıyor</strong><br data-start="1537" data-end="1540">Aydın, C vitamini, E vitamini, yeşil çay ve yaban mersini gibi antioksidan içeren besinlerin glikasyonun zararlı etkilerini azaltabileceğini belirtti. “Şeker ve işlenmiş karbonhidrat tüketimini azaltın. Taze sebze, meyve ve tam tahıllara ağırlık verin. Kızartma ve ızgara yerine haşlama veya buharda pişirme yöntemlerini tercih edin.” önerisinde bulundu.</p>
<p data-start="1898" data-end="2134"><strong data-start="1898" data-end="1934">Glikasyon seviyesi ölçülebiliyor</strong><br data-start="1934" data-end="1937">Dyt. Mısra Aydın, glikasyonun dolaylı bir göstergesi olarak kullanılan HbA1c testinin, kandaki ortalama glikoz düzeyini gösterdiğini ve diyabet takibinde önemli bir parametre olduğunu hatırlattı.</p>
<p data-start="2136" data-end="2492">Aydın, “Glikasyon ciltteki kolajen ve elastin gibi yapısal proteinlere zarar verir. Bu da erken yaşlanma, kırışıklık ve sarkma gibi sonuçlara neden olur. Diyet ve yaşam tarzı değişiklikleriyle bu sürecin etkileri azaltılabilir. Ancak oluşmuş glikasyon ürünlerini geri çevirmek zordur, bu nedenle erken önlem almak büyük önem taşır.” ifadelerini kullandı.</p>
<p data-start="2494" data-end="2697"><strong data-start="2494" data-end="2506"></strong></p>
<p></p>
<p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Prof. Dr. Emine Serra Kamer: “Erken teşhis hayat kurtarır”</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/prof-dr-emine-serra-kamer-erken-teshis-hayat-kurtarir</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/prof-dr-emine-serra-kamer-erken-teshis-hayat-kurtarir</guid>
<description><![CDATA[ Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Kanserle Savaş Uygulama ve Araştırma Merkezi, Meme Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında öğrencilerle bir araya geldi. Prof. Dr. Emine Serra Kamer, düzenli kontrollerin önemine dikkat çekerek, yalnızca birkaç dakikalık muayenenin yaşam kurtarabileceğini vurguladı. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202510/image_870x_68e8b43b0177a.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 10 Oct 2025 09:04:06 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>meme kanserinde erken teşhis neden önemli, kendi kendine muayene nasıl yapılır, tarama programları hangi yaşta başlamalı, farkındalık etkinlikleri ne tür katkı sağlar</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><br data-start="407" data-end="410">İZMİR – Ege Üniversitesi (EÜ) Tıp Fakültesi Kanserle Savaş Uygulama ve Araştırma Merkezi, Meme Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında farkındalık etkinliği düzenledi. Avrupa Tıp Öğrencileri Birliği (EMSA) Ege iş birliğiyle organize edilen etkinlik, EÜ 1 Nolu Yemekhane önünde hibrit formatta gerçekleştirildi.</p>
<p></p>
<p data-start="719" data-end="1034">Etkinlikte, Kanserle Savaş Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Emine Serra Kamer ile tıp fakültesi öğrencileri, katılımcılara erken tanının meme kanseriyle mücadeledeki önemini anlattı. Öğrencilere, kendi kendine meme muayenesi ve düzenli doktor kontrollerinin nasıl yapılacağı konusunda bilgi verildi.</p>
<p><img src="https://cumha.com.tr/uploads/images/202510/image_870x_68e8b455f0f1a.webp" alt=""></p>
<p data-start="1036" data-end="1609"><strong data-start="1036" data-end="1071">“Beş dakika hayat kurtarabilir”</strong><br data-start="1071" data-end="1074">Etkinlik hakkında bilgi veren Prof. Dr. Emine Serra Kamer, meme kanserinin kadınlarda en sık görülen tümör türlerinden biri olduğunu belirtti. Kamer, “Farkındalık ve erken tanı giderek önem kazanıyor. Her ay yalnızca beş dakika ayırarak memelerdeki şişlik, renk değişikliği, meme başında içe dönme veya kanlı akıntı gibi belirtiler fark edilebilir. Düzenli mamografi ve ultrasonografi ile belirti vermeden kanser tespiti mümkün. Meme kanserinden korkmamak ve geç kalmamak gerekiyor. Erken teşhis hayat kurtarır” ifadelerini kullandı.</p>
<p><img src="https://cumha.com.tr/uploads/images/202510/image_870x_68e8b4486b2eb.webp" alt=""></p>
<p data-start="1611" data-end="1743">Kamer, tarama programlarına katılımın riskleri azalttığını, basit kontrollerin yaşam süresine doğrudan katkı sağladığını belirtti.</p>
<p data-start="1745" data-end="2068">Etkinlik alanında kurulan stantta meme kanseriyle ilgili kitap ve broşürler dağıtıldı. Katılımcılara pembe kurdeleler verilirken, farkındalık mesajları içeren görseller sergilendi. Pembe balonlarla süslenen alan, öğrenciler ve personelden yoğun ilgi gördü. Gün boyunca kampüs genelinde farkındalık çalışmaları sürdürüldü.</p>
<p data-start="2070" data-end="2255"><strong data-start="2070" data-end="2082"></strong></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Ali Eroğlu: “Yumurta, doğal besinlerle dolu güçlü bir gelecek için stratejik bir gıdadır”</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/ali-eroglu-yumurta-dogal-besinlerle-dolu-guclu-bir-gelecek-icin-stratejik-bir-gidadir</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/ali-eroglu-yumurta-dogal-besinlerle-dolu-guclu-bir-gelecek-icin-stratejik-bir-gidadir</guid>
<description><![CDATA[ Türk Veteriner Hekimleri Birliği, 2025 yılı Dünya Yumurta Günü dolayısıyla yayımladığı açıklamada, yumurtanın insan sağlığı, sürdürülebilir gıda üretimi ve ekonomi açısından taşıdığı öneme dikkat çekti. “Güçlü Yumurta: Doğal Besinlerle Dolu” temasıyla kutlanan bu yılda, veteriner hekimlerin gıda güvenliğindeki kritik rolü vurgulandı. Türkiye’nin yumurta üretiminde dünyada ilk 10, ihracatta ise ilk 5 ülke arasında yer aldığı bildirildi. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202510/image_870x_68e8abd4a923d.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 10 Oct 2025 07:11:55 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>2025 Dünya Yumurta Günü teması neyi vurguluyor, Türkiye yumurta üretiminde hangi konumda, yumurta neden sürdürülebilir bir gıda olarak görülüyor, veteriner hekimlerin yumurta üretimindeki rolü nedir</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><br data-start="587" data-end="590">Her yıl Ekim ayının ikinci cuma günü, dünyanın birçok ülkesinde olduğu gibi Türkiye’de de “Dünya Yumurta Günü” olarak kutlanıyor. 2025 yılı için belirlenen tema “Güçlü Yumurta: Doğal Besinlerle Dolu” olurken, bu yılın etkinlikleri yumurtanın sağlık, ekonomi ve sürdürülebilir gıda üretimi açısından taşıdığı öneme odaklandı.</p>
<p></p>
<p data-start="918" data-end="1314"><strong data-start="918" data-end="964">Yumurtanın besin değeri ve sağlık etkileri</strong><br data-start="964" data-end="967">Yumurta, içeriğinde bulunan yüksek biyoyararlılığa sahip protein, A, D, E ve B12 vitaminleri ile demir, çinko ve selenyum gibi mineraller sayesinde en değerli doğal besin kaynakları arasında yer alıyor. Bilimsel veriler, düzenli yumurta tüketiminin kas gelişimi, beyin fonksiyonları ve göz sağlığı üzerinde olumlu etkiler yarattığını gösteriyor.</p>
<p data-start="1316" data-end="1822"><strong data-start="1316" data-end="1360">Türkiye, dünyada ilk 10 üretici arasında</strong><br data-start="1360" data-end="1363">Türk Veteriner Hekimleri Birliği (TVHB) tarafından yapılan açıklamada, Türkiye’nin yumurta üretiminde dünyada ilk 10 ülke, ihracatta ise ilk 5 ülke arasında bulunduğu belirtildi. TÜİK verilerine göre, 2025 yılının ilk aylarında 1 milyar 650 milyonun üzerinde yumurta üretildi. Geçen yıla göre yaklaşık yüzde 10’luk bir azalma görülse de, ihracat politikalarının güçlendirilmesi ve kalite standartlarının yükseltilmesiyle sektörün sürdürülebilirliği korundu.</p>
<p data-start="1824" data-end="2351"><strong data-start="1824" data-end="1874">Yetersiz beslenmeye karşı sürdürülebilir çözüm</strong><br data-start="1874" data-end="1877">Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) verilerine göre, dünya genelinde yaklaşık 1 milyar kişi yetersiz besleniyor. Önümüzdeki 40 yıl içinde dünya nüfusunun 3 milyar kişi artacağı öngörülürken, artan protein ihtiyacının karşılanması için yumurta gibi çevre dostu ve ekonomik protein kaynaklarının önemi artıyor. TVHB açıklamasında, yumurtanın hem ekonomik bir üretim alanı hem de gıda güvenliği ve halk sağlığı açısından stratejik bir ürün olduğuna dikkat çekildi.</p>
<p data-start="2353" data-end="2722"><strong data-start="2353" data-end="2393">Veteriner hekimlerin rolü vurgulandı</strong><br data-start="2393" data-end="2396">Açıklamada, sağlıklı ve güvenilir yumurtanın sofralara ulaşmasında veteriner hekimlerin belirleyici rol oynadığı ifade edildi. Veteriner hekimlerin hayvan sağlığının korunması, hastalıkların önlenmesi, biyogüvenlik önlemlerinin uygulanması ve gıda güvenliği standartlarının takibi gibi birçok alanda görev aldığı belirtildi.</p>
<p data-start="2724" data-end="3076">Türk Veteriner Hekimleri Birliği Merkez Konseyi Başkanı <strong data-start="2780" data-end="2794">Ali Eroğlu</strong>, yaptığı değerlendirmede, “Hayvansal üretim zincirinin ilk halkasında yer alan veteriner hekimler, sağlıklı tavuklardan sağlıklı yumurtaların üretilmesini sağlar. Bu süreçte tek sağlık yaklaşımı çerçevesinde hayvan ve insan sağlığı arasındaki bağ güçlenir.” ifadelerini kullandı.</p>
<p data-start="3078" data-end="3284">Eroğlu, sağlıklı nesillerin yetişmesi için dengeli beslenmenin önemine dikkat çekerek, “Yumurta gibi doğal ve besleyici ürünlerin güvenli üretimi ve sürdürülebilirliği, toplum sağlığının temelidir.” dedi.</p>
<p data-start="3286" data-end="3480">Türk Veteriner Hekimleri Birliği, Dünya Yumurta Günü dolayısıyla yayımladığı mesajda, “Doğal besinlerle dolu güçlü bir gelecek” için üretici, tüketici ve tüm paydaşların katkısına vurgu yaptı.</p>
<p data-start="3482" data-end="3699"><strong data-start="3482" data-end="3494"></strong></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Op. Dr. İlkay Nafiye Topaloğlu: “30 Yaşından Sonra Yumurtalık Yaşına Dikkat Edilmeli”</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/op-dr-ilkay-nafiye-topaloglu-30-yasindan-sonra-yumurtalik-yasina-dikkat-edilmeli</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/op-dr-ilkay-nafiye-topaloglu-30-yasindan-sonra-yumurtalik-yasina-dikkat-edilmeli</guid>
<description><![CDATA[ İzmir Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. İlkay Nafiye Topaloğlu, kadınlarda takvim yaşı ile yumurtalık yaşının her zaman aynı olmadığını belirterek, 30 yaşından sonra yumurtalık rezervinin düzenli olarak kontrol edilmesi gerektiğini söyledi. Topaloğlu, doğru testlerle elde edilen verilerin doğurganlık planlamasında ve yumurta dondurma kararlarında belirleyici olabileceğini vurguladı. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202510/image_870x_68e8afc00b4b8.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 10 Oct 2025 07:11:55 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Yumurtalık yaşı nasıl belirleniyor, 30 yaş sonrası neden riskli, yumurta dondurma kararı neye göre veriliyor, sağlıklı yaşam doğurganlığı nasıl etkiliyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümü’nden Op. Dr. İlkay Nafiye Topaloğlu, kadınlarda takvim yaşı ile yumurtalık yaşının aynı olmayabileceğini ifade etti. Topaloğlu, “Bazen 30 yaşındaki bir kadının yumurtalık rezervi 40 yaşındaki bir kadına benzer olabilir ya da tam tersi olabilir.” dedi.</p>
<p data-start="884" data-end="1233"><strong data-start="884" data-end="935">Yumurtalık yaşı doğurganlık sürecini belirliyor</strong><br data-start="935" data-end="938">Kadınların biyolojik doğurganlık süresini anlamak için yumurtalık yaşının önemli bir parametre olduğunu söyleyen Topaloğlu, “Yumurtalık yaşının belirlenmesi, doğurganlık potansiyelinin tespiti, tüp bebek başarısı ve erken yumurtalık yetmezliği riski açısından önemlidir.” ifadelerini kullandı.</p>
<p data-start="1235" data-end="1733"><strong data-start="1235" data-end="1280">30 yaşından sonra düzenli kontrol önerisi</strong><br data-start="1280" data-end="1283">Yumurtalık yaşını doğrudan ölçen bir test bulunmadığını belirten Topaloğlu, “Ancak over rezervini gösteren AMH, Antral Folikül Sayımı, FSH, LH ve Estradiol testleriyle bu yaş tahmin edilebilir.” bilgisini verdi. Topaloğlu, 30 yaş sonrasında gebelik planlayan kadınların bu testleri yaptırarak yumurtalık rezervlerini takip etmelerinin önemli olduğunu, düşük rezerv saptanması durumunda yumurta dondurma seçeneğinin değerlendirilebileceğini söyledi.</p>
<p data-start="1735" data-end="2050"><strong data-start="1735" data-end="1767">Planlı hareket etmenin önemi</strong><br data-start="1767" data-end="1770">Topaloğlu, düzenli AMH testi ve ultrason kontrollerinin erken over yetmezliğini tespit etmede etkili olabileceğini belirtti. “Planlı hareket etmek, yumurtalık fonksiyonlarını izlemek ve gelecekteki üreme planlamasına yön vermek açısından erken uyarı sistemi gibi çalışır.” dedi.</p>
<p data-start="2052" data-end="2438"><strong data-start="2052" data-end="2110">Yumurtalık yaşı gençleştirilemiyor ancak korunabiliyor</strong><br data-start="2110" data-end="2113">Yumurtalık rezervini etkileyen faktörlerin genetik, çevresel ve yaşam tarzı unsurları olduğunu aktaran Topaloğlu, “Yumurtalık yaşı doğrudan geri çevrilemez. Ancak fonksiyonun korunması, yaşlanma hızının yavaşlatılması ve yumurtalıkların fonksiyonel olarak daha genç çalışmasının sağlanması mümkündür.” ifadelerini kullandı.</p>
<p data-start="2440" data-end="2899"><strong data-start="2440" data-end="2497">Sağlıklı yaşam yumurtalık fonksiyonlarını destekliyor</strong><br data-start="2497" data-end="2500">Topaloğlu, sigara kullanımının bırakılması, antioksidan açısından zengin beslenme, düzenli egzersiz, yeterli uyku ve stres yönetiminin yumurtalık sağlığı üzerinde olumlu etkiler yarattığını belirtti. “Yumurtalık yaşını küçültmek mümkün değildir. Ancak yaşlanma hızını yavaşlatmak, yumurta kalitesini artırmak ve doğurganlık süresini uzatmak sağlıklı yaşam alışkanlıklarıyla desteklenebilir.” dedi.</p>
<p data-start="2901" data-end="3073"><strong data-start="2901" data-end="2913"></strong></p>
<p></p>
<p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Şeydanur’un hikayesinden ilham alan Vedat Akkuş, riskli ameliyat sonrası yeniden yutkunabiliyor</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/seydanurun-hikayesinden-ilham-alan-vedat-akkus-riskli-ameliyat-sonrasi-yeniden-yutkunabiliyor</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/seydanurun-hikayesinden-ilham-alan-vedat-akkus-riskli-ameliyat-sonrasi-yeniden-yutkunabiliyor</guid>
<description><![CDATA[ Yemek borusundaki daralma nedeniyle iki yıldır tükürüğünü dahi yutamayan 35 yaşındaki Vedat Akkuş, Şeydanur Yüce’nin tedavi sürecini okuyarak umut buldu. Medicana International İzmir Hastanesi’nde Doç. Dr. Süleyman Günay ve Doç. Dr. Turan Acar tarafından gerçekleştirilen operasyonla yeniden yutkunma fonksiyonuna kavuşan Akkuş, hem sesini korudu hem de sıvı besinleri tüketmeye başladı.
HABER METNİ:
İstanbul’da yaşayan 35 yaşındaki Vedat Akkuş, 2023 yılında yutkunma güçlüğü şikâyetiyle başvurduğu hastanede üst özofagus skuamöz hücreli kanser tanısı aldı. Ses tellerine yakın bölgedeki tümör nedeniyle ameliyat olamayan Akkuş, radyoterapi ve kemoterapi tedavisi gördü. Tedavi sonrası tümör kontrol altına alınsa da yemek borusunda daralma oluştu ve zamanla tamamen kapandı. Akkuş, iki yıl boyunca midesine yerleştirilen tüple beslendi.
Radyoterapiden 16 gün sonra tükürüğünü dahi yutamadığını belirten Akkuş, bu dönemi “Benim için çok zorlayıcıydı, hayatım tamamen değişti” sözleriyle ifade etti. Uzun süre farklı tedavi seçenekleri aradığını anlatan Akkuş, Şeydanur Yüce’nin benzer bir operasyonla iyileşmesini konu alan bir haberi okuyarak Medicana International İzmir Hastanesi’ne başvurdu.
Riskli operasyon başarıyla tamamlandı
Medicana International İzmir Hastanesi Gastroenteroloji Bölümü Uzmanı Doç. Dr. Süleyman Günay, hastanın durumunun oldukça ileri seviyede olduğunu belirtti. Günay, “Vedat Bey bize geldiğinde yemek borusunun üst kısmı tamamen tıkalıydı. Endoskopik olarak hiçbir açıklık göremedik. Bu durumda klasik yöntemler işe yaramazdı. Dünyada çok az hastaya uygulanan bir teknikle ameliyat planladık. Genel Cerrahi Bölümü’nden Doç. Dr. Turan Acar ile birlikte operasyonu gerçekleştirdik.” dedi.
Günay, ameliyatın ardından hastanın tükürüğünü ve sıvı gıdaları yutabildiğini, bunun sosyal yaşamında önemli bir iyileşme sağladığını belirtti. “Benim için de ilk kez uyguladığım bir yöntemdi, teknik olarak mümkündü ancak daha önce deneyimlemedim. Ameliyat başarılı geçti, Vedat Bey artık sıvı gıdalar tüketebiliyor.” ifadelerini kullandı.
Vedat Akkuş ise, “İçmeden önce korkuyordum, iki yıldır hiçbir şey yiyip içemedim. Şimdi meyve suyu ve süt içebiliyorum, bu benim için büyük bir adım.” sözleriyle süreci anlattı.
SORULAR:
Vedat Akkuş’un iyileşme süreci nasıl ilerledi, ameliyat hangi yöntemle yapıldı, operasyonun riskleri nelerdi, tedavi sonrası yaşamında ne değişti
KATEGORİ:
Sağlık ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202510/image_870x_68e620a6cd310.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 08 Oct 2025 15:06:29 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Vedat Akkuş’un iyileşme süreci nasıl ilerledi, ameliyat hangi yöntemle yapıldı, operasyonun riskleri nelerdi, tedavi sonrası yaşamında ne değişti</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p data-start="521" data-end="979">İstanbul’da yaşayan 35 yaşındaki Vedat Akkuş, 2023 yılında yutkunma güçlüğü şikâyetiyle başvurduğu hastanede üst özofagus skuamöz hücreli kanser tanısı aldı. Ses tellerine yakın bölgedeki tümör nedeniyle ameliyat olamayan Akkuş, radyoterapi ve kemoterapi tedavisi gördü. Tedavi sonrası tümör kontrol altına alınsa da yemek borusunda daralma oluştu ve zamanla tamamen kapandı. Akkuş, iki yıl boyunca midesine yerleştirilen tüple beslendi.</p>
<p data-start="981" data-end="1340">Radyoterapiden 16 gün sonra tükürüğünü dahi yutamadığını belirten Akkuş, bu dönemi “Benim için çok zorlayıcıydı, hayatım tamamen değişti” sözleriyle ifade etti. Uzun süre farklı tedavi seçenekleri aradığını anlatan Akkuş, Şeydanur Yüce’nin benzer bir operasyonla iyileşmesini konu alan bir haberi okuyarak Medicana International İzmir Hastanesi’ne başvurdu.</p>
<p data-start="1342" data-end="1869"><strong data-start="1342" data-end="1383">Riskli operasyon başarıyla tamamlandı</strong><br data-start="1383" data-end="1386">Medicana International İzmir Hastanesi Gastroenteroloji Bölümü Uzmanı Doç. Dr. Süleyman Günay, hastanın durumunun oldukça ileri seviyede olduğunu belirtti. Günay, “Vedat Bey bize geldiğinde yemek borusunun üst kısmı tamamen tıkalıydı. Endoskopik olarak hiçbir açıklık göremedik. Bu durumda klasik yöntemler işe yaramazdı. Dünyada çok az hastaya uygulanan bir teknikle ameliyat planladık. Genel Cerrahi Bölümü’nden Doç. Dr. Turan Acar ile birlikte operasyonu gerçekleştirdik.” dedi.</p>
<p data-start="1871" data-end="2212">Günay, ameliyatın ardından hastanın tükürüğünü ve sıvı gıdaları yutabildiğini, bunun sosyal yaşamında önemli bir iyileşme sağladığını belirtti. “Benim için de ilk kez uyguladığım bir yöntemdi, teknik olarak mümkündü ancak daha önce deneyimlemedim. Ameliyat başarılı geçti, Vedat Bey artık sıvı gıdalar tüketebiliyor.” ifadelerini kullandı.</p>
<p data-start="2214" data-end="2393">Vedat Akkuş ise, “İçmeden önce korkuyordum, iki yıldır hiçbir şey yiyip içemedim. Şimdi meyve suyu ve süt içebiliyorum, bu benim için büyük bir adım.” sözleriyle süreci anlattı.</p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Op. Dr. Mehmet Cem Mısırlıoğlu: “Dünyada Her 5 Saniyede 1 Kişi Görme Kaybı Yaşıyor”</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/op-dr-mehmet-cem-misirlioglu-dunyada-her-5-saniyede-1-kisi-goerme-kaybi-yasiyor</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/op-dr-mehmet-cem-misirlioglu-dunyada-her-5-saniyede-1-kisi-goerme-kaybi-yasiyor</guid>
<description><![CDATA[ Dünya Görme Günü kapsamında açıklama yapan Dünyagöz Keçiören Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Mehmet Cem Mısırlıoğlu, dünya genelinde her 5 saniyede bir kişinin görme kaybı yaşadığını belirterek bu kayıpların yüzde 80’inin düzenli muayenelerle önlenebileceğini vurguladı. Türkiye’de ise her 10 kişiden 4’ünün hiç göz muayenesi yaptırmadığını söyledi. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202510/image_870x_68e659570658c.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 08 Oct 2025 15:06:29 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Görme kaybı hangi sıklıkla görülüyor, düzenli göz muayenesi neden önemli, hangi belirtiler ciddi hastalık göstergesi, erken teşhis görme kaybını nasıl önleyebilir</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><br data-start="499" data-end="502">Dünya Görme Günü, her yıl olduğu gibi bu yıl da Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) ve Uluslararası Körlüğü Önleme Ajansı (IAPB) öncülüğünde, dünya çapında görme sağlığına dikkat çekmek amacıyla kutlanıyor. Bu kapsamda açıklamalarda bulunan Dünyagöz Keçiören Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı <strong data-start="785" data-end="819">Op. Dr. Mehmet Cem Mısırlıoğlu</strong>, görme kaybının büyük ölçüde önlenebilir olduğunu belirtti.</p>
<p></p>
<p data-start="883" data-end="1121">Dr. Mısırlıoğlu, “Dünyada her 5 saniyede 1 kişi görme kaybı yaşıyor. Bu kayıpların en az yüzde 80’i düzenli kontrollerle önlenebilir ya da tedavi edilebilir. Görme kaybı bir kader değil, geç kalınmış bir ihmaldir.” ifadelerini kullandı.</p>
<p data-start="1123" data-end="1417"><strong data-start="1123" data-end="1170">Görme bozukluğu yaşayan kişi sayısı artıyor</strong><br data-start="1170" data-end="1173">Dünya Sağlık Örgütü’nün 2023 verilerine göre dünya genelinde yaklaşık <strong data-start="1243" data-end="1262">2,2 milyar kişi</strong> görme bozukluğu yaşıyor. Bu kişilerin en az 1 milyarı, gerekli sağlık hizmetlerine ulaşamama veya erken teşhis yapılamaması nedeniyle tedavi edilemiyor.</p>
<p data-start="1419" data-end="1784">Türkiye’deki tabloya da değinen Dr. Mısırlıoğlu, “50 yaş üstü bireylerin yaklaşık yüzde 20’sinde katarakt, yüzde 15’inde ise glokom riski bulunuyor. Çocuklarda ise görme bozuklukları, öğrenme güçlüğü yaşayan öğrencilerin yüzde 60’ında etkili bir faktör. Ancak Türkiye’de her 10 kişiden 4’ü, yılda bir kez yapılması önerilen göz muayenesini hiç yaptırmıyor.” dedi.</p>
<p data-start="1786" data-end="2223"><strong data-start="1786" data-end="1820">Belirtiler göz ardı edilmemeli</strong><br data-start="1820" data-end="1823">Dr. Mısırlıoğlu, görme kaybına neden olan hastalıkların çoğunun sinsi ilerlediğini belirterek, “Ani görme kaybı, bulanık görme, gözde batma, kızarıklık, ışık hassasiyeti, göz çevresinde ağrı veya gece görüşünde bozulma gibi belirtiler ciddi hastalıkların habercisi olabilir. Özellikle glokom gibi hastalıklar belirti vermeden ilerleyip geri dönüşsüz hasarlara neden olabiliyor.” uyarısında bulundu.</p>
<p data-start="2225" data-end="2672"><strong data-start="2225" data-end="2269">Erken teşhis ile görme kaybı önlenebilir</strong><br data-start="2269" data-end="2272">Düzenli göz muayenesinin yaşam kalitesi için kritik öneme sahip olduğunu vurgulayan Mısırlıoğlu, “Kapsamlı bir göz muayenesi en az 30 dakika sürmelidir. Görme keskinliği testi, göz tansiyonu ölçümü, biomikroskobik inceleme gibi aşamalarla sadece göz değil, genel sağlık açısından da erken teşhis sağlanabilir. Her yıl yapılacak bir muayene ile birçok görme kaybı önlenebilir.” ifadelerini kullandı.</p>
<p data-start="2674" data-end="2960"><strong data-start="2674" data-end="2703">Dünyagöz Hastaneler Grubu</strong><br data-start="2703" data-end="2706">1996 yılında kurulan Dünyagöz Hastaneler Grubu, göz sağlığı alanında 12 ilde 21 şube ve 10 yurt dışı merkezle hizmet veriyor. Grup, yılda ortalama 120 bin yabancı hastayı kabul ediyor ve Avrupa’da yeni klinik açılışlarını 2026–2027 döneminde planlıyor.</p>
<p data-start="2962" data-end="3143"><strong data-start="2962" data-end="2974"></strong></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Prof. Dr. Kemal Memişoğlu: “Organ bağışı artık e&#45;Devlet ve e&#45;Nabız üzerinden yapılabiliyor, bağışlayanlara öncelik hakkı tanınıyor”</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/prof-dr-kemal-memisoglu-organ-bagisi-artik-e-devlet-ve-e-nabiz-uzerinden-yapilabiliyor-bagislayanlara-oencelik-hakki-taniniyor</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/prof-dr-kemal-memisoglu-organ-bagisi-artik-e-devlet-ve-e-nabiz-uzerinden-yapilabiliyor-bagislayanlara-oencelik-hakki-taniniyor</guid>
<description><![CDATA[ Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, NTV canlı yayınında sağlık hizmetlerinden organ bağışına, kanser taramalarından sigara bırakma desteklerine kadar birçok konuda açıklamalarda bulundu. Bakan Memişoğlu, e-Devlet ve e-Nabız üzerinden organ bağışının yapılabildiğini, MHRS bekleme sürelerinin yüzde 82 azaldığını, 40 yaş üstü vatandaşlara ücretsiz kanser taraması çağrısı yapıldığını ve 2026’da yerli ambulans helikopterin teslim edileceğini açıkladı. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202510/image_870x_68e5fad5a6aef.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 08 Oct 2025 08:02:26 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Organ bağışı e-Devlet üzerinden nasıl yapılacak, MHRS bekleme süreleri ne kadar azaldı, 40 yaş üstü kanser taraması kimleri kapsıyor, yerli ambulans helikopter ne zaman hizmete girecek</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, 7 Ekim 2025 Salı günü NTV Ankara Temsilcisi Ahmet Ergen’in canlı yayın konuğu olarak sağlık gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p>
<p><span></span></p>
<p><span></span></p>
<p><strong>Organ bağışı artık dijital ortamda</strong></p>
<p><span>Organ bağışının önemine dikkat çeken Memişoğlu, “Bir organ bağışı, bir insan hayatını kurtarmak demektir. Bugün Türkiye’de organ bekleyen 32 bin 500 insanımız var.” dedi. Vatandaşların artık e-Devlet ve e-Nabız üzerinden organlarını bağışlayabileceğini belirten Memişoğlu, “Bağış yapan kişinin birinci derece yakınları, organ ihtiyacı olduğunda öncelik hakkına sahip oluyor.” ifadelerini kullandı.</span><span></span></p>
<p><strong>MHRS bekleme süresi yüzde 82 azaldı</strong></p>
<p><span>Sağlık hizmetlerindeki iyileştirmelere değinen Memişoğlu, “Merkezi Hekim Randevu Sistemi’ni yeniledik. Son bir yılda randevu bekleme oranlarını yüzde 82 azalttık.” dedi. Üniversite hastanelerinin de sisteme entegre edilmeye başlandığını, bu alanda yeni taleplerin geldiğini belirtti.</span><span></span></p>
<p><strong>Kanserde erken teşhis vurgusu</strong></p>
<p><span>40 yaş üstü vatandaşlara ücretsiz kanser taraması çağrısı yapan Memişoğlu, “Kanseri erken fazda yakalarsanız tedavi edilebilir. 15 milyon kişiye ulaştık, 16 bin 800 kişiye erken teşhis konuldu.” bilgisini paylaştı.</span><span></span></p>
<p><strong>Fazla kilo ve sigara kullanımına dikkat çekti</strong></p>
<p><span>Türkiye’de toplumun yüzde 70’inin fazla kilolu olduğunu belirten Memişoğlu, “Sağlıklı bir toplum için sağlık bilincini artırmamız gerekiyor.” dedi.</span></p>
<p><span>Sigara bırakma hizmetlerine ilişkin olarak, “Toplumun üçte biri sigara kullanıyor. Vatandaşlarımız ALO 171 hattı, poliklinikler veya mobil timlerimiz üzerinden ücretsiz destek alabilir.” ifadelerini kullandı.</span><span></span></p>
<p><strong>Sağlık çalışanlarına yeni düzenleme</strong></p>
<p><span>Bakan Memişoğlu, 2026’dan itibaren sağlık çalışanlarının üniformalarının yılda iki kez bakanlık tarafından temin edileceğini belirtti. Ayrıca 18 bin yeni personel alımının yapıldığını, 2026’da yeniden alım planlandığını açıkladı.</span><span></span></p>
<p><strong>GETAT uygulamaları yaygınlaşıyor</strong></p>
<p><span>Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp (GETAT) uygulamalarına yönelik çalışmalardan da bahseden Memişoğlu, “Aile hekimliklerinde fitoterapi ve akupunktur hizmetleri yaygınlaşacak. Cumartesi günleri uygun ücretlerle bu hizmetlere erişim mümkün olacak.” dedi.</span><span></span></p>
<p><strong>Yerli ambulans helikopter 2026’da teslim edilecek</strong></p>
<p><span>Sağlık teknolojilerinde yerli üretim hedeflerini anlatan Memişoğlu, “Yerli ambulans helikopterimizi 2026’nın ikinci yarısından önce teslim alacağız.” ifadesini kullandı.</span></p>
<p><span>Memişoğlu, Çin ve ABD ile sağlık teknolojileri ve ilaç üretiminde ortak çalışmalar yürütüldüğünü belirterek, “Türkiye artık sağlıkta sadece hizmet alan değil, üreten ülke olmak istiyor.” dedi.</span><span></span></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Ege Üniversitesi&amp;apos;nden çocuklarda hastane korkusunu azaltacak “storigami” yöntemi</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/ege-universitesinden-cocuklarda-hastane-korkusunu-azaltacak-storigami-yoentemi</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/ege-universitesinden-cocuklarda-hastane-korkusunu-azaltacak-storigami-yoentemi</guid>
<description><![CDATA[ Ege Üniversitesi Hemşirelik Fakültesi öğretim üyesi Doç. Dr. Ayşe Kahraman’ın yürütücülüğünde hazırlanan ve TÜBİTAK tarafından desteklenen proje kapsamında, “storigami” adı verilen yeni bir yöntemle çocukların hastane süreçlerinde yaşadığı ağrı, korku ve anksiyetenin azaltılması hedefleniyor. Origami ve hikâye anlatımını birleştiren bu teknik, hemşirelik uygulamalarına yenilikçi bir yaklaşım kazandıracak. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202510/image_870x_68e4c33e90357.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 08 Oct 2025 03:08:54 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Storigami yöntemi çocuklarda hastane korkusunu nasıl azaltacak, proje hangi yaş grubuna uygulanacak, yöntem hemşirelik alanına nasıl katkı sağlayacak, araştırma hangi kurumlar tarafından destekleniyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><br data-start="545" data-end="548">Ege Üniversitesi Hemşirelik Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Hemşireliği Anabilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Ayşe Kahraman’ın yürütücülüğünde gerçekleştirilen “Storigami Yönteminin Çocukların Periferik İntravenöz Kateterizasyonla İlişkili Ağrı, Korku ve Anksiyete Düzeyine Etkisi” başlıklı doktora tez çalışması, “TÜBİTAK 1002-B Acil Destek Modülü” kapsamında desteklenmeye hak kazandı.</p>
<p></p>
<p data-start="946" data-end="1084">Projeyle, çocuk sağlığının korunması ve geliştirilmesine yönelik yeni bir yöntemin hemşirelik uygulamalarına kazandırılması amaçlanıyor.</p>
<p data-start="1086" data-end="1482">Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak, proje ekibini makamında kabul ederek, “Sağlık temalı araştırma üniversitemizin bilim insanları, sağlık alanında yenilikçi ve özgün projeler üretmeye devam ediyor. Bu proje, hemşirelik uygulamalarına yenilikçi bir yaklaşım kazandırırken, çocukların sağlık hizmetlerine daha olumlu bir bakış geliştirmesine katkı sağlayacak.” ifadelerini kullandı.</p>
<p data-start="1484" data-end="1914">Proje yürütücüsü Doç. Dr. Ayşe Kahraman, çalışmanın amacına ilişkin yaptığı açıklamada, “Çocukların sık hastane ziyaretlerinde yaşadığı olumsuz deneyimler, ilerleyen yaşlarda sağlık hizmetlerinden kaçınma gibi sonuçlar doğurabiliyor. Bu çalışma ile 6-9 yaş aralığındaki çocuklarda, periferik intravenöz kateter uygulamalarında storigami yönteminin ağrı, korku ve anksiyeteyi azaltmadaki etkisini belirlemeyi hedefliyoruz.” dedi.</p>
<p data-start="1916" data-end="2185">Kahraman, “Origami ve hikâyeyi bir arada sunan storigami, hastanelerde ağrıyı azaltmak amacıyla ilk kez uygulanacak. Uygun maliyetli ve güvenilir bu teknikle, farmakolojik olmayan ağrı giderme yöntemlerine yenilikçi bir katkı sunmayı planlıyoruz.” ifadelerini ekledi.</p>
<p data-start="2187" data-end="2416">Projede, Doç. Dr. Ayşe Kahraman’ın yanı sıra doktora öğrencisi Emine Çubukçu ile Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Polatlı Sosyal Bilimler Meslek Yüksekokulu öğretim üyesi Prof. Dr. Ebru Hasibe Tanju Aslışen de görev alıyor.</p>
<p data-start="2418" data-end="2637"><strong data-start="2418" data-end="2430"></strong></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Proloterapi Alanında Türkiye Birincisi Oldu!</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/gulhane-egitim-ve-arastirma-hastanesi-proloterapi-alaninda-turkiye-birincisi-oldu</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/gulhane-egitim-ve-arastirma-hastanesi-proloterapi-alaninda-turkiye-birincisi-oldu</guid>
<description><![CDATA[ Dr. İlker Solmaz’a Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu’ndan Büyük Onur ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202510/image_870x_68e521abd3e3a.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 08 Oct 2025 03:08:54 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Dr. İlker Solmaz proloterapi alanında nasıl bir başarıya imza attı?
? Proloterapi tedavisi nedir, hangi hastalıklarda uygulanır?
? Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu’nun kongredeki mesajı neydi?
? GETAT uygulamaları Türkiye’de neden önem kazandı?</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p data-start="818" data-end="1094">Türkiye’nin en saygın sağlık etkinliklerinden biri olan <strong data-start="874" data-end="927">3. Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp (GETAT) Kongresi</strong>, Sağlık Bakanı <strong data-start="943" data-end="976">Prof. Dr. Kemal Memişoğlu’nun</strong> katılımıyla İstanbul’da gerçekleştirildi. Kongrede, ülkemizin en başarılı GETAT uygulama merkezleri ödüllendirildi.</p>
<p data-start="1096" data-end="1324">Bu yılki kongrede <strong data-start="1114" data-end="1169">“Proloterapi Alanında En Başarılı Uygulama Merkezi”</strong> ödülüne layık görülen <strong data-start="1192" data-end="1256">Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesi GETAT Uygulama Merkezi</strong>, Türkiye genelinde alanının lideri olarak büyük bir gurur yaşadı.</p>
<p data-start="1326" data-end="1465">Törende ödülü, merkezin başarılı hekimlerinden <strong data-start="1373" data-end="1393">Dr. İlker Solmaz</strong>, bizzat <strong data-start="1402" data-end="1449">Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu’nun</strong> elinden aldı.</p>
<p data-start="1539" data-end="1613">Dr. İlker Solmaz, ödül sonrası yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:</p>
<blockquote data-start="1615" data-end="1885">
<p data-start="1617" data-end="1885">“Bu ödül sadece bana ait değil, birlikte emek verdiğimiz, gece gündüz hastalarımız için çalışan tüm ekibimizin başarısıdır. Türkiye’de proloterapi uygulamalarında öncü bir merkez olarak hastalarımıza en etkili, en bilimsel yöntemlerle hizmet sunmaya devam edeceğiz.</p>
</blockquote>
<p data-start="1941" data-end="2311">Kas-iskelet sistemi rahatsızlıklarının tedavisinde uygulanan <strong data-start="2002" data-end="2017">proloterapi</strong>, vücudun kendi iyileşme mekanizmalarını harekete geçiren doğal bir yöntem olarak öne çıkıyor.<br data-start="2111" data-end="2114"><strong data-start="2114" data-end="2169">Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesi GETAT Merkezi</strong>, bu alanda yürüttüğü bilimsel çalışmalar, tedavi başarı oranı ve yüksek hasta memnuniyetiyle Türkiye’nin <strong data-start="2275" data-end="2295">referans merkezi</strong> haline geldi.</p>
<p data-start="2366" data-end="2535">Sağlık Bakanı <strong data-start="2380" data-end="2409">Prof. Dr. Kemal Memişoğlu</strong>, törende yaptığı konuşmada Türkiye’nin geleneksel ve tamamlayıcı tıp uygulamalarında dünya çapında ilerlediğini belirterek:</p>
<blockquote data-start="2537" data-end="2764">
<p data-start="2539" data-end="2764">“GETAT merkezlerimiz, bilimsel temelli ve hasta odaklı çalışmalarıyla gurur kaynağımızdır. Türkiye, bu alanda da dünyada söz sahibi ülkelerden biri olacaktır. Başarılı tüm hekimlerimizi ve ekiplerini tebrik ediyorum.”</p>
</blockquote>
<p data-start="2807" data-end="3124">Her yıl düzenlenen <strong data-start="2826" data-end="2868">Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Kongresi</strong>, alanında uzman hekimleri, akademisyenleri ve sağlık profesyonellerini bir araya getiriyor.<br data-start="2960" data-end="2963">Kongre, tıp dünyasındaki bilimsel gelişmeleri paylaşma, yeni tedavi yöntemlerini tanıtma ve sağlık alanında farkındalık oluşturma açısından büyük önem taşıyor.</p>
<hr data-start="3126" data-end="3129"><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Klinik Psikolog Burçin Deniz: “Rahatlayın, durumu yeniden değerlendirin, ardından tepki üretin.”</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/klinik-psikolog-burcin-deniz-rahatlayin-durumu-yeniden-degerlendirin-ardindan-tepki-uretin</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/klinik-psikolog-burcin-deniz-rahatlayin-durumu-yeniden-degerlendirin-ardindan-tepki-uretin</guid>
<description><![CDATA[ Psikoloji Bölümü’nden Klinik Psikolog Burçin Deniz, öfkenin çoğu zaman kişiye zarar veren bir duygu olduğunu belirterek öfke kontrolü için üç adımlı bir yöntem önerdi. İzmir’de 06.10.2025’te paylaşılan bilgilere göre kişi önce rahatlamalı, durumu yeniden değerlendirmeli, ardından ölçülü bir tepki vermeli. Yanlış başa çıkma yolları ve öfkenin ne zaman problem sayılacağı da açıklandı. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202510/image_870x_68e3fe5e50018.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 06 Oct 2025 18:19:44 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Öfke ne zaman problem haline gelir, öfkeyle başa çıkmada hangi hatalar sık görülür, üç adım yöntemi nasıl uygulanır, öfkenin altında hangi duygular yer alabilir</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p data-start="547" data-end="889"> İzmir Hastanesi bünyesinde görev yapan  Psikoloji Bölümü’nden Klinik Psikolog Burçin Deniz, öfke duygusunun çoğu zaman kişiye zarar verdiğini belirterek 3 adımlı bir öfke kontrol yöntemi paylaştı. Deniz, “Rahatlayın, durumu yeniden değerlendirin, sonrasında tepki üretin.” dedi.</p>
<p data-start="891" data-end="1316"><strong data-start="891" data-end="905">Öfke nedir</strong><br>Deniz, öfkenin doyurulmamış istekler, istenmeyen sonuçlar ve karşılanmayan beklentilere verilen duygusal bir tepki olduğunu vurguladı. “Öfke, başkalarının hataları için kişinin kendisine verdiği cezadır.” ifadesini kullanan Deniz, öfkenin buzdağının görünen kısmı olduğunu; deniz altında ise üzüntü, yalnızlık, kaygı, hayal kırıklığı, haksızlığa uğrama ve anlaşılamama gibi duyguların yer alabildiğini aktardı.</p>
<p data-start="1318" data-end="1648"><strong data-start="1318" data-end="1343">Ne zaman problem olur</strong><br>Öfkenin problem sayılacağı durumları açıklayan Deniz, “Öfkelenildiği zaman kişi kendisini kontrolsüz durumda hissediyor mu? Öfkelenilen durumlarda daha sonradan onaylanmayacak davranışlarda veya sözlerde bulunuluyor mu? Bu soruların cevabı evet ise kişi öfkeyi kontrol etmekte zorlanıyor demektir.” dedi.</p>
<p data-start="1650" data-end="1908"><strong data-start="1650" data-end="1679">Yanlış başa çıkma yolları</strong><br>Klinik Psikolog Burçin Deniz, öfkeyi yok sayma, başkasına aktarma, saldırganca ortaya koyma, kendine yöneltme ve alaycı–iğneleyici sözlerle pasif davranış sergilemenin seanslarda sık görülen yanlış stratejiler olduğunu belirtti.</p>
<p data-start="1910" data-end="2051"><strong data-start="1910" data-end="1945">Üç adım yöntemi nasıl uygulanır</strong><br>Deniz, kişinin öfkenin etkisi altına girdiğini fark ettiği anda üç adımı sırasıyla uygulamasını önerdi:</p>
<ol data-start="2052" data-end="2773">
<li data-start="2052" data-end="2376">
<p data-start="2055" data-end="2376"><strong data-start="2055" data-end="2067">Rahatla.</strong> “Kendinize zaman tanıyın. Sizi öfkelendiren durumdan kısa süreli uzaklaşmak, daha sakin ve mantıklı değerlendirme için alan sağlar. Herhangi bir açıklama yapmadan ortadan kaybolmayın; tartışmayı yeniden ele alacağınız ortak bir zaman belirleyin. Zaman tanıyamadığınız durumlarda 10’dan geriye sayın.” dedi.</p>
</li>
<li data-start="2377" data-end="2575">
<p data-start="2380" data-end="2575"><strong data-start="2380" data-end="2404">Yeniden değerlendir.</strong> “Öfkeli düşüncelerinizi gözden geçirin. Siyah-beyaz bakış açısı öfkeyi besler. İlk akla gelen yargılayıcı ve sert düşünceleri mercek altına alın.” ifadelerini kullandı.</p>
</li>
<li data-start="2576" data-end="2773">
<p data-start="2579" data-end="2773"><strong data-start="2579" data-end="2593">Tepki ver.</strong> “İletişime geçildiğinde sakinlik ve otokontrol korunmalı. Ölçülü bir ses tonu kullanın; tahrik edici, agresif veya küçümseyici jest, mimik ve beden dilinden kaçının.” diye ekledi.</p>
</li>
</ol>
<p data-start="2775" data-end="2944">Deniz, zorlayıcı yaşam ve ekonomik koşulların kişileri gergin ve engellenmiş hissettirebildiğini; önemli olanın duygular üzerinde kontrol sahibi olmak olduğunu belirtti.</p>
<h1 data-start="2946" data-end="2956"></h1>
<p></p>
<p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Proloterapi Alanında Türkiye’nin En Başarılı GETAT Merkezi Seçildi</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/gulhane-egitim-ve-arastirma-hastanesi-proloterapi-alaninda-turkiyenin-en-basarili-getat-merkezi-secildi</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/gulhane-egitim-ve-arastirma-hastanesi-proloterapi-alaninda-turkiyenin-en-basarili-getat-merkezi-secildi</guid>
<description><![CDATA[ İstanbul’da düzenlenen 3. Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Kongresi’nde, Türkiye’nin en başarılı GETAT uygulama merkezleri ödüllerini aldı. Proloterapi alanında birinciliğe layık görülen Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesi GETAT Uygulama Merkezi, ödülünü Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu’nun elinden aldı. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202510/image_870x_68e142a070b5b.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 04 Oct 2025 18:45:41 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>GETAT kongresi ne zaman düzenlendi, hangi merkezler ödül aldı, Gülhane Hastanesi hangi alanda birinci oldu, ödül kim tarafından verildi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p data-start="455" data-end="689">İstanbul’da gerçekleştirilen 3. Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp (GETAT) Kongresi’nde, Türkiye genelinde en başarılı uygulama merkezleri ödüllendirildi. Etkinliğe Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu da katıldı.</p>
<p data-start="691" data-end="889">Kongrede, <strong data-start="701" data-end="754">Proloterapi alanında en başarılı uygulama merkezi</strong> ödülü, Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesi GETAT Uygulama Merkezi’ne verildi. Merkez, bu alanda ülke çapında lider konumuna geldi.</p>
<p data-start="891" data-end="1156">Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesi GETAT ekibi adına yapılan açıklamada, alınan ödülün ekip çalışmasının sonucu olduğu vurgulandı. Açıklamada, “Bu başarı sadece bireysel değil, gece gündüz hastalar için emek veren tüm ekibimizin başarısıdır.” ifadesi yer aldı.</p>
<p data-start="1158" data-end="1413"><strong data-start="1158" data-end="1184">Ödül Töreni ve Katılım</strong><br data-start="1184" data-end="1187">Törene sağlık alanında çeşitli kurum temsilcileri, akademisyenler ve uzman hekimler katıldı. Etkinlikte geleneksel ve tamamlayıcı tıbbın Türkiye’deki gelişimi, uygulama standartları ve yeni tedavi yaklaşımları da ele alındı.</p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>TVHB Başkanı Ali Eroğlu: &amp;quot;Yılan, Meşale ve Ay&#45;Yıldız Logonun Mesleki Etik ve Sağlık Anlamını Taşıyor&amp;quot;</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/tvhb-baskani-ali-eroglu-yilan-mesale-ve-ay-yildiz-logonun-mesleki-etik-ve-saglik-anlamini-tasiyor</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/tvhb-baskani-ali-eroglu-yilan-mesale-ve-ay-yildiz-logonun-mesleki-etik-ve-saglik-anlamini-tasiyor</guid>
<description><![CDATA[ Türk Veteriner Hekimleri Birliği Merkez Konseyi Başkanı Ali Eroğlu, birliğin logosunun tarihçesini CUMHA’ya anlattı. 1939’da öğrenci tasarımıyla başlayan süreç, 1954’te TVHB’nin kuruluşuyla resmileşti. Sağlığın sembolü yılan, etik ve doğruluğu simgeleyen meşale ile birleşirken, ay-yıldız ise milli kimliği temsil ediyor. Logonun fakültelerde öğrencilere mesleki bilinç kazandırmak için öğretildiği de vurgulandı. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202510/image_870x_68e0ea8d6b2a9.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 04 Oct 2025 10:33:17 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>TVHB logosunun tarihçesi nedir, logodaki yılan neyi temsil ediyor, meşalenin anlamı nedir, logodaki renklerin sembolik karşılığı nedir</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><br data-start="571" data-end="574">Türk Veteriner Hekimleri Birliği (TVHB) Merkez Konseyi Başkanı Ali Eroğlu, CUMHA Cumhur Haber Ajansı’na yaptığı açıklamada, birliğin logosunun tarihçesini ve sembollerinin anlamını paylaştı.</p>
<p><iframe width="560" height="315" src="https://www.youtube.com/embed/Z5pfiKLsUdQ?si=8HhVzUgwYMzlbPtj" title="YouTube video player" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen="allowfullscreen"></iframe></p>
<p data-start="768" data-end="1114">Eroğlu’nun aktardığına göre, logo ilk olarak Ankara Veteriner Fakültesi öğrencisi Ahmet Noyan tarafından 1939’da tasarlandı. 1954 yılında TVHB’nin kurulmasıyla birlikte bu tasarım kurumsal kimlik haline getirildi. Daha sonraki yıllarda, veteriner hekimlik alanında önemli isimlerden Ord. Prof. Süreyya Tahsin Aygün tarafından ay-yıldız eklendi.</p>
<p data-start="1116" data-end="1373"><strong data-start="1116" data-end="1140">Yılan sağlık simgesi</strong><br data-start="1140" data-end="1143">Eroğlu, logoda yer alan yılanın, ortaçağlardan bu yana tüm dünyada sağlığın sembolü olarak kabul edildiğini vurguladı. Yılanın direğe anatomik olarak doğru bir şekilde sarılması da dikkat çekici bir unsur olarak değerlendirildi.</p>
<p data-start="1375" data-end="1616"><strong data-start="1375" data-end="1408">Meşale etik duruşu simgeliyor</strong><br data-start="1408" data-end="1411">Logoda yer alan meşale, mesleğin doğruluğunu, etik şartlarda uygulanması gerektiğini ve aydınlığı temsil ediyor. Eroğlu, bu unsurların aynı zamanda mutluluk, ışık ve birlik mesajı da taşıdığını belirtti.</p>
<p data-start="1618" data-end="1796"><strong data-start="1618" data-end="1638">Renklerin anlamı</strong><br data-start="1638" data-end="1641">Bordo zemin, sağlık alanında yaygın olarak kullanılan bir kurumsal renk olarak seçildi. Sarı renkteki yılan ve meşale, sağlık ve aydınlığı temsil ediyor.</p>
<p data-start="1798" data-end="2031"><strong data-start="1798" data-end="1825">Öğrencilere öğretiliyor</strong><br data-start="1825" data-end="1828">Eroğlu, fakültelerde veteriner hekimliği öğrencilerine logonun öğretilmesinin önemli olduğunu, sembollerin mesleki bilinç ve etik değerlerin hatırlatılması açısından özel bir yer taşıdığını ifade etti.</p>
<p data-start="2033" data-end="2186"><strong data-start="2033" data-end="2045"></strong></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Sağlık Bakanı Memişoğlu: &amp;quot;Mutluluk makam değil, ideal sahibi olmaktır&amp;quot;</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/saglik-bakani-memisoglu-mutluluk-makam-degil-ideal-sahibi-olmaktir</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/saglik-bakani-memisoglu-mutluluk-makam-degil-ideal-sahibi-olmaktir</guid>
<description><![CDATA[ Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, Ankara’da düzenlenen Sağlıkta Z-İnovasyon Zirvesi’nde üniversite öğrencileriyle bir araya geldi. Gençlere bilgiye ulaşırken analitik düşünme, maneviyatı kaybetmeme ve idealist olma çağrısı yaptı. Ayrıca sigara ve kötü alışkanlıklardan uzak durulması gerektiğini vurguladı ve “Fikirden Ürüne – Üreten Sağlık Modeli” projesini tanıttı. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202510/image_870x_68dfc3a666b24.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 03 Oct 2025 19:46:34 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Sağlıkta Z-İnovasyon Zirvesi’nde hangi mesajlar verildi, gençlere yönelik en önemli uyarılar neler oldu, Üreten Sağlık Modeli hangi amaçla başlatıldı, sigara ve kötü alışkanlıklar konusunda gençlerden ne beklendi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><br data-start="501" data-end="504">Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, 2 Ekim 2025 Perşembe günü Ankara’da düzenlenen Sağlıkta Z-İnovasyon Zirvesi’ne katıldı. Zirve kapsamında gerçekleştirilen “Zirve Arenası” oturumunda, Sağlık Genç Meclisi üyesi öğrencilerle buluştu.</p>
<p></p>
<p data-start="746" data-end="1134"><strong data-start="746" data-end="783">Gençlere analitik düşünme çağrısı</strong><br data-start="783" data-end="786">Memişoğlu, öğrencilerin bilgiye kolay ulaşma avantajına sahip olduğunu ancak bu durumun yanlış bilgiye de aynı hızla erişim anlamına geldiğini söyledi. “Eğer analitik düşünme ve tecrübe ile süzgeçten geçirmezseniz yanlış bilgilere kolayca kapılabilirsiniz. Bu yüzden geçmişi okumak, kitaplardan beslenmek ve medyayı analiz etmek çok önemli” dedi.</p>
<p data-start="1136" data-end="1478"><strong data-start="1136" data-end="1172">“Mutluluk ideal sahibi olmaktır”</strong><br data-start="1172" data-end="1175"> Konuşmasında öğrencilere sadece bir bakan olarak değil, bir ağabey olarak seslendiğini ifade eden Memişoğlu, “Taraftar olmayın, bilgili ve analizci olun. Mutluluk; para, makam veya güce sahip olmak değil, ideal sahibi olmaktır. İdealizm, başkasına iyilik yapmak ve bir fikrin peşinden gitmektir” dedi.</p>
<p data-start="1480" data-end="1794"><strong data-start="1480" data-end="1516">“Üreten Sağlık Modeli” tanıtıldı</strong><br data-start="1516" data-end="1519">Türkiye’nin sağlık alanında güçlü bir insan kaynağına sahip olduğunu vurgulayan Memişoğlu, bundan sonraki dönemde üretim ve bilgi geliştirme alanında altyapı kuracaklarını belirtti. Bu amaçla “Fikirden Ürüne – Üreten Sağlık Modeli” projesini hayata geçirdiklerini açıkladı.</p>
<p data-start="1796" data-end="2087"><strong data-start="1796" data-end="1822">Sağlıklı yaşam uyarısı</strong><br data-start="1822" data-end="1825">Bakan Memişoğlu, sağlıklı toplum için sigara, kötü alışkanlıklar ve sağlıksız beslenmeden uzak durulması gerektiğini belirterek gençlerden çevrelerinde bu farkındalığı yaymalarını istedi. “Sağlıklı kalmak temel politikalarımızdan biridir” ifadelerini kullandı.</p>
<p data-start="2089" data-end="2320"><strong data-start="2089" data-end="2101"></strong></p>
<p></p>
<p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Dr. Müge Yaşar: &amp;quot;Mevsim geçişlerinde uykusuzluk depresyon ve anksiyeteyi tetikleyebilir&amp;quot;</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/dr-muge-yasar-mevsim-gecislerinde-uykusuzluk-depresyon-ve-anksiyeteyi-tetikleyebilir</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/dr-muge-yasar-mevsim-gecislerinde-uykusuzluk-depresyon-ve-anksiyeteyi-tetikleyebilir</guid>
<description><![CDATA[ Mevsim geçişlerinde artan uyku problemleri yaşam kalitesini düşürüyor. Medicana International İzmir Hastanesi’nden Psikiyatri Uzmanı Dr. Müge Yaşar, özellikle sonbahar ve kış aylarında gün ışığının azalmasıyla uykusuzluğun daha sık görüldüğünü belirterek, bu durumun depresyon, anksiyete ve dikkat dağınıklığı gibi sorunlara yol açabileceğini söyledi. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202510/image_870x_68df94aecdf67.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 03 Oct 2025 11:38:14 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Mevsim geçişlerinde uykusuzluk neden artıyor, melatonin ve serotonin dengesi uykuyu nasıl etkiliyor, uykusuzluk hangi ruhsal sorunlara yol açıyor, uyku hijyeni için hangi önlemler alınmalı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><br data-start="496" data-end="499">Mevsim geçişlerinde uyku sorunları, bireylerin günlük yaşamını ve ruhsal sağlığını olumsuz etkileyebiliyor. Özellikle sonbahar-kış döneminde gün ışığının azalmasıyla uyku bozukluklarının daha belirgin hale geldiğini vurgulayan Medicana Sağlık Grubu Psikiyatri Bölümü’nden Dr. Öğr. Üyesi Müge Yaşar, bu durumun depresyon ve anksiyete belirtilerini tetiklediğini açıkladı.</p>
<p></p>
<p data-start="873" data-end="1172"><strong data-start="873" data-end="908">Melatonin dengesi bozulabiliyor</strong><br data-start="908" data-end="911">Yaşar, gün ışığının azalmasının biyolojik saati olumsuz etkilediğini belirterek, “Sabahları karanlık bir ortama uyanmak melatonin salınımını bozuyor. Melatonin, uyku dengesini sağlayan bir hormondur. Vücut uyumuş olsa bile kişi dinlenmemiş hissedebilir” dedi.</p>
<p data-start="1174" data-end="1506"><strong data-start="1174" data-end="1214">Depresyon ve anksiyete riski artıyor</strong><br data-start="1214" data-end="1217">Sonbaharda hava basıncı ve sıcaklık değişimleriyle birlikte serotonin düzeyinde düşüş yaşandığını ifade eden Yaşar, “Serotonin azalınca enerji kaybı, yorgunluk ve gündüz uykululuk hali ortaya çıkabiliyor. Bu durum depresyon ve anksiyete bozukluklarını tetikleyebiliyor” şeklinde konuştu.</p>
<p data-start="1508" data-end="1809"><strong data-start="1508" data-end="1548">Uykusuzluk kısır döngüye dönüşebilir</strong><br data-start="1548" data-end="1551">Yaşar, uyku sorunlarının uzun vadede sosyal izolasyon ve motivasyon kaybına yol açabileceğini belirterek, “Uykusuzluk arttıkça gerginlik ve sinirlilik artar. Düşünceler uykuya engel oldukça uyku daha da zorlaşır ve kısır döngü oluşur” ifadelerini kullandı.</p>
<p data-start="1811" data-end="2283"><strong data-start="1811" data-end="1849">Uyku hijyeni ve egzersiz önerileri</strong><br data-start="1849" data-end="1852">Dr. Yaşar, uyku hijyenine dikkat edilmesi gerektiğini vurgulayarak şu önerilerde bulundu: “Her akşam aynı saatte yatmak, kafeinli içeceklerden kaçınmak, odanın tamamen karanlık olmasını sağlamak, mavi ekran maruziyetini yatmadan en az 1–2 saat önce sonlandırmak uyku kalitesini artırır. Ayrıca sabahları gün ışığında egzersiz yapmak, gün içinde aktif kalmak ve kısa yürüyüşlerle hareketi artırmak da gece uykusunu kolaylaştırır.”</p>
<p data-start="2285" data-end="2492"><strong data-start="2285" data-end="2297"></strong></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Dr. Öğr. Üyesi Emine Güler Çelik: &amp;quot;HPV ve rahim ağzı kanserinde erken teşhis için taşınabilir tanı kiti geliştireceğiz&amp;quot;</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/dr-ogr-uyesi-emine-guler-celik-hpv-ve-rahim-agzi-kanserinde-erken-teshis-icin-tasinabilir-tani-kiti-gelistirecegiz</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/dr-ogr-uyesi-emine-guler-celik-hpv-ve-rahim-agzi-kanserinde-erken-teshis-icin-tasinabilir-tani-kiti-gelistirecegiz</guid>
<description><![CDATA[ Ege Üniversitesi Biyomühendislik Bölümü öğretim üyesi Dr. Öğr. Üyesi Emine Güler Çelik’in yürütücülüğünü üstlendiği proje, TÜBİTAK tarafından desteklenmeye hak kazandı. Proje kapsamında, yüksek riskli HPV tiplerini ve rahim ağzı kanseri riskini aynı anda tespit edebilen, taşınabilir, düşük maliyetli ve akıllı telefon tabanlı hızlı tanı kiti geliştirilecek. Bu yenilikçi sistem sayesinde erken teşhis ve risk değerlendirmesinde sağlık profesyonellerine ve kaynakları kısıtlı bölgelerde yaşayan bireylere kolay erişilebilir çözümler sunulması hedefleniyor. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202510/image_870x_68de3fc19c28c.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 02 Oct 2025 17:51:18 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>HPV tanı kiti nasıl çalışacak, rahim ağzı kanserinde erken teşhis neden önemli, yeni sistem hangi avantajları sunacak, proje hangi destek programı kapsamında kabul edildi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><br data-start="732" data-end="735">Ege Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Biyomühendislik Bölümü öğretim üyesi Dr. Öğr. Üyesi Emine Güler Çelik’in yürütücülüğünü üstlendiği proje, TÜBİTAK 1001 Destek Programı kapsamında desteklenmeye hak kazandı. “Yüksek Riskli HPV Tipleri ve HPV Kaynaklı Rahim Ağzı Kanseri Diagnostiğinde Akıllı Telefon Tabanlı Floresans Multipleks Hızlı Tanı Kiti Geliştirilmesi” başlıklı proje, rahim ağzı kanseri ile ilişkilendirilen HPV alt tiplerinin erken teşhisine yönelik çözümler sunmayı amaçlıyor.</p>
<p></p>
<p data-start="1230" data-end="1560"><strong data-start="1230" data-end="1248">Projenin amacı</strong><br data-start="1248" data-end="1251">Çalışma, yüksek riskli HPV alt tiplerinin ve bu enfeksiyonların kansere dönüşme riskine işaret eden biyobelirteçlerin aynı anda tespit edilebileceği taşınabilir bir test sistemi geliştirmeyi hedefliyor. Akıllı telefon entegrasyonu sayesinde laboratuvar koşullarına gerek duyulmadan hızlı sonuç alınabilecek.</p>
<p data-start="1562" data-end="2061"><strong data-start="1562" data-end="1577">Açıklamalar</strong><br data-start="1577" data-end="1580">Proje hakkında bilgi veren Dr. Öğr. Üyesi Emine Güler Çelik, HPV’nin cinsel yolla bulaşan enfeksiyonların başında geldiğini belirterek, “Bazı HPV alt tipleri uzun süreli enfeksiyonlarla rahim ağzı kanseri başta olmak üzere farklı kanser türlerine neden olabilmektedir. HPV aşısı önemli bir korunma aracı olsa da birçok ülkede henüz ulusal aşılama programlarına tam olarak entegre edilmemiştir. Bu durum, erken, doğru ve hızlı tanı araçlarına duyulan ihtiyacı artırmaktadır” dedi.</p>
<p data-start="2063" data-end="2525">Çelik, proje ile geliştirilecek tanı sisteminin hem sağlık profesyonelleri hem de kaynakları kısıtlı bölgelerde yaşayan bireyler için erişilebilir çözümler sağlayacağını vurguladı. “Test, yalnızca HPV varlığını değil, aynı zamanda enfeksiyonun kansere dönüşme riskini de değerlendirme imkânı sunacak. Hedefimiz, erken teşhis ve risk belirlemede kullanılabilecek taşınabilir, düşük maliyetli ve kullanıcı dostu bir platform geliştirmektir” ifadelerini kullandı.</p>
<p data-start="2527" data-end="2716"><strong data-start="2527" data-end="2539"></strong></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Doç. Dr. Hasan Akbaba: &amp;quot;CRISPR teknolojisi doğrudan kanserli hücre çekirdeğine hedeflenecek&amp;quot;</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/doc-dr-hasan-akbaba-crispr-teknolojisi-dogrudan-kanserli-hucre-cekirdegine-hedeflenecek</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/doc-dr-hasan-akbaba-crispr-teknolojisi-dogrudan-kanserli-hucre-cekirdegine-hedeflenecek</guid>
<description><![CDATA[ Ege Üniversitesi Eczacılık Fakültesi öğretim üyesi Doç. Dr. Hasan Akbaba’nın yürüttüğü ve TÜBİTAK tarafından desteklenen proje kapsamında, akciğer kanserinin tedavisinde CRISPR-Cas9 sistemi lipit nanopartiküller aracılığıyla inhalasyon yoluyla uygulanacak. Çalışma, multidisipliner bir ekibin katkısıyla kanser tedavisinde yenilikçi gen düzenleme yaklaşımlarını hayata geçirmeyi hedefliyor. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202510/image_870x_68dce89e22e1f.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 01 Oct 2025 08:46:41 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Akciğer kanseri tedavisinde CRISPR-Cas9 nasıl kullanılacak, lipit nanopartiküller tedavide hangi rolü üstlenecek, proje hangi kurumların iş birliği ile yürütülüyor, inhalasyon yoluyla uygulamanın avantajları neler</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><br data-start="539" data-end="542">Ege Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Farmasötik Biyoteknoloji Anabilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Hasan Akbaba’nın yürütücülüğünü yaptığı proje, TÜBİTAK 2515 – COST Aksiyon Üyeleri Ar-Ge Destek Programı kapsamında desteklenmeye uygun bulundu. Proje, akciğer kanserinin tedavisine yönelik terapötik gen düzenlemesini konu alıyor.</p>
<p></p>
<p data-start="875" data-end="1163">“Akciğer kanserinin tedavisine yönelik terapötik gen düzenlemesi amacıyla ribonükleoprotein yüklü lipit nanopartiküllerin piezoelektrik inhalasyon sistemleri ile iletimi” başlıklı çalışmada, CRISPR-Cas9 teknolojisinin terapötik kullanımına yönelik yenilikçi bir yaklaşım geliştirilecek.</p>
<p data-start="1165" data-end="1810"><strong data-start="1165" data-end="1198">Gen tedavisinde yeni yaklaşım</strong><br data-start="1198" data-end="1201">Doç. Dr. Hasan Akbaba, projeyle ilgili yaptığı açıklamada, gen tedavisinde kullanılan moleküler mekanizmaların etkinliğinin artırılmasında taşıyıcı sistemlerin kritik rol oynadığını belirtti. Akbaba, “CRISPR-Cas9 sisteminin kanser tedavisinde uygulanabilmesi için bu sistemin doğrudan etki yerine ulaştırılmasına olanak tanıyacak taşıyıcı sistemler geliştirilmesi gerekiyor. Bu proje kapsamında enzim ve sgRNA kompleksleri lipit nanopartiküller içinde enkapsüle edilecek, yüzey modifikasyonlarıyla hücre ve çekirdek penetrasyonları artırılacak. Böylece çok hedefli bir tedavi yaklaşımı geliştirilecek” dedi.</p>
<p data-start="1812" data-end="2006">Hazırlanan formülasyonların inhalasyon yoluyla uygulanacağını ifade eden Akbaba, nanopartiküllerin piezoelektrik sistemler aracılığıyla aerosol forma getirilerek hastaya verileceğini belirtti.</p>
<p><img src="https://cumha.com.tr/uploads/images/202510/image_870x_68dce88fb9a95.webp" alt=""></p>
<p data-start="2008" data-end="2272"><strong data-start="2008" data-end="2035">Projenin gelişim süreci</strong><br data-start="2035" data-end="2038">Doç. Dr. Akbaba, çalışmanın doktora öğrencisi Uzm. Ecz. Deniz Onan’ın tez çalışmaları kapsamında başladığını hatırlattı. Onan’ın yürütücülüğünü üstlendiği TÜSEB-A3-01 projesinin de dış kaynaklı destek almasının önemine dikkat çekti.</p>
<p data-start="2274" data-end="2695"><strong data-start="2274" data-end="2298">Multidisipliner ekip</strong><br data-start="2298" data-end="2301">Projede Ege Üniversitesi’nden Doç. Dr. Hüseyin Can ve Doç. Dr. Muhammet Karakavuk araştırmacı olarak görev yapıyor. Ayrıca EÜ Aşı Geliştirme Uygulama ve Araştırma Merkezi’nden Prof. Dr. Mert Döşkaya danışmanlık üstlenirken, kurum dışı paydaşlar arasında İzmir Katip Çelebi Üniversitesi’nden Doç. Dr. Gülşah Erel Akbaba ve İzmir Biyotıp ve Genom Merkezi’nden Doç. Dr. Şerif Şentürk yer alıyor.</p>
<p data-start="2697" data-end="2929"><strong data-start="2697" data-end="2709"></strong></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Prof. Dr. Ahmet Yekta Tüzün: &amp;quot;Geçmeyen öksürük ve ses kısıklığı reflü hastalığının habercisi olabilir&amp;quot;</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/prof-dr-ahmet-yekta-tuzun-gecmeyen-oeksuruk-ve-ses-kisikligi-reflu-hastaliginin-habercisi-olabilir</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/prof-dr-ahmet-yekta-tuzun-gecmeyen-oeksuruk-ve-ses-kisikligi-reflu-hastaliginin-habercisi-olabilir</guid>
<description><![CDATA[ Türkiye’de reflü ve mide fıtığı vakalarının son yıllarda hızla arttığına dikkat çeken  Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Yekta Tüzün, bu hastalıkların yalnızca mide yanması ile sınırlı kalmadığını, kronik öksürük, ses kısıklığı ve diş çürükleri gibi atipik belirtilerle de ortaya çıkabileceğini açıkladı. Tüzün, reflü tedavisinde kullanılan ilaçların uzun vadeli risklerine değinirken, yeni nesil endoskopik yöntemlerin umut verici sonuçlar sunduğunu belirtti. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202509/image_870x_68db9a77b8f0b.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 30 Sep 2025 05:53:31 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Geçmeyen öksürük reflünün belirtisi olabilir mi, reflü tanısında hangi yöntemler kullanılıyor, proton pompa inhibitörlerinin uzun vadeli riskleri neler, endoskopik tedavi yöntemleri ne gibi avantajlar sağlıyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p data-start="667" data-end="1289"><strong data-start="667" data-end="700">Reflü ve mide fıtığında artış</strong><br data-start="700" data-end="703">Türkiye’de reflü ve mide fıtığı vakalarının görülme sıklığı son yıllarda dikkat çekici şekilde artıyor. Gastroenteroloji Bölümü’nden Prof. Dr. Ahmet Yekta Tüzün, bu hastalıkların sadece mide yanması ile sınırlı kalmadığını belirterek, “Türkiye’de erişkinlerde reflü hastalığının prevalansı yüzde 15–20 seviyelerine ulaşıyor. Son 20 yılda obezite ve yaşam tarzı değişiklikleriyle bu oran 2–3 kat artmış durumda. Mide fıtığının ise toplumun yüzde 10–20’sinde saptanmakla birlikte, 60 yaşın üzerindeki bireylerde bu oran yüzde 50’ye kadar yükselebilmektedir.” dedi.</p>
<p data-start="1291" data-end="1694"><strong data-start="1291" data-end="1331">Atipik belirtiler gözden kaçabiliyor</strong><br data-start="1331" data-end="1334">Hastalığın en çok gözden kaçan belirtilerine dikkat çeken Tüzün, göğüs kemiği arkasında yanma, ağıza acı-ekşi su gelmesi ve yutma güçlüğünün tipik bulgular olduğunu ifade etti. Tüzün, “Kronik öksürük, ses kısıklığı, boğazda takılma hissi veya diş çürükleri de reflünün işareti olabilir. Bu atipik belirtiler gözden kaçtığında tanı gecikebilir.” diye konuştu.</p>
<p data-start="1696" data-end="2243"><strong data-start="1696" data-end="1734">Risk faktörleri ve tanı yöntemleri</strong><br data-start="1734" data-end="1737">Yaşın ilerlemesi, obezite, sigara ve alkol kullanımının önemli risk faktörleri olduğunu belirten Tüzün, gebelik, ağır kaldırma ve kronik öksürüğün de reflüyü tetikleyebileceğini söyledi. Tanıda hastanın öyküsünün büyük önem taşıdığını ifade eden Tüzün, gerekli durumlarda endoskopi ve pH ölçümleri gibi ileri testlerin devreye girdiğini aktardı. Özellikle yutma güçlüğü, kilo kaybı, kanama ve kansızlık gibi “alarm semptomları” olan hastalarda vakit kaybetmeden endoskopi yapılması gerektiğini vurguladı.</p>
<p data-start="2245" data-end="2709"><strong data-start="2245" data-end="2279">İlaçların uzun vadeli riskleri</strong><br data-start="2279" data-end="2282">Reflü tedavisinde kullanılan proton pompa inhibitörlerinin (PPİ) kısa süreli kullanımda güvenli olduğunu belirten Tüzün, uzun vadeli kullanımda bazı riskler taşıdığına dikkat çekti. Tüzün, “B12, magnezyum ve kalsiyum eksiklikleri, osteoporoz, böbrek hastalıkları ve bağırsak enfeksiyonları bu riskler arasında. Ayrıca kalp-damar ve demans ile olası ilişkiler üzerine veriler de gündeme gelmeye başladı.” ifadelerini kullandı.</p>
<p data-start="2711" data-end="3273"><strong data-start="2711" data-end="2746">Yeni nesil endoskopik yöntemler</strong><br data-start="2746" data-end="2749">Cerrahiye alternatif olarak geliştirilen yeni nesil endoskopik yöntemlerin umut verici olduğunu belirten Tüzün, transoral fundoplikasyon (TIF), Stretta ve ARMA gibi uygulamaların daha az invaziv olması ve kısa iyileşme süresi ile öne çıktığını söyledi. Henüz standart tedavi olarak kabul edilmese de seçilmiş hastalarda başarılı sonuçlar verdiğini aktaran Tüzün, “Uzun süreli ilaç kullanımının yol açabileceği riskler arttıkça, endoskopik yöntemlerin standart tedavi seçenekleri arasına girmesi ihtimali güçleniyor.” dedi.</p>
<p></p>
<p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu: &amp;quot;18 bin yeni personel alımı için süreç başlıyor&amp;quot;</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/saglik-bakani-kemal-memisoglu-18-bin-yeni-personel-alimi-icin-surec-basliyor</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/saglik-bakani-kemal-memisoglu-18-bin-yeni-personel-alimi-icin-surec-basliyor</guid>
<description><![CDATA[ Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın duyurduğu 37 bin sağlık personeli alımının ikinci aşamasına geçildiğini bildirdi. Bakan, 15 bin 247 sözleşmeli personel ve 2 bin 753 sürekli işçi olmak üzere toplam 18 bin yeni alım yapılacağını, başvuruların ÖSYM ve İŞKUR üzerinden gerçekleştirileceğini duyurdu. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202509/image_870x_68da4dd59410c.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 29 Sep 2025 12:22:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Sağlık Bakanlığı 18 bin personel alımı ne zaman başlayacak, sözleşmeli personel başvuruları nasıl yapılacak, sürekli işçi ilanı hangi kurumdan yayımlanacak, toplam istihdam sayısı kaça ulaşacak</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><br data-start="508" data-end="511">Türkiye Cumhuriyeti Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda sağlık sektöründe yeni istihdam sürecine ilişkin açıklamalarda bulundu.</p>
<p></p>
<p data-start="690" data-end="887">Memişoğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın duyurduğu 37 bin sağlık personeli alımının ilk aşamasında 19 bin kişinin göreve başladığını hatırlatarak, ikinci aşamanın başlatıldığını belirtti.</p>
<p data-start="889" data-end="1079"><strong data-start="889" data-end="919">18 bin yeni alım yapılacak</strong><br data-start="919" data-end="922">Bakan, bu süreçte toplam 18 bin yeni personelin istihdam edileceğini açıkladı. Buna göre 15 bin 247 sözleşmeli personel ve 2 bin 753 sürekli işçi alınacak.</p>
<p data-start="1081" data-end="1329"><strong data-start="1081" data-end="1129">Başvurular ÖSYM ve İŞKUR üzerinden yapılacak</strong><br data-start="1129" data-end="1132">Sözleşmeli personel alımı için ÖSYM’nin resmi internet sitesinde yayımlanacak kılavuz üzerinden tercihler yapılabilecek. Sürekli işçi alımı ise önümüzdeki günlerde İŞKUR tarafından ilan edilecek.</p>
<p data-start="1331" data-end="1441">Memişoğlu, açıklamasında bu atamaların ülke, vatandaşlar ve sağlık çalışanları için hayırlı olmasını diledi.</p>
<p data-start="1443" data-end="1655"><strong data-start="1443" data-end="1455"></strong></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Prof. Dr. Şule Çağlayan Sözmen: &amp;quot;Çocukların arkadaş ikramı besin alerjisini tetikleyebilir&amp;quot;</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/prof-dr-sule-caglayan-soezmen-cocuklarin-arkadas-ikrami-besin-alerjisini-tetikleyebilir</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/prof-dr-sule-caglayan-soezmen-cocuklarin-arkadas-ikrami-besin-alerjisini-tetikleyebilir</guid>
<description><![CDATA[ Medicana International İzmir Hastanesi Çocuk Alerjisi Uzmanı Prof. Dr. Şule Çağlayan Sözmen, okul döneminde besin alerjisi olan çocukların en büyük riskinin arkadaşlarından aldıkları ikramlar olduğunu belirterek, öğretmenler ve ebeveynlerin alması gereken önlemleri sıraladı. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202509/image_870x_68d8ff5869b99.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 28 Sep 2025 12:18:08 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Besin alerjisi olan çocuklar okulda hangi risklerle karşılaşıyor, öğretmenler alerjik belirtileri nasıl tanıyabilir, çapraz bulaşma nasıl önlenebilir, beslenme çantasında hangi gıdalar tercih edilmeli</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><br data-start="423" data-end="426">Okulların açılmasıyla birlikte besin alerjisi olan çocuklar için riskler de arttı. Medicana Sağlık Grubu Çocuk Alerjisi Bölümü’nden Prof. Dr. Şule Çağlayan Sözmen, özellikle okul ortamında çocukların beslenme çantalarındaki yiyecekleri paylaşmasının ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini vurguladı.</p>
<p></p>
<p data-start="733" data-end="1031">Prof. Dr. Sözmen, besin alerjisi olan çocukların çoğunun kazayla besin alımı nedeniyle şikayet yaşadığını ve bu yüzden doktora başvurmak zorunda kaldığını ifade etti. En sık görülen alerjilerin fındık, fıstık, kaju, ceviz, Antep fıstığı, badem, süt, yumurta ve balık kaynaklı olduğunu hatırlattı.</p>
<p data-start="1033" data-end="1464"><strong data-start="1033" data-end="1069">Okulda alınması gereken önlemler</strong><br data-start="1069" data-end="1072">Prof. Dr. Sözmen, çocukların beslenme çantalarına alerjik gıdaların girmemesinin yeterli olmadığını, arkadaşların ikram ettiği yiyeceklerin de risk oluşturduğunu belirterek, “Çocuklara, kendi yiyeceklerini paylaşmamaları gerektiği mutlaka öğretilmeli” dedi. Ayrıca okul menülerinde alerjen besinlerin bulunmaması gerektiğini, bazı alerjilerin solunum yoluyla da tetiklenebileceğini söyledi.</p>
<p data-start="1466" data-end="1789"><strong data-start="1466" data-end="1492">Çapraz bulaş tehlikesi</strong><br data-start="1492" data-end="1495">Ailelerin beslenme hazırlığında da dikkatli olması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Sözmen, “Mutfak gereçleri ayrı tutulmalı, paketli gıdaların etiketleri mutlaka kontrol edilmeli. Ekmek kırıntısı veya yumurta bulaşı gibi küçük detaylar bile ciddi alerjiye yol açabilir” ifadelerini kullandı.</p>
<p data-start="1791" data-end="2228"><strong data-start="1791" data-end="1813">Öğretmenlere uyarı</strong><br data-start="1813" data-end="1816">Okul yönetimi ve öğretmenlere de büyük sorumluluk düştüğünü dile getiren Prof. Dr. Sözmen, kızarıklık, boğazda takılma hissi ve kusma gibi belirtilerin hızla fark edilmesi gerektiğini söyledi. Alerjisi olan çocuklara verilen hazır iğnelerin hayati önem taşıdığını belirterek, “Bu ilaçlardan korkulmamalı, yan etkileri çok azdır. İlk müdahale sonrasında çocuk mutlaka sağlık kuruluşuna yönlendirilmelidir” dedi.</p>
<p data-start="2230" data-end="2449"><strong data-start="2230" data-end="2242"></strong></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>TVHB Başkanı Ali Eroğlu: “Kuduz yüzde 99,9 öldürür ama yüzde 100 önlenebilir, ŞİMDİ HAREKETE GEÇ: SEN, BEN, TOPLUM”</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/tvhb-baskani-ali-eroglu-kuduz-yuzde-999-oeldurur-ama-yuzde-100-oenlenebilir-simdi-harekete-gec-sen-ben-toplum</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/tvhb-baskani-ali-eroglu-kuduz-yuzde-999-oeldurur-ama-yuzde-100-oenlenebilir-simdi-harekete-gec-sen-ben-toplum</guid>
<description><![CDATA[ Cumha Ankara Temsilcisi Serdar Nalcı, 28 Eylül Dünya Kuduz Günü kapsamında Türkiye Veteriner Hekimleri Birliği (TVHB) Merkez Konseyi Başkanı Ali Eroğlu ile Ankara’daki makamında görüştü. Eroğlu, kuduzun doğru bilgi ve basit tedbirlerle tamamen önlenebildiğini, ısırık sonrası ilk müdahalede sabunlu suyla 10–15 dakika yıkamanın hayati olduğunu, evcil ve sahipsiz hayvanlarda yıllık aşılamanın şart olduğunu ve köpek popülasyonunun en az yüzde 70’inin aşılanması gerektiğini vurguladı. Yaban hayatında ağız yoluyla aşılama, 10 günlük gözlem kuralı, Tek Sağlık yapısı ve kolluk desteğiyle denetim güvenliği gibi başlıklarda somut çağrılar yaptı. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202509/image_870x_68d89f9cd1876.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 28 Sep 2025 09:17:20 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Dünya Kuduz Günü’nün mesajı ne anlatır, Isırık sonrası ilk adım ne olmalı, Evcil ve sahipsiz hayvanlarda aşılama hangi eşiği hedeflemeli, Tek Sağlık yaklaşımı neden yapısal bir ihtiyaç</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p data-start="790" data-end="1154">28 Eylül Dünya Kuduz Günü’nde, Türkiye Veteriner Hekimleri Birliği (TVHB) Merkez Konseyi Başkanı <strong data-start="920" data-end="934">Ali Eroğlu</strong>, Ankara’daki makamında <strong data-start="958" data-end="989">Cumha – Cumhur Haber Ajansı</strong> Ankara Temsilcisi <strong data-start="1008" data-end="1024">Serdar Nalcı</strong> ile bir röportaj gerçekleştirdi. Eroğlu, kuduzla mücadelede doğru bilinen yanlışları düzelterek uygulanabilir önlemleri sıraladı.</p>
<p><iframe width="560" height="315" src="https://www.youtube.com/embed/mKBhZvASoBc?si=AVHLS0vgta1sfwP8" title="YouTube video player" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen="allowfullscreen"></iframe></p>
<p data-start="1156" data-end="1593"><strong data-start="1156" data-end="1188">Kuduzun çerçevesi ve tarihçe</strong><br data-start="1188" data-end="1191">Eroğlu, her yıl 28 Eylül’ün dünyanın pek çok ülkesinde farkındalık etkinlikleriyle anıldığını hatırlattı: “Kuduz, klinik belirtiler ortaya çıktıktan sonra neredeyse daima ölümcül seyreder; ‘yüzde 99,9 öldürür ama yüzde 100 önlenebilir’ ifadesi bu gerçeği özetler.” dedi. Louis Pasteur’ün <strong data-start="1479" data-end="1490">1885’te</strong> kuduz aşısını bir çocuk üzerinde başarıyla uygulamasının mücadelenin dönüm noktası olduğunu vurguladı.</p>
<p data-start="1595" data-end="1894"><strong data-start="1595" data-end="1621">Kuduz %100 önlenebilir</strong><br data-start="1621" data-end="1624">Eroğlu, küresel ölçekte her yıl <strong data-start="1656" data-end="1677">60 binin üzerinde</strong> insanın kuduz nedeniyle hayatını kaybettiğini belirterek şu çağrıyı yaptı: “Korunma tedaviden hem daha etkili hem daha ekonomiktir. Gerekli önlemler kararlılıkla uygulanırsa kuduz tamamen kontrol altına alınabilir.”.</p>
<p data-start="1896" data-end="2353"><strong data-start="1896" data-end="1965">Isırık sonrası ilk müdahale: sabunlu su, dikiş yok, hızlı başvuru</strong><br data-start="1965" data-end="1968">Eroğlu, ısırık veya salya teması sonrası ilk adımın hayati olduğunu vurguladı: “Yara bölgesi <strong data-start="2061" data-end="2097">sabunlu suyla en az 10–15 dakika</strong> yıkanmalı. <strong data-start="2109" data-end="2142">İlk aşamada dikiş atılmamalı.</strong> Ardından süratle bir sağlık kuruluşuna başvurulmalı ve aşı programı uygulanmalı.” dedi. Isıran hayvanın <strong data-start="2247" data-end="2264">10 gün gözlem</strong> altında tutulmasının tanı ve aşı şemasının düzenlenmesinde belirleyici olduğunu aktardı.</p>
<p data-start="2355" data-end="2685"><strong data-start="2355" data-end="2396">Evcil ve sahipsiz hayvanlarda aşılama</strong><br data-start="2396" data-end="2399">“Ülkemizde sahipli–sahipsiz <strong data-start="2427" data-end="2475">kedi ve köpeklerin yılda bir kez kuduz aşısı</strong> ile aşılanması gerekiyor.” diyen Eroğlu, Dünya Sağlık Örgütü’nün sahadaki asgari eşiğine dikkat çekti: “<strong data-start="2580" data-end="2635">Köpek popülasyonunun en az yüzde 70’inin aşılanması</strong>, kuduzla mücadelenin ana halkalarından biridir.”.</p>
<p data-start="2687" data-end="2989"><strong data-start="2687" data-end="2727">Yaban hayatında ağız yoluyla aşılama</strong><br data-start="2727" data-end="2730">Eroğlu, yaban hayatından evcil popülasyona geçişin zinciri kırmak için <strong data-start="2801" data-end="2840">ağız yoluyla (oral) aşılama yemleri</strong>nin uçaktan riskli bölgelere bırakılması uygulamasının önemini anlattı: “Yaban hayatı ile temas sürdükçe oral aşılamanın kapsayıcılığı artırılmalı.”.</p>
<p data-start="2991" data-end="3482"><strong data-start="2991" data-end="3047">Tek Sağlık: erken uyarı, erken tanı, erken reaksiyon</strong><br data-start="3047" data-end="3050">Zoonotik hastalıkların yüküne dikkat çeken Eroğlu, “İnsanlarda görülen hastalıkların önemli bir kısmı <strong data-start="3152" data-end="3185">hayvanlardan geçen (zoonotik)</strong> kaynaklıdır.” diyerek yapısal önerisini yineledi: “<strong data-start="3237" data-end="3251">Tek Sağlık</strong> yaklaşımının gerektirdiği disiplinler arası yapılanma için, doğrudan <strong data-start="3321" data-end="3388">Cumhurbaşkanlığına bağlı bir Hastalık Kontrol ve İzleme Merkezi</strong> kurulmalı. Erken uyarı, erken tanı ve erken reaksiyon zinciri kurumsal hale getirilmelidir.”.</p>
<p data-start="3484" data-end="4042"><strong data-start="3484" data-end="3543">Veteriner hekimlere yönelik şiddet ve denetim güvenliği</strong><br data-start="3543" data-end="3546">Gıda güvenliği, mezbaha muayeneleri ve saha denetimlerinde yaşanan şiddet vakalarına değinen Eroğlu, somut tedbir talep etti: “Mezbaha ve kesimhanelerde veteriner hekim muayeneleri sırasında <strong data-start="3737" data-end="3755">kolluk kuvveti</strong> hazır bulundurulmalı. Meslek, sağlık meslek mevzuatındaki konumuyla <strong data-start="3824" data-end="3834">fiilen</strong> de tanınmalı; özlük hakları ve çalışma güvenliği güçlendirilmelidir.”. COVID-19 döneminde veteriner hekimlerin 7/24 saha hizmeti verdiğini, koruyucu hekimlikte birinci basamak rol üstlendiklerini hatırlattı.</p>
<p data-start="4044" data-end="4403"><strong data-start="4044" data-end="4085">Kampanya teması: ‘Şimdi harekete geç: SEN, BEN, TOPLUM’</strong><br data-start="4085" data-end="4088">Bu yıl uluslararası kurumların belirlediği tema olan <strong data-start="4141" data-end="4165">“Şimdi harekete geç: SEN, BEN, TOPLUM”</strong> mesajını yineleyen Eroğlu, topluma, yerel yönetimlere ve evcil hayvan sahiplerine sorumluluk çağrısı yaptı: “Belediyelerin barınak ve toplu yaşam alanları işlevsel yürütülmeli; evcil hayvan sahipleri yıllık aşılarını ihmal etmemelidir.”.</p>
<p data-start="4405" data-end="4592"><strong data-start="4405" data-end="4418">Son çağrı</strong><br data-start="4418" data-end="4421">Eroğlu, sözlerini şöyle tamamladı: “Kuduz yüzde 99,9 öldürür ama yüzde 100 önlenebilir. Herkes görevini yerine getirdiğinde, bu hastalığı ülke gündeminden çıkarabiliriz.”.</p>
<h1 data-start="4594" data-end="4604"></h1>
<p></p>
<p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Dr. Fatih Seyran: “Türk Hukuku ve Sigorta Düzenlemeleriyle Türkiye Sağlık Turizminde Güvenli Destinasyon Olacak”</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/dr-fatih-seyran-turk-hukuku-ve-sigorta-duzenlemeleriyle-turkiye-saglik-turizminde-guvenli-destinasyon-olacak</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/dr-fatih-seyran-turk-hukuku-ve-sigorta-duzenlemeleriyle-turkiye-saglik-turizminde-guvenli-destinasyon-olacak</guid>
<description><![CDATA[ Adana’da düzenlenen Çukurova Sağlık Turizmi Çalıştayı’nda uluslararası mevzuat, sigorta sistemleri, hasta güvenliği ve teşvik mekanizmaları ele alındı. Dr. Fatih Seyran, Türk Hukuku’nun esas alınması, sigortaların güçlendirilmesi ve reklam özgürlüğünün sağlanmasıyla Türkiye’nin sağlık turizminde güvenli ve tercih edilen bir destinasyon haline geleceğini açıkladı. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202509/image_870x_68d83b5fbad6c.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 27 Sep 2025 20:37:57 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Çukurova Sağlık Turizmi Çalıştayı’nda hangi konular ele alındı, sağlık turizminde Türk Hukuku neden öne çıkıyor, sigorta ve risk yönetimi nasıl geliştirilecek, teşvik ve uluslararası işbirliği için hangi adımlar atılacak</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Adana’da Çukurova Üniversitesi ev sahipliğinde ve Adana Valiliği, Çukurova Üniversitesi Balcalı Hastanesi ile Adana İl Sağlık Müdürlüğü iş birliğinde düzenlenen “Çukurova Sağlık Turizmi Çalıştayı” tamamlandı. İki gün süren programda sağlık turizminin gelişimi için yol haritası niteliğinde oturumlar gerçekleştirildi.</p>
<p><strong>Çalıştayın odak konuları</strong></p>
<p>İkinci gün yapılan odak grup toplantılarında akreditasyon, uluslararası mevzuat, çalışan eğitimi, sektör sorunları ve diş hekimliği hizmetleri ele alındı. Katılımcılar, Türkiye’nin sağlık turizminde uluslararası rekabet gücünü artıracak düzenlemeler üzerine görüş alışverişinde bulundu.</p>
<p><img src="https://cumha.com.tr/uploads/images/202509/image_870x_68d83b243ff49.webp" alt=""></p>
<p><strong>Uluslararası mevzuat masada</strong></p>
<p>“Sağlık Turizminde Uluslararası Mevzuat ve Uygulamalar” başlıklı oturumda, uluslararası sigorta sistemleri, komplikasyon yönetimi, hukuki güvence, teşvikler ve reklam stratejileri tartışıldı. Dr. Fatih Seyran moderatörlüğündeki toplantıya farklı sağlık kuruluşlarından uzmanlar katıldı.</p>
<p><img src="https://cumha.com.tr/uploads/images/202509/image_870x_68d83b3345d0f.webp" alt=""></p>
<p><strong>Türk Hukuku vurgusu</strong></p>
<p>Katılımcılar, sağlık turizmi işlemlerinde Türk Hukuku’nun esas alınması ve hasta sözleşmelerinde bu hususun net şekilde belirtilmesinin güven açısından kritik olduğuna dikkat çekti. Avrupa Birliği düzenlemeleriyle uyumun, özellikle Avrupa’dan gelecek hastalar için güven artırıcı bir unsur olacağı ifade edildi.</p>
<p><img src="https://cumha.com.tr/uploads/images/202509/image_870x_68d83b50d47e9.webp" alt=""></p>
<p><strong>Sigorta ve risk yönetimi</strong></p>
<p>Riskli operasyonlarda sigortaların güçlendirilmesi ve devlet destekli fon mekanizmalarının devreye alınması gerektiği belirtildi. Ayrıca hasta memnuniyetini artırmak amacıyla sağlık kurumlarında müşteri ilişkileri yönetim sistemlerinin yaygınlaştırılmasının önemine değinildi.</p>
<p><img src="https://cumha.com.tr/uploads/images/202509/image_870x_68d83c8b7fdac.webp" alt=""></p>
<p><strong>Uluslararası işbirliği ve teşvikler</strong></p>
<p>Çalıştayda, hedef ülkelerle yapılacak ikili anlaşmaların mevzuat kaynaklı sorunları azaltacağı, teşvik ödemelerinin hızlandırılmasının ve bürokrasinin azaltılmasının sektörün büyümesine katkı sağlayacağı görüşü öne çıktı.</p>
<p><strong>Seyran’ın değerlendirmesi</strong></p>
<p>Uluslararası Sağlık Turizmi Enstitüsü Başkanı Dr. Fatih Seyran toplantı sonunda yaptığı açıklamada, “Türkiye, sağlık turizminde sadece kaliteli hizmet sunmakla değil, güçlü bir hukuki ve kurumsal zemine sahip olmakla da rekabet gücünü artıracaktır. Çukurova Sağlık Turizmi Çalıştayı’nda alınan kararlar, önümüzdeki dönemde ülkemizin yol haritasına ışık tutacaktır.” dedi.</p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Bakan Kemal Memişoğlu: &amp;quot;Türkiye Sağlık Turizminde Dünya Çapında Güçlü Bir Merkez Haline Geldi&amp;quot;</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/bakan-kemal-memisoglu-turkiye-saglik-turizminde-dunya-capinda-guclu-bir-merkez-haline-geldi</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/bakan-kemal-memisoglu-turkiye-saglik-turizminde-dunya-capinda-guclu-bir-merkez-haline-geldi</guid>
<description><![CDATA[ Türk-Amerikan İş Adamları Derneği’nin New York’ta düzenlediği etkinlikte konuşan Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, Türkiye’nin sağlık turizminde ulaştığı seviyeyi anlattı. Yerli ilaç üretiminden genetik tedavilere kadar birçok alanda gelişme kaydedildiğini vurgulayan Memişoğlu, ABD ile iş birliğinin artırılmasının öncelikli hedef olduğunu söyledi. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202509/image_870x_68d84352b3d57.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 27 Sep 2025 20:37:57 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Türkiye sağlık turizminde hangi noktaya ulaştı, yerli ilaç üretiminde hangi başarılar elde edildi, Polifarma Ar-Ge Merkezi’nde hangi çalışmalar yapılacak, ABD ile sağlık alanında hangi iş birlikleri öne çıkıyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><br data-start="507" data-end="510">Türk-Amerikan İş Adamları Derneği (TABA-AmCham) tarafından New Jersey’de düzenlenen "New York-New Jersey Networking" etkinliğinde, Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu Türkiye’nin sağlık turizmindeki ilerlemelerini değerlendirdi.</p>
<p></p>
<p data-start="746" data-end="1025">Memişoğlu, yaptığı konuşmada Türkiye’nin modern hastaneleri, kalifiye sağlık personeli ve güçlü altyapısıyla dünya çapında tercih edilen bir sağlık merkezi haline geldiğini belirtti. ABD ile bu alandaki iş birliğinin artırılmasının öncelikleri arasında yer aldığını ifade etti.</p>
<p><img src="https://cumha.com.tr/uploads/images/202509/image_870x_68d8439a48a90.webp" alt=""></p>
<p data-start="1027" data-end="1523"><strong data-start="1027" data-end="1064">Yerli ilaç üretimi ve standartlar</strong><br data-start="1064" data-end="1067">Bakan Memişoğlu, Türkiye’nin ilaç ve tıbbi cihaz üretiminde önemli bir noktaya ulaştığını vurguladı. Türkiye’de kullanılan ilaçların yüzde 94’ünün yerli fabrikalarda üretildiğini, bu fabrikalarda aynı zamanda Avrupa ve ABD’nin önde gelen firmalarının da ilaçlarının üretildiğini söyledi. Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu’nun (TİTCK), Avrupa İlaç Ajansı ile entegre çalıştığını ve verdiği kalite belgelerinin AB standartlarıyla uyumlu olduğunu açıkladı.</p>
<p data-start="1525" data-end="1951"><strong data-start="1525" data-end="1551">Yeni Ar-Ge yatırımları</strong><br data-start="1551" data-end="1554">Memişoğlu, geçtiğimiz hafta açılan Polifarma Ar-Ge Merkezi’nde 2026 yılı itibarıyla milyon dolarlık genetik tedavi üretiminin başlayacağını dile getirdi. Ayrıca TÜSEB ile birlikte çıkarılan yasal düzenlemeler kapsamında, ortak bilimsel çalışmalardaki hasta maliyetlerinin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılandığını hatırlatarak, bunun dünyada benzeri olmayan bir uygulama olduğunu söyledi.</p>
<p><img src="https://cumha.com.tr/uploads/images/202509/image_870x_68d843713a0c3.webp" alt=""></p>
<p data-start="1953" data-end="2207"><strong data-start="1953" data-end="1983">ABD ile iş birliği vurgusu</strong><br data-start="1983" data-end="1986">Sağlık Bakanı, ABD’deki temaslar kapsamında TABA-AmCham’in verdiği destekten duyduğu memnuniyeti ifade ederek, iki ülke arasında sağlık turizmi ve ilaç alanındaki iş birliklerinin geliştirilmesinin önemine dikkat çekti.</p>
<p data-start="2209" data-end="2438"><strong data-start="2209" data-end="2221"></strong></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu BM Genel Kurulunda: &amp;quot;Gazze’de yaşananlar sağlık hakkının en vahşi şekilde ihlalidir&amp;quot;</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/saglik-bakani-kemal-memisoglu-bm-genel-kurulunda-gazzede-yasananlar-saglik-hakkinin-en-vahsi-sekilde-ihlalidir</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/saglik-bakani-kemal-memisoglu-bm-genel-kurulunda-gazzede-yasananlar-saglik-hakkinin-en-vahsi-sekilde-ihlalidir</guid>
<description><![CDATA[ Birleşmiş Milletler 80. Genel Kurulunda konuşan Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, Gazze’de yaşananların insanlık onurunun en temel gereği olan sağlık hakkının ağır şekilde ihlal edildiğini söyledi. Memişoğlu, bulaşıcı olmayan hastalıklar ve ruh sağlığı sorunlarının küresel iş birliğiyle çözülebileceğini vurgularken, Türkiye’nin “Sağlıklı Türkiye Yüzyılı” vizyonuyla hem bugünün hastalıklarıyla mücadele ettiğini hem de yarının risklerini azalttığını ifade etti. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202509/image_870x_68d7d0b579afd.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 27 Sep 2025 18:52:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>BM Genel Kurulunda Kemal Memişoğlu hangi konulara değindi, Türkiye’nin sağlık vizyonu hangi başlıkları kapsıyor, Gazze için hangi mesajlar verildi, küresel sağlık sorunları için nasıl bir iş birliği çağrısı yapıldı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><br data-start="641" data-end="644">Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, 25 Eylül 2025 Perşembe günü New York’ta düzenlenen Birleşmiş Milletler 80. Genel Kuruluna hitap etti. “Bulaşıcı Olmayan Hastalıklar, Ruh Sağlığı ve İyilik Hâlinin Teşviki” konulu yüksek düzeyli toplantıya katılan Memişoğlu, küresel sağlık sorunları ve Gazze’deki insani kriz üzerine mesajlar verdi.</p>
<p></p>
<p data-start="987" data-end="1414"><strong data-start="987" data-end="1030">Küresel sağlık sorunlarına dikkat çekti</strong><br data-start="1030" data-end="1033">Memişoğlu, bulaşıcı olmayan hastalıklar ve ruh sağlığı sorunlarının yalnızca tıbbi değil, aynı zamanda sosyal ve ekonomik boyutlarıyla tüm insanlığın ortak yükü olduğunu belirtti. Bu sorunlarla etkili mücadelede sağlıklı yaşamı teşvik eden, kapsayıcı ve güçlü sağlık sistemlerinin önemini vurgulayan Memişoğlu, Türkiye’nin sağlık sistemini reformlarla güçlendirdiklerini söyledi.</p>
<p data-start="1416" data-end="1805">Birinci basamak sağlık hizmetleri ve dijital sağlık uygulamalarını toplumun her kesimine erişebilir hale getirdiklerini ifade eden Memişoğlu, bu sayede kronik hastalıkların kontrolünde önleyici ve proaktif yaklaşımlar benimsediklerini dile getirdi. “Sağlıklı Türkiye Yüzyılı” vizyonuyla yalnızca bugünün hastalıklarını tedavi etmediklerini, yarının risklerini de azalttıklarını belirtti.</p>
<p data-start="1807" data-end="2107"><strong data-start="1807" data-end="1842">Uluslararası iş birliği çağrısı</strong><br data-start="1842" data-end="1845">Memişoğlu, tek bir ülkenin çabalarının yeterli olmadığını söyleyerek, bulaşıcı olmayan hastalıklar ve ruh sağlığı sorunlarıyla mücadelede daha güçlü iş birliği yapılması, kaynakların adil paylaşılması ve ortak stratejiler geliştirilmesi gerektiğini ifade etti.</p>
<p data-start="2109" data-end="2521"><strong data-start="2109" data-end="2125">Gazze mesajı</strong><br data-start="2125" data-end="2128">Konuşmasının bir bölümünde Gazze’de yaşananlara da değinen Memişoğlu, sağlık hakkının insanlık onurunun en temel gereği olduğunu vurguladı. “Bugün Gazze’de yaşananlar, bu hakkın en vahşi şekilde ihlal edildiğini göstermektedir” diyen Memişoğlu, hastanelerin hedef alınması, ambulansların vurulması ve sağlık çalışanlarının görev başında saldırıya uğramasının kabul edilemez olduğunu söyledi.</p>
<p data-start="2523" data-end="2794">Türkiye’nin dili, inancı ya da kimliği ne olursa olsun her insanın yaşama ve sağlığa erişim hakkını savunmaya devam edeceğini ifade eden Memişoğlu, “Gazze’deki trajedinin uluslararası toplumun vicdanında karşılık bulması artık bir tercih değil, bir zorunluluktur” dedi.</p>
<p data-start="2796" data-end="2995">Sağlık Bakanı Memişoğlu konuşmasını, “Gelin, hastanelerin hedef alınmadığı, ambulansların vurulmadığı; yaşamın ve umudun korunduğu adil bir dünyayı hep birlikte inşa edelim” sözleriyle sonlandırdı.</p>
<p data-start="2997" data-end="3230"><strong data-start="2997" data-end="3009"></strong></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu: &amp;quot;Türkiye 10 yıl içinde sağlık ürünleri ihracatında öncü olacak&amp;quot;</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/saglik-bakani-kemal-memisoglu-turkiye-10-yil-icinde-saglik-urunleri-ihracatinda-oencu-olacak</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/saglik-bakani-kemal-memisoglu-turkiye-10-yil-icinde-saglik-urunleri-ihracatinda-oencu-olacak</guid>
<description><![CDATA[ ABD’de Türk-Amerikan İş Adamları Derneği resepsiyonuna katılan Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, Türkiye’nin ilaç ve aşı üretiminde geldiği noktayı anlattı. Memişoğlu, 2026’dan itibaren genetik ve moleküler tedavi üretim kapasitesine ulaşılacağını, 10 yıl içinde ise Türkiye’nin sağlık ürünlerinde ihracatçı bir ülke konumuna geleceğini söyledi. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202509/image_870x_68d444684f5e1.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 24 Sep 2025 19:53:40 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Türkiye’nin ilaç üretim kapasitesi hangi seviyede, TİTCK’nin Avrupa ile entegrasyonu ne anlama geliyor, 2026’dan itibaren hangi tedaviler üretilebilecek, Türkiye’de aşı üretim planı hangi aşamada</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, ABD programı kapsamında 23 Eylül 2025 Salı günü New York’ta düzenlenen Türk-Amerikan İş Adamları Derneği (TABA-AmCham) resepsiyonuna katıldı. Bakan Memişoğlu burada yaptığı konuşmada Türkiye’nin sağlık alanındaki çalışmaları ve hedeflerini anlattı.</p>
<p><strong>İlaç üretiminde yerli kapasite</strong></p>
<p>Memişoğlu, Türkiye’nin ilaç üretiminde uzun bir geçmişe sahip olduğunu belirterek, “1900’lü yıllardan beri Türkiye ilaç üretiyor. Molekül üretmiyoruz ama bugün Türkiye’de kullanılan ilaçların yüzde 94’ünü yerli fabrikalarda üretiyoruz. Bu tesislerde Amerika ve Avrupa’nın bilinen firmalarının ilaçları da üretiliyor.” dedi.</p>
<p><strong>Uluslararası standartlarda üretim</strong></p>
<p>İlaç üretim tesislerinin dünya standartlarını aştığını söyleyen Memişoğlu, “GMP yani iyi üretim uygulamaları konusunda dünyanın en iyi laboratuvarlarına ve ilaç üretim tesislerine sahibiz. Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu (TİTCK), Avrupa İlaç Ajansı ile entegre bir kurumdur. Verdiği sertifikalar Avrupa Birliği standartlarına eş değerdir.” ifadelerini kullandı.</p>
<p><img src="https://cumha.com.tr/uploads/images/202509/image_870x_68d4445939752.webp" alt=""></p>
<p><strong>Yeni yatırımlar ve Ar-Ge çalışmaları</strong></p>
<p>Memişoğlu, geçtiğimiz hafta Tekirdağ’da açılan Polifarma Ar-Ge Merkezi’nin önemine dikkat çekerek, “Genetik ve moleküler tedavilerde milyon dolar değerindeki tedavileri 2026 itibarıyla üretebilir hale geleceğiz.” dedi.</p>
<p>TÜSEB’in Kasım ayı sonunda yeni bir portal açacağını duyuran Memişoğlu, bu platformda yatırımcılarla üreticilerin buluşturulacağını açıkladı. Ayrıca, Türkiye’de 14 aşının 10’unun üretilmesi için planlama yapıldığını vurguladı.</p>
<p><strong>“Türkiye ihracatçı ülke olacak”</strong></p>
<p>Sağlık alanında önümüzdeki on yıla dair hedeflerini paylaşan Memişoğlu, “Bugün nasıl dünyanın en iyi sağlık hizmetini veriyorsak, 10 yıl sonra da en çok üretimi yapan ülke olacağız. Sağlık ürünlerinde ithalatçı değil ihracatçı olacağız.” dedi.</p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Sağlık Bakanı Memişoğlu: &amp;quot;Sağlığa yatırım yapan iş dünyası kazanç sağlayacak&amp;quot;</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/saglik-bakani-memisoglu-turkiye-oenumuzdeki-10-yilda-saglik-alaninda-ithalatci-degil-ihracatci-olacak</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/saglik-bakani-memisoglu-turkiye-oenumuzdeki-10-yilda-saglik-alaninda-ithalatci-degil-ihracatci-olacak</guid>
<description><![CDATA[ ABD’nin New York kentinde düzenlenen “3. Türk-Amerikan İş Dünyası Buluşması” ve Türk-Amerikan İş Adamları Derneği toplantısına katılan Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, sağlık sektöründe üretim, bilim ve teknolojinin önemine vurgu yaptı. Memişoğlu, 2026 yılında sanayici ve bilim insanlarıyla birlikte ABD’ye ziyaret planladıklarını ve Türkiye’nin sağlıkta ihracatçı bir ülke olmayı hedeflediğini söyledi. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202509/image_870x_68d445e00a61e.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 24 Sep 2025 19:53:40 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>2026 yılında sağlık alanında hangi adımlar atılacak, Türkiye ilaç ve aşı üretiminde hangi noktada, sağlıkta ihracat hedefleri nasıl gerçekleşecek, iş dünyası için hangi yatırım fırsatları öne çıkıyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p data-start="528" data-end="764">Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Birleşmiş Milletler 80. Genel Kurulu’na katılmak üzere gittiği ABD’nin New York kentinde düzenlenen çeşitli toplantılara iştirak etti.</p>
<p data-start="766" data-end="1297">Bakan Memişoğlu, Anadolu Aslanları İş Adamları Derneği (ASKON ABD) tarafından organize edilen “3. Türk-Amerikan İş Dünyası Buluşması” toplantısında yaptığı konuşmada, Türkiye’nin sağlık hizmetlerinde erişim, kalite, altyapı ve sistem bakımından dünyada örnek alınan ülkelerden biri hâline geldiğini belirtti. Memişoğlu, “Sağlıkta artık yeni şeyler üreteceğiz, bilgileri ve fikirleri ekosistemimizle ürün hâline getireceğiz. Dünyanın her yerindeki iş insanlarına sesleniyorum; sağlığa yatırım yapmanız kazancınız olacaktır.” dedi.</p>
<p data-start="1299" data-end="1622">Bakan Memişoğlu, yalnızca sağlık turizmi değil, “Koruyan, Geliştiren, Üreten Sağlık” modeliyle Türkiye’nin küresel ölçekte yeni ürün ve hizmetler geliştirmeyi amaçladığını vurguladı. Ayrıca 2026 yılında Türk bilim insanları, sanayiciler ve üreticilerle birlikte ABD’ye resmi bir ziyaret gerçekleştireceklerini ifade etti.</p>
<p data-start="1624" data-end="2141"><strong data-start="1624" data-end="1650">İlaç ve üretim vurgusu</strong><br data-start="1650" data-end="1653">Sağlık Bakanı Memişoğlu, New York’taki temasları kapsamında 23 Eylül 2025’te Türk-Amerikan İş Adamları Derneği (TABA-AmCham) tarafından düzenlenen resepsiyona da katıldı. Buradaki konuşmasında Türkiye’nin ilaç üretim kapasitesine değinen Memişoğlu, “Türkiye’de kullanılan ilaçların yüzde 94’ü yerli fabrikalarda üretiliyor. GMP standartlarının üzerinde üretim yapabilecek tesislere sahibiz. TİTCK’nin verdiği sertifikalar Avrupa Birliği standartlarıyla eş değerdir.” açıklamasını yaptı.</p>
<p data-start="2143" data-end="2379">Memişoğlu, Türkiye’nin sağlıkta sadece iç pazara değil, küresel ölçekte üretim ve ihracata odaklandığını belirterek, “Bugün Türkiye’de 14 aşıdan 10’unu üretmek için planlama yaptık. Sağlıkta ithalatçı değil, ihracatçı olacağız.” dedi.</p>
<p data-start="2381" data-end="2667">2026 yılı itibarıyla moleküler ve genetik tedavilerin Türkiye’de üretilebileceğini söyleyen Memişoğlu, Polifarma Ar-Ge Merkezi gibi yatırımların bu hedefi güçlendireceğini ifade etti. Ayrıca TÜSEB’in yıl sonunda açacağı portal ile yatırımcıları ve üreticileri buluşturacağını duyurdu.</p>
<p></p>
<p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Uzm. Dr. Murtaza Çit: &amp;quot;Ani kilo kaybı, göğüs ağrısı ve kanama ciddi hastalıkların ilk işareti olabilir&amp;quot;</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/uzm-dr-murtaza-cit-ani-kilo-kaybi-goegus-agrisi-ve-kanama-ciddi-hastaliklarin-ilk-isareti-olabilir</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/uzm-dr-murtaza-cit-ani-kilo-kaybi-goegus-agrisi-ve-kanama-ciddi-hastaliklarin-ilk-isareti-olabilir</guid>
<description><![CDATA[ Medicana International İzmir Hastanesi’nden İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Murtaza Çit, ani kilo kaybı, göğüs ağrısı, nefes darlığı, halsizlik ve idrar ya da dışkıda kan gibi belirtilerin ihmal edilmemesi gerektiğini söyledi. Bu bulguların kanser, kalp krizi, hormonal bozukluklar veya sindirim sistemi hastalıklarının habercisi olabileceğine dikkat çeken Çit, erken tanının tedavide kritik rol oynadığını vurguladı. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202509/image_870x_68d3b02cd1d6b.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 24 Sep 2025 09:10:28 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>ani kilo kaybı hangi hastalıkların belirtisi olabilir, göğüs ağrısı kalp kriziyle nasıl ilişkilidir, halsizlik hangi durumlarda ciddi hastalık göstergesi olur, idrar ve dışkıda kan hangi rahatsızlıklara işaret eder</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><br data-start="572" data-end="575">Medicana Sağlık Grubu İç Hastalıkları Bölümü’nden Uzm. Dr. Murtaza Çit, sık görülen bazı sağlık şikâyetleri hakkında uyarılarda bulundu. Ani kilo kaybı, göğüs ağrısı, nefes darlığı, halsizlik ile idrarda veya dışkıda kan gibi belirtilerin basit nedenlerden kaynaklanabileceği gibi ciddi hastalıkların da ilk işareti olabileceğini belirtti.</p>
<p></p>
<p data-start="918" data-end="1418"><strong data-start="918" data-end="962">Ani kilo kaybı önemli bir uyarı olabilir</strong><br data-start="962" data-end="965">Çit, hipertiroidi, diyabet, böbreküstü ve hipofiz bezlerindeki bozuklukların kilo kaybına neden olabileceğini ifade etti. Ayrıca mide-bağırsak hastalıkları, çölyak, ülseratif kolit ve Crohn hastalığının da bu duruma yol açabileceğini söyledi. Kanserlerin de ilk belirti olarak kilo kaybı ile ortaya çıkabileceğini vurgulayan Çit, “Son 6 ayda diyet yapmadan vücut ağırlığının yüzde 5’inden fazlası kaybedildiyse bu durum mutlaka araştırılmalıdır” dedi.</p>
<p data-start="1420" data-end="1785"><strong data-start="1420" data-end="1465">Göğüs ağrısı kalp krizine işaret edebilir</strong><br data-start="1465" data-end="1468">Göğüs ağrısının en sık kalp hastalıklarıyla ilişkili olduğunu söyleyen Çit, kalp krizi ve akciğer embolisinin hayati tehlike taşıdığını aktardı. Ani ve yırtılır tarzda ağrıların aort diseksiyonunu düşündürebileceğini, nefes darlığıyla birlikte görülen göğüs ağrısında ise acil başvurunun şart olduğunu dile getirdi.</p>
<p data-start="1787" data-end="2153"><strong data-start="1787" data-end="1831">Halsizlik ve yorgunluk hafife alınmamalı</strong><br data-start="1831" data-end="1834">Çit, kansızlık, vitamin ve mineral eksiklikleri, romatizmal hastalıklar, kronik organ hastalıkları ve tiroit bezinin az çalışmasının halsizlik nedenleri arasında yer aldığını söyledi. Baş dönmesi, iştah kaybı ve güçsüzlükle birlikte görülen yorgunluk durumlarında tıbbi değerlendirme yapılması gerektiğini ifade etti.</p>
<p data-start="2155" data-end="2553"><strong data-start="2155" data-end="2201">İdrar ve dışkıda kan kritik bulgu olabilir</strong><br data-start="2201" data-end="2204">İdrarda görülen kanın böbrek, mesane ve prostat kaynaklı olabileceğini belirten Çit, dışkıdaki kanın rengine göre farklı hastalıkların işareti olabileceğini kaydetti. Siyah dışkının mide kanamasını, parlak kırmızı dışkının ise hemoroit veya makat çatlağını düşündürebileceğini belirterek endoskopi ve kolonoskopi yapılmasının önemine dikkat çekti.</p>
<p data-start="2555" data-end="2743">Çit, “Ani kilo kaybı, göğüs ağrısı, nefes darlığı, halsizlik ve idrarda ya da dışkıda kan gibi bulgular kesinlikle ihmal edilmemelidir. Erken tanı, tedavide başarı şansını artırır” dedi.</p>
<p data-start="2745" data-end="2978"><strong data-start="2745" data-end="2757"></strong></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Çalışma Bakanı Vedat Işıkhan: &amp;quot;İşitme engelli vatandaşlarımız için milyarlarca liralık destek sağladık&amp;quot;</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/calisma-bakani-vedat-isikhan-isitme-engelli-vatandaslarimiz-icin-milyarlarca-liralik-destek-sagladik</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/calisma-bakani-vedat-isikhan-isitme-engelli-vatandaslarimiz-icin-milyarlarca-liralik-destek-sagladik</guid>
<description><![CDATA[ Dünya İşitme Engelliler Haftası kapsamında açıklama yapan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, 2023-2024 yıllarında Sağlık Uygulama Tebliği çerçevesinde işitme engelli vatandaşlara yönelik biyonik kulak, kemik iletimli işitme cihazı, orta kulak ve beyin sapı implantı ile evde sağlık hizmeti giderlerinin karşılandığını belirtti. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202509/image_870x_68d3a229c6a9b.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 24 Sep 2025 07:57:07 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>2023-2024 yıllarında işitme engellilere hangi destekler sağlandı, biyonik kulak için ne kadar ödeme yapıldı, kemiğe monte işitme cihazı desteği ne kadar oldu, evde sağlık hizmetinde hangi giderler karşılandı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><br data-start="501" data-end="504">23-29 Eylül tarihleri Dünya İşitme Engelliler Haftası kapsamında Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan sosyal medya hesabından açıklama yaptı.</p>
<p></p>
<p data-start="660" data-end="907">Işıkhan, işitme engelli bireylerin muayene, tetkik ve tedavi süreçlerinde destek sağlamaya devam ettiklerini ifade etti. 2023-2024 yılları arasında Sağlık Uygulama Tebliği (SUT) kapsamında milyonlarca liralık finansmanın karşılandığını açıkladı.</p>
<p data-start="909" data-end="1015"><strong data-start="909" data-end="945">Biyonik Kulak (Koklear İmplant):</strong><br data-start="945" data-end="948">757 milyon 888 bin TL tutarında işlem ve malzeme ödemesi yapıldı.</p>
<p data-start="1017" data-end="1114"><strong data-start="1017" data-end="1048">Kemiğe Monte İşitme Cihazı:</strong><br data-start="1048" data-end="1051">1 milyar 662 milyon 552 bin 871 TL tutarında destek sağlandı.</p>
<p data-start="1116" data-end="1216"><strong data-start="1116" data-end="1154">Orta Kulak ve Beyin Sapı İmplantı:</strong><br data-start="1154" data-end="1157">6 milyon 746 bin 233 TL tutarında ödeme gerçekleştirildi.</p>
<p data-start="1218" data-end="1322"><strong data-start="1218" data-end="1242">Evde Sağlık Hizmeti:</strong><br data-start="1242" data-end="1245">8 milyon 823 bin TL tutarında evde sağlık hizmeti tedavi gideri karşılandı.</p>
<p data-start="1324" data-end="1461">Bakan Işıkhan, “Sağlık hizmetinde köklü çözümlerle işitme engelli vatandaşlarımızın yanında olmaya devam ediyoruz.” ifadesini kullandı.</p>
<p data-start="1463" data-end="1689"><strong data-start="1463" data-end="1475"></strong></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Yunusemre’de Dünya Alzheimer Günü’nde düzenlenen panelde hastalık ve mücadele yöntemleri ele alındı</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/yunusemrede-dunya-alzheimer-gununde-duzenlenen-panelde-hastalik-ve-mucadele-yoentemleri-ele-alindi</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/yunusemrede-dunya-alzheimer-gununde-duzenlenen-panelde-hastalik-ve-mucadele-yoentemleri-ele-alindi</guid>
<description><![CDATA[ Yunusemre Belediyesi’nin ev sahipliğinde Dünya Alzheimer Günü dolayısıyla düzenlenen panelde, uzmanlar Alzheimer hastalığının belirtileri, tedavi süreçleri ve korunma yolları hakkında bilgi verdi. Etkinlikte hem hasta ve yakınlarına sunulan destek çalışmaları anlatıldı hem de farkındalık oluşturmak amacıyla sosyal sorumluluk vurgusu yapıldı. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202509/image_870x_68d307777ac8e.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 24 Sep 2025 06:31:14 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Alzheimer hastalığının belirtileri nelerdir, hastalığa karşı nasıl korunulabilir, Yunusemre Belediyesi hasta ve yakınlarına hangi destekleri sağlıyor, Dünya Alzheimer Günü etkinliğinde hangi kurumlar iş birliği yaptı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p data-start="481" data-end="816">Manisa’da Dünya Alzheimer Günü kapsamında Yunusemre Belediyesi ev sahipliğinde bir panel düzenlendi. Ferdi Zeyrek Millet Çarşısı İsmail Hakkı Tonguç Konferans Salonu’nda gerçekleşen etkinlik, Manisa Büyükşehir Belediyesi, Celal Bayar Üniversitesi ve Türkiye Alzheimer Derneği Manisa Şubesi iş birliğiyle yapıldı.</p>
<p data-start="818" data-end="1224">Panelin moderatörlüğünü Prof. Dr. Hatice Mavioğlu ve Prof. Dr. Derya Şaşman Kaylı üstlenirken, konuşmacılar arasında Celal Bayar Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji Ana Bilim Dalı’ndan Doç. Dr. Melike Batum, Sağlık Bilimleri Fakültesi’nden Doç. Dr. Özlem Özcan, Yunusemre Belediye Başkan Yardımcısı Hakan Gürtunca ve Manisa Büyükşehir Belediyesi Sağlık Hizmetleri Şube Müdürü Ahmet Müştak Aydın yer aldı.</p>
<p data-start="1226" data-end="1773"><strong data-start="1226" data-end="1272">Alzheimer sadece sağlık değil sosyal sorun</strong><br data-start="1272" data-end="1275">Panelde konuşan Yunusemre Belediye Başkan Yardımcısı Hakan Gürtunca, belediye bünyesinde kurulan Alzheimer ve Demans Danışma/Dayanışma Merkezi hakkında bilgi verdi. Gürtunca, amaçlarının yalnızca hastalara değil, yakınlarına da destek sağlamak olduğunu belirterek, “Alzheimer sadece bir sağlık problemi değil, aynı zamanda sosyal bir sorun. Bu süreçte hasta kadar ailesi de yıpranıyor. Belediye olarak hem bakım sürecinde hem de psikososyal anlamda destek sağlayacak çalışmalar yürütüyoruz” dedi.</p>
<p data-start="1775" data-end="2175"><strong data-start="1775" data-end="1817">Uzmanlardan korunma yöntemleri uyarısı</strong><br data-start="1817" data-end="1820">Panelde uzmanlar, Alzheimer hastalığının belirtileri ve korunma yollarına ilişkin bilgiler verdi. Hastalığın genellikle hafıza kaybı, günlük işlerde zorlanma ve karar verme becerilerinde azalma ile başladığını aktaran uzmanlar, düzenli egzersiz, sağlıklı beslenme, zihinsel faaliyetler ve sosyal etkileşimin riskleri azaltmada etkili olduğunu vurguladı.</p>
<p data-start="2177" data-end="2218">Program, müzik dinletisi ile sona erdi.</p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Ege Üniversitesi ekibinden omurilik hasarının tedavisine yönelik TÜBİTAK destekli yeni proje</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/ege-universitesi-ekibinden-omurilik-hasarinin-tedavisine-yoenelik-tubitak-destekli-yeni-proje</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/ege-universitesi-ekibinden-omurilik-hasarinin-tedavisine-yoenelik-tubitak-destekli-yeni-proje</guid>
<description><![CDATA[ Ege Üniversitesi Biyomühendislik Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Aylin Şendemir liderliğinde yürütülecek TÜBİTAK destekli proje, omurilik hasarlarında sinir iyileşmesini engelleyen mikroçevreyi baskılamaya yönelik yeni biyomühendislik çözümleri geliştirmeyi hedefliyor. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202509/image_870x_68d2f74a0688c.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 23 Sep 2025 19:56:26 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>omurilik hasarı tedavisinde hangi yeni yöntemler geliştiriliyor, Ege Üniversitesi’nin TÜBİTAK projesi kimler tarafından yürütülüyor, proje sonuçları hangi hastalıkların tedavisinde kullanılabilir, deneysel model nasıl çalışıyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><br data-start="416" data-end="419">Ege Üniversitesi Biyomalzemeler ve 3 Boyutlu Biyoarafazlar (EBioPhase) araştırma ekibinin hazırladığı “Omurilik Hasarında Glial Skar Patofizyolojisine Yönelik Hibrit Ekstraselüler Veziküllerle Fonksiyonelleştirilmiş Nanolifli Doku İske­lelerinin Etkisinin İncelenmesi” başlıklı proje, TÜBİTAK’ın "1001-Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Projelerini Destekleme Programı” kapsamında desteklenmeye hak kazandı.</p>
<p></p>
<p data-start="828" data-end="1271">Proje, Ege Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Biyomühendislik Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Aylin Şendemir yürütücülüğünde gerçekleştirilecek. Çalışmada ayrıca, EÜ Tıp Fakültesi Histoloji ve Embriyoloji Anabilim Dalı’ndan Prof. Dr. Yiğit Uyanıkgil, EÜ Fen Fakültesi Biyokimya Bölümü’nden Doç. Dr. Güliz Ak Demiröz ve İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Biyokimya Anabilim Dalı’ndan Prof. Dr. Ezgi Turunç Özoğlu da yer alıyor.</p>
<p data-start="1273" data-end="1686">Proje kapsamında, omurilik hasarı sonrasında bölgede oluşan ve sinir yenilenmesini engelleyen enflamatuar mikroçevrenin baskılanmasına yönelik yeni bir tedavi yaklaşımı üzerinde çalışılacak. Doç. Dr. Aylin Şendemir, Avrupa Birliği destekli mevcut projelerinde omurilik hasarını laboratuvar ortamında taklit ederek kişiye özel tedavilerin test edilmesini sağlayan deneysel bir model geliştirdiklerini hatırlattı.</p>
<p data-start="1688" data-end="2110">Şendemir, “Yeni proje ile bu model üzerinde biyomalzemelere dayalı bir tedavi yaklaşımı geliştirmeyi planlıyoruz. Bitkisel kaynaklı vezikülleri yeniden biçimlendirerek hedefe yönelik ilaç taşıyıcı olarak kullanmayı amaçlıyoruz. Proje sonuçlarının, omurilik hasarı tedavisine yeni bir perspektif kazandırmasının yanı sıra farklı hastalıklarda da kullanılma potansiyelini değerlendirmeyi bekliyoruz.” ifadelerini kullandı.</p>
<p data-start="2112" data-end="2358"><strong data-start="2112" data-end="2124"></strong></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Dyt. Seda Uşarer: &amp;quot;Hiçbir diyet meme sağlığı için tek başına mucizevi koruma sağlamaz&amp;quot;</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/dyt-seda-usarer-hicbir-diyet-meme-sagligi-icin-tek-basina-mucizevi-koruma-saglamaz</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/dyt-seda-usarer-hicbir-diyet-meme-sagligi-icin-tek-basina-mucizevi-koruma-saglamaz</guid>
<description><![CDATA[ Beslenme ve Diyet Uzmanı Dyt. Seda Uşarer, ketojenik diyet, vejetaryen beslenme ve aralıklı oruç gibi popüler diyetlerin meme sağlığı açısından tek başına mucizevi bir fayda sunmadığını açıkladı. Uşarer, yanlış uygulanan diyetlerin bağışıklık sistemini zayıflatabileceğini, kanser riskini artırabileceğini ve besin çeşitliliğinin korunmasının hayati önem taşıdığını vurguladı. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202509/image_870x_68d118be5fc12.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 22 Sep 2025 06:37:21 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Ketojenik diyet meme sağlığını nasıl etkiliyor, vejetaryen beslenmede hangi riskler öne çıkıyor, aralıklı oruç hücresel sağlık açısından ne fayda sağlıyor, diyetler neden tek başına koruma sunmuyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Son yıllarda sağlıklı yaşam arayışında öne çıkan ketojenik diyet, vejetaryen beslenme ve aralıklı oruç gibi yöntemler, kilo verme ve hastalık riskini azaltma iddialarıyla dikkat çekiyor. Ancak uzmanlara göre bu beslenme biçimleri meme sağlığı açısından tek başına yeterli değil.</p>
<p data-start="848" data-end="1133"> Beslenme ve Diyet Bölümü’nden Dyt. Seda Uşarer, “Tüketilen yağın türü, öğün saatleri, besin çeşitliliği ve vitamin-mineral dengesi gibi faktörler bu diyetlerin yararını artırabileceği gibi bağışıklık sistemini zayıflatıp kanser riskini de etkileyebiliyor” dedi.</p>
<p data-start="1135" data-end="1550"><strong data-start="1135" data-end="1178">Ketojenik diyetin riskleri ve faydaları</strong><br data-start="1178" data-end="1181">Uşarer, düşük karbonhidrat ve yüksek yağ alımına dayalı ketojenik diyetin amacı hakkında şu bilgileri paylaştı:<br data-start="1292" data-end="1295">“Ketojenik diyet vücudu ‘ketozis’ adı verilen duruma sokarak yağ yakımını artırır. Ancak yüksek doymuş yağ tüketimi, bazı çalışmalarda meme kanseri riskini artırıcı bir faktör olarak öne çıkıyor. Yağ türlerinin doğru seçimi bu nedenle kritik önemdedir.”</p>
<p data-start="1552" data-end="1984"><strong data-start="1552" data-end="1604">Vejetaryen beslenmede dikkat edilmesi gerekenler</strong><br data-start="1604" data-end="1607">Vejetaryen beslenmenin lif, antioksidan ve fitokimyasallar açısından zengin olduğunu belirten Uşarer, sebze ve meyve tüketiminde aşırılığın sakıncalarına değindi:<br data-start="1769" data-end="1772">“Sebze ve meyveler kür halinde, her gün aynı şekilde tüketilmemelidir. Ayrıca iyi planlanmamış bir vejetaryen diyet B12, demir ve omega-3 eksikliğine yol açabilir. Bu durum bağışıklık sistemini zayıflatabilir.”</p>
<p data-start="1986" data-end="2359"><strong data-start="1986" data-end="2020">Aralıklı oruç ve hücre sağlığı</strong><br data-start="2020" data-end="2023">Aralıklı orucun otofaji mekanizması sayesinde hücrelerin sağlığını koruyabileceğini kaydeden Uşarer, “Bazı çalışmalar, aralıklı orucun insülin duyarlılığını artırarak hormonla ilişkili kanser risklerini azaltabileceğini gösteriyor. Ancak uzman kontrolü olmadan uygulandığında beslenme alışkanlıklarını bozabilir” ifadelerini kullandı.</p>
<p data-start="2361" data-end="2724"><strong data-start="2361" data-end="2400"> Diyet tek başına çözüm değil</strong><br data-start="2400" data-end="2403">Her beslenme modelinin farklı etkiler taşıdığını vurgulayan Dyt. Seda Uşarer, “Hiçbir diyet tek başına mucizevi bir koruma sağlamaz. Yanlış uygulandığında riskleri artırabilir. Dengeli, çeşitliliği gözeten, kişiye özel ve diyetisyen kontrolünde sürdürülebilir bir beslenme planı esas alınmalıdır” açıklamasında bulundu.</p>
<p data-start="2726" data-end="2942"><strong data-start="2726" data-end="2738"></strong></p>
<p></p>
<p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Mersin Büyükşehir’den Alzheimer hastaları için Tarsus Gençlik Kampı’nda farkındalık etkinliği</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/mersin-buyuksehirden-alzheimer-hastalari-icin-tarsus-genclik-kampinda-farkindalik-etkinligi</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/mersin-buyuksehirden-alzheimer-hastalari-icin-tarsus-genclik-kampinda-farkindalik-etkinligi</guid>
<description><![CDATA[ Mersin Büyükşehir Belediyesi, Dünya Alzheimer Günü kapsamında Tarsus Gençlik Kampı’nda etkinlik düzenledi. Zihinsel ve fiziksel aktivitelerin yer aldığı programda hasta ve yakınları sosyalleşme imkânı bulurken, tansiyon ve şeker ölçümleri de yapıldı. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202509/image_870x_68cfb57ab5730.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 21 Sep 2025 12:35:33 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Dünya Alzheimer Günü etkinliği nerede yapıldı, programda hangi etkinlikler yer aldı, Gülümse Alzheimer Yaşam Merkezi hangi hizmetleri sunuyor, hasta yakınları etkinlik hakkında ne söyledi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><br data-start="400" data-end="403">Mersin Büyükşehir Belediyesi Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığı’na bağlı Gülümse Alzheimer Yaşam Merkezi, 21 Eylül Dünya Alzheimer Günü dolayısıyla Tarsus Gençlik Kampı’nda bir program düzenledi. Etkinlik, başlangıç evresi Alzheimer hastalarına ve yakınlarına yönelik gerçekleştirildi.</p>
<p></p>
<p data-start="690" data-end="957">Doğal ortamda yapılan programda el becerileri geliştirme, çember atma, topla oynama gibi etkinliklerin yanı sıra müzik eşliğinde dans edildi. Katılımcılara zihinsel ve fiziksel aktiviteler uygulanırken, sağlık ekipleri tansiyon ve şeker ölçümleri de gerçekleştirdi.</p>
<p data-start="959" data-end="1477"><strong data-start="959" data-end="1017">“Hasta yakınlarından çok güzel geri dönüşler alıyoruz”</strong><br data-start="1017" data-end="1020">Mersin Büyükşehir Belediyesi Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığı’nda Gerontolog olarak görev yapan Cihan Tanrıverdi, Alzheimer hastalarının sosyalleşmelerini sağlamayı amaçladıklarını belirterek, “Tedavisi olmayan bir hastalıkla karşı karşıyayız ama bizim hedefimiz hastalığın seyrini yavaşlatmak. Başlangıç evresi Alzheimer hastalarını evden çıkartarak sosyalleşmelerini sağlıyoruz. Bununla ilgili hasta yakınlarından çok güzel geri dönüşler alıyoruz” dedi.</p>
<p><img src="https://cumha.com.tr/uploads/images/202509/image_870x_68cfb58991d4d.webp" alt=""></p>
<p data-start="1479" data-end="1865">Tanrıverdi, düzenlenen sosyal etkinliklerin hem hastaları hem de yakınlarını mutlu ettiğini vurgulayarak, “Servisle evden alıp eve bırakıyoruz. Kahvaltı ve öğle yemeği hizmeti sağlıyoruz. Fiziksel, sanatsal, zihinsel etkinlikler yapıyoruz. Ayrıca haftada bir gün evde fizik tedavi hizmeti veren ekip de merkezimizi ziyaret ederek egzersiz çalışmaları yaptırıyor” ifadelerini kullandı.</p>
<p data-start="1867" data-end="2215"><strong data-start="1867" data-end="1914">Hasta ve yakınlarından memnuniyet mesajları</strong><br data-start="1914" data-end="1917">Merkezden faydalanan Aysel Duru, verilen hizmetten memnuniyetini dile getirerek, “Çok ilgileniyorlar, çok memnunuz” dedi. Aysel Duru’nun refakatçisi Ömer Duru ise “Çalışanlar bir akraba gibi davranıyorlar anneme. Önceden durumu çok kötüydü, gittikçe iyileşmeye başladı” sözleriyle süreci anlattı.</p>
<p data-start="2217" data-end="2471">Bir diğer hasta yakını Yusuf Erbudak da eşinin merkezden faydalandıktan sonra daha iyi olduğunu belirterek, “Orada sosyal faaliyetlere katılıyor, resim yapıyor. Akşam eve daha rahat geliyor. Biz de emin ellerde olduğunu biliyoruz” ifadelerini kullandı.</p>
<p data-start="2473" data-end="2679"><strong data-start="2473" data-end="2485"></strong></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Gerontolog Merve Kıldır: &amp;quot;Zihinsel ve fiziksel aktiviteler Alzheimer’ın ilerlemesini yavaşlatır&amp;quot;</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/gerontolog-merve-kildir-zihinsel-ve-fiziksel-aktiviteler-alzheimerin-ilerlemesini-yavaslatir</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/gerontolog-merve-kildir-zihinsel-ve-fiziksel-aktiviteler-alzheimerin-ilerlemesini-yavaslatir</guid>
<description><![CDATA[ Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin Alzheimer hasta ve yakınlarına hizmet verdiği “Mavi Ev” merkezinde uzmanlar, erken teşhisin ve düzenli aktivitelerin önemine dikkat çekiyor. Zihinsel ve fiziksel olarak aktif kalmanın hastalığın seyrini yavaşlatabileceği, sosyal yaşam ve moral desteğinin ise hastaların yaşam kalitesini artırdığı vurgulanıyor. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202509/image_870x_68cfbd01ecd8f.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 21 Sep 2025 12:35:26 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Alzheimer hastalığında erken teşhisin önemi nedir, zihinsel aktiviteler hastalığı nasıl yavaşlatır, Mavi Ev merkezinde hangi hizmetler veriliyor, hasta yakınları merkeze dair hangi görüşleri paylaşıyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><br data-start="497" data-end="500">Her yıl 21 Eylül, tüm dünyada “Dünya Alzheimer Günü” olarak anılıyor. Bu kapsamda Antalya Büyükşehir Belediyesi tarafından hayata geçirilen “Alzheimer Hasta ve Hasta Yakınları Buluşma Merkezi” (Mavi Ev), Alzheimer hastaları ve yakınlarına yönelik sunduğu hizmetlerle dikkat çekiyor.</p>
<p></p>
<p data-start="786" data-end="1461"><strong data-start="786" data-end="839">Aktivitelerle hastalığın seyri yavaşlatılabiliyor</strong><br data-start="839" data-end="842">Alzheimer Hasta ve Hasta Yakınları Buluşma Merkezi Sorumlusu Gerontolog Merve Kıldır, hastalığın seyrinde zihinsel ve fiziksel aktivitelerin büyük rol oynadığını belirtti. Kıldır, “Alzheimer riski taşıyan bireyleri zihinsel ve fiziksel olarak sürekli aktif tutmalıyız. Bulmaca çözmek, kitap okumak, örgü örmek, hafif ev işlerine yardımcı olmak faydalıdır. Sosyal hayata katılım, dengeli beslenme, düzenli uyku ve alkol-sigaradan uzak durmak da riski azaltır. Yürüyüş, egzersiz ve sporla hareketli bir yaşam sürmek gerekir. Torunlarla vakit geçirmek bile hem moral hem de zihinsel açıdan hastaya çok iyi geliyor” dedi.</p>
<p><img src="https://cumha.com.tr/uploads/images/202509/image_870x_68cfbcede4eda.webp" alt=""></p>
<p data-start="1463" data-end="1990"><strong data-start="1463" data-end="1502">Merkezde moral ve destek sağlanıyor</strong><br data-start="1502" data-end="1505">Kıldır, Mavi Ev’de Alzheimer hastalarının düzenli takip edildiğini, hasta ve yakınlarına hem psiko-sosyal hem de danışmanlık desteği sunulduğunu aktardı. Kıldır, “Alzheimer’ın kesin bir tedavisi bulunmasa da erken tanı ve düzenli takip ile hastalığın seyri yavaşlatılabilir. Hasta ve hasta yakınlarımızın yaşam kalitelerini yükseltmek için moral ve destek sağlıyoruz. Gündüz bakım hizmetinin yanı sıra gerontolojik danışmanlık hizmetini de kesintisiz sunuyoruz” ifadelerini kullandı.</p>
<p data-start="1992" data-end="2398"><strong data-start="1992" data-end="2026">Hasta yakınlarından memnuniyet</strong><br data-start="2026" data-end="2029">Mavi Ev’den hizmet alan Ayşe Bayık ise merkezin kendisine sağladığı katkıyı dile getirdi. Bayık, “Biz yaşlıyız, evde yalnız kalıp sıkılıyoruz. Burada arkadaşlarımızla buluşuyoruz, çok güzel vakit geçiriyoruz. Servisimiz geliyor, bizi karşılıyorlar, elimizden tutuyorlar. Ben cennete gelmiş gibi hissediyorum. Büyükşehir Belediyemize çok teşekkür ederiz” diye konuştu.</p>
<p data-start="2400" data-end="2620"><strong data-start="2400" data-end="2412"></strong></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu: &amp;quot;Türkiye 2026’nın ilk yarısında kendi SMA ilacını üretecek&amp;quot;</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/saglik-bakani-kemal-memisoglu-turkiye-2026nin-ilk-yarisinda-kendi-sma-ilacini-uretecek</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/saglik-bakani-kemal-memisoglu-turkiye-2026nin-ilk-yarisinda-kendi-sma-ilacini-uretecek</guid>
<description><![CDATA[ Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, Çanakkale’de yaptığı açıklamada Türkiye’nin 2026 yılının ilk yarısında kendi SMA ilacını üreteceğini duyurdu. Memişoğlu, Polifarma Ar-Ge Merkezi’nde yerli ilaç geliştirme çalışmalarının başladığını belirtti. Bakan, ayrıca yeni hastane projeleri, şekerli gıdaların tüketiminin azaltılması ve sağlıkta bağımsızlık hedefleri hakkında bilgi verdi. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202509/image_870x_68ceb67438cf0.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 20 Sep 2025 14:24:48 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Türkiye’nin ilk yerli SMA ilacı ne zaman üretilecek, Çanakkale’de hangi yeni hastaneler yapılacak, şeker tüketimini azaltmak için hangi çalışmalar yürütülüyor, sağlıkta bağımsızlık hedefi hangi projelerle destekleniyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><br data-start="531" data-end="534">Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, 20 Eylül 2025 Cumartesi günü Çanakkale’de gerçekleştirdiği ziyarette sağlık yatırımları ve projelere ilişkin açıklamalarda bulundu.</p>
<p></p>
<p data-start="710" data-end="1062"><strong data-start="710" data-end="748">Yerli SMA ilacı için tarih verildi</strong><br data-start="748" data-end="751">Çanakkale’de Polifarma Ar-Ge Merkezi’nin açılışını değerlendiren Memişoğlu, merkezde Türkiye’nin ilk yerli SMA ilacı ve etkin maddesine yönelik çalışmaların yürütüldüğünü söyledi. Memişoğlu, “Türkiye, 2026 yılının ilk yarısında kendi SMA ilacını üretip nadir hastalıklarla ilgili bir adım atmış olacak.” dedi.</p>
<p data-start="1064" data-end="1352"><strong data-start="1064" data-end="1095">Sağlıkta bağımsızlık hedefi</strong><br data-start="1095" data-end="1098">Memişoğlu, “Üreten Sağlık” modeliyle TÜSEB koordinasyonunda cihaz, malzeme ve ilaç üretimi konusunda bağımsız bir Türkiye hedefiyle çalıştıklarını belirtti. Moleküler tedavilerde de kendi ilaçlarını üretebilen bir ülke olmayı amaçladıklarını vurguladı.</p>
<p data-start="1354" data-end="1624"><strong data-start="1354" data-end="1394">Çanakkale’ye yeni sağlık yatırımları</strong><br data-start="1394" data-end="1397">Ziyaret kapsamında Çanakkale Valiliğini de ziyaret eden Memişoğlu, Bayramiç ve Gelibolu’da yeni hastane inşaatlarının başlayacağını açıkladı. Ayrıca Çanakkale merkezde yeni bir hastane için de çalışmalar yapılacağını söyledi.</p>
<p data-start="1626" data-end="1872"><strong data-start="1626" data-end="1664">Beslenme ve şeker tüketimi uyarısı</strong><br data-start="1664" data-end="1667">Sağlık Bakanı, şekerli yiyeceklerin az tüketilmesi gerektiğini ifade ederek, Tarım ve Orman Bakanlığı ile yiyecek ve içeceklerdeki şeker oranlarının düşürülmesine yönelik çalışmaların sürdüğünü belirtti.</p>
<p data-start="1874" data-end="2071"><strong data-start="1874" data-end="1908">Topluma sağlıklı yaşam çağrısı</strong><br data-start="1908" data-end="1911">Vatandaşlara çağrıda bulunan Memişoğlu, “Önce insan kendi bedenine bakacak, toplum kendi sağlığını koruyacak. Bunun için biz her türlü yardıma hazırız.” dedi.</p>
<p data-start="2073" data-end="2380">Çanakkale’deki programı kapsamında Mobil Sigara Bırakma standını ziyaret eden Memişoğlu, Mehmet Akif Ersoy Devlet Hastanesinde sağlık çalışanlarıyla bir araya geldi ve “Sağlıklı Türkiye Yüzyılı Çanakkale Sağlık Yöneticileri Toplantısı”na katıldı. Program, Çanakkale Şehitler Abidesi ziyaretiyle sona erdi.</p>
<p data-start="2382" data-end="2619"><strong data-start="2382" data-end="2394"></strong></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu: &amp;quot;Türkiye’nin İlk Yerli SMA İlacı Polifarma Ar&#45;Ge Merkezi’nde Geliştirilecek&amp;quot;</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/saglik-bakani-kemal-memisoglu-turkiyenin-ilk-yerli-sma-ilaci-polifarma-ar-ge-merkezinde-gelistirilecek</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/saglik-bakani-kemal-memisoglu-turkiyenin-ilk-yerli-sma-ilaci-polifarma-ar-ge-merkezinde-gelistirilecek</guid>
<description><![CDATA[ Tekirdağ’da açılışı yapılan Polifarma Ar-Ge Merkezi’nde Türkiye’nin ilk yerli SMA ilacı ve etkin maddesi geliştirilecek. Açılış töreninde konuşan Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, bu adımın sağlıkta bağımsızlık hedefinin temel taşlarından biri olduğunu belirtti. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202509/image_870x_68cda2715e51e.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 19 Sep 2025 18:39:52 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Türkiye’nin ilk yerli SMA ilacı nerede geliştirilecek, Polifarma Ar-Ge Merkezi hangi amaçla açıldı, sağlıkta tam bağımsızlık hedefi nasıl açıklanıyor, TÜSEB’in yeni yapısı hangi rolü üstleniyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><br data-start="433" data-end="436">Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, Tekirdağ Ergene’de açılışı yapılan Polifarma Ar-Ge Merkezi’nde yaptığı konuşmada, Türkiye’nin ilk yerli SMA ilacının ve etkin maddesinin bu merkezde üretileceğini açıkladı.</p>
<p data-start="653" data-end="1023">Bakan Memişoğlu, “Burada yürütülecek en önemli çalışmalardan biri Türkiye’nin ilk yerli SMA ilacına yönelik geliştirme faaliyetleridir. Bu adım, ‘Üreten Sağlık’ vizyonumuzun sadece ekonomik değil, insani ve vicdani boyutunu da ortaya koymaktadır. Sağlık hizmetini hak, tedaviyi sorumluluk, ilaç üretimini ise egemenlik meselesi olarak görüyoruz.” ifadelerini kullandı.</p>
<p><img src="https://cumha.com.tr/uploads/images/202509/image_870x_68cda2626a165.webp" alt=""></p>
<p data-start="1025" data-end="1487"><strong data-start="1025" data-end="1078">Ar-Ge yatırımları ve sağlıkta bağımsızlık vurgusu</strong><br data-start="1078" data-end="1081">Konuşmasında “Koruyan, Geliştiren ve Üreten Sağlık Modeli”ne dikkat çeken Memişoğlu, bu modelin yalnızca önleyici yaklaşımları değil, yenilikçi üretim altyapıları ve bilimsel araştırmaları da kapsadığını belirtti. Ayrıca Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı’nın (TÜSEB) yeniden yapılandırıldığını, kamu, özel sektör ve akademi arasında güçlü bağların kurularak yerli çözümlerin geliştirildiğini aktardı.</p>
<p data-start="1489" data-end="1885">Yeni açılan merkezin, başta SMA olmak üzere nadir hastalıkların tedavisine yönelik ilaç ve etkin madde geliştirmeyi hedeflediği bildirildi. Açılışa TİTCK Başkanı Prof. Dr. Ahmet Ayar, Kamu Hastaneleri Genel Müdürü Dr. Hakan Usta, Sağlığın Geliştirilmesi Genel Müdürü Doç. Dr. Muhammed Atak, Türkiye Hudut ve Sahiller Genel Müdürü Dr. Osman Kan ve TÜSEB Başkanı Prof. Dr. Ümit Kervan da katıldı.</p>
<p data-start="1887" data-end="2158">Bakan Memişoğlu, “Sağlıkta tam bağımsızlık sadece hizmet sunmakla değil; üretmek, geliştirmek, paylaşmak ve ihraç etmekle mümkündür. Bugün açılışını yaptığımız Polifarma Ar-Ge Merkezi gibi yatırımlar, bu hedefin taşıyıcı sütunlarıdır.” sözleriyle konuşmasını tamamladı.</p>
<p data-start="2160" data-end="2372"><strong data-start="2160" data-end="2172"></strong></p>
<p></p>
<p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Ege Üniversitesi bilim ekibi HIV enfeksiyonunun erken tanısı için 3D baskılı nanobiyosensör geliştirecek</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/ege-universitesi-bilim-ekibi-hiv-enfeksiyonunun-erken-tanisi-icin-3d-baskili-nanobiyosensoer-gelistirecek</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/ege-universitesi-bilim-ekibi-hiv-enfeksiyonunun-erken-tanisi-icin-3d-baskili-nanobiyosensoer-gelistirecek</guid>
<description><![CDATA[ Ege Üniversitesi Eczacılık Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Pınar Kara’nın yürütücülüğünde hazırlanan HIV enfeksiyonunun erken tanısına yönelik nanobiyosensör projesi, TUSEB tarafından desteklenecek. Proje kapsamında HIV-1 ve HIV-2 virüslerini eş zamanlı ayırabilen, antijen/antikor testlerini birleştiren 3 boyutlu baskı tabanlı prototip biyosensör geliştirilecek. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202509/image_870x_68cd0640a1f4f.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 19 Sep 2025 10:42:33 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>HIV enfeksiyonunun erken tanısında nanobiyosensör nasıl kullanılacak, proje hangi kurum tarafından desteklenecek, geliştirilecek test mevcut yöntemlerden hangi yönleriyle farklı olacak, hedeflenen katkılar nelerdir</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><br data-start="527" data-end="530">Ege Üniversitesi Eczacılık Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Pınar Kara’nın yürütücüsü olduğu “HIV Enfeksiyonunun Erken Tanısında Tarama, Antijen / Antikor Ayrımı ve Doğrulama Testlerini Birleştiren 3 Boyutlu Baskı (3B) Yöntemi ile Üretilmiş Elektrokimyasal Tabanlı Prototip Biyosensör Geliştirilmesi” başlıklı proje, Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı (TUSEB) tarafından desteklenmeye değer bulundu.</p>
<p></p>
<p data-start="937" data-end="1213">Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak, Prof. Dr. Pınar Kara ve ekibini makamında kabul ederek tebrik etti. Budak, üniversite olarak sağlık bilimleri ve teknolojilerine odaklanan, ihtiyaç temelli ve yenilikçi araştırma projeleri üretmeye devam ettiklerini belirtti.</p>
<p data-start="1215" data-end="1503">Projeyle ilgili bilgi veren Prof. Dr. Pınar Kara, HIV enfeksiyonunun hem Türkiye’de hem de dünyada önemli bir halk sağlığı sorunu olduğunu vurguladı. Kara, hızlı ve doğru tanı sağlayan testlerin özellikle ulaşılması zor toplulukların taranmasında kritik öneme sahip olduğunu ifade etti.</p>
<p data-start="1505" data-end="1793"><strong data-start="1505" data-end="1537">Nanobiyosensörün özellikleri</strong><br data-start="1537" data-end="1540">Mevcut HIV tanı algoritmasında önce kombine antijen + antikor testiyle tarama yapıldığı, ardından HIV-1 ve HIV-2 ayrımı için doğrulama testine ihtiyaç duyulduğunu hatırlatan Kara, proje ile bu süreçlerin tek bir platformda birleştirileceğini açıkladı.</p>
<p data-start="1795" data-end="2188">Kara, geliştirilecek nanobiyosensör sayesinde HIV-1 ve HIV-2 virüslerinin eş zamanlı ayırımının yapılabileceğini, antijen ve antikor ayrımıyla birlikte doğrulamanın da aynı anda gerçekleştirilebileceğini belirtti. Bu yöntemle tanıda yaşanan zorlukların aşılması, erken teşhis imkânının artırılması ve HIV pandemisinin sona erdirilmesine yönelik küresel hedeflere katkı sunulması amaçlanıyor.</p>
<p data-start="2190" data-end="2423"><strong data-start="2190" data-end="2202"></strong></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İstanbul’da ambulanslara yol açmak için radyo frekanslı uyarı sistemi devreye alındı</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/istanbulda-ambulanslara-yol-acmak-icin-radyo-frekansli-uyari-sistemi-devreye-alindi</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/istanbulda-ambulanslara-yol-acmak-icin-radyo-frekansli-uyari-sistemi-devreye-alindi</guid>
<description><![CDATA[ İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü, trafikte ambulansların geçişini kolaylaştırmak amacıyla yeni bir sistem başlattı. Pilot uygulamada ambulanslara yerleştirilen cihaz, 50 metre çevresindeki araçların radyolarına “Lütfen ambulansa yol verin” anonsu gönderecek. Projenin yaygınlaştırılması hedeflenirken, sistemin dünyada da ilk olduğu belirtildi. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202509/image_870x_68cd261951940.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 19 Sep 2025 10:42:23 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>İstanbul’da yeni ambulans uyarı sistemi nasıl çalışıyor, radyo frekanslı anonslar sürücülere ne şekilde ulaşacak, uygulama hangi aşamada tüm kente yaygınlaştırılacak, Şevket Hocaoğlu’nun kitabındaki sistem bu projeyle nasıl benzerlik taşıyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><br data-start="481" data-end="484">İstanbul’da ambulansların trafikte daha hızlı ilerleyebilmesi için yeni bir uygulama hayata geçirildi. İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü’nce başlatılan pilot uygulamada, ambulanslara yerleştirilen cihazlar aracılığıyla 50 metre çevresindeki araçların radyolarına “Lütfen ambulansa yol verin” anonsu gönderilecek.</p>
<p></p>
<p data-start="795" data-end="1201"><strong data-start="795" data-end="828">Radyo frekanslı uyarı sistemi</strong><br data-start="828" data-end="831">FM bandı üzerinden çalışan cihaz, sürücülere ambulansın yaklaşmakta olduğunu bildirmek için “Lütfen yaklaşan ambulansa yol verin” ve “Lütfen fermuar sistemini uygulayarak yaşama yol verin” şeklinde farklı anonslar iletecek. Bu yöntemle hem sürücülerin bilinçlendirilmesi hem de siren sesinden kaynaklanan panik nedeniyle yaşanan ikinci kazaların önlenmesi amaçlanıyor.</p>
<p data-start="1203" data-end="1664"><strong data-start="1203" data-end="1246">İstanbul İl Sağlık Müdürü’nden açıklama</strong><br data-start="1246" data-end="1249">İstanbul İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Abdullah Emre Güner, uygulamanın önemine dikkat çekerek, “Trafikte ne kadar tepe lambasıyla, sirenle uyarı yaparsanız yapın, bazen ambulansın geldiğini şoförlerimiz fark edemiyor. Yeni sistemle araçların radyo frekansına girerek sürücüleri bilgilendireceğiz.” dedi. Güner, uygulamanın tüm İstanbul’a yaygınlaştırılacağını ve Türkiye’de hatta dünyada bir ilk olduğunu ifade etti.</p>
<p data-start="1666" data-end="2262"><strong data-start="1666" data-end="1704">Literatürde benzer çözüm önerileri</strong><br data-start="1704" data-end="1707">Ambulansların trafikte görünürlüğünü ve fark edilmesini artırmaya yönelik çözümler daha önce de gündeme gelmişti. Şevket Hocaoğlu’nun <em data-start="1841" data-end="1847">Akıl; Buluşlar ve Görüşler</em> adlı kitabının 16. sayfasında, “Işıklı ve Sesli Kutu” adı verilen bir tasarıma yer verildi. Bu tasarımda araç içine yerleştirilen kutu üzerindeki lambalar, ambulans ve itfaiye gibi acil araçlara özel sesli ve ışıklı uyarılarla sürücülere doğrudan ikaz yapmayı amaçlıyor. Kitapta, sistemin çarpma anında da ikaz ışığını yanık bırakacak şekilde tasarlandığı, böylece uyarının kalıcı hale gelebileceği belirtiliyor.</p>
<p><img src="https://cumha.com.tr/uploads/images/202509/image_870x_68cd2605bb04b.webp" alt=""></p>
<p><img src="https://cumha.com.tr/uploads/images/202509/image_870x_68cd25f3d6360.webp" alt=""></p>
<p data-start="2264" data-end="2368">İstanbul’daki pilot uygulamanın başarılı olması halinde, projenin ülke geneline yayılması planlanıyor.</p>
<p data-start="2370" data-end="2630"><strong data-start="2370" data-end="2382"></strong></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Dt. Özlem Özhan Yatar: &amp;quot;Baş ve boyun ağrılarınız migren değil, diş sıkmadan kaynaklanıyor olabilir&amp;quot;</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/dt-ozlem-ozhan-yatar-bas-ve-boyun-agrilariniz-migren-degil-dis-sikmadan-kaynaklaniyor-olabilir</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/dt-ozlem-ozhan-yatar-bas-ve-boyun-agrilariniz-migren-degil-dis-sikmadan-kaynaklaniyor-olabilir</guid>
<description><![CDATA[ Ağız ve Diş Sağlığı Uzmanı Dt. Özlem Özhan Yatar, diş sıkma probleminin çoğu zaman migrenle karıştırıldığını belirterek uyarılarda bulundu. Gece diş gıcırdatmanın çene, baş ve boyun ağrılarına yol açabileceğini söyleyen Yatar, splint tedavisinin kalıcı çözüm sunduğunu ifade etti. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202509/image_870x_68cd093f2382e.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 19 Sep 2025 04:42:51 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Diş sıkma migrenle nasıl karıştırılıyor, diş sıkma hangi kasları etkiliyor, splint tedavisi ne kadar sürede sonuç veriyor, botoks diş sıkmada neden kalıcı çözüm değil</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Günümüzde stres kaynaklı rahatsızlıkların başında diş sıkma ve gıcırdatma geliyor. Bu durumun genellikle fark edilmediğini belirten Ağız ve Diş Sağlığı Bölümü’nden Dt. Özlem Özhan Yatar, hastaların çoğunun diş muayenesi sırasında sorunla karşılaştığını söyledi.</p>
<p data-start="765" data-end="1201"><strong data-start="765" data-end="792">Migrenle karıştırılıyor</strong><br data-start="792" data-end="795"> Ağız ve Diş Sağlığı Uzmanı Dt. Özlem Özhan Yatar, diş sıkmanın baş ve yüz ağrılarına neden olabildiğini, bu nedenle çoğu hastanın şikayetlerini migren zannettiğini ifade etti. Yatar, “Ağrı genellikle sabahları baş, boyun ve çenede ortaya çıkıyor, şakaklara veya enseye yayılabiliyor. Oysa bu ağrı, diş sıkma ve çiğneme kaslarının zorlanmasından kaynaklanıyor” dedi.</p>
<p data-start="1203" data-end="1399">Diş sıkmanın özellikle masseter kasını etkilediğini vurgulayan Yatar, kasın boyunun kısalmasıyla çene ekleminde yükün arttığını, bu durumun ağrıya neden olan kısır döngüye yol açtığını belirtti.</p>
<p data-start="1401" data-end="1678"><strong data-start="1401" data-end="1441">Splint tedavisi kalıcı çözüm sunuyor</strong><br data-start="1441" data-end="1444">Diş sıkma tedavisinde splint kullanımının etkili olduğunu açıklayan Dt. Özlem Özhan Yatar, “Gece kullanılan eklem splintleriyle kas yeniden eğitilir. Ortalama üç ay süren bu tedavi sonucunda ağrı şikayetleri sona erer” diye konuştu.</p>
<p data-start="1680" data-end="1883">Botoks uygulamasının yalnızca akut dönemde kısa süreli rahatlama sağladığını, kalıcı bir çözüm sunmadığını ifade eden Yatar, “Kronikleşmiş diş sıkma sorununda splint tedavisi en etkili yöntemdir” dedi.</p>
<p data-start="1885" data-end="2133"><strong data-start="1885" data-end="1912">Plak temizliğine dikkat</strong><br data-start="1912" data-end="1915">Hastaya özel hazırlanan splintlerin temizliğine de değinen Dt. Özlem Özhan Yatar, plakların ayrı bir fırça ile temizlenmesi gerektiğini, bakteri oluşumunu önlemek için özel solüsyonların kullanılabileceğini belirtti.</p>
<p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Ege Üniversitesi’nde nanoteknoloji ve ilaç taşıyıcı sistemlerde yenilikler sempozyumu düzenlendi</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/ege-universitesinde-nanoteknoloji-ve-ilac-tasiyici-sistemlerde-yenilikler-sempozyumu-duzenlendi</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/ege-universitesinde-nanoteknoloji-ve-ilac-tasiyici-sistemlerde-yenilikler-sempozyumu-duzenlendi</guid>
<description><![CDATA[ Ege Üniversitesi Eczacılık Fakültesi’nde düzenlenen “3’üncü İlaç Taşıyıcı Sistemlerde Yenilikler Sempozyumu”nda ulusal ve uluslararası akademisyenler nanoteknoloji, ilaç taşıyıcı sistemler, mRNA aşıları ve mikrorobotlar üzerine sunum yaptı. Programda bilimsel iş birlikleri, güncel tedavi yöntemleri ve yeni araştırma sonuçları ele alınırken, Prof. Dr. Elias Fattal için emeklilik töreni de gerçekleştirildi. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202509/image_870x_68cbdcda4d92a.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 18 Sep 2025 11:12:24 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Nanoteknoloji ile geliştirilen ilaç taşıyıcı sistemlerde hangi yenilikler öne çıktı, endüstri ile akademi arasındaki iş birlikleri nasıl yürütülüyor, nanopartiküller hangi hastalıkların tedavisinde kullanılabiliyor, sempozyumda hangi yeni araştırmalar paylaşıldı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><br data-start="561" data-end="564">Ege Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Farmasötik Teknoloji Anabilim Dalı tarafından “3’üncü İlaç Taşıyıcı Sistemlerde Yenilikler Sempozyumu” düzenlendi. Fakültenin konferans salonunda gerçekleşen etkinliğe akademisyenler ve öğrenciler yoğun ilgi gösterdi.</p>
<p></p>
<p data-start="822" data-end="1116">Sempozyum kapsamında Paris-Saclay Üniversitesi’nden Prof. Dr. Elias Fattal, Napoli Federico II Üniversitesi’nden Prof. Dr. Giuseppe De Rosa, Fenerbahçe Üniversitesi’nden Dr. Nahide Zeren Arda Öztürk, Ege Üniversitesi’nden Dr. Burcu Binici ve Araş. Gör. Gökselin Özgen sunumlar gerçekleştirdi.</p>
<p data-start="1118" data-end="1395"><strong data-start="1118" data-end="1140">Açılış konuşmaları</strong><br data-start="1140" data-end="1143">EÜ Eczacılık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hande Gürer Orhan, video mesajında “Ulusal ve uluslararası konuşmacıların katkıları sempozyumu zenginleştirdi. Programın bilimsel fikir alışverişine ve yeni iş birliklerine katkı sağlayacağına inanıyorum” dedi.</p>
<p data-start="1397" data-end="1697">Sempozyum Başkanı Prof. Dr. Özgen Özer ise, endüstriyle yürütülen projelere dikkat çekerek “Farmasötik Teknoloji Anabilim Dalı olarak ilaç ve kozmetik ürünler geliştiriyoruz. Prof. Dr. Fattal ile birlikte geliştirdiğimiz dermal yara örtüsü klinik çalışmalarda başarıya ulaştı” ifadelerini kullandı.</p>
<p data-start="1699" data-end="2049"><strong data-start="1699" data-end="1720">Bilimsel sunumlar</strong><br data-start="1720" data-end="1723">Prof. Dr. Elias Fattal, nanoteknolojik ürünlerin hedef dokulara ulaşırken karşılaştığı zorluklara değinerek, “Nanopartiküller kanser ve aşı çalışmalarında kullanılıyor ancak inflamatuar hastalıklar için onaylı ürün neredeyse yok. Bu nedenle çalışmalarımızı romatoid artrit, sepsis ve bağırsak hastalıklarına yönelttik” dedi.</p>
<p data-start="2051" data-end="2250">Prof. Dr. Giuseppe De Rosa ise kendiliğinden oluşan nanopartikül sistemleri üzerine çalışmalarını aktardı. Bu yapıların gen terapisi, aşı ve kemoterapi uygulamalarında kullanılabileceğini belirtti.</p>
<p data-start="2252" data-end="2496">Dr. Nahide Zeren Arda Öztürk endozom-mimetikler, Dr. Burcu Binici mRNA aşılarında taşıyıcı sistemler, Araş. Gör. Gökselin Özgen ise mikrorobotlar hakkında bilgiler verdi. Sunumların ardından akademisyenler katılımcıların sorularını yanıtladı.</p>
<p data-start="2498" data-end="2785"><strong data-start="2498" data-end="2537">Prof. Dr. Fattal’a emeklilik töreni</strong><br data-start="2537" data-end="2540">Etkinlik kapsamında Fransız Bilim Akademisi Onur Ödülü sahibi Prof. Dr. Elias Fattal için bir emeklilik töreni düzenlendi. Fakülte yönetimi tarafından kendisine hediyeler takdim edilirken, birlikte çalıştığı akademisyenler de konuşmalar yaptı.</p>
<p data-start="2787" data-end="3068"><strong data-start="2787" data-end="2799"></strong></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Çankaya Belediyesi 20 Eylül Dünya Jinekolojik Kanserler Farkındalık Günü için Kuğulupark’ta etkinlik düzenleyecek</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/cankaya-belediyesi-20-eylul-dunya-jinekolojik-kanserler-farkindalik-gunu-icin-kuguluparkta-etkinlik-duzenleyecek</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/cankaya-belediyesi-20-eylul-dunya-jinekolojik-kanserler-farkindalik-gunu-icin-kuguluparkta-etkinlik-duzenleyecek</guid>
<description><![CDATA[ 20 Eylül Dünya Jinekolojik Kanserler Farkındalık Günü kapsamında Çankaya Belediyesi ve Kanserle Dans Derneği işbirliğiyle Kuğulupark’ta “Farkındayım, Güvendeyim” etkinliği yapılacak. Alanında uzman doktorlar vatandaşlarla buluşarak soruları yanıtlayacak, dans ve spor gösterileriyle farkındalık artırılacak. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202509/image_870x_68cbe2162d547.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 18 Sep 2025 11:12:19 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>20 Eylül Dünya Jinekolojik Kanserler Farkındalık Günü etkinliği nerede yapılacak, hangi doktorlar vatandaşlarla buluşacak, jinekolojik kanserler arasında en sık görülen türler hangileri, Türkiye’de her yıl kaç kadın jinekolojik kanser tanısı alıyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><br data-start="477" data-end="480">20 Eylül Dünya Jinekolojik Kanserler Farkındalık Günü için Çankaya Belediyesi, Kanserle Dans Derneği ile birlikte Kuğulupark’ta etkinlik düzenleyecek. “Farkındayım, Güvendeyim” başlığıyla yapılacak programda vatandaşlara bilgilendirme sunulacak.</p>
<p></p>
<p data-start="729" data-end="1067">Avrupa Jinekolojik Onkoloji Derneği (ESGO) ve Avrupa Jinekolojik Kanser Destek Grupları Ağı (ENGAGe) tarafından ilan edilen 20 Eylül Dünya Jinekolojik Kanserler Farkındalık Günü bu yıl Ankara’da çeşitli etkinliklerle anılacak. Çankaya Belediyesi’nin ev sahipliğini üstlendiği program, saat 13.00’te başlayacak ve 17.00’ye kadar sürecek.</p>
<p data-start="1069" data-end="1425"><strong data-start="1069" data-end="1106">Doktorlar vatandaşlarla buluşacak</strong><br data-start="1106" data-end="1109">Etkinlikte Prof. Dr. Fırat Ortaç, Prof. Dr. Esra Kuşçu, Prof. Dr. Özden Altundağ, Prof. Dr. Arzu Oğuz, Prof. Dr. Nejat Özgül, Prof. Dr. Murat Gültekin, Prof. Dr. Kadri Altundağ ve Doç. Dr. Hüseyin Akıllı vatandaşların sorularını yanıtlayacak. Katılımcılar jinekolojik kanserler hakkında bilgi alma fırsatı bulacak.</p>
<p data-start="1427" data-end="1624"><strong data-start="1427" data-end="1465">Dans ve spor gösterileri yapılacak</strong><br data-start="1465" data-end="1468">Programda Akademi Flemenko Dans Grubu gösteri sunacak. Ayrıca Olefit adıyla bilinen Flemenko Fitness etkinliğiyle katılımcılara spor deneyimi yaşatılacak.</p>
<p data-start="1626" data-end="2042"><strong data-start="1626" data-end="1665">Jinekolojik kanserlere dair veriler</strong><br data-start="1665" data-end="1668">Dünya genelinde her yıl 1 milyondan fazla kadına jinekolojik kanser tanısı konuluyor. Bu kanserler arasında rahim, rahim ağzı, yumurtalık, vulva, vajina ve tüpler yer alıyor. Türkiye’de her yıl yaklaşık 8 bin 500 kadın jinekolojik kanser tanısı alıyor. Rahim kanseri tüm kanserler içinde 4. sırada, yumurtalık kanseri 5. sırada, rahim ağzı kanseri ise 9. sırada bulunuyor.</p>
<p data-start="2044" data-end="2362">2018 yılında dünyada 1.3 milyondan fazla kadına jinekolojik kanser tanısı konuldu. Aynı yıl 468 bin kadın bu hastalık nedeniyle yaşamını yitirdi. Bu vakaların yüzde 44’ünü rahim ağzı kanseri, yüzde 29’unu endometrial kanser, yüzde 23’ünü yumurtalık kanseri, yüzde 5’ten azını ise vulva ve vajen kanserleri oluşturdu.</p>
<p data-start="2364" data-end="2631"><strong data-start="2364" data-end="2376"></strong></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Türk Kanser Derneği: &amp;quot;Prostat kanserinde erken teşhis yüzde 90’ın üzerinde başarı sağlıyor&amp;quot;</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/turk-kanser-dernegi-prostat-kanserinde-erken-teshis-yuzde-90in-uzerinde-basari-sagliyor</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/turk-kanser-dernegi-prostat-kanserinde-erken-teshis-yuzde-90in-uzerinde-basari-sagliyor</guid>
<description><![CDATA[ Eylül ayının “Prostat Kanseri Farkındalık Ayı” olarak kabul edilmesi nedeniyle Türk Kanser Derneği, erken teşhisin önemine dikkat çekti. Sağlık Direktörü Ezgi Polat, prostat kanserinin genellikle sessiz ilerlediğini ve düzenli kontrollerin hayat kurtardığını vurgularken, Yönetim Kurulu Başkanı Burak Duruman ise toplumu farkındalık hareketine destek olmaya çağırdı. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202509/image_870x_68ca9bd0d1a5c.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 17 Sep 2025 16:13:12 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Prostat kanserinde erken teşhis neden hayati önemde, kimler düzenli kontrol yaptırmalı, sağlıklı yaşam alışkanlıkları prostat sağlığını nasıl etkiliyor, Türk Kanser Derneği farkındalık için hangi etkinlikleri düzenliyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">Eylül ayı, tüm dünyada “Prostat Kanseri Farkındalık Ayı” olarak kabul ediliyor. Türk Kanser Derneği, erkek sağlığını yakından ilgilendiren bu önemli konuda toplumu bilinçlendirmek ve erken teşhisin hayati önemini vurgulamak amacıyla farkındalık çalışmalarını sürdürüyor.</p>
<p class="MsoNormal">Türk Kanser Derneği Sağlık Direktörü<span> </span><b>Ezgi Polat</b>, prostat kanserinin erkeklerde en sık görülen kanser türlerinden biri olduğuna dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:<br> “Prostat kanseri genellikle sessiz ilerleyen bir hastalıktır ve çoğu zaman belirti vermeden ciddi evrelere ulaşabilir. Ancak erken teşhis edildiğinde tedavi başarısı yüzde 90’ın üzerindedir. Bu nedenle özellikle 50 yaş üzerindeki erkeklerin (aile öyküsü olanların ise 45 yaşından itibaren) düzenli kontrollerini ihmal etmemeleri büyük önem taşır. Basit bir kan testi (PSA testi) ve hekim muayenesi ile hastalığı erken evrede yakalamak mümkündür. Erkekler utanmadan, ertelemeden ve korkmadan kontrole gitmelidir.”</p>
<p class="MsoNormal">Sağlıklı yaşam alışkanlıklarının önemine de değinen Polat, “Düzenli egzersiz yapmak, sigaradan uzak durmak, ideal kiloyu korumak ve dengeli beslenmek prostat sağlığını doğrudan etkiler. Bitkisel ağırlıklı, liften zengin ve antioksidan içeriği yüksek beslenme ise kanser riskini azaltmada güçlü bir destektir” dedi.</p>
<p class="MsoNormal">Türk Kanser Derneği Yönetim Kurulu Başkanı<span> </span><b>Burak Duruman</b><span> </span>ise toplumun tüm kesimlerini bu konuda duyarlı olmaya davet ederek şunları söyledi:<br> “Prostat kanseri, erkeklerde en sık görülen kanser türlerinden biridir. Ancak erken teşhis edildiğinde büyük oranda tedavi edilebilmektedir. Erken teşhisi sağlayabilmek için de farkındalık oluşturmak çok önemli. Türk Kanser Derneği olarak gerçekleştirdiğimiz farkındalık çalışmalarımızda yanımızda olan ve geçtiğimiz günlerde farkındalık pankartıyla sahaya çıkan Bandırma Spor kulübüne teşekkürlerimizi iletiriz. Toplumumuzu da bu farkındalık hareketine destek olmaya ve tüm erkekleri prostat taramasını yaptırmaya davet ediyorum. Unutmayalım, erken teşhis hayat kurtarır.”</p>
<p>        </p>
<p class="MsoNormal">Türk Kanser Derneği, Eylül ayı boyunca düzenlediği etkinlikler, iş birlikleri ve eğitimler ile erkek sağlığının korunması ve erken teşhis bilincinin yaygınlaştırılması için çalışmalarına devam edecek.</p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Uzm. Dyt. Mısra Aydın: &amp;quot;Sağlıklı bireyler için glutensiz diyet gereksiz kısıtlamalara yol açabilir&amp;quot;</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/uzm-dyt-misra-aydin-saglikli-bireyler-icin-glutensiz-diyet-gereksiz-kisitlamalara-yol-acabilir</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/uzm-dyt-misra-aydin-saglikli-bireyler-icin-glutensiz-diyet-gereksiz-kisitlamalara-yol-acabilir</guid>
<description><![CDATA[ Glutensiz gıdaların yalnızca çölyak hastaları ve gluten hassasiyeti olan bireyler için zorunlu olduğuna dikkat çeken Medicana International İzmir Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Mısra Aydın, sağlıklı kişilerin glutensiz beslenmeye yönelmesinin faydadan çok zarar getirebileceğini vurguladı. Aydın, glutensiz ürünlerin işlenmiş içerikleriyle besin yetersizliklerine yol açabileceğini belirterek, moda diyetlere kapılmadan önce uzman görüşü alınması gerektiğini söyledi. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202509/image_870x_68caad4f11929.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 17 Sep 2025 16:13:05 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Sağlıklı bireyler glutensiz beslenmeli mi, glutensiz ürünler hangi riskleri taşıyor, glutensiz beslenme kilo kaybına gerçekten katkı sağlıyor mu, çölyak hastaları için glutensiz diyet neden zorunlu</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><br data-start="627" data-end="630">Son yıllarda glutensiz gıdalar, çölyak hastaları ve gluten hassasiyeti olan bireylerin dışında sağlıklı kişilerin de beslenme alışkanlıklarında yer almaya başladı. Ancak uzmanlar, bu yaklaşımın faydadan çok zarar getirebileceği konusunda uyarıyor.</p>
<p></p>
<p data-start="881" data-end="1307">Medicana International İzmir Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Uzm. Dyt. Mısra Aydın, glutensiz beslenmenin sağlıklı bireyler için gerekli olmadığını belirtti. Aydın, “Glutensiz diyet, çölyak hastaları için ömür boyu zorunludur. Bunun dışında gluten duyarlılığı yaşayan bireyler de benzer bir beslenme tercih edebilir. Ancak sağlıklı bireyler için glutensiz diyet, gereksiz kısıtlamalara ve dengesizliğe yol açabilir” dedi.</p>
<p data-start="1309" data-end="1724"><strong data-start="1309" data-end="1339">Gluten ve çölyak hastalığı</strong><br data-start="1339" data-end="1342">Glutenin buğday, arpa ve çavdarda bulunan bir protein grubu olduğunu aktaran Aydın, çölyak hastalarında glutenin bağışıklık sistemini tetiklediğini ve ince bağırsak duvarına zarar verdiğini ifade etti. Aydın, “Bu bireylerde gluten tüketimi uzun vadede ciddi sağlık sorunlarına yol açar. Kesin tanı konmuş çölyak hastaları ömür boyu glutensiz beslenmek zorundadır” bilgisini verdi.</p>
<p data-start="1726" data-end="2125"><strong data-start="1726" data-end="1767">Sağlıklı kişilerde risk oluşturabilir</strong><br data-start="1767" data-end="1770">Glutensiz ürünlerin sanıldığı kadar sağlıklı olmadığını söyleyen Aydın, “Gluten içeren tam tahıllar lif, B vitaminleri, demir ve çinko gibi önemli besin öğeleri barındırır. Bu tahılları diyetten çıkarmak, eksikliklere yol açabilir. Ayrıca birçok glutensiz ürün işlenmiş içeriklerden oluşur ve kan şekerini daha hızlı yükseltebilir” ifadelerini kullandı.</p>
<p data-start="2127" data-end="2411"><strong data-start="2127" data-end="2160">Kilo kaybı yanıltıcı olabilir</strong><br data-start="2160" data-end="2163">Glutensiz beslenmenin kilo verme üzerindeki etkisine de değinen Aydın, “Glutensiz beslenen bazı kişiler kilo verebilir. Ancak bu durum glutenin kesilmesinden değil, işlenmiş gıdaların ve rafine karbonhidratların azaltılmasından kaynaklanır” dedi.</p>
<p data-start="2413" data-end="2859"><strong data-start="2413" data-end="2455">Beslenme uzmanına danışılması önerildi</strong><br data-start="2455" data-end="2458">Glutensiz diyetin sağlıklı bireylerde besin eksiklikleri ve dengesizliğe yol açabileceğini vurgulayan Aydın, sporcuların da bu diyeti performans için tercih etmesinin bilimsel bir karşılığı olmadığını belirtti. Aydın, “Sağlıklı bireyler için önemli olan gluteni tamamen kesmek değil, beslenme kalitesini iyileştirmektir. Moda diyetlere yönelmeden önce mutlaka uzman görüşü alınmalıdır” diye konuştu.</p>
<p data-start="2861" data-end="3077"><strong data-start="2861" data-end="2873"></strong></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Egeli bilim insanı Doç. Dr. Meliha Ekinci’nin meme kanseri teşhisine yönelik projesine TÜBİTAK desteği</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/egeli-bilim-insani-doc-dr-meliha-ekincinin-meme-kanseri-teshisine-yoenelik-projesine-tubitak-destegi</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/egeli-bilim-insani-doc-dr-meliha-ekincinin-meme-kanseri-teshisine-yoenelik-projesine-tubitak-destegi</guid>
<description><![CDATA[ Ege Üniversitesi Eczacılık Fakültesi öğretim üyesi Doç. Dr. Meliha Ekinci’nin yürütücülüğünü yaptığı, HER2 pozitif meme kanserinin erken teşhisine yönelik yeni radyofarmasötik geliştirme projesi, TÜBİTAK 1002-A Hızlı Destek Programı kapsamında desteklenmeye hak kazandı. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202509/image_870x_68ca5ba40bd0f.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 17 Sep 2025 08:13:51 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Doç. Dr. Meliha Ekinci’nin projesi hangi amaçla geliştiriliyor, TÜBİTAK tarafından hangi program kapsamında destek aldı, proje meme kanseri teşhisinde nasıl bir yenilik sunacak, Ege Üniversitesi yönetimi projeyi nasıl değerlendirdi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p data-start="433" data-end="667">Ege Üniversitesi (EÜ) Eczacılık Fakültesi Eczacılık Teknolojisi Bölümü Radyofarmasi Anabilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Meliha Ekinci’nin yürüttüğü proje, TÜBİTAK 1002-A Hızlı Destek Programı tarafından desteklenmeye uygun bulundu.</p>
<p data-start="669" data-end="990"><strong data-start="669" data-end="687">Projenin amacı</strong><br data-start="687" data-end="690">“99mTc ile işaretli lapatinib ditosilat içeren nanopartiküllerin meme kanserini görüntüleme potansiyelinin in vitro ve in vivo çalışmalar ile araştırılması” başlıklı proje kapsamında HER2 pozitif meme kanserinin erken tanısında kullanılabilecek yeni bir radyofarmasötik geliştirilmesi hedefleniyor.</p>
<p data-start="992" data-end="1403"><strong data-start="992" data-end="1019">Rektör Budak’tan tebrik</strong><br data-start="1019" data-end="1022">Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak, projeyi sağlık alanında üniversitenin vizyonuna katkı sağlayan önemli bir adım olarak değerlendirerek, “Kadınlarda en sık görülen kanser türü olan meme kanserinin erken tanısına yönelik projeleri TÜBİTAK tarafından kabul gören öğretim üyemiz Doç. Dr. Meliha Ekinci ve ekibini tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyorum” dedi.</p>
<p data-start="1405" data-end="1963"><strong data-start="1405" data-end="1437">Doç. Dr. Ekinci’den açıklama</strong><br data-start="1437" data-end="1440">Proje yürütücüsü Doç. Dr. Meliha Ekinci, “HER2 reseptörüne yüksek afinite gösteren ve FDA onaylı bir tirozin kinaz inhibitörü olan lapatinib ditosilat içeren nanopartiküler formülasyonları 99mTc ile radyoişaretleyerek yeni bir radyofarmasötik geliştirmeyi hedefliyoruz. Bu formülasyonun, hem hücre kültürü hem de in vivo biyodağılım çalışmalarıyla meme kanseri hücrelerine afinitesini değerlendireceğiz. Çalışmamızla, non-invaziv görüntüleme tekniklerinin tanıdaki etkinliğini artırmayı amaçlıyoruz” ifadelerini kullandı.</p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Prof. Dr. Özlem Yeşil Çeliktaş: “Nöroinflamasyon tedavisinde kuantum nokta tabanlı yenilikçi yöntem geliştiriyoruz”</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/prof-dr-ozlem-yesil-celiktas-noeroinflamasyon-tedavisinde-kuantum-nokta-tabanli-yenilikci-yoentem-gelistiriyoruz</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/prof-dr-ozlem-yesil-celiktas-noeroinflamasyon-tedavisinde-kuantum-nokta-tabanli-yenilikci-yoentem-gelistiriyoruz</guid>
<description><![CDATA[ Ege Üniversitesi Biyomühendislik Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Özlem Yeşil Çeliktaş’ın yürütücülüğünü yaptığı proje, TÜSEB tarafından desteklenmeye değer bulundu. Projede, yapay beyin organoidleri üzerinde kuantum nokta tabanlı biyoarayüzler ile fotobiyomodülasyonun terapötik etkisi incelenecek, ayrıca nöroinflamasyonun tanı ve tedavisinde kullanılabilecek yapay zekâ tabanlı algoritmalar geliştirilecek. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202509/image_870x_68c90be2516ec.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 16 Sep 2025 15:25:03 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Nöroinflamasyon hangi hastalıklarda rol oynuyor, fotobiyomodülasyon yöntemi nasıl uygulanacak, proje kapsamında hangi yapay zekâ algoritmaları geliştirilecek, multidisipliner ekip hangi kurumları temsil ediyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p data-start="561" data-end="937">Ege Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Biyomühendislik Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Özlem Yeşil Çeliktaş’ın yürütücülüğünü üstlendiği “Kuantum Nokta Tabanlı Biyoarayüzler ile Nöroinflamasyonun İndüklendiği Serebral Organoidlerin Fotobiyomodülasyonu” başlıklı proje, Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı (TÜSEB) tarafından desteklenmeye uygun bulundu.</p>
<p data-start="939" data-end="1328">Proje kapsamında, laboratuvar ortamında insan beynini taklit edebilen yapay beyin organoidlerinde nöroinflamasyon modeli oluşturularak, kuantum nokta tabanlı biyoarayüzler ile fotobiyomodülasyonun tedavi edici etkisi araştırılacak. Ayrıca, elde edilen veriler kullanılarak nöroinflamasyonun varlığı, şiddeti ve terapötik yanıtını öngörecek yapay zekâ tabanlı algoritmalar geliştirilecek.</p>
<p data-start="1330" data-end="1798"><strong data-start="1330" data-end="1373">“Hedef yenilikçi terapötik yaklaşımlar”</strong><br data-start="1373" data-end="1376">Prof. Dr. Özlem Yeşil Çeliktaş, “Nöroinflamasyon Alzheimer, Parkinson ve multiple skleroz gibi nörodejeneratif hastalıkların ilerleyişinde önemli rol oynuyor. Projemizde kuantum noktaların optoelektronik özelliklerinden faydalanarak fotobiyomodülasyon yöntemiyle inflamatuar sinyalleri inceleyeceğiz. Bu çalışma hem hastalıkların mekanizmasını anlamaya hem de yeni tedavi yöntemleri geliştirmeye katkı sağlayacak.” dedi.</p>
<p data-start="1800" data-end="2180"><strong data-start="1800" data-end="1844">“12. Kalkınma Planı hedefleriyle uyumlu”</strong><br data-start="1844" data-end="1847">Çeliktaş, projenin multidisipliner yapısıyla ülkenin bilimsel gelişimine katkı sunacağını belirterek, “Araştırmamız 12. Kalkınma Planı’nda yer alan öncelikli alanlardan biriyle doğrudan örtüşüyor. Hem translasyonel nörobilim çalışmalarına hem de genç araştırmacıların yetişmesine katkı sağlamayı amaçlıyoruz.” ifadelerini kullandı.</p>
<p data-start="2182" data-end="2512">Projede, Ege Üniversitesi Solunum Araştırmaları Merkezinden Dr. Pelin Sağlam Metiner, Koç Üniversitesi Elektrik Elektronik Mühendisliği Bölümünden Prof. Dr. Sedat Nizamoğlu, Dokuz Eylül Üniversitesi İzmir Uluslararası Biyotıp ve Genom Enstitüsünden Doç. Dr. Serhat Tozburun ve Dr. Öğr. Üyesi Merve Türker Burhan da görev alıyor.</p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Egeli Bilim İnsanlarından Eksozom Destekli Kök Hücre Tedavisinde İkinci Nesil Ürün</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/egeli-bilim-insanlarindan-eksozom-destekli-koek-hucre-tedavisinde-ikinci-nesil-urun-adimi</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/egeli-bilim-insanlarindan-eksozom-destekli-koek-hucre-tedavisinde-ikinci-nesil-urun-adimi</guid>
<description><![CDATA[ Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Göz Hastalıkları Anabilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Özlem Barut Selver yürütücülüğünde hazırlanan ve Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı tarafından desteklenmeye değer bulunan proje, göbek kordonu kök hücrelerinden elde edilen eksozomlarla limbal kök hücre tedavisinde yeni nesil ürün geliştirmeyi hedefliyor. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202509/image_870x_68c7c22d75b59.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 15 Sep 2025 04:38:15 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Egeli bilim insanlarının TÜSEB destekli projesi hangi alana odaklanıyor, eksozom destekli kök hücre tedavisinde hedeflenen yenilik nedir, daha önce geliştirilen ilk klinik ürün hangi sonuçları verdi, proje ikinci nesil ürün için nasıl bir katkı sağlayacak</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p data-start="471" data-end="904">Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Göz Hastalıkları Anabilim Dalı öğretim üyesi ve Ege Üniversitesi Kordon Kanı Hücre-Doku Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Doç. Dr. Özlem Barut Selver’in yürütücülüğünü üstlendiği araştırma projesi, Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı (TÜSEB) tarafından desteklenmeye uygun bulundu. Bu destek, Kordon Kanı Merkezi adına kabul edilen ilk TÜSEB projesi olma özelliğini taşıyor.</p>
<p data-start="906" data-end="1210">“Limbal Eksplant Kültür Ortamına Göbek Kordonu Mezenkimal Kök Hücre Kaynaklı Eksozom İlavesinin Limbal Epitelyal Kök Hücre Oranına Etkisinin Araştırılması” başlıklı projede, Prof. Dr. Ali Akdemir ve kornea doku mühendisliği alanında uzman Biyomühendis Dr. Mehmet Gürdal araştırmacı olarak görev alıyor.</p>
<p data-start="1212" data-end="1507"><strong data-start="1212" data-end="1246">Klinik deneyim ve ilk sonuçlar</strong><br data-start="1246" data-end="1249">Dr. Selver ve Dr. Gürdal, bugüne kadar Türkiye’de klinik uygulamaya geçen ilk kişiselleştirilmiş hücresel tedavi ürününü geliştirerek 35’in üzerinde hastada başarıyla uyguladı. Bu çalışma, ticarileşmiş bir biyoteknolojik uygulama örneği olarak öne çıkıyor.</p>
<p data-start="1509" data-end="1914"><strong data-start="1509" data-end="1537">İkinci nesil ürün hedefi</strong><br data-start="1537" data-end="1540">Yeni projeyle ilgili açıklama yapan Doç. Dr. Özlem Barut Selver, göbek kordonu kök hücrelerinden elde edilen eksozomların kültür ortamına eklenmesiyle limbal kök hücre oranının artırılmasının amaçlandığını belirterek, “Bu strateji, ürün kalitesini yükseltmenin yanı sıra ikinci nesil bir versiyonun geliştirilmesine ve ticarileştirilmesine de zemin hazırlayacaktır.” dedi.</p>
<p data-start="1916" data-end="2149">Selver, projenin yalnızca bilimsel bilgi üretimiyle sınırlı kalmadığını, aynı zamanda yerli biyoteknolojik ürün geliştirme ve uluslararası pazarda rekabet edebilecek bir tedavi seçeneği sunma potansiyeline sahip olduğunu vurguladı.</p>
<p data-start="2151" data-end="2315">Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak, proje yürütücüsü ve ekibi tebrik ederek çalışmanın sağlık alanında yenilikçi bir Ar-Ge adımı olduğunu ifade etti.</p>
<p></p>
<p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Prof. Dr. Şule Çağlayan Sözmen: &amp;quot;Ekran süresi arttıkça çocuklarda bağışıklık zayıflıyor&amp;quot;</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/prof-dr-sule-caglayan-soezmen-ekran-suresi-arttikca-cocuklarda-bagisiklik-zayifliyor</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/prof-dr-sule-caglayan-soezmen-ekran-suresi-arttikca-cocuklarda-bagisiklik-zayifliyor</guid>
<description><![CDATA[ Çocuk Alerji ve İmmünoloji Uzmanı Prof. Dr. Şule Çağlayan Sözmen, uzun süre ekran başında kalan çocukların bağışıklık sisteminin zayıfladığını belirtti. Hareketsizlik, uyku düzensizliği ve paketli gıdaların tüketilmesiyle birlikte alerjik hastalık riskinin arttığına dikkat çeken Sözmen, çocukların doğadan uzak kalmasının da bağırsak florasını olumsuz etkilediğini vurguladı. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202509/image_870x_68c6bb41140f6.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 14 Sep 2025 09:58:15 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Ekran bağımlılığı çocuklarda bağışıklığı nasıl etkiliyor, doğadan uzak kalmak alerji riskini neden artırıyor, paketli gıdaların çocuk sağlığı üzerindeki etkileri neler, çocuklarda alerjik hastalıkları önlemek için hangi adımlar atılmalı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p data-start="542" data-end="886">Dijital çağın getirdiği yaşam tarzı, çocukların hem sosyal hem de fiziksel sağlıklarını olumsuz etkiliyor. Uzun süre ekran başında kalan çocuklarda bağışıklık sisteminin zayıfladığına dikkat çeken  Çocuk Alerji ve İmmünoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Şule Çağlayan Sözmen, ebeveynlere uyarılarda bulundu.</p>
<p data-start="888" data-end="1296">Prof. Dr. Sözmen, ekran başında geçirilen sürenin artmasının hareketsizlik, düzensiz beslenme ve uyku bozukluklarına yol açtığını belirterek, “Ekran bağımlılığı öncelikle hareketsizlik getirir. Bu da obeziteye neden olabilir. Obezite de bağışıklık sistemini olumsuz yönde etkilemektedir. Uzun süre ekran başında kalmak mavi ışık maruziyetini artırarak çocuklarda uyku bozukluklarına neden olmaktadır” dedi.</p>
<p data-start="1298" data-end="1682"><strong data-start="1298" data-end="1344">Doğadan uzak kalan çocuklarda risk artıyor</strong><br data-start="1344" data-end="1347">Çocukların steril ortamlarda büyümelerinin bağışıklık sistemi üzerinde olumsuz etkileri olabileceğini vurgulayan Prof. Dr. Sözmen, “Eğer çocuk toprağa ve hayvanlara maruz kalmadıysa, bağırsak florasında çeşitlilik sağlanamaz. Bu da bağışıklık zayıflığına yol açar. Çocuğun doğada olması bu açıdan çok önemlidir” ifadelerini kullandı.</p>
<p data-start="1684" data-end="2001"><strong data-start="1684" data-end="1721">Paketli gıdalardan uzak durulmalı</strong><br data-start="1721" data-end="1724">Katkı maddeleri içeren hazır gıdaların alerjik reaksiyonlara yol açabileceğini belirten Sözmen, “Mevsiminde sebze ve meyve tüketmeye önem verilmeli. Paketli gıdalardan uzak durulmalı. Çocukların hareketli olması sağlanmalı ve ekran süresi kısıtlanmalı” açıklamasında bulundu.</p>
<p data-start="2003" data-end="2126">Sözmen, çocukların toprağa ve hayvanlara temas etmelerinin alerjik hastalıkların önlenmesinde faydalı olduğunu da ekledi.</p>
<p></p>
<p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Ankara Büyükşehir’den Dünya Sepsis Günü’nde Kızılay’da farkındalık etkinliği</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/ankara-buyuksehirden-dunya-sepsis-gununde-kizilayda-farkindalik-etkinligi</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/ankara-buyuksehirden-dunya-sepsis-gununde-kizilayda-farkindalik-etkinligi</guid>
<description><![CDATA[ Ankara Büyükşehir Belediyesi, 13 Eylül Dünya Sepsis Günü kapsamında Kızılay Metro İstasyonu’nda bilgilendirme stantları kurarak vatandaşlara sepsisin belirtileri, tehlikeleri ve erken teşhisin önemi hakkında uzmanlar aracılığıyla bilgi verdi. Etkinlikte aile hekimlerinin rolü ve erken tanının hayati değeri vurgulandı. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202509/image_870x_68c5335b2c294.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 13 Sep 2025 09:56:22 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Dünya Sepsis Günü’nde Ankara’da hangi etkinlik yapıldı, sepsis hastalığı nedir ve neden tehlikeli, uzmanlar erken teşhisin önemini nasıl vurguladı, vatandaşlar etkinlik hakkında ne düşündü</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p data-start="434" data-end="719">Ankara Büyükşehir Belediyesi, toplum sağlığına yönelik çalışmalarını sürdürerek 13 Eylül Dünya Sepsis Günü’nde farkındalık etkinliği düzenledi. Kızılay Metro İstasyonu’nda gerçekleştirilen etkinlikte vatandaşlara sepsis hastalığına ilişkin bilgilendirme yapıldı.</p>
<p data-start="721" data-end="1025"><strong data-start="721" data-end="750">Uzmanlardan bilgilendirme</strong><br data-start="750" data-end="753">Ankara Büyükşehir Belediyesi Sağlık İşleri Daire Başkanlığı, Türk Yoğun Bakım Derneği ve Ankara Aile Hekimleri Derneği iş birliğiyle gerçekleştirilen etkinlikte, uzman ekipler sepsisin belirtileri, tehlikeleri ve erken teşhisin önemi hakkında vatandaşları bilgilendirdi.</p>
<p data-start="1027" data-end="1324">Sağlık Hizmetleri ve Bağımlılıkla Mücadele Şube Müdürü Elif Güner, “Halk sağlığı alanında bilinçlendirme çalışmalarına devam ediyoruz. Dünya Sepsis Günü’nde değerli hocalarımızın katılımıyla vatandaşlarımızı bilgilendirdik. Yoğun ilgi gösteren halkımıza teşekkür ediyoruz.” ifadelerini kullandı.</p>
<p><img src="https://cumha.com.tr/uploads/images/202509/image_870x_68c53347d5f63.webp" alt=""></p>
<p data-start="1326" data-end="1618"><strong data-start="1326" data-end="1361">Erken teşhisin önemi vurgulandı</strong><br data-start="1361" data-end="1364">Türk Yoğun Bakım Derneği Genel Sekreteri Prof. Dr. Funda Gök, “Sepsis enfeksiyonun vücudu ele geçirmesi demek. Bu durum organlara zarar veriyor. Erken teşhis çok önemli. Ankara Büyükşehir Belediyesi’ne bu imkânı sağladığı için teşekkür ediyoruz.” dedi.</p>
<p data-start="1620" data-end="1912">Ankara Aile Hekimleri Derneği Başkanı Emir Ömer Keleş ise, “Sepsis ciddi bir enfeksiyon hastalığıdır. Aile hekimleri hastalarını uzun süredir takip ettiği için değişiklikleri fark ederek hızlıca yönlendirme yapabilir. Bu açıdan aile hekimliğinin rolü kritik.” sözleriyle açıklamada bulundu.</p>
<p data-start="1914" data-end="2137"><strong data-start="1914" data-end="1937">Vatandaşlardan ilgi</strong><br data-start="1937" data-end="1940">Etkinliğe katılan Derya Okuç, “Sepsisi ilk kez duydum. Burada öğrendiklerim faydalı oldu. Hem kendim bilgilendim hem de çevremi bilgilendireceğim. Büyükşehir Belediyesi’ne teşekkür ederim.” dedi.</p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>TVHB Merkez Konseyi Üyesi Önder Yıldız: &amp;quot;Zoonotik hastalıklarla mücadelede en etkili yol Tek Sağlık uygulamasıdır&amp;quot;</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/tvhb-merkez-konseyi-uyesi-onder-yildiz-zoonotik-hastaliklarla-mucadelede-en-etkili-yol-tek-saglik-uygulamasidir</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/tvhb-merkez-konseyi-uyesi-onder-yildiz-zoonotik-hastaliklarla-mucadelede-en-etkili-yol-tek-saglik-uygulamasidir</guid>
<description><![CDATA[ Ankara’da düzenlenen 3. Uluslararası 8. Ulusal Veteriner Farmakoloji ve Toksikoloji Kongresi’nde konuşan Türk Veteriner Hekimleri Birliği Merkez Konseyi Üyesi Önder Yıldız, zoonotik hastalıklarla mücadelede en etkili yolun Tek Sağlık uygulaması olduğunu belirterek, bu kapsamda Tek Sağlık Yasası’nın çıkarılması gerektiğini söyledi. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202509/image_870x_68c3b511bf2ed.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 12 Sep 2025 09:00:38 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Tek Sağlık Yasası neden çıkarılmalı, zoonotik hastalıklarla mücadelede hangi önlemler öne çıkıyor, antimikrobiyal direnç neden küresel bir tehdit olarak görülüyor, veteriner hekimlerin bu süreçteki sorumlulukları neler</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><br data-start="503" data-end="506">Ankara’da 11-13 Eylül 2025 tarihleri arasında gerçekleştirilen 3. Uluslararası 8. Ulusal Veteriner Farmakoloji ve Toksikoloji Kongresi, Ankara Ticaret Odası’nda başladı. Türk Veteriner Hekimleri Birliği (TVHB) Merkez Konseyi Üyesi Önder Yıldız, kongrede yaptığı konuşmada veteriner hekimliğin günümüzdeki önemine ve küresel ölçekteki sağlık tehditlerine dikkat çekti.</p>
<p></p>
<p data-start="877" data-end="1402"><strong data-start="877" data-end="940">“Antimikrobiyal direnç küresel bir endişe haline gelmiştir”</strong><br data-start="940" data-end="943">Veteriner ilaçlarının önemine değinen Yıldız, hayvanlar için antimikrobiyallerin varlığının ve kullanımının hayvan sağlığı açısından temel olduğunu vurguladı. Ancak uygunsuz antimikrobiyal kullanımının hem insan hem de hayvan sağlığını tehdit eden direnç sorununu büyüttüğünü ifade ederek, “Düne göre antimikrobiyal direnç ve gıda güvenliği daha önemli hale gelmiştir. Önlem alınmazsa en basit mikrobiyal hastalıkların tedavisi bile çok güçleşecektir” dedi.</p>
<p data-start="1404" data-end="1912"><strong data-start="1404" data-end="1442">“Tek Sağlık Yasası çıkarılmalıdır”</strong><br data-start="1442" data-end="1445">Hayvanlardan insanlara geçen zoonotik hastalıklarla mücadelede etkili yöntemlere işaret eden Yıldız, “Korunma tedaviden daha önemlidir. Zoonotik hastalıklarla mücadelenin en etkili yolu Tek Sağlık uygulamasıdır. Bu amaçla Tek Sağlık Yasası çıkarılmalı, ülkemizde Tek Sağlık’ın icra edileceği işlevsel yapılar oluşturulmalıdır. Dünya Sağlık Örgütü ve Dünya Veteriner Hekimleri Birliği gibi kuruluşlara da bu süreçte önemli görevler düşmektedir” ifadelerini kullandı.</p>
<p data-start="1914" data-end="2199">Yıldız, insan, hayvan ve çevre sağlığını birlikte ele alan Tek Sağlık yaklaşımının ulusal düzeyde kalıcı bir yapıya kavuşturulması gerektiğini vurguladı. Ayrıca, Cumhurbaşkanlığı’na bağlı bir “Hastalık Kontrol ve İzleme Merkezi” kurulmasının zorunluluk haline geldiğini dile getirdi.</p>
<p data-start="2201" data-end="2438"><strong data-start="2201" data-end="2213"></strong></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>zm. Dr. Merda Erdemir Işık: “Horlama ve Uykusuzluk Ciddi Hastalıkların Habercisi Olabilir”</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/zm-dr-merda-erdemir-isik-horlama-ve-uykusuzluk-ciddi-hastaliklarin-habercisi-olabilir</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/zm-dr-merda-erdemir-isik-horlama-ve-uykusuzluk-ciddi-hastaliklarin-habercisi-olabilir</guid>
<description><![CDATA[ Medicana Sağlık Grubu Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Merda Erdemir Işık, horlama, uykuda nefes kesilmesi, gün boyu uyuklama ve sabahları yorgun uyanma gibi şikayetlerin sanıldığı kadar masum olmadığını belirterek, bu durumların uyku apnesi, KOAH, astım, tiroit bozuklukları ve kalp yetmezliği gibi ciddi sağlık sorunlarının ilk işareti olabileceğine dikkat çekti. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202509/image_870x_68c2b3c3bc03c.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 11 Sep 2025 12:27:19 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Horlama ve uykusuzluk hangi hastalıkların belirtisi olabilir, uyku apnesi tanısı için hangi testler yapılmalı, kronik hastalıklar uyku düzenini nasıl etkiliyor, uyku bozukluğu yaşayanların hangi uzmanlara başvurması gerekir</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p data-start="492" data-end="760">Medicana Sağlık Grubu Göğüs Hastalıkları Bölümü’nden Uzm. Dr. Merda Erdemir Işık, uyku sırasında horlama, nefes kesilmesi, gün içinde aşırı uyku hali ve sabah yorgun kalkma şikayetlerinin altında ciddi sağlık sorunlarının olabileceğini açıkladı.</p>
<p data-start="762" data-end="1181"><strong data-start="762" data-end="807">Uyku apnesi ve kronik hastalık bağlantısı</strong><br data-start="807" data-end="810">Dr. Işık, özellikle uyku apnesinin, KOAH ve astım gibi solunum yolu hastalıklarının yanı sıra tiroit bozuklukları, kalp ve böbrek yetmezliği gibi kronik rahatsızlıkların da uykusuzluğa yol açabileceğini ifade etti. KOAH hastalarının nefes darlığı nedeniyle sık sık uyandığını, astım hastalarının gece artan şikayetlerle uyku kalitesinde ciddi düşüş yaşadığını belirtti.</p>
<p data-start="1183" data-end="1607"><strong data-start="1183" data-end="1225">Uyku testi ve multidisipliner yaklaşım</strong><br data-start="1225" data-end="1228">Horlayan, uykudan boğularak uyanan, gün içinde aşırı uykulu hisseden veya sabah yorgun kalkan kişilerin uyku apnesi açısından mutlaka uyku testi yaptırması gerektiğini vurgulayan Dr. Işık, “Uyku bozukluğu hipotiroidi, diyabet veya başka bir kronik hastalık belirtisi olabilir. Bu nedenle iç hastalıkları ya da endokrinoloji uzmanları tarafından değerlendirilmesi gerekir” dedi.</p>
<p data-start="1609" data-end="2160"><strong data-start="1609" data-end="1645">Kendi şikayetlerinizi takip edin</strong><br data-start="1645" data-end="1648">Uykusuzluğun nedeninin kişisel gözlemle anlaşılabileceğini belirten Dr. Işık, ileri evre kalp ve böbrek yetmezliği olanlarda akciğer ödemi nedeniyle gece nefes darlığının arttığını, astım hastalarında ise gece nefes kesilmelerinin sık görüldüğünü söyledi. Uyku hijyeninin yanı sıra altta yatan hastalıkların tedavisinin büyük önem taşıdığını aktaran Dr. Işık, “Ayrıntılı değerlendirme sonrası ilaç tedavisiyle düzelebilecek durumlar tespit edilebilir. Düzenli kontroller aksatılmamalıdır” ifadelerini kullandı.</p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu Şanghay’da: “Türkiye ile Çin arasındaki sağlık iş birliğini ileriye taşıyacağız”</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/saglik-bakani-kemal-memisoglu-sanghayda-turkiye-ile-cin-arasindaki-saglik-is-birligini-ileriye-tasiyacagiz</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/saglik-bakani-kemal-memisoglu-sanghayda-turkiye-ile-cin-arasindaki-saglik-is-birligini-ileriye-tasiyacagiz</guid>
<description><![CDATA[ Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, Çin ziyaretinin üçüncü gününde Şanghay’da düzenlenen resepsiyonda konuştu. Türkiye ile Çin arasında sağlık alanında biyoteknoloji, yapay zekâ, ilaç ve tıbbi cihaz üretimi gibi birçok konuda iş birliğinin artırılması gerektiğini vurgulayan Memişoğlu, her iki ülkenin ortak kazanımlara ulaşabileceğini ifade etti. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202509/image_870x_68c2a67231d74.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 11 Sep 2025 12:27:19 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Türkiye ile Çin sağlık iş birliği hangi alanlarda geliştirilecek, Bakan Memişoğlu Şanghay’da hangi mesajları verdi, Çin ziyaretinde hangi temaslar gerçekleştirildi, sağlık teknolojilerinde ortak üretim hedefleri neler</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Çin ziyaretinin üçüncü gününde Şanghay programı</strong></p>
<p><span>Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, 8-11 Eylül 2025 tarihleri arasında gerçekleştirdiği Çin Halk Cumhuriyeti ziyaretinin üçüncü gününde Şanghay’da temaslarda bulundu. Türkiye heyeti ve Çin firmalarının katılımıyla T.C. Şanghay Başkonsolosluğu ev sahipliğinde düzenlenen resepsiyona katılan Bakan Memişoğlu, burada iş insanları ve bilim insanlarına hitap etti.</span></p>
<p><strong>“Amacımız sağlık iş birliğini geliştirmek”</strong></p>
<p><span>Memişoğlu konuşmasında, “Amacımız Türkiye ile Çin arasındaki sağlık iş birliğini çok daha ileriye getirmek. Biyoteknolojiden yapay zekâya, ilaçtan eğitime kadar pek çok alanda ortak çalışmalar her iki ülkeye de büyük katkı sağlayacaktır. Bizler yöneticiler olarak bu sürece her türlü desteği vereceğiz.” dedi.</span></p>
<p><img src="https://cumha.com.tr/uploads/images/202509/image_870x_68c2a69b6dd26.webp" alt=""></p>
<p><strong>“Yeni bir dönem başlıyor”</strong></p>
<p><span>Türkiye’nin sağlık altyapısı ve bilimsel kapasitesi hakkında bilgi veren Memişoğlu, iki ülke arasındaki iş birliklerinin farklı bir döneme girdiğini belirterek, “Türkiye ile Çin sağlık sistemi, teknolojisi ve eğitimi konusunda çok daha fazla iş birliği yapacaktır. Türkiye sağlık hizmetleri, ilaç ve tıbbi cihaz alanında dünya standartlarında bir ülke konumuna gelmiştir. Bu noktada Çin ile ortak çalışmalara hazırız.” ifadelerini kullandı.</span></p>
<p><img src="https://cumha.com.tr/uploads/images/202509/image_870x_68c2a68e13fa9.webp" alt=""></p>
<p><strong>“Sizler bu iş birliğinin öncülerisiniz”</strong></p>
<p><span>Konuşmasında iş insanları ve bilim insanlarına seslenen Memişoğlu, “Bundan sonraki görev sizlerin. Sizler Çin ve Türkiye arasındaki sağlık iş birliğinin öncülerisiniz. Bizler yöneticiler olarak iradeyi ortaya koyuyoruz, bundan sonrası sizlerin çalışmalarına bağlı.” dedi.</span></p>
<p><img src="https://cumha.com.tr/uploads/images/202509/image_870x_68c2a6801791c.webp" alt=""></p>
<p><strong>Resmî açıklama ve ziyaretler</strong></p>
<p><span>Bakan Memişoğlu, aynı gün sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda ise, “Sağlık teknolojilerinin üretimi alanındaki uluslararası iş birliklerimizi güçlendirme kararlılığımızın altını çiziyorum.” ifadelerini kullandı.</span></p>
<p><span>Çin programı kapsamında 8-9 Eylül’de Pekin’de temaslarda bulunan Bakan Memişoğlu, 10 Eylül’de Şanghay’da teknoloji üretim tesisleri ve bilim merkezlerini ziyaret etti. Programının son günü olan 11 Eylül’de ise Shenzhen’de görüşmelerini sürdürüyor.</span></p>
<p><img src="https://cumha.com.tr/uploads/images/202509/image_870x_68c2a6a9f0094.webp" alt=""></p>
<p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Uzm. Dr. Merda Erdemir Işık: “Horlama ve Uykusuzluk Ciddi Hastalıkların Habercisi Olabilir”</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/zm-dr-merda-erdemir-isik-horlama-ve-uykusuzluk-ciddi-hastaliklarin-habercisi-olabilir-13250</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/zm-dr-merda-erdemir-isik-horlama-ve-uykusuzluk-ciddi-hastaliklarin-habercisi-olabilir-13250</guid>
<description><![CDATA[ Medicana Sağlık Grubu Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Merda Erdemir Işık, horlama, uykuda nefes kesilmesi, gün boyu uyuklama ve sabahları yorgun uyanma gibi şikayetlerin sanıldığı kadar masum olmadığını belirterek, bu durumların uyku apnesi, KOAH, astım, tiroit bozuklukları ve kalp yetmezliği gibi ciddi sağlık sorunlarının ilk işareti olabileceğine dikkat çekti. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202509/image_870x_68c2b3c3bc03c.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 11 Sep 2025 08:34:55 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Horlama ve uykusuzluk hangi hastalıkların belirtisi olabilir, uyku apnesi tanısı için hangi testler yapılmalı, kronik hastalıklar uyku düzenini nasıl etkiliyor, uyku bozukluğu yaşayanların hangi uzmanlara başvurması gerekir</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p data-start="492" data-end="760">Medicana Sağlık Grubu Göğüs Hastalıkları Bölümü’nden Uzm. Dr. Merda Erdemir Işık, uyku sırasında horlama, nefes kesilmesi, gün içinde aşırı uyku hali ve sabah yorgun kalkma şikayetlerinin altında ciddi sağlık sorunlarının olabileceğini açıkladı.</p>
<p data-start="762" data-end="1181"><strong data-start="762" data-end="807">Uyku apnesi ve kronik hastalık bağlantısı</strong><br data-start="807" data-end="810">Dr. Işık, özellikle uyku apnesinin, KOAH ve astım gibi solunum yolu hastalıklarının yanı sıra tiroit bozuklukları, kalp ve böbrek yetmezliği gibi kronik rahatsızlıkların da uykusuzluğa yol açabileceğini ifade etti. KOAH hastalarının nefes darlığı nedeniyle sık sık uyandığını, astım hastalarının gece artan şikayetlerle uyku kalitesinde ciddi düşüş yaşadığını belirtti.</p>
<p data-start="1183" data-end="1607"><strong data-start="1183" data-end="1225">Uyku testi ve multidisipliner yaklaşım</strong><br data-start="1225" data-end="1228">Horlayan, uykudan boğularak uyanan, gün içinde aşırı uykulu hisseden veya sabah yorgun kalkan kişilerin uyku apnesi açısından mutlaka uyku testi yaptırması gerektiğini vurgulayan Dr. Işık, “Uyku bozukluğu hipotiroidi, diyabet veya başka bir kronik hastalık belirtisi olabilir. Bu nedenle iç hastalıkları ya da endokrinoloji uzmanları tarafından değerlendirilmesi gerekir” dedi.</p>
<p data-start="1609" data-end="2160"><strong data-start="1609" data-end="1645">Kendi şikayetlerinizi takip edin</strong><br data-start="1645" data-end="1648">Uykusuzluğun nedeninin kişisel gözlemle anlaşılabileceğini belirten Dr. Işık, ileri evre kalp ve böbrek yetmezliği olanlarda akciğer ödemi nedeniyle gece nefes darlığının arttığını, astım hastalarında ise gece nefes kesilmelerinin sık görüldüğünü söyledi. Uyku hijyeninin yanı sıra altta yatan hastalıkların tedavisinin büyük önem taşıdığını aktaran Dr. Işık, “Ayrıntılı değerlendirme sonrası ilaç tedavisiyle düzelebilecek durumlar tespit edilebilir. Düzenli kontroller aksatılmamalıdır” ifadelerini kullandı.</p>
<p></p>
<p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Çocuğunuz için kırtasiye alırken ucuz ürünlere dikkat: Sağlık riskleri göz ardı edilmemeli</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/cocugunuz-icin-kirtasiye-alirken-ucuz-urunlere-dikkat-saglik-riskleri-goez-ardi-edilmemeli</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/cocugunuz-icin-kirtasiye-alirken-ucuz-urunlere-dikkat-saglik-riskleri-goez-ardi-edilmemeli</guid>
<description><![CDATA[ Yeni eğitim öğretim yılı öncesi alışveriş telaşı başlarken uzmanlar, ebeveynleri uyarıyor. Kalitesiz ve markasız kırtasiye ürünlerinin çocukların sağlığına zarar verebileceğini belirten Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Özge Yendur, TSE ve CE belgeli, toksik madde içermeyen, güvenilir ürünlerin tercih edilmesi gerektiğini vurguladı. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202509/image_870x_68c18c0946aab.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 10 Sep 2025 18:08:40 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Kırtasiye alışverişinde hangi ürünler sağlık riski taşıyor, BPA nedir ve çocuk sağlığını nasıl etkiliyor, çanta seçiminde nelere dikkat edilmeli, su bazlı ürünler neden öneriliyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p data-start="470" data-end="844">Yeni eğitim öğretim döneminde kırtasiye alışverişine çıkan veliler, bütçe dostu seçeneklere yönelirken uzmanlardan önemli bir uyarı geldi. Medicana International İzmir Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Özge Yendur, kalite kontrolsüz ve uluslararası onayı bulunmayan ürünlerin çocuk sağlığı açısından ciddi riskler taşıdığını belirtti.</p>
<p data-start="846" data-end="1101">Dr. Özge Yendur, kırtasiye ürünlerinin markasına, üretim standartlarına ve güvenlik belgelerine dikkat edilmesi gerektiğini ifade ederek, “Fiyat en son kriter olmalı. Sağlık Bakanlığı denetiminden geçmiş, TSE ve CE damgalı ürünler tercih edilmeli” dedi.</p>
<p data-start="1103" data-end="1348"><strong data-start="1103" data-end="1134">Su bazlı ürünler öneriliyor</strong><br data-start="1134" data-end="1137">Özellikle suya dayanıklı kalem, boya ve mürekkeplerin toksik kimyasallar içerdiğine dikkat çeken Yendur, “Suya dayanıklı olmayan, su bazlı ürünler çocuk sağlığı açısından daha güvenlidir” ifadelerini kullandı.</p>
<p data-start="1350" data-end="1596"><strong data-start="1350" data-end="1381">Plastik ürünlerde BPA riski</strong><br data-start="1381" data-end="1384">Plastik ürünlerde bulunan Bisphenol A (BPA) maddesinin östrojen benzeri hormon etkisi yaratarak uzun vadede sağlık sorunlarına neden olabileceğini söyleyen Yendur, velileri bu konuda da dikkatli olmaya çağırdı.</p>
<p data-start="1598" data-end="1873"><strong data-start="1598" data-end="1644">Çanta seçiminde dikkat edilmesi gerekenler</strong><br data-start="1644" data-end="1647">Çocukların çanta seçiminde de ergonomiye önem verilmesi gerektiğini vurgulayan Yendur, “Çanta çocuğun vücut ağırlığının yüzde 10’unu geçmemeli. Askılar yastıklı ve ayarlanabilir olmalı, ağırlık omuzlara eşit dağılmalı” dedi.</p>
<p data-start="1875" data-end="2160"><strong data-start="1875" data-end="1926">Diğer kırtasiye ürünlerinde güvenlik kriterleri</strong><br data-start="1926" data-end="1929">Yendur, yapıştırıcıların toksik olmayan markalardan seçilmesi gerektiğini, makaslarda yuvarlatılmış uçların tercih edilmesini, ataç ve raptiyelerin paslanmaz çelikten yapılmış olmasına özen gösterilmesi gerektiğini de hatırlattı.</p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>EGEPLASDER Başkanı Şener Gençer: &amp;quot;Uzakdoğu’dan ithal ucuz ve kalitesiz oyuncaklar çocuklarımız için büyük risk&amp;quot;</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/egeplasder-baskani-sener-gencer-uzakdogudan-ithal-ucuz-ve-kalitesiz-oyuncaklar-cocuklarimiz-icin-buyuk-risk</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/egeplasder-baskani-sener-gencer-uzakdogudan-ithal-ucuz-ve-kalitesiz-oyuncaklar-cocuklarimiz-icin-buyuk-risk</guid>
<description><![CDATA[ Ege Plastik Sanayicileri Derneği Başkanı Şener Gençer, okulların açılmasıyla birlikte satışları artan kırtasiye ürünleri ve oyuncaklarda ciddi bir tehlikeye dikkat çekti. Gençer, Uzakdoğu’dan ithal edilen ucuz ve kalitesiz plastik ürünlerin çocukların sağlığını tehdit ettiğini belirterek, milli oyuncak sektörünün kurulması ve büyütülmesi gerektiğini vurguladı. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202509/image_870x_68c1556f5e412.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 10 Sep 2025 18:08:40 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Uzakdoğu’dan ithal edilen ucuz oyuncaklar hangi riskleri barındırıyor, milli oyuncak sektörü neden kurulmalı, asetilen bazlı PVC çocukların sağlığını nasıl etkiliyor, yerli üretim oyuncak sektöründe neden geriliyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p data-start="512" data-end="920">Okulların açılmasıyla birlikte kırtasiye ve oyuncak alışverişi hız kazanırken, plastik sektörü temsilcilerinden dikkat çekici bir uyarı geldi. Ege Plastik Sanayicileri Derneği (EGEPLASDER) Yönetim Kurulu Başkanı ve Plastik Sanayicileri Federasyonu (PLASFED) Başkan Yardımcısı Şener Gençer, Uzakdoğu’dan ithal edilen ucuz ve kalitesiz ürünlerin çocuk sağlığını tehdit ettiğini açıkladı.</p>
<p data-start="922" data-end="1344">Gençer, döviz kurlarındaki artış nedeniyle sağlıklı ürünlerin pahalı hale geldiğini, düşük gelirli ailelerin ise ucuz ve kalitesiz ürünlere yöneldiğini belirtti. Özellikle asetilen bazlı Polivinil Klorür (PVC) ürünlerin çocuk sağlığı açısından büyük risk taşıdığını dile getiren Gençer, Türkiye’nin 250 milyon doların üzerinde oyuncak ithalatı yaptığını ve yerli üretimin payının yüzde 30’un altına düştüğünü ifade etti.</p>
<p data-start="1346" data-end="1764"><strong data-start="1346" data-end="1385">“Milli oyuncak sektörü büyütülmeli”</strong><br data-start="1385" data-end="1388">Gençer, Çin’den gelen ucuz plastik oyuncakların yerli sektörü olumsuz etkilediğini belirterek, “Türkiye’ye hurda plastiği hammadde olarak ithal etmenin önüne engeller konulurken, içinde hangi kimyasal maddelerin olduğu bilinmeyen Çin’den oyuncak ithalatı serbest durumda. Ülkemizin bu çelişkiyi aşması gerekiyor ve milli oyuncak sektörünü mutlaka büyütmesi gerekiyor.” dedi.</p>
<p data-start="1766" data-end="2044">Geçmiş yıllarda yapılan analizlerde pazarlardan toplanan oyuncaklarda 30’dan fazla tanımlanamayan kimyasal madde bulunduğunu hatırlatan Gençer, çocukların bu ürünleri ağızlarına götürerek doğrudan temas ettiklerini, bunun da ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini söyledi.</p>
<p data-start="2046" data-end="2280">PVC’nin kapı ve pencere doğramalarından gıda ambalajlarına, kan serumlarından birçok farklı ürüne kadar yaygın kullanıldığını aktaran Gençer, kömür esaslı asetilen PVC’nin insan sağlığı için büyük bir tehdit oluşturduğunu vurguladı.</p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Çocuklar İçin Kırtasiye Alışverişinde Ucuz Ürünler Sağlık Riski Taşıyor</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/cocugunuz-icin-kirtasiye-alirken-ucuz-urunlere-dikkat-saglik-riskleri-goez-ardi-edilmemeli-13021</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/cocugunuz-icin-kirtasiye-alirken-ucuz-urunlere-dikkat-saglik-riskleri-goez-ardi-edilmemeli-13021</guid>
<description><![CDATA[ Yeni eğitim öğretim yılı öncesi alışveriş telaşı başlarken uzmanlar, ebeveynleri uyarıyor. Kalitesiz ve markasız kırtasiye ürünlerinin çocukların sağlığına zarar verebileceğini belirten Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Özge Yendur, TSE ve CE belgeli, toksik madde içermeyen, güvenilir ürünlerin tercih edilmesi gerektiğini vurguladı. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202509/image_870x_68c18c0946aab.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 10 Sep 2025 18:08:40 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Kırtasiye alışverişinde hangi ürünler sağlık riski taşıyor, BPA nedir ve çocuk sağlığını nasıl etkiliyor, çanta seçiminde nelere dikkat edilmeli, su bazlı ürünler neden öneriliyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p data-start="470" data-end="844">Yeni eğitim öğretim döneminde kırtasiye alışverişine çıkan veliler, bütçe dostu seçeneklere yönelirken uzmanlardan önemli bir uyarı geldi. Medicana International İzmir Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Özge Yendur, kalite kontrolsüz ve uluslararası onayı bulunmayan ürünlerin çocuk sağlığı açısından ciddi riskler taşıdığını belirtti.</p>
<p data-start="846" data-end="1101">Dr. Özge Yendur, kırtasiye ürünlerinin markasına, üretim standartlarına ve güvenlik belgelerine dikkat edilmesi gerektiğini ifade ederek, “Fiyat en son kriter olmalı. Sağlık Bakanlığı denetiminden geçmiş, TSE ve CE damgalı ürünler tercih edilmeli” dedi.</p>
<p data-start="1103" data-end="1348"><strong data-start="1103" data-end="1134">Su bazlı ürünler öneriliyor</strong><br data-start="1134" data-end="1137">Özellikle suya dayanıklı kalem, boya ve mürekkeplerin toksik kimyasallar içerdiğine dikkat çeken Yendur, “Suya dayanıklı olmayan, su bazlı ürünler çocuk sağlığı açısından daha güvenlidir” ifadelerini kullandı.</p>
<p data-start="1350" data-end="1596"><strong data-start="1350" data-end="1381">Plastik ürünlerde BPA riski</strong><br data-start="1381" data-end="1384">Plastik ürünlerde bulunan Bisphenol A (BPA) maddesinin östrojen benzeri hormon etkisi yaratarak uzun vadede sağlık sorunlarına neden olabileceğini söyleyen Yendur, velileri bu konuda da dikkatli olmaya çağırdı.</p>
<p data-start="1598" data-end="1873"><strong data-start="1598" data-end="1644">Çanta seçiminde dikkat edilmesi gerekenler</strong><br data-start="1644" data-end="1647">Çocukların çanta seçiminde de ergonomiye önem verilmesi gerektiğini vurgulayan Yendur, “Çanta çocuğun vücut ağırlığının yüzde 10’unu geçmemeli. Askılar yastıklı ve ayarlanabilir olmalı, ağırlık omuzlara eşit dağılmalı” dedi.</p>
<p data-start="1875" data-end="2160"><strong data-start="1875" data-end="1926">Diğer kırtasiye ürünlerinde güvenlik kriterleri</strong><br data-start="1926" data-end="1929">Yendur, yapıştırıcıların toksik olmayan markalardan seçilmesi gerektiğini, makaslarda yuvarlatılmış uçların tercih edilmesini, ataç ve raptiyelerin paslanmaz çelikten yapılmış olmasına özen gösterilmesi gerektiğini de hatırlattı.</p>
<p></p>
<p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>EGEPLASDER Başkanı Gençer: Uzakdoğu’dan Gelen Ucuz ve Kalitesiz Oyuncaklar Büyük Risk</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/egeplasder-baskani-sener-gencer-uzakdogudan-ithal-ucuz-ve-kalitesiz-oyuncaklar-cocuklarimiz-icin-buyuk-risk-13022</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/egeplasder-baskani-sener-gencer-uzakdogudan-ithal-ucuz-ve-kalitesiz-oyuncaklar-cocuklarimiz-icin-buyuk-risk-13022</guid>
<description><![CDATA[ Ege Plastik Sanayicileri Derneği Başkanı Şener Gençer, okulların açılmasıyla birlikte satışları artan kırtasiye ürünleri ve oyuncaklarda ciddi bir tehlikeye dikkat çekti. Gençer, Uzakdoğu’dan ithal edilen ucuz ve kalitesiz plastik ürünlerin çocukların sağlığını tehdit ettiğini belirterek, milli oyuncak sektörünün kurulması ve büyütülmesi gerektiğini vurguladı. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202509/image_870x_68c1556f5e412.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 10 Sep 2025 18:08:40 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Uzakdoğu’dan ithal edilen ucuz oyuncaklar hangi riskleri barındırıyor, milli oyuncak sektörü neden kurulmalı, asetilen bazlı PVC çocukların sağlığını nasıl etkiliyor, yerli üretim oyuncak sektöründe neden geriliyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p data-start="512" data-end="920">Okulların açılmasıyla birlikte kırtasiye ve oyuncak alışverişi hız kazanırken, plastik sektörü temsilcilerinden dikkat çekici bir uyarı geldi. Ege Plastik Sanayicileri Derneği (EGEPLASDER) Yönetim Kurulu Başkanı ve Plastik Sanayicileri Federasyonu (PLASFED) Başkan Yardımcısı Şener Gençer, Uzakdoğu’dan ithal edilen ucuz ve kalitesiz ürünlerin çocuk sağlığını tehdit ettiğini açıkladı.</p>
<p data-start="922" data-end="1344">Gençer, döviz kurlarındaki artış nedeniyle sağlıklı ürünlerin pahalı hale geldiğini, düşük gelirli ailelerin ise ucuz ve kalitesiz ürünlere yöneldiğini belirtti. Özellikle asetilen bazlı Polivinil Klorür (PVC) ürünlerin çocuk sağlığı açısından büyük risk taşıdığını dile getiren Gençer, Türkiye’nin 250 milyon doların üzerinde oyuncak ithalatı yaptığını ve yerli üretimin payının yüzde 30’un altına düştüğünü ifade etti.</p>
<p data-start="1346" data-end="1764"><strong data-start="1346" data-end="1385">“Milli oyuncak sektörü büyütülmeli”</strong><br data-start="1385" data-end="1388">Gençer, Çin’den gelen ucuz plastik oyuncakların yerli sektörü olumsuz etkilediğini belirterek, “Türkiye’ye hurda plastiği hammadde olarak ithal etmenin önüne engeller konulurken, içinde hangi kimyasal maddelerin olduğu bilinmeyen Çin’den oyuncak ithalatı serbest durumda. Ülkemizin bu çelişkiyi aşması gerekiyor ve milli oyuncak sektörünü mutlaka büyütmesi gerekiyor.” dedi.</p>
<p data-start="1766" data-end="2044">Geçmiş yıllarda yapılan analizlerde pazarlardan toplanan oyuncaklarda 30’dan fazla tanımlanamayan kimyasal madde bulunduğunu hatırlatan Gençer, çocukların bu ürünleri ağızlarına götürerek doğrudan temas ettiklerini, bunun da ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini söyledi.</p>
<p data-start="2046" data-end="2280">PVC’nin kapı ve pencere doğramalarından gıda ambalajlarına, kan serumlarından birçok farklı ürüne kadar yaygın kullanıldığını aktaran Gençer, kömür esaslı asetilen PVC’nin insan sağlığı için büyük bir tehdit oluşturduğunu vurguladı.</p>
<p></p>
<p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Doç. Dr. Meliha Ekinci: &amp;quot;Romatoid artrit teşhisinde iki yeni yerli ilaç geliştirilecek&amp;quot;</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/doc-dr-meliha-ekinci-romatoid-artrit-teshisinde-iki-yeni-yerli-ilac-gelistirilecek</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/doc-dr-meliha-ekinci-romatoid-artrit-teshisinde-iki-yeni-yerli-ilac-gelistirilecek</guid>
<description><![CDATA[ Ege Üniversitesi Eczacılık Fakültesi öğretim üyesi Doç. Dr. Meliha Ekinci’nin yürüttüğü proje, Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı tarafından desteklenmeye hak kazandı. Projede romatoid artritin erken teşhisi için adalimumab ve golimumab içeren iki yeni yerli ve milli nanobiyoradyofarmasötik geliştirilmesi hedefleniyor. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202509/image_870x_68c05b947c733.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 09 Sep 2025 20:19:45 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Romatoid artritte erken teşhis neden önemli, geliştirilecek yeni ilaçların özellikleri neler, proje hangi kurum tarafından destekleniyor, nükleer tıp bu süreçte nasıl kullanılacak</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p data-start="373" data-end="873">Ege Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Eczacılık Teknolojisi Bölümü Radyofarmasi Anabilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Meliha Ekinci’nin yürütücülüğünü yaptığı “Radyoişaretli anti-TNF-α monoklonal antikor içeren nanopartiküler formülasyonların romatoid artrit tanısı amacıyla görüntüleme potansiyelinin in vivo çalışmalar ile değerlendirilmesi” başlıklı proje, Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı’nın (TÜSEB) 2025 Yılı B Grubu Ar-Ge Proje Çağrısı kapsamında desteklenmeye uygun bulundu.</p>
<p data-start="875" data-end="1085">Projeyi makamında kabul ederek tebrik eden Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak, üniversitenin sağlık temalı Ar-Ge çalışmalarıyla uluslararası düzeyde katma değer üretmeye devam ettiğini vurguladı.</p>
<p data-start="1087" data-end="1614">Romatoid artrit (RA) hakkında bilgi veren Doç. Dr. Meliha Ekinci, hastalığın sinovyal zarın iltihaplanması sonucu eklemlerde ilerleyici yıkıma yol açtığını belirterek erken teşhisin hayati olduğunu söyledi. Ekinci, “Projemizin amacı, RA’nın erken evre tanısında kullanılmak üzere [99mTc]Tc ile işaretli, adalimumab ve golimumab içeren nanopartiküler yapıda iki yeni yerli ve milli nanobiyoradyofarmasötik geliştirmektir. Bu ilaçlar sayesinde eklem yıkımının önlenmesi ve tedaviye doğru zamanda başlanması mümkün olacak” dedi.</p>
<p data-start="1616" data-end="1862">Ekinci ayrıca geliştirilecek radyofarmasötiklerin etkinliğinin hücre kültürü, biyodağılım ve görüntüleme çalışmaları ile belirleneceğini ifade etti. Projenin, Türkiye’de RA yönetimi için önemli bir bilimsel ve klinik katkı sağlaması bekleniyor.</p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Dr. İlker Solmaz: &amp;quot;Proloterapiyi ameliyathane yolundaki son çıkış olarak tanımlıyorum&amp;quot;</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/dr-ilker-solmaz-proloterapiyi-ameliyathane-yolundaki-son-cikis-olarak-tanimliyorum</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/dr-ilker-solmaz-proloterapiyi-ameliyathane-yolundaki-son-cikis-olarak-tanimliyorum</guid>
<description><![CDATA[ Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Merkezi’ni kuran Dr. Öğr. Üyesi İlker Solmaz, 17 yıllık tecrübesiyle Türkiye’de proloterapinin öncüsü olarak öne çıkıyor. Diz, bel ve boyun fıtıkları, menisküs ve omuz yırtıkları gibi birçok kronik rahatsızlığı cerrahiye gerek kalmadan tedavi eden Solmaz, aynı zamanda hekimlere eğitim vererek yöntemin bilimsel çerçevede yaygınlaşmasına katkı sağlıyor. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202509/image_870x_68bf206f52b2a.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 09 Sep 2025 12:44:47 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>proloterapi hangi hastalıklarda uygulanıyor, tedavi cerrahiye nasıl alternatif oluyor, Bakan Yerlikaya proloterapiyi neden tercih etti, hekimlere verilen eğitimlerde hangi konular öne çıkıyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p data-start="550" data-end="869">Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesi bünyesinde kurulan Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp (GETAT) Uygulama Merkezi, Türkiye’de proloterapi alanında öncü bir rol üstleniyor. Bu merkezin kurucusu Dr. Öğr. Üyesi İlker Solmaz, yaklaşık 17 yıllık tecrübesiyle koruyucu sağlık yaklaşımıyla dikkat çekiyor.</p>
<p data-start="871" data-end="1155">2008 yılından bu yana on binlerce hastasına proloterapi uygulayan Solmaz, diz ve kalça sorunları, menisküs ve omuz yırtıkları, bel ve boyun fıtıkları, topuk dikeni, migren ve baş ağrıları gibi pek çok kronik kas-iskelet sistemi rahatsızlığını cerrahiye gerek kalmadan tedavi ediyor.</p>
<p data-start="1157" data-end="1468">Dr. İlker Solmaz, sosyal medya hesabında yaptığı paylaşımda, "Proloterapiyi 'ameliyathane yolundaki son çıkış' olarak tanımlıyorum. Vücut kendi iyileştirme potansiyelini kullanarak yeniden yapılanmayı başlatıyor. Bu yöntem sadece ağrıyı azaltmaz, aynı zamanda doku onarımını da tetikler" ifadelerini kullandı.</p>
<p data-start="1470" data-end="1729"><strong data-start="1470" data-end="1522">Kamuoyunda "Ankara'nın Doktoru" olarak tanınıyor</strong><br data-start="1522" data-end="1525">Ankara’da birçok üst düzey bürokrat, milletvekili, akademisyen, gazeteci ve sporcunun proloterapi için kendisine başvurduğunu belirten Solmaz, bu nedenle kamuoyunda "Ankara'nın doktoru" olarak anılıyor.</p>
<p data-start="1731" data-end="2113"><strong data-start="1731" data-end="1782">Bakan Yerlikaya da proloterapi seansına katıldı</strong><br data-start="1782" data-end="1785">Son olarak İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, sporcu kimliği ve aktif yaşam tarzı doğrultusunda proloterapi için Dr. Solmaz’a başvurdu. Solmaz, sosyal medya hesabında Yerlikaya ile birlikte paylaştığı fotoğrafın altına, "Proloterapi sadece hastalık tedavisi için değil, koruyucu sağlık ve güçlenme için de uygulanır" notunu düştü.</p>
<p data-start="2115" data-end="2444"><strong data-start="2115" data-end="2144">Tedavide tecrübenin önemi</strong><br data-start="2144" data-end="2147">Dr. Solmaz, proloterapinin etkili sonuçlar verebilmesi için uygulayıcı hekimin tecrübesinin kritik olduğuna dikkat çekiyor. "Her enjeksiyon aynı sonucu vermez. Hangi bölgeye, hangi derinlikte, hangi içerikle ve hangi hasta grubuna uygulanacağı çok önemlidir. Bu da ciddi bir tecrübe ister" dedi.</p>
<p data-start="2446" data-end="2740"><strong data-start="2446" data-end="2474">Hekimlere eğitim veriyor</strong><br data-start="2474" data-end="2477">Tedavi uygulamalarının yanı sıra eğitim faaliyetleriyle de öne çıkan Dr. İlker Solmaz, GETAT Merkezi bünyesinde yurt içinden ve yurt dışından gelen hekimlere proloterapi eğitimi veriyor. Bu eğitimlerle yöntemin bilimsel çerçevede yaygınlaşmasına katkı sağlıyor.</p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Sağlık Bakanı Memişoğlu Çin’de: Dijital dönüşüm, biyoteknoloji ve halk sağlığı iş birliği</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/saglik-bakani-kemal-memisoglu-cinde-temaslarda-bulundu-dijital-doenusum-biyoteknoloji-ve-halk-sagligi-is-birligi-gundemde</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/saglik-bakani-kemal-memisoglu-cinde-temaslarda-bulundu-dijital-doenusum-biyoteknoloji-ve-halk-sagligi-is-birligi-gundemde</guid>
<description><![CDATA[ Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, 8-11 Eylül 2025’te Çin’de temaslarda bulunarak dijital sağlık, biyoteknoloji ve halk sağlığı konularında iş birliği görüşmeleri gerçekleştirdi. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202509/image_870x_68bf0f9bb48c3.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 08 Sep 2025 14:20:56 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Türkiye’nin yeni sağlık modeli hangi hedefleri içeriyor, dijital dönüşüm sağlık hizmetlerinde nasıl kullanılacak, Çin ile biyoteknoloji alanında hangi iş birlikleri öne çıkıyor, Türk Tıp Dünyası Kurultayı’nda hangi konular gündeme gelecek</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p data-start="403" data-end="544">Türkiye ile Çin arasında sağlıkta dijital dönüşüm ve biyoteknoloji alanında güçlü ortak projeler gündeme geldi.</p>
<p data-start="546" data-end="903"><br data-start="605" data-end="608">Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, 8-11 Eylül 2025 tarihlerinde Çin’in başkenti Pekin’in yanı sıra Şanghay ve Shenzhen şehirlerinde resmi temaslarda bulundu. Görüşmelerde sağlıkta dijital dönüşüm, biyoteknoloji, halk sağlığı, geleneksel tıp ve ortak araştırma projeleri masaya yatırıldı.</p>
<p data-start="905" data-end="1303"><strong data-start="905" data-end="952">Koruyan, Geliştiren ve Üreten Sağlık Modeli</strong><br data-start="952" data-end="955">Bakan Memişoğlu, Türkiye’nin yeni sağlık vizyonunu “Koruyan, Geliştiren ve Üreten Sağlık” yaklaşımıyla şekillendirdiklerini belirtti. “Sadece hastalıkları tedavi eden değil, aynı zamanda sağlığı koruyan ve teknoloji üreten bir model kuruyoruz.” diyen Memişoğlu, Türkiye’de her gün 3 milyon vatandaşa ücretsiz sağlık hizmeti sunulduğunu vurguladı.</p>
<p data-start="1305" data-end="1660"><strong data-start="1305" data-end="1348">Dijital Dönüşüm ve Yapay Zekâ Projeleri</strong><br data-start="1348" data-end="1351">Sağlıkta dijitalleşmenin önemine dikkat çeken Bakan, e-Nabız gibi uygulamalarla tüm sağlık verilerinin dijital ortama aktarıldığını aktardı. Çin ile yürütülecek iş birliklerinde güvenli veri paylaşımı, epidemiyoloji araştırmaları ve yapay zekâ tabanlı sağlık analitiği öne çıkan başlıklar arasında yer aldı.</p>
<p data-start="1662" data-end="2035"><strong data-start="1662" data-end="1695">Biyoteknoloji ve Yerli Üretim</strong><br data-start="1695" data-end="1698">Toplantılarda Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu’nun AB standartlarıyla uyumlu yapısı ve denetim mekanizmaları ele alındı. Bakan Memişoğlu, antibiyotikten biyoteknolojik ilaçlara uzanan geniş üretim kapasitesine sahip olduklarını ifade etti. Türk bilim insanlarının Çin’in yenilikçi teknolojileriyle ortak çalışmalar yapması planlandı.</p>
<p data-start="2037" data-end="2302"><strong data-start="2037" data-end="2082">Halk Sağlığı ve Geleneksel Tıp İş Birliği</strong><br data-start="2082" data-end="2085">Obeziteyle mücadele, bulaşıcı hastalıkların önlenmesi ve halk sağlığı alanında ortak projelerin önemine vurgu yapıldı. Ayrıca geleneksel tıp konusunda sempozyum ve eğitim programlarının düzenlenmesi değerlendirildi.</p>
<p data-start="2304" data-end="2686"><strong data-start="2304" data-end="2342">TÜSEB ve Uluslararası Araştırmalar</strong><br data-start="2342" data-end="2345">Bakan, TÜSEB’in biyomedikal mühendislik, genetik, aşı geliştirme ve nanoteknoloji alanlarında stratejik projeler yürüttüğünü belirtti. ASELSAN iş birliğiyle geliştirilen Kalp Akciğer Makinesi ve CAR-T Hücre Tedavisi projeleri görüşmelerde öne çıktı. 2026’da Ankara’da yapılacak Türk Tıp Dünyası Kurultayı’na Çinli temsilciler davet edildi.</p>
<p data-start="2688" data-end="2984"><strong data-start="2688" data-end="2719">Küresel Sağlıkta İş Birliği</strong><br data-start="2719" data-end="2722">Türkiye’nin modern sağlık altyapısı ile Çin’in üretim kapasitesinin birleşmesi durumunda küresel sağlık sorunlarına çözüm üretecek projelerin doğabileceği ifade edildi. Bu iş birliklerinin küresel sağlık ekosisteminde dönüştürücü etki yaratabileceği öngörüldü.</p>
<p><img src="https://cumha.com.tr/uploads/images/202509/image_870x_68bf0fe6b585b.webp" alt=""></p>
<p><img src="https://cumha.com.tr/uploads/images/202509/image_870x_68bf0ff50b5f1.webp" alt=""></p>
<p><img src="https://cumha.com.tr/uploads/images/202509/image_870x_68bf10033b415.webp" alt=""></p>
<p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kepez Belediyesi Mobil Sağlık Merkezi’nden Dokumapark’ta Ücretsiz Kanser Taraması</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/kepez-belediyesi-mobil-saglik-merkezi-dokumaparkta-ucretsiz-kanser-taramasi-gerceklestirdi</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/kepez-belediyesi-mobil-saglik-merkezi-dokumaparkta-ucretsiz-kanser-taramasi-gerceklestirdi</guid>
<description><![CDATA[ Kepez Belediyesi Mobil Sağlık Merkezi, Dokumapark’ta vatandaşlara ücretsiz mamografi, HPV ve Kolon CA taramaları yaptı. Etkinlikte erken teşhisin önemi anlatıldı. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202509/image_870x_68beb355365f7.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 08 Sep 2025 07:44:28 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Kepez Belediyesi Mobil Sağlık Merkezi hangi hizmetleri sundu, kanser taramaları Dokumapark’ta nasıl gerçekleştirildi, Başkan Mesut Kocagöz erken teşhis konusunda hangi mesajı verdi, Mobil Sağlık Merkezi Antalya genelinde nasıl faaliyet yürütüyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p data-start="349" data-end="649"><strong data-start="368" data-end="433">Kepez Belediyesi Sağlık Merkezi’ne bağlı Mobil Sağlık Merkezi</strong>, kansere karşı erken teşhisin önemine dikkat çekmek amacıyla <strong data-start="495" data-end="536">Dokumapark’ta ücretsiz tarama hizmeti</strong> sundu. Gün boyu devam eden etkinlikte vatandaşlara <strong data-start="588" data-end="629">mamografi, HPV ve Kolon CA taramaları</strong> gerçekleştirildi.</p>
<p data-start="651" data-end="974"><strong data-start="651" data-end="694">“Gelecek Kepez’de, Sağlık Mahallenizde”</strong> mottosuyla çalışmalarını sürdüren Mobil Sağlık Merkezi, sadece Kepez’de değil, <strong data-start="774" data-end="808">Antalya’nın farklı ilçelerinde</strong> de mahalle mahalle sağlık taramaları yapıyor. Sağlık ekibi, taramalar öncesinde vatandaşları <strong data-start="902" data-end="947">kanserin riskleri ve erken teşhisin önemi</strong> konusunda bilgilendirdi.</p>
<p data-start="976" data-end="1439"><strong data-start="976" data-end="1028">Başkan Kocagöz: Sağlık da belediyeciliğin görevi</strong><br data-start="1028" data-end="1031">Kepez Belediye Başkanı <strong data-start="1054" data-end="1071">Mesut Kocagöz</strong>, sosyal belediyecilik anlayışını vurgulayarak şunları söyledi:<br data-start="1134" data-end="1137">“Belediyecilik sadece yol ya da park yapmak değildir. Sağlık hizmetlerini de vatandaşımıza ulaştırmayı görev biliyoruz. Mobil Sağlık Merkezi aracılığıyla kansere karşı erken teşhisin önemini mahalle mahalle vatandaşlarımızla paylaşıyoruz. Vatandaşlarımızın sağlığı bizim için her zaman önceliklidir.”</p>
<p data-start="1441" data-end="1588">Mobil Sağlık Merkezi’nin, vatandaşların sağlık hizmetlerine daha kolay ulaşması için düzenli aralıklarla faaliyetlerine devam edeceği belirtildi.</p>
<p><img src="https://cumha.com.tr/uploads/images/202509/image_870x_68beb362dcab6.webp" alt=""></p>
<p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Ege Üniversitesi’nde Oyunlaştırılmış Triyaj Eğitim Platformu TÜBİTAK Desteğiyle Geliştirilecek</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/ege-universitesinde-triyaj-egitimine-yoenelik-oyunlastirilmis-dijital-platform-tubitak-destegiyle-gelistirilecek</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/ege-universitesinde-triyaj-egitimine-yoenelik-oyunlastirilmis-dijital-platform-tubitak-destegiyle-gelistirilecek</guid>
<description><![CDATA[ Ege Üniversitesi’nde afet ve acil durum eğitimine yönelik oyunlaştırılmış dijital platform geliştirilecek. TÜBİTAK tarafından desteklenen proje, sağlık personelinin hızlı ve doğru karar alma becerilerini artırmayı hedefliyor. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202509/image_870x_68bea91c0c40c.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 08 Sep 2025 07:00:53 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Triyaj eğitimine yönelik geliştirilecek dijital platformun amacı nedir, proje hangi kurum tarafından destekleniyor, oyunlaştırılmış sistem sağlık personeline hangi becerileri kazandıracak, projede hangi üniversitelerden akademisyenler görev alıyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p data-start="425" data-end="718"><strong data-start="444" data-end="542">Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Acil Tıp Anabilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Yusuf Ali Altuncı</strong>’nın yürütücülüğünü üstlendiği <strong data-start="573" data-end="634">“START Yetişkin Triyaj Algoritması Eğitiminde Ciddi Oyun”</strong> başlıklı proje, <strong data-start="651" data-end="676">TÜBİTAK 1001 programı</strong> kapsamında desteklenmeye uygun bulundu.</p>
<p data-start="720" data-end="1023"><strong data-start="720" data-end="765">Afetlerde hızlı karar için dijital eğitim</strong><br data-start="765" data-end="768">Proje, afet ve acil durum senaryolarında sağlık personelinin <strong data-start="829" data-end="884">hızlı ve doğru karar alma süreçlerini destekleyecek</strong> dijital bir eğitim platformu geliştirmeyi amaçlıyor. Sistem, özellikle paramedik öğrencileri için <strong data-start="983" data-end="1013">START algoritmasına dayalı</strong> olacak.</p>
<p data-start="1025" data-end="1285"><strong data-start="1025" data-end="1063">Oyunlaştırma ile etkileşim artacak</strong><br data-start="1063" data-end="1066">Geliştirilecek platformda <strong data-start="1092" data-end="1119">oyunlaştırma teknikleri</strong> kullanılacak. Gerçekçi senaryolar üzerinden etkileşimli bir öğrenme ortamı sunacak sistem, öğrencilerin <strong data-start="1224" data-end="1254">uygulamalı eğitim deneyimi</strong> kazanmasına imkân tanıyacak.</p>
<p data-start="1287" data-end="1597"><strong data-start="1287" data-end="1336">Rektör Budak: Afetlerde hızlı müdahale kritik</strong><br data-start="1336" data-end="1339">Ege Üniversitesi Rektörü <strong data-start="1364" data-end="1380">Necdet Budak</strong>, proje ekibini makamında kabul ederek şunları söyledi:<br data-start="1435" data-end="1438">“Afet ve acil durumlarda hızlı ve doğru müdahale sağlık açısından kritik. Bu eğitim platformu, alana önemli katkılar sunacak. Proje ekibini tebrik ediyorum.”</p>
<p data-start="1599" data-end="1966"><strong data-start="1599" data-end="1614">Proje ekibi</strong><br data-start="1614" data-end="1617">Projede Doç. Dr. Yusuf Ali Altuncı’nın yanı sıra, Ege Üniversitesi’nden <strong data-start="1689" data-end="1701">Ali Ekşi</strong>, Dokuz Eylül Üniversitesi’nden <strong data-start="1733" data-end="1755">Kökten Ulaş Birant</strong> ve Marmara Üniversitesi’nden <strong data-start="1785" data-end="1802">Haldun Akoğlu</strong> araştırmacı olarak yer alıyor. Ayrıca paramedik öğrencileri <strong data-start="1863" data-end="1878">Batuhan Tay</strong> ve <strong data-start="1882" data-end="1897">Akın Turhan</strong> ile mühendis <strong data-start="1911" data-end="1932">Beyza Hilal Durak</strong> bursiyer olarak katkı sağlıyor.</p>
<p data-start="1968" data-end="2219"><strong data-start="1968" data-end="2014">Altuncı: Literatüre özgün katkı sağlayacak</strong><br data-start="2014" data-end="2017">Proje yürütücüsü Doç. Dr. Altuncı, “Bu sistem afet tıbbı ve sağlık eğitimi literatürüne özgün katkılar sunacak. Öğrencilerimize interaktif ve etkili bir öğrenme ortamı kazandırmayı hedefliyoruz” dedi.</p>
<p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Prof. Dr. Aysun Bay: Gaziler ve şehit aileleri yapay zekâ destekli sağlık hizmetinden ücretsiz yararlanacak</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/prof-dr-aysun-bay-gaziler-ve-sehit-aileleri-yapay-zeka-destekli-saglik-hizmetine-ucretsiz-erisecek</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/prof-dr-aysun-bay-gaziler-ve-sehit-aileleri-yapay-zeka-destekli-saglik-hizmetine-ucretsiz-erisecek</guid>
<description><![CDATA[ Sağlık Turizmi Konfederasyonu, gaziler ve şehit ailelerinin sesle hastalık tespit eden yapay zekâ teknolojisinden ücretsiz faydalanmasını sağlayacak protokol imzaladı. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202509/image_870x_68bd4f7ddd811.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 07 Sep 2025 06:26:17 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Sesle hastalık tespit eden yapay zekâ programı nasıl kullanılacak, GAZİM Projesi kapsamında kimler ücretsiz faydalanacak, iş birliği protokolü hangi kurumlar arasında imzalandı, Prof. Dr. Aysun Bay açıklamasında neyi vurguladı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p data-start="334" data-end="715">Sağlık teknolojilerinde toplumsal faydayı ön plana çıkaran önemli bir adım atıldı. <strong data-start="436" data-end="478">Sağlık Turizmi Konfederasyonu (SATKOF)</strong> Başkanı <strong data-start="487" data-end="510">Prof. Dr. Aysun Bay</strong>, <strong data-start="512" data-end="562">Tüm Gazi ve Şehit Aileleri Dernekleri (TÜGSAD)</strong> Başkanı ve SATKOF üyesi <strong data-start="587" data-end="610">Gazi Murat Karakoca</strong> ile <strong data-start="615" data-end="638" data-is-only-node="">Dr. Oğuzhan Aydemir</strong> arasında <strong data-start="648" data-end="702">sağlık teknolojileri alanında iş birliği protokolü</strong> imzalandı.</p>
<p data-start="717" data-end="1163">Protokol kapsamında, <strong data-start="738" data-end="826">Dr. Aydemir tarafından geliştirilen “Sesle Hastalık Tespit Eden Yapay Zekâ Programı”</strong> SATKOF ve üye derneklerin kullanımına sunuldu. Bu yenilikçi teknoloji, TÜGSAD’ın <strong data-start="908" data-end="926">PRODES Projesi</strong> çerçevesinde ve <strong data-start="943" data-end="997">Ankara Valiliği Sivil Toplumla İlişkiler Müdürlüğü</strong> onayıyla <strong data-start="1007" data-end="1024">GAZİM Projesi</strong>ne entegre edildi.<br data-start="1042" data-end="1045">Böylece <strong data-start="1053" data-end="1082" data-is-only-node="">gaziler ve şehit aileleri</strong>, yapay zekâ destekli sağlık hizmetlerinden <strong data-start="1126" data-end="1162">ücretsiz olarak yararlanabilecek</strong>.</p>
<p data-start="1165" data-end="1552"><strong data-start="1165" data-end="1206">Prof. Dr. Aysun Bay: “Onur duyuyoruz”</strong><br data-start="1206" data-end="1209">İmza töreninde konuşan SATKOF Başkanı Prof. Dr. Aysun Bay, projenin önemine değinerek şunları söyledi:<br data-start="1311" data-end="1314">“Gazilerimiz ve şehit ailelerimiz için böylesine anlamlı bir projeyi hayata geçirmekten büyük onur duyuyoruz. Yapay zekâ teknolojilerini toplumsal faydaya dönüştürmek ve sağlık hizmetlerinde erişimi artırmak bizler için gurur kaynağıdır.”</p>
<p data-start="1554" data-end="1919"><strong data-start="1554" data-end="1593">Sağlık teknolojilerinde tarihi adım</strong><br data-start="1593" data-end="1596">Bu iş birliği, sağlık teknolojilerinin <strong data-start="1635" data-end="1682">sosyal faydaya dönüşmesinde tarihi bir adım</strong> olarak değerlendiriliyor.<br data-start="1708" data-end="1711">Gaziler ve şehit aileleri, program sayesinde ses analizi ile hastalıkların önceden tespit edilmesi imkânına sahip olacak. Böylece sağlık hizmetlerine daha hızlı, kolay ve etkili bir şekilde erişim sağlanacak.</p>
<p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Sağlık Bakanlığı yerli üretimle “Ulusal Doku ve Hücre Bankacılığı” sistemini başlatıyor</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/saglik-bakanligi-yerli-uretimle-ulusal-doku-ve-hucre-bankaciligi-sistemini-baslatiyor</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/saglik-bakanligi-yerli-uretimle-ulusal-doku-ve-hucre-bankaciligi-sistemini-baslatiyor</guid>
<description><![CDATA[ Sağlık Bakanlığı, doku ve hücre tedavilerinde ithalata bağımlılığı azaltmak amacıyla “Ulusal Doku ve Hücre Bankacılığı” sistemini devreye alıyor. Yerli üretim merkezlerinde kişiye özel ürünler geliştirilecek, süreçler dijital ortamda izlenecek ve vatandaşların tedavilere erişimi kolaylaştırılacak. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202509/image_870x_68ba28b642662.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 05 Sep 2025 08:41:28 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Ulusal Doku ve Hücre Bankacılığı sistemi nasıl işleyecek, üretim süreçleri kimlerin denetiminde olacak, yeni tedavi yöntemleri nasıl geliştirilecek, vatandaşlar ürünlere hangi kanallar üzerinden ulaşacak</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık Bakanlığı, doku ve hücre tedavilerinde yeni bir dönemi başlatıyor. “Ulusal Doku ve Hücre Bankacılığı” sistemi ile hastaların ihtiyaç duyduğu doku ve hücre ürünleri yerli üretimle sağlanacak. Bu kapsamda ülke genelinde kurulacak Hücre ve Doku Ürünleri Üretim Merkezlerinde yüksek biyogüvenlik standartlarına uygun üretim yapılacak.</p>
<p><strong>Yerli üretim atağı</strong></p>
<p><span>Yeni sistemle birlikte ithal ürünlerin yerine, hastaların kendi hücre ve dokularından veya uygun donörlerden elde edilen hammaddelerle üretilen yerli ürünler kullanılacak. Bu sayede bağışıklık sistemi reddi riski azalacak ve tedavilerin başarı oranı yükselecek. Yerli üretim sayesinde dışa bağımlılığın da büyük ölçüde önüne geçilecek.</span></p>
<p><strong>Süreçler dijital ortamda takip edilecek</strong></p>
<p><span>Üretimden uygulamaya ve tedaviye kadar tüm aşamalar dijital sistem üzerinden izlenecek. Sağlık Bakanlığı tarafından geliştirilen takip sistemiyle, hangi ürünün hangi hastaya ve nerede uygulandığı güvenli şekilde kayıt altına alınacak.</span></p>
<p><strong>Üretim güvenliği denetim altında olacak</strong></p>
<p><span>İnsan doku ve hücrelerinden elde edilen hammaddeler, yüksek güvenlikli koşullarda toplanacak. Üretimler, Sağlık Bakanlığı ve Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu (TİTCK) denetiminde gerçekleştirilecek. Böylece ürün kalitesi ve üretim güvenliği en üst düzeye çıkarılacak.</span></p>
<p><strong>Yeni tedavi yöntemleri geliştirilecek</strong></p>
<p><span>Kişiye özel tedavi ürünleri, Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı (TÜSEB) koordinasyonunda yürütülecek çalışmalarla geliştirilecek. Bu süreçte ürün çeşitliliği artırılacak ve geleceğin tedavisi olarak tanımlanan kişiye özel çözümler hastalara sunulacak.</span></p>
<p><strong>Vatandaşların erişimi kolaylaştırılacak</strong></p>
<p><span>Hekimler tarafından belirlenen tedavi ihtiyaçları doğrultusunda reçetelenen ürünler, hastane eczaneleri, yetkili merkezler ve Devlet Malzeme Ofisi (DMO) üzerinden vatandaşlara ulaştırılacak. Sağlık Bakanlığı ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı iş birliğiyle tedavilere erişim güvenli ve uygun koşullarda sağlanacak.</span></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Cinsiyet değişikliği raporlarında yeni düzenleme: 7 uzman hekimden oluşan kurul zorunlu hale getirildi</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/cinsiyet-degisikligi-raporlarinda-yeni-duzenleme-7-uzman-hekimden-olusan-kurul-zorunlu-hale-getirildi</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/cinsiyet-degisikligi-raporlarinda-yeni-duzenleme-7-uzman-hekimden-olusan-kurul-zorunlu-hale-getirildi</guid>
<description><![CDATA[ Türk Medeni Kanunu’nun 40. maddesi kapsamında cinsiyet değişikliği için mahkemeye başvurularda sağlık raporu şartı devam ediyor. Yeni düzenleme ile üç hekim yerine yedi uzman hekimin yer aldığı tam teşekküllü kuruldan rapor alınması zorunlu kılındı. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202509/image_870x_68b76b91a661b.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 03 Sep 2025 11:04:58 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>cinsiyet değişikliği raporu için hangi uzmanlar görev alıyor, üç hekimli raporların geçerliliği ne olacak, yeni düzenleme hangi amaçla yapıldı, mahkemeye başvuru süreci nasıl etkilenecek</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Türk Medeni Kanunu’nun 40. maddesi uyarınca cinsiyet değişikliği talebinde bulunan kişilerin mahkemeye başvurabilmesi için resmi sağlık kurulu raporu alması gerekiyor. Mahkemeler de bu raporu zorunlu olarak talep ediyor.</p>
<p><span>Yeni düzenleme ile birlikte önceden üç hekim tarafından düzenlenebilen raporlar artık yedi uzman hekimin yer aldığı tam teşekküllü kurul tarafından hazırlanacak.</span></p>
<p><strong>Kurulun yapısı</strong></p>
<p><span>Kurul; Genel Cerrahi, Psikiyatri, Endokrinoloji, Üroloji, Kadın Hastalıkları ve Doğum, Plastik Cerrahi ve Tıbbi Genetik uzmanlarından oluşacak. Ayrıca kurul öncesinde her bir uzman hekim tarafından ayrı ayrı muayene yapılması zorunlu hale getirildi.</span></p>
<p><strong>Eski raporlara eklenen ibare</strong></p>
<p><span>Üç hekimli raporların üzerine otomatik olarak şu ibare eklenecek:</span></p>
<p><span>“Cinsiyet değişimi amaçlı raporların tam teşekküllü kurulda düzenlenmesi gerekmektedir. Bu rapor cinsiyet değişimi amaçlı kullanılamaz.”</span></p>
<p><strong>Amaç standartlaşma</strong></p>
<p><span>Yetkililer düzenlemenin yeni bir kolaylık veya imkân getirmediğini, mevzuata aykırı uygulamaların önüne geçmek ve denetimi sağlamak amacıyla hayata geçirildiğini bildirdi. Sağlık hizmet sunucularının da bilgilendirildiği ve eksik rapor düzenlenmesinin önüne geçildiği ifade edildi.</span></p>
<p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Fındık Hasadında Şok: İşçilerde Bel Fıtığı Vakaları Artıyor, Uzmanlardan Kritik Uyarı!</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/findik-hasadinda-calisan-iscilerde-bel-fitigi-vakalari-artiyor-uzmanlardan-uyari</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/findik-hasadinda-calisan-iscilerde-bel-fitigi-vakalari-artiyor-uzmanlardan-uyari</guid>
<description><![CDATA[ Karadeniz’de süren fındık hasadı sırasında uzun saatler boyunca bahçelerde çalışan işçilerde bel fıtığı şikâyetlerinin arttığı bildirildi. Medical Park Ordu Hastanesi’nden Uzm. Dr. Hilmi Gözlükaya, ağır çuvallar ve yanlış çalışma pozisyonlarının omurga sağlığını tehdit ettiğini belirterek işçileri uyardı. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202509/image_870x_68b6e571be540.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 02 Sep 2025 09:39:39 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Bel fıtığının en önemli uyarı sinyalleri nelerdir, fındık işçilerinde bel fıtığına neden olan faktörler neler, işçiler bel sağlığını korumak için hangi önlemleri almalı, bel fıtığının üretime etkisi nedir</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p style="font-family: Arial, sans-serif; font-size: 18px; line-height: 1.6; color: #1a1a1a;">Karadeniz Bölgesi’nde fındık hasadı devam ederken, bahçelerde çalışan mevsimlik işçiler arasında <strong>bel fıtığı</strong> vakalarında artış yaşandığı bildirildi. Medical Park Ordu Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Hilmi Gözlükaya, hasat döneminde bel ve bacak ağrısı şikâyetleriyle hastaneye başvuruların belirgin şekilde yükseldiğini söyledi.</p>
<p style="font-family: Arial, sans-serif; font-size: 18px; line-height: 1.6; margin-top: 15px;"><strong>Yanlış çalışma pozisyonu en büyük risk</strong><br>Uzm. Dr. Gözlükaya, bel fıtığının omurlar arasındaki disklerin bozulması ve sinir köklerine baskı yapması sonucu ortaya çıktığını belirtti. Bahçelerde uzun süre eğilerek çalışmanın, ağır çuvalların ani ve kontrolsüz hareketlerle taşınmasının ve dinlenme eksikliğinin bu rahatsızlığı tetiklediğini ifade etti.</p>
<p style="font-family: Arial, sans-serif; font-size: 18px; line-height: 1.6; margin-top: 15px;"><strong>Bel fıtığının uyarı sinyalleri</strong><br>Hastalığın belirtileri hakkında bilgi veren Gözlükaya, “Bel ve bacaklarda şiddetli ağrı, uyuşma, karıncalanma, bacaklarda güçsüzlük ve yürürken zorlanma bel fıtığının en önemli uyarı sinyalleridir. Bu şikâyetler devam ederse mutlaka bir uzman hekime başvurulmalıdır. Ağrıyı önemsememek geri dönüşü olmayan sonuçlara yol açabilir” dedi.</p>
<p style="font-family: Arial, sans-serif; font-size: 18px; line-height: 1.6; margin-top: 15px;"><strong>İşçilere öneriler</strong><br>Gözlükaya, bel fıtığının tamamen önlenemese de doğru çalışma teknikleriyle riskin azaltılabileceğini vurguladı. Yük kaldırırken dizlerin bükülmesi, tek başına ağır çuval taşınmaması, sık sık mola verilmesi ve düzenli egzersiz yapılmasının bel sağlığını koruduğunu söyledi.</p>
<p style="font-family: Arial, sans-serif; font-size: 18px; line-height: 1.6; margin-top: 15px;"><strong>Sağlıklı işçi, güçlü ekonomi</strong><br>Fındığın Karadeniz ekonomisi için önemine dikkat çeken Gözlükaya, “Verimli üretim için sağlıklı işçilere ihtiyaç var. Bel fıtığını önlemek hem işçilerin yaşam kalitesini artırır hem de üretime katkı sağlar. Sağlıklı işçi, güçlü ekonomi demektir” ifadelerini kullandı.</p>
<p style="font-family: Arial, sans-serif; font-size: 16px; line-height: 1.5; color: #1a1a1a; margin-top: 20px;"><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Egeli Akademisyenden Ailevi Hiperkolesterolemi Hastaları İçin Mobil Sağlık Uygulaması</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/egeli-akademisyenden-ailevi-hiperkolesterolemi-hastalari-icin-mobil-saglik-uygulamasi-projesi</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/egeli-akademisyenden-ailevi-hiperkolesterolemi-hastalari-icin-mobil-saglik-uygulamasi-projesi</guid>
<description><![CDATA[ Ege Üniversitesi Hemşirelik Fakültesi öğretim üyesi Doç. Dr. Emine Karaman’ın yürüttüğü mobil sağlık uygulaması projesi TÜBİTAK tarafından desteklenecek. Proje, Ailevi Hiperkolesterolemi hastalarında ilaç uyumunu artırmayı ve hastaneye yatışları azaltmayı hedefliyor. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202509/image_870x_68befd60df25c.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 01 Sep 2025 13:00:13 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Ailevi Hiperkolesterolemi hastaları için geliştirilecek mobil uygulama hangi amaçlara hizmet edecek, proje hangi kurum tarafından destekleniyor, uygulamanın sağlık sistemine nasıl katkı sağlaması hedefleniyor, proje ekibinde hangi üniversitelerden akademisyenler yer alıyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p data-start="458" data-end="802">Ege Üniversitesi Hemşirelik Fakültesi İç Hastalıkları Hemşireliği Anabilim Dalı öğretim üyesi <strong data-start="571" data-end="597">Doç. Dr. Emine Karaman</strong>’ın yürütücülüğünü yaptığı <strong data-start="624" data-end="705">“Mobil Ailevi Hiperkolesterolemi (M-Ah) Sağlık Yönetim Programının Etkinliği”</strong> başlıklı proje, <strong data-start="722" data-end="760">TÜBİTAK 1002-A Hızlı Destek Modülü</strong> kapsamında desteklenmeye değer bulundu.</p>
<p data-start="804" data-end="1244"><strong data-start="804" data-end="840">Hasta yönetimini kolaylaştıracak</strong><br data-start="840" data-end="843">Proje ile genetik bir rahatsızlık olan <strong data-start="882" data-end="916">Ailevi Hiperkolesterolemi (AH)</strong> hastaları için oyunlaştırma ve dijital çözümleri içeren yenilikçi bir mobil sağlık yönetim programı geliştirilecek. Uygulama sayesinde hastaların <strong data-start="1063" data-end="1090">beslenme alışkanlıkları</strong> ve <strong data-start="1094" data-end="1119">fiziksel aktiviteleri</strong> takip edilecek, <strong data-start="1136" data-end="1162">ilaç uyumu artırılacak</strong>. Böylece sürdürülebilir danışmanlık, eğitim ve izlem modeli hayata geçirilecek.</p>
<p data-start="1246" data-end="1590"><strong data-start="1246" data-end="1286">Rektör Budak: Sağlık vizyonuna katkı</strong><br data-start="1286" data-end="1289">Ege Üniversitesi Rektörü <strong data-start="1314" data-end="1340">Prof. Dr. Necdet Budak</strong>, projenin üniversitenin sağlık temalı vizyonuna katkı sağlayacağını belirterek, “Üniversitemiz yenilikçi projelere öncülük ediyor. Bu çalışma ile nadir bir hastalık olan ailevi hiperkolesterolemiye dair önemli bilimsel veriler elde edilecek” dedi.</p>
<p data-start="1592" data-end="1950"><strong data-start="1592" data-end="1632">Karaman: Hastaneye yatışlar azalacak</strong><br data-start="1632" data-end="1635">Doç. Dr. Emine Karaman ise, “Ailevi hiperkolesterolemi, erken yaşta kardiyovasküler riskleri artıran genetik bir hastalıktır. Geliştireceğimiz mobil uygulama ile hastalık yönetimi kolaylaşacak, komplikasyonlar azalacak, sık hastaneye yatışların önüne geçilecek ve sağlık maliyetleri düşecek” ifadelerini kullandı.</p>
<p data-start="1952" data-end="2007"><strong data-start="1952" data-end="1994">Proje ekibinde multidisipliner çalışma</strong><br data-start="1994" data-end="1997">Projede;</p>
<ul data-start="2008" data-end="2345">
<li data-start="2008" data-end="2076">
<p data-start="2010" data-end="2076">EÜ Hemşirelik Fakültesinden <strong data-start="2038" data-end="2052">Serap Özer</strong> ve <strong data-start="2056" data-end="2073">Hülya Kankaya</strong>,</p>
</li>
<li data-start="2077" data-end="2131">
<p data-start="2079" data-end="2131">EÜ Tıp Fakültesinden <strong data-start="2100" data-end="2128">Latife Meral Kayıkçıoğlu</strong>,</p>
</li>
<li data-start="2132" data-end="2182">
<p data-start="2134" data-end="2182">EÜ Mühendislik Fakültesinden <strong data-start="2163" data-end="2179">Özgün Yılmaz</strong>,</p>
</li>
<li data-start="2183" data-end="2249">
<p data-start="2185" data-end="2249">EÜ Atatürk Sağlık Hizmetleri MYO’dan <strong data-start="2222" data-end="2246">Seçil Beyece İncazlı</strong>,</p>
</li>
<li data-start="2250" data-end="2345">
<p data-start="2252" data-end="2345">İzmir Demokrasi Üniversitesi’nden <strong data-start="2286" data-end="2310">Özüm Erkin Geyiktepe</strong> araştırmacı olarak görev alıyor.</p>
</li>
</ul>
<p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Uzm. Dr. Murtaza Çit: &amp;quot;Tırnaklarda görülen değişimler kalp, akciğer ve karaciğer hastalıklarının habercisi olabilir&amp;quot;</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/uzm-dr-murtaza-cit-tirnaklarda-goerulen-degisimler-kalp-akciger-ve-karaciger-hastaliklarinin-habercisi-olabilir</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/uzm-dr-murtaza-cit-tirnaklarda-goerulen-degisimler-kalp-akciger-ve-karaciger-hastaliklarinin-habercisi-olabilir</guid>
<description><![CDATA[ Medicana International İzmir Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Murtaza Çit, tırnaklardaki renk ve şekil değişimlerinin ciddi sağlık sorunlarına işaret edebileceğini belirtti. Sararma, morarma, kırılma, soyulma gibi bulguların demir eksikliğinden kalp ve akciğer hastalıklarına kadar birçok rahatsızlığın habercisi olabileceğini söyledi. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202508/image_870x_68b1ce28f1015.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 29 Aug 2025 20:38:55 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Tırnaklarda sararma ve morarma hangi hastalıkların belirtisi, çomak tırnak hangi sağlık sorunlarıyla ilişkilendiriliyor, vitamin ve mineral eksiklikleri tırnaklarda nasıl değişikliklere yol açıyor, beyaz lekeler ve enine çizgiler hangi durumlarda ortaya çıkabiliyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p data-start="494" data-end="680">Medicana Sağlık Grubu İç Hastalıkları Bölümü’nden Uzm. Dr. Murtaza Çit, tırnaklarda görülen değişimlerin vücut sağlığı hakkında önemli ipuçları verdiğini açıkladı.</p>
<p data-start="682" data-end="1007">Çit, tırnaklarda meydana gelen sararma, morarma, kırılma ve soyulma gibi durumların kalp, akciğer, karaciğer gibi hayati organlarla ilgili sorunları gösterebileceğini ifade etti. “Tırnaktaki her bulguyu önemsemek lazım.” diyen Çit, sistemik hastalıkların saç, cilt ve tırnaklarda semptomlarla ortaya çıkabildiğini belirtti.</p>
<p data-start="1009" data-end="1360"><strong data-start="1009" data-end="1066">Demir ve vitamin eksiklikleri tırnak yapısını bozuyor</strong><br data-start="1066" data-end="1069">Demir eksikliğinde tırnaklarda çukurlaşma ve kırılma görülebildiğini aktaran Çit, çinko ve biyotin eksikliğinde de benzer belirtiler oluşabileceğini söyledi. Tırnaklarda enine çizgilerin vitamin eksikliği, metabolik hastalıklar veya kemoterapi sürecinde ortaya çıkabileceğini dile getirdi.</p>
<p data-start="1362" data-end="1818"><strong data-start="1362" data-end="1419">Kalp, akciğer ve karaciğer hastalıklarının işaretleri</strong><br data-start="1419" data-end="1422">Çit, akciğer ve kronik kalp hastalıklarında tırnaklarda morarma görülebileceğini, bunun oksijen eksikliğinin bir göstergesi olduğunu ifade etti. Ayrıca “çomak tırnak” denilen kalınlaşmanın hem kalp ve akciğer hastalıklarında hem de bazı kanser türlerinde görülebileceğini kaydetti. Sararmaların ise mantar enfeksiyonları veya kronik karaciğer rahatsızlıklarının belirtisi olabileceğini aktardı.</p>
<p data-start="1820" data-end="2162"><strong data-start="1820" data-end="1876">Beyaz lekeler ve kırılgan tırnaklar dikkate alınmalı</strong><br data-start="1876" data-end="1879">Tırnaklarda görülen beyaz lekelerin her zaman mineral eksikliğine bağlı olmadığını belirten Çit, bunun bazı kronik rahatsızlıkların da işareti olabileceğini söyledi. Kırılgan veya kat kat ayrılan tırnakların genellikle vitamin ve mineral eksikliklerinden kaynaklandığını vurguladı.</p>
<p data-start="2164" data-end="2496"><strong data-start="2164" data-end="2191">Uzman kontrolünün önemi</strong><br data-start="2191" data-end="2194">Çit, bu tür bulguların görülmesi halinde vakit kaybetmeden bir iç hastalıkları uzmanına başvurulması gerektiğini hatırlattı. “Kan değerleri, karaciğer fonksiyonları, şeker ve tansiyon gibi parametrelerin incelenmesi gerekir. Kalp ve akciğer kontrolleri de mutlaka yapılmalıdır.” ifadelerini kullandı.</p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu: “MHRS Üniversite Hastanelerinde 1 Eylül’den İtibaren Kullanıma Başlayacak”</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/saglik-bakani-kemal-memisoglu-mhrs-universite-hastanelerinde-1-eylulden-itibaren-kullanima-baslayacak</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/saglik-bakani-kemal-memisoglu-mhrs-universite-hastanelerinde-1-eylulden-itibaren-kullanima-baslayacak</guid>
<description><![CDATA[ Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Uşak’ta yaptığı açıklamada Merkezi Hekim Randevu Sistemi’nin (MHRS) üniversite hastanelerinde de uygulanmaya başlayacağını duyurdu. Pilot uygulama 1 Eylül’den itibaren Yozgat Bozok Üniversitesi ve Pamukkale Üniversitesi’nde hayata geçirilecek. Bakan Memişoğlu ayrıca Uşak’a 200 yataklı yeni hastane yapılacağını, sigarayla mücadele için mobil araçların sahaya ineceğini ve dijital bağımlılıkla ilgili çalışmaların başlatılacağını açıkladı. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202508/image_870x_68b133286d98d.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 29 Aug 2025 09:00:23 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>MHRS üniversite hastanelerinde nasıl uygulanacak, Uşak’a yapılacak 200 yataklı hastanenin özellikleri neler, sigarayla mücadelede mobil araçlar nasıl çalışacak, dijital bağımlılıkla ilgili hangi adımlar atılacak</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><strong>MHRS üniversite hastanelerinde de kullanılacak</strong></p>
<p><span>Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, 28 Ağustos 2025 tarihinde Uşak’ta yaptığı basın toplantısında, Merkezi Hekim Randevu Sistemi’nin (MHRS) üniversite hastanelerinde de kullanılmaya başlanacağını açıkladı. Memişoğlu, 1 Eylül itibarıyla Yozgat Bozok Üniversitesi ve Pamukkale Üniversitesi hastanelerinde uygulamanın başlayacağını belirtti.</span></p>
<p><img src="https://cumha.com.tr/uploads/images/202508/image_870x_68b133c44c16d.webp" alt=""></p>
<p><strong>Uşak’a 200 yataklı yeni hastane yatırımı</strong></p>
<p><span>Bakan Memişoğlu, Uşak’ta sağlık hizmetlerini değerlendirdiklerini ifade ederek, kentte 200 yataklı yeni bir hastanenin yatırım programına alındığını duyurdu. Projenin en kısa sürede tamamlanarak inşaata başlanacağını kaydetti.</span></p>
<p><strong>Sigara ile mücadele için mobil araçlar devreye girecek</strong></p>
<p><span>Halk Sağlığı Haftası kapsamında sigara ile mücadelede yeni bir adım atacaklarını açıklayan Memişoğlu, “Mobil sigara araçlarımızla sahaya inip vatandaşlarımıza tütün ürünlerinin zararlarını anlatacağız.” dedi. Sigaranın başta akciğer kanseri olmak üzere birçok hastalığa neden olduğunu vurgulayan Memişoğlu, toplumun bu mücadelede destek vermesini istedi.</span></p>
<p><strong>Dijital bağımlılığa karşı önlem planı</strong></p>
<p><span>Dijital bağımlılığın özellikle çocuklar ve gençler arasında yaygınlaştığını belirten Bakan, bu konuda farkındalık çalışmaları yapılacağını söyledi. Dijital dünyanın kontrol edilmeden kullanımının sosyal yaşamı ve sağlığı olumsuz etkilediğini ifade ederek, aileleri dikkatli olmaya çağırdı.</span></p>
<p><img src="https://cumha.com.tr/uploads/images/202508/image_870x_68b1333723388.webp" alt=""></p>
<p><strong>Sağlıklı Hayat Merkezlerinin sayısı 300’ü geçti</strong></p>
<p><span>Koruyucu sağlık hizmetleri kapsamında Sağlıklı Hayat Merkezlerinin önemine değinen Memişoğlu, Türkiye genelinde merkez sayısının 300’ü geçtiğini açıkladı. Vatandaşların bu merkezlerde ücretsiz kanser taramaları ve farklı sağlık hizmetlerinden faydalanabileceğini belirtti.</span></p>
<p><strong>Sağlık yatırımları Uşak’ta masaya yatırıldı</strong></p>
<p><span>Uşak programında Vali Dr. Naci Aktaş, milletvekilleri ve sağlık yöneticileriyle bir araya gelen Memişoğlu, “Sağlıklı Türkiye Yüzyılı” kapsamında kentte yapılacak yatırımları değerlendirdi. Ziyaretleri kapsamında esnaf ve sağlık çalışanlarıyla da buluştu.</span></p>
<p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Gaziantep’te Türkiye’nin en büyük ve kapsamlı Alzheimer merkezi açılıyor, 500 hasta kapasitesiyle hizmet verecek</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/gaziantepte-turkiyenin-en-buyuk-ve-kapsamli-alzheimer-merkezi-aciliyor-500-hasta-kapasitesiyle-hizmet-verecek</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/gaziantepte-turkiyenin-en-buyuk-ve-kapsamli-alzheimer-merkezi-aciliyor-500-hasta-kapasitesiyle-hizmet-verecek</guid>
<description><![CDATA[ Gaziantep Büyükşehir Belediyesi, 2018’den bu yana faaliyet gösteren Alzheimer Hastaları ve Yakınlarının Buluşma Merkezi’nin ikinci şubesini hizmete açmaya hazırlanıyor. Hayırsever Uslu ailesi iş birliğiyle yapımı süren merkez, 500 kişilik kapasitesi, duyu bütünleme odası, terapötik bahçesi ve çok sayıda sosyal, fiziksel ve ruhsal destek alanıyla Türkiye’de bir ilk olacak. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202508/image_870x_68b0357ae32cf.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 28 Aug 2025 15:05:59 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Gaziantep’te açılacak Alzheimer merkezinin kapasitesi ne olacak, duyu bütünleme odası ve terapötik bahçe hangi amaçla kullanılacak, merkezde hangi sosyal ve sağlık hizmetleri sunulacak, bilim dünyasıyla nasıl iş birliği yapılacak</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p data-start="525" data-end="863">Gaziantep Büyükşehir Belediyesi, Türkiye’nin en büyük Alzheimer merkezini hizmete alıyor. 2018’de faaliyete başlayan Alzheimer Hastaları ve Yakınlarının Buluşma Merkezi, bugüne kadar yaklaşık 3 bin 600 hastaya ulaştı. Şimdi ise ikinci şubesi inşa edilen merkez, tamamlandığında aynı anda 500 hastaya hizmet verecek.</p>
<p data-start="865" data-end="1303"><strong data-start="865" data-end="906">Meral – Beyhan Uslu Alzheimer Merkezi</strong><br data-start="906" data-end="909">Hayırsever Uslu ailesinin katkılarıyla hayata geçirilen proje, Meral – Beyhan Uslu Alzheimer Merkezi adıyla hizmet verecek. Bin 920 metrekare alana sahip merkez, 2 katlı yapısıyla 800 metrekare oturum alanı ve 1600 metrekare kapalı alanı barındıracak. 1120 metrekarelik özel bahçesi ise duyusal bitkiler, yürüyüş yolları, oturma alanları ve hobi bahçeleriyle hastaların kullanımına sunulacak.</p>
<p data-start="1305" data-end="1745"><strong data-start="1305" data-end="1362">Duyu bütünleme ve terapötik bahçe ilk kez uygulanacak</strong><br data-start="1362" data-end="1365">Merkezi farklı kılan en önemli özellikler arasında Türkiye’de ilk kez bir Alzheimer merkezinde kullanılacak Duyu Bütünleme Odası ve örnek teşkil edecek nitelikte tasarlanan Terapötik Bahçe bulunuyor. Görsel, işitsel ve dokunsal uyaranlarla hastaların kaygı seviyeleri azaltılacak, zihinsel aktiviteleri teşvik edilecek ve günlük yaşam becerilerinin korunmasına katkı sağlanacak.</p>
<p><img src="https://cumha.com.tr/uploads/images/202508/image_870x_68b0353e50174.webp" alt=""></p>
<p data-start="1747" data-end="2105"><strong data-start="1747" data-end="1788">Sosyal ve sağlık destekleri bir arada</strong><br data-start="1788" data-end="1791">Merkezde yaşam odası, müzik ve dans atölyesi, iş ve uğraş alanları, fizik tedavi ünitesi, spor salonu, akıl ve zeka oyunları atölyesi, aromaterapi sınıfı gibi birçok sosyal ve sağlık destek alanı yer alacak. Ayrıca psikolojik danışmanlık, aile eğitimleri, öz bakım desteği ve ulaşım gibi hizmetler de sağlanacak.</p>
<p data-start="2107" data-end="2448"><strong data-start="2107" data-end="2148">Akademik iş birliğiyle bilimsel katkı</strong><br data-start="2148" data-end="2151">Merkezde hastaların sağlık ve psikolojik durumları düzenli testlerle takip edilecek. Gaziantep Üniversitesi Tıp Fakültesi Geriatri Anabilim Dalı ile yapılan iş birliği sayesinde elde edilen veriler bilimsel çalışmalarda kullanılacak, böylece uygulamalar akademik boyutta da geliştirilmiş olacak.</p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>TBMM Hastanesine yeni başhekim atandı, sağlık hizmetlerinde köklü değişiklikler başlıyor</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/tbmm-hastanesine-yeni-bashekim-atandi-saglik-hizmetlerinde-koeklu-degisiklikler-basliyor</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/tbmm-hastanesine-yeni-bashekim-atandi-saglik-hizmetlerinde-koeklu-degisiklikler-basliyor</guid>
<description><![CDATA[ TBMM Hastanesi Başhekimliğine Prof. Dr. Mustafa Şahin getirildi. Yeni dönemde hastaneye ilk kez MR cihazı kazandırılacak, randevu ve muayene sistemi yenilenecek, eksik personel giderilecek ve gece nöbetçi ekip uygulaması başlayacak. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202508/image_870x_68b05f422b8d8.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 28 Aug 2025 15:05:18 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>TBMM Hastanesine hangi yenilikler getiriliyor, MR cihazı ne zaman hizmete alınacak, randevu ve sevk sistemi nasıl değişecek, personel eksikliği hangi yöntemle giderilecek</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><br data-start="377" data-end="380">Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) yerleşkesinde bulunan hastanede önemli yenilikler yapılmaya başlandı. Hastane Başhekimliğine Prof. Dr. Mustafa Şahin atandı.</p>
<p></p>
<p data-start="544" data-end="742">Prof. Dr. Şahin, göreve başlar başlamaz hastanede eksikliği uzun süredir hissedilen MR cihazının kazandırılması için girişimlerde bulundu. Cihazın kısa süre içinde hastaneye kurulması planlanıyor.</p>
<p data-start="744" data-end="1019"><strong data-start="744" data-end="785">Randevu ve sevk sisteminde değişiklik</strong><br data-start="785" data-end="788">Yeni düzenlemeler kapsamında hasta takip ve randevu sisteminde de köklü değişiklikler yapılacak. TBMM Hastanesi’nde muayenesi tamamlanıp şehir hastanelerine sevk edilen hastaların randevuları doğrudan hastane tarafından alınacak.</p>
<p data-start="1021" data-end="1233"><strong data-start="1021" data-end="1051">Personel açığı kapatılacak</strong><br data-start="1051" data-end="1054">Hastanede yaşanan doktor ve hemşire eksikliğinin hızla giderilmesi için çalışmalar yürütülüyor. Ayrıca TBMM’de gece mesaisi olduğu günlerde hastanede nöbetçi ekip görev yapacak.</p>
<p data-start="1235" data-end="1497"><strong data-start="1235" data-end="1266">Kapsamlı hizmet düzenlemesi</strong><br data-start="1266" data-end="1269">TBMM çalışanları artık yalnızca birinci derece yakınları olan eş ve çocuklarını hastanede muayene ettirebilecek. Yeni uygulamaların hayata geçmesiyle birlikte sağlık hizmetlerinin daha kaliteli ve hızlı sunulması hedefleniyor.</p>
<p data-start="1499" data-end="1688"><strong data-start="1499" data-end="1511"></strong></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Prof. Dr. İstemihan Tengiz: &amp;quot;Kahvaltıda yanlış besin seçimi kalp sağlığını tehdit ediyor&amp;quot;</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/prof-dr-istemihan-tengiz-kahvaltida-yanlis-besin-secimi-kalp-sagligini-tehdit-ediyor</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/prof-dr-istemihan-tengiz-kahvaltida-yanlis-besin-secimi-kalp-sagligini-tehdit-ediyor</guid>
<description><![CDATA[ Kardiyoloji Bölümü’nden Prof. Dr. İstemihan Tengiz, kahvaltıda sıkça tüketilen yüksek tuz, trans yağ ve şeker içeren gıdaların uzun vadede damar sertliği, hipertansiyon ve kalp yetmezliği gibi ciddi sorunlara yol açabileceğini belirtti. Uzman, kalp dostu ideal kahvaltının nasıl olması gerektiğine dair önerilerde bulundu. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202508/image_870x_68af1fcbd02eb.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 27 Aug 2025 12:10:59 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Hangi kahvaltılık gıdalar kalbe zarar veriyor, kalp sağlığı için ideal kahvaltı nasıl olmalı, trans yağ ve şekerin uzun vadeli etkileri neler, kalp dostu beslenmede nelere dikkat edilmeli</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p data-start="472" data-end="814"> Kardiyoloji Bölümü’nden Prof. Dr. İstemihan Tengiz, kahvaltı alışkanlıklarının kalp sağlığı üzerindeki etkilerine dikkat çekti. Tengiz, özellikle pazar günlerinin en önemli öğünü olarak görülen kahvaltıda yapılan yanlış seçimlerin uzun vadede ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini ifade etti.</p>
<p data-start="816" data-end="987">Uzman, kahvaltıda yüksek tuz, trans yağ ve şeker içeren yiyeceklerin düzenli tüketilmesinin damar sertliği, hipertansiyon ve kalp yetmezliği riskini artırdığını söyledi.</p>
<p data-start="989" data-end="1311"><strong data-start="989" data-end="1015">İdeal kahvaltı önerisi</strong><br data-start="1015" data-end="1018">Prof. Dr. Tengiz, sağlıklı bir kahvaltının kalp dostu besinlerden oluşması gerektiğini vurguladı. Taze sebzeler, tam tahıllar, sağlıklı yağlar ve yeterli protein kaynaklarının dengeli şekilde tercih edilmesi gerektiğini belirtti. Ayrıca hazır gıdalardan uzak durulmasının önemini hatırlattı.</p>
<p data-start="1313" data-end="1427">Uzman, düzenli ve dengeli beslenmenin kalp sağlığını korumada en önemli unsurlardan biri olduğunun altını çizdi.</p>
<p></p>
<p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Derya Eryılmaz: &amp;quot;Kronik Stres Bağışıklık Sistemini Sessizce Çökertiyor&amp;quot;</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/derya-eryilmaz-kronik-stres-bagisiklik-sistemini-sessizce-coekertiyor</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/derya-eryilmaz-kronik-stres-bagisiklik-sistemini-sessizce-coekertiyor</guid>
<description><![CDATA[ Yazar Derya Eryılmaz, stresin yalnızca ruh hali olmadığını, bedeni biyolojik ve psikolojik olarak çökerten çok boyutlu bir süreç olduğunu vurguladı. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre 2030’a kadar stres, küresel sağlık sorunlarının başında gelecek. Uzmanlara göre kronik stres, bağışıklığı %40 oranında zayıflatırken kaygı bozukluğu, depresyon ve toplumsal huzursuzluğun temel kaynağı haline geliyor. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202508/image_870x_68aea9abd7c88.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 27 Aug 2025 03:46:16 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Stres bağışıklık sistemini nasıl etkiliyor, kronik stres hangi hastalıkları tetikliyor, toplumsal koşullar stresi neden artırıyor, stresle başa çıkmak için hangi yöntemler öneriliyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><br data-start="529" data-end="532">Yazar Derya Eryılmaz, stresin modern çağın en büyük sağlık tehditlerinden biri olduğunu belirterek, kronik stresin hem bedensel hem de ruhsal çöküşe yol açtığını ifade etti.</p>
<p></p>
<p data-start="709" data-end="1020">Eryılmaz, “Stres yaşamın doğal bir parçasıdır; ancak beynimizle doğru şekilde yönetilmediğinde hem beden hem de ruh sağlığını tehdit eden en büyük risk faktörlerinden birine dönüşür.” dedi. Dünya Sağlık Örgütü’nün verilerine göre 2030’a kadar stresin küresel sağlık sorunlarının başında geleceğini hatırlattı.</p>
<p data-start="1022" data-end="1456"><strong data-start="1022" data-end="1070">Kısa süreli stres fayda, kronik stres tehdit</strong><br data-start="1070" data-end="1073">Psikoloji bilimine göre stres, bireyin kapasitesini zorlayan durumlara karşı verdiği tepkidir. Eryılmaz, “Zihin kısa süreli stresle güçlenir; fakat kronik stres, ruh sağlığının en büyük tehdididir.” ifadesini kullandı. Amerikan Psikoloji Derneği’nin raporlarına göre, yetişkinlerin %77’si stresin fiziksel sağlıklarını, %73’ü ise ruh sağlıklarını olumsuz etkilediğini bildirmiştir.</p>
<p data-start="1458" data-end="1786"><strong data-start="1458" data-end="1497">Toplumsal koşullar stresi artırıyor</strong><br data-start="1497" data-end="1500">Stres yalnızca bireysel değil, toplumsal faktörlerden de besleniyor. TÜİK’in 2023 verilerine göre çalışanların %42’si iş yaşamında yüksek stres yaşadığını belirtti. Eryılmaz, “Toplumsal baskılar ve adaletsizlikler bireysel stresi büyütür; toplumun huzuru da doğrudan etkilenir.” dedi.</p>
<p data-start="1788" data-end="2128"><strong data-start="1788" data-end="1831">Biyolojik etkiler ve bağışıklık sistemi</strong><br data-start="1831" data-end="1834">Eryılmaz, stresin yalnızca zihinsel değil, bedensel sonuçları olduğuna dikkat çekti: “Adrenalin ve kortizol hayatta kalmamızı sağlar; ama fazlası bağışıklık sistemimizi sessizce çökertir.” Harvard Üniversitesi araştırmalarına göre kronik stres, bağışıklık sistemini %40 oranında zayıflatıyor.</p>
<p data-start="2130" data-end="2398"><strong data-start="2130" data-end="2166">Ruhsal boyut ve nefes teknikleri</strong><br data-start="2166" data-end="2169">Stresin yalnızca biyolojik değil, enerji boyutunda da etkileri olduğuna değinen Eryılmaz, düzenli nefes egzersizleri, meditasyon ve mindfulness uygulamalarının stres hormonlarını düşürdüğünü, kalp ritmini düzenlediğini aktardı.</p>
<p data-start="2400" data-end="2750"><strong data-start="2400" data-end="2444">Strese karşı zihinsel ilk yardım çantası</strong><br data-start="2444" data-end="2447">Eryılmaz, “Stresle savaşta en güçlü silah, eğitimli bir zihin ve bilinçli farkındalıktır.” diyerek eğitim ve farkındalığın stres yönetimindeki rolünü vurguladı. Zaman yönetimi, nefes teknikleri ve sosyal destek gibi yöntemlerin zihinsel “ilk yardım çantası”nın en önemli parçaları olduğunu ifade etti.</p>
<p data-start="2752" data-end="2901">Sonuç olarak stres, yaşamın ayrılmaz bir parçası olsa da doğru yöntemlerle yönetildiğinde bireylere direnç kazandıran bir süreç haline gelebiliyor.</p>
<p data-start="2903" data-end="3104"><strong data-start="2903" data-end="2915"></strong></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Zambiya Büyükelçisi Sikazwe: &amp;quot;Türk yatırımcılarını iş birliği için ülkemize davet ediyoruz&amp;quot;</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/zambiya-buyukelcisi-sikazwe-turk-yatirimcilarini-is-birligi-icin-ulkemize-davet-ediyoruz</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/zambiya-buyukelcisi-sikazwe-turk-yatirimcilarini-is-birligi-icin-ulkemize-davet-ediyoruz</guid>
<description><![CDATA[ Sağlık Turizmi Konfederasyonu (SATKOF), Zambiya Büyükelçisi Lt. Gen. Dr. William Maipambe Sikazwe ve beraberindeki heyeti Ankara’da ağırladı. Görüşmede sağlık turizmi, medikal yatırımlar, akademik iş birlikleri ve teknoloji transferi başta olmak üzere iki ülke arasında yeni ortaklıkların temelleri atıldı. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202508/image_870x_68ae1239ca2d7.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 26 Aug 2025 20:44:18 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Türkiye ile Zambiya arasında hangi alanlarda iş birliği yapılacak, sağlık turizminde yeni ortaklıkların kapsamı ne olacak, Türk yatırımcıları Zambiya’da hangi fırsatları değerlendirecek, akademik iş birlikleri nasıl uygulanacak</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p data-start="436" data-end="628">Sağlık Turizmi Konfederasyonu (SATKOF), Zambiya Büyükelçisi Lt. Gen. Dr. William Maipambe Sikazwe (Rtd.) ve beraberindeki heyeti Ankara’daki genel merkezinde kabul etti.</p>
<p data-start="630" data-end="841">Ziyaret kapsamında SATKOF üyesi şirketler tarafından sunumlar yapılarak Türkiye ile Zambiya arasında sağlık turizmi, medikal yatırımlar, akademik iş birlikleri ve teknoloji transferi gibi başlıklar ele alındı.</p>
<p data-start="843" data-end="1182"><strong data-start="843" data-end="874">Görüşmede öne çıkan konular</strong> arasında Zambiya’da sağlık tesislerinin kurulması, hasta yönlendirme mekanizmalarının geliştirilmesi, üniversiteler arasında eğitim ve sertifika programlarının uygulanması, tıbbi cihaz ve ilaç sektöründe teknoloji transferi ile iki ülke iş insanları arasında ticari ortaklıkların teşvik edilmesi yer aldı.</p>
<p data-start="1184" data-end="1631"><strong data-start="1184" data-end="1222">Büyükelçi Sikazwe’nin açıklamaları</strong><br data-start="1222" data-end="1225">Büyükelçi William Maipambe Sikazwe, Türkiye’nin sağlık altyapısı ve deneyiminin Zambiya için örnek teşkil ettiğini vurguladı. Sikazwe, “Bugüne kadar iş insanlarının sunduğu projelerin gerçek yatırıma dönüştüğü ilk toplantıya şahit oluyoruz. Prof. Dr. Aysun Bay liderliğindeki SATKOF heyetini en kısa sürede Zambiya’da görmek istiyoruz. Türk yatırımcılarını iş birliği için ülkemize davet ediyoruz.” dedi.</p>
<p data-start="1633" data-end="2004"><strong data-start="1633" data-end="1690">SATKOF Başkanı Prof. Dr. Aysun Bay’ın değerlendirmesi</strong><br data-start="1690" data-end="1693">SATKOF Genel Başkanı Prof. Dr. Aysun Bay ise yaptığı açıklamada, “Zambiya ile kurulan bu dostane ilişkiler, sağlık diplomasisi ve yatırım iş birliklerinde yeni kapılar açacaktır. Üye şirketlerimizin sunduğu projeler, uzun vadeli ve sürdürülebilir bir ortaklığın temelini oluşturacaktır.” ifadelerini kullandı.</p>
<p data-start="2006" data-end="2157">Bu ziyaret, Türkiye ve Zambiya arasında sağlık turizmi, yatırımlar ve kültürel iş birliklerinin güçlendirilmesinde tarihi bir adım olarak kaydedildi.</p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Türkiye–Çin sağlık diplomasisinde yeni dönem: SATKOF, Çin heyetini Ankara’da ağırladı</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/turkiyecin-saglik-diplomasisinde-yeni-doenem-satkof-cin-heyetini-ankarada-agirladi</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/turkiyecin-saglik-diplomasisinde-yeni-doenem-satkof-cin-heyetini-ankarada-agirladi</guid>
<description><![CDATA[ Sağlık Turizmi Konfederasyonu (SATKOF), Çin Halk Cumhuriyeti heyetini Ankara’daki genel merkezinde kabul etti. Görüşmede iki ülke arasındaki 55. yıl dönümü kapsamında sağlık diplomasisi, sağlık turizmi, medikal yatırımlar ve kültürel diplomasi alanlarında ortak projeler geliştirilmesi için mutabakata varıldı. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202508/image_870x_68aaedbe2b502.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 24 Aug 2025 18:44:24 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Türkiye Çin sağlık diplomasisi kapsamında hangi projeler planlanıyor, 2025 yılı ortak etkinlikleri neler olacak, Dragon Boat Year kutlamaları sağlık yılına nasıl entegre edilecek, SATKOF’un iş birliği sürecindeki rolü ne olacak</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><br data-start="452" data-end="455">Sağlık Turizmi Konfederasyonu (SATKOF), Çin Halk Cumhuriyeti heyetini Ankara’daki genel merkezinde ağırladı. Heyette, Müsteşar Meifen Zhou ile Basın ve Halkla İlişkiler Müsteşarı Wei Sun yer aldı.</p>
<p></p>
<p data-start="655" data-end="1001"><strong data-start="655" data-end="694">İpek Yolu’ndan sağlık diplomasisine</strong><br data-start="694" data-end="697">Ziyarette Türkiye ile Çin’in köklü kültürel bağları, İpek Yolu mirası ve günümüzdeki ticari ilişkiler değerlendirildi. İki ülke arasındaki diplomatik ilişkilerin 55. yılına vurgu yapılarak sağlık diplomasisi ve sağlık turizmi ekseninde iş birliklerinin güçlendirilmesi konusunda görüş birliği sağlandı.</p>
<p><img src="https://cumha.com.tr/uploads/images/202508/image_870x_68aaed4ca90af.webp" alt=""></p>
<p data-start="1003" data-end="1323"><strong data-start="1003" data-end="1031">Yeni iş birliği alanları</strong><br data-start="1031" data-end="1034">Görüşmede öne çıkan başlıklar arasında Türkiye–Çin dostluğunun geliştirilmesi, medikal yatırımlar ve kültürel diplomasiye dayalı ortak projeler, üniversiteler ve araştırma kurumlarıyla yürütülecek çalışmalar ile 2025 yılı etkinlikleri kapsamında planlanan ortak organizasyonlar yer aldı.</p>
<p><img src="https://cumha.com.tr/uploads/images/202508/image_870x_68aaed5fa7fa1.webp" alt=""></p>
<p data-start="1325" data-end="1716"><strong data-start="1325" data-end="1362">Ortak organizasyonlar planlanıyor</strong><br data-start="1362" data-end="1365">Çin heyeti, 7–11 Eylül tarihleri arasında gerçekleştirilecek ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu’nun da katılacağı resmi etkinlikler için SATKOF’u davet etti. Ayrıca, haziran ayında düzenlenecek Dragon Boat Year kutlamaları çerçevesinde ilan edilen “Sağlık Yılı” kapsamında ortak projeler için ilk adımlar atıldı.</p>
<p><img src="https://cumha.com.tr/uploads/images/202508/image_870x_68aaed995e459.webp" alt=""></p>
<p data-start="1718" data-end="2111"><strong data-start="1718" data-end="1741">SATKOF’tan açıklama</strong><br data-start="1741" data-end="1744">SATKOF Genel Başkanı Prof. Dr. Aysun Bay, görüşme sonrası yaptığı açıklamada, Türkiye ile Çin arasında sağlık diplomasisinde kurulan köprünün yalnızca iki ülke için değil, bölgesel ve küresel iş birlikleri için de önem taşıdığını belirtti. Bay, “Kadim kültürel bağlarımızı sağlık ve turizm alanındaki ortak vizyonla birleştirerek yeni projelere imza atacağız” dedi.</p>
<p data-start="2113" data-end="2234">Bu buluşma, Türkiye–Çin ilişkilerinin 55. yılına denk gelerek sağlık diplomasisinde tarihi bir adım olarak kayda geçti.</p>
<p data-start="2236" data-end="2482"><strong data-start="2236" data-end="2248"></strong></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Uzm. Dr. Şeyma Büyükkömürcü: &amp;quot;Mikro egzersizler küçük adımlarla büyük sağlık etkileri yaratır&amp;quot;</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/uzm-dr-seyma-buyukkoemurcu-mikro-egzersizler-kucuk-adimlarla-buyuk-saglik-etkileri-yaratir</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/uzm-dr-seyma-buyukkoemurcu-mikro-egzersizler-kucuk-adimlarla-buyuk-saglik-etkileri-yaratir</guid>
<description><![CDATA[ Obeziteyle  mücadelede spor ve diyetin yanı sıra günlük yaşama kolayca entegre edilebilen mikro egzersizler öneriliyor. Medicana International İzmir Hastanesi’nden Uzm. Dr. Şeyma Büyük kömürcü, bu kısa ve basit hareketlerin metabolizma hızını artırdığını, kas hafızasını canlandırdığını ve masa başı çalışanlar ile obez bireyler için güvenli bir başlangıç sunduğunu belirtti. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202508/image_870x_68ab0a81b6ab2.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 24 Aug 2025 18:44:24 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Obeziteyle mücadelede mikro egzersizler nasıl uygulanır, masa başı çalışanlar için hangi hareketler önerilir, mikro egzersizler eklem ve duruş sağlığına nasıl katkı sağlar, düzenli uygulandığında hangi faydalar gözlemlenir</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p data-start="506" data-end="815">Obeziteyle mücadelede spor ve dengeli beslenme temel yöntemler arasında yer alsa da pek çok kişi zaman ve mekân yetersizliği nedeniyle bu alışkanlıkları sürdüremiyor. Bu noktada devreye giren mikro egzersizler, özel bir zaman ya da alan gerektirmeden günlük yaşama entegre edilebiliyor.</p>
<p data-start="817" data-end="1041">Medicana Sağlık Grubu Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Bölümü’nden Uzm. Dr. Şeyma Büyükkömürcü, mikro egzersizlerin küçük görünmesine rağmen metabolizma, duruş ve eklem sağlığı üzerinde önemli faydalar sağladığını vurguladı.</p>
<p data-start="1043" data-end="1397"><strong data-start="1043" data-end="1078">Masa başı çalışanlar için uygun</strong><br data-start="1078" data-end="1081">Büyükkömürcü, kas hafızasının sık tekrarlanan hareketlerle güçlendiğini belirterek, mikro egzersizlerin uzun süre hareketsiz kalan kasları yeniden aktive ettiğini ifade etti. Özellikle masa başında çalışanlar, egzersize yeni başlayanlar ve obez bireyler için bu yöntemlerin güvenli bir başlangıç sunduğunu söyledi.</p>
<p data-start="1399" data-end="1758"><strong data-start="1399" data-end="1431">Obeziteyle mücadelede etkili</strong><br data-start="1431" data-end="1434">Obezite sorunu olan bireylerde en uygun başlangıç hareketlerinin otururken, yatarken ya da destek alınarak yapılabilecek basit egzersizler olduğunu belirten Büyükkömürcü, “Sırt üstü nefes egzersizleri, sandalyede mini çömelmeler veya otururken kalça sıkma gibi basit hareketler kasları zorlamadan yeniden çalıştırır” dedi.</p>
<p data-start="1760" data-end="2080"><strong data-start="1760" data-end="1797">Özel bir zaman ayırmaya gerek yok</strong><br data-start="1797" data-end="1800">Mikro egzersizlerin gün içine kolayca yayılabileceğini belirten Büyükkömürcü, sabah yatakta yapılacak birkaç nefes egzersizinden, otururken kalça kaslarını sıkmaya veya kırmızı ışıkta beklerken postür kontrolüne kadar birçok küçük hareketin kasları harekete geçirdiğini aktardı.</p>
<p data-start="2082" data-end="2370"><strong data-start="2082" data-end="2123">Küçük hareketler büyük fayda sağlıyor</strong><br data-start="2123" data-end="2126">Mikro egzersizlerin metabolizmayı hızlandırabileceğini, insülin duyarlılığını artırabileceğini ve eklem sıvısının dolaşımını destekleyerek sertliği önleyebileceğini ifade eden Büyükkömürcü, kişiye özel egzersiz seçiminin önemine dikkat çekti.</p>
<p data-start="2372" data-end="2685"><strong data-start="2372" data-end="2413">Düzenli uygulandığında etkisi artıyor</strong><br data-start="2413" data-end="2416">Düzenli uygulandığında mikro egzersizlerin duruş bozukluklarını düzelttiğini, kas dengesini sağladığını, ağrıları hafiflettiğini ve zihinsel netliği artırdığını belirten Büyükkömürcü, genellikle 1–2 hafta içinde gözle görülür sonuçların ortaya çıktığını dile getirdi.</p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Alzheimer’ı 10 Yıl Önceden Tespit Edebilecek Kan Testi Geliştirildi</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/alzheimeri-10-yil-onceden-tespit-edebilecek-kan-testi-gelistirildi</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/alzheimeri-10-yil-onceden-tespit-edebilecek-kan-testi-gelistirildi</guid>
<description><![CDATA[ Alzheimer hastalığı, demansın en yaygın nedenlerinden biri olarak dünya çapında milyonlarca kişiyi etkiliyor. Ancak hastalık çoğunlukla ileri evreye gelene kadar fark edilmiyor. Uluslararası bir araştırma ekibi tarafından geliştirilen yeni bir kan testi, bu tabloyu değiştirebilecek nitelikte. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202508/image_870x_68ab0f4de425f.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 24 Aug 2025 18:44:24 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Kan testi alzheimer, Alzheimer, Tedavi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>İsveç, ABD ve İngiltere’den bilim insanlarının yürüttüğü çalışmada, Alzheimer’ın gelişimini yıllar öncesinden öngörebilecek bir yöntem geliştirildi. Araştırmacılar, kanda bulunan belirli biyobelirteçlere odaklandı. Özellikle beyinde birikerek sinir hücreleri arasındaki iletişimi bozan amiloid-beta ve tau proteinleri testin merkezinde yer aldı.<br><br>Geleneksel yöntemlerde kullanılan beyin görüntülemeleri veya omurilik sıvısı testleri hem pahalı hem de invaziv olmasıyla biliniyor. Yeni kan testi ise çok daha hızlı, uygun maliyetli ve kolay uygulanabilir bir alternatif sunuyor. Binlerce kişi üzerinde yapılan klinik deneylerde testin doğruluk oranı %85’in üzerinde çıktı. Üstelik hastalığın belirtileri ortaya çıkmadan 10 yıl öncesine kadar Alzheimer riskini öngörebildi.<br><br>Uzmanlara göre bu gelişme, Alzheimer’ın erken teşhisine kapı aralayarak önleyici tedbirlerin, yaşam tarzı değişikliklerinin ve klinik deneylere katılımın daha erken dönemde mümkün olmasını sağlayabilir. Ayrıca ilaç geliştirme süreçlerinde de risk grubundaki hastaların daha doğru tespit edilmesiyle tedavi başarı şansının artacağı belirtiliyor.</p>
<p>Bununla birlikte, testin sağlık sistemlerinde rutin olarak kullanılabilmesi için daha geniş çaplı doğrulama çalışmalarına ihtiyaç var. Ayrıca “kişilerin hastalığı yıllar öncesinden öğrenmeye hazır olup olmadığı” gibi etik tartışmalar da gündeme geliyor.</p>
<p>Araştırmacılar yine de umutlu. Bir bilim insanı şu ifadeleri kullandı:<br>“İlk kez Alzheimer’ı, hafızayı çalmaya başlamadan yıllar önce tespit edebiliyoruz. Bu bize gerçek bir mücadele şansı veriyor.”</p>
<p>Eğer test yaygınlaşırsa, milyonlarca insanın daha erken tedaviye ulaşması ve ailelerin hastalığa karşı hazırlıklı olması mümkün olacak. Bu da küresel ölçekte demans yükünün azaltılmasına katkı sağlayabilir.</p>
<p></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Sağlık&#45;Sen 8. Dönem Toplu Sözleşmede 29 Maddelik Yeni Kazanım Listesini Açıkladı</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/saglik-sen-8-doenem-toplu-soezlesmede-29-maddelik-yeni-kazanim-listesini-acikladi</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/saglik-sen-8-doenem-toplu-soezlesmede-29-maddelik-yeni-kazanim-listesini-acikladi</guid>
<description><![CDATA[ 8. Dönem Toplu Sözleşme görüşmeleri genel zam konusunda uzlaşmazlıkla sonuçlanırken, Sağlık-Sen hizmet kolu alanında 29 farklı kazanıma imza attı. Genel Başkan Mahmut Faruk Doğan, bu kazanımların 1 Ocak itibarıyla yürürlüğe gireceğini duyurdu. Düzenlemeler arasında gece tazminatı, artırılmış taban ödeme katsayıları, ek ödemeler ve sosyal hizmet tazminatları yer aldı. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202508/image_870x_68a99a6fc45ca.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 23 Aug 2025 12:48:12 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Sağlık-Sen toplu sözleşmede hangi kazanımları elde etti, kazanımlar hangi tarihten itibaren geçerli olacak, gece nöbeti tutan personele ne gibi ek ödemeler yapılacak, üniversite hastanelerindeki sağlık çalışanlarının haklarında nasıl bir değişiklik oldu</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><br data-start="506" data-end="509">8. Dönem Toplu Sözleşme Görüşmeleri sürecinde genel zam oranı konusunda anlaşma sağlanamadı ve süreç Kamu Görevlileri Hakem Kurulu’na taşındı. Ancak hizmet kollarında mutabakata varıldı. Sağlık ve Sosyal Hizmet Kolunda yetkili sendika olan Sağlık-Sen, 29 kazanım elde etti.</p>
<p></p>
<p data-start="786" data-end="1177"><strong data-start="786" data-end="828">Kazanımlar 1 Ocak’ta yürürlüğe girecek</strong><br data-start="828" data-end="831">Sağlık-Sen Genel Başkanı Mahmut Faruk Doğan, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’ndaki toplantının ardından düzenlediği Online Başkanlar Kurulu’nda kazanımlar hakkında bilgi verdi. Doğan, hizmet koluna ilişkin düzenlemelerin 1 Ocak’tan itibaren uygulanacağını ve yeni maaş zamlarıyla birlikte ek kazanımların çalışanlara yansıyacağını söyledi.</p>
<p><img src="https://cumha.com.tr/uploads/images/202508/image_870x_68a99a7da504f.webp" alt=""></p>
<p data-start="1179" data-end="1287"><strong data-start="1179" data-end="1205">Öne çıkan düzenlemeler</strong><br data-start="1205" data-end="1208">Sağlık-Sen’in açıkladığı 29 kazanım arasında öne çıkan başlıklar şunlar oldu:</p>
<ul data-start="1289" data-end="2030">
<li data-start="1289" data-end="1359">
<p data-start="1291" data-end="1359">Gece nöbetlerinde görev yapan personele “gece tazminatı” ödenecek.</p>
</li>
<li data-start="1360" data-end="1453">
<p data-start="1362" data-end="1453">Sağlık Bakanlığı’nda görev yapan sağlık çalışanlarının taban ödeme katsayıları artırıldı.</p>
</li>
<li data-start="1454" data-end="1556">
<p data-start="1456" data-end="1556">112 acil sağlık hizmetlerinde çalışan hemşire, ebe, ATT ve paramediklerin ek puanları yükseltildi.</p>
</li>
<li data-start="1557" data-end="1666">
<p data-start="1559" data-end="1666">Üniversite hastanelerinde görev yapan lisansiyer ve sertifika sahibi çalışanların ek ödemeleri artırıldı.</p>
</li>
<li data-start="1667" data-end="1797">
<p data-start="1669" data-end="1797">Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı personelinin nöbet, sosyal hizmet tazminatı ve ek ödeme oranlarında iyileştirmeler yapıldı.</p>
</li>
<li data-start="1798" data-end="1894">
<p data-start="1800" data-end="1894">Adli Tıp Kurumunda hastalık izinlerinde döner sermaye ek ödemelerinden kesinti yapılmayacak.</p>
</li>
<li data-start="1895" data-end="2030">
<p data-start="1897" data-end="2030">Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu ile Türkiye Hudut ve Sahiller Sağlık Genel Müdürlüğü çalışanlarının ek ödeme oranları artırıldı.</p>
</li>
</ul>
<p data-start="2032" data-end="2179">Sağlık-Sen, bu düzenlemelerle sağlık ve sosyal hizmet çalışanlarının ekonomik ve çalışma koşullarında önemli iyileştirmeler sağlandığını duyurdu.</p>
<p data-start="2181" data-end="2453"><strong data-start="2181" data-end="2193"></strong></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Dyt. Seda Uşarer: &amp;quot;Fast food yerine sağlıklı meal prep yöntemi hayat kurtarıyor&amp;quot;</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/dyt-seda-usarer-fast-food-yerine-saglikli-meal-prep-yoentemi-hayat-kurtariyor</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/dyt-seda-usarer-fast-food-yerine-saglikli-meal-prep-yoentemi-hayat-kurtariyor</guid>
<description><![CDATA[ Medicana International İzmir Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Dyt. Seda Uşarer, modern hayatın yoğun temposunda sağlıklı beslenmenin zorlaştığını belirterek fast food yerine “meal prep” yönteminin tercih edilmesi gerektiğini açıkladı. Haftalık öğün planlamasıyla hem zaman hem bütçe kontrolü sağlanabileceğini, aynı zamanda kilo alımının ve sağlık sorunlarının önüne geçilebileceğini vurguladı. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202508/image_870x_68a88e09e4e24.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 22 Aug 2025 16:38:41 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Meal prep yöntemi nasıl uygulanıyor, fast food yerine meal prep tercih etmenin faydaları neler, haftalık planlamada hangi adımlar önemli, meal prep bütçe kontrolüne nasıl katkı sağlıyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p data-start="515" data-end="807">Yoğun iş temposu, aile sorumlulukları ve yalnız yaşam gibi nedenlerle birçok kişi sağlıklı beslenme yerine hızlı çözümlere yöneliyor. Fast food zincirlerinden verilen siparişler kısa vadede açlığı giderse de uzun vadede kilo artışı ve sağlık sorunlarına yol açabiliyor.</p>
<p data-start="809" data-end="1167">Medicana Sağlık Grubu Beslenme ve Diyet Bölümü’nden Dyt. Seda Uşarer, bu soruna karşı giderek yaygınlaşan “meal prep” yöntemini anlattı. Uşarer, “Yoğun çalışan kişiler, öğrenciler, diyet yapanlar ve sporcular için meal prep oldukça uygun bir çözüm. İş çıkışında açlıkla ne yiyeceğini düşünmek yerine hafta içi yapılan planlama tüm haftayı kurtarıyor” dedi.</p>
<p data-start="1169" data-end="1556"><strong data-start="1169" data-end="1212">Haftalık planlama ile sağlıklı beslenme</strong><br data-start="1212" data-end="1215">Meal prep yönteminin haftalık öğünleri önceden hazırlayıp buzdolabı veya dondurucuda saklamaya dayandığını belirten Uşarer, bunun sadece zaman kazandırmadığını aynı zamanda bütçeyi de koruduğunu ifade etti. “Her gün dışarıdan yemek söylemek yerine evde hazırlanmış besinlerle hem bedenimizi hem de cüzdanımızı korumuş oluruz” diye konuştu.</p>
<p data-start="1558" data-end="1861"><strong data-start="1558" data-end="1580">Meal prep adımları</strong><br data-start="1580" data-end="1583">Dyt. Seda Uşarer, meal prep sürecinin planlama, alışveriş, pişirme ve saklama aşamalarını kapsadığını söyledi. Cumartesi günü alışveriş yapılabileceğini, pazar günü ise sebzelerin temizlenip doğranarak ya da proteinlerin porsiyonlanarak hazır hale getirilebileceğini belirtti.</p>
<p data-start="1863" data-end="1910">Meal prep adımlarını ise şu şekilde sıraladı:</p>
<ul data-start="1911" data-end="2197">
<li data-start="1911" data-end="1983">
<p data-start="1913" data-end="1983">Kahvaltı, öğle, ara ve akşam öğünleri için haftalık plan oluşturmak.</p>
</li>
<li data-start="1984" data-end="2029">
<p data-start="1986" data-end="2029">Plana uygun alışveriş listesi hazırlamak.</p>
</li>
<li data-start="2030" data-end="2083">
<p data-start="2032" data-end="2083">Protein kaynaklarını toplu pişirip porsiyonlamak.</p>
</li>
<li data-start="2084" data-end="2130">
<p data-start="2086" data-end="2130">Hava geçirmez, dayanıklı kaplar kullanmak.</p>
</li>
<li data-start="2131" data-end="2197">
<p data-start="2133" data-end="2197">Saklanan yemekleri etiketleyerek tüketim güvenliğini sağlamak.</p>
</li>
</ul>
<p data-start="2199" data-end="2338">Uşarer, meal prep yönteminin sağlıklı beslenmek isteyen ancak zamanı kısıtlı olanlar için pratik ve güvenli bir çözüm olduğunu vurguladı.</p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Florida Üniversitesi&amp;apos;nde Çığır Açan mRNA Kanser Aşısı: Glioblastoma Üzerinde Erken İnsan Denemelerinde Başarı</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/florida-universitesinde-cigir-acan-mrna-kanser-asisi-glioblastoma-uzerinde-erken-insan-denemelerinde-basari</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/florida-universitesinde-cigir-acan-mrna-kanser-asisi-glioblastoma-uzerinde-erken-insan-denemelerinde-basari</guid>
<description><![CDATA[ Florida Üniversitesi&#039;nde geliştirilen yenilikçi bir mRNA kanser aşısı, geleneksel tedavi yöntemlerine dirençli olan glioblastoma hastalığına karşı umut verici sonuçlar gösterdi.  Bu aşı, bağışıklık sistemini hızla yeniden programlayarak tümörleri hedef almayı başarıyor. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202508/image_870x_68a607156315e.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 20 Aug 2025 22:13:30 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Florida Üniversitesi'nde geliştirilen yenilikçi bir mRNA kanser aşısı, geleneksel tedavi yöntemlerine dirençli olan glioblastoma hastalığına karşı umut verici sonuçlar gösterdi.  Bu aşı, bağışıklık sistemini hızla yeniden programlayarak tümörleri hedef almayı başarıyor. <br><br>Kişiye Özel ve Güçlü Bağışıklık Tepkisi<br><br>Aşı, hastaların kendi tümör hücrelerinden elde edilen lipid nanopartiküllerle kişiselleştirilmiş bir tedavi sunuyor.  Bu yaklaşım, tümörleri "bağışıklık soğukluğu" durumundan "bağışıklık sıcaklığı"na dönüştürerek bağışıklık sisteminin tümörleri tanıyıp saldırmasını sağlıyor.  Fareler ve köpeklerde elde edilen başarılı sonuçların ardından, şimdi çocuklarda da test ediliyor.  <br><br>Geleceğe Dair Umut Veren Bir Gelişme<br><br>Bu buluş, geleneksel tedavilere dirençli kanserler için yeni bir umut sunuyor.  Florida Üniversitesi'ndeki bu çığır açan mRNA kanser aşısı, kanser tedavisinde devrim niteliğinde bir adım olarak kabul ediliyor. </p>
<p></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Stres Sadece Ruhsal Değil, Bedeni de Tehdit Ediyor</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/stres-sadece-ruhsal-degil-bedeni-de-tehdit-ediyor</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/stres-sadece-ruhsal-degil-bedeni-de-tehdit-ediyor</guid>
<description><![CDATA[ Günümüzde birçok insanın sıkça karşılaştığı stres, sadece zihinsel bir yük olmaktan öte, tüm vücudu etkileyen ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor. Uzmanlara göre stres anında salgılanan kortizol ve adrenalin hormonları, kalp atış hızını, tansiyonu ve iltihaplanmayı artırıyor. Bu değişimler kalp hastalıkları, felç ve diyabet riskini yükseltiyor. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202508/image_870x_68a60c98c3a18.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 20 Aug 2025 22:13:30 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Stress, Stresin bedende etkileri</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Stres, bağışıklık sistemini de zayıflatıyor. Enfeksiyonlarla savaşan beyaz kan hücrelerinin sayısını düşürerek hastalıklara yakalanma ihtimalini artırıyor. Ayrıca kronik iltihap, obezite ve birçok kronik hastalığın gelişiminde rol oynuyor. Sindirim sistemi de olumsuz etkileniyor; mide sorunları ve irritabl bağırsak sendromu gibi rahatsızlıklar ortaya çıkabiliyor.<br><br>Beyin sağlığı da stresin en çok etkilendiği alanlardan biri. Uzun süreli stres; kaygı, depresyon, hafıza sorunları ve odaklanma güçlüklerine yol açabiliyor. Bunun yanı sıra ruh halinde ani dalgalanmalar, sinirlilik, uyku problemleri, saç dökülmesi, cilt sorunları, baş ağrısı ve kas ağrıları da görülebiliyor. Uzmanlar, stresin cinsel sağlığı da olumsuz etkileyerek libido düşüklüğüne ve işlev bozukluklarına neden olabileceğini belirtiyor.<br><br>Her ne kadar stres zihinsel bir durum gibi görünse de, etkileri neredeyse vücudun her bölümüne yayılıyor. Bu nedenle uzmanlar, kişilerin kendine zaman ayırarak stres yönetimine önem vermesi gerektiğinin altını çiziyor.</p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Op. Dr. Gökhan Kerci: &amp;quot;En sağlıklı kişiler bile yılda bir kez göz muayenesi yaptırmalı&amp;quot;</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/op-dr-goekhan-kerci-en-saglikli-kisiler-bile-yilda-bir-kez-goez-muayenesi-yaptirmali</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/op-dr-goekhan-kerci-en-saglikli-kisiler-bile-yilda-bir-kez-goez-muayenesi-yaptirmali</guid>
<description><![CDATA[ Medicana Sağlık Grubu Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Gökhan Kerci, göz sağlığı hakkında toplumda yaygın yanlış inanışları açıkladı. Gözün yalnızca görme değil, kalp, tansiyon ve diyabet gibi hastalıkların da habercisi olabileceğini belirten Kerci, düzenli göz muayenesinin hayati önem taşıdığını vurguladı. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202508/image_870x_68a5b5dc9c7d7.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 20 Aug 2025 13:25:30 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Göz sağlığı düzenli muayenelerle nasıl korunur, gözlük kullanımında hangi yanlış inanışlar yaygın, güneş ışınlarının göze etkileri nelerdir, mavi ışık uyku düzenini nasıl bozuyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p data-start="433" data-end="705">Göz, yalnızca görme işleviyle değil, aynı zamanda insan vücudu hakkında önemli sağlık verileri sunmasıyla dikkat çekiyor. Kalp hastalıklarından tansiyona, diyabetten şeker hastalığına kadar birçok rahatsızlığın ilk ipuçları gözde ortaya çıkabiliyor.</p>
<p data-start="707" data-end="1221">Medicana International İzmir Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Gökhan Kerci, göz sağlığı hakkında doğru bilinen yanlışları anlatarak düzenli muayenenin önemine dikkat çekti. Kerci, “Gözler vücutla ilgili çok şey söyler. Kişinin ne kadar zamandır tansiyonu olduğunu göz doktoru tespit edebilir. Diyabet hastası için verilecek ilacı göz doktoru değerlendirebilir. Hatta kalp krizi riski bile göz muayenesinde ortaya çıkabilir. Bu nedenle en sağlıklı insanın bile yılda bir kez muayene olması gerekir” dedi.</p>
<p data-start="1223" data-end="1674"><strong data-start="1223" data-end="1272">Göz sağlığıyla ilgili yaygın yanlış inanışlar</strong><br data-start="1272" data-end="1275">Toplumda gözlük kullanımı, güneş ışığı ve vitamin tüketimi gibi konularda birçok yanlış bilginin dolaştığını söyleyen Kerci, “Miyop çocuklarda gözlük kullanılmazsa numara artabilir. Eskiden düşük numaralı gözlük verilirdi, artık numaraya uygun gözlük yazılıyor. Bu, ilerlemeyi yavaşlatıyor. Göz egzersizleri ise yalnızca bazı kas bozukluklarında işe yarar, numarayı düşürmez” ifadelerini kullandı.</p>
<p data-start="1676" data-end="1937">Güneş ışınlarının katarakta neden olduğu yönündeki bilginin yanlış olduğunu belirten Kerci, “Güneşli günlerde gözlük takmamak katarakt yapmaz ama göz kapaklarına ve göze zarar verebilir. Sarı nokta hastalığının tetikleyicilerinden biri güneştir” diye konuştu.</p>
<p data-start="1939" data-end="2171"><strong data-start="1939" data-end="1978">Beslenme ve ekran kullanımı uyarısı</strong><br data-start="1978" data-end="1981">A vitamini kullanımına da değinen Kerci, “Fazla A vitamini gözdeki bazı sinir hücrelerinin ölümüne yol açabilir. Var olan hastalıkların ilerlemesini de hızlandırabilir” açıklamasını yaptı.</p>
<p data-start="2173" data-end="2451">Göz numarasının artmasına neden olan faktörlere dikkat çeken Kerci, “Sadece ekrana bakmak değil; az ışıkta kitap okumak, yakın mesafeden uzun süre bir şeye bakmak ve gözleri dinlendirmemek miyopiyi tetikler. Aydınlık bir ortamda çalışmak ve gözleri dinlendirmek gerekir” dedi.</p>
<p data-start="2453" data-end="2777">Mavi ışığın uyku düzeni üzerindeki etkisini de anlatan Kerci, “Cep telefonu, tablet ve bilgisayar ekranlarından yoğun mavi ışık alıyoruz. Gece geç saatlere kadar ekrana bakıldığında beyin gece olduğunu algılamaz, melatonin salgılanmaz ve uykuya geçiş zorlaşır. Bu yüzden mavi ışık filtresi önemlidir” ifadelerini kullandı.</p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Op. Dr. Gökhan Kerci: “En sağlıklı insan bile yılda bir kez göz muayenesi olmalı</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/op-dr-goekhan-kerci-en-saglikli-insan-bile-yilda-bir-kez-goez-muayenesi-olmali</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/op-dr-goekhan-kerci-en-saglikli-insan-bile-yilda-bir-kez-goez-muayenesi-olmali</guid>
<description><![CDATA[ Medicana Sağlık Grubu Göz Hastalıkları Bölümü’nden Op. Dr. Gökhan Kerci, gözlerin kalp hastalığı, tansiyon ve diyabet dahil birçok sistemik rahatsızlığın erken ipuçlarını taşıyabildiğini belirterek düzenli muayenenin önemine dikkat çekti. Uzman, yanlış bilinen “güneş katarakt yapar” ve “göz egzersizi numarayı düşürür” gibi mitleri de düzeltti; A vitamini fazlası ve mavi ışığın uyku üzerindeki etkilerine yönelik uyarılar yaptı. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202508/image_870x_68a5b3666a0af.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 20 Aug 2025 13:25:30 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Yılda bir göz muayenesi neden gerekli, mavi ışık uykuyu nasıl etkiliyor, A vitamini fazlası göze ne yapıyor, güneş ışınları göz sağlığında hangi riskleri artırıyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p data-start="617" data-end="1021">Medicana Sağlık Grubu, göz sağlığına ilişkin doğru bilinen yanlışları gündeme taşıdı. Medicana International İzmir Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Gökhan Kerci, gözlerin yalnızca görme işlevi değil, vücut hakkında kritik sağlık verileri de sunduğunu belirterek “En sağlıklı insanın bile yılda bir kez göz muayenesine gitmesi gerek.” dedi.</p>
<p data-start="1023" data-end="1466"><strong data-start="1023" data-end="1064">Gözde sistemik hastalıkların ipuçları</strong><br>Op. Dr. Kerci, göz muayenesinde kalp-damar hastalıkları, hipertansiyon ve diyabete dair bulgulara rastlanabildiğini, bu nedenle şikâyet olmasa dahi yıllık kontrolün hayati önem taşıdığını vurguladı. “Kişinin ne kadar zamandır tansiyonu olduğunu göz doktoru tespit edebilir. Diyabet hastası için verilecek ilacı göz doktoru değerlendirebilir.” ifadelerini kullandı.</p>
<p data-start="1468" data-end="1907"><strong data-start="1468" data-end="1498">Gözlük ve egzersiz mitleri</strong><br>Uzmana göre miyop çocuklarda gözlük kullanılmaması numara artışını tetikleyebilir. Eskiden düşük numaralı gözlük verme yaklaşımının terk edildiğini, artık kişinin numarasına uygun gözlükle miyopi ilerlemesinin yavaşlatılabildiğini aktaran Kerci, “Gözleri sağa, sola, yukarı, aşağı hareket ettirerek yapılan egzersizlerin göz numarasını azaltacağı inancı yanlıştır.” dedi.</p>
<p data-start="1909" data-end="2232"><strong data-start="1909" data-end="1961">Güneş, katarakt yapmaz; ama göze zarar verebilir</strong><br>Kerci, güneşin doğrudan katarakta yol açmadığını, buna karşın göz kapakları ve göz içi yapılarına zarar verebileceğini; sarı nokta hastalığını da tetikleyebildiğini belirtti. Güneşli günlerde koruyucu önlemlerin önemine dikkat çekti.</p>
<p data-start="2234" data-end="2503"><strong data-start="2234" data-end="2265">A vitamini fazlasının riski</strong><br>“A vitamininin fazla kullanılmasının göze ciddi zararları vardır.” diyen Kerci, yüksek alımın bazı sinir hücrelerinde ölüme ve mevcut hastalıkların seyrinde kötüleşmeye neden olabileceğini ifade etti.</p>
<p data-start="2505" data-end="2837"><strong data-start="2505" data-end="2554">Ekran, ışık ve mesafe: miyopiyi ne tetikliyor</strong><br>Göz numarasındaki artışın üç temel etkeninin mesafe, süre ve ışık olduğunu belirten Kerci; yalnızca ekrana bakmanın değil, az ışıkta okumak, çok yakından bakmak ve dinlenme araları vermemek gibi alışkanlıkların da miyopiyi tetiklediğini söyledi.</p>
<p data-start="2839" data-end="3231"><strong data-start="2839" data-end="2860">Mavi ışık ve uyku</strong><br>Kerci, mavi ışığın sadece güneşten değil, telefon, tablet ve bilgisayar ekranlarından da yoğun biçimde alındığını belirterek, gece geç saatlere dek ekrana bakmanın melatonin salgısını baskıladığını, bu nedenle uykusuzluk yaşanabildiğini hatırlattı. “Karanlık olduğunu beynimize anlatabilmek için mavi filtreye ihtiyacımız var.” dedi.</p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Prof. Dr. Ömer Faruk Şendur: &amp;quot;Mükemmeliyetçilik fibromiyaljiyi tetikliyor, tanıda sık gözden kaçıyor&amp;quot;</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/prof-dr-omer-faruk-sendur-mukemmeliyetcilik-fibromiyaljiyi-tetikliyor-tanida-sik-goezden-kaciyor</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/prof-dr-omer-faruk-sendur-mukemmeliyetcilik-fibromiyaljiyi-tetikliyor-tanida-sik-goezden-kaciyor</guid>
<description><![CDATA[ Medicana International İzmir Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. Ömer Faruk Şendur, fibromiyaljinin özellikle kadınlarda ve mükemmeliyetçi ya da A tipi kişilik yapısına sahip bireylerde daha sık görüldüğünü belirtti. En az üç ay süren yaygın ağrı, yorgunluk ve uyku bozukluklarıyla seyreden rahatsızlığın tanısında güçlük yaşandığını, tedavi edilmediğinde günlük yaşamı olumsuz etkilediğini vurguladı. Onaylı ilaçlar, fizik tedavi ve düşük yoğunluklu egzersizlerin tedavide önemli yer tuttuğunu aktardı. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202508/image_870x_68a31b5a0b7fa.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 18 Aug 2025 14:06:11 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Fibromiyalji en sık kimlerde görülür, tanıda hangi ölçütlere bakılır, en belirgin belirtisi nedir, tedavide hangi yöntemler öne çıkar</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p data-start="745" data-end="1269"><strong data-start="745" data-end="812">Fibromiyalji kadınlarda ve mükemmeliyetçi kişiliklerde daha sık</strong><br data-start="812" data-end="815">Medicana Sağlık Grubu’ndan Prof. Dr. Ömer Faruk Şendur, fibromiyalji hakkında bilgi vererek, hastalığın özellikle kadınlarda ve mükemmeliyetçi ya da A tipi kişilik özelliklerine sahip bireylerde yaygın görüldüğünü söyledi. Şendur, “Büyük ölçüde gözden kaçabilen bir hastalık olan fibromiyalji, tanı koymada zorluk yaşatır. Çoğu zaman ağrılar ciddiye alınmaz ve endişeler göz ardı edilir. Ancak tedavi edilmediğinde günlük yaşamı olumsuz etkiler.” dedi.</p>
<p data-start="1271" data-end="1820"><strong data-start="1271" data-end="1330">Belirtiler üç aydan uzun süren yaygın ağrı ile başlıyor</strong><br data-start="1330" data-end="1333">Şendur, fibromiyaljinin en az üç ay süren, belin üst ve alt bölgelerini, vücudun her iki tarafını etkileyen yaygın ağrı ile tanımlandığını belirtti. Uyku bozukluğu, yorgunluk, dinlenememe, efor sonrası artan ağrı, hassas noktalar ve “fibro sis” olarak bilinen zihinsel bulanıklığın sık görülen şikâyetler arasında olduğunu aktardı. Baş ağrıları, ışık ve sese duyarlılık, uyuşma-karıncalanma, irritabl bağırsak sendromu, anksiyete ve depresyonun da tabloya eşlik edebileceğini kaydetti.</p>
<p data-start="1822" data-end="2295"><strong data-start="1822" data-end="1881">Orta yaşta tanı konuluyor, menopozda belirtiler artıyor</strong><br data-start="1881" data-end="1884">Hastalığın her yaşta görülebileceğini belirten Şendur, “Fibromiyalji tanısı çoğunlukla orta yaşta konur, yaş ilerledikçe görülme sıklığı artar. Kadınlarda daha sık görülür ve menopoz döneminde belirtiler şiddetlenebilir.” ifadelerini kullandı. Hastalığın tanısı için özel bir laboratuvar testinin bulunmadığını, kan testlerinin benzer şikâyetlere yol açabilecek durumları dışlamak için kullanıldığını söyledi.</p>
<p data-start="2297" data-end="2775"><strong data-start="2297" data-end="2360">Tanıda kişilik özellikleri ve eşlik eden hastalıklar önemli</strong><br data-start="2360" data-end="2363">Şendur, teşhis sürecinde hastanın öyküsü, fizik muayene, görüntüleme ve kan testlerinden yararlanıldığını belirterek, “Üç aydan uzun süredir devam eden yaygın ağrıya yorgunluk gibi bulgular eşlik ediyorsa fibromiyalji düşünülür.” dedi. Mükemmeliyetçi kişilik yapısı, migren, gerilim tipi baş ağrısı, interstisyel sistit ve irritabl bağırsak sendromu gibi hastalıkların da tanıda ipucu olabileceğini ifade etti.</p>
<p data-start="2777" data-end="3369"><strong data-start="2777" data-end="2842">Tedavide egzersiz, ilaç ve destekleyici yöntemler öne çıkıyor</strong><br data-start="2842" data-end="2845">Hastalığın kesin nedeninin bilinmediğini ancak tedavi edilebildiğini vurgulayan Şendur, duloksetin, pregabalin ve milnasipran gibi onaylı ilaçların yanı sıra antidepresanlar, fizik tedavi uygulamaları, düşük yoğunluklu egzersizler, sıcak-soğuk uygulamaları ve gevşeme tekniklerinin tedavide kullanıldığını söyledi. Ayrıca bilişsel davranışçı terapi, duygusal farkındalık çalışmaları, akupunktur, masaj, meditasyon, yoga, stres yönetimi ve uyku düzeninin de tedaviyi destekleyici yöntemler arasında yer aldığını ifade etti.</p>
<p><img src="https://cumha.com.tr/uploads/images/202508/image_870x_68a31b763dc52.webp" alt=""></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kanser taramalarında yeni dönem, 15 milyon kişiye SMS ile ücretsiz tarama daveti gönderilecek</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/kanser-taramalarinda-yeni-doenem-15-milyon-kisiye-sms-ile-ucretsiz-tarama-daveti-goenderilecek</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/kanser-taramalarinda-yeni-doenem-15-milyon-kisiye-sms-ile-ucretsiz-tarama-daveti-goenderilecek</guid>
<description><![CDATA[ Sağlık Bakanlığı, ücretsiz kanser taramalarına katılımı artırmak için SMS bilgilendirmesi başlattı. Yaklaşık 15 milyon kişiye gönderilecek mesajlarda tarama türleri, başvuru yöntemleri ve en yakın sağlık kuruluşlarının bilgileri yer alacak. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202508/image_870x_68a1a65bcde74.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 17 Aug 2025 12:12:04 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Kanser taramaları hangi yaş gruplarında yapılıyor, SMS bilgilendirmesi kaç kişiye gönderilecek, ücretsiz taramalar hangi sağlık merkezlerinde gerçekleştiriliyor, testlerin belirli aralıklarla tekrarlanmasının önemi nedir</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık Bakanlığı, ücretsiz kanser taramalarına katılımı teşvik etmek ve erken teşhis konusunda farkındalık sağlamak amacıyla kısa mesaj (SMS) ile bilgilendirme dönemini başlattı.</p>
<p><strong>SMS ile farkındalık çalışması</strong></p>
<p><span>Yeni uygulama kapsamında meme, rahim ağzı ve kalın bağırsak kanserleri için belirlenen yaş aralığındaki yaklaşık 15 milyon kişiye kısa mesaj gönderilecek. Mesajlarda, hangi kanser türlerinde tarama yapılabileceği, başvuru yöntemleri ve en yakın sağlık kuruluşlarının bilgileri yer alacak.</span><span></span></p>
<p><img src="https://cumha.com.tr/uploads/images/202508/image_870x_68a1a6484b7bd.webp" alt=""></p>
<p><strong>Ücretsiz taramalar belli yaş gruplarında</strong></p>
<p><span>Ulusal Kanser Tarama Programı kapsamında 40-69 yaş arası kadınlara iki yılda bir mamografi ile meme kanseri taraması, 30-65 yaş arası kadınlara beş yılda bir HPV-DNA testi ile serviks kanseri taraması ve 50-70 yaş arası kadın ve erkeklere iki yılda bir gaitada gizli kan testi ile kolorektal kanser taraması uygulanıyor.</span></p>
<p><strong>Vatandaşlara en yakın noktalarda tarama</strong></p>
<p><span>Bu hizmetler Aile Sağlığı Merkezleri (ASM), Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezleri (KETEM), Sağlıklı Hayat Merkezleri (SHM) ve mobil kanser tarama araçlarında ücretsiz olarak gerçekleştiriliyor.</span><span></span></p>
<p><img src="https://cumha.com.tr/uploads/images/202508/image_870x_68a1a6364a73e.webp" alt=""></p>
<p><strong>Tekrarlanan taramalar erken teşhis için önemli</strong></p>
<p><span>Sağlık Bakanlığı, meme kanseri taraması için yaklaşık 5,5 milyon, serviks kanseri taraması için yaklaşık 3 milyon ve kolorektal kanseri taraması için yaklaşık 6,5 milyon kişiye SMS gönderecek. Mesajlar bir ay boyunca kademeli olarak iletilecek. Daha önce taramalara katılmış kişilere de mesaj gönderileceği, testlerin belirli aralıklarla tekrarlanmasının erken teşhis için kritik önem taşıdığı vurgulandı.</span></p>
<p><span></span></p>
<p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Sağlık Bakanlığı 15 milyon kişiye SMS göndererek ücretsiz kanser taramalarına davet edecek</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/saglik-bakanligi-15-milyon-kisiye-sms-goendererek-ucretsiz-kanser-taramalarina-davet-edecek</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/saglik-bakanligi-15-milyon-kisiye-sms-goendererek-ucretsiz-kanser-taramalarina-davet-edecek</guid>
<description><![CDATA[ Sağlık Bakanlığı, erken teşhisi artırmak amacıyla kanser taramaları için kısa mesaj bilgilendirme dönemini başlattı. Yaklaşık 15 milyon kişiye gönderilecek SMS’lerde tarama yöntemleri, başvuru detayları ve en yakın sağlık kuruluşlarının bilgileri yer alacak. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202508/image_870x_68a0693fc15c5.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 16 Aug 2025 11:37:11 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Kanser taramalarında kimlere SMS gönderilecek, ücretsiz taramalar hangi yaş aralıklarını kapsıyor, taramalar hangi sağlık kuruluşlarında yapılacak, SMS bilgilendirmeleri ne kadar sürede tamamlanacak</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><br data-start="405" data-end="408">Sağlık Bakanlığı, ücretsiz kanser taramalarına katılımı artırmak ve toplumda erken teşhis farkındalığı oluşturmak amacıyla kısa mesaj bilgilendirme uygulamasını başlattı.</p>
<p></p>
<p data-start="582" data-end="834">Yeni uygulama kapsamında meme, rahim ağzı ve kalın bağırsak kanseri taramaları için yaklaşık 15 milyon kişiye SMS gönderilecek. Mesajlarda, tarama yapılabilecek kanser türleri, başvuru yöntemleri ve en yakın sağlık kuruluşlarının bilgileri bulunacak.</p>
<p data-start="836" data-end="1220"><strong data-start="836" data-end="904">Ücretsiz kanser taramaları belirli yaş aralıklarında uygulanıyor</strong><br data-start="904" data-end="907">Ulusal Kanser Tarama Programı kapsamında, 40-69 yaş arası kadınlara iki yılda bir mamografi ile meme kanseri, 30-65 yaş arası kadınlara beş yılda bir HPV-DNA testi ile rahim ağzı kanseri, 50-70 yaş arası kadın ve erkeklere ise iki yılda bir gaitada gizli kan testi ile kalın bağırsak kanseri taraması yapılıyor.</p>
<p data-start="1222" data-end="1485"><strong data-start="1222" data-end="1284">Kanser taramaları en yakın sağlık kuruluşlarında yapılacak</strong><br data-start="1284" data-end="1287">Vatandaşlar, Aile Sağlığı Merkezleri (ASM), Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezleri (KETEM), Sağlıklı Hayat Merkezleri (SHM) ve mobil kanser tarama araçlarında ücretsiz hizmet alabilecek.</p>
<p data-start="1487" data-end="1789"><strong data-start="1487" data-end="1542">Yaklaşık 15 milyon kişiye kademeli SMS gönderilecek</strong><br data-start="1542" data-end="1545">Bakanlık, meme kanseri taraması için 5,5 milyon, rahim ağzı kanseri taraması için 3 milyon ve kalın bağırsak kanseri taraması için 6,5 milyon kişiye SMS gönderecek. Mesajların bir ay boyunca kademeli şekilde vatandaşlara ulaşması planlanıyor.</p>
<p data-start="1791" data-end="2062"><strong data-start="1791" data-end="1832">Erken teşhis için düzenli tarama şart</strong><br data-start="1832" data-end="1835">Sağlık Bakanlığı yetkilileri, daha önce taramalara katılmış olan kişilerin de belirli aralıklarla testleri yenilemesi gerektiğini vurguladı. Bu sayede erken teşhisin mümkün olacağı ve tedavi başarısının artacağı ifade edildi.</p>
<p data-start="2064" data-end="2281"><strong data-start="2064" data-end="2076"></strong></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Türk Veteriner Hekimleri Birliği: &amp;quot;Şap hastalığıyla mücadelede veteriner hekim sayısı ve saha kapasitesi artırılmalı&amp;quot;</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/turk-veteriner-hekimleri-birligi-sap-hastaligiyla-mucadelede-veteriner-hekim-sayisi-ve-saha-kapasitesi-artirilmali</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/turk-veteriner-hekimleri-birligi-sap-hastaligiyla-mucadelede-veteriner-hekim-sayisi-ve-saha-kapasitesi-artirilmali</guid>
<description><![CDATA[ Türk Veteriner Hekimleri Birliği, Mayıs ayından bu yana birçok bölgede görülen şap hastalığına karşı etkin mücadele için veteriner hekim istihdamının artırılması, aşılama çalışmalarının hızlandırılması ve üreticilerin ekonomik kayıplarının adil şekilde telafi edilmesi çağrısında bulundu. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202508/image_870x_689f234368364.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 15 Aug 2025 15:48:48 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Şap hastalığı hangi bölgelerde etkili oldu, veteriner hekim sayısı neden artırılmalı, üreticilerin ekonomik kayıpları nasıl karşılanmalı, hastalıkla mücadelede hangi önlemler alınmalı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p data-start="548" data-end="948"><strong data-start="548" data-end="590">Şap hastalığı ülke genelinde yayılıyor</strong><br data-start="590" data-end="593">Türk Veteriner Hekimleri Birliği (TVHB), Mayıs ayından bu yana Ardahan, Konya ve çevre iller başta olmak üzere birçok bölgede görülen şap hastalığının hayvan sağlığını ve üreticilerin geçim kaynaklarını ciddi şekilde etkilediğini açıkladı. Birlik, hastalığın yayılımını önlemek için aşılama çalışmalarının bir an önce tamamlanması gerektiğini vurguladı.</p>
<p data-start="950" data-end="1394"><strong data-start="950" data-end="985">Veteriner hekim sayısı yetersiz</strong><br data-start="985" data-end="988">Türkiye genelinde 10 binden fazla veteriner hekimin sahada aşılama, tarama ve biyogüvenlik çalışmaları yürüttüğünü belirten TVHB, kırsal bölgelerdeki hekim eksikliğinin hastalıkla mücadeleyi zorlaştırdığını ifade etti. Birlik, veteriner hekim istihdamının yalnızca şap hastalığıyla değil, zoonotik hastalıkların önlenmesi, gıda güvenliği ve halk sağlığı açısından da kritik öneme sahip olduğunu kaydetti.</p>
<p data-start="1396" data-end="1790"><strong data-start="1396" data-end="1443">Ekonomik kayıpların telafisi talep ediliyor</strong><br data-start="1443" data-end="1446">TVHB, hastalıktan etkilenen üreticilerin zararlarının hızlı ve adil biçimde karşılanmasını, hayvan başına destek verilmesini ve mevcut kredilerin faizsiz ertelenmesini önerdi. Ayrıca, şap hastalığının büyükbaş hayvanlarda da Tarım Sigortaları Havuzu (TARSİM) kapsamına alınması ve dolaylı zararlar için destek sağlanması gerektiği belirtildi.</p>
<p data-start="1792" data-end="2095"><strong data-start="1792" data-end="1824">Acil ihtiyaçlar karşılanmalı</strong><br data-start="1824" data-end="1827">Açıklamada, hastalığın görüldüğü bölgelerde üreticilerin yem, ilaç ve dezenfektan gibi acil ihtiyaçlarının vakit kaybedilmeden karşılanması, biyogüvenlik tedbirleri konusunda ücretsiz eğitim verilmesi ve saha bilgilendirme çalışmalarının artırılması çağrısı yapıldı.</p>
<p data-start="2097" data-end="2338"><strong data-start="2097" data-end="2123">Kamuoyuna güven mesajı</strong><br data-start="2123" data-end="2126">TVHB, sosyal medyada yer alan yanıltıcı bilgilerin gereksiz panik oluşturabileceğini belirterek, şap hastalığının insanlara bulaşma riskinin düşük olduğunu ve kırmızı et tüketiminin güvenli olduğunu hatırlattı.</p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İzmir’de yapılan endoskopik miyotomi ile bir yıldır su bile içemeyen hasta ilk kez yemek yiyebildi: Şeydanur Yüce yeniden beslenmeye başladı</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/izmirde-yapilan-endoskopik-miyotomi-ile-bir-yildir-su-bile-icemeyen-hasta-ilk-kez-yemek-yiyebildi-seydanur-yuce-yeniden-beslenmeye-basladi</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/izmirde-yapilan-endoskopik-miyotomi-ile-bir-yildir-su-bile-icemeyen-hasta-ilk-kez-yemek-yiyebildi-seydanur-yuce-yeniden-beslenmeye-basladi</guid>
<description><![CDATA[ Trabzon’da yaşayan 28 yaşındaki Şeydanur Yüce, yemek borusundaki ileri düzey darlık nedeniyle yaklaşık bir yıldır katı gıdaları, zamanla da sıvıları tüketemedi. Ankara ve Erzurum dahil birçok merkezde kanser şüphesiyle defalarca biyopsi yapılan ancak tanı konulamayan Yüce, İzmir’de Medicana International’da Gastroenteroloji Uzmanı Doç. Dr. Süleyman Günay’ın uyguladığı endoskopik müdahalenin ardından patates püresi ve tavuk suyu çorbası tüketebildi. Doktor, kanser olmadığını belirterek darlığın kesilerek genişletildiğini bildirdi. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202508/image_870x_689f2b8858a48.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 15 Aug 2025 15:48:48 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Şeydanur Yüce’nin yemek borusundaki darlığın kesin nedeni ne olabilir, endoskopik miyotomi sonrası beslenmeye dönüşte hangi aşamalar izlenecek, kanser şüphesinin dışlanması hangi tetkiklerle sağlandı, uzun dönem takipte tekrar daralma riski nasıl yönetilecek</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p data-start="77" data-end="393">Trabzon’da yaşayan 28 yaşındaki Şeydanur Yüce, yemek borusundaki ileri düzey darlık nedeniyle yaklaşık bir yıldır katı gıdaları, zamanla da sıvıları tüketemedi. Çeşitli illerde yapılan tetkik ve biyopsilere rağmen kesin tanı konulamadı. Ankara ve Erzurum’da kanser olasılığı üzerinde duruldu ancak sonuç alınamadı.</p>
<p data-start="395" data-end="811">Son olarak İzmir’e gelen Yüce, Medicana International İzmir Hastanesi’nde Gastroenteroloji Uzmanı Doç. Dr. Süleyman Günay tarafından tedavi edildi. Dr. Günay, endoskopik yöntemle yemek borusunun daralan bölgesindeki kasları keserek alanı genişlettiklerini, bu işlemin açık miyotomiye benzer şekilde uygulandığını belirtti. İşlem sonrası hasta, iki gün içinde patates püresi ve tavuk suyu çorbası tüketmeye başladı.</p>
<p data-start="813" data-end="1028">Doç. Dr. Günay, hastada kanser bulunmadığını vurgulayarak, darlığın nadir görülen demir eksikliği anemisine bağlı yapışıklık ya da çocuklukta içilen toksik maddelerin yol açtığı bir hasar olabileceğini ifade etti.</p>
<p data-start="1030" data-end="1264">Anne Suna Yüce, kızının yaklaşık iki aydır sadece tanesiz kemik suyuyla beslendiğini, mamaların dahi geçmediğini anlattı. Ameliyatın üç saat sürdüğünü ve operasyonun ardından kızının ilk kez rahatça yemek yiyebildiğini dile getirdi.</p>
<p data-start="1266" data-end="1530">Tedavi sonrası hastanın kilo kaybı ve beslenme güçlüğü nedeniyle bozulan genel durumunun, kademeli olarak normale dönmesi hedefleniyor. Dr. Günay, daha önce benzer bir vakayla karşılaştığını ancak bu olgunun anatomik açıdan daha zorlayıcı olduğunu da ifade etti.</p>
<p><img src="https://cumha.com.tr/uploads/images/202508/image_870x_689f2bc5162da.webp" alt=""></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Bir Yıldır Su Bile İçemeyen Genç Kadın, İzmir’deki Operasyonla Yeniden Yemek Yedi</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/bir-yildir-su-bile-icemeyen-genc-kadin-izmirdeki-operasyonla-yeniden-yemek-yedi</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/bir-yildir-su-bile-icemeyen-genc-kadin-izmirdeki-operasyonla-yeniden-yemek-yedi</guid>
<description><![CDATA[ Trabzon’da yaşayan 28 yaşındaki Şeyda nur Yüce, yemek borusu daralması nedeniyle bir yıl boyunca yemek yiyemedi ve su bile içemez hale geldi. İzmir’de Medicana Sağlık Grubu’nda gerçekleştirilen operasyon sonrası yeniden beslenebilmeye başladı. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202508/image_870x_689f2a8d01faa.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 15 Aug 2025 15:48:25 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Yemek borusu daralması nedir, Şeydanur Yüce hangi şehirlerde tedavi aradı, operasyon nasıl gerçekleştirildi, tedavi sonrası hastanın durumu ne oldu</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p data-start="362" data-end="630">Trabzon’da yaşayan 28 yaşındaki Şeydanur Yüce, yaklaşık bir yıl önce başlayan yemek yiyememe şikayeti nedeniyle çeşitli illerde tedavi arayışına girdi. Yemek borusunun daralması teşhisi konulan Yüce, süreç içinde su bile içemeyecek duruma geldi.</p>
<p data-start="632" data-end="919">Trabzon, Ankara ve Erzurum’daki hastanelerde tedavi girişimlerinden sonuç alamayan Yüce, son çare olarak İzmir’e gitti. Medicana Sağlık Grubu Gastroenteroloji Bölümü’nden Doç. Dr. Süleyman Günay’a ulaşan Yüce, gerçekleştirilen tedavi sonrası bir yılın ardından ilk kez yemek yiyebildi.</p>
<p data-start="921" data-end="1155">Doç. Dr. Günay, hastanın yemek borusundaki darlığın özel bir endoskopik yöntemle giderildiğini ve beslenme fonksiyonunun yeniden kazandırıldığını belirtti. Tedavi sonrası Yüce, uzun bir aradan sonra yutkunabilmenin sevincini yaşadı.</p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Sağlık Bakanı Memişoğlu: “Sancaktepe Şehir Hastanemizin İlk Etabını 2027’de Hizmete Açacağız”</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/saglik-bakani-memisoglu-sancaktepe-sehir-hastanemizin-ilk-etabini-2027de-hizmete-acacagiz</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/saglik-bakani-memisoglu-sancaktepe-sehir-hastanemizin-ilk-etabini-2027de-hizmete-acacagiz</guid>
<description><![CDATA[ Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, İstanbul ziyaretinde kent genelindeki sağlık yatırımlarını açıkladı. Bakan Memişoğlu, Sancaktepe Şehir Hastanesi’nin 2027’de hizmete gireceğini, toplamda 335 milyar liranın üzerinde sağlık yatırımı yapılacağını belirtti. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202508/image_870x_689f3dc497113.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 15 Aug 2025 15:48:25 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Sancaktepe Şehir Hastanesi ne zaman hizmete girecek, İstanbul’da hangi yeni hastaneler inşa ediliyor, aile hekimliklerinde hangi yenilikler yapılacak, sağlık yatırımlarının toplam tutarı ne kadar olacak</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span>Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, 15 Ağustos 2025 Cuma günü İstanbul’da çeşitli inceleme ve temaslarda bulundu. Ziyaretine İstanbul Valiliği ile başlayan Memişoğlu, Vali Davut Gül ve yetkililerle bir araya gelerek kentteki sağlık hizmetleri ve yatırımlar hakkında bilgi aldı.</span><span></span></p>
<p><img src="https://cumha.com.tr/uploads/images/202508/image_870x_689f3dd2cc6c4.webp" alt=""></p>
<p><span>Valilikte basın açıklaması yapan Memişoğlu, Sancaktepe Şehir Hastanesi’nin 4 bin 50 yatak kapasiteli olarak planlandığını ve ilk etabının 2027 yılında hizmete gireceğini söyledi. Kentte Beykoz, Avcılar, Bayrampaşa, Haseki, Esenler, Süreyya Paşa, Bakırköy, Esenyurt, Ataşehir, Haydarpaşa, Siyami Ersek, Cemil Taşcıoğlu, Süleyman Yalçın ve Kartal Lütfi Kırdar hastanelerinde yeni inşaat ve yenileme projelerinin devam ettiğini aktardı.</span></p>
<p><span>Aile hekimliği sistemine de değinen Memişoğlu, aile hekimliklerinin kurumsal kimliğinin oluşturulduğunu ve İstanbul’da yıl sonuna kadar 100 aile hekimliğinin yenileneceğini bildirdi. Ayrıca aile hekimlerinin, vatandaşlar için doğrudan hastanelerden randevu alabileceğini, sistemin elektronik olarak entegre edildiğini ifade etti.</span></p>
<p><span>Kent genelinde yapılacak sağlık yatırımlarının tamamlandığında 335 milyar liranın üzerinde bir bütçe kullanılmış olacağını söyleyen Memişoğlu, İstanbul’un hem Türkiye’ye hem de yurt dışından gelecek hastalara hizmet verebilecek altyapıya sahip olduğunu vurguladı.</span></p>
<p><img src="https://cumha.com.tr/uploads/images/202508/image_870x_689f3db65f51f.webp" alt=""></p>
<p><span>Basın açıklamasının ardından Sağlıklı Türkiye Yüzyılı İstanbul Sağlık Yöneticileri Toplantısı’na katılan Memişoğlu, öğleden sonra esnaf ve vatandaşlarla bir araya geldi. Günün ilerleyen saatlerinde AK Parti ve MHP İstanbul il başkanlıklarında yapılacak toplantılara katılacağı bildirildi.</span></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Sağlık&#45;Sen 81 ilde meydanlara çıktı: “Gelirde adalet, ücrette denge istiyoruz”</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/saglik-sen-81-ilde-meydanlara-cikti-gelirde-adalet-ucrette-denge-istiyoruz</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/saglik-sen-81-ilde-meydanlara-cikti-gelirde-adalet-ucrette-denge-istiyoruz</guid>
<description><![CDATA[ Sağlık-Sen, 8. Dönem Toplu Sözleşme görüşmelerinde hükümetin sunduğu zam teklifini yetersiz buldu. Genel Başkan Mahmut Faruk Doğan, sağlık çalışanlarının hakları için 81 ilde meydanlara çıktıklarını belirterek, adil ve hakkaniyetli bir teklif çağrısında bulundu. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202508/image_870x_689d9af66b6ba.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 14 Aug 2025 08:40:38 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Sağlık-Sen hangi taleplerle toplu sözleşme masasında, hükümetin zam teklifi neden tepki gördü, 14 Ağustos 2025’te hangi illerde eylem yapıldı, Mahmut Faruk Doğan’ın toplu sözleşme mesajı ne oldu</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p data-start="96" data-end="377">Sağlık-Sen, 8. Dönem Toplu Sözleşme görüşmelerinde hükümetin sunduğu zam teklifini yetersiz buldu. Genel Başkan Mahmut Faruk Doğan, sağlık çalışanlarının hakları için 81 ilde meydanlara çıktıklarını belirterek, adil ve hakkaniyetli bir teklif çağrısında bulundu.</p>
<p data-start="379" data-end="660"><strong data-start="379" data-end="397">HABER İÇERİĞİ:</strong><br data-start="397" data-end="400">Sağlık-Sen, 8. Dönem Toplu Sözleşme görüşmelerinde hükümetin sunduğu zam teklifini protesto etmek amacıyla 14 Ağustos 2025’te 81 ilde eş zamanlı basın açıklamaları düzenledi. Ankara’daki açıklama, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı önünde gerçekleştirildi.</p>
<p data-start="662" data-end="956">Genel Başkan Mahmut Faruk Doğan, 2026 yılı için %10 + %6, 2027 yılı için %4 + %4 zam teklifinin kabul edilemez olduğunu ifade etti. Doğan, “Bu teklif, memurun emeğini ve alın terini yok saymaktadır. Hekim, hemşire, ebe ve paramediklerin yaşadığı ekonomik sıkıntılar göz ardı edilmiştir” dedi.</p>
<p data-start="958" data-end="1050"><strong data-start="958" data-end="979">Talepler netleşti</strong><br data-start="979" data-end="982">Doğan, Sağlık-Sen ve Memur-Sen’in taleplerini şu şekilde sıraladı:</p>
<ul data-start="1051" data-end="1474">
<li data-start="1051" data-end="1156">
<p data-start="1053" data-end="1156">2026 yılı için ilk 6 ay %10 refah payı, 10.000 TL taban aylık artışı ve %25 zam, ikinci 6 ay %20 zam.</p>
</li>
<li data-start="1157" data-end="1245">
<p data-start="1159" data-end="1245">2027 yılı için ilk 6 ay 7.500 TL taban aylık artışı ve %20 zam, ikinci 6 ay %15 zam.</p>
</li>
<li data-start="1246" data-end="1332">
<p data-start="1248" data-end="1332">Nöbet ücretlerinin ve ek ödemelerin artırılması, gece çalışma tazminatı verilmesi.</p>
</li>
<li data-start="1333" data-end="1398">
<ol data-start="1335" data-end="1398">
<li data-start="1335" data-end="1398">
<p data-start="1338" data-end="1398">dereceye 3600 ek gösterge, hekimler için 7200 ek gösterge.</p>
</li>
</ol>
</li>
<li data-start="1399" data-end="1474">
<p data-start="1401" data-end="1474">Bayram ikramiyesi, kira desteği ve gelir vergisinin %15’e sabitlenmesi.</p>
</li>
</ul>
<p data-start="1476" data-end="1615">Doğan, “Milli gelir artarken kamu emekçisinin yaşam standardı da yükselmelidir. Toplu sözleşme masası adaleti sağlamalıdır” diye konuştu.</p>
<p data-start="1617" data-end="1853"><strong data-start="1617" data-end="1646">Eylem tüm illerde yapıldı</strong><br data-start="1646" data-end="1649">Açıklamanın ardından katılımcılar, “Yetersiz teklife hayır” ve “Hakkımızı istiyoruz” sloganları attı. Eylemler, Sağlık-Sen şubelerinin belirlediği yer ve saatlerde 81 ilde eş zamanlı olarak gerçekleşti.</p>
<p></p>
<p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Diyetisyen Seda Uşarer yaz tatilinde sağlıklı beslenme ve sıcaklara karşı doğru su tüketimi önerilerini paylaştı</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/diyetisyen-seda-usarer-yaz-tatilinde-saglikli-beslenme-ve-sicaklara-karsi-dogru-su-tuketimi-oenerilerini-paylasti</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/diyetisyen-seda-usarer-yaz-tatilinde-saglikli-beslenme-ve-sicaklara-karsi-dogru-su-tuketimi-oenerilerini-paylasti</guid>
<description><![CDATA[ Medicana International İzmir Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Dyt. Seda Uşarer, yaz tatilinde artan sıcakların vücut üzerindeki etkilerine dikkat çekerek, bol su tüketimi, mevsim meyve-sebzeleri, hafif öğünler ve düzenli yemek saatlerinin sağlıklı bir tatil için önemini vurguladı. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202508/image_870x_689c9ffd85831.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 13 Aug 2025 19:05:20 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>yaz tatilinde sağlıklı beslenme nasıl olmalı, sıcak havalarda günlük su ihtiyacı nasıl hesaplanır, yazın hangi meyve ve sebzeler tercih edilmeli, akşam yemek saatleri sağlığı nasıl etkiler</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p data-start="434" data-end="771">Yaz mevsimi, güneşli günler, deniz tatilleri ve açık hava etkinlikleriyle dolu hareketli bir dönem olarak öne çıkıyor. Özellikle ağustos ayı, okullar açılmadan önce tatil planlayanların tercih ettiği bir zaman dilimi. Ancak sıcak havaların vücudun ihtiyaçlarını ve metabolizmayı doğrudan etkilediği hatırlatılıyor.</p>
<p data-start="773" data-end="936">Medicana Sağlık Grubu Beslenme ve Diyet Bölümü’nden Dyt. Seda Uşarer, yaz tatilinde sağlıklı beslenme ve sıcağa karşı alınabilecek önlemler hakkında bilgi verdi.</p>
<p data-start="938" data-end="1323"><strong data-start="938" data-end="977">Bol su tüketimi hayati önem taşıyor</strong><br data-start="977" data-end="980">Uşarer, artan sıcaklıkla birlikte terleme ve su kaybının arttığını belirterek günde en az 2-2,5 litre su içilmesini önerdi. “Su içmeyi unutanlar yanlarında sürekli bir su şişesi bulundurmalı. Karpuz, kavun, salatalık gibi su oranı yüksek besinler de hidrasyonu destekler. Günlük su ihtiyacı, kilo başına 30-35 ml olarak hesaplanabilir” dedi.</p>
<p data-start="1325" data-end="1660"><strong data-start="1325" data-end="1356">Mevsim ürünleriyle beslenin</strong><br data-start="1356" data-end="1359">Yaz mevsiminin taze sebze ve meyveler açısından zengin olduğunu belirten Uşarer, porsiyon kontrolüne dikkat edilmesi gerektiğini ifade etti. “Meyveler doğal şeker içerir, bu nedenle günde 1-2 porsiyon yeterlidir. Yanına peynir, süt veya yoğurt ekleyerek kan şekeri dengesi korunabilir” diye konuştu.</p>
<p data-start="1662" data-end="2027"><strong data-start="1662" data-end="1702">Hafif ve dengeli öğünler tercih edin</strong><br data-start="1702" data-end="1705">Sıcak havalarda sindirim sisteminin yavaşlayabildiğini söyleyen Uşarer, kızartma ve ağır yemeklerden uzak durulmasını, bunun yerine ızgara, buharda veya haşlama yöntemlerinin kullanılmasını tavsiye etti. Dondurma yerine yoğurt bazlı tatlılar, smoothie’ler veya ev yapımı meyveli buzların daha sağlıklı olduğunu belirtti.</p>
<p data-start="2029" data-end="2374"><strong data-start="2029" data-end="2056">Yemek saatlerine dikkat</strong><br data-start="2056" data-end="2059">Akşam yemeklerinin 19:00-20:00 arasında tüketilmesinin sindirimi kolaylaştırdığını aktaran Uşarer, geç saatlerde ağır yemeklerin kilo alımına ve uyku kalitesinin bozulmasına yol açabileceğini söyledi. Gece acıkıldığında yoğurt, kefir veya bir avuç badem gibi hafif atıştırmalıkların tercih edilebileceğini ekledi.</p>
<p data-start="2376" data-end="2615">Uşarer, yazın sağlıklı geçirilmesi için bol su tüketimi, mevsim ürünleri, hafif öğünler ve düzenli yemek saatlerinin önemine dikkat çekerek, “Yazı keyifli ve sağlıklı geçirmek, tabağınıza koyduğunuz seçimlerle başlar” ifadesini kullandı.</p>
<p></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Akciğer nakli bekleyen hasta için 0 Rh pozitif donör aranıyor</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/akciger-nakli-bekleyen-hasta-icin-0-rh-pozitif-donoer-araniyor</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/akciger-nakli-bekleyen-hasta-icin-0-rh-pozitif-donoer-araniyor</guid>
<description><![CDATA[ Türkiye’de akciğer nakli bekleyen bir hasta için acil olarak 0 Rh pozitif kan grubuna sahip, 45-70 kilo aralığında donör arayışı başladı. Yakınları, potansiyel bağışçıların organ bağışıyla hayat kurtarabileceğini vurguluyor. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202508/image_870x_689b09b37f6a0.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 12 Aug 2025 11:12:43 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>0 Rh pozitif donör kimler olabilir, akciğer nakli süreci nasıl işliyor, organ bağışında hangi koşullar aranıyor, Türkiye’de organ bağışı nasıl yapılır</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p data-start="446" data-end="667">Türkiye’de akciğer nakli bekleyen bir hasta için acil donör çağrısı yapıldı. Yakınlarından alınan bilgilere göre hastanın tek umudu, uygun kriterlere sahip bir organ bağışı ile naklin gerçekleşmesi.</p>
<p data-start="669" data-end="950">Açıklamada, 0 Rh pozitif kan grubuna sahip ve 45 ile 70 kilo aralığında olan donörlerin uygun olabileceği belirtildi. Ayrıca entübe, yoğun bakımda veya beyin ölümü gerçekleşmiş kişilerin organ bağışının, hastanın yeniden sağlığına kavuşmasına olanak sağlayabileceği ifade edildi.</p>
<p data-start="952" data-end="1123">Yakınları, “Organ bağışı, başka birinin hayatına devam edebilmesi demek. Verilecek karar, bir ailenin yarım kalan hikâyesini tamamlayabilir.” sözleriyle çağrıda bulundu.</p>
<p data-start="1125" data-end="1331">Türkiye’de her yıl yüzlerce hasta, uygun donör bulunamadığı için nakil beklerken hayatını kaybediyor. Sağlık otoriteleri, organ bağışı konusunda farkındalık oluşturmanın hayati önem taşıdığını vurguluyor.</p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Bilim İnsanları Uyarıyor: Aşırı Sıcak Zihinsel Performansı Düşürürken Ruh Sağlığını da Şekillendirebilir</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/bilim-insanlari-uyariyor-asiri-sicak-zihinsel-performansi-dusururken-ruh-sagligini-da-sekillendirebilir</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/bilim-insanlari-uyariyor-asiri-sicak-zihinsel-performansi-dusururken-ruh-sagligini-da-sekillendirebilir</guid>
<description><![CDATA[ Harvard Üniversitesi’nin araştırmaları, yüksek sıcaklıkların dikkat, hafıza ve karar verme becerilerini olumsuz etkilediğini, ancak kontrollü sıcaklığın ruhsal dengeyi destekleyebileceğini ortaya koyuyor. Küresel ısınma, zihinsel sağlıkta hem risk hem de fırsat barındırıyor. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202508/image_870x_689866db5b7f8.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 10 Aug 2025 17:24:20 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>aşırı sıcak zihinsel performansı nasıl etkiliyor, beynin ideal çalışma sıcaklığı nedir, sıcak hava ruh sağlığını nasıl destekleyebilir, küresel ısınma zihinsel sağlıkta nasıl bir denge gerektiriyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><br data-start="436" data-end="439">Yaz aylarında artan sıcaklıklar yalnızca beden sağlığını değil, zihinsel işleyişi de etkiliyor. Bilimsel veriler, yüksek sıcaklığın odaklanma, hafıza ve karar verme süreçlerinde belirgin düşüşlere yol açtığını gösteriyor.</p>
<p></p>
<p data-start="664" data-end="1127"><strong data-start="664" data-end="695">Zihinsel Performansta Düşüş</strong><br data-start="695" data-end="698">Harvard Üniversitesi’nin 2018 yılında yaptığı araştırmada, sıcak sınıfta sınava giren öğrencilerin notlarının, serin ortamda sınava girenlere göre ortalama yüzde 13 daha düşük olduğu tespit edildi. Klima erişimi olmayan öğrencilerde tepki süreleri uzarken, karar verme hızları da yavaşladı. 30 derecenin üzerindeki ortamlarda çalışma belleğinde yüzde 10-15 azalma, reaksiyon süresinde artış ve dikkat süresinde kısalma görüldü.</p>
<p data-start="1129" data-end="1461"><strong data-start="1129" data-end="1162">Beynin İdeal Sıcaklık Aralığı</strong><br data-start="1162" data-end="1165">İnsan vücudu için ideal sıcaklık 36,5-37,5 derece aralığında bulunuyor. Dış ortam sıcaklığı 35 dereceyi aştığında, beyne giden kan akışı azalıyor ve karar alma merkezi olan prefrontal korteks baskılanıyor. Bu durum özellikle yoğun betonlaşmış şehirlerde yaşayanlarda daha belirgin hale geliyor.</p>
<p data-start="1463" data-end="1846"><strong data-start="1463" data-end="1499">Sıcaklığın Ruh Sağlığına Katkısı</strong><br data-start="1499" data-end="1502">Harvard Üniversitesi’nin yürüttüğü başka bir araştırma, sıcak ortamda yapılan yoga seanslarının depresyon belirtilerini azalttığını gösterdi. Sekiz haftalık program sonunda katılımcıların yarısına yakını iyileşme seviyesine ulaştı. Tek seans katılımda bile anksiyetede düşüş gözlendi. Terleme, stres hormonlarını azaltarak zihni rahatlatıyor.</p>
<p data-start="1848" data-end="2205"><strong data-start="1848" data-end="1865">Denge Arayışı</strong><br data-start="1865" data-end="1868">Küresel ısınma, zihinsel sağlık açısından hem risk hem de fırsat sunuyor. Zihinsel performansın korunması için serin ortamlar tercih edilirken, ruhsal rahatlama için sıcaklığın kontrollü şekilde kullanılması öneriliyor. Eğitimden şehir planlamasına kadar pek çok alanda bu dengeyi sağlayacak çözümler üretilmesi gerektiği belirtiliyor.</p>
<p data-start="2207" data-end="2423"><strong data-start="2207" data-end="2219"></strong></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Dr. Joseph Salhab: &amp;quot;Brokoli, pancar ve enginar karaciğer sağlığını doğal yolla koruyor&amp;quot;</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/dr-joseph-salhab-brokoli-pancar-ve-enginar-karaciger-sagligini-dogal-yolla-koruyor</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/dr-joseph-salhab-brokoli-pancar-ve-enginar-karaciger-sagligini-dogal-yolla-koruyor</guid>
<description><![CDATA[ ABD’li gastroenterolog Dr. Joseph Salhab, pahalı detoks kürlerine gerek olmadığını, haftada birkaç kez tüketilecek brokoli, pancar ve enginarın karaciğer sağlığını korumada yeterli olduğunu açıkladı. Bu sebzelerin içerdiği özel bileşiklerin toksin temizliği, iltihapla mücadele ve hücre yenilenmesini desteklediğini vurguladı. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202508/image_870x_689869a649b24.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 10 Aug 2025 17:24:20 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Karaciğeri koruyan sebzeler hangileri, brokolinin karaciğere faydası nedir, pancar karaciğer sağlığını nasıl destekler, enginarın içerdiği bileşikler nelerdir</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><br data-start="470" data-end="473">ABD’li gastroenterolog Dr. Joseph Salhab, karaciğer sağlığı için pahalı detoks kürlerinin gerekli olmadığını, doğru besinlerin düzenli tüketiminin yeterli olduğunu söyledi.</p>
<p></p>
<p data-start="649" data-end="896">Vücudun toksinleri temizleme, yağları işleme ve sindirimi düzenleme görevini üstlenen karaciğerin sağlığının korunmasının genel vücut sağlığı için kritik olduğunu belirten Salhab, birçok kişinin bu konuda yeterli özeni göstermediğini ifade etti.</p>
<p data-start="898" data-end="1104"><strong data-start="898" data-end="909">Brokoli</strong><br data-start="909" data-end="912">Salhab, brokolinin içerdiği sülforafan bileşiği sayesinde karaciğerin toksinleri zararsız hale getirme sürecini desteklediğini, bu sayede organın temizlik görevini kolaylaştırdığını aktardı.</p>
<p data-start="1106" data-end="1384"><strong data-start="1106" data-end="1116">Pancar</strong><br data-start="1116" data-end="1119">Listede ikinci sırada yer alan pancarın betalain bileşiğiyle iltihapla savaşarak karaciğerin kendini onarmasına yardımcı olduğunu belirten Salhab, ayrıca kan akışını artırarak organın daha verimli çalışmasını sağladığını ve safra üretimini desteklediğini söyledi.</p>
<p data-start="1386" data-end="1630"><strong data-start="1386" data-end="1397">Enginar</strong><br data-start="1397" data-end="1400">Üçüncü sırada yer alan enginarın ise silimarin ve sinarin bileşikleriyle karaciğer hücrelerinin yenilenmesini teşvik ettiğini ifade eden Salhab, bu etkilerin organın uzun vadede sağlıklı kalmasına katkı sağladığını dile getirdi.</p>
<p data-start="1632" data-end="1809"><strong data-start="1632" data-end="1644"></strong></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Dr. Joseph Salhab’tan Şaşırtan Tavsiye: Brokoli, Pancar ve Enginar Karaciğeri Doğal Yolla Temizliyor!</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/dr-joseph-salhab-brokoli-pancar-ve-enginar-karaciger-sagligini-dogal-yolla-koruyor-11314</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/dr-joseph-salhab-brokoli-pancar-ve-enginar-karaciger-sagligini-dogal-yolla-koruyor-11314</guid>
<description><![CDATA[ ABD’li Dr. Joseph Salhab, karaciğeri korumanın sırrını açıkladı: Pahalı detoks kürlerine son! Haftada birkaç kez brokoli, pancar ve enginar tüketmek toksinleri temizliyor, hücreleri yeniliyor. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202508/image_870x_689869a649b24.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 10 Aug 2025 17:24:20 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Karaciğeri koruyan sebzeler hangileri, brokolinin karaciğere faydası nedir, pancar karaciğer sağlığını nasıl destekler, enginarın içerdiği bileşikler nelerdir</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<h1 style="color: #156515; font-size: 28px; margin-bottom: 15px; font-family: Arial, sans-serif; line-height: 1.6;">Karaciğer Sağlığı İçin Pahalı Detokslara Gerek Yok</h1>
<p style="font-family: Arial, sans-serif; line-height: 1.6; color: #333; font-size: 16px; margin-bottom: 20px;">ABD’li gastroenterolog <strong>Dr. Joseph Salhab</strong>, karaciğer sağlığı için pahalı detoks kürlerinin gerekli olmadığını, doğru besinlerin düzenli tüketiminin yeterli olduğunu söyledi.</p>
<p style="font-family: Arial, sans-serif; line-height: 1.6; color: #333; font-size: 16px; margin-bottom: 20px;">Vücudun toksinleri temizleme, yağları işleme ve sindirimi düzenleme görevini üstlenen karaciğerin sağlığının korunmasının genel vücut sağlığı için kritik olduğunu belirten Salhab, birçok kişinin bu konuda yeterli özeni göstermediğini ifade etti.</p>
<h2 style="color: #156515; font-size: 22px; margin-bottom: 10px; font-family: Arial, sans-serif; line-height: 1.6;">Öne Çıkan Besinler</h2>
<ul style="font-family: Arial, sans-serif; line-height: 1.6; color: #333; font-size: 16px; margin-bottom: 20px; padding-left: 20px;">
<li style="margin-bottom: 10px;"><strong>Brokoli:</strong> Salhab, brokolinin içerdiği <em>sülforafan</em> bileşiği sayesinde karaciğerin toksinleri zararsız hale getirme sürecini desteklediğini, organın temizlik görevini kolaylaştırdığını aktardı.</li>
<li style="margin-bottom: 10px;"><strong>Pancar:</strong> Pancarın <em>betalain</em> bileşiğiyle iltihapla savaşarak karaciğerin kendini onarmasına yardımcı olduğunu; ayrıca kan akışını artırıp safra üretimini destekleyerek organın daha verimli çalışmasını sağladığını belirtti.</li>
<li style="margin-bottom: 10px;"><strong>Enginar:</strong> Enginarın içerdiği <em>silimarin</em> ve <em>sinarin</em> bileşikleri sayesinde karaciğer hücrelerinin yenilenmesini teşvik ettiğini, bu etkinin organın uzun vadede sağlıklı kalmasına katkı sağladığını ifade etti.</li>
</ul>
<p style="font-family: Arial, sans-serif; line-height: 1.6; color: #333; font-size: 16px; margin-bottom: 10px;">Salhab’ın vurgusu, dengeli beslenme ve düzenli olarak bu tür besinlerin tüketilmesinin karaciğer sağlığını desteklemede detoks kürlerinden daha etkili olabileceği yönünde.</p>
<p style="font-size: 14px; color: #777; font-family: Arial, sans-serif; line-height: 1.6; margin-top: 20px;">Kaynak: <strong>CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</strong></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Covid&#45;19 pandemisi beyin yaşlanma hızını artırdı: Virüse yakalanmayanlarda da 5,5 ay öne çekildi</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/covid-19-pandemisi-beyin-yaslanma-hizini-artirdi-viruse-yakalanmayanlarda-da-55-ay-oene-cekildi</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/covid-19-pandemisi-beyin-yaslanma-hizini-artirdi-viruse-yakalanmayanlarda-da-55-ay-oene-cekildi</guid>
<description><![CDATA[ İngiltere’de Nottingham Üniversitesi’nin yürüttüğü araştırma, Kovid-19 pandemisinin beyin yaşını ortalama 5,5 ay hızlandırdığını ortaya koydu. Yapay zeka ile yapılan ölçümlerde, virüse yakalanmamış kişilerde bile izolasyon, stres ve belirsizlik gibi etkenlerin etkili olduğu belirlendi. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202508/image_870x_68986b7bd47a9.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 10 Aug 2025 17:24:17 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Covid-19 pandemisi beyin yaşını nasıl etkiledi, virüse yakalanmayanlarda beyin yaşlanması neden hızlandı, yaşlanma etkisi kalıcı mı, hangi gruplar daha fazla etkilendi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><br data-start="439" data-end="442">İngiltere’de Nottingham Üniversitesi’nden bilim insanlarının gerçekleştirdiği araştırma, Kovid-19 pandemisinin beyin yaşlanma hızını artırdığını ortaya çıkardı. Çalışmaya göre, pandemi döneminde insanların beyinleri 2020 öncesine kıyasla ortalama 5,5 ay daha hızlı yaşlandı. Bu değişim, virüse yakalanmayan kişilerde de tespit edildi.</p>
<p></p>
<p data-start="780" data-end="1097"><strong data-start="780" data-end="820">Yapay zeka ile beyin yaşı hesaplandı</strong><br data-start="820" data-end="823">Araştırma ekibi, UK Biobank’a kayıtlı 15 binden fazla yetişkinin beyin görüntüleme verilerini kullanarak sağlıklı beyin yaşlanmasını tanıyan bir yapay zeka modeli geliştirdi. Model, pandemiden önce ve pandemi döneminde taranan katılımcıların beyin yaşlarını karşılaştırdı.</p>
<p data-start="1099" data-end="1311">Çalışmayı yürüten nörolog Ali-Reza Mohammadi-Nejad, virüs bulaşmamış kişilerde dahi belirgin bir yaşlanma hızı görüldüğünü, bunun izolasyon, stres ve belirsizlik gibi etkenlerle ilişkili olabileceğini belirtti.</p>
<p data-start="1313" data-end="1637"><strong data-start="1313" data-end="1340">Etki kalıcı olmayabilir</strong><br data-start="1340" data-end="1343">Araştırma ekibinden nörolog Dorothee Auer, elde edilen verilerin yalnızca iki zaman noktasına ait olduğunu vurgulayarak bu değişimlerin kalıcı olmayabileceğini ifade etti. Auer, gözlenen yaşlanma hızının geri dönebileceğini ve bunun beyin sağlığı açısından olumlu bir işaret olduğunu söyledi.</p>
<p data-start="1639" data-end="2028">Araştırma ayrıca, beyin yaşındaki artışın bilişsel performansta genel bir düşüşe neden olmadığını, bilişsel gerilemenin yalnızca Kovid-19’a yakalananlarda görüldüğünü ortaya koydu. Erkeklerde beyin dokusunun gri ve beyaz maddelerinde daha belirgin değişimler saptanırken, yaşlı bireyler ile sosyoekonomik açıdan dezavantajlı gruplarda hızlanmış yaşlanma belirtilerine daha sık rastlandı.</p>
<p data-start="2030" data-end="2216"><strong data-start="2030" data-end="2042"></strong></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>ABD’de presbiyopi tedavisinde çığır açan VIZZ göz damlaları bu yılın sonunda satışa çıkıyor</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/abdde-presbiyopi-tedavisinde-cigir-acan-vizz-goez-damlalari-bu-yilin-sonunda-satisa-cikiyor</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/abdde-presbiyopi-tedavisinde-cigir-acan-vizz-goez-damlalari-bu-yilin-sonunda-satisa-cikiyor</guid>
<description><![CDATA[ ABD Gıda ve İlaç Dairesi, 45 yaş üstü yakın görme bozukluğu yaşayanlar için geliştirilen aseklidin bazlı VIZZ göz damlalarına onay verdi. Günde tek doz kullanılan damlalar, 10 saate kadar gözlüksüz net görüş sağlıyor ve 2025’in sonunda piyasaya sunulacak. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202508/image_870x_68986dd7394e8.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 10 Aug 2025 17:24:17 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>VIZZ göz damlası nasıl çalışıyor, presbiyopi tedavisinde ne kadar etkili, ne zaman piyasaya sürülecek, geleneksel yöntemlerden farkı ne</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><br data-start="403" data-end="406">ABD’de, 45 yaş ve üzerindeki presbiyopi hastaları için geliştirilen aseklidin bazlı VIZZ göz damlaları, Gıda ve İlaç Dairesi (FDA) tarafından onaylandı. LENZ Therapeutics tarafından üretilen bu oftalmik solüsyon, günde bir kez kullanıldığında 10 saate kadar net yakın görüş sağlayabiliyor.</p>
<p></p>
<p data-start="699" data-end="926">Presbiyopi, yaşa bağlı olarak yakın mesafedeki net görüşün azalmasıyla ortaya çıkıyor. Geleneksel olarak okuma gözlükleri veya kontakt lenslerle çözülen bu durum, VIZZ ile gözlüksüz bir alternatif tedavi seçeneğine kavuşuyor.</p>
<p data-start="928" data-end="1217"><strong data-start="928" data-end="964">İğne deliği etkisi ile net görüş</strong><br data-start="964" data-end="967">30 binden fazla tedavi günü süren klinik testlerde, VIZZ’in göz bebeğini küçülterek “iğne deliği etkisi” oluşturduğu belirlendi. Bu yöntem, yakın nesnelerin daha net görünmesini sağlarken, uzak görüşte bulanıklık veya miyop kaymasına neden olmuyor.</p>
<p data-start="1219" data-end="1424"><strong data-start="1219" data-end="1240">Yıl sonu piyasada</strong><br data-start="1240" data-end="1243">VIZZ’in 2025’in dördüncü çeyreğinde ABD’de satışa sunulması planlanıyor. Uzmanlar, bu ürünün milyonlarca kişinin günlük yaşamında gözlük bağımlılığını azaltabileceğini belirtiyor.</p>
<p data-start="1426" data-end="1580"><strong data-start="1426" data-end="1438"></strong></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Doç. Dr. Hasan Armağan Uysal: &amp;quot;Glimfatik sistem beyin sağlığında sessiz bir temizlik ordusu&amp;quot;</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/doc-dr-hasan-armagan-uysal-glimfatik-sistem-beyin-sagliginda-sessiz-bir-temizlik-ordusu</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/doc-dr-hasan-armagan-uysal-glimfatik-sistem-beyin-sagliginda-sessiz-bir-temizlik-ordusu</guid>
<description><![CDATA[ Medicana Sağlık Grubu Nöroloji Bölümü’nden Doç. Dr. Hasan Armağan Uysal, beynin uyku sırasında aktifleşen glimfatik sistemi hakkında bilgi verdi. Sistemin, toksinleri temizleyerek hafızayı güçlendirdiğini, Alzheimer ve Parkinson gibi nörolojik hastalıklarla ilişkili olabileceğini vurguladı. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202508/image_870x_6898caed81fa7.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 10 Aug 2025 17:24:17 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>glimfatik sistem nasıl çalışır, uyku kalitesi beyin sağlığını nasıl etkiler, Alzheimer ve Parkinson ile glimfatik sistemin ilişkisi nedir, beyin temizliği için hangi yaşam alışkanlıkları önemlidir</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p data-start="422" data-end="766">Medicana Sağlık Grubu Nöroloji Bölümü’nden Doç. Dr. Hasan Armağan Uysal, beynin uyku sırasında devreye giren glimfatik sistemin önemini anlattı. Beynin gün boyu çalışırken zararlı protein atıkları ve metabolik kalıntılar ürettiğini belirten Uysal, bu maddelerin temizlenmesinin beyin sağlığı için kritik olduğunu söyledi.</p>
<p data-start="768" data-end="1093">Derin uyku evresinde aktifleşen sistemin, beyin hücreleri arasındaki boşlukların genişlemesiyle beyin omurilik sıvısının toksinleri süpürdüğünü ifade eden Uysal, “Yeterli ve düzenli uyku, bu sistemin tam kapasite çalışmasını sağlar. Düzensiz uyku, toksin birikimine ve beyin hücrelerinin zarar görmesine yol açabilir” dedi.</p>
<p data-start="1095" data-end="1389">Glimfatik sistemin hafıza işlevleriyle doğrudan ilişkili olduğunu belirten Uysal, uyku sırasında hem hafızanın pekiştiğini hem de gereksiz bilgilerin temizlendiğini aktardı. Ayrıca kronik stres, yetersiz egzersiz ve dengesiz beslenmenin sistemin işleyişini olumsuz etkileyebileceğini söyledi.</p>
<p data-start="1391" data-end="1647">Alzheimer ve Parkinson gibi nörodejeneratif hastalıklarda toksik proteinlerin birikmesinin sistemin bozulmasıyla ilişkili olabileceğini dile getiren Uysal, yaşla birlikte sistemin yavaşladığını, bunun da hafıza sorunlarına katkı sağlayabileceğini ekledi.</p>
<p data-start="1649" data-end="1853">Glimfatik sistemi görüntülemeye yönelik yeni MR tekniklerinin umut verici olduğunu belirten Uysal, ileride bu sistemin işleyişini ölçen “glimfatik check-up” uygulamalarının mümkün olabileceğini söyledi.</p>
<p data-start="1855" data-end="2057">Beyin sağlığını korumak için Uysal, uyku ritüeli oluşturma, başı yüksekte tutarak uyuma, alkol ve sigarayı sınırlama, kısa yürüyüşler yapma ve günlük sessizlik anları yaratma gibi beş öneride bulundu.</p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Op. Dr. Kaan Tuğberk Özdemir: &amp;quot;Derin Beyin Stimülasyonu hareket bozukluklarının yanı sıra yaşam kalitesini de artırabiliyor&amp;quot;</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/op-dr-kaan-tugberk-ozdemir-derin-beyin-stimulasyonu-hareket-bozukluklarinin-yani-sira-yasam-kalitesini-de-artirabiliyor</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/op-dr-kaan-tugberk-ozdemir-derin-beyin-stimulasyonu-hareket-bozukluklarinin-yani-sira-yasam-kalitesini-de-artirabiliyor</guid>
<description><![CDATA[ Medicana International İzmir Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Kaan Tuğberk Özdemir, Parkinson, epilepsi, distoni ve tedaviye dirençli psikiyatrik hastalıkların tedavisinde kullanılan Derin Beyin Stimülasyonu (DBS) hakkında bilgi verdi. Özdemir, bu yöntemin her hastada aynı düzeyde yanıt vermese de doğru hasta seçimi ve gelişmiş teknolojilerle yaşam kalitesinde belirgin iyileşmeler sağlayabildiğini vurgulad ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202508/image_870x_6896216b6ea96.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Aug 2025 22:16:47 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Derin Beyin Stimülasyonu hangi hastalıklarda kullanılıyor, tedavi süreci nasıl işliyor, her hastada aynı sonuçlar elde edilebiliyor mu, DBS sonrası yaşam kalitesinde nasıl değişiklikler yaşanıyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p data-start="613" data-end="929"><strong data-start="613" data-end="656">Hastalıkların tedavisinde yeni bir umut</strong><br data-start="656" data-end="659">Parkinson, epilepsi, distoni gibi hareket bozuklukları ve tedaviye dirençli depresyon, obsesif kompulsif bozukluk (OKB) ile bağımlılık gibi psikiyatrik rahatsızlıkların tedavisinde son yıllarda kullanılan Derin Beyin Stimülasyonu (DBS), pek çok hasta için umut oluyor.</p>
<p data-start="931" data-end="1269">Medicana Sağlık Grubu Beyin ve Sinir Cerrahisi Bölümü’nden Op. Dr. Kaan Tuğberk Özdemir, 3. Avrupa Nöroloji ve Nöropsikiyatri Kongresi’nde DBS’nin klinik sonuçları ve teknolojik gelişmeleri hakkında bilgi verdi. Özdemir, bu yöntemin yalnızca motor semptomlarda değil, yaşam kalitesinde de belirgin iyileşmeler sağlayabildiğini belirtti.</p>
<p data-start="1271" data-end="1606"><strong data-start="1271" data-end="1307">Beynin devrelerine hedefli uyarı</strong><br data-start="1307" data-end="1310">DBS’nin beyinde milimetrik düzeyde belirlenen hedeflere elektrot yerleştirilerek uygulandığını aktaran Özdemir, “Artık beynin içindeki devreleri görüntüleme ve hedefe yönelik elektriksel uyarılarla yeniden dengeleme imkanına sahibiz. Bu, bilimsel ve insani anlamda büyük bir umut kaynağı” dedi.</p>
<p data-start="1608" data-end="1875">Özdemir, yapay zekâ destekli programlama ve gelişmiş görüntüleme yöntemleri sayesinde hastalara özel tedavi planları yapılabildiğini, yeni nesil yönlendirilmiş elektrot sistemleri ile beyin içindeki hedef alanlara daha hassas uyarılar gönderilebildiğini ifade etti.</p>
<p data-start="1877" data-end="2153"><strong data-start="1877" data-end="1916">Her hastada aynı sonuç beklenmemeli</strong><br data-start="1916" data-end="1919">DBS’nin umut verici bir yöntem olduğunu ancak her hastada aynı düzeyde yanıt alınamayabileceğini söyleyen Özdemir, “Bu yöntem dikkatli hasta seçimi, detaylı değerlendirme ve deneyimli merkezlerde uygulama gerektiriyor” diye konuştu.</p>
<p data-start="2155" data-end="2476"><strong data-start="2155" data-end="2184">Tedavi süreci ve etkileri</strong><br data-start="2184" data-end="2187">Özdemir, cerrahi işlem öncesinde hastaların nörolojik ve psikolojik değerlendirmelerden geçirildiğini, operasyon sonrası birkaç gün hastanede takip edildiklerini aktardı. Tedavi sonrasında hastaların büyük kısmının hareket kontrolünde ve yaşam kalitesinde iyileşme bildirdiğini belirtti.</p>
<p data-start="2478" data-end="2653">Araştırmalara göre Parkinson hastaları titreme ve kas sertliğinde azalma yaşarken, esansiyel tremor hastalarında titremenin büyük ölçüde kontrol altına alındığı gözlemlendi.</p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu: “Artvin’e 400 Yataklı Hastane Projesi Üzerinde Çalışacağız”</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/saglik-bakani-kemal-memisoglu-artvine-400-yatakli-hastane-projesi-uzerinde-calisacagiz</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/saglik-bakani-kemal-memisoglu-artvine-400-yatakli-hastane-projesi-uzerinde-calisacagiz</guid>
<description><![CDATA[ Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, Artvin ziyareti kapsamında Arhavi ve Artvin Devlet Hastanelerinde incelemelerde bulundu. Bakan Memişoğlu, Artvin merkeze en az 400 yataklı yeni bir hastane projesi üzerinde çalışıldığını, Hopa’ya yeni bir sağlık tesisi planlandığını ve koruyucu sağlık hizmetlerinin güçlendirileceğini açıkladı. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202508/image_870x_68963bab78ec9.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Aug 2025 22:16:47 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Artvin’e yapılacak 400 yataklı hastane projesi ne zaman başlayacak, Hopa’ya planlanan sağlık tesisi hangi hizmetleri verecek, Arhavi Devlet Hastanesinin fonksiyonları nasıl geliştirilecek, Sağlıklı Hayat Merkezi hangi hizmetleri sunacak</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Artvin’e yeni sağlık yatırımları geliyor</strong></p>
<p><span></span></p>
<p><span>Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, 8 Ağustos 2025 Cuma günü Rize ziyaretinin ardından Artvin’e geçti. İlk olarak Arhavi Devlet Hastanesini ziyaret eden Bakan Memişoğlu, sağlık çalışanları, yöneticiler, hasta ve yakınlarıyla bir araya geldi. Ardından Artvin Valiliğini ziyaret eden Bakan Memişoğlu, Vali Dr. Turan Ergün ve yetkililerle görüşerek ildeki sağlık yatırımları hakkında bilgi aldı.</span></p>
<p><strong>400 yataklı hastane ve yeni sağlık tesisleri</strong></p>
<p><span>Artvin Valiliğinde düzenlenen basın toplantısında konuşan Bakan Memişoğlu, Artvin merkeze en az 400 yataklı bir hastane projesi üzerinde çalıştıklarını söyledi. Arhavi Devlet Hastanesinin fonksiyonlarının artırılacağını ve Hopa’ya yeni bir sağlık tesisi kazandırılacağını belirten Memişoğlu, yakın zamanda açılan Sağlıklı Hayat Merkezi ile koruyucu sağlık hizmetlerinin güçlendirileceğini ifade etti.</span></p>
<p><img src="https://cumha.com.tr/uploads/images/202508/image_870x_68963afc14eb1.webp" alt=""></p>
<p><strong>“İnsanlık bu vahşete sessiz kalmamalı”</strong></p>
<p><span>Bakan Memişoğlu, konuşmasının bir bölümünde uluslararası krizlere değinerek sivillere yönelik saldırılara tepki gösterdi. Katliam ve soykırımlara karşı tüm dünyanın ortak tavır alması gerektiğini vurgulayan Memişoğlu, “Biz Türk milleti olarak susmayacağız, bununla mücadele edeceğiz” dedi.</span></p>
<p><strong>Çanakkale’deki yangın da takip ediliyor</strong></p>
<p><span>Açıklamasında Çanakkale’deki orman yangınına da değinen Memişoğlu, bölgedeki ekiplerin çalışmalarını sürdürdüğünü ve gelişmelerin yakından izlendiğini söyledi.</span></p>
<p><span>Ziyaretin devamında Artvin Devlet Hastanesinde sağlık çalışanlarının taleplerini dinleyen Bakan Memişoğlu, Sağlıklı Türkiye Yüzyılı Artvin Sağlık Yöneticileri Toplantısına katıldı. İncelemelerde Bakan Memişoğlu’na, Artvin Valisi Dr. Turan Ergün, AK Parti Artvin Milletvekili Faruk Çelik, İl Sağlık Müdürü Op. Dr. Gürol Köroğlu ve diğer yetkililer eşlik etti.</span></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Sağlık Bakanı Memişoğlu: “Rize Şehir Hastanesi 2026 Sonunda Hizmete Girecek”</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/saglik-bakani-memisoglu-rize-sehir-hastanesi-2026-sonunda-hizmete-girecek</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/saglik-bakani-memisoglu-rize-sehir-hastanesi-2026-sonunda-hizmete-girecek</guid>
<description><![CDATA[ Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, Rize’de gerçekleştirdiği ziyaretlerde şehir hastanesinin 2026 sonunda açılacağını, Güneysu Tenzile Erdoğan Devlet Hastanesinin ise 2025 sonunda hizmete gireceğini açıkladı. Bakan, sigara bırakma poliklinikleri, riskli gebelik takibi ve koruyucu sağlık hizmetlerinde yeni uygulamaları da duyurdu. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202508/image_870x_6895fd85b4fbb.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Aug 2025 16:02:57 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Rize Şehir Hastanesi ne zaman açılacak, Güneysu Tenzile Erdoğan Devlet Hastanesi hangi aşamada, Rize’de sigara ile mücadelede hangi uygulamalar yürütülüyor, riskli gebeliklerde nasıl bir takip sistemi uygulanacak</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Rize’de sağlık yatırımları değerlendirildi</strong></p>
<p><span>Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, 8 Ağustos 2025 Cuma günü Rize’ye geldi. Rize-Artvin Havalimanı’nda il protokolü tarafından karşılanan Memişoğlu, ilk olarak Rize Valiliğini ziyaret ederek Vali İhsan Selim Baydaş ve yetkililerle görüştü.</span></p>
<p><span>Valilikte düzenlenen basın toplantısında konuşan Memişoğlu, Rize Şehir Hastanesinin 2026 yılı sonunda tamamlanarak hizmete açılacağını belirtti. Hastanenin sadece Rize’ye değil, çevre illere ve yakın ülkelere de hizmet vereceğini söyledi.</span></p>
<p><img src="https://cumha.com.tr/uploads/images/202508/image_870x_6895fe386f89c.webp" alt=""></p>
<p><strong>Yeni hastane projeleri ve sağlık tesisleri</strong></p>
<p><span>Memişoğlu, Güneysu Tenzile Erdoğan Devlet Hastanesinin 2025’in sonunda, Çayeli Devlet Hastanesinin ise 2026’da tamamlanacağını açıkladı. Fındıklı, Çamlıhemşin, İkizdere ve Ardeşen’de yeni sağlık tesislerinin planlandığını, Rize’deki Sağlıklı Hayat Merkezi sayısının dörde çıkarılacağını ifade etti.</span></p>
<p><span>Ayrıca şehir hastanesi bölgesine tıp fakültesi morfoloji binası yapılacağını ve Rize’nin bölgenin sağlık üssü haline getirilmesinin hedeflendiğini aktardı.</span></p>
<p><img src="https://cumha.com.tr/uploads/images/202508/image_870x_6895fe1b4d8d5.webp" alt=""></p>
<p><strong>Sigara ile mücadele ve sağlıklı yaşam projeleri</strong></p>
<p><span>Memişoğlu, son altı ayda 209 bin kişinin sigara bırakma polikliniklerine başvurduğunu, poliklinik sayısının yüzde 20 artırıldığını ve 70 binden fazla denetim yapıldığını açıkladı. ALO 171 hattı ve online poliklinik hizmetlerinin yaygınlaştırıldığını belirtti.</span></p>
<p><strong>Gebelik takibi ve yeni uygulamalar</strong></p>
<p><span>Normal doğumun teşvik edildiğini, ilk gebeliklerde anne adaylarına son iki ayda ebe desteği sağlandığını dile getiren Memişoğlu, “Annelik Yolculuğu” mobil uygulamasıyla gebelik ve sonrası süreçlerin takip edilebileceğini söyledi. Riskli gebeliklerde ise özel yazılım ve yakın takip sistemi uygulanacağını ifade etti.</span></p>
<p><img src="https://cumha.com.tr/uploads/images/202508/image_870x_6895fe2987f53.webp" alt=""></p>
<p><strong>Program Rize ve Artvin’de sürecek</strong></p>
<p><span>Sağlık Bakanı, basın toplantısının ardından Sağlıklı Türkiye Yüzyılı Rize Sağlık Yöneticileri Toplantısı’na katıldı. Rize Belediyesi ziyaretinin ardından Artvin’e geçen Memişoğlu’na, ildeki programlarında Rize Valisi İhsan Selim Baydaş, AK Parti Rize Milletvekili Muhammed Avcı, Rize Belediye Başkanı Rahmi Metin ve diğer yetkililer eşlik etti.</span></p>
<p><span>Bakan Memişoğlu, 9-10 Ağustos tarihlerinde Rize’de çeşitli inceleme ve etkinliklere devam edecek.</span></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Sağlık&#45;Sen’den Bakan Memişoğlu’na Toplu Sözleşme, Promosyon ve Personel Alımı Gündemli Ziyaret</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/saglik-senden-bakan-memisogluna-toplu-soezlesme-promosyon-ve-personel-alimi-gundemli-ziyaret</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/saglik-senden-bakan-memisogluna-toplu-soezlesme-promosyon-ve-personel-alimi-gundemli-ziyaret</guid>
<description><![CDATA[ Sağlık-Sen Genel Başkanı Mahmut Faruk Doğan ve Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Irgatoğlu, Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu ile 8. Dönem Toplu Sözleşme tekliflerini görüştü. Ziyarette promosyon ihalesi, personel alımı, mazeret tayinleri ve ücret iadesi konuları ele alındı. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202508/image_870x_6895960301677.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Aug 2025 06:36:35 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>8. Dönem Toplu Sözleşme’de hangi maddeler öne çıktı, promosyon ihaleleri nasıl yenilenecek, 18 bin sağlık personeli alımı ne zaman yapılacak, aile hekimliği ücret iadeleri ne zaman gerçekleşecek</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><br data-start="420" data-end="423">8. Dönem Toplu Sözleşme süreci devam ederken Sağlık-Sen, Sağlık Bakanlığı’nda önemli bir görüşme gerçekleştirdi. Genel Başkan Mahmut Faruk Doğan ve Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Irgatoğlu, Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu’nu ziyaret ederek sendikanın tekliflerini sundu.</p>
<p></p>
<p data-start="706" data-end="911">Bakanlıkta gerçekleşen görüşmede, Kamu İşveren Heyeti ile tasnif edilen maddeler ve sendikanın toplu sözleşme talepleri üzerinde duruldu. Bakan Memişoğlu, masada her türlü desteği vereceklerini belirtti.</p>
<p data-start="913" data-end="1348"><strong data-start="913" data-end="952">Promosyon ve personel alımı gündemi</strong><br data-start="952" data-end="955">Ziyarette, Sağlık Bakanlığı’nda yaklaşan promosyon ihalelerinin yenilenme süreci ele alındı. Doğan, bu sürecin ekonomik koşullara uygun şekilde tamamlanması gerektiğini ifade etti. Ayrıca Eylül ayında yapılması planlanan 18 bin sağlık personeli alımının hızla başlatılması talep edildi. Bakan Memişoğlu, alım süreciyle ilgili çalışmaların sürdüğünü ve ilanların yakında yapılacağını söyledi.</p>
<p data-start="1350" data-end="1757"><strong data-start="1350" data-end="1391">Mazeret tayinleri ve muayene önceliği</strong><br data-start="1391" data-end="1394">Toplantıda mazeret tayinlerinde yaşanan sıkıntılar gündeme getirildi. Doğan, Aile Yılı’nda sınırlandırılan uygulamaların kaldırılmasını ve tayinlerin kolaylaştırılmasını istedi. Kısa süreli refakat izinleri ve sağlık çalışanlarına muayene önceliği talebi de iletildi. Bakan Memişoğlu, bu konuda çalışma başlatacaklarını ve sahaya yazı göndereceklerini belirtti.</p>
<p data-start="1759" data-end="2091"><strong data-start="1759" data-end="1792">Aile hekimliği ücret iadeleri</strong><br data-start="1792" data-end="1795">Görüşmede, 6 ayda bir yapılmayan müracaatlar nedeniyle aile hekimlerinden kesilen ücretlerin iadesi konusu da ele alındı. Doğan, mağduriyetlerin giderilmesi talebinde bulundu. Bakan Memişoğlu, Maliye Bakanlığı’nın bu konuda çalışma yürüttüğünü ve iadelerin en kısa sürede yapılacağını açıkladı.</p>
<p data-start="2093" data-end="2306"><strong data-start="2093" data-end="2105"></strong></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kastamonu’da Evde Sağlık Hizmetlerinde 6 Ayda 15 Bini Aşkın Ziyaret Gerçekleştirildi</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/kastamonuda-evde-saglik-hizmetlerinde-6-ayda-15-bini-askin-ziyaret-gerceklestirildi</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/kastamonuda-evde-saglik-hizmetlerinde-6-ayda-15-bini-askin-ziyaret-gerceklestirildi</guid>
<description><![CDATA[ Kastamonu İl Sağlık Müdürlüğü’nde düzenlenen Evde Sağlık Hizmetleri Yürütme Komisyonu toplantısında, 2025 yılının ilk yarısına ilişkin hizmet verileri değerlendirildi. Toplantıda 15.961 ev ziyareti, binlerce tıbbi uygulama ve karşılaşılan sorunlar ele alınarak gelecek dönem planlamaları yapıldı. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202508/image_870x_689473d6676d9.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 07 Aug 2025 10:23:28 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Evde sağlık hizmeti kapsamında kaç hastaya ulaşıldı, yapılan ev ziyaretlerinde hangi işlemler uygulandı, 2025’te evde sağlık hizmeti hedefleri neler, toplantıda hangi yöneticiler yer aldı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span>Kastamonu İl Sağlık Müdürlüğü’nde Evde Sağlık Hizmetleri Yürütme Komisyonu Değerlendirme Toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıya İl Sağlık Müdürü Dr. Fevzi Yavuzyılmaz başkanlık ederken, çeşitli sağlık hizmetleri başkanlıklarından yöneticiler ve uzmanlar da katılım sağladı.</span><span></span></p>
<p><strong>Katılımcılar ve gündem</strong></p>
<p><span>Toplantıya Kamu Hastaneleri Hizmetleri Başkanı Uzm. Dr. Hasan Kepiçoğlu, Acil Sağlık Hizmetleri Başkanı Uzm. Dr. Özgür Yılmaz, Halk Sağlığı Hizmetleri Başkanı Dr. Mehmet Yıldırım, Destek Hizmetleri Başkanı İsmail Hakkı Demir, Halk Sağlığı Hizmetleri Başkan Yardımcısı Dr. Emire Er, Sağlık Hizmetleri Başkan Yardımcısı Ali Ünal, Kamu Hastaneleri Hizmetleri Başkanlığı Uzmanları Yasin Yağbasan ve Emine Bezirganoğlu ile Evde Sağlık Hizmetleri Koordinasyon Merkezi Sorumlusu Sevilay Ersoy da katıldı.</span><span></span></p>
<p><strong>2025 yılının ilk 6 aylık verileri sunuldu</strong></p>
<p><span>Toplantıda Sevilay Ersoy tarafından 2025 yılının ilk 6 ayına ilişkin Evde Sağlık Hizmetleri verileri paylaşıldı. Verilere göre Kastamonu’da evde sağlık hizmetine kayıtlı toplam 2.336 hasta bulunuyor. Bu hastalara yönelik ekipler tarafından toplam 15.961 ev ziyareti gerçekleştirildi.</span><span></span></p>
<p><span>Ziyaretlerde yapılan uygulamalardan bazıları şöyle açıklandı:</span><span></span></p>
<ul>
<li><span>6.792 hasta muayenesi</span></li>
<li><span>1.241 mesane sonda uygulaması</span></li>
<li><span>2.944 yara pansumanı</span></li>
<li><span>3.549 tetkik için kan alma işlemi</span></li>
<li><span>104 diş hekimi muayenesi</span></li>
<li><span>14 diş çekimi</span></li>
</ul>
<p><strong>Gelecek planlamaları yapıldı</strong></p>
<p><span>Toplantıda hizmet sunumunda karşılaşılan sorunlar ele alındı. Ayrıca hizmetin etkinliğini ve verimliliğini artırmaya yönelik değerlendirmelerde bulunularak 2025 yılı için yapılacak iş ve işlemler planlandı. Katılımcılar, Evde Sağlık Hizmetlerinin sürekliliğinin sağlanmasına yönelik çeşitli uygulama kararları aldı.</span></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kastamonu’da Evde Sağlıkta Rekor: 6 Ayda 15 Bin Hastaya Hizmet Sunuldu!</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/kastamonuda-evde-saglik-hizmetlerinde-6-ayda-15-bini-askin-ziyaret-gerceklestirildi-11076</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/kastamonuda-evde-saglik-hizmetlerinde-6-ayda-15-bini-askin-ziyaret-gerceklestirildi-11076</guid>
<description><![CDATA[ Kastamonu İl Sağlık Müdürlüğü’nde düzenlenen Evde Sağlık Hizmetleri Yürütme Komisyonu toplantısında, 2025 yılının ilk yarısına ilişkin hizmet verileri değerlendirildi. Toplantıda 15.961 ev ziyareti, binlerce tıbbi uygulama ve karşılaşılan sorunlar ele alınarak gelecek dönem planlamaları yapıldı. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202508/image_870x_689473d6676d9.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 07 Aug 2025 10:23:28 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Evde sağlık hizmeti kapsamında kaç hastaya ulaşıldı, yapılan ev ziyaretlerinde hangi işlemler uygulandı, 2025’te evde sağlık hizmeti hedefleri neler, toplantıda hangi yöneticiler yer aldı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span>Kastamonu İl Sağlık Müdürlüğü’nde Evde Sağlık Hizmetleri Yürütme Komisyonu Değerlendirme Toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıya İl Sağlık Müdürü Dr. Fevzi Yavuzyılmaz başkanlık ederken, çeşitli sağlık hizmetleri başkanlıklarından yöneticiler ve uzmanlar da katılım sağladı.</span><span></span></p>
<p><strong>Katılımcılar ve gündem</strong></p>
<p><span>Toplantıya Kamu Hastaneleri Hizmetleri Başkanı Uzm. Dr. Hasan Kepiçoğlu, Acil Sağlık Hizmetleri Başkanı Uzm. Dr. Özgür Yılmaz, Halk Sağlığı Hizmetleri Başkanı Dr. Mehmet Yıldırım, Destek Hizmetleri Başkanı İsmail Hakkı Demir, Halk Sağlığı Hizmetleri Başkan Yardımcısı Dr. Emire Er, Sağlık Hizmetleri Başkan Yardımcısı Ali Ünal, Kamu Hastaneleri Hizmetleri Başkanlığı Uzmanları Yasin Yağbasan ve Emine Bezirganoğlu ile Evde Sağlık Hizmetleri Koordinasyon Merkezi Sorumlusu Sevilay Ersoy da katıldı.</span><span></span></p>
<p><strong>2025 yılının ilk 6 aylık verileri sunuldu</strong></p>
<p><span>Toplantıda Sevilay Ersoy tarafından 2025 yılının ilk 6 ayına ilişkin Evde Sağlık Hizmetleri verileri paylaşıldı. Verilere göre Kastamonu’da evde sağlık hizmetine kayıtlı toplam 2.336 hasta bulunuyor. Bu hastalara yönelik ekipler tarafından toplam 15.961 ev ziyareti gerçekleştirildi.</span><span></span></p>
<p><span>Ziyaretlerde yapılan uygulamalardan bazıları şöyle açıklandı:</span><span></span></p>
<ul>
<li><span>6.792 hasta muayenesi</span></li>
<li><span>1.241 mesane sonda uygulaması</span></li>
<li><span>2.944 yara pansumanı</span></li>
<li><span>3.549 tetkik için kan alma işlemi</span></li>
<li><span>104 diş hekimi muayenesi</span></li>
<li><span>14 diş çekimi</span></li>
</ul>
<p><strong>Gelecek planlamaları yapıldı</strong></p>
<p><span>Toplantıda hizmet sunumunda karşılaşılan sorunlar ele alındı. Ayrıca hizmetin etkinliğini ve verimliliğini artırmaya yönelik değerlendirmelerde bulunularak 2025 yılı için yapılacak iş ve işlemler planlandı. Katılımcılar, Evde Sağlık Hizmetlerinin sürekliliğinin sağlanmasına yönelik çeşitli uygulama kararları aldı.</span></p>
<p></p>
<p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Op. Dr. Gültekin Koçun: “Bebeğiniz emmiyorsa nedeni parfümünüz olabilir”</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/op-dr-gultekin-kocun-bebeginiz-emmiyorsa-nedeni-parfumunuz-olabilir</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/op-dr-gultekin-kocun-bebeginiz-emmiyorsa-nedeni-parfumunuz-olabilir</guid>
<description><![CDATA[ Medicana International İzmir Hastanesi uzmanları, Dünya Emzirme Haftası kapsamında anne sütü ve emzirme süreciyle ilgili çarpıcı uyarılarda bulundu. Kadın Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Gültekin Koçun, annenin parfüm kullanmasının bebeğin memeyi reddetmesine yol açabileceğini belirtti. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202508/image_870x_6893413091621.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 06 Aug 2025 12:06:20 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Anne sütü neden önemlidir, parfüm emzirmeyi nasıl etkiler, emzirme döneminde yapılan hatalar nelerdir, süt artırmak için hangi yöntemler uygulanmalı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p data-start="394" data-end="790">1-7 Ağustos Dünya Emzirme Haftası kapsamında Medicana Sağlık Grubu uzmanları, anne sütü ve emzirmenin önemi hakkında bilgilendirme yaptı. Medicana International İzmir Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümü’nden Op. Dr. Gültekin Koçun ve Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Özge Yendur, emzirme sürecine dair sık karşılaşılan sorunları ve önerileri paylaştı.</p>
<p data-start="792" data-end="1114"><strong data-start="792" data-end="828">Parfüm, emzirmeyi engelleyebilir</strong><br data-start="828" data-end="831">Op. Dr. Gültekin Koçun, emzirme döneminde yapılan yanlışlara dikkat çekerek, “Bebek annesinin doğal kokusuna alışır. Parfüm gibi yapay kokular, memeyi reddetmesine neden olabilir” dedi. Ayrıca, yanlış emzirme pozisyonlarının acıya ve memeden uzaklaşmaya yol açabileceğini belirtti.</p>
<p data-start="1116" data-end="1528"><strong data-start="1116" data-end="1147">Emzirmenin anneye faydaları</strong><br data-start="1147" data-end="1150">Koçun, emzirmenin sadece bebeğe değil, anneye de ciddi faydalar sağladığını vurgulayarak şu bilgileri verdi: “Emzirme, oksitosin hormonu salgılanmasını tetikleyerek rahmin toparlanmasını hızlandırır. Kalori harcamasını artırır, doğum sonrası kilo kontrolüne yardımcı olur. Aynı zamanda meme ve yumurtalık kanseri riskini azaltır, annelik depresyonuna karşı koruyucu olabilir.”</p>
<p data-start="1530" data-end="1954"><strong data-start="1530" data-end="1574">Yanlış bilgiler süreci olumsuz etkiliyor</strong><br data-start="1574" data-end="1577">Koçun, emzirme sürecinde yapılan yanlışların başında saat sınırlaması getirmek ve gereksiz mama takviyesi uygulamak olduğunu ifade etti. “Her bebeğin emme ritmi farklıdır. Saat sınırlaması süt üretimini azaltabilir. Eğer bebek düzenli kilo alıyorsa ve idrar-dışkı miktarı normalse, anne sütü yeterlidir. Gereksiz mama takviyesi, süt üretimini düşürebilir” açıklamasını yaptı.</p>
<p data-start="1956" data-end="2396"><strong data-start="1956" data-end="1991">Gece emzirmeleri sütü artırıyor</strong><br data-start="1991" data-end="1994">Süt üretimini artırmak için önerilerde bulunan Koçun, “Sık ve düzenli emzirme, özellikle gece emzirmeleri, prolaktin ve oksitosin hormonlarını artırarak süt üretimini destekler. Ayrıca dengeli beslenme, rezene ve anason gibi süt artırıcı doğal ürünler ve yeterli su tüketimi de önemlidir. Stres, süt üretiminin düşmanı olduğundan annelerin dinlenmesi ve psikolojik olarak desteklenmesi gerekir” dedi.</p>
<p data-start="2398" data-end="2752"><strong data-start="2398" data-end="2430">Kolostrum, bebeğin ilk aşısı</strong><br data-start="2430" data-end="2433">Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Özge Yendur ise doğumdan sonra gelen ilk süt olan kolostrumun bağışıklık sistemi açısından kritik olduğunu belirtti. “Kolostrum; antikor, vitamin ve büyüme faktörleri açısından zengindir. Bağışıklığı güçlendirir, sindirimi kolaydır ve ‘ilk aşı’ olarak kabul edilir” dedi.</p>
<p data-start="2754" data-end="3083"><strong data-start="2754" data-end="2791">Emziremeyen anneler destek almalı</strong><br data-start="2791" data-end="2794">Yendur, bazı sağlık koşulları ya da ilaç tedavilerinin emzirmeye geçici ya da kalıcı engel oluşturabileceğini, bu süreçte annelerin suçluluk hissetmemesi gerektiğini vurguladı. “Mama kullanımı hekime danışılarak yapılmalı. Anne sütüyle birlikte mama kombinasyonu da bir seçenektir” dedi.</p>
<p data-start="3085" data-end="3489"><strong data-start="3085" data-end="3131">Prematüre bebeklerde anne sütü daha kritik</strong><br data-start="3131" data-end="3134">Prematüre bebeklerin beslenmesinde anne sütünün daha da hayati olduğuna dikkat çeken Yendur, “Prematüre bebekler için üretilen süt, bağışıklık ve besin içerikleri açısından daha yoğundur. Direkt emzirme mümkün değilse sağılan sütle başlanmalı, gerekirse özel takviyeler eklenmelidir. Kanguru bakımı da erken dönemde çok faydalıdır” ifadelerini kullandı.</p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kayseri Büyükşehir Belediyesi’nden özel bireyler için afet hazırlıklı ve engelsiz yaşam projeleri</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/kayseri-buyuksehir-belediyesinden-oezel-bireyler-icin-afet-hazirlikli-ve-engelsiz-yasam-projeleri</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/kayseri-buyuksehir-belediyesinden-oezel-bireyler-icin-afet-hazirlikli-ve-engelsiz-yasam-projeleri</guid>
<description><![CDATA[ Kayseri Büyükşehir Belediyesi, engelli bireylerin güvenliği ve yaşam kalitesini artırmaya yönelik projeleriyle dikkat çekiyor. Engelli Bilgi Yönetim Sistemi’nden Engelsiz Yaşam Merkezi’ne, sosyal desteklerden mobil uygulamalara kadar geniş kapsamlı hizmetlerle “engelsiz şehir” hedefinde ilerliyor. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202508/image_870x_68924e5c6772c.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 05 Aug 2025 21:37:31 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Engelli Bilgi Yönetim Sistemi ne işe yarıyor, Engelsiz Yaşam Merkezi kimlere hizmet veriyor, toplu taşımada görme engellilere nasıl destek sağlanıyor, belediyenin sunduğu sosyal yardımlar hangi alanları kapsıyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p data-start="434" data-end="630">Kayseri Büyükşehir Belediyesi, özel gereksinimli bireylerin hayatını kolaylaştırmak ve afetlere karşı daha güvenli bir şehir inşa etmek amacıyla kapsamlı projeler yürütüyor.</p>
<p data-start="632" data-end="1103"><strong data-start="632" data-end="696">Afetlere duyarlı yazılım ve eğitim sistemleri geliştiriliyor</strong><br data-start="696" data-end="699">Akıllı Şehircilik Daire Başkanlığı tarafından geliştirilen Engelli Bilgi Yönetimi Sistemi ile engelli bireylerin sağlık ve refakat bilgileri kayıt altına alınıyor. Sistem kapsamında, yedi farklı engel türüne özel afet farkındalığı eğitim modülleri hazırlanıyor. Üniversiteler ve akredite derneklerle yürütülen iş birliği çerçevesinde, ev ziyaretleriyle kişiye özel afet eylem planları da oluşturuluyor.</p>
<p data-start="1105" data-end="1519"><strong data-start="1105" data-end="1159">Engelsiz eğitim, bakım ve sosyal destek hizmetleri</strong><br data-start="1159" data-end="1162">2019 yılında hizmete giren Engelsiz Çocuk Evi, zihinsel engelli çocukların gelişimine katkı sağlayarak bugüne kadar 239 çocuğa toplam 13 bin 854 gün ücretsiz hizmet sundu. Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Daire Başkanlığı ise son altı yılda 112 engelli vatandaşa tekerlekli sandalye, hasta yatağı, hasta bezi ve uyku apnesi cihazı desteği ulaştırdı.</p>
<p data-start="1521" data-end="1765">Besime Özderici Engelsiz Yaşam Merkezi, yatay mimarisi ve 50 uzman personeliyle 330 öğrenciye eğitim ve terapi hizmeti veriyor. Merkezde tamamen ücretsiz olarak sağlanan bu hizmetler, bireylerin hem sosyal hem fiziksel gelişimini destekliyor.</p>
<p data-start="1767" data-end="2158"><strong data-start="1767" data-end="1815">Erişilebilir ulaşım ve istihdam uygulamaları</strong><br data-start="1815" data-end="1818">Görme engelli vatandaşlar için geliştirilen 'Engelsiz Kayseri' mobil uygulaması, toplu taşıma araçlarını daha güvenli ve bağımsız kullanmalarına olanak tanıyor. Ayrıca, belediye çağrı merkezi ve beyaz masa birimlerinde özel bireylere yarım günlük çalışma imkânı sunan “Engelsiz İletişim Projesi” ile istihdam alanında da destek veriliyor.</p>
<p data-start="2160" data-end="2489"><strong data-start="2160" data-end="2201">Sanatla farkındalık ve fatura desteği</strong><br data-start="2201" data-end="2204">Büyükşehir Belediyesi, engelli bireylerin sanat yoluyla topluma katılımını teşvik ederken, düzenlediği etkinliklerle 14 tekerlekli sandalyeyi ihtiyaç sahiplerine ulaştırdı. Öte yandan, su faturalarında uygulanan yüzde 50 indirimden 14 bin 906 özel gereksinimli vatandaş faydalanıyor.</p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Çevre Sağlığı Derneği: &amp;quot;Siyasi Bağımız Yok, Mücadelemiz Mesleki Gelecek İçin&amp;quot;</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/cevre-sagligi-dernegi-siyasi-bagimiz-yok-mucadelemiz-mesleki-gelecek-icin</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/cevre-sagligi-dernegi-siyasi-bagimiz-yok-mucadelemiz-mesleki-gelecek-icin</guid>
<description><![CDATA[ Çevre Sağlıkçılar Eğitim ve Dayanışma Derneği (ÇEVSADER), herhangi bir siyasi parti ya da sendikaya bağlı olmadığını açıkladı. Dernek, çevre sağlığı hizmetlerinin geliştirilmesi ve mesleki hakların korunması için bağımsız bir mücadele yürüttüğünü vurguladı. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202508/image_870x_68911606ba7a4.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 05 Aug 2025 03:27:06 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Çevre sağlığı çalışanlarının hangi talepleri var, dernek siyasi partilerden neden bağımsız duruyor, mesleki hakların geliştirilmesi için ne tür adımlar atılıyor, üyelik çağrısı kimleri kapsıyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p data-start="369" data-end="684">Çevre Sağlıkçılar Eğitim ve Dayanışma Derneği (ÇEVSADER), yayımladığı yazılı açıklama ile kamuoyuna, siyasi ve sendikal bağımsızlıklarını bir kez daha hatırlattı. Dernek, tüm faaliyetlerini kuruluş ilkeleri doğrultusunda, partiler üstü ve sendikalar üstü bir anlayışla sürdürdüklerini bildirdi.</p>
<p data-start="686" data-end="1113">Yapılan açıklamada, derneğin yalnızca “Çevre Sağlığı siyaseti” yaptığı belirtilerek, bu duruşun temelinin toplumun sağlıklı bir çevrede yaşaması ve çevre sağlığı teknikerlerinin mesleki haklarının güçlendirilmesi olduğuna dikkat çekildi. Açıklamada, “Her bireyin siyasi görüşü olabilir ancak bu görüşler Derneğin ilkelerini etkilemez. Kutuplaştırıcı, ayrıştırıcı ya da kişisel çıkara dayalı hiçbir zeminde yer almayız” denildi.</p>
<p data-start="1115" data-end="1495"><strong data-start="1115" data-end="1174">Tüm çevre sağlığı çalışanlarını temsil ettiğini savundu</strong><br data-start="1174" data-end="1177">ÇEVSADER tarafından yapılan açıklamada, atanmış, atanmamış, çalışan, çalışmayan ya da emekli olan tüm çevre sağlığı tekniker ve teknisyenlerini temsil ettikleri iddia edildi. Dernek, görev tanımlarının netleşmesi, yetki alanlarının genişletilmesi ve mesleğin saygınlığının artırılması hedefiyle çalıştıklarını duyurdu.</p>
<p data-start="1497" data-end="1683">Açıklamada ayrıca meslek taassubuna karşı olduklarını belirten Dernek yönetimi, diğer meslek gruplarının haklarını küçümseme ya da yok sayma gibi bir tutum izlemediklerini de ifade etti.</p>
<p data-start="1685" data-end="1984"><strong data-start="1685" data-end="1711">Üyelik çağrısı yapıldı</strong><br data-start="1711" data-end="1714">ÇEVSADER, açıklamasının sonunda tüm çevre sağlığı çalışanlarını ortak mücadeleye katılmaya ve dernek çatısı altında birleşmeye davet etti. Dernek, meslektaşlarını hem genel merkez hem de 26 ilde faaliyet gösteren il başkanlıklarıyla iletişime geçerek üye olmaya çağırdı.</p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Güney Koreli Bilim İnsanlarından Kanser Tedavisinde Devrim: Tümörleri &amp;quot;Sağlıklı Hücreye&amp;quot; Dönüştüren Yöntem Geliştirildi</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/guney-koreli-bilim-insanlarindan-kanser-tedavisinde-devrim-tumoerleri-saglikli-hucreye-doenusturen-yoentem-gelistirildi</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/guney-koreli-bilim-insanlarindan-kanser-tedavisinde-devrim-tumoerleri-saglikli-hucreye-doenusturen-yoentem-gelistirildi</guid>
<description><![CDATA[ Güney Kore&#039;de yer alan KAIST (Kore İleri Bilim ve Teknoloji Enstitüsü) araştırmacıları, kemoterapi, radyoterapi ya da cerrahi müdahale olmadan kanser hücrelerini sağlıklı hücrelere dönüştürebilen devrim niteliğinde bir tedavi yöntemi geliştirdi. Bu çığır açan yöntem, kanseri yok etmek yerine hücreleri “iyileştirmeyi” hedefliyor. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202508/image_870x_6890f61f50040.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 04 Aug 2025 18:41:53 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Kanser tedavisi, Güney Kore, Hücre</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>KAIST ekibi, BENEIN adını verdikleri gelişmiş yapay zeka aracını kullanarak kolorektal kanser hücrelerindeki karmaşık genetik ağları analiz etti. Yapılan çalışmalar sonucunda, kanser hücrelerinin tehlikeli davranışlarını yöneten üç ana gen — MYB, HDAC2 ve FOXA2 — belirlendi. Bu genlerin eş zamanlı olarak susturulmasıyla, kanser hücreleri sağlıklı bağırsak hücreleri gibi davranmaya başladı.<br><br>Fareler üzerinde yapılan deneylerde, bu şekilde yeniden programlanan hücrelerin oluşturduğu tümörlerin %70 oranında küçüldüğü gözlemlendi. Ayrıca bu hücreler mikroskop altında normal dokulara çok daha çok benziyordu. Araştırmacılar, bu yöntemin geleneksel tedavilere kıyasla çok daha az yan etkiye sahip olabileceğini ve maliyetleri düşürebileceğini vurguluyor.<br><br>Bu yaklaşım yalnızca tıbbi değil, aynı zamanda felsefi bir değişimi de temsil ediyor. Kanseri düşman olarak yok etmek yerine, potansiyel olarak iyileştirilebilir bir hücre bozukluğu olarak görmek, tedavi paradigmasında yeni bir çağın habercisi olabilir.</p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Serebral palsili Hasan Emrem, iki yıl süren tedaviyle annesinin elinden tutup yürümeye başladı</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/serebral-palsili-hasan-emrem-iki-yil-suren-tedaviyle-annesinin-elinden-tutup-yurumeye-basladi</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/serebral-palsili-hasan-emrem-iki-yil-suren-tedaviyle-annesinin-elinden-tutup-yurumeye-basladi</guid>
<description><![CDATA[ İzmir&#039;de serebral palsi tanısı konulan 7 yaşındaki Hasan Emrem, Medicana Hastanesi’nde aldığı iki yıllık yoğun fizik tedaviyle yürüyebilir hale geldi. Annesinin desteğiyle süreci sürdüren Hasan, artık kendi ihtiyaçlarının bir kısmını karşılayabiliyor. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202508/image_870x_6890bb3e560ad.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 04 Aug 2025 17:56:17 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>serebral palsi nasıl bir hastalıktır, fizik tedavi ile yürüyebilmek mümkün müdür, aile desteği tedavi sürecinde nasıl bir rol oynar, Hasan Emrem’in tedavi süreci nasıl ilerledi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p data-start="384" data-end="591">İzmir'de yaşayan 7 yaşındaki Hasan Emrem, serebral palsi (SP) nedeniyle uzun süredir devam eden fizik tedavi sürecinin ardından ilk adımlarını annesinin elinden tutarak atmayı başardı.</p>
<p data-start="593" data-end="865">Henüz 6 aylıkken gelişim geriliği belirtileri gösteren Hasan’a SP teşhisi konuldu. Annesi Canan Emrem’in desteğiyle başlayan tedavi süreci, Medicana International İzmir Hastanesi’nde Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. Ömer Faruk Şendur tarafından yürütüldü.</p>
<p data-start="867" data-end="1200"><strong data-start="867" data-end="901">İki Yıllık Yoğun Tedavi Süreci</strong><br data-start="901" data-end="904">Hasan Emrem, son iki yıldır haftada üç gün fizik tedaviye katılıyor. Ayrıca yüzme, yürüyüş ve özel eğitimle desteklenen bu süreç sonunda Hasan, tek elle tutunarak yürüyebiliyor. Annesi Canan Emrem, “Bu kadar yol almışken yarıda bırakmayacağım. Hasan tamamen yürüyene kadar devam edeceğiz” dedi.</p>
<p data-start="1202" data-end="1526"><strong data-start="1202" data-end="1245">Kendi İhtiyaçlarını Karşılamaya Başladı</strong><br data-start="1245" data-end="1248">Canan Emrem, oğlunun artık yemeğini yiyebildiğini, saçını tarayabildiğini ve 20 adıma kadar bağımsız yürüyebildiğini söyledi. “Çok zorlandım ama yılmadım. Kızım da bu süreçte çok anlayışlı davrandı. Hasan’ın yürüyebilmesi için elimizden geleni yapıyoruz” ifadelerini kullandı.</p>
<p data-start="1528" data-end="1902"><strong data-start="1528" data-end="1576">Şendur: Aile Katılımı Olmadan Sonuç Alınamaz</strong><br data-start="1576" data-end="1579">Prof. Dr. Ömer Faruk Şendur, fizik tedavi sürecinde aile ve hekim iş birliğinin önemine dikkat çekti. “Hasan ilk geldiğinde destekle bile zor yürüyordu. Şimdi denge ve koordinasyonu gelişti. Fizik tedavi ödevlerini aileyle birlikte disiplinli şekilde yürüttük. Bu tür vakalarda aile katılımı olmadan sonuç alınamaz” dedi.</p>
<p data-start="1904" data-end="2212"><strong data-start="1904" data-end="1934">Tedavi Süreci Devam Edecek</strong><br data-start="1934" data-end="1937">Şendur, Hasan’ın ilerleyen dönemlerde cihazlama veya cerrahi müdahaleye ihtiyaç duyabileceğini ancak asıl hedefin bağımsız hareket edebilmesini sağlamak olduğunu belirtti. “Amacımız Hasan’ın hayatını sürdürebileceği en işlevsel noktaya ulaşması” değerlendirmesinde bulundu.</p>
<p></p>
<p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Muğla Büyükşehir okçuları Türkiye Kupası’nda 3 altın, 1 gümüş madalya ile döndü</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/mugla-buyuksehir-okculari-turkiye-kupasinda-3-altin-1-gumus-madalya-ile-doendu</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/mugla-buyuksehir-okculari-turkiye-kupasinda-3-altin-1-gumus-madalya-ile-doendu</guid>
<description><![CDATA[ Samsun&#039;da düzenlenen Türkiye Kupası 3. Ayak Müsabakalarına 7 sporcuyla katılan Muğla Büyükşehir Belediyesi Spor Kulübü, makaralı yay kategorilerinde 3 Türkiye şampiyonluğu ve 1 ikincilik elde ederek turnuvaya damga vurdu. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202508/image_870x_6890be7370284.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 04 Aug 2025 17:56:17 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Muğla Büyükşehir okçuları hangi müsabakalarda yarıştı, kaç madalya kazandı, hangi sporcular Türkiye şampiyonu oldu, turnuvaya kaç kulüp katıldı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p data-start="340" data-end="561">Türkiye Okçuluk Federasyonu’nun faaliyet programı kapsamında Samsun’da gerçekleştirilen Türkiye Kupası 3. Ayak Müsabakaları’nda Muğla Büyükşehir Belediyesi Spor Kulübü önemli bir başarıya imza attı.</p>
<p data-start="563" data-end="852">İlkadım Okçuluk Tesisleri’nde 67 kulüpten 351 sporcunun katılımıyla yapılan organizasyonda Muğla’yı temsilen 6 kadın ve 1 erkek sporcu yarıştı. Turnuvayı 3 altın ve 1 gümüş madalya ile tamamlayan Muğla Büyükşehir Belediyesi takımı, farklı kategorilerde Türkiye şampiyonlukları elde etti.</p>
<p data-start="854" data-end="1216"><strong data-start="854" data-end="885">Üç Altın, Bir Gümüş Madalya</strong><br data-start="885" data-end="888">Makaralı Yay Büyük Kızlar Takımı kategorisinde Hazal Burun, Ece Su Demircan ve Eflal Duru Kaya’dan oluşan takım Türkiye şampiyonu oldu. Karışık Takım kategorisinde Hazal Burun ve Emircan Haney, altın madalya kazandı. Emircan Haney, ayrıca bireysel olarak da Türkiye şampiyonu olarak üçüncü altın madalyayı Muğla’ya kazandırdı.</p>
<p data-start="1218" data-end="1383">Makaralı Yay U21 Genç Kızlar kategorisinde Ece Su Demircan, Meleknur Küçük ve Eflal Duru Kaya’dan oluşan takım ise Türkiye ikincisi olarak gümüş madalya elde etti.</p>
<p data-start="1385" data-end="1776"><strong data-start="1385" data-end="1411">Başkan Aras’tan Tebrik</strong><br data-start="1411" data-end="1414">Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, elde edilen başarı sonrası yayımladığı mesajda sporcuları ve Antrenör Dr. Ejder Sözen’i kutladı. Aras, “Muğla’mızı ulusal ve uluslararası turnuvalarda başarıyla temsil eden sporcularımızı yürekten tebrik ediyorum. Bu başarılar gençlere de ilham veriyor. Spora ve sporcularımıza destek vermeye devam edeceğiz” dedi.</p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu’ndan UMKE Haftası mesajı: “Mesuliyet ve özveriyle hareket eden bir ekip”</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/saglik-bakani-kemal-memisoglundan-umke-haftasi-mesaji-mesuliyet-ve-oezveriyle-hareket-eden-bir-ekip</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/saglik-bakani-kemal-memisoglundan-umke-haftasi-mesaji-mesuliyet-ve-oezveriyle-hareket-eden-bir-ekip</guid>
<description><![CDATA[ Ulusal Medikal Kurtarma Ekibi (UMKE) Haftası kapsamında açıklamada bulunan Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, ekibin yürüttüğü çalışmalara dikkat çekerek, taşıdıkları sorumluluk ve birliktelik duygusuna vurgu yaptı. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202508/image_870x_6890f396825c3.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 04 Aug 2025 17:56:09 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>UMKE ekipleri hangi görevlerde yer alıyor, Ulusal UMKE Haftası neden kutlanıyor, Kemal Memişoğlu açıklamasında nelere vurgu yaptı, UMKE hangi durumlarda devreye giriyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Ulusal Medikal Kurtarma Ekibi (UMKE) Haftası dolayısıyla açıklama yapan Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, UMKE personelinin çalışmaları ve görev anlayışına ilişkin değerlendirmede bulundu.</p>
<p>Bakan Memişoğlu, sosyal medya hesabı üzerinden yayımladığı mesajında, UMKE’nin zamanla yarışarak hayat kurtardığını ve yürüttüğü mücadeleyle güven veren bir yapı olduğunu belirtti. Açıklamada, “Taşıdığınız mesuliyet, gösterdiğiniz özveri, insanlığa duyduğunuz sevgi için her birinize gönülden teşekkür ediyorum” ifadesi yer aldı.</p>
<p><span>UMKE, Sağlık Bakanlığı bünyesinde afet, kaza ve acil durumlarda görev almak üzere oluşturulan gönüllü ekiplerden oluşuyor. Türkiye genelinde farklı illerde konuşlandırılan UMKE ekipleri, olası afetlerde hızlı ve organize müdahaleleriyle biliniyor.</span></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Yeni Kanser İlacı DZX&#45;105, Tümörleri DNA Aşamasında Dondurarak Etkisiz Hale Getiriyor</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/yeni-kanser-ilaci-dzx-105-tumoerleri-dna-asamasinda-dondurarak-etkisiz-hale-getiriyor</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/yeni-kanser-ilaci-dzx-105-tumoerleri-dna-asamasinda-dondurarak-etkisiz-hale-getiriyor</guid>
<description><![CDATA[ İsveçli bilim insanları, kanser tedavisinde çığır açabilecek yeni bir ilaca imza attı. DZX-105 adı verilen bu deneysel ilaç, kanser hücrelerini DNA kopyalama sürecinin tam ortasında “dondurarak” büyümelerini durduruyor. Dahası, bu işlem çevredeki sağlıklı hücrelere zarar vermeden gerçekleşiyor. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202508/image_870x_688e70a285af9.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 03 Aug 2025 10:52:10 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>DZX-105, Kanser ilacı, İsveç</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>DZX-105, hücre döngüsünde daha önce bilinmeyen bir kontrol noktasını hedef alıyor ve DNA’nın kopyalanmasında görevli olan “kopyalama çatalları”na bağlanarak onları kilitliyor. Böylece hücre bölünmesi duruyor ve kanser hücresi kendi kendini yok etmeye başlıyor.<br><br>İlacın agresif göğüs ve akciğer kanseri modellerinde yapılan laboratuvar denemelerinde, tümör büyümesi %98 oranında yavaşladı. Üstelik bu başarı, kemoterapiye dirençli tümörlerde bile elde edildi. DZX-105'in bu özelliği, her yıl tedavi şansı kalmayan binlerce hasta için umut ışığı olabilir.<br><br>DZX-105'in en dikkat çeken özelliklerinden biri de hedef odaklı olması. İlacın taşıyıcısı olarak kullanılan özel bir “ev peptidi”, yalnızca kanserli hücrelere yöneliyor. Bu sayede bağışıklık sistemi baskılanmadan ve sağlıklı organlara zarar verilmeden tedavi sağlanabiliyor.<br><br>İnsanlar üzerinde yürütülen 2. Aşama klinik deneylerde de ilacın umut verici sonuçlar verdiği bildirildi. Deneklerin çoğu haftalar içinde tümörlerinde küçülme yaşarken, saç dökülmesi veya mide bulantısı gibi klasik yan etkiler gözlemlenmedi.</p>
<p>Bu yeni yaklaşım, kanseri doğrudan yok etmek yerine hücresel faaliyetlerini durdurarak kontrol altına almayı hedefliyor. Eğer klinik sonuçlar beklendiği gibi ilerlerse, DZX-105 modern onkoloji anlayışını kökten değiştirecek yeni bir dönemin kapılarını aralayabilir.</p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Herkese Uygun Sentetik Kan Geliştirildi</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/herkese-uygun-sentetik-kan-gelistirildi</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/herkese-uygun-sentetik-kan-gelistirildi</guid>
<description><![CDATA[ ABD’nin Boston kentindeki bilim insanları, travma ve acil sağlık hizmetlerinde devrim yaratacak nitelikte bir buluşa imza attı. Araştırmacılar, tüm kan gruplarıyla uyumlu olan ve hiçbir eşleşme gerektirmeyen evrensel sentetik kan geliştirdi. Bu yeni nesil kan ürünü, canlı insan hastalar üzerinde başarıyla test edildi. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202508/image_870x_688eef480d345.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 03 Aug 2025 10:51:54 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Sentetik kan, Kan, Buluş, Yapay kan</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Geliştirilen sentetik kan, tıpkı gerçek alyuvarlar gibi oksijen taşıyabiliyor. Ancak doğal kandan farklı olarak bağışıklık reddi, pıhtılaşma ya da bozulma gibi sorunlar yaratmıyor. Oda sıcaklığında bir yıldan fazla süreyle saklanabilmesi, onu özellikle ambulanslar, askeri operasyonlar ve uzak bölgelerdeki klinikler için ideal hale getiriyor.<br><br>İnsan deneylerinde, ciddi kan kaybı yaşayan travma hastalarına uygulanan sentetik kan, hızlı oksijen iletimi, doku perfüzyonu ve tam hayatta kalma oranları ile dikkat çekti. Tedavide kan grubu eşleştirmesine gerek duyulmaması, acil müdahalelerde zaman kazandırıyor.<br><br>En dikkat çekici yönlerinden biri ise, sentetik kanın sadece insanlar üzerinde değil, farklı hayvan türlerinde de başarıyla kullanılması. A, B, AB ve O dahil olmak üzere tüm kan gruplarında etkinliği kanıtlanan bu yapay kanın, savaş alanları, trafik kazaları ve kan stoklarının yetersiz olduğu durumlar için çığır açıcı bir çözüm sunması bekleniyor.<br><br>FDA’nin 2027 yılına kadar bu ürünü acil tıbbi müdahaleler için onaylaması ve birçok travma ünitesinde geleneksel kan torbalarının yerini alması öngörülüyor. Bu gelişme, modern tıbbın kan tedavisi yaklaşımında yeni bir dönemin başlangıcına işaret ediyor.</p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Emine Erdoğan: “Anne sütü sağlığın ve bağışıklığın sihirli iksiridir”</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/emine-erdogan-anne-sutu-sagligin-ve-bagisikligin-sihirli-iksiridir</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/emine-erdogan-anne-sutu-sagligin-ve-bagisikligin-sihirli-iksiridir</guid>
<description><![CDATA[ Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, 1-7 Ağustos Dünya Emzirme Haftası dolayısıyla yaptığı paylaşımda anne sütünün önemine dikkat çekerek, her annenin bu doğal imkândan faydalanabilmesini temenni etti. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202508/image_870x_688cb15e9a681.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 01 Aug 2025 17:36:33 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Dünya Emzirme Haftası neden kutlanıyor, Emine Erdoğan anne sütüyle ilgili ne mesaj verdi, emzirmenin sağlık üzerindeki etkileri neler, Emine Erdoğan’ın paylaşımında hangi ifadeler öne çıktı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, 1-7 Ağustos Dünya Emzirme Haftası kapsamında sosyal medya hesabı üzerinden bir paylaşım yaptı. Emzirmenin sadece fizyolojik bir ihtiyaç değil, duygusal bir bağlanma süreci olduğuna vurgu yapan Erdoğan, anne sütünün çocuk sağlığı üzerindeki etkilerine dikkat çekti.</p>
<p><span>Paylaşımında, “Emzirme, bir annenin kalbinden doğup bebeğinin ruhuna işleyen en saf sevgidir. Anne sütü, sadece bir besin değil, aynı zamanda sağlığın ve bağışıklığın sihirli iksiridir. Anne ve yavrusunu sarıp sarmalayan bu eşsiz doğal mucizeden, her anne ve bebeğin faydalanmasını diliyorum.” ifadelerine yer verdi.</span></p>
<p><span>Erdoğan’ın açıklaması, anne sütüne erişimin yaygınlaştırılması ve emzirmenin teşvik edilmesine yönelik farkındalık oluşturmayı hedefliyor.</span></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Doğuştan kolu olmayan Mehmet Efe’nin hayali, Gaziantep Büyükşehir Belediyesi&amp;apos;nin protez desteğiyle gerçek oldu</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/dogustan-kolu-olmayan-mehmet-efenin-hayali-gaziantep-buyuksehir-belediyesinin-protez-destegiyle-gercek-oldu</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/dogustan-kolu-olmayan-mehmet-efenin-hayali-gaziantep-buyuksehir-belediyesinin-protez-destegiyle-gercek-oldu</guid>
<description><![CDATA[ Gaziantep’te doğuştan kolu olmayan Mehmet Efe Topraklık, sosyal medya üzerinden yapılan çağrı sonrası Gaziantep Büyükşehir Belediyesi tarafından protez koluna kavuştu. Fatma Şahin’in girişimiyle hayaline ulaşan Mehmet Efe, ilk kez dijital oyun konsoluyla maç oynayarak büyük bir mutluluk yaşadı. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202508/image_870x_688c8785733f6.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 01 Aug 2025 11:03:06 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Mehmet Efe’nin protezi nasıl temin edildi, protez süreci nasıl yürütüldü, Gaziantep Büyükşehir Belediyesi protez desteğini nasıl sağladı, Serkan Bayram Mehmet Efe ile nasıl tanıştı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p data-start="440" data-end="829">Gaziantep Büyükşehir Belediyesi, doğuştan bir kolu olmayan Mehmet Efe Topraklık’ın protez ihtiyacını karşıladı. AK Parti İstanbul Milletvekili Serkan Bayram’ın sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımın ardından harekete geçen Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, Mehmet Efe ve annesini Buğday Tanesi Protez Ortez Yapım ve Uygulama Merkezi’ne davet etti.</p>
<p data-start="831" data-end="1169"><strong data-start="831" data-end="865">Bireysel ölçülerle özel üretim</strong><br data-start="865" data-end="868">Uzman ekipler tarafından yapılan değerlendirmeler sonucunda Mehmet Efe için birebir ölçü alınarak özel bir protez üretildi. Başarılı şekilde uygulanan protezin ardından Mehmet Efe, kendisine hediye edilen Galatasaray formasıyla dijital oyun konsolunda ilk maçını Milletvekili Serkan Bayram ile oynadı.</p>
<p><img src="https://cumha.com.tr/uploads/images/202508/image_870x_688c877717170.webp" alt=""></p>
<p data-start="1171" data-end="1549"><strong data-start="1171" data-end="1218">Şahin: Engelleri kaldırmak boynumuzun borcu</strong><br data-start="1218" data-end="1221">Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, protez uygulaması sonrası yaptığı açıklamada, Mehmet Efe’nin eğitim hayatında hiçbir eksik yaşamadan ilerleyebilmesi için tüm desteği vermeye devam edeceklerini söyledi. Şahin, “Mehmet Efe’leri geleceğe hazırlamak, önündeki tüm engelleri kaldırmak bizim boynumuzun borcu” dedi.</p>
<p data-start="1551" data-end="1899"><strong data-start="1551" data-end="1589">Bayram: Umut olmaya devam edeceğiz</strong><br data-start="1589" data-end="1592">AK Parti İstanbul Milletvekili Serkan Bayram ise kendi hayatından örnekler vererek, yaşadığı süreci anlattı. Bayram, “İnsanlara umut olmamız lazım. Mehmet Efe de ileride Türkiye’de bizi çok iyi yerlerde temsil edecek. Başkan Fatma Şahin’e ve emeği geçen tüm ekiplere teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.</p>
<p data-start="1901" data-end="2141"><strong data-start="1901" data-end="1921">Aileden teşekkür</strong><br data-start="1921" data-end="1924">Protezine kavuşmanın mutluluğunu yaşayan Mehmet Efe, kendisine gösterilen ilgiden dolayı teşekkür etti. Annesi Tuğba Yalçın ise, Belediye Başkanı Fatma Şahin’in desteğinin kendileri için çok değerli olduğunu belirtti.</p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Memduh Büyükkılıç: &amp;apos;&amp;apos;İLDEM&#45;GESİ bölgesi 600 yataklı hastane yatırımı başlıyor&amp;apos;&amp;apos;</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/memduh-buyukkilic-ildem-gesi-boelgesi-600-yatakli-hastane-yatirimi-basliyor</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/memduh-buyukkilic-ildem-gesi-boelgesi-600-yatakli-hastane-yatirimi-basliyor</guid>
<description><![CDATA[ Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç, İldem-Gesi bölgesine yapılacak 600 yataklı hastane için 90 bin metrekarelik arsanın tahsis edildiğini açıkladı. Bakanlık onayıyla hayata geçecek proje, doğu bölgelerindeki sağlık altyapısını güçlendirerek Kayseri Şehir Hastanesi&#039;nin yükünü azaltmayı hedefliyor. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202507/image_870x_688bce18909fb.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 01 Aug 2025 06:24:14 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>İldem-Gesi’ye yapılacak hastane kaç yataklı olacak, hastane yatırımı hangi kurumların iş birliğiyle gerçekleşiyor, yeni sağlık tesisi hangi ihtiyacı karşılayacak, Kayseri&#039;nin doğu bölgesindeki sağlık altyapısı nasıl güçlendirilecek</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p data-start="430" data-end="870">Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, İldem-Gesi bölgesinde yapımı süren içme suyu deposu şantiyesinde yaptığı incelemeler sırasında bölgeye yönelik önemli bir sağlık yatırımı müjdesini duyurdu. Büyükkılıç, Kayseri'nin doğuya doğru geliştiğini ve bu büyümeyi kamu yatırımlarıyla desteklediklerini belirterek, 600 yataklı yeni bir hastane için 90 bin metrekarelik arsanın tahsis edildiğini açıkladı.</p>
<p data-start="872" data-end="1296"><strong data-start="872" data-end="897">Bakanlık onayı alındı</strong><br data-start="897" data-end="900">Yeni hastane projesinin Sağlık Bakanlığı tarafından onaylandığını vurgulayan Büyükkılıç, sürecin Milli Eğitim Bakanlığı ve Milli Emlak'ın iş birliğiyle tamamlandığını söyledi. Arsanın tahsisi konusunda Milli Eğitim Bakanı Prof. Dr. Yusuf Tekin’in destek verdiğini belirten Büyükkılıç, “Milli Emlak’ımızın onayıyla bu süreç tamamlandı. 600 yataklı hastanemiz için artık resmi adımlar atıldı” dedi.</p>
<p data-start="1298" data-end="1630"><strong data-start="1298" data-end="1335">Şehir Hastanesi’nin yükü azalacak</strong><br data-start="1335" data-end="1338">Gesi-İldem bölgesine kurulacak sağlık tesisi ile özellikle Kayseri Şehir Hastanesi’ne yönelen yoğunluğun azaltılması hedefleniyor. Büyükkılıç, bu yeni yatırımın bölge halkının sağlık hizmetlerine erişimini kolaylaştıracağını ve şehir genelinde sağlık altyapısına katkı sağlayacağını belirtti.</p>
<p data-start="1632" data-end="2037"><strong data-start="1632" data-end="1665">“Uyum ve dayanışmanın örneği”</strong><br data-start="1665" data-end="1668">Büyükkılıç, merkezi yönetim ile yerel yönetim arasında uyumun bu tür yatırımlarla somutlaştığını vurgulayarak, “İktidar ile yerel yönetim dayanışmasının en güzel örnekleri burada sergileniyor” ifadelerini kullandı. Açıklamasında Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu’na, Milli Eğitim Bakanı Prof. Dr. Yusuf Tekin’e ve sürece katkı sunan tüm yetkililere teşekkür etti.</p>
<p data-start="2039" data-end="2166">Yeni hastanenin tamamlanmasıyla birlikte İldem ve Gesi bölgelerinin sağlık, sosyal ve ekonomik canlılığının artması bekleniyor.</p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Tellür İmplantıyla Görme Yetisi Geri Kazanıldı: İnsanlar İçin Umut Işığı</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/tellur-implantiyla-goerme-yetisi-geri-kazanildi-insanlar-icin-umut-isigi</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/tellur-implantiyla-goerme-yetisi-geri-kazanildi-insanlar-icin-umut-isigi</guid>
<description><![CDATA[ Modern tıbbın en büyük hedeflerinden biri olan görme yetisini geri kazandırma konusunda önemli bir gelişme yaşandı. Bilim insanları, son dönemde yapılan araştırmalarda “tellür implantı” adı verilen yeni bir teknolojinin, görme kaybı yaşayan primatlar ve farelerde başarılı sonuçlar verdiğini duyurdu. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202508/image_870x_688c1aa47df54.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 01 Aug 2025 06:24:07 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Tellor implantı, Görme, Körlük tedavisi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Yüksek iletkenliğe sahip tellür elementinden geliştirilen bu özel implant, retina hasarını onarmada umut vadeden bir yöntem olarak öne çıkıyor. Deneysel uygulamalarda, göz sinirlerine entegre edilen bu minik cihaz sayesinde hayvanların görsel tepkiler verdiği gözlemlendi.<br><br>Uzmanlar, bu teknolojinin insan denemelerine geçilmesi halinde milyonlarca görme kaybı yaşayan kişiye umut olabileceğini belirtiyor. Araştırmacılar, önümüzdeki yıllarda klinik çalışmaların başlamasıyla birlikte görme engellilere yeni bir yaşam kalitesi sunulabileceğini ifade ediyor.<br><br>Görme yetisinin teknoloji destekli bu tür biyomedikal gelişmelerle yeniden kazanılması, tıp dünyasında heyecanla karşılandı. Tellür implantı, yapay retina sistemlerinden sonra nöroteknoloji alanında çığır açan bir gelişme olarak değerlendiriliyor.</p>
<p></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Denizli Belediye Başkanı Çavuşoğlu: &amp;quot;Göktürk&amp;apos;e uzatacağınız her el umut olacak&amp;quot;</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/denizli-belediye-baskani-cavusoglu-goekturke-uzatacaginiz-her-el-umut-olacak</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/denizli-belediye-baskani-cavusoglu-goekturke-uzatacaginiz-her-el-umut-olacak</guid>
<description><![CDATA[ DMD hastalığıyla mücadele eden 2,5 yaşındaki Göktürk İlgün’ü ailesiyle birlikte ağırlayan Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu, toplumsal dayanışma çağrısı yaptı. Çavuşoğlu, Göktürk’ün sağlığına kavuşması için destek istedi. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202507/image_870x_688b3085289bc.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 31 Jul 2025 09:47:27 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>DMD hastalığı nedir, Göktürk İlgün için nasıl destek verilebilir, Başkan Çavuşoğlu’nun çağrısında ne vurgulandı, bağış süreci nasıl yürütülüyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p data-start="359" data-end="684">Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu, Duchenne Musküler Distrofi (DMD) hastalığıyla mücadele eden 2,5 yaşındaki Göktürk İlgün ve ailesini belediyede misafir etti. Küçük Göktürk’le yakından ilgilenen Başkan Çavuşoğlu, hem aileye moral verdi hem de kamuoyuna destek çağrısında bulundu.</p>
<p data-start="686" data-end="1088"><strong data-start="686" data-end="717">Toplumsal dayanışma vurgusu</strong><br data-start="717" data-end="720">Ziyaret sırasında Göktürk’ün tedavi süreci hakkında bilgi alan Başkan Çavuşoğlu, DMD hastalığına karşı verilen mücadelenin toplumsal dayanışma ile anlam kazanabileceğini ifade etti. Çavuşoğlu, “Göktürk’ün yaşama tutunabilmesi için herkesin ilgisine ve desteğine ihtiyacı var. Göktürk kardeşimize uzatacağınız her el, onun geleceğe umutla bakmasını sağlayacaktır” dedi.</p>
<p data-start="1090" data-end="1473"><strong data-start="1090" data-end="1139">“Birlikte güzel bir hayat armağan edebiliriz”</strong><br data-start="1139" data-end="1142">Ailenin yaşadığı zorluklara dikkat çeken Başkan Çavuşoğlu, “Bu süreçte ‘biz’ diyebilen insanların dayanışmasına ihtiyacımız var. Gelin el birliğiyle Göktürk’ün mutlu bir yaşam sürmesini sağlayalım. DMD ile mücadele eden tüm çocuklarımızın ve ailelerinin sağlıklı ve umut dolu bir hayata kavuşmasını diliyorum” ifadelerini kullandı.</p>
<p data-start="1475" data-end="1699"><strong data-start="1475" data-end="1511">Bağış hesap bilgileri paylaşıldı</strong><br data-start="1511" data-end="1514">Valilik onayıyla paylaşılan destek hesapları üzerinden Göktürk’e bağış yapılabileceği belirtildi. Bağış için kullanılabilecek IBAN numaraları ve alıcı adı bilgisi kamuoyuyla paylaşıldı.</p>
<p data-start="1701" data-end="1978"><strong data-start="1701" data-end="1733">DMD hastalığı hakkında bilgi</strong><br data-start="1733" data-end="1736">Duchenne Musküler Distrofi (DMD), genetik kaynaklı bir kas hastalığı olup genellikle erkek çocuklarda görülür. Kasları zamanla zayıflatan bu hastalık, distrofin proteininin eksikliği nedeniyle oluşur ve fiziksel hareket kabiliyetini kısıtlar.</p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Prof. Dr. Ömer Faruk Şendur: “Her fazla eşya, omurganız için potansiyel bir tehdit”</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/prof-dr-omer-faruk-sendur-her-fazla-esya-omurganiz-icin-potansiyel-bir-tehdit</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/prof-dr-omer-faruk-sendur-her-fazla-esya-omurganiz-icin-potansiyel-bir-tehdit</guid>
<description><![CDATA[ Valiz hazırlarken yapılan hatalar omurga sağlığını ciddi biçimde riske atabiliyor. Medicana Sağlık Grubu&#039;ndan Prof. Dr. Ömer Faruk Şendur, seyahate çıkarken nasıl valiz hazırlanması gerektiğini anlattı; doğru taşıma tekniklerinden özel destek ürünlerine kadar birçok öneri sundu. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202507/image_870x_6889dc9715553.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 31 Jul 2025 06:47:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Valiz taşırken omurga nasıl korunmalı, seyahat için hangi destek ürünleri öneriliyor, ağır valizler vücuda nasıl zarar veriyor, uzun süren bel ağrısında ne yapılmalı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p data-start="397" data-end="719">Tatil veya iş amaçlı seyahatlerde valiz hazırlama süreci, omurga sağlığı üzerinde doğrudan etkili olabiliyor. Medicana Sağlık Grubu Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Bölümü’nden Prof. Dr. Ömer Faruk Şendur, valiz hazırlarken yapılan yaygın hatalara dikkat çekerek, omurgayı koruyacak ipuçlarını sıraladı.</p>
<p data-start="721" data-end="925">Valiz seçiminin, taşıma biçiminin ve içerik planlamasının omurga sağlığı açısından belirleyici olduğunu belirten Prof. Dr. Şendur, “Her ekstra ağırlık, omurganız için potansiyel bir tehdit demektir” dedi.</p>
<p data-start="927" data-end="1355"><strong data-start="927" data-end="966">Doğru valiz seçimi omurgayı koruyor</strong><br data-start="966" data-end="969">Hafif, tekerlekli ve ergonomik valizlerin tercih edilmesi gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Şendur, “Valizin kendi ağırlığı düşük olmalı. Çekme kolu boyunuza uygun olmalı ve rahatça çekilebilmeli. Sırt çantası tercih ediliyorsa, bel ve göğüs kayışları bulunan ve sırt desteği sağlayan modeller seçilmeli. Bu detaylar, ağırlığın vücuda dengeli dağılmasına yardımcı olur” şeklinde konuştu.</p>
<p data-start="1357" data-end="1658"><strong data-start="1357" data-end="1389">Eşyaları dengeli yerleştirin</strong><br data-start="1389" data-end="1392">Valiz içi düzenlemenin de omurgaya binen yükü doğrudan etkilediğini belirten Şendur, “En ağır eşyaları valizin tabanına yerleştirin. Bu, dengeyi artırır. Eşyalar valizin iki yanına eşit şekilde dağıtılmalı. İhtiyaç dışı hiçbir eşya taşınmamalı” ifadelerini kullandı.</p>
<p data-start="1660" data-end="2064"><strong data-start="1660" data-end="1686">Taşıma şekli de önemli</strong><br data-start="1686" data-end="1689">Valizi taşırken doğru tekniklerin kullanılmasının büyük önem taşıdığını vurgulayan Prof. Dr. Şendur, “Dizlerinizi bükerek squat pozisyonunda eğilin ve sırtınızı düz tutarak valizi vücudunuza yakın konumda kaldırın. İki elle taşıma, yükün dengeli dağılmasını sağlar. Sırt çantasında omuz askılarının sıkılığı iyi ayarlanmalı, bel ve göğüs kemerleri mutlaka kullanılmalı” dedi.</p>
<p data-start="2066" data-end="2404"><strong data-start="2066" data-end="2112">Destek ürünler seyahat konforunu artırıyor</strong><br data-start="2112" data-end="2115">Uzun yolculuklar için önerilen bazı destek ürünlerini de paylaşan Şendur, ortopedik boyun yastığı, bel destek yastığı, ortopedik tabanlı ayakkabılar, sıcak/soğuk kompres jelleri ve doktor tavsiyesiyle kullanılabilecek bel korselerinin valizde bulundurulmasının fayda sağlayacağını söyledi.</p>
<p data-start="2406" data-end="2816"><strong data-start="2406" data-end="2449">Ağrılar uzun sürerse uzman desteği şart</strong><br data-start="2449" data-end="2452">Ağır valiz taşımak sonucu omurga üzerinde disk hasarı, kas spazmları, duruş bozuklukları ve sinir sıkışmaları gibi ciddi sorunlar gelişebileceğini hatırlatan Şendur, “Kısa süreli bel ağrıları genelde dinlenerek geçebilir. Ancak ağrı bir haftadan uzun sürüyor, şiddetleniyor veya nörolojik belirtilerle birlikte görülüyorsa mutlaka bir hekime başvurulmalıdır” dedi.</p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Tulane Üniversitesi&amp;apos;nden Umut Veren İlaç: Karaciğer Hastalıklarına ve Kansere Karşı &amp;quot;Zombi Hücreler&amp;quot; Hedef Alınıyor</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/tulane-universitesinden-umut-veren-ilac-karaciger-hastaliklarina-ve-kansere-karsi-zombi-hucreler-hedef-aliniyor</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/tulane-universitesinden-umut-veren-ilac-karaciger-hastaliklarina-ve-kansere-karsi-zombi-hucreler-hedef-aliniyor</guid>
<description><![CDATA[ Tulane Üniversitesi’nden bilim insanları, karaciğer hastalıkları ve kansere karşı devrim niteliğinde bir tedavi yöntemi geliştirdi. Araştırmacılar, metabolik disfonksiyonla ilişkili steatotik karaciğer hastalığında (MASLD) rol oynayan ve “zombi hücreleri” olarak bilinen yaşlanmış hücreleri hedef alan yeni bir ilaç üzerinde çalışıyor. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202507/image_870x_688a3fb8d681c.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 31 Jul 2025 06:46:55 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Kanser, Karaciğer hastalığı, Tedavi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>“Zombi hücreleri” olarak adlandırılan bu hücreler, bölünmeyi durdursa da ölmez; toksin ve iltihap salgılayarak çevre dokulara zarar verir. MASLD'nin yanı sıra obezite ve diyabet gibi yaygın metabolik rahatsızlıklarla da bağlantılı oldukları biliniyor. Bu durum, dünya genelinde yetişkinlerin yaklaşık %38’ini etkiliyor.<br><br>Araştırmada kullanılan ve “753b” adı verilen yeni ilaç, zombi hücrelerinin yaşamını sürdürebilmek için ihtiyaç duyduğu iki temel proteini hedef alıyor. Tulane Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden Dr. Liya Pi’nin liderliğindeki ekip, fareler üzerinde yaptıkları deneylerde ilacın yağ birikimini azalttığını, yara dokusunu gerilettiğini ve hatta karaciğer tümörlerini küçülttüğünü ortaya koydu.<br><br>Dr. Pi, “Bu bileşimin yüksek verimlilikle çalıştığını gösteren ilk çalışmadır. Sadece hastalığı yavaşlatmakla kalmaz, aynı zamanda ilerlemesini de engeller,” ifadelerini kullandı.753b, “senolitik” adı verilen ve sağlıklı hücrelere zarar vermeden yalnızca yaşlanmış zararlı hücreleri ortadan kaldırmak üzere tasarlanmış yeni bir ilaç sınıfının üyesi. Araştırmacılar, ilacın hastalar üzerinde kullanılabilmesi için daha fazla çalışmaya ihtiyaç olduğunu vurgulasa da, erken aşama sonuçlar son derece umut verici görünüyor.<br><br>Bu gelişme, karaciğer hastalıklarını ve bazı kanser türlerini henüz ilerlemeden, hücresel düzeyde önleyebilecek tedavilerin önünü açabilir.<br><br>Kaynak:<br>Esnet, Andrew. “Yeni İlaçlar, Karaciğer Hastalığını, Kanseri Önlemeye Çalışan ‘Zombi Hücreleri’ Hedef Alıyor.” Tulane Üniversitesi Haberleri, 8 Temmuz 2025.</p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Sağlık&#45;Sen Başkanı Mahmut Faruk Doğan: &amp;quot;Hekimin nöbet ücreti 168 TL, bu tablo hakkaniyetten uzaktır&amp;quot;</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/saglik-sen-baskani-mahmut-faruk-dogan-hekimin-noebet-ucreti-168-tl-bu-tablo-hakkaniyetten-uzaktir</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/saglik-sen-baskani-mahmut-faruk-dogan-hekimin-noebet-ucreti-168-tl-bu-tablo-hakkaniyetten-uzaktir</guid>
<description><![CDATA[ Sağlık-Sen 8. Dönem Toplu Sözleşme taleplerini açıkladı. Genel Başkan Mahmut Faruk Doğan, sağlık ve sosyal hizmet çalışanlarının ekonomik kayıplarına dikkat çekerek refah payı, seyyanen zam ve nöbet ücretlerinde artış gibi taleplerin kamu işveren heyetine iletildiğini duyurdu. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202507/image_870x_6889d9e1792a6.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 30 Jul 2025 05:38:19 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Sağlık çalışanlarının 2026 yılı zam talepleri neler, nöbet ücretlerinde hangi artışlar isteniyor, gece çalışma tazminatı nasıl uygulanmalı, sağlık meslek gruplarının ek göstergeleri ne kadar artırılmalı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p></p>
<p data-start="439" data-end="805"><strong data-start="439" data-end="472">Toplu sözleşme süreci başladı</strong><br data-start="472" data-end="475">Sağlık ve Sosyal Hizmet Çalışanları Sendikası (Sağlık-Sen), 8. Dönem Toplu Sözleşme taleplerini kamuoyuyla paylaştı. Memur-Sen Genel Merkezi’nde düzenlenen toplantıda konuşan Sağlık-Sen Genel Başkanı Mahmut Faruk Doğan, 850 bini aşkın sağlık ve sosyal hizmet çalışanı adına taleplerini kamu işveren heyetine sunduklarını belirtti.</p>
<p data-start="807" data-end="1144"><strong data-start="807" data-end="844">Gelir kaybı ve vergi yükü vurgusu</strong><br data-start="844" data-end="847">Toplantıda konuşan Doğan, sağlık çalışanlarının alım gücünün düştüğünü, vergi yükünün büyük ölçüde ücretli kesimlerin üzerine bindiğini ifade etti. Nöbet ücretlerinin yetersizliğine dikkat çeken Doğan, temmuz itibarıyla bir hemşirenin 116 TL, bir hekimin ise 168 TL nöbet ücreti aldığını belirtti.</p>
<p data-start="1146" data-end="1391"><strong data-start="1146" data-end="1178">Talepler kamuoyuna açıklandı</strong><br data-start="1178" data-end="1181">Doğan, taleplerin yaklaşık 10 aylık saha çalışması, anketler, çalıştaylar ve meslek örgütleriyle yapılan görüşmeler sonucunda hazırlandığını söyledi. 77 madde halinde iletilen talepler arasında şunlar yer aldı:</p>
<ul data-start="1393" data-end="1989">
<li data-start="1393" data-end="1497">
<p data-start="1395" data-end="1497">2026 yılının ilk yarısı için taban aylığa 10.000 TL seyyanen zam, %10 refah payı ve %25 oranında zam</p>
</li>
<li data-start="1498" data-end="1575">
<p data-start="1500" data-end="1575">Nöbet ücretlerinin hesaplamasında gösterge rakamlarının 2 kat artırılması</p>
</li>
<li data-start="1576" data-end="1611">
<p data-start="1578" data-end="1611">Gece çalışma tazminatı ödenmesi</p>
</li>
<li data-start="1612" data-end="1656">
<p data-start="1614" data-end="1656">Ek ödeme tavan oranlarının yükseltilmesi</p>
</li>
<li data-start="1657" data-end="1736">
<p data-start="1659" data-end="1736">Tüm sağlık meslek mensuplarının taban ödeme katsayılarının %100 artırılması</p>
</li>
<li data-start="1737" data-end="1824">
<p data-start="1739" data-end="1824">Giyim yardımının yılda iki kez verilmesi ve özel görev kıyafeti olarak düzenlenmesi</p>
</li>
<li data-start="1825" data-end="1885">
<p data-start="1827" data-end="1885">Üniversite hastanesi çalışanlarına tayin hakkı tanınması</p>
</li>
<li data-start="1886" data-end="1989">
<p data-start="1888" data-end="1989">Yardımcı hizmetler sınıfının kaldırılarak, çalışanların teknik veya idari hizmet sınıfına geçirilmesi</p>
</li>
</ul>
<p data-start="1991" data-end="2251"><strong data-start="1991" data-end="2020">"Gece mesaisi aynı değil"</strong><br data-start="2020" data-end="2023">Doğan, gece çalışan personelin daha fazla yıprandığını belirterek gece tazminatı talebinde ısrarcı olduklarını dile getirdi. “Gece çalışan hekimin, hemşirenin, ebenin sorunları farklıdır. Bu nedenle gece tazminatı şarttır” dedi.</p>
<p data-start="2253" data-end="2527"><strong data-start="2253" data-end="2294">"Sahadaki emeğin karşılığı verilmeli"</strong><br data-start="2294" data-end="2297">Normal doğum eylem planında görev alan ebelerin ve yoğun bakımda çalışan hemşirelerin yükünü anlatan Doğan, “Ebenin gecenin üçünde gösterdiği emeğin, yoğun bakımdaki hemşirenin nöbetinin bir karşılığı olmalı” ifadelerini kullandı.</p>
<p data-start="2529" data-end="2801"><strong data-start="2529" data-end="2574">Ek göstergeler ve emeklilik düzenlemeleri</strong><br data-start="2574" data-end="2577">Sağlık-Sen, birinci dereceye düşen tüm memurlara 3600, hekimlere ise 7200 ek gösterge verilmesini talep etti. Ayrıca, nöbet ücreti ve ek ödemeler dahil olmak üzere tüm ödemelerin emekliliğe yansıtılması gerektiği belirtildi.</p>
<p data-start="2803" data-end="3118"><strong data-start="2803" data-end="2857">Toplu sözleşme teklifleri Sağlık-Sen web sitesinde</strong><br data-start="2857" data-end="2860">Toplu sözleşme tekliflerinin detaylarının Sağlık-Sen'in resmi internet sitesinde yayımlandığı açıklandı. Doğan, tekliflerin tüm branşları kapsadığını vurgulayarak toplu sözleşme sürecinin tüm sağlık çalışanları için hayırlı sonuçlar getirmesini temenni etti.</p>
<hr data-start="3120" data-end="3123">
<p data-start="3125" data-end="3344"><strong data-start="3125" data-end="3137"></strong></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kemal Memişoğlu: “Akut hepatit geçiren çocuk sayısı yüzlerden beşin altına düştü”</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/kemal-memisoglu-akut-hepatit-geciren-cocuk-sayisi-yuzlerden-besin-altina-dustu</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/kemal-memisoglu-akut-hepatit-geciren-cocuk-sayisi-yuzlerden-besin-altina-dustu</guid>
<description><![CDATA[ Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Dünya Hepatit Günü etkinliğinde yaptığı konuşmada, hepatit farkındalığının ve erken aşılamanın bulaşıcı hastalıklarla mücadelede kritik rol oynadığını belirtti. Aşılama sayesinde 5 yaş altı çocuklarda akut hepatit vakalarının büyük ölçüde azaldığını vurgulayan Memişoğlu, toplumun sağlık kültürüne katkı sunmasının önemine dikkat çekti. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202507/image_870x_6887d66f16e7d.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 29 Jul 2025 18:48:58 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Dünya Hepatit Günü Etkinliği Ankara’da Düzenlendi</strong><br>28 Temmuz 2025 Pazartesi günü Ankara Bilkent Şehir Hastanesinde gerçekleştirilen Dünya Hepatit Günü Farkındalık Etkinliği’ne Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu katıldı. Etkinlikte yaptığı konuşmada, hepatitle mücadelede toplumun bilgilendirilmesinin önemine değindi.</p>
<p>“Bu günü, toplumun hepatit konusundaki kültürünü ve bilincini artırma günü olarak kutluyoruz” diyen Memişoğlu, bulaşıcı hastalıklarla mücadelenin yüzyılı aşkın süredir sürdüğünü, son yıllarda ise büyük başarılar elde edildiğini belirtti.</p>
<p><img src="https://cumha.com.tr/uploads/images/202507/image_870x_6887d66f16e7d.webp" alt=""></p>
<p><strong>Aşılar ve Erken Mücadeleyle Vaka Sayısında Büyük Düşüş</strong><br>Memişoğlu, hepatit aşılarının Türkiye’de 1998 yılında uygulanmaya başlandığını ve 2012 itibarıyla tüm çocuklara ücretsiz sunulduğunu hatırlattı. Aşılama politikalarının olumlu etkilerine dikkat çeken Memişoğlu, 2000’li yılların başında yılda yüzlerce olan 5 yaş altı akut hepatit vaka sayısının bugün beşin altına düştüğünü söyledi.<br>“Hepatit, bulaşma yolları nedeniyle hijyen, kan ürünleri ve yaşam alışkanlıklarıyla doğrudan ilişkili. Bu yüzden toplumun bilinçli hareket etmesi hayati önemde” dedi.</p>
<p><img src="https://cumha.com.tr/uploads/images/202507/image_870x_6887d644574b7.webp" alt=""></p>
<p><strong>Hedef: Toplumdan Hepatiti Elimine Etmek</strong><br>Bakan Memişoğlu, 2018-2024 yılları arasında yürütülen eylem planının ardından yeni dönemde hepatitin toplumdan tamamen elimine edilmesinin hedeflendiğini açıkladı.<br>“Kronik hepatit vakalarının tedavi edilebilir hale gelmesi ve bulaş riskinin düşmesi mümkün. Bu başarıyı erken aşılamayla ve halk sağlığı bilinciyle sağlayabiliriz” dedi.</p>
<p><strong>Koruyucu Sağlık Politikası ve ‘Sağlıklı Türkiye’ Vurgusu</strong><br>Konuşmasında, “Sağlıklı Türkiye” vizyonuna da değinen Memişoğlu, sağlık hizmetlerinin sadece tedaviye değil, koruyuculuğa odaklanarak yapılandırıldığını söyledi.<br>“Koruyan, geliştiren ve üreten sağlık sistemiyle sadece hasta olanı değil, henüz hastalanmamış bireyi de korumayı hedefliyoruz” açıklamasında bulundu.</p>
<p><img src="https://cumha.com.tr/uploads/images/202507/image_870x_6887d6529aec5.webp" alt=""></p>
<p><strong>Türkiye’nin Sağlık Sistemi Küresel Örnek Olacak</strong><br>Memişoğlu, Türkiye'nin sağlık altyapısı ve insan gücüyle dünyanın en iyi sağlık hizmetini sunduğunu vurguladı.<br>“Hem kendi vatandaşlarımıza hem de dünyanın dört bir yanındaki insanlara sağlık hizmeti sunmayı sürdüreceğiz. İyiliğin ve adanmışlığın temsilcisi olarak çalışmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.</p>
<p>Etkinlikte ayrıca, Ankara Bilkent Şehir Hastanesi Koordinatör Başhekimi Prof. Dr. Levent Öztürk ile Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji İdari ve Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Rahmet Güner de konuşmalar yaptı.</p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Japon Bilim İnsanlarından Alzheimer’a Umut: Farelerde Hafıza Geriletildi, Normal Seviyeye Döndü</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/japon-bilim-insanlarindan-alzheimera-umut-farelerde-hafiza-geriletildi-normal-seviyeye-doendu</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/japon-bilim-insanlarindan-alzheimera-umut-farelerde-hafiza-geriletildi-normal-seviyeye-doendu</guid>
<description><![CDATA[ Japonya’da Alzheimer hastalığına karşı umut vadeden bir gelişme yaşandı. Okinawa Bilim ve Teknoloji Enstitüsü’nden (OIST) araştırmacıların öncülüğündeki ekip, Alzheimer’ın temel belirtilerini laboratuvar farelerinde tersine çevirmeyi başardı. Farelerin hafıza ve düşünme becerileri, sağlıklı bireylerle aynı seviyeye getirildi. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202507/image_870x_6887c9d5495e8.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 29 Jul 2025 18:48:58 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Japon bilim insanları, Alzheimer hastalığı beyinde nasıl ilerliyor, Alzheimer</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Bilim insanları bu başarıyı, sentetik bir peptit sayesinde elde etti. Bu özel olarak tasarlanmış mini protein, farelerin burnuna damlatılarak verildi. Peptit, beyin hücrelerinin birbiriyle iletişim kurduğu sinapslarda meydana gelen hasarı onardı.<br><br>Alzheimer hastalığında, beyinde tau adlı proteinlerin birikimi önemli rol oynuyor. Bu zararlı kümeler, beyin hücreleri arası iletişimde kritik bir enzim olan dinaminin işleyişini bozarak sinapslara zarar veriyor. Japon araştırmacılar geliştirdikleri peptit sayesinde tau proteinlerinin dinaminle etkileşimini engelledi. Erken dönemde yapılan bu müdahale, farelerin öğrenme ve hafıza kabiliyetlerini yeniden kazanmalarını sağladı.<br><br>Araştırmacılar bu buluşun insanlara uygulanabilmesi için uzun yıllar sürecek klinik testlere ihtiyaç olduğunu vurgularken, yine de iyimser olduklarını ifade etti. Japonya gibi yaşlı nüfus oranı yüksek olan ülkeler, Alzheimer’a yönelik etkili tedavi yöntemlerini desteklemeye hazır.<br><br>Araştırma ekibinden bir bilim insanı sürecin önemine dikkat çekerek, “Bu tedavi bizim anne babamıza yetişemeyebilir ama eğer başarılı olursa, gelecekte bizi koruyabilir,” dedi.</p>
<p><img src="https://cumha.com.tr/uploads/images/202507/image_870x_6887c9f831b1d.webp" alt=""></p>
<p></p>
<p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Yoga Uzmanı Berna Sonar: “Yoga, Zihinsel ve Bedensel Dengenin Anahtarıdır”</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/yoga-uzmani-berna-sonar-yoga-zihinsel-ve-bedensel-dengenin-anahtaridir</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/yoga-uzmani-berna-sonar-yoga-zihinsel-ve-bedensel-dengenin-anahtaridir</guid>
<description><![CDATA[ Yetişkin ve çocuklara yönelik yoga eğitimi veren uzman isim Berna Sonar, yoga pratiğinin hem fiziksel hem de psikolojik faydalarına dikkat çekti. Yoga&#039;nın yalnızca bedeni esneten bir egzersiz değil, aynı zamanda ruhsal dengeyi destekleyen bir yaşam pratiği olduğunu belirten Sonar, “Yoga bizi hem bedenimizle hem de zihnimizle yeniden tanıştırır” dedi. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202507/image_870x_6887c6c916624.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 29 Jul 2025 18:48:58 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Berna Sonar, Berna Sonar kimdir, Çocuk yogası, Yetişkin yogası, Yoganın faydaları</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Sonar, düzenli yoga yapmanın yaşam kalitesini artırdığını ifade ederek, neden yoga yapılması gerektiğini yedi başlıkta özetledi:<br><br>1. Stresi Azaltıyor:<br>Yoga, nefes teknikleri ve farkındalık temelli uygulamalarla sinir sistemini rahatlatıyor, stres hormonu olarak bilinen kortizol seviyesini düşürüyor. Böylece günlük yaşamda karşılaşılan kaygılarla başa çıkmak kolaylaşıyor.<br><br>2. Esnekliği ve Duruşu İyileştiriyor:<br>Farklı yoga pozları kasları nazikçe uzatarak vücuttaki esnekliği artırıyor. Bu sayede postür düzeliyor, omurga sağlığı destekleniyor.<br><br>3. Kas Gücü ve Dengeyi Geliştiriyor:<br>Yoga yalnızca esneklik değil, aynı zamanda kas gücünü de artırıyor. Özellikle denge odaklı duruşlar, bedeni daha kontrollü ve farkında bir şekilde kullanmayı sağlıyor.<br><br>4. Nefes Kalitesini Yükseltiyor:<br>Pranayama olarak adlandırılan nefes egzersizleri ile solunum derinleşiyor, akciğer kapasitesi artıyor. Bu durum hem fiziksel enerjiyi artırıyor hem de zihinsel berraklığı güçlendiriyor.</p>
<p>5. Zihinsel Odaklanmayı Destekliyor:<br>Meditasyonla birleşen yoga uygulamaları zihni yatıştırıyor, dikkat dağınıklığını azaltıyor. Bu da karar alma süreçlerine olumlu katkı sağlıyor.<br><br>6. Uyku Kalitesini Artırıyor:<br>Yin ve restoratif gibi yavaş tempolu yoga türleri, sinir sistemini gevşeterek uykuya geçişi kolaylaştırıyor ve gece uykusunun derinleşmesine yardımcı oluyor.<br><br>7. Duygusal Denge Sağlıyor:<br>Yoga sayesinde bireyler duygularıyla daha sağlıklı ilişkiler kurmayı öğreniyor. Öz şefkat ve içsel farkındalık gelişiyor; bu da genel ruh haline olumlu yansıyor.<br><br>Sonar, “Yoga hem fiziksel sağlığı destekler hem de zihinsel huzuru artırır. Kısacası yoga, yaşam kalitesini bütünsel olarak yükseltir” diyerek sözlerini tamamladı.</p>
<p><img src="https://cumha.com.tr/uploads/images/202507/image_870x_6887c6ecf3334.webp" alt=""></p>
<p></p>
<p></p>
<p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Tıpta Devrim: Kalp Kapağı Boyundan Değiştirildi!</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/tipta-devrim-kalp-kapagi-boyundan-degistirildi</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/tipta-devrim-kalp-kapagi-boyundan-degistirildi</guid>
<description><![CDATA[ ABD&#039;nin önde gelen sağlık kuruluşlarından Cleveland Clinic&#039;te, Dr. Marijan Koprivanac liderliğindeki cerrahi ekip, kalp cerrahisinde çığır açan bir başarıya imza attı. Ekip, dünyada ilk kez bir hastanın aort kapağını, boyundan yapılan küçük bir kesi ile değiştirmeyi başardı. Bu yenilikçi yöntemle göğüs kafesi tamamen kapalı kaldı, büyük kesilere ihtiyaç duyulmadı. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202507/image_870x_6887912b76ad7.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 29 Jul 2025 18:48:58 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Kalp, Ameliyat, Devrim</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>ABD'nin önde gelen sağlık kuruluşlarından Cleveland Clinic'te, Dr. Marijan Koprivanac liderliğindeki cerrahi ekip, kalp cerrahisinde çığır açan bir başarıya imza attı. Ekip, dünyada ilk kez bir hastanın aort kapağını, boyundan yapılan küçük bir kesi ile değiştirmeyi başardı. Bu yenilikçi yöntemle göğüs kafesi tamamen kapalı kaldı, büyük kesilere ihtiyaç duyulmadı.<br><br>Operasyon, gelişmiş robotik cerrahi teknolojileri ve “robotik timus bezi çıkarımı” prosedüründen ilham alınarak gerçekleştirildi. Cerrahlar yalnızca dört küçük kesi kullanarak işlemi tamamladı. Böylece hastalarda ağrı, enfeksiyon ve komplikasyon riski minimuma indirildi.<br><br>İyileşme süresi ise şaşırtıcı derecede kısa oldu. Ameliyat geçiren hastalardan biri, yalnızca bir hafta içinde yeniden koşmaya başladı.<br><br>Uzmanlar, bu yöntemle kalp ameliyatlarında yeni bir dönemin başlayabileceğini belirtiyor. Önümüzdeki süreçte hedefler arasında operasyon süresini daha da kısaltmak ve bu tekniği dünya genelindeki diğer cerrahi merkezlere yaymak yer alıyor.<br><br>Tıpta daha az risk, daha hızlı iyileşme ve hastalar için konforlu bir gelecek artık daha yakın görünüyor.</p>
<p><img src="https://cumha.com.tr/uploads/images/202507/image_870x_688790f90af49.webp" alt=""></p>
<p></p>
<p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Prof. Dr. Serhan Sakarya: &amp;quot;Türkiye’de her 100 kişiden 24’ünde hepatit görülüyor&amp;quot;</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/prof-dr-serhan-sakarya-turkiyede-her-100-kisiden-24unde-hepatit-goeruluyor</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/prof-dr-serhan-sakarya-turkiyede-her-100-kisiden-24unde-hepatit-goeruluyor</guid>
<description><![CDATA[ 28 Temmuz Dünya Hepatit Günü kapsamında açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Serhan Sakarya, hepatit hastalığının bulaş yollarına ve önlenme yöntemlerine dikkat çekti. Türkiye’de her 100 kişiden 24’ünde hepatit görüldüğünü belirten Sakarya, hastalığın tedavi edilmediğinde siroz veya kanser gibi ciddi sonuçlar doğurabileceğini vurguladı. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202507/image_870x_68873b4812f8b.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 28 Jul 2025 17:29:51 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Türkiye’de hepatit hangi oranlarda görülüyor, hepatit B ve C hangi yolla bulaşıyor, hepatit aşısı neden önem taşıyor, tedavi edilmezse hepatit hangi hastalıklara yol açıyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p data-start="534" data-end="858">28 Temmuz Dünya Hepatit Günü nedeniyle değerlendirmelerde bulunan Medicana Sağlık Grubu Enfeksiyon Hastalıkları Bölümü’nden Prof. Dr. Serhan Sakarya, hepatit hastalığının toplumda yaygın bir sağlık sorunu olduğuna dikkat çekti. Sakarya, Türkiye’de her 100 kişiden 24’ünde hepatit görüldüğünü açıkladı.</p>
<p data-start="860" data-end="1367"><strong data-start="860" data-end="897">Hepatitin tanımı ve bulaş yolları</strong><br data-start="897" data-end="900">Hepatit hastalığının karaciğer hücrelerinin hasarına bağlı olarak gelişen klinik bir tablo olduğunu ifade eden Prof. Dr. Sakarya, hastalığın mikroplar, gıdalar, ilaçlar veya otoimmün nedenlerle ortaya çıkabileceğini belirtti. Sakarya, “Bulaşıcı hepatitler grip ya da nezle gibi yayılabilir. Hepatit A ve E ağız yoluyla gıda ve suyla bulaşırken, B ve C türleri genellikle kan ve cinsel yolla bulaşır. Hepatit B ve C’nin siroz ve kanser riski oldukça yüksektir” dedi.</p>
<p data-start="1369" data-end="1731"><strong data-start="1369" data-end="1394">Aşı ve tedavi uyarısı</strong><br data-start="1394" data-end="1397">Hepatit B aşısının hastalığa karşı koruma sağladığını vurgulayan Sakarya, “Aşılanma oranının artması hastalık sıklığını ciddi oranda azaltıyor. Sağlık çalışanları ve genç nesil için bu aşılar hayati öneme sahiptir. Hepatit C için henüz bir aşı bulunmuyor ancak yeni antiviraller ile tam tedavi mümkün olabiliyor” açıklamasını yaptı.</p>
<p><img src="https://cumha.com.tr/uploads/images/202507/image_870x_68873b4812f8b.webp" alt=""></p>
<p data-start="1733" data-end="2158"><strong data-start="1733" data-end="1758">Belirtiler ve riskler</strong><br data-start="1758" data-end="1761">Hepatitin akut ve kronik dönemleri bulunduğunu belirten Sakarya, hastalığın başlangıçta ateş, bulantı, kusma, iştahsızlık gibi belirtilerle seyrettiğini ifade etti. Sakarya, “Tedavi edilmezse hepatit kronikleşebilir ve siroz ya da karaciğer kanserine yol açabilir. Türkiye’de hepatit vakalarının önemli bir kısmı ameliyat öncesi testlerde veya check-up sırasında tespit edilmektedir” diye konuştu.</p>
<p></p>
<p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Türkiye sağlık turizminde hedef büyüttü: 10 milyon hasta ve 20 milyar dolar gelir</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/turkiye-saglik-turizminde-hedef-buyuttu-10-milyon-hasta-ve-20-milyar-dolar-gelir</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/turkiye-saglik-turizminde-hedef-buyuttu-10-milyon-hasta-ve-20-milyar-dolar-gelir</guid>
<description><![CDATA[ Sağlık turizminde küresel ölçekte yükselişini sürdüren Türkiye, 2024’te 1,5 milyon uluslararası hasta ağırladı. Uluslararası Sağlık Turizmi Enstitüsü’nün projeksiyonuna göre hedef, 5 yıl içinde 10 milyon hasta ve 20 milyar dolar sağlık hizmeti ihracatına ulaşmak. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202507/image_870x_6886865cda100.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 27 Jul 2025 21:06:15 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Türkiye sağlık turizminde kaç uluslararası hasta hedefliyor, 2024 gelir seviyesi ne oldu, akademik çalışmalar nasıl destek sağlıyor, sağlık altyapısında hangi faktörler öne çıkıyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span>Türkiye, sağlık turizminde son yıllarda kaydettiği gelişmelerle dikkat çekmeye devam ediyor. 2024 yılı itibarıyla yurt dışından Türkiye’ye sağlık hizmeti almak için gelen uluslararası hasta sayısı 1,5 milyona ulaştı. Bu sayının kademeli olarak artarak 6 milyon, 8 milyon ve nihayetinde 10 milyona çıkarılması planlanıyor.</span></p>
<p><span>Aynı dönemde sağlık turizminden elde edilen gelir 3 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti. Yetkililer, önümüzdeki beş yıl içinde bu rakamın 20 milyar dolara ulaşmasının hedeflendiğini belirtiyor.</span></p>
<p><strong>Bilimsel Temelli Strateji Vurgusu</strong></p>
<p><span>Uluslararası Sağlık Turizmi Enstitüsü Başkanı Dr. Fatih Seyran, Türkiye’nin sağlık turizmindeki ilerleyişinin bir planlama sonucu olduğunu ifade etti. Seyran, “Ülkemiz, tıbbi hizmet kalitesi, uzman sağlık profesyonelleri, ileri teknolojili hastaneleri ve uygun maliyet avantajları ile küresel sağlık turizmi pazarında artık bir alternatif değil, merkez ülke konumuna doğru ilerlemektedir.” dedi.</span></p>
<p><span>Dr. Seyran ayrıca Türkiye’nin Avrupa, Orta Doğu, Balkanlar, Afrika ve Asya’dan gelen yüz binlerce hasta tarafından tercih edildiğini vurguladı.</span></p>
<p><strong>Akademik Altyapı ve Veri Analizi</strong></p>
<p><span>Seyran, sağlık turizminin sürdürülebilir gelişimi için bilimsel yöntemlerin önemine dikkat çekerek şunları söyledi: “Sağlık turizmi yalnızca tanıtımla büyümez. Akademik kurumlar, araştırmacılar ve uzmanlar olarak sürecin bilimsel altyapısını oluşturmak zorundayız. Hasta memnuniyeti, hizmet kalitesi, uluslararası karşılaştırmalar ve sağlık diplomasisinin etkileri üzerine raporlar hazırlıyoruz.”</span></p>
<p><span>Bu kapsamda hazırlanan akademik içeriklerin hem kamu karar vericilere hem de özel sektör temsilcilerine stratejik bilgi sunması hedefleniyor.</span></p>
<p><strong>Altyapı, Yatırım ve Dijitalleşme Etkisi</strong></p>
<p><span>Türkiye’nin sağlık turizmindeki başarısında yalnızca klinik başarılar değil, aynı zamanda güçlü altyapı, şehir hastaneleri, dijital sağlık sistemleri ve uluslararası hasta yönetim süreçleri etkili oluyor. Ayrıca kültürel uyum ve dil erişilebilirliği gibi unsurlar da Türkiye’yi farklılaştıran faktörler arasında gösteriliyor.</span></p>
<p><span>Seyran, sağlık turizminin yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda diplomatik bir araç olduğunu da belirtti. “Sağlık turizmi, barışa ve uzlaşıya katkı sağlayan insani bir diplomasi aracıdır. Türkiye bu perspektifle ilerliyor” dedi.</span></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Çinli Bilim İnsanlarından Tarihi Başarı: Laboratuvarda İşlevsel İnsan Böbreği Üretildi</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/cinli-bilim-insanlarindan-tarihi-basari-laboratuvarda-islevsel-insan-boebregi-uretildi</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/cinli-bilim-insanlarindan-tarihi-basari-laboratuvarda-islevsel-insan-boebregi-uretildi</guid>
<description><![CDATA[ Kök hücre ve biyomühendislik sayesinde laboratuvarda geliştirilen yapay böbrek, kanı filtreleme ve idrar üretme gibi temel işlevleri başarıyla yerine getirdi. Organ, 60 saatten fazla çalışarak tıpta çığır açtı. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202507/image_870x_68862eddd70cf.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 27 Jul 2025 19:15:55 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Çin, Yapay böbrek, Başarı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Çin'in Şangay kentindeki bilim insanları, laboratuvar ortamında tam işlevli bir insan böbreği üretmeyi başardı. Bu çığır açan gelişme, yenileyici tıpta yeni bir dönemin kapılarını aralıyor.<br><br>Geliştirilen biyo-mühendislik harikası organ, kök hücre kaynaklı böbrek organoidleri ve özel bir hidrojel iskelet yapısı kullanılarak inşa edildi. Araştırmacılar, bu yapay böbreğin tıpkı doğal bir organ gibi kanı filtreleyebildiğini, elektrolit dengesini koruyabildiğini, idrar üretebildiğini ve hormonlara yanıt verebildiğini belirtti.<br><br>Laboratuvar ortamında yapılan testlerde, geliştirilen yapay böbrek 60 saat boyunca sorunsuz çalışarak işlevlerini başarıyla yerine getirdi.<br><br>Bu gelişme, organ nakli bekleyen milyonlarca hasta için umut ışığı olurken, aynı zamanda kişiye özel tedavilerin önünü açabilecek bir temel oluşturuyor.<br><br>YENİDEN TANIMLANAN TIBBİ GELECEK<br>Yapay organ teknolojilerinin hızla geliştiği günümüzde, bu başarı hem organ yetmezliği tedavisinde çığır açabilir hem de bağışıklık sisteminin reddetmeyeceği kişiye özel organ üretiminin mümkün olabileceğini gösteriyor.</p>
<p><img src="https://cumha.com.tr/uploads/images/202507/image_870x_68862eddd70cf.webp" alt=""></p>
<p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>MHRS’ye Yeni Düzenleme: Randevu Öncesi Aile Hekimi Değerlendirmesi Zorunlu Hale Geldi</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/mhrsye-yeni-duzenleme-randevu-oncesi-aile-hekimi-degerlendirmesi-zorunlu-hale-geldi</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/mhrsye-yeni-duzenleme-randevu-oncesi-aile-hekimi-degerlendirmesi-zorunlu-hale-geldi</guid>
<description><![CDATA[ Merkezi Hekim Randevu Sistemi üzerinden uzman hekim randevusu almak isteyenler artık önce aile hekimine yönlendirilecek. 25 Temmuz’da başlayan uygulama ile hem sağlık hizmetlerine erişim kolaylaşacak hem de kaynaklar daha verimli kullanılacak. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202507/image_870x_6884cf122fbf3.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 27 Jul 2025 09:17:14 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>aile hekimine yönlendirme uygulaması nasıl çalışacak, uzman randevusu için yeni süreç nasıl işleyecek, MHRS’deki rezerv kontenjanlar kimler için geçerli olacak, sağlık hizmetleri erişiminde ne tür kolaylıklar sağlanacak</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>T.C. Sağlık Bakanlığı, sağlık sisteminde erişilebilirliği artırmak ve kaynak kullanımını optimize etmek amacıyla Merkezi Hekim Randevu Sistemi’nde (MHRS) yeni bir uygulamayı devreye aldı.</p>
<p>25 Temmuz 2025 itibarıyla başlatılan düzenlemeyle birlikte, MHRS üzerinden uzman hekim randevusu almak isteyen kişiler, öncelikle “aile hekimine yönlendirme” ekranıyla karşılaşacak. Bu ekran üzerinden tercihte bulunan vatandaşlar, öncelikle aile hekimleri tarafından değerlendirilecek.</p>
<p>Aile hekimi ilk aşamada devrede<br>Uygulama kapsamında vatandaşlar, randevu talebi oluşturmadan önce aile hekimine yönlendiriliyor. Aile hekimi tarafından yapılan ilk muayene sonrasında, ihtiyaç duyulması hâlinde, sistem üzerinden ilgili branş uzmanına doğrudan randevu verilebilecek.</p>
<p>Rezerv kontenjan uzman yönlendirmelerini kolaylaştıracak<br>Aile hekimleri, kayıtlı nüfusları için ayrılan özel rezerv kontenjanlar aracılığıyla, değerlendirme sonucu gereken durumlarda uzman hekimler için doğrudan randevu oluşturabilecek. Böylece hem hastaların süreci hızlanacak hem de gereksiz uzman başvurularının önüne geçilecek.</p>
<p>Birinci basamak sağlık hizmetlerinde etkinlik hedefleniyor<br>Yeni düzenleme ile birinci basamak sağlık hizmetlerinin daha etkin kullanılması, uzman hekimlerin iş yükünün azaltılması ve vatandaşların sağlık sistemine daha hızlı erişim sağlaması amaçlanıyor.</p>
<p>SORULAR:<br><br></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Sağlık Turizminde Türkiye Yükselişte: Uygun Fiyat, Kısa Süre, Kaliteli Hizmet Bir Arada</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/saglik-turizminde-turkiye-yukseliste-uygun-fiyat-kisa-sure-kaliteli-hizmet-bir-arada</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/saglik-turizminde-turkiye-yukseliste-uygun-fiyat-kisa-sure-kaliteli-hizmet-bir-arada</guid>
<description><![CDATA[ Avrupa ve Orta Doğu’dan binlerce sağlık turistinin tercih ettiği Türkiye, kaliteli sağlık hizmeti, deneyimli hekim kadrosu ve uygun maliyet avantajı ile küresel sağlık turizminde öne çıkıyor. Sektör temsilcileri sürdürülebilir başarı için etik ve denetim vurgusu yapıyor. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202507/image_870x_68838fbc61ee1.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 25 Jul 2025 18:36:17 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Türkiye sağlık turizminde neden öne çıkıyor, Avrupa’daki sağlık sistemi hangi sorunları barındırıyor, sağlık turizminin sürdürülebilirliği nasıl sağlanabilir, doğru klinik ve hekim seçimi neden kritik önemde</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><b style="mso-bidi-font-weight: normal;">Türkiye sağlık turizminde neden tercih ediliyor<o:p></o:p></b></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;">Son yıllarda Türkiye, Avrupa ve Orta Doğu ülkelerinden gelen sağlık turistleri için önemli bir destinasyon haline geldi. Türkiye’nin sağlık turizminde öne çıkmasının başlıca nedenleri arasında nitelikli hekim kadrosu, modern klinik altyapısı, uygun maliyetler ve hızlı hizmet sunumu yer alıyor. Türkiye'deki doktorlar, sahip oldukları mesleki deneyim ve hasta ile iletişim becerileri sayesinde yurt dışından gelen hastaların güvenini kazanıyor.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><b style="mso-bidi-font-weight: normal;">Avrupa’daki sağlık sisteminde karşılaşılan zorluklar<o:p></o:p></b></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;">10 yılı aşkın sağlık turizmi alanında dijital pazarlama alanında hizmet veren <a href="https://www.terapimedya.com/">Terapi Medya</a> CEO’su <a href="https://www.terapimedia.com/">Adem TOSUN</a>, Avrupa ülkelerinde sağlık sistemindeki uzun bekleme sürelerinin, karmaşık randevu prosedürlerinin ve sigorta kapsamı dışındaki yüksek maliyetli tedavilerin, sağlık turistlerini alternatif ülkelere yönelttiğini belirtti. Türkiye ise, aynı hizmetleri daha kısa sürede ve daha düşük maliyetle sağlayabiliyor. Bu da özellikle estetik cerrahi, diş tedavileri ve saç ekimi gibi alanlarda Türkiye’ye olan talebi artırıyor, değerlendirmesinde bulundu.</p>
<p><img src="https://cumha.com.tr/uploads/images/202507/image_870x_68838fca044b8.webp" alt=""></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><b style="mso-bidi-font-weight: normal;">Sektördeki riskler ve çözüm önerileri<o:p></o:p></b></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;">Sağlık turizminde büyümenin sürdürülebilir olabilmesi için hizmet kalitesinin standardize edilmesi gerekiyor. Antalya, İstanbul, İzmir ve Marmaris gibi bölgelerde artan talep ile birlikte, sosyal medya üzerinden yayılan olumsuz hasta yorumları sektör imajını etkileyebiliyor. Bu duruma karşı sektör temsilcileri, hizmet sağlayıcılarının etik ilkelere uygun hareket etmeleri, devlet denetimlerinin sıklaştırılması ve yasal düzenlemelerin güncellenmesi gerektiğini ifade ediyor.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><b style="mso-bidi-font-weight: normal;">Uzman değerlendirmesi: Profesyonellik ön planda olmalı<o:p></o:p></b></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><a href="https://www.terapimedya.com/">Terapi Medya</a> CEO’su Türkiye’nin sağlık turizminde global düzeyde rekabet edebilmesi için sadece tanıtım değil, hizmet kalitesinin de yüksek olması gerektiğini belirtiyor. Tosun, “Donanımlı hekimler ve dünya standartlarında kliniklerle Türkiye, doğru ve dürüst reklam stratejileri ve kaliteli hizmetle zirveye çıkabilir. Yetki süreçlerinde daha titiz olunmalı ve ticari yaklaşımdan çok tıbbi profesyonellik esas alınmalı.” değerlendirmesinde bulunuyor.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><b style="mso-bidi-font-weight: normal;">Hasta güvenliği için doğru tercih önemli<o:p></o:p></b></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;">Uzmanlar, sağlık turizmi kapsamında tedavi alacak kişilerin hekim ve klinik tercihini yaparken ayrıntılı araştırma yapmaları gerektiğini vurguluyor. Sosyal medya ve web sitelerindeki hasta yorumları, alınacak hizmetin kalitesi hakkında fikir verebiliyor. Tedavi sürecinin başarıya ulaşması açısından güvenilir kurum ve uzman seçimi büyük önem taşıyor.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><b style="mso-bidi-font-weight: normal;">Türkiye’nin uzmanlık alanları genişliyor<o:p></o:p></b></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;">Türkiye; estetik cerrahi, diş tedavisi ve saç ekiminin yanı sıra, ortopedi, göz sağlığı ve kalp-damar hastalıkları gibi pek çok branşta da hizmet sunduğunu belirten <a href="https://www.terapimedya.com/">Terapi Medya</a> CEO’su <a href="https://www.terapimedia.com/">Adem TOSUN</a>, artan klinik yatırımları ve sağlık profesyonellerinin uluslararası deneyimi, Türkiye’nin bu alandaki liderliğini pekiştirdiğini sözlerine ekledi.<o:p></o:p></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>TBMM’de kabul edilen yeni sağlık yasasıyla organ bağışından tıbbi kenevir üretimine kadar birçok alanda köklü değişiklikler geliyor</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/tbmmde-kabul-edilen-yeni-saglik-yasasiyla-organ-bagisindan-tibbi-kenevir-uretimine-kadar-bircok-alanda-koeklu-degisiklikler-geliyor</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/tbmmde-kabul-edilen-yeni-saglik-yasasiyla-organ-bagisindan-tibbi-kenevir-uretimine-kadar-bircok-alanda-koeklu-degisiklikler-geliyor</guid>
<description><![CDATA[ Sağlıkla ilgili bazı kanunlarda ve 663 sayılı KHK’da değişiklik öngören teklif, TBMM Genel Kurulunda yasalaştı. Yeni düzenlemelerle organ bağışı e-Devlet üzerinden yapılabilecek, tıbbi kenevir üretimi denetim altına alınacak, hekimlerin çalışma esasları değişecek ve ilaç tedarik zinciri dijital takip sistemine bağlanacak. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202507/image_870x_687e6387697b2.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 23 Jul 2025 13:18:45 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>organ bağışı e-Devlet üzerinden nasıl yapılacak, tıbbi kenevir üretimi hangi kurallara bağlanacak, ilaç tedarik zincirinde yeni sistem nasıl işleyecek, özel hastanelerde çalışan hekimler hangi haklara sahip olacak</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span>Sağlık alanında geniş kapsamlı düzenlemeler içeren “Sağlıkla İlgili Bazı Kanunlarda ve 663 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”, TBMM Genel Kurulunda kabul edilerek yasalaştı. Yeni yasa ile organ bağışından tıbbi cihaz denetimlerine, hekimlerin çalışma koşullarından tıbbi kenevir üretimine kadar pek çok alanda değişiklikler yürürlüğe girecek.</span></p>
<p><strong>Organ bağışında dijital başvuru dönemi</strong></p>
<p><span>Kabul edilen yasayla, organ bağış sürecini kolaylaştıran ve bağışçı iradesini esas alan düzenlemeler hayata geçirilecek. Vatandaşlar e-Devlet üzerinden tek tıkla organ bağışçısı olabilecek. Organ bağışlayan kişilerin hayattayken verdikleri karar, ölüm sonrası da geçerli sayılacak. Ayrıca, organ nakli yapılan kişilerin birinci derece yakınlarına ihtiyaç hâlinde öncelik hakkı tanınacak.</span></p>
<p><strong>Tıbbi işlemlerde elektronik onay ve ilaçta dijital takip</strong></p>
<p><span>Yeni yasa ile tıbbi işlemler için gerekli hasta onayları elektronik ortamda alınabilecek. Bu düzenleme, özellikle acil durumlar ve uzaktan sağlık hizmetleri için kolaylık sağlayacak. Ayrıca ilaç üretiminden kullanımına kadar tüm süreçlerin Sağlık Bakanlığı tarafından dijital ortamda izleneceği bir takip sistemi devreye alınacak. Bu sayede ilaç tedarik zincirinde kesintilerin önlenmesi hedefleniyor.</span></p>
<p><strong>Tıbbi cihaz ve reklam denetimleri sıkılaşıyor</strong></p>
<p><span>Tıbbi cihazların piyasaya sunulması daha sıkı denetimlere tabi tutulacak. Standartlara aykırı ürünlerin piyasada yer alması engellenecek ve ihlaller için daha ağır para cezaları uygulanacak. Özel sağlık kuruluşlarının tanıtım faaliyetlerinde aldatıcı ve yanıltıcı reklamlara da yasak getirilecek.</span></p>
<p><strong>Tıbbi kenevirde yerli üretim ve ihracat hedefi</strong></p>
<p><span>Tıbbi kenevir üretimi, satışı ve kullanımı için yeni düzenlemeler yürürlüğe girecek. Ürünlerin üretiminden satışına kadar tüm süreç Sağlık Bakanlığı denetimine alınacak ve sadece eczanelerde reçete karşılığı satılabilecek. Türkiye’nin iklim ve tarım avantajı ile tıbbi kenevir pazarında önemli bir tedarik merkezi olmasının hedeflendiği belirtildi.</span></p>
<p><strong>Hekimlerin çalışma koşulları değişiyor</strong></p>
<p><span>Yasayla, özel hastanelerde çalışan hekimlerin iki sağlık kuruluşunda birden hizmet vermesi mümkün hale geldi. Ayrıca hekimlerin kazançları, kıdem tazminatları ve emeklilik haklarının düzenlemeye uygun şekilde iyileştirilmesi öngörülüyor. Uyum süreci 1 Haziran 2026’ya kadar tamamlanacak.</span></p>
<p><strong>Yeni meslek tanımları ve optisyenler için düzenleme</strong></p>
<p><span>“Nükleer Tıp Teknikerliği” ve “Diş Protez Teknisyenliği” sağlık meslekleri arasında yer alacak. “Ebe Yardımcılığı” ve “Hemşire Yardımcılığı” unvanları ise “Sağlık Bakım Teknisyeni” olarak birleştirilecek. Optisyenlerin meslek örgütü olan Türk Optisyen-Gözlükçüler Birliği de aktif olarak faaliyet yürütebilecek.</span></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Sağlık Bakanlığı Tütünle Mücadelede 16’ncı Yılda “Dumansız Türkiye” Kampanyasını Başlattı</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/saglik-bakanligi-tutunle-mucadelede-16nci-yilda-dumansiz-turkiye-kampanyasini-baslatti</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/saglik-bakanligi-tutunle-mucadelede-16nci-yilda-dumansiz-turkiye-kampanyasini-baslatti</guid>
<description><![CDATA[ Her yıl yaklaşık 100 bin kişinin tütün kullanımına bağlı hastalıklar nedeniyle hayatını kaybettiği Türkiye’de, Sağlık Bakanlığı “Dumansız Türkiye” vizyonuyla yeni bir kampanya başlattı. 671 sigara bırakma polikliniği, çevrim içi danışmanlık hizmetleri ve kamu kurumlarına yönelik yerinde destek çalışmalarıyla tütün bağımlılığıyla mücadele hız kazanıyor. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202507/image_870x_687ca82fd15a4.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 20 Jul 2025 18:42:44 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Dumansız Türkiye kampanyasının hedefleri neler, tütün kullanımına bağlı ölümler hangi seviyede, sigara bırakma poliklinikleri hangi hizmetleri sunuyor, kamu kurumlarına yönelik danışmanlık hizmeti nasıl uygulanıyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span>Sağlık Bakanlığı, tütün ve tütün ürünleriyle mücadelenin 16’ncı yılında “Dumansız Türkiye” kampanyasını başlattı. Bakanlık, tütün kullanımının önlenebilir ölümlerin başlıca nedeni olduğunu vurgulayarak yeni strateji belgesi ve eylem planını uygulamaya koydu.</span></p>
<p><strong>Her yıl 100 bin kişi tütün kullanımına bağlı hayatını kaybediyor</strong></p>
<p><span>Sağlık Bakanlığı verilerine göre Türkiye’de her yıl yaklaşık 100 bin kişi, tütün ve tütün ürünlerine bağlı hastalıklar nedeniyle yaşamını yitiriyor. 2023 yılında yapılan araştırmada 15 yaş ve üzeri nüfusta tütün ürünü kullanım oranı yüzde 34,8 olarak ölçüldü. Tütün, akciğer kanseri, kalp damar hastalıkları ve KOAH başta olmak üzere birçok ciddi sağlık sorununun temel nedenleri arasında yer alıyor.</span></p>
<p><img src="https://cumha.com.tr/uploads/images/202507/image_870x_687ca2d197fbd.webp" alt=""></p>
<p><strong>Dumansız Türkiye vizyonu ve eylem planı hayata geçirildi</strong></p>
<p><span>Tütün kullanımının azaltılmasını hedefleyen “Dumansız Türkiye” vizyonu, bireyleri tütün bağımlılığından kurtulmaya teşvik ederek sağlıklı yaşam alışkanlıklarını yaygınlaştırmayı amaçlıyor. 2024-2028 dönemini kapsayan Tütün Kontrolü Strateji Belgesi ve Eylem Planı kapsamında, gençler başta olmak üzere toplum genelinde farkındalık artırıcı çalışmalar yürütülüyor. 2025 yılı iller arası çapraz denetimlerinde 40 bin 266 denetim gerçekleştirilirken 3 bin 718 ihlal tespit edildi.</span></p>
<p><strong>671 sigara bırakma polikliniğinde hizmet sunuluyor</strong></p>
<p><span>2009 yılında 62 olan sigara bırakma polikliniği sayısı, 2025 yılı Haziran ayı itibarıyla 671’e yükseldi. Sigara bırakmak isteyen vatandaşlar ALO 171 Sigara Bırakma Danışma Hattı ve poliklinikler aracılığıyla ücretsiz destek alabiliyor. 2025 yılında 72 bin 752 kişi sigara bırakma tedavisinde kullanılan ilaçlardan ücretsiz olarak faydalandı.</span></p>
<p><strong>Başvurular yüzde 85 arttı</strong></p>
<p><span>Sağlık Bakanlığı, 20 Mayıs – 10 Temmuz 2025 tarihleri arasında “Sigarayı Bırak, Hayatını Değiştir” temalı bir kampanya yürüttü. Bu süreçte tütün ürünü kullanan 188 bin 760 kişiye ulaşılırken, 168 bin 601 kişi sigara bırakma polikliniklerine yönlendirildi. Başvurular, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 85 artış gösterdi.</span></p>
<p><strong>Kamu kurumlarına ve çevrim içi hizmetlere yeni uygulamalar</strong></p>
<p><span>Kamu kurumlarında sigara bırakma danışmanlığı hizmeti hayata geçirildi. İlk etapta Bakanlık Bilkent Yerleşkesi, İçişleri Bakanlığı, Diyanet İşleri Başkanlığı ve Tarım ve Orman Bakanlığında başlayan uygulamanın tüm kamu kurumlarına yaygınlaştırılması hedefleniyor. Ayrıca, çeşitli nedenlerle sağlık kurumlarına başvuramayan bireyler için çevrim içi sigara bırakma polikliniği hizmeti de başlatıldı.</span></p>
<p></p>
<p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Dr. Fatih Seyran: “Uluslararası Sağlık Turizmi Enstitüsü Türkiye’nin Küresel Rekabet Gücünü Artırıyor”</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/dr-fatih-seyran-uluslararasi-saglik-turizmi-enstitusu-turkiyenin-kuresel-rekabet-gucunu-artiriyor</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/dr-fatih-seyran-uluslararasi-saglik-turizmi-enstitusu-turkiyenin-kuresel-rekabet-gucunu-artiriyor</guid>
<description><![CDATA[ Uluslararası Sağlık Turizmi Enstitüsü, ikinci yılını geride bırakırken eğitim, danışmanlık ve küresel projelerle Türkiye’nin sağlık turizminde uluslararası rekabet gücünü artırma hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202507/image_870x_68714a77322de.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 11 Jul 2025 20:54:14 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Uluslararası Sağlık Turizmi Enstitüsü hangi alanlarda faaliyet gösteriyor, iki yılda hangi projelere imza atıldı, sağlık turizminde global stratejiler nasıl uygulanacak, dezenformasyonla mücadelede hangi adımlar planlanıyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Uluslararası sağlık turizmi alanında faaliyet gösteren Uluslararası Sağlık Turizmi Enstitüsü, 2. kuruluş yıl dönümünü kutladı. Kurulduğu günden bu yana sektöre yönelik eğitim, danışmanlık, raporlama ve gönüllülük projeleriyle yüzlerce profesyonele ulaşan enstitü, yeni dönemde de küresel düzeyde projeler geliştirmeyi hedefliyor.</p>
<p><span>Enstitü Başkanı Dr. Fatih Seyran, kuruluş yıldönümüne ilişkin yaptığı açıklamada, “İlk günkü heyecanımızla çıktığımız bu yolda, ikinci yılımıza girerken vizyon projeler üretmeye, nitelikli iş gücüne destek olmaya, sektörel farkındalık yaratmaya ve Türkiye’nin sağlık turizmi potansiyelini dünyaya duyurmaya kararlılıkla devam ediyoruz. Enstitü olarak sadece sektöre değil, aynı zamanda sektörü şekillendiren tüm paydaşlara temas etmeyi önemsiyoruz” dedi.</span></p>
<p><strong>Küresel stratejiler vurgulandı</strong></p>
<p><span>Geride kalan iki yılda eğitim programları, seminerler, bilimsel raporlamalar ve danışmanlık hizmetleri yürüttüklerini belirten Seyran, bu faaliyetlerin Türkiye’nin sağlık turizminde küresel rekabet gücünü artırmayı amaçladığını ifade etti.</span></p>
<p><span>Dr. Seyran, enstitünün geliştirdiği projeler arasında “Uluslararası Sağlık Turizminde Dezenformasyonla Mücadele ve Global Tanıtım Stratejileri” başlıklı eylem planına dikkat çekerek şunları söyledi:</span></p>
<p><span>“Türkiye’nin sağlık hizmetlerindeki itibarlı duruşunu daha geniş kitlelere ulaştırmak için dijital pazarlama, doğru bilgi yayılımı, hasta güveni ve uluslararası hasta akışını artırmaya dönük stratejiler geliştirdik. Yanıltıcı bilgilere karşı bilinçli bir duruş sergileyerek, ülkemizin sağlık turizmi markasını daha da güçlendirmeye kararlıyız.”</span></p>
<p><strong>“Birlikte üretmeye devam edeceğiz”</strong></p>
<p><span>Enstitünün büyümesinde emeği geçenlere teşekkür eden Seyran, “Bu başarı bir ekip işidir. Gönüllülerimizden akademik destekçilerimize, danışmanlarımızdan öğrencilerimize kadar katkı sunan herkese yürekten teşekkür ediyorum. Yeni yaşımızda daha fazla üretmek, paylaşmak ve birlikte büyümek için sabırsızlanıyoruz” ifadelerini kullandı.</span></p>
<p><span>Uluslararası Sağlık Turizmi Enstitüsü’nün önümüzdeki dönemde de Türkiye’nin sağlık turizminde küresel liderliğini pekiştirmek adına stratejik projeler geliştirmeye ve sektörle iş birliği içinde olmaya devam edeceği belirtildi.</span><span></span></p>
<p></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kastamonu’da Felç Riskine Karşı Şah Damarı Stent Tedavisi Başladı</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/kastamonuda-felc-riskine-karsi-sah-damari-stent-tedavisi-basladi</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/kastamonuda-felc-riskine-karsi-sah-damari-stent-tedavisi-basladi</guid>
<description><![CDATA[ Kastamonu Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde beyne giden şah damarlarındaki darlıklara yönelik stent uygulaması hayata geçirildi. Felç riski taşıyan hastalar, büyükşehirlere gitmeden tedavi olabilecek. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202507/image_870x_686c44139e252.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 08 Jul 2025 13:21:34 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>şah damarı neden daralır, stent uygulaması nasıl yapılır, felç riski nasıl azaltılır, Kastamonu’da hangi girişimsel işlemler uygulanıyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p data-start="304" data-end="605">Kastamonu Eğitim ve Araştırma Hastanesi Girişimsel Radyoloji Ünitesi, felç riskine karşı etkili bir yöntem olan şah damarı stent uygulamasına başladı. Beyne giden karotis damarlarında oluşan darlık ve plaklara karşı geliştirilen bu yöntem, artık Kastamonu’da da uygulanabiliyor.</p>
<p data-start="607" data-end="760">Şah damarı stentleme işlemi sayesinde inme riski taşıyan hastaların başka illere sevkine gerek kalmadan tedavileri yerel olarak gerçekleştirilebilecek.</p>
<p data-start="762" data-end="1161"><strong data-start="762" data-end="794">Girişimsel yöntemle uygulama</strong><br data-start="794" data-end="797">Girişimsel radyoloji biriminde, görüntüleme cihazları eşliğinde vücut içindeki damarlara ve organlara ulaşılarak çoğunlukla ameliyatsız yöntemlerle tedaviler yapılıyor. Ünitede bugüne kadar akciğer kanamasını durdurma, bağırsak damar tıkanıklıklarını açma, tümör tedavileri, diyaliz kateteri yerleştirme ve abse boşaltma gibi işlemler başarıyla gerçekleştirildi.</p>
<p><img src="https://cumha.com.tr/uploads/images/202507/image_870x_686c442608028.webp" alt=""></p>
<p><img src="https://cumha.com.tr/uploads/images/202507/image_870x_686c44373c988.webp" alt=""></p>
<p data-start="1163" data-end="1278">Yeni eklenen şah damarı stentleme uygulaması, özellikle felç riski bulunan hastalar açısından büyük önem taşıyor.</p>
<p data-start="1280" data-end="1537"><strong data-start="1280" data-end="1315">Şah damarı darlığı neden oluşur</strong><br data-start="1315" data-end="1318">Boynun her iki yanında bulunan karotis arterleri, beyne oksijenli kan taşıyan ana damarlardır. Bu damarlarda zamanla kolesterol birikimi, damar duvarı kireçlenmesi gibi nedenlerle plaklar oluşur ve damar çapı daralır.</p>
<p data-start="1539" data-end="1832">Daralma fark edilmediğinde veya tedavi edilmediğinde, beyne yeterli kan gitmemesi sonucu felç meydana gelebilir. Bu duruma müdahale, özel bir balonla damar genişletilerek ve ardından stent yerleştirilerek yapılır. Uygulama anjiyografi ünitesinde gerçekleştirilir ve açık cerrahi gerektirmez.</p>
<p data-start="1834" data-end="2199"><strong data-start="1834" data-end="1862">"Felç riski azaltılıyor"</strong><br data-start="1862" data-end="1865">Girişimsel Radyoloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi İsmail Taşkent, yapılan uygulamanın önemine dikkat çekerek, “Şah damarı darlıkları felç riskinin en önemli nedenlerinden biridir. Bu müdahale artık hastanemizde güvenli ve etkili şekilde uygulanıyor. Böylece hastalarımız şehir dışına gitmeden, bu önemli tedaviye burada ulaşabiliyor” dedi.</p>
<p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Aşırı sıcaklar kalp, tansiyon ve metabolizmayı tehdit ediyor: Günde 3 litre su önerisi</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/asiri-sicaklar-kalp-tansiyon-ve-metabolizmayi-tehdit-ediyor-gunde-3-litre-su-oenerisi</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/asiri-sicaklar-kalp-tansiyon-ve-metabolizmayi-tehdit-ediyor-gunde-3-litre-su-oenerisi</guid>
<description><![CDATA[ Yaz mevsiminde artan sıcaklıklar, özellikle yaşlılar, çocuklar, hamileler ve kronik hastalığı olan bireyler için ciddi riskler oluşturuyor. Uzmanlar, sıcak çarpmasına karşı su tüketimi, beslenme düzeni, fiziksel aktivitelerin zamanlaması ve güneşten korunma önlemlerinin hayati önem taşıdığını vurguluyor. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202507/image_870x_686ceaced7c60.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 08 Jul 2025 13:21:34 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>aşırı sıcaklarda en fazla kimler risk altında, sıcak çarpması belirtileri nelerdir, sıcaklarda nasıl beslenilmeli, yaz aylarında ne kadar su içilmeli</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p data-start="428" data-end="785">Yaz aylarında etkisini artıran aşırı sıcaklık ve nem oranı, başta yaşlılar, çocuklar, hamileler ve kronik hastalığı bulunan bireyler olmak üzere birçok kişi için ciddi sağlık riskleri doğuruyor. Uzmanlar, sıcak çarpması ve susuzluk kaynaklı komplikasyonların önüne geçmek için günlük yaşamda alınabilecek basit önlemlere dikkat çekiyor.</p>
<p data-start="787" data-end="1235"><strong data-start="787" data-end="827">Su kaybı ve sıcak çarpması tehlikesi</strong><br data-start="827" data-end="830">Sıcak çarpması, vücudun ısı dengesinin bozulması sonucu ortaya çıkan ciddi bir sağlık problemidir. Aşırı sıcak ve nem, su ile mineral kaybına (dehidrasyon) yol açarak yüksek ateş, bilinç bulanıklığı, baş ağrısı, bulantı, hızlı kalp atışı gibi belirtilerle kendini gösterebilir. Bu belirtilerin görülmesi durumunda, kişi derhal serin bir ortama alınmalı ve en kısa sürede sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır.</p>
<p data-start="1237" data-end="1497"><strong data-start="1237" data-end="1272">Günlük su ihtiyacı karşılanmalı</strong><br data-start="1272" data-end="1275">Sıcak havalarda terleme ile kaybedilen sıvının yerine konması için günde en az 2,5–3 litre su tüketilmesi önerilmektedir. Çay, kahve ve gazlı içecekler yerine; ayran, maden suyu gibi mineralli içecekler tercih edilmelidir.</p>
<p data-start="1499" data-end="1781"><strong data-start="1499" data-end="1536">Güneş ışınlarından korunma önemli</strong><br data-start="1536" data-end="1539">Özellikle 11.00 ile 16.00 saatleri arasında doğrudan güneş ışığına maruz kalmaktan kaçınılmalıdır. Bu saatlerde dışarı çıkılması gerekiyorsa, geniş kenarlı şapka, güneş gözlüğü, koruyucu krem ve açık renkli pamuklu kıyafetler kullanılmalıdır.</p>
<p data-start="1783" data-end="2009"><strong data-start="1783" data-end="1824">Ortam ısısı kontrol altında tutulmalı</strong><br data-start="1824" data-end="1827">Ev ve iş yerlerinin sabah ve akşam saatlerinde havalandırılması, oda sıcaklığının ise 24–27 derece aralığında tutulması önerilmektedir. Böylece vücut ısısı daha kolay dengelenebilir.</p>
<p data-start="2011" data-end="2344"><strong data-start="2011" data-end="2072">Beslenme alışkanlıkları yaz sıcaklarına göre düzenlenmeli</strong><br data-start="2072" data-end="2075">Sıcak havalarda sindirim sistemi daha yavaş çalıştığı için ağır ve yağlı yiyeceklerden kaçınılmalıdır. Su oranı yüksek karpuz, kavun gibi meyveler ile salata ve taze sebzelerin tüketimi artırılmalı; öğünler sık aralıklarla ve küçük porsiyonlar şeklinde düzenlenmelidir.</p>
<p data-start="2346" data-end="2662"><strong data-start="2346" data-end="2394">Fiziksel aktivite saatlerine dikkat edilmeli</strong><br data-start="2394" data-end="2397">Yüksek sıcaklık ve nem, egzersiz sırasında vücut üzerinde ek yük oluşturabilmektedir. Bu nedenle spor ve yürüyüş gibi fiziksel aktiviteler sabah erken saatlerde ya da akşam serinliğinde yapılmalı, egzersiz öncesi ve sonrasında yeterli su alımına dikkat edilmelidir.</p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Prof. Dr. Aysun Bay: &amp;quot;Türkiye’yi sağlık turizminde küresel merkez konumuna taşımayı hedefliyoruz&amp;quot;</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/prof-dr-aysun-bay-turkiyeyi-saglik-turizminde-kuresel-merkez-konumuna-tasimayi-hedefliyoruz</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/prof-dr-aysun-bay-turkiyeyi-saglik-turizminde-kuresel-merkez-konumuna-tasimayi-hedefliyoruz</guid>
<description><![CDATA[ Sağlık Turizmi Konfederasyonu (SATKOF), Genel Başkan Prof. Dr. Aysun Bay öncülüğünde Türkiye’nin sağlık turizmi alanında küresel bir marka olma yolunda yeni projelere imza atıyor. Uluslararası iş birlikleri, dijitalleşme ve etik değerlere dayalı sağlık hizmeti anlayışıyla sağlık sisteminin dünya sahnesindeki temsili güçlendiriliyor. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202507/image_870x_686c14869ac6d.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 07 Jul 2025 23:34:20 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Türkiye sağlık turizminde hangi projeleri uyguluyor, SATKOF’un temel hedefleri neler, sağlık sisteminin uluslararası tanıtımı nasıl yapılacak, dijital dönüşüm sağlık turizmini nasıl etkileyecek</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><br data-start="484" data-end="487">Sağlık Turizmi Konfederasyonu (SATKOF), Türkiye'nin sağlık turizminde uluslararası alanda daha etkin bir rol üstlenmesi amacıyla çalışmalarını sürdürüyor. Konfederasyon, bilimsel yeterliliği yüksek ve sektörel deneyimi güçlü bir kadro ile projelerini hayata geçiriyor.</p>
<p></p>
<p data-start="757" data-end="1024">SATKOF Genel Başkanlığı görevini yürüten Prof. Dr. Aysun Bay liderliğinde, sağlıkta kalite ve hasta güvenliği öncelik olarak belirleniyor. Ayrıca uluslararası iş birliklerinin artırılması ve sağlık hizmetlerinde dijital dönüşüm konularında stratejik adımlar atılıyor.</p>
<p data-start="1026" data-end="1340">SATKOF Yönetim Kurulu tarafından yapılan açıklamada, kamu-özel sektör ortaklıklarının geliştirilmesinin ve etik ilkelere bağlı sürdürülebilir sağlık hizmeti sunulmasının hedeflendiği belirtildi. Açıklamada, Türkiye’nin sağlık sistemini uluslararası platformlarda daha etkin şekilde temsil etmenin önemi vurgulandı.</p>
<p data-start="1342" data-end="1428"><strong data-start="1342" data-end="1371">Yönetim kadrosu açıklandı</strong><br data-start="1371" data-end="1374">Konfederasyonun yönetim kurulu şu isimlerden oluşuyor:</p>
<ul data-start="1430" data-end="1670">
<li data-start="1430" data-end="1468">
<p data-start="1432" data-end="1468">Prof. Dr. Aysun Bay – Genel Başkan</p>
</li>
<li data-start="1469" data-end="1630">
<p data-start="1471" data-end="1630">Prof. Dr. Halil Başar, Prof. Dr. Harun Cerit, Kemal Kaçkın, Cihan Kanlıgöz, Prof. Dr. Bahadır Ege, Zeynep Kayhan, Dr. Necla Demir – Genel Başkan Yardımcıları</p>
</li>
<li data-start="1631" data-end="1670">
<p data-start="1633" data-end="1670">Fatih Alp Yıldırım – Genel Sekreter</p>
</li>
</ul>
<p data-start="1672" data-end="2011">Yönetim kurulunda ayrıca sağlık alanında uzman birçok isim yer alıyor: Dr. Yüksel Özkale, Dr. Cemile Ceren Koçdemir, Dr. İrem Bilgetekin, Yüksel Güneş, Ahmet Gözlükaya, Mehmet Naci Şentürk, Neslihan İnce, Dr. Funda Türker, Ahmetcan Tüfekçi, Lütfi Aydın, Abdülcelil Özbabacan, Aynur Tezcan, Yeliz Özhan, Gürkan Alper Keleş, Dr. Selda Muslu.</p>
<p data-start="2013" data-end="2184">Konfederasyon, bu uzman ekip ile Türkiye’nin sağlık sisteminin küresel düzeyde tanıtımını artırmayı ve medikal turizm alanında yenilikçi çözümleri teşvik etmeyi amaçlıyor.</p>
<p data-start="2186" data-end="2396"><strong data-start="2186" data-end="2198"></strong></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>7 haftada 6,5 milyon kişiye ulaşıldı, fazla kiloluluk ve obezite oranları dikkat çekti</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/7-haftada-65-milyon-kisiye-ulasildi-fazla-kiloluluk-ve-obezite-oranlari-dikkat-cekti</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/7-haftada-65-milyon-kisiye-ulasildi-fazla-kiloluluk-ve-obezite-oranlari-dikkat-cekti</guid>
<description><![CDATA[ Sağlık Bakanlığı tarafından yürütülen “İdeal Kilonu Öğren Sağlıklı Yaşa” kampanyası kapsamında 7 haftada yaklaşık 6,5 milyon kişinin boy ve kilo ölçümü yapıldı. Katılımcıların yüzde 61’inden fazlası fazla kilolu veya obez çıktı. Son hafta yapılan ölçümlerle kampanyaya katılım 1,3 milyonu aştı. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202507/image_870x_686917331d34b.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 06 Jul 2025 17:43:03 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>zayıf kilo oranı kaçta kaldı, erkeklerde fazla kilolu oranı ne kadar oldu, obezite oranı kadınlarda neden daha yüksek, kaç kişi danışmanlığa yönlendirildi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p data-start="415" data-end="716">Sağlık Bakanlığı tarafından yürütülen “İdeal Kilonu Öğren Sağlıklı Yaşa” kampanyası kapsamında 10 Mayıs - 27 Haziran 2025 tarihleri arasında yaklaşık 6,5 milyon kişinin boy ve kilo ölçümü gerçekleştirildi. Katılımcıların yüzde 47,1’ini erkekler, yüzde 52,9’unu kadınlar oluşturdu.</p>
<p data-start="718" data-end="1002">Kampanya kapsamında yapılan ölçümlerde, vücut kitle indeksi (VKİ) “normal” aralığın üzerinde çıkan kişi sayısı 3 milyon 792 bin 730 oldu. Ölçüm yapılan bireylerin yaklaşık yüzde 6’sı “zayıf”, yüzde 33’ü “normal”, yüzde 35’i “fazla kilolu” ve yüzde 26’sı “obez” kategorisinde yer aldı.</p>
<p data-start="1004" data-end="1385"><strong data-start="1004" data-end="1050">Bir haftada 1,3 milyon kişi ölçüm yaptırdı</strong><br data-start="1050" data-end="1053">Kampanyanın yedinci haftasında (21-27 Haziran 2025) toplam 1 milyon 336 bin 589 kişi ölçüme katıldı. Bu kişilerden 628 bin 161’i erkek, 708 bin 428’i kadınlardan oluştu. Aynı dönemde yapılan analizlerde, katılımcıların yüzde 6,7’si “zayıf”, yüzde 32,9’u “normal”, yüzde 35,4’ü “fazla kilolu” ve yüzde 25’i “obez” sınıfında yer aldı.</p>
<p data-start="1387" data-end="1740"><strong data-start="1387" data-end="1439">807 binden fazla kişi danışmanlığa yönlendirildi</strong><br data-start="1439" data-end="1442">Yedinci hafta boyunca VKİ’si normal aralığın üzerinde çıkan 807 bin 705 kişi, kendi tercihleri doğrultusunda ücretsiz beslenme ve fiziksel aktivite danışmanlığı hizmeti almak üzere birinci basamak sağlık kuruluşlarına yönlendirildi. Bu grubun 429 bin 202’si kadın, 378 bin 503’ü erkeklerden oluştu.</p>
<p data-start="1742" data-end="2051"><strong data-start="1742" data-end="1804">Fazla kiloluluk erkeklerde, obezite kadınlarda daha yaygın</strong><br data-start="1804" data-end="1807">Kampanya süresince elde edilen veriler, erkeklerdeki fazla kiloluluk oranının yüzde 40,3 olduğunu, bu oranın kadınlarda yüzde 30,9 olduğunu ortaya koydu. Öte yandan obezite oranı kadınlarda yüzde 30,4 iken, erkeklerde yüzde 21,5 olarak ölçüldü.</p>
<p data-start="2053" data-end="2398"><strong data-start="2053" data-end="2083">Toplumsal mücadele çağrısı</strong></p>
<p data-start="2053" data-end="2398">Fazla kiloluluk ve obezite, hem dünyada hem de Türkiye’de yaygınlığı artan ciddi bir halk sağlığı sorunu olarak öne çıkıyor. Bakanlık, bu sorunla mücadelede toplumda farkındalık oluşturmanın, sağlıklı beslenme alışkanlıklarının yaygınlaştırılmasının ve fiziksel aktivitenin artırılmasının önemine dikkat çekiyor.</p>
<p></p>
<p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kemal Memişoğlu: “Sigara Kullanımı Türkiye’de Sağlık Krizi Yaratıyor”</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/kemal-memisoglu-sigara-kullanimi-turkiyede-saglik-krizi-yaratiyor</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/kemal-memisoglu-sigara-kullanimi-turkiyede-saglik-krizi-yaratiyor</guid>
<description><![CDATA[ Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, Giresun’daki temaslarında sağlık yatırımlarını değerlendirdi ve sigara kullanımına karşı ulusal seferberlik başlatılacağını açıkladı. Orman yangınlarında etkilenenlere ilişkin son durumu da paylaştı. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202507/image_870x_6867eca5a1b52.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 05 Jul 2025 11:00:53 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Giresun’a hangi sağlık yatırımları yapılacak, sigara kullanımıyla mücadelede hangi adımlar atılacak, orman yangınlarından etkilenenlerin sağlık durumu nedir, Türkiye’de sigara kullanım oranı nasıl düşürülecek</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, 4 Temmuz 2025 Cuma günü sabah saatlerinde Giresun’a geldi. Bakan Memişoğlu, Ordu Giresun Havalimanı’nda il protokolü tarafından karşılandıktan sonra ilk olarak Giresun Valiliğini ziyaret etti. Burada Vali Mehmet Fatih Serdengeçti ve ildeki yöneticilerle bir araya geldi.</p>
<p><strong>Sağlık yatırımları değerlendirildi</strong></p>
<p><span>Valilikte düzenlenen basın toplantısında konuşan Sağlık Bakanı Memişoğlu, Giresun’daki sağlık hizmetlerinin mevcut durumunu incelediklerini belirtti. “Giresun geçmişten beri güçlü sağlık altyapısına sahip. Mevcut durumu daha da ileriye taşımak için yapılması gerekenleri yerinde değerlendiriyoruz. İlhan Özdemir Hastanemize ek bina yapılması planlanıyor. Ayrıca merkezdeki sağlık yapılarının güçlendirilmesi için çalışmalar yürütüyoruz” dedi.</span></p>
<p><img src="https://cumha.com.tr/uploads/images/202507/image_870x_6867ecb37f998.webp" alt=""></p>
<p><strong>Sigara kullanımına karşı ulusal seferberlik</strong></p>
<p><span>Memişoğlu, Türkiye’de sigara kullanım oranının yüksekliğine dikkat çekerek önemli uyarılarda bulundu. “Türkiye’de her üç kişiden biri sigara kullanıyor. Akciğer kanserinde dünyada ilk üçteyiz. Bu durum genç nüfusumuzun geleceğini tehdit ediyor. Sigara illetinden kurtulmak için ulusal çapta bir seferberlik başlatıyoruz. Bu sadece yasaklarla değil, toplumun bilinçlenmesiyle mümkün olacak” ifadelerini kullandı.</span></p>
<p><strong>Orman yangınları için son durum</strong></p>
<p><span>Memişoğlu ayrıca son dönemde ülke genelinde yaşanan orman yangınlarına değinerek, “Şimdiye kadar 538 kişi yangınlardan etkilendi. Üç hastamız tedavi altında, biri ağır yaralı. İki vatandaşımız hayatını kaybetti. Yangınların çoğu insan kaynaklı. Önleyici tedbirlerin artırılması büyük önem taşıyor” dedi.</span></p>
<p><span>Bakan Memişoğlu, Valilikteki açıklamalarının ardından Sağlıklı Türkiye Yüzyılı Giresun Sağlık Yöneticileri Toplantısı’na katıldı. Daha sonra Giresun Eğitim ve Araştırma Hastanesini ziyaret eden Memişoğlu, sağlık çalışanlarıyla görüşerek teşekkürlerini iletti ve hasta yakınlarına geçmiş olsun dileklerini sundu.</span></p>
<p><img src="https://cumha.com.tr/uploads/images/202507/image_870x_6867ec98289ed.webp" alt=""></p>
<p><span>Ziyaretlerine Giresun Valisi Mehmet Fatih Serdengeçti, AK Parti Giresun Milletvekilleri Ali Temür ve Nazım Elmas, İl Sağlık Müdürü Dr. İskender Aksoy ile diğer yetkililer de eşlik etti.</span></p>
<p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Endemik bitkilerle aromaterapi bilimi Malatya Arapgir’de uluslararası kongrede buluştu</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/endemik-bitkilerle-aromaterapi-bilimi-malatya-arapgirde-uluslararasi-kongrede-bulustu</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/endemik-bitkilerle-aromaterapi-bilimi-malatya-arapgirde-uluslararasi-kongrede-bulustu</guid>
<description><![CDATA[ Arapgir Belediyesi ev sahipliğinde düzenlenen I. Uluslararası Arapgir Endemik Bitkiler ve Aromaterapi Kongresi, 26-28 Haziran tarihlerinde akademisyenleri, sağlık uzmanlarını ve araştırmacıları bir araya getirerek doğadan gelen şifanın bilimsel temellerle buluşmasına olanak sundu. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202506/image_870x_6862bce84c309.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 02 Jul 2025 11:09:09 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>aromaterapi klinik uygulamalarda nasıl kullanılıyor, mor reyhan bitkisi hangi alanlarda değerlendiriliyor, sağlık turizminde endemik bitkilerin rolü nedir, Arapgir kongresi bilimsel iş birliklerine nasıl katkı sundu</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Malatya’nın Arapgir ilçesi, 26-28 Haziran 2025 tarihleri arasında sağlık, bilim ve kültürü bir araya getiren önemli bir etkinliğe sahne oldu. Arapgir Belediyesi’nin ev sahipliğinde, UKA Kongre ve Uluslararası Sağlık Turizmi Enstitüsü iş birliğiyle düzenlenen I. Uluslararası Arapgir Endemik Bitkiler ve Aromaterapi Kongresi, endemik bitkilerin sağlık turizmiyle kesiştiği noktaları bilimsel bir zeminde tartışmaya açtı.</p>
<p><span></span></p>
<p><span>Kongrede çok sayıda akademisyen, uzman ve sağlık profesyoneli bir araya gelerek aromaterapi, fitoterapi ve endemik bitkiler konularında bilgi paylaşımında bulundu. Etkinlik, Arapgir’in doğal zenginliklerinin bilim dünyasına tanıtılması açısından dikkat çekici bir platform oluşturdu.</span><span></span></p>
<p><strong>Açılışta iş birliği ve bilimsel katkı vurgusu</strong></p>
<p><span>Kongrenin açılış konuşmasını yapan Uluslararası Sağlık Turizmi Enstitüsü Başkanı Dr. Fatih Seyran, doğanın iyileştirici gücünü bilimsel temellere oturtmanın küresel sağlık turizmi açısından stratejik önemine dikkat çekti. UKA Kongre Genel Müdürü Prof. Dr. Nermin Gürhan ise bilimsel organizasyonların ulusal ve uluslararası iş birliklerini güçlendirdiğini ifade etti.</span><span></span></p>
<p><span>Arapgir Belediye Başkanı Haluk Cömertoğlu ise konuşmasında, Arapgir’in mor reyhan başta olmak üzere pek çok endemik bitki türüne ev sahipliği yaptığını belirterek, kongrenin bu zenginliği dünyaya tanıtma fırsatı sunduğunu aktardı.</span><span></span></p>
<p><strong>Bilimsel içerikli sunumlar ve paneller düzenlendi</strong></p>
<p><span>Yazar Süleyman Baydar’ın “Bitkilerin Dili” konulu konferansı ile başlayan etkinlik, ardından gerçekleştirilen “Endemik Bitkiler ve Aromaterapi: Klinik Uygulamalarda Kanıta Dayalı Yaklaşımlar” başlıklı panel ile devam etti. Panelin moderatörlüğünü Prof. Dr. Funda Kavak Budak üstlendi.</span><span></span></p>
<p><strong>Panelde şu akademik sunumlar yer aldı:</strong><span></span></p>
<ul>
<li><span>Prof. Dr. Serdar Sarıtaş: “Malatya İli ve Çevresinde Bitki ve Aroma Kullanımı”</span></li>
<li><span>Doç. Dr. Seyhan Çıtlık Sarıtaş: “Kalp Hastalıklarında Aromaterapi Kullanımı”</span></li>
<li><span>Dr. Öğr. Üyesi Burak Şirin: “Ruh Sağlığında Endemik Bitkilerin Önemi”</span></li>
<li><span>Dr. Şeyda Öztuna: “Doğadan Şifaya: Aromaterapi ile Sağlık Turizmi”</span></li>
<li><span>Öğr. Gör. Dilek Arslan Ateşşahin: “Mor Reyhan Araştırmaları”</span></li>
</ul>
<p><strong>Sözlü bildirilerde geniş yelpazede bilimsel içerik paylaşıldı</strong></p>
<p><span>Panelin ardından düzenlenen sözlü bildiri oturumlarında, farklı üniversitelerden katılan akademisyenler, otizm tedavi süreçlerinden sağlıklı yaşama, bitkisel tedavi protokollerinden aromaterapötik uygulamalara kadar pek çok alanda güncel bilimsel çalışmaları sundu.</span></p>
<p><strong>Kapanışta bilimsel sunumlara devam edildi</strong></p>
<p><span>Etkinliğin kapanış konuşmasını yapan Dr. Öğr. Üyesi Nurhayat Özdemir, Malatya bölgesine özgü bitkilerin kimyasal ve analitik analizlerini konu alan sunumunu paylaştı. Atomik kütle spektrometrisi, biyoanalitik yöntemler ve gıda analizleri gibi tekniklerin kullanıldığı sunum, özellikle genç araştırmacıların ilgisini çekti.</span></p>
<p><span>Kongre, plaket takdimleri ve katılım sertifikalarının verilmesiyle sona erdi.</span></p>
<p><span></span></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kanser ve kistik fibrozis hastalarına yönelik immünoterapi ilaçları geri ödeme listesine alındı</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/kanser-ve-kistik-fibrozis-hastalarina-yoenelik-immunoterapi-ilaclari-geri-oedeme-listesine-alindi</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/kanser-ve-kistik-fibrozis-hastalarina-yoenelik-immunoterapi-ilaclari-geri-oedeme-listesine-alindi</guid>
<description><![CDATA[ Sağlık Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın ortak kararıyla 5 immünoterapi ilacı geri ödeme kapsamına alındı. 25 farklı kanser türünde uygulanacak ilaçlardan yaklaşık 48 bin hasta yararlanabilecek. Listeye ilk kez kistik fibrozis ilacı da dahil edildi. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202507/image_870x_6863d961c896d.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 02 Jul 2025 11:09:09 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>immünoterapi ilaçları hangi kanser türlerinde geri ödeme kapsamına alındı, kistik fibrozis ilacı kimler için geçerli olacak, yeni düzenlemeden kaç hasta yararlanabilecek, immünoterapi tedavisi hangi hastanelerde uygulanabilecek</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, kanser hastalarının ilaçlara erişimini kolaylaştırmak amacıyla yeni bir düzenleme gerçekleştirdi. Düzenleme kapsamında, kanser tedavisinde kullanılan 5 immünoterapi ilacı geri ödeme listesine eklendi.</p>
<p><span>Yeni listede yer alan ilaçlardan üçü ilk kez geri ödemeye alınırken, daha önce sınırlı endikasyonlarla karşılanan iki ilacın kapsamı genişletildi. Bu kapsamda, söz konusu ilaçların 25 farklı kanser türünde kullanılmasına olanak sağlandı. Listeye giren kanser türleri arasında akciğer kanseri, meme kanseri, mide kanseri, küçük hücreli akciğer kanseri, klasik hodgkin lenfoma, kolorektal kanser, melanom ve renal hücreli karsinom da bulunuyor.</span></p>
<p><span>İmmünoterapi ilaçları, bağışıklık sisteminin kanser hücrelerine karşı etkin hale getirilmesini hedefliyor. Kamuoyunda “akıllı kemoterapi” olarak da bilinen bu tedavi yöntemi, klasik tedavilere alternatif olarak öne çıkıyor.</span></p>
<p><strong>İkinci ve üçüncü basamak hastanelerde uygulanabilecek</strong></p>
<p><span>Yeni düzenlemeyle birlikte geri ödeme kapsamına alınan immünoterapi ilaçları, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) ile anlaşmalı olan ikinci ve üçüncü basamak kamu ve özel hastanelerde uygulanabilecek.</span></p>
<p><strong>Kistik fibrozis ilacı da listeye dahil edildi</strong></p>
<p><span>Geri ödeme listesine ayrıca, kalıtsal bir hastalık olan kistik fibrozisin tedavisinde kullanılan yeni bir ilaç da dahil edildi. Solunum ve sindirim sistemini etkileyen bu hastalıkta kullanılan yeni ilacın, hastalık seyrini olumlu yönde etkilemesi bekleniyor.</span></p>
<p><strong>48 bin hasta faydalanacak</strong></p>
<p><span>Yapılan düzenlemeden yaklaşık 48 bin kanser hastasının faydalanması öngörülürken, kistik fibrozis hastalığı için de yaklaşık 1000 kişinin ilaçtan yararlanabileceği bildirildi. Son düzenleme ile birlikte geri ödeme listesindeki kanser ilaçlarının toplam sayısı 784’e yükseldi.</span></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Yeni Sağlık Turizmi Yönetmeliği İstanbul’daki Sempozyumda Tüm Yönleriyle Ele Alınacak</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/yeni-saglik-turizmi-yoenetmeligi-istanbuldaki-sempozyumda-tum-yoenleriyle-ele-alinacak</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/yeni-saglik-turizmi-yoenetmeligi-istanbuldaki-sempozyumda-tum-yoenleriyle-ele-alinacak</guid>
<description><![CDATA[ 5 Temmuz’da İstanbul Yeşilköy’de düzenlenecek sempozyumda, sağlık turizmi sektörünü ilgilendiren yeni yönetmelik kapsamlı şekilde değerlendirilecek. Etkinlikte mevzuat uygulamaları, kalite süreçleri ve denetim mekanizmaları uzman isimlerle masaya yatırılacak. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202507/image_870x_6864cdc88c7aa.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 02 Jul 2025 11:09:09 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Sağlık turizmi yönetmeliği neleri kapsıyor, yeni düzenlemeler nasıl uygulanacak, sempozyumda hangi konular öne çıkacak, sektör temsilcileri etkinlikten ne bekliyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’de son yıllarda büyüme kaydeden sağlık turizmi alanı, 26 Nisan 2025’te yürürlüğe giren Yeni Sağlık Turizmi Yönetmeliği ile yeni bir döneme girdi. Sektördeki standartların yükseltilmesi, uluslararası güvenin artırılması ve denetim süreçlerinin güçlendirilmesi amacıyla hazırlanan yönetmelik; kamu, özel sektör ve sivil toplum temsilcilerini aynı platformda buluşturacak bir etkinlikte tartışmaya açılacak.</p>
<p><strong>Sempozyum İstanbul’da yapılacak</strong></p>
<p><span>Yeni düzenlemelerin uygulama yöntemlerinin ele alınacağı “Yeni Sağlık Turizmi Yönetmeliği: Mevcut Düzenlemeler ve Uygulama Şekilleri” başlıklı sempozyum, 5 Temmuz 2025 Cumartesi günü İstanbul Yeşilköy’deki Halil Paşa Kut Yalısı’nda gerçekleştirilecek. Etkinlik, The Prime Danışmanlık organizasyonuyla, The Prime Akademi ve Uluslararası Antalya Sağlık Turizmi ve Eğitimi Derneği (UASTED) iş birliğinde düzenleniyor.</span></p>
<p><strong>Sektör temsilcileri bir araya geliyor</strong></p>
<p><span>Sempozyuma, sağlık turizmi alanındaki kamu otoriteleri, sağlık tesisleri, aracı kuruluşlar ve akademisyenlerin yanı sıra danışmanlık firmaları da katılım sağlayacak. Etkinlikte; mevzuat değişikliklerinin yanında kalite standartları, denetim mekanizmaları ve sürdürülebilir büyüme başlıklarında fikir alışverişi yapılacak.</span></p>
<p><span>The Prime Kurucusu Salih Kutluk, etkinliğin sadece bir bilgi aktarımı değil, aynı zamanda ortak çözüm arayışlarını barındıran bir istişare platformu olduğunu vurgulayarak, “Yeni yönetmelik, sağlık turizminde çağdaş bir altyapı oluşturma amacını taşıyor. Sektörün tüm paydaşlarını bu dönüşümü birlikte değerlendirmeye davet ediyoruz.” ifadelerini kullandı.</span></p>
<p><img src="https://cumha.com.tr/uploads/images/202507/image_870x_6864ce50394ae.webp" alt=""></p>
<p><strong>Katılımcılar ve başlıca konu başlıkları</strong></p>
<p><span>Etkinlikte konuşmacı olarak; USHAŞ Genel Müdürü Behlül Ünver, TÜSKA Başkanı Doç. Dr. Baytam Demir, UASTED Başkanı Dr. Mehmet Kanpolat ve Uluslararası Sağlık Turizmi Enstitüsü Başkanı Dr. Fatih Seyran yer alacak.</span><span></span></p>
<p><span>Program kapsamında ele alınacak ana konu başlıkları arasında şunlar bulunuyor:</span><span></span></p>
<ul>
<li><span>Sağlık turizminde akreditasyon ve kalite süreçleri,</span></li>
<li><span>Platform üyelik zorunlulukları,</span></li>
<li><span>Sigorta ve mali sorumluluklara ilişkin düzenlemeler,</span></li>
<li><span>Dijital tanıtım ve reklam faaliyetlerine getirilen standartlar,</span></li>
<li><span>Performans değerlendirme kriterleri ve denetim uygulamaları.</span></li>
</ul>
<p><span>Ayrıca, saha deneyimlerine dayalı örnek vakalar ve çözüm önerileri de sempozyum kapsamında paylaşılacak. Etkinliğin, sağlık turizmi sektöründe ortak vizyon geliştirilmesine katkı sunması bekleniyor.</span><span></span></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Prof. Dr. Şebnem Kavaklı: &amp;quot;Hareketsiz yaşam da stres kaynağıdır&amp;quot;</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/prof-dr-sebnem-kavakli-hareketsiz-yasam-da-stres-kaynagidir</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/prof-dr-sebnem-kavakli-hareketsiz-yasam-da-stres-kaynagidir</guid>
<description><![CDATA[ Bilim Kafe etkinliği kapsamında Ankara’da düzenlenen oturumda Yüksek İhtisas Üniversitesi akademisyenleri vatandaşlarla bir araya geldi. Etkinlikte konuşan Prof. Dr. Şebnem Kavaklı ve Dr. Öğr. Üyesi Ece Uysal Altunbilek, stresin yalnızca duygusal değil, hareketsizlik gibi fiziksel nedenlerden de kaynaklanabileceğine dikkat çekti. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202506/image_870x_685ea34657cdd.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 29 Jun 2025 08:34:18 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>stresin fizyolojik temeli nedir, egzersiz stresle mücadelede nasıl bir rol oynar, hareketsizlik neden stres kaynağı sayılır, üniversitelerin toplumla bağı nasıl güçleniyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><br data-start="448" data-end="451">Yükseköğretim Kurulu'nun toplumla bilim arasındaki bağı güçlendirmek amacıyla hayata geçirdiği Bilim Kafe etkinliği, 27-28 Haziran 2025 tarihlerinde 81 ilde eş zamanlı olarak gerçekleştiriliyor. Program kapsamında Yüksek İhtisas Üniversitesi de Ankara’da vatandaşlarla buluştu.</p>
<p></p>
<p data-start="730" data-end="1182"><strong data-start="730" data-end="797">Etkinlik Ulucanlar Cezaevi Toplantı Salonu'nda gerçekleştirildi</strong><br data-start="797" data-end="800">Etkinliğin Ankara ayağı, Ulucanlar Cezaevi Toplantı Salonu’nda yapıldı. Açılışta konuşan Yüksek İhtisas Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kadirhan Sunguroğlu, üniversitelerin toplumla bağ kurmasının önemine dikkat çekerek, “Bugün ülkemizin dört bir yanından gelen misafirlerle bir aradayız. Üniversiteler sadece eğitim değil, topluma fayda üretme görevi de taşır” ifadelerini kullandı.</p>
<p><img src="https://cumha.com.tr/uploads/images/202506/image_870x_685ea3534a6f1.webp" alt=""></p>
<p data-start="1184" data-end="1500"><strong data-start="1184" data-end="1224">Stresin fizyolojik boyutu ele alındı</strong><br data-start="1224" data-end="1227">Etkinlikte oturum moderatörlüğünü Yüksek İhtisas Üniversitesi Rektör Yardımcısı ve Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Şebnem Kavaklı üstlendi. Kavaklı, “Bizi sadece duygusal değil, fiziksel etkenler de strese sokar. Hareket etmeyen bir beden, stresin hedefi haline gelir” dedi.</p>
<p data-start="1502" data-end="1885">Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Ece Uysal Altunbilek ise sunumunda stres yanıtının fizyolojik temelini anlattı. Altunbilek, “Beyin, stresle baş etmemizi sağlayan merkezi yapıdır. Ancak bu yanıt sadece psikolojik değil, bedensel yüklenmelerle de tetiklenir. Beslenme, uyku, sosyal ilişkiler ve fiziksel aktivite yetersizse vücut strese girer” ifadelerini kullandı.</p>
<p data-start="1887" data-end="2208"><strong data-start="1887" data-end="1923">"Hareketsizlik stres faktörüdür"</strong><br data-start="1923" data-end="1926">Altunbilek, fiziksel aktivitenin strese karşı güçlü bir araç olduğunu belirtti. “Yeterince hareket etmeyen, beslenme düzenine dikkat etmeyen ya da sosyal ilişkilerden uzak kalan bireyler, yüksek stres altında kalabiliyor. Egzersiz, bu döngüyü kırmak için etkili bir yöntemdir” dedi.</p>
<p data-start="2210" data-end="2273">Etkinlik, katılımcıların sorularının yanıtlanmasıyla sona erdi.</p>
<p data-start="2275" data-end="2463"><strong data-start="2275" data-end="2287"></strong></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Altı Haftada 5 Milyona Yakın Kişi Ölçüldü, Fazla Kiloluluk ve Obezite Oranları Dikkat Çekti</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/alti-haftada-5-milyona-yakin-kisi-olculdu-fazla-kiloluluk-ve-obezite-oranlari-dikkat-cekti</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/alti-haftada-5-milyona-yakin-kisi-olculdu-fazla-kiloluluk-ve-obezite-oranlari-dikkat-cekti</guid>
<description><![CDATA[ Sağlık Bakanlığı tarafından başlatılan “İdeal Kilonu Öğren Sağlıklı Yaşa” kampanyasında altıncı hafta itibarıyla yaklaşık 5 milyon kişinin vücut kitle indeksi ölçüldü. Katılımcıların yüzde 35’i fazla kilolu, yüzde 26’sı ise obez çıktı. Erkeklerde fazla kiloluluk oranı öne çıkarken, kadınlarda obezite oranı daha yüksek hesaplandı. Kampanya kapsamında yüz binlerce kişi ücretsiz danışmanlık hizmetine yönlendirildi. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202506/image_870x_6851752d00a97.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 29 Jun 2025 08:34:18 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>kampanyaya kaç kişi katıldı, fazla kilolu ve obez oranları nedir, erkekler ve kadınlar arasında hangi farklar öne çıktı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık Bakanlığının obezite ve fazla kilolulukla mücadele amacıyla yürüttüğü “İdeal Kilonu Öğren Sağlıklı Yaşa” kampanyası kapsamında 10 Mayıs–20 Haziran 2025 tarihleri arasında Türkiye genelinde 4 milyon 923 bin 302 kişinin boy ve kilo ölçümleri yapıldı. Katılımcıların yüzde 47,1’ini erkekler, yüzde 52,9’unu kadınlar oluşturdu.</p>
<p><strong>Fazla kilolu ve obez oranları dikkat çekti</strong></p>
<p><span>Vücut kitle indeksi (VKİ) analizlerine göre, ölçüm yapılan kişilerin yüzde 6’sı zayıf, yüzde 33’ü normal, yüzde 35’i fazla kilolu ve yüzde 26’sı obez aralığında yer aldı. Erkeklerin yüzde 40,3’ü fazla kilolu, kadınların ise yüzde 30,7’si obez olarak belirlendi. Bu oranlar, erkeklerde fazla kiloluluk, kadınlarda ise obezitenin daha yaygın olduğunu ortaya koydu.</span></p>
<p><strong>Her hafta katılım artıyor</strong></p>
<p><span>Kampanyanın 14-20 Haziran 2025’i kapsayan altıncı haftasında, 1 milyon 252 bin 861 kişiye ölçüm yapıldı. Bu dönemde ölçüm yapılan kişilerin yüzde 6,1’i zayıf, yüzde 33’ü normal, yüzde 35,2’si fazla kilolu, yüzde 25,7’si obez aralığında ölçüldü. Katılımın her hafta arttığı bildirildi.</span></p>
<p><strong>Danışmanlık hizmeti sağlanıyor</strong></p>
<p><span>Altıncı hafta sonunda, vücut kitle indeksi normalin üzerinde çıkan 762 bin 451 kişi birinci basamak sağlık kuruluşlarına yönlendirildi. Bu kişiler, ücretsiz beslenme ve fiziksel aktivite danışmanlığı hizmetinden faydalanmaları için bilgilendirildi.</span></p>
<p><strong>Toplumsal farkındalık hedefleniyor</strong></p>
<p><span>Fazla kiloluluk ve obezitenin hem Türkiye’de hem de dünyada artış gösteren yaygın bir halk sağlığı sorunu olduğu vurgulandı. Bakanlık, kampanya ile sağlıklı yaşam alışkanlıklarının teşvik edilmesini ve toplumda farkındalık oluşturulmasını amaçlıyor.</span></p>
<p><span></span></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Sağlık&#45;Sen Genel Başkanı Mahmut Faruk Doğan: ‘850 bin sağlık çalışanının sorumluluğu omuzlarımızda’</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/saglik-sen-genel-baskani-mahmut-faruk-dogan-850-bin-saglik-calisaninin-sorumlulugu-omuzlarimizda</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/saglik-sen-genel-baskani-mahmut-faruk-dogan-850-bin-saglik-calisaninin-sorumlulugu-omuzlarimizda</guid>
<description><![CDATA[ Sağlık-Sen 7. Dönem 10. Başkanlar Kurulu Toplantısı, 81 ilden gelen şube başkanlarının katılımıyla ‘Toplu Sözleşme’ gündemiyle yapıldı. Genel Başkan Mahmut Faruk Doğan, sağlık ve sosyal hizmet kolundaki 40 branş için mücadele ettiklerini vurguladı. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202506/image_870x_685c188159023.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 26 Jun 2025 12:06:59 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Sağlık-Sen toplu sözleşme talepleri neler, kaç sağlık çalışanı bu süreçten etkilenecek, 8. Dönem Toplu Sözleşme ne zaman başlayacak, sağlık çalışanları için hangi branşlar temsil ediliyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Toplantı 81 İlden Katılımla Gerçekleştirildi</strong></p>
<p><span>Sağlık-Sen 7. Dönem 10. Başkanlar Kurulu Toplantısı, 81 ilde görev yapan şube başkanlarının katılımıyla gerçekleştirildi. Ağustos ayında başlayacak 8. Dönem Toplu Sözleşme görüşmeleri öncesinde düzenlenen toplantının ana gündemi ‘toplu sözleşme’ talepleri oldu.</span></p>
<p><img src="https://cumha.com.tr/uploads/images/202506/image_870x_685c186fdb681.webp" alt=""></p>
<p><strong>Talepler Değerlendirildi, Bilgilendirmeler Yapıldı</strong></p>
<p><span>Toplantıda, 8. Dönem Toplu Sözleşme sürecine yönelik yapılan hazırlıklar paylaşıldı. Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Irgatoğlu, bugüne kadar yapılan çalışmaları ve oluşan talepleri katılımcılarla paylaştı.</span></p>
<p><strong>‘Yetki Sürecini Gururla Geride Bıraktık’</strong></p>
<p><span>Toplantıda konuşan Sağlık-Sen Genel Başkanı Mahmut Faruk Doğan, yetki sürecinin geride bırakıldığını ve sendikanın yeniden yetkili sendika olma başarısını elde ettiğini belirtti. Doğan, “Şube başkanlarımızdan yönetim kurullarına, kadın ve gençlik kollarından temsilcilerimize kadar tüm teşkilatımıza gönülden teşekkür ediyorum” dedi.</span></p>
<p><img src="https://cumha.com.tr/uploads/images/202506/image_870x_685c18a3c34a7.webp" alt=""></p>
<p><strong>‘850 Binden Fazla Çalışanın Hakkı İçin Masadayız’</strong></p>
<p><span>Doğan, sağlık ve sosyal hizmet alanında görev yapan hekim, hemşire, ebe, paramedik, röntgen teknisyeni, fizyoterapist ve sosyal hizmet uzmanı dahil 40 farklı branştaki çalışanların haklarını savunduklarını belirtti. “Toplu sözleşme masasında da terimizin son damlasına kadar mücadele edeceğiz. 850 binden fazla sağlık ve sosyal hizmet profesyonelinin sorumluluğu omuzlarımızda” ifadelerini kullandı.</span><span></span></p>
<p><strong>Sahanın Talepleri Toplanıyor, Teklifler Hazırlanıyor</strong></p>
<p><span>Toplantıda sahadan gelen taleplerin alındığını belirten Doğan, bu taleplerin Sağlık-Sen uzmanları tarafından değerlendirileceğini ve 8. Dönem Toplu Sözleşme tekliflerinin kamuoyuna duyurulacağını söyledi.</span><span></span></p>
<p><img src="https://cumha.com.tr/uploads/images/202506/image_870x_685c1892a9c70.webp" alt=""></p>
<p><strong>‘Kamu Çalışanları Enflasyon Karşısında Ezilmemeli’</strong></p>
<p><span>Kamu çalışanlarının ekonomik durumuna da değinen Doğan, enflasyon gerçeğinin çalışanların alım gücünü etkilediğini belirtti. “Kamu çalışanları enflasyon altında ezilmemeli. Biz Memur-Sen ve Sağlık-Sen olarak çalışanlarımızı enflasyona karşı korumak ve haklarını savunmak için mücadelemizi sürdüreceğiz” açıklamasında bulundu.</span></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Mahmut Faruk Doğan: &amp;apos;850 binden fazla sağlık çalışanının hakkı için terimizin son damlasına kadar mücadele edeceğiz&amp;apos;</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/mahmut-faruk-dogan-850-binden-fazla-saglik-calisaninin-hakki-icin-terimizin-son-damlasina-kadar-mucadele-edecegiz</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/mahmut-faruk-dogan-850-binden-fazla-saglik-calisaninin-hakki-icin-terimizin-son-damlasina-kadar-mucadele-edecegiz</guid>
<description><![CDATA[ Sağlık-Sen 7. Dönem 10. Başkanlar Kurulu Toplantısı, toplu sözleşme gündemiyle 81 ilden gelen şube başkanlarının katılımıyla gerçekleştirildi. Genel Başkan Mahmut Faruk Doğan, sağlık ve sosyal hizmet kolunda çalışan 850 binden fazla personelin hakları için yoğun mesai harcadıklarını belirtti. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202506/image_870x_685c2deaddffc.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 26 Jun 2025 12:06:59 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Toplu sözleşme görüşmeleri ne zaman başlayacak, sağlık çalışanlarının talepleri neler, Sağlık-Sen hangi branşlar için mücadele ediyor, kamu çalışanlarının enflasyon beklentisi nedir</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><br data-start="462" data-end="465"><strong data-start="465" data-end="525">Sağlık-Sen, toplu sözleşme hazırlıklarını masaya yatırdı</strong><br data-start="525" data-end="528">Sağlık ve Sosyal Hizmet Çalışanları Sendikası (Sağlık-Sen), 7. Dönem 10. Başkanlar Kurulu Toplantısı’nı “Toplu Sözleşme” gündemiyle Ankara’da gerçekleştirdi. Toplantıya 81 ilden gelen şube başkanları katıldı. Görüşmelerde, Ağustos ayında başlayacak 8. Dönem Toplu Sözleşme sürecine yönelik talepler ele alındı.</p>
<p></p>
<p data-start="840" data-end="1203"><strong data-start="840" data-end="891">Genel Başkan Mahmut Faruk Doğan’dan açıklamalar</strong><br data-start="891" data-end="894">Toplantıda konuşan Sağlık-Sen Genel Başkanı Mahmut Faruk Doğan, yetki sürecini başarıyla tamamladıklarını belirterek, teşkilat mensuplarına teşekkür etti. Doğan, "Şube başkanlarımızdan yönetim kurullarına, kadın ve gençlik kollarından temsilcilerimize kadar tüm teşkilatımıza gönülden teşekkür ediyorum" dedi.</p>
<p><img src="https://cumha.com.tr/uploads/images/202506/image_870x_685c2dd9961b6.webp" alt=""></p>
<p data-start="1205" data-end="1628"><strong data-start="1205" data-end="1244">'Mücadelemiz 40 sağlık branşı için'</strong><br data-start="1244" data-end="1247">Doğan, sağlık ve sosyal hizmet kolunda görev yapan hekim, hemşire, ebe, paramedik, röntgen teknisyeni, fizyoterapist ve sosyal hizmet uzmanı dahil 40 farklı branştaki çalışanın haklarını savunduklarını ifade etti. “Toplu sözleşme masasında da terimizin son damlasına kadar mücadele edeceğiz. 850 binden fazla sağlık ve sosyal hizmet profesyonelinin sorumluluğu omuzlarımızda” dedi.</p>
<p data-start="1630" data-end="1989"><strong data-start="1630" data-end="1680">Sahanın talepleri uzmanlarla değerlendirilecek</strong><br data-start="1680" data-end="1683">Toplantıda sahadan gelen taleplerin dinlendiğini belirten Doğan, bu görüşlerin Sağlık-Sen uzmanlarıyla değerlendirileceğini ve nihai tekliflerin kamuoyuyla paylaşılacağını açıkladı. Ayrıca, bugüne kadar elde edilen kazanımları hatırlatarak toplu sözleşme masasında yine sahanın sesi olacaklarını vurguladı.</p>
<p data-start="1991" data-end="2306"><strong data-start="1991" data-end="2041">'Enflasyon karşısında kamu çalışanı korunmalı'</strong><br data-start="2041" data-end="2044">Kamu çalışanlarının enflasyon karşısında ezilmemesi gerektiğine dikkat çeken Doğan, “Ülkemizde bir enflasyon gerçeği var. Kamu çalışanları enflasyon altında ezilmemeli. Biz Memur-Sen ve Sağlık-Sen olarak bu konuda mücadelemizi sürdüreceğiz” ifadelerini kullandı.</p>
<p data-start="2308" data-end="2506"><strong data-start="2308" data-end="2320"></strong></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Sağlık hizmetlerinde dijital denetim seferberliği başladı, 206 hastane denetlendi</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/saglik-hizmetlerinde-dijital-denetim-seferberligi-basladi-206-hastane-denetlendi</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/saglik-hizmetlerinde-dijital-denetim-seferberligi-basladi-206-hastane-denetlendi</guid>
<description><![CDATA[ Sağlık Bakanlığı, kamu hastanelerinde hizmet kalitesini artırmak amacıyla yeni bir denetim süreci başlattı. REDES sistemiyle dijital denetim yapılacak, hasta şikayetleri anında değerlendirilecek, 81 ildeki hasta hakları birimleri daha etkin çalışacak. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202506/image_870x_685d031fd5e1e.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 26 Jun 2025 12:06:59 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>REDES sistemi nasıl çalışıyor, hasta şikayetleri nasıl sonuçlandırılacak, denetimler hangi illerde yapıldı, hasta hakları birimleri hangi görevleri üstlenecek</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Yeni genelge 81 il valiliğine gönderildi</strong></p>
<p><span>Sağlık Bakanlığı, sağlık hizmetlerinin daha etkin ve hesap verilebilir şekilde yürütülmesi amacıyla “Sağlık Bakanlığı Teftiş Kurulu Genelgesi”ni yayımladı. Bakan Prof. Dr. Kemal Memişoğlu’nun imzasıyla 81 il valiliğine gönderilen genelgede, şikayetlerin hızla sonuçlandırılması, hasta hakları birimlerinin etkinliğinin artırılması ve dijital denetim sisteminin kapsamının genişletilmesi hedefleniyor.</span></p>
<p><strong>Şikayetler yerinde ve hızlı biçimde çözülecek</strong></p>
<p><span>2024 tarihli Cumhurbaşkanlığı Genelgesi temel alınarak hazırlanan metinde, “vatandaş odaklı devlet anlayışı” esas alındı. Buna göre, sağlık hizmetlerinde yaşanabilecek teknik ve idari aksaklıklar, vatandaşların mağduriyetine yol açmadan yerinde ve süratle çözüme kavuşturulacak.</span></p>
<p><strong>Denetim seferberliğiyle 206 hastane incelendi</strong></p>
<p><span>Bakan Memişoğlu’nun talimatıyla hız kazanan teftiş çalışmaları kapsamında ocak ayında 38, nisan ayında ise 53 müfettiş görevlendirildi. 19 ilde yürütülen iki ayrı denetim sürecinde toplam 206 hastane incelendi. Tespit edilen sorunlar çözüme kavuşturularak sağlık hizmeti kalitesinin artırılması sağlandı.</span></p>
<p><strong>Hasta hakları birimleri daha aktif olacak</strong></p>
<p><span>Genelge kapsamında, Sağlık Bakanlığına bağlı hastanelerdeki Hasta Hakları Birimleri’nin ilettiği şikayetlerin en kısa sürede değerlendirilmesi için İl Sağlık Müdürlükleri ve hastane yönetimlerine sorumluluk verildi. Müfettiş incelemesi gerektirmeyen durumlar, “Muhakkiklik” eğitimi almış olan 3 binin üzerindeki uzman personel tarafından değerlendirilecek.</span></p>
<p><strong>Dijital denetim sistemi REDES yaygınlaştırılıyor</strong></p>
<p><span>Bakanlık tarafından kısa süre önce devreye alınan REDES (Risk Odaklı Dijital Denetim Sistemi) ile riskli durumlara anlık müdahale edilecek. REDES Yönetici Bilgi Ekranları artık İl Sağlık Müdürleri ve Başhekimlerin erişimine de açılacak. Eğitim çalışmaları kapsamında 39 ilde 440 sağlık yöneticisine REDES tanıtıldı ve sistemin işleyişi anlatıldı.</span></p>
<p><strong>Yeni uygulamayla denetim süreci hızlanacak</strong></p>
<p><span>REDES ile oluşturulan denetim ekranları sayesinde sağlık kuruluşlarındaki riskli durumlar hızlı şekilde tespit edilip ilgili birim amirleri tarafından değerlendirilerek gerekli önlemler alınacak. Ayrıca, bilirkişi veya uzman heyet taleplerine dair müfettişlik yazılarının da öncelikli olarak yanıtlanacağı belirtildi.</span></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Organ bağışı, ilaç ve cihaz denetimi, hekim hakları: Sağlıkta dijital ve yasal dönüşüm başlıyor</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/organ-bagisi-ilac-ve-cihaz-denetimi-hekim-haklari-saglikta-dijital-ve-yasal-doenusum-basliyor</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/organ-bagisi-ilac-ve-cihaz-denetimi-hekim-haklari-saglikta-dijital-ve-yasal-doenusum-basliyor</guid>
<description><![CDATA[ Meclise sunulan sağlık alanındaki yasa değişikliği teklifiyle organ bağışına e-Devlet kolaylığı, dijital onay sistemleri, ilaç ve tıbbi cihaz denetimlerinde yeni dönem, hekim özlük hakları ve tıbbi kenevir düzenlemeleri gibi çok sayıda kritik değişiklik gündeme geldi. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202506/image_870x_685a7b3014947.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 25 Jun 2025 00:03:48 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Organ bağışında dijital başvuru dönemi başlıyor</strong></p>
<p><span>Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sunulan yasa değişikliği teklifiyle sağlık alanında dijitalleşme odaklı yeni düzenlemelere gidiliyor. Organ bağışı sürecinde vatandaşlar artık e-Devlet üzerinden tek tıkla bağış işlemini gerçekleştirebilecek. Bağışçılar, organ bağışı yaptıklarını hangi yakınları ile paylaşacaklarına da kendileri karar verecek.</span></p>
<p><span>Yeni sistemle birlikte hayattayken organ bağışında bulunan bireylerin bu iradesi, ölümden sonra da geçerli sayılacak. Ayrıca organ bağışlayan kişilerin birinci derece yakınlarına, ihtiyaç halinde nakil sürecinde öncelik hakkı tanınacak. Düzenleme, böbrek, karaciğer ve kalp nakli bekleyen binlerce hastaya umut olarak değerlendiriliyor.</span></p>
<p><strong>Tıbbi işlemlerde elektronik onay sistemi geliyor</strong></p>
<p><span>Teklifle birlikte hasta ve hasta yakınlarının tıbbi müdahalelere ilişkin onay süreçleri elektronik ortama taşınacak. Bu sistemin, özellikle acil durumlar ile uzaktan sağlık hizmetlerinde süreçleri kolaylaştırması bekleniyor.</span></p>
<p><strong>İlaç tedarik zincirine dijital takip sistemi</strong></p>
<p><span>İlaçların üretiminden hastaya ulaşana kadar geçen tüm süreçler, Sağlık Bakanlığı gözetiminde dijital Takip Sistemi ile izlenecek. Ruhsatlı ilaçların stok, üretim ve dağıtım planlaması da sistem üzerinden yürütülecek. Kurallara uymayanlara yönelik yeni idari yaptırımlar uygulanacak.</span></p>
<p><strong>Tıbbi cihaz denetimlerine sıkılaştırma</strong></p>
<p><span>Tıbbi cihazların piyasaya sunulmasında kalite standartları zorunlu hale getiriliyor. Standart dışı ürünlerin kullanımı ve satışı durumunda ağırlaştırılmış para cezaları gündeme gelecek.</span></p>
<p><strong>Yanıltıcı sağlık reklamlarına karşı yeni önlem</strong></p>
<p><span>Özel sağlık kuruluşlarının tanıtım faaliyetlerine dair sıkı denetimler getiriliyor. Hasta vatandaşların duygularını sömürerek ticari kazanç elde edilmesinin önüne geçilmesi hedefleniyor.</span></p>
<p><strong>Tıbbi kenevir üretimine sıkı düzenleme</strong></p>
<p><span>Kenevirden elde edilen ilaç, tıbbi gıda ve kişisel bakım ürünleri yalnızca Sağlık Bakanlığı denetiminde üretilecek ve sadece eczanelerde reçete ile satılabilecek. Amaç, yerli üretimi teşvik ederek küresel pazarda rekabet gücünü artırmak.</span></p>
<p><strong>Hekimlerin çalışma şartlarında değişiklik</strong></p>
<p><span>Özel sağlık kuruluşlarında görev yapan hekimler, artık aynı anda iki sağlık kuruluşunda çalışabilecek. Ayrıca bu hekimlerin kazançları, kıdem tazminatları ve emeklilik haklarıyla ilişkilendirilecek. Yeni uygulamaya geçiş için son tarih 1 Haziran 2026 olarak belirlendi.</span></p>
<p><img src="https://cumha.com.tr/uploads/images/202506/image_870x_685a7b49892d8.webp" alt=""></p>
<p><strong>Yeni sağlık meslekleri tanımlanıyor</strong></p>
<p><span>‘Nükleer Tıp Teknikerliği’ ve ‘Diş Protez Teknisyenliği’ gibi alanlar sağlık meslek gruplarına dahil ediliyor. Ebe ve hemşire yardımcılığı ise tek çatı altında ‘Sağlık Bakım Teknisyeni’ olarak yeniden adlandırılacak.</span></p>
<p><strong>Optisyenlerin meslek örgütleri aktif hale geliyor</strong></p>
<p><span>Optisyenlik alanında mesleki temsiliyetin güçlendirilmesi amacıyla Türk Optisyen-Gözlükçüler Birliği’nin faaliyetlerine yasal zemin hazırlanıyor.</span></p>
<p><img src="https://cumha.com.tr/uploads/images/202506/image_870x_685a7b6407f07.webp" alt=""></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Dr. Fatih Seyran: ‘Heal in Türkiye ve HealthTürkiye ile Sağlık Turizminde Yeni Çağ Başladı’</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/dr-fatih-seyran-heal-in-turkiye-ve-healthturkiye-ile-saglik-turizminde-yeni-cag-basladi</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/dr-fatih-seyran-heal-in-turkiye-ve-healthturkiye-ile-saglik-turizminde-yeni-cag-basladi</guid>
<description><![CDATA[ Uluslararası Sağlık Turizmi Enstitüsü Başkanı Dr. Fatih Seyran, Ticaret ve Sağlık Bakanlığı’nın yürüttüğü ‘Heal in Türkiye’ ve ‘HealthTürkiye’ projeleriyle Türkiye’nin sağlık turizminde dijitalleşme, hasta güvenliği ve küresel tanıtımda yeni bir döneme girdiğini belirtti. 2024’ün ilk çeyreğinde 644 milyon dolarlık gelir elde edilmesi ve yıl sonu hedeflerinin iki katına çıkarılması, Türkiye’nin bu alandaki vizyoner dönüşümünün en somut göstergesi oldu. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202506/image_870x_685b039418dd7.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 25 Jun 2025 00:03:48 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Heal in Türkiye platformu nedir, HealthTürkiye sistemi hasta güvenliğini nasıl sağlıyor, 2024 sağlık turizmi gelir hedefi ne kadar, sağlık turizminde yeni teşvik oranları nedir</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Türkiye Sağlık Turizminde Dijital ve Küresel Dönüşüm Sürecine Girdi</strong></p>
<p><span>Uluslararası Sağlık Turizmi Enstitüsü Başkanı Dr. Fatih Seyran, Türkiye’nin sağlık turizminde attığı stratejik adımların sektöre küresel ölçekte örnek olabilecek bir dönüşüm sağladığını belirtti. Özellikle Ticaret Bakanlığı’nın hayata geçirdiği “Heal in Türkiye” portalı ve Sağlık Bakanlığı’nın dijital hasta yönetim sistemi “HealthTürkiye” platformu, bu dönüşümün temel yapı taşları arasında gösteriliyor.</span></p>
<p><strong>2024 İlk Çeyrek Rakamları: 355 Bin Hasta ve 644 Milyon Dolar Gelir</strong></p>
<p><span>Dr. Seyran, 2024 yılının ilk çeyreğinde 355 bin sağlık turistinin Türkiye’yi tercih ettiğini ve bu ziyaretlerden toplamda 644 milyon dolarlık gelir elde edildiğini açıkladı. Geçtiğimiz yıl 1,5 milyon hasta ve 3 milyar dolarlık gelir elde edildiğini hatırlatan Seyran, 2024 sonu için 2 ila 2,5 milyon sağlık turisti ve 5 milyar dolar gelir hedeflendiğini vurguladı.</span></p>
<p><strong>Heal in Türkiye ile Küresel Görünürlük ve Destek Mekanizması</strong></p>
<p><span>Ticaret Bakanlığı tarafından kurulan “Heal in Türkiye” platformunun sadece bir tanıtım portalı olmadığını belirten Seyran, bu yapının sektörel markalaşma ve kamu destekleri açısından önemli bir rol üstlendiğini söyledi. 1 Haziran 2025 itibarıyla platforma üye olan kurumlara %70-80 oranında teşvik sağlanacağını ve bu teşviklere %10 ilave destek uygulanacağını ifade etti. Bugün itibarıyla platform altında 201 sağlık kurumu faaliyet gösteriyor.</span></p>
<p><strong>HealthTürkiye ile Dijital Hasta Güvencesi</strong></p>
<p><span>Sağlık Bakanlığı’nın geliştirdiği HealthTürkiye platformunun, hasta memnuniyeti ve hizmet kalitesinde dijital teminat sağladığını ifade eden Seyran, her yabancı hastaya özel sağlık koordinatörü atandığını ve sadece akredite tesislerin işlem yapabildiğini belirtti. Tüm cerrahi işlemlerde komplikasyon sigortası zorunluluğu getirilmesi de sistemin güvenlik boyutunu güçlendiriyor.</span></p>
<p><strong>Uluslararası Standartlara Uyumlu Hizmet Sunumu</strong></p>
<p><span>Yeni düzenlemeler kapsamında sağlık turizmi hizmetlerinin en az bir yabancı dil bilen personel tarafından sunulması, çift dilli çağrı merkezleri, çok dilli web sayfaları ve uluslararası akreditasyon zorunluluğu gibi kriterlerle hizmet kalitesinin standartlaştırıldığını belirten Seyran, bu uygulamaların sistematik bir kalite yükselişi sağladığını ifade etti.</span></p>
<p><strong>Türkiye, Model İhraç Eden Bir Sağlık Ülkesi Konumunda</strong></p>
<p><span>Heal in Türkiye ve HealthTürkiye platformlarının, Türkiye’yi sağlık turizminde yalnızca hizmet sunan değil, aynı zamanda uluslararası standartları belirleyen ve model ihraç eden bir ülke haline getirdiğini ifade eden Dr. Fatih Seyran, 2028 yılı için belirlenen 20 milyar dolarlık sağlık turizmi gelir hedefinin artık somut bir yol haritasına sahip olduğunu vurguladı.</span></p>
<p><strong>Akademik Altyapı ve Bilimsel Yönetişim Vurgusu</strong></p>
<p><span>Seyran, sektörün gelişiminde akademik çalışmalara verdikleri önemi vurgulayarak, çok disiplinli yaklaşımla hazırlanan politika belgeleri, akademik yayınlar ve saha araştırmalarıyla sağlık turizmi sektörünün bilgi altyapısının güçlendirilmeye devam ettiğini belirtti. Ayrıca ulusal ve uluslararası iş birlikleriyle bu bilginin pratik alana aktarılmasının hedeflendiğini dile getirdi.</span></p>
<p><span></span></p>
<p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Sağlık Turizminde Yeni Dönem: Kalite Akreditasyon Derneği Yönetimi Değişti</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/saglik-turizminde-yeni-doenem-kalite-akreditasyon-dernegi-yoenetimi-degisti</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/saglik-turizminde-yeni-doenem-kalite-akreditasyon-dernegi-yoenetimi-degisti</guid>
<description><![CDATA[ Kalite Akreditasyon Derneği’nin olağan genel kurulu sonrası oluşan yeni yönetim, Türkiye&#039;nin sağlık turizmi alanında uluslararası standartlarla uyumlu kalite sistemlerini yaygınlaştırmayı hedefliyor. Yeni dönemde dijital uyum, etik temelli hizmet ve eğitim projeleri öne çıkacak. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202506/image_870x_685981d356321.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 23 Jun 2025 21:07:54 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Kalite Akreditasyon Derneği yeni yönetimi kimlerden oluşuyor, sağlık turizminde ne gibi projeler planlanıyor, uluslararası akreditasyon hedefi ne anlama geliyor, yeni dönemde dijital sağlık sistemi nasıl geliştirilecek</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><br data-start="410" data-end="413"><strong data-start="413" data-end="446">Genel kurul Ankara’da yapıldı</strong><br data-start="446" data-end="449">Kalite Akreditasyon Derneği’nin Olağan Genel Kurulu, Ankara Beştepe Moment’te düzenlendi. Sağlık Turizmi Konfederasyonu ve Ankara Sağlık Turizmi Federasyonu ile iş birliği çerçevesinde gerçekleştirilen toplantıda yeni yönetim oy birliğiyle belirlendi.</p>
<p></p>
<p data-start="704" data-end="1062"><strong data-start="704" data-end="752">Yeni hedef: Uluslararası kalite standartları</strong><br data-start="752" data-end="755">Yeni yönetim, sağlık turizminde uluslararası akreditasyon süreçlerine uyumlu bir kalite sisteminin oluşturulması amacıyla çalışmalarına başladı. Dernek, hasta güvenliği, dijital altyapı entegrasyonu ve etik değerlere dayalı hizmet modelleriyle Türkiye’nin sağlık turizmi potansiyelini artırmayı amaçlıyor.</p>
<p data-start="1064" data-end="1391"><strong data-start="1064" data-end="1101">Dernek, iki yapıya resmi üye oldu</strong><br data-start="1101" data-end="1104">Genel kurulda alınan kararla Kalite Akreditasyon Derneği, Sağlık Turizmi Konfederasyonu ve Ankara Sağlık Turizmi Federasyonu'na resmen üye oldu. Bu adım, ulusal düzeyde kalite odaklı sağlık politikalarının daha etkili uygulanmasına yönelik stratejik bir hamle olarak değerlendiriliyor.</p>
<p data-start="1393" data-end="1898"><strong data-start="1393" data-end="1455">Dernekten açıklama: ‘Kalite sürdürülebilirliğin temelidir’</strong><br data-start="1455" data-end="1458">Kalite Akreditasyon Derneği Yönetimi tarafından yapılan açıklamada şu ifadeler yer aldı:<br data-start="1546" data-end="1549">‘Kaliteyi yalnızca teknik bir kriter değil, sürdürülebilir hizmetin ve hasta güvenliğinin temeli olarak görüyoruz. Yeni dönemde, uluslararası akreditasyon standartlarıyla uyumlu, dijital sağlık altyapısına entegre, etik değerlere dayalı projeler geliştirmeyi hedefliyoruz. Konfederasyon ve federasyon üyeliğimiz, bu vizyonun kurumsal teminatıdır.’</p>
<p data-start="1900" data-end="2270"><strong data-start="1900" data-end="1949">Prof. Dr. Aysun Bay önderliğinde yeni yönetim</strong><br data-start="1949" data-end="1952">Yeni yönetimin başkanlığını, sağlık bilimleri ve biyoteknoloji alanlarında 200’ün üzerinde uluslararası yayına sahip olan Prof. Dr. Aysun Bay üstlendi. Prof. Dr. Bay, Malatya Turgut Özal Üniversitesi’nin eski rektörü olup, sağlık politikaları, kalite sistemleri ve dijital dönüşüm alanlarında uzmanlığıyla tanınıyor.</p>
<p data-start="2272" data-end="2322"><strong data-start="2272" data-end="2320">Yeni yönetimde yer alan bazı önemli isimler:</strong></p>
<ul data-start="2323" data-end="2986">
<li data-start="2323" data-end="2392">
<p data-start="2325" data-end="2392">Prof. Dr. Hakan Dal – Kalite sistemleri ve sağlık yönetimi uzmanı</p>
</li>
<li data-start="2393" data-end="2453">
<p data-start="2395" data-end="2453">Yakup Hakan Coşkun – Kalite ve akreditasyon profesyoneli</p>
</li>
<li data-start="2454" data-end="2518">
<p data-start="2456" data-end="2518">Veli Sarıkamış – Kültür Bakanlığı Teftiş Kurulu eski başkanı</p>
</li>
<li data-start="2519" data-end="2570">
<p data-start="2521" data-end="2570">Av. Zeynep Kayhan – Sağlık hukuku uzmanı, yazar</p>
</li>
<li data-start="2571" data-end="2621">
<p data-start="2573" data-end="2621">Fatih Alp Yıldırım – Sağlık sigortaları uzmanı</p>
</li>
<li data-start="2622" data-end="2685">
<p data-start="2624" data-end="2685">Dr. Funda Türker – Dahiliye uzmanı ve kalite alan direktörü</p>
</li>
<li data-start="2686" data-end="2750">
<p data-start="2688" data-end="2750">Dr. Ceren Koçdemir – Estetik ve kalite akademik koordinatörü</p>
</li>
<li data-start="2751" data-end="2798">
<p data-start="2753" data-end="2798">Dr. Cihan Kanlıgöz – KVKK Başkan Yardımcısı</p>
</li>
<li data-start="2799" data-end="2854">
<p data-start="2801" data-end="2854">Lütfi Aydın – SGK Dijital Dönüşüm Başkan Yardımcısı</p>
</li>
<li data-start="2855" data-end="2923">
<p data-start="2857" data-end="2923">Dr. Yüksel Özkale – Aile hekimi, Balkan Dernekleri Vakfı Başkanı</p>
</li>
<li data-start="2924" data-end="2986">
<p data-start="2926" data-end="2986">Mehmet Kayhan – Emekli hakim, başdanışman arabulucu avukat</p>
</li>
</ul>
<p data-start="2988" data-end="3291"><strong data-start="2988" data-end="3026">Yeni dönemin öncelikleri açıklandı</strong><br data-start="3026" data-end="3029">Yeni yönetimin öncelikli hedefleri arasında, uluslararası akreditasyon süreçlerinin yaygınlaştırılması, dijital sağlık sistemlerinin entegrasyonu, etik ilkelerle uyumlu kalite standardizasyonu ve eğitim ile sertifikasyon süreçlerinin güçlendirilmesi bulunuyor.</p>
<p data-start="3293" data-end="3530"><strong data-start="3293" data-end="3305"></strong></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Türkiye’de Anne Ölüm Oranı Tarihi Seviyeye Geriledi: 100 Binde 11,5’e Düştü</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/turkiyede-anne-olum-orani-tarihi-seviyeye-geriledi-100-binde-115e-dustu</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/turkiyede-anne-olum-orani-tarihi-seviyeye-geriledi-100-binde-115e-dustu</guid>
<description><![CDATA[ Türkiye’de anne ölüm oranı 100 bin canlı doğumda 11,5’e inerek şimdiye kadar kaydedilen en düşük seviyeye ulaştı. Birleşmiş Milletler’in 2030 hedefinin altına çok daha önce düşen Türkiye, bebek ve beş yaş altı ölüm oranlarında da gerileme sağladı. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202506/image_870x_6856ae1c4c409.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 21 Jun 2025 22:23:03 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Türkiye’de anne ölüm oranı ne kadar oldu, 2025 sağlık göstergeleri neler, bebek ölüm hızı kaç, beş yaş altı ölüm oranı nasıl değişti</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Türkiye anne ölüm oranında önemli bir başarıya imza attı</strong></p>
<p><span>Türkiye, sağlık alanındaki gelişmeleri yansıtan en önemli göstergelerden biri olan anne ölüm oranında tarihi bir iyileşme kaydetti. 2024 verilerine göre, anne ölüm oranı yüz bin canlı doğumda 11,5’e gerileyerek bugüne kadarki en düşük seviyeye ulaştı.</span></p>
<p><strong>Düşüş süreci 2005’ten bu yana istikrarlı şekilde ilerledi</strong></p>
<p><span>2005 yılında yüz bin canlı doğumda 28,5 olarak tespit edilen anne ölüm oranı, 2017’de 14,5’e, 2023’te ise 13,5’e düşmüştü. Son olarak 2024 yılında açıklanan 11,5 oranı, Türkiye’nin bu alandaki ilerlemesini net biçimde ortaya koydu.</span></p>
<p><strong>Anne ölüm oranı, sağlık sisteminin gücünü gösteren kritik bir veri</strong></p>
<p><span>Anne ölüm oranı; gebelik sırasında ya da doğum sonrasında, gebeliğe bağlı nedenlerle hayatını kaybeden kadın sayısının aynı yıl içindeki canlı doğum sayısına oranının 100.000 ile çarpılmasıyla hesaplanıyor. Bu oran, sağlık hizmetlerinin erişilebilirliği ve kalitesini ölçmede temel bir gösterge olarak kabul ediliyor.</span></p>
<p><strong>Türkiye BM hedeflerini yıllar öncesinden yakaladı</strong></p>
<p><span>Birleşmiş Milletler’in 2030 yılına kadar anne ölüm oranının 100 bin doğumda 70’in altına düşürülmesi hedefi, Türkiye tarafından 2000’li yılların ortalarında yakalandı. Türkiye bu başarıyla anne ölümlerini azaltma konusunda dünyadaki en başarılı ülkeler arasında yer aldı.</span></p>
<p><strong>Bebek ve beş yaş altı ölüm hızlarında da gerileme yaşandı</strong></p>
<p><span>Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, bebek ölüm hızı da gerileme gösterdi. 2023 yılında binde 10,1 olan oran, 2024 yılında binde 9,0’a düştü. Bebek ölüm sayısı ise aynı dönemde 9 bin 731’den 8 bin 475’e indi. Beş yaş altı ölüm hızı ise binde 14,7’den binde 11,1’e geriledi.</span></p>
<p><span></span></p>
<p><span>SORULAR:</span></p>
<p></p>
<p><span></span></p>
<p><span>KATEGORİ:</span></p>
<p><span>Sağlık</span></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kemal Memişoğlu: ‘Bolu’da 400 yataklı yeni hastane projemiz çok yakında başlıyor’</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/kemal-memisoglu-boluda-400-yatakli-yeni-hastane-projemiz-cok-yakinda-basliyor</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/kemal-memisoglu-boluda-400-yatakli-yeni-hastane-projemiz-cok-yakinda-basliyor</guid>
<description><![CDATA[ Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, 20 Haziran 2025’te Bolu’da gerçekleştirdiği temaslarda şehirdeki sağlık altyapısının yenilenmesi için yeni projeleri duyurdu. 400 yataklı yeni devlet hastanesi planı, fizik tedavi merkezi ihalesi, yeni Sağlıklı Hayat Merkezi ve MHRS üzerinden rapor randevusu gibi pek çok başlık öne çıktı. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202506/image_870x_68557c463b7dc.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 20 Jun 2025 20:29:40 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Bolu’ya yeni hastane ne zaman yapılacak, MHRS rapor randevu sistemi nasıl işleyecek, yeni Sağlıklı Hayat Merkezi ne zaman açılacak, Şam ve Halep hastane projeleri neyi kapsıyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Sağlık yatırımlarını yerinde inceledi</strong></p>
<p><span>Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, 20 Haziran 2025 Cuma günü Bolu’da bir dizi ziyaret ve incelemelerde bulundu. Ziyaret programına Bolu Valiliği ile başlayan Memişoğlu, Vali Abdulaziz Aydın ve il yetkilileriyle bir araya geldi. Görüşmelerde Bolu’daki sağlık hizmetlerinin mevcut durumu ve planlanan yatırımlar değerlendirildi.</span></p>
<p><img src="https://cumha.com.tr/uploads/images/202506/image_870x_68557c62e4587.webp" alt=""></p>
<p><strong>Yeni hastane projeleri gündemde</strong></p>
<p><span>Bolu Valiliği’nde açıklamalarda bulunan Sağlık Bakanı Memişoğlu, kentteki sağlık altyapısının geliştirilmesine yönelik çalışmaları anlattı. Memişoğlu, İzzet Baysal Devlet Hastanesi’nin mevcut kadın doğum bloğu inşaatının sürdüğünü, buna ek olarak 400 yataklı yeni bir hastanenin projesinin tamamlanmak üzere olduğunu ve inşa sürecinin yakında başlayacağını açıkladı. Ayrıca fizik tedavi hastanesinin yenilenmesi için Temmuz ayında ihale yapılacağını duyurdu.</span></p>
<p><strong>İzzet Baysal Eğitim ve Araştırma Hastanesi de yenilenecek</strong></p>
<p><span>Memişoğlu, bölgenin önemli sağlık kuruluşlarından biri olan İzzet Baysal Eğitim ve Araştırma Hastanesi için de kapasite artışı ve yenilenme planları olduğunu belirtti. Acil durum hastanesi planlaması kapsamında 200 yataklı bir ek yapının projelendirileceğini söyledi.<br></span></p>
<p><img src="https://cumha.com.tr/uploads/images/202506/image_870x_68557c709a479.webp" alt=""></p>
<p><strong>Yeni Sağlıklı Hayat Merkezi geliyor</strong></p>
<p><span>Bakan Memişoğlu, Bolu’da mevcut bir Sağlıklı Hayat Merkezi olduğunu ve ikincisinin yakında hizmete açılacağını açıkladı. Koruyucu sağlık hizmetlerinin önemine dikkat çeken Memişoğlu, toplumun sağlıklı yaşam alışkanlıklarını teşvik eden bu merkezlerin sayısının artacağını vurguladı.</span></p>
<p><strong>MHRS’ye özel rapor randevu sistemi</strong></p>
<p><span>COVID-19 pandemisi sonrası uzatılan ilaç ve engelli raporlarının yenilenmesi için MHRS üzerinden ayrı bir randevu sisteminin devreye alındığını belirten Memişoğlu, ÇÖZGER, engelli ve ilaç raporlarının sistemli bir şekilde yenileneceğini açıkladı. Bu sayede yaklaşık 10 milyon kişinin rapor yenileme işleminin bir yıl içinde tamamlanması planlanıyor.</span></p>
<p><strong>Suriye’de hastane protokolleri imzalandı</strong></p>
<p><span>Memişoğlu, Türkiye’nin sağlık hizmetlerinde bölgesel liderlik rolünü vurgulayarak Suriye’nin Şam ve Halep şehirlerinde hastane yapımı için protokollerin imzalandığını duyurdu. Şam’da 300 yataklı bir kalp ve damar hastalıkları hastanesinin kısa sürede hizmete alınacağı belirtildi.</span></p>
<p><img src="https://cumha.com.tr/uploads/images/202506/image_870x_68557c545da86.webp" alt=""></p>
<p><strong>Saha ziyaretleri ve toplantılarla tamamlandı</strong></p>
<p><span>Ziyaret kapsamında Sağlık Bakanı Memişoğlu başkanlığında ‘Sağlıklı Türkiye Yüzyılı Bolu Sağlık Yöneticileri Toplantısı’ düzenlendi. Programın devamında Yukarı Taşhan’da esnaf ziyareti gerçekleştirildi. Memişoğlu, İzzet Baysal Aile Sağlığı Merkezi ve AİBÜ İzzet Baysal Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde sağlık çalışanlarıyla da buluştu.</span></p>
<p><span>Ziyaret programına, Bolu Valisi Abdulaziz Aydın, AK Parti Bolu Milletvekili Yüksel Coşkunyürek, Bolu Milletvekili İsmail Akgül, AİBÜ Rektörü Prof. Dr. Mustafa Alişarlı, Bolu İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Abdullah Danışman ve diğer yetkililer eşlik etti.</span></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Beş Haftada 3,5 Milyon Kişi Katıldı: ‘İdeal Kilonu Öğren Sağlıklı Yaşa’ Kampanyasına Yoğun İlgi</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/bes-haftada-35-milyon-kisi-katildi-ideal-kilonu-ogren-saglikli-yasa-kampanyasina-yogun-ilgi</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/bes-haftada-35-milyon-kisi-katildi-ideal-kilonu-ogren-saglikli-yasa-kampanyasina-yogun-ilgi</guid>
<description><![CDATA[ Sağlık Bakanlığının başlattığı ‘İdeal Kilonu Öğren Sağlıklı Yaşa’ kampanyasının ilk beş haftasında 3 milyon 572 bin kişinin boy ve kilo ölçümü yapıldı. Katılımcıların yüzde 35’i fazla kilolu, yüzde 28’i ise obez çıktı. Erkeklerde fazla kiloluluk oranı, kadınlarda ise obezite oranı daha yüksek kaydedildi. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202506/image_870x_6853fd1ad9b3f.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 19 Jun 2025 20:13:26 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>İdeal kilonu öğren kampanyası nedir, Türkiye’de kaç kişi ölçüm yaptırdı, obezite oranı kadın ve erkeklerde nasıl, kaç kişi danışmanlığa yönlendirildi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><strong>3,5 milyon kişiye ölçüm yapıldı</strong></p>
<p><span>Sağlık Bakanlığı tarafından 10 Mayıs–13 Haziran 2025 tarihleri arasında yürütülen ‘İdeal Kilonu Öğren Sağlıklı Yaşa’ kampanyasının ilk beş haftasında toplam 3 milyon 572 bin 436 kişinin boy ve kilo ölçümleri gerçekleştirildi. Katılımcıların yüzde 47,1’i erkek, yüzde 52,9’u kadınlardan oluştu.</span></p>
<p><span>Ölçüm sonuçlarına göre, yaklaşık 2 milyon 221 bin kişinin vücut kitle indeksi (VKİ) normal sınırların üzerinde çıktı. Genel dağılımda katılımcıların yüzde 5’i zayıf, yüzde 32’si normal kiloda, yüzde 35’i fazla kilolu ve yüzde 28’i obez sınıfına girdi.</span></p>
<p><strong>Beşinci haftada rekor katılım</strong></p>
<p><span>7–13 Haziran tarihlerini kapsayan kampanyanın beşinci haftasında 930 bin 941 kişinin boy-kilo ölçümü yapıldı. Bu kişilerden 441 bin 269’u erkek, 489 bin 672’si kadın olarak kaydedildi. Bu haftada, ölçüm yapılan kişilerin yüzde 5,9’u zayıf, yüzde 33,2’si normal kilolu, yüzde 35,1’i fazla kilolu ve yüzde 25,8’i obez olarak belirlendi.</span></p>
<p><strong>Beslenme danışmanlığına yönlendirme</strong></p>
<p><span>Beşinci haftada ölçüm sonuçlarına göre VKİ’si normalin üzerinde çıkan 567 bin 319 kişi, birinci basamak sağlık kuruluşlarına ücretsiz beslenme ve fiziksel aktivite danışmanlığına yönlendirildi. Bu grubun 300 bin 534’ünü kadınlar, 266 bin 785’ini ise erkekler oluşturdu.</span></p>
<p><strong>Kadınlarda obezite, erkeklerde fazla kiloluluk öne çıktı</strong></p>
<p><span>Beş haftalık genel verilere göre erkeklerde fazla kiloluluk oranı yüzde 40,5, kadınlarda ise yüzde 30,6 olarak belirlendi. Obezite oranı ise kadınlarda yüzde 31, erkeklerde yüzde 22,3 oldu.</span></p>
<p><strong>Toplum sağlığı için hedef 10 milyon kişi</strong><br><span></span></p>
<p><span>Dünya genelinde olduğu gibi Türkiye’de de yaygınlaşan fazla kilo ve obezite sorununun önüne geçilmesi amacıyla başlatılan kampanya, bireylerin sağlıklı yaşam alışkanlıklarını desteklemeyi hedefliyor. 10 Temmuz 2025 tarihine kadar sürecek kampanya kapsamında 81 ilde 10 milyon kişinin boy ve kilo ölçümünün yapılması planlanıyor.</span></p>
<p><span></span></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Özel Amaçlı Sağlık Raporlarında Yeni Dönem: ‘İşlem Kodu’ ile Kolay Başvuru ve Güvenli Ödeme</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/ozel-amacli-saglik-raporlarinda-yeni-doenem-islem-kodu-ile-kolay-basvuru-ve-guvenli-odeme</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/ozel-amacli-saglik-raporlarinda-yeni-doenem-islem-kodu-ile-kolay-basvuru-ve-guvenli-odeme</guid>
<description><![CDATA[ Aile sağlığı merkezlerinden alınan özel amaçlı sağlık raporları artık daha kolay erişilebilir hale geliyor. Yeni sistemle birlikte işlem kodu sayesinde başvuru, ödeme, görüntüleme ve iade süreçleri dijital ortamda hızlıca tamamlanabilecek. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202506/image_870x_6854029aa7036.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 19 Jun 2025 20:13:26 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>İşlem kodu nasıl alınır, özel sağlık raporu ücretleri ne kadar olacak, raporlar hangi platformlardan görüntülenebilir, iade işlemleri nasıl gerçekleşecek</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Yeni düzenleme ile sağlık raporlarında kolaylık</strong></p>
<p><span></span></p>
<p><span>Kanun değişikliği sonrası yürürlüğe giren yeni uygulama kapsamında, vatandaşlar özel amaçlı sağlık raporlarını aile sağlığı merkezlerinden daha düşük ücretlerle alabilecek. Yeni sistem, hem başvuru sürecini hem de ödeme ve belge görüntüleme işlemlerini dijital ortama taşıyarak kolaylık sağlayacak.</span><span></span></p>
<p><strong>İşlem kodu ile başvuru süreci başlatılacak</strong></p>
<p><span>Kişiler, aile hekimliklerinden özel amaçlı sağlık raporu talep edebilmek için öncelikle “işlem kodu” edinmek zorunda olacak. Bu kod üç farklı yöntemle alınabilecek:</span><span></span></p>
<ol>
<li><span>Online: https://sbos.saglik.gov.tr adresi üzerinden e-Devlet bilgileriyle giriş yapılarak kod oluşturulabilecek.</span></li>
<li><span>SMS ile: Vatandaşlar T.C. Kimlik Numarası ve almak istedikleri rapor türünün kısa adını 2023’e SMS olarak göndererek işlem kodunu alabilecek. (Örneğin: 1234******0 sürücü)</span></li>
<li><span>Fiziki başvuru: Aile hekimine bizzat başvurarak, muayene sonrası e-Rapor sistemi üzerinden kod temin edilebilecek.</span></li>
</ol>
<p><strong>Ödeme işlemleri dijital olarak yapılabilecek</strong></p>
<p><span>Alınan işlem kodu ile birlikte ödeme işlemleri de kolaylaştırıldı. Kişiler, kredi kartıyla https://sbos.saglik.gov.tr üzerinden online ödeme yapabilecek. Ayrıca T.C. Sağlık Bakanlığı’nın banka hesaplarına EFT veya havale yoluyla ödeme imkânı da sunuluyor.</span></p>
<p><strong>Raporlar e-Nabız ve e-Devlet üzerinden erişilebilir olacak</strong></p>
<p><span>Muayene işleminin ardından oluşturulan raporlar, ödeme tamamlandıktan sonra hem e-Nabız hem de e-Devlet sistemleri üzerinden görüntülenebilecek. Vatandaşlar, bu platformlar aracılığıyla raporlarını istedikleri kurumlarla paylaşabilecek.</span></p>
<p><strong>İade işlemleri otomatik yapılacak</strong></p>
<p><span>İşlem kodu alındıktan sonra ödeme yapıldığı halde raporun 5 iş günü içinde düzenlenememesi ya da kişinin bir üst basamak sağlık kurumuna sevk edilmesi durumlarında, ücret iadesi sistem üzerinden otomatik olarak gerçekleştirilecek.</span></p>
<p><img src="https://cumha.com.tr/uploads/images/202506/image_870x_685402aca2b89.webp" alt=""></p>
<p><img src="https://cumha.com.tr/uploads/images/202506/image_870x_685402be03c5b.webp" alt=""></p>
<p><img src="https://cumha.com.tr/uploads/images/202506/image_870x_685402d76a00b.webp" alt=""></p>
<p><span> </span></p>
<p><span></span></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Aile Hekimlerine Hafta Sonu Akupunktur Yetkisi, Yabancılara Ücretli Sağlık Hizmeti Hakkı</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/aile-hekimlerine-hafta-sonu-akupunktur-yetkisi-yabancilara-ucretli-saglik-hizmeti-hakki</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/aile-hekimlerine-hafta-sonu-akupunktur-yetkisi-yabancilara-ucretli-saglik-hizmeti-hakki</guid>
<description><![CDATA[ Aile Hekimliği Kanunu’nda yapılan düzenlemelerle birlikte aile hekimleri, artık hafta sonu ve resmi tatillerde akupunktur ve fitoterapi hizmeti sunabilecek. Özel amaçlı raporlar daha uygun ücretle alınabilecek, ikamet izni olmayan yabancılar da belirlenen tarifeler üzerinden sağlık hizmeti alabilecek. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202506/image_870x_68517425490b0.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 18 Jun 2025 00:44:40 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Aile hekimleri hafta sonu hangi hizmetleri verebilecek, özel rapor ücretleri ne kadar olacak, yabancılar aile sağlığı merkezlerinden nasıl hizmet alacak, ödeme işlemleri nereden yapılacak</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Yeni düzenlemeler yürürlükte</strong></p>
<p><span>15 Haziran 2025 tarihinde yürürlüğe giren Aile Hekimliği Kanunu’ndaki değişikliklerle, aile sağlığı merkezlerinde sunulan bazı hizmetlerde önemli yenilikler devreye alındı. Aile hekimlerinin çalışma kapsamı genişletildi, özel rapor ücretleri düşürüldü ve yabancılara yönelik sağlık hizmeti sunumu yeniden düzenlendi.</span></p>
<p><strong>Hafta sonu akupunktur ve fitoterapi hizmeti</strong></p>
<p><span>Mevcut uygulamada yalnızca mesai saatleri dışında verilen akupunktur ve fitoterapi hizmetleri, yapılan düzenleme ile artık hafta sonları ve genel tatil günlerinde de verilebilecek. Bu hizmetlerin ücreti, aile sağlığı merkezlerinde diğer sağlık kuruluşlarına göre daha düşük olacak şekilde belirlendi.</span></p>
<p><strong>Rapor ücretlerinde indirim</strong></p>
<p><span>Vatandaşların sıkça başvurduğu özel amaçlı raporlar da artık aile hekimliklerinden daha uygun bedelle alınabilecek. Bu raporlar, “hizmet ücretlendirme listesi” üzerinden ücretli olarak sunulacak. Ancak istirahat raporları, ASAL raporları ve evlilik raporları gibi bazı raporlar ücretsiz kalmaya devam edecek.</span></p>
<p><strong>Yabancılara ücretli sağlık hizmeti</strong></p>
<p><span>Yeni düzenleme ile ikamet izni olmayan yabancılar da, aile sağlığı merkezlerinden sağlık hizmeti alabilecek. Bu kişiler, belirlenen hizmet ücretlendirme listesi üzerinden ödeme yaparak hizmetten faydalanabilecek. Öte yandan, özel mevzuat kapsamında değerlendirilen geçici koruma altındaki yabancılar bu kapsamın dışında tutulacak. İkamet izni olan yabancılar ise ücret ödeyerek 6 ay boyunca sağlık hizmeti alabilecek.</span></p>
<p><strong>Kamu tarifesi ve çevrim içi ödeme imkânı</strong></p>
<p><span>T.C. Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından yayımlanan yeni Kamu Sağlık Hizmetleri Fiyat Tarifesi, 15 Haziran 2025 itibarıyla yürürlüğe girdi. Vatandaşlar, e-Devlet üzerinden erişilebilen Sağlık Bakanlığı Ödeme Sistemi aracılığıyla gerekli ödemeleri yapabiliyor. Ayrıca sistemde, vatandaşlar ve turistler için hazırlanan kullanıcı kılavuzları da erişime açık bulunuyor.</span></p>
<p><span></span></p>
<p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kamu hastanesinde usulsüz kazanç soruşturması: 6 kişi gözaltına alındı</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/kamu-hastanesinde-usulsuz-kazanc-sorusturmasi-6-kisi-goezaltina-alindi</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/kamu-hastanesinde-usulsuz-kazanc-sorusturmasi-6-kisi-goezaltina-alindi</guid>
<description><![CDATA[ Bir kamu hastanesinde bazı hastalardan haksız kazanç elde edildiği iddiaları üzerine başlatılan soruşturmada sabah saatlerinde 6 kişi gözaltına alındı. Sağlık Bakanlığı, şeffaflık vurgusu yaparak yasa dışı faaliyetlere karşı mücadelenin kararlılıkla süreceğini bildirdi. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202506/image_870x_6851752d00a97.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 18 Jun 2025 00:44:40 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Gözaltına alınan kişiler kimler, soruşturmanın kapsamı nedir, hastalardan nasıl usulsüz kazanç elde edildi, yeni gözaltılar olacak mı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Bir kamu hastanesinde bazı hastalardan haksız kazanç elde edildiği iddialarına yönelik yürütülen idari ve adli soruşturmada önemli bir aşamaya gelindi.</p>
<p><span></span></p>
<p><span>Edinilen bilgilere göre, uzun süredir devam eden teknik takip ve araştırmalar sonucunda, bu sabah erken saatlerde 6 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınan kişilerin, hasta işlemleri sırasında yasa dışı yollarla maddi kazanç elde ettiklerinden şüpheleniliyor.</span><span></span></p>
<p><span>Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan yazılı açıklamada, sağlık hizmetlerinde şeffaflık ve güvenin esas alındığı vurgulanarak, vatandaşların mağdur olmaması ve sağlık çalışanlarının zan altında kalmaması için yasa dışı faaliyetlere karşı mücadelenin tavizsiz şekilde süreceği belirtildi.</span><span></span></p>
<p><span>Soruşturma kapsamında elde edilen bulguların değerlendirilmesiyle birlikte yeni gözaltıların olup olmayacağı ve sürecin nasıl ilerleyeceği merak konusu oldu.</span></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Anne ve Bebek Sağlığına Dijital Rehber: ‘Annelik Yolculuğu’ Uygulaması Kullanıma Açıldı</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/anne-ve-bebek-sagligina-dijital-rehber-annelik-yolculugu-uygulamasi-kullanima-acildi</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/anne-ve-bebek-sagligina-dijital-rehber-annelik-yolculugu-uygulamasi-kullanima-acildi</guid>
<description><![CDATA[ Sağlık Bakanlığı tarafından geliştirilen ‘Annelik Yolculuğu’ uygulaması, gebelikten doğuma ve bebek gelişimine kadar tüm süreci dijital ortamda destekliyor. Ücretsiz indirilebilen uygulama, annelere kişiselleştirilmiş rehberlik sunuyor. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202506/image_870x_684f43b25fec0.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 16 Jun 2025 12:52:05 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Annelik Yolculuğu uygulaması nasıl indirilir, uygulamada hangi sağlık destekleri sunuluyor, bebek gelişimi takibi nasıl yapılıyor, hatırlatıcı özellikler nelerdir</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Sağlık Bakanlığı’ndan dijital sağlık atağı</strong></p>
<p><span>Türkiye Sağlık Yüzyılı vizyonu doğrultusunda Sağlık Bakanlığı tarafından geliştirilen ‘Annelik Yolculuğu’ mobil uygulaması, tüm uygulama mağazalarında ücretsiz olarak kullanıma sunuldu. Uygulama, kadın ve çocuk sağlığı odaklı hizmetleri dijital platforma taşıyarak, gebelikten doğuma ve bebek gelişimine kadar olan süreci kapsamlı şekilde destekliyor.</span></p>
<p><strong>Gebelik sürecine hafta hafta takip</strong></p>
<p><span>Cep telefonlarına ücretsiz indirilebilen ‘Annelik Yolculuğu’ uygulaması, hamilelik sürecinde bebeğin gelişim aşamalarını hafta hafta detaylı biçimde anlatıyor. Ayrıca anne adayları için beslenme, egzersiz ve sağlıklı yaşam önerileri sunularak doğuma hazırlık sürecine destek sağlanıyor.</span></p>
<p><img src="https://cumha.com.tr/uploads/images/202506/image_870x_684f43a057931.webp" alt=""></p>
<p><strong>Doğum sonrası destek içerikleri</strong></p>
<p><span>Uygulama, sadece gebelik dönemiyle sınırlı kalmayıp doğum sonrası emzirme, lohusalık ve bebek bakımına ilişkin bilgi ve yönlendirmeler de içeriyor. 0–2 yaş arası çocuklar için gelişim, beslenme, test ve aşı hatırlatıcıları gibi birçok özellik ile ailelere rehberlik ediyor.</span></p>
<p><strong>Kişiselleştirilmiş deneyim ve bilgi güvenliği</strong></p>
<p><span>‘Güvenilir Bilgi Paylaşımı’ özelliği sayesinde uygulama içeriği, sağlık profesyonelleri tarafından onaylanan bilgilerden oluşuyor. Ayrıca kullanıcılar bebeklerine ait anılarını ‘Anı Günlüğü’ bölümünde saklayabiliyor, ‘İsim Önerileri’ kısmından faydalanabiliyor.</span></p>
<p><strong>Tüm kullanıcılar için erişilebilir</strong></p>
<p><span>Hem Android hem de iOS işletim sistemleri için tasarlanan uygulama, tüm kullanıcılar tarafından ücretsiz olarak indirilebiliyor. ‘Annelik Yolculuğu’ mobil uygulamasına QR kod ya da https://we.tl/t-0g86fIl6ia bağlantısı üzerinden ulaşılabiliyor.</span></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kemal Memişoğlu: ‘Sağlık sistemi olarak her türlü afete hazırız’</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/kemal-memisoglu-saglik-sistemi-olarak-her-turlu-afete-haziriz</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/kemal-memisoglu-saglik-sistemi-olarak-her-turlu-afete-haziriz</guid>
<description><![CDATA[ TRT Haber’e konuk olan Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, afetlere hazırlık sürecinden sağlıklı yaşam merkezlerine, sezaryen oranlarından yerli ilaç ve aşı üretimine kadar birçok başlıkta önemli açıklamalarda bulundu. Memişoğlu, 2026 itibarıyla kuduz aşısının antijeniyle üretileceğini ve CAR-T Cell tedavilerinin Türkiye’de uygulanacağını da duyurdu. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202506/image_870x_684c9c0428588.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 14 Jun 2025 14:49:40 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Türkiye’de sezaryen oranı neden düşürülmek isteniyor, Sağlıklı Hayat Merkezlerinde hangi hizmetler veriliyor, kuduz ve HPV aşıları ne zaman üretilecek, TÜSEB’in yerli ilaç projeleri neler</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Afetlere karşı sağlık sistemi hazır</strong></p>
<p><span></span></p>
<p><span>Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, 12 Haziran 2025 Perşembe günü TRT Haber’de Mücahid Eker’in canlı yayın programında soruları yanıtladı. 6 Şubat depreminin ardından Türkiye’nin sağlık altyapısının başarılı bir sınav verdiğini vurgulayan Memişoğlu, “Biz sağlık sistemi olarak her türlü afete hazırız” dedi. İstanbul’da 12 şehir hastanesinin izolatörlü yapılarla güçlendirildiğini ifade eden Memişoğlu, afet anında sağlık çalışanlarının reflekslerinin önceden planlandığını ve eğitimle desteklendiğini belirtti.</span></p>
<p><strong>Sağlıklı Hayat Merkezlerine ilgi artmalı</strong></p>
<p><span>Memişoğlu, koruyucu sağlık hizmetlerinin önemine dikkat çekerek, “Kilo, sigara, bağımlılık, hareketsizlik gibi risklerle mücadelede 288 Sağlıklı Hayat Merkezimiz aktif. Bu merkezlerde diyetisyen, psikolog, fizyoterapist gibi uzmanlar ücretsiz hizmet veriyor. Bu yıl 100 yeni merkez daha açmayı planlıyoruz” dedi. Beş ayda 8,5 milyon kişinin merkezlerden faydalandığını belirten Memişoğlu, bu sayının artması gerektiğini vurguladı.</span></p>
<p><strong>Sezaryen oranlarında yüzde 3 düşüş sağlandı</strong></p>
<p><span>Türkiye’deki sezaryen doğum oranlarının yüksekliğine dikkat çeken Memişoğlu, Dünya Sağlık Örgütü standartlarına yaklaşmak için çeşitli adımlar atıldığını belirtti. “Normal doğum fizyolojik bir süreçtir. Kampanyalar, gebe okulları ve doğum sorumlusu ebeler sayesinde sezaryen oranlarında yüzde 3 düşüş sağladık” dedi. “Annelik Yolculuğu” adlı mobil uygulamayla anne adaylarının süreç boyunca desteklendiğini de ifade etti.</span></p>
<p><strong>Sigara bırakma için ALO 171 çağrısı</strong></p>
<p><span>Sigara konusunda cezai yaptırımların yanı sıra bilinçlendirme çalışmalarına ağırlık verdiklerini belirten Memişoğlu, “ALO 171 Sigara Bırakma Hattı, sigara bırakma poliklinikleri, aile hekimleri ve Sağlıklı Hayat Merkezleri ile vatandaşlarımıza destek oluyoruz” dedi. Ayrıca internet ve oyun bağımlılığına karşı da ailelere danışmanlık verilmesi gerektiğini kaydetti.</span></p>
<p><strong>TÜSEB ile yerli sağlık üretimi güçleniyor</strong></p>
<p><span>Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı (TÜSEB) ile yerli üretimi desteklediklerini belirten Memişoğlu, “Bilim insanlarının fikirlerini ürün hâline getirecek ekosistemi kurduk. Akciğer kalp pompası, glikoz sensörü, CAR-T Cell gibi ileri tedavi teknolojilerini üretmeye başlıyoruz. 2026’da yerli kanser ilaçları da üretilecek” dedi.</span></p>
<p><strong>Kuduz aşısı 2026’da üretilecek</strong></p>
<p><span>Memişoğlu, Türkiye’nin aşı üretimi hedeflerine ilişkin olarak “2026 itibarıyla kuduz aşısını antijeniyle beraber üretmeye başlayacağız. HPV aşısını da 2025 sonunda 13 yaş grubu çocuklara ücretsiz sunacağız” dedi. Pnömokok, meningokok ve hepatit gibi birçok aşı için üretim planlamalarının sürdüğünü belirtti.</span></p>
<p><strong>18 bin sağlık personeli için yeni ilan geliyor</strong></p>
<p><span>Bakan Memişoğlu, yılın ikinci yarısında 18 bin sağlık personelinin daha kamuya alınacağını duyurdu. Kamuda iş bulamayan sağlık mezunları için de yeni bir mevzuat geliştirildiğini açıklayan Memişoğlu, özel sektörde bağımsız sağlık birimlerinin açılabilmesinin önünü açtıklarını ifade etti.</span></p>
<p><strong>Türkiye’ye özgü sağlık ödeme modeli geliştiriliyor</strong></p>
<p><span>Sağlık Uygulama Tebliği (SUT) fiyatlarının revize edilmesiyle ilgili çalışma yürütüldüğünü belirten Memişoğlu, “Türkiye’ye özgü sonuç bazlı, değer bazlı bir ödeme modeli için bilimsel çağrı yaptık. Hedefimiz yalnızca sağlık hizmetinde değil, ödeme sistemlerinde de dünyaya örnek olabilecek modeller geliştirmek” dedi. Ayrıca gereksiz ilaç kullanımına karşı da uyarıda bulundu ve akılcı ilaç kullanımının önemini vurguladı.</span></p>
<p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Yaz Aylarında Gıda Zehirlenmesi Vakalarında %30 Artış Yaşandı!</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/yaz-aylarinda-gida-zehirlenmesi-vakalarinda-30-artis-yasandi</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/yaz-aylarinda-gida-zehirlenmesi-vakalarinda-30-artis-yasandi</guid>
<description><![CDATA[ Sıcak havalar, gıda güvenliğini tehlikeye atarken, uzmanlar gıda saklama ve hijyen kurallarına daha fazla dikkat edilmesi gerektiğini vurguluyor. Gıda zehirlenmesi vakalarında son bir ayda %30 artış kaydedildi. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202506/image_870x_684bfca28ee00.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Jun 2025 19:05:09 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Yaz ayında gıda zehirlenmesi vakaları nasıl artış gösterdi, sıcak hava gıda güvenliğini nasıl etkiliyor, gıda zehirlenmesi belirtileri nelerdir, hijyen kurallarına nasıl dikkat edilmelidir</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><br data-start="317" data-end="320"><strong data-start="320" data-end="359">Gıda Zehirlenmesinde Belirgin Artış</strong><br data-start="359" data-end="362">Havaların ısınmasıyla birlikte Türkiye genelinde gıda zehirlenmesi vakalarında önemli bir artış gözlemleniyor. Sağlık Bakanlığı verilerine göre, son bir ayda gıda zehirlenmesi şikayetiyle hastanelere başvuranların sayısında %30'luk bir artış yaşandı.</p>
<p></p>
<p data-start="616" data-end="982"><strong data-start="616" data-end="662">Sıcak Hava ve Bakterilerin Hızlı Yayılması</strong><br data-start="662" data-end="665">Yüksek sıcaklıklar, gıda saklama koşullarını zorlaştırmakta ve bakterilerin hızla çoğalmasına neden olmaktadır. Uzmanlar, yaz aylarında özellikle et, süt ürünleri, deniz ürünleri ve salata gibi çabuk bozulabilen gıdaların doğru koşullarda saklanmaması durumunda zehirlenme vakalarının artabileceğine dikkat çekiyor.</p>
<p data-start="984" data-end="1346"><strong data-start="984" data-end="1015">Hijyen Kurallarına Uyulmalı</strong><br data-start="1015" data-end="1018">Yaz aylarında görülen en sık gıda zehirlenmesi belirtileri arasında mide bulantısı, kusma, ishal ve yüksek ateş yer almakta. Uzmanlar, gıdaların soğuk zincir koşullarında muhafaza edilmesi, çiğ ve pişmiş gıdaların birbirinden ayrılması ve tüketim öncesinde hijyen kurallarına uyulması gerektiği konusunda uyarılarda bulunuyor.</p>
<p data-start="1348" data-end="1703"><strong data-start="1348" data-end="1382">Açıkta Satılan Gıdalara Dikkat</strong><br data-start="1382" data-end="1385">Ayrıca, açıkta satılan yiyeceklere karşı da dikkatli olunması gerektiği ifade ediliyor. Yemeklerin buzdolabında uygun sıcaklıklarda saklanması ve gıda zehirlenmesi belirtileri görüldüğünde vakit kaybetmeden sağlık kuruluşlarına başvurulması öneriliyor. Yaz sıcağında gıda güvenliği önlemleri hayati bir önem taşıyor.</p>
<p data-start="1705" data-end="1908"></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Her Gün Bir Bardak Yoğurt Tüketmenin Şaşırtıcı 10 Faydası</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/her-gun-bir-bardak-yogurt-tuketmenin-sasirtici-10-faydasi</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/her-gun-bir-bardak-yogurt-tuketmenin-sasirtici-10-faydasi</guid>
<description><![CDATA[ Yoğurt tüketiminin vücuda etkileri saymakla bitmiyor. Kilo kontrolünden cilt güzelliğine, kalp sağlığından bağışıklık güçlendirmeye dek her gün yoğurt yemenin inanılmaz faydalarını keşfedin. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202506/image_870x_684bfe1e99584.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Jun 2025 19:05:09 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>günlük yoğurt yemenin faydaları nelerdir, yoğurdun içerdiği vitamin ve mineraller hangileridir, yoğurt kilo kontrolüne nasıl yardımcı olur, yoğurt tüketimi cinsel sağlığa nasıl etki eder</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><br>Yoğurt, Türk mutfağında yüzyıllardır vazgeçilmez bir yere sahip besinlerden biridir. Hemen her sofrada bulunan bu geleneksel gıda, içerdiği zengin vitamin ve mineraller sayesinde düzenli tüketilmesi önerilen bir besindir. Uzmanlara göre, her gün bir porsiyon yoğurt tüketmek vücudumuza birçok olumlu etki sağlar.</p>
<p></p>
<p data-start="599" data-end="800"><strong data-start="599" data-end="625">Düşük Kalorili Seçenek</strong><br>Yoğurt düşük kalorisiyle diyet yapanların favorisi olarak öne çıkıyor. Bu özelliği kilo kontrolü yapmak isteyenlerin günlük rutinlerinde yoğurdu tercih etmesine sebep oluyor.</p>
<p data-start="802" data-end="1034"><strong data-start="802" data-end="831">Vitamin ve Mineral Deposu</strong><br>Yoğurdun içerdiği çeşitli vitaminler ve mineraller sayesinde, sağlıklı bir yaşam tarzının sürdürülmesine yardımcı oluyor. Özellikle kalsiyum, fosfor, B1, B2 ve B12 vitaminleri bakımından oldukça zengin.</p>
<p data-start="1036" data-end="1266"><strong data-start="1036" data-end="1062">Sindirim Sistemi Dostu</strong><br>İçerdiği canlı laktik asit bakterileri, yoğurdun sindirim sistemini sağlıklı tutmasını sağlıyor. Bu bakteriler ayrıca bağışıklık sistemini de destekleyerek vücudun hastalıklara karşı direncini artırıyor.</p>
<p data-start="1268" data-end="1481"><strong data-start="1268" data-end="1300">Magnezyum ve Potasyum Etkisi</strong><br>Vücut fonksiyonlarının düzenlenmesinde önemli rol oynayan magnezyum ve potasyum mineralleri, yoğurt sayesinde vücudun ihtiyacını karşılıyor. Böylece genel sağlık dengesi korunuyor.</p>
<p data-start="1483" data-end="1632"><strong data-start="1483" data-end="1510">Protein ile Kas Onarımı</strong><br>Yoğurdun protein bakımından zengin olması kas onarımına yardımcı olurken genel vücut sağlığını da olumlu yönde etkiliyor.</p>
<p data-start="1634" data-end="1755"><strong data-start="1634" data-end="1671">Günlük Tüketimin Önemli Faydaları</strong><br>Günde bir porsiyon yoğurt tüketen kişilerde aşağıdaki olumlu etkiler gözlemleniyor:</p>
<ul data-start="1757" data-end="2283">
<li data-start="1757" data-end="1816">
<p data-start="1759" data-end="1816">Kan basıncının düzenlenmesi ve kalp sağlığının korunması.</p>
</li>
<li data-start="1817" data-end="1894">
<p data-start="1819" data-end="1894">Candida enfeksiyonlarının önlenmesi ve vajinal PH seviyesinin dengelenmesi.</p>
</li>
<li data-start="1895" data-end="1935">
<p data-start="1897" data-end="1935">Bağışıklık sisteminin güçlendirilmesi.</p>
</li>
<li data-start="1936" data-end="1973">
<p data-start="1938" data-end="1973">Kemik erimesi riskinin azaltılması.</p>
</li>
<li data-start="1974" data-end="2010">
<p data-start="1976" data-end="2010">Diş ve kemik sağlığının korunması.</p>
</li>
<li data-start="2011" data-end="2048">
<p data-start="2013" data-end="2048">Kas ve sinir sistemlerinin onarımı.</p>
</li>
<li data-start="2049" data-end="2105">
<p data-start="2051" data-end="2105">Afrodizyak özelliği ile cinsel sağlığın desteklenmesi.</p>
</li>
<li data-start="2106" data-end="2160">
<p data-start="2108" data-end="2160">Akciğer kanseri riskinin azaltılması (%20 oranında).</p>
</li>
<li data-start="2161" data-end="2218">
<p data-start="2163" data-end="2218">Cildin sağlıklı, parlak ve aknesiz kalmasını sağlaması.</p>
</li>
<li data-start="2219" data-end="2283">
<p data-start="2221" data-end="2283">Saç köklerinin canlandırılması ve tırnak sağlığının korunması.</p>
</li>
</ul>
<p data-start="2285" data-end="2382">Uzmanlar, günlük yoğurt tüketiminin sağlık açısından büyük yararlar sağlayacağına dikkat çekiyor.</p>
<p data-start="2384" data-end="2581"></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Günde İki Yumurta Yemenin Vücudunuza Etkisi Sizi Çok Şaşırtacak!</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/gunde-iki-yumurta-yemenin-vucudunuza-etkisi-sizi-cok-sasirtacak</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/gunde-iki-yumurta-yemenin-vucudunuza-etkisi-sizi-cok-sasirtacak</guid>
<description><![CDATA[ Günlük kahvaltı rutininizde iki yumurta tüketmenin vücudunuzda yaratacağı olumlu ve olumsuz etkileri hiç düşündünüz mü? İşte yumurtanın içerdiği protein, vitamin ve minerallerin sağlığınıza etkileri! ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202506/image_870x_684bfe62c91cc.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Jun 2025 19:05:09 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>günde iki yumurta yemenin faydaları nelerdir, yumurtanın içindeki vitaminler hangileridir, yumurta kabuğu kalsiyum takviyesi olarak nasıl kullanılır, yüksek kolesterollüler yumurtayı nasıl tüketmeli</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><br>Yumurta, kahvaltı sofralarının vazgeçilmez besin maddelerinden biridir. Amino asitlerle zengin, folik asit, demir, çinko, fosfor ve protein açısından yüksek değerlere sahip yumurta, temel besin maddelerini vücuda sağlamaktadır. Ancak günlük tüketimi ne gibi sonuçlara yol açar?</p>
<p></p>
<p data-start="580" data-end="622"><strong data-start="580" data-end="622">Günde İki Yumurtanın Sağlığa Faydaları</strong></p>
<p data-start="624" data-end="884">İki yumurta tüketildiğinde, günlük protein ihtiyacınızın önemli bir kısmını karşılamış olursunuz. Proteinler kas gelişimi ve doku yenilenmesi açısından önemlidir. Ayrıca, yumurtalar temel amino asitleri içererek hücre fonksiyonu ve protein sentezini destekler.</p>
<p data-start="886" data-end="1137">Yumurtalar B vitaminleri (B2, B6, B12, folik asit), A vitamini ve D vitamini gibi önemli vitaminler bakımından zengindir. Bu vitaminler enerji üretimi, sinir sistemi sağlığı, göz sağlığı, bağışıklık sistemi ve kemik sağlığı için kritik öneme sahiptir.</p>
<p data-start="1139" data-end="1177"><strong data-start="1139" data-end="1177">Mineraller ve Omega-3 Yağ Asitleri</strong></p>
<p data-start="1179" data-end="1407">Yumurta aynı zamanda demir, çinko ve fosfor gibi vücut fonksiyonlarını destekleyen mineraller içerir. Bazı yumurtalar omega-3 yağ asitleri açısından da zengindir. Bu yağ asitleri beyin ve kalp sağlığı için son derece yararlıdır.</p>
<p data-start="1409" data-end="1433"><strong data-start="1409" data-end="1433">Kimler Dikkat Etmeli</strong></p>
<p data-start="1435" data-end="1673">Her ne kadar yumurtanın sağlık açısından pek çok faydası olsa da yumurtaya alerjisi olanların uzak durması önerilir. Ayrıca yüksek kolesterol sorunu yaşayan kişilerin haftalık yumurta tüketimini sınırlandırması gerektiği vurgulanmaktadır.</p>
<p data-start="1675" data-end="1706"><strong data-start="1675" data-end="1706">Yumurta Kabuğunun Faydaları</strong></p>
<p data-start="1708" data-end="2078">Yumurta kabuğu, doğal kalsiyum takviyesi olarak değerlendirilebilir. Kalsiyum karbonattan oluşan kabuk, fırınlandıktan sonra toz haline getirilerek bitki gelişimini desteklemede ve insanların kalsiyum ihtiyacını karşılamada kullanılabilir. Yarım yumurta kabuğunda yaklaşık 2,5 gram kalsiyum bulunur. Ancak kalsiyum takviyesi almadan önce uzman tavsiyesi almak önemlidir.</p>
<p data-start="2080" data-end="2289"></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Gece sürekli uyanıyorsanız vücudunuz size önemli mesajlar veriyor olabilir</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/gece-surekli-uyaniyorsaniz-vucudunuz-size-oenemli-mesajlar-veriyor-olabilir</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/gece-surekli-uyaniyorsaniz-vucudunuz-size-oenemli-mesajlar-veriyor-olabilir</guid>
<description><![CDATA[ Gece uykunuz sık sık bölünüyorsa, bunun sebebi fiziksel ya da duygusal olabilir. Uzmanlara göre farklı saat dilimlerinde uyanmanız, stres, öfke, üzüntü veya psikolojik engellere işaret ediyor olabilir. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202506/image_870x_684bfeca20358.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Jun 2025 19:05:09 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Gece uykusu neden bölünür, saatlere göre uyanmanın anlamı nedir, stres ve uykusuzluk ilişkisi nasıl açıklanır, bastırılmış öfke uykuyu etkiler mi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><br>Gece uykusunun bölünmesi sadece rahatsız edici olmakla kalmaz, aynı zamanda vücudunuzun bazı mesajlar iletme şekli de olabilir. Uzmanlar, belirli saat dilimlerinde sık sık uyanmanın arkasında hem fizyolojik hem de psikolojik sebeplerin olabileceğini belirtiyor.</p>
<p></p>
<p data-start="576" data-end="855"><strong data-start="576" data-end="627">Akşam 9’dan 11’e kadar uyanmak: Stres belirtisi</strong><br>Bu zaman diliminde uyanmanız, kısa süre önce ya da halen devam eden stres seviyelerinizin yüksek olduğunu gösteriyor olabilir. Psikoloji uzmanları, bu durumda daha sık dinlenmenizi ve gevşeme tekniklerini uygulamanızı öneriyor.</p>
<p data-start="857" data-end="1161"><strong data-start="857" data-end="909">Gece 11’den sabah 1’e kadar: Duygusal sıkıntılar</strong><br>Bu aralıkta uyanmak, ciddi duygusal sorunlarla ilişkilendirilir. Ayrıca, bu süre zarfında safra kesesinin aktif olduğu düşünülerek fizyolojik bir neden olabileceği de belirtiliyor. Pozitif düşünceler ve olumlu yaklaşımlar bu durumda faydalı olacaktır.</p>
<p data-start="1163" data-end="1418"><strong data-start="1163" data-end="1203">Gece 1’den 3’e kadar: Gizlenmiş öfke</strong><br>Bu saat diliminde uyanmanız, genellikle bastırılmış öfkenin varlığına işaret eder. Çin doğa felsefesine göre, bu saatler arasında karaciğer meridyenindeki enerji artışı, 'yang' enerjisinin fazlalığıyla açıklanıyor.</p>
<p data-start="1420" data-end="1666"><strong data-start="1420" data-end="1472">Sabah 3’ten 5’e kadar: Üzüntü ve manevi iletişim</strong><br>Bu saatlerde uyanmak, akciğerlerle ilişkili ve üzüntü hissini gösterebilir. Bazı görüşlere göre, bu zamanda uyanmak manevi veya yüksek güçlerin kişiyle iletişim kurmaya çalıştığına işaret eder.</p>
<p data-start="1668" data-end="1896"><strong data-start="1668" data-end="1712">Sabah 5 ila 7 arası: Psikolojik engeller</strong><br>Sabah erken uyanmanız psikolojik engellerin varlığına işaret ediyor olabilir. Bu saatlerde kalkmanıza gerek yoksa uzmanlar, rahatlatıcı bir duş veya hafif egzersizleri tavsiye ediyor.</p>
<p data-start="1898" data-end="1993">Uyku döngülerine ve biyolojik ritimlere dikkat etmek, genel sağlık için önemli bir göstergedir.</p>
<p data-start="1995" data-end="2151"></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Beyindeki özel koku hücreleri daha az yeme davranışını tetikleyebilir</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/beyindeki-oezel-koku-hucreleri-daha-az-yeme-davranisini-tetikleyebilir</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/beyindeki-oezel-koku-hucreleri-daha-az-yeme-davranisini-tetikleyebilir</guid>
<description><![CDATA[ Almanya&#039;da yapılan bir araştırmada, burun yoluyla alınan yiyecek kokularının beyinde özel bir hücre grubunu harekete geçirdiği ve bu etkinin daha az yeme davranışını tetikleyebileceği ortaya kondu. Ancak bu etki yalnızca yiyecek kokularıyla sınırlı ve obez bireylerde geçerli olmayabilir. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202506/image_870x_684c1aaad6e55.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Jun 2025 19:05:09 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Kokular iştahı nasıl etkiliyor, koku alma bozukluğu obeziteyle ilişkili mi, insanlar üzerinde benzer etki görülür mü, hangi kokular yeme isteğini azaltıyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><br data-start="414" data-end="417"><strong data-start="417" data-end="476">Koku alma ve iştah arasındaki bağlantı yeniden gündemde</strong><br data-start="476" data-end="479">Almanya'da yürütülen bir araştırmada, burundan gelen kokulara doğrudan yanıt veren özel bir sinir hücresi grubunun farelerin beyninde tespit edildiği bildirildi. Uzmanlar, bu hücre grubunun yalnızca yiyecek kokularına tepki verdiğini ve aktive edildiğinde yeme davranışını azalttığını belirtti.</p>
<p></p>
<p data-start="775" data-end="1078"><strong data-start="775" data-end="816">İnsan beyninde de benzer bir yapı var</strong><br data-start="816" data-end="819">Araştırmacılar, söz konusu sinir hücrelerinin insan beyninde de bulunduğuna dikkat çekerek, benzer bir etki oluşturma ihtimalinin bulunduğunu vurguladı. Ancak şu an için bu mekanizmanın insanlar üzerinde işe yarayıp yaramayacağı konusunda kesin bir bulgu yok.</p>
<p data-start="1080" data-end="1376"><strong data-start="1080" data-end="1120">Obez bireylerde etki göstermeyebilir</strong><br data-start="1120" data-end="1123">Çalışma, obez farelerin beyinlerinin bu kokuya beklenen tepkiyi vermediğini ortaya koydu. Uzmanlara göre bu durum, obezitenin koku alma duyusunu değiştirmesinden kaynaklanıyor. İnsanlarda da benzer etkiler daha önceki bazı araştırmalarda gözlemlenmişti.</p>
<p data-start="1378" data-end="1930"><strong data-start="1378" data-end="1445">Kokuların iştah üzerindeki etkisi daha önce de gündeme gelmişti</strong><br data-start="1445" data-end="1448">Daha önce yapılan çalışmalarda elma, nane ve armut gibi kokuların iştahı baskılayabileceği öne sürülmüştü. Dr. Sophie Steculorum, 'Bulgularımız, koku alma duyusunun iştah düzenlemesinde ve obezitenin gelişiminde ne kadar kritik bir rol oynadığını ortaya koyuyor' dedi. Nöroloji uzmanı Janice Bulk ise 'Bu mekanizmanın, farelerin doğada yırtıcılardan korunmasına yardımcı olduğunu düşünüyoruz. Daha kısa sürede yemek yiyerek yakalanma risklerini azaltıyorlar' ifadelerini kullandı.</p>
<p data-start="1932" data-end="2106"><strong data-start="1932" data-end="1944"></strong></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Uzmanlardan kritik uyarı: &amp;apos;Çiğ ya da pişmiş biber tüketirken bu detaya dikkat edin&amp;apos;</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/uzmanlardan-kritik-uyari-cig-ya-da-pismis-biber-tuketirken-bu-detaya-dikkat-edin</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/uzmanlardan-kritik-uyari-cig-ya-da-pismis-biber-tuketirken-bu-detaya-dikkat-edin</guid>
<description><![CDATA[ Dolmalık biberler vitamin açısından zengin bir besin ancak nasıl tüketildiği önemli. Uzmanlar, çiğ tüketimin C vitamini açısından, pişmiş halinin ise sindirim kolaylığı ve beta-karoten açısından faydalı olduğunu belirtiyor. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202506/image_870x_684c1a89450ef.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Jun 2025 19:05:09 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>biber çiğ mi pişmiş mi yenmeli, dolmalık biberde hangi vitaminler var, biber pişirilince hangi besinler azalır, biberler nasıl temizlenmeli</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><br>Vitamin zengini dolmalık biber, düşük kalori içermesi ve yüksek besin değerleriyle sağlık açısından büyük önem taşıyor. Ancak dolmalık biberlerin sağlığa etkisi, tüketim şekline göre farklılık gösteriyor. Peki biberleri çiğ mi yoksa pişmiş olarak mı tüketmek daha faydalı?</p>
<p></p>
<p data-start="618" data-end="657"><strong data-start="618" data-end="657">Çiğ Biberin Avantajları ve Riskleri</strong></p>
<p data-start="659" data-end="1180">Dolmalık biberler çiğ tüketildiğinde, özellikle yüksek C vitamini içeriğiyle öne çıkıyor. Bu vitamin, bağışıklık sistemini güçlendiriyor, demir emilimini artırıyor ve ciltte kolajen üretimini destekleyerek yaşlanma belirtilerini azaltmaya yardımcı oluyor. Ancak çiğ biber bazı kişilerde gaz ve şişkinlik gibi sindirim sorunlarına neden olabiliyor. Ayrıca tarım ilaçları konusunda da dikkatli olunması gerekiyor. Uzmanlar biberlerin mutlaka iyi yıkanmasını, mümkünse tuzlu ya da sirkeli suda bekletilmesini tavsiye ediyor.</p>
<p data-start="1182" data-end="1224"><strong data-start="1182" data-end="1224">Pişmiş Biberin Sindirim Dostu Özelliği</strong></p>
<p data-start="1226" data-end="1531">Öte yandan pişmiş biberler sindirim açısından daha avantajlı hale geliyor. Isıl işlem, biberin hücre duvarlarını parçalayarak sindirimini kolaylaştırıyor ve beta-karotenin emilimini artırıyor. Özellikle zeytinyağı gibi sağlıklı yağlarla birlikte tüketildiğinde, yağda çözünen vitaminlerin emilimi artıyor.</p>
<p data-start="1533" data-end="1743">Ancak pişirme sırasında fazla ısı uygulamak, C vitamini gibi bazı vitaminlerin kaybolmasına neden oluyor. Bu nedenle biberlerin kısa süreli ve düşük ısıda sotelenmesi veya hafifçe fırınlanması tavsiye ediliyor.</p>
<p data-start="1745" data-end="1779"><strong data-start="1745" data-end="1779">En İyi Tüketim Yöntemi Hangisi</strong></p>
<p data-start="1781" data-end="2066">Uzmanlar, maksimum fayda sağlamak için dolmalık biberlerin hem çiğ hem de pişmiş olarak tüketilmesini öneriyor. Bu yaklaşım, çiğ biberlerin yüksek C vitamini içeriği ile pişmiş biberlerin sindirimi kolaylaştıran ve beta-karoten emilimini artıran özelliklerini birlikte değerlendiriyor.</p>
<p data-start="2068" data-end="2292">Ayrıca tabağı renklendirmek de önem taşıyor. Kırmızı biberler en yüksek besin değerine sahipken, yeşil biberler keskin ve çimenimsi tada sahip oluyor. Sarı ve turuncu biberler ise ara değerlerle göz sağlığına katkı sağlıyor.</p>
<p data-start="2294" data-end="2444"></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Uzmanların Tavsiye Ettiği &amp;apos;Sütlü Yeşil Çay&amp;apos; ile 3 Günde 5 Kilo Verin</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/uzmanlarin-tavsiye-ettigi-sutlu-yesil-cay-ile-3-gunde-5-kilo-verin</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/uzmanlarin-tavsiye-ettigi-sutlu-yesil-cay-ile-3-gunde-5-kilo-verin</guid>
<description><![CDATA[ Metabolizmanızı hızlandırıp hızlı yağ yakımı sağlayan sütlü yeşil çay detoksuyla ödem ve şişkinliğe son vererek 3 günde 5 kilo vermenizi sağlayacak detoksun püf noktaları ve detayları burada. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202506/image_870x_684c2a9aeae99.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Jun 2025 19:05:09 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Sütlü yeşil çay detoksu nasıl uygulanır, yeşil çayın zayıflatma etkisi nedir, sütlü yeşil çay detoksu ne kadar sürer, detoks sırasında dikkat edilmesi gerekenler nelerdir</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><br>Zayıflamak isteyenlerin sıklıkla tercih ettiği yöntemlerden biri olan bitkisel çaylara son dönemde süt eklenerek yeni bir detoks trendi ortaya çıktı. Özellikle vücuttaki ödem ve şişkinliği hızla gidermede etkili olduğu belirtilen sütlü yeşil çay diyeti, kısa sürede kilo vermek isteyenlerin dikkatini çekiyor.</p>
<p></p>
<p data-start="608" data-end="649"><strong data-start="608" data-end="649">Sütlü Yeşil Çay Detoksu Nasıl Yapılır</strong></p>
<p data-start="651" data-end="801">Sütlü yeşil çay detoksu, yalnızca 3 gün süren hızlı bir detoks programıdır. Diyetin etkisini artırmak için yumurta detoksu ile birlikte uygulanabilir.</p>
<p data-start="803" data-end="829"><strong data-start="803" data-end="829">Sütlü Yeşil Çay Tarifi</strong></p>
<ul data-start="831" data-end="885">
<li data-start="831" data-end="857">
<p data-start="833" data-end="857">2 yemek kaşığı yeşil çay</p>
</li>
<li data-start="858" data-end="885">
<p data-start="860" data-end="885">1,5 litre yarım yağlı süt</p>
</li>
</ul>
<p data-start="887" data-end="1182">Sütün tamamını bir tencereye koyarak kaynatın ve ardından ocaktan alarak ılık hale gelmesini bekleyin. Süt ılık hale geldiğinde içine 2 yemek kaşığı yeşil çay ekleyerek üzerini temiz bir bezle örtün. Yaklaşık 20-25 dakika demlendirdikten sonra karışımı süzün ve cam bir şişeye doldurup saklayın.</p>
<p data-start="1184" data-end="1211"><strong data-start="1184" data-end="1211">Detoks Uygulama Yöntemi</strong></p>
<p data-start="1213" data-end="1415">Sabah saat 10:00’dan başlayarak iki saat arayla birer bardak sütlü yeşil çay detoksu tüketin. Yani gün boyunca 10:00, 12:00, 14:00, 16:00, 18:00, 20:00 ve 22:00 saatlerinde içeceği tüketmeniz gerekiyor.</p>
<p data-start="1417" data-end="1630">Detoks boyunca en az 3 litre su içmeniz tavsiye edilir. Başka herhangi bir yiyecek tüketilmemesi gereken bu detoksun etkisini artırmak için her gün 20-25 dakika yürüyüş ve yaklaşık 20 dakika egzersiz yapılmalıdır.</p>
<p data-start="1632" data-end="1722">Bu yöntemi en fazla 3 gün uygulayarak kısa sürede fazla kilolarınızdan kurtulmanız mümkün.</p>
<p data-start="1724" data-end="1757"><strong data-start="1724" data-end="1757">Yeşil Çayın Yağ Yakıcı Etkisi</strong></p>
<p data-start="1759" data-end="2008">Yeşil çayın içerisinde bulunan kafein ve güçlü antioksidanlar, metabolizmayı hızlandırarak vücuttaki yağ yakımını artırır. Bu etkisine sütün eklenmesiyle kilo verme süreci çok daha etkili hale gelir ve kısa sürede gözle görülür sonuçlar elde edilir.</p>
<p data-start="2010" data-end="2191"></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Harvard mezunu doktordan uyarı: Kanserle ilişkilendirilen 6 tehlikeli gıda açıklandı</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/harvard-mezunu-doktordan-uyari-kanserle-iliskilendirilen-6-tehlikeli-gida-aciklandi</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/harvard-mezunu-doktordan-uyari-kanserle-iliskilendirilen-6-tehlikeli-gida-aciklandi</guid>
<description><![CDATA[ Harvard Üniversitesi mezunu gastroenterolog Dr. Saurabh Sethi, kanserle bağlantılı gıdaları sosyal medya üzerinden paylaştı. Sethi&#039;ye göre işlenmiş etler, şekerli içecekler, alkol ve bazı pişirme yöntemleri ciddi sağlık riskleri barındırıyor. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202506/image_870x_684c2defba15c.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Jun 2025 19:05:09 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Kanserle bağlantılı gıdalar hangileri, işlenmiş etler neden riskli, şekerli içecekler hangi kanser türlerini etkiliyor, ızgara pişirme yöntemleri sağlığa zararlı mı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><br data-start="379" data-end="382"><strong data-start="382" data-end="440">Beslenme alışkanlıkları kanser riskini etkileyebiliyor</strong><br data-start="440" data-end="443">Kanser, dünya genelinde milyonlarca insanı etkileyen bir sağlık sorunu olmaya devam ederken, yalnızca genetik ya da çevresel etkenlerle değil, aynı zamanda beslenme alışkanlıklarıyla da yakından ilişkili. Harvard Üniversitesi mezunu gastroenterolog Dr. Saurabh Sethi, sosyal medyada paylaştığı bir videoda, bilimsel araştırmalar ışığında kanserle ilişkilendirilen altı gıda grubunu sıraladı.</p>
<p></p>
<p data-start="836" data-end="1232"><strong data-start="836" data-end="857">1. İşlenmiş etler</strong><br data-start="857" data-end="860">Sosis, salam ve sucuk gibi işlenmiş et ürünleri, Dünya Sağlık Örgütü tarafından "Grup 1 kanserojen" olarak tanımlanıyor. Bu ürünlerin özellikle kolon kanseriyle bağlantılı olduğu belirtiliyor. Dr. Sethi, nitrat ve koruyucu maddelerin bağırsak hücrelerine zarar verebileceğini ifade ediyor. Ev yapımı yemekler ve bitki bazlı protein kaynakları alternatif olarak öneriliyor.</p>
<p data-start="1234" data-end="1594"><strong data-start="1234" data-end="1258">2. Şekerli içecekler</strong><br data-start="1258" data-end="1261">Gazlı ve şekerle tatlandırılmış içecekler, yalnızca kan şekerini yükseltmekle kalmıyor; aynı zamanda obeziteyle bağlantılı kanser türlerinin görülme riskini de artırabiliyor. Dr. Sethi, bu içeceklerin meme, pankreas ve kolon kanseri ile ilişkilendirildiğini aktarıyor. Doğal meyve suları ve bitki çayları alternatif olarak sunuluyor.</p>
<p data-start="1596" data-end="1954"><strong data-start="1596" data-end="1622">3. Kızarmış yiyecekler</strong><br data-start="1622" data-end="1625">Patates kızartması gibi yağda kızartılmış yiyecekler, özellikle tekrar kullanılan yağlarda pişirildiğinde akrilamid adlı kanserojen maddenin oluşumuna yol açabiliyor. Bu maddeler oksidatif stres ve iltihaplanmayı tetikleyerek kanser riskini artırabiliyor. Fırınlama ve buharda pişirme gibi yöntemler daha sağlıklı kabul ediliyor.</p>
<p data-start="1956" data-end="2286"><strong data-start="1956" data-end="1990">4. Izgarada pişirilen besinler</strong><br data-start="1990" data-end="1993">Yüksek ısıda ızgarada pişirilen etlerde oluşan HCA ve PAH kimyasalları, DNA hasarına yol açabiliyor. Sethi, bu kimyasalların sık tüketilmesi durumunda kanser gelişimini tetikleyebileceğini söylüyor. Alternatif pişirme yöntemleri arasında yavaş pişirme, buharda pişirme ve fırınlama yer alıyor.</p>
<p data-start="2288" data-end="2570"><strong data-start="2288" data-end="2310">5. Alkol kullanımı</strong><br data-start="2310" data-end="2313">Araştırmalara göre alkol, özellikle meme ve karaciğer kanseri riskini artırabiliyor. Dr. Sethi, alkolün hormon dengesini bozduğunu ve DNA onarımını engellediğini vurguluyor. Fermente içecekler ve taze meyve suları daha sağlıklı seçenekler olarak öneriliyor.</p>
<p data-start="2572" data-end="2891"><strong data-start="2572" data-end="2592">6. Hazır gıdalar</strong><br data-start="2592" data-end="2595">Paketli atıştırmalıklar, hazır çorbalar ve dondurulmuş yiyecekler, içeriklerindeki katkı maddeleri nedeniyle kronik inflamasyona neden olabiliyor. Bu durum, uzmanlara göre kansere zemin hazırlayabiliyor. Taze sebzeler, kuruyemişler ve ev yapımı yemekler daha güvenli tercihler olarak öne çıkıyor.</p>
<p data-start="2893" data-end="3329"><strong data-start="2893" data-end="2933">Sağlıklı beslenme ve egzersizin rolü</strong><br data-start="2933" data-end="2936">Uzmanlara göre, dengeli bir beslenme düzeni kanser riskini azaltmada önemli bir faktör. Protein, karbonhidrat, yağ, vitamin ve minerallerin doğru oranlarda alınması, vücut fonksiyonlarının düzenli çalışmasına katkı sağlıyor. Ayrıca düzenli egzersiz; hormon dengesini sağlayarak, bağışıklığı güçlendirerek ve sindirim sistemini destekleyerek birçok kanser türünün önlenmesine katkı sunabiliyor.</p>
<p data-start="3331" data-end="3512"><strong data-start="3331" data-end="3343"></strong></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Sağlıkta Tanıtım Stratejileri Masaya Yatırıldı: Kırbıyık’tan Şeffaflık ve Etik Vurgusu</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/saglikta-tanitim-stratejileri-masaya-yatirildi-kirbiyiktan-seffaflik-ve-etik-vurgusu</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/saglikta-tanitim-stratejileri-masaya-yatirildi-kirbiyiktan-seffaflik-ve-etik-vurgusu</guid>
<description><![CDATA[ Ankara’da düzenlenen çalıştayda, sağlık hizmetlerinin tanıtım ve bilgilendirme faaliyetlerine dair yönetmelik değişiklikleri değerlendirildi. Yetkililer, etik, şeffaflık ve uluslararası prestij temelli iletişim stratejilerinin önemine dikkat çekti. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202506/image_870x_684ac4bed551f.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 12 Jun 2025 21:15:30 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Yeni sağlık tanıtım yönetmeliği neleri kapsıyor, sağlık turizmi tanıtımı nasıl düzenlenecek, etik kurallar hangi alanlarda sıkılaştırılacak, merdiven altı sağlık hizmetleri nasıl denetlenecek</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Yönetmelik değişikliği gündemdeydi</strong></p>
<p><span>Sağlık Bakanlığı Bilkent Yerleşkesi’nde düzenlenen çalıştayda, ‘Sağlık Hizmetlerinde Tanıtım ve Bilgilendirme Faaliyetleri Hakkında Yönetmelik Değişikliği’ başlığı altında önemli konular ele alındı. Toplantıya Sağlık Bakanlığı yetkilileri, hastane yöneticileri, akademisyenler, sektör temsilcileri ve sivil toplum kuruluşları katıldı. Çalıştayın temel amacı, sağlık hizmetlerinin tanıtımı ve bilgilendirme süreçlerini daha etik, etkili ve sürdürülebilir hale getirmekti.</span><span></span></p>
<p><img src="https://cumha.com.tr/uploads/images/202506/image_870x_684ac4b168c66.webp" alt=""></p>
<p><strong>Kırbıyık: ‘Sağlık sistemi artık bilgi ve teknoloji üretiyor’</strong></p>
<p><span>Sağlık Bakan Yardımcısı Hüseyin Kürşat Kırbıyık, açılış konuşmasında, sağlık sektörünün yalnızca hizmet sunan değil, aynı zamanda bilgi ve teknoloji üreten bir yapıya bürünmesi gerektiğini belirtti. Kırbıyık, ‘Vatandaşın doğru bilgilendirilmesi, sağlık sistemimizin şeffaflık ve güven temelli yapısının temel taşlarındandır’ dedi. Tanıtımın sadece bir pazarlama aracı değil, toplum sağlığını etkileyen stratejik bir iletişim modeli olduğuna dikkat çekti.</span><span></span></p>
<p><img src="https://cumha.com.tr/uploads/images/202506/image_870x_684ac6fa64d6e.webp" alt=""></p>
<p><strong>USHAŞ: Dijital iletişim ve etik kurallar belirleyici olacak</strong></p>
<p><span>Uluslararası Sağlık Hizmetleri A.Ş. (USHAŞ) Genel Müdürü Behlül Ünver ise, sağlık turizmi ve dijital iletişim kanallarının yükselişiyle yönetmeliklerin sürekli güncellenmesinin kaçınılmaz hale geldiğini belirtti. Ünver, ‘Etik değerler, hasta hakları, şeffaflık ve bilimsel dayanak artık vazgeçilmez ilkelerimiz olmalı’ ifadesini kullandı.</span><span></span></p>
<p><strong>Yeni yönetmelikler paylaşılmaya hazır</strong></p>
<p><span>Sağlık Hizmetleri Genel Müdürü Hasan Basri Velioğlu da çalıştayda yaptığı açıklamada, özel sağlık kuruluşlarını ilgilendiren birçok yönetmelik taslağının tamamlandığını ve kamuoyuna sunulmaya hazır olduğunu duyurdu. Velioğlu, tanıtım süreçlerinin mevzuata uygun, bilimsel ve etik temellerle yürütülmesi gerektiğini vurguladı.</span><span></span></p>
<p><img src="https://cumha.com.tr/uploads/images/202506/image_870x_684ac6eda328d.webp" alt="">M</p>
<p><strong>Seyran: ‘Merdiven altı sağlık turizmi Türkiye’ye zarar veriyor’</strong></p>
<p><span>Uluslararası Sağlık Turizmi Enstitüsü Başkanı Dr. Fatih Seyran, sağlık turizmine özel tanıtım stratejilerinin geliştirilmesi gerektiğini savundu. Seyran, ‘Ruhsatsız ve denetimsiz sağlık turizmi girişimleri, Türkiye’nin sağlık markasına zarar veriyor’ diyerek bu alandaki denetimlerin artırılması gerektiğine dikkat çekti. Ayrıca yurtdışında yürütülen dezenformasyon kampanyalarına karşı USHAŞ’a destek verdiklerini belirtti.</span><span></span></p>
<p><img src="https://cumha.com.tr/uploads/images/202506/image_870x_684ac6e0bffe1.webp" alt=""></p>
<p><strong>Sektör ortak akıl arayışında birleşti</strong></p>
<p><span>Çalıştay süresince yönetmelik değişikliklerine ilişkin sunumlar, görüş alışverişleri ve öneriler değerlendirildi. Katılımcılar, ortak akıl ve sektörler arası iş birliğinin, sağlık sisteminin sürdürülebilirliği için kritik önemde olduğunu ifade etti.</span><span></span></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İzmir’de Milli Sporcunun Enjeksiyon Tedavisi Kalp Kriziyle Sonuçlandı</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/izmirde-milli-sporcunun-enjeksiyon-tedavisi-kalp-kriziyle-sonuclandi</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/izmirde-milli-sporcunun-enjeksiyon-tedavisi-kalp-kriziyle-sonuclandi</guid>
<description><![CDATA[ Milli sporcu Can Yeşilpınar, bel ağrısı nedeniyle başvurduğu özel muayenede yapılan enjeksiyon sonrası kalp krizi geçirdi. Tıbbi ihmal iddiasıyla savcılığa suç duyurusunda bulunan Yeşilpınar’ın spor kariyeri sona erdi. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202506/image_870x_684b100bbdbb3.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 12 Jun 2025 21:15:30 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Can Yeşilpınar’a uygulanan enjeksiyonun içeriği neydi, doktor hakkında yasal süreç başlatıldı mı, internetteki şikâyetler hangi iddiaları içeriyor, kalp krizinin enjeksiyonla bağlantısı belirlendi mi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p></p>
<p data-start="348" data-end="682"><strong data-start="348" data-end="390">Tedavi İçin Gitti, Kalp Kriziyle Döndü</strong><br data-start="390" data-end="393">20 yıllık milli sporcu ve antrenör Can Yeşilpınar, bel ağrısı şikâyetiyle 26 Nisan 2024’te İzmir Bayraklı’da özel bir muayenehaneye başvurdu. Tedavi sırasında doktorun tıbbi tetkik talep etmediği, MR görüntülerine bakmayı reddettiği ve doğrudan enjeksiyon tedavisine geçtiği öne sürüldü.</p>
<p data-start="684" data-end="1047"><strong data-start="684" data-end="726">‘MR’a Gerek Yok’ Diyerek Müdahale Etti</strong><br data-start="726" data-end="729">Yeşilpınar’ın ifadesine göre, doktor Canberk Gül, “Elimle anlarım” diyerek MR incelemesini reddetti ve toplamda 18 adet enjeksiyon uyguladı. Tedavi karşılığında önce 37 bin TL istendi ancak Yeşilpınar’ın sosyal medya paylaşımı sözü üzerine ücret 12 bin TL’ye düşürüldü. Ödeme babasının hesabından havale ile yapıldı.</p>
<p data-start="1049" data-end="1375"><strong data-start="1049" data-end="1090">Kalp Damarında Yırtılma Tespit Edildi</strong><br data-start="1090" data-end="1093">Tedavi sonrası mide bulantısı, baş dönmesi ve hıçkırık gibi şikâyetler yaşayan milli sporcu, 29 Nisan sabahı göğüs ağrısıyla hastaneye kaldırıldı. Medicana Hastanesi’nde yapılan tetkiklerde kalp krizi geçirdiği ve kalp damarında yırtılma ile pıhtı oluşumu bulunduğu tespit edildi.</p>
<p data-start="1377" data-end="1721"><strong data-start="1377" data-end="1423">Tedavi Sonrası Masraflar 85 Bin TL’yi Aştı</strong><br data-start="1423" data-end="1426">Enjeksiyonların içeriğine dair net bilgi verilmediği, dozaj ve detayların yer almadığı raporların daha sonra iletildiği bildirildi. Spor kariyeri sona eren Yeşilpınar, yaşadığı sağlık kaybı nedeniyle İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı’na Av. Adalet Deniz Kılıç aracılığıyla suç duyurusunda bulundu.</p>
<p data-start="1723" data-end="2069"><strong data-start="1723" data-end="1767">Sosyal Medyada ‘Mucize Doktor’ Yorumları</strong><br data-start="1767" data-end="1770">Suç duyurusunda, doktor hakkında internette yer alan hasta yorumlarına da yer verildi. Birçok kişi, benzer şekilde tetkiksiz enjeksiyon tedavileri nedeniyle sağlık sorunları yaşadıklarını belirtti. Özellikle “özel karışım” adıyla yapılan enjeksiyonların etkileri hakkında endişeler dile getirildi.</p>
<p data-start="2071" data-end="2424"><strong data-start="2071" data-end="2122">‘Kasten Yaralama ve Öldürmeye Teşebbüs’ İddiası</strong><br data-start="2122" data-end="2125">Dilekçede, doktorun bilimsel temeli olmayan, kayıt dışı ve maddi kazanç odaklı yöntemlerle çalıştığı; sosyal medya üzerinden kendisini “mucize doktor” olarak tanıttığı vurgulandı. Tedavi yönteminin “kasten yaralama” ve “kasten öldürmeye teşebbüs” kapsamında değerlendirilmesi gerektiği belirtildi.</p>
<p data-start="2426" data-end="2644"><strong data-start="2426" data-end="2438"></strong></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Sabah Aç Karnına Yenen 1 Dilim Kavun Vücutta Bakın Nelere Yol Açıyor</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/sabah-ac-karnina-yenen-1-dilim-kavun-vucutta-bakin-nelere-yol-aciyor</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/sabah-ac-karnina-yenen-1-dilim-kavun-vucutta-bakin-nelere-yol-aciyor</guid>
<description><![CDATA[ Yaz aylarının sevilen meyvesi kavun, sadece tadıyla değil sağlık üzerindeki etkileriyle de öne çıkıyor. Uzmanlara göre özellikle aç karnına tüketildiğinde sindirimi destekliyor, toksinleri atıyor ve cilt sağlığına katkı sağlıyor. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202506/image_870x_684aae8acc4ac.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 12 Jun 2025 14:11:14 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Aç karnına kavun yemenin faydaları nelerdir, kavun sindirimi nasıl etkiler, kavun cilt sağlığına nasıl katkı sağlar, sabahları kavun yemek kilo vermeye yardımcı olur mu</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p></p>
<p data-start="346" data-end="642"><strong data-start="346" data-end="391">Kavunun aç karna tüketilmesinin faydaları</strong><br data-start="391" data-end="394">Yaz mevsiminin vazgeçilmez meyvelerinden kavun, yalnızca ferahlatıcı tadıyla değil, aynı zamanda sağlığa olan katkılarıyla da dikkat çekiyor. Uzmanların açıklamalarına göre, kavun aç karna tüketildiğinde vücutta doğal bir detoks etkisi yaratıyor.</p>
<p data-start="644" data-end="864"><strong data-start="644" data-end="679">Sindirim sistemini rahatlatıyor</strong><br data-start="679" data-end="682">Kavun, yüksek lif oranı sayesinde bağırsak hareketlerini düzenlemeye yardımcı oluyor. Aç karnına tüketildiğinde sindirime yumuşak bir geçiş sunarak mideyi gün boyunca rahatlatıyor.</p>
<p data-start="866" data-end="1093"><strong data-start="866" data-end="903">Toksinleri atmaya yardımcı oluyor</strong><br data-start="903" data-end="906">İdrar söktürücü özelliğiyle bilinen kavun, gece boyunca biriken zararlı maddelerin sabah saatlerinde vücuttan daha kolay atılmasını sağlıyor. Bu sayede vücudun arınma süreci hızlanıyor.</p>
<p data-start="1095" data-end="1304"><strong data-start="1095" data-end="1140">Enerji veriyor ve kan şekerini dengeliyor</strong><br data-start="1140" data-end="1143">Doğal şekerler ve yüksek su içeriği sayesinde kavun, güne enerjik başlamaya yardımcı oluyor. Kan şekeri seviyesini dengede tutarak halsizlik hissini azaltıyor.</p>
<p data-start="1306" data-end="1555"><strong data-start="1306" data-end="1341">Uzun süre tokluk hissi sağlıyor</strong><br data-start="1341" data-end="1344">Lifli yapısıyla tokluk süresini uzatan kavun, özellikle sabah saatlerinde tüketildiğinde gün içinde aşırı yeme isteğini azaltabiliyor. Düşük kalorili yapısıyla diyet yapanlar için de ideal bir seçenek sunuyor.</p>
<p data-start="1557" data-end="1781"><strong data-start="1557" data-end="1576">Cildi yeniliyor</strong><br data-start="1576" data-end="1579">İçeriğinde bol miktarda C vitamini ve antioksidan barındıran kavun, cilt hücrelerinin yenilenmesine katkı sağlıyor. Aç karna tüketildiğinde bu etkiler daha hızlı ve belirgin şekilde gözlemlenebiliyor.</p>
<p data-start="1783" data-end="1966"></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Lif, vitamin ve mineralle dolu: Mısırın sağlığa etkileyen 6 kritik faydası açıklandı</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/lif-vitamin-ve-mineralle-dolu-misirin-sagliga-etkileyen-6-kritik-faydasi-aciklandi</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/lif-vitamin-ve-mineralle-dolu-misirin-sagliga-etkileyen-6-kritik-faydasi-aciklandi</guid>
<description><![CDATA[ Bilimsel kaynaklara dayanan analizlerde, sindirimden göz sağlığına kadar birçok alanda fayda sağlayan mısırın insan sağlığına etkileri sıralandı. Glütensiz yapısı ve antioksidan içeriğiyle dikkat çekiyor. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202506/image_870x_684ab0624c486.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 12 Jun 2025 14:11:07 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>mısırın sindirime faydası nedir, göz sağlığına nasıl katkı sağlar, mısır kalp sağlığını nasıl etkiler, mısırın glütensiz olması ne anlama gelir</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><br data-start="333" data-end="336"><strong data-start="336" data-end="400">Bilimsel kaynaklara göre mısır sağlığa birçok fayda sağlıyor</strong><br data-start="400" data-end="403">Health adlı internet sitesi tarafından yayımlanan analizde, mısırın sağlığa olan katkıları bilimsel verilere dayandırılarak sıralandı. Lif, vitamin ve mineraller açısından zengin bir yapıya sahip olan mısır, farklı organ sistemlerini destekleyici özellikler taşıyor.</p>
<p></p>
<p data-start="673" data-end="878"><strong data-start="673" data-end="702">Sindirimi kolaylaştırıyor</strong><br data-start="702" data-end="705">Mısırın yüksek lif içeriği, sindirim sistemini düzenlemeye yardımcı oluyor. Lifli yapısı, bağırsak hareketlerini artırarak kabızlık gibi sorunları önlemeye katkı sağlıyor.</p>
<p data-start="880" data-end="1033"><strong data-start="880" data-end="909">Göz sağlığını destekliyor</strong><br data-start="909" data-end="912">İçerdiği A vitamini ve antioksidanlar sayesinde mısırın düzenli tüketimi göz sağlığını koruyucu etkiler gösterebiliyor.</p>
<p data-start="1035" data-end="1237"><strong data-start="1035" data-end="1085">Kalp sağlığı üzerinde olumlu etkiler yaratıyor</strong><br data-start="1085" data-end="1088">Mısır, potasyum ve magnezyum gibi kalp dostu mineralleri barındırıyor. Bu da tansiyon kontrolüne yardımcı olurken kalp-damar sağlığını destekliyor.</p>
<p data-start="1239" data-end="1402"><strong data-start="1239" data-end="1281">Antioksidan kaynağı olarak öne çıkıyor</strong><br data-start="1281" data-end="1284">Mısır, serbest radikallerle savaşan antioksidanlar içeriyor. Bu özellik, hücre hasarının önlenmesine katkı sağlıyor.</p>
<p data-start="1404" data-end="1569"><strong data-start="1404" data-end="1447">Kan şekerini dengelemeye katkı sağlıyor</strong><br data-start="1447" data-end="1450">Düşük glisemik indeks değerine sahip olan mısır, kan şekerinde ani dalgalanmaların önüne geçilmesine yardımcı oluyor.</p>
<p data-start="1571" data-end="1824"><strong data-start="1571" data-end="1615">Glütensiz olması bazı riskleri azaltıyor</strong><br data-start="1615" data-end="1618">Doğal olarak glütensiz olan mısır, özellikle çölyak hastaları için güvenli bir besin kaynağı oluşturuyor. Aynı zamanda çeşitli hastalıkların risk faktörlerinin azaltılmasına destek sağladığı belirtiliyor.</p>
<p data-start="1826" data-end="1984"></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Engelli ve kronik hastalar için randevusuz işlem dönemi bitiyor: Yeni rapor sistemi devreye alındı</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/engelli-ve-kronik-hastalar-icin-randevusuz-islem-doenemi-bitiyor-yeni-rapor-sistemi-devreye-alindi</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/engelli-ve-kronik-hastalar-icin-randevusuz-islem-doenemi-bitiyor-yeni-rapor-sistemi-devreye-alindi</guid>
<description><![CDATA[ Sağlık Bakanlığı, süresi dolmak üzere olan engelli ve ilaç raporlarının yenilenmesi için yeni bir sistem başlattı. Sadece belirli T.C. kimlik numaralarıyla erişilebilecek randevu kliniği oluşturulurken, hastalara SMS ile bilgilendirme yapılacak. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202506/image_870x_684ab0f2d382f.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 12 Jun 2025 14:11:07 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Rapor yenileme süreci ne zaman başlayacak, kimler randevu alabilecek, randevu nasıl oluşturulacak, mevcut raporlar ne zamana kadar geçerli olacak</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><br data-start="396" data-end="399"><strong data-start="399" data-end="437">Yeni sistemle yoğunluk azaltılacak</strong><br data-start="437" data-end="440">Sağlık hizmetlerindeki yoğunluğu azaltmak ve işlemlerin daha hızlı tamamlanmasını sağlamak amacıyla Sağlık Bakanlığı, rapor yenileme süreçlerinde yeni bir uygulamaya geçti. Bu kapsamda, engelli bireyler ile kronik hastaların ilaç raporlarının yenilenmesi için planlı ve kademeli bir geçiş süreci başlatıldı.</p>
<p></p>
<p data-start="749" data-end="1084"><strong data-start="749" data-end="781">30 Haziran 2025 kritik tarih</strong><br data-start="781" data-end="784">Uygulama kapsamında, 30 Haziran 2025 tarihinde geçerliliği sona erecek olan engelli ve kronik hastalık ilaç raporları için yenileme süreci devreye alındı. Yeni uygulama, Merkezi Hekim Randevu Sistemi (MHRS) üzerinden yürütülecek ve hastanelerde oluşabilecek yığılmaların önüne geçilmesi hedeflenecek.</p>
<p data-start="1086" data-end="1385"><strong data-start="1086" data-end="1135">Engelliler için 12, kronik hastalar için 9 ay</strong><br data-start="1135" data-end="1138">Bakanlık, daha önce süresi uzatılan raporların yenilenmesi amacıyla özel bir takvim oluşturdu. Kronik hastaların ilaç raporları için 9 ay, engelli bireylerin raporları için ise 12 ay süre tanındı. Yenileme süreci bu takvim doğrultusunda işleyecek.</p>
<p data-start="1387" data-end="1723"><strong data-start="1387" data-end="1436">Sadece seçilen vatandaşlar randevu alabilecek</strong><br data-start="1436" data-end="1439">Uygulamanın ilk aşamasında, süresi dolmak üzere olan raporlar e-Rapor Sistemi üzerinden belirlenecek. Tespit edilen kişilere ait T.C. kimlik numaraları MHRS ile paylaşılacak ve bu vatandaşlar yalnızca kendilerine özel olarak tanımlanan "Rapor Yenileme" kliniğinden randevu alabilecek.</p>
<p data-start="1725" data-end="2068"><strong data-start="1725" data-end="1760">SMS ile bilgilendirme yapılacak</strong><br data-start="1760" data-end="1763">Rapor süresi sona erecek vatandaşlara kısa mesaj yoluyla bilgilendirme yapılacak. Mesajda, “süresi 30 Haziran 2025 itibariyle sona erecek raporlar için MHRS üzerinden ‘Rapor Yenileme’ kliniğine randevu alınması gerektiği” bilgisi verilecek. Randevu alınmaması durumunda, mevcut rapor süresi uzatılmayacak.</p>
<p data-start="2070" data-end="2287"><strong data-start="2070" data-end="2108">İleri tarihli randevu alınabilecek</strong><br data-start="2108" data-end="2111">Tüm hastaneler, bu yeni sistem kapsamında MHRS’ye özel randevu cetvelleri tanımlayacak. Vatandaşlar bu cetveller üzerinden 120 güne kadar ileri tarihli randevu oluşturabilecek.</p>
<p data-start="2289" data-end="2534"><strong data-start="2289" data-end="2332">Koordinasyon birimi yönlendirme yapacak</strong><br data-start="2332" data-end="2335">Randevu günü hastaneye giden vatandaşlar, ilk olarak MHRS Koordinasyon Birimi’ne başvuracak. Bu birim, başvurunun içeriğine göre kişiyi ya Sağlık Kurulu’na ya da ilgili branş kliniğine yönlendirecek.</p>
<p data-start="2536" data-end="2684">Mevcut raporlar, yenisi düzenlenene kadar geçerliliğini sürdürecek. Ancak, yenileme dönemi sonunda güncellenmeyen raporlar artık geçersiz sayılacak.</p>
<p data-start="2686" data-end="2848"><strong data-start="2686" data-end="2698"></strong></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Su Tutan Vücutlara Doğal Çözüm: Ödem Attırıcı 15 Etkili Besin Açıklandı</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/su-tutan-vucutlara-dogal-coezum-odem-attirici-15-etkili-besin-aciklandi</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/su-tutan-vucutlara-dogal-coezum-odem-attirici-15-etkili-besin-aciklandi</guid>
<description><![CDATA[ Vücutta biriken ödem ve toksinlerden doğal yollarla kurtulmak isteyenler için uzmanların önerdiği ödem attırıcı besinler listelendi. Maruldan karpuza, yulafdan yaban mersinine kadar birçok gıda, idrar söktürücü ve toksin temizleyici etkileriyle dikkat çekiyor. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202506/image_870x_684ab109eed76.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 12 Jun 2025 14:11:07 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Hangi doğal besinler ödem atmaya yardımcı olur, ödem neden oluşur, salatalık ve karpuz ödem söktürür mü, yaban mersini suyu ne işe yarar</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><br data-start="384" data-end="387">Vücutta su tutulması, özellikle sıcak havalarda ve hareketsiz yaşam tarzı olan bireylerde sıkça karşılaşılan bir durumdur. Ödem, böbrek fonksiyonlarından damar sağlığına kadar pek çok sebepten oluşabilir. Doğal besinlerle bu etkilerin önüne geçmek ise mümkün.</p>
<p></p>
<p data-start="648" data-end="1141"><strong data-start="648" data-end="690">Yüksek su içeriği ile bilinen besinler</strong><br data-start="690" data-end="693">Marul, içerdiği yüksek miktarda su sayesinde boşaltıma yardımcı olurken, içeriğindeki demir ve magnezyum ile yağ hücrelerinin boşaltılmasına katkı sağlar. Domates de yüzde 90 oranında su içerir, C vitamini ve antioksidanlar açısından zengin olmasıyla ödemin azalmasına destek olur. Salatalık ise sülfür ve silikon içeriği ile ürik asidi böbreklerden temizleyerek ödemi azaltır. Aynı zamanda potasyum içeriği ile kas kramplarına karşı koruma sağlar.</p>
<p data-start="1143" data-end="1533"><strong data-start="1143" data-end="1181">Detoks etkili sebzeler ve meyveler</strong><br data-start="1181" data-end="1184">Pancar, böbrek ve karaciğer fonksiyonlarını düzenleyerek yağ depolarını temizleyen demir sağlar. Havuç, metabolizmayı hızlandırır ve toksin atımını destekler. Karpuz, içerdiği likopen ve amino asitlerle damarların genişlemesini sağlar, dokulardaki sıvıyı çeker. Üzüm ise düşük sodyum, yüksek potasyum içeriğiyle toksinlerin atılmasına yardımcı olur.</p>
<p data-start="1535" data-end="1991"><strong data-start="1535" data-end="1581">Bitkisel destek sağlayan ödem söktürücüler</strong><br data-start="1581" data-end="1584">Yaban mersini suyu, idrar yolları iltihaplarını giderici etkisinin yanı sıra ödemi azaltırken potasyumu da korur. Kereviz ve kereviz çekirdeği ise ürik asit salgısını arttırarak toksinlerin atımına yardımcı olur. Enginar, flavonoid ve kafeik asit içerikleriyle böbrek fonksiyonlarını düzenler. Kuşkonmaz, romatizmal ağrılar ve adet öncesi ödem için önerilirken, bağırsakların temizlenmesine de katkı sağlar.</p>
<p data-start="1993" data-end="2281"><strong data-start="1993" data-end="2023">Ek olarak önerilen gıdalar</strong><br data-start="2023" data-end="2026">Patlıcan, flavonoid içeriğiyle kan dolaşımını desteklerken, suyu da ödemin azalmasına yardımcı olur. Yulaf, yavaş salınan enerjisi ve silikon içeriğiyle doğal bir ödem söktürücüdür. Maydanoz ise böbrekleri toksinlerden arındırıcı özelliğiyle dikkat çeker.</p>
<p data-start="2283" data-end="2397">Bu doğal besinler, düzenli tüketildiğinde vücuttaki fazla sıvının atılmasına ve toksinlerden arınmaya katkı sunar.</p>
<p data-start="2399" data-end="2552"><strong data-start="2399" data-end="2411"></strong></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Sabah Aç Karnına Kavun Yemenin Bilinmeyen Etkileri Ortaya Çıktı</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/sabah-ac-karnina-kavun-yemenin-bilinmeyen-etkileri-ortaya-cikti</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/sabah-ac-karnina-kavun-yemenin-bilinmeyen-etkileri-ortaya-cikti</guid>
<description><![CDATA[ Kavun yalnızca lezzetiyle değil, sağlık üzerindeki etkileriyle de öne çıkıyor. Özellikle aç karna tüketildiğinde sindirimi kolaylaştırıyor, toksin atımını destekliyor ve güne zinde başlamayı sağlıyor. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202506/image_870x_684ab123b1888.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 12 Jun 2025 14:11:07 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Aç karna kavun yemek ne işe yarar, kavun bağırsaklara nasıl etki eder, kavun sabahları neden tüketilmeli, kavun cilde nasıl fayda sağlar</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><br data-start="304" data-end="307">Yaz aylarının en sevilen meyvelerinden biri olan kavun, sadece serinletici tadıyla değil, sağlığa olan katkılarıyla da dikkat çekiyor. Uzmanlar, özellikle aç karna tüketilen kavunun vücut üzerinde doğal bir detoks etkisi yarattığını belirtiyor.</p>
<p></p>
<p data-start="553" data-end="791"><strong data-start="553" data-end="590">Bağırsakları düzenli çalıştırıyor</strong><br data-start="590" data-end="593">Kavunun yüksek lif oranı, bağırsakların daha düzenli çalışmasına katkı sağlıyor. Sabahları aç karna tüketildiğinde ise sindirimi destekleyerek güne yumuşak bir başlangıç yapılmasını kolaylaştırıyor.</p>
<p data-start="793" data-end="1027"><strong data-start="793" data-end="835">Toksinlerin atılmasına yardımcı oluyor</strong><br data-start="835" data-end="838">İdrar söktürücü özelliği sayesinde kavun, vücuttan toksinlerin atılmasına katkı sağlıyor. Gece boyunca biriken zararlı atıkların sabah saatlerinde daha kolay temizlenmesine yardımcı oluyor.</p>
<p data-start="1029" data-end="1253"><strong data-start="1029" data-end="1074">Enerji veriyor ve kan şekerini dengeliyor</strong><br data-start="1074" data-end="1077">Doğal şekerler ve yüksek su içeriğiyle güne enerjik başlamaya katkı sağlayan kavun, aynı zamanda kan şekeri seviyesini dengede tutarak halsizlik ve yorgunluk hissini azaltıyor.</p>
<p data-start="1255" data-end="1479"><strong data-start="1255" data-end="1289">Uzun süre tokluk hissi veriyor</strong><br data-start="1289" data-end="1292">Lifli yapısıyla uzun süre tokluk hissi sağlayan bu meyve, günün ilerleyen saatlerinde aşırı yeme riskini azaltıyor. Düşük kalorili olması sebebiyle diyet listelerinde de sıkça yer alıyor.</p>
<p data-start="1481" data-end="1691"><strong data-start="1481" data-end="1514">Cilde faydalı etkiler sunuyor</strong><br data-start="1514" data-end="1517">İçerdiği C vitamini ve antioksidanlar sayesinde cilt hücrelerinin yenilenmesini destekleyen kavun, aç karna tüketildiğinde bu etkilerini daha belirgin bir şekilde gösteriyor.</p>
<p data-start="1693" data-end="1842"></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Boy Abdesti Alırken Yapılan Hatalar Neler? Adım Adım Gusül Rehberi ve Mezheplere Göre Farklılıklar</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/boy-abdesti-alirken-yapilan-hatalar-neler-adim-adim-gusul-rehberi-ve-mezheplere-goere-farkliliklar</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/boy-abdesti-alirken-yapilan-hatalar-neler-adim-adim-gusul-rehberi-ve-mezheplere-goere-farkliliklar</guid>
<description><![CDATA[ Gusül abdesti almak isteyenler için adım adım detaylı anlatım ve mezheplere göre farklılıklar merak konusu oldu. Cünüplük, hayız ve nifas hallerinden sonra alınması farz olan boy abdesti nasıl alınır, hangi aşamalar doğru kabul edilir, sık yapılan hatalar nelerdir? ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202506/image_870x_684ab178321d2.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 12 Jun 2025 14:11:07 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Boy abdesti nasıl alınır, gusül abdesti alırken nelere dikkat edilmeli, mezheplere göre guslün farzları nelerdir, gusül abdesti ile ilgili yanlış bilinenler nelerdir</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p></p>
<p data-start="420" data-end="753"><strong data-start="420" data-end="463">Gusül abdesti nedir ve ne zaman alınır?</strong><br data-start="463" data-end="466">Gusül ya da diğer adıyla boy abdesti, cünüplük, hayız ve nifas gibi hükmî kirlilik hallerinden temizlenmek amacıyla alınan bir temizlik uygulamasıdır. Kur’an-ı Kerim’de ve hadislerde gusülün önemi vurgulanmış, özellikle cünüp haldeyken ibadetlerin yerine getirilemeyeceği belirtilmiştir.</p>
<p data-start="755" data-end="1133"><strong data-start="755" data-end="796">Adım adım gusül abdesti nasıl alınır?</strong><br data-start="796" data-end="799">Gusül almak isteyen kişi öncelikle besmele çeker ve banyoya sol ayağı ile girer. Ardından 'Niyet ettim Allah rızası için gusül abdesti almaya' diyerek niyet edilir. Elleri bileklere kadar yıkanır, edep yerleri temizlenir. Sağ avuçla üç kere su ağıza alınıp gargara yapılır, ardından üç kere buruna su çekilir ve sol elle temizlenir.</p>
<p data-start="1135" data-end="1394">Bunları takiben normal namaz abdesti alınır. Gusülün devamında sırayla başa, sağ omuza ve sol omuza üçer defa su dökülerek tüm vücut yıkanır. Vücutta kuru yer kalmaması şarttır. Saç, sakal dipleri, göbek boşluğu ve küpe deliklerinin yıkanmasına dikkat edilir.</p>
<p data-start="1396" data-end="1754"><strong data-start="1396" data-end="1425">Guslün farzları nelerdir?</strong><br data-start="1425" data-end="1428">Hanefî mezhebine göre guslün üç farzı vardır: Ağıza su almak, buruna su çekmek ve tüm vücudu kuru yer kalmayacak şekilde yıkamak. Diğer mezheplerde bu farzların kapsamı farklılık gösterebilir. Örneğin Şâfiî ve Mâlikî mezheplerinde ağız ve burnun yıkanması sünnet sayılırken, vücudu ovalamak bazı mezheplerde farz kabul edilir.</p>
<p data-start="1756" data-end="2076"><strong data-start="1756" data-end="1800">Sünnetleri ve dikkat edilmesi gerekenler</strong><br data-start="1800" data-end="1803">Gusül abdesti alırken sünnet olan bazı uygulamalar ise şöyledir: Besmele ile başlamak, elleri üç kez yıkamak, edep yerlerini temizlemek, namaz abdesti almak, saç diplerine su ulaştırmak, her bölgeyi üç kez yıkamak. Ayrıca sıraya riayet etmek de sünnetler arasında yer alır.</p>
<p data-start="2078" data-end="2444"><strong data-start="2078" data-end="2127">Yanlış bilinenler ve halk arasındaki kullanım</strong><br data-start="2127" data-end="2130">Halk arasında gusül abdesti zaman zaman ‘büyük abdest’ olarak da adlandırılsa da bu kullanım yanlış anlamalara yol açabilir. Guslün amacı, büyük hades olarak tanımlanan hükmî kirlilikten arınmaktır. Gusül abdesti alınmadan namaz kılmak, Kur’an’a dokunmak, camiye girmek ve Kâbe’yi tavaf etmek dinen uygun değildir.</p>
<p data-start="2446" data-end="2628"><strong data-start="2446" data-end="2458"></strong></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>TikTok&amp;apos;ta yayılan kirpik kesme çılgınlığı göz sağlığını tehdit ediyor</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/tiktokta-yayilan-kirpik-kesme-cilginligi-goez-sagligini-tehdit-ediyor</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/tiktokta-yayilan-kirpik-kesme-cilginligi-goez-sagligini-tehdit-ediyor</guid>
<description><![CDATA[ TikTok&#039;ta erkekler arasında hızla yayılan kirpik kesme trendi, uzmanlara göre ciddi sağlık riskleri barındırıyor. Gözün doğal savunma hattını ortadan kaldıran bu uygulama, enfeksiyon riskini artırırken görme sorunlarına da yol açabiliyor. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202506/image_870x_684a72cdb56c2.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 12 Jun 2025 13:30:30 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Kirpik kesme akımı nedir, göz sağlığına nasıl zarar veriyor, uzmanlar bu konuda ne diyor, TikTok&#039;ta bu trend neden yayıldı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><br data-start="352" data-end="355"><strong data-start="355" data-end="396">TikTok'ta yeni ve tehlikeli bir trend</strong><br data-start="396" data-end="399">Sosyal medya platformu TikTok, zaman zaman ortaya çıkan sıra dışı ve riskli akımlarla gündeme gelmeye devam ediyor. Son olarak, özellikle erkek kullanıcılar arasında yayılan "kirpik kesme akımı" dikkat çekti. Bir berberin yayınladığı videonun ardından küresel çapta viral hale gelen bu akım, estetik kaygılarla yapılan ancak ciddi sonuçlara yol açabilecek bir müdahale olarak değerlendiriliyor.</p>
<p></p>
<p data-start="797" data-end="1238"><strong data-start="797" data-end="841">Estetik kaygı göz sağlığını riske atıyor</strong><br data-start="841" data-end="844">Kirpiklerini kesen genç erkeklerin görüntüleri, platformda büyük ilgi gördü. Akımın temelinde daha "sert" ya da "maskülen" bir görünüm elde etme arzusu yer alıyor. Ancak uzmanlara göre bu tarz uygulamalar, yüzeyde estetik bir tercih gibi görünse de göz sağlığı açısından son derece tehlikeli. Kirpiklerin kesilmesi, gözün dış etkenlere karşı sahip olduğu doğal savunma sistemini zayıflatıyor.</p>
<p data-start="1240" data-end="1613"><strong data-start="1240" data-end="1277">Kirpikler gözün ilk savunma hattı</strong><br data-start="1277" data-end="1280">Göz hastalıkları uzmanları, kirpiklerin yalnızca estetik bir unsur olmadığını, aynı zamanda toz, kir, polen, mikro partiküller ve UV ışınlarına karşı göz yüzeyini koruyan önemli bir filtre görevi gördüğünü belirtiyor. Göz kapaklarının ardından ikinci koruma hattı olan kirpikler, enfeksiyonlara karşı doğal bir bariyer oluşturuyor.</p>
<p data-start="1615" data-end="1989"><strong data-start="1615" data-end="1660">Tehlikeler sadece estetikle sınırlı değil</strong><br data-start="1660" data-end="1663">Kirpik kesme işlemi sırasında makas ya da tıraş makinesi gibi kesici aletler kullanılması, göz çevresinde travma riskini artırıyor. Yanlışlıkla oluşabilecek kesikler, göz yapısına zarar verebilir. Uzmanlar ayrıca kirpiklerin tekrar uzarken içe doğru büyümesinin, göze batma ve sürekli tahrişe neden olabileceğini vurguluyor.</p>
<p data-start="1991" data-end="2335"><strong data-start="1991" data-end="2042">Göz florası bozuluyor, enfeksiyon riski artıyor</strong><br data-start="2042" data-end="2045">Kirpik diplerinde bulunan faydalı mikroorganizmalar, göz sağlığı için kritik öneme sahip. Bu bölgede yapılan müdahaleler, doğal florayı bozarak zararlı bakterilerin çoğalmasına zemin hazırlıyor. Bu durum; konjonktivit, arpacık ve daha ciddi göz enfeksiyonlarının artmasına yol açabiliyor.</p>
<p data-start="2337" data-end="2662"><strong data-start="2337" data-end="2390">Uzmanlar uyarıyor: Bu trendi kesinlikle denemeyin</strong><br data-start="2390" data-end="2393">Göz sağlığı uzmanları, özellikle gençleri hedef alan bu tehlikeli trende karşı uyarıda bulunuyor. Kirpiklerin kesilmesi, kısa vadeli estetik bir değişim sunsa da uzun vadede enfeksiyonlar, göz kuruluğu ve sürekli tahriş gibi ciddi sağlık sorunlarına neden olabiliyor.</p>
<p data-start="2664" data-end="2801"></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Türkiye’de İlk Kez Görüldü: Çin Menşeli İstilacı Kene Türü İnsan Sağlığını Tehdit Ediyor</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/turkiyede-ilk-kez-goeruldu-cin-menseli-istilaci-kene-turu-insan-sagligini-tehdit-ediyor</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/turkiyede-ilk-kez-goeruldu-cin-menseli-istilaci-kene-turu-insan-sagligini-tehdit-ediyor</guid>
<description><![CDATA[ Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi’nden Prof. Dr. Adem Keskin, Türkiye’de ilk kez tespit edilen Haemaphysalis longicornis adlı istilacı kene türünün yerleşmeye başladığını ve 30&#039;dan fazla hastalık etkeni taşıdığını açıkladı. Uzmanlar, bu türün insan sağlığı açısından ciddi risk oluşturduğunu belirtiyor. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202506/image_870x_684a73076da02.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 12 Jun 2025 13:30:30 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Türkiye’de tespit edilen yeni kene türü nedir, bu kene türü hangi hastalıkları taşıyor, Haemaphysalis longicornis Türkiye’de nasıl yayıldı, uzmanlar yeni kene türü hakkında ne uyarıyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><br data-start="431" data-end="434"><strong data-start="434" data-end="477">Yeni kene türü Türkiye’de tespit edildi</strong><br data-start="477" data-end="480">Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi (TOGÜ) Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü Başkanı Prof. Dr. Adem Keskin, Türkiye’de 56. kene türü olarak "Haemaphysalis longicornis"in varlığını belirlediklerini duyurdu. Söz konusu türün, Uzak Doğu kökenli ve muhtemelen Çin menşeli olduğu bildirildi.</p>
<p></p>
<p data-start="770" data-end="1136"><strong data-start="770" data-end="802">Bilimsel makaleyle duyuruldu</strong><br data-start="802" data-end="805">Keskin, Japon Ormancılık ve Orman Ürünleri Araştırma Enstitüsü Yaban Hayatı Ekolojisi Bölümünden Dr. Kandai Doi ile yürüttükleri araştırmanın sonuçlarının, ‘Experimental and Applied Acarology’ adlı uluslararası akademik dergide yayımlandığını söyledi. Bu yeni türün ilk kez İstanbul’da bir vatandaşın üzerinde bulunduğu belirtildi.</p>
<p data-start="1138" data-end="1481"><strong data-start="1138" data-end="1168">Türkiye’de üremeye başladı</strong><br data-start="1168" data-end="1171">Haemaphysalis longicornis'in istilacı bir tür olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Keskin, ‘Bu türün 3-4 yıl önce Türkiye’ye geldiğini ve artık yerleştiğini düşünüyoruz. Eylül ayından bu yana düzenli örnekler topluyoruz. Larva, nimf ve ergin dişi evrelerini gözlemledik. Bu, türün burada ürediğini gösteriyor’ dedi.</p>
<p data-start="1483" data-end="1786"><strong data-start="1483" data-end="1516">30’dan fazla hastalık taşıyor</strong><br data-start="1516" data-end="1519">Söz konusu türün taşıdığı sağlık risklerine dikkat çeken Keskin, ‘Bu kene, Hyalomma marginatum gibi yüksek vektör potansiyeline sahip. 30'dan fazla hastalık etkenini taşıyabildiği biliniyor. Şu anda popülasyonu ve taşıdığı patojenleri izliyoruz’ ifadelerini kullandı.</p>
<p data-start="1788" data-end="2117"><strong data-start="1788" data-end="1815">Uzmanlardan ciddi uyarı</strong><br data-start="1815" data-end="1818">Dr. Kandai Doi ise bu türün daha önce Çin ve Avustralya’da yaygın görüldüğünü, 2017 sonrası ABD’ye ulaştığını ve burada hayvan hastalıklarında ciddi sorunlara yol açtığını belirtti. Doi, ‘Türkiye’de ilk kez tespit edilmiş olması kayıt altına alındı. İnsan sağlığı açısından büyük risk taşıyor’ dedi.</p>
<p data-start="2119" data-end="2316"></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Saç Dökülmesini Durdurmanın 6 Etkili Yolu: Bitkisel Yağdan Şampuana, İşte Tüm Çözüm Önerileri</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/sac-doekulmesini-durdurmanin-6-etkili-yolu-bitkisel-yagdan-sampuana-iste-tum-coezum-onerileri</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/sac-doekulmesini-durdurmanin-6-etkili-yolu-bitkisel-yagdan-sampuana-iste-tum-coezum-onerileri</guid>
<description><![CDATA[ Saç dökülmesi, modern yaşamın getirdiği stres, beslenme sorunları ve yanlış ürün kullanımıyla her yaştan insanı etkileyen yaygın bir problem haline geldi. Peki saç dökülmesini en hızlı nasıl durdurabilirsiniz? İşte uzmanların önerdiği 6 etkili yöntem ve dikkat edilmesi gerekenler… ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202506/image_870x_684a77989171d.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 12 Jun 2025 13:30:17 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Saç dökülmesine ne iyi gelir, hangi şampuanlar saç dökülmesini azaltır, saç dökülmesi hangi vitamin eksikliğinde olur, saç dökülmesi ne zaman ciddiye alınmalı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><br data-start="427" data-end="430">Sağlıklı, gür ve parlak saçlar hem kadınlar hem de erkekler için özgüvenin önemli bir parçası olarak öne çıkıyor. Ancak modern yaşamın etkileriyle birlikte saç dökülmesi şikayetlerinde gözle görülür bir artış yaşanıyor.</p>
<p></p>
<p data-start="651" data-end="931"><strong data-start="651" data-end="691">Saç dökülmesini tetikleyen faktörler</strong><br data-start="691" data-end="694">Stres, sağlıksız beslenme alışkanlıkları, hava kirliliği, hormonal dengesizlikler ve yanlış kozmetik ürünler saç sağlığını doğrudan etkiliyor. Özellikle genç yaşlarda bile saç dökülmesi yaygınlaşırken, çözüm arayışları da artmış durumda.</p>
<p data-start="933" data-end="1162"><strong data-start="933" data-end="960">1. Doğru şampuan seçimi</strong><br data-start="960" data-end="963">Kimyasal içerikli şampuanlar saç derisini tahriş ederek dökülmeyi artırabilir. Bitkisel içerikli, sülfatsız ve saç tipine uygun şampuanların tercih edilmesi saç dökülmesini azaltmada etkili olabilir.</p>
<p data-start="1164" data-end="1453"><strong data-start="1164" data-end="1205">2. Beslenme düzeni ve vitamin desteği</strong><br data-start="1205" data-end="1208">Biotin (B7 vitamini), çinko, demir ve protein eksiklikleri saç kaybını tetikleyebilir. Yumurta, balık, yeşil sebzeler, kuruyemiş ve kırmızı et gibi besinler tüketmek saç sağlığına katkı sağlar. Gerektiğinde doktor kontrolünde takviye alınabilir.</p>
<p data-start="1455" data-end="1657"><strong data-start="1455" data-end="1491">3. Saç derisine masaj uygulaması</strong><br data-start="1491" data-end="1494">Saç derisine düzenli yapılan masaj, kan dolaşımını artırarak saç köklerinin daha iyi beslenmesini sağlar. Bu uygulama, saçların daha güçlü uzamasına yardımcı olur.</p>
<p data-start="1659" data-end="1856"><strong data-start="1659" data-end="1680">4. Stres kontrolü</strong><br data-start="1680" data-end="1683">Kronik stres, saç dökülmesini hızlandıran başlıca nedenlerden biridir. Meditasyon, spor, doğa yürüyüşleri ve hobiler gibi stres yönetimi teknikleriyle bu etki azaltılabilir.</p>
<p data-start="1858" data-end="2082"><strong data-start="1858" data-end="1891">5. Doğal yağlardan faydalanın</strong><br data-start="1891" data-end="1894">Argan yağı, hint yağı, biberiye yağı ve zeytinyağı gibi bitkisel yağlar saç köklerini besleyerek saçın daha dolgun görünmesini sağlar. Haftada 1-2 kez yapılan saç maskeleri önerilmektedir.</p>
<p data-start="2084" data-end="2340"><strong data-start="2084" data-end="2109">6. Uzman desteği alın</strong><br data-start="2109" data-end="2112">Saç dökülmesi yoğunlaştıysa ya da uzun süredir devam ediyorsa, bir dermatoloğa başvurmak önemlidir. Hormonal bozukluklar, tiroit sorunları veya genetik etkenler uzman kontrolünde tespit edilerek kişiye özel tedavi uygulanabilir.</p>
<p data-start="2342" data-end="2517"><strong data-start="2342" data-end="2354"></strong></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Keneler Tehlike Saçıyor: Bu Hataları Yapmayın, Hayati Risk Artıyor</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/keneler-tehlike-saciyor-bu-hatalari-yapmayin-hayati-risk-artiyor</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/keneler-tehlike-saciyor-bu-hatalari-yapmayin-hayati-risk-artiyor</guid>
<description><![CDATA[ Kene ısırığı durumunda yapılan yanlış müdahaleler ölümcül sonuçlara yol açabiliyor. Uzmanlar çıplak elle müdahale edilmemesi gerektiğini vurgularken, doğada nasıl korunmanız gerektiğini adım adım anlatıyor. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202506/image_870x_684a924054799.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 12 Jun 2025 13:30:17 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Kene ısırığında nasıl müdahale edilmeli, kene vücuttan nasıl çıkarılır, keneden korunmak için ne giymeli, kene spreyleri nasıl kullanılmalı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><br data-start="325" data-end="328"><strong data-start="328" data-end="374">Kene ısırığında ilk müdahale nasıl olmalı?</strong><br data-start="374" data-end="377">Vücuda bir kene yapıştığında, kişinin vakit kaybetmeden en yakın sağlık kuruluşuna başvurması gerekiyor. Keneyi çıplak elle çıkarmaya çalışmak, üzerine alkol, kolonya dökmek ya da sigara basmak gibi halk arasında yaygın olan uygulamalar ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor. Bu tür yöntemler, kenede bulunan enfekte maddelerin kana karışma riskini artırıyor. Kene, sadece cımbız gibi uygun bir aletle, deriye en yakın noktadan tutularak, dik bir şekilde ve yavaşça çıkarılmalı.</p>
<p></p>
<p data-start="859" data-end="1088"><strong data-start="859" data-end="910">Keneden korunmak için alınması gereken önlemler</strong><br data-start="910" data-end="913">Doğa yürüyüşleri, piknik gibi açık hava etkinliklerinde kene riski oldukça yüksek. Uzmanlar, aşağıdaki adımları izleyerek bu riskin büyük ölçüde azaltılabileceğini belirtiyor:</p>
<p data-start="1090" data-end="1321"><strong data-start="1090" data-end="1122">Uygun kıyafet tercihi önemli</strong><br data-start="1122" data-end="1125">Açık renkli, uzun kollu kıyafetler giymek kenelerin fark edilmesini kolaylaştırır. Pantolon paçalarının çorap içine sokulması, kenelerin cilde ulaşmasını engelleyen basit ama etkili bir yöntemdir.</p>
<p data-start="1323" data-end="1579"><strong data-start="1323" data-end="1354">Kene kovucu sprey kullanımı</strong><br data-start="1354" data-end="1357">DEET ya da permetrin gibi etken maddeler içeren spreyler, hem cilt hem de kıyafet üzerine uygulanarak kenelerin uzak tutulmasına yardımcı olur. Bu ürünlerin düzenli kullanımı, kene ısırığı riskini ciddi ölçüde azaltabilir.</p>
<p data-start="1581" data-end="1814"><strong data-start="1581" data-end="1619">Doğru alan seçimi ve piknik düzeni</strong><br data-start="1619" data-end="1622">Yoğun çalılıklar ve otluk bölgeler kenelerin en çok bulunduğu alanlardır. Bu bölgelerde uzun süre oturmak risklidir. Mümkünse örtü zemine değil, yükseltilmiş bir platform üzerine serilmelidir.</p>
<p data-start="1816" data-end="2157"><strong data-start="1816" data-end="1855">Vücut ve evcil hayvan kontrolü şart</strong><br data-start="1855" data-end="1858">Açık alanda vakit geçirdikten sonra, özellikle koltuk altı, kasık, kulak arkası ve diz arkası gibi bölgeler detaylıca kontrol edilmelidir. Keneler bu alanlara kolayca tutunabilir. Ayrıca evcil hayvanlar da keneleri ev ortamına taşıyabileceğinden, dışarıdan geldiklerinde mutlaka kontrol edilmelidir.</p>
<p data-start="2159" data-end="2315"><strong data-start="2159" data-end="2171"></strong></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Yaz Aktivitelerinde Gizli Tehlike: Kenelerden Nasıl Korunmalı, Isırık Durumunda Ne Yapılmalı</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/yaz-aktivitelerinde-gizli-tehlike-kenelerden-nasil-korunmali-isirik-durumunda-ne-yapilmali</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/yaz-aktivitelerinde-gizli-tehlike-kenelerden-nasil-korunmali-isirik-durumunda-ne-yapilmali</guid>
<description><![CDATA[ Yaz aylarında artan doğa yürüyüşleri, piknikler ve kamp faaliyetleriyle birlikte kene riski de yükseliyor. Kırım Kongo Kanamalı Ateşi gibi hastalıklara yol açabilen kenelere karşı alınacak basit önlemler, hayati tehlikeleri önleyebilir. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202506/image_870x_684942d0038dc.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 11 Jun 2025 15:14:15 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>kene ısırığı olursa ne yapılmalı, kenelerden nasıl korunulur, hangi kıyafetler kene riskini azaltır, kene kovucu ürünler nasıl kullanılmalı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><br data-start="373" data-end="376">Yaz aylarının başlamasıyla birlikte doğa yürüyüşleri, piknikler ve kamp aktiviteleri yoğunlaştı. Bu açık hava etkinlikleri sırasında karşılaşılabilecek en ciddi tehlikelerden biri ise kene ısırıkları. Özellikle kırsal ve ormanlık bölgelerde sıkça rastlanan keneler, insan sağlığını tehdit eden çeşitli hastalıkların taşıyıcısı olabiliyor.</p>
<p></p>
<p data-start="718" data-end="1041"><strong data-start="718" data-end="758">Kene Isırığı Durumunda Ne Yapılmalı?</strong><br data-start="758" data-end="761">Bir kene vücuda yapıştığında, en kısa sürede bir sağlık kuruluşuna başvurulması gerekiyor. Kenenin çıplak elle çıkarılması, üzerine sigara bastırılması ya da kolonya dökülmesi gibi yanlış uygulamalardan kesinlikle kaçınılmalı. Bu tür müdahaleler, enfeksiyon riskini artırabilir.</p>
<p data-start="1043" data-end="1267"><strong data-start="1043" data-end="1094">Keneden Korunmak İçin Alınması Gereken Önlemler</strong><br data-start="1094" data-end="1097">Doğa gezilerinde kapalı ve açık renkli kıyafetler tercih edilmeli. Uzun kollu gömlekler ve pantolonlar giyilmesi, pantolon paçalarının çorap içine sokulması öneriliyor.</p>
<p data-start="1269" data-end="1447"><strong data-start="1269" data-end="1305">Kene Kovucu Ürünler Kullanılmalı</strong><br data-start="1305" data-end="1308">Cilt ve giysilere uygulanabilen, özellikle DEET içeren kene kovucu spreylerin kullanılması, kenelerle teması önemli ölçüde azaltabiliyor.</p>
<p data-start="1449" data-end="1672"><strong data-start="1449" data-end="1491">Açık Alanlarda Otururken Dikkatli Olun</strong><br data-start="1491" data-end="1494">Çimenlik ve çalılık alanlarda doğrudan yere oturmak risk oluşturabilir. Bu nedenle piknik örtüsünün doğrudan toprağa değil, mümkünse yükseltilmiş zeminlere serilmesi gerekiyor.</p>
<p data-start="1674" data-end="1898"><strong data-start="1674" data-end="1702">Vücut Kontrolü Yapılmalı</strong><br data-start="1702" data-end="1705">Doğadan döndükten sonra vücut ve kıyafetlerin detaylı şekilde kontrol edilmesi büyük önem taşıyor. Özellikle kulak arkası, koltuk altı, kasık ve diz arkası gibi bölgeler dikkatle incelenmeli.</p>
<p data-start="1900" data-end="2083"><strong data-start="1900" data-end="1939">Evcil Hayvanlar da Risk Taşıyabilir</strong><br data-start="1939" data-end="1942">Evcil hayvanlar da dış mekanlarda keneleri taşıyabilir. Bu nedenle geziden sonra hayvanların da detaylı şekilde kontrol edilmesi gerekiyor.</p>
<p data-start="2085" data-end="2239"></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kronik ağrılara karşı yeni umut: Oyun oynayarak yüzde 75 ağrı azalması sağlandı</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/kronik-agrilara-karsi-yeni-umut-oyun-oynayarak-yuzde-75-agri-azalmasi-saglandi</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/kronik-agrilara-karsi-yeni-umut-oyun-oynayarak-yuzde-75-agri-azalmasi-saglandi</guid>
<description><![CDATA[ Opioid kullanımına alternatif olarak geliştirilen ve beyin dalgalarını yeniden düzenleyerek çalışan PainWave adlı oyun, ilk klinik denemelerde kornea nöropatik ağrısı yaşayan bireylerde yüzde 75&#039;e varan ağrı azalması sağladı. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202506/image_870x_6849436dc16eb.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 11 Jun 2025 15:14:15 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>PainWave nedir ve nasıl çalışıyor, klinik deneylerde hangi sonuçlar elde edildi, terapi süreci nasıl ilerliyor, EEG cihazı maliyeti ne kadar</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p data-start="343" data-end="807"><strong data-start="364" data-end="400">Oyun temelli yeni tedavi yöntemi</strong><br data-start="400" data-end="403">Kronik nöropatik ağrılarla mücadelede ilaçsız çözüm arayışları hız kazanırken, Avustralya merkezli UNSW Sydney araştırmacıları tarafından geliştirilen PainWave adlı oyun tabanlı terapi dikkat çekiyor. EEG (elektroensefalografi) tabanlı nörogeri bildirim teknolojisi ile çalışan sistem, kullanıcıların beyin dalgalarını gözlemleyerek ağrıyla ilişkili beyin aktivitelerini yeniden düzenlemeyi hedefliyor.</p>
<p data-start="809" data-end="1175"><strong data-start="809" data-end="839">İlk sonuçlar dikkat çekici</strong><br data-start="839" data-end="842">UNSW NeuroRecovery Araştırma Merkezi tarafından yürütülen klinik denemeler, kornea nöropatik ağrısı (CNP) yaşayan dört kişi üzerinde dört hafta boyunca uygulandı. Bu süreçte katılımcılarda yüzde 75 oranında ağrı azalması tespit edildi. Bu etkinlik düzeyi, opioid bazlı ilaçlarla elde edilen sonuçlarla kıyaslanabilir seviyede oldu.</p>
<p data-start="1177" data-end="1624"><strong data-start="1177" data-end="1218">Görsel ve etkileşimli terapi deneyimi</strong><br data-start="1218" data-end="1221">PainWave terapisi sırasında kullanıcılar, su altı temalı bir sanal ortamda animasyonlu bir denizanasını izliyor. Beyin dalgaları sakinleştikçe bulanık su görseli açık turkuaz renge dönüşüyor. Bu görsel geri bildirim, beyin aktivitelerinin düzenlenmesini teşvik ediyor. Terapi süreci başlangıçta uzman rehberliğinde yapılsa da ilerleyen aşamalarda kullanıcılar kendi başına uygulamaya devam edebiliyor.</p>
<p data-start="1626" data-end="2035"><strong data-start="1626" data-end="1661">Uygun maliyetli sistem tasarımı</strong><br data-start="1661" data-end="1664">Araştırma ekibi, 3D baskı teknolojisi kullanarak EEG başlıklarının maliyetini 200 ABD doları seviyesine çekmeyi başardı. Bu gelişme, ticari EEG sistemlerine kıyasla daha erişilebilir bir çözüm sunuyor. UNSW Profesörü Gustin, bu sistemin özellikle geleneksel tedavilere ulaşımı sınırlı olan bireyler için evde kullanılabilir hale getirilmesini hedeflediklerini belirtti.</p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>2025’te Emzirme Ödeneği 1.238 TL Oldu: 126 Binden Fazla Anneye Destek Verildi</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/2025te-emzirme-odenegi-1238-tl-oldu-126-binden-fazla-anneye-destek-verildi</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/2025te-emzirme-odenegi-1238-tl-oldu-126-binden-fazla-anneye-destek-verildi</guid>
<description><![CDATA[ Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, doğum yapan sigortalı annelere yönelik emzirme ödeneği kapsamında 2025 yılı için 1.238 TL ödeme yapılacağını açıkladı. 2024’te 416 binden fazla anneye 357 milyon TL ödeme gerçekleştirilirken, 2025’te şu ana kadar 126 bin 954 anneye 153 milyon TL destek verildi. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202506/image_870x_684547fe5a088.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 09 Jun 2025 13:50:11 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Emzirme ödeneği 2025’te ne kadar oldu, bu yıl kaç anneye ödeme yapıldı, 2024’te kaç kişiye emzirme ödeneği verildi, emzirme ödeneği kimlere veriliyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><br data-start="431" data-end="434">Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, sigortalı annelere yönelik emzirme ödeneği kapsamında 2025 yılı rakamlarını açıkladı. Bakanlık tarafından yapılan bilgilendirmeye göre, 2025 yılı için emzirme ödeneği tutarı 1.238 TL olarak belirlendi.</p>
<p></p>
<p data-start="675" data-end="931"><strong data-start="675" data-end="724">2024'te 416 bin anneden fazla kişi yararlandı</strong><br data-start="724" data-end="727">2024 yılı boyunca toplam 416 bin 763 doğum raporu için emzirme ödeneği kapsamında 357 milyon TL ödeme yapıldığı bildirildi. Söz konusu destek, doğum yapan sigortalı annelere tek seferlik olarak veriliyor.</p>
<p data-start="933" data-end="1233"><strong data-start="933" data-end="974">2025’te destek ödemeleri devam ediyor</strong><br data-start="974" data-end="977">2025 yılı içinde şu ana kadar 126 bin 954 doğum raporu için ödeme yapıldı. Bu kapsamda toplam 153 milyon 621 bin 302 TL tutarında emzirme ödeneği annelere ulaştırıldı. Bu veriler, emzirme ödeneğinin aile ekonomisine sağladığı katkının sürdüğünü gösteriyor.</p>
<p data-start="1235" data-end="1560"><strong data-start="1235" data-end="1282">Bakanlık açıklamasında geleceğe vurgu yaptı</strong><br data-start="1282" data-end="1285">Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Prof. Dr. Vedat Işıkhan, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, 'Annelere sağladığımız destekler ile sağlık ve sosyal güvenlik haklarını koruyor, evlatlarımıza daha güvenli bir gelecek inşa etmek için çalışıyoruz' ifadelerine yer verdi.</p>
<p data-start="1562" data-end="1730"><strong data-start="1562" data-end="1574"></strong></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>36 yıllık araştırmada ortaya çıktı: Bu besinler kalp hastalığı ve diyabete karşı kalkan görevi görüyor</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/36-yillik-arastirmada-ortaya-cikti-bu-besinler-kalp-hastaligi-ve-diyabete-karsi-kalkan-goerevi-goeruyor</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/36-yillik-arastirmada-ortaya-cikti-bu-besinler-kalp-hastaligi-ve-diyabete-karsi-kalkan-goerevi-goeruyor</guid>
<description><![CDATA[ Harvard Üniversitesi öncülüğünde yapılan 36 yıllık araştırmada, kuruyemiş, tam tahıl, meyve ve sebze tüketiminin kalp hastalığı ve tip 2 diyabet riskini önemli ölçüde azalttığı saptandı. Fitosterol bakımından zengin bu besinlerin metabolizmayı iyileştirdiği ve iltihabı azalttığı bilimsel olarak ortaya kondu. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202506/image_870x_68413cf70f8b5.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 05 Jun 2025 22:34:05 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Fitosterol nedir, hangi besinler kalp hastalığı riskini azaltıyor, bitki bazlı beslenme diyabete nasıl etki eder, Amerikan toplumunun diyabet oranı nedir</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><br data-start="464" data-end="467"><strong data-start="467" data-end="532">Bitki bazlı beslenme kalp ve diyabete karşı koruyucu olabilir</strong><br data-start="532" data-end="535">Amerikalı bilim insanları tarafından yürütülen ve 36 yıl süren kapsamlı bir araştırma, bitkisel besinlerin kalp sağlığı ve diyabet üzerinde belirgin faydalar sağladığını ortaya koydu. Harvard Üniversitesi’nden Dr. Fenglei Wang liderliğinde yürütülen çalışmada 200 binden fazla yetişkinin beslenme ve sağlık verileri değerlendirildi.</p>
<p></p>
<p data-start="869" data-end="1271"><strong data-start="869" data-end="913">Fitosteroller hastalık riskini azaltıyor</strong><br data-start="913" data-end="916">Araştırmada, fındık, tohum, tam tahıl ve bitkisel yağlarda bulunan fitosterollerin, kandaki kötü kolesterol (LDL) seviyelerini düşürdüğü ve metabolik sağlık göstergelerini iyileştirdiği belirlendi. Bu bileşiklerin, kalp çevresindeki iltihabı azalttığı ve insülin direncini düşürerek tip 2 diyabet riskini yaklaşık yüzde 10 oranında azalttığı ifade edildi.</p>
<p data-start="1273" data-end="1585"><strong data-start="1273" data-end="1323">ABD nüfusunun büyük bölümü yetersiz besleniyor</strong><br data-start="1323" data-end="1326">Çalışmada dikkat çeken bir diğer bulgu ise Amerikalıların yaklaşık yüzde 90’ının önerilen düzeyde meyve, sebze, kuruyemiş ve tam tahıl tüketmediği oldu. Bu da toplum genelinde kalp ve diyabet hastalıklarına yatkınlığı artıran bir unsur olarak değerlendirildi.</p>
<p data-start="1587" data-end="1867"><strong data-start="1587" data-end="1623">Hangi besinlerde fitosterol var?</strong><br data-start="1623" data-end="1626">Badem, fıstık, kaju gibi kuruyemişler, yulaf ve arpa gibi tam tahıllar, nohut, mercimek ve soya fasulyesi gibi baklagiller ile brokoli, karnabahar, enginar, çilek ve muz gibi meyve ve sebzelerin fitosterol açısından zengin olduğu belirtildi.</p>
<p data-start="1869" data-end="2190"><strong data-start="1869" data-end="1920">Amerikan toplumunun sağlık durumu dikkat çekici</strong><br data-start="1920" data-end="1923">Amerikan Kalp Derneği’ne göre ABD'deki yetişkinlerin yaklaşık yüzde 48’i bir tür kalp-damar hastalığı ile yaşıyor. Kalp-damar hastalıkları ülkede her yıl gerçekleşen ölümlerin beşte birine neden olurken, 37 milyondan fazla Amerikalı tip 2 diyabet ile mücadele ediyor.</p>
<p data-start="2192" data-end="2460"><strong data-start="2192" data-end="2243">Araştırma sonuçları bilim dünyasında paylaşıldı</strong><br data-start="2243" data-end="2246">Çalışma bulguları, Florida’nın Orange County kentinde düzenlenen ‘Beyin ve Kardiyometabolik Sağlık için Biyoaktifler’ oturumunda sunuldu. Araştırmanın tamamı önümüzdeki günlerde <em data-start="2424" data-end="2435">Nutrition</em> dergisinde yayımlanacak.</p>
<p data-start="2462" data-end="2632"><strong data-start="2462" data-end="2474"></strong></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Uzmanlar Uyarıyor: Bronzlaşmak Güzellik Değil, Cilt Kanseri Riskini Artırıyor</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/uzmanlar-uyariyor-bronzlasmak-guzellik-degil-cilt-kanseri-riskini-artiriyor</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/uzmanlar-uyariyor-bronzlasmak-guzellik-degil-cilt-kanseri-riskini-artiriyor</guid>
<description><![CDATA[ Sağlık Bakanlığı, Türkiye Halk Sağlığı Kurumu ve Dünya Sağlık Örgütü&#039;nün ortak açıklamaları, bronzlaşmanın cilt kanseri riskini artırdığını bilimsel verilerle ortaya koyuyor. Uzmanlar, özellikle yaz aylarında güneşe uzun süre maruz kalmanın ciddi sağlık tehditlerine yol açabileceğine dikkat çekiyor. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202506/image_870x_6841389e4b13c.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 05 Jun 2025 22:34:05 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Bronzlaşma cilt kanseri riskini nasıl artırıyor, UV ışınları deri hücrelerine nasıl zarar veriyor, güneşten korunmak için hangi önlemler alınmalı, çocuklukta güneşe maruz kalmak neden daha tehlikeli</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><br data-start="430" data-end="433"><strong data-start="433" data-end="476">Güneşlenmek cazip, ancak riskleri büyük</strong><br data-start="476" data-end="479">Yaz aylarında sıkça tercih edilen güneşlenme ve bronzlaşma, estetik kaygılarla yapılan bir aktivite olmanın ötesine geçiyor. Türkiye Halk Sağlığı Kurumu, Sağlık Bakanlığı ve Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından yapılan açıklamalara göre, bronzlaşma cilt sağlığı açısından ciddi tehditler içeriyor.</p>
<p></p>
<p data-start="778" data-end="1168"><strong data-start="778" data-end="813">UV ışınları cilde zarar veriyor</strong><br data-start="813" data-end="816">Resmi kurumların paylaştığı bilimsel bulgulara göre, bronzlaşma esnasında cilde zarar veren ultraviyole (UV) ışınlarına maruz kalınıyor. Bu ışınlar, deri hücrelerinde DNA hasarına neden olarak cilt kanserlerinin oluşumuna zemin hazırlıyor. Özellikle melanom, bazal hücreli ve skuamöz hücreli cilt kanserlerinin gelişiminde güneş ışınlarının rolü büyük.</p>
<p data-start="1170" data-end="1523"><strong data-start="1170" data-end="1210">Erken yaşta maruziyet daha tehlikeli</strong><br data-start="1210" data-end="1213">Türkiye Onkoloji Derneği’nin verilerine göre, çocukluk ve gençlik dönemlerinde güneşe sık ve yoğun şekilde maruz kalmak, ilerleyen yaşlarda cilt kanseri görülme ihtimalini önemli ölçüde artırıyor. Bu nedenle uzmanlar, güneşlenme süresinin ve sıklığının mutlaka kontrol altında tutulması gerektiğini vurguluyor.</p>
<p data-start="1525" data-end="1861"><strong data-start="1525" data-end="1564">Güneşten korunma rehberi hazırlandı</strong><br data-start="1564" data-end="1567">Sağlık Bakanlığı’nın yayımladığı “Güneşten Korunma Rehberi”nde, güneşin en yoğun olduğu saatlerde dışarı çıkılmaması, koruyucu giysiler giyilmesi ve düzenli olarak güneş kremi kullanılması öneriliyor. Bu önlemler, güneşe bağlı cilt kanseri riskini azaltmada etkili yöntemler olarak öne çıkıyor.</p>
<p data-start="1863" data-end="2174"><strong data-start="1863" data-end="1912">Bronzlaşma artık kozmetik değil, sağlık riski</strong><br data-start="1912" data-end="1915">Uluslararası Kanser Araştırma Ajansı (IARC), ultraviyole radyasyonu kesin kanserojen olarak sınıflandırıyor. Kurumun yayımladığı raporlarda, bronzlaşmanın yalnızca kozmetik bir tercih olmadığı, aynı zamanda ciddi bir sağlık tehdidi oluşturduğu ifade ediliyor.</p>
<p data-start="2176" data-end="2391"><strong data-start="2176" data-end="2188"></strong></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Yalova Eğitim ve Araştırma Hastanesi&amp;apos;nde Gebelere İlk Eğitim Turunu Tamamladı</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/yalova-egitim-ve-arastirma-hastanesinde-gebelere-ilk-egitim-turunu-tamamladi</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/yalova-egitim-ve-arastirma-hastanesinde-gebelere-ilk-egitim-turunu-tamamladi</guid>
<description><![CDATA[ Yalova Eğitim ve Araştırma Hastanesi Gebe Okulu, anne adaylarına yönelik bilgilendirici eğitimlerinin birinci turunu başarıyla tamamladı. Uzmanlar, normal doğum sürecini ve anne adaylarının hazırlıklarını ele aldı. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202506/image_870x_68415171b74bf.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 05 Jun 2025 22:32:50 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Gebelikte doğum öncesi eğitim neden önemlidir, Gebe Okulu&#039;na kimler katılabilir, Gebe Okulu&#039;nda hangi konular ele alınmaktadır, Yalova Eğitim ve Araştırma Hastanesi&#039;nde verilen eğitimler nelerdir</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p data-start="326" data-end="740">Yalova Eğitim ve Araştırma Hastanesi Gebe Okulu, anne adaylarına yönelik eğitimlerine devam ediyor. Bu kapsamda, Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Meltem Aydoğdu, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Akbar Akbarov, Ebe Günnur Çimen, Diyetisyen Gamzenur Bolat, Fizyoterapist Özlem Eraslan Yıldırım ve Psikolog Elif Bozkaya Bozkurt tarafından verilen eğitimin birinci turu tamamlandı.</p>
<p data-start="742" data-end="1149"><strong data-start="742" data-end="778">Normal Doğum Konuları Ele Alındı</strong><br data-start="778" data-end="781">Eğitimlerin ana amacı, gebelerin doğum sürecine daha iyi hazırlanmalarını sağlamak ve normal doğum konusunda bilinçlendirmektir. Eğitim programında normal doğumun avantajları, doğuma fiziki ve psikolojik hazırlık yöntemleri, beslenme önerileri gibi önemli konulara değinildi. Katılımcılara, doğum süreci ile ilgili endişelerinin giderilmesi konusunda destek verildi.</p>
<p data-start="1151" data-end="1343">Eğitimlere katılan anne adaylarının, doğumdan önce daha bilinçli bir şekilde hazırlanmaları hedefleniyor. Eğitim programı, anne adaylarını doğum sürecine daha iyi hazırlamak için devam ediyor.</p>
<p data-start="1345" data-end="1478"><strong data-start="1345" data-end="1384">TÜM GEBELER GEBE OKULUNA BEKLENİYOR</strong><br data-start="1384" data-end="1387">Eğitimlerin birinci turu tamamlanırken, tüm gebeler Gebe Okulu'na katılmaya davet ediliyor.</p>
<p><img src="https://cumha.com.tr/uploads/images/202506/image_870x_68415184a4fc8.webp" alt=""></p>
<p data-start="1345" data-end="1478"></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Yapay zeka destekli kalemle Parkinson hastalığı yüzde 95 doğrulukla tespit edilebiliyor</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/yapay-zeka-destekli-kalemle-parkinson-hastaligi-yuzde-95-dogrulukla-tespit-edilebiliyor</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/yapay-zeka-destekli-kalemle-parkinson-hastaligi-yuzde-95-dogrulukla-tespit-edilebiliyor</guid>
<description><![CDATA[ Kaliforniya Üniversitesi&#039;nde geliştirilen manyetik mürekkepli özel kalem, yazı hareketlerini analiz ederek Parkinson hastalığını erken aşamada tespit edebiliyor. Düşük maliyetli bu teknoloji, özellikle gelişmekte olan ülkelerde erken tanı fırsatı sunabilir. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202506/image_870x_684029c1bf133.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 04 Jun 2025 15:13:10 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Parkinson hastalığı nasıl tespit ediliyor, yapay zeka destekli kalem nasıl çalışıyor, erken teşhis neden önemli, yeni kalemin başarı oranı nedir</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><br data-start="389" data-end="392"><strong data-start="392" data-end="460">Parkinson hastalığı dünya genelinde milyonlarca insanı etkiliyor</strong><br data-start="460" data-end="463">Alzheimer’dan sonra en yaygın ikinci nörolojik rahatsızlık olan Parkinson hastalığı, 10 milyondan fazla kişiyi etkiliyor. Titreme, kaslarda sertlik ve hareketlerde yavaşlama gibi belirtilerle ortaya çıkan hastalık, sinir sistemi kaynaklı en hızlı ilerleyen rahatsızlıklardan biri olarak kabul ediliyor.</p>
<p></p>
<p data-start="769" data-end="1137"><strong data-start="769" data-end="818">Erken teşhis dünya genelinde önemli bir sorun</strong><br data-start="818" data-end="821">Parkinson hastalığının teşhisi genellikle hastanın motor becerilerinin gözlemlenmesine dayanıyor. Bu yöntem uzman doktor ve ileri teknoloji gerektirdiğinden dolayı özellikle düşük ve orta gelirli ülkelerde yetersiz kalabiliyor. Erken teşhis imkânı bulunmayan birçok hasta, yalnızca ileri evrelerde tanı alabiliyor.</p>
<p data-start="1139" data-end="1530"><strong data-start="1139" data-end="1198">Kaliforniya Üniversitesi’nden yapay zeka destekli çözüm</strong><br data-start="1198" data-end="1201">Los Angeles’taki Kaliforniya Üniversitesi'nden bir araştırma ekibi, Parkinson hastalığının erken teşhisine yardımcı olabilecek düşük maliyetli bir kalem geliştirdi. Kalemin içinde manyetik mürekkep ve özel bir uç bulunuyor. Bu kalemle yazı yazıldığında ortaya çıkan hareketler elektrik sinyallerine dönüştürülerek kaydediliyor.</p>
<p data-start="1532" data-end="1971"><strong data-start="1532" data-end="1597">El yazısı, beyin-el koordinasyonundaki değişimleri yansıtıyor</strong><br data-start="1597" data-end="1600">Sinyaller yapay zeka algoritmalarıyla analiz edilerek Parkinson hastalığına dair belirtiler araştırılıyor. El yazısı, beyin ve el arasındaki karmaşık koordinasyonu yansıttığı için Parkinson gibi nörolojik bozukluklarda önemli bir gösterge olarak değerlendiriliyor. Daha önce yapılan araştırmalar, bu hastalığın el yazısını belirgin biçimde etkilediğini ortaya koymuştu.</p>
<p data-start="1973" data-end="2357"><strong data-start="1973" data-end="2021">Yüzde 95’in üzerinde doğruluk oranı sağlandı</strong><br data-start="2021" data-end="2024">Yapılan çalışmada Parkinson hastası 3 kişiyle sağlıklı 13 kişinin yazı örnekleri karşılaştırıldı. Kalem, yapay zeka yardımıyla bu örnekleri yüzde 95’in üzerinde doğruluk oranıyla ayırt etmeyi başardı. Küçük ölçekli olmasına rağmen bu deneysel çalışma, geliştirilen teknolojinin teşhis aracı olarak kullanılabileceğini ortaya koydu.</p>
<p data-start="2359" data-end="2743"><strong data-start="2359" data-end="2415">Kaynak sıkıntısı yaşayan bölgeler için umut olabilir</strong><br data-start="2415" data-end="2418">Uzmanlar, geliştirilen bu kalemin düşük maliyetli ve kolay dağıtılabilir olması nedeniyle kaynak erişimi kısıtlı bölgelerde yaygın bir çözüm haline gelebileceğini belirtiyor. Uzman değerlendirmesinde, ‘Bu cihaz, Parkinson hastalığının teşhisinde yaygın olarak kullanılabilecek pratik bir yöntem sunuyor’ ifadesi kullanıldı.</p>
<p data-start="2745" data-end="2904"></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Amputelere doğal yürüme hissi kazandıran osseointegrasyon yöntemi Türkiye’de yaygınlaşıyor</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/amputelere-dogal-yurume-hissi-kazandiran-osseointegrasyon-yoentemi-turkiyede-yayginlasiyor</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/amputelere-dogal-yurume-hissi-kazandiran-osseointegrasyon-yoentemi-turkiyede-yayginlasiyor</guid>
<description><![CDATA[ Klasik protezlerin neden olduğu ağrı, uyumsuzluk ve yara problemlerine karşı alternatif olarak geliştirilen osseointegrasyon yöntemi, Türkiye’de ilk kez Medipol Mega Üniversite Hastanesi&#039;nde uygulanmaya başlandı. Kemiğe entegre edilen implantlar sayesinde hastalara doğal yürüyüş, zemin hissi ve yüksek konfor sağlanıyor. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202506/image_870x_68402aae61b9b.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 04 Jun 2025 15:13:10 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Osseointegrasyon nedir, kimler bu yöntemden faydalanabilir, Türkiye’de bu yöntem nerede uygulanıyor, klasik protezlerle farkları nelerdir</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><br data-start="464" data-end="467"><strong data-start="467" data-end="518">Klasik protezlerin sorunlarına karşı yeni çözüm</strong><br data-start="518" data-end="521">Amputasyon geçiren hastaların klasik soket protezlerle yaşadığı ağrı, uyumsuzluk ve yürüme zorluklarına çözüm sunan osseointegrasyon yöntemi, Türkiye’de umut olmaya başladı. Kemiğe doğrudan yerleştirilen implantlar sayesinde daha doğal ve konforlu bir yürüme deneyimi sağlanıyor.</p>
<p></p>
<p data-start="802" data-end="1119"><strong data-start="802" data-end="837">İlk uygulama Medipol’de yapıldı</strong><br data-start="837" data-end="840">Osseointegrasyon, dünyada sınırlı sayıda merkezde uygulanırken Türkiye’de bu yöntemi hayata geçiren ilk merkez, Medipol Mega Üniversite Hastanesi oldu. Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Adnan Kara, ekibiyle birlikte Türkiye’de ilk kez bu yöntemi uyguladıklarını belirtti.</p>
<p data-start="1121" data-end="1432"><strong data-start="1121" data-end="1169">Multidisipliner yaklaşımla başarı sağlanıyor</strong><br data-start="1169" data-end="1172">Prof. Dr. Kara, yöntemin yalnızca ortopedik cerrah değil, fizik tedavi uzmanı, anestezi hekimi ve deneyimli fizyoterapistlerden oluşan bir ekip ile gerçekleştirildiğini vurguladı. Kara, 'Multidisipliner bir yaklaşımla çok daha başarılı sonuçlar alıyoruz' dedi.</p>
<p data-start="1434" data-end="1841"><strong data-start="1434" data-end="1472">Genç ve aktif hastalara öneriliyor</strong><br data-start="1472" data-end="1475">Yöntemin özellikle klasik soket protez kullanımında sorun yaşayan genç ve aktif hastalarda etkili olduğunu belirten Kara, 'Ciltte yara oluşumu, ağrı, yürüyüşte uyumsuzluk gibi sorunları olan hastalar için bu sistem çok daha uygun. Klasik protezle yalnızca birkaç dakika yürüyebilen hastalar, bu yeni yöntemle aktif yaşamlarına geri dönebiliyor' ifadelerini kullandı.</p>
<p data-start="1843" data-end="2174"><strong data-start="1843" data-end="1877">Zemin farkını algılayan protez</strong><br data-start="1877" data-end="1880">Osseointegrasyon protezlerinin sağladığı his avantajına da değinen Kara, 'Hastalar bir yıl içinde bastıkları zeminin kum, çakıl ya da düz olduğunu fark edebiliyor. Vücut bu protezi kendi uzvu gibi hissediyor, bu da hem psikolojiyi hem yürüyüş kalitesini olumlu etkiliyor' açıklamasında bulundu.</p>
<p data-start="2176" data-end="2416"><strong data-start="2176" data-end="2216">Üst ve alt uzuvlarda uygulanabiliyor</strong><br data-start="2216" data-end="2219">Yöntemin sadece alt değil, üst uzuv amputasyonlarında da kullanılabildiğini ifade eden Kara, uyluk, kaval kemiği, dizüstü, dizaltı ve üst kol bölgelerinde başarılı sonuçlar elde edildiğini söyledi.</p>
<p data-start="2418" data-end="2693"><strong data-start="2418" data-end="2458">Dayanıklı ve sürdürülebilir kullanım</strong><br data-start="2458" data-end="2461">Protezlerin kullanım süresiyle ilgili bilgi veren Kara, 'Bu protezlerde yalnızca dış parçalar değiştiriliyor. Suya dayanıklı modeller sayesinde hastalar denize bile girebiliyor. Hayata daha yakın bir yaşam mümkün hale geliyor' dedi.</p>
<p data-start="2695" data-end="3010"><strong data-start="2695" data-end="2736">Hareket özgürlüğü yeniden kazanılıyor</strong><br data-start="2736" data-end="2739">Prof. Dr. Kara, soket protezle sınırlı kalan yaşamların osseointegrasyon sayesinde önemli ölçüde değiştiğini belirtti. 'Yalnızca 10 dakika yürüyebilen hastalar vardı, artık tek seçenekleri tekerlekli sandalye değil. İşe, sosyal yaşama, hatta hayallerine dönüyorlar' dedi.</p>
<p data-start="3012" data-end="3166"><strong data-start="3012" data-end="3024"></strong></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Tarım Yoluyla Soframıza Giren Mikroplastikler İnsan Sağlığını Sessizce Tehdit Ediyor</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/tarim-yoluyla-soframiza-giren-mikroplastikler-insan-sagligini-sessizce-tehdit-ediyor</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/tarim-yoluyla-soframiza-giren-mikroplastikler-insan-sagligini-sessizce-tehdit-ediyor</guid>
<description><![CDATA[ Avustralyalı bilim insanı Joseph Boctor’un öncülüğünde yürütülen analiz, mikroplastiklerin tarım ürünleri aracılığıyla insan vücuduna geçtiğini ve kalp sağlığından doğurganlığa kadar birçok alanda ciddi sağlık riskleri yarattığını ortaya koydu. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202506/image_870x_68402adb325ee.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 04 Jun 2025 15:13:10 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Mikroplastikler tarım ürünlerine nasıl geçiyor, insan sağlığını nasıl etkiliyor, hangi plastik katkı maddeleri tehlikeli, bu araştırma nerede yayımlandı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><br data-start="383" data-end="386"><strong data-start="386" data-end="467">Tarım topraklarına karışan plastikler artık doğrudan soframıza kadar ulaşıyor</strong><br data-start="467" data-end="470">Avustralya merkezli çevresel biyoteknoloji araştırmacısı Joseph Boctor’un liderliğindeki bir ekip, mikroplastiklerin tarım ürünlerine nasıl geçtiğini anlamak üzere yaklaşık 200 bilimsel çalışmayı mercek altına aldı. Araştırmanın bulgularına göre, plastik kirliliği yalnızca çevreyi değil, doğrudan insan sağlığını da tehdit ediyor.</p>
<p></p>
<p data-start="803" data-end="1282"><strong data-start="803" data-end="865">Her yıl tonlarca mikroplastik tarım topraklarına karışıyor</strong><br data-start="865" data-end="868">Özellikle Avrupa ve Kuzey Amerika’da, her yıl yüz binlerce ton mikroplastiğin gübreler, katkı maddeleri ve diğer tarımsal uygulamalar aracılığıyla toprağa karıştığı belirtiliyor. Örneğin İngiltere’de yılda yaklaşık 22.500 ton mikroplastik bu yollarla doğaya yayılıyor. Tarımda nem kontrolü ve yabancı otları bastırmak için kullanılan plastik örtüler de bu kirliliğin başlıca nedenlerinden biri olarak gösteriliyor.</p>
<p data-start="1284" data-end="1622"><strong data-start="1284" data-end="1342">Mikroplastikler bitkilere çeşitli yollarla geçebiliyor</strong><br data-start="1342" data-end="1345">Mikroplastik parçacıklarının bitki yapraklarındaki gözeneklerden, köklerden gelen su yoluyla ya da hücresel emilim mekanizmalarıyla doğrudan bitki dokularına girdiği tespit edildi. Böylece plastik artık yalnızca çevrede değil, gıda zincirinde de aktif bir unsur haline geliyor.</p>
<p data-start="1624" data-end="2168"><strong data-start="1624" data-end="1675">İnsan sağlığı açısından ciddi tehditler taşıyor</strong><br data-start="1675" data-end="1678">Boctor, mikroplastiklerin tarım topraklarını adeta bir ‘plastik çöplüğü’ne çevirdiğini belirtti. Özellikle mikro ve nanoplastiklerle birlikte gelen katkı maddelerinin şeffaf biçimde tanımlanmaması, sağlık risklerini daha da artırıyor. Araştırmalar, bu maddelerin kalp damar sağlığına zarar verdiğini, hormonal bozukluklara, doğurganlık sorunlarına ve hatta DNA hasarına yol açabileceğini ortaya koyuyor. Ayrıca bazı plastik bileşenlerin hamilelik döneminde fetüse geçebildiği de kanıtlandı.</p>
<p data-start="2170" data-end="2573"><strong data-start="2170" data-end="2214">Zehirli katkı maddeleri endişe yaratıyor</strong><br data-start="2214" data-end="2217">Araştırmada öne çıkan katkı maddeleri arasında ftalatlar ve polibromlu difenil eterler (PBDE’ler) bulunuyor. Ftalatların hormon sistemi ve üreme sağlığı üzerinde zararlı etkileri olduğu; PBDE’lerin ise karaciğer, tiroid ve bağışıklık sistemine toksik etkiler gösterdiği ifade ediliyor. Ayrıca PBDE bileşenlerinin kanser riskini artırabileceği belirtiliyor.</p>
<p data-start="2575" data-end="2962"><strong data-start="2575" data-end="2609">Uzmanlardan acil önlem çağrısı</strong><br data-start="2609" data-end="2612">‘Bu kriz sessizce gelişiyor’ diyen Boctor, mikroplastiklerin biyolojik sistemlerde fark edilmeden yerleştiğini ve düzenli olarak biriktiğini belirtti. Environmental Sciences Europe dergisinde yayımlanan çalışma, plastik kirliliğinin kontrol altına alınması için küresel düzeyde daha sert ve şeffaf düzenlemelere ihtiyaç olduğunu gözler önüne seriyor.</p>
<p data-start="2964" data-end="3133"><strong data-start="2964" data-end="2976"></strong></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Farelerde yüzde 35&amp;apos;e varan yaşam uzaması sağlayan yaşlanma karşıtı kokteyl geliştirildi</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/farelerde-yuzde-35e-varan-yasam-uzamasi-saglayan-yaslanma-karsiti-kokteyl-gelistirildi</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/farelerde-yuzde-35e-varan-yasam-uzamasi-saglayan-yaslanma-karsiti-kokteyl-gelistirildi</guid>
<description><![CDATA[ Almanya&#039;daki Max Planck Enstitüsü&#039;nde yürütülen bir araştırmada, rapamisin ve trametinib adlı ilaçların birlikte kullanımının farelerde hem yaşam süresini önemli ölçüde artırdığı hem de yaşa bağlı hastalıkları geciktirdiği tespit edildi. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202506/image_870x_68402b2ee20ea.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 04 Jun 2025 15:13:10 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Yaşlanma karşıtı kokteyl hangi ilaçlardan oluşuyor, bu ilaçlar farelerde nasıl sonuç verdi, ilaçların birlikte kullanımında ne gibi etkiler gözlemlendi, insanlar üzerindeki klinik denemeler ne zaman başlayacak</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><br data-start="381" data-end="384"><strong data-start="384" data-end="437">Yaşlanma sürecine karşı ilaç kokteyli test edildi</strong><br data-start="437" data-end="440">Bilim insanları yaşlanma karşıtı tedaviler konusunda yeni bir adım attı. Almanya'nın Köln kentindeki Max Planck Yaşlanma Biyolojisi Enstitüsü'nde yapılan araştırmada, iki farklı ilacın oluşturduğu bir kokteylin farelerde yaşam süresini önemli ölçüde artırdığı açıklandı.</p>
<p></p>
<p data-start="714" data-end="852"><strong data-start="714" data-end="748">İlaçlar tek tek de etkili oldu</strong><br data-start="748" data-end="751">Araştırmada rapamisin ve trametinib adlı iki ilaç hem ayrı ayrı hem de birlikte farelere uygulandı.</p>
<ul data-start="853" data-end="1145">
<li data-start="853" data-end="932">
<p data-start="855" data-end="932">Sadece rapamisin verilen farelerde yaşam süresi yüzde 17–18 oranında uzadı.</p>
</li>
<li data-start="933" data-end="1016">
<p data-start="935" data-end="1016">Sadece trametinib uygulanan farelerde ise bu oran yüzde 7–16 olarak kaydedildi.</p>
</li>
<li data-start="1017" data-end="1145">
<p data-start="1019" data-end="1145">Ancak iki ilacın birlikte verilmesiyle elde edilen sonuç çok daha çarpıcıydı: Farelerin ömrü yüzde 26 ila 35 oranında arttı.</p>
</li>
</ul>
<p data-start="1147" data-end="1511"><strong data-start="1147" data-end="1214">Hastalıklarda gecikme, organ fonksiyonlarında iyileşme gözlendi</strong><br data-start="1214" data-end="1217">Kokteyl verilen farelerde yalnızca yaşam süresi değil, genel sağlık durumu da iyileşti. Araştırma sonuçlarına göre bu farelerde karaciğer ve dalaktaki tümör oluşumu gecikti, beyin, böbrek ve kaslardaki iltihap azaldı. Ayrıca kalp fonksiyonlarında yaşa bağlı bozulmaların ilerlemesi yavaşladı.</p>
<p data-start="1513" data-end="1760">İlaç verilen fareler ileri yaşlarda daha aktif kaldı ve daha az kilo aldı. Ortalama yaşam süresi dişi farelerde yüzde 34,9, erkeklerde ise yüzde 27,4 arttı. Maksimum yaşam süresi ise dişilerde yüzde 32,4, erkeklerde yüzde 26,1 oranında yükseldi.</p>
<p data-start="1762" data-end="2056"><strong data-start="1762" data-end="1832">Onaylı ilaçlarla yapılan deneyin klinik aşamaya geçmesi bekleniyor</strong><br data-start="1832" data-end="1835">Ras/İnsülin/TOR adlı yaşlanma sürecini etkileyen sinyal yoluna etki eden bu iki ilacın birlikte kullanımıyla daha güçlü bir etki elde edildiği belirtiliyor. Dahası, araştırma boyunca ekstra bir yan etki tespit edilmedi.</p>
<p data-start="2058" data-end="2280">Genetikçi Prof. Linda Partridge, elde edilen sonuçların insanlar üzerinde aynı düzeyde etki göstermesinin beklenmediğini, ancak sağlıklı yaşlanma süresini uzatma potansiyeli açısından önemli bir adım olduğunu ifade etti.</p>
<p data-start="2282" data-end="2561">Her iki ilaç halihazırda ABD ve Avrupa’da insanlarda kullanım için onaylı olduğundan, araştırmanın klinik denemelere kısa sürede geçmesi öngörülüyor. Örneğin rapamisin, perimenopoz dönemindeki kadınların doğurganlığını artırmaya yönelik başka bir araştırmada da etkili olmuştu.</p>
<p data-start="2563" data-end="2635">Araştırmanın detayları, Nature Aging adlı bilimsel dergide yayımlandı.</p>
<p data-start="2637" data-end="2865"><strong data-start="2637" data-end="2649"></strong></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Karanfilli çay sağlığa nasıl etki ediyor: Günlük 2&#45;3 adetle büyük fayda</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/karanfilli-cay-sagliga-nasil-etki-ediyor-gunluk-2-3-adetle-buyuk-fayda</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/karanfilli-cay-sagliga-nasil-etki-ediyor-gunluk-2-3-adetle-buyuk-fayda</guid>
<description><![CDATA[ Doğal çözümler arayanların ilgisini çeken karanfil, çayla birlikte tüketildiğinde vücut üzerinde birçok olumlu etki sağlıyor. Bağışıklık sisteminden sindirime, diş ağrısından strese kadar pek çok konuda destekleyici olan karanfil, sağlık iksiri olarak öne çıkıyor. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202506/image_870x_684033be03c6c.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 04 Jun 2025 15:13:10 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Günde kaç adet karanfil tüketilmeli, karanfil hangi ağrılara iyi gelir, sindirim sistemine nasıl katkı sağlar, karanfilin stresi azaltıcı etkisi var mı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><br data-start="380" data-end="383"><strong data-start="383" data-end="421">Günlük 2-3 karanfil yeterli oluyor</strong><br data-start="421" data-end="424">Karanfil, çayın içine eklenerek tüketildiğinde vücutta iyileştirici etkiler yaratıyor. Uzmanlar, günlük 2-3 adet karanfilin demliğe atılmasının yeterli olduğunu belirtiyor. Bu küçük dokunuşun sağlık üzerindeki etkileri ise oldukça dikkat çekici.</p>
<p></p>
<p data-start="673" data-end="937"><strong data-start="673" data-end="704">Ağrılara karşı doğal destek</strong><br data-start="704" data-end="707">Karanfil, diş ve baş ağrıları ile kas ağrılarının hafifletilmesinde doğal ağrı kesici olarak öne çıkıyor. Antibakteriyel özellikleri sayesinde ağız sağlığını destekleyen karanfil, diş eti hastalıklarına karşı da koruma sağlıyor.</p>
<p data-start="939" data-end="1258"><strong data-start="939" data-end="976">Sindirim sistemine katkı sağlıyor</strong><br data-start="976" data-end="979">Mide bulantısı, gaz ve hazımsızlık gibi sık karşılaşılan sindirim problemlerinde de etkili olan karanfil, bağırsakları rahatlatıcı ve sindirimi kolaylaştırıcı özellik taşıyor. Metabolizmayı hızlandırarak yağ yakımını desteklemesi, kilo kontrolüne de yardımcı olmasını sağlıyor.</p>
<p data-start="1260" data-end="1478"><strong data-start="1260" data-end="1289">Stresle mücadelede etkili</strong><br data-start="1289" data-end="1292">Aromaterapide de kullanılan karanfil, sakinleştirici etkisi sayesinde stresle başa çıkmada yardımcı olabiliyor. Doğal yöntemlerle rahatlama arayanlar için alternatif bir çözüm sunuyor.</p>
<p data-start="1480" data-end="1646"></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Mikroplastikler Salatalarla Soframıza Kadar Geliyor: Gıda Yoluyla Plastik Maruziyeti Artıyor</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/mikroplastikler-salatalarla-soframiza-kadar-geliyor-gida-yoluyla-plastik-maruziyeti-artiyor</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/mikroplastikler-salatalarla-soframiza-kadar-geliyor-gida-yoluyla-plastik-maruziyeti-artiyor</guid>
<description><![CDATA[ Avustralyalı bilim insanlarının yaptığı kapsamlı araştırma, tarım ürünleri aracılığıyla insan vücuduna mikroplastik geçtiğini ortaya koydu. Plastik katkı maddeleri sağlığı ciddi şekilde tehdit ederken, bilim insanları bu sessiz krize karşı önlem çağrısında bulunuyor. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202506/image_870x_6840357daf398.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 04 Jun 2025 15:13:10 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Gıdalara mikroplastik nasıl geçiyor, mikroplastikler insan sağlığını nasıl etkiliyor, hangi tarım uygulamaları mikroplastik kirliliğine yol açıyor, plastik katkı maddeleri hangi hastalıklarla ilişkilendiriliyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p></p>
<p data-start="418" data-end="751"><strong data-start="418" data-end="470">Mikroplastiklerin gıdaya geçişi endişe yaratıyor</strong><br data-start="470" data-end="473">Avustralyalı çevresel biyoteknolog Joseph Boctor’un öncülüğünde yürütülen ve yaklaşık 200 bilimsel çalışmanın analiz edildiği araştırma, plastiklerin ve bu plastiklerde kullanılan kimyasalların tarım topraklarına, oradan da insan gıdalarına nasıl geçtiğini gözler önüne serdi.</p>
<p data-start="753" data-end="1166"><strong data-start="753" data-end="801">Tarım topraklarında plastik birikimi artıyor</strong><br data-start="801" data-end="804">Avrupa ve Kuzey Amerika’da her yıl yüz binlerce ton mikroplastiğin tarım topraklarına karıştığı belirtiliyor. İngiltere’de yalnızca gübre ve katkı maddeleri yoluyla yılda 22.500 ton mikroplastik toprağa giriyor. Tarımda kullanılan plastik örtüler, kanalizasyon çamurları, biyokatılar ve organik gübreler de bu kirliliğin başlıca kaynakları arasında yer alıyor.</p>
<p data-start="1168" data-end="1489"><strong data-start="1168" data-end="1217">Bitkiler mikroplastikleri doğrudan emebiliyor</strong><br data-start="1217" data-end="1220">Araştırmaya göre, mikroplastik parçacıkları bitkilerin gözeneklerinden doğrudan emilebiliyor. Ayrıca kökler aracılığıyla su yoluyla taşınarak bitki dokularına ulaşabiliyor. Endositoz gibi hücre içi mekanizmalarla plastiklerin doğrudan bitki yapısına geçtiği saptandı.</p>
<p data-start="1491" data-end="1918"><strong data-start="1491" data-end="1531">İnsan sağlığı üzerinde ciddi riskler</strong><br data-start="1531" data-end="1534">Joseph Boctor, ‘Bu mikroplastikler, gıda üreten toprakları bir plastik çöplüğüne çeviriyor.’ diyerek tehlikenin boyutuna dikkat çekti. Araştırmada mikro ve nanoplastiklerin kalp damar sağlığı, hormonal dengeler, doğurganlık ve DNA bütünlüğü üzerinde ciddi zararlara yol açabileceği ifade edildi. Özellikle hamilelik döneminde bazı plastik bileşenlerin fetüse geçebildiği bildirildi.</p>
<p data-start="1920" data-end="2279"><strong data-start="1920" data-end="1961">Katkı maddeleri de büyük risk taşıyor</strong><br data-start="1961" data-end="1964">Plastiklerle birlikte gıdalara taşınan katkı maddeleri arasında ftalatlar ve PBDE’ler öne çıkıyor. Ftalatların hormon ve üreme sistemi üzerinde olumsuz etkileri bulunduğu, PBDE’lerin ise karaciğer, tiroid, bağışıklık ve üreme sistemlerinde toksik etkiler yarattığı ve kanser riskiyle bağlantılı olduğu belirtildi.</p>
<p data-start="2281" data-end="2684"><strong data-start="2281" data-end="2321">‘Bu kriz sessizce gelişiyor’ uyarısı</strong><br data-start="2321" data-end="2324">Boctor, ‘Bu inceleme, görünmeyen bu tehlikeyi gün yüzüne çıkarmayı ve düzenleyicilere ışık tutmayı amaçlıyor.’ diyerek, plastik kirliliği krizinin kontrolsüzce büyüdüğünü ve insan sağlığının tehdit altında olduğunu vurguladı. Bu tür plastik etkilerinin biyolojik sistemlerde sessizce ve düzenli biçimde geliştiğini ifade ederek acil önlem çağrısında bulundu.</p>
<p data-start="2686" data-end="2915"><strong data-start="2686" data-end="2698"></strong></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Vücut Ölçümünde Çarpıcı Sonuç: Her 10 Kişiden 6’sı Fazla Kilolu ya da Obez</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/vucut-olcumunde-carpici-sonuc-her-10-kisiden-6si-fazla-kilolu-ya-da-obez</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/vucut-olcumunde-carpici-sonuc-her-10-kisiden-6si-fazla-kilolu-ya-da-obez</guid>
<description><![CDATA[ Sağlık Bakanlığı’nın başlattığı ‘İdeal Kilonu Öğren Sağlıklı Yaşa’ kampanyasında, sadece ikinci haftada ölçüm yapılan 591 bin kişiden yüzde 64,4’ünün vücut kitle indeksi normal aralığın üzerinde çıktı. Erkeklerde fazla kiloluluk, kadınlarda ise obezite oranı daha yüksek seviyelerde seyrediyor. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202506/image_870x_683e79db4703b.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 03 Jun 2025 20:51:01 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Vücut kitle indeksi nedir, kampanyada kaç kişi obez çıktı, erkeklerde fazla kilolu oranı ne, kadınlarda obezite oranı kaç</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>i<strong>ki Haftada 1 Milyondan Fazla Kişi Ölçüldü</strong></p>
<p><span>Sağlık Bakanlığı tarafından yürütülen ‘İdeal Kilonu Öğren Sağlıklı Yaşa’ kampanyası, toplumda fazla kiloluluk ve obeziteye karşı farkındalık oluşturmayı amaçlıyor. 10-23 Mayıs 2025 tarihleri arasında kampanya kapsamında Türkiye genelinde 1 milyon 143 bin 189 kişinin boy ve kilo ölçümü yapıldı.</span></p>
<p><strong>Yüzde 64,4’lük Kesim Normal Kilonun Üzerinde</strong></p>
<p><span>17-23 Mayıs haftasında yapılan ikinci aşama ölçümlerinde 281 bin 940 erkek ve 309 bin 269 kadın olmak üzere toplam 591 bin 209 kişiden elde edilen verilere göre, katılımcıların yüzde 4,2’si zayıf, yüzde 31,8’i normal kiloda, yüzde 35,8’i fazla kilolu, yüzde 28,2’si ise obez grubunda yer aldı. Böylece ölçüm yapılan kişilerin yüzde 64,4’ü fazla kilolu veya obez olarak değerlendirildi.</span></p>
<p><strong>Cinsiyete Göre Dağılım Dikkat Çekti</strong></p>
<p><span>Aynı dönem verileri, erkeklerde fazla kiloluluk oranının yüzde 41,9 olduğunu ortaya koyarken, bu oran kadınlarda yüzde 30,3 olarak ölçüldü. Buna karşın kadınların yüzde 32,1’inin obez grubunda yer aldığı, erkeklerde bu oranın yüzde 23,8 olduğu tespit edildi.</span></p>
<p><strong>Normal Değerde Olmayanlar Sağlık Merkezlerine Yönlendirildi</strong></p>
<p><span>İki haftalık süreçte ölçüm yapılan toplam 1 milyon 143 bin 189 kişiden 673 bin 25’inin vücut kitle indeksinin normal sınırların dışında olduğu belirlendi. Bu kişilere, kendi tercihleri doğrultusunda Sağlıklı Hayat Merkezleri, Aile Sağlığı Merkezleri, Toplum Sağlığı Merkezleri ve İlçe Sağlık Müdürlüklerinde destek alma imkânı sunuldu.</span></p>
<p><strong>Kampanya Hedefi 10 Milyon Ölçüm</strong></p>
<p><span>10 Mayıs 2025’te başlatılan kampanya ile Sağlık Bakanlığı, 10 Temmuz 2025 tarihine kadar 81 ilde toplam 10 milyon kişiye boy-kilo ölçümü yapmayı hedefliyor. Toplum destekli yürütülen kampanya ile sağlıklı beslenme alışkanlıklarının artırılması ve fiziksel aktivite farkındalığının yaygınlaştırılması planlanıyor.</span></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Sağlık&#45;Sen: &amp;apos;60 Saatten Fazla Çalışan Hemşire ve Ebelerde İş Kazası Riski 3 Kat Artıyor&amp;apos;</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/saglik-sen-60-saatten-fazla-calisan-hemsire-ve-ebelerde-is-kazasi-riski-3-kat-artiyor</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/saglik-sen-60-saatten-fazla-calisan-hemsire-ve-ebelerde-is-kazasi-riski-3-kat-artiyor</guid>
<description><![CDATA[ Sağlık-Sen&#039;in yaklaşık 10 bin sağlık çalışanıyla yaptığı araştırma, hemşire ve ebelerde nöbet sıklığı ve uzun çalışma saatlerinin iş kazalarını ciddi oranda artırdığını ortaya koydu. Özellikle kas-iskelet sistemi yaralanmaları, iğne batması ve kan teması gibi kazaların nedenleri arasında yorgunluk ve dikkat dağınıklığı öne çıkıyor. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202506/image_870x_683ec24474a79.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 03 Jun 2025 20:51:01 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Hemşirelerde iş kazası neden artıyor, nöbet sıklığı kazaları nasıl etkiliyor, iş yükü ile istihdam arasında nasıl bir ilişki var, görev tanımı dışı işler kazaları artırıyor mu</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><br data-start="474" data-end="477"><strong data-start="477" data-end="532">İşyeri kazaları araştırması geniş katılımla yapıldı</strong><br data-start="532" data-end="535">Sağlık ve Sosyal Hizmet Çalışanları Sendikası (Sağlık-Sen), hemşire ve ebelerin iş kazalarına yönelik yaşadığı sorunları ortaya koymak amacıyla gerçekleştirdiği “İşyeri Kazaları” araştırmasının sonuçlarını kamuoyuyla paylaştı. Araştırma, Türkiye genelindeki sağlık tesislerinde görev yapan yaklaşık 10 bin çalışanın katılımıyla gerçekleştirildi.</p>
<p></p>
<p data-start="882" data-end="1285"><strong data-start="882" data-end="930">Nöbet sıklığı arttıkça kaza riski de artıyor</strong><br data-start="930" data-end="933">Araştırma bulgularına göre, nöbet tutma sıklığı arttıkça iş kazası riski de paralel şekilde artış gösteriyor. Haftalık 60 saatten fazla çalışan hemşire ve ebelerde iş kazası riski, haftada 40 saat çalışanlara kıyasla 3 kat daha yüksek. Aşırı nöbet, uzun mesailer ve ağır iş koşulları, yorgunluk ve dikkat dağınıklığına neden olarak kazaları tetikliyor.</p>
<p data-start="1287" data-end="1822"><strong data-start="1287" data-end="1362">En çok yaşanan iş kazaları: Kas-iskelet yaralanmaları ve iğne batmaları</strong><br data-start="1362" data-end="1365">“Son bir yıl içinde herhangi bir iş kazası yaşadınız mı?” sorusuna yanıt veren hemşire ve ebelerin yüzde 63,5’i, kas-iskelet sistemi yaralanması geçirdiğini bildirdi. Bu yaralanmalar; ağır kaldırma, düşme, çarpma, kayma gibi nedenlere dayanıyor. Aynı çalışan grubunun yüzde 51,2’si iğne batması kazası yaşadığını, yüzde 42,6’sı ise kan veya vücut sıvılarına maruz kaldığını belirtti. Ayrıca yüzde 38’lik kesim, kesici-delici aletle yaralandığını ifade etti.</p>
<p data-start="1824" data-end="2265"><strong data-start="1824" data-end="1872">Görev tanımı dışındaki işler riski artırıyor</strong><br data-start="1872" data-end="1875">Araştırma, çalışanların görev tanımı dışında yaptığı işlerin de iş kazalarını artıran önemli bir etken olduğunu ortaya koydu. İş ve aile yaşamı dengesinin kurulamadığı durumlarda da kaza oranlarının yükseldiği vurgulandı. Çalışma ortamındaki sosyal olanaklar ve yeterli dinlenme alanlarının varlığı, hem çalışan memnuniyetini artırmakta hem de iş kazalarını önleme açısından önem taşımakta.</p>
<p data-start="2267" data-end="2917"><strong data-start="2267" data-end="2301">Sağlık-Sen’den çözüm önerileri</strong><br data-start="2301" data-end="2304">Sağlık-Sen Genel Başkanı Mahmut Faruk Doğan, araştırma sonuçlarına ilişkin yaptığı değerlendirmede, sağlık sektöründe 24 saat kesintisiz hizmet sunulması gerektiğine dikkat çekerek şunları söyledi:<br data-start="2501" data-end="2504">“Yetersiz istihdam ve iş yükü, nöbet sıklığını artırıyor. Bu da yorgun, uykusuz sağlık çalışanlarında iş kazası riskini yükseltiyor. Görev tanımları netleştirilmeli, bu tanımlara göre görevlendirme yapılmalı. Aynı zamanda istihdam oranları artırılarak iş yükü azaltılmalı. Çalışma süreleri ve nöbet sıklığı düşürülmeli. Ayrıca çalışanların iş ve aile yaşamı dengesini destekleyecek politikalar geliştirilmelidir.”</p>
<p data-start="2919" data-end="3111"><strong data-start="2919" data-end="2931"></strong></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Türkiye’de Her 25 Kişiden Biri Taşıyıcı: Fenilketonüri Erken Tanı Olmazsa Beyin Hasarına Yol Açıyor</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/turkiyede-her-25-kisiden-biri-tasiyici-fenilketonuri-erken-tani-olmazsa-beyin-hasarina-yol-aciyor</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/turkiyede-her-25-kisiden-biri-tasiyici-fenilketonuri-erken-tani-olmazsa-beyin-hasarina-yol-aciyor</guid>
<description><![CDATA[ Türkiye, fenilketonüri hastalığının en sık görüldüğü ülkeler arasında yer alıyor. Her 6 bin 200 doğumda bir bebek hasta doğarken, yaklaşık her 25 kişiden biri hastalığın taşıyıcısı konumunda. Erken tanı hayat kurtarıyor. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202506/image_870x_683c9de83f476.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 02 Jun 2025 11:27:39 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Fenilketonüri nedir, Türkiye’de fenilketonüri ne kadar yaygın, erken tanı nasıl yapılır, Ulusal Yenidoğan Tarama Programı hangi hastalıkları kapsıyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Fenilketonüri nedir?</strong></p>
<p><span>Fenilketonüri (FKÜ), vücudun proteinli gıdalarda bulunan fenilalanin adlı amino asidi işleyememesi sonucu oluşan kalıtsal bir hastalıktır. Bu durumda fenilalanin kanda birikir ve zamanla beyin dokusunda geri dönüşü olmayan hasara neden olur. Fenilalanin birikimi, melanin üretimini de etkileyerek bebeğin saç, ten ve göz renginde açıklığa neden olabilir.</span></p>
<p><strong>Türkiye’de yaygınlık oranı yüksek</strong></p>
<p><span>Türkiye, fenilketonüri hastalığının sık görüldüğü ülkelerden biridir. Ülkede her 6 bin 200 doğumda bir bebek fenilketonüri hastası olarak dünyaya gelirken, yaklaşık her 25 kişiden biri hastalık açısından taşıyıcıdır. Taşıyıcı bireylerde hastalık belirtileri görülmez ancak iki taşıyıcının çocuğu hasta doğabilir.</span></p>
<p><strong>Tarama testleri hayat kurtarıyor</strong></p>
<p><span>Fenilketonüri dışarıdan bakıldığında anlaşılamaz ve aileler hastalığı fark edemez. Bu nedenle, 1987 yılında başlatılan ve 2006 yılından itibaren Ulusal Yenidoğan Tarama Programı kapsamına alınan fenilketonüri taraması büyük önem taşır. Program kapsamında, bebeğin topuğundan alınan birkaç damla kan ile yapılan test sayesinde hastalık erken dönemde tespit edilebilmektedir.</span></p>
<p><img src="https://cumha.com.tr/uploads/images/202506/image_870x_683c9dfb718c8.webp" alt=""></p>
<p><strong>Erken tanı tedavi başarısını artırıyor</strong></p>
<p><span>Hastalığın belirtileri doğumdan sonraki ilk haftalarda başlasa da tedavi edilmezse zihinsel gelişme geriliği, motor becerilerde yavaşlık, öğrenme güçlüğü, konuşma gecikmesi, hiperaktivite, otizm, nöbetler gibi ciddi sorunlar ortaya çıkabilir. Bu nedenle erken tanı hayati öneme sahiptir. Test sonuçları aile hekiminden ya da annenin e-Nabız hesabından öğrenilebiliyor.</span></p>
<p><strong>Altı hastalık taranıyor</strong></p>
<p><span>Ulusal Yenidoğan Tarama Programı, ilk olarak fenilketonüri ve konjenital hipotiroidi taraması ile 25 Aralık 2006’da kapsamlı şekilde yürürlüğe girdi. Bugün itibarıyla program dahilinde altı hastalık taranıyor: Fenilketonüri, Konjenital Hipotiroidi, Biyotinidaz Eksikliği, Kistik Fibrozis, Konjenital Adrenal Hiperplazi ve Spinal Musküler Atrofi. Tarama paneline yeni hastalıkların eklenmesi yönündeki çalışmalar ise devam ediyor.</span></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Türkiye’nin öncülüğünde Filistin bayrağı Dünya Sağlık Teşkilatı merkezinde göndere çekilecek</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/turkiyenin-oenculugunde-filistin-bayragi-dunya-saglik-teskilati-merkezinde-goendere-cekilecek</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/turkiyenin-oenculugunde-filistin-bayragi-dunya-saglik-teskilati-merkezinde-goendere-cekilecek</guid>
<description><![CDATA[ Türkiye’nin diplomatik girişimleri sonucunda, Filistin bayrağının Dünya Sağlık Teşkilatı’nın Cenevre’deki merkez binasında üye ülke bayrakları arasında yer alması oy çokluğuyla kabul edildi. Karar, 78. Dünya Sağlık Asamblesi’nde Filistin’e verilen desteği uluslararası düzeyde güçlendirdi. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202506/image_870x_683ccb3f48c72.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 02 Jun 2025 11:27:39 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Filistin bayrağının DST merkezine asılması ne anlama geliyor, karar kaç oyla kabul edildi, Türkiye bu süreçte nasıl bir rol oynadı, Filistin ile ilgili hangi diplomatik adımlar atıldı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Filistin’in hakları uluslararası platformda genişletiliyor</strong></p>
<p><span></span></p>
<p><span>Cenevre’de düzenlenen 78. Dünya Sağlık Asamblesi’nde (DSA), Türkiye’nin öncülük ettiği karar tasarısıyla Filistin bayrağının, Dünya Sağlık Teşkilatı’nın (DST) merkez binasında üye ülke bayraklarıyla birlikte sergilenmesine oy çokluğuyla karar verildi. Bu gelişme, 2024 yılında yine Türkiye’nin katkısıyla kabul edilen WHA77.15 sayılı kararın devamı niteliğinde değerlendiriliyor.</span></p>
<p><strong>Türkiye’den güçlü diplomatik hamle</strong></p>
<p><span>Kararın kabul edilmesi sürecinde, Türkiye Cumhuriyeti Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu’nun liderliğinde Sağlık Bakanlığı AB ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü aktif rol oynarken, Türkiye’nin BM Cenevre Daimi Temsilcisi Büyükelçi Burak Akçapar da önemli diplomatik girişimlerde bulundu. Karar tasarısı, Asamble Genel Kurulu’nda gündeme alındıktan sonra 95 ülkenin lehte oyuyla kabul edildi. Aralarında İsrail, Macaristan, Çekya ve Almanya’nın yer aldığı bazı ülkeler ise aleyhte oy kullandı. Oylamada 27 ülke çekimser kaldı.</span></p>
<p><strong>‘Dünya Sağlık Teşkilatı sessiz kalmamalı’</strong></p>
<p><span>Cenevre’deki temasları sırasında basına açıklamalarda bulunan Sağlık Bakanı Memişoğlu, Filistin’deki sağlık krizine dikkat çekti. “Filistin ile ilgili Dünya Sağlık Teşkilatı’na bir rapor hazırlayıp bununla ilgili gerekli müdahaleleri yapması için liderlik yapıyoruz” diyen Memişoğlu, bölgede yaşanan insani trajediye karşı uluslararası kuruluşların daha aktif rol alması gerektiğini vurguladı.</span></p>
<p><strong>‘Gazze’nin insanlığın insanlığına ihtiyacı var’</strong></p>
<p><span>Filistin ve Gazze’de sağlık altyapısının çökme noktasına geldiğini ifade eden Memişoğlu, “Maalesef Filistin’de, en temel insan haklarından biri olan sağlığa ulaşılamayan bir durumla karşı karşıyayız. İnsanlara yiyecek ulaştırılamıyor, normal yaşamları için sağlık ulaştırılamıyor. Gazze’nin ve Filistinlilerin insanlığın insanlığına ihtiyacı var” şeklinde konuştu.</span></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu: ‘80 yaş üstüne e&#45;Rapor ile evden çıkmadan sağlık raporu sağlıyoruz’</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/saglik-bakani-kemal-memisoglu-80-yas-ustune-e-rapor-ile-evden-cikmadan-saglik-raporu-sagliyoruz</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/saglik-bakani-kemal-memisoglu-80-yas-ustune-e-rapor-ile-evden-cikmadan-saglik-raporu-sagliyoruz</guid>
<description><![CDATA[ Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, 26 Mayıs 2025 itibarıyla 80 yaş üstü ve yatağa bağımlı hastalar için başlatılan e-Rapor uygulamasını duyurdu. Bakan, ilaç ve tedavi raporlarının evden çıkmadan dijital sistemle yenileneceğini ve şu ana kadar 2 bin kişiye ulaşıldığını açıkladı. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202505/image_870x_683a321177d2b.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 31 May 2025 22:31:27 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>e-Rapor uygulaması kimleri kapsıyor, 80 yaş üstü vatandaşlara sağlık raporu nasıl ulaştırılacak, Mardin Şehir Hastanesi ne zaman açılacak, Suriye’de sağlık hizmetlerine Türkiye nasıl destek verecek</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><strong>e-Rapor uygulaması başladı</strong></p>
<p><span>Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, 26 Mayıs 2025 tarihinden itibaren 80 yaş üzeri ve yatağa bağımlı hastalara yönelik yeni bir dijital hizmeti hayata geçirdiklerini duyurdu. Buna göre yaşlı ve hareket kabiliyeti kısıtlı bireylerin sağlık raporları, evde sağlık ekipleri tarafından dijital ortamda yenilenerek kişilere ulaştırılacak.</span></p>
<p><img src="https://cumha.com.tr/uploads/images/202505/image_870x_683a322208259.webp" alt=""></p>
<p><span>Bakan Memişoğlu, uygulamayı Mardin ziyaretinde gerçekleştirdiği basın açıklamasında kamuoyuyla ilk kez paylaştı. Açıklamada, “26 Mayıs’tan itibaren Sağlık Bakanlığı olarak bir uygulama başlattık. 80 yaş üstü yaşlılarımızın ve yatağa bağımlı hastalarımızın raporlarını elektronik sistemle bitmeden kendilerine ulaştırıyoruz. Hiç onları yormadan, doğrudan bulundukları yerde raporlarını yeniliyoruz” dedi.</span></p>
<p><img src="https://cumha.com.tr/uploads/images/202505/image_870x_683a3241a2d97.webp" alt=""></p>
<p><strong>2 bin kişiye ulaşıldı</strong></p>
<p><span>Yeni uygulamayla birlikte sağlık hizmetlerinin daha erişilebilir hâle getirildiğini belirten Memişoğlu, “Şu ana kadar yaklaşık 2 bin yaşlımıza ulaştık. 80 yaşın üzerindeki bireyler, ilaç raporları bitme aşamasındayken sağlık ve evde sağlık ekiplerimiz tarafından aranacak ve raporları ulaştırılacaktır” ifadelerini kullandı.</span></p>
<p><strong>Mardin’de sağlık yatırımları</strong></p>
<p><span>Bakan Memişoğlu, ‘Sağlıklı Türkiye Yüzyılı’ programı kapsamında Mardin’e gerçekleştirdiği ziyarette şehirdeki sağlık yatırımlarını da değerlendirdi. Açıklamaya göre, Mardin Şehir Hastanesi 2026’nın ilk çeyreğinde hizmete girecek. Derik, Dargeçit ve Yeşilli ilçelerinde yeni hastane projeleri planlandı ve bazıları yapım aşamasına geçti.</span></p>
<p><img src="https://cumha.com.tr/uploads/images/202505/image_870x_683a32513529a.webp" alt=""></p>
<p><strong>Koruyucu sağlık hizmetlerine vurgu</strong></p>
<p><span>Sağlık hizmetlerinde sadece tedaviye değil, koruyucu hizmetlere de önem verdiklerini belirten Bakan, toplumun sağlıklı yaşam konusunda bilinçlendirilmesi için çalışmalar yapıldığını vurguladı. “Artık biz toplumun bize gelmesinden çok bizim topluma gidip sağlıklı kalmayı öğretmeye çalışıyoruz” dedi.</span></p>
<p><strong>Suriye’ye sağlık desteği mesajı</strong></p>
<p><span>Mardin’in Suriye sınırındaki konumuna dikkat çeken Bakan Memişoğlu, Türkiye’nin Suriye’deki sağlık hizmetlerinin iyileştirilmesine aktif katkı sağlayacağını söyledi. “Suriye’nin yeniden yapılanmasında sağlık hizmetlerinin insanlara ulaştırılmasında etkin rol alacağız” ifadelerini kullandı.</span></p>
<p><img src="https://cumha.com.tr/uploads/images/202505/image_870x_683a323260a99.webp" alt=""></p>
<p><strong>Program kapsamında ziyaretler yapıldı</strong></p>
<p><span>Memişoğlu, Mardin Valiliği, Mardin Eğitim ve Araştırma Hastanesi ve sağlık yöneticileriyle yapılan toplantılarla birlikte Mardin’in tarihi bölgelerinde de temaslarda bulundu. Programa Mardin Valisi Tuncay Akkoyun, AK Parti Mardin Milletvekilleri Faruk Kılıç ve Muhammed Adak, İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Saffet Yavuz ve diğer yetkililer de katıldı.</span></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Dünyanın 15 ülkesinden gelen bilim insanları Ankara’da yanık tedavisi için buluştu</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/dunyanin-15-ulkesinden-gelen-bilim-insanlari-ankarada-yanik-tedavisi-icin-bulustu</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/dunyanin-15-ulkesinden-gelen-bilim-insanlari-ankarada-yanik-tedavisi-icin-bulustu</guid>
<description><![CDATA[ Türkiye’nin ev sahipliğinde düzenlenen ve 15 farklı ülkeden 200’ü aşkın bilim insanının katıldığı uluslararası yanık kongresi Ankara’da başladı. Toplantıda yanıkların önlenmesi ve tedavisine yönelik stratejiler ele alındı. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202505/image_870x_683a9762dddef.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 31 May 2025 22:31:27 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Yanık kongresine hangi ülkeler katıldı, kongrenin amacı neydi, kimler konuşma yaptı, bilimsel oturumlarda hangi konular ele alındı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><br data-start="349" data-end="352"><strong data-start="352" data-end="407">Uluslararası bilimsel buluşma Ankara’da gerçekleşti</strong><br data-start="407" data-end="410">Türkiye, ABD, Mısır, Hollanda, Lübnan, Meksika, Japonya, Şili, Kenya, Rusya, Kazakistan, BAE, Filipinler, Birleşik Krallık ve Guatemala’dan gelen 200’ü aşkın bilim insanı, Ankara’nın Kızılcahamam ilçesinde düzenlenen uluslararası kongrede bir araya geldi.</p>
<p></p>
<p data-start="669" data-end="961">“Bölgemizde Pediatrik ve Yetişkin Yanıklar ve Önleme” başlıklı toplantı, Kızılcahamam Patalya Termal Otel’de yapıldı. Kongreye Türkiye Yanık ve Yangın Afetleri Derneği, Ortadoğu Yanık ve Yangın Afetleri Derneği ile Başkent Üniversitesi Yanık ve Yangın Afetleri Enstitüsü ev sahipliği yaptı.</p>
<p data-start="963" data-end="1375"><strong data-start="963" data-end="1026">Prof. Dr. Haberal: Yanık her yerde ve herkesi etkileyebilir</strong><br data-start="1026" data-end="1029">Kongrenin mimarı olarak gösterilen Prof. Dr. Mehmet Haberal, açılış konuşmasında yanıkların bireysel ve toplumsal düzeyde ciddi bir sağlık sorunu olduğunu vurguladı. Prof. Dr. Haberal, 'Yanık her an, her yerde ve herkesin başına gelebilir. Bu nedenle önlenmesi, tedavi edilmesi ve halkın bilinçlendirilmesi gereken çok önemli bir konudur' dedi.</p>
<p data-start="1377" data-end="1816"><strong data-start="1377" data-end="1416">Bakan Memişoğlu’ndan önleme vurgusu</strong><br data-start="1416" data-end="1419">Toplantının açılışına katılan Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu da kürsüde yaptığı konuşmada, yanıkların çoğunun önlenebilir nitelikte olduğunu belirtti. Memişoğlu, 'Ev kazaları, iş yerindeki güvenlik ihmalleri ve dikkatsizlik sonucu meydana gelen yanıkların büyük çoğunluğu önlenebilir nitelikte. Bu nedenle toplumsal farkındalık çalışmaları, tedavi kadar önemlidir' ifadelerini kullandı.</p>
<p data-start="1818" data-end="2285"><strong data-start="1818" data-end="1870">Küresel uzmanlar bilimsel sunumlarla katkı sundu</strong><br data-start="1870" data-end="1873">Toplantının ilk bilimsel oturumuna Prof. Dr. Mehmet Haberal başkanlık etti. ABD’den yanık tedavisinde tanınan isim Prof. Dr. David Herndon, yanıkların önlenebilirliği konusunda kapsamlı bir sunum gerçekleştirdi. Hollanda’dan Prof. Dr. David Mackie ise yıllık 200 bin kişinin yanık nedeniyle hayatını kaybettiğini belirtti ve yangın güvenliğinin özellikle deprem riski taşıyan ülkeler için önemine dikkat çekti.</p>
<p data-start="2287" data-end="2444">ABD’den Prof. Dr. Michael Serghiou ise sunumunda Prof. Haberal’a teşekkür ederek, küresel düzeyde yürütülen yanık tedavi stratejileri hakkında bilgi verdi.</p>
<p data-start="2446" data-end="2776"><strong data-start="2446" data-end="2479">Anlamlı bir jestle tamamlandı</strong><br data-start="2479" data-end="2482">Toplantı sonunda Prof. Dr. Haberal, Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu’na Başkent Üniversitesi seramik atölyelerinde hazırlanan özel bir obje ve çiçek takdim etti. Prof. Haberal, 'Ne mutlu ki ülkemiz var, ne mutlu ki bilimin gücüyle insanlığa hizmet edebiliyoruz' sözleriyle teşekkürlerini iletti.</p>
<p data-start="2778" data-end="2891">İki gün sürecek olan kongrede, farklı ülkelerden gelen uzmanlar bilgi ve deneyimlerini paylaşmaya devam edecek.</p>
<p><img src="https://cumha.com.tr/uploads/images/202505/image_870x_683a9772696b5.webp" alt=""></p>
<p><img src="https://cumha.com.tr/uploads/images/202505/image_870x_683a97819ca21.webp" alt=""></p>
<p data-start="2893" data-end="3038"></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Plastiklerdeki &amp;apos;Gizli Tehlike&amp;apos;: Milyonlarca Ölümle Bağlantılı Kimyasal Gündemde</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/plastiklerdeki-gizli-tehlike-milyonlarca-olumle-baglantili-kimyasal-gundemde</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/plastiklerdeki-gizli-tehlike-milyonlarca-olumle-baglantili-kimyasal-gundemde</guid>
<description><![CDATA[ Yeni bir araştırmaya göre plastikleri yumuşatmak için kullanılan DEHP adlı kimyasal, 2018 yılında dünya genelindeki 350 binden fazla kalp hastalığı kaynaklı ölümle ilişkilendirildi. Bilim insanları, bu kimyasala maruz kalmanın küresel sağlık üzerindeki etkilerini daha yakından inceliyor. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202505/image_870x_6839a4a2d6645.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 30 May 2025 20:01:39 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>DEHP nedir ve hangi ürünlerde bulunur, DEHP kalp hastalığı riskini nasıl artırıyor, en fazla ölüm hangi bölgelerde görülmüş, bilim insanları hangi verileri kullanarak bu bağlantıyı kurmuş</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><br data-start="420" data-end="423"><strong data-start="423" data-end="477">2018'de 2,6 milyon kalp hastalığı ölümü kaydedildi</strong><br data-start="477" data-end="480">28 Nisan'da <em data-start="492" data-end="506">eBioMedicine</em> dergisinde yayımlanan bir çalışmaya göre, 2018 yılında dünya genelinde 55-64 yaş aralığında 2,6 milyondan fazla kişi kardiyovasküler hastalıklar nedeniyle hayatını kaybetti. Bu ölümlerin yaklaşık %13,5'inin plastiklerde yaygın olarak bulunan ve ftalat adı verilen kimyasallara maruz kalmayla ilişkili olabileceği öne sürüldü.</p>
<p></p>
<p data-start="834" data-end="1319"><strong data-start="834" data-end="888">DEHP maruziyeti ve ölüm oranları arasında bağlantı</strong><br data-start="888" data-end="891">Araştırmada, özellikle di-2-etilhekzilftalat (DEHP) isimli ftalat türüne odaklanıldı. New York Üniversitesi Langone Health’ten araştırmacı Sara Hyman ve ekibi, DEHP maruziyetinin kalp hastalığına bağlı ölümler üzerindeki etkisini inceleyerek 2008 yılına ait DEHP tahminlerini, 2018 yılı ölüm oranları ile karşılaştırdı. Sonuç olarak, 2018'de 350 binden fazla ‘aşırı ölüm’ ile DEHP maruziyeti arasında anlamlı bir ilişki bulundu.</p>
<p data-start="1321" data-end="1736"><strong data-start="1321" data-end="1389">Plastik endüstrisinin yoğun olduğu bölgeler daha fazla etkilendi</strong><br data-start="1389" data-end="1392">Bu ölümlerin büyük kısmının Orta Doğu, Güney Asya, Doğu Asya ve Pasifik bölgelerinde gerçekleştiği belirtildi. Araştırmacılar, bu dağılımın bölgesel plastik üretiminin büyüklüğüyle ilişkili olabileceğini ifade ediyor. Ancak çalışmada DEHP'nin doğrudan kalp hastalıklarına neden olduğu değil, iki unsur arasında bir korelasyon olduğu vurgulandı.</p>
<p data-start="1738" data-end="2132"><strong data-start="1738" data-end="1779">Veri eksikliği ve model sınırlamaları</strong><br data-start="1779" data-end="1782">Sara Hyman, özellikle Latin Amerika, Afrika ve Asya gibi bölgelerde DEHP maruziyetine dair yeterli veri toplanmadığını ve bu nedenle geçmişte yapılmış küçük ölçekli çalışmaların tahminlerde kullanıldığını belirtti. Ayrıca araştırma modeli, bireylerin yaşam tarzı, başka sağlık koşulları veya diğer kimyasallara maruz kalma düzeylerini hesaba katmadı.</p>
<p data-start="2134" data-end="2586"><strong data-start="2134" data-end="2182">Farklı ftalatlar farklı riskler barındırıyor</strong><br data-start="2182" data-end="2185">Ftalatların moleküler etkileri halen araştırılıyor. Texas A&M Üniversitesi'nden epigenetik uzmanı Mahua Choudhury, farklı ftalatların vücutta farklı mekanizmaları etkileyebileceğini, hatta bir kısmının diğer ftalatların etkisini artırabileceğini ya da dengeleyebileceğini söylüyor. Bu nedenle, sadece DEHP değil, birden fazla ftalatın birlikte oluşturduğu etkilerin incelenmesi gerektiği vurgulanıyor.</p>
<p data-start="2588" data-end="2909"><strong data-start="2588" data-end="2634">'Plastik bir gezegene dönüşüyoruz' uyarısı</strong><br data-start="2634" data-end="2637">California Riverside Üniversitesi’nden Changcheng Zhou, DEHP ile bağlantılı kalp hastalığı ölümlerinin “oldukça endişe verici” olduğunu dile getirerek şu ifadeleri kullandı: ‘Plastik bir gezegen olmaya doğru gidiyoruz. Bu ciddi sorunu gerçekten dikkate almamız gerekiyor.’</p>
<p data-start="2911" data-end="3115"><strong data-start="2911" data-end="2923"></strong></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Çocuklarda Beyin Sarsıntısı Sonrası İyileşme Süresi 6 Aya Kadar Uzayabiliyor</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/cocuklarda-beyin-sarsintisi-sonrasi-iyilesme-suresi-6-aya-kadar-uzayabiliyor</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/cocuklarda-beyin-sarsintisi-sonrasi-iyilesme-suresi-6-aya-kadar-uzayabiliyor</guid>
<description><![CDATA[ Kanada merkezli geniş çaplı bir araştırma, hafif beyin sarsıntısı geçiren çocukların çoğunun tam anlamıyla iyileşmesinin üç aydan uzun sürebileceğini ve kız çocuklarının erkek çocuklara göre daha yavaş toparlandığını gösterdi. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202505/image_870x_6839a81bd02fe.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 30 May 2025 20:01:39 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Beyin sarsıntısı geçiren çocuklar ne kadar sürede iyileşiyor, kız ve erkek çocuklar arasında iyileşme farkı var mı, optimal iyileşme nasıl tanımlanıyor, hangi faktörler iyileşme sürecini etkiliyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p></p>
<p data-start="363" data-end="780"><strong data-start="363" data-end="394">Araştırma süreci ve kapsamı</strong><br data-start="394" data-end="397">Montreal Üniversitesi öncülüğünde yürütülen bir araştırmada, 8-16 yaş arası 967 çocuk, hafif beyin sarsıntısı ya da ortopedik yaralanma geçirdikten sonra 6 ay boyunca izlemeye alındı. 633 çocuk beyin sarsıntısı grubunda, 334 çocuk ise ortopedik yaralanma grubundaydı. Araştırma, Kanada Pediatrik Acil Araştırma ağına bağlı beş merkezde, Eylül 2016 ile Temmuz 2019 arasında yürütüldü.</p>
<p data-start="782" data-end="1199"><strong data-start="782" data-end="842">Beyin sarsıntısı belirtileri ve değerlendirme yöntemleri</strong><br data-start="842" data-end="845">Beyin sarsıntısı grubuna dahil edilen çocuklar; bilinç kaybı, düşük Glasgow Koma Skoru, travma sonrası hafıza kaybı, baş ağrısı, kusma, baş dönmesi gibi semptomları göstermekteydi. Katılımcılar; yaralanmadan 10 gün, 3 ay ve 6 ay sonra motor-fiziksel, bilişsel, sosyo-duygusal ve dayanıklılık alanlarını kapsayan işlevsellik kriterleriyle değerlendirildi.</p>
<p data-start="1201" data-end="1636"><strong data-start="1201" data-end="1240">İyileşme sürecindeki cinsiyet farkı</strong><br data-start="1240" data-end="1243">İlk 10 günlük değerlendirmede, beyin sarsıntısı geçiren çocukların ortalama iyileşme skoru ortopedik yaralanma geçirenlere göre daha düşüktü. 3 ay sonrasında erkek çocuklarda bu fark kapanırken, kız çocuklarında iyileşme yavaş ilerledi. 6. ayda her iki gruptaki çocuklar benzer işlevsellik düzeylerine ulaştı. Ancak kız çocuklarının erkeklere göre tam iyileşmeye daha geç ulaştığı gözlemlendi.</p>
<p data-start="1638" data-end="2052"><strong data-start="1638" data-end="1676">Tam iyileşmenin tanımı ve sonuçlar</strong><br data-start="1676" data-end="1679">Araştırmada, "optimal iyileşme" yalnızca semptomların ortadan kalkması değil, aynı zamanda ortalamanın üzerinde bir yaşam kalitesine ulaşma olarak tanımlandı. Bu tanıma göre, beyin sarsıntısı geçiren çocukların yalnızca %41,5’i 4 hafta sonunda “iyi” sayıldı. Bu oran 12. haftada %52,2’ye çıktı. Bulgular, iyileşme sürecinde zamanın en belirleyici faktör olduğunu vurguladı.</p>
<p data-start="2054" data-end="2398"><strong data-start="2054" data-end="2074">Çalışmanın önemi</strong><br data-start="2074" data-end="2077">Sonuçlar, hafif beyin sarsıntısı geçiren çocukların, özellikle kızların, fiziksel belirtiler ortadan kalksa bile uzun süre kendilerini tam anlamıyla iyi hissetmeyebileceğini gösteriyor. Bu durum, sağlık profesyonelleri ve aileler açısından iyileşme sürecine dair beklentilerin yeniden değerlendirilmesini gerekli kılıyor.</p>
<p data-start="2400" data-end="2613"><strong data-start="2400" data-end="2412"></strong></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>6 Yılda 501 Çocukla Haritalandı: Erken Beyin Gelişiminin Şifreleri Çözülüyor</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/6-yilda-501-cocukla-haritalandi-erken-beyin-gelisiminin-sifreleri-coezuluyor</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/6-yilda-501-cocukla-haritalandi-erken-beyin-gelisiminin-sifreleri-coezuluyor</guid>
<description><![CDATA[ Kuzey Carolina Üniversitesi öncülüğünde yürütülen araştırmada, 0-6 yaş arası beyin gelişimi ilk kez bu kadar kapsamlı haritalandı. Fonksiyonel MRI verileriyle hazırlanan bağlantı çizelgeleri, erken bilişsel farklılıkların nöropsikiyatrik risklerle ilişkisini ortaya koyuyor. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202505/image_870x_6839a6158735a.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 30 May 2025 20:01:39 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Beyin bağlantı haritaları nasıl oluşturuldu, çocuklarda beyin gelişimi nasıl izlendi, normatif beyin haritaları ne işe yarar, bilişsel performansla beyin bağlantıları arasında nasıl bir ilişki var</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><br data-start="403" data-end="406"><strong data-start="406" data-end="454">Erken çocuklukta beyin gelişimi takip edildi</strong><br data-start="454" data-end="457">Kuzey Carolina Üniversitesi'nin öncülüğünde gerçekleştirilen ve <em data-start="521" data-end="545">Nature Human Behaviour</em> dergisinde yayımlanan araştırmada, doğumdan itibaren 6 yaşına kadar olan dönemde çocukların beyin gelişimi fonksiyonel MRI verileriyle izlendi. Çalışmaya 501 çocuk katıldı ve 1.091 dinlenme halindeki fMRI taraması yapıldı.</p>
<p></p>
<p data-start="772" data-end="1062">Araştırmacılar, çocukların uyanıklık ve uyku halindeki beyin aktivitelerini analiz ederek sekiz ana beyin ağı için gelişim eğrileri oluşturdu. Çalışmada, çocuklarda fiziksel büyüme çizelgelerine benzer şekilde, nörolojik gelişimi gösterecek normatif beyin bağlantı haritaları oluşturuldu.</p>
<p data-start="1064" data-end="1099"><strong data-start="1064" data-end="1097">Beyin ağları nasıl gelişiyor?</strong></p>
<ul data-start="1100" data-end="1654">
<li data-start="1100" data-end="1171">
<p data-start="1102" data-end="1171">Görsel ağ bağlantısı beşinci ayda zirve yaptı, 48. ayda sabitlendi.</p>
</li>
<li data-start="1172" data-end="1252">
<p data-start="1174" data-end="1252">Somatomotor ağ bağlantısı doğumdan itibaren azaldı ve 18. ayda durağanlaştı.</p>
</li>
<li data-start="1253" data-end="1320">
<p data-start="1255" data-end="1320">Limbik ağ 10. ayda zirve yaptıktan sonra sabit bir düzeye indi.</p>
</li>
<li data-start="1321" data-end="1382">
<p data-start="1323" data-end="1382">Varsayılan mod ağı, 16. ayda en yüksek bağlantıya ulaştı.</p>
</li>
<li data-start="1383" data-end="1443">
<p data-start="1385" data-end="1443">Ventral dikkat ağı 21. aya kadar hızla artıp sabitlendi.</p>
</li>
<li data-start="1444" data-end="1519">
<p data-start="1446" data-end="1519">Dorsal dikkat ağı ise 18. aydan sonra kademeli şekilde artmaya başladı.</p>
</li>
<li data-start="1520" data-end="1583">
<p data-start="1522" data-end="1583">Kontrol ağı bağlantısı 6 yıl boyunca düzenli şekilde arttı.</p>
</li>
<li data-start="1584" data-end="1654">
<p data-start="1586" data-end="1654">Subkortikal bağlantılar ise baştan itibaren yüksek ve sabit kaldı.</p>
</li>
</ul>
<p data-start="1656" data-end="2042"><strong data-start="1656" data-end="1696">Makine öğrenmesiyle bağlantı tahmini</strong><br data-start="1696" data-end="1699">Veriler arasında tutarlılık sağlamak amacıyla araştırmacılar, "elastik net regresyon" ve "ComBat" yöntemleriyle modellemeler yaptı. Uyanıklık halinde toplanan veriler kullanılarak, uyku sırasında beyin bağlantılarının nasıl olacağı tahmin edildi. Bu sayede farklı yaşlar ve bilinç durumları arasındaki veriler karşılaştırılabilir hale geldi.</p>
<p data-start="2044" data-end="2395"><strong data-start="2044" data-end="2094">Atipik gelişimin erken tespiti mümkün olabilir</strong><br data-start="2094" data-end="2097">Araştırmacılar, belirlenen normatif bağlantı çizelgelerinden sapmaların; ifade edici dil, ince motor beceriler, görsel algı ve alıcı dil gibi bilişsel ölçütlerle anlamlı şekilde ilişkili olduğunu vurguladı. Birincil, kontrol, dikkat ve varsayılan mod ağları bu öngörülerde belirleyici rol oynadı.</p>
<p data-start="2397" data-end="2725">Çalışma, atipik gelişimin erken saptanarak müdahale edilmesine imkân sağlayabilecek yeni bir klinik araç olarak fonksiyonel bağlantı haritalarının potansiyelini ortaya koydu. Uzmanlar, bu haritaların doğruluk düzeyini artırmak için özellikle uyanık bebeklerden alınacak yüksek kaliteli görüntülemelerin önemine dikkat çekiyor.</p>
<p data-start="2727" data-end="2940"><strong data-start="2727" data-end="2739"></strong></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Plastikler Gözle Görülmeden Parçalanıyor: Nanoplastik Tehlikesi Sanılandan Çok Daha Derin</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/plastikler-goezle-goerulmeden-parcalaniyor-nanoplastik-tehlikesi-sanilandan-cok-daha-derin</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/plastikler-goezle-goerulmeden-parcalaniyor-nanoplastik-tehlikesi-sanilandan-cok-daha-derin</guid>
<description><![CDATA[ Columbia Üniversitesi öncülüğünde yapılan yeni araştırma, günlük hayatta kullanılan plastiklerin çevresel etkilerle nasıl nano boyutta parçacıklara ayrıldığını ve bu parçaların insan sağlığı üzerindeki potansiyel tehlikelerini gözler önüne serdi. Bilim insanları, plastiğin moleküler yapısındaki ‘yumuşak katmanların’ zayıflamasıyla başlayan bu sürecin, DNA üzerinde bile etkili olabilecek sonuçlara yol açabileceği konusunda uyarıyor. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202505/image_870x_6839a8d4840fa.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 30 May 2025 20:01:39 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Nanoplastikler nasıl oluşuyor, insan sağlığını nasıl etkiliyor, plastiğin yapısal özellikleri bu süreci nasıl tetikliyor, geri dönüşüm neden nanoplastik sorununu azaltabilir</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p></p>
<p data-start="585" data-end="1065"><strong data-start="585" data-end="613">Nanoplastikler her yerde</strong><br data-start="613" data-end="616">Plastik maddelerin eşsiz fiziksel özellikleri onları çok yönlü kılarken, aynı zamanda çevresel koşullar altında nano ve mikro boyutta parçacıklara ayrılmaya açık hale getiriyor. Yeni bir araştırma, bu süreçte görev alan moleküler mekanizmaları ortaya koyarak plastik kirliliğinin yaygınlığını daha net bir biçimde anlamamızı sağladı. Bilim insanları, nanoplastiklerin Antarktika’dan insan kanına kadar hemen her ortamda tespit edildiğini belirtiyor.</p>
<p data-start="1067" data-end="1598"><strong data-start="1067" data-end="1121">Plastiklerin yapısı bozuldukça parçalanma başlıyor</strong><br data-start="1121" data-end="1124">Nature Communications dergisinde yayımlanan çalışmada, Columbia Üniversitesi Mühendislik Fakültesi’nden Prof. Sanat Kumar, Michael Bykhovsky ve Charo Gonzalez-Bykhovsky'nin liderliğini yaptığı ekip, plastiğin ‘tuğla ve harç’ benzeri yapısına odaklandı. Plastiklerin %75’inde bulunan bu yapı, dönüşümlü olarak dizilmiş sert ve yumuşak katmanlardan oluşuyor. Özellikle yumuşak katmanlar, dış etkilere karşı daha savunmasız olduğu için parçalanma süreci bu bölgelerde başlıyor.</p>
<p data-start="1600" data-end="2116"><strong data-start="1600" data-end="1650">Sert katmanlar serbest kaldığında risk büyüyor</strong><br data-start="1650" data-end="1653">Zamanla oksidasyon, UV ışınları ve kimyasallara maruz kalan yumuşak katmanlar bağlayıcı işlevini kaybediyor. Bu da sert kristal segmentlerin birbirinden ayrılmasına ve çevreye dağılmasına neden oluyor. Bu parçalar, mikroskobik boyutlara indiğinde, hücre zarlarını geçip çekirdeğe ulaşabilecek kadar küçük hale gelebiliyor. Araştırmacılara göre, bu düzeyde bir etkileşim DNA üzerinde değişiklik yapabilecek kadar ciddi sağlık sorunları yaratma potansiyeline sahip.</p>
<p data-start="2118" data-end="2579"><strong data-start="2118" data-end="2156">Geri dönüşüm mü, sağlık sorunu mu?</strong><br data-start="2156" data-end="2159">Prof. Kumar, kullanılan plastiklerin yalnızca %2’sinin geri dönüştürüldüğünü ve bunun nedeninin ekonomik zorluklar olduğunu belirtiyor. Ancak nanoplastiklerin insan sağlığı üzerindeki etkileri göz önüne alındığında, geri dönüşümün aslında uzun vadede daha ekonomik olabileceğini ifade ediyor. Aynı zamanda, plastik üretiminde yumuşak katmanların mimarisinin değiştirilmesi ile parçalanmanın azaltılabileceği öngörülüyor.</p>
<p data-start="2581" data-end="2773"><strong data-start="2581" data-end="2593"></strong></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Hekimlerin Yeni Sesi Tıbbiyeliler Sendikası Kuruldu: &amp;apos;Artık Görmezden Gelinmeyeceğiz&amp;apos;</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/hekimlerin-yeni-sesi-tibbiyeliler-sendikasi-kuruldu-artik-goermezden-gelinmeyecegiz</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/hekimlerin-yeni-sesi-tibbiyeliler-sendikasi-kuruldu-artik-goermezden-gelinmeyecegiz</guid>
<description><![CDATA[ Tıbbiyeliler Sendikası, sağlık çalışanlarının artan sorunlarına çözüm üretmek ve mesleki onuru savunmak amacıyla Ankara’da düzenlenen tanıtım kahvaltısıyla kuruluşunu ilan etti. Hekimlerin yalnızlaştırıldığına ve haklarının görmezden gelindiğine dikkat çekilen açıklamada, &#039;Artık yalnız değiliz&#039; mesajı verildi. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202505/image_870x_683961c642453.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 30 May 2025 15:34:06 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Tıbbiyeliler Sendikası neden kuruldu, sendikanın hedefleri nelerdir, hekimlerin yaşadığı en büyük sorunlar nelerdir, Ziya Aygün kimdir ve hangi görevde bulunuyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><br data-start="449" data-end="452"><strong data-start="452" data-end="515">Tıbbiyeliler Sendikası Tanıtım Toplantısı Ankara’da Yapıldı</strong><br data-start="515" data-end="518">Sağlık çalışanlarının karşı karşıya kaldığı sorunlara karşı çözüm üretme amacıyla kurulan Tıbbiyeliler Sendikası, kuruluşunu ve hedeflerini tanıtmak üzere Ankara’nın Çankaya ilçesinde bir kahvaltı etkinliği düzenledi. Etkinlik, 30 Mayıs 2025 Cuma günü saat 10:30’da Kocatepe semtindeki bir kafede gerçekleştirildi.</p>
<p></p>
<p data-start="834" data-end="1221"><strong data-start="834" data-end="868">'Bir tabeladan ibaret değiliz'</strong><br data-start="868" data-end="871">Tanıtım toplantısında konuşan Genel Başkan Ziya Aygün, sendikanın yalnızca bir tabela olmadığını, hekimlik mesleğinin onurunu korumak ve çalışanların haklarını savunmak amacıyla yola çıktıklarını ifade etti. Aygün, ‘Cumhuriyet’in kalbi Ankara’dan bu topraklarda asırlardır süregelen hekimlik mirasına sadakatle sahip çıkmak için yola çıkıyoruz’ dedi.</p>
<p data-start="1223" data-end="1594"><strong data-start="1223" data-end="1287">'Tıbbiyeliler, bir milletin kaderine omuz veren neferlerdir'</strong><br data-start="1287" data-end="1290">Konuşmasında tarihi referanslara da yer veren Aygün, Sivas Kongresi’ne katılan Hikmet Boran’ın Mustafa Kemal Paşa’ya söylediği sözleri hatırlatarak, sendikanın bu ruhtan ilham aldığını belirtti. Aygün, ‘Tıbbiyeliler yalnızca bir mesleğin mensubu değil, bu milletin kaderine omuz vermiş neferlerdir’ dedi.</p>
<p><img src="https://cumha.com.tr/uploads/images/202505/image_870x_683961b3da33b.webp" alt=""></p>
<p data-start="1596" data-end="2067"><strong data-start="1596" data-end="1622">'Artık yalnız değiliz'</strong><br data-start="1622" data-end="1625">Sağlık çalışanlarının artan iş yükü, şiddet olayları, değersizleştirilen emek ve meslek itibarının hedef alınmasına karşı bir duruş sergilemek istediklerini vurgulayan Aygün, sendikanın politik tartışmalardan uzak durarak yalnızca hekimlik ekseninde çözüm odaklı çalışacağını söyledi. Aygün, 'Biz bu yola sabaha karşı mesleğine küsmemek için gözleri dolan bir asistan hekimin kırgınlığından çıktık. Artık yalnız değiliz' ifadelerini kullandı.</p>
<p data-start="2069" data-end="2429"><strong data-start="2069" data-end="2102">'Haklarımız için birlikteyiz'</strong><br data-start="2102" data-end="2105">Hekimlerin bilimsel liyakat, etik değerler ve güvenli çalışma koşulları için bir araya gelmesi gerektiğini ifade eden Aygün, hiçbir siyasi kimliğin yaşanan sorunları görünmez kılamayacağını söyledi. Aygün, ‘Hiçbir ideoloji, hiçbir etiket biz hekimlerin yaşadığı gerçekleri örtemez. Çünkü bizim tek gündemimiz hekimlik’ dedi.</p>
<p data-start="2431" data-end="2609"><strong data-start="2431" data-end="2443"></strong></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Testosteron Düşüşü Sinir Patlamalarını Tetikliyor: &amp;apos;Sinirli Erkek Sendromu&amp;apos; Bilimsel Olarak Nasıl Açıklanıyor?</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/testosteron-dususu-sinir-patlamalarini-tetikliyor-sinirli-erkek-sendromu-bilimsel-olarak-nasil-aciklaniyor</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/testosteron-dususu-sinir-patlamalarini-tetikliyor-sinirli-erkek-sendromu-bilimsel-olarak-nasil-aciklaniyor</guid>
<description><![CDATA[ Hormonal dalgalanmalarla ilişkilendirilen &#039;Sinirli Erkek Sendromu&#039; erkeklerde depresyon, anksiyete, öfke patlamaları ve huzursuzluk gibi belirtilerle kendini gösteriyor. Uzmanlara göre testosteron seviyesi yalnızca biyolojik değil, toplumsal roller ve stresle de şekilleniyor. Bu karmaşık sendrom, psikolojik ve fizyolojik etkileriyle dikkat çekiyor. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202505/image_870x_683975e69b84d.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 30 May 2025 15:34:06 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Sinirli Erkek Sendromu nedir, testosteron düşüşü ruh halini nasıl etkiler, IMS belirtileri nelerdir, IMS&#039;nin tedavi yöntemleri nelerdir</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><br data-start="513" data-end="516"><strong data-start="516" data-end="551">'Sinirli Erkek Sendromu' nedir?</strong><br data-start="551" data-end="554">İngilizce literatürde "Irritable Male Syndrome (IMS)" olarak geçen Sinirli Erkek Sendromu, erkeklerde testosteron seviyelerindeki dalgalanmalara bağlı olarak ortaya çıkan ruh hali değişimleriyle tanımlanmaktadır. Bu sendrom; sinirlilik, anksiyete, depresyon ve huzursuzluk gibi belirtilerle kendini göstermektedir.</p>
<p></p>
<p data-start="870" data-end="1328"><strong data-start="870" data-end="924">Testosteron seviyesinin düşmesi ne anlama geliyor?</strong><br data-start="924" data-end="927">Sendromun merkezinde testosteron hormonunun ani düşüşleri yer almaktadır. Testosteron; dopamin ve serotonin gibi nörotransmitterlerin düzenlenmesinde rol oynayarak ruh hali üzerinde doğrudan etkili olur. Bilimsel araştırmalara göre, testosteron seviyesinin azalması depresyon, anksiyete, sinirlilik gibi ruhsal semptomları artırmakta; bu durum bireylerde agresyon ve tahammülsüzlükle sonuçlanmaktadır.</p>
<p data-start="1330" data-end="1727"><strong data-start="1330" data-end="1380">Biyolojik ve çevresel etmenler birlikte etkili</strong><br data-start="1380" data-end="1383">IMS yalnızca hormon seviyeleriyle açıklanabilecek bir olgu değildir. Stres, kötü beslenme, hareketsiz yaşam tarzı, kronik hastalıklar gibi faktörler testosteron seviyelerini olumsuz etkileyebilmektedir. Bununla birlikte geleneksel erkeklik rolleri, duygusal bastırma ve yüksek sosyal beklentiler de sendromun psikososyal yönünü oluşturmaktadır.</p>
<p data-start="1729" data-end="2043"><strong data-start="1729" data-end="1768">Hayvan deneylerinden insan modeline</strong><br data-start="1768" data-end="1771">'IMS' kavramı ilk kez Dr. Gerald Lincoln tarafından mevsimsel testosteron düşüşü yaşayan koçlar üzerinde yapılan deneylerle ortaya konmuştur. Lincoln’ün bulguları, insan erkeklerinde de benzer hormonal değişimlerin benzer ruhsal tepkilere yol açabileceğini göstermektedir.</p>
<p data-start="2045" data-end="2440"><strong data-start="2045" data-end="2089">Toplumsal roller IMS'yi nasıl etkiliyor?</strong><br data-start="2089" data-end="2092">Toplumun erkeklerden beklediği güçlü, duygularını ifade etmeyen birey modeli, IMS belirtilerini artırabilmektedir. Uzmanlar, erkeklerin duygusal dalgalanmaları bastırmasının psikolojik yükü artırdığını belirtmektedir. İş stresi, ekonomik baskılar ve ilişkilerdeki problemler, IMS'nin şiddetini artıran başlıca tetikleyiciler arasında sayılmaktadır.</p>
<p data-start="2442" data-end="2851"><strong data-start="2442" data-end="2480">Klinik tanı ve tedavi yaklaşımları</strong><br data-start="2480" data-end="2483">IMS'nin tanısı genellikle bireyin hormon seviyesi ölçümleri ve psikolojik testlerle yapılmaktadır. Tedavi ise biyolojik ve psikolojik yönlerin birlikte ele alındığı multidisipliner bir yaklaşımla yürütülmektedir. Bunlar arasında testosteron replasman tedavisi, bilişsel davranışçı terapi, sağlıklı yaşam tarzı önerileri ve psikolojik destek programları yer almaktadır.</p>
<p data-start="2853" data-end="3243"><strong data-start="2853" data-end="2905">Stres, kaygı ve öfkenin nörobiyolojik bağlantısı</strong><br data-start="2905" data-end="2908">Testosteron, kortizol ile ters ilişkili çalıştığından, hormon seviyesi düştüğünde stres hormonu olan kortizol artış göstermektedir. Kortizol fazlalığı ise bireylerde daha yoğun stres tepkilerine ve kontrol edilemeyen agresyonlara yol açabilmektedir. Bu durum hem bireyin ruh sağlığını hem de sosyal ilişkilerini olumsuz etkilemektedir.</p>
<p data-start="3245" data-end="3703"><strong data-start="3245" data-end="3293">IMS toplumun görmezden geldiği bir sorun mu?</strong><br data-start="3293" data-end="3296">Bazı uzmanlar, IMS’nin toplumda yeterince tanınmadığını ve erkeklerin ruhsal sağlığıyla ilişkilendirilen sorunların görmezden gelindiğini vurgulamaktadır. Erkeklerin destek arama davranışlarını engelleyen toplumsal normlar, sendromun kronikleşmesine neden olabilmektedir. Bu bağlamda IMS'nin daha çok tanınması, farkındalık oluşturulması ve psikososyal destek mekanizmalarının geliştirilmesi önerilmektedir.</p>
<p data-start="3705" data-end="4057"><strong data-start="3705" data-end="3743">Bilimsel araştırmalar ne söylüyor?</strong><br data-start="3743" data-end="3746">IMS hakkında yapılan çalışmalar, sendromun yalnızca hormonal bir mesele olmadığını, aynı zamanda sosyal çevre, psikolojik yapı ve yaşam tarzı gibi faktörlerle de bağlantılı olduğunu ortaya koymaktadır. Erkeklerde ruhsal dengenin korunması için IMS’nin çok boyutlu olarak ele alınması gerektiği belirtilmektedir.</p>
<p data-start="4059" data-end="4211"><strong data-start="4059" data-end="4071"></strong></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kanserle savaşta devrim niteliğinde adım: Bağışıklık hücreleri vücut içinde yeniden programlanabilecek</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/kanserle-savasta-devrim-niteliginde-adim-bagisiklik-hucreleri-vucut-icinde-yeniden-programlanabilecek</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/kanserle-savasta-devrim-niteliginde-adim-bagisiklik-hucreleri-vucut-icinde-yeniden-programlanabilecek</guid>
<description><![CDATA[ Kan kanserlerine karşı umut vadeden CAR T hücre tedavisi, vücut dışında yapılan genetik müdahaleler yerine artık doğrudan vücut içinde gerçekleştirilebilecek yöntemlerle geliştiriliyor. Bu sayede hem tedavi süresi hem de maliyet önemli ölçüde azalabilirken, daha fazla hastaya erişim sağlanması hedefleniyor. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202505/image_870x_683980033285a.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 30 May 2025 15:34:06 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>CAR T hücre tedavisi nasıl uygulanıyor, in vivo CAR T tedavisi nedir, yeni yöntemin avantajları nelerdir, CAR T tedavisinin maliyeti ne kadar</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><br data-start="455" data-end="458"><strong data-start="458" data-end="496">CAR T hücre tedavisinde yeni dönem</strong><br data-start="496" data-end="499">Kanser tedavisinde çığır açan CAR T hücre terapisi, özellikle kan kanserlerine karşı etkili sonuçlar sağlıyor. Bu yöntemde hastadan alınan bağışıklık hücreleri laboratuvar ortamında genetik olarak değiştiriliyor ve çoğaltılarak tekrar hastaya enjekte ediliyor. Ancak bu süreç oldukça pahalı ve zaman alıcı; tek bir doz yaklaşık 500 bin dolara mal oluyor ve haftalar sürebiliyor.</p>
<p></p>
<p data-start="881" data-end="1225"><strong data-start="881" data-end="928">Yeni strateji: In vivo CAR T hücre tedavisi</strong><br data-start="928" data-end="931">Mevcut zorlukları aşmak isteyen araştırmacılar, bağışıklık hücrelerini doğrudan vücut içinde programlamayı amaçlayan "in vivo" CAR T hücre tedavisini gündeme aldı. Bu yöntem, genetik olarak tasarlanmış bir vektör aracılığıyla CAR proteini geninin T hücrelerine doğrudan iletilmesini içeriyor.</p>
<p data-start="1227" data-end="1567"><strong data-start="1227" data-end="1276">Erişilebilir ve düşük maliyetli tedavi hedefi</strong><br data-start="1276" data-end="1279">In vivo yaklaşımı sayesinde CAR T hücre tedavisinin daha hızlı uygulanabilir, düşük maliyetli ve seri üretime uygun hale gelmesi bekleniyor. Böylece tedavi, çok daha geniş bir hasta grubuna ulaşabilir. Bu gelişmeler, kanser tedavisinde önemli bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.</p>
<p data-start="1569" data-end="2059"><strong data-start="1569" data-end="1611">Teknik zorluklar ve potansiyel riskler</strong><br data-start="1611" data-end="1614">Vücut içinde T hücrelerinin programlanması, özellikle sadece hedef hücreleri etkileyip diğer hücrelere zarar vermemesi açısından teknik zorluklar barındırıyor. Şirketler bu nedenle daha hassas hedefleme yapabilen ve T hücrelerine özgü proteinleri tanıyan vektörler geliştirmeye çalışıyor. Ancak bazı bilimsel çalışmalar, in vivo tedavilerin ikincil kanserler ya da sitokin salınım sendromu gibi yan etkilere neden olabileceğini ortaya koyuyor.</p>
<p data-start="2061" data-end="2399"><strong data-start="2061" data-end="2095">Pazar büyüklüğü dikkat çekiyor</strong><br data-start="2095" data-end="2098">CAR T hücre tedavisinin 2024 yılında 11 milyar dolarlık bir pazar büyüklüğüne ulaştığı, in vivo uygulamaların yaygınlaşmasıyla bu rakamın 2034’e kadar 190 milyar dolara çıkabileceği tahmin ediliyor. Bu gelişme, yöntemin gelecekteki önemini ve küresel sağlık alanındaki etkisini gözler önüne seriyor.</p>
<p data-start="2401" data-end="2557"></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Nadiren Görülüyor, Tedavisi Zor: Kordoma Kanseri Hakkında Bilinmeyenler</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/nadiren-goeruluyor-tedavisi-zor-kordoma-kanseri-hakkinda-bilinmeyenler</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/nadiren-goeruluyor-tedavisi-zor-kordoma-kanseri-hakkinda-bilinmeyenler</guid>
<description><![CDATA[ Embriyonik dönemde ortaya çıkan ve omurga boyunca yerleşen nadir bir tümör türü olan kordoma, teşhis ve tedavi süreçlerindeki zorluklarıyla dikkat çekiyor. Cerrahi müdahaleye dirençli yapısı ve sınırlı tedavi seçenekleri nedeniyle hastalığın prognozu çoğu vakada belirsizliğini koruyor. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202505/image_870x_683989810ca54.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 30 May 2025 15:34:06 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Kordoma kanseri neden oluşur, kordoma nasıl teşhis edilir, kordoma tedavi yöntemleri nelerdir, kordomanın görülme sıklığı nedir</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p></p>
<p data-start="418" data-end="836"><strong data-start="418" data-end="436">Kordoma Nedir?</strong><br data-start="436" data-end="439">Kordoma, embriyonik gelişim sırasında notokord kalıntılarından kaynaklanan nadir görülen, malign bir tümördür. Genellikle aksiyel iskelet üzerinde yer alır. İlk kez 1857 yılında tanımlanmış olan bu tümör; sakrum, omurga ve kafa tabanı olmak üzere üç ana bölgede gelişebilir. Yapısal olarak mukus üreten ve gri renkte olan bu tümör, histopatolojik olarak kıkırdak tümörleriyle benzerlik gösterir.</p>
<p data-start="838" data-end="1158"><strong data-start="838" data-end="861">Belirti ve Bulgular</strong><br data-start="861" data-end="864">Kordomanın belirtileri tümörün bulunduğu bölgeye göre değişir. Üst omurga çevresinde oluşan kordomalar; kol ve bacaklarda ağrı, kas güçsüzlüğü, duyu kaybı gibi nörolojik semptomlara neden olabilir. Kafa tabanındaki tümörlerde ise çift görme, baş ağrısı, yüzde ağrı veya hissizlik sık görülür.</p>
<p data-start="1160" data-end="1505"><strong data-start="1160" data-end="1190">Genetik ve Risk Faktörleri</strong><br data-start="1190" data-end="1193">Kordoma gelişimiyle en çok ilişkilendirilen gen TBXT (Brachyury) genidir. Bu genin ifadesi normalde doğum sonrası durdurulurken, bazı mutasyonlar nedeniyle erişkin dönemde yeniden aktifleşebilir. Toplumun yaklaşık %40’ında bu mutasyon taşıyıcılığı olsa da kordoma görülme oranı yarım milyonda bir düzeyindedir.</p>
<p data-start="1507" data-end="1776"><strong data-start="1507" data-end="1526">Tanı Yöntemleri</strong><br data-start="1526" data-end="1529">Tanı, görüntüleme yöntemleri (X-ray, BT, MRG) ve biyopsi ile konur. Tümör dokularında CK19 ve S-100 gibi belirteçlerin tespiti önemlidir. TNM sistemi yerine tümörün yayılımı ve cerrahi çıkarılabilirliği dikkate alınarak tedavi planı oluşturulur.</p>
<p data-start="1778" data-end="1799"><strong data-start="1778" data-end="1797">Kordoma Türleri</strong></p>
<ul data-start="1800" data-end="2055">
<li data-start="1800" data-end="1888">
<p data-start="1802" data-end="1888"><strong data-start="1802" data-end="1828">Konvansiyonel Kordoma:</strong> En sık görülen türdür, yavaş büyür ve TBXT ifadesi taşır.</p>
</li>
<li data-start="1889" data-end="1962">
<p data-start="1891" data-end="1962"><strong data-start="1891" data-end="1918">Dedifferansiye Kordoma:</strong> Daha agresif ve metastaz riski yüksektir.</p>
</li>
<li data-start="1963" data-end="2055">
<p data-start="1965" data-end="2055"><strong data-start="1965" data-end="1995">Zayıf Diferansiye Kordoma:</strong> Gençlerde daha yaygındır, INI1 gen kaybı tanı kriteridir.</p>
</li>
</ul>
<p data-start="2057" data-end="2373"><strong data-start="2057" data-end="2078">Tedavi ve Yönetim</strong><br data-start="2078" data-end="2081">İlk basamak tedavi cerrahidir ancak tümörün hayati yapılara yakınlığı nedeniyle tam çıkarım zor olabilir. Proton ışını tedavisi ve stereotaktik radyocerrahi tercih edilen yöntemlerdir. Kemoterapi genellikle etkisizdir. EGFR ve PD-1 hedefli immünoterapiler üzerinde araştırmalar sürmektedir.</p>
<p data-start="2375" data-end="2571"><strong data-start="2375" data-end="2405">Klinik Gidişat ve Sağkalım</strong><br data-start="2405" data-end="2408">Kordomanın 5 yıllık sağkalım oranı %50 civarındadır. Tedavi başarısı; tümörün konumu, yayılımı ve hastanın genel durumu gibi birçok faktöre bağlı olarak değişir.</p>
<p data-start="2573" data-end="2858"><strong data-start="2573" data-end="2605">Görülme Sıklığı ve Zorluklar</strong><br data-start="2605" data-end="2608">Dünya genelinde yılda milyonda bir kişide görülen bu tümör, klinik araştırmalar için yeterli hasta sayısına ulaşmada zorluklar yaşandığı için tedavi seçeneklerinin gelişmesi yavaştır. Türkiye’de ise bugüne kadar sadece 32 hasta kayıtlara geçmiştir.</p>
<p data-start="2860" data-end="3106"><strong data-start="2860" data-end="2881">Önleme Yöntemleri</strong><br data-start="2881" data-end="2884">Kordomayı önleyecek kesin bir yöntem yoktur. TBXT mutasyonları riski artırsa da, hastalık genetik olarak doğrudan aktarılmaz. Genetik danışmanlık önerilebilir ancak henüz tarama için güvenilir bir yöntem mevcut değildir.</p>
<p data-start="3108" data-end="3254"><strong data-start="3108" data-end="3120"></strong></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Modern Beslenme Dişlerimizi Nasıl Çürütüyor: Günde Kaç Kez Fırçalamalıyız?</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/modern-beslenme-dislerimizi-nasil-curutuyor-gunde-kac-kez-fircalamaliyiz</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/modern-beslenme-dislerimizi-nasil-curutuyor-gunde-kac-kez-fircalamaliyiz</guid>
<description><![CDATA[ Atalarımız dişlerini fırçalamadan yaşadı, biz neden fırçalamak zorundayız? Günümüzde tüketilen işlenmiş gıdalar ve şekerli yiyecekler, ağız sağlığını tehdit ediyor. Diş fırçalamak artık lüks değil, zorunluluk. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202505/image_870x_6839a3da214ad.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 30 May 2025 15:34:06 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Günde kaç kez diş fırçalamalıyız, dişleri ne zaman fırçalamak zararlı olur, modern beslenme diş sağlığını nasıl etkiliyor, diş fırçalamamak ne gibi sağlık sorunlarına yol açar</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><br data-start="336" data-end="339"><strong data-start="339" data-end="383">Diş fırçalamak neden zorunlu hale geldi?</strong><br data-start="383" data-end="386">Günümüzde diş fırçalamak, birçok kişi için tuvalet ihtiyacı kadar doğal bir rutin haline geldi. Ancak bu davranışın arkasında modern yaşamın ve beslenme alışkanlıklarının etkisi yatıyor. Atalarımız diş macunu ve fırçası kullanmadan yaşarken, günümüz insanının bu kadar dikkatli olması neden gerekli?</p>
<p></p>
<p data-start="687" data-end="1155"><strong data-start="687" data-end="729">Dişleri ne zaman ve nasıl fırçalamalı?</strong><br data-start="729" data-end="732">Türk Dişhekimleri Birliği ve Amerikan Diş Birliği, dişlerin flüorürlü macunlarla, günde iki kez ve en az ikişer dakika fırçalanmasını öneriyor. Bunun temel nedeni, dişlerde biriken bakteri dolu plakları ve yemek artıklarını temizlemek. Plakların zamanla asit üretip diş minesini zayıflatması, çürük oluşumuna neden oluyor. Temizlenmeyen plaklar sertleşerek tartar oluşturuyor ve bu da diş eti hastalıklarına yol açabiliyor.</p>
<p data-start="1157" data-end="1553"><strong data-start="1157" data-end="1217">Beslenme alışkanlıkları diş sağlığını doğrudan etkiliyor</strong><br data-start="1217" data-end="1220">Diş fırçalama sıklığı, bireyin beslenme şekline göre değişebilir. Gün içinde sık öğün tüketen ya da şekerli-asidik içecekler içen kişiler için daha sık fırçalama öneriliyor. Ancak çok asidik yiyeceklerden sonra hemen fırçalamak, diş minesine zarar verebilir. Bu nedenle kısa bir süre beklemek en sağlıklı yaklaşım olarak öne çıkıyor.</p>
<p data-start="1555" data-end="1873"><strong data-start="1555" data-end="1597">Anketler çarpıcı sonuçlar ortaya koydu</strong><br data-start="1597" data-end="1600">Twitter ve Telegram üzerinden yapılan anketlere göre, insanların yaklaşık %7’si dişlerini hiç fırçalamadığını belirtirken, yalnızca %4’ü her yemekten sonra fırçaladığını ifade etti. Bu sonuçlar, diş fırçalama alışkanlıklarının hala istenilen düzeye ulaşmadığını gösteriyor.</p>
<p data-start="1875" data-end="2392"><strong data-start="1875" data-end="1930">Evrimsel geçmiş diş sağlığı açısından yeterli değil</strong><br data-start="1930" data-end="1933">İnsansı atalarımız dişlerini fırçalamadan yaşasa da, onların doğal ve düşük şekerli beslenme biçimleri ile günümüz işlenmiş ve yüksek kalorili gıdalar arasında büyük fark bulunuyor. Modern insan, diş sağlığını koruyabilmek için bu yeni yaşam biçimine uyum sağlamak zorunda. Kek, pasta gibi ürünlerdeki yüksek şeker içeriği, Streptococcus mutans gibi bakteriler için mükemmel bir ortam yaratıyor. Bu bakteriler şekerleri asite dönüştürerek dişleri aşındırıyor.</p>
<p data-start="2394" data-end="2749"><strong data-start="2394" data-end="2444">Diş fırçalamak artık bir adaptasyon stratejisi</strong><br data-start="2444" data-end="2447">Diş fırçalamak, evrimsel bir zorunluluk olmasa da modern yaşamın getirdiği risklere karşı geliştirilmiş bir adaptasyon aracı olarak öne çıkıyor. Nasıl ki arabaya binmek doğal değil ama günlük yaşamın parçasıysa, diş fırçalamak da aynı şekilde doğal olmasa da zorunlu bir davranış haline gelmiş durumda.</p>
<p data-start="2751" data-end="2943"><strong data-start="2751" data-end="2763"></strong></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Uzmanlar Uyarıyor: &amp;apos;Antioksidan Takviyeleri Sanıldığı Gibi Faydalı Değil, Aksine Zararlı Olabilir&amp;apos;</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/uzmanlar-uyariyor-antioksidan-takviyeleri-sanildigi-gibi-faydali-degil-aksine-zararli-olabilir</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/uzmanlar-uyariyor-antioksidan-takviyeleri-sanildigi-gibi-faydali-degil-aksine-zararli-olabilir</guid>
<description><![CDATA[ Yeni araştırmalar, antioksidan içerikli takviyelerin yüksek dozda alındığında ölüm riskini artırabileceğini ortaya koyuyor. Uzmanlara göre sağlıklı bireyler için en etkili yöntem, doğal beslenme ve sebze tüketimini artırmak. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202505/image_870x_6839a486b630e.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 30 May 2025 15:34:06 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Antioksidan takviyesi neden zararlı olabilir, hangi vitaminler ölüm riskini artırıyor, hangi takviyeler güvenli kabul ediliyor, antioksidanlar doğal yolla nasıl alınabilir</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><br data-start="375" data-end="378"><strong data-start="378" data-end="420">Takviyeler sanıldığı kadar masum değil</strong><br data-start="420" data-end="423">Gıda takviyelerinin reklamları ve market raflarındaki çeşitlilik, insanlarda günlük beslenmenin yetersiz olduğu düşüncesini yaratabiliyor. Özellikle antioksidan içerikli takviyeler, pratik bir sağlık çözümü gibi görünse de bilimsel veriler bu düşünceyi sorgulatıyor.</p>
<p></p>
<p data-start="693" data-end="1081"><strong data-start="693" data-end="727">Antioksidanların görevi nedir?</strong><br data-start="727" data-end="730">Antioksidanlar, hücrelere zarar veren serbest radikalleri etkisiz hale getirerek sağlığın korunmasına yardımcı oluyor. Bu moleküller, serbest radikallerin hücrelerden elektron çalmasını engelleyerek zincirleme hücre tahribatını durdurabiliyor. Bu nedenle 1980’li yıllarda antioksidanların takviye olarak alınmasının hastalıkları önleyeceği varsayıldı.</p>
<p data-start="1083" data-end="1452"><strong data-start="1083" data-end="1126">Araştırmalar beklenmeyen sonuçlar verdi</strong><br data-start="1126" data-end="1129">1988’de Seattle ve Finlandiya’da başlatılan iki büyük çalışmada, yüksek dozda beta karoten verilen gruplarda akciğer kanseri vakalarında artış gözlemlendi. Bu durum, takviyelerin doğrudan sağlığa zarar verebileceğini ortaya koydu. Her iki araştırmada da kullanılan beta karoten miktarları, doğadakinden çok daha yüksekti.</p>
<p data-start="1454" data-end="1902"><strong data-start="1454" data-end="1495">Fazla antioksidan da zararlı olabilir</strong><br data-start="1495" data-end="1498">Araştırmalar, 'fazlası daha iyidir' yaklaşımının geçerli olmadığını gösteriyor. 2007’de yapılan ve 68 çalışmanın verilerinin birleştirildiği analiz, antioksidan takviyesi kullanan bireylerde ölüm riskinin %5 arttığını ortaya koydu. A vitamini, E vitamini ve beta karoten gibi maddelerin yüksek dozda alımı, sağlık üzerinde olumsuz etkiler yaratabiliyor. C vitamini ve selenyum ise bu sonuçları doğurmadı.</p>
<p data-start="1904" data-end="2280"><strong data-start="1904" data-end="1947">Düşük doz multivitamin istisna olabilir</strong><br data-start="1947" data-end="1950">Harvard merkezli "Physicians’ Health Study II" araştırmasında, düşük dozda antioksidan içeren multivitamin alan bireylerde %8 oranında daha az kanser vakasına rastlandı. Bu çalışmada kullanılan takviyeler, genel piyasadakilere göre oldukça düşük dozdaydı ve demir içermiyordu. Bu da dozajın önemini vurgulayan bir diğer veri oldu.</p>
<p data-start="2282" data-end="2622"><strong data-start="2282" data-end="2314">Doğal kaynaklar en güvenlisi</strong><br data-start="2314" data-end="2317">Uzmanlar, sebze ve meyve gibi doğal besinlerle alınan antioksidanların daha güvenli ve etkili olduğunu vurguluyor. Sebzelerde yalnızca antioksidanlar değil, bunların etkisini destekleyen birçok farklı besin maddesi bulunuyor. Bu doğal kombinasyon, haplarla elde edilmesi mümkün olmayan bir etki yaratıyor.</p>
<p data-start="2624" data-end="2909"><strong data-start="2624" data-end="2681">Uzman önerisi: Doktorunuza danışmadan takviye almayın</strong><br data-start="2681" data-end="2684">Eğer takviye alınması gerekiyorsa, düşük dozlu ve demir içermeyen multivitaminlerin tercih edilmesi gerektiği belirtiliyor. En önemlisi ise herhangi bir takviye ürününe başlamadan önce mutlaka bir sağlık uzmanına danışılması.</p>
<p data-start="2911" data-end="3101"><strong data-start="2911" data-end="2923"></strong></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Milyarlarca Mikroplastik Yutuyor Olabilirsiniz: Poşet Çaylardaki Tehlike Ortaya Çıktı</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/milyarlarca-mikroplastik-yutuyor-olabilirsiniz-poset-caylardaki-tehlike-ortaya-cikti</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/milyarlarca-mikroplastik-yutuyor-olabilirsiniz-poset-caylardaki-tehlike-ortaya-cikti</guid>
<description><![CDATA[ Barcelona Otonom Üniversitesi&#039;nde yapılan yeni bir araştırma, polimer bazlı çay poşetlerinin demlenirken milyarlarca nano ve mikroplastik parçacığı suya saldığını ortaya koydu. Bu parçacıklar bağırsak hücreleri tarafından emilip kana karışabiliyor. Uzmanlar, bu kirliliğin insan sağlığı üzerindeki potansiyel etkilerine karşı standart testlerin geliştirilmesi ve etkin politika önlemleri alınması gerektiğini vurguluyor. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202505/image_870x_6839a4545d889.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 30 May 2025 15:34:06 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Poşet çaylar hangi maddeleri suya salıyor, mikroplastikler bağırsakta nasıl emiliyor, insan sağlığına etkileri neler, araştırmacılar ne öneriyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><br data-start="558" data-end="561"><strong data-start="561" data-end="622">Demleme esnasında milyarlarca mikroparçacık açığa çıkıyor</strong><br data-start="622" data-end="625">Autonomous University of Barcelona araştırmacılarının <em data-start="679" data-end="692">Chemosphere</em> dergisinde yayımladığı yeni çalışmada, polimerden üretilmiş poşet çayların demlenirken suya milyarlarca nanoplastik ve mikroplastik parçacığı saldığı tespit edildi. Araştırmaya göre bu parçacıklar, insan bağırsak hücreleri tarafından emilebiliyor ve kan dolaşımına karışarak tüm vücuda yayılabiliyor.</p>
<p></p>
<p data-start="995" data-end="1365"><strong data-start="995" data-end="1041">Poşet çaylar sağlık riski taşıyor olabilir</strong><br data-start="1041" data-end="1044">UAB Mikrobiyoloji ve Genetik Bölümüne bağlı Mutagenezi Grubu tarafından yürütülen araştırma, piyasadaki farklı tiplerdeki çay poşetlerini inceledi. Naylon-6, polipropilen ve selüloz polimerlerinden yapılmış bu poşetlerin, sıcak suyla temas ettiğinde milyonlarca ila milyarlarca mikro ve nanoparçacık saldığı ortaya kondu.</p>
<p data-start="1367" data-end="1861"><strong data-start="1367" data-end="1434">Plastikler bağırsak hücrelerinin çekirdeğine kadar ulaşabiliyor</strong><br data-start="1434" data-end="1437">Çalışmada, özellikle polipropilen çay poşetlerinin her mililitrede yaklaşık 1.2 milyar parçacık saldığı, selülozun 135 milyon ve naylon-6'nın ise 8.18 milyon parçacık saldığı belirtildi. Bu parçacıklar, en çok mukus salgılayan bağırsak hücreleri tarafından emiliyor ve genetik bilginin yer aldığı hücre çekirdeğine kadar ulaşabiliyor. Uzmanlar, bu durumun uzun vadeli sağlık sorunlarına yol açabileceği uyarısında bulunuyor.</p>
<p data-start="1863" data-end="2414"><strong data-start="1863" data-end="1910">Standardizasyon ve politika çağrısı yapıldı</strong><br data-start="1910" data-end="1913">Araştırma ekibi, bu kirliliğin ölçülebilmesi için yiyeceklerde kullanılan plastik ambalajlara dair uluslararası geçerliliğe sahip test standartlarının geliştirilmesi gerektiğini vurguladı. Ayrıca, plastik kullanımını azaltmaya yönelik daha etkili politika ve düzenlemelerin hayata geçirilmesi çağrısında bulundu. Mikroplastiklerin insan sağlığı üzerindeki etkileri tam olarak bilinmemekle birlikte, sindirim, solunum, üreme ve bağışıklık sistemleri üzerinde potansiyel riskler taşıdığı ifade ediliyor.</p>
<p data-start="2416" data-end="2577"><strong data-start="2416" data-end="2428"></strong></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Tatlı Yiyerek Zayıflamak Mümkün mü? Bilim İnsanları Yeni Yöntemi Açıkladı</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/tatli-yiyerek-zayiflamak-mumkun-mu-bilim-insanlari-yeni-yoentemi-acikladi</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/tatli-yiyerek-zayiflamak-mumkun-mu-bilim-insanlari-yeni-yoentemi-acikladi</guid>
<description><![CDATA[ Tatlı ve abur cuburları tamamen bırakmadan da kilo vermek mümkün olabilir mi? Bilim insanlarının geliştirdiği ‘dahil etme stratejisi’, yeme isteklerini azaltarak uzun vadeli kilo kaybına olanak tanıyor. İşte detaylar... ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202505/image_870x_683841f6373d4.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 30 May 2025 15:33:21 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Tatlı yiyerek kilo vermek mümkün mü, dahil etme stratejisi nedir, obez bireylerde nasıl bir etki sağladı, aç yağ hücresi teorisi geçerliliğini yitiriyor mu</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><br data-start="345" data-end="348"><strong data-start="348" data-end="398">Yeni beslenme yöntemi abur cuburu yasaklamıyor</strong><br data-start="398" data-end="401">Tatlılar ve abur cuburlar birçok diyetin en büyük düşmanı olarak bilinirken, Japonya merkezli bir araştırma bu yiyeceklerin tamamen yasaklanmadan da kilo vermenin mümkün olabileceğini ortaya koydu. Illinois Üniversitesi’nde görev yapan beslenme profesörü Manabu T. Nakamura ve ekibi tarafından yürütülen çalışmada, ‘dahil etme stratejisi’ adı verilen bir yöntem uygulandı.</p>
<p></p>
<p data-start="775" data-end="1213"><strong data-start="775" data-end="825">Yasaklamak yerine kontrollü tüketim öneriliyor</strong><br data-start="825" data-end="828">Nakamura, birçok diyetin katı kısıtlamalar getirdiğini ancak bu durumun uzun vadede sürdürülemez olduğunu belirtiyor. Bunun yerine, sağlıklı ve dengeli bir beslenme planı içinde küçük porsiyonlarla istenilen yiyeceklerin de yer alması gerektiğini savunuyor. Bu yöntemin özellikle duygusal tetikleyiciler nedeniyle oluşan yeme isteklerinin zamanla azalmasına katkı sağladığı belirtildi.</p>
<p data-start="1215" data-end="1639"><strong data-start="1215" data-end="1259">Obez bireyler üzerinde 1 yıl süren takip</strong><br data-start="1259" data-end="1262">Çalışmada hipertansiyon ve diyabet gibi rahatsızlıkları bulunan 30 obez yetişkin yer aldı. Katılımcılar, 12 ay boyunca her sabah tartıldı, 22 farklı beslenme eğitimi oturumuna katıldı ve yeme isteklerini düzenli olarak değerlendirdi. Araştırma sonucunda, katılımcıların ortalama %7,9 oranında kilo kaybettiği ve tatlıya olan isteklerinde önemli bir azalma yaşandığı kaydedildi.</p>
<p data-start="1641" data-end="1956"><strong data-start="1641" data-end="1683">Kilo verdikten sonra da etkisi sürüyor</strong><br data-start="1683" data-end="1686">Kilo verme programının ardından gelen bir yıllık izleme sürecinde de bu yöntemin etkili olduğu görüldü. 20 kişi, ortalama %6,7 oranında kilo kaybını sürdürmeyi başardı. Dahil etme stratejisini günlük 3 kez uygulayan bireylerin, en yüksek başarıyı elde ettiği bildirildi.</p>
<p data-start="1958" data-end="2323"><strong data-start="1958" data-end="2004">Yeni bulgular eski teorilere meydan okuyor</strong><br data-start="2004" data-end="2007">Çalışma aynı zamanda, uzun yıllardır kabul gören "aç yağ hücresi" teorisini de sorguluyor. Bu teoriye göre, enerji açlığı yaşayan yağ hücreleri beyne yeme isteği sinyali gönderiyor. Ancak Nakamura, yeme isteğinin yağ hücresi sinyallerinden çok vücuttaki toplam yağ oranının azalmasıyla ilişkili olduğunu savunuyor.</p>
<p data-start="2325" data-end="2499"><strong data-start="2325" data-end="2337"></strong></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kurban Bayramı&amp;apos;nda yanlış et tüketimi zehirliyor: Uzmanlar bu belirtilere karşı uyarıyor</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/kurban-bayraminda-yanlis-et-tuketimi-zehirliyor-uzmanlar-bu-belirtilere-karsi-uyariyor</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/kurban-bayraminda-yanlis-et-tuketimi-zehirliyor-uzmanlar-bu-belirtilere-karsi-uyariyor</guid>
<description><![CDATA[ Kurban Bayramı&#039;nda artan et tüketimi, yanlış pişirme ve saklama koşulları nedeniyle ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor. Uzmanlar, et zehirlenmesine karşı vatandaşları uyarıyor ve ortaya çıkan belirtilere dikkat edilmesi gerektiğini vurguluyor. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202505/image_870x_683845ee49bbc.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 30 May 2025 15:33:21 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Et zehirlenmesi neden olur, belirtileri ne zaman ortaya çıkar, hangi durumlarda doktora gidilmeli, Kurban Bayramında et tüketiminde nelere dikkat edilmeli</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><br data-start="389" data-end="392"><strong data-start="392" data-end="444">Et zehirlenmesi riski Kurban Bayramı'nda artıyor</strong><br data-start="444" data-end="447">Kurban Bayramı'nda et tüketimi önemli ölçüde artarken, bu dönemde etin uygun koşullarda saklanmaması veya tam pişirilmemesi, et zehirlenmesi vakalarının yükselmesine neden olabiliyor. Gıda güvenliği uzmanları, özellikle sıcak havalarda mikroorganizma üremesinin hızlandığını ve bu durumun ciddi mide-bağırsak problemlerine yol açabileceğini belirtiyor.</p>
<p></p>
<p data-start="801" data-end="1163"><strong data-start="801" data-end="842">Et zehirlenmesi nedir, nasıl gelişir?</strong><br data-start="842" data-end="845">Et zehirlenmesi ya da diğer adıyla gıda zehirlenmesi, çiğ veya iyi pişmemiş etlerde bulunan mikroplar ve toksinlerin sindirim sistemi üzerinde kısa sürede olumsuz etkiler yaratmasıyla ortaya çıkıyor. Bu rahatsızlık, özellikle bayram dönemlerinde hijyen koşullarına dikkat edilmemesi durumunda daha yaygın hale geliyor.</p>
<p data-start="1165" data-end="1423"><strong data-start="1165" data-end="1196">En yaygın belirtiler neler?</strong><br data-start="1196" data-end="1199">Uzmanlara göre et zehirlenmesi belirtileri genellikle kontamine gıdanın tüketiminden sonraki 2 ila 6 saat içerisinde görülüyor. Ancak bazı durumlarda bu süre 24 saate kadar uzayabiliyor. En sık görülen belirtiler arasında:</p>
<ul data-start="1424" data-end="1513">
<li data-start="1424" data-end="1442">
<p data-start="1426" data-end="1442">Mide bulantısı</p>
</li>
<li data-start="1443" data-end="1452">
<p data-start="1445" data-end="1452">Kusma</p>
</li>
<li data-start="1453" data-end="1481">
<p data-start="1455" data-end="1481">Karın ağrısı ve kramplar</p>
</li>
<li data-start="1482" data-end="1491">
<p data-start="1484" data-end="1491">İshal</p>
</li>
<li data-start="1492" data-end="1513">
<p data-start="1494" data-end="1513">Ateş ve halsizlik</p>
</li>
</ul>
<p data-start="1515" data-end="1637">Hastalığın şiddeti kişiden kişiye değişse de ilk sinyaller genellikle mide bulantısı ve karın krampları şeklinde başlıyor.</p>
<p data-start="1639" data-end="1927"><strong data-start="1639" data-end="1673">Ne zaman doktora başvurulmalı?</strong><br data-start="1673" data-end="1676">Uzmanlar, hafif belirtilerde bol sıvı tüketilmesini ve istirahat edilmesini öneriyor. Ancak yüksek ateş, 24 saatten uzun süren kusma veya ishal, kanlı dışkı gibi durumlarda vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiği ifade ediliyor.</p>
<p data-start="1929" data-end="1976"><strong data-start="1929" data-end="1974">Et zehirlenmesine karşı alınacak önlemler</strong></p>
<ul data-start="1977" data-end="2173">
<li data-start="1977" data-end="2014">
<p data-start="1979" data-end="2014">Etin iç kısmı tamamen pişirilmeli</p>
</li>
<li data-start="2015" data-end="2065">
<p data-start="2017" data-end="2065">Etler mutlaka soğuk zincirde muhafaza edilmeli</p>
</li>
<li data-start="2066" data-end="2113">
<p data-start="2068" data-end="2113">Et tüketimi sonrası eller sabunla yıkanmalı</p>
</li>
<li data-start="2114" data-end="2173">
<p data-start="2116" data-end="2173">Çiğ etle temas eden mutfak gereçleri iyice temizlenmeli</p>
</li>
</ul>
<p data-start="2175" data-end="2263">Bayramda sağlıklı bir et tüketimi için bu kurallara dikkat edilmesi hayati önem taşıyor.</p>
<p data-start="2265" data-end="2437"><strong data-start="2265" data-end="2277"></strong></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Zehirli katkı, gizli tavuk eti, sahte etiket! 4 sucuk markası daha ifşa edildi, toplatılıyor</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/zehirli-katki-gizli-tavuk-eti-sahte-etiket-4-sucuk-markasi-daha-ifsa-edildi-toplatiliyor</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/zehirli-katki-gizli-tavuk-eti-sahte-etiket-4-sucuk-markasi-daha-ifsa-edildi-toplatiliyor</guid>
<description><![CDATA[ Tarım ve Orman Bakanlığı, hileli ve sağlığa zararlı ürünler listesine 4 yeni sucuk markasını daha ekledi. Bazılarında sakatat ve boya tespit edildi, bazıları ise dana eti yerine tavuk eti kullandı. Tespit edilen ürünler piyasadan toplatılacak. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202505/image_870x_68384b9169d24.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 30 May 2025 15:33:21 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Hangi sucuk markaları ifşa edildi, bu ürünlerde ne tür hileler tespit edildi, bakanlık hangi önlemleri aldı, sağlıklı sucuk nasıl anlaşılır</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><br data-start="392" data-end="395"><strong data-start="395" data-end="447">Tarım ve Orman Bakanlığı 42 ürünü daha ifşa etti</strong><br data-start="447" data-end="450">Tarım ve Orman Bakanlığı, 28 Mayıs 2025 tarihli güncellemesinde taklit ve tağşiş yapıldığı belirlenen 42 ürünü kamuoyuna açıkladı. Bakanlığın resmî internet sitesinde yayımlanan güncel listede, gıda güvenliğini tehlikeye atan pek çok ürün yer aldı. Bu ürünlerden 4’ü sucuk kategorisinde bulunuyor.</p>
<p></p>
<p data-start="751" data-end="956"><strong data-start="751" data-end="796">İfşa edilen markalarda ciddi ihlaller var</strong><br data-start="796" data-end="799">Bakanlık açıklamasına göre, bazı sucuk markalarında etiketle uyuşmayan içerikler, bazı ürünlerde ise insan sağlığına zararlı katkı maddeleri tespit edildi.</p>
<p data-start="958" data-end="1017"><strong data-start="958" data-end="1015">Toplatılacak ürünler ve tespit edilen hileler şunlar:</strong></p>
<ul data-start="1018" data-end="1645">
<li data-start="1018" data-end="1132">
<p data-start="1020" data-end="1132"><strong data-start="1020" data-end="1073">Efem (Ertürk Et ve Et Ürünleri) – Afyonkarahisar:</strong> Sucuklarda soya ve mekanik ayrılmış kanatlı eti bulundu.</p>
</li>
<li data-start="1133" data-end="1285">
<p data-start="1135" data-end="1285"><strong data-start="1135" data-end="1170">Kısmetoğlu Beyti – Piliç Sucuk:</strong> Üründe taşlık türü sakatat tespit edildi. Bu içerik etiket üzerinde belirtilmediği için tağşiş kapsamına alındı.</p>
</li>
<li data-start="1286" data-end="1479">
<p data-start="1288" data-end="1479"><strong data-start="1288" data-end="1313">Yaşarbey Marka Sucuk:</strong> Hem mekanik ayrılmış kanatlı eti hem de sağlığa zararlı boya maddesi içerdiği belirlendi. Ürün, insan sağlığı açısından risk oluşturduğu gerekçesiyle toplatılacak.</p>
</li>
<li data-start="1480" data-end="1645">
<p data-start="1482" data-end="1645"><strong data-start="1482" data-end="1562">Gold Dana Gurme (Kısmetoğlu Beyti Et ve Et Ürünleri – Beytullah Yeşilçayır):</strong> Etiketinde ‘%100 dana eti’ ibaresi bulunmasına rağmen kanatlı eti tespit edildi.</p>
</li>
</ul>
<p data-start="1647" data-end="1917"><strong data-start="1647" data-end="1681">Bakanlıktan tüketicilere uyarı</strong><br data-start="1681" data-end="1684">Bakanlık, söz konusu ürünlerin piyasadan toplatılacağını belirtti. Ayrıca vatandaşlara, satın aldıkları ürünlerin etiketlerini dikkatle okumaları ve yalnızca onaylı firmaların ürünlerini tercih etmeleri konusunda uyarıda bulunuldu.</p>
<p data-start="1919" data-end="2045"><strong data-start="1919" data-end="1951">Sağlıklı sucuk nasıl olmalı?</strong><br data-start="1951" data-end="1954">Tüketici bilincini artırmak adına sağlıklı sucuk seçimiyle ilgili de bilgiler paylaşıldı:</p>
<ul data-start="2047" data-end="2604">
<li data-start="2047" data-end="2166">
<p data-start="2049" data-end="2166"><strong data-start="2049" data-end="2065">Et kalitesi:</strong> Yalnızca tek tür et kullanılmalı (örneğin sadece dana eti), katkı maddeleri ve sakatat içermemeli.</p>
</li>
<li data-start="2167" data-end="2277">
<p data-start="2169" data-end="2277"><strong data-start="2169" data-end="2189">Katkı maddeleri:</strong> Monosodyum glutamat, nitrat/nitrit gibi kimyasallar ve boya maddeleri barındırmamalı.</p>
</li>
<li data-start="2278" data-end="2380">
<p data-start="2280" data-end="2380"><strong data-start="2280" data-end="2299">Üretim yöntemi:</strong> Geleneksel fermente yöntemle üretilmiş, doğal baharatlarla hazırlanmış olmalı.</p>
</li>
<li data-start="2381" data-end="2502">
<p data-start="2383" data-end="2502"><strong data-start="2383" data-end="2403">Etiket kontrolü:</strong> Ürün etiketi sade ve anlaşılır olmalı. Tarım ve Orman Bakanlığı onaylı üreticiden gelmiş olmalı.</p>
</li>
<li data-start="2503" data-end="2604">
<p data-start="2505" data-end="2604"><strong data-start="2505" data-end="2528">Ambalaj ve görünüm:</strong> Vakumlu ambalajda sunulmalı, aşırı kırmızı renkli ürünlerden kaçınılmalı.</p>
</li>
</ul>
<p data-start="2606" data-end="2764"><strong data-start="2606" data-end="2618"></strong></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu: ‘Yanık tedavisinde son 20 yılda büyük bir dönüşüm sağladık’</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/saglik-bakani-kemal-memisoglu-yanik-tedavisinde-son-20-yilda-buyuk-bir-doenusum-sagladik</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/saglik-bakani-kemal-memisoglu-yanik-tedavisinde-son-20-yilda-buyuk-bir-doenusum-sagladik</guid>
<description><![CDATA[ Ankara Kızılcahamam’da düzenlenen Bölgemizde Pediatrik ve Erişkin Yanıklar ve Önleme Kongresi’nde konuşan Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, Türkiye’nin yanık tedavisi hizmetlerinde son 20 yılda 31 yataktan 780 yatak kapasitesine ulaştığını, ileri teknolojiyle donatılmış merkezlerde çocuk dostu uygulamaların öncelikli hale geldiğini ve sağlık sisteminde dışa bağımlılığın azaltılması hedefiyle çalıştıklarını açıkladı. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202505/image_870x_683891e8b9565.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 30 May 2025 15:33:21 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kızılcahamam’da yanık tedavisi ve önleme stratejileri masaya yatırıldı</strong></p>
<p><span>29 Mayıs 2025 Perşembe günü Ankara’nın Kızılcahamam ilçesinde düzenlenen Bölgemizde Pediatrik ve Erişkin Yanıklar ve Önleme Kongresi’ne katılan Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, kongrede yaptığı konuşmada Türkiye’deki yanık tedavi hizmetlerinin geldiği noktaya ve gelecek vizyona dair açıklamalarda bulundu.</span></p>
<p><img src="https://cumha.com.tr/uploads/images/202505/image_870x_683891f74544e.webp" alt=""></p>
<p><strong>‘Bugünkü kongrenin benim için ayrı bir önemi var’</strong></p>
<p><span>Konuşmasının başında kongreye katkı sunan kurumlara teşekkür eden Memişoğlu, tıp eğitiminde kendisine yol gösteren Prof. Dr. Mehmet Haberal’a özel bir vurgu yaptı. Memişoğlu, Haberal’ın yanık tedavisine 1970’li yıllarda öncülük ettiğini belirterek, “Kıymetli hocamın öncülüğünde gerçekleşen bu toplantıda yer almak, şahsım adına büyük bir gurur ve vefa duygusudur” dedi.</span></p>
<p><img src="https://cumha.com.tr/uploads/images/202505/image_870x_683892056214f.webp" alt=""></p>
<p><strong>Türkiye, yanık tedavisi kapasitesini 20 yılda 25 kat artırdı</strong></p>
<p><span>Yanıkların yalnızca fiziksel değil, psikolojik ve sistemik etkilerinin de bulunduğunu belirten Memişoğlu, tedavinin çok disiplinli bir süreç olduğuna dikkat çekti. 2002 yılında yalnızca 3 merkezde 31 yatak kapasitesiyle hizmet verilirken, günümüzde bu sayının 62 merkeze ve 780 yatağa çıktığını açıkladı. Bakan, Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi Yanık Merkezi’nin Avrupa’nın en büyük yanık merkezi olduğunu ve burada ileri teknolojilerin etkin biçimde kullanıldığını ifade etti.</span></p>
<p><strong>Çocuklara özel merkezler, aile katılımı ve psikososyal destek ön planda</strong></p>
<p><span>Memişoğlu, özellikle pediatrik vakalar için çocuk dostu merkezlerin kurulmasına, ailelerin tedavi sürecine aktif olarak katılmasına ve psikososyal destek mekanizmalarının geliştirilmesine öncelik verdiklerini belirtti.</span></p>
<p><img src="https://cumha.com.tr/uploads/images/202505/image_870x_6838921973609.webp" alt=""></p>
<p><strong>Koruyucu sağlık anlayışı, yerli üretim ve güçlü altyapı vurgusu</strong></p>
<p><span>Yanıkların çoğunun önlenebilir nedenlerden kaynaklandığını vurgulayan Bakan Memişoğlu, koruyucu sağlık hizmetlerinin tedavi kadar önemli olduğunu söyledi. ‘Sağlıklı Türkiye Yüzyılı’ vizyonu kapsamında koruyan, geliştiren ve üreten bir sağlık modeli inşa ettiklerini açıklayan Memişoğlu, yerli üretim kapasitesinin artırılmasına, sağlıkta sürdürülebilirliğe ve dışa bağımlılığın azaltılmasına yönelik çalışmaların sürdüğünü dile getirdi.</span></p>
<p><span>Program sonunda Prof. Dr. Mehmet Haberal, Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu’na çiçek ve plaket takdim etti</span></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Sarımsağın şaşırtıcı etkileri: Bağışıklık, kalp sağlığı ve daha fazlası için doğal destek</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/sarimsagin-sasirtici-etkileri-bagisiklik-kalp-sagligi-ve-daha-fazlasi-icin-dogal-destek</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/sarimsagin-sasirtici-etkileri-bagisiklik-kalp-sagligi-ve-daha-fazlasi-icin-dogal-destek</guid>
<description><![CDATA[ Yüzyıllardır hem mutfakta hem de şifa kaynağı olarak kullanılan sarımsak, bağışıklık sistemini güçlendirmesinden kalp sağlığını desteklemesine kadar birçok fayda sunuyor. Antibakteriyel yapısıyla dikkat çeken sarımsağın bilinmeyen etkileri haberimizde. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202505/image_870x_68370090cc853.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 28 May 2025 17:21:03 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Sarımsak bağışıklığı nasıl güçlendirir, kalp sağlığına nasıl katkı sağlar, sindirim sistemine etkileri nelerdir, kanserden koruyucu etkileri nelerdir</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><br data-start="394" data-end="397"><strong data-start="397" data-end="437">Doğal antibiyotik olarak öne çıkıyor</strong><br data-start="437" data-end="440">Sarımsak, içerdiği güçlü bileşenlerle binlerce yıldır hem lezzet hem de sağlık kaynağı olarak kullanılıyor. Özellikle antibakteriyel ve antiviral özellikleriyle dikkat çeken bu bitki, enfeksiyonlara karşı doğal bir koruyucu olarak kabul ediliyor.</p>
<p></p>
<p data-start="690" data-end="947"><strong data-start="690" data-end="730">Bağışıklık sistemine destek sağlıyor</strong><br data-start="730" data-end="733">Sarımsak, düzenli tüketildiğinde grip ve soğuk algınlığı gibi hastalıkların riskini azaltabiliyor. Kış aylarında bağışıklık sistemini desteklemek isteyenler için sarımsak önemli bir alternatif olarak öne çıkıyor.</p>
<p data-start="949" data-end="1205"><strong data-start="949" data-end="989">Kalp sağlığı üzerinde olumlu etkiler</strong><br data-start="989" data-end="992">Yapılan araştırmalara göre, sarımsak kan basıncını düşürmeye yardımcı oluyor ve kolesterol seviyelerinin dengelenmesine katkı sağlıyor. Aynı zamanda damarların esnekliğini artırarak kan dolaşımını iyileştiriyor.</p>
<p data-start="1207" data-end="1432"><strong data-start="1207" data-end="1246">Mikroplara karşı etkili bir savunma</strong><br data-start="1246" data-end="1249">Sarımsakta bulunan allicin maddesi, doğal bir antibakteriyel ve antifungal ajan olarak görev yapıyor. Bu sayede vücudu bakteri ve mantar kaynaklı enfeksiyonlara karşı koruyabiliyor.</p>
<p data-start="1434" data-end="1656"><strong data-start="1434" data-end="1467">Sindirim sistemini düzenliyor</strong><br data-start="1467" data-end="1470">Sarımsak, mide ve bağırsak sağlığına katkı sağlayarak sindirim sorunlarını hafifletiyor. Gaz, şişkinlik ve kabızlık gibi rahatsızlıkların giderilmesinde destekleyici rol oynayabiliyor.</p>
<p data-start="1658" data-end="1858"><strong data-start="1658" data-end="1702">Kanser riskine karşı koruma sağlayabilir</strong><br data-start="1702" data-end="1705">Bazı bilimsel çalışmalara göre sarımsakta yer alan kükürtlü bileşikler, özellikle mide ve bağırsak kanserlerine karşı koruyucu etkilere sahip olabilir.</p>
<p data-start="1860" data-end="2104"><strong data-start="1860" data-end="1900">Kan şekeri seviyesini dengeleyebilir</strong><br data-start="1900" data-end="1903">Düzenli sarımsak tüketimi, insülin dengesine katkıda bulunarak tip 2 diyabet riskinin azaltılmasına yardımcı olabilir. Bu nedenle diyabet hastaları için faydalı bir gıda olarak değerlendirilmektedir.</p>
<p data-start="2106" data-end="2272"><strong data-start="2106" data-end="2118"></strong></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kalp Krizini Tetikleyebilecek Kadar Güçlü: Stresin Kalp Sağlığına Etkileri Bilimle Açıklandı</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/kalp-krizini-tetikleyebilecek-kadar-guclu-stresin-kalp-sagligina-etkileri-bilimle-aciklandi</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/kalp-krizini-tetikleyebilecek-kadar-guclu-stresin-kalp-sagligina-etkileri-bilimle-aciklandi</guid>
<description><![CDATA[ Ailevi sorunlar, ekonomik sıkıntılar ya da sadece heyecanla izlenen bir futbol maçı... Bilimsel araştırmalar, zihinsel stresin kalp damar sağlığı üzerinde ciddi etkileri olduğunu ve ani kalp krizlerini tetikleyebileceğini gösteriyor. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202505/image_870x_68370be268c6e.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 28 May 2025 17:21:03 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><br data-start="378" data-end="381"><strong data-start="381" data-end="432">Stres, Kalp Sağlığını Neden ve Nasıl Etkiliyor?</strong><br data-start="432" data-end="435">Günlük yaşamda karşılaşılan ailevi problemler, ekonomik kaygılar, doğal afetler, salgınlar ve iş/okul baskısı gibi unsurlar önemli stres kaynakları olarak öne çıkıyor. Uzmanlara göre ister akut (ani ve kısa süreli), ister kronik (uzun süreli ve süreğen) olsun, zihinsel stres kalp üzerinde ciddi bir yük oluşturuyor. Özellikle risk altındaki bireylerde bu baskı, kalp krizi gibi hayatı tehdit eden sonuçlara yol açabiliyor.</p>
<p></p>
<p data-start="860" data-end="1309"><strong data-start="860" data-end="894">Kronik Stresin Yıkıcı Etkileri</strong><br data-start="894" data-end="897">Zaman içinde gelişen kronik stres, damar yapısını bozarak "ateroskleroz" adı verilen damar sertliğine zemin hazırlıyor. Bu durum, koroner arter hastalıkları gibi ölümcül rahatsızlıklara neden olabiliyor. Stres ayrıca insülin direncini artırarak şeker hastalığı riskini yükseltiyor, kan basıncını düzenleyen mekanizmalara zarar veriyor ve hormonal dengeleri bozarak dolaylı yollardan kalp sağlığını tehdit ediyor.</p>
<p data-start="1311" data-end="1544">INTERHEART adlı geniş kapsamlı araştırmaya göre stres; sigara, yüksek tansiyon, şeker hastalığı ve obezite gibi bilinen risk faktörlerinin yanı sıra, kalp krizi riskini artıran bağımsız bir psikososyal etken olarak karşımıza çıkıyor.</p>
<p data-start="1546" data-end="2018"><strong data-start="1546" data-end="1602">Futbol Maçı Gibi Olaylar Kalp Krizini Tetikleyebilir</strong><br data-start="1602" data-end="1605">Bilimsel çalışmalar, büyük duygusal yük taşıyan olayların -örneğin doğal afetler, savaşlar, terör saldırıları ve hatta futbol maçları- ani kardiyak olaylara yol açabileceğini ortaya koyuyor. 2006 Dünya Kupası sırasında Almanya’da milli maçların oynandığı günlerde kalp krizi oranlarında belirgin bir artış gözlenmişti. Takımın galip gelmesi riskleri düşürürken, yenilgiler kardiyak olayların artmasına neden oldu.</p>
<p data-start="2020" data-end="2309"><strong data-start="2020" data-end="2059">Akut Stres ve 'Kırık Kalp Sendromu'</strong><br data-start="2059" data-end="2062">Takotsubo kardiyomiyopatisi olarak bilinen bu durum, yoğun duygusal stres sonucu kalbin geçici olarak balonlaşmasıyla oluşuyor. EKG bulguları kalp krizini andırsa da, bu sendromun farkı, kalp kası fonksiyonlarının genellikle tamamen düzelebilmesi.</p>
<p data-start="2311" data-end="2640"><strong data-start="2311" data-end="2361">Stresle Gelen Ritim Bozuklukları ve Ölüm Riski</strong><br data-start="2361" data-end="2364">Yoğun stres altında kalp ritminde ani değişiklikler görülebiliyor. 11 Eylül saldırılarının ardından kalpte ritim bozukluğu vakalarında artış bildirilmişti. Koroner arter hastalığı olan bireylerde stresin kan akışını bozarak ani kalp durmasına neden olabileceği ortaya konuldu.</p>
<p data-start="2642" data-end="2961"><strong data-start="2642" data-end="2677">Stres Yönetimi Hayat Kurtarıyor</strong><br data-start="2677" data-end="2680">Stockholm’de yapılan bir çalışmada stres yönetimi eğitimi alan kalp hastalarının ölüm oranları %20’den %7’ye geriledi. Benzer şekilde, İsveç’te yürütülen başka bir araştırma da, bilişsel davranışçı terapi uygulanan bireylerde kalp krizi tekrar oranının %45 azaldığını ortaya koydu.</p>
<p data-start="2963" data-end="3298"><strong data-start="2963" data-end="3030">Stresin Kalp Kriziyle İlişkisi Bilimsel Yöntemlerle İnceleniyor</strong><br data-start="3030" data-end="3033">‘Olgu-kesişim’ yöntemiyle yapılan araştırmalar, kişilerin kriz öncesi stres düzeylerini kendi geçmişleriyle karşılaştırarak daha güvenilir sonuçlara ulaşmayı hedefliyor. Yoğun öfke, yas, ani üzüntü gibi durumlar ani kardiyak olaylarla doğrudan ilişkili bulunmuştur.</p>
<p data-start="3300" data-end="3540" data-is-last-node="" data-is-only-node=""><strong data-start="3300" data-end="3326">Bulgular Ne Anlatıyor?</strong><br data-start="3326" data-end="3329">Bugüne kadar yapılan araştırmalar stresin hem kısa hem uzun vadede kalp sağlığını tehdit ettiğini ortaya koyuyor. Özellikle kalp hastalığı riski taşıyan bireylerde stresin etkileri daha belirgin hale geliyor. Bu</p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Her Gün Sıcak Küvet Banyosu Kalp Krizi ve Felç Riskini Azaltabilir</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/her-gun-sicak-kuvet-banyosu-kalp-krizi-ve-felc-riskini-azaltabilir</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/her-gun-sicak-kuvet-banyosu-kalp-krizi-ve-felc-riskini-azaltabilir</guid>
<description><![CDATA[ Japonya&#039;da 30.000&#039;den fazla kişiyle yapılan 19 yıllık geniş kapsamlı araştırma, her gün sıcak küvet banyosu yapan bireylerde felç ve kalp hastalıklarına bağlı ölüm riskinin önemli ölçüde azaldığını ortaya koydu. Bulgular, banyo sıklığı ve su sıcaklığı gibi değişkenlerin kardiyovasküler sağlık üzerindeki etkilerini de gözler önüne serdi. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202505/image_870x_68370c818848b.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 28 May 2025 17:21:03 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Her gün sıcak banyo yapmak kalp sağlığını nasıl etkiliyor, küvet banyosu felç riskini azaltıyor mu, su sıcaklığı sağlık sonuçlarını nasıl değiştiriyor, çok sıcak suyla banyo yapmanın riskleri neler</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><br data-start="457" data-end="460"><strong data-start="460" data-end="508">Japon araştırmasından dikkat çekici sonuçlar</strong><br data-start="508" data-end="511">Japon bilim insanları tarafından yürütülen büyük ölçekli bir çalışma, düzenli olarak küvette banyo yapmanın kalp-damar hastalıklarına bağlı ölüm riskini azalttığını ortaya koydu. Heart adlı tıp dergisinde yayımlanan araştırma, 40-59 yaş grubundaki 30.000’den fazla kişinin 1990 ile 2009 yılları arasında takip edilmesiyle gerçekleştirildi.</p>
<p></p>
<p data-start="852" data-end="1337"><strong data-start="852" data-end="898">Banyo sıklığına göre sınıflandırma yapıldı</strong><br data-start="898" data-end="901">Katılımcılar, banyo alışkanlıklarına göre üç gruba ayrıldı: her gün banyo yapanlar, haftada üç-dört kez yapanlar ve haftada sıfır ila iki kez yapanlar. Araştırmanın başlangıcında bireylerden, yaşam tarzlarını ve sağlık geçmişlerini kapsayan detaylı bir anket doldurmaları istendi. 19 yıllık izleme sürecinde 2.097 kardiyovasküler hastalık vakası tespit edildi. Bunlar arasında 1.769 felç, 275 kalp krizi ve 53 ani kalp durması yer aldı.</p>
<p data-start="1339" data-end="1761"><strong data-start="1339" data-end="1382">Risk oranlarında çarpıcı düşüş gözlendi</strong><br data-start="1382" data-end="1385">Verilerin analizine göre, her gün sıcak banyoya giren bireylerde genel kardiyovasküler hastalık riskinde %28, felç riskinde ise %26 oranında azalma görüldü. Haftada bir ya da hiç banyo yapmayanlara kıyasla bu fark belirgin şekilde öne çıktı. Ancak ani kalp durması ve subaraknoid kanama gibi bazı spesifik rahatsızlıklarla banyo sıklığı arasında anlamlı bir ilişki kurulamadı.</p>
<p data-start="1763" data-end="2132"><strong data-start="1763" data-end="1799">Su sıcaklığı da önemli bir etken</strong><br data-start="1799" data-end="1802">Araştırma kapsamında kullanılan su sıcaklıklarının da etkisi değerlendirildi. Ortalama 40°C–42°C arasında sıcak suyla banyo yapan bireylerde kardiyovasküler hastalık riski %35 oranında daha düşük bulundu. Ilık su kullananlarda ise bu oran %26 idi. Buna karşın, su sıcaklığı ile felç riski arasında belirgin bir ilişki saptanamadı.</p>
<p data-start="2134" data-end="2571"><strong data-start="2134" data-end="2175">Sıcak suyun risklerine dikkat çekildi</strong><br data-start="2175" data-end="2178">Bilim insanları, çok sıcak suyla banyo yapmanın özellikle yaşlı bireylerde kafa karışıklığı ve boğulma gibi nedenlerle ölümlere yol açabileceği uyarısında bulundu. Dr. Andrew Felxi Burden, bu tür ölümlerin kalp-damar hastalıklarından çok, aşırı sıcaklamanın getirdiği komplikasyonlarla ilişkili olduğunu belirtti. Soğuk banyoların da potansiyel faydalarının araştırılması gerektiği vurgulandı.</p>
<p data-start="2573" data-end="2857"><strong data-start="2573" data-end="2611">Hipertansiyonla ilişki kurulabilir</strong><br data-start="2611" data-end="2614">Araştırmacılar ayrıca düzenli küvet banyosunun daha düşük hipertansiyon riskiyle bağlantılı olduğunu belirtti. Bu bulgu, sıcak banyoların olumlu etkilerinin bir kısmının, kan basıncını düzenleme potansiyelinden kaynaklanabileceğini gösteriyor.</p>
<p data-start="2859" data-end="3073"><strong data-start="2859" data-end="2871"></strong></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Sağlık Turizminde Yeni Dönem: Kalite Akreditasyonu Artık Zorunlu Hale Geldi</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/saglik-turizminde-yeni-doenem-kalite-akreditasyonu-artik-zorunlu-hale-geldi</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/saglik-turizminde-yeni-doenem-kalite-akreditasyonu-artik-zorunlu-hale-geldi</guid>
<description><![CDATA[ 19. Uluslararası Sağlıkta Kalite, Akreditasyon ve Hasta Güvenliği Kongresi’nde konuşan TÜSKA Başkanı Doç. Dr. Bayram Demir, 2026 sonuna kadar tüm sağlık tesislerinin akreditasyon şartlarını yerine getirmesi gerektiğini vurguladı. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202505/image_870x_68331fd624993.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 26 May 2025 22:03:12 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Sağlık turizminde akreditasyon zorunluluğu nedir, TÜSKA akreditasyonu hangi kurumlar için geçerli, yeni yönetmelikler ne zaman yürürlüğe girdi, USHAŞ’ın sağlık vizyonu neleri kapsıyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Antalya’da sağlıkta kalite gündemi masaya yatırıldı</strong></p>
<p><span>22 Mayıs 2025 tarihinde Antalya’da düzenlenen 19. Uluslararası Sağlıkta Kalite, Akreditasyon ve Hasta Güvenliği Kongresi, sağlık sistemlerinin geleceğine dair stratejik tartışmalara sahne oldu. Türkiye’den ve dünyadan sağlık yöneticileri, akademisyenler ve sektör temsilcilerinin katılımıyla gerçekleşen kongrede, sağlık turizmi, akreditasyon süreçleri ve hasta güvenliği konuları detaylı şekilde ele alındı.</span></p>
<p><strong>Sağlık turizminde kalite odaklı yönetim vurgusu</strong></p>
<p><span>Kongrenin final oturumunda konuşan Uluslararası Sağlık Turizmi Enstitüsü Başkanı Dr. Fatih Seyran, Türkiye’nin sağlık turizminde yakaladığı ivmeyi değerlendirdi. Seyran, kalite odaklı yönetim anlayışının sürdürülebilirlik açısından zorunlu olduğunu belirterek, TÜSKA akreditasyonunun bu süreçteki stratejik rolünü anlattı. Ayrıca yeni yönetmeliklerle gelen zorunluluklara ve Türkiye’nin sağlık turizminde küresel merkez olma hedeflerine değindi.</span></p>
<p><strong>USHAŞ, dijitalleşme ve küresel vizyonu anlattı</strong></p>
<p><span>USHAŞ Genel Müdürü Behlül Ünver ise Türkiye’nin yerli ve millî imkânlarla geliştirdiği sağlık altyapısının uluslararası etkisine dikkat çekti. Ünver, HealthTürkiye ve USHAŞ markalarının tanıtım faaliyetleri ile ‘Sağlıklı Türkiye Yüzyılı’ vizyonunu desteklediklerini belirtti. Sektör paydaşlarını yeni yönetmeliklerle gelen uyum süreçlerine karşı uyardı.</span></p>
<p><strong>TÜSKA Başkanı: ‘Akreditasyon artık zorunlu’</strong><br><span></span></p>
<p><span>Kongreye çevrimiçi katılan Türkiye Sağlık Hizmetleri Kalite ve Akreditasyon Enstitüsü (TÜSKA) Başkanı Doç. Dr. Bayram Demir, 26 Nisan 2025’te yayımlanan Uluslararası Sağlık Turizmi ve Turistin Sağlığı Hakkında Yönetmelik kapsamında getirilen düzenlemeleri aktardı.</span></p>
<p><span>Demir’in verdiği bilgilere göre:</span></p>
<ul>
<li><span>Hastaneler, tıp merkezleri, tıbbi laboratuvarlar ve diyaliz merkezleri TÜSKA akreditasyonu almak zorunda.</span></li>
<li><span>Diğer sağlık kuruluşları ise Sağlık Bakanlığı’ndan sertifika almakla yükümlü.</span></li>
<li><span>TÜSKA akreditasyonu için başvurularda daha önce istenen 85 puanlık SKS kriteri kaldırıldı.</span></li>
<li><span>Tüm tesislerin bu yükümlülükleri en geç 31 Aralık 2026 tarihine kadar yerine getirmesi gerekiyor.</span></li>
</ul>
<p><strong>Prof. Dr. Haydar Sur: ‘Sağlık turizmi sadece ekonomik değil, bilimsel bir sorumluluk’</strong></p>
<p><span>Panel moderatörlüğünü üstlenen Üsküdar Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Haydar Sur, sağlık turizminin yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda bilimsel ve insani bir sorumluluk olduğuna dikkat çekti. Sur, kaliteli sağlık hizmeti üretiminde eğitimin rolü, akademik çalışmaların önemi ve bilgi temelli yönetim kültürünün gerekliliğini vurguladı.</span><span></span></p>
<p><strong>Sektörel iş birlikleri için zemin oluşturuldu</strong></p>
<p><span>Kongre, farklı disiplinlerden birçok uzmanı bir araya getirerek sağlık sistemlerinin kalitesinin yükseltilmesi, uluslararası standartlara uyum ve geleceğe yönelik iş birliklerinin geliştirilmesi açısından önemli bir platform sundu.</span><span></span></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Prof. Dr. Zafer Karaer: ‘Kenelerle mücadelede 23 yıldır aynı hatalar tekrarlanıyor’</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/prof-dr-zafer-karaer-kenelerle-mucadelede-23-yildir-ayni-hatalar-tekrarlaniyor</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/prof-dr-zafer-karaer-kenelerle-mucadelede-23-yildir-ayni-hatalar-tekrarlaniyor</guid>
<description><![CDATA[ Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) vakalarındaki artış ve yanlış müdahale yöntemlerinin yeniden gündeme gelmesi üzerine konuşan Prof. Dr. Zafer Karaer, 23 yıldır etkili önlemler alınamadığını belirterek kapsamlı epidemiyolojik haritalama yapılmadan sorunun çözülemeyeceğini vurguladı. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202505/image_870x_68342ffd881ed.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 26 May 2025 22:03:12 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Kenelerle mücadelede hangi hatalar tekrarlanıyor, KKKA vakalarında doğru müdahale nasıl olmalı, tek tip ilaçlama neden yeterli değil, epidemiyolojik haritalama neden gerekli</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kenelerle mücadelede aynı döngü tekrar ediyor</strong></p>
<p><span>Türkiye’de ilk kez 2002 yılında kamuoyunun gündemine giren Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığı, yaz aylarının yaklaşmasıyla yeniden artış gösterdi. Konuyla ilgili açıklama yapan Parazitoloji Uzmanı Prof. Dr. Zafer Karaer, 23 yıldır etkili ve sürdürülebilir mücadele yöntemlerinin hayata geçirilemediğini söyledi. Karaer, “Aynı hataları tekrar ediyoruz, kenelerle mücadele yılın sadece belli dönemlerine sıkıştırılamaz” ifadelerini kullandı.</span></p>
<p><strong>Keneler tüm yıl boyunca risk taşıyor</strong></p>
<p><span>Kenelerin sadece yazın değil yıl boyunca risk oluşturduğunu belirten Karaer, özellikle ilkbahar ve yaz aylarında yeniden aktif hale geldiklerini hatırlattı. “Keneler kışın inaktif dönemlerini geçirir ancak sıcaklıklarla birlikte yeniden ortaya çıkarlar. Mücadele stratejilerinin sadece yaz aylarına sıkıştırılması yeterli değil” dedi.</span></p>
<p><strong>Doğru müdahale yöntemleri neler olmalı?</strong></p>
<p><span>Karaer, araziye çıkan çiftçi, çoban, piknikçi ve saha çalışanlarına yönelik alınması gereken önlemleri detaylandırdı. Koruyucu açık renkli kıyafetler, çorap içine sokulan paçalar ve mümkünse çizme giyilmesi gerektiğini vurguladı. Günlük vücut kontrolünün önemine dikkat çeken Karaer, kulak içi, saç dipleri, koltuk altı gibi bölgelerin aynayla incelenmesini önerdi.</span></p>
<p><span>Vücuda yapışan kenenin en yakın sağlık kuruluşunda çıkarılması gerektiğini, sağlık hizmetine ulaşım mümkün değilse çıplak elle temas edilmeden uygun araçlarla alınarak alkol, kolonya ya da tentürdiyotla bölgenin temizlenmesi gerektiğini ifade etti. Kenenin ayrıca alkol ya da çamaşır suyu dolu bir kapta muhafaza edilerek sağlık birimlerine teslim edilmesi gerektiğini belirtti.</span></p>
<p><strong>Tek tip ilaçlama çözüm değil</strong></p>
<p><span>Kenelere karşı sadece büyükbaş hayvanlara yönelik akarisit uygulamalarının yetersiz olduğunu vurgulayan Karaer, doğada kemiricilerden yaban domuzlarına pek çok ara konak bulunduğunu söyledi. “Direnç gelişimini izlemeyen tek tip ilaçlama ekosisteme zarar veriyor, sorunu büyütüyor” dedi.</span></p>
<p><strong>Epidemiyoloji temelli haritalama yapılmalı</strong></p>
<p><span>Karaer, kalıcı çözüm için epidemiyoloji temelli ulusal haritalamanın zorunlu olduğunu belirtti. TÜBİTAK tarafından ‘veri toplama’ gerekçesiyle reddedilen projelerin yeniden değerlendirilmesi çağrısında bulundu. Ankara, Bolu ve Kırşehir hattında yürüttükleri üç yıllık model çalışmanın sonuçlarının rafta kalmaması gerektiğini ifade etti.</span></p>
<p><strong>Akademide yapısal sorunlar araştırmayı engelliyor</strong></p>
<p><span>Üniversitelerde bilimsel kalite yerine yayın ve puan odaklı sistemin nitelikli projelerin önünü kestiğini söyleyen Karaer, “Uzun soluklu araştırmalar bu sistemde destek bulamıyor. Akademik yükselme kriterleri bilimsel üretkenliği değil, sayı üzerinden ilerliyor” dedi.</span></p>
<p><strong>‘Kenelerle birlikte yaşamayı öğrenmek zorundayız’</strong></p>
<p><span>Prof. Dr. Karaer, KKKA ve benzeri salgın hastalıklara karşı etkili mücadelenin yalnızca bilim temelli ve uzun vadeli epidemiyolojik çalışmalarla mümkün olacağını vurguladı. “Kenelerle birlikte yaşamayı öğrenmek zorundayız; ancak bu, bilime kulak vermekle mümkün” dedi.</span></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kemal Memişoğlu: ‘Kocaeli’ye Pozitif Ayrımcılık Yapacağız, Yeni Hastaneler Geliyor’</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/kemal-memisoglu-kocaeliye-pozitif-ayrimcilik-yapacagiz-yeni-hastaneler-geliyor</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/kemal-memisoglu-kocaeliye-pozitif-ayrimcilik-yapacagiz-yeni-hastaneler-geliyor</guid>
<description><![CDATA[ Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Kocaeli ziyaretinde sağlık yatırımlarını değerlendirdi, üç yeni hastane projesini duyurdu ve şehirde sağlık altyapısını güçlendirecek adımları açıkladı. Ayrıca halk sağlığına yönelik uyarılarda bulundu. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202505/image_870x_6830a2a55779a.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 24 May 2025 11:50:26 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Kocaeli’ye hangi yeni hastaneler yapılacak, sağlık yatırımları ne zaman başlayacak, halk sağlığı konusunda hangi uyarılar yapıldı, Sağlıklı Türkiye Yüzyılı Kocaeli’de nasıl uygulanacak</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Sağlık yatırımları yerinde incelendi</strong></p>
<p><span>Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, 23 Mayıs 2025 Cuma günü Kocaeli’ye giderek çeşitli temaslarda bulundu. İlk olarak Kocaeli Valiliğini ziyaret eden Bakan Memişoğlu, Vali İlhami Aktaş ile bir araya geldi. Burada ildeki sağlık hizmetleri hakkında bilgi aldı ve değerlendirmelerde bulundu.</span></p>
<p><img src="https://cumha.com.tr/uploads/images/202505/image_870x_6830a2c240e25.webp" alt=""></p>
<p><strong>Üç yeni hastane ve birçok yenileme projesi yolda</strong></p>
<p><span>Valilikte düzenlediği basın toplantısında konuşan Bakan Memişoğlu, Kocaeli’ye üç yeni hastane kazandıracaklarını açıkladı. Kartepe’de 150 yataklı, Başiskele’de 100 yataklı yeni devlet hastanelerinin yatırım planlamasına alındığını belirtti. Ayrıca Derince Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne ek olarak 120 yataklı acil durum hastanesi ile 200 yataklı kalıcı hastane projelerine başlanacağını duyurdu. Darıca’da da 200 yataklı bir ek bina için analizlerin sürdüğü bilgisi paylaşıldı.</span></p>
<p><span>Memişoğlu, devam eden yatırımlardan Körfez Devlet Hastanesi binası inşaatı ve Çayırova Devlet Hastanesi’nin yapım süreci hakkında da bilgi verdi. Şehirdeki sağlık yatırımlarının kısa sürede tamamlanarak vatandaşların hizmetine sunulacağını belirtti.</span></p>
<p><img src="https://cumha.com.tr/uploads/images/202505/image_870x_6830a2b3df1e3.webp" alt=""></p>
<p><strong>‘Sağlıklı Türkiye’ için bireysel farkındalık çağrısı</strong></p>
<p><span>Toplumun sağlık konusunda daha bilinçli olması gerektiğine dikkat çeken Memişoğlu, ‘Hastalıkları tedavi etmek görevimiz ama esas hedefimiz toplumun sağlıklı kalması’ dedi. Obezite, hareketsizlik, kötü beslenme ve bağımlılıklara karşı mücadele çağrısında bulundu. Memişoğlu, ‘Toplumun yüzde 50’si kiloluysa, üçte biri sigara kullanıyorsa, bu durumun üstesinden hep birlikte gelmeliyiz’ ifadelerini kullandı.</span></p>
<p><strong>Kongreye katılım ve belediye temasları</strong></p>
<p><span>Ziyaret kapsamında 11. Uluslararası 15. Ulusal Ebelik Öğrencileri Kongresi’ne de katılan Bakan Memişoğlu, ebelik mesleğinin önemine vurgu yaparak öğrencilere başarılar diledi. Daha sonra Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın ile belediyenin sağlık alanındaki projelerini görüştü. Anne Şehir Merkezi’ni ziyaret ederek anneler ve çocuklarla bir araya geldi, sağlıklı yaşamı destekleyen faaliyetler hakkında bilgi aldı.</span></p>
<p><img src="https://cumha.com.tr/uploads/images/202505/image_870x_6830a2972ea80.webp" alt=""></p>
<p><strong>Sağlık yöneticileriyle kapsamlı toplantı</strong></p>
<p><span>Valilikte düzenlenen Sağlıklı Türkiye Yüzyılı Kocaeli Sağlık Yöneticileri Toplantısına başkanlık eden Memişoğlu’na kentteki sağlık hizmetleriyle ilgili detaylı sunum yapıldı. Son olarak Kocaeli Şehir Hastanesini ziyaret eden Memişoğlu, burada sağlık çalışanlarının önerilerini dinleyerek incelemelerde bulundu.</span></p>
<p><span>Ziyaret boyunca Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu’na, Kocaeli Valisi İlhami Aktaş, AK Parti Milletvekilleri Cemil Yaman ve Sadettin Hülagü, Kocaeli Üniversitesi Rektörü Nuh Zafer Cantürk, Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın ve İl Sağlık Müdürü Yüksel Pehlevan eşlik etti.</span></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Robotik cerrahi teknolojisi, hassas operasyonlarda doktorların en büyük yardımcısı haline geldi</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/robotik-cerrahi-teknolojisi-hassas-operasyonlarda-doktorlarin-en-buyuk-yardimcisi-haline-geldi</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/robotik-cerrahi-teknolojisi-hassas-operasyonlarda-doktorlarin-en-buyuk-yardimcisi-haline-geldi</guid>
<description><![CDATA[ Gelişen teknolojiyle birlikte sağlık alanında önemli bir yer edinen robotik cerrahi sistemleri, özellikle karmaşık ve hassas ameliyatlarda doktorlara büyük kolaylık sağlıyor. Bu yöntem, hem hasta hem de cerrah açısından birçok avantaj sunuyor. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202505/image_870x_6830511845843.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 23 May 2025 15:18:49 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Robotik cerrahi hangi alanlarda kullanılıyor, robotik cerrahinin avantajları nelerdir, ameliyatlarda robotlar ne kadar etkili, sağlık sistemine etkisi ne olacak</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><br data-start="383" data-end="386"><strong data-start="386" data-end="412">Robotik cerrahi nedir?</strong><br data-start="412" data-end="415">Robotik cerrahi, cerrahların ameliyatları daha hassas, kontrollü ve esnek bir şekilde gerçekleştirmesini sağlayan ileri teknoloji sistemleridir. Bu sistemler, genellikle bir konsol üzerinden kontrol edilen robot kolları aracılığıyla çalışır. Cerrah, bu konsol sayesinde vücudun içine daha küçük kesilerle ulaşabilir ve operasyonu üç boyutlu yüksek çözünürlüklü görüntü eşliğinde yönetebilir.</p>
<p></p>
<p data-start="810" data-end="1118"><strong data-start="810" data-end="847">Hangi ameliyatlarda kullanılıyor?</strong><br data-start="847" data-end="850">Robotik cerrahi en sık üroloji, jinekoloji, genel cerrahi ve kalp cerrahisi gibi alanlarda tercih edilmektedir. Özellikle prostat kanseri ameliyatları, rahim alma operasyonları ve bazı kalp kapakçığı değişimleri gibi işlemler bu yöntemle başarıyla yapılabilmektedir.</p>
<p data-start="1120" data-end="1434"><strong data-start="1120" data-end="1142">Avantajları neler?</strong><br data-start="1142" data-end="1145">Robotik cerrahinin en önemli avantajları arasında daha küçük kesiler, daha az kan kaybı, enfeksiyon riskinin azalması, daha kısa hastanede kalış süresi ve daha hızlı iyileşme yer alır. Cerrah açısından ise operasyon sırasında daha az fiziksel zorlanma ve daha yüksek hassasiyet sağlanır.</p>
<p data-start="1436" data-end="1802"><strong data-start="1436" data-end="1465">Sağlık sistemine etkileri</strong><br data-start="1465" data-end="1468">Uzmanlar, robotik cerrahinin önümüzdeki yıllarda daha fazla hastanede yaygınlaşacağını ve birçok ameliyatın bu yöntemle yapılacağını öngörüyor. Ancak sistemin yüksek maliyeti, özellikle kamu hastanelerinde yaygın kullanımını sınırlayabiliyor. Buna rağmen, birçok merkez robotik sistemleri sağlık hizmetlerine entegre etmeye başladı.</p>
<p data-start="1804" data-end="1979"></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Hassas ameliyatlarda devrim: Robot cerrahlar başarı oranını artırıyor</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/hassas-ameliyatlarda-devrim-robot-cerrahlar-basari-oranini-artiriyor</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/hassas-ameliyatlarda-devrim-robot-cerrahlar-basari-oranini-artiriyor</guid>
<description><![CDATA[ Robot destekli cerrahilerde başarı oranı geleneksel yöntemlere göre ciddi artış gösteriyor. Özellikle beyin, kalp ve kanser ameliyatlarında kullanılan robot sistemleri, insan hatasını büyük oranda azaltarak daha güvenli operasyonlar sağlıyor. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202505/image_870x_683055895a585.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 23 May 2025 15:18:19 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Robot cerrahlar hangi alanlarda kullanılıyor, robot destekli ameliyatlar nasıl yapılıyor, robotlar cerrahların yerini alabilir mi, robot teknolojisi hasta iyileşmesini nasıl etkiliyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><br data-start="352" data-end="355"><strong data-start="355" data-end="400">Robot teknolojisi cerrahide yaygınlaşıyor</strong><br data-start="400" data-end="403">Son yıllarda tıp alanındaki teknolojik gelişmeler, cerrahi operasyonlarda robot kullanımını yaygınlaştırdı. Robotik cerrahi sistemleri, özellikle milimetrik hassasiyet gerektiren ameliyatlarda tercih ediliyor. Uzmanlar, bu teknolojilerin ameliyat başarı oranlarını artırdığını ve iyileşme sürecini kısalttığını belirtiyor.</p>
<p></p>
<p data-start="727" data-end="1135"><strong data-start="727" data-end="776">Hata payı düşüyor, iyileşme süreci hızlanıyor</strong><br data-start="776" data-end="779">Robotlar, titizlikle programlanmış hareket kabiliyetleri sayesinde cerrahların ulaşamayacağı alanlarda bile yüksek doğrulukla işlem yapabiliyor. Bu durum, insan kaynaklı hataların önüne geçilmesine yardımcı oluyor. Ayrıca, minimal invaziv (kapalı) operasyonlar sayesinde hastaların hastanede kalma süresi azalıyor, iyileşme süreci daha hızlı gerçekleşiyor.</p>
<p data-start="1137" data-end="1528"><strong data-start="1137" data-end="1189">Özellikle karmaşık ameliyatlarda tercih ediliyor</strong><br data-start="1189" data-end="1192">Kalp cerrahisi, beyin ameliyatları ve kanser operasyonları gibi yüksek riskli alanlarda robot destekli sistemlerin kullanımı hızla artıyor. Bu sistemler, cerrahın kontrolünde olmakla birlikte, daha stabil ve hassas hareketler sunuyor. Yapılan araştırmalar, robot destekli cerrahilerin komplikasyon oranlarını azalttığını ortaya koyuyor.</p>
<p data-start="1530" data-end="1726"></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>3D yazıcılarla üretilen yapay organlar tıpta devrim yaratabilir: Organ nakli tarihe mi karışıyor</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/3d-yazicilarla-uretilen-yapay-organlar-tipta-devrim-yaratabilir-organ-nakli-tarihe-mi-karisiyor</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/3d-yazicilarla-uretilen-yapay-organlar-tipta-devrim-yaratabilir-organ-nakli-tarihe-mi-karisiyor</guid>
<description><![CDATA[ Tıp dünyası, 3D yazıcılarla insan organı üretme çalışmalarında önemli mesafe katetti. Bu teknolojinin gelişmesiyle birlikte, organ nakli bekleyen hastalar için umut verici bir alternatif ortaya çıkabilir. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202505/image_870x_6830557782af5.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 23 May 2025 15:18:19 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>3D yazıcılarla organ üretimi hangi aşamada, bu teknoloji organ naklini nasıl etkileyecek, klinik kullanıma ne zaman geçilebilir, organ reddi riski nasıl azaltılabilir</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><br data-start="345" data-end="348"><strong data-start="348" data-end="392">3D yazıcı teknolojisi tıpta çığır açıyor</strong><br data-start="392" data-end="395">Son yıllarda hızla gelişen 3D yazıcı teknolojisi, sağlık alanında yeni bir dönemi başlatıyor. Araştırmacılar, bu teknolojiyle insan dokularını ve organlarını üretme üzerine yoğun çalışmalar yürütüyor. Ameliyatlarda kullanılan yapay dokulardan başlayarak kalp, karaciğer ve böbrek gibi karmaşık organların basılmasına kadar genişleyen bu çalışmalar, tıp dünyasında büyük bir dönüşümün sinyallerini veriyor.</p>
<p></p>
<p data-start="804" data-end="1230"><strong data-start="804" data-end="841">Organ nakline alternatif olabilir</strong><br data-start="841" data-end="844">Organ bağışı konusundaki yetersizlik, dünya genelinde binlerce hastanın hayatını riske atarken, 3D yazıcılarla üretilen organlar bu krize çözüm olabilir. Bilim insanları, kişinin kendi hücrelerinden alınan örneklerle biyolojik açıdan uyumlu organ modelleri üretmeyi hedefliyor. Böylece hem bağış bekleme süreci ortadan kalkacak hem de nakil sonrası doku reddi riski minimize edilecek.</p>
<p data-start="1232" data-end="1586"><strong data-start="1232" data-end="1270">Henüz klinik kullanıma hazır değil</strong><br data-start="1270" data-end="1273">Ancak uzmanlar, bu teknolojinin henüz deneysel aşamada olduğunu belirtiyor. Laboratuvar ortamında başarıyla üretilen organ prototiplerinin, insan vücudunda uzun süreli kullanım için uygun hale gelmesi zaman alabilir. Etik, yasal ve biyolojik birçok engel aşılmadan klinik uygulamaya geçilmesi mümkün görünmüyor.</p>
<p data-start="1588" data-end="1935"><strong data-start="1588" data-end="1628">Çalışmalar hız kesmeden devam ediyor</strong><br data-start="1628" data-end="1631">ABD, Japonya ve Avrupa’daki araştırma merkezleri, biyoyazıcılarla damar yapıları, deri dokusu ve mini organlar üretmeyi sürdürüyor. Bu gelişmeler, tıbbın geleceğinde 3D yazıcıların önemli bir rol oynayacağını gösteriyor. Uzmanlar, önümüzdeki 10-20 yıl içinde bu teknolojinin yaygınlaşacağını öngörüyor.</p>
<p data-start="1937" data-end="2118"></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>CRISPR teknolojisi kalıtsal hastalıkların tedavisinde çığır açıyor: Etik sınırlar yeniden tartışılıyor</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/crispr-teknolojisi-kalitsal-hastaliklarin-tedavisinde-cigir-aciyor-etik-sinirlar-yeniden-tartisiliyor</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/crispr-teknolojisi-kalitsal-hastaliklarin-tedavisinde-cigir-aciyor-etik-sinirlar-yeniden-tartisiliyor</guid>
<description><![CDATA[ Genetik hastalıkların tedavisinde devrim niteliği taşıyan CRISPR teknolojisi, tıp dünyasında umut yaratırken etik ve hukuki tartışmaları da beraberinde getiriyor. Kalıtsal bozuklukların düzeltilmesinde etkili olan bu yöntem, insan genetiğine müdahale sınırlarını yeniden gündeme taşıdı. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202505/image_870x_683055aa9db58.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 23 May 2025 15:18:19 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>CRISPR teknolojisi hangi hastalıkların tedavisinde kullanılıyor, etik tartışmaların kaynağı nedir, genetik müdahale hangi aşamalarda yapılıyor, bu teknolojiye yönelik düzenlemeler nelerdir</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><br data-start="433" data-end="436"><strong data-start="436" data-end="465">Genetik müdahalede devrim</strong><br data-start="465" data-end="468">Bilim dünyasının son yıllarda en çok konuştuğu biyoteknolojik gelişmelerden biri olan CRISPR (Clustered Regularly Interspaced Short Palindromic Repeats) teknolojisi, kalıtsal hastalıkların tedavisinde yeni bir dönem başlattı. DNA dizilimlerini hedef alarak gen düzeyinde onarma imkânı sunan bu yöntem, özellikle genetik geçişli hastalıkların önlenmesinde çığır açıcı bir rol oynuyor.</p>
<p></p>
<p data-start="853" data-end="1233"><strong data-start="853" data-end="900">Kalıtsal hastalıklarda umut verici sonuçlar</strong><br data-start="900" data-end="903">Yapılan klinik araştırmalarda, CRISPR kullanılarak orak hücreli anemi ve kistik fibrozis gibi hastalıkların tedavisinde önemli ilerlemeler sağlandı. Uzmanlara göre, bu teknoloji ile genetik bozukluklar henüz embriyo aşamasında dahi düzeltilebiliyor. Bu da genetik hastalıkların kalıcı olarak ortadan kaldırılmasına olanak tanıyor.</p>
<p data-start="1235" data-end="1638"><strong data-start="1235" data-end="1270">Etik ve hukuki sorular gündemde</strong><br data-start="1270" data-end="1273">CRISPR’ın insan genetiği üzerinde doğrudan etkili olması, etik tartışmaları da beraberinde getirdi. Bazı uzmanlar, gen düzenleme teknolojisinin tedavi amaçlı kullanımı ile genetik tasarım (designer babies) arasında keskin bir sınır çizilmesi gerektiğini vurguluyor. Ayrıca, bu tür müdahalelerin bireysel haklar ve toplumsal eşitlik üzerindeki etkileri tartışılıyor.</p>
<p data-start="1640" data-end="1982"><strong data-start="1640" data-end="1675">Düzenlemeler ve denetim çağrısı</strong><br data-start="1675" data-end="1678">Dünya Sağlık Örgütü başta olmak üzere birçok uluslararası kuruluş, CRISPR teknolojisinin güvenli ve etik kullanımını sağlamak amacıyla düzenlemeler yapılması gerektiğini savunuyor. Bilim insanları ise araştırmaların şeffaf bir şekilde yürütülmesi ve toplumsal mutabakat sağlanması gerektiğini belirtiyor.</p>
<p data-start="1984" data-end="2187"></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Uzmanlar Uyarıyor: Kulak Çubuğu Kullanımı Kulak Zarına Zarar Verebilir</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/uzmanlar-uyariyor-kulak-cubugu-kullanimi-kulak-zarina-zarar-verebilir</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/uzmanlar-uyariyor-kulak-cubugu-kullanimi-kulak-zarina-zarar-verebilir</guid>
<description><![CDATA[ Kulak hijyeni için sıkça tercih edilen kulak çubukları aslında ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor. Uzmanlara göre kulağın iç kısmı kendini doğal yollarla temizleyebiliyor ve dışarıdan müdahale, işitme kaybına kadar varabilen zararlara neden olabiliyor. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202505/image_870x_6830441070913.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 23 May 2025 13:01:42 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Kulak çubuğu kullanmak zararlı mı, kulak nasıl kendini temizler, kulak zarına zarar gelirse ne olur, kulak kiri nasıl temizlenmeli</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><br data-start="368" data-end="371"><strong data-start="371" data-end="423">Kulağın doğal temizlenme mekanizması bozulabilir</strong><br data-start="423" data-end="426">Uzmanlar, kulak çubuğu kullanımının kulağın doğal temizlik sistemine zarar verebileceği konusunda uyarıyor. Kulağın dış kısmında bulunan tüyler ve salgılar, kirin dışarı atılmasını sağlayan bir mekanizma oluşturuyor. Bu doğal yapıya yapılan müdahaleler, kirin daha derine itilmesine ve tıkanmalara yol açabiliyor.</p>
<p></p>
<p data-start="741" data-end="1067"><strong data-start="741" data-end="791">Kulak çubukları işitme sağlığını tehdit ediyor</strong><br data-start="791" data-end="794">Sağlık uzmanları, kulak çubuğunun bilinçsiz kullanımının kulak zarına baskı yaparak perforasyon (kulak zarı yırtılması) riskini artırabileceğini belirtiyor. Özellikle çocuklarda daha hassas olan kulak yapısı, dışarıdan yapılan müdahalelere karşı daha savunmasız olabiliyor.</p>
<p data-start="1069" data-end="1377"><strong data-start="1069" data-end="1119">Temizlik gerekirse uzman müdahalesi öneriliyor</strong><br data-start="1119" data-end="1122">Kulakta aşırı kir birikimi veya tıkanıklık gibi durumlarda bireylerin kulak burun boğaz uzmanına başvurmaları gerektiği vurgulanıyor. Kendi başına temizlik yapmanın zararları göz önüne alındığında, tıbbi müdahale daha güvenli bir çözüm olarak öne çıkıyor.</p>
<p data-start="1379" data-end="1665"><strong data-start="1379" data-end="1428">Kulak sağlığı için doğru alışkanlıklar önemli</strong><br data-start="1428" data-end="1431">Uzmanlar, kulak sağlığını korumanın en iyi yolunun, kulak içine müdahale etmemek olduğunu belirtiyor. Duş sırasında suyun dış kulak yoluna kaçmasını önlemek ve kulakları yalnızca dışarıdan silmek yeterli hijyen için yeterli sayılıyor.</p>
<p data-start="1667" data-end="1810"></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Tütün kullanımı akciğer kanseriyle doğrudan bağlantılı: Küresel ölümlerin başlıca nedeni</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/tutun-kullanimi-akciger-kanseriyle-dogrudan-baglantili-kuresel-oelumlerin-baslica-nedeni</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/tutun-kullanimi-akciger-kanseriyle-dogrudan-baglantili-kuresel-oelumlerin-baslica-nedeni</guid>
<description><![CDATA[ Tütün ürünleri, dünya genelinde önlenebilir ölümlerin en büyük sebebi olarak gösteriliyor. Uzmanlar, tütün kullanımının akciğer kanseriyle doğrudan ilişkili olduğunu vurgularken, sigara içmenin ölümcül sonuçlarına dikkat çekiyor. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202505/image_870x_68304400af404.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 23 May 2025 13:01:42 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Tütün neden ölüme yol açar, akciğer kanseri ile tütün arasındaki ilişki nedir, sigara içmek başka hangi hastalıklara neden olur, tütünle mücadele çalışmaları neler</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><br data-start="358" data-end="361"><strong data-start="361" data-end="404">Tütün, en büyük önlenebilir ölüm sebebi</strong><br data-start="404" data-end="407">Dünya genelinde yapılan sağlık araştırmaları, tütün kullanımının her yıl milyonlarca insanın ölümüne yol açtığını ortaya koyuyor. Özellikle sigara, akciğer kanseri başta olmak üzere birçok ölümcül hastalığın başlıca nedeni olarak kabul ediliyor.</p>
<p></p>
<p data-start="654" data-end="939"><strong data-start="654" data-end="694">Akciğer kanseriyle doğrudan ilişkili</strong><br data-start="694" data-end="697">Uzmanlara göre, sigara içen bireylerde akciğer kanserine yakalanma riski içmeyenlere göre çok daha yüksek. Tütün dumanında bulunan zararlı kimyasallar, akciğer dokusuna doğrudan zarar veriyor ve kanser hücrelerinin oluşumuna zemin hazırlıyor.</p>
<p data-start="941" data-end="1264"><strong data-start="941" data-end="989">Küresel sağlık politikaları tütüne odaklandı</strong><br data-start="989" data-end="992">Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) başta olmak üzere birçok uluslararası sağlık kuruluşu, tütün kullanımının azaltılması için çeşitli kampanyalar yürütüyor. Sigara içmenin bırakılması için yürütülen farkındalık programları ve yasal düzenlemeler, halk sağlığını korumayı hedefliyor.</p>
<p data-start="1266" data-end="1511"><strong data-start="1266" data-end="1287">Uzmanlardan uyarı</strong><br data-start="1287" data-end="1290">Sağlık yetkilileri, tütün ürünlerinden uzak durulmasının hayat kurtarıcı olabileceğini belirtiyor. Sigara içmenin sadece bireysel değil, pasif içicilik yoluyla çevredeki insanları da olumsuz etkilediğine dikkat çekiliyor.</p>
<p data-start="1513" data-end="1689"></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Sabah mı akşam mı duş alınmalı? Uzman yanıtladı: &amp;apos;Gündüz temiz kalmak için en etkili zaman...&amp;apos;</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/sabah-mi-aksam-mi-dus-alinmali-uzman-yanitladi-gunduz-temiz-kalmak-icin-en-etkili-zaman</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/sabah-mi-aksam-mi-dus-alinmali-uzman-yanitladi-gunduz-temiz-kalmak-icin-en-etkili-zaman</guid>
<description><![CDATA[ Yaz mevsiminin yaklaşmasıyla birlikte ter kokusu sorunu yeniden gündeme gelirken, duş alma zamanının etkisi tartışma konusu oldu. İngiltere&#039;den uzman görüşü, sabah duşunun neden daha etkili olduğunu bilimsel açıklamalarla ortaya koydu. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202505/image_870x_682ecf9314177.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 22 May 2025 17:04:04 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Sabah mı akşam mı duş almak daha faydalı, ter kokusunu önlemek için ne zaman duş alınmalı, sabah duşunun bilimsel etkileri nelerdir, yazın hijyen açısından nelere dikkat edilmeli</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><br data-start="370" data-end="373"><strong data-start="373" data-end="422">Yazın en büyük sorunlarından biri: Ter kokusu</strong><br data-start="422" data-end="425">Yaz mevsiminin yaklaşmasıyla birlikte kalabalık ortamlarda en sık karşılaşılan problemlerden biri olan ter kokusu, yeniden gündeme geldi. Toplu taşıma araçlarında ve kapalı alanlarda rahatsız edici hale gelen bu durumun önüne geçmek için kişisel hijyenin önemi artıyor. Uzmanlar, duş almanın hem bireysel hem de toplumsal sağlık açısından büyük önem taşıdığını belirtiyor.</p>
<p></p>
<p data-start="799" data-end="1126"><strong data-start="799" data-end="867">Duşun sabah mı yoksa akşam mı alınması gerektiği sorusu gündemde</strong><br data-start="867" data-end="870">İngiltere’deki Leicester Üniversitesi’nde görev yapan mikrobiyoloji uzmanı Primrose Freestone, bu soruya bilimsel bir yanıt verdi. Daily Mail’e konuşan Freestone, sabah saatlerinde alınan duşun, akşam saatlerinde alınandan çok daha etkili olduğunu söyledi.</p>
<p data-start="1128" data-end="1825"><strong data-start="1128" data-end="1174">'Sabah duşu daha kalıcı temizlik sağlıyor'</strong><br data-start="1174" data-end="1177">Freestone açıklamasında, akşam duşunun gün içinde biriken ter, yağ ve alerjenleri temizleyerek çarşaflara bulaşmasını azaltabileceğini ifade etti. Ancak, gece boyunca vücut ısısına bağlı olarak terleme devam ettiğini belirtti. Mikrobiyolojik açıdan, gece terleyen ciltteki bakterilerin bu terdeki besinleri tükettiğini ve bunun da sabah kötü kokulara yol açtığını vurguladı.<br data-start="1551" data-end="1554">Freestone şu ifadeleri kullandı: ‘Sabah duşu, gece boyunca biriken ölü deri hücrelerini, bakterileri ve teri temizler. Bu sayede kokuya neden olan mikroorganizmalar vücuttan uzaklaştırılır. Üzerine temiz kıyafet giyildiğinde ise gün boyunca daha uzun süre ferah kalınır.’</p>
<p data-start="1827" data-end="2018"></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Parmaklarınız Normalden Esnekse Dikkat: Ciddi Solunum Hastalıklarının Habercisi Olabilir</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/parmaklariniz-normalden-esnekse-dikkat-ciddi-solunum-hastaliklarinin-habercisi-olabilir</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/parmaklariniz-normalden-esnekse-dikkat-ciddi-solunum-hastaliklarinin-habercisi-olabilir</guid>
<description><![CDATA[ Parmak ya da eklemlerdeki aşırı esneklik, yalnızca fiziksel bir özellik değil, bağ doku zayıflığının işareti olarak ciddi solunum hastalıklarının habercisi olabilir. ABD&#039;li uzmanlar, basit bir parmak testiyle astım, uyku apnesi ve Ehlers-Danlos Sendromu gibi risklerin erken tespit edilebileceğine dikkat çekiyor. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202505/image_870x_682dd69b0d619.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 22 May 2025 17:04:04 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Parmak testi nasıl yapılır, aşırı esneklik ne anlama gelir, Ehlers-Danlos Sendromu nedir, solunum hastalıklarıyla bağlantısı nedir</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p></p>
<p data-start="462" data-end="798"><strong data-start="462" data-end="519"><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Basit </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">parmak </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">testiyle </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">solunum </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">riski </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">tespit </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">edilebilir</span></strong><br data-start="519" data-end="522"><span class="_fadeIn_m1hgl_8">ABD'nin </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Colorado </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">eyaletinde </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">görev </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">yapan </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">kiropraktör </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Dr. </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Taylor </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Goldberg, </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">parmak </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">ve </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">avuç </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">içlerinin </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">olağandışı </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">şekilde </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">kolayca </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">bükülebilmesinin </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">ciddi </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">solunum </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">problemlerine </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">işaret </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">edebileceğini </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">söyledi. </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Goldberg’e </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">göre </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">bu </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">durum, </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">bağ </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">dokularındaki </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">zayıflığın </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">belirtisi </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">olabilir.</span></p>
<p data-start="800" data-end="1041"><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Bağ </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">dokuları; </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">kemikler, </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">kaslar </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">ve </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">organlar </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">arasında </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">yapı </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">ve </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">destek </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">sağlayarak </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">vücutta </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">bir </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">nevi “</span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">tutkal” </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">görevi </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">görüyor. </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Özellikle </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">akciğerlerin </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">yapısını </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">korumada </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">önemli </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">rol </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">oynayan </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">bu </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">dokular, </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">akciğerlerin </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">yaklaşık </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">yüzde </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">25’</span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">ini </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">oluşturuyor.</span></p>
<p data-start="1043" data-end="1321"><strong data-start="1043" data-end="1093"><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Aşırı </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">esneklik </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">solunum </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">sistemini </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">tehdit </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">ediyor</span></strong><br data-start="1093" data-end="1096"><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Uzmanlara </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">göre </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">bağ </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">dokularının </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">zayıflaması, </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">zaman </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">içinde </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">solunum </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">mekanizmasını </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">bozarak </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">astım </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">veya </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">obstrüktif </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">uyku </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">apnesi </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">gibi </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">hastalıklara </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">yol </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">açabiliyor. </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Goldberg, </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">bu </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">durumun </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">basit </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">bir </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">testle </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">anlaşılabileceğini </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">ifade </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">etti.</span></p>
<p data-start="1323" data-end="1364"><strong data-start="1323" data-end="1362"><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Risk </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">puanı </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">testi </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">nasıl </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">uygulanıyor?</span></strong></p>
<ul data-start="1365" data-end="1610">
<li data-start="1365" data-end="1412">
<p data-start="1367" data-end="1412"><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Serçe </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">parmağını </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">90 </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">derece </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">geriye </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">bükebilen,</span></p>
</li>
<li data-start="1413" data-end="1454">
<p data-start="1415" data-end="1454"><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Baş </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">parmağını </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">ön </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">koluna </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">değdirebilen,</span></p>
</li>
<li data-start="1455" data-end="1527">
<p data-start="1457" data-end="1527"><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Dirsek </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">veya </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">dizini </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">10 </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">dereceden </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">fazla </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">hiperekstansiyona </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">getirebilen,</span></p>
</li>
<li data-start="1528" data-end="1610">
<p data-start="1530" data-end="1610"><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Bacakları </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">düzken </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">avuç </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">içlerini </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">yere </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">koyabilen </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">bireyler </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">teste </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">göre </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">puan </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">alıyor.</span></p>
</li>
</ul>
<p data-start="1612" data-end="1800"><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Yetişkinlerde </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">5, </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">çocuklarda </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">ise </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">6 </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">ve </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">üzeri </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">puan, </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">aşırı </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">esneklik </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">olarak </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">kabul </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">ediliyor. </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Bu </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">durum, </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">genetik </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">bir </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">bağ </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">doku </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">hastalığı </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">olan </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Ehlers-</span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Danlos </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Sendromu (</span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">EDS) </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">ile </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">bağlantılı </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">olabilir.</span></p>
<p data-start="1802" data-end="2077"><strong data-start="1802" data-end="1847"><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Ehlers-</span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Danlos </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Sendromu </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">ve </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">solunum </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">sağlığı</span></strong><br data-start="1847" data-end="1850"><span class="_fadeIn_m1hgl_8">EDS, </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">vücudun </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">kolajen </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">üretimini </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">etkileyerek </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">bağ </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">dokuların </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">dayanıklılığını </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">azaltıyor. </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Dr. </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Goldberg, </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">EDS </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">hastalarının </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">solunum </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">yolu </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">hastalıklarını </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">atlatmakta </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">zorlandığını </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">ve </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">bu </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">durumun </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">klinik </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">gözlemlerle </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">desteklendiğini </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">belirtti.</span></p>
<p data-start="2079" data-end="2336"><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Bir </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">diğer </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">uzman </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Dr. </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">O’Brien, </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">bilimsel </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">çalışmaların </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">sınırlı </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">olduğunu </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">ancak </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">EDS </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">hastalarının </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">solunum </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">problemleriyle </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">daha </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">sık </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">mücadele </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">ettiğini </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">ifade </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">etti. </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Bu </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">bireylerde </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">nefes </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">darlığı, </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">kas </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">güçsüzlüğü </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">ve </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">solunum </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">yollarında </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">çökme </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">gibi </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">belirtiler </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">görülebiliyor.</span></p>
<p data-start="2338" data-end="2739"><strong data-start="2338" data-end="2398"><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Fiziksel </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">belirtiler </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">psikolojik </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">sorunlarla </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">birleşebiliyor</span></strong><br data-start="2398" data-end="2401"><span class="_fadeIn_m1hgl_8">EDS </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">hastalarında </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">yalnızca </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">fiziksel </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">değil, </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">psikolojik </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">sorunlar </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">da </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">yaygın. </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Ciltte </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">kırılganlık, </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">kolay </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">morarma, </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">kronik </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">yorgunluk, </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">sindirim </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">sorunları </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">ve </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">dikkat </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">eksikliği </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">gibi </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">belirtilere </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">ek </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">olarak, </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">2022 </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">yılında </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">yapılan </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">bir </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">araştırma </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">EDS </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">hastalarının </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">neredeyse </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">tamamının </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">depresyon, </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">yarısından </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">fazlasının </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">ise </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">anksiyete </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">yaşadığını </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">ortaya </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">koydu.</span></p>
<p data-start="2741" data-end="2980"><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Hastalığın </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">kesin </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">bir </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">tedavisi </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">bulunmazken, </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">fizik </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">tedavi </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">ve </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">destekleyici </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">cihaz </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">kullanımı </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">öneriliyor. </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Ehlers-</span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Danlos </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Derneği'ne </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">göre </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">sendromun </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">13 </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">farklı </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">alt </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">tipi </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">mevcut </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">ve </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">tanı; </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">semptom </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">değerlendirmesi </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">ve </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">fiziksel </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">muayene </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">ile </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">konulabiliyor.</span></p>
<p data-start="2982" data-end="3131"><strong data-start="2982" data-end="2994"><span class="_fadeIn_m1hgl_8"></span></strong></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kemal Memişoğlu: ‘Bugün Gazze’nin En Çok İhtiyaç Duyduğu Şey İnsanlığın İnsanlığıdır’</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/kemal-memisoglu-bugun-gazzenin-en-cok-ihtiyac-duydugu-sey-insanligin-insanligidir</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/kemal-memisoglu-bugun-gazzenin-en-cok-ihtiyac-duydugu-sey-insanligin-insanligidir</guid>
<description><![CDATA[ Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, İsviçre’nin Cenevre kentinde düzenlenen 78. Dünya Sağlık Asamblesi Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, Gazze’deki insanlık krizine dikkat çekerek uluslararası kamuoyuna çağrıda bulundu: ‘Gazze’nin bugün en çok ihtiyaç duyduğu şey insanlığın insanlığıdır.’ ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202505/image_870x_682ccf2b2ba86.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 21 May 2025 08:52:27 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>78. Dünya Sağlık Asamblesi’nde neler konuşuldu, Türkiye sağlıkta hangi modeli benimsiyor, Gazze için hangi mesaj verildi, Türkiye sağlık turizminde hangi adımları atıyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><strong>78. Dünya Sağlık Asamblesi Cenevre’de toplandı</strong></p>
<p><span>Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, 20 Mayıs 2025 Salı günü İsviçre’nin Cenevre kentinde düzenlenen 78. Dünya Sağlık Asamblesi Genel Kurul Toplantısı’na katıldı. Genel kurula hitap eden Memişoğlu, Türkiye’nin sağlık alanındaki dönüşüm süreci, küresel katkıları ve Gazze’de yaşanan insanlık dramına yönelik açıklamalarda bulundu.</span></p>
<p><img src="https://cumha.com.tr/uploads/images/202505/image_870x_682ccf55bc58c.webp" alt=""></p>
<p><img src="https://cumha.com.tr/uploads/images/202505/image_870x_682ccf672956a.webp" alt=""></p>
<p><img src="https://cumha.com.tr/uploads/images/202505/image_870x_682ccf78d0134.webp" alt=""></p>
<p><strong><br>Türkiye’nin sağlık sistemi örnek gösterildi</strong></p>
<p><span>Konuşmasında Türkiye’nin son çeyrek yüzyılda sağlık sisteminde önemli bir değişim geçirdiğini belirten Memişoğlu, şu ifadeleri kullandı:</span></p>
<p><span>“Türkiye olarak geçtiğimiz çeyrek asırda sağlık sistemimizde büyük bir değişim ve dönüşüm gerçekleştirdik. Ülkemizde dünyanın en kapsamlı ve erişilebilir sağlık hizmetlerini ücretsiz olarak sunuyoruz. Sağlık alanında yapılan yatırımlar, güçlü teknolojik altyapı, nitelikli hekim ve sağlık çalışanları ile küresel ölçekte örnek teşkil eden bir sağlık sistemi oluşturduk. COVID-19 sürecinde de bu güçlü yapı sayesinde ihtiyaç duyan ülkelere destek sağladık.”</span></p>
<p><strong>Yeni model: Sağlıklı Türkiye Yüzyılı</strong></p>
<p><span>Memişoğlu, Sağlıklı Türkiye Yüzyılı programıyla koruyucu hekimliği öncelediklerini belirtti:</span></p>
<p><span>“Sağlık alanında yeni bir adım atarak ‘Koruyan, Geliştiren ve Üreten Sağlık’ modelimizi benimsedik. Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı (TÜSEB) ile araştırmadan ürüne kadar bütüncül bir ekosistem kuruyoruz. Amacımız; sürdürülebilir, yenilikçi ve kapsayıcı sağlık çözümleriyle ulusal ve küresel kapasiteye katkı sunmaktır. ‘Sağlık için Tek Dünya’ hedefiyle uluslararası iş birliklerine açığız.”</span></p>
<p><img src="https://cumha.com.tr/uploads/images/202505/image_870x_682ccf1aa7d2a.webp" alt=""></p>
<p><strong>Sağlık turizminde marka hedefi</strong></p>
<p><span>Memişoğlu, Türkiye’nin sağlık turizmi alanında da büyük ilerleme kaydettiğini vurguladı:</span></p>
<p><span>“Sağlıklı Türkiye Yüzyılı vizyonu kapsamında, sağlık turizmi alanındaki marka değerimizi kararlılıkla güçlendirmekteyiz. ‘Health Türkiye’ markasıyla faaliyetlerimizi daha etkin, verimli ve entegre bir yapıya kavuşturduk.”</span></p>
<p><strong>Gazze vurgusu: ‘İnsanlığın insanlığına ihtiyaç var’</strong></p>
<p><span>Konuşmasının sonunda Gazze’ye değinen Memişoğlu, şu ifadeleri kullandı:</span></p>
<p><span>“Bizler burada toplantı halindeyken Gazze’de insanlar kendi topraklarında hayatta kalma mücadelesi veriyor; sağlık, gıda ve yaşama hakkı ellerinden alınmış durumda. Oysa biz sağlıkçılar gece gündüz demeden bir canı kurtarmak için çalışıyoruz. Ve biliyoruz ki bugün Gazze’nin en çok ihtiyaç duyduğu şey: ‘İnsanlığın İnsanlığıdır.’”</span><span></span></p>
<p><span></span></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Hürriyetçi Eğitim Sen Genel Başkanı Levent Kuruoğlu: &amp;apos;19 Mayıs; teslimiyetin değil direnişin adıdır&amp;apos;</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/hurriyetci-egitim-sen-genel-baskani-levent-kuruoglu-19-mayis-teslimiyetin-degil-direnisin-adidir</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/hurriyetci-egitim-sen-genel-baskani-levent-kuruoglu-19-mayis-teslimiyetin-degil-direnisin-adidir</guid>
<description><![CDATA[ Hürriyetçi Eğitim Sen Genel Başkanı Levent Kuruoğlu, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı dolayısıyla yayımladığı yazılı açıklamada, 19 Mayıs&#039;ın yalnızca bir tarih değil, milletin bağımsızlık iradesinin simgesi olduğunu vurguladı. Kuruoğlu, Atatürk’ün fikirlerinin yaşatılmasının önemine dikkat çekti. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202505/image_870x_682b0fb7706d5.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 19 May 2025 20:34:32 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>19 Mayıs’ın tarihsel önemi nedir, Levent Kuruoğlu’nun 19 Mayıs’a dair mesajı ne oldu, Atatürkçülük hangi ilkelere dayanır, gençliğe verilmek istenen mesaj nedir</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><br data-start="454" data-end="457"><strong data-start="457" data-end="496"><span class="_fadeIn_m1hgl_8">19 </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Mayıs: </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Bir </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">milletin </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">diriliş </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">günü</span></strong><br data-start="496" data-end="499"><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Hürriyetçi </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Eğitim </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Sen </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Genel </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Başkanı </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Levent </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Kuruoğlu, </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">19 </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Mayıs </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Atatürk’ü </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Anma, </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Gençlik </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">ve </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Spor </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Bayramı </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">dolayısıyla </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">yazılı </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">bir </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">açıklama </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">yaptı. </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Kuruoğlu, </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">19 </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Mayıs </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">1919’</span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">un </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">yalnızca </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">bir </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">takvim </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">yaprağı </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">olmadığını, </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">milletin </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">esarete </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">karşı </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">başkaldırısının </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">ve </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">bağımsızlık </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">tutkusunun </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">tarihi </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">simgesi </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">olduğunu </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">belirtti.</span></p>
<p></p>
<p data-start="807" data-end="1179"><strong data-start="807" data-end="856"><span class="_fadeIn_m1hgl_8">'</span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Samsun’da </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">atılan </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">adım, </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Cumhuriyet’e </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">dönüştü'</span></strong><br data-start="856" data-end="859"><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Kuruoğlu </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">açıklamasında, </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Gazi </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Mustafa </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Kemal </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Atatürk’ün </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Samsun’a </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">çıkışını </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">emperyalizme </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">karşı </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">fikri </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">bir </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">mücadele </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">başlangıcı </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">olarak </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">nitelendirdi. </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">O </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">gün </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Samsun’da </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">yakılan </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">bağımsızlık </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">meşalesinin </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Amasya, </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Erzurum </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">ve </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Sivas </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">üzerinden </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">halkın </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">iradesine; </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">ardından </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">23 </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Nisan’da </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Meclis’e </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">ve </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">29 </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Ekim’de </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Cumhuriyet’e </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">ulaştığını </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">kaydetti.</span></p>
<p data-start="1181" data-end="1576"><strong data-start="1181" data-end="1222"><span class="_fadeIn_m1hgl_8">'</span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">19 </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Mayıs </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">bir </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">bayramdan </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">öte </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">duruştur'</span></strong><br data-start="1222" data-end="1225"><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Levent </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Kuruoğlu, </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">19 </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Mayıs’ın </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">teslimiyetin </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">değil </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">direnişin, </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">umutsuzluğun </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">değil </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">yeniden </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">doğuşun </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">adı </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">olduğunu </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">söyledi. </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Milletin </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">kaderinin </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">saraylarda </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">değil </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Anadolu’nun </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">bağrında, </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">halkın </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">iradesiyle </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">yazıldığını </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">vurguladı. </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Atatürk’ün </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">gençliğe </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">hitabında </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">yer </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">alan “</span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Muhtaç </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">olduğun </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">kudret, </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">damarlarındaki </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">asil </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">kanda </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">mevcuttur” </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">sözünün </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">bu </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">ruhu </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">taşıdığını </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">belirtti.</span></p>
<p data-start="1578" data-end="1915"><strong data-start="1578" data-end="1635"><span class="_fadeIn_m1hgl_8">'</span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Atatürkçülük, </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">tam </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">bağımsızlık </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">ve </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">halk </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">egemenliğidir'</span></strong><br data-start="1635" data-end="1638"><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Kuruoğlu, </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">19 </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Mayıs’ı </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">anlamanın </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">sadece </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Atatürk’ü </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">anmakla </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">değil, </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">onun </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">fikirlerini </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">rehber </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">edinmekle </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">mümkün </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">olduğunu </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">ifade </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">etti. </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Atatürkçü </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">olmanın </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">tam </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">bağımsızlık </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">ilkesine </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">sahip </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">çıkmak, </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">hukukun </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">üstünlüğünü </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">savunmak </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">ve </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">halkın </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">egemenliğini </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">esas </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">almak </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">anlamına </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">geldiğini </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">dile </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">getirdi.</span></p>
<p data-start="1917" data-end="2186"><strong data-start="1917" data-end="1965"><span class="_fadeIn_m1hgl_8">'</span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Gençliğe </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">inançla </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">sahip </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">çıkmak </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">görevimizdir'</span></strong><br data-start="1965" data-end="1968"><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Açıklamasının </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">sonunda, </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">gençliği </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">umutla </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">ve </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">kararlılıkla </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">desteklemenin, </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">milli </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">mücadele </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">ruhunu </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">gelecek </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">kuşaklara </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">taşımanın </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">görevleri </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">olduğunu </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">söyleyen </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Kuruoğlu, </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">19 </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Mayıs </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Atatürk’ü </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Anma, </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Gençlik </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">ve </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Spor </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Bayramı’nı </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">kutladı.</span></p>
<p data-start="2188" data-end="2361"><span class="_fadeIn_m1hgl_8"></span></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Hipertansiyon Hastalarının Sadece Yüzde 82’si Kontrol Altında: Uzmanlar Erken Teşhise Dikkat Çekiyor</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/hipertansiyon-hastalarinin-sadece-yuzde-82si-kontrol-altinda-uzmanlar-erken-teshise-dikkat-cekiyor</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/hipertansiyon-hastalarinin-sadece-yuzde-82si-kontrol-altinda-uzmanlar-erken-teshise-dikkat-cekiyor</guid>
<description><![CDATA[ 17 Mayıs Dünya Hipertansiyon Günü kapsamında yayımlanan bilgilere göre Türkiye’de son 4 yılda 278 bin kişiye hipertansiyon tanısı konuldu. Tanı alan hastaların yüzde 82’sinin tansiyon değerleri kontrol altına alınabildi. Uzmanlar, erken teşhis ve düzenli ilaç kullanımının yaşamsal önemde olduğunu vurguluyor. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202505/image_870x_68287200bceb8.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 18 May 2025 10:55:12 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Hipertansiyon hastalarının yüzde kaçı kontrol altında, Türkiye’de hipertansiyon görülme sıklığı nedir, hipertansiyonun nedenleri nelerdir, ilaçların düzenli kullanılmaması ne gibi sonuçlar doğurur</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span>Türkiye’de 278 Bin Kişiye Hipertansiyon Tanısı Konuldu</span></p>
<p><span>Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan açıklamaya göre, 2021 Temmuz ila 2025 Mart döneminde Hastalık Yönetim Platformu – Hipertansiyon Modülü üzerinden yapılan taramalar sonucunda 278 bin kişiye hipertansiyon tanısı konuldu. Tanı konulan hastaların yüzde 82’sinde tansiyon değerleri kontrol altına alınabildi.</span></p>
<p><strong>Dünya Sağlık Teşkilatı Verileri Endişe Veriyor</strong></p>
<p><span>Dünya Sağlık Teşkilatı (DST) verilerine göre dünya genelinde 1,3 milyar insan hipertansiyon ile yaşıyor. 30-70 yaş aralığındaki yaklaşık 11 milyon kişi her yıl bu nedenle hayatını kaybediyor. Uzmanlar, erken teşhisin bu hastalıkla mücadelede kritik öneme sahip olduğunu vurguluyor.</span></p>
<p><strong>Hipertansiyonun Kontrolü İçin Ulusal Programlar Uygulamada</strong></p>
<p><span>Türkiye’de hipertansiyon ve ilişkili hastalıklarla mücadele amacıyla, ‘Türkiye Kalp ve Damar Hastalıkları Önleme ve Kontrol Programı’ ile ‘Türkiye Böbrek Hastalıkları Önleme ve Kontrol Programı’ uygulanıyor. Bu programlara ek olarak geliştirilen Hastalık Yönetim Platformu (HYP), hipertansiyon hastalarının belirlenmesi ve izlenmesini kolaylaştırdı.</span></p>
<p><strong>Hipertansiyon Hastalarının Yüzde 20’si İlaçlarını Düzenli Kullanmıyor</strong></p>
<p><span>2023 yılında Türkiye’de yapılan bir araştırma, 15 yaş ve üzeri nüfusta hipertansiyon sıklığının yüzde 18,3 olduğunu ortaya koydu. Araştırmalar, hipertansiyon tedavisi alan her beş hastadan birinin ilaçlarını düzenli kullanmadığını gösteriyor. Bu durum, tedavi etkinliğini düşürüyor ve komplikasyon riskini artırıyor.</span></p>
<p><strong>Dünyada Farkındalık Düşük Seviyede</strong></p>
<p><span>Küresel istatistikler, hipertansiyon farkındalığının yeterli olmadığını ortaya koyuyor. Hipertansiyonu olan 30-79 yaş grubundaki bireylerin yalnızca yüzde 54’üne tanı konulabildiği, bu grubun yüzde 42’sinin tedavi aldığı ve sadece yüzde 21’inin tansiyonunun kontrol altında olduğu bildiriliyor.</span></p>
<p><strong>Hipertansiyona Yol Açan Temel Etkenler</strong></p>
<p><span>Uzmanlara göre hipertansiyonun en sık nedenleri arasında aşırı tuz ve yağ tüketimi, yetersiz meyve-sebze tüketimi, obezite, fiziksel aktivite eksikliği, alkol ve tütün kullanımı ile stres bulunuyor. Yaş, cinsiyet ve ülkeye göre risk faktörleri farklılık gösterebiliyor.</span></p>
<p><strong>Kan Basıncını Kontrol Altında Tutmak İçin Öneriler</strong></p>
<ul>
<li><span>Sağlıklı ve dengeli beslenin</span></li>
<li><span>Günlük yeterli su tüketin</span></li>
<li><span>Tuz kullanımını azaltın</span></li>
<li><span>Tütün ve alkol ürünlerinden uzak durun</span></li>
<li><span>Düzenli fiziksel aktivite yapın</span></li>
<li><span>Aile hekiminizle düzenli temas kurun</span></li>
<li><span>Tansiyonunuzu sık sık ölçtürün</span></li>
<li><span>Reçete edilen ilaçları düzenli kullanın</span></li>
</ul>
<p><span>2025 yılı Dünya Hipertansiyon Günü’nün teması ‘Kan Basıncını Ölçtür, Kontrol Altında Tut, Uzun Yaşa’ olarak belirlendi.</span></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Covid&#45;19 Aşısı Olmayanlarda Pıhtı Atma Riski 3 Kat Daha Fazla Çıktı</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/covid-19-asisi-olmayanlarda-pihti-atma-riski-3-kat-daha-fazla-cikti</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/covid-19-asisi-olmayanlarda-pihti-atma-riski-3-kat-daha-fazla-cikti</guid>
<description><![CDATA[ Yeni yapılan bilimsel araştırmaya göre, Covid-19 aşısı olmayan bireylerde kan pıhtılaşması riski aşılı bireylere göre üç kat daha yüksek. Araştırmacılar, aşı karşıtlığının sağlık üzerindeki etkilerine dikkat çekiyor. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202505/image_870x_6827253ad4183.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 18 May 2025 10:55:12 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Covid-19 aşısı olmayanlarda pıhtı riski neden artıyor, araştırma hangi ülkelerde yapıldı, uzmanlar ne öneriyor, aşı olmak pıhtı riskini nasıl etkiliyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><br data-start="324" data-end="327"><strong data-start="327" data-end="394">Covid-19 aşısı olmayan bireylerde pıhtılaşma riski üç kat fazla</strong><br data-start="394" data-end="397">Yapılan son bilimsel çalışmalarda, Covid-19 aşısı olmayan bireylerin kan pıhtısı geliştirme olasılığının, aşılı kişilere kıyasla üç kat daha fazla olduğu bildirildi. Araştırma, Avrupa’daki çeşitli sağlık kurumlarının iş birliğiyle gerçekleştirildi.</p>
<p></p>
<p data-start="647" data-end="936"><strong data-start="647" data-end="684">Araştırma kimler üzerinde yapıldı</strong><br data-start="684" data-end="687">Uzmanlar, Avrupa genelinde 18 yaş üzeri 1 milyon bireyin sağlık kayıtlarını inceleyerek bu sonuca ulaştı. Özellikle aşısız bireylerde venöz tromboembolizm (VTE) ve pulmoner emboli gibi ciddi pıhtı rahatsızlıklarının daha sık görüldüğü tespit edildi.</p>
<p data-start="938" data-end="1193"><strong data-start="938" data-end="959">Uzmanlar ne diyor</strong><br data-start="959" data-end="962">Çalışmayı yürüten ekipte yer alan epidemiyolog Dr. Elisa Moretti, 'Aşı yaptırmayan kişilerde Covid-19 enfeksiyonu sonrası pıhtı atma riski bariz şekilde daha yüksek. Bu, ciddi sağlık sorunlarına ve hatta ölüme yol açabiliyor' dedi.</p>
<p data-start="1195" data-end="1435"><strong data-start="1195" data-end="1220">Aşı olmanın etkisi ne</strong><br data-start="1220" data-end="1223">Araştırma, aşıların yalnızca enfeksiyondan değil, enfeksiyon sonrası gelişebilecek komplikasyonlardan da koruyucu etki sağladığını ortaya koyuyor. Aşılı bireylerde pıhtı riski çok daha düşük seviyelerde seyretti.</p>
<p data-start="1437" data-end="1601"></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>ABD&amp;apos;de satılan tatlı mısır ekmeği için acil geri çağırma: Hayati alerji riski tespit edildi</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/abdde-satilan-tatli-misir-ekmegi-icin-acil-geri-cagirma-hayati-alerji-riski-tespit-edildi</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/abdde-satilan-tatli-misir-ekmegi-icin-acil-geri-cagirma-hayati-alerji-riski-tespit-edildi</guid>
<description><![CDATA[ ABD&#039;de satışa sunulan &#039;Afgan Mısır Ekmeği Doda&#039; adlı üründe, etikette belirtilmeyen susam ve buğday tespit edildi. Yetkililer, bu içeriklere karşı alerjisi olan bireyleri hayati tehlike yaratabilecek reaksiyonlara karşı uyardı. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202505/image_870x_68259ceeee894.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 15 May 2025 17:21:26 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Hangi ürün geri çağrıldı, geri çağırma nedeni ne, kimler için risk oluşturuyor, tüketiciler ne yapmalı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><br data-start="363" data-end="366"><strong data-start="366" data-end="412">Alerjen uyarısı olmayan ürün geri çağrıldı</strong><br data-start="412" data-end="415">ABD merkezli Ariana Sweets Inc., piyasaya sürdüğü 'Afgan Mısır Ekmeği Doda' adlı ürün için acil geri çağırma kararı aldı. Geri çağırmanın nedeni olarak, ürün etiketinde bildirilmemesine rağmen içinde susam ve buğday bulunma ihtimali gösterildi.</p>
<p></p>
<p data-start="663" data-end="1002"><strong data-start="663" data-end="702">Ciddi sağlık riskleri oluşturabilir</strong><br data-start="702" data-end="705">Susam veya buğdaya karşı alerjisi olan bireyler için hayati risk taşıdığı belirtilen ürün, 24 oz’luk plastik ambalajda ve yuvarlak, tatlı ekmek formunda satışa sunulmuştu. Ürün, Kaliforniya’daki çeşitli perakende satış noktalarında raflarda yer alırken, üzerinde 753182432670 UPC kodu bulunuyor.</p>
<p data-start="1004" data-end="1307"><strong data-start="1004" data-end="1058">4/24/2025 öncesi üretilen partiler geri çağrılıyor</strong><br data-start="1058" data-end="1061">Geri çağırma kararı, 24 Nisan 2025 tarihinden önce üretilen tüm ürünleri kapsıyor. Yapılan denetimlerde, susam ve buğday içerdiği halde ambalajında bu alerjenlere dair herhangi bir uyarı bulunmayan ürünlerin tüketicilere sunulduğu ortaya çıktı.</p>
<p data-start="1309" data-end="1643"><strong data-start="1309" data-end="1358">Tüketicilere net uyarı: Tüketmeyin, iade edin</strong><br data-start="1358" data-end="1361">Yetkililer, özellikle bu iki alerjene karşı hassasiyeti bulunan kişilerin ürünü tüketmeleri halinde ciddi hatta yaşamı tehdit eden reaksiyonlarla karşılaşabileceklerini vurguladı. Bu doğrultuda, ürünün satın alındığı mağazalara iade edilmesi ve tüketilmemesi çağrısında bulunuldu.</p>
<p data-start="1645" data-end="1762"></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Soğuk Algınlığına Karşı Doğal Destek: Dut Pekmezi Öksürüğü ve Balgamı Hafifletebilir mi?</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/soguk-alginligina-karsi-dogal-destek-dut-pekmezi-oksurugu-ve-balgami-hafifletebilir-mi</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/soguk-alginligina-karsi-dogal-destek-dut-pekmezi-oksurugu-ve-balgami-hafifletebilir-mi</guid>
<description><![CDATA[ Mevsimsel hastalıkların artmasıyla birlikte dut pekmezi gibi doğal ürünlere olan ilgi hızla yükseliyor. Peki, dut pekmezi öksürüğe gerçekten iyi geliyor mu, balgam sökücü etkisi var mı? İşte uzman görüşleri ve geleneksel kullanım detayları. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202505/image_870x_6824742b7a87d.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 15 May 2025 17:21:26 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>dut pekmezi öksürüğe iyi gelir mi, dut pekmezi balgam söker mi, kara dut pekmezi nasıl tüketilmeli, dut pekmezi hangi hastalıklara iyi gelir</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p data-start="363" data-end="598"><strong data-start="384" data-end="414"><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Doğal </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">şifa </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">arayışı </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">artıyor</span></strong><br data-start="414" data-end="417"><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Kış </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">aylarında </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">artan </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">soğuk </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">algınlığı </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">ve </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">grip </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">vakalarıyla </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">birlikte </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">vatandaşlar </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">doğal </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">yöntemlere </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">yöneliyor. </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Bu </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">yöntemlerin </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">başında </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">ise </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">geleneksel </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">bir </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">besin </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">olan </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">dut </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">pekmezi </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">yer </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">alıyor.</span></p>
<p data-start="600" data-end="854"><strong data-start="600" data-end="622"><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Dut </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">pekmezi </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">nedir?</span></strong><br data-start="622" data-end="625"><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Dut </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">pekmezi, </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">özellikle </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">kara </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">dut </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">meyvesinden </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">elde </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">edilen </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">yoğun </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">kıvamlı </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">bir </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">üründür. </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">İçeriğinde </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">yüksek </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">miktarda </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">antioksidan, </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">demir </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">ve </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">çeşitli </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">vitaminler </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">bulunur. </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Bu </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">özellikleriyle </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">bağışıklık </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">sistemini </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">desteklediği </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">belirtilmektedir.</span></p>
<p data-start="856" data-end="1150"><strong data-start="856" data-end="894"><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Öksürüğe </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">karşı </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">etkili </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">olabilir </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">mi?</span></strong><br data-start="894" data-end="897"><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Uzmanlar, </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">dut </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">pekmezinin </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">boğaz </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">üzerindeki </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">yumuşatıcı </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">etkisi </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">sayesinde </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">tahrişi </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">azaltabileceğini </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">ve </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">kuru </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">öksürüğü </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">hafifletebileceğini </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">ifade </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">ediyor. </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Pekmezin </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">içeriğinde </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">bulunan </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">doğal </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">şekerler, </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">boğazı </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">kaplayarak </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">öksürük </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">hissini </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">geçici </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">olarak </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">yatıştırabilir.</span></p>
<p data-start="1152" data-end="1502"><strong data-start="1152" data-end="1184"><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Balgam </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">sökücü </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">etkisi </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">var </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">mı?</span></strong><br data-start="1184" data-end="1187"><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Halk </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">arasında </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">özellikle </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">kara </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">dut </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">pekmezi, </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">doğal </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">bir </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">balgam </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">sökücü </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">olarak </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">kullanılmaktadır. </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Dut </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">pekmezinin </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">sıcak </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">su </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">ile </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">birlikte </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">tüketilmesi </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">balgamın </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">yumuşamasına </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">katkı </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">sağlayabilir. </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Ancak </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">bu </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">tür </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">doğal </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">yöntemlerin </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">tıbbi </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">tedavilerin </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">yerine </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">geçmediği, </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">yalnızca </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">destekleyici </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">olarak </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">kullanılabileceği </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">hatırlatılmaktadır.</span></p>
<p data-start="1504" data-end="1811"><strong data-start="1504" data-end="1541"><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Geleneksel </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">kullanımı </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">devam </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">ediyor</span></strong><br data-start="1541" data-end="1544"><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Anadolu’da </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">uzun </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">yıllardır </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">solunum </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">yolu </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">hastalıklarında </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">destek </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">amaçlı </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">tüketilen </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">dut </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">pekmezi, </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">günümüzde </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">de </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">doğal </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">bir </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">alternatif </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">olarak </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">değerlendirilmektedir. </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Ancak </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">uzmanlar, </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">ciddi </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">solunum </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">rahatsızlıklarında </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">mutlaka </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">tıbbi </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">destek </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">alınması </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">gerektiğinin </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">altını </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">çizmektedir.</span></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Acil Sağlık Kongresi’nde üç temel çağrı: Ekip ruhu güçlendirilmeli, yapısal reform şart, sağlıkta uluslararası suçlar görmezden gelinemez</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/acil-saglik-kongresinde-uc-temel-cagri-ekip-ruhu-guclendirilmeli-yapisal-reform-sart-saglikta-uluslararasi-suclar-goermezden-gelinemez</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/acil-saglik-kongresinde-uc-temel-cagri-ekip-ruhu-guclendirilmeli-yapisal-reform-sart-saglikta-uluslararasi-suclar-goermezden-gelinemez</guid>
<description><![CDATA[ Gazi Üniversitesi ev sahipliğinde Ankara’da düzenlenen Hastane Öncesi Acil Sağlık Hizmetleri Kongresi’nde konuşan Ali Ramazan Benli sağlık hizmetlerinde ekip çalışmasının önemini vurgularken; Sağlık-Sen Genel Başkanı Mahmut Faruk Doğan paramedik tanımının yasallaşması ve ambulans filosunun yenilenmesi gerektiğini söyledi. Akademisyen Melih Çamcı ise 7 Ekim 2023 sonrası sağlık altyapısına yönelik saldırıların tıbbi soykırım düzeyine ulaştığını ve bu duruma uluslararası toplumun sessiz kaldığını dile getirdi. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202505/image_870x_681f48019faed.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 12 May 2025 13:45:54 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Ali Ramazan Benli ne söyledi, paramedik mesleği neden yasallaşmalı, ambulansların durumu ne, 7 Ekim sonrası sağlık sistemine yönelik saldırılar nasıl gelişti</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p></p>
<p data-start="963" data-end="1342"><strong data-start="963" data-end="1020">Ankara’da sağlık sisteminin geleceği masaya yatırıldı</strong><br data-start="1020" data-end="1023">Ankara’da Gazi Üniversitesi ve Sağlık-Sen iş birliğiyle düzenlenen Hastane Öncesi Acil Sağlık Hizmetleri Kongresi, sağlık sektöründen akademisyenleri, sendika temsilcilerini ve profesyonel sağlık çalışanlarını bir araya getirdi. Kongrenin açılış konuşmaları sahadaki gerçek sorunlara ve uluslararası krizlere odaklandı.</p>
<p><img src="https://cumha.com.tr/uploads/images/202505/image_870x_681f4673ed550.webp" alt=""></p>
<p data-start="1344" data-end="1906"><strong data-start="1344" data-end="1399">Ali Ramazan Benli: ‘Sağlık hizmeti bir ekip işidir’</strong><br data-start="1399" data-end="1402">Kongrede ilk sözü alan Gazi Üniversitesi’nden Ali Ramazan Benli, sağlık hizmetlerinin bir bütün olduğunu belirterek, “Hekimiyle, hemşiresiyle, şoförüyle, laborantıyla hepimiz bir ekibiz” dedi. Sağlık-Sen ve Gazi Üniversitesi iş birliğiyle yürütülen saha çalışmaları sonucunda, üniversite hastanelerindeki hekimlerin yaşadığı sorunlar, 112 Acil çalışanlarının çalışma koşulları, aile hekimliğindeki yapısal problemler ve deprem sonrası sağlık hizmetleri gibi birçok alanda çalıştaylar yapıldığını aktardı.</p>
<p><img src="https://cumha.com.tr/uploads/images/202505/image_870x_681f47e52e04a.webp" alt=""></p>
<p data-start="1908" data-end="2189">Benli, akademik gelişim kurslarının da düzenlenerek sahadaki sağlık çalışanlarının kariyerlerine katkı sunulduğunu söyledi. Kongre boyunca yapay zekâ uygulamaları, kadın sağlık çalışanlarının yaşadığı sorunlar ve vaka analizlerinin ele alınacağı oturumlar düzenleneceğini belirtti.</p>
<p data-start="2191" data-end="2660"><strong data-start="2191" data-end="2272">Mahmut Faruk Doğan: ‘Paramedik mesleği yasallaşmalı, ambulanslar yenilenmeli’</strong><br data-start="2272" data-end="2275">Sağlık-Sen Genel Başkanı Mahmut Faruk Doğan ise kongrede yaptığı konuşmada sendikacılığın sadece özlük haklarını değil, sosyal ve akademik destek alanlarını da kapsaması gerektiğini belirtti. Paramedik mesleğinin halen Türkiye’de yasal statüye kavuşmadığını belirten Doğan, “Dünyada bu tanım yasal dayanakla yapılmışken, biz hâlâ teknik ifadelerle konuşuyoruz. Bu kabul edilemez” dedi.</p>
<p><img src="https://cumha.com.tr/uploads/images/202505/image_870x_681f4687114fb.webp" alt=""></p>
<p data-start="2662" data-end="3176">Doğan ayrıca, yüksek kilometreli ambulansların artık hizmet veremediğini ve bu araçların sahada hem çalışanlara hem hastalara zarar verdiğini söyledi. Sağlık-Sen’in, Ankara’ya vaka taşıyan 112 personeline sendika ayrımı yapılmadan ücretsiz konaklama hizmeti sunduğunu açıklayan Doğan, bu uygulamanın bir ilk olduğunu ifade etti. Sahada yapılan anketlerde en sık karşılaşılan sağlık sorunlarının bel fıtığı, uyku bozukluğu ve anksiyete olduğunu belirterek, bu verilerin toplu sözleşme masasına taşınacağını söyledi.</p>
<p data-start="3178" data-end="3622"><strong data-start="3178" data-end="3256">Melih Çamcı: ‘765 sağlık çalışanı sistemli saldırılarla hayatını kaybetti’</strong><br data-start="3256" data-end="3259"> Kongrede akademik bir sunum gerçekleştiren Melih Çamcı, 7 Ekim 2023 sonrası özellikle Filistin’de sağlık tesislerine ve sağlık çalışanlarına yönelik saldırıların “tıbbi soykırım” düzeyine ulaştığını söyledi. Bu saldırıların rastlantısal değil, sistematik ve planlı olduğunu belirten Çamcı, “İlk 100 gün içinde sağlık sisteminin %75’i etkisiz hale getirildi” dedi.</p>
<p><img src="https://cumha.com.tr/uploads/images/202505/image_870x_681f47391f355.webp" alt=""></p>
<p data-start="3624" data-end="4041">Yaptıkları akademik çalışmalarda 765 sağlık çalışanının hayatını kaybettiğini, 516 sağlık tesisine saldırı düzenlendiğini ve 115 ambulansın yok edildiğini tespit ettiklerini açıklayan Çamcı, bu saldırıların Cenevre Sözleşmeleri’ne göre açıkça savaş suçu sayılması gerektiğini ifade etti. Konuya ilişkin literatür eksikliğine dikkat çeken Çamcı, uluslararası camianın sessizliğini “suça ortaklık” olarak değerlendirdi.</p>
<p data-start="4043" data-end="4217"><strong data-start="4043" data-end="4055"></strong></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Uzun Süreli Çökkünlük Hali Uyarı Sinyali Olabilir: Depresyon Belirtileri ve Tedavi Yöntemleri</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/uzun-sureli-coekkunluk-hali-uyari-sinyali-olabilir-depresyon-belirtileri-ve-tedavi-yoentemleri</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/uzun-sureli-coekkunluk-hali-uyari-sinyali-olabilir-depresyon-belirtileri-ve-tedavi-yoentemleri</guid>
<description><![CDATA[ Hayat kalitesini ciddi şekilde etkileyen depresyon, majör bozukluklardan mevsimsel değişimlere kadar birçok farklı türde görülebiliyor. Uzun süreli mutsuzluk, ilgi kaybı, uyku ve iştah değişiklikleri depresyonun temel sinyalleri arasında yer alıyor. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202505/image_870x_681de48e4ca28.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 10 May 2025 13:44:25 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Depresyon belirtileri nelerdir, depresyon nasıl tedavi edilir, çocuklarda depresyon farklı mı seyreder, depresyon tanısı nasıl konur</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p data-start="706" data-end="1065"><strong data-start="706" data-end="737"><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Depresyon </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">türleri </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">nelerdir?</span></strong><br data-start="737" data-end="740"><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Depresyon </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">çeşitli </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">türlerde </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">ortaya </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">çıkabilir. </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">En </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">yaygın </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">tür </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">majör </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">depresyondur </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">ve </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">belirtileri </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">en </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">az </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">iki </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">hafta </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">sürer. </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Katatonik </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">depresyon, </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">distimi, </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">doğum </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">sonrası </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">depresyon, </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">mevsimsel </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">depresyon, </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">atipik </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">depresyon, </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">bipolar </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">bozukluk </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">ve </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">siklotimik </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">bozukluk </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">da </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">diğer </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">türler </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">arasındadır. </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Her </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">biri </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">kendine </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">özgü </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">belirtilerle </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">seyreder.</span></p>
<p data-start="1067" data-end="1417"><strong data-start="1067" data-end="1102"><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Depresyon </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">belirtileri </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">nelerdir?</span></strong><br data-start="1102" data-end="1105"><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Depresyonda </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">kişiler, </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">sürekli </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">üzgün </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">hissetme, </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">ilgi </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">kaybı, </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">iştah </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">ve </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">kilo </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">değişiklikleri, </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">uyku </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">bozuklukları, </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">enerji </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">azalması, </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">karamsarlık, </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">suçluluk, </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">konsantrasyon </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">güçlüğü </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">ve </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">intihar </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">düşüncelerine </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">kadar </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">uzanan </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">çeşitli </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">belirtiler </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">yaşayabilir. </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Bu </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">belirtiler </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">en </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">az </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">iki </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">hafta </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">süreyle </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">devam </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">ederse </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">uzman </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">yardımı </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">önerilir.</span></p>
<p data-start="1419" data-end="1736"><strong data-start="1419" data-end="1474"><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Çocuklar </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">ve </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">gençlerde </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">depresyon </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">farklı </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">mı </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">seyreder?</span></strong><br data-start="1474" data-end="1477"><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Depresyon, </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">yaş </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">gruplarına </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">göre </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">farklı </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">şekillerde </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">görülebilir. </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Okul </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">öncesi </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">dönemde </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">huzursuzluk, </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">içe </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">kapanma; </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">okul </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">çağında </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">ders </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">başarısında </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">düşüş, </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">mutsuzluk; </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">ergenlikte </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">ise </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">alınganlık, </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">sinirlilik </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">ve </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">sosyal </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">ilişkilerde </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">bozulma </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">gibi </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">belirtilerle </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">ortaya </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">çıkabilir.</span></p>
<p data-start="1738" data-end="1992"><strong data-start="1738" data-end="1773"><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Depresyonun </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">nedenleri </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">nelerdir?</span></strong><br data-start="1773" data-end="1776"><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Fiziksel, </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">genetik </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">ve </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">psikososyal </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">birçok </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">etken </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">depresyona </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">yol </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">açabilir. </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Genetik </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">yatkınlık, </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">kronik </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">hastalıklar, </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">hormonal </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">değişiklikler, </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">travmalar, </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">sosyal </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">destek </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">eksikliği </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">ve </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">ekonomik </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">sorunlar </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">depresyonu </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">tetikleyebilir.</span></p>
<p data-start="1994" data-end="2317"><strong data-start="1994" data-end="2032"><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Kimler </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">depresyon </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">riski </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">altındadır?</span></strong><br data-start="2032" data-end="2035"><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Kadınlar, </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">erkeklere </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">kıyasla </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">daha </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">yüksek </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">depresyon </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">riski </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">taşır. </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Özellikle </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">doğum </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">sonrası </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">dönem, </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">menopoza </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">geçiş </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">ve </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">hormonal </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">dalgalanmalar </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">bu </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">durumu </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">etkiler. </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Ayrıca </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">çocuklukta </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">başlayan </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">depresyon, </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">yetişkinlikte </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">de </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">devam </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">edebilir. </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Yaşlı </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">bireylerde </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">ise </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">distimik </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">bozukluklar </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">daha </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">yaygındır.</span></p>
<p data-start="2319" data-end="2615"><strong data-start="2319" data-end="2352"><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Depresyon </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">tanısı </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">nasıl </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">konur?</span></strong><br data-start="2352" data-end="2355"><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Tanı, </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">uzman </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">psikiyatristler </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">tarafından </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">yapılan </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">klinik </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">değerlendirme </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">sonucunda </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">konur. </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Herhangi </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">bir </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">kan </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">testi </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">veya </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">görüntüleme </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">yöntemi </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">depresyonu </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">doğrudan </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">teşhis </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">edemez. </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Ancak </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">benzer </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">belirtiler </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">gösteren </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">fiziksel </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">hastalıkları </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">elemek </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">için </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">bazı </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">testler </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">istenebilir.</span></p>
<p data-start="2617" data-end="2926"><strong data-start="2617" data-end="2651"><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Depresyon </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">nasıl </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">tedavi </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">edilir?</span></strong><br data-start="2651" data-end="2654"><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Depresyonun </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">tedavisinde </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">ilaçlar </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">ve </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">psikoterapi </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">bir </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">arada </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">veya </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">ayrı </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">ayrı </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">kullanılabilir. </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Bilişsel </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">davranışçı </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">terapi, </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">yaygın </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">şekilde </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">tercih </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">edilen </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">yöntemlerden </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">biridir. </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Ayrıca </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">sağlıklı </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">yaşam </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">alışkanlıkları, </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">egzersiz, </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">meditasyon </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">ve </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">sosyal </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">destek </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">de </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">tedavi </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">sürecini </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">destekler.</span></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Geleceği Düşünmek Bile Nefesinizi Kesiyorsa Anksiyete Olabilir: Belirtiler ve Tedavi Yöntemleri</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/gelecegi-dusunmek-bile-nefesinizi-kesiyorsa-anksiyete-olabilir-belirtiler-ve-tedavi-yoentemleri</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/gelecegi-dusunmek-bile-nefesinizi-kesiyorsa-anksiyete-olabilir-belirtiler-ve-tedavi-yoentemleri</guid>
<description><![CDATA[ Anksiyete, günlük yaşamı sekteye uğratabilecek kadar yoğun kaygı, korku ve huzursuzluk hissiyle kendini gösteren ciddi bir ruhsal bozukluktur. Fiziksel belirtilerle de ortaya çıkan bu durum, doğru teşhis ve tedaviyle kontrol altına alınabiliyor. Konuşma terapisi, ilaç kullanımı, egzersiz ve nefes teknikleri gibi pek çok yöntemle anksiyete semptomları hafifletilebiliyor. Peki, anksiyete neden olur ve nasıl geçer? ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202505/image_870x_681de42009cf5.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 10 May 2025 13:44:25 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Anksiyete neden olur, anksiyete belirtileri nelerdir, anksiyete nasıl tedavi edilir, anksiyete krizi sırasında ne yapılmalı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p data-start="892" data-end="1302"><strong data-start="892" data-end="931"><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Anksiyete </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">türleri </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">ve </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">tetikleyiciler</span></strong><br data-start="931" data-end="934"><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Anksiyete </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">bozukluğu </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">farklı </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">şekillerde </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">karşımıza </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">çıkar: </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Obsesif </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">kompulsif </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">bozukluk, </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">panik </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">atak, </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">travma </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">sonrası </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">stres </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">bozukluğu, </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">genelleştirilmiş </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">kaygı </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">bozukluğu, </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">agorafobi </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">ve </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">sosyal </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">fobi </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">bunlardan </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">bazılarıdır. </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Anksiyeteye </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">yol </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">açan </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">nedenler </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">arasında </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">beyindeki </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">kimyasal </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">dengesizlikler, </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">genetik </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">yatkınlık, </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">stresli </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">yaşam </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">koşulları, </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">travmalar </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">ve </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">çevresel </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">faktörler </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">yer </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">alır.</span></p>
<p data-start="1304" data-end="1618"><strong data-start="1304" data-end="1328"><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Belirtiler </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">nelerdir?</span></strong><br data-start="1328" data-end="1331"><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Anksiyete </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">yaşayan </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">bireylerde </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">sıkça </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">görülen </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">belirtiler </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">arasında </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">huzursuzluk, </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">kötü </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">senaryolar </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">düşünme, </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">nefes </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">alışverişinde </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">hızlanma, </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">terleme, </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">mide </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">bulantısı, </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">göğüs </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">ağrısı </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">ve </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">uykusuzluk </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">gibi </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">hem </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">fiziksel </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">hem </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">psikolojik </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">semptomlar </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">yer </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">alır. </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Kriz </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">anında </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">bu </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">belirtiler </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">daha </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">da </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">şiddetlenebilir.</span></p>
<p data-start="1620" data-end="2030"><strong data-start="1620" data-end="1675"><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Nasıl </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">teşhis </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">edilir </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">ve </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">tedavi </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">süreci </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">nasıl </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">ilerler?</span></strong><br data-start="1675" data-end="1678"><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Anksiyete </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">bozukluğu, </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">uzman </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">bir </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">sağlık </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">profesyoneli </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">tarafından </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">yapılan </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">değerlendirme </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">ve </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">testlerle </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">teşhis </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">edilir. </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Tedavi </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">sürecinde </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">ilaç </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">kullanımı, </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">bilişsel </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">davranışçı </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">terapi, </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">diyalektik </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">davranış </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">terapisi </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">gibi </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">psikoterapi </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">yöntemleri </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">etkili </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">olur. </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Bunlara </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">ek </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">olarak </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">nefes </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">egzersizleri, </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">meditasyon, </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">spor </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">ve </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">beslenme </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">düzeni </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">de </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">tedaviye </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">destek </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">olarak </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">önerilir.</span></p>
<p data-start="2032" data-end="2355"><strong data-start="2032" data-end="2068"><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Anksiyete </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">krizinde </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">ne </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">yapılmalı?</span></strong><br data-start="2068" data-end="2071"><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Anksiyete </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">krizi </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">yaşandığında </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">3-</span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">3-</span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">3 </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">kuralı </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">gibi </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">yöntemler, </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">nefes </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">egzersizleri </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">ve </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">fiziksel </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">olarak </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">duruşu </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">düzeltme </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">gibi </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">uygulamalarla </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">bireyler </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">rahatlama </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">sağlayabilir. </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Kriz </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">anlarında </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">düşünceleri </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">yönlendirme, </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">dikkat </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">dağıtma </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">ve </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">sağlıklı </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">yaşam </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">alışkanlıklarını </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">sürdürme </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">de </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">oldukça </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">önemlidir.</span></p>
<p data-start="2357" data-end="2648"><strong data-start="2357" data-end="2387"><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Kimlerde </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">daha </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">sık </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">görülür?</span></strong><br data-start="2387" data-end="2390"><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Anksiyete </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">kadınlarda </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">daha </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">sık </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">rastlanan </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">bir </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">durumdur. </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Özellikle </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">çocuklukta </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">travma </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">yaşamış </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">bireylerde, </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">düşük </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">gelir </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">seviyesine </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">sahip </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">kişilerde </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">ve </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">10-</span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">25 </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">yaş </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">aralığında </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">olan </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">bireylerde </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">yaygın </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">olarak </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">görülmektedir. </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Genetik </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">yatkınlık </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">da </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">önemli </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">bir </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">risk </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">faktörüdür.</span></p>
<p data-start="2650" data-end="2926"><strong data-start="2650" data-end="2681"><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Anksiyete </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">tamamen </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">geçer </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">mi?</span></strong><br data-start="2681" data-end="2684"><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Doğru </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">tedavi </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">yöntemleriyle </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">anksiyete </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">kontrol </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">altına </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">alınabilir. </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Ancak </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">kişiye </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">özel </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">tedavi </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">planı </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">yapılması </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">büyük </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">önem </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">taşır. </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Her </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">bireyin </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">kaygı </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">düzeyi </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">ve </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">tetikleyici </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">unsurları </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">farklı </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">olduğundan </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">terapi </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">süreci </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">kişiselleştirilerek </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">ilerletilmelidir.</span></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Travma yaşayan bireylerde görülen TSSB, hayatı kalıcı biçimde etkileyebilir</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/travma-yasayan-bireylerde-goerulen-tssb-hayati-kalici-bicimde-etkileyebilir</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/travma-yasayan-bireylerde-goerulen-tssb-hayati-kalici-bicimde-etkileyebilir</guid>
<description><![CDATA[ Kazalar, doğal afetler, savaşlar veya istismar gibi ağır travmaların ardından gelişen Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB), bireylerin gündelik yaşamını, duygusal durumunu ve sosyal ilişkilerini derinden sarsabiliyor ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202505/image_870x_681de56900f72.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 10 May 2025 13:44:25 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>TSSB belirtileri nelerdir, TSSB kimlerde görülür, TSSB tedavisi nasıl yapılır, TSSB günlük yaşamı nasıl etkiler</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p data-start="323" data-end="701"><strong data-start="340" data-end="390"><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Travmanın </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">psikolojik </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">etkileri </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">uzun </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">sürebiliyor</span></strong><br data-start="390" data-end="393"><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Travma </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Sonrası </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Stres </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Bozukluğu (</span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">TSSB), </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">bireyin </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">yaşamını </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">tehdit </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">eden </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">ya </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">da </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">yoğun </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">korku </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">ve </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">çaresizlik </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">hissettiren </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">olaylardan </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">sonra </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">gelişebiliyor. </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Bu </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">bozukluk, </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">kişinin </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">yaşadığı </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">olayı </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">zihninde </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">tekrar </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">tekrar </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">canlandırması, </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">kabuslar </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">görmesi </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">ve </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">ani </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">korku, </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">öfke </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">veya </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">kaygı </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">atakları </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">geçirmesiyle </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">kendini </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">gösteriyor.</span></p>
<p data-start="703" data-end="1062"><strong data-start="703" data-end="741"><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Gündelik </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">yaşamı </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">doğrudan </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">etkiliyor</span></strong><br data-start="741" data-end="744"><span class="_fadeIn_m1hgl_8">TSSB’ye </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">sahip </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">bireyler, </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">travmayı </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">çağrıştıran </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">yerlerden, </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">kişilerden </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">ya </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">da </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">durumlardan </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">uzak </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">durma </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">eğilimindedir. </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Bu </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">kaçınma </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">davranışı, </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">kişinin </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">sosyal </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">yaşamını </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">ve </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">iş </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">hayatını </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">olumsuz </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">etkileyebilir. </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Zihinsel </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">ve </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">duygusal </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">belirtilere </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">ek </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">olarak, </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">fiziksel </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">tepkiler (</span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">çarpıntı, </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">terleme, </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">nefes </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">darlığı </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">vb.) </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">de </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">sıklıkla </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">görülür.</span></p>
<p data-start="1064" data-end="1379"><strong data-start="1064" data-end="1100"><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Uzman </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">desteği </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">büyük </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">önem </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">taşıyor</span></strong><br data-start="1100" data-end="1103"><span class="_fadeIn_m1hgl_8">TSSB </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">tedavisinde </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">psikoterapi, </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">özellikle </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">bilişsel </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">davranışçı </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">terapi, </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">önemli </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">bir </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">yer </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">tutar. </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Bazı </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">durumlarda </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">ilaç </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">tedavisi </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">de </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">önerilebilir. </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Uzmanlar, </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">bu </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">rahatsızlığın </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">tedavi </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">edilebilir </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">olduğuna </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">dikkat </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">çekerken, </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">bireylerin </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">erken </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">dönemde </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">yardım </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">almalarının </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">önemine </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">vurgu </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">yapıyor.</span></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Takıntılı düşünceler ve tekrarlayan davranışlar hayatı nasıl etkiliyor</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/takintili-dusunceler-ve-tekrarlayan-davranislar-hayati-nasil-etkiliyor</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/takintili-dusunceler-ve-tekrarlayan-davranislar-hayati-nasil-etkiliyor</guid>
<description><![CDATA[ Zihinsel olarak kişiyi zorlayan obsesyonlar ve bunlara karşı geliştirilen kompulsiyonlar, Obsesif Kompulsif Bozukluk (OKB) tanısıyla bireylerin gündelik yaşam kalitesini önemli ölçüde düşürebiliyor. Tekrarlayan el yıkama ya da kapı kontrolü gibi davranışlar, bireyin sosyal ve iş yaşamını sekteye uğratabiliyor. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202505/image_870x_681de56900f72.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 10 May 2025 13:44:25 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>OKB nasıl anlaşılır, obsesyon ve kompulsiyon arasındaki fark nedir, OKB günlük yaşamı nasıl etkiler, tedavi yöntemleri nelerdir</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p data-start="408" data-end="850"><strong data-start="425" data-end="455"><span class="_fadeIn_m1hgl_8">OKB </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">nedir </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">ve </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">nasıl </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">gelişir</span></strong><br data-start="455" data-end="458"><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Obsesif </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Kompulsif </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Bozukluk (</span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">OKB), </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">kişinin </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">zihninde </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">istemsiz </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">olarak </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">beliren </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">ve </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">tekrar </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">eden </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">düşünceler </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">ile </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">bu </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">düşüncelerin </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">yol </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">açtığı </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">gerginliği </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">azaltmak </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">için </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">yapılan </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">davranışlarla </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">kendini </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">gösterir. </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Obsesyon </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">olarak </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">tanımlanan </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">bu </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">düşünceler </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">genellikle </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">rahatsız </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">edici </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">ve </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">istenmeyen </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">niteliktedir. </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Kompulsiyonlar </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">ise </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">kişinin </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">bu </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">düşüncelerle </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">başa </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">çıkmak </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">için </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">geliştirdiği </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">tekrar </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">eden </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">davranışlardır.</span></p>
<p data-start="852" data-end="1228"><strong data-start="852" data-end="885"><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Günlük </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">hayatı </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">nasıl </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">etkiliyor</span></strong><br data-start="885" data-end="888"><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Örnek </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">olarak, </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">bir </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">bireyin </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">sürekli </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">olarak </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">ellerini </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">yıkaması, </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">mikroplardan </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">arınma </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">takıntısıyla </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">ilişkilendirilebilir. </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Ya </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">da </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">kapının </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">kilitli </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">olup </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">olmadığını </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">defalarca </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">kontrol </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">etmek, </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">güvenlikle </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">ilgili </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">obsesyonların </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">bir </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">sonucudur. </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Bu </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">davranışlar </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">zamanla </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">bireyin </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">yaşam </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">kalitesini </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">düşürür, </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">sosyal </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">ilişkilerini </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">zedeler </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">ve </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">işlevselliğini </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">azaltabilir.</span></p>
<p data-start="1230" data-end="1584"><strong data-start="1230" data-end="1259"><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Tanı </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">ve </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">tedavi </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">yöntemleri</span></strong><br data-start="1259" data-end="1262"><span class="_fadeIn_m1hgl_8">OKB, </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">psikiyatrik </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">değerlendirme </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">ile </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">tanı </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">konularak </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">belirlenebilir. </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Tedavisinde </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">genellikle </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">bilişsel </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">davranışçı </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">terapi </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">yöntemleri </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">ile </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">ilaç </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">tedavisi </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">bir </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">arada </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">uygulanır. </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Uzmanlar, </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">OKB'nin </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">tedavi </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">edilebilir </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">bir </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">bozukluk </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">olduğunu, </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">erken </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">teşhis </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">ve </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">müdahale </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">ile </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">yaşam </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">kalitesinde </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">belirgin </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">iyileşmeler </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">sağlanabileceğini </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">vurguluyor.</span></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Beden algısıyla başlıyor, hayati risk taşıyan yeme bozuklukları hızla artıyor</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/beden-algisiyla-basliyor-hayati-risk-tasiyan-yeme-bozukluklari-hizla-artiyor</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/beden-algisiyla-basliyor-hayati-risk-tasiyan-yeme-bozukluklari-hizla-artiyor</guid>
<description><![CDATA[ Anoreksiya, bulimia ve tıkınırcasına yeme bozukluğu gibi yeme davranışı bozuklukları, özellikle beden algısı sorunları yaşayan bireylerde ortaya çıkıyor ve fiziksel olduğu kadar psikolojik sağlığı da ciddi biçimde tehdit ediyor. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202505/image_870x_681deac53b26a.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 10 May 2025 13:44:25 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Yeme bozukluğu neden oluşur, anoreksiya ve bulimia arasındaki fark nedir, tıkınırcasına yeme bozukluğu nasıl anlaşılır, yeme bozuklukları tedavi edilebilir mi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p data-start="332" data-end="654"><strong data-start="349" data-end="377"><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Yeme </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">bozuklukları </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">nedir?</span></strong><br data-start="377" data-end="380"><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Yeme </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">bozuklukları, </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">bireyin </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">yemek </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">yeme </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">alışkanlıklarında </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">ciddi </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">değişikliklere </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">neden </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">olan </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">ve </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">genellikle </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">psikolojik </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">temelli </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">rahatsızlıklar </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">arasında </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">yer </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">alır. </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Anoreksiya </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">nervoza, </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">bulimia </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">nervoza </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">ve </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">tıkınırcasına </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">yeme </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">bozukluğu </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">en </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">sık </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">karşılaşılan </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">türler </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">arasında </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">yer </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">almaktadır.</span></p>
<p data-start="656" data-end="896"><strong data-start="656" data-end="697"><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Anoreksiya </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">nervoza: </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Kilo </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">alma </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">korkusu</span></strong><br data-start="697" data-end="700"><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Anoreksiya </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">nervozada </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">kişi, </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">genellikle </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">çok </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">zayıf </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">olmasına </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">rağmen </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">kilo </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">alma </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">korkusu </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">yaşar </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">ve </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">bu </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">nedenle </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">yemek </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">yemeyi </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">reddeder. </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Bu </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">durum, </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">ciddi </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">beslenme </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">eksikliklerine </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">ve </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">organ </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">hasarına </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">yol </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">açabilir.</span></p>
<p data-start="898" data-end="1246"><strong data-start="898" data-end="955"><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Bulimia </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">nervoza: </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Gizli </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">krizler </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">ve </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">telafi </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">davranışları</span></strong><br data-start="955" data-end="958"><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Bulimia </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">nervoza, </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">kişinin </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">büyük </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">miktarda </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">yiyeceği </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">kısa </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">sürede </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">tüketmesinin </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">ardından </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">pişmanlık </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">hissederek </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">kusma, </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">laksatif </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">kullanımı </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">ya </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">da </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">aşırı </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">egzersiz </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">gibi </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">davranışlarla </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">bu </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">yeme </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">ataklarını </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">telafi </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">etmeye </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">çalıştığı </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">bir </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">bozukluktur. </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Bu </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">döngü, </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">hem </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">fiziksel </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">hem </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">de </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">duygusal </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">zararlar </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">oluşturur.</span></p>
<p data-start="1248" data-end="1578"><strong data-start="1248" data-end="1295"><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Tıkınırcasına </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">yeme </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">bozukluğu: </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Kontrol </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">kaybı</span></strong><br data-start="1295" data-end="1298"><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Tıkınırcasına </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">yeme </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">bozukluğu </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">olan </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">bireyler, </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">çoğunlukla </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">aç </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">olmamalarına </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">rağmen </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">kısa </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">sürede </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">büyük </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">miktarda </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">yiyecek </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">tüketirler. </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Ancak </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">bulimiadan </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">farklı </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">olarak </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">bu </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">kişiler </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">sonrasında </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">telafi </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">davranışları </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">göstermezler. </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Bu </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">durum, </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">genellikle </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">obezite </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">ve </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">diğer </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">sağlık </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">sorunlarına </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">neden </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">olur.</span></p>
<p data-start="1580" data-end="1953"><strong data-start="1580" data-end="1620"><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Ruhsal </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">ve </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">fiziksel </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">sağlığı </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">etkiliyor</span></strong><br data-start="1620" data-end="1623"><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Yeme </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">bozuklukları </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">sadece </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">fiziksel </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">sağlığı </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">değil, </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">kişinin </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">özgüvenini, </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">sosyal </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">ilişkilerini </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">ve </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">genel </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">yaşam </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">kalitesini </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">de </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">olumsuz </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">etkileyebilir. </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Tedavi </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">edilmediğinde </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">ciddi </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">sağlık </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">sorunlarına </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">ve </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">hatta </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">hayati </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">risklere </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">yol </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">açabilir. </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Uzmanlar, </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">erken </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">tanı </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">ve </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">psikolojik </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">destekle </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">bu </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">hastalıkların </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">tedavisinin </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">mümkün </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">olduğuna </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">dikkat </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">çekiyor.</span></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Gözleri Kıstıran Hastalık: Miyopi Neden Artıyor, Kimler Risk Altında?</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/goezleri-kistiran-hastalik-miyopi-neden-artiyor-kimler-risk-altinda</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/goezleri-kistiran-hastalik-miyopi-neden-artiyor-kimler-risk-altinda</guid>
<description><![CDATA[ Miyopi, özellikle çocuklarda giderek daha erken yaşta görülmeye başlanan, uzak görmeyi bozan yaygın bir göz problemidir. Hem genetik hem çevresel nedenlerle artış gösteren bu rahatsızlık, zamanında teşhis edilmediğinde ciddi komplikasyonlara yol açabilir. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202505/image_870x_681df42bcd532.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 10 May 2025 13:44:20 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Miyopi neden artıyor, çocuklarda miyopi nasıl fark edilir, miyopinin tedavi yöntemleri nelerdir, miyopi ilerlemesi nasıl durdurulur</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p data-start="359" data-end="714" class=""><strong data-start="380" data-end="413">Miyopi nedir ve nasıl oluşur?</strong><br data-start="413" data-end="416">Miyopi, gözün ışığı retina yerine onun önüne odaklaması sonucu ortaya çıkan bir kırma kusurudur. Bu durum, genellikle göz küresinin normalden uzun olması veya korneanın ışığı fazla kırmasıyla meydana gelir. Sonuç olarak kişi, yakındaki nesneleri net görebilirken uzaktaki nesneleri bulanık görür.</p>
<p data-start="716" data-end="1063" class=""><strong data-start="716" data-end="741">Belirtileri nelerdir?</strong><br data-start="741" data-end="744">Miyopi genellikle çocukluk veya ergenlik döneminde başlar. Uzak nesneleri bulanık görme, göz kısarak bakma refleksi, baş ağrısı, göz yorgunluğu ve gece görüşünde azalma gibi belirtiler yaygındır. Özellikle çocuklarda okulda tahtayı görememe gibi şikâyetler erken teşhis açısından dikkat edilmesi gereken işaretlerdir.</p>
<p data-start="1065" data-end="1420" class=""><strong data-start="1065" data-end="1097">Risk faktörleri ve nedenleri</strong><br data-start="1097" data-end="1100">Miyopiye neden olan faktörler arasında hem genetik hem de çevresel etmenler öne çıkmaktadır. Ailede miyopi öyküsü bulunan bireylerde risk artmaktadır. Uzun süreli yakın mesafe aktiviteleri (örneğin bilgisayar veya kitap kullanımı), yetersiz açık hava maruziyeti ve ekran süresinin fazlalığı da miyopiyi tetikleyebilir.</p>
<p data-start="1422" data-end="1745" class=""><strong data-start="1422" data-end="1446">Nasıl teşhis edilir?</strong><br data-start="1446" data-end="1449">Miyopi, göz doktoru tarafından yapılan çeşitli muayenelerle teşhis edilir. Görme keskinliği testleri, refraktometri, retinoskopi ve göz dibi muayeneleri en yaygın kullanılan yöntemler arasındadır. Özellikle çocuklarda düzenli göz kontrolleri, miyopinin ilerlemesini engellemede büyük rol oynar.</p>
<p data-start="1747" data-end="2207" class=""><strong data-start="1747" data-end="1779">Tedavi ve yönetim yöntemleri</strong><br data-start="1779" data-end="1782">En yaygın tedavi yöntemleri arasında gözlük ve kontakt lensler yer alır. Estetik kaygılar veya aktif yaşam tarzı nedeniyle lens tercih eden bireyler de bulunmaktadır. Cerrahi müdahaleler arasında LASIK, PRK ve SMILE gibi lazer operasyonları miyopiyi kalıcı olarak düzeltebilir. Ayrıca çocuklarda düşük doz atropin damlaları veya gece takılan ortokeratoloji lensleri miyopinin ilerlemesini yavaşlatmak için kullanılmaktadır.</p>
<p data-start="2209" data-end="2540" class=""><strong data-start="2209" data-end="2250">Miyopi yaygınlığı ve toplumsal etkisi</strong><br data-start="2250" data-end="2253">Dünya genelinde yaklaşık 2,6 milyar insanı etkileyen miyopinin 2050 yılına kadar dünya nüfusunun %50’sine ulaşması beklenmektedir. Özellikle Doğu Asya ülkelerinde oran %80’e kadar çıkmakta; şehirleşme, eğitim baskısı ve dijital ekranlara maruz kalma bu artışta önemli rol oynamaktadır.</p>
<p data-start="2542" data-end="2898" class=""><strong data-start="2542" data-end="2575">Miyopiden korunmak mümkün mü?</strong><br data-start="2575" data-end="2578">Miyopiyi tamamen önlemek mümkün olmasa da gelişimini yavaşlatmak mümkündür. Günlük açık hava aktivitelerinin artırılması, ekran süresinin sınırlandırılması ve düzenli göz muayeneleri, alınabilecek başlıca önlemler arasında yer alır. Özellikle çocukların günde en az iki saat açık havada vakit geçirmesi önerilmektedir.</p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Hamileliğin 3. Haftasında Neler Oluyor: Zigot Nasıl Oluşur, Rahme Nasıl Yerleşir?</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/hamileligin-3-haftasinda-neler-oluyor-zigot-nasil-olusur-rahme-nasil-yerlesir</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/hamileligin-3-haftasinda-neler-oluyor-zigot-nasil-olusur-rahme-nasil-yerlesir</guid>
<description><![CDATA[ Hamileliğin üçüncü haftasında döllenme tamamlanır, zigot rahme doğru ilerler ve implantasyon süreci başlar. Bu dönemde bazı anne adaylarında yerleşme kanaması ve hormon kaynaklı değişiklikler görülebilir. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202505/image_870x_681df6d82ce41.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 10 May 2025 13:44:20 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Hamileliğin 3. haftasında döllenme nasıl gerçekleşir, implantasyon belirtileri nelerdir, bu dönemde gebelik testi pozitif çıkar mı, 3. haftada annede hangi fiziksel değişimler yaşanır</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p></p>
<p data-start="344" data-end="659" class=""><strong data-start="344" data-end="381">Döllenme Bu Haftada Gerçekleşiyor</strong><br data-start="381" data-end="384">Gebeliğin üçüncü haftası, döllenmenin gerçekleştiği veya gerçekleşmek üzere olduğu kritik bir dönemdir. Bu haftanın başlarında sperm ile yumurtanın fallopi tüpünde birleşmesi sonucu zigot adı verilen ilk hücre oluşur. Zigot daha sonra bölünerek rahme doğru ilerlemeye başlar.</p>
<p data-start="661" data-end="1069" class=""><strong data-start="661" data-end="705">İmplantasyon Süreci ve Gelişim Aşamaları</strong><br data-start="705" data-end="708">Zigot, fallopi tüpünden rahme ilerlerken ikiye, dörde ve ardından 16 hücreye kadar bölünerek morula adını alır. Yaklaşık 100 hücreye ulaştığında ise blastosist evresine geçer. Bu hücre kümesi, rahmin iç duvarına tutunur. Bu tutunma sürecine implantasyon adı verilir. Ancak her döllenmiş yumurta rahme yerleşmeyebilir. Yerleşmeyen yumurtalar regl yoluyla atılır.</p>
<p data-start="1071" data-end="1472" class=""><strong data-start="1071" data-end="1114">Hormonal Değişimler ve Erken Belirtiler</strong><br data-start="1114" data-end="1117">İmplantasyonun ardından vücut, hCG (insan koryonik gonadotropin) hormonunu salgılamaya başlar. Bu hormon, gebelik testlerinin pozitif çıkmasını sağlayan hormondur ve birkaç gün içinde kanda tespit edilebilir hale gelir. Hamileliğin bu aşamasında bazı kadınlar implantasyon kanaması, karın ve bel ağrısı, meme hassasiyeti gibi erken semptomlar yaşayabilir.</p>
<p data-start="1474" data-end="1801" class=""><strong data-start="1474" data-end="1520">Bebeğin Gelişimi ve Amniyotik Sıvı Oluşumu</strong><br data-start="1520" data-end="1523">Zigot rahme yerleştikten sonra embriyo olarak gelişmeye başlar. İlk olarak, yaklaşık 100 hücreden oluşan bu yapı, ileride bir bebeğe dönüşecektir. Aynı zamanda amniyotik sıvı da birikmeye başlar. Bu sıvı, bebeği dış etkenlerden korur ve doğuma kadar embriyonun çevresinde kalır.</p>
<p data-start="1803" data-end="2145" class=""><strong data-start="1803" data-end="1840">Beslenme ve Yaşam Tarzı Önerileri</strong><br data-start="1840" data-end="1843">3. haftadan itibaren kafein tüketiminin azaltılması, sigara ve alkol kullanımının sonlandırılması önerilir. Bu dönemde vitamin bakımından zengin beslenme önem kazanır. Ayrıca aşırı sıcak ortamlardan kaçınılması gerekir. Bu tür ortamlar, gelişmekte olan embriyo üzerinde olumsuz etkilere neden olabilir.</p>
<p data-start="2147" data-end="2463" class=""><strong data-start="2147" data-end="2181">Gebelik Testi İçin Erken Dönem</strong><br data-start="2181" data-end="2184">Bu hafta içinde yapılan gebelik testleri genellikle doğru sonuç vermez. Zira hormon seviyesi henüz yeterince yükselmemiş olabilir. Regl gecikmesi yaşanmadığı sürece test sonuçları güvenilir olmayabilir. Yine de erken belirtiler gözlemleniyorsa birkaç gün içinde test yapılabilir.</p>
<p data-start="2465" data-end="2665" class=""><strong data-start="2465" data-end="2477"></strong></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İnsanlardaki Obeziteyle Bağlantılı Genetik Riskler, Evcil Köpeklerde de Tespit Edildi</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/insanlardaki-obeziteyle-baglantili-genetik-riskler-evcil-koepeklerde-de-tespit-edildi</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/insanlardaki-obeziteyle-baglantili-genetik-riskler-evcil-koepeklerde-de-tespit-edildi</guid>
<description><![CDATA[ Cambridge Üniversitesi’nden bilim insanları, Labrador cinsi köpeklerde obeziteyle bağlantılı genleri ortaya çıkardı. Bu genlerin, insanlarda da kilo artışına yol açan genetik varyantlarla örtüştüğü tespit edildi. Araştırmaya göre hem insanlarda hem köpeklerde genetik risk, iştahı artırıyor ve kilo kontrolünü zorlaştırıyor. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202505/image_870x_681df8958344a.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 10 May 2025 13:44:16 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Obeziteye neden olan genler nelerdir, köpeklerdeki obezite insanlarla nasıl benzerlik gösteriyor, genetik risk taşıyan köpekler nasıl beslenmeli, köpeklerde DENND1B geninin etkisi nedir</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p data-start="444" data-end="873" class=""><strong data-start="465" data-end="524">Köpeklerde genetik obezite riskine dair önemli bulgular</strong><br data-start="524" data-end="527">Cambridge Üniversitesi’nde yürütülen yeni bir araştırma, evcil köpeklerde obeziteyle bağlantılı birden fazla genin varlığını ortaya koydu. Science dergisinde yayımlanan makaleye göre, özellikle İngiliz Labrador retriever cinsi köpeklerde yapılan genetik analizlerde, bu genlerin aynı zamanda insanlardaki obeziteyle de ilişkili olduğu belirlendi.</p>
<p data-start="875" data-end="1329" class=""><strong data-start="875" data-end="903">DENND1B geni öne çıkıyor</strong><br data-start="903" data-end="906">En dikkat çekici bulgu, enerji dengesini düzenleyen leptin melanokortin yolunu doğrudan etkileyen DENND1B geninin, köpeklerde obezite riskini belirgin şekilde artırması oldu. Araştırmacılar bu gene sahip köpeklerin, taşımayanlara kıyasla yaklaşık %8 daha fazla vücut yağı taşıdığını tespit etti. Bunun yanı sıra dört farklı genin de köpeklerdeki obeziteyle ilişkili olduğu ve bunların insan genleriyle örtüştüğü belirtildi.</p>
<p data-start="1331" data-end="1705" class=""><strong data-start="1331" data-end="1367">İştah, genetik etkilerle artıyor</strong><br data-start="1367" data-end="1370">Çalışmanın ortak yazarlarından Natalie Wallis, genetik olarak yüksek risk taşıyan köpeklerin yiyeceklere daha fazla ilgi gösterdiğini söyledi. Bu köpeklerin sahiplerinden daha sık yiyecek istediği ve daha seçici yemek yedikleri gözlemlendi. İştah düzeylerinin ölçülmesiyle, genetik etkilerin davranışlara nasıl yansıdığı tespit edildi.</p>
<p data-start="1707" data-end="2184" class=""><strong data-start="1707" data-end="1745">Sıkı kontrolle obezite önlenebilir</strong><br data-start="1745" data-end="1748">Yine Cambridge Üniversitesi'nden Dr. Eleanor Raffan, yüksek genetik risk taşıyan köpeklerin bile, beslenme ve egzersizleri sıkı şekilde kontrol edilirse obeziteden korunabileceğini belirtti. Ancak bunun, sürekli çaba ve takip gerektirdiğini vurguladı. Raffan ayrıca şu değerlendirmede bulundu: ‘Zayıf köpek sahipleri ahlaki olarak üstün değil. Tıpkı insanlar gibi, genetik yatkınlık ve çevresel faktörler birlikte değerlendirilmelidir.’</p>
<p data-start="2186" data-end="2514" class=""><strong data-start="2186" data-end="2247">İnsanlarla benzerlik bilimsel çalışmaları kolaylaştırıyor</strong><br data-start="2247" data-end="2250">Araştırmacılara göre, köpeklerin insanlar gibi çevresel faktörlerle kilo almaları ve aynı genetik varyantları taşımaları, onları obezite araştırmaları için ideal bir model haline getiriyor. Aynı cins içindeki genetik benzerlik, sonuçların doğruluğunu da artırıyor.</p>
<p data-start="2516" data-end="2823" class=""><strong data-start="2516" data-end="2544">Araştırma nasıl yapıldı?</strong><br data-start="2544" data-end="2547">Bilim insanları, evcil köpek sahiplerinin katıldığı çalışmada köpeklerin vücut yağ oranlarını ölçtü, iştah düzeylerini değerlendirdi ve tükürük örneklerinden DNA analizleri yaptı. Elde edilen veriler sonucunda, köpeklerdeki obeziteyle bağlantılı genetik varyantlar belirlendi.</p>
<p data-start="2825" data-end="3121" class=""><strong data-start="2825" data-end="2855">Beslenme önerileri sunuldu</strong><br data-start="2855" data-end="2858">Araştırma, köpek sahiplerinin genetik riski azaltmasa da, etkilerini kontrol altına alabileceğini gösteriyor. Uzmanlara göre mama miktarının oyunlu kaplarla verilmesi, daha tok tutucu mamaların tercih edilmesi gibi yöntemlerle köpeklerin aşırı yemesi önlenebilir.</p>
<p data-start="3123" data-end="3380" class=""><strong data-start="3123" data-end="3158">İnsan sağlığına da ışık tutuyor</strong><br data-start="3158" data-end="3161">Sonuç olarak, bu çalışma genetik faktörlerin hem köpeklerde hem insanlarda obeziteyi nasıl etkilediğine dair yeni bilgiler sunarken, aynı zamanda yeme davranışının nörobiyolojik temellerine dair önemli ipuçları veriyor.</p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Koltuk Altı Kokusuna Karşı Evde Hazırlanabilen Karbonatlı Doğal Çözüm Yöntemi</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/koltuk-alti-kokusuna-karsi-evde-hazirlanabilen-karbonatli-dogal-coezum-yoentemi</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/koltuk-alti-kokusuna-karsi-evde-hazirlanabilen-karbonatli-dogal-coezum-yoentemi</guid>
<description><![CDATA[ Yaz aylarında artan terleme ile birlikte koltuk altı kokusu da birçok kişi için sorun haline geliyor. Evde kolayca hazırlanabilen karbonat ve bebek yağı karışımı ile hem kötü kokulara hem de kararmalara karşı doğal bir çözüm mümkün. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202505/image_870x_681df84397afb.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 10 May 2025 13:44:16 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Karbonat ve bebek yağı karışımı nasıl hazırlanır, koltuk altı kokusu doğal yollarla nasıl giderilir, yaz aylarında ter kokusu nasıl önlenir, koltuk altı kararması nasıl geçer</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p data-start="348" data-end="669"><strong data-start="369" data-end="426"><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Yaz </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">sıcaklarında </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">koltuk </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">altı </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">kokusu </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">kabusa </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">dönüşmesin</span></strong><br data-start="426" data-end="429"><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Havaların </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">ısınmasıyla </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">birlikte </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">terleme </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">sorunu </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">da </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">artıyor. </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Özellikle </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">yaz </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">aylarında </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">koltuk </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">altı </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">bölgesinde </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">oluşan </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">ter </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">kokusu, </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">günlük </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">hayatı </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">olumsuz </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">etkileyebiliyor. </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Ancak </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">bu </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">sorunu </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">önlemek </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">için </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">doğal </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">yollarla </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">hazırlanabilen </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">çözümler </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">mevcut.</span></p>
<p data-start="671" data-end="1023"><strong data-start="671" data-end="726"><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Evde </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">uygulanabilen </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">karbonat </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">karışımı </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">dikkat </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">çekiyor</span></strong><br data-start="726" data-end="729"><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Uzmanlar </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">tarafından </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">da </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">tavsiye </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">edilen </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">ve </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">internette </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">birçok </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">kişi </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">tarafından </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">kullanılan </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">bir </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">tarifle, </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">koltuk </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">altı </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">kokusu </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">ve </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">kararmalarla </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">mücadele </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">edilebiliyor. </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Sadece </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">bebek </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">yağı </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">ve </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">karbonat </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">kullanılarak </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">hazırlanan </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">bu </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">karışım, </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">kötü </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">kokuları </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">engellerken </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">cilt </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">tonunun </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">da </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">açılmasına </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">yardımcı </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">oluyor.</span></p>
<p data-start="1025" data-end="1295"><strong data-start="1025" data-end="1047"><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Nasıl </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">uygulanıyor?</span></strong><br data-start="1047" data-end="1050"><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Yaklaşık </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">1-</span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">2 </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">yemek </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">kaşığı </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">karbonat </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">ile </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">bir </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">miktar </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">bebek </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">yağı </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">karıştırılarak </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">krem </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">kıvamına </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">getiriliyor. </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Hazırlanan </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">bu </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">karışım </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">gece </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">yatmadan </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">önce </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">koltuk </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">altına </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">sürülüp </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">sabaha </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">kadar </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">bekletiliyor. </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Sabah </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">uyandığınızda </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">ise </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">bölge </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">su </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">ile </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">temizleniyor.</span></p>
<p data-start="1297" data-end="1583"><strong data-start="1297" data-end="1328"><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Düzenli </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">kullanım </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">öneriliyor</span></strong><br data-start="1328" data-end="1331"><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Bu </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">yöntemin </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">düzenli </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">kullanımı </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">durumunda </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">hem </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">kötü </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">kokunun </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">ortadan </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">kalktığı </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">hem </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">de </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">koltuk </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">altındaki </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">kararmaların </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">zamanla </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">azaldığı </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">belirtiliyor. </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Uygulama </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">sonrasında </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">cildin </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">nemini </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">koruması </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">için </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">nemlendirici </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">kullanılmasına </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">da </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">özen </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">gösterilmesi </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">öneriliyor.</span></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Melatonin Takviyelerinde Şok Gerçek: Bazı Ürünlerde Doz 3 Kat Fazla Çıkıyor</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/melatonin-takviyelerinde-sok-gercek-bazi-urunlerde-doz-3-kat-fazla-cikiyor</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/melatonin-takviyelerinde-sok-gercek-bazi-urunlerde-doz-3-kat-fazla-cikiyor</guid>
<description><![CDATA[ Reçetesiz olarak satılan melatonin takviyeleri, uyku problemi yaşayan bireyler tarafından yoğun ilgi görüyor. Ancak JAMA&#039;da yayımlanan bilimsel bir rapora göre, bazı ürünler etiketlerinde belirtilenden çok daha fazla melatonin içeriyor ve bu durum özellikle çocuklar için ciddi sağlık riskleri oluşturabiliyor. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202505/image_870x_681df93eee807.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 10 May 2025 13:44:16 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Melatonin takviyelerinde hangi doz sorunları yaşanıyor, fazla melatonin alımı ne gibi yan etkilere yol açıyor, çocuklar için melatonin kullanımı güvenli mi, melatonin ürünleri yeterince denetleniyor mu</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p data-start="424" data-end="828" class=""><strong data-start="445" data-end="520">Bilimsel rapor melatonin takviyelerine dair ciddi riskleri ortaya koydu</strong><br data-start="520" data-end="523">Uykuya dalma sorunu yaşayan bireylerin sıklıkla başvurduğu melatonin takviyeleri, genellikle güvenli ve doğal ürünler olarak görülüyor. Ancak <em data-start="665" data-end="717">Journal of the American Medical Association (JAMA)</em> dergisinde yayımlanan yeni bir araştırma, bu takviyelerin sanıldığı kadar güvenli olmayabileceğini gösterdi.</p>
<p data-start="830" data-end="1148" class="">Araştırmaya göre, piyasadaki melatonin takviyelerinin büyük bir bölümü, etiketlerinde yazan dozdan çok daha fazla melatonin içeriyor. İncelenen 25 üründen yalnızca üçü doğru doz içerirken, bir üründe hiç melatonin bulunmadı. Bir örnekte ise, 3 mg olduğu belirtilen dozun aslında 10 mg'dan fazla olduğu tespit edildi.</p>
<p data-start="1150" data-end="1509" class=""><strong data-start="1150" data-end="1187">Melatonin nedir ve nasıl çalışır?</strong><br data-start="1187" data-end="1190">Melatonin, insan vücudunda doğal olarak bulunan bir hormondur ve biyolojik saatimizi yani sirkadyen ritmimizi düzenlemekte görev alır. Gündüz ışığında üretimi baskılanan bu hormon, hava karardığında artarak uyku saatinin geldiğini sinyaller. Takviye olarak alındığında, teoride uykuya geçişi kolaylaştırması beklenir.</p>
<p data-start="1511" data-end="1735" class="">Ancak bilimsel araştırmalar, melatoninin esasen sadece uykuya dalma süresini kısalttığını ve toplam uyku süresi üzerinde belirgin bir etkisi olmadığını gösteriyor. Ortalama olarak uyku süresi sadece 13 dakika uzayabiliyor.</p>
<p data-start="1737" data-end="2069" class=""><strong data-start="1737" data-end="1774">Aşırı doz vakalarında büyük artış</strong><br data-start="1774" data-end="1777">Melatonin takviyelerine yönelik bu güven algısı, kontrolsüz kullanımı da beraberinde getiriyor. ABD Zehir Kontrol Merkezleri verilerine göre, 2012-2021 yılları arasında melatonin kaynaklı aşırı doz vakaları beş kat arttı. Vakaların çoğu hafif seyretti ancak %15’i hastane yatışı gerektirdi.</p>
<p data-start="2071" data-end="2289" class="">Fazla doz alımına bağlı olarak sersemlik, mide krampları, baş ağrısı, baş dönmesi, sinirlilik ve kabuslar gibi yan etkiler gözlemleniyor. Özellikle çocuklarda yanlış doz alımı, ciddi sağlık problemleri doğurabiliyor.</p>
<p data-start="2291" data-end="2590" class=""><strong data-start="2291" data-end="2338">Reçetesiz takviyelerde denetim yetersizliği</strong><br data-start="2338" data-end="2341">Türkiye’de ve pek çok ülkede melatonin takviyeleri, ilaç değil gıda takviyesi olarak satıldığından sıkı denetimlere tabi tutulmuyor. Bu da ürün etiketlerinde yer alan doz bilgileriyle gerçek içerik arasında ciddi farklar oluşmasına yol açabiliyor.</p>
<p data-start="2592" data-end="2849" class="">Bilim insanlarına göre, vücuda biyolojik olarak etki eden her ürünün –ilaç ya da takviye fark etmeksizin– etiketteki bilgilerle uyumlu ve bilimsel olarak denetlenmiş olması gerekiyor. Aksi halde tüketiciler özellikle de çocuklar için sağlık riski artıyor.</p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Günde Sadece 11 Dakika Hızlı Yürüyüş, Erken Ölüm Riskini %23 Azaltabilir</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/gunde-sadece-11-dakika-hizli-yuruyus-erken-olum-riskini-23-azaltabilir</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/gunde-sadece-11-dakika-hizli-yuruyus-erken-olum-riskini-23-azaltabilir</guid>
<description><![CDATA[ Cambridge Üniversitesi liderliğindeki 30 milyondan fazla kişinin verilerine dayanan araştırma, haftada sadece 75 dakika tempolu yürüyüş yapmanın kalp hastalığı, kanser ve erken ölüm risklerini ciddi oranda azalttığını ortaya koydu. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202505/image_870x_681df91c5b34b.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 10 May 2025 13:44:16 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Günde kaç dakika yürümek erken ölümü önler, tempolu yürüyüş kanser riskini nasıl etkiler, adım sayısı mı yürüyüş hızı mı daha önemli, 75 dakikalık yürüyüş hangi sağlık sorunlarını azaltıyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><br data-start="360" data-end="363"><strong data-start="363" data-end="410">11 dakikalık yürüyüş büyük fark yaratabilir</strong><br data-start="410" data-end="413">Cambridge Üniversitesi öncülüğünde yürütülen uluslararası bir araştırma, günlük yalnızca 11 dakikalık tempolu yürüyüşün dünya genelindeki her 10 erken ölümden birini önleyebileceğini ortaya koydu. British Journal of Sports Medicine'de yayımlanan çalışmada 196 ayrı araştırmadan elde edilen, 30 milyondan fazla kişinin verisi analiz edildi.</p>
<p></p>
<p data-start="756" data-end="1083" class="">Araştırmacılar, bireysel olarak güçlü kanıtlar sunmayan ya da çelişen bulguları bir araya getirerek daha güvenilir sonuçlara ulaştı. Çalışmada, dünya genelinde insanların %66'sının haftalık önerilen 150 dakikalık orta yoğunlukta fiziksel aktivite seviyesine ulaşamadığı, %10’dan azının ise 300 dakikayı aşabildiği belirtildi.</p>
<p data-start="1085" data-end="1385" class=""><strong data-start="1085" data-end="1111">75 dakika bile yeterli</strong><br data-start="1111" data-end="1114">Araştırma sonuçlarına göre, haftada yalnızca 75 dakikalık orta yoğunlukta bir aktivite —örneğin tempolu yürüyüş— erken ölüm riskini %23 oranında azaltabiliyor. Bu süre, aynı zamanda kalp-damar hastalıkları riskinde %17 ve kanser riskinde %7 azalma ile ilişkili bulundu.</p>
<p data-start="1387" data-end="1747" class=""><strong data-start="1387" data-end="1417">Yavaş yürüyüş etkili değil</strong><br data-start="1417" data-end="1420">Uzmanlar, bu etkinin yavaş yürüyüşlerle elde edilemeyeceğini vurguladı. Araştırmada yalnızca kalp atışını artıran tempolu yürüyüşler ve benzeri orta yoğunlukta fiziksel aktiviteler dikkate alındı. Günde sadece 10 dakikalık hızlı yürüyüşün bile kalp sağlığı ve kanser riski üzerinde olumlu etkiler yaratabileceği ifade edildi.</p>
<p data-start="1749" data-end="1977" class=""><strong data-start="1749" data-end="1791">Basit değişikliklerle daha aktif yaşam</strong><br data-start="1791" data-end="1794">Queen’s University Belfast’tan Dr. Leandro Garcia, egzersizin illa spor salonlarında yapılması gerekmediğini vurguladı. Rutinlere entegre edilebilecek bazı örnek aktiviteler şunlar:</p>
<ul data-start="1978" data-end="2176">
<li data-start="1978" data-end="2050" class="">
<p data-start="1980" data-end="2050" class="">Kısa mesafelerde araç kullanmak yerine yürümek veya bisiklete binmek</p>
</li>
<li data-start="2051" data-end="2109" class="">
<p data-start="2053" data-end="2109" class="">Günde birkaç kez yüksek tempolu kısa yürüyüşler yapmak</p>
</li>
<li data-start="2110" data-end="2151" class="">
<p data-start="2112" data-end="2151" class="">Dakikada 130-140 adım hızında yürümek</p>
</li>
<li data-start="2152" data-end="2176" class="">
<p data-start="2154" data-end="2176" class="">Yokuş yukarı yürüyüş</p>
</li>
</ul>
<p data-start="2178" data-end="2286" class="">Bu aktivitelerin, günlük önerilen 30 dakikalık egzersiz süresine ulaşmayı kolaylaştırabileceği belirtildi.</p>
<p data-start="2288" data-end="2733" class=""><strong data-start="2288" data-end="2332">Adım sayısı kadar yürüyüş hızı da önemli</strong><br data-start="2332" data-end="2335">Araştırmacılardan Dr. Matthew Ahmadi, yalnızca günlük 10 bin adım hedefini tutturmanın yeterli olmadığını, aynı zamanda bu adımların hızlı bir tempoda atılmasının sağlık açısından daha fazla fayda sağladığını belirtti. Ayrıca, düşük aktif yaşam tarzına sahip bireylerde günde sadece 3.800 adımın bile demans riskini %25 azaltabildiği, ideal adım sayısının ise yaklaşık 10.000 olduğu ifade edildi.</p>
<p data-start="2735" data-end="2914" class="">Bulgular, özellikle düzenli egzersize vakti veya imkânı olmayan bireyler için bile az miktarda ama tempolu fiziksel aktivitenin ciddi sağlık faydaları sunabileceğini gösteriyor.</p>
<p data-start="2916" data-end="3124" class=""><strong data-start="2916" data-end="2928"></strong></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Farelerde Saç Uzamasını Belirgin Şekilde Yavaşlatan Aralıklı Oruç, İnsanlarda da Benzer Etki Gösterebilir</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/farelerde-sac-uzamasini-belirgin-sekilde-yavaslatan-aralikli-oruc-insanlarda-da-benzer-etki-goesterebilir</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/farelerde-sac-uzamasini-belirgin-sekilde-yavaslatan-aralikli-oruc-insanlarda-da-benzer-etki-goesterebilir</guid>
<description><![CDATA[ Cell Press dergisinde yayımlanan yeni bir araştırmaya göre aralıklı oruç uygulanan farelerde saçların yeniden uzama süreci ciddi şekilde yavaşladı. Uzmanlar, bu etkinin insanlar için de geçerli olabileceğini belirtirken, metabolik geçişin kıl kök hücrelerini oksidatif strese sokarak saç uzamasını engellediğini öne sürüyor. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202505/image_870x_681dfd70e5c86.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 10 May 2025 13:44:12 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Aralıklı oruç saç uzamasını nasıl etkiliyor, farelerde saç neden geç uzadı, insan deneylerinde ne tür sonuçlar elde edildi, antioksidanlar saç kaybını önleyebilir mi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p data-start="468" data-end="1077" class=""><strong data-start="489" data-end="532">Fare deneyleri şaşırtıcı sonuçlar verdi</strong><br data-start="532" data-end="535">Cell Press dergisinde yayımlanan çalışmada araştırmacılar, aralıklı oruç uygulanan farelerde saç uzamasının belirgin şekilde yavaşladığını ortaya koydu. Deneyde bazı farelere 8 saat yemek, 16 saat açlık içeren zaman kısıtlamalı beslenme programı uygulanırken; diğerlerine gün aşırı açlık esasına dayanan alternatif gün orucu uygulandı. Sürekli yiyecek erişimi olan kontrol grubundaki farelerde tüylerin çoğu 30 gün içinde yeniden uzarken, aralıklı oruç uygulanan farelerde bu süre 96 günü aştı ve kılların yalnızca kısmen uzadığı gözlemlendi.</p>
<p data-start="1079" data-end="1508" class=""><strong data-start="1079" data-end="1128">Kıl kök hücreleri oksidatif strese dayanamadı</strong><br data-start="1128" data-end="1131">Uzmanlara göre, bu farkın temelinde kıl folikülü kök hücrelerinin enerji üretiminde glikoz yerine yağ kullanmaya çalışması yatıyor. Bu değişim, serbest yağ asitlerinin artmasına ve hücrelerin oksidatif stres nedeniyle programlanmış hücre ölümüne uğramasına yol açıyor. Epidermal deri hücreleri ise daha yüksek antioksidan kapasiteye sahip olduklarından bu durumdan etkilenmedi.</p>
<p data-start="1510" data-end="1976" class=""><strong data-start="1510" data-end="1554">İnsan deneyleri daha temkinli yorumlandı</strong><br data-start="1554" data-end="1557">Araştırmacılar, 49 sağlıklı genç yetişkinle yürüttükleri kısa süreli bir klinik deneyde de benzer sonuçlara ulaştı. Günlük 18 saat aç kalınan aralıklı oruç programına tabi tutulan bireylerin saç uzama hızı, kontrol grubuna göre ortalama %18 daha düşük çıktı. Ancak deneyin örneklem büyüklüğü ve süresinin sınırlı olması nedeniyle insanlara dair etkilerin kesinleşmesi için daha kapsamlı araştırmalara ihtiyaç duyuluyor.</p>
<p data-start="1978" data-end="2423" class=""><strong data-start="1978" data-end="2020">Antioksidan uygulamalar umut vadediyor</strong><br data-start="2020" data-end="2023">Çalışmada topikal E vitamini ve genetik yollarla artırılan antioksidan kapasitenin, kök hücrelerin aktif kalmasına katkı sağladığı belirtildi. Bu bulgu, aralıklı orucun neden olduğu saç uzaması yavaşlamasını azaltabilecek destekleyici uygulamalara işaret ediyor. Araştırmacılar, gelecekteki çalışmalarında deri, yara iyileşmesi ve diğer kök hücre türleri üzerindeki etkileri de incelemeyi hedefliyor.</p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Almanya’da satılan armut suyunda sağlık riski: Patulin maddesi tespit edildi</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/almanyada-satilan-armut-suyunda-saglik-riski-patulin-maddesi-tespit-edildi</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/almanyada-satilan-armut-suyunda-saglik-riski-patulin-maddesi-tespit-edildi</guid>
<description><![CDATA[ Almanya merkezli içecek firması Erwin Dietz GmbH, 1 litrelik cam şişelerde piyasaya sürdüğü &quot;Dietz Birnensaft naturtrüb&quot; adlı doğal armut suyu ürününde insan sağlığına zararlı patulin maddesi tespit edilmesi üzerine toplatma kararı aldı. Tüketicilere ürünleri iade etmeleri çağrısı yapıldı. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202505/image_870x_681dfd42c3662.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 10 May 2025 13:44:12 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Dietz armut suyu neden toplatıldı, patulin maddesi nedir, hangi ürünler geri çağrıldı, ürün nasıl iade edilecek</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p data-start="405" data-end="791"><strong data-start="426" data-end="452"><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Patulin </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">maddesi </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">alarmı</span></strong><br data-start="452" data-end="455"><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Almanya </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">merkezli </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">içecek </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">üreticisi </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Erwin </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Dietz </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">GmbH, </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">ürettiği “</span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Dietz </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Birnensaft </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">naturtrüb” </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">adlı </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">1 </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">litrelik </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">doğal </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">armut </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">suyu </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">ürününü </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">piyasadan </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">toplatma </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">kararı </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">aldı. </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Şirket, </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">kalite </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">kontrol </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">testleri </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">sırasında </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">elde </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">edilen </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">örneklerden </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">birinde </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">insan </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">sağlığına </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">zararlı </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">olarak </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">bilinen </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">patulin </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">maddesinin </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">yüksek </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">oranda </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">tespit </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">edildiğini </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">açıkladı.</span></p>
<p data-start="793" data-end="1076"><strong data-start="793" data-end="822"><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Ürün </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">bilgileri </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">paylaşıldı</span></strong><br data-start="822" data-end="825"><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Toplatma </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">kararı, </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">sadece </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">1 </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">litrelik </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">cam </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">şişelerde </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">satılan “</span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Dietz </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Birnensaft </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">naturtrüb” </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">adlı </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">ürünü </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">kapsıyor. </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Geri </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">çağırılan </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">ürünlerin </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">son </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">tüketim </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">tarihi </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">4 </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Haziran </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">2026 </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">olarak </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">duyuruldu. </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Ürün </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">numarası </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">32125 </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">ve </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">EAN </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">kodu </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">ise </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">4008486000138 </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">olarak </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">açıklandı.</span></p>
<p data-start="1078" data-end="1412"><strong data-start="1078" data-end="1116"><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Tüketicilere </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">uyarı </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">ve </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">iade </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">çağrısı</span></strong><br data-start="1116" data-end="1119"><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Şirket </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">yetkilileri, </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">patulin </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">maddesinin </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">yüksek </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">dozlarda </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">alımının </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">sağlık </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">sorunlarına </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">yol </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">açabileceğini </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">belirterek, </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">tüketicileri </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">bu </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">ürünleri </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">kullanmamaları </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">konusunda </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">uyardı. </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">Ürünü </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">satın </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">alanlara, </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">fiş </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">ibrazı </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">zorunluluğu </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">olmadan </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">satış </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">noktalarına </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">iade </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">ederek </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">ürün </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">bedelini </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">geri </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">alma </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">imkanı </span><span class="_fadeIn_m1hgl_8">tanındı.</span></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Alzheimer Beyinde Sessizce Başlayıp Ani Yıkımla İlerliyor: İki Evreli Tehlike Ortaya Kondu</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/alzheimer-beyinde-sessizce-baslayip-ani-yikimla-ilerliyor-iki-evreli-tehlike-ortaya-kondu</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/alzheimer-beyinde-sessizce-baslayip-ani-yikimla-ilerliyor-iki-evreli-tehlike-ortaya-kondu</guid>
<description><![CDATA[ Nature Neuroscience&#039;da yayımlanan kapsamlı araştırmaya göre Alzheimer hastalığı, beyinde önce sessiz ve sınırlı hasarla başlayıp, ardından geniş çaplı bir yıkıma dönüşen iki ayrı evrede ilerliyor; bu bulgular, teşhis ve tedavi yöntemlerinde köklü değişikliklerin önünü açabilir. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202505/image_870x_681dfe0a3cddb.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 10 May 2025 13:44:12 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Alzheimer hastalığı beyinde nasıl ilerliyor, erken evrede hangi hücreler etkileniyor, inhibitör nöronların kaybı ne anlama geliyor, yeni tedavi yöntemleri geliştirilmesine nasıl katkı sağlanabilir</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p></p>
<p data-start="429" data-end="841" class=""><strong data-start="429" data-end="470">Alzheimer’da iki aşamalı yıkım modeli</strong><br data-start="470" data-end="473">Nature Neuroscience dergisinde yayımlanan yeni bir çalışmada Alzheimer hastalığının, beyinde iki farklı evrede yıkıcı etkiler yarattığı tespit edildi. Gelişmiş beyin haritalama teknikleriyle yürütülen çalışmada, hastalığın erken aşamada yalnızca birkaç hassas hücre türünü hedef aldığı, ancak geç evrede yaygın ve hızla ilerleyen bir hasara neden olduğu gözlemlendi.</p>
<p data-start="843" data-end="1141" class="">Araştırmaya göre, hastalık ilk olarak semptomlar ortaya çıkmadan önce yavaşça ilerliyor. Bu dönemde sadece belirli inhibitör nöronlar etkileniyor. Hastalığın ikinci evresinde ise plaklar ve protein yumakları birikmeye başlıyor, bu da ciddi hafıza kaybı gibi belirtilerle aynı döneme denk geliyor.</p>
<p data-start="1143" data-end="1522" class=""><strong data-start="1143" data-end="1193">Erken evredeki değişiklikler sessiz ama yıkıcı</strong><br data-start="1193" data-end="1196">Ulusal Yaşlanma Enstitüsü direktörü Dr. Richard J. Hodes, Alzheimer’ın teşhisindeki zorlukların başında, hasarın büyük kısmının semptomlar başlamadan önce gerçekleşmesinin geldiğini belirtti. Hodes, bu erken evre değişikliklerini tespit edebilmenin hastalığın seyrini anlamak açısından devrim niteliğinde olduğunu vurguladı.</p>
<p data-start="1524" data-end="1951" class="">Araştırmacılar, özellikle beynin dil, hafıza ve görsel işlemleme bölgeleriyle ilgili olan orta temporal girus hücrelerini inceledi. Bu bölge Alzheimer sürecinde en savunmasız alanlardan biri olarak kabul ediliyor. 84 kişinin beyin örnekleri üzerinden yapılan analizler, hastalığın başlangıcında SST inhibitör nöronlarının zarar gördüğünü ortaya koydu. Bu nöronlar, diğer hücrelerin aşırı aktivitesini bastırma görevine sahip.</p>
<p data-start="1953" data-end="2207" class=""><strong data-start="1953" data-end="1986">Yeni tedavi yolları için umut</strong><br data-start="1986" data-end="1989">Geleneksel anlayış, Alzheimer’ın uyarıcı nöronlara zarar verdiği yönündeydi. Ancak yeni bulgular, hastalığın inhibitör nöronlara da zarar verdiğini ve bu durumun beyin devrelerinde dengesizlik yarattığını gösteriyor.</p>
<p data-start="2209" data-end="2416" class="">MIT’de yürütülen başka bir çalışmada ise REELIN adlı genin bazı nöronları hastalığa karşı daha savunmasız hale getirdiği ve astrosit adı verilen hücrelerin bu hasara karşı dayanıklı olabileceği belirtildi.</p>
<p data-start="2418" data-end="2732" class="">BRAIN Initiative direktörü John Ngai, bu teknolojik ilerlemelerin Alzheimer gibi karmaşık hastalıkları anlamada çığır açtığını söyledi. Araştırma sonuçları, hem bilim insanlarının hastalığın doğasını daha iyi kavramasına hem de gelecekte erken teşhis ve etkili tedavi yollarının geliştirilmesine katkı sunabilir.</p>
<p data-start="2734" data-end="2949" class=""><strong data-start="2734" data-end="2746"></strong></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Cinsiyetler Arası Ağrı Farkı Bilimle Kanıtlandı: Kadınlar ve Erkekler Farklı Mekanizmalar Kullanıyor</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/cinsiyetler-arasi-agri-farki-bilimle-kanitlandi-kadinlar-ve-erkekler-farkli-mekanizmalar-kullaniyor</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/cinsiyetler-arasi-agri-farki-bilimle-kanitlandi-kadinlar-ve-erkekler-farkli-mekanizmalar-kullaniyor</guid>
<description><![CDATA[ Kaliforniya Üniversitesi&#039;nde yürütülen ve Oxford University Press&#039;te yayımlanan bir araştırma, kadınlar ve erkeklerin ağrıyı farklı biyolojik yollarla hafiflettiğini gösterdi. Erkekler endojen opioid sistemine dayanırken, kadınlar daha çok alternatif yollarla ağrıyı yönetiyor. Bulgular, cinsiyete özel ağrı tedavilerine duyulan ihtiyacı ortaya koyuyor. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202505/img_681dfdec47ca43-69887537-49369277.gif" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 10 May 2025 13:44:12 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Ağrıyı kadınlar ve erkekler neden farklı şekilde hissediyor, meditasyon ağrı üzerinde nasıl etki gösteriyor, opioid bağımlılığına cinsiyetin etkisi nedir, ağrı tedavisinde cinsiyete özel yaklaşımlar neler olabilir</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p></p>
<p data-start="510" data-end="866" class=""><strong data-start="510" data-end="564">Araştırma meditasyonla ağrı hafifletmeye odaklandı</strong><br data-start="564" data-end="567">Kaliforniya Üniversitesi San Diego Tıp Fakültesi’nde yapılan bir araştırma, kadınlar ve erkeklerin ağrıyı hafifletmek için farklı biyolojik mekanizmalar kullandığını ortaya koydu. Oxford University Press’te yayımlanan çalışmada, özellikle kronik bel ağrısı tedavisinde meditasyonun etkisi incelendi.</p>
<p data-start="868" data-end="1191" class=""><strong data-start="868" data-end="916">Erkeklerde endojen opioid etkisi öne çıkıyor</strong><br data-start="916" data-end="919">Çalışmaya göre, erkeklerin meditasyon sırasında vücudun doğal ağrı kesicileri olan endojen opioidlerin salınımına daha fazla güvendiği tespit edildi. Bu sistemin yüksek dozda nalokson ile bloke edilmesi, erkeklerde meditasyonun ağrı hafifletici etkisini ortadan kaldırdı.</p>
<p data-start="1193" data-end="1563" class=""><strong data-start="1193" data-end="1240">Kadınlar alternatif sistemlere daha duyarlı</strong><br data-start="1240" data-end="1243">Kadınlarda ise opioid sistemi bloke edildiğinde meditasyonun ağrı hafifletici etkisinin arttığı gözlemlendi. Bu durum, kadınların opioid dışı mekanizmalara daha fazla yanıt verdiğini ve bu yollarla ağrıyı daha etkili yönettiklerini gösterdi. Ayrıca kadınların sentetik opioid ilaçlara daha zayıf tepki verdiği biliniyor.</p>
<p data-start="1565" data-end="2064" class=""><strong data-start="1565" data-end="1606">Bağımlılık riskine biyolojik açıklama</strong><br data-start="1606" data-end="1609">Araştırmayı yürüten ekipte yer alan San Diego Üniversitesi Empati ve Şefkat Enstitüsü’nden Prof. Dr. Fadel Zeidan, bulguların kadınların opioid bağımlılığına daha yatkın olmasının altında yatan biyolojik nedenlerden birine işaret ettiğini belirtti. Zeidan, ‘Bağımlılık, başlangıçtaki dozlar etkisini yitirdiğinde daha yüksek dozların alınmasıyla başlıyor. Kadınlar opioidlere biyolojik olarak daha az duyarlı olduğu için bu riske daha açık olabilir’ dedi.</p>
<p data-start="2066" data-end="2498" class=""><strong data-start="2066" data-end="2106">Kronik ağrıda meditasyon daha etkili</strong><br data-start="2106" data-end="2109">Çalışmaya, hem sağlıklı bireyler hem de kronik bel ağrısı tanısı konmuş 98 katılımcı dahil edildi. Katılımcılar bir meditasyon eğitiminden geçirildikten sonra ya plasebo ya da nalokson aldı. Ardından vücutlarına zararsız fakat acı verici bir ısı uygulandı. Elde edilen veriler, kronik ağrı yaşayan kişilerin meditasyondan sağlıklı bireylere kıyasla daha fazla fayda gördüğünü ortaya koydu.</p>
<p data-start="2500" data-end="2808" class=""><strong data-start="2500" data-end="2533">Cinsiyete özel tedavi önerisi</strong><br data-start="2533" data-end="2536">Zeidan, bu sonuçların cinsiyete dayalı tedavi yöntemlerinin geliştirilmesi gerektiğine işaret ettiğini belirtti. Araştırma ekibi, ağrı tedavisinin cinsiyete göre uyarlanmasının, yaşam kalitesini artırabileceği gibi opioid bağımlılığı riskini de azaltabileceğini vurguladı.</p>
<p data-start="2810" data-end="3040" class=""><strong data-start="2810" data-end="2822"></strong></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Türkiye’de Eşi Benzeri Yok: Stresi Azaltan Manyetik Kubbeyi Kurdu, Şimdi Binlerce Kişiye Hizmet Vermeyi Hedefliyor</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/turkiyede-esi-benzeri-yok-stresi-azaltan-manyetik-kubbeyi-kurdu-simdi-binlerce-kisiye-hizmet-vermeyi-hedefliyor</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/turkiyede-esi-benzeri-yok-stresi-azaltan-manyetik-kubbeyi-kurdu-simdi-binlerce-kisiye-hizmet-vermeyi-hedefliyor</guid>
<description><![CDATA[ Pegas Turistik ortaklarından Mehmet Akpınar, geliştirdikleri ve Türkiye’de tek olduğunu belirttiği manyetik alan yalıtımlı kubbeyle strese bağlı hastalıkların önüne geçmeye çalışıyor. Cihazın işleyişi, bilimsel dayanakları ve kullanım deneyimleri hakkında detaylı açıklamalarda bulunan Akpınar, sistemi kurduğu günden bu yana yaşadıklarını CUMHA İstihbarat Şefi Zekeriya Öğretmek’e anlattı. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202505/image_870x_681e054f9170c.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 10 May 2025 13:44:12 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Manyetik kubbe sistemi nasıl çalışıyor, bu sistemin bilimsel bir temeli var mı, cihazın kullanım süresi ve periyodu nasıl belirleniyor, sistem stres dışında başka hangi faydaları sağlıyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p data-start="559" data-end="602" class=""><strong data-start="559" data-end="602">Strese karşı fiziksel bir çözüm iddiası</strong></p>
<p data-start="604" data-end="1112" class="">Pegas Turistik ortaklarından Mehmet Akpınar, Antalya’da geliştirdiği özel kubbe sisteminin insan bedenindeki stres kaynaklı negatif enerjiyi ortadan kaldırdığını iddia ediyor. Kubbede manyetik alanın sıfırlandığını ve bu sayede vücudun kendi kendini onarmaya başladığını belirten Akpınar, sistemi 2019 yılında kurduklarını ve pandemi sürecinde geçici olarak ara verdiklerini ifade etti. Kubbeye giren kişilerin içeride sadece 35 dakika geçirdiklerini, bu sürenin üzerindeki kullanımın önerilmediğini söyledi.</p>
<p><img src="https://cumha.com.tr/uploads/images/202505/image_870x_681e055986fd9.webp" alt=""></p>
<p data-start="1114" data-end="1154" class=""><strong data-start="1114" data-end="1154">'Her hastalığın temelinde stres var'</strong></p>
<p data-start="1156" data-end="1522" class="">Akpınar’a göre, stres hem hastalıkların hem de erken ölümün temel nedeni. Geliştirdikleri sistemin amacı ise, vücutta birikmiş negatif enerjiyi temizleyerek kişiyi hem fiziksel hem de ruhsal olarak rahatlatmak. Akpınar, kullanılan elementlerin arasında nano teknolojiyle güçlendirilmiş göktaşı mineralleri ve mimaride kullanılan toprak tuğlalar bulunduğunu belirtti.</p>
<p data-start="1524" data-end="1570" class=""><strong data-start="1524" data-end="1570">Bilimsel ölçümlerle desteklenmek isteniyor</strong></p>
<p data-start="1572" data-end="1878" class="">Kubbeye giren kişilere herhangi bir fiziksel müdahale yapılmadığını, sadece oturarak bu ortamdan faydalanıldığını vurgulayan Akpınar, sistemin etkinliğini belgelendirmek için negatif enerji ölçümleri yapılabildiğini söyledi. Hedeflerinin cihazın etkisini bilimsel verilerle desteklemek olduğunu ifade etti.</p>
<p><img src="https://cumha.com.tr/uploads/images/202505/image_870x_681e0553dacb7.webp" alt=""></p>
<p data-start="1880" data-end="1923" class=""><strong data-start="1880" data-end="1923">'Psikolojik değil, fiziksel etkisi var'</strong></p>
<p data-start="1925" data-end="2271" class="">Manyetik alanın sıfırlandığı ortamda beyin faaliyetlerinin doğal akışına döndüğünü savunan Akpınar, bu durumun çocukluk döneminde elektrikli cihazların az olduğu günleri anımsattığını ifade etti. Ayrıca, vücuttaki su moleküllerinin çevresel negatiflikten etkilendiğini, bu cihazın da suya etki ederek bedeni olumlu yönde dönüştürdüğünü öne sürdü.</p>
<p data-start="2273" data-end="2306" class=""><strong data-start="2273" data-end="2306">Kullanım sıklığı kişiye bağlı</strong></p>
<p data-start="2308" data-end="2571" class="">Sistemin kullanımının belirli bir periyoda bağlı olmadığını ifade eden Akpınar, kişinin stres düzeyine göre tekrar tekrar kullanılabileceğini söyledi. Kubbede geçirilen 35 dakikanın yeterli olduğunu, ancak daha az süre kalanların da fayda görebileceğini belirtti.</p>
<p data-start="2573" data-end="2596" class=""><strong data-start="2573" data-end="2596">Yeni projeler yolda</strong></p>
<p data-start="2598" data-end="2985" class="">Akpınar, sistemin şu an sadece Antalya’daki mevcut otelde kurulu olduğunu, başka otellerde ya da şehirlerde kurulmasının ise plan dahilinde olmadığını söyledi. Ancak ileride büyük bir kompleks içerisinde bu teknolojinin daha geniş çapta uygulanabileceği yeni projeler hazırlığında olduklarını dile getirdi. Bu projeler arasında müze ve konaklama tesislerinin de yer alacağını ifade etti.</p>
<p data-start="2987" data-end="3032" class=""><strong data-start="2987" data-end="3032">Kuran’dan referanslar ve eğitim önerileri</strong></p>
<p data-start="3034" data-end="3316" class="">Röportajda yer yer dini referanslara da yer veren Akpınar, stresin temelinde "kul hakkı" yemenin olduğunu savundu. Çocuklara yönelik ahlaki eğitimlerin okul müfredatına dahil edilmesi gerektiğini söyleyen Akpınar, devlet desteğiyle bu konuda projeler geliştirebileceğini ifade etti.</p>
<p data-start="3318" data-end="3357" class=""><strong data-start="3318" data-end="3357">Tedavi değil, destekleyici uygulama</strong></p>
<p data-start="3359" data-end="3730" class="">Sistemin doğrudan bir hastalık tedavi yöntemi olmadığını belirten Akpınar, özellikle kemoterapi sonrası vücutta kalan yan etkilerin hafifletilmesinde ve stresin azaltılmasında destekleyici olarak kullanılabileceğini ifade etti. Kullanıcıların sistemden çıktıktan sonra ruhsal olarak rahatladıklarını, bazı durumlarda ağlamayla negatif enerjiyi dışarı attıklarını söyledi.</p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Diyabet Teşhisinde Tarih Değişiyor: İğnesiz Takiple Erken Tanı Mümkün Hale Geldi</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/diyabet-teshisinde-tarih-degisiyor-ignesiz-takiple-erken-tani-mumkun-hale-geldi</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/diyabet-teshisinde-tarih-degisiyor-ignesiz-takiple-erken-tani-mumkun-hale-geldi</guid>
<description><![CDATA[ Tokyo Üniversitesi’nden araştırmacılar, glikoz seviyelerini iğne kullanmadan anlık izleyebilen giyilebilir bir teknoloji geliştirdi. Bu yöntemle hem diyabet riski erken tespit edilebiliyor hem de kalp-damar hastalıkları gibi komplikasyonlar öngörülebiliyor. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202505/image_870x_681da395699db.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 10 May 2025 13:44:12 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>diyabet teşhisinde yeni teknoloji nasıl çalışıyor, CGM cihazı nedir ve nasıl kullanılır, AC_Var ölçütü ne işe yarıyor, bu sistem kalp hastalıklarını nasıl öngörüyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p data-start="751" data-end="1105" class=""><strong data-start="751" data-end="789">CGM cihazı ile sürekli veri takibi</strong><br data-start="789" data-end="792">Söz konusu cihaz, ‘Sürekli Glikoz Takibi’ (CGM) teknolojisi temelinde çalışıyor. Cilde yapıştırılarak kullanılan bu giyilebilir sistem, klasik testlerin aksine kullanıcıyı doğal yaşam koşulları içinde izleyerek daha güvenilir sonuçlar sunuyor. Kan alımına gerek duyulmadan gün boyunca glikoz seviyeleri ölçülüyor.</p>
<p data-start="1107" data-end="1495" class=""><strong data-start="1107" data-end="1145">Yeni algoritma ile gelişmiş analiz</strong><br data-start="1145" data-end="1148">Toplanan glikoz verileri, klasik testlerden farklı olarak gelişmiş bir algoritma ile analiz ediliyor. Bu sayede yalnızca açlık kan şekeri ya da OGTT gibi testlere göre değil, daha yüksek doğrulukla bireyin glikoz yönetimi hakkında bilgi sağlanabiliyor. ‘AC_Var’ adı verilen özel bir ölçüt ise vücudun glikozu ne kadar iyi düzenlediğini gösteriyor.</p>
<p data-start="1497" data-end="1879" class=""><strong data-start="1497" data-end="1541">Kalp hastalıklarına karşı da erken uyarı</strong><br data-start="1541" data-end="1544">Araştırmada 64 sağlıklı birey üzerinde yapılan deneylerde elde edilen CGM verileri, OGTT ve klemp testleri ile karşılaştırıldı ve bağımsız veri setleriyle doğrulandı. Elde edilen bulgular, yöntemin sadece diyabet değil, aynı zamanda diyabete bağlı gelişebilecek kalp-damar hastalıkları risklerini öngörmede de etkili olduğunu gösterdi.</p>
<p data-start="1881" data-end="2228" class=""><strong data-start="1881" data-end="1926">Uygulama desteğiyle kullanıcı dostu çözüm</strong><br data-start="1926" data-end="1929">Geliştirilen sistem yalnızca bir cihazdan ibaret değil. Araştırma ekibi, aynı zamanda cihazla senkronize çalışan kullanıcı dostu bir web uygulaması da oluşturdu. Bu sayede hem bireyler hem de sağlık çalışanları CGM verilerini analiz ederek potansiyel glikoz bozukluklarını kolayca tespit edebiliyor.</p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>200 kez yılan sokmasına maruz kalan adamın kanıyla evrensel panzehir geliştirildi</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/200-kez-yilan-sokmasina-maruz-kalan-adamin-kaniyla-evrensel-panzehir-gelistirildi</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/200-kez-yilan-sokmasina-maruz-kalan-adamin-kaniyla-evrensel-panzehir-gelistirildi</guid>
<description><![CDATA[ ABD’de 20 yıl boyunca kendi isteğiyle yılan zehri enjekte eden Tim Friede’nin kanındaki antikorlar, dünyanın en ölümcül yılan türlerine karşı koruma sağlayan deneysel bir panzehirin geliştirilmesini sağladı. Uzmanlara göre bu panzehir, tür fark etmeksizin yılan sokmalarına karşı küresel çözüm olabilir. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202505/image_870x_681c47049fb4e.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 08 May 2025 17:07:54 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Evrensel panzehir nasıl geliştirildi, Tim Friede&#039;nin kanı nasıl kullanıldı, yeni panzehir hangi yılan türlerine karşı etkili, panzehir insanlar üzerinde ne zaman kullanılacak</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><br data-start="439" data-end="442"><strong data-start="442" data-end="494">Yirmi yıllık deney, çığır açan panzehire dönüştü</strong><br data-start="494" data-end="497">ABD’de Tim Friede adlı eski bir kamyon tamircisi, yaklaşık 20 yıl boyunca kendi vücuduna 700’den fazla kez yılan zehri enjekte etti. Aralarında mamba, kobra, taipan ve bungarus gibi dünyanın en ölümcül yılanlarının bulunduğu türlerden alınan zehirlerle 200’ü aşkın kez sokulan Friede’nin bu sıra dışı deneyimi, bilimsel bir atılıma dönüştü.</p>
<p></p>
<p data-start="839" data-end="1337" class=""><strong data-start="839" data-end="872">Yılan panzehirinde tür sorunu</strong><br data-start="872" data-end="875">Günümüzde yılan sokmalarına karşı uygulanan panzehirler, yalnızca belirli yılan türlerine karşı etkili. Bu durum, yılda 140 bin kişinin hayatını kaybetmesine ve yüzbinlerce kişinin uzuv kaybı veya kalıcı sakatlık yaşamasına neden oluyor. Mevcut panzehir üretiminde, zehirli yılanlardan alınan toksinler at gibi hayvanlara enjekte edilerek antikorlar elde ediliyor. Ancak zehrin türden türe değişkenlik göstermesi, evrensel bir çözümün önünde engel teşkil ediyor.</p>
<p data-start="1339" data-end="1887" class=""><strong data-start="1339" data-end="1380">Friede'nin kanı yeni bir umut doğurdu</strong><br data-start="1380" data-end="1383">Friede, başlangıçta bağışıklık kazanmak amacıyla başladığı bu süreci zamanla bir yaşam tarzına dönüştürdü. Bilim insanları, onun vücudunda oluşan bağışıklık yanıtını inceleyerek farklı yılan türlerinin toksinlerine karşı etkili olabilecek “geniş çaplı etkisizleştirici antikorlar” elde etti. Biyoteknoloji şirketi Centivax’ın CEO’su Dr. Jacob Glanville, bu bağışıklık tepkisini tespit eden isimlerden biri. Glanville, Friede ile ilk görüşmesinde 'Kanınızı incelemeyi çok isterim' diyerek projeye başladı.</p>
<p data-start="1889" data-end="2433" class=""><strong data-start="1889" data-end="1941">Kapsamlı koruma sağlayan antikorlar geliştirildi</strong><br data-start="1941" data-end="1944">Cell dergisinde yayımlanan araştırmaya göre, geliştirilen antikor kokteyli, 19 farklı elapid yılan türünden 13’üne karşı tam koruma sağladı. Kalan altı türde ise kısmi koruma sağlandı. Araştırmacılar şimdi kokteylin dördüncü bileşenle güçlendirilmesiyle tam koruma sağlayıp sağlamayacağını test ediyor. Columbia Üniversitesi’nden Prof. Peter Kwong, bu araştırmanın önümüzdeki 10-15 yıl içinde tüm toksin sınıflarına karşı etkili tedaviler geliştirilmesine öncülük edebileceğini ifade etti.</p>
<p data-start="2435" data-end="2866" class=""><strong data-start="2435" data-end="2463">Hedef: Evrensel panzehir</strong><br data-start="2463" data-end="2466">Araştırmanın bir diğer odak noktası ise nörotoksin yerine kana saldıran hematoksinlere karşı da koruma sağlayacak antikorlar geliştirmek. Nihai hedef, her zehre karşı etkili tek bir panzehir veya yılan sınıfına özel dozlar üretmek. Liverpool Tropikal Tıp Okulu’ndan Prof. Nick Casewell, geliştirilen antikorların “kesinlikle yeni” olduğunu belirterek “Bu, alanı heyecan verici bir yöne taşıyor” dedi.</p>
<p data-start="2868" data-end="3117" class=""><strong data-start="2868" data-end="2914">Friede: ‘İnsanlık için iyi bir şey yaptım’</strong><br data-start="2914" data-end="2917">Tim Friede, elde edilen sonuçlardan dolayı memnuniyetini dile getirerek, “İnsanlık için iyi bir şey yapıyorum ve bu benim için çok önemliydi. Bununla gurur duyuyorum. Çok havalı” ifadelerini kullandı.</p>
<p data-start="3119" data-end="3312" class=""><strong data-start="3119" data-end="3131"></strong></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Bağırsaklardaki gizli ordu beyni nasıl etkiliyor: Bilim insanlarından çarpıcı açıklamalar</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/bagirsaklardaki-gizli-ordu-beyni-nasil-etkiliyor-bilim-insanlarindan-carpici-aciklamalar</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/bagirsaklardaki-gizli-ordu-beyni-nasil-etkiliyor-bilim-insanlarindan-carpici-aciklamalar</guid>
<description><![CDATA[ İnsan beyninin enerjisinin %20’sini tüketmesine rağmen sadece %2’lik bir ağırlığa sahip olması ve bağırsaklarla kurduğu çift yönlü iletişim, bilim insanlarının dikkatini çekiyor. Bağırsak mikrobiyotasının zihinsel sağlık üzerindeki rolü, depresyon ve anksiyete gibi rahatsızlıklarla olan ilişkisiyle daha da önem kazanıyor. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202505/image_870x_681c4da04fd78.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 08 May 2025 17:07:45 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Bağırsak-beyin ekseni nedir, bağırsak mikrobiyotası hangi hastalıklarla ilişkili, probiyotikler ruh halini nasıl etkiliyor, sağlıklı mikrobiyota için nasıl beslenilmeli</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p></p>
<p data-start="473" data-end="912" class=""><strong data-start="473" data-end="522">Bağırsak-beyin ekseni: İki yönlü bir bağlantı</strong><br data-start="522" data-end="525">İnsan bağırsağı, 100 milyondan fazla sinir hücresi barındırıyor ve mutluluk hormonu serotoninin %95’ini üretiyor. Bağırsak ve beyin arasındaki bağlantı yalnızca fiziksel değil; psikolojik etkileri de olan çift yönlü bir iletişim içeriyor. Gastroenterolog Dr. Saliha Mahmood Ahmed, bu ilişkinin üç ana yol üzerinden kurulduğunu belirtiyor: vagus siniri, hormonlar ve bağışıklık sistemi.</p>
<p data-start="914" data-end="1151" class="">Vagus siniri, beyin ile bağırsakları doğrudan bağlayan önemli bir kanal. Ayrıca ghrelin ve GLP-1 gibi hormonlar sayesinde beyinle kimyasal iletişim kuruluyor. Bağışıklık sistemi ise, bağırsağın bu iletişimdeki kilit rolünü destekliyor.</p>
<p data-start="1153" data-end="1491" class=""><strong data-start="1153" data-end="1198">Beynin enerji ihtiyacı ve bağırsağın rolü</strong><br data-start="1198" data-end="1201">ABD'deki Mayo Clinic’ten gastroenterolog Dr. Pankaj J Pasricha’ya göre, beynin yüksek enerji ihtiyacı ile bağırsağın besinleri işleme görevi bu bağlantıyı daha da güçlendiriyor. Beyin vücut enerjisinin %20’sini tüketiyor, bu da bağırsakların enerji sağlayıcı rolünü hayati hale getiriyor.</p>
<p data-start="1493" data-end="1822" class=""><strong data-start="1493" data-end="1542">Duygular ve sindirim: Günlük hayatta etkileri</strong><br data-start="1542" data-end="1545">Gündelik yaşamda birçok kişi önemli bir olay öncesinde mide bulantısı, kramplar ya da ishal yaşadığını belirtiyor. Aynı şekilde, aşık olunduğunda hissedilen “kelebekler” ya da kabızlığın yarattığı stres gibi etkiler bağırsak-beyin etkileşiminin örnekleri arasında yer alıyor.</p>
<p data-start="1824" data-end="2276" class=""><strong data-start="1824" data-end="1879">Bağırsak mikrobiyotası: Vücuttaki mikroskobik dünya</strong><br data-start="1879" data-end="1882">İnsan bağırsağında 10 ila 100 trilyon arası mikrobiyal hücre bulunuyor. Bu sayılar, vücuttaki insan hücresi sayısını aşıyor. Mikrobiyota, vücudumuzla simbiyotik yani karşılıklı faydaya dayalı bir ilişki içerisinde. Uzmanlar, bu mikrobiyal topluluğun yalnızca sindirimi kolaylaştırmadığını, aynı zamanda bağışıklık sisteminden zihinsel sağlığa kadar birçok alanda etkili olduğunu ifade ediyor.</p>
<p data-start="2278" data-end="2697" class=""><strong data-start="2278" data-end="2311">Disbiyoz ve hastalık ilişkisi</strong><br data-start="2311" data-end="2314">Son 20 yılda mikrobiyotanın sağlık üzerindeki etkisine dair bilgiler ciddi oranda artmış durumda. Dr. Pasricha, bağırsaklardaki mikrobiyal dengenin bozulmasının yani disbiyozun, obeziteden kardiyovasküler hastalıklara, hatta kansere kadar pek çok hastalıkla bağlantılı olduğunu belirtiyor. Ancak bu ilişkinin nedensellik taşıyıp taşımadığı konusunda henüz yeterli kanıt bulunmuyor.</p>
<p data-start="2699" data-end="3027" class=""><strong data-start="2699" data-end="2740">Mikrobiyotayı iyileştirmek mümkün mü?</strong><br data-start="2740" data-end="2743">Her insanın mikrobiyotası benzersiz olduğu için standart bir çözüm yok. Ancak uzmanlar, çeşitli ve dengeli beslenmenin önemine dikkat çekiyor. Doğal yoğurt, kefir ve kombuça gibi probiyotikler ile meyve, sebze ve bakliyat gibi prebiyotik içeren gıdalar bu süreçte kilit rol oynuyor.</p>
<p data-start="3029" data-end="3251" class="">Dr. Ahmed, haftalık diyetlerde 30 farklı bitki tüketiminin sağlıklı bir mikrobiyota için etkili olduğunu söylüyor. Diyette çeşitlilik, özellikle bitki bazlı gıdaların miktarı, bağırsak sağlığını doğrudan etkileyebiliyor.</p>
<p data-start="3253" data-end="3599" class=""><strong data-start="3253" data-end="3294">Beslenme ruh halini etkileyebilir mi?</strong><br data-start="3294" data-end="3297">Oxford Üniversitesi’nde yapılan bir çalışmada, depresyon yaşayan bireylerde probiyotiklerin ruh hali üzerinde etkili olup olmadığı incelendi. Probiyotik verilen grubun olumsuz duygulara odaklanma eğiliminin azaldığı görüldü. Ancak uzmanlar, bu konuda daha fazla veriye ihtiyaç duyulduğunu vurguluyor.</p>
<p data-start="3601" data-end="3777" class="">Dr. Pasricha, mikrobiyomu değiştirmek için on yıllar sürebilecek bir süreç gerektiğini, bu nedenle davranışsal değişikliklerin kalıcılığının büyük önem taşıdığını belirtiyor.</p>
<p data-start="3779" data-end="3966" class=""><strong data-start="3779" data-end="3791"></strong></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kahve İçmek Hangi Besinleri Etkiliyor: Demir, Kalsiyum ve B Vitaminleri Uyarısı</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/kahve-icmek-hangi-besinleri-etkiliyor-demir-kalsiyum-ve-b-vitaminleri-uyarisi</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/kahve-icmek-hangi-besinleri-etkiliyor-demir-kalsiyum-ve-b-vitaminleri-uyarisi</guid>
<description><![CDATA[ Uzmanlara göre kahvede bulunan polifenoller, kafein ve tanenler demir, kalsiyum ve bazı B vitaminlerinin emilimini engelleyebilir. Özellikle gebe kadınlar, regl dönemindekiler ve osteoporoz riski taşıyan bireyler kahve tüketiminde zamanlamaya dikkat etmeli. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202505/image_870x_681c4ddc63bf1.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 08 May 2025 17:07:45 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Demir ve kalsiyum emilimini kahve nasıl etkiliyor, kimler kahve tüketiminde dikkatli olmalı, probiyotiklerle kahve birlikte içilir mi, çay kahveye alternatif olabilir mi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><br data-start="389" data-end="392"><strong data-start="392" data-end="439">Kahve içmenin besin emilimine etkisi nedir?</strong><br data-start="439" data-end="442">Kahve, 1.000'den fazla kimyasal madde içeriyor. Kafein, polifenoller ve tanenler gibi bileşenler, bazı besin öğelerinin bağırsakta emilimini olumsuz etkileyebiliyor. Bu durum, özellikle demir, kalsiyum ve B vitaminleri için geçerli.</p>
<p></p>
<p data-start="676" data-end="958" class="">Londra’daki University College London’da doktora araştırmacısı olan Alex Ruani, kahvenin sindirimi tamamen engellemediğini, etkinin kişisel faktörlere bağlı olduğunu belirtiyor. Tüketilen kahvenin yoğunluğu, kişinin yaşı, metabolizması ve sağlık durumu bu etkileri değiştirebiliyor.</p>
<p data-start="960" data-end="1380" class=""><strong data-start="960" data-end="996">Demir emilimi nasıl etkileniyor?</strong><br data-start="996" data-end="999">Oregon Eyalet Üniversitesi’nden Profesör Emily Ho’ya göre, yeterli düzeyde demir alan bireyler için risk düşük. Ancak, demir eksikliği yaşayanlar ya da bu riski taşıyanlar için durum farklı. Özellikle bitkisel gıdalarda bulunan "non heme demir", kahvedeki polifenollerle birleştiğinde emilim zorlaşıyor. Bu durum, gebeler ve regl dönemindeki kadınlar için daha kritik hale geliyor.</p>
<p data-start="1382" data-end="1722" class=""><strong data-start="1382" data-end="1412">Kalsiyum ve kahve ilişkisi</strong><br data-start="1412" data-end="1415">Kalsiyum, kemik sağlığı açısından önemli bir mineral. Araştırmalara göre, kahvede bulunan kafein, hem bağırsak hem de böbrek yoluyla kalsiyumun tutulmasını zorlaştırabiliyor. Ruani, bu etkinin genellikle düşük düzeyde olduğunu ancak kemik hastalıklarına yatkın bireylerde risk oluşturabileceğini vurguluyor.</p>
<p data-start="1724" data-end="2027" class=""><strong data-start="1724" data-end="1764">B vitaminleri ve idrar yoluyla kayıp</strong><br data-start="1764" data-end="1767">B vitaminleri suda çözündüğü için vücutta depolanmaz ve fazlası idrarla atılır. Kahve, idrara çıkma sıklığını artırarak bu vitaminlerin kaybına neden olabilir. Bu nedenle günde dört bardaktan fazla kahve içen bireylerde B vitamini kaybı daha belirgin olabilir.</p>
<p data-start="2029" data-end="2347" class=""><strong data-start="2029" data-end="2081">Probiyotik tüketimiyle birlikte kahve içilir mi?</strong><br data-start="2081" data-end="2084">Kahve ile birlikte probiyotik tüketimi önerilmiyor. Sıcak kahvenin içerdiği ısı, yoğurt, kefir ya da probiyotik takviyelerde bulunan canlı bakterileri öldürebiliyor. Bu nedenle probiyotik alınacaksa, kahveden en az 30-60 dakika sonra tüketilmesi tavsiye ediliyor.</p>
<p data-start="2349" data-end="2598" class=""><strong data-start="2349" data-end="2373">Çay daha mı güvenli?</strong><br data-start="2373" data-end="2376">Kahve yerine çay tüketmeyi düşünenler için de benzer uyarılar var. Çayda da polifenoller bulunduğundan, benzer emilim sorunları yaşanabiliyor. Bu nedenle uzmanlar çay tüketiminin de yemekle birlikte yapılmamasını öneriyor.</p>
<p data-start="2600" data-end="2786" class=""><strong data-start="2600" data-end="2612"></strong></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Uzun Tuvalet Süresi, Hareketsizlik ve Lif Eksikliği: Hemoroidal Hastalık Sessizce Yayılıyor</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/uzun-tuvalet-suresi-hareketsizlik-ve-lif-eksikligi-hemoroidal-hastalik-sessizce-yayiliyor</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/uzun-tuvalet-suresi-hareketsizlik-ve-lif-eksikligi-hemoroidal-hastalik-sessizce-yayiliyor</guid>
<description><![CDATA[ Hareketsiz yaşam tarzı, yetersiz lif tüketimi ve tuvalet alışkanlıkları hemoroidal hastalığın yayılmasına zemin hazırlıyor. Uzmanlar, &#039;basur&#039; olarak da bilinen bu rahatsızlığın giderek genç yaşlara indiğini vurguluyor ve doğal tedavilere karşı uyarıyor. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202505/image_870x_681c4dc0d8da1.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 08 May 2025 17:07:45 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Hemoroid neden olur, hemoroidden nasıl korunabiliriz, hemoroid gençlerde neden artıyor, rektal kanama ne zaman tehlikeli olur</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p></p>
<p data-start="405" data-end="1116" class=""><strong data-start="405" data-end="424">Hemoroid nedir?</strong><br data-start="424" data-end="427">Hemoroid, toplumda yaygın olarak ‘basur’ olarak bilinse de aslında herkesin anatomisinde bulunan, anal kanal içindeki damar ve bağ dokusundan oluşan doğal bir yapıdır. Ancak bu yapının zamanla genişleyip sarkması durumunda ‘hemoroidal hastalık’ olarak adlandırılan klinik tablo ortaya çıkar. Atılım Üniversitesi öğretim üyesi ve Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Muharrem Öztaş, hemoroidin kaşıntı, ağrı ve kanama gibi belirtilerle kendini gösterebileceğini belirtiyor. Türk Kolon ve Rektum Cerrahisi Derneği Başkanı Prof. Dr. Feza Yarbuğ Karakayalı da, ‘Hemoridim var’ demenin teknik olarak yanlış olduğunu, doğru ifadenin ‘hemoroidal hastalığım var’ şeklinde olması gerektiğini vurguluyor.</p>
<p data-start="1118" data-end="1528" class=""><strong data-start="1118" data-end="1155">Gençlerde görülme sıklığı artıyor</strong><br data-start="1155" data-end="1158">Her ne kadar hastalığın net bir görülme sıklığına dair bilimsel veri bulunmasa da uzmanlar, son yıllarda özellikle genç bireyler arasında hemoroidal hastalık şikayetlerinde artış olduğunu gözlemliyor. Prof. Dr. Karakayalı, bu artışın hareketsiz yaşam, hatalı tuvalet alışkanlıkları ve sağlıksız beslenme gibi çağımıza özgü yaşam biçimlerinden kaynaklandığını söylüyor.</p>
<p data-start="1530" data-end="1923" class=""><strong data-start="1530" data-end="1552">Nasıl önlenebilir?</strong><br data-start="1552" data-end="1555">Uzmanlar, hemoroidal hastalığın önlenmesinde kabızlığın engellenmesinin hayati önemde olduğunu ifade ediyor. Doç. Dr. Öztaş, “İnsanlar tuvalete zorlanmadan çıkmalı. Bu da yeterli lif, sıvı tüketimi ve hareketle mümkün olur” diyor. Lif bakımından zengin tahıllar, meyve-sebze ağırlıklı beslenme, bol su içme ve düzenli fiziksel aktivite bu noktada kritik rol oynuyor.</p>
<p data-start="1925" data-end="2289" class=""><strong data-start="1925" data-end="1974">Hatalı tuvalet alışkanlıkları riski artırıyor</strong><br data-start="1974" data-end="1977">Uzun süre tuvalette oturmak, dışkılama ihtiyacı olmadığı halde bu alışkanlığı sürdürmek, tuvaleti ertelemek ve bu sırada telefon ya da gazete ile zaman geçirmek hemoroidal hastalığın başlıca risk faktörleri arasında yer alıyor. Uzmanlar, tuvalette geçirilen sürenin kısa ve doğal olması gerektiğini vurguluyor.</p>
<p data-start="2291" data-end="2691" class=""><strong data-start="2291" data-end="2320">Tedavi seçenekleri neler?</strong><br data-start="2320" data-end="2323">Toplumda yaygın kanaatin aksine, hemoroidal hastalık tedavisinde cerrahi yöntemler ilk seçenek değil. Kabızlığın giderilmesi ve yaşam tarzı değişiklikleri genellikle ilk basamak olarak uygulanıyor. İlaç tedavisi ve gerekirse cerrahi müdahale de seçenekler arasında. Doç. Dr. Öztaş, “Ameliyat etsek bile nedenler devam ederse hastalık tekrarlar” uyarısında bulunuyor.</p>
<p data-start="2693" data-end="3100" class=""><strong data-start="2693" data-end="2718">Doğal ürünlere dikkat</strong><br data-start="2718" data-end="2721">Piyasada çeşitli bitkisel yağlar, otlar ve karışımların ‘doğal tedavi’ adı altında önerildiğini belirten Prof. Dr. Karakayalı, bu tür yöntemlerin bilimsel dayanağının olmadığını ve bölgeye uygulanmasının zararlı olabileceğini ifade ediyor. Dr. Öztaş da yeterli ilaç ve cerrahi seçeneklerin mevcut olduğunu belirterek alternatif tedavilere yönelmeye gerek olmadığını vurguluyor.</p>
<p data-start="3102" data-end="3609" class=""><strong data-start="3102" data-end="3136">Rektal kanama ciddiye alınmalı</strong><br data-start="3136" data-end="3139">Hemoroidal hastalığın önemli belirtilerinden biri olan rektal kanama, özellikle genç yaş gruplarında artan bağırsak kanseri vakaları göz önüne alındığında ihmal edilmemeli. Prof. Dr. Karakayalı, “20’li yaşlarda bile rektum kanseri görmek artık şaşırtıcı değil” diyerek, bu tür belirtilerin mutlaka doktor kontrolünde değerlendirilmesi gerektiğini ifade ediyor. Doç. Dr. Öztaş ise, 45 yaş sonrası kolonoskopi taramalarının rutin hale getirilmesi gerektiğini belirtiyor.</p>
<p data-start="3611" data-end="3755" class=""><strong data-start="3611" data-end="3623"></strong></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Aşırı İşlenmiş Gıdalar Yüz Binlerce Erken Ölümle İlişkilendirildi: Uzmanlar Uyardı</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/asiri-islenmis-gidalar-yuz-binlerce-erken-olumle-iliskilendirildi-uzmanlar-uyardi</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/asiri-islenmis-gidalar-yuz-binlerce-erken-olumle-iliskilendirildi-uzmanlar-uyardi</guid>
<description><![CDATA[ Sekiz ülkede yapılan geniş çaplı araştırma, cips, kek, gazlı içecek ve hazır et ürünleri gibi aşırı işlenmiş gıdaların yoğun tüketiminin, erken ölüm riskini artırabileceğini ortaya koydu. Araştırma sonuçlarına göre yalnızca ABD&#039;de 2018 yılında 124 bin erken ölüm bu tür gıdalarla ilişkili olabilir. Uzmanlar net bir neden-sonuç ilişkisi kurulamasa da, riskin ciddi olduğunu vurguluyor. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202505/image_870x_681c4df72b81e.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 08 May 2025 17:07:45 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Aşırı işlenmiş gıdalar hangi hastalıklarla ilişkilendiriliyor, erken ölümler bu gıdalarla nasıl bağlantılandırıldı, hangi ülkelerde risk daha yüksek, uzmanlar bu konuda ne diyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><br data-start="520" data-end="523"><strong data-start="523" data-end="576">Sekiz ülkede yapılan kapsamlı analiz dikkat çekti</strong><br data-start="576" data-end="579">Avustralya, Brezilya, Kanada, Şili, Kolombiya, Meksika, İngiltere ve ABD'de gerçekleştirilen geniş ölçekli bir araştırma, aşırı işlenmiş gıdaların yoğun tüketimi ile erken ölüm riski arasında potansiyel bir bağlantı bulunduğunu ortaya koydu. American Journal of Preventive Medicine'de yayımlanan çalışmada, bu tür gıdaların ölüm oranları üzerindeki etkisi önceki araştırmalar ışığında yeniden değerlendirildi.</p>
<p></p>
<p data-start="990" data-end="1322" class=""><strong data-start="990" data-end="1023">Aşırı işlenmiş gıdalar nedir?</strong><br data-start="1023" data-end="1026">Donut, kruvasan, gazlı içecek, bisküvi, dondurma ve işlenmiş etler gibi ürünler, aşırı işlenmiş gıdalar kategorisine giriyor. Bu gıdalarda genellikle yapay tatlandırıcı, renklendirici ve katkı maddeleri bulunuyor. Uzmanlar bu içeriklerin sağlık üzerinde olumsuz etkileri olabileceğini belirtiyor.</p>
<p data-start="1324" data-end="1795" class=""><strong data-start="1324" data-end="1367">Erken ölümlerle bağlantı nasıl kuruldu?</strong><br data-start="1367" data-end="1370">Araştırmacılar, farklı ülkelerdeki beslenme alışkanlıklarını anketlerle toplayarak, ulusal ölüm verileriyle karşılaştırdı. Buna göre, İngiltere ve ABD gibi ülkelerde kalori alımının yüzde 50'den fazlası aşırı işlenmiş gıdalardan geliyor. Bu ülkelerde erken ölümlerin yaklaşık yüzde 14’ü bu ürünlerle ilişkilendiriliyor. Öte yandan, Kolombiya ve Brezilya gibi tüketimin görece düşük olduğu ülkelerde bu oran yüzde 4 civarında.</p>
<p data-start="1797" data-end="2269" class=""><strong data-start="1797" data-end="1833">Uzmanlar temkinli ancak uyarıyor</strong><br data-start="1833" data-end="1836">Araştırmanın direktörü Dr. Eduardo Nilson, aşırı işlenmiş gıdalardaki kimyasal katkıların sağlık üzerinde etkili olabileceğini belirtti. Emekli istatistik profesörü Kevin McConway ise çalışmanın matematiksel varsayımlara dayandığını ve sonuçların ihtiyatla yorumlanması gerektiğini söyledi. Cambridge Üniversitesi'nden Dr. Stephen Burgess de bu tür çalışmaların kesin kanıt sunmasa da riskleri göz ardı etmemek gerektiğini vurguladı.</p>
<p data-start="2271" data-end="2630" class=""><strong data-start="2271" data-end="2312">Gıda sektöründen karşı görüşler geldi</strong><br data-start="2312" data-end="2315">Gıda ve İçecek Federasyonu, 'aşırı işlenmiş gıda' teriminin çok geniş bir yelpazeyi kapsadığını ve yoğurt, makarna sosları gibi besinleri de kapsadığı için yanıltıcı olabileceğini savundu. Federasyon, kullanılan katkı maddelerinin Gıda Standartları Ajansı tarafından onaylı olduğunu ve güvenli bulunduğunu açıkladı.</p>
<p data-start="2632" data-end="2937" class=""><strong data-start="2632" data-end="2685">Hükümetlere çağrı: Diyet rehberleri güncellenmeli</strong><br data-start="2685" data-end="2688">Araştırmacılar, hükümetleri diyet önerilerini güncellemeye ve aşırı işlenmiş gıdaların tüketimini azaltmak için kamuoyunu bilgilendirmeye çağırıyor. Bu tür politikaların uzun vadede halk sağlığı üzerinde olumlu etkiler yaratabileceği ifade ediliyor.</p>
<p data-start="2939" data-end="3133" class=""><strong data-start="2939" data-end="2951"></strong></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Tükenmişlik Sendromu Sinsi Bir Şekilde Hayatınızı Ele Geçiriyor: İşaretler, Aşamalar ve Kurtulma Yolları</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/tukenmislik-sendromu-sinsi-bir-sekilde-hayatinizi-ele-geciriyor-isaretler-asamalar-ve-kurtulma-yollari</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/tukenmislik-sendromu-sinsi-bir-sekilde-hayatinizi-ele-geciriyor-isaretler-asamalar-ve-kurtulma-yollari</guid>
<description><![CDATA[ Kronik stresin bir sonucu olarak ortaya çıkan tükenmişlik sendromu, sadece çalışanları değil öğrencilerden ebeveynlere kadar geniş bir kesimi etkiliyor. Beyin sisi, motivasyon kaybı ve duygusal çöküşle kendini gösteren bu durumun belirtilerini erken fark etmek, uzun süren toparlanma sürecinden korunmanın ilk adımı olabilir. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202505/image_870x_681c4e1ed7b8b.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 08 May 2025 17:07:45 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Tükenmişlik sendromunun belirtileri nelerdir, bu sendrom hangi aşamalardan oluşur, kimler daha çok risk altında, tükenmişlikten kurtulmak için ne yapılmalı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><br data-start="482" data-end="485"><strong data-start="485" data-end="516">Tükenmişlik sendromu nedir?</strong><br data-start="516" data-end="519">Tükenmişlik sendromu, özellikle kronik iş stresi nedeniyle gelişen, fiziksel, zihinsel ve duygusal tükenme hali olarak tanımlanıyor. Psikoloji Profesörü Christina Maslach, bu durumu 'iyi yönetilmeyen kronik iş stresi faktörlerine verilen bir yanıt' şeklinde açıklıyor. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) 2019’da bu tanımı kabul etmiş ve tükenmişlik sendromunu resmi olarak tanımlamıştı.</p>
<p></p>
<p data-start="898" data-end="1262" class=""><strong data-start="898" data-end="920">Belirtileri neler?</strong><br data-start="920" data-end="923">Tükenmişliğin ilk belirtileri arasında beyin sisi, yorgunluk ve motivasyon kaybı yer alıyor. Psikoterapist Dr. Claire Plumbly'e göre, ayrıca işe karşı alaycı yaklaşım ve kişinin kendine yönelik olumsuz düşünceleri de önemli sinyaller arasında. Bu belirtiler zamanla yoğunlaşarak kişinin günlük işlevselliğini ciddi şekilde etkileyebiliyor.</p>
<p data-start="1264" data-end="1653" class=""><strong data-start="1264" data-end="1289">Tetikleyici faktörler</strong><br data-start="1289" data-end="1292">Uzmanlar, işten fiziksel ve psikolojik kopuşun sağlanamamasının en büyük risk faktörlerinden biri olduğunu vurguluyor. Dijitalleşme ile birlikte 'her an ulaşılabilir olma' kültürü çalışanları sürekli tetikte tutarken, bu da zihinsel tükenmeyi hızlandırıyor. Dr. Heejung Chung, bazı ülkelerde çalışanların %70’inden fazlasının bu durumdan etkilendiğini söylüyor.</p>
<p data-start="1655" data-end="1696" class=""><strong data-start="1655" data-end="1694">Tükenmişlik sendromunun beş aşaması</strong></p>
<ol data-start="1697" data-end="2076">
<li data-start="1697" data-end="1774" class="">
<p data-start="1700" data-end="1774" class=""><strong data-start="1700" data-end="1718">Balayı Dönemi:</strong> Aşırı istekli davranış ve iş yükünün fark edilmemesi.</p>
</li>
<li data-start="1775" data-end="1847" class="">
<p data-start="1778" data-end="1847" class=""><strong data-start="1778" data-end="1791">Vazgeçme:</strong> Sosyal aktivitelerden çekilme ve odaklanma sorunları.</p>
</li>
<li data-start="1848" data-end="1930" class="">
<p data-start="1851" data-end="1930" class=""><strong data-start="1851" data-end="1876">Motivasyon Eksikliği:</strong> İlgisizlik, empati eksikliği ve başarısızlık hissi.</p>
</li>
<li data-start="1931" data-end="2000" class="">
<p data-start="1934" data-end="2000" class=""><strong data-start="1934" data-end="1950">Tükenmişlik:</strong> Tam anlamıyla fiziksel ve duygusal tükenmişlik.</p>
</li>
<li data-start="2001" data-end="2076" class="">
<p data-start="2004" data-end="2076" class=""><strong data-start="2004" data-end="2016">Kapanma:</strong> Klinik seviyede çökkünlük, sosyal hayattan tamamen çekilme.</p>
</li>
</ol>
<p data-start="2078" data-end="2333" class=""><strong data-start="2078" data-end="2111">Kadınlar daha çok etkileniyor</strong><br data-start="2111" data-end="2114">Dr. Plumbly, tükenmişliğin özellikle kadınlar üzerinde daha yıkıcı etkileri olduğunu belirtiyor. 'İkinci vardiya' olarak tanımlanan, ev içi ve bakım yükümlülüklerinin de eklenmesiyle bu durum daha karmaşık hale geliyor.</p>
<p data-start="2335" data-end="2737" class=""><strong data-start="2335" data-end="2358">Nasıl başa çıkılır?</strong><br data-start="2358" data-end="2361">Profesör Sabine Sonnentag'a göre, gün sonunda işle zihinsel kopuşu sağlayabilen bireyler tükenmişliğe karşı daha dirençli oluyor. The Burnout Doctor kitabının yazarı Dr. Claire Ashley, tükenmişlikten kurtulmak için hayatı tamamen değiştirmek gerekmediğini, iş üzerinde kontrol kurmak, sağlıkla ilgilenmek ve destekleyici çevreler oluşturmanın yeterli olabileceğini vurguluyor.</p>
<p data-start="2739" data-end="2913" class=""><strong data-start="2739" data-end="2751"></strong></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Uzmanlar Uyardı: Hızlı Yemek Yemek Obezite, Reflü ve Kalp Hastalıklarına Yol Açabilir</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/uzmanlar-uyardi-hizli-yemek-yemek-obezite-reflu-ve-kalp-hastaliklarina-yol-acabilir</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/uzmanlar-uyardi-hizli-yemek-yemek-obezite-reflu-ve-kalp-hastaliklarina-yol-acabilir</guid>
<description><![CDATA[ Yemek yerken televizyon izlemek veya telefona bakmak, hem sindirimi zorlaştırıyor hem de tokluk hissini geciktirerek kilo alımına neden oluyor. Uzmanlara göre yavaş yemek, sindirim sistemini koruyor, kalori kontrolünü kolaylaştırıyor ve birçok kronik hastalık riskini azaltıyor. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202505/image_870x_681c4e50dda55.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 08 May 2025 17:07:45 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Yavaş yemek neden sindirime yardımcı olur, hızlı yemek kilo alımını nasıl etkiler, televizyon karşısında yemek yemenin zararları nelerdir, yavaş yemek için ne gibi alışkanlıklar geliştirilmeli</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p></p>
<p data-start="424" data-end="707" class=""><strong data-start="424" data-end="470">Dikkat dağınıklığı hızlı yemeyi tetikliyor</strong><br data-start="470" data-end="473">Günümüzde birçok kişi televizyon izlerken ya da cep telefonuyla ilgilenerek yemek yiyor. Ancak uzmanlara göre bu alışkanlık, ne kadar ve ne hızda yemek yediğimizi fark etmememize yol açarak sağlığımızı ciddi şekilde etkileyebiliyor.</p>
<p data-start="709" data-end="1102" class=""><strong data-start="709" data-end="751">Sindirim sistemine doğrudan etkisi var</strong><br data-start="751" data-end="754">Brezilya’daki São Paulo Üniversitesi mezunu beslenme uzmanı Livia Hasegawa, yiyeceklerin yavaş çiğnenmesinin sindirimi kolaylaştırdığını belirtiyor. Hasegawa'ya göre büyük parçalar halinde yutulan yiyecekler sindirim sürecini zorlaştırıyor. Ayrıca çiğneme, tükürükteki sindirim enzimlerinin salgılanmasını artırarak besin emilimini güçlendiriyor.</p>
<p data-start="1104" data-end="1421" class=""><strong data-start="1104" data-end="1143">'Midenin dişleri yoktur' benzetmesi</strong><br data-start="1143" data-end="1146">Hasegawa, ‘midede diş yoktur’ diyerek, iyi çiğnenmeden yutulan besinlerin şişkinlik ve halsizlik gibi şikâyetlere yol açabileceğini ifade ediyor. Çiğneme sayısına odaklanmak yerine, yiyeceklerin yumuşayıp kolay yutulabilir kıvama gelmesinin daha önemli olduğunu vurguluyor.</p>
<p data-start="1423" data-end="1840" class=""><strong data-start="1423" data-end="1467">Hızlı yemek kilo alımını kolaylaştırıyor</strong><br data-start="1467" data-end="1470">New York’taki Cornell Üniversitesi Beslenme Bilimleri Bölümü Direktörü Sander Kersten ise hızlı yemek yiyenlerin dakikada daha fazla kalori aldığını ve bunun aşırı yeme eğilimini artırdığını söylüyor. Beyindeki tokluk hormonlarının devreye girmesi zaman aldığı için hızlı yiyen kişiler gereğinden fazla yemek tüketebiliyor. Bu da vücutta yağ birikimine yol açabiliyor.</p>
<p data-start="1842" data-end="2156" class=""><strong data-start="1842" data-end="1891">Uzun vadede ciddi hastalıklara neden olabilir</strong><br data-start="1891" data-end="1894">Uzmanlar, hızlı yemek yemenin yalnızca kısa vadeli şikâyetler değil, uzun vadede reflü, gastrit, bağırsak mikrobiyotasında bozulma, obezite, tip 2 diyabet, karaciğer yağlanması, kalp hastalığı ve hatta bazı kanser türleri riskini artırabileceğini ifade ediyor.</p>
<p data-start="2158" data-end="2517" class=""><strong data-start="2158" data-end="2187">Yavaş yemek için öneriler</strong><br data-start="2187" data-end="2190">Yavaş yemek alışkanlığı kazanmak isteyenlere öneriler de var. Hasegawa, lokmalar arasında çatal-kaşık bırakmanın, yiyecekleri lapa kıvamına kadar çiğnemenin ve yeme sırasında dikkat dağıtıcı unsurlardan uzak durmanın faydalı olduğunu belirtiyor. Ayrıca yemek yerken fazla konuşmaktan kaçınmak da öneriler arasında yer alıyor.</p>
<p data-start="2519" data-end="2730" class=""><strong data-start="2519" data-end="2531"></strong></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Ev Temizliğinde Sirke Mucizesi: Kireci Söküyor Ama Bakterileri Her Zaman Öldürmüyor</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/ev-temizliginde-sirke-mucizesi-kireci-soekuyor-ama-bakterileri-her-zaman-oldurmuyor</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/ev-temizliginde-sirke-mucizesi-kireci-soekuyor-ama-bakterileri-her-zaman-oldurmuyor</guid>
<description><![CDATA[ Doğal bir temizlik ürünü olarak öne çıkan sirkenin gerçekten ne kadar etkili olduğu araştırıldı. Uzmanlara göre sirke, kireç sökücü olarak işe yarıyor ancak bakterilere karşı etkisi sınırlı. Üstelik bazı yüzeylere zarar verebiliyor ve her durumda güvenli değil. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202505/image_870x_681c4e338b3ec.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 08 May 2025 17:07:45 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>sirke hangi temizlik alanlarında etkilidir, sirke bakterileri öldürür mü, sirke hangi yüzeylere zarar verir, sirke çevreye zararlı mı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p></p>
<p data-start="405" data-end="702" class=""><strong data-start="405" data-end="451">Sirke gerçekten temizlikte işe yarıyor mu?</strong><br data-start="451" data-end="454">Ev temizliğinde sirke kullanımının popülerliği son yıllarda hızla arttı. Sosyal medya içerikleri, bu doğal ürünün toksik kimyasallara karşı güvenli bir alternatif olduğunu öne sürüyor. Ancak bilimsel verilere göre durum sanıldığı kadar basit değil.</p>
<p data-start="704" data-end="1009" class="">BBC Future yazarı Katarina Zimmer, sirkenin temizlikteki etkisini araştırmak üzere uzman görüşlerine başvurdu. İlk deneyimlerine göre sirke, özellikle kireçli yüzeyleri temizlemede oldukça başarılı. Ancak asıl merak edilen, bu doğal çözümün bakterilere, virüslere ve küflere karşı da etkili olup olmadığı.</p>
<p data-start="1011" data-end="1348" class=""><strong data-start="1011" data-end="1033">Uzmanlar ne diyor?</strong><br data-start="1033" data-end="1036">Pittsburgh Üniversitesi'nden kimya mühendisi Eric Beckman, sirkenin temel bileşeni olan asetik asidin özellikle kireç ve pas çözmede etkili olduğunu belirtiyor. Ancak Beckman, sirkeyle karbonatın birlikte kullanılmasının kimyasal açıdan işe yaramadığını vurguluyor. Çünkü bu iki madde birbirini nötralize ediyor.</p>
<p data-start="1350" data-end="1671" class="">Almanya’daki Rhine-Waal Uygulamalı Bilimler Üniversitesi’nden mikrobiyolog Dirk Bockmühl ise sirkenin antibakteriyel etkilerinin sınırlı olduğunu belirtiyor. Araştırmalara göre, saf sirkede bulunan %5’lik asetik asit bazı bakterilere karşı etkili olabiliyor ancak bu oran bile dirençli bakterilere karşı yetersiz kalıyor.</p>
<p data-start="1673" data-end="2082" class=""><strong data-start="1673" data-end="1699">Her yüzeye uygun değil</strong><br data-start="1699" data-end="1702">Sirkenin yaygın kullanımı bazı yüzeylerde zararlı sonuçlar doğurabiliyor. İtalyan kimyager Dario Bressanini’ye göre, sirke; bakır, bronz ve pirinç gibi metalleri aşındırabiliyor. Ayrıca bulaşık ve çamaşır makinelerindeki contalara ve kahve makinelerine zarar verebiliyor. Mikrobiyolog Bockmühl ise cam, seramik ve paslanmaz çelik yüzeylerde kullanımın güvenli olduğunu belirtiyor.</p>
<p data-start="2084" data-end="2500" class=""><strong data-start="2084" data-end="2122">Sağlık ve çevre üzerindeki etkiler</strong><br data-start="2122" data-end="2125">York Üniversitesi'nden iç ortam hava kimyası profesörü Nicola Carslaw, sirkenin, özellikle sprey formunda uygulanmaması halinde solunabilir kimyasallar yaymadığını ve bu açıdan geleneksel temizlik ürünlerine göre daha az riskli olduğunu ifade ediyor. Ancak temizlikte her ürünün, kullanım talimatlarına uygun şekilde ve aşırıya kaçmadan kullanılması gerektiğini hatırlatıyor.</p>
<p data-start="2502" data-end="2812" class=""><strong data-start="2502" data-end="2539">Sürdürülebilirlik açısından sirke</strong><br data-start="2539" data-end="2542">Beckman’a göre sirkenin gücü, basitliğinde yatıyor. Doğal fermantasyon yoluyla elde edilen sirkenin üretimi, enerji tüketimi açısından geleneksel temizleyicilere göre daha düşük çevresel etki yaratıyor. Ancak sentetik sirkelerin bu avantajı taşımadığı da hatırlatılıyor.</p>
<p data-start="2814" data-end="3082" class=""><strong data-start="2814" data-end="2843">Sonuç: Etkili ama sınırlı</strong><br data-start="2843" data-end="2846">Uzmanlara göre sirke; kireç, pas gibi mineralleri çözmede etkili ve doğru kullanıldığında çevre dostu bir alternatif. Ancak bakterilerle mücadelede yeterli değil ve bazı yüzeylerde zarar oluşturabilir. Bu nedenle bilinçli kullanım şart.</p>
<p data-start="3084" data-end="3236" class=""><strong data-start="3084" data-end="3096"></strong></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Uzmanlardan dikkat çeken uyarı: &amp;apos;İlaçsız depresyonla baş etmek her zaman mümkün değil&amp;apos;</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/uzmanlardan-dikkat-ceken-uyari-ilacsiz-depresyonla-bas-etmek-her-zaman-mumkun-degil</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/uzmanlardan-dikkat-ceken-uyari-ilacsiz-depresyonla-bas-etmek-her-zaman-mumkun-degil</guid>
<description><![CDATA[ Depresyon ve kaygı bozukluğuyla mücadelede ilaçsız yöntemler bazı durumlarda etkili olabiliyor. Ancak uzmanlar, orta ve ağır seyreden vakalarda ilaca başvurmadan çözüm aramanın hem süreci uzattığını hem de kişinin yaşam kalitesini olumsuz etkilediğini vurguluyor. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202505/image_870x_681c4e6f02720.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 08 May 2025 17:07:45 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Depresyonun belirtileri nelerdir, kaygı bozukluğu ile depresyon nasıl ilişkilidir, ilaçsız tedavi ne zaman yeterli olur, hangi durumda antidepresan kullanımı zorunlu hale gelir</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><br data-start="406" data-end="409"><strong data-start="409" data-end="448">Depresyon ve kaygı bozukluğu nedir?</strong><br data-start="448" data-end="451">Depresyon, kişide isteksizlik, keyifsizlik ve mutsuzluk gibi belirtilerle kendini gösteren bir ruhsal rahatsızlık olarak tanımlanıyor. Psikiyatri uzmanı Dr. Tuncay Barut, depresyonu 'normal duygu durumundan daha isteksiz, keyifsiz, mutsuz hissetme hali' olarak tarif ediyor. Kaygı bozukluğu ise kişinin yaşadığı durumu olumsuz şekilde yorumlaması ve sürekli en kötü senaryoyu düşünmesiyle ortaya çıkıyor. Klinik psikolog Eda Can, kaygı bozukluğunu 'yaşanan bir kazanın ardından tekrar kaza yapacağım korkusuyla araba kullanmaktan kaçınmak' şeklinde örneklendiriyor.</p>
<p></p>
<p data-start="1020" data-end="1464" class=""><strong data-start="1020" data-end="1041">Belirtiler neler?</strong><br data-start="1041" data-end="1044">Depresyonun yaygın belirtileri arasında hayattan zevk almama, iştah ve uyku düzeninde değişiklik, halsizlik, suçluluk hissi, dikkat dağınıklığı ve intihar düşünceleri yer alıyor. Sağlık Bakanlığı'na göre kaygı bozukluğunun temel belirtisi ise 'aşırı, uygunsuz ve denetlenemeyen nitelikteki endişe hali'. Uzmanlar, bu iki rahatsızlığın sık sık birlikte görüldüğüne ve birinin diğerini tetikleyebildiğine dikkat çekiyor.</p>
<p data-start="1466" data-end="1903" class=""><strong data-start="1466" data-end="1500">İlaçsız başa çıkmak mümkün mü?</strong><br data-start="1500" data-end="1503">Hafif düzeydeki depresyon ve kaygı bozukluklarında ilaç dışı yöntemler bazı durumlarda yeterli olabiliyor. Fiziksel egzersiz, sosyal ilişkilerin güçlendirilmesi ve yaşam sorunlarının doğrudan çözülmesi bu yöntemlerin başında geliyor. Türkiye Psikiyatri Derneği Başkanı Prof. Dr. Serap Aydoğan Taycan, 'kişinin önce kendine iyi gelen şeyleri bulması ve hayatına dahil etmesi' gerektiğini belirtiyor.</p>
<p data-start="1905" data-end="2390" class=""><strong data-start="1905" data-end="1931">Ne zaman ilaç gerekir?</strong><br data-start="1931" data-end="1934">Ancak uzmanlar, bu yöntemlerin işe yaramadığı veya belirtilerin ağırlaştığı durumlarda ilaç tedavisinin kaçınılmaz hale geldiği konusunda hemfikir. Prof. Dr. Taycan, 'beyin kimyası düzene girmeden terapi işe yaramaz' diyerek bu tür hastalara sadece egzersiz önerilemeyeceğini vurguluyor. Dr. Barut ise ilaçları 'kol kırılınca alçıya almak gibi' bir müdahale olarak tanımlıyor ve depresyon tedavisinde süreci hızlandırıp konforu artırabileceğini söylüyor.</p>
<p data-start="2392" data-end="2779" class=""><strong data-start="2392" data-end="2424">İlaçlar bağımlılık yapar mı?</strong><br data-start="2424" data-end="2427">Kaygı bozukluğu ve depresyon tedavisinde kullanılan ilaçların büyük çoğunluğu bağımlılık yapmaz. Prof. Taycan, 'yeşil ya da kırmızı reçeteli değilse bu ilaçlar bağımlılık yapmaz' diyerek yanlış algılara karşı uyarıyor. Hekim kontrolünde yürütülen ilaç tedavisinin, yan etkileri minimize ederek hastanın yaşam kalitesini artırabileceği ifade ediliyor.</p>
<p data-start="2781" data-end="2976" class=""><strong data-start="2781" data-end="2793"></strong></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Aile hekimleri artan iş yükü ve düşük maaşlar nedeniyle sistemden kopuyor</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/aile-hekimleri-artan-is-yuku-ve-dusuk-maaslar-nedeniyle-sistemden-kopuyor</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/aile-hekimleri-artan-is-yuku-ve-dusuk-maaslar-nedeniyle-sistemden-kopuyor</guid>
<description><![CDATA[ Türkiye genelinde aile hekimleri hem hasta yoğunluğu hem de artan bürokratik baskılarla karşı karşıya kalırken, maaşların yetersizliği nedeniyle birçok doktor istifa ediyor. Aile Hekimleri Derneği yetkililere acil önlem çağrısı yaptı. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202505/image_870x_681ca251e85f4.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 08 May 2025 17:07:45 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Aile hekimleri neden istifa ediyor, doktor açığı hangi bölgelerde yoğunlaştı, Aile Hekimleri Derneği ne talep ediyor, artan hasta yükü sağlık hizmetini nasıl etkiliyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><br data-start="352" data-end="355"><strong data-start="355" data-end="397">Aile hekimliği sisteminde kriz büyüyor</strong><br data-start="397" data-end="400">Sağlık sisteminin ilk basamağı olan aile hekimleri, artan hasta sayısı ve ağır bürokratik yük sebebiyle mesleklerini sürdüremez hale geldiklerini belirtiyor. Son aylarda istifa eden aile hekimlerinin sayısı gözle görülür şekilde artarken, bazı bölgelerde doktor açığı ciddi boyutlara ulaştı.</p>
<p></p>
<p data-start="695" data-end="1161" class=""><strong data-start="695" data-end="737">Aile Hekimleri Derneği'nden acil çağrı</strong><br data-start="737" data-end="740">Konuya ilişkin açıklama yapan Aile Hekimleri Derneği, sağlık hizmetinin sürdürülebilirliği için yetkililerin derhal harekete geçmesi gerektiğini vurguladı. Dernekten yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi: 'Aile hekimlerinin artan iş yükü karşısında özlük hakları ve maaşları yerinde sayıyor. Bu durum, sağlık çalışanlarının sistemden kopmasına yol açıyor. Acil düzenleme yapılmazsa daha fazla hekim kaybedilecek'.</p>
<p data-start="1163" data-end="1499" class=""><strong data-start="1163" data-end="1195">Doktor açığı kritik seviyede</strong><br data-start="1195" data-end="1198">İstifaların ardından özellikle kırsal bölgelerde ciddi bir doktor eksikliği yaşanmaya başlandı. Bu durum, vatandaşların sağlık hizmetine erişimini zorlaştırıyor. Bazı aile sağlığı merkezlerinde bir hekime düşen hasta sayısı 3 bini aşarken, bu durum sağlık hizmetinin kalitesini de olumsuz etkiliyor.</p>
<p data-start="1501" data-end="1683" class=""></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Sahte gıda alarmı: Zeytinyağından bala market raflarında hileli ürün tehlikesi</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/sahte-gida-alarmi-zeytinyagindan-bala-market-raflarinda-hileli-urun-tehlikesi</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/sahte-gida-alarmi-zeytinyagindan-bala-market-raflarinda-hileli-urun-tehlikesi</guid>
<description><![CDATA[ Zeytinyağı, bal, süt ve peynir gibi temel gıda ürünlerinde sahteciliğin arttığına dikkat çeken uzmanlar, vatandaşları bilinçli tüketim konusunda uyarıyor. Sertifikasız ürünlerin risk taşıdığı belirtilirken, denetimlerin artmasına rağmen endişeler sürüyor. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202505/image_870x_681ca450adee4.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 08 May 2025 17:07:45 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Sahte gıda ürünleri hangi alanlarda artış gösteriyor, denetimler ne sıklıkla yapılıyor, vatandaşlar sahte ürünleri nasıl ayırt edebilir, uzmanlar hangi uyarılarda bulunuyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><br data-start="378" data-end="381"><strong data-start="381" data-end="423">Sahte gıda ürünleri raflarda yayılıyor</strong><br data-start="423" data-end="426">Market raflarında yer alan bazı temel gıda ürünlerinin içeriğine dair şüpheler artıyor. Özellikle zeytinyağı, bal, süt ve peynir gibi ürünlerde sahteciliğin yaygınlaştığı ifade ediliyor. Bu durum hem tüketici sağlığını tehdit ediyor hem de güvenilir üreticileri zor durumda bırakıyor.</p>
<p></p>
<p data-start="712" data-end="996" class=""><strong data-start="712" data-end="768">Bakanlık denetimleri artırdı ama tedirginlik sürüyor</strong><br data-start="768" data-end="771">Tarım ve Orman Bakanlığı, gıda güvenliğini sağlamak amacıyla denetimlerin artırıldığını duyurdu. Ancak kamuoyundaki endişe devam ediyor. Tüketiciler, denetim sonuçlarının şeffaf şekilde kamuoyuyla paylaşılmasını talep ediyor.</p>
<p data-start="998" data-end="1391" class=""><strong data-start="998" data-end="1036">Uzmanlardan etiketsiz ürün uyarısı</strong><br data-start="1036" data-end="1039">Gıda güvenliği uzmanları, sahte ürünlerden korunmak için tüketicilere önemli uyarılarda bulunuyor. Etiket okuma alışkanlığının geliştirilmesi gerektiğini belirten uzmanlar, üretici bilgilerinin yer almadığı ya da sertifikasız ürünlerin tercih edilmemesi gerektiğini vurguluyor. Ayrıca alışveriş yapılan yerin güvenilirliğine dikkat edilmesi öneriliyor.</p>
<p data-start="1393" data-end="1699" class=""><strong data-start="1393" data-end="1440">Tüketici bilinci sahteciliği engelleyebilir</strong><br data-start="1440" data-end="1443">Uzmanlara göre sahtecilikle mücadelede sadece resmi denetimler yeterli değil. Tüketici bilincinin yükselmesi, sahte ürünlere olan talebin azalmasını sağlayabilir. Bu nedenle vatandaşların ambalaj, menşei ve içerik bilgilerini dikkatle incelemesi gerekiyor.</p>
<p data-start="1701" data-end="1886" class=""></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Göz kuruluğu şikâyetleri neden artıyor: Ekranlar, lensler ve klimalar tetikliyor</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/goez-kurulugu-sikayetleri-neden-artiyor-ekranlar-lensler-ve-klimalar-tetikliyor</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/goez-kurulugu-sikayetleri-neden-artiyor-ekranlar-lensler-ve-klimalar-tetikliyor</guid>
<description><![CDATA[ Göz kuruluğu yaşayanların sayısı her geçen yıl artıyor. Uzun süreli ekran kullanımı, kontakt lensler ve iklimlendirme sistemleri en önemli nedenler arasında gösteriliyor. Uzmanlar, hem korunma hem de tedavi için basit ama etkili yöntemler öneriyor. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202505/image_870x_681ca81f6aab6.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 08 May 2025 17:07:45 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Göz kuruluğu neden artıyor, en yaygın belirtiler neler, göz kuruluğundan nasıl korunulur, tedavi yöntemleri neler</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p data-start="359" data-end="713"><strong data-start="376" data-end="409"><span class="_fadeIn_pfttw_8">Göz </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">kuruluğu </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">vakaları </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">artışta</span></strong><br data-start="409" data-end="412"><span class="_fadeIn_pfttw_8">Son </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">yıllarda </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">göz </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">kuruluğu </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">şikâyetleri </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">sağlık </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">kuruluşlarına </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">yapılan </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">başvurularda </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">önemli </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">bir </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">artış </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">gösterdi. </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">Özellikle </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">bilgisayar </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">ve </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">telefon </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">ekranlarına </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">uzun </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">süre </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">bakmak, </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">kontakt </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">lens </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">kullanımı </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">ve </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">ofis </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">ortamlarında </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">yaygın </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">olan </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">klima </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">gibi </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">iklimlendirme </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">sistemleri </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">göz </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">yüzeyinde </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">kuruluğa </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">neden </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">olabiliyor.</span></p>
<p data-start="715" data-end="1062"><strong data-start="715" data-end="770"><span class="_fadeIn_pfttw_8">En </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">yaygın </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">belirtiler: </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">Yanma, </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">batma </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">ve </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">bulanık </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">görme</span></strong><br data-start="770" data-end="773"><span class="_fadeIn_pfttw_8">Göz </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">kuruluğu </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">yaşayan </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">kişiler </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">genellikle </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">yanma, </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">batma </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">hissi, </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">yabancı </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">cisim </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">varmış </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">gibi </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">rahatsızlık </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">ve </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">zaman </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">zaman </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">bulanık </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">görme </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">gibi </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">belirtilerle </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">hekime </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">başvuruyor. </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">Bu </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">belirtiler, </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">günlük </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">yaşam </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">kalitesini </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">olumsuz </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">etkileyebiliyor </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">ve </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">tedavi </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">edilmediği </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">takdirde </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">kalıcı </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">sorunlara </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">yol </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">açabiliyor.</span></p>
<p data-start="1064" data-end="1367"><strong data-start="1064" data-end="1100"><span class="_fadeIn_pfttw_8">Uzmanlardan </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">20-</span><span class="_fadeIn_pfttw_8">20 </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">kuralı </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">önerisi</span></strong><br data-start="1100" data-end="1103"><span class="_fadeIn_pfttw_8">Göz </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">hastalıkları </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">uzmanları, </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">özellikle </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">ekran </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">karşısında </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">çalışanlar </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">için ‘</span><span class="_fadeIn_pfttw_8">20-</span><span class="_fadeIn_pfttw_8">20 </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">kuralı’nı </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">öneriyor. </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">Bu </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">kurala </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">göre, </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">her </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">20 </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">dakikada </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">bir, </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">en </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">az </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">20 </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">saniye </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">boyunca </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">20 </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">feet (</span><span class="_fadeIn_pfttw_8">yaklaşık </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">6 </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">metre) </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">uzaklıktaki </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">bir </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">nesneye </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">bakmak, </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">gözün </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">doğal </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">nemini </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">korumasına </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">yardımcı </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">oluyor.</span></p>
<p data-start="1369" data-end="1657"><strong data-start="1369" data-end="1410"><span class="_fadeIn_pfttw_8">Takviyeler </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">ve </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">damlalar </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">çözüm </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">olabilir</span></strong><br data-start="1410" data-end="1413"><span class="_fadeIn_pfttw_8">Göz </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">kuruluğu </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">tedavisinde </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">kullanılan </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">başlıca </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">yöntemler </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">arasında </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">yapay </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">gözyaşı </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">damlaları </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">ve </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">omega-</span><span class="_fadeIn_pfttw_8">3 </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">içeren </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">gıda </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">takviyeleri </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">yer </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">alıyor. </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">Bu </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">ürünler, </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">göz </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">yüzeyinin </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">nemlendirilmesine </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">destek </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">olarak </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">semptomların </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">hafifletilmesine </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">yardımcı </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">olabiliyor.</span></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Diyet Ürün Aldığınızı Sanıyorsunuz Ama Gerçekte Ne Tükettiğinizi Biliyor Musunuz?</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/diyet-urun-aldiginizi-saniyorsunuz-ama-gercekte-ne-tukettiginizi-biliyor-musunuz</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/diyet-urun-aldiginizi-saniyorsunuz-ama-gercekte-ne-tukettiginizi-biliyor-musunuz</guid>
<description><![CDATA[ &#039;Şekersiz&#039;, &#039;light&#039; veya &#039;fit&#039; gibi sağlıklı algısı yaratan etiketlerle satılan birçok atıştırmalık ürün, beklenenden fazla kalori, katkı maddesi ve gizli şeker içerebiliyor. Özellikle paketli granolalar, diyet barlar ve meyveli yoğurtlar dikkatli incelenmeden tüketildiğinde sağlıklı beslenme hedeflerine zarar verebiliyor. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202505/image_870x_681ca7f1beaa9.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 08 May 2025 17:07:45 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Diyet atıştırmalıklar gerçekten sağlıklı mı, şekersiz ürünlerde gizli şeker var mı, paketli granolalar neden riskli, etiket okurken nelere dikkat edilmeli</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p data-start="432" data-end="858"><strong data-start="449" data-end="501"><span class="_fadeIn_pfttw_8">Paketli </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">ürünlerde '</span><span class="_fadeIn_pfttw_8">sağlıklı' </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">algısı </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">yanıltabilir</span></strong><br data-start="501" data-end="504"><span class="_fadeIn_pfttw_8">Market </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">raflarında </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">sıkça </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">karşımıza </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">çıkan “</span><span class="_fadeIn_pfttw_8">şekersiz”, “</span><span class="_fadeIn_pfttw_8">fit”, “</span><span class="_fadeIn_pfttw_8">light” </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">gibi </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">ifadeler, </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">tüketicilerde </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">bu </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">ürünlerin </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">sağlıklı </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">olduğu </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">izlenimini </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">oluşturuyor. </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">Ancak </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">uzmanlar, </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">bu </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">tür </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">ifadelerin </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">her </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">zaman </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">gerçeği </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">yansıtmadığı </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">konusunda </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">uyarıyor. </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">Özellikle </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">işlenmiş </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">diyet </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">barlar, </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">meyveli </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">yoğurtlar </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">ve </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">paketli </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">granolalar </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">gibi </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">ürünlerin </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">içerikleri </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">dikkatle </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">incelenmeli.</span></p>
<p data-start="860" data-end="1208"><strong data-start="860" data-end="907"><span class="_fadeIn_pfttw_8">Gizli </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">şeker </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">ve </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">doymuş </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">yağ </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">oranlarına </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">dikkat</span></strong><br data-start="907" data-end="910"><span class="_fadeIn_pfttw_8">Bu </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">ürünlerde </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">çoğu </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">zaman </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">kalori </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">miktarı </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">sanıldığından </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">yüksek </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">çıkabiliyor. </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">Bunun </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">nedeni </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">ise </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">ürünün </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">içinde </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">bulunan </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">gizli </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">şekerler, </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">tatlandırıcılar </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">ve </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">doymuş </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">yağlar. </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">Bazı </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">ürünlerde </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">şeker </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">yerine </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">kullanılan </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">alternatif </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">tatlandırıcıların </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">da </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">metabolizma </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">üzerinde </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">olumsuz </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">etkiler </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">yaratabileceği </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">belirtiliyor.</span></p>
<p data-start="1210" data-end="1548"><strong data-start="1210" data-end="1257"><span class="_fadeIn_pfttw_8">Etiket </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">okuma </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">alışkanlığı </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">hayati </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">öneme </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">sahip</span></strong><br data-start="1257" data-end="1260"><span class="_fadeIn_pfttw_8">Beslenme </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">uzmanları, </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">tüketicilerin </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">ürün </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">ambalajlarını </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">dikkatle </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">incelemesi </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">gerektiğini </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">vurguluyor. </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">Etiketlerdeki </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">içerik </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">listesi </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">ve </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">kalori </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">bilgileri, </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">ürünün </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">gerçek </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">besin </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">değerini </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">anlamak </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">için </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">kritik </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">öneme </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">sahip. </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">Ayrıca </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">porsiyon </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">miktarına </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">göre </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">hesaplama </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">yapılması </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">gerektiği </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">de </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">hatırlatılıyor.</span></p>
<p data-start="1550" data-end="1873"><strong data-start="1550" data-end="1611"><span class="_fadeIn_pfttw_8">'</span><span class="_fadeIn_pfttw_8">Diyet' </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">ifadesi, </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">ürünün </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">sağlıklı </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">olduğu </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">anlamına </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">gelmiyor</span></strong><br data-start="1611" data-end="1614"><span class="_fadeIn_pfttw_8">Beslenme </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">uzmanlarına </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">göre "</span><span class="_fadeIn_pfttw_8">diyet" </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">ya </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">da "</span><span class="_fadeIn_pfttw_8">light" </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">etiketli </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">bir </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">ürünün </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">sağlıklı </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">olup </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">olmadığı </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">sadece </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">kalori </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">miktarına </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">bakılarak </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">anlaşılamaz. </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">Ürünün </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">içeriğindeki </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">katkı </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">maddeleri, </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">lif </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">oranı, </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">şeker </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">ve </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">yağ </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">miktarı </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">gibi </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">unsurlar </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">bir </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">bütün </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">olarak </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">değerlendirilmelidir.</span></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Günde 2 Litre İçmek Yetmiyor: Uzmanlar Uyardı, Su İçmenin En Doğru Saatleri Açıklandı</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/gunde-2-litre-icmek-yetmiyor-uzmanlar-uyardi-su-icmenin-en-dogru-saatleri-aciklandi</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/gunde-2-litre-icmek-yetmiyor-uzmanlar-uyardi-su-icmenin-en-dogru-saatleri-aciklandi</guid>
<description><![CDATA[ Uzmanlara göre yalnızca yeterli miktarda su içmek değil, doğru zamanlarda su içmek de sağlık için büyük önem taşıyor. Sabah aç karnına su içmek metabolizmayı hızlandırırken, gece yatmadan önce su içmek sindirimi olumsuz etkileyebiliyor. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202505/image_870x_681ca8c13ecce.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 08 May 2025 17:07:45 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Sabah su içmek neden önemli, gece su içmek neden zararlı, yemek sonrası su içmenin etkisi nedir, su içmenin en uygun saatleri hangileridir</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p data-start="352" data-end="611"><strong data-start="369" data-end="446"><span class="_fadeIn_pfttw_8">Su </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">içmek </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">sağlıklı </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">yaşamın </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">vazgeçilmezlerinden </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">biri </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">olarak </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">kabul </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">ediliyor.</span></strong><br data-start="446" data-end="449"><span class="_fadeIn_pfttw_8">Günlük </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">2 </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">litre </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">su </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">tüketimi </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">önerisi </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">artık </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">hemen </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">herkesin </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">bildiği </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">bir </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">bilgi </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">haline </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">gelirken, </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">uzmanlar </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">zamanlamanın </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">da </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">en </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">az </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">miktar </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">kadar </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">önemli </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">olduğunu </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">vurguluyor.</span></p>
<p data-start="613" data-end="982"><strong data-start="613" data-end="654"><span class="_fadeIn_pfttw_8">Sabah </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">su </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">içmek </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">metabolizmayı </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">uyarıyor</span></strong><br data-start="654" data-end="657"><span class="_fadeIn_pfttw_8">Gün </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">içinde </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">belirli </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">saatlerde </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">su </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">içmenin </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">vücut </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">üzerindeki </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">etkileri </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">farklılık </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">gösterebiliyor. </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">Özellikle </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">sabah </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">aç </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">karnına </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">içilen </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">bir </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">bardak </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">su, </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">uyku </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">sırasında </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">yavaşlayan </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">metabolizmayı </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">harekete </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">geçirerek </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">güne </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">daha </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">enerjik </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">başlanmasına </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">yardımcı </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">oluyor. </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">Ayrıca </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">bu </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">alışkanlık, </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">toksinlerin </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">vücuttan </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">atılmasını </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">da </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">kolaylaştırabiliyor.</span></p>
<p data-start="984" data-end="1345"><strong data-start="984" data-end="1036"><span class="_fadeIn_pfttw_8">Yatmadan </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">önce </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">su </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">içmek </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">sindirimi </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">zorlaştırabilir</span></strong><br data-start="1036" data-end="1039"><span class="_fadeIn_pfttw_8">Gece </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">saatlerinde </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">fazla </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">su </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">içilmesi </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">ise </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">uzmanlara </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">göre </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">sindirim </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">sistemi </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">üzerinde </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">olumsuz </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">etkilere </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">yol </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">açabiliyor. </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">Sindirimin </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">yavaşladığı </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">saatlerde </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">fazla </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">miktarda </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">su </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">tüketilmesi </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">mideyi </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">yorarak </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">reflü </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">ve </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">hazımsızlık </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">gibi </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">sorunlara </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">neden </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">olabiliyor. </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">Ayrıca </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">bu </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">durum </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">gece </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">uykusunun </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">bölünmesine </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">de </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">yol </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">açabiliyor.</span></p>
<p data-start="1347" data-end="1673"><strong data-start="1347" data-end="1385"><span class="_fadeIn_pfttw_8">Yemeklerden </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">hemen </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">sonra </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">su </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">içmeyin</span></strong><br data-start="1385" data-end="1388"><span class="_fadeIn_pfttw_8">Yemek </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">sırasında </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">ya </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">da </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">hemen </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">sonrasında </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">su </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">içmenin </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">de </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">sakıncalı </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">olabileceği </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">belirtiliyor. </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">Bu </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">alışkanlık, </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">mide </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">asidini </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">ve </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">sindirim </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">enzimlerini </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">seyreltip </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">hazımsızlık </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">şikayetlerini </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">artırabiliyor. </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">Uzmanlar, </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">yemeklerden </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">yaklaşık </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">30 </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">dakika </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">sonra </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">su </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">içmenin </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">daha </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">sağlıklı </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">olacağını </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">belirtiyor.</span></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Sabahları Yorgun Kalkmak Sadece Uykusuzluk Değil: Uzmanlar Kronik Halsizliğin Nedenlerine Dikkat Çekti</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/sabahlari-yorgun-kalkmak-sadece-uykusuzluk-degil-uzmanlar-kronik-halsizligin-nedenlerine-dikkat-cekti</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/sabahlari-yorgun-kalkmak-sadece-uykusuzluk-degil-uzmanlar-kronik-halsizligin-nedenlerine-dikkat-cekti</guid>
<description><![CDATA[ Gün boyu süren halsizlik ve sabahları dinlenmemiş uyanmak birçok kişinin ortak şikâyeti. Ancak bu durumun arkasında yalnızca kötü uyku alışkanlıkları değil, B12 vitamini eksikliği, tiroit problemleri ve stresli yaşam tarzı gibi önemli sağlık sorunları da olabilir. Uzmanlar, bu belirtileri hafife almamak gerektiği uyarısında bulunuyor. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202505/image_870x_681ca8a01802f.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 08 May 2025 17:07:45 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Sabahları neden yorgun uyanıyoruz, B12 eksikliği yorgunluk yapar mı, tiroit hastalıkları halsizlikle nasıl ilişkilidir, yorgunluk testi nedir</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p data-start="473" data-end="793"><strong data-start="494" data-end="546"><span class="_fadeIn_pfttw_8">Kronik </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">yorgunluk </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">yaygın </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">bir </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">şikâyet </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">haline </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">geldi</span></strong><br data-start="546" data-end="549"><span class="_fadeIn_pfttw_8">Sabah </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">yataktan </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">kalkmakta </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">zorlanmak, </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">gün </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">boyunca </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">enerjisiz </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">hissetmek </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">artık </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">sadece </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">yoğun </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">iş </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">temposunun </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">değil, </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">bir </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">dizi </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">sağlık </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">sorununun </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">da </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">işareti </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">olabilir. </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">Uzmanlara </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">göre, </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">sürekli </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">yorgunluk </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">hissi </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">toplumda </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">giderek </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">artan </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">bir </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">problem </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">halini </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">alıyor.</span></p>
<p data-start="795" data-end="1216"><strong data-start="795" data-end="868"><span class="_fadeIn_pfttw_8">Vitamin </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">eksikliklerinden </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">hormon </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">bozukluklarına </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">kadar </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">birçok </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">neden </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">var</span></strong><br data-start="868" data-end="871"><span class="_fadeIn_pfttw_8">Yetersiz </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">uyku, </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">bu </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">durumun </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">en </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">bilinen </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">nedenlerinden </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">biri </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">olsa </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">da </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">tek </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">başına </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">açıklayıcı </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">değil. </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">Özellikle </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">B12 </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">vitamini </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">eksikliği, </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">demir </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">eksikliği, </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">D </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">vitamini </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">yetersizliği </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">gibi </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">beslenmeye </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">dayalı </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">eksiklikler </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">vücutta </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">enerji </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">üretimini </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">olumsuz </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">etkileyebiliyor. </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">Bunun </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">yanı </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">sıra </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">tiroit </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">bezi </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">ile </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">ilgili </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">hastalıklar </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">da </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">kronik </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">yorgunlukta </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">önemli </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">rol </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">oynuyor.</span></p>
<p data-start="1218" data-end="1547"><strong data-start="1218" data-end="1274"><span class="_fadeIn_pfttw_8">Hareketsizlik </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">ve </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">stres </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">durumu </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">daha </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">da </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">kötüleştiriyor</span></strong><br data-start="1274" data-end="1277"><span class="_fadeIn_pfttw_8">Günümüzde </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">pek </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">çok </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">kişi </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">masa </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">başında, </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">fiziksel </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">aktiviteden </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">uzak </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">bir </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">yaşam </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">tarzı </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">sürdürüyor. </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">Uzmanlar, </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">bu </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">hareketsizliğin </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">enerji </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">dengesini </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">bozduğunu </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">belirtiyor. </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">Ayrıca </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">yüksek </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">stres </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">seviyeleri </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">de </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">vücut </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">direncini </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">düşürerek </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">kişide </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">halsizlik </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">hissini </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">kalıcı </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">hale </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">getirebiliyor.</span></p>
<p data-start="1549" data-end="1971"><strong data-start="1549" data-end="1599"><span class="_fadeIn_pfttw_8">‘</span><span class="_fadeIn_pfttw_8">Yorgunluk </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">testi’ </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">ve </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">kan </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">tahlilleri </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">öneriliyor</span></strong><br data-start="1599" data-end="1602"><span class="_fadeIn_pfttw_8">Sağlık </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">otoriteleri, </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">kronik </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">yorgunluk </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">şikâyeti </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">olan </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">kişilere </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">mutlaka </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">kapsamlı </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">bir </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">sağlık </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">kontrolü </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">yaptırmalarını </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">tavsiye </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">ediyor. </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">Özellikle </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">tam </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">kan </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">sayımı, </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">tiroit </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">fonksiyon </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">testleri </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">ve </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">vitamin </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">düzeylerinin </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">ölçüldüğü </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">testlerin </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">ihmal </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">edilmemesi </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">gerektiği </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">vurgulanıyor. </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">Böylece </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">yorgunluğun </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">altında </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">yatan </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">nedenlerin </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">tespit </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">edilerek, </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">etkili </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">bir </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">tedavi </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">süreci </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">başlatılabiliyor.</span></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kulak Kiri Kanser, Alzheimer ve Diyabet Gibi Hastalıkları Tespit Etmede Anahtar Olabilir</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/kulak-kiri-kanser-alzheimer-ve-diyabet-gibi-hastaliklari-tespit-etmede-anahtar-olabilir</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/kulak-kiri-kanser-alzheimer-ve-diyabet-gibi-hastaliklari-tespit-etmede-anahtar-olabilir</guid>
<description><![CDATA[ Bilim insanları, vücudun metabolik süreçlerini yansıttığı gerekçesiyle kulak kirini hastalıkların tanısı için analiz ediyor. Yapılan araştırmalar, kulak kirinden meme kanseri, diyabet, kalp hastalıkları ve hatta Alzheimer gibi ciddi sağlık sorunlarının tespit edilebileceğini gösteriyor. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202505/image_870x_681cb67e1688f.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 08 May 2025 17:07:45 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Kulak kiriyle hangi hastalıklar tespit edilebilir, cerumenogram nedir, kulak kiri neden sağlık için önemli, Ménière hastalığı kulak kirinden nasıl anlaşılır</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><br data-start="428" data-end="431"><strong data-start="431" data-end="496">Kulak kiri, sağlık taramasında yeni bir biyobelirteç olabilir</strong><br data-start="496" data-end="499">Turuncu ve yapışkan yapısıyla genellikle görmezden gelinen kulak kiri, son yıllarda bilim dünyasının dikkatini çekiyor. ‘Serumen’ olarak bilinen bu salgı, vücuttaki metabolik değişikliklerin uzun vadeli bir yansıması olarak değerlendiriliyor. Bilim insanları, kulak kirinin içeriğini analiz ederek çeşitli hastalıkların tanısını koymayı hedefliyor.</p>
<p></p>
<p data-start="849" data-end="1250" class=""><strong data-start="849" data-end="901">Genetik farklılıklar sağlık verilerini etkiliyor</strong><br data-start="901" data-end="904">Araştırmalara göre, kulak kiri tipi genetik kökenlere göre değişiklik gösteriyor. Örneğin, Avrupa ve Afrika kökenli bireylerde çoğunlukla yapışkan ve sarı-turuncu renkte "ıslak" kulak kiri görülürken, Doğu Asyalı bireylerin %95'inde "kuru" kulak kiri bulunuyor. Bu fark, ABCC11 geninden kaynaklanıyor. Aynı gen, koltuk altı kokusuyla da ilişkili.</p>
<p data-start="1252" data-end="1775" class=""><strong data-start="1252" data-end="1294">Meme kanseri ile kulak kiri bağlantısı</strong><br data-start="1294" data-end="1297">1970'li yıllarda yapılan bir araştırmada, ıslak kulak kirine sahip Amerikalı kadınlarda meme kanserinden ölüm oranlarının, kuru kulak kirine sahip Japon ve Tayvanlı kadınlara kıyasla dört kat daha yüksek olduğu belirlendi. 2010 yılında Tokyo Teknoloji Enstitüsü'nden araştırmacılar, meme kanseri olan Japon kadınlarda ıslak kulak kiri genine sahip olma oranının %77 daha yüksek olduğunu gösterdi. Ancak bu bulgular farklı ülkelerde yapılan çalışmalarda net olarak doğrulanamadı.</p>
<p data-start="1777" data-end="2142" class=""><strong data-start="1777" data-end="1837">Metabolik hastalıklar kulak kirinden tespit edilebiliyor</strong><br data-start="1837" data-end="1840">Kulak kiri, nadir görülen kalıtsal bir bozukluk olan "akçaağaç şurubu idrar hastalığı"nın (MSUD) tanısında kullanılabiliyor. Bu hastalıkta, idrar ve kulak kirinde tatlımsı bir kokuya neden olan "sotolon" molekülü tespit ediliyor. Bu sayede, hastalık doğumdan kısa bir süre sonra bile fark edilebiliyor.</p>
<p data-start="2144" data-end="2395" class=""><strong data-start="2144" data-end="2197">Covid-19 ve diyabet de kulak kirinde iz bırakıyor</strong><br data-start="2197" data-end="2200">Kulak kirinden Covid-19, tip 1 ve tip 2 diyabet gibi hastalıkların varlığı da tespit edilebiliyor. Bazı kalp rahatsızlıklarına dair ön tanıların da bu salgı üzerinden yapılabileceği belirtiliyor.</p>
<p data-start="2397" data-end="2859" class=""><strong data-start="2397" data-end="2447">Ménière hastalığı için umut verici bir gelişme</strong><br data-start="2447" data-end="2450">İç kulak hastalığı olan Ménière sendromu, baş dönmesi, mide bulantısı ve işitme kaybı gibi belirtilerle ortaya çıkıyor. Louisiana State Üniversitesi'nden çevre kimyacısı Rabi Ann Musah liderliğinde yapılan çalışmalarda, bu hastalığa sahip bireylerin kulak kirinde belirli yağ asitlerinin düzeylerinin düşük olduğu gözlemlendi. Bu bulgu, hastalığın daha erken ve net teşhis edilebilmesi açısından önem taşıyor.</p>
<p data-start="2861" data-end="3443" class=""><strong data-start="2861" data-end="2900">Cerumenogram: Yeni nesil tanı aracı</strong><br data-start="2900" data-end="2903">Brezilya'daki Federal Goiás Üniversitesi’nden Prof. Dr. Nelson Roberto Antoniosi Filho liderliğindeki ekip, kulak kirini kullanarak kanser tanısı koyabilen “cerumenogram” adlı bir analiz aracı geliştirdi. 2019'da yapılan çalışmada, lenfoma, karsinom veya lösemi tanısı konan 52 hasta ve sağlıklı 50 kişiden alınan örneklerde 27 uçucu organik bileşik tespit edildi. Bu maddeler, %100 doğrulukla bireyde kanser olup olmadığını gösterebildi. Araştırmalar, bu yöntemin henüz kanserleşmemiş hücre değişimlerini de saptayabileceğini ortaya koydu.</p>
<p data-start="3445" data-end="3841" class=""><strong data-start="3445" data-end="3492">Kulak kiri, geleceğin teşhis aracı olabilir</strong><br data-start="3492" data-end="3495">Kulak kiri, düşük metabolik sirkülasyonuyla uzun süreli kimyasal değişimleri saklayabiliyor. Lipit açısından zengin bu madde, özellikle Alzheimer ve Parkinson gibi nörodejeneratif hastalıkların erken teşhisi için de umut verici bir materyal olarak görülüyor. Brezilya’da bazı sağlık kurumları bu yöntemi kanser teşhisinde kullanmaya başladı bile.</p>
<p data-start="3843" data-end="4101" class=""><strong data-start="3843" data-end="3894">Bilim insanları test kitleri üzerinde çalışıyor</strong><br data-start="3894" data-end="3897">Musah, Ménière hastalığı tanısı için evde kullanılabilecek bir test kiti geliştirme aşamasında olduklarını belirtiyor. Hedefleri, Covid-19 test kitleri gibi pratik bir araçla tanı sürecini kolaylaştırmak.</p>
<p data-start="4103" data-end="4278" class=""><strong data-start="4103" data-end="4115"></strong></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İkizler Aynı Alerjileri mi Paylaşıyor? Genetik Benzerlik Her Zaman Yeterli Olmayabilir</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/ikizler-ayni-alerjileri-mi-paylasiyor-genetik-benzerlik-her-zaman-yeterli-olmayabilir</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/ikizler-ayni-alerjileri-mi-paylasiyor-genetik-benzerlik-her-zaman-yeterli-olmayabilir</guid>
<description><![CDATA[ İkiz kardeşlerin genetik yapılarının birebir aynı olması, her zaman aynı alerjilere sahip olacakları anlamına gelmiyor. Araştırmalar, çevresel faktörler ve yaşam koşullarının, alerji gelişiminde genetik kadar belirleyici olduğunu ortaya koyuyor. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202505/image_870x_681cb675805fb.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 08 May 2025 17:07:45 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>İkizler neden her zaman aynı alerjilere sahip olmuyor, genetik mi çevre mi daha etkili, hangi gıdalar en yaygın alerjenlerdir, anafilaksiye karşı en etkili tedavi nedir</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><br data-start="384" data-end="387"><strong data-start="387" data-end="427">İkizler aynı alerjileri paylaşır mı?</strong><br data-start="427" data-end="430">Alerjiler, genetik yatkınlık ve çevresel faktörlerin birleşimiyle ortaya çıkar. Polen, gıda, evcil hayvan tüyü veya toz akarları gibi tetikleyicilere karşı gelişen alerjik reaksiyonlar, bireyin yaşam tarzı ve çevresine göre değişiklik gösterebilir. Bu nedenle ikizler, genetik olarak tamamen aynı olsalar bile her zaman aynı alerjilere sahip olmayabilir.</p>
<p></p>
<p data-start="786" data-end="1217" class=""><strong data-start="786" data-end="810">Alerji nasıl oluşur?</strong><br data-start="810" data-end="813">Bağışıklık sistemi, genellikle zararsız olan maddeleri (alerjenleri) tehdit olarak algılayıp antikor üretir. Bu antikorlar, vücudu korumaya çalışırken çeşitli semptomlara neden olur: hapşırma, gözlerde sulanma, burun tıkanıklığı ve öksürük gibi. Bazı vakalarda bu tepkiler daha ciddi hale gelir ve anafilaksiye yol açabilir. Anafilaksiye karşı en yaygın tedavi yöntemi, adrenalin içeren enjeksiyonlardır.</p>
<p data-start="1219" data-end="1694" class=""><strong data-start="1219" data-end="1277">Çocukluk ortamı ve yaşam tarzı alerjiyi nasıl etkiler?</strong><br data-start="1277" data-end="1280">Araştırmalar, çiftlik gibi hijyenik olmayan ortamlarda büyüyen çocukların şehirlerdeki akranlarına göre daha az alerji geliştirdiğini gösteriyor. Aynı zamanda erken yaşta çeşitli gıdalarla tanışmak da gıda alerilerinin oluşum riskini azaltabiliyor. Mesleki ortamlar da alerjiye neden olabiliyor. Örneğin kuaförler, fırıncılar ve oto tamircileri, kullandıkları kimyasallar nedeniyle alerjik tepkiler geliştirebilir.</p>
<p data-start="1696" data-end="2046" class=""><strong data-start="1696" data-end="1734">Genetik faktörler ne kadar etkili?</strong><br data-start="1734" data-end="1737">Alerjilerin ortaya çıkmasında genetik faktörler önemli rol oynar. Özellikle yer fıstığı gibi bazı gıdalara karşı alerjiler, aile bireyleri arasında güçlü bir genetik bağ gösterebilir. Eğer bir ebeveyn ya da kardeş yer fıstığına alerjiyse, diğer bireylerin de alerji geliştirme ihtimali yedi kat daha fazladır.</p>
<p data-start="2048" data-end="2550" class=""><strong data-start="2048" data-end="2103">İkizler arasında alerji benzerliği ne kadar yaygın?</strong><br data-start="2103" data-end="2106">Avustralya’da yapılan bir çalışmaya göre, tek yumurta ikizlerinin %60 ila %70’i çevresel alerjileri paylaşıyor. Tek yumurta ikizleri genetik olarak %100 aynı, çift yumurta ikizleri ise yalnızca %50 oranında benzer genetik yapı taşıyor. Bu da tek yumurta ikizlerinin alerjileri paylaşma olasılığını artırıyor. Ancak bu benzerlik, aynı çevrede büyümüş olmalarına da bağlı. Farklı ortamlarda büyüyen ikizlerin alerjileri değişiklik gösterebiliyor.</p>
<p data-start="2552" data-end="2927" class=""><strong data-start="2552" data-end="2585">Bilimsel çalışmalar ne diyor?</strong><br data-start="2585" data-end="2588">Gıda alerjileri konusunda daha fazla genetik araştırma yapılıyor. Özellikle yer fıstığı alerjisinde, tek yumurta ikizlerinin bu alerjiyi paylaşma olasılığı, çift yumurta ikizlerine göre daha yüksek. Ancak uzmanlara göre ikizlerin alerji durumları, sadece genetik değil, çevresel etmenlere ve yaşam koşullarına da bağlı olarak şekilleniyor.</p>
<p data-start="2929" data-end="3116" class=""><strong data-start="2929" data-end="2941"></strong></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Yurt Dışına Çıkacak Herkesi İlgilendiriyor: Seyahat Sağlığı Hizmetine Yoğun İlgi</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/yurt-disina-cikacak-herkesi-ilgilendiriyor-seyahat-sagligi-hizmetine-yogun-ilgi</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/yurt-disina-cikacak-herkesi-ilgilendiriyor-seyahat-sagligi-hizmetine-yogun-ilgi</guid>
<description><![CDATA[ Türkiye Hudut ve Sahiller Sağlık Genel Müdürlüğü tarafından sunulan seyahat sağlığı hizmeti, yurt dışına çıkacak vatandaşlara ücretsiz olarak verilirken, sağlık risklerine karşı bilgilendirme ve aşı uygulamalarıyla dikkat çekiyor. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202505/image_870x_681b3e0a5c38c.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 07 May 2025 21:34:08 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Türkiye’nin stratejik halk sağlığı uygulaması</strong></p>
<p><span></span></p>
<p><span>T.C. Sağlık Bakanlığına bağlı Türkiye Hudut ve Sahiller Sağlık Genel Müdürlüğü, dünyada gelişen salgın hastalıklara karşı ülkeyi koruma görevini sürdürürken, seyahat sağlığı hizmetini de önemli bir halk sağlığı uygulaması olarak hayata geçiriyor.</span></p>
<p><strong>Yerli ve yabancı bireylere hizmet</strong></p>
<p><span>Türkiye’de bulunan 56 Seyahat Sağlığı Merkezi, hem Türk vatandaşlarına hem de yabancı uyruklulara danışmanlık ve aşı uygulamaları gibi hizmetler sunuyor. Türk vatandaşlarına ücretsiz olarak sağlanan bu hizmet, yabancılara belirli bir ücret karşılığında veriliyor.</span></p>
<p><strong>Uluslararası standartlara uygun hizmet</strong></p>
<p><span>Seyahat sağlığı hizmeti, Dünya Sağlık Teşkilatı’nın (DST) Uluslararası Sağlık Tüzüğü (IHR-2005) çerçevesinde yetkilendirilmiş merkezlerde yürütülüyor. Bu merkezlerde, seyahat öncesi gidilecek ülkeye özgü sağlık riskleri, zorunlu ve önerilen aşılar, sıtma gibi endemik hastalıklara karşı ilaçla koruma (kemoprofilaksi), hijyen önlemleri ve sağlık çantası hazırlığı gibi konularda danışmanlık sağlanıyor.</span></p>
<p><strong>Aşılar ve uluslararası geçerli sertifikalar</strong></p>
<p><span>Sarıhumma, tifo, çocuk felci gibi hastalıklara karşı yapılan aşılar, güvenli koşullarda saklanarak uygulanıyor. Aşı olan kişilere uluslararası geçerliliğe sahip sertifikalar düzenleniyor. Aşı ve ilaçlar dijital sistemlerle izleniyor; tüm merkezlerde ısı kontrol sistemleri ve acil durum planları bulunuyor.</span></p>
<p><strong>Seyahat sayısı artıyor, hizmetin önemi büyüyor</strong></p>
<p><span>Türkiye Hudut ve Sahiller Sağlık Genel Müdürü Dr. Osman Kan, 2024 yılında dünya genelinde 1,4 milyar kişinin ülkeler arası seyahat ettiğini belirterek, Türk vatandaşlarının yurt dışı seyahatlerinin bir önceki yıla göre yüzde 2,9 artarak 11 milyon 390 bine ulaştığını ifade etti. Dr. Kan, şu açıklamalarda bulundu:</span></p>
<p><span>‘Afrika’dan Asya-Pasifik’e, Latin Amerika’dan Okyanusya’ya kadar pek çok bölgeye seyahat eden vatandaşlarımız bulaşıcı hastalık riski taşıyan alanlara gidiyor. Bu nedenle seyahat sağlığı hizmetlerinin kapsamı ve önemi her geçen gün artıyor.’</span></p>
<p><strong>‘Sağlıklı seyahat için önleminizi alın’ çağrısı</strong></p>
<p><span>Dr. Osman Kan, ‘Amacımız, vatandaşlarımızın sağlıklı ve güvenli bir seyahat geçirmesi için gereken desteği sunmaktır’ dedi. ‘Sağlıklı bir seyahat için önleminizi alın’ çağrısıyla bireysel ve toplumsal sağlığın korunmasına dikkat çekti.</span></p>
<p><strong>Türkiye’nin sağlık diplomasisine katkı</strong></p>
<p><span>Seyahat sağlığı hizmeti, Türkiye’nin yumuşak güç unsurlarından biri olarak sağlık diplomasisi kapsamında da öne çıkıyor. Dünya Sağlık Teşkilatı ile tam uyumlu bu uygulama sayesinde Türkiye, bölgesel ve küresel düzeyde güvenilir bir sağlık partneri olarak konumlanıyor.</span></p>
<p><strong>Detaylı bilgiye 7/24 erişim</strong></p>
<p><span>Seyahat Sağlığı Merkezlerinden nasıl hizmet alınabileceği, başvuru yöntemleri ve iletişim bilgilerine https://www.seyahatsagligi.gov.tr/Site/YetkiliMerkezler adresinden ulaşılabiliyor. Ayrıca, 444 77 34 (444 SSDH) numaralı danışma hattı da 7 gün 24 saat hizmet veriyor.</span></p>
<p><span></span></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Lidl&amp;apos;de Satılan Ünlü Kaşar Sosunda Tehlikeli Bakteri Alarmı: Tüm Ürünler Raflardan Toplatılıyor</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/lidlde-satilan-unlu-kasar-sosunda-tehlikeli-bakteri-alarmi-tum-urunler-raflardan-toplatiliyor</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/lidlde-satilan-unlu-kasar-sosunda-tehlikeli-bakteri-alarmi-tum-urunler-raflardan-toplatiliyor</guid>
<description><![CDATA[ Hollanda&#039;da Lidl süpermarketlerinde satılan Kania markalı kaşar soslarda zehirlenmeye yol açabilen Bacillus cereus bakterisi şüphesi nedeniyle ürünlerin acil olarak toplatılmasına karar verildi; tüketicilere iade çağrısı yapıldı. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202505/image_870x_681b421d378f2.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 07 May 2025 21:33:59 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Lidl hangi ürünleri toplatıyor, Kania kaşar sosunda hangi bakteri tespit edildi, ürün iadesi nasıl yapılacak, fiş olmadan iade alınacak mı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p data-start="355" data-end="702"><strong data-start="372" data-end="421"><span class="_fadeIn_pfttw_8">Hollanda'da </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">popüler </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">sos </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">markası </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">tehlike </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">saçtı</span></strong><br data-start="421" data-end="424"><span class="_fadeIn_pfttw_8">Hollanda </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">genelinde </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">faaliyet </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">gösteren </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">Lidl </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">süpermarket </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">zincirlerinde </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">satılan </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">Kania </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">markalı </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">kaşar </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">soslarda </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">ciddi </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">bir </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">sağlık </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">riski </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">tespit </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">edildi. </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">Ürünlerde </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">gıda </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">zehirlenmesine </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">yol </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">açabilecek </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">Bacillus </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">cereus </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">bakterisinin </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">bulunmuş </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">olabileceği </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">gerekçesiyle </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">toplatılma </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">kararı </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">alındı.</span></p>
<p data-start="704" data-end="975"><strong data-start="704" data-end="739"><span class="_fadeIn_pfttw_8">Tüketicilere </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">açık </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">uyarı </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">yapıldı</span></strong><br data-start="739" data-end="742"><span class="_fadeIn_pfttw_8">Resmi </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">makamlar </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">ve </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">Lidl </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">yetkilileri, </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">söz </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">konusu </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">ürünün </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">tüketilmemesi </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">gerektiği </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">konusunda </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">halkı </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">bilgilendirdi. </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">Bacillus </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">cereus </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">bakterisi, </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">gıda </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">zehirlenmelerine </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">yol </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">açmasıyla </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">bilinirken, </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">ürünlerin </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">raflardan </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">çekilmesine </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">hızla </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">başlandı.</span></p>
<p data-start="977" data-end="1224"><strong data-start="977" data-end="1024"><span class="_fadeIn_pfttw_8">Toplatılan </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">ürünün </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">barkod </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">numarası </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">açıklandı</span></strong><br data-start="1024" data-end="1027"><span class="_fadeIn_pfttw_8">Yapılan </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">duyuruda, </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">toplatılan </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">ürünün </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">barkod </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">numarasının </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">20774240 </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">olduğu </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">belirtildi. </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">Bu </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">numarayla </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">eşleşen </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">Kania </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">kaşar </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">soslarının </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">acilen </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">kullanılmadan </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">en </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">yakın </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">Lidl </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">mağazasına </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">iade </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">edilmesi </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">istendi.</span></p>
<p data-start="1226" data-end="1504"><strong data-start="1226" data-end="1268"><span class="_fadeIn_pfttw_8">Ücret </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">iadesi </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">yapılacak, </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">fiş </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">gerekmiyor</span></strong><br data-start="1268" data-end="1271"><span class="_fadeIn_pfttw_8">Tüketici </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">mağduriyetini </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">önlemek </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">amacıyla, </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">fiş </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">ibrazı </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">zorunluluğu </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">olmaksızın </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">tam </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">ücret </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">iadesi </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">yapılacağı </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">duyuruldu. </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">Şirket, </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">bu </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">önlemle </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">hem </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">müşteri </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">güvenliğini </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">sağlamak </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">hem </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">de </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">oluşabilecek </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">sağlık </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">risklerini </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">minimize </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">etmeyi </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">hedefliyor.</span></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kahvaltıdan Önce Kahve Değil Bu Bitki Çaylarını İçin: Zindelik ve Enerji Bir Arada</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/kahvaltidan-once-kahve-degil-bu-bitki-caylarini-icin-zindelik-ve-enerji-bir-arada</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/kahvaltidan-once-kahve-degil-bu-bitki-caylarini-icin-zindelik-ve-enerji-bir-arada</guid>
<description><![CDATA[ Sabahları enerjik hissetmek için kahveye yönelenler için uzmanlardan önemli uyarılar geldi. Aç karnına içilen kahvenin mideye zarar verebileceğini belirten uzmanlar, güne başlarken tercih edilebilecek doğal ve sağlıklı bitki çaylarını öneriyor. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202505/image_870x_681b41bbc76e0.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 07 May 2025 21:33:59 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Sabah kahvesi yerine ne içilmeli, kahve aç karnına zararlı mı, bitki çayları enerji verir mi, sabah zindeliği için hangi bitki çayı öneriliyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p data-start="361" data-end="716"><strong data-start="382" data-end="429"><span class="_fadeIn_pfttw_8">Kahve </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">alışkanlığı </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">sağlığınızı </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">etkileyebilir</span></strong><br data-start="429" data-end="432"><span class="_fadeIn_pfttw_8">Sabahları </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">enerjik </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">olmak </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">için </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">çoğu </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">kişi </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">kahve </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">tüketiyor. </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">Kafein </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">içeriğiyle </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">kısa </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">sürede </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">uyanıklık </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">hissi </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">veren </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">kahve, </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">güne </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">başlarken </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">sıkça </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">tercih </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">edilse </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">de </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">uzmanlar </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">bu </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">alışkanlığın </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">özellikle </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">aç </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">karnına </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">uygulandığında </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">mide </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">sağlığı </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">üzerinde </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">olumsuz </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">etkiler </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">yaratabileceğine </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">dikkat </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">çekiyor.</span></p>
<p data-start="718" data-end="1039"><strong data-start="718" data-end="753"><span class="_fadeIn_pfttw_8">Doğal </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">alternatifler </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">öne </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">çıkıyor</span></strong><br data-start="753" data-end="756"><span class="_fadeIn_pfttw_8">Kahve </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">yerine </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">tüketilebilecek </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">doğal </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">bitki </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">çayları, </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">hem </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">bedeni </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">hem </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">de </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">zihni </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">destekleme </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">özelliğiyle </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">ön </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">plana </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">çıkıyor. </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">Ginseng </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">çayı, </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">içeriğindeki </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">doğal </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">kafein </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">sayesinde </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">enerji </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">verirken, </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">zihinsel </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">odaklanmayı </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">da </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">artırıyor. </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">Bal </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">ve </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">limonla </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">tatlandırılarak </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">içildiğinde </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">etkisi </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">daha </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">da </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">artıyor.</span></p>
<p data-start="1041" data-end="1386"><strong data-start="1041" data-end="1076"><span class="_fadeIn_pfttw_8">Kafeinsiz </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">ama </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">etkili </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">seçenekler</span></strong><br data-start="1076" data-end="1079"><span class="_fadeIn_pfttw_8">Biberiye </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">çayı, </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">kafein </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">içermemesine </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">rağmen </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">sabahları </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">zindelik </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">sağlayan </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">bir </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">diğer </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">alternatif. </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">İçeriğindeki </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">aromatik </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">bileşenlerle </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">aç </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">karnına </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">içildiğinde </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">etkisini </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">daha </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">fazla </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">gösteriyor. </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">Nane </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">ve </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">yeşil </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">çay </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">karışımı </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">ise </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">hem </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">ferahlatıcı </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">etkisiyle </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">dikkat </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">çekiyor </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">hem </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">de </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">yeşil </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">çayın </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">doğal </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">kafeini </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">ile </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">enerji </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">sağlıyor.</span></p>
<p data-start="1388" data-end="1797"><strong data-start="1388" data-end="1421"><span class="_fadeIn_pfttw_8">Bağışıklık </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">ve </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">enerji </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">birlikte</span></strong><br data-start="1421" data-end="1424"><span class="_fadeIn_pfttw_8">Kuşburnu </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">ve </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">hibiskus </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">çayı, </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">bağışıklık </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">sistemini </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">güçlendiren </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">etkisiyle </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">öne </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">çıkarken, </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">sabah </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">saatlerinde </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">ihtiyaç </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">duyulan </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">enerjiyi </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">sağlamada </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">da </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">başarılı. </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">Zencefil </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">ve </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">limon </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">çayı </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">ise </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">canlılık </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">kazandıran </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">etkisinin </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">yanı </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">sıra </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">bağışıklığı </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">destekleyen </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">içeriğiyle </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">önerilen </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">bitkisel </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">karışımlar </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">arasında. </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">Bal </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">ile </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">tatlandırılarak </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">içildiğinde </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">hem </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">lezzet </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">hem </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">de </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">fayda </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">açısından </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">öne </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">çıkıyor.</span></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kalp Krizi Riskini Azaltmak Mümkün: Uzmanlar Sağlıklı Yaşamın 5 Şartını Sıraladı</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/kalp-krizi-riskini-azaltmak-mumkun-uzmanlar-saglikli-yasamin-5-sartini-siraladi</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/kalp-krizi-riskini-azaltmak-mumkun-uzmanlar-saglikli-yasamin-5-sartini-siraladi</guid>
<description><![CDATA[ Kalp hastalıklarının büyük bölümü yaşam tarzıyla doğrudan bağlantılı. Uzmanlara göre düzenli egzersiz, dengeli beslenme, sigarayı bırakma, stres kontrolü ve yeterli uyku ile kalp krizi riski önemli ölçüde azaltılabiliyor. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202505/image_870x_681b4887cb3e1.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 07 May 2025 21:33:53 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Kalp krizine karşı nasıl önlem alınabilir, sağlıklı yaşam tarzı neden önemlidir, kalp krizi belirtileri nelerdir, düzenli egzersizin kalbe etkisi nedir</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p></p>
<p data-start="362" data-end="681" class=""><strong data-start="362" data-end="417">Kalp sağlığı yaşam tarzı seçimleriyle korunabiliyor</strong><br data-start="417" data-end="420">Kalp hastalıkları, dünya genelinde en yaygın ölüm nedenleri arasında yer alıyor. Ancak uzmanlara göre bu hastalıkların büyük kısmı önlenebilir nitelikte. Yaşam tarzında yapılacak bazı değişiklikler, kalp krizine yol açabilecek risk faktörlerini azaltabiliyor.</p>
<p data-start="683" data-end="906" class=""><strong data-start="683" data-end="725">Dengeli beslenme kalbin temel ihtiyacı</strong><br data-start="725" data-end="728">Sebze, meyve, tam tahıllar, sağlıklı yağlar (zeytinyağı, ceviz gibi) ve balık tüketimi kalp sağlığını destekliyor. Aşırı tuz, şeker ve trans yağlardan uzak durulması gerekiyor.</p>
<p data-start="908" data-end="1105" class=""><strong data-start="908" data-end="946">Egzersiz kalp kasını güçlendiriyor</strong><br data-start="946" data-end="949">Haftada en az 150 dakika yürüyüş, yüzme ya da bisiklet gibi orta düzeyde egzersiz, kalp kaslarını güçlendirerek tansiyon ve kolesterol dengesini sağlıyor.</p>
<p data-start="1107" data-end="1362" class=""><strong data-start="1107" data-end="1159">Tütün ve alkol tüketimi kalbi doğrudan etkiliyor</strong><br data-start="1159" data-end="1162">Sigara, damarları daraltarak kalp krizi riskini artırırken, aşırı alkol tüketimi kalp ritmini ve kan basıncını olumsuz etkiliyor. Bu alışkanlıkların bırakılması kalp sağlığı için büyük önem taşıyor.</p>
<p data-start="1364" data-end="1576" class=""><strong data-start="1364" data-end="1399">Stres yönetimi ihmal edilmemeli</strong><br data-start="1399" data-end="1402">Kronik stres, kan basıncını yükselterek kalbi zorlayan önemli bir faktör. Meditasyon, nefes egzersizleri ve sosyal destek gibi yöntemlerle stresin etkileri azaltılabiliyor.</p>
<p data-start="1578" data-end="1792" class=""><strong data-start="1578" data-end="1615">Uyku kalitesi de kalp için hayati</strong><br data-start="1615" data-end="1618">Yetersiz ya da kalitesiz uyku, kalp hastalıkları riskini artırabiliyor. Düzenli uyku, vücudun tansiyon, kolesterol ve kan şekeri seviyelerini dengelemesine yardımcı oluyor.</p>
<p data-start="1794" data-end="2104" class=""><strong data-start="1794" data-end="1857">Kalp krizi belirtileri farklı şekillerde ortaya çıkabiliyor</strong><br data-start="1857" data-end="1860">Göğüste baskı veya ağrı, sol kola yayılan rahatsızlık, nefes darlığı, soğuk terleme, mide bulantısı ve baş dönmesi kalp krizi belirtileri arasında yer alıyor. Bu semptomların göz ardı edilmemesi ve hızlı müdahale edilmesi hayati önem taşıyor.</p>
<p data-start="2106" data-end="2276" class=""><strong data-start="2106" data-end="2118"></strong></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Günde 2&#45;3 Fincan Kahve Sağlığa Faydalı Olabilir Ama Fazlası Risk Taşıyor</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/gunde-2-3-fincan-kahve-sagliga-faydali-olabilir-ama-fazlasi-risk-tasiyor</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/gunde-2-3-fincan-kahve-sagliga-faydali-olabilir-ama-fazlasi-risk-tasiyor</guid>
<description><![CDATA[ Bilimsel araştırmalar, günlük 200-300 mg kafein içeren 2-3 fincan kahvenin kalp, beyin ve karaciğer sağlığına olumlu etkileri olabileceğini ortaya koyarken, 400 mg üzerindeki tüketim uykusuzluk ve çarpıntı gibi sağlık sorunlarına yol açabiliyor. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202505/image_870x_681b44d1afb59.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 07 May 2025 21:33:48 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Kahvenin faydalı tüketim miktarı nedir, günlük kafein sınırı kaç mg, fazla kahve içmenin zararları nelerdir, kimler kahve tüketiminde dikkatli olmalı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p data-start="348" data-end="610"><span class="_fadeIn_pfttw_8">Bilimsel </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">çalışmalar, </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">sağlıklı </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">bireyler </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">için </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">günlük </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">2 </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">ila </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">3 </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">fincan </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">kahve </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">tüketiminin </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">genellikle </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">güvenli </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">olduğunu </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">ve </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">bazı </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">sağlık </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">yararları </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">sağlayabileceğini </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">ortaya </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">koyuyor. </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">Bu </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">miktar </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">yaklaşık </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">olarak </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">200 </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">ila </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">300 </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">miligram </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">kafeine </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">karşılık </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">geliyor.</span></p>
<p data-start="612" data-end="934"><strong data-start="612" data-end="632"><span class="_fadeIn_pfttw_8">Faydaları </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">neler?</span></strong><br data-start="632" data-end="635"><span class="_fadeIn_pfttw_8">Araştırmalara </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">göre </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">bu </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">miktarda </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">kahve </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">tüketiminin </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">kalp </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">sağlığı, </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">beyin </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">fonksiyonları, </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">karaciğer </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">sağlığı </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">üzerinde </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">olumlu </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">etkiler </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">sağladığı </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">ve </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">tip </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">2 </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">diyabet </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">riskini </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">azalttığı </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">belirtiliyor. </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">Antioksidanlar </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">bakımından </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">zengin </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">olan </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">kahve, </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">düzenli </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">ve </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">ölçülü </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">tüketildiğinde </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">vücut </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">direncini </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">destekleyebiliyor.</span></p>
<p data-start="936" data-end="1165"><strong data-start="936" data-end="959"><span class="_fadeIn_pfttw_8">Üst </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">sınır </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">ne </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">kadar?</span></strong><br data-start="959" data-end="962"><span class="_fadeIn_pfttw_8">Günlük </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">kafein </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">tüketiminde </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">üst </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">sınırın </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">400 </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">mg </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">olduğu </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">ifade </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">ediliyor. </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">Bu </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">da </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">yaklaşık </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">4 </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">ila </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">5 </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">fincan </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">filtre </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">kahveye </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">denk </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">geliyor. </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">Bu </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">miktarın </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">aşılması </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">durumunda </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">bazı </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">sağlık </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">problemleri </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">ortaya </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">çıkabiliyor.</span></p>
<p data-start="1167" data-end="1391"><strong data-start="1167" data-end="1213"><span class="_fadeIn_pfttw_8">Aşırı </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">tüketimde </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">ortaya </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">çıkabilecek </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">riskler</span></strong><br data-start="1213" data-end="1216"><span class="_fadeIn_pfttw_8">Uzmanlar, </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">400 </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">mg </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">üzerindeki </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">kafein </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">alımının </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">uykusuzluk, </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">kalp </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">çarpıntısı, </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">anksiyete, </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">mide </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">problemleri </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">ve </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">kafein </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">bağımlılığı </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">gibi </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">sorunlara </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">yol </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">açabileceği </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">konusunda </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">uyarıyor.</span></p>
<p data-start="1393" data-end="1655"><strong data-start="1393" data-end="1417"><span class="_fadeIn_pfttw_8">Herkes </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">için </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">aynı </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">mı?</span></strong><br data-start="1417" data-end="1420"><span class="_fadeIn_pfttw_8">Hamileler, </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">emziren </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">anneler, </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">kalp </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">hastalığı </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">olan </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">bireyler </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">ve </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">anksiyete </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">bozukluğu </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">yaşayan </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">kişiler </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">için </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">önerilen </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">kafein </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">miktarı </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">çok </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">daha </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">düşük. </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">Bu </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">kişilerin </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">kahve </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">tüketimini </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">sınırlandırması </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">ve </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">doktor </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">önerisiyle </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">hareket </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">etmesi </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">gerekiyor.</span></p>
<p data-start="1657" data-end="1915"><strong data-start="1657" data-end="1692"><span class="_fadeIn_pfttw_8">Kahveyi </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">nasıl </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">içtiğin </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">de </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">önemli</span></strong><br data-start="1692" data-end="1695"><span class="_fadeIn_pfttw_8">Kahvenin </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">içilme </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">şekli </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">de </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">sağlığı </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">etkiliyor. </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">Şekerli </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">ve </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">kremalı </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">kahveler </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">yerine </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">sade </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">ya </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">da </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">az </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">sütlü </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">kahveler </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">öneriliyor. </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">Bu </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">sayede </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">gereksiz </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">kalori </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">alımı </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">önlenerek, </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">kahvenin </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">sağlığa </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">olan </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">faydaları </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">daha </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">iyi </span><span class="_fadeIn_pfttw_8">korunabiliyor.</span></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Doç. Dr. Uğur Ünsal: &amp;apos;Tedavi edilmeyen katarakt kalıcı körlüğe yol açabilir&amp;apos;</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/doc-dr-ugur-unsal-tedavi-edilmeyen-katarakt-kalici-koerluge-yol-acabilir</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/doc-dr-ugur-unsal-tedavi-edilmeyen-katarakt-kalici-koerluge-yol-acabilir</guid>
<description><![CDATA[ Göz Sağlığı Uzmanı Doç. Dr. Uğur Ünsal, kataraktın zamanında tedavi edilmemesi durumunda görme kaybından glokoma ve hatta tam körlüğe kadar uzanan ciddi sağlık sorunlarına neden olabileceğini vurguladı. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202505/image_870x_681b063103a40.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 07 May 2025 13:27:05 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Katarakt tedavi edilmezse ne olur, katarakt glokoma neden olur mu, katarakt ameliyatı ne zaman yapılmalı, katarakt körlüğe yol açar mı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><br data-start="331" data-end="334"><strong data-start="334" data-end="368">Katarakt nedir, nasıl ilerler?</strong><br data-start="368" data-end="371">Katarakt, göz merceğinin zamanla saydamlığını kaybederek bulanıklaşmasıyla ortaya çıkan bir göz hastalığıdır. Batıgöz Sağlık Grubu Çankaya Şubesi Göz Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Uğur Ünsal, kataraktın genellikle yavaş ilerleyen bir hastalık olduğunu belirtti. Ünsal, 'Katarakt, ilk başlarda hafif bulanıklık şeklinde kendini gösterir. Ancak ilerleyen dönemlerde görme keskinliği giderek azalır ve hasta günlük yaşamında ciddi zorluklar yaşamaya başlar.' dedi.</p>
<p></p>
<p data-start="844" data-end="1013" class=""><strong data-start="844" data-end="884">Tedavi edilmeyen kataraktın riskleri</strong><br data-start="884" data-end="887">Kataraktın tedavi edilmemesi halinde birçok ciddi sağlık riski oluşabileceğine dikkat çeken Ünsal, bu riskleri şöyle sıraladı:</p>
<p data-start="1015" data-end="1235" class=""><strong data-start="1015" data-end="1042">Görme kaybının artması:</strong><br data-start="1042" data-end="1045">İlerlemiş katarakt, ışığı neredeyse hiç geçirmeyen yoğun bir tabakaya dönüşerek ciddi görme kaybına yol açar. Hasta çevresini bulanık görmeye başlar ve günlük aktiviteleri yapmakta zorlanır.</p>
<p data-start="1237" data-end="1521" class=""><strong data-start="1237" data-end="1254">Glokom riski:</strong><br data-start="1254" data-end="1257">Tedavi edilmeyen katarakt, göz içi sıvı dengesini bozarak göz içi basıncının yükselmesine neden olabilir. Ünsal, 'Tedavi edilmeyen katarakt, glokom gibi daha ciddi göz hastalıklarına zemin hazırlayabilir ve kalıcı görme kaybına yol açabilir.' ifadelerini kullandı.</p>
<p data-start="1523" data-end="1750" class=""><strong data-start="1523" data-end="1558">Çift görme ve ışık hassasiyeti:</strong><br data-start="1558" data-end="1561">İlerlemiş katarakt hastalarında çift görme, ışıklarda saçılma ve aşırı ışık hassasiyeti sık görülür. Ünsal, özellikle gece araç kullanırken bu durumun kaza riskini artırabileceğini söyledi.</p>
<p data-start="1752" data-end="1977" class=""><strong data-start="1752" data-end="1783">Göz merceğinin sertleşmesi:</strong><br data-start="1783" data-end="1786">Zamanla göz merceği sertleşir ve şeffaflığını kaybeder. Bu durum ameliyatı zorlaştırır. Ünsal, 'Erken dönemde yapılan katarakt ameliyatları daha kolaydır ve iyileşme süreci hızlı olur.' dedi.</p>
<p data-start="1979" data-end="2223" class=""><strong data-start="1979" data-end="2000">Tam körlük riski:</strong><br data-start="2000" data-end="2003">Katarakt tedavi edilmezse en kötü senaryo kalıcı görme kaybıdır. Ünsal, 'Hastalar zamanla ışık algısını bile kaybedebilir. Bu noktada ameliyat bile görme yetisini geri kazandırmakta yetersiz kalabilir.' şeklinde konuştu.</p>
<p data-start="2225" data-end="2675" class=""><strong data-start="2225" data-end="2266">Tedavi süreci ve erken teşhisin önemi</strong><br data-start="2266" data-end="2269">Kataraktın tek tedavi yönteminin cerrahi müdahale olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Uğur Ünsal, modern cerrahi tekniklerin iyileşme sürecini hızlandırdığını belirtti. Ünsal, 'Katarakt erken teşhis edildiğinde, ameliyat daha kısa sürede tamamlanır ve hasta daha hızlı iyileşir.' dedi. Katarakt belirtilerinin fark edilmesi halinde vakit kaybedilmeden göz hastalıkları uzmanına başvurulması gerektiğini de ekledi.</p>
<p data-start="2677" data-end="2828" class=""><strong data-start="2677" data-end="2689"></strong></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Uzman Uyardı: Kışın Migren Atakları Neden Artıyor, Hangi Faktörler Tetikliyor?</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/uzman-uyardi-kisin-migren-ataklari-neden-artiyor-hangi-faktoerler-tetikliyor</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/uzman-uyardi-kisin-migren-ataklari-neden-artiyor-hangi-faktoerler-tetikliyor</guid>
<description><![CDATA[ Kış aylarında migren hastalarının atak sıklığında artış gözlemleniyor. Hava basıncı değişiklikleri, gün ışığının azalması, azalan hareketlilik ve yetersiz sıvı alımı gibi faktörler migreni nasıl tetikliyor? İşte uzman görüşleri ve dikkat edilmesi gerekenler... ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202505/image_870x_681b0662223a6.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 07 May 2025 13:27:05 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Migren ataklarını kış aylarında neler tetikliyor, Türkiye&#039;de kaç kişi migren hastası, migren belirtileri nelerdir, migrenin görülme yaşı neden düşüyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p data-start="373" data-end="676" class=""><strong data-start="394" data-end="444">Migrenin kış aylarında görülme sıklığı artıyor</strong><br data-start="444" data-end="447">Dünyada ve Türkiye’de yaygın olarak görülen migren, başın bir tarafında gelişen zonklayıcı ve şiddetli ağrı ile tanımlanıyor. Türkiye’de yaklaşık 13 milyon kişiyi etkileyen bu hastalık, özellikle hava değişimlerinden etkileniyor.</p>
<p data-start="678" data-end="1103" class="">Acıbadem Fulya Hastanesi Nöroloji Uzmanı Dr. Beyza Çitçi, kış aylarında yaşanan ani hava değişikliklerinin, düşük hava basıncının ve soğuk rüzgarların migren ataklarını tetikleyebildiğine dikkat çekiyor. Gün ışığının azalmasıyla birlikte melatonin ve serotonin düzeylerinde yaşanan düşüş, azalan fiziksel aktivite, yetersiz su tüketimi ve kapalı ortamlarda geçirilen sürenin artması da migren üzerinde olumsuz etki yaratıyor.</p>
<p data-start="1105" data-end="1419" class=""><strong data-start="1105" data-end="1146">'Rüzgâr ve nem azlığı da tetikleyici'</strong><br data-start="1146" data-end="1149">Dr. Çitçi’ye göre rüzgârlı ve fırtınalı hava koşulları ile nem oranının düşmesi de migren ataklarının sıklığını artıran önemli çevresel faktörler arasında yer alıyor. Uzmanlar, tetikleyicilerin hücresel düzeyde oksidatif stresi artırarak migreni başlattığını belirtiyor.</p>
<p data-start="1421" data-end="1778" class=""><strong data-start="1421" data-end="1453">Ataklar günlerce sürebiliyor</strong><br data-start="1453" data-end="1456">Migren atakları genellikle başın bir tarafında yoğun zonklayıcı ağrılarla ortaya çıkıyor ve bu ataklar 4 saat ile 72 saat arasında sürebiliyor. Ataklara sıklıkla bulantı, kusma, ışık ve sese karşı hassasiyet eşlik ediyor. Bazı hastalarda ataklardan önce 'aura' adı verilen görsel ya da duyusal belirtiler de görülebiliyor.</p>
<p data-start="1780" data-end="2134" class=""><strong data-start="1780" data-end="1824">Türkiye’de 13 milyon kişi migren hastası</strong><br data-start="1824" data-end="1827">Migren, özellikle 20 ila 50 yaş arasındaki bireylerde yaygın olarak görülüyor. Hastalığın sosyal ve iş hayatını olumsuz etkilediği, okul ve iş gücü kaybına neden olduğu belirtiliyor. Türkiye’de tanı konulmuş hasta sayısı yaklaşık 13 milyon olsa da, bu oranın gerçekte daha yüksek olabileceği ifade ediliyor.</p>
<p data-start="2136" data-end="2469" class=""><strong data-start="2136" data-end="2183">'Görülme yaşı düşüyor, vaka sayısı artıyor'</strong><br data-start="2183" data-end="2186">Dr. Çitçi, migrenin görülme yaşının giderek düştüğünü ve tanı alan hasta sayısının arttığını vurguluyor. Bu artışın dijitalleşme, çevresel faktörler ve artan stresle bağlantılı olduğu belirtiliyor. Migren hastalarının %90’ı, stres ve düzensiz uykunun atakları tetiklediğini söylüyor.</p>
<p data-start="2471" data-end="2802" class=""><strong data-start="2471" data-end="2511">Tetikleyiciler kişiye özel değişiyor</strong><br data-start="2511" data-end="2514">Migren ataklarına yol açan nedenler kişiden kişiye değişiklik gösterse de en yaygın tetikleyiciler arasında açlık, öğün atlama, uykusuzluk, stres, hormonlar, bazı yiyecek ve içecekler, kafein, yapay tatlandırıcılar, boya kokuları, bazı parfümler ve hava basıncı değişiklikleri yer alıyor.</p>
<p data-start="2804" data-end="3082" class="">Dr. Çitçi, bu konuda şöyle uyarıyor: 'Birkaç tetikleyici bir araya geldiğinde atak daha şiddetli oluyor. Örneğin lodoslu bir günde aç kalınması, az su içilmesi ya da uykusuzluk şiddetli bir atağı beraberinde getirebilir. Bu yüzden tetikleyicileri tanımak ve önlem almak önemli.'</p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Çocuklarda Miyopi Tehlikesi Büyüyor: Uzmanlar Dijital Cihaz Süresine Sınırlama Getirilmesini Öneriyor</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/cocuklarda-miyopi-tehlikesi-buyuyor-uzmanlar-dijital-cihaz-suresine-sinirlama-getirilmesini-oneriyor</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/cocuklarda-miyopi-tehlikesi-buyuyor-uzmanlar-dijital-cihaz-suresine-sinirlama-getirilmesini-oneriyor</guid>
<description><![CDATA[ Dijital ekranların uzun süreli kullanımı, çocuklarda hem miyopi riskini artırıyor hem de kuru göz gibi ciddi göz sağlığı sorunlarına yol açıyor. Uzmanlar, açık hava etkinliklerinin artırılması ve ekran süresinin kısıtlanması gerektiğine dikkat çekiyor. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202505/image_870x_681b067e8c4e3.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 07 May 2025 13:27:05 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Çocuklarda miyopi neden artıyor, dijital ekranlar göz sağlığını nasıl etkiliyor, kuru göz sorununa ne yol açıyor, çocuklar için ekran kullanımı nasıl sınırlandırılmalı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p></p>
<p data-start="414" data-end="840" class=""><strong data-start="414" data-end="473">Dijital cihazlar çocukların göz sağlığını tehdit ediyor</strong><br data-start="473" data-end="476">Teknolojik cihazların günlük yaşamda artan kullanımı, çocuklarda miyopi vakalarının yaygınlaşmasına yol açıyor. Miyopi, günümüzde küresel ölçekte önemli bir halk sağlığı sorunu olarak kabul ediliyor. Dünya genelinde yaklaşık 2,5 milyar kişinin miyopi hastası olduğu tahmin edilirken, Dünya Sağlık Örgütü bu sayının 2050 yılında 4,8 milyara ulaşacağını öngörüyor.</p>
<p data-start="842" data-end="1310" class=""><strong data-start="842" data-end="892">Miyopi oluşumunda ekran süresinin etkisi büyük</strong><br data-start="892" data-end="895">Miyopinin dijital ekranlarla ilişkisi tam olarak bilinmese de, ekranlara uzun süre yakından bakmanın gözde bazı fizyolojik değişimlere yol açtığı düşünülüyor. Gözün odaklanma mekanizmasında görev alan silyer kasların sürekli kasılması ve lensin kalınlaşması intraoküler basıncı artırarak miyopi oluşumuna zemin hazırlıyor. Ayrıca uzun süre yakına odaklanmak, gözde aksiyel uzama yoluyla miyopiye neden olabiliyor.</p>
<p data-start="1312" data-end="1736" class=""><strong data-start="1312" data-end="1339">Kuru göz sorunu artıyor</strong><br data-start="1339" data-end="1342">Dijital cihazların aşırı kullanımının bir diğer etkisi de kuru göz rahatsızlığının artması. Göz Hastalıkları Uzmanı Dr. İbrahim Şahbaz, normalde dakikada 17-26 kez kırpılan gözlerin, ekran başında bu sayının 4-12'ye kadar düştüğünü belirtti. Göz kırpma sıklığının azalması, gözyaşı tabakasının buharlaşmasına ve yenilenememesine yol açarak gözde kuruluk ve tahriş gibi sorunlara neden oluyor.</p>
<p data-start="1738" data-end="2060" class=""><strong data-start="1738" data-end="1773">Açık hava etkinliklerinin önemi</strong><br data-start="1773" data-end="1776">Dr. Şahbaz, çocukların açık havada zaman geçirmesinin biyolojik ritim ve hormonal denge açısından büyük önem taşıdığını vurguladı. UV ışığına maruz kalmanın dopamin salınımını artırarak gözde uzunluğun büyümesini engellediği ve bu sayede miyopi gelişimini yavaşlattığı ifade edildi.</p>
<p data-start="2062" data-end="2431" class=""><strong data-start="2062" data-end="2125">Göz sağlığını korumak için dikkat edilmesi gereken kurallar</strong><br data-start="2125" data-end="2128">Miyopinin önlenmesi için dijital ekran süresinin sınırlanması gerektiğini belirten Dr. Şahbaz, elektronik eğitimin toplam eğitimin yüzde 30’unu geçmemesi gerektiğini söyledi. Özellikle ödevlerin 20 dakikadan fazla sürmemesi, her 20 dakikada bir 20 saniye 6 metre uzağa bakılması gerektiğini vurguladı.</p>
<p data-start="2433" data-end="2491" class="">Uzmanların önerdiği temel kurallar şu şekilde sıralandı:</p>
<ul data-start="2492" data-end="2885">
<li data-start="2492" data-end="2580" class="">
<p data-start="2494" data-end="2580" class=""><strong data-start="2494" data-end="2513">20/20/20 kuralı</strong>: Her 20 dakikada bir, 20 saniye boyunca 6 metre uzağa bakılması.</p>
</li>
<li data-start="2581" data-end="2684" class="">
<p data-start="2583" data-end="2684" class=""><strong data-start="2583" data-end="2603">30-60-300 kuralı</strong>: Cep telefonu 30 cm, bilgisayar 60 cm, televizyon ise 300 cm uzaklıkta olmalı.</p>
</li>
<li data-start="2685" data-end="2746" class="">
<p data-start="2687" data-end="2746" class="">Ekranın göz hizasından 15-20 derece aşağıda konumlanması.</p>
</li>
<li data-start="2747" data-end="2799" class="">
<p data-start="2749" data-end="2799" class="">Ortam ışığının endirekt, homojen ve sarı olması.</p>
</li>
<li data-start="2800" data-end="2885" class="">
<p data-start="2802" data-end="2885" class="">Mavi ışığa karşı koruma sağlayan filtreli gözlükler veya yazılımlar kullanılması.</p>
</li>
</ul>
<p data-start="2887" data-end="3073" class=""><strong data-start="2887" data-end="2899"></strong></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Bilim Dünyasından Kanıt Geldi: Egzersiz, Kanser Tedavisinin En Zor Yan Etkilerini Azaltabiliyor</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/bilim-dunyasindan-kanit-geldi-egzersiz-kanser-tedavisinin-en-zor-yan-etkilerini-azaltabiliyor</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/bilim-dunyasindan-kanit-geldi-egzersiz-kanser-tedavisinin-en-zor-yan-etkilerini-azaltabiliyor</guid>
<description><![CDATA[ Çin Tıp Üniversitesi öncülüğünde yapılan ve 80 farklı çalışmanın incelendiği bilimsel araştırma, egzersizin kanser tedavisine bağlı kalp ve sinir hasarı, beyin sisi, nefes darlığı gibi etkileri azalttığını ortaya koydu. Ayrıca uyku kalitesinden biyolojik göstergelere kadar pek çok alanda olumlu etkiler sağladığı tespit edildi. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202505/image_870x_681b06d0e4158.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 07 May 2025 13:27:05 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Egzersiz kanser tedavisinin hangi yan etkilerini azaltıyor, ameliyat öncesi egzersiz neden önemli, biyolojik göstergeler egzersizden nasıl etkileniyor, uzmanlar egzersiz için ne öneriyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><br data-start="468" data-end="471"><strong data-start="471" data-end="528">Egzersiz, kanser tedavisinde çok yönlü fayda sağlıyor</strong><br data-start="528" data-end="531">Kanser tedavilerinin yol açtığı olumsuz etkilerin egzersizle azaltılabileceği bilimsel olarak kanıtlandı. Çin Tıp Üniversitesi’ne bağlı Shengjing Hastanesi öncülüğünde gerçekleştirilen çalışmada, 2012 ile 2024 yılları arasında yayımlanmış rastgele kontrollü deneyler derlenerek analiz edildi. Araştırma sonuçları British Journal of Sports Medicine adlı dergide yayımlandı.</p>
<p></p>
<p data-start="907" data-end="1346" class="">80 bilimsel makalenin verilerini içeren analizde, toplam 485 farklı bulgu değerlendirildi. Bulguların tümü orta ila yüksek kalite düzeyinde olarak sınıflandırıldı. Araştırmaya göre; aerobik egzersiz, direnç antrenmanı, yüksek yoğunluklu aralıklı egzersiz, tai chi ve yoga gibi aktiviteler, kanser tedavisinin neden olduğu kalp ve sinir hasarı, kognitif bozulma (beyin sisi) ve nefes darlığı gibi yan etkilerin azaltılmasında etkili oldu.</p>
<p data-start="1348" data-end="1827" class=""><strong data-start="1348" data-end="1407">Yaşam kalitesi ve biyolojik göstergeler üzerinde etkili</strong><br data-start="1407" data-end="1410">Egzersizin sadece fiziksel değil, aynı zamanda psikolojik faydalar sağladığı da belirtildi. Uyku kalitesinde artış, genel vücut fonksiyonlarında iyileşme, sosyal etkileşimde artış ve yaşam kalitesinde gözle görülür bir iyileşme sağladığı vurgulandı. Ayrıca egzersizin, insülin düzeyi, insülin benzeri büyüme faktörü ve C-reaktif protein gibi biyolojik göstergeler üzerinde olumlu değişiklikler yarattığı bildirildi.</p>
<p data-start="1829" data-end="2144" class=""><strong data-start="1829" data-end="1877">Ameliyat öncesi egzersiz, riskleri azaltıyor</strong><br data-start="1877" data-end="1880">Araştırma, ameliyat öncesinde düzenli olarak yapılan egzersizin de önemine dikkat çekti. Elde edilen bulgular, egzersizin operasyon sonrası komplikasyon riskini, ağrı düzeyini, hastanede kalış süresini ve ölüm oranını azalttığına dair yüksek düzeyde kanıt sundu.</p>
<p data-start="2146" data-end="2713" class=""><strong data-start="2146" data-end="2202">'Bu bulgular tedavi protokollerine entegre edilmeli'</strong><br data-start="2202" data-end="2205">Araştırmacılar, ulaşılan sonuçların egzersizin kanser tedavi protokollerine entegre edilmesi gerektiğini gösterdiğini belirtti. Yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi: ‘Bu çalışma, egzersizin kanser tedavi protokollerine entegre edilmesinin etkinliğini bir kez daha ortaya koymaktadır. Orta ila yüksek düzeyde güvenilirliğe sahip bulgular, egzersizin tedaviye bağlı olumsuz etkileri azalttığını, beden yapısını ve biyolojik göstergeleri iyileştirdiğini ve yaşam kalitesini artırdığını göstermektedir.’</p>
<p data-start="2715" data-end="3338" class=""><strong data-start="2715" data-end="2768">Uzman görüşü: 'Kendi temposunda ilerlemek önemli'</strong><br data-start="2768" data-end="2771">Çalışmada yer almayan ancak bulguları değerlendiren İngiltere Kanser Araştırmaları Vakfı’ndan uzman hemşire Celene Doherty ise konuyla ilgili şunları söyledi: ‘Bu araştırma, egzersizin kanser tedavisinin yan etkilerini azaltma ve uzun vadeli sağlık sonuçlarını iyileştirme açısından faydalı olduğuna dair kanıtları güçlendiriyor. Ancak hastalar teşhis sonrası oldukça zorlu bir süreçten geçiyor. Bu dönemde yaşam tarzı değişikliklerine odaklanmak zorlayıcı olabilir. Önemli olan, herkesin kendi temposunda ilerlemesi ve kendine uygun aktiviteleri tercih etmesidir.’</p>
<p data-start="3340" data-end="3466" class="">Doherty, egzersiz konusunda destek almak isteyen hastaların, kendi onkoloji ekiplerine danışmaları gerektiğini de vurguladı.</p>
<p data-start="3468" data-end="3669" class=""></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Egzama Hastalarına Uzman Uyarısı: &amp;apos;Kaşıntı Geceleri Artıyor, Steroid Kremler Dikkatle Kullanılmalı&amp;apos;</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/egzama-hastalarina-uzman-uyarisi-kasinti-geceleri-artiyor-steroid-kremler-dikkatle-kullanilmali</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/egzama-hastalarina-uzman-uyarisi-kasinti-geceleri-artiyor-steroid-kremler-dikkatle-kullanilmali</guid>
<description><![CDATA[ Egzama, yaşam kalitesini ciddi şekilde düşüren kronik bir cilt hastalığı olarak öne çıkarken, Dermatoloji Uzmanı Dr. Rahime Kaşıkaralar hastalara günlük bakım, tetikleyicilerden korunma ve ilaç tedavisiyle ilgili önemli uyarılarda bulundu. Kaşıntının gece artabileceğini ve steroid kremlerin mutlaka doktor kontrolünde kullanılması gerektiğini vurgulayan Kaşıkaralar, nemlendirici kullanımının ve antihistaminik ilaçların önemine de dikkat çekti. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202505/image_870x_681b069df22db.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 07 May 2025 13:27:05 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Egzama neden olur, egzama belirtileri nelerdir, egzama nasıl tedavi edilir, egzama hastaları nelere dikkat etmeli</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><br data-start="598" data-end="601">Egzama, ciltte kaşıntı, kızarıklık, kabarcık ve iltihaplı döküntülerle kendini gösteren, kronik seyirli bir cilt hastalığıdır. Batıgöz Sağlık Grubu Balçova - İzmir şubesinde görev yapan Dermatoloji Uzmanı Uzm. Dr. Rahime Kaşıkaralar, egzama hakkında bilgi vererek hastalığın belirtileri, tetikleyicileri ve tedavi yöntemleri üzerine kapsamlı açıklamalarda bulundu.</p>
<p></p>
<p data-start="967" data-end="1328" class=""><strong data-start="967" data-end="1006">Belirtiler kişiden kişiye değişiyor</strong><br data-start="1006" data-end="1009">Dr. Rahime Kaşıkaralar, egzama belirtilerinin kişiye göre farklılık gösterebileceğini belirterek, en yaygın belirtiler arasında ciltte kuruluk, kaşıntı, kızarıklık, kabarcık, kalınlaşma ve çatlaklar bulunduğunu ifade etti. Özellikle geceleri artan kaşıntının, hastalar için en rahatsız edici semptom olduğunu vurguladı.</p>
<p data-start="1330" data-end="1770" class=""><strong data-start="1330" data-end="1365">Tetikleyicilerden kaçınmak şart</strong><br data-start="1365" data-end="1368">Egzama alevlenmelerinde çevresel ve içsel tetikleyicilerin rol oynadığını belirten Kaşıkaralar, bu tetikleyiciler arasında stres, deterjan ve sabunlar, alerjenler ile sıcak-soğuk hava değişimleri gibi faktörlerin yer aldığını söyledi. Ayrıca bazı gıdaların da egzama belirtilerini şiddetlendirebileceğine dikkat çekti. Hastaların bu tetikleyicileri tanımlayarak uzak durmasının önem taşıdığını aktardı.</p>
<p data-start="1772" data-end="2146" class=""><strong data-start="1772" data-end="1798">Günlük bakım önerileri</strong><br data-start="1798" data-end="1801">Dr. Kaşıkaralar, egzamalı bireylerin ciltlerinin nem kaybına yatkın olduğunu belirterek, nemlendirici kullanımının günlük bakımın temelini oluşturduğunu ifade etti. Düzenli nemlendirici kullanımıyla ciltteki kuruluk ve kaşıntının azaltılabileceğini, cildin su tutma kapasitesinin arttırılarak egzamanın etkilerinin hafifletilebileceğini söyledi.</p>
<p data-start="2148" data-end="2602" class=""><strong data-start="2148" data-end="2176">Tıbbi tedavi seçenekleri</strong><br data-start="2176" data-end="2179">Egzama tedavisinde steroid içerikli kremlerin kullanıldığını belirten Kaşıkaralar, bu ilaçların iltihap ve kaşıntıyı azaltmada etkili olduğunu ancak uzun süreli kullanımda yan etkiler doğurabileceği için doktor kontrolünde uygulanması gerektiğini vurguladı. Ayrıca kaşıntının kontrolü için antihistaminik ilaçların da reçete edilebileceğini ve bu ilaçların özellikle gece kaşıntısını azaltmada etkili olduğunu dile getirdi.</p>
<p data-start="2604" data-end="2961" class=""><strong data-start="2604" data-end="2641">Kaşıntıya karşı dikkatli olunmalı</strong><br data-start="2641" data-end="2644">Dr. Rahime Kaşıkaralar, kaşıntının kontrol altına alınmasının hastalığın yönetimi açısından önemli olduğunu belirtti. Sürekli kaşımanın cildi daha fazla tahriş ettiğini ve enfeksiyon riskini artırdığını vurgulayan Kaşıkaralar, kaşıntıyı azaltıcı tedavilerle birlikte tırnakların kısa tutulması gerektiğini ifade etti.</p>
<p data-start="2963" data-end="3089" class="">Egzama ile yaşamda hem günlük bakım hem de doğru tıbbi müdahale, hastalığın kontrol altına alınmasında kritik bir rol oynuyor.</p>
<p data-start="3091" data-end="3221" class=""><strong data-start="3091" data-end="3103"></strong></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Boğmaca Aşısında Alarm Zilleri: Vakalar Patladı, Uzmanlar Uyardı</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/bogmaca-asisinda-alarm-zilleri-vakalar-patladi-uzmanlar-uyardi</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/bogmaca-asisinda-alarm-zilleri-vakalar-patladi-uzmanlar-uyardi</guid>
<description><![CDATA[ Bebek ve küçük çocuklarda hayati tehlikeye yol açabilen boğmaca vakaları dünya genelinde yeniden artışa geçti. Aşılama oranlarının düşmesiyle risk yükselirken, uzmanlar ebeveynleri düzenli aşı ve hatırlatma dozları konusunda uyarıyor. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202505/image_870x_681b06eed292a.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 07 May 2025 13:27:05 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Boğmaca vakaları neden arttı, aşılama oranları neden düşüyor, kimler boğmaca açısından en büyük risk grubunda, boğmaca aşısı hangi yaşlarda yapılmalı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><br data-start="351" data-end="354"><strong data-start="354" data-end="384">Boğmaca yeniden yükselişte</strong><br data-start="384" data-end="387">Tıbbi adıyla pertussis olarak bilinen boğmaca, bakteriyel bir solunum yolu enfeksiyonu olarak özellikle bebekler ve küçük çocuklar için ciddi riskler oluşturuyor. Şiddetli öksürük nöbetleriyle kendini gösteren hastalık, zatürre, solunum durması ve nöbet gibi ağır komplikasyonlara yol açabiliyor. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre, her yıl dünya genelinde 5 yaş altı yaklaşık 24 milyon çocuk boğmacaya yakalanıyor, 160 binden fazlası ise hayatını kaybediyor.</p>
<p></p>
<p data-start="855" data-end="1358" class=""><strong data-start="855" data-end="886">Pandemi sonrası hızlı artış</strong><br data-start="886" data-end="889">COVID-19 pandemisi döneminde uygulanan sosyal mesafe, maske kullanımı ve kapanmalar nedeniyle boğmaca vakaları ciddi oranda düşmüştü. Ancak 2022 sonrasında bu tablo tersine döndü. ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri (CDC) 2024 yılında 35 binden fazla vaka bildirdi. Bu sayı, pandemi öncesi 2019’daki rakamların neredeyse iki katına ulaşmış durumda. Ekim 2024 ile Nisan 2025 arasında ABD'de boğmaca nedeniyle iki bebek, bir çocuk ve bir yetişkin hayatını kaybetti.</p>
<p data-start="1360" data-end="1941" class=""><strong data-start="1360" data-end="1392">Aşılama oranlarında gerileme</strong><br data-start="1392" data-end="1395">Boğmaca, 1914’ten bu yana etkili ve güvenli bir aşı ile önlenebiliyor. Buna rağmen aşılamada düşüş dikkat çekiyor. ABD’de 2019-2020 döneminde anaokulu çağındaki çocukların yüzde 95’i aşılıyken, bu oran 2023-2024’te yüzde 92’ye geriledi. Ergenlik dönemindeki hatırlatma dozlarının yapılma oranı ise daha düşük seviyelerde seyrediyor. Uzmanlara göre 1990’larda tam hücreli aşıdan hücresiz aşıya geçilmesi de bağışıklık süresinin kısalmasına neden oldu. Tam hücreli aşının koruyuculuğu 10-12 yıl sürerken, hücresiz aşılarda bu süre 3-5 yıla düşüyor.</p>
<p data-start="1943" data-end="2566" class=""><strong data-start="1943" data-end="1983">En yüksek risk grubunda bebekler var</strong><br data-start="1983" data-end="1986">Boğmaca, aşılanmamış bireylerde yüzde 80 oranında bulaşma riski taşıyor. Özellikle 6 haftalıktan küçük ve henüz aşılanamayan bebekler en yüksek risk altında bulunuyor. Gebelik döneminde uygulanan aşı, annenin bağışıklığını bebeğe aktararak doğum sonrası koruma sağlıyor. CDC, çocuklara 2, 4, 6 ve 15. aylarda ve 4 yaşında olmak üzere toplam 5 doz aşı yapılmasını öneriyor. 11-12 yaşlarında bir hatırlatma dozu ve yetişkinlikte en az bir ek doz daha yapılması tavsiye ediliyor. Ayrıca bebeklerle temas eden yetişkinlerin de hatırlatma dozlarını yaptırmaları gerektiği belirtiliyor.</p>
<p data-start="2568" data-end="3036" class=""><strong data-start="2568" data-end="2609">Aşı güvenliği bilimsel olarak kanıtlı</strong><br data-start="2609" data-end="2612">Uzmanlara göre boğmaca aşısı 80 yılı aşkın süredir uygulanan ve güvenliği bilimsel olarak defalarca kanıtlanmış bir aşı. Yan etkiler genellikle hafif olup, ciddi reaksiyonlar yüzde 1’in altında görülüyor. Aşı takvimini eksiksiz tamamlayan çocukların yüzde 98’i ilk yıl içinde boğmacaya karşı korunuyor. Beş yıl sonra bu oran düşse de hatırlatma dozlarıyla koruma oranı hastaneye yatışlara karşı yüzde 90’a kadar çıkabiliyor.</p>
<p data-start="3038" data-end="3204" class=""><strong data-start="3038" data-end="3050"></strong></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Prof. Dr. Vefik Arıca: &amp;apos;Aşı takvimine uyulmazsa çocuklar ciddi hastalık riskiyle karşı karşıya kalır&amp;apos;</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/prof-dr-vefik-arica-asi-takvimine-uyulmazsa-cocuklar-ciddi-hastalik-riskiyle-karsi-karsiya-kalir</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/prof-dr-vefik-arica-asi-takvimine-uyulmazsa-cocuklar-ciddi-hastalik-riskiyle-karsi-karsiya-kalir</guid>
<description><![CDATA[ Aşılar, çocukluk döneminde gelişmekte olan bağışıklık sistemini güçlendirerek toplum sağlığını koruyor. Prof. Dr. Vefik Arıca, 14 Nisan 2025’te güncellenen aşı takvimiyle ilgili önemli uyarılarda bulundu: &#039;Aşılanmamış çocuklar enfeksiyonları yayabilir, toplum bağışıklığı zarar görür.&#039; ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202505/image_870x_681b070b167e5.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 07 May 2025 13:27:05 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Aşı takviminde hangi değişiklik yapıldı, hangi aşı hangi hastalığa karşı koruyor, çocuklara hangi yaşta hangi aşılar yapılıyor, aşıların yan etkileri neler</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p></p>
<p data-start="443" data-end="749" class=""><strong data-start="443" data-end="488">Aşılar bağışıklık sistemini güçlendiriyor</strong><br data-start="488" data-end="491">Modern tıbbın en etkili koruyucu yöntemlerinden biri olan aşılar, hastalık yapıcı mikropların zayıflatılmış ya da öldürülmüş halleriyle bağışıklık sistemini uyararak hastalıklara karşı koruma sağlıyor. Bu korumanın en kritik olduğu dönem ise çocukluk çağı.</p>
<p data-start="751" data-end="1016" class="">Sağlık Bilimleri Üniversitesi Prof. Dr. Cemil Taşcıoğlu Şehir Hastanesi Çocuk Kliniği Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Vefik Arıca, çocukların gelişmekte olan bağışıklık sistemleri nedeniyle aşılama programına eksiksiz şekilde uymanın hayati önem taşıdığını belirtiyor.</p>
<p data-start="1018" data-end="1443" class=""><strong data-start="1018" data-end="1061">Güncellenen aşı takvimi yürürlüğe girdi</strong><br data-start="1061" data-end="1064">Türkiye’de çocukluk çağı aşıları Sağlık Bakanlığı’nın belirlediği takvimle uygulanıyor. Bu takvim, bilimsel gelişmeler ışığında sürekli güncelleniyor. Prof. Dr. Arıca, 14 Nisan 2025 tarihi itibarıyla yeni bir düzenlemeye gidildiğini açıkladı. Buna göre, Hepatit B aşısı beşli karma aşıya entegre edilerek altı bileşenli karma aşı (Hexavalent aşı) şeklinde uygulanmaya başlandı.</p>
<p data-start="1445" data-end="1810" class=""><strong data-start="1445" data-end="1477">Aşıların uygulanma dönemleri</strong><br data-start="1477" data-end="1480">Aşılama programı doğumla birlikte başlıyor. Doğum sonrası ilk Hepatit B dozu verilirken, 2. ayda altı bileşenli karma aşı, Konjuge Pnömokok ve BCG (Verem) aşıları uygulanıyor. Devam eden aylarda farklı kombinasyonlarla aşılar sürüyor. 13 yaşında ise erişkin tipi tetanos-difteri aşısıyla çocukluk çağı aşı programı tamamlanıyor.</p>
<p data-start="1812" data-end="1950" class=""><strong data-start="1812" data-end="1851">Hangi aşı, hangi hastalığı önlüyor?</strong><br data-start="1851" data-end="1854">Prof. Dr. Arıca, aşıların hastalıklara karşı sağladığı koruma sürelerini şu şekilde özetliyor:</p>
<ul data-start="1951" data-end="2476">
<li data-start="1951" data-end="2025" class="">
<p data-start="1953" data-end="2025" class=""><strong data-start="1953" data-end="1966">Hepatit B</strong>: Karaciğer enfeksiyonu ve siroza karşı ömür boyu koruma.</p>
</li>
<li data-start="2026" data-end="2081" class="">
<p data-start="2028" data-end="2081" class=""><strong data-start="2028" data-end="2035">BCG</strong>: Vereme karşı tek dozla yeterli bağışıklık.</p>
</li>
<li data-start="2082" data-end="2177" class="">
<p data-start="2084" data-end="2177" class=""><strong data-start="2084" data-end="2100">DaBT-İPA-Hib</strong>: Difteri, boğmaca, çocuk felci, menenjit ve zatürreye karşı 10 yıl koruma.</p>
</li>
<li data-start="2178" data-end="2232" class="">
<p data-start="2180" data-end="2232" class=""><strong data-start="2180" data-end="2200">Konjuge Pnömokok</strong>: Menenjit ve zatürreye karşı.</p>
</li>
<li data-start="2233" data-end="2273" class="">
<p data-start="2235" data-end="2273" class=""><strong data-start="2235" data-end="2249">Oral Polio</strong>: Çocuk felcine karşı.</p>
</li>
<li data-start="2274" data-end="2339" class="">
<p data-start="2276" data-end="2339" class=""><strong data-start="2276" data-end="2289">Hepatit A</strong>: Karaciğer iltihabına karşı uzun süreli koruma.</p>
</li>
<li data-start="2340" data-end="2386" class="">
<p data-start="2342" data-end="2386" class=""><strong data-start="2342" data-end="2354">Suçiçeği</strong>: Genellikle ömür boyu koruma.</p>
</li>
<li data-start="2387" data-end="2476" class="">
<p data-start="2389" data-end="2476" class=""><strong data-start="2389" data-end="2427">KKK (Kızamık-Kızamıkçık-Kabakulak)</strong>: Uzun süreli koruma, gerektiğinde tekrar dozu.</p>
</li>
</ul>
<p data-start="2478" data-end="2768" class=""><strong data-start="2478" data-end="2531">Aşı karşıtlığı toplum bağışıklığını tehdit ediyor</strong><br data-start="2531" data-end="2534">Son yıllarda bazı ailelerin aşıya mesafeli yaklaşması toplum sağlığı açısından tehdit oluşturuyor. Prof. Dr. Arıca, “Aşılanmamış çocuklar, enfeksiyonu yayarak bağışıklığı olmayan bireyler için risk oluşturuyor” uyarısında bulunuyor.</p>
<p data-start="2770" data-end="3111" class=""><strong data-start="2770" data-end="2813">Yan etkiler genellikle hafif seyrediyor</strong><br data-start="2813" data-end="2816">Aşıların güvenli olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Arıca, en sık görülen yan etkilerin düşük ateş, aşı yerinde kızarıklık ve hafif huzursuzluk olduğunu belirtiyor. 39.5 dereceyi geçen ateş, şiddetli ağrı veya bilinç değişikliği gibi durumlarda ise mutlaka sağlık kuruluşuna başvurulması gerekiyor.</p>
<p data-start="3113" data-end="3423" class=""><strong data-start="3113" data-end="3166">Toplum bağışıklığı için aşı takvimi hayati önemde</strong><br data-start="3166" data-end="3169">Türkiye’de aşıların ücretsiz, etkili ve yüksek güvenlik standartlarına uygun şekilde uygulandığını belirten Prof. Dr. Arıca, “Toplum bağışıklığını sağlamak ve salgınları önlemek için aşı takvimine tam uyum önemli” diyerek ebeveynlere çağrıda bulunuyor.</p>
<p data-start="3425" data-end="3597" class=""><strong data-start="3425" data-end="3437"></strong></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Demans Riskini Yarıdan Fazla Azaltıyor: Teknoloji Kullanımı Yaşlılıkta Beyni Koruyabilir</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/demans-riskini-yaridan-fazla-azaltiyor-teknoloji-kullanimi-yaslilikta-beyni-koruyabilir</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/demans-riskini-yaridan-fazla-azaltiyor-teknoloji-kullanimi-yaslilikta-beyni-koruyabilir</guid>
<description><![CDATA[ 50 yaş üstü 411 binden fazla kişinin incelendiği araştırma, teknoloji kullanımının yaşlı bireylerde bilişsel bozulma riskini yüzde 58 oranında azalttığını ortaya koydu. Uzmanlara göre sosyal medya, hatırlatıcı uygulamalar ve yeni teknolojiler, zihinsel sağlığı güçlendiriyor. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202505/image_870x_681b0727b3bf5.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 07 May 2025 13:27:05 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Demans riski teknolojiyle nasıl azalıyor, yaşlılarda teknoloji kullanımı beyni nasıl etkiliyor, hangi teknolojik uygulamalar bilişsel sağlığı destekliyor, uzmanlar yaşlılara teknoloji öğretme konusunda ne öneriyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><br data-start="416" data-end="419"><strong data-start="419" data-end="458">57 ayrı çalışmadan çarpıcı sonuçlar</strong><br data-start="458" data-end="461">Nature Human Behaviour dergisinde yayımlanan araştırmada, 50 yaş üzerindeki 411 binden fazla kişiyi kapsayan 57 farklı çalışma analiz edildi. Çalışmaların yöntemleri farklı olsa da, ulaşılan ortak sonuç teknoloji kullanımının bilişsel gerilemeyi yavaşlattığı yönünde oldu.</p>
<p></p>
<p data-start="735" data-end="1182" class=""><strong data-start="735" data-end="781">Bilişsel bozulma riski yüzde 58 daha düşük</strong><br data-start="781" data-end="784">İstatistiksel analizlere göre, teknoloji kullanan yaşlı bireylerde bilişsel bozulma riski yüzde 58 oranında daha düşük. Ayrıca bu bireylerde yaşa bağlı zihinsel gerilemenin yüzde 26 ila 34 oranında daha yavaş ilerlediği saptandı. Araştırma doğrudan bir nedensellik kurmasa da, eğitim düzeyi, meslek ve sosyoekonomik durum gibi etkenler sabit tutulduğunda dahi bu olumlu etkinin sürdüğü gözlemlendi.</p>
<p data-start="1184" data-end="1688" class=""><strong data-start="1184" data-end="1251">Beyin aktivitesini artırıyor, sosyal bağlantıları güçlendiriyor</strong><br data-start="1251" data-end="1254">Texas Üniversitesi'nden nöropsikolog Jared Benge, yaşlı bireylerin teknoloji kullanarak bilişsel sağlıklarını koruyabileceklerini belirtti. Benge’ye göre yeni uygulamalar öğrenmek, zihni zorlayarak beyin aktivitesini artırıyor. Ayrıca sosyal medya ve görüntülü arama uygulamaları, yaşlıların sosyal çevreleriyle bağlantıda kalmasına yardımcı oluyor. Bu durum, demans gelişimiyle yakından ilişkili olan yalnızlık hissini azaltabiliyor.</p>
<p data-start="1690" data-end="2014" class=""><strong data-start="1690" data-end="1733">Günlük yaşamda işlevselliği destekliyor</strong><br data-start="1733" data-end="1736">Hatırlatıcı uygulamalar, ilaç saatlerinin takibi ve sağlık randevularının yönetimi gibi işlevlerle yaşlı bireylerin bağımsız yaşamlarını sürdürmelerine destek sağlıyor. Uzmanlar, teknolojiden uzak duran yaşlıların bu tutumlarını yeniden değerlendirmeleri gerektiğini vurguluyor.</p>
<p data-start="2016" data-end="2402" class=""><strong data-start="2016" data-end="2066">Uzman uyarısı: Yakınlarınıza teknoloji öğretin</strong><br data-start="2066" data-end="2069">Araştırmacılardan Scullin, teknolojiden uzak duran bireylerin yeniden yönlendirilmesi gerektiğini ifade etti. ‘Anne veya babanız teknolojiye mesafeliyse, belki bu yaklaşımı değiştirmenin zamanı gelmiştir’ diyen Scullin, akıllı telefon veya tablet kullanımı gibi konularda sabırlı ve basit başlangıçların etkili olabileceğini söyledi.</p>
<p data-start="2404" data-end="2634" class=""><strong data-start="2404" data-end="2416"></strong></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Özel tıp merkezlerinde doğumda yeni dönem: Planlı sezaryen yasaklandı, doğum ünitesi şartı geldi</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/ozel-tip-merkezlerinde-dogumda-yeni-doenem-planli-sezaryen-yasaklandi-dogum-unitesi-sarti-geldi</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/ozel-tip-merkezlerinde-dogumda-yeni-doenem-planli-sezaryen-yasaklandi-dogum-unitesi-sarti-geldi</guid>
<description><![CDATA[ Sağlık Bakanlığı’nın yayımladığı yeni yönetmelikle birlikte, özel tıp merkezlerinde planlı sezaryen doğumlara izin verilmeyecek. Doğum hizmeti verilebilmesi için ise ameliyathaneye yakın ve kontrollü giriş-çıkışlara sahip doğum ünitesi kurulması zorunlu olacak. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202505/image_870x_681b074684973.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 07 May 2025 13:26:50 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Tıp merkezlerinde planlı sezaryen neden yasaklandı, doğum ünitesi kurma şartları neler, elektronik kayıt sistemi nasıl işleyecek, cerrahi müdahalelere hangi kısıtlamalar getirildi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><br data-start="410" data-end="413"><strong data-start="413" data-end="467">Tıp merkezlerinde planlı sezaryen dönemi sona erdi</strong><br data-start="467" data-end="470">Sağlık Bakanlığı, 'Sağlıklı Türkiye Yüzyılı' programı çerçevesinde Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelik’te önemli değişikliklere gitti. Resmi Gazete’de yayımlanan yeni düzenlemeye göre özel tıp merkezlerinde planlı sezaryen uygulaması yapılamayacak.</p>
<p></p>
<p data-start="762" data-end="1051" class=""><strong data-start="762" data-end="802">Doğum ünitesi zorunlu hale getirildi</strong><br data-start="802" data-end="805">Doğum yaptırılmak istenen merkezlerde ameliyathaneye kolay ulaşılabilir konumda ve genel sirkülasyondan izole edilmiş doğum ünitesi kurulması mecburi olacak. Ameliyathanesi bulunmayan merkezlerde ise doğum ünitesi kurulmasına izin verilmeyecek.</p>
<p data-start="1053" data-end="1321" class=""><strong data-start="1053" data-end="1093">Elektronik kayıt zorunluluğu geliyor</strong><br data-start="1093" data-end="1096">Yeni düzenlemeyle birlikte tıp merkezlerinde tüm hasta kayıtlarının elektronik ortamda tutulması ve bildirilmesi zorunlu hale getirildi. Arşivleme işlemleri de günümüz teknolojisine uygun olarak dijital ortamda yürütülecek.</p>
<p data-start="1323" data-end="1695" class=""><strong data-start="1323" data-end="1378">Cerrahi müdahalelere kısıtlama, uygulama izni şartı</strong><br data-start="1378" data-end="1381">Uzman tabip sayısı 10’un üzerinde olan ve 24 saat kesintisiz hizmet veren tıp merkezlerinde, cerrahi müdahale birimi ile acil ünitesi kurulabilecek. Ancak bu müdahalelerin ikinci bir işlem gerektirmeyecek nitelikte olması şart koşulacak. Ayrıca tüm bu işlemler için uygulama izin belgesi alınması zorunlu olacak.</p>
<p data-start="1697" data-end="1977" class=""><strong data-start="1697" data-end="1751">Poliklinikler birleşip tıp merkezine dönüşebilecek</strong><br data-start="1751" data-end="1754">Yeni yönetmelik, iki veya daha fazla polikliniğin birleştirilerek tıp merkezi oluşturulmasına da olanak tanıyor. Muayenehanelerde yapılacak tüm tıbbi uygulamaların çağdaş tıp kurallarına uygun olması gerektiği vurgulandı.</p>
<p data-start="1979" data-end="2231" class=""><strong data-start="1979" data-end="2034">Laboratuvar ve görüntüleme hizmetlerine belge şartı</strong><br data-start="2034" data-end="2037">Tıp merkezleri bünyesinde verilecek laboratuvar, radyoloji, radyasyon onkolojisi ve nükleer tıp hizmetlerinin ise yalnızca gerekli izin belgelerinin alınması durumunda sunulabileceği belirtildi.</p>
<p data-start="2233" data-end="2429" class=""><strong data-start="2233" data-end="2245"></strong></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Gizli Tuz Tehdidi: Günlük Gıdalardaki Tuz, Obezite Riskini Altı Kata Kadar Artırıyor</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/gizli-tuz-tehdidi-gunluk-gidalardaki-tuz-obezite-riskini-alti-kata-kadar-artiriyor</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/gizli-tuz-tehdidi-gunluk-gidalardaki-tuz-obezite-riskini-alti-kata-kadar-artiriyor</guid>
<description><![CDATA[ Avrupa Obezite Kongresi&#039;nde sunulacak araştırma, gündelik olarak tüketilen ekmek, peynir ve işlenmiş et ürünlerinden alınan sodyumun obezite riskini kadınlarda 4,3 kata, erkeklerde ise 6 kata kadar artırabildiğini ortaya koydu. Araştırmacılar, bireysel önlemlerin yetersiz olduğunu, obeziteyle mücadele için gıda politikalarının değiştirilmesi gerektiğini vurguluyor. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202505/image_870x_681b07f2139bd.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 07 May 2025 13:26:50 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Tuz tüketimi obeziteyi nasıl etkiliyor, kadınlarda ve erkeklerde risk oranları nedir, hangi gıdalar gizli sodyum içeriyor, obeziteyle mücadele için hangi politikalar öneriliyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><br data-start="504" data-end="507"><strong data-start="507" data-end="556">Tuz ve obezite arasındaki bağlantı netleşiyor</strong><br data-start="556" data-end="559">Avrupa Obezite Kongresi’nde (ECO 2025) sunulacak yeni bir araştırma, yüksek tuz tüketiminin obezite üzerindeki etkilerini gözler önüne seriyor. Finlandiya Sağlık ve Refah Enstitüsü’nden Annika Santalahti liderliğinde yürütülen çalışma, özellikle kadın ve erkeklerde görülen karın ve genel obezite riskinin yüksek sodyum alımıyla doğrudan bağlantılı olduğunu ortaya koydu.</p>
<p></p>
<p data-start="932" data-end="1397" class=""><strong data-start="932" data-end="980">Gizli tehlike: Günlük gıdalarda gizli sodyum</strong><br data-start="980" data-end="983">Dünya Sağlık Örgütü, obeziteyi 30 kg/m² ve üzeri vücut kitle indeksi (VKİ) olarak tanımlarken, karın obezitesi ise iç organlar çevresinde yağ birikimi ile ölçülüyor. Finlandiya’da tuz tüketimi 1970’lerden sonra azalmış olsa da, 2007 yılından itibaren sabit seyrediyor. Uzmanlar, tuzun yalnızca cips, kraker gibi gıdalardan değil; ekmek, peynir ve işlenmiş et gibi her gün tüketilen ürünlerden geldiğini belirtiyor.</p>
<p data-start="1399" data-end="1872" class=""><strong data-start="1399" data-end="1450">Kadın ve erkeklerde ciddi farklar tespit edildi</strong><br data-start="1450" data-end="1453">Ulusal FinHealth 2017 çalışmasından elde edilen verilere göre, kadınların günlük tuz tüketimi DSÖ’nün önerdiği sınırın iki katı, erkeklerin ise üç katı seviyesinde. En yüksek sodyum tüketen kadınların, en düşük tüketen kadınlara kıyasla genel obezite riskinin 4,3 kat; karın obezitesi riskinin ise 3,4 kat arttığı görüldü. Erkeklerde ise bu oran genel obezite için 6 kat, karın obezitesi için 4,7 kat olarak kaydedildi.</p>
<p data-start="1874" data-end="2357" class=""><strong data-start="1874" data-end="1914">Biyolojik etkiler ve çözüm önerileri</strong><br data-start="1914" data-end="1917">Araştırmacılar, yüksek sodyumun tokluk hormonları ve bağırsak mikrobiyomu üzerinde biyolojik etkiler yaratabileceğini vurguluyor. Ayrıca bu durumun, aşırı işlenmiş gıdaların daha fazla tüketilmesini de yansıttığı ifade ediliyor. ‘Günlük tüketilen gıdaların ne kadar tuzlu olduğuna dikkat etmek gerekiyor’ diyen ekip, obeziteyle mücadelede bireysel farkındalığın yeterli olmadığını, gıda politikalarında köklü değişim gerektiğini belirtiyor.</p>
<p data-start="2359" data-end="2552" class=""><strong data-start="2359" data-end="2371"></strong></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Toprakla oynayan çocuklar sadece bağışıklık değil, ruh sağlığı da kazanıyor</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/toprakla-oynayan-cocuklar-sadece-bagisiklik-degil-ruh-sagligi-da-kazaniyor</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/toprakla-oynayan-cocuklar-sadece-bagisiklik-degil-ruh-sagligi-da-kazaniyor</guid>
<description><![CDATA[ Aşırı hijyen takıntısının çocukların bağışıklık sistemini olumsuz etkileyebileceğine dikkat çeken uzmanlar, doğayla temasın bağırsak sağlığını ve hatta ruh halini olumlu etkilediğini belirtiyor. Mikrobiyota çeşitliliğinin sağlıklı gelişimdeki rolü vurgulanıyor. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202505/image_870x_681b0841b7247.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 07 May 2025 13:26:50 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Çocuklarda hijyen takıntısı bağışıklığı nasıl etkiler, bağırsak mikrobiyotası nedir, doğayla temas çocuk sağlığına ne kazandırır, aşırı temizlik ruh halini nasıl etkiler</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><br data-start="389" data-end="392"><strong data-start="392" data-end="443">Aşırı temizlik çocuk sağlığını nasıl etkiliyor?</strong><br data-start="443" data-end="446">Günümüzde çocuklar, toprakla oynamaktan uzak steril ortamlarda büyüyor. Hijyen odaklı yaşam tarzı, sık dezenfektan kullanımı ve antibakteriyel ürünlerle temizlik, çocukların bağışıklık sistemini şekillendiren bağırsak mikrobiyotasını tehdit edebiliyor. Uzmanlar, bu durumun çocukların sağlığı üzerinde beklenmedik etkiler doğurabileceğini vurguluyor.</p>
<p></p>
<p data-start="798" data-end="1291" class=""><strong data-start="798" data-end="838">Bağırsaklardaki görünmez kahramanlar</strong><br data-start="838" data-end="841">Sağlık Bilimleri Üniversitesi Şişli Hamidiye Etfal SUAM Çocuk Gastroenteroloji'den Prof. Dr. Ayşe Merve Usta, bağırsak mikrobiyotasının çocuk gelişimindeki önemine dikkat çekiyor. 'Bağırsaklarımızda trilyonlarca faydalı bakteri bulunur. Bu mikroorganizmalar sindirimden bağışıklığa, hatta ruh sağlığına kadar birçok süreci etkiler' diyen Usta, çocukların doğal yollarla mikrop çeşitliliğiyle tanışmasının sağlık açısından faydalı olduğunu belirtiyor.</p>
<p data-start="1293" data-end="1711" class=""><strong data-start="1293" data-end="1336">Doğayla temas bağışıklığı güçlendiriyor</strong><br data-start="1336" data-end="1339">Prof. Dr. Usta, doğayla iç içe büyüyen çocukların, çevresel mikroplarla daha fazla temas ettiğini ve bu temasın bağırsak mikrobiyotasını olumlu etkilediğini söylüyor. Toprakla oynayan, hayvanlarla vakit geçiren çocukların daha dirençli olduğu ifade ediliyor. Hijyen hipotezine göre, mikrop maruziyetinin az olması; alerji, astım ve otoimmün hastalık riskini artırabiliyor.</p>
<p data-start="1713" data-end="2078" class=""><strong data-start="1713" data-end="1747">Hijyenin sınırı nerede olmalı?</strong><br data-start="1747" data-end="1750">Hijyenin tamamen terk edilmesi değil, dengenin kurulması gerektiğini söyleyen Usta, 'Hijyenin amacı zararlı mikroplardan korunmaktır ama faydalı mikroplarla temas da sağlanmalı' diyor. Çocuklara el yıkamanın gerekliliği öğretilmeli ancak her ortamın sürekli dezenfekte edilmesi yerine sabun ve suyun yeterli olduğu belirtiliyor.</p>
<p data-start="2080" data-end="2513" class=""><strong data-start="2080" data-end="2116">Beslenme ve yaşam tarzının önemi</strong><br data-start="2116" data-end="2119">Sağlıklı mikrobiyota için doğumdan itibaren dikkatli olunması gerektiğini belirten Prof. Dr. Usta, normal doğum, anne sütü, az antibiyotik kullanımı ve dengeli beslenmenin önemini vurguluyor. Lifli gıdalar, fermente ürünler ve prebiyotik besinler bağırsak sağlığını destekliyor. Ayrıca doğayla temas, yeterli uyku ve stres yönetimi de sağlıklı gelişim için önemli başlıklar arasında yer alıyor.</p>
<p data-start="2515" data-end="2884" class=""><strong data-start="2515" data-end="2555">Kirlenmek sağlığa katkı sağlayabilir</strong><br data-start="2555" data-end="2558">Toprakla oynamak ve doğada vakit geçirmek, sadece fiziksel değil, zihinsel gelişimi de destekliyor. Prof. Dr. Usta'ya göre, 'Bağırsak ikinci beynimizdir' ve bağırsak mikrobiyotası mutluluk hormonları üzerinde dahi etkili olabilir. Doğayla temas eden çocukların stres düzeyleri daha düşük, ruh halleri ise daha olumlu olabilir.</p>
<p data-start="2886" data-end="3072" class=""><strong data-start="2886" data-end="2898"></strong></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Polenler havada, risk kapıda: Bahar alerjisi çocukları ve yetişkinleri etkisi altına aldı</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/polenler-havada-risk-kapida-bahar-alerjisi-cocuklari-ve-yetiskinleri-etkisi-altina-aldi</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/polenler-havada-risk-kapida-bahar-alerjisi-cocuklari-ve-yetiskinleri-etkisi-altina-aldi</guid>
<description><![CDATA[ Ağaçların çiçek açması ve polenlerin yayılmasıyla birlikte alerjik hastalıklar yeniden gündeme geldi. Özellikle çocuklar ve hassas bireyler için burun akıntısı, kaşıntı ve nefes darlığı gibi şikayetler artarken, uzmanlar korunma yollarını ve dikkat edilmesi gerekenleri sıraladı. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202505/image_870x_681b081aa1d5f.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 07 May 2025 13:26:50 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Polen alerjisi belirtileri nelerdir, bahar alerjisi soğuk algınlığından nasıl ayırt edilir, alerjik bireyler dışarı çıkarken ne yapmalı, hangi besinler alerjik reaksiyona neden olabilir</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><br data-start="421" data-end="424"><strong data-start="424" data-end="466">Polen sezonu başladı, şikayetler arttı</strong><br data-start="466" data-end="469">Baharın gelişiyle doğa canlanırken, alerjik hastalıklarda da artış yaşanıyor. Ağaçlardan salınan polenler, özellikle alerjik bireylerde hayat kalitesini ciddi oranda düşüren belirtilere yol açıyor. Prof. Dr. Cemil Taşcıoğlu Şehir Hastanesi Çocuk İmmünoloji ve Alerji Kliniği’nden Prof. Dr. Deniz Özçeker, özellikle çocukların bahar alerjisinden daha yoğun etkilendiğini belirtiyor.</p>
<p></p>
<p data-start="852" data-end="1217" class=""><strong data-start="852" data-end="894">Alerji mevsimi yılın yarısını kapsıyor</strong><br data-start="894" data-end="897">Türkiye’de polen sezonu ocak ayında başlayıp yaz ortasına kadar sürebiliyor. Ağaç, çayır ve tahıl polenlerinin yayılmasıyla birlikte burun kaşıntısı, hapşırma, gözlerde kızarma ve sulanma gibi belirtiler ortaya çıkıyor. Astım hastalarında ise nefes darlığı, öksürük ve göğüs sıkışması gibi şikayetlerde artış gözleniyor.</p>
<p data-start="1219" data-end="1572" class=""><strong data-start="1219" data-end="1261">Soğuk algınlığı ile karıştırılabiliyor</strong><br data-start="1261" data-end="1264">Prof. Dr. Özçeker, bahar alerjisinin soğuk algınlığıyla benzer belirtiler gösterdiği için sıklıkla karıştırıldığını ifade ediyor. Ancak alerjide genellikle ateş ve kas ağrısı görülmezken, burun akıntısı daha şeffaf ve sürekli oluyor. Gözlerde kaşıntı ve sulanma da alerjiye özgü bulgular arasında yer alıyor.</p>
<p data-start="1574" data-end="1914" class=""><strong data-start="1574" data-end="1614">Genetik ve çevresel faktörler etkili</strong><br data-start="1614" data-end="1617">Bahar alerjilerinde genetik yatkınlık önemli bir risk faktörü olarak öne çıkıyor. Ailede alerji öyküsü olan bireylerde bahar alerjisi görülme olasılığı daha yüksek. Bunun yanında sigara dumanı, hava kirliliği ve kapalı ortamlarda uzun süre vakit geçirmek de alerjik reaksiyonlara zemin hazırlıyor.</p>
<p data-start="1916" data-end="2301" class=""><strong data-start="1916" data-end="1946">Dikkat edilmesi gerekenler</strong><br data-start="1946" data-end="1949">Alerjik bireylerin sabah ve öğle saatlerinde, özellikle kuru ve rüzgarlı havalarda dışarı çıkmamaları öneriliyor. Dışarı çıkıldığında şapka, maske ve gözlük gibi koruyucuların kullanılması, eve dönüşte ise kıyafetlerin değiştirilip duş alınması tavsiye ediliyor. Çamaşırların dışarıda kurutulmaması ve pencere açma saatlerine dikkat edilmesi de önemli.</p>
<p data-start="2303" data-end="2696" class=""><strong data-start="2303" data-end="2348">Alerjiye karşı evde alınabilecek önlemler</strong><br data-start="2348" data-end="2351">Ev ve iş yerlerinde hava temizleyici cihazlar kullanılarak polen yoğunluğu azaltılabiliyor. Polen alerjisi olanların, çapraz reaksiyona neden olabilecek çiğ sebze, meyve, kuruyemiş ve baharatları tüketirken dikkatli olması gerekiyor. Bu tür gıdaların ardından ağız çevresinde kaşıntı veya şişlik oluşursa derhal bir alerji uzmanına başvurulmalı.</p>
<p data-start="2698" data-end="3062" class=""><strong data-start="2698" data-end="2731">Tedavi süreci ve alerji aşısı</strong><br data-start="2731" data-end="2734">Prof. Dr. Özçeker, alerjik çocukların mutlaka bir uzmana başvurarak test yaptırması gerektiğini belirtiyor. Duyarlılık gösterilen polenler belirlendikten sonra, polen sezonuna uygun tedavi planlanabiliyor. Hafif belirtiler ilaçlarla kontrol altına alınabilirken, şiddetli vakalarda immünoterapi yani alerji aşısı önerilebiliyor.</p>
<p data-start="3064" data-end="3391" class=""><strong data-start="3064" data-end="3097">Alerji krizinde ne yapılmalı?</strong><br data-start="3097" data-end="3100">Reaksiyon gelişen bireylerin sakin kalması, bol su ile ağız temizliği yapması ve dinlenmesi gerekiyor. Çoğu alerjik reaksiyon antialerjik ilaçlarla kısa sürede geçiyor. Ancak ciddi reaksiyon durumunda yanlarında adrenalin oto-enjektör taşıyan hastaların acilen müdahale etmesi gerekebiliyor.</p>
<p data-start="3393" data-end="3597" class=""><strong data-start="3393" data-end="3405"></strong></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Latin Amerika&amp;apos;yı saran &amp;apos;görünmez salgın&amp;apos;: 3 mm&amp;apos;lik sinekle yayılan virüs 20 bini geçti</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/latin-amerikayi-saran-goerunmez-salgin-3-mmlik-sinekle-yayilan-virus-20-bini-gecti</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/latin-amerikayi-saran-goerunmez-salgin-3-mmlik-sinekle-yayilan-virus-20-bini-gecti</guid>
<description><![CDATA[ Oropouche virüsü Latin Amerika&#039;da hızla yayılıyor. Uzmanlara göre her 10 kişiden biri bu virüse yakalanmış olabilir. Henüz aşısı veya özel tedavisi olmayan hastalık, ciddi doğum anomalileriyle ilişkilendiriliyor. Sinekler ise cibinlikleri bile aşıyor. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202505/image_870x_681b086f5c782.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 07 May 2025 13:26:50 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Oropouche virüsü nedir, Latin Amerika&#039;da kaç kişiye bulaştı, nasıl bulaşıyor, hangi bölgeler en çok risk altında</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><br data-start="390" data-end="393"><strong data-start="393" data-end="448">Almanya'dan gelen uyarı: Oropouche virüsü yayılıyor</strong><br data-start="448" data-end="451">Almanya’nın Charite – Universitatsmedizin Berlin kurumunda görevli bilim insanlarının yürüttüğü kapsamlı araştırma, Latin Amerika'da hızla yayılan Oropouche virüsüne dikkat çekiyor. The Lancet Infectious Diseases dergisinde yayımlanan çalışmada, virüsün bölge genelinde büyük ölçüde teşhis edilmeden yayıldığı bildirildi.</p>
<p></p>
<p data-start="774" data-end="1105" class="">Charite Viroloji Enstitüsü ve Alman Enfeksiyon Araştırmaları Merkezi'nde çalışan Prof. Jan Felix Drexler, 'Verilerimiz, Oropouche virüsünün Latin Amerika'da büyük oranda tanı konulamamış bir halk sağlığı sorunu olduğunu gösteriyor. Bazı bölgelerde her on kişiden biri bu virüse daha önce yakalanmış olabilir' açıklamasında bulundu.</p>
<p data-start="1107" data-end="1437" class=""><strong data-start="1107" data-end="1151">Oropouche virüsü belirtileri ve etkileri</strong><br data-start="1151" data-end="1154">İlk olarak 1950’li yıllarda tanımlanan Oropouche virüsü, bugüne kadar nadir vakalarla biliniyordu. Ancak yalnızca 2023 sonundan bu yana bildirilen vaka sayısı 20 bini aştı. İki genç kadının hayatını kaybettiği, bazı gebeliklerde düşük ya da gelişim bozuklukları yaşandığı belirtildi.</p>
<p data-start="1439" data-end="1835" class="">Virüs; ateş, titreme, baş ağrısı, kas ve eklem ağrısı, bulantı ve cilt döküntüsü gibi semptomlara neden oluyor. Özellikle hamilelikte maruz kalındığında fetüs üzerinde olası etkileri halen araştırılıyor. Drexler, 'Zika virüsünde olduğu gibi ciddi doğumsal bozukluklara yol açıp açmadığını henüz bilmiyoruz. Ancak ilk bulgular, Oropouche’un etkilerinin Zika kadar ağır olmadığını gösteriyor' dedi.</p>
<p data-start="1837" data-end="2153" class=""><strong data-start="1837" data-end="1880">Virüsün yayılmasında iklim etkisi büyük</strong><br data-start="1880" data-end="1883">Araştırma kapsamında Bolivya, Brezilya, Kolombiya, Kosta Rika, Ekvador ve Peru’da 2001-2022 yılları arasında toplanan 9.400’ü aşkın kan örneği analiz edildi. Sonuçlar, Latin Amerika genelinde her 100 kişiden yaklaşık 6’sının virüse karşı antikor taşıdığını ortaya koydu.</p>
<p data-start="2155" data-end="2554" class="">Özellikle Amazon gibi sıcak ve düşük rakımlı bölgelerde enfeksiyon oranı yüzde 10’un üzerine çıkarken, yüksek rakımlı yerlerde bu oran oldukça düşük. Bilim insanları, virüsün yayılımında sıcaklık ve yoğun yağış gibi iklim koşullarının yanı sıra El Niño olaylarının da etkili olduğunu belirtiyor. Drexler, 'İklim değişikliği sürerse Oropouche virüsünün yayılımı daha da artabilir' uyarısında bulundu.</p>
<p data-start="2556" data-end="3070" class=""><strong data-start="2556" data-end="2594">Bulaşma yolu ve korunma yöntemleri</strong><br data-start="2594" data-end="2597">Virüs, halk arasında 'görünmez sinek' olarak adlandırılan, sadece 3 mm boyutundaki sinekler aracılığıyla bulaşıyor. Bu sineklerin, standart cibinliklerin gözeneklerinden geçebilecek kadar küçük olduğu belirtiliyor. Uzmanlar, riskli bölgelerde uzun giysiler giyilmesini, DEET ya da icaridin içeren sinek kovucular kullanılmasını ve ince gözenekli cibinliklerin tercih edilmesini öneriyor. Özellikle hamile kadınların bölgeye gitmeden önce doktora danışması tavsiye ediliyor.</p>
<p data-start="3072" data-end="3488" class=""><strong data-start="3072" data-end="3108">En yüksek risk Amazon bölgesinde</strong><br data-start="3108" data-end="3111">Haritalandırma çalışmalarına göre virüsün en yaygın olduğu bölge Amazon Yağmur Ormanları. Ancak Orta Amerika, Karayipler ve Brezilya’nın güney kıyı bölgelerinde de yüksek risk bulunuyor. Drexler, 'Oropouche, muhtemelen Latin Amerika’da böcek ısırıklarıyla bulaşan en yaygın virüslerden biri. Dengue ve chikungunya kadar dikkatle izlenmesi gerekiyor' değerlendirmesinde bulundu.</p>
<p data-start="3490" data-end="3621" class=""><strong data-start="3490" data-end="3502"></strong></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Parkinson’un ilk sinyalleri yıllar öncesinden geliyor: Donuk yüz, yavaş adımlar ve gece çırpınmaları</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/parkinsonun-ilk-sinyalleri-yillar-oencesinden-geliyor-donuk-yuz-yavas-adimlar-ve-gece-cirpinmalari</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/parkinsonun-ilk-sinyalleri-yillar-oencesinden-geliyor-donuk-yuz-yavas-adimlar-ve-gece-cirpinmalari</guid>
<description><![CDATA[ Titreme, hareketlerde yavaşlama, yüz mimiklerinde azalma gibi belirtilerle ortaya çıkan Parkinson hastalığı, sadece ileri yaşlarda değil gençlerde de görülebiliyor. Uzmanlara göre uykuda çırpınma ve bağırma gibi davranışlar, hastalığın yıllar öncesinden ortaya çıkan en erken uyarı işaretleri arasında yer alıyor. Erken teşhisle hem hastalığın seyri yavaşlatılabiliyor hem de yaşam kalitesi korunabiliyor. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202505/image_870x_681b088dbed5c.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 07 May 2025 13:26:50 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Parkinson hastalığı belirtileri nelerdir, erken teşhis neden önemlidir, Parkinson genç yaşta da görülür mü, Parkinson nasıl tedavi ediliyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><br data-start="558" data-end="561"><strong data-start="561" data-end="610">Parkinson hastalığına dikkat çeken belirtiler</strong><br data-start="610" data-end="613">El titremesi, adım yavaşlaması, donuk yüz ifadesi... Genellikle yaşlılığın doğal bir sonucu sanılsa da bu belirtiler Parkinson hastalığının erken işaretleri olabilir. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre, Parkinson’un küresel yaygınlığı son 25 yılda iki katına çıkarken, 2050 yılı itibarıyla bu hastalıkla yaşayan kişi sayısının 25 milyonu aşması bekleniyor. Uzmanlara göre artışın temel nedeni, dünya genelinde hızla yaşlanan nüfus.</p>
<p></p>
<p data-start="1047" data-end="1638" class=""><strong data-start="1047" data-end="1076">Hastalığın ilk sinyalleri</strong><br data-start="1076" data-end="1079">Marmara Üniversitesi Pendik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Nöroloji Kliniği’nden Dr. Öğretim Üyesi Hatice Ömercikoğlu Özden, Parkinson’un genellikle ilerleyen yaşlarda ortaya çıkan bir sinir sistemi hastalığı olduğunu belirtiyor. Dr. Özden'e göre, beyinde dopamin üreten hücrelerin azalması sonucu hareketlerin kontrolü zorlaşıyor. İlk ve en sık görülen belirtiler ise istirahat halindeyken elde titreme ve hareketlerde yavaşlama. Titreme daha dikkat çekici olduğu için hastaların doktora başvurması hızlanırken, yavaşlamanın fark edilmesi daha geç olabiliyor.</p>
<p data-start="1640" data-end="2120" class=""><strong data-start="1640" data-end="1683">Tek taraflı başlangıç önemli bir işaret</strong><br data-start="1683" data-end="1686">Dr. Özden, hastalığın tek taraflı başlamasının karakteristik bir özellik olduğunu vurguluyor. Diğer belirtiler ise şöyle sıralanıyor: Harekete başlamakta zorlanma, tekrarlayıcı hareketlerde güçlük, el yazısının küçülmesi, adım mesafesinin kısalması, yüz mimiklerinde azalma, kas katılığı ve denge problemleri. Bu bulgular kişiden kişiye farklılık gösterebilirken, tanı koymada hareket yavaşlaması belirleyici unsur olarak öne çıkıyor.</p>
<p data-start="2122" data-end="2552" class=""><strong data-start="2122" data-end="2165">Sadece motor belirtilerle sınırlı değil</strong><br data-start="2165" data-end="2168">Parkinson hastalığı sadece motor sistemleri etkilemekle kalmıyor. Uyku bozuklukları, depresyon, yorgunluk, koku kaybı, kabızlık ve unutkanlık gibi belirtiler de görülebiliyor. Özellikle uykuda bağırma, çırpınma ya da düşme hissi gibi davranışlar, hastalığın çok erken evrelerdeki sinyalleri olabilir. Bu şikayetler zamanla artarsa mutlaka bir nöroloji uzmanına başvurulması gerekiyor.</p>
<p data-start="2554" data-end="3064" class=""><strong data-start="2554" data-end="2579">Tanı ve tedavi süreci</strong><br data-start="2579" data-end="2582">Parkinson tanısı, hastanın öyküsü ve nörolojik muayene ile konulabiliyor. Benzer hastalıkları dışlamak için beyin görüntüleme yöntemleri ve kan testleri de uygulanıyor. Dr. Özden, şu anda hastalığın kesin bir tedavisinin olmadığını ancak semptomları hafifletmeye yönelik birçok etkili yöntem bulunduğunu söylüyor. Dopamin artırıcı ilaçlar, fizyoterapi, konuşma terapisi, egzersiz programları ve cihaz destekli tedavilerle hastaların yaşam kalitesi önemli ölçüde iyileştirilebiliyor.</p>
<p data-start="3066" data-end="3381" class=""><strong data-start="3066" data-end="3099">Yeni yaklaşımlar umut veriyor</strong><br data-start="3099" data-end="3102">Son yıllarda Parkinson’a yönelik kişiye özel tedaviler, biyobelirteç temelli erken tanı çalışmaları, genetik analizler ve nöroteknolojik gelişmeler dikkat çekiyor. Tüm bu gelişmeler, Parkinson hastaları için daha erken müdahale ve daha etkili bir yaşam yönetimini mümkün kılıyor.</p>
<p data-start="3383" data-end="3541" class=""><strong data-start="3383" data-end="3395"></strong></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Yurt Dışı Seyahatler Artarken Türkiye&amp;apos;nin Seyahat Sağlığı Hizmeti Öne Çıkıyor</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/yurt-disi-seyahatler-artarken-turkiyenin-seyahat-sagligi-hizmeti-one-cikiyor</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/yurt-disi-seyahatler-artarken-turkiyenin-seyahat-sagligi-hizmeti-one-cikiyor</guid>
<description><![CDATA[ Türkiye Hudut ve Sahiller Sağlık Genel Müdürlüğü tarafından sunulan seyahat sağlığı hizmeti, 56 merkezde ücretsiz danışmanlık ve uluslararası geçerli aşı sertifikalarıyla yurt dışı seyahat eden vatandaşlara ve yabancılara koruma sağlıyor. 2024&#039;te yurt dışına çıkan Türk vatandaşlarının sayısı yüzde 2,9 artarken, bulaşıcı hastalıklara karşı alınan önlemler de genişletiliyor. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202505/image_870x_681b22c6a55be.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 07 May 2025 13:26:50 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>2024&#039;te yurt dışına çıkan Türk vatandaşlarının sayısı ne kadar oldu, seyahat sağlığı merkezlerinden kimler yararlanabiliyor, hangi hastalıklara karşı aşı yapılıyor, seyahat sağlığı hizmetine nasıl başvuru yapılır</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><br data-start="505" data-end="508"><strong data-start="508" data-end="542">Seyahat sağlığı hizmeti nedir?</strong><br data-start="542" data-end="545">T.C. Sağlık Bakanlığı'na bağlı Türkiye Hudut ve Sahiller Sağlık Genel Müdürlüğü, dünyada yaygınlaşan bulaşıcı hastalıklara karşı Türkiye’yi koruma görevini sürdürürken, seyahat eden bireyler için sunduğu sağlık danışmanlığı hizmetini stratejik bir halk sağlığı uygulaması olarak yürütüyor. Bu hizmet hem Türk vatandaşlarına hem de ülkede bulunan yabancı uyruklulara sunuluyor. Türk vatandaşları hizmetten ücretsiz yararlanırken, yabancı uyruklulardan belirlenen bir ücret talep ediliyor.</p>
<p></p>
<p data-start="1034" data-end="1596" class=""><strong data-start="1034" data-end="1080">56 merkezde bireysel danışmanlık sunuluyor</strong><br data-start="1080" data-end="1083">Hizmet, Dünya Sağlık Teşkilatı'nın Uluslararası Sağlık Tüzüğü (IHR-2005) kapsamında yetkilendirilmiş merkezler aracılığıyla sağlanıyor. Türkiye genelindeki 56 Seyahat Sağlığı Merkezi'nde, seyahat öncesi gidilecek ülkeye ilişkin sağlık riskleri, aşı zorunlulukları, sıtma gibi hastalıklar için koruyucu ilaç uygulamaları, hijyen önlemleri ve seyahat sağlık çantası hazırlığı gibi konularda bireysel danışmanlık sunuluyor. Merkezlerin detaylı bilgilerine <a data-start="1536" data-end="1569" rel="noopener" target="_new" class="" href="https://www.seyahatsagligi.gov.tr/">https://www.seyahatsagligi.gov.tr</a> adresinden ulaşılabiliyor.</p>
<p data-start="1598" data-end="2154" class=""><strong data-start="1598" data-end="1645">Yurt dışı seyahatlerde artış dikkat çekiyor</strong><br data-start="1645" data-end="1648">Genel Müdür Dr. Osman Kan'ın açıklamasına göre, 2024 yılında dünya genelinde 1,4 milyar kişi ülkeler arası seyahat etti. Türk vatandaşlarının yurt dışı seyahat sayısı ise bir önceki yıla göre yüzde 2,9 artarak 11 milyon 390 bine ulaştı. Dr. Kan, 'Afrika’dan Asya-Pasifik’e, Latin Amerika’dan Okyanusya’ya kadar birçok coğrafyada vatandaşlarımız bulaşıcı hastalık riski taşıyan bölgelere seyahat ediyor. Bu nedenle seyahat sağlığı hizmetlerinin kapsamı ve önemi giderek artmaktadır.' ifadelerini kullandı.</p>
<p data-start="2156" data-end="2529" class=""><strong data-start="2156" data-end="2202">Aşılar, dijital sistemlerle takip ediliyor</strong><br data-start="2202" data-end="2205">Sarıhumma, tifo ve çocuk felci gibi hastalıklara karşı uygulanan aşılar, soğuk zincir şartlarında güvenli şekilde muhafaza edilerek uluslararası geçerliliğe sahip sertifikalarla belgeleniyor. Aşı ve ilaçlar dijital sistemlerle izleniyor; tüm merkezlerde ısı kontrol sistemleri ve acil durum planları ile güvenlik sağlanıyor.</p>
<p data-start="2531" data-end="2938" class=""><strong data-start="2531" data-end="2597">Türkiye, bölgesel ve küresel düzeyde güvenilir sağlık partneri</strong><br data-start="2597" data-end="2600">Seyahat sağlığı hizmeti aynı zamanda Türkiye’nin küresel sağlık diplomasisinin bir unsuru olarak değerlendiriliyor. Yurt dışına çıkan her birey, bu hizmet sayesinde sadece bireysel sağlık koruması değil, Türkiye'nin sağlık sistemine olan uluslararası güveni de taşıyor. Bu uygulama, Dünya Sağlık Teşkilatı ile tam uyum içinde yürütülüyor.</p>
<p data-start="2940" data-end="3325" class=""><strong data-start="2940" data-end="2970">Bilgiye erişim 7/24 mümkün</strong><br data-start="2970" data-end="2973">'Güvenli Seyahat Bilinçli Hazırlıkla Başlar' ilkesiyle hizmet veren Türkiye Hudut ve Sahiller Sağlık Genel Müdürlüğü, vatandaşların seyahatlerini sağlık sorunlarından uzak geçirmesi amacıyla çalışmalarını sürdürüyor. Seyahat sağlığı hakkında bilgiye 444 77 34 numaralı danışma hattı ve <a data-start="3259" data-end="3284" rel="noopener" target="_new" class="" href="http://www.seyahatsagligi.gov.tr/">www.seyahatsagligi.gov.tr</a> adresinden 7 gün 24 saat ulaşılabiliyor.</p>
<p data-start="3327" data-end="3556" class=""><strong data-start="3327" data-end="3339"></strong></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Farklı İlde Kayıtlı Aile Hekimine Gitmeyenlerin Kaydı Taşınacak</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/farkli-ilde-kayitli-aile-hekimine-gitmeyenlerin-kaydi-tasinacak</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/farkli-ilde-kayitli-aile-hekimine-gitmeyenlerin-kaydi-tasinacak</guid>
<description><![CDATA[ Sağlık Bakanlığı, aile hekimliği sisteminde yeni bir uygulamaya geçiyor. İkamet adresiyle farklı ilde aile hekimine kayıtlı olup son bir yılda başvuru yapmayan vatandaşların kaydı, 6 Mayıs’tan itibaren ikametine en yakın aile sağlığı merkezine aktarılacak. Vatandaşlar isterlerse 1 ay içinde eski hekimlerine dönebilecek. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202505/image_870x_6818cced46430.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 07 May 2025 00:45:15 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><strong>6 Mayıs’ta başlıyor</strong></p>
<p><span></span></p>
<p><span>T.C. Sağlık Bakanlığı tarafından başlatılan yeni uygulama ile, aile hekimliği kayıtlarında değişiklik yapılacak. Uygulama, vatandaşların birinci basamak sağlık hizmetlerinden daha kolay ve etkin şekilde faydalanabilmesini amaçlıyor.</span></p>
<p><strong>İkamet adresi farklı ilde olanlar kapsanacak</strong></p>
<p><span>Nüfus aktarımı, sadece ikamet adresi ile aile hekimi farklı illerde bulunan ve son bir yıl içinde ne kayıtlı olduğu aile hekimine ne de o ildeki herhangi bir sağlık kuruluşuna başvurmamış vatandaşları kapsayacak. Bu iki şartı birlikte taşıyan vatandaşların kayıtları, ikamet ettikleri ildeki en uygun aile hekimliği birimine aktarılacak.</span></p>
<p><strong>İl sağlık müdürlükleri yapacak</strong></p>
<p><span>Aktarım işlemleri, İl Sağlık Müdürlükleri tarafından gerçekleştirilecek. İkamet adresi ile kayıtlı olduğu aile hekimi aynı ilde olan vatandaşlar bu çalışmadan etkilenmeyecek. Yeni aile hekimi ataması, bölgedeki aile sağlığı merkezleri ve bu merkezlerdeki birimlerin nüfus uygunluğu dikkate alınarak yapılacak.</span></p>
<p><strong>SMS ile bilgilendirme yapılacak</strong></p>
<p><span>6 Mayıs 2025 itibarıyla başlayacak uygulama kapsamında aile hekimi değişikliği yapılan vatandaşlar SMS yoluyla bilgilendirilecek. Vatandaşlar, sağlık hizmeti almaya kesintisiz şekilde devam edebilecek.</span></p>
<p><strong>1 ay içinde eski hekime dönüş mümkün</strong></p>
<p><span>Yeni uygulamayla başka bir aile hekimine aktarılan kişiler, dilerlerse 6 Mayıs’tan itibaren 1 ay içinde eski aile hekimlerine dönüş yapabilecek. Bu işlem, e-Devlet veya e-Nabız üzerinden gerçekleştirilebilecek.</span></p>
<p><strong>Amaç: Hekim başına düşen nüfusu azaltmak</strong></p>
<p><span>Sağlık Bakanlığı’nın hedefleri arasında aile hekimliği sisteminin daha etkin hale getirilmesi de bulunuyor. Bu kapsamda, aile sağlığı merkezi sayılarının artırılması ve daha küçük birimlerle hizmet verilmesi planlanıyor. Şu anda aile hekimi başına ortalama 2 bin 942 kişi düşerken, bu sayının 2028 yılına kadar 2 bin 500’e düşürülmesi hedefleniyor.</span></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Astımda Doğru İnhaler Kullanımı Hayat Kurtarıyor: 2025 Dünya Astım Günü’nün Teması Belli Oldu</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/astimda-dogru-inhaler-kullanimi-hayat-kurtariyor-2025-dunya-astim-gununun-temasi-belli-oldu</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/astimda-dogru-inhaler-kullanimi-hayat-kurtariyor-2025-dunya-astim-gununun-temasi-belli-oldu</guid>
<description><![CDATA[ Her yıl Mayıs ayının ilk Salı günü kutlanan Dünya Astım Günü’nde bu yılın teması ‘Astımda inhaler tedavi: Ne kadar doğru, o kadar etkili’ olarak belirlendi. Uzmanlar, tedavinin etkinliği için inhaler cihazların doğru teknikle kullanılmasının hayati önem taşıdığına dikkat çekiyor. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202505/image_870x_6819c6593ab5f.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 07 May 2025 00:45:15 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Dünya Astım Günü ve 2025 Teması</strong></p>
<p><span></span></p>
<p><span>Astım, mikrobik olmayan bir tür iltihap nedeniyle akciğer içindeki hava yollarında daralma ile ortaya çıkan kronik bir solunum hastalığıdır. Her yıl Mayıs ayının ilk Salı günü, astım hastalığı hakkında farkındalık oluşturmak amacıyla “Dünya Astım Günü” olarak kutlanmakta ve çeşitli etkinliklerle desteklenmektedir.</span><span></span></p>
<p><span>Bu yıl, Global Initiative for Asthma (GINA) tarafından belirlenen küresel tema doğrultusunda Türkiye’de de Dünya Astım Günü’nün teması ‘Astımda inhaler tedavi: Ne kadar doğru, o kadar etkili’ şeklinde duyuruldu.</span><span></span></p>
<p><strong>Astım Belirtileri ve Tedavi Yaklaşımı</strong><span></span></p>
<p><span>Astım; nefes darlığı, nefes alıp verirken hırıltı veya ıslık sesi, göğüste baskı hissi ve öksürük gibi belirtilerle kendini göstermektedir. Hastalığın tedavisindeki ana amaç, astımı kontrol altına alarak hastaların günlük yaşamlarına kısıtlama olmadan devam etmelerini sağlamaktır.</span><span></span></p>
<p><span>Tedavinin etkinliği, hekimin önerdiği ilaçların doğru teknikle kullanılması, düzenli doktor kontrolü, tetikleyici unsurlardan uzak durulması ve eşlik eden hastalıkların tedavi edilmesi ile artırılabilmektedir. Düzenli tedavi gören birçok astım hastası, iş ve okul hayatını aksatmadan sürdürebilmektedir.</span><span></span></p>
<p><strong>Astımda Kontrolü Artıran Faktörler</strong><span></span></p>
<p><span>Yapılan bilimsel araştırmalar, astımın kontrolünü kolaylaştıran bazı yaşam alışkanlıklarını ortaya koymuştur. Bu faktörler arasında; tütün ve tütün ürünlerinden uzak durulması, dengeli beslenme, düzenli fiziksel aktivite, kilo kontrolü, temiz hava ortamı sağlanması ve ilaçların doğru şekilde kullanılması yer almaktadır.</span><span></span></p>
<p><strong>İnhaler Cihazların Doğru Kullanımı</strong><span></span></p>
<p><span>Astım tedavisinde sıklıkla kullanılan ilaçlar inhalasyon (nefes alma) yoluyla uygulanmaktadır. Bu ilaçların etkili olabilmesi için cihazların doğru teknikle kullanılması kritik öneme sahiptir. Çünkü astım vücutta hava yollarını etkilediği için ilaçların doğrudan bu bölgelere ulaşması gerekir.</span><span></span></p>
<p><span>İnhaler uygulamalar sayesinde ilaçlar daha düşük dozlarda ve etkili bir şekilde hastalığın bulunduğu alana ulaşabilmektedir. Ancak yapılan çalışmalar, birçok hastanın inhaler cihazı yanlış kullandığını ve bu nedenle tedavinin etkinliğinin azaldığını ortaya koymaktadır.</span><span></span></p>
<p><strong>İnhaler Cihazın Uygulama Tekniği</strong><span></span></p>
<p><span>İnhaler tedavide temel prensip, ilacın cihazdan solunmaya hazır hale getirildikten sonra doğru bir nefes tekniğiyle akciğerlere ulaştırılmasıdır. Doğru kullanım için şu adımlar izlenmelidir:</span><span></span></p>
<ul>
<li><span>Nefes sonuna kadar verilir.</span></li>
<li><span>Cihazdan ilaç çekilirken veya püskürtülürken derin bir nefes alınır.</span></li>
<li><span>İlacın akciğerlere yerleşmesi için 10 saniye nefes tutulur.</span></li>
<li><span>Cihaz ağızdan çekildikten sonra nefes burundan yavaşça verilir.</span></li>
</ul>
<p><span>Eğer cihaz kortizon içeriyorsa, kullanım sonrası ağız ve boğaz suyla çalkalanmalı, su tükürülmelidir.</span><span></span></p>
<p><strong>Bilgi ve Kaynaklara Ulaşım</strong><span></span></p>
<p><span>Astım hastalığı ve inhaler cihaz kullanımı hakkında bilgi almak isteyen vatandaşlar, aile sağlığı merkezlerine başvurabilir. Ayrıca T.C. Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü Kronik Hastalıklar ve Yaşlı Sağlığı Dairesi Başkanlığı’nın web sitesindeki “Dokümanlar” bölümünde ilgili videolara ve bilgilendirici içeriklere ulaşılabilir.</span></p>
<p><span>Web sitesi bağlantısı: https://hsgm.saglik.gov.tr/tr/dokumanlar-kronikhastaliklar.html</span><span></span></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Maymun Çiçeği Virüsü Belirtileri Nelerdir: Uzmanlar Lenf Bezi Uyarısına Dikkat Çekti</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/maymun-cicegi-virusu-belirtileri-nelerdir-uzmanlar-lenf-bezi-uyarisina-dikkat-cekti</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/maymun-cicegi-virusu-belirtileri-nelerdir-uzmanlar-lenf-bezi-uyarisina-dikkat-cekti</guid>
<description><![CDATA[ Maymun çiçeği ya da yeni adıyla Mpox virüsü, ilk belirtilerinden itibaren hızlı teşhis ve izolasyon gerektiriyor. Ateş, baş ağrısı ve gövdede çıkan kabarcıkların yanı sıra, lenf bezlerindeki şişlik hastalığı klasik çiçekten ayıran önemli bir işaret olarak öne çıkıyor. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202505/image_870x580_6814a2963baca.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 02 May 2025 18:56:48 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Maymun çiçeği hastalığının ilk belirtileri nelerdir, lenf bezlerindeki şişlik ne anlama gelir, döküntüler vücutta nasıl yayılır, mpox enfeksiyonunda ne zaman doktora gidilmeli</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><br data-start="393" data-end="396"><strong data-start="396" data-end="442">Mpox enfeksiyonunun ilk belirtileri neler?</strong><br data-start="442" data-end="445">Mpox yani halk arasında bilinen adıyla maymun çiçeği virüsü, enfekte kişilerde başlangıçta yüksek ateş, baş ağrısı ve kas ağrısı gibi semptomlarla kendini gösteriyor. Bu erken evre belirtileri, genellikle hastalığın ilk günlerinde fark ediliyor.</p>
<p></p>
<p data-start="692" data-end="1004" class=""><strong data-start="692" data-end="732">Döküntüler genellikle yüzde başlıyor</strong><br data-start="732" data-end="735">Hastalığın ilerleyen günlerinde ise yüzde başlayarak vücuda yayılan kabarcık benzeri döküntüler ortaya çıkıyor. Bu döküntüler zamanla kabuk bağlayarak iyileşiyor. Döküntülerin seyri, klasik çiçek hastalığıyla benzerlik gösterse de ayırt edici bazı özellikler bulunuyor.</p>
<p data-start="1006" data-end="1276" class=""><strong data-start="1006" data-end="1057">Lenf bezlerindeki şişlik en ayırt edici belirti</strong><br data-start="1057" data-end="1060">Sağlık Bakanlığı’nın açıklamasına göre, Mpox hastalığını klasik çiçek hastalığından ayıran en önemli belirti lenf bezlerinin şişmesidir. Bu şişlikler genellikle boyun, koltuk altı ve kasık bölgelerinde gözlemleniyor.</p>
<p data-start="1278" data-end="1562" class=""><strong data-start="1278" data-end="1316">Erken başvuru ve izolasyon çağrısı</strong><br data-start="1316" data-end="1319">Uzmanlar, belirtilerin fark edilmesi halinde vakit kaybetmeden en yakın sağlık kuruluşuna başvurulması ve izolasyon kurallarına uyulması gerektiğini vurguluyor. Bu sayede hem kişisel sağlık korunabilir hem de olası yayılımın önüne geçilebilir.</p>
<p data-start="1564" data-end="1752" class=""></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kalpte Neden Neredeyse Hiç Kanser Görülmüyor? Bilimsel Cevap Şaşırtıcı</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/kalpte-neden-neredeyse-hic-kanser-goerulmuyor-bilimsel-cevap-sasirtici</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/kalpte-neden-neredeyse-hic-kanser-goerulmuyor-bilimsel-cevap-sasirtici</guid>
<description><![CDATA[ Vücudun neredeyse her bölgesinde kanser türleri gelişebilirken, kalpte bu durum son derece nadir şekilde görülüyor. Peki kalp dokusunu diğerlerinden ayıran ve kansere karşı bu kadar dirençli kılan şey ne? ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202505/image_870x580_6814a1337de06.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 02 May 2025 17:04:53 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Kalp kanseri neden nadirdir, kalpte hücre yenilenmesi nasıl olur, hangi kanser türleri kalbe sıçrayabilir, kalp kanseri neden ölümcüldür</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><br data-start="327" data-end="330"><strong data-start="330" data-end="378">Kalp kanseri neden bu kadar nadir görülüyor?</strong><br data-start="378" data-end="381">Kalp krizi, kalp yetmezliği, ritim bozuklukları gibi kardiyak hastalıklar sıkça gündeme gelirken, kalp kanseri neredeyse hiç duyulmayan bir durum. Vücudun akciğer, mide, kolon, deri ve daha birçok bölgesinde farklı kanser türleri gelişebilirken, kalbin bu listede olmaması dikkat çekiyor.</p>
<p></p>
<p data-start="671" data-end="1172" class=""><strong data-start="671" data-end="695">Kanser nasıl oluşur?</strong><br data-start="695" data-end="698">Vücut, günlük yaşamda birçok zararlı etkene maruz kalır. UV ışınları, toksinler, asitler ve diğer zararlı maddeler hücrelerde hasara neden olur. Bu hasarlar sonrasında, kök ya da progenitör hücreler devreye girerek doku yenilenmesini sağlar. Ancak hücreler DNA’yı kopyalarken hatalar meydana gelebilir. Vücut bu hataları düzeltmeye çalışsa da bazı mutasyonlar kaçınılmaz olur. Hücre sayısı fazla olan bölgelerde bu mutasyon birikimi daha sık yaşanır ve kansere yol açabilir.</p>
<p data-start="1174" data-end="1762" class=""><strong data-start="1174" data-end="1206">Kalp hücreleri neden farklı?</strong><br data-start="1206" data-end="1209">Kalbin kanser karşısındaki avantajı, hücre yenilenmesinin çok sınırlı olmasıdır. Kalpteki hücreler, diğer organlara kıyasla neredeyse hiç bölünmez. Kalbin hasar gören dokuları çoğunlukla “fibroz” adı verilen bir iyileşme süreciyle onarılır. Doğumdan itibaren kalpteki hücrelerin yaklaşık yarısı, yaşam boyunca değişmeden kalır. Bu düşük hücre yenilenme oranı, DNA kopyalanma hatası olasılığını da düşürür. Ayrıca kalp, cilt ya da akciğer gibi dış çevreyle doğrudan temas halinde değildir. Bu da onu kanserojen maddelerden daha az etkilenir hale getirir.</p>
<p data-start="1764" data-end="2249" class=""><strong data-start="1764" data-end="1809">Yine de kalp kanseri tamamen imkânsız mı?</strong><br data-start="1809" data-end="1812">Kalp kanseri çok nadir görülse de tamamen imkânsız değildir. Sarkom adı verilen bir tür, kalbin kendi dokusundan kaynaklanan primer tümörler arasında yer alır. Yaklaşık 1 milyon kişiden 34'ünde görülen bu kanser tipi, oldukça ölümcül olabilir. Ayrıca sekonder kalp tümörleri, yani başka organlardan kalbe sıçrayan kanserler de mevcuttur. Böbrek, meme, akciğer kanseri ve bazı hematolojik hastalıklar metastaz yoluyla kalbi etkileyebilir.</p>
<p data-start="2251" data-end="2528" class=""><strong data-start="2251" data-end="2299">Kalbi etkileyen kanser türleri hangileridir?</strong><br data-start="2299" data-end="2302">Metastatik tümörler, kalpte en sık görülen kanser kaynaklarıdır. Bunlar arasında akciğer, meme, böbrek kanserleri, melanom, lösemi ve lenfoma öne çıkar. Ancak genel olarak bir kanserin kalbe yayılma olasılığı oldukça düşüktür.</p>
<p data-start="2530" data-end="2683" class=""><strong data-start="2530" data-end="2542"></strong></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kilo Vermeyi Kolaylaştıran Su İçme Tekniği Ortaya Çıktı: İşte Uygulamanız Gereken Yöntem</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/kilo-vermeyi-kolaylastiran-su-icme-teknigi-ortaya-cikti-iste-uygulamaniz-gereken-yoentem</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/kilo-vermeyi-kolaylastiran-su-icme-teknigi-ortaya-cikti-iste-uygulamaniz-gereken-yoentem</guid>
<description><![CDATA[ Vücut fonksiyonlarını desteklemesinin yanı sıra kilo kontrolünde de etkili olan su, doğru şekilde tüketildiğinde yağ yakımını hızlandırabiliyor. Peki, zayıflamak isteyenler suyu nasıl ve ne zaman içmeli? İşte merak edilen tüm detaylar... ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202505/image_870x580_681463043c569.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 02 May 2025 15:22:56 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Zayıflamak için su nasıl içilmeli, su içmek yağ yakımını hızlandırır mı, gün içinde ne zaman su içilmeli, aşırı su tüketimi zararlı mı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><br data-start="366" data-end="369"><strong data-start="369" data-end="413">Su tüketimi sağlık için neden önemlidir?</strong><br data-start="413" data-end="416">İnsan vücudunun yaklaşık yüzde 60’ı sudan oluşur. Bu nedenle su, hayati organların sağlıklı çalışması, sindirim sistemi fonksiyonlarının düzenlenmesi ve toksinlerin vücuttan atılması gibi birçok yaşamsal süreçte kritik bir rol oynar.</p>
<p></p>
<p data-start="653" data-end="985" class=""><strong data-start="653" data-end="696">Zayıflama sürecinde suyun etkisi nedir?</strong><br data-start="696" data-end="699">Uzmanlara göre, yeterli miktarda su içmek, metabolizmanın daha hızlı çalışmasına yardımcı olur. Su tüketimi aynı zamanda tokluk hissi sağlayarak fazla kalori alımının önüne geçebilir. Özellikle yemeklerden önce içilen su, porsiyon kontrolünü kolaylaştırarak kilo kaybına katkı sağlar.</p>
<p data-start="987" data-end="1366" class=""><strong data-start="987" data-end="1021">Su ne zaman ve nasıl içilmeli?</strong><br data-start="1021" data-end="1024">Kilo vermeyi hedefleyen bireylerin güne bir bardak ılık su ile başlamaları öneriliyor. Bunun ardından gün içinde, özellikle öğünlerden yaklaşık 30 dakika önce su içilmesi, hem sindirimi kolaylaştırıyor hem de daha az yemek yeme ihtiyacı doğuruyor. Ayrıca şekersiz, katkı maddesi içermeyen doğal suyun tercih edilmesi gerektiği vurgulanıyor.</p>
<p data-start="1368" data-end="1646" class=""><strong data-start="1368" data-end="1415">Fazla su tüketiminin zararları olabilir mi?</strong><br data-start="1415" data-end="1418">Her ne kadar suyun faydaları saymakla bitmese de, aşırı su tüketiminin de bazı olumsuz etkileri olabilir. Vücuttaki elektrolit dengesinin bozulmaması için günlük su ihtiyacının kişisel özelliklere göre belirlenmesi öneriliyor.</p>
<p data-start="1648" data-end="1795" class=""></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Gözyaşının bilinmeyen işlevleri: Sadece duygular için değil, göz sağlığı için de hayati</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/goezyasinin-bilinmeyen-islevleri-sadece-duygular-icin-degil-goez-sagligi-icin-de-hayati</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/goezyasinin-bilinmeyen-islevleri-sadece-duygular-icin-degil-goez-sagligi-icin-de-hayati</guid>
<description><![CDATA[ Gözyaşı sadece üzüntü, sevinç ya da stres gibi duygusal anlarda değil; göz yüzeyini nemli tutmak, mikropları temizlemek ve yabancı maddeleri uzaklaştırmak gibi birçok hayati görevde de önemli rol oynar. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202505/image_870x580_68147023625b5.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 02 May 2025 15:22:51 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Gözyaşı neden oluşur, gözyaşının kaç farklı türü vardır, refleks gözyaşının görevi nedir, gözyaşı göz sağlığını nasıl korur</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><br data-start="330" data-end="333"><strong data-start="333" data-end="378">Gözyaşı sadece duygularla ilgili değildir</strong><br data-start="378" data-end="381">Toplumda yaygın bir şekilde gözyaşının yalnızca duygusal anlarda ortaya çıktığı düşünülürken, uzmanlara göre bu sıvının çok daha önemli biyolojik görevleri bulunuyor. Gözyaşı, göz yüzeyini nemli tutarak kornea sağlığını desteklerken, aynı zamanda gözde oluşabilecek tahrişleri engelleyen bir yapıya sahiptir.</p>
<p></p>
<p data-start="691" data-end="1046" class=""><strong data-start="691" data-end="738">Gözü mikroplardan koruyan doğal bir savunma</strong><br data-start="738" data-end="741">Gözyaşında yer alan lizozim adı verilen enzim, bakteri ve mikroorganizmalara karşı etkili bir koruma sağlar. Bu sayede göz enfeksiyonları önemli ölçüde engellenmiş olur. Ayrıca toz, polen ya da yabancı bir cisim göze kaçtığında, refleks gözyaşı hızlı bir şekilde devreye girerek bu maddeleri uzaklaştırır.</p>
<p data-start="1048" data-end="1395" class=""><strong data-start="1048" data-end="1076">Üç tip gözyaşı bulunuyor</strong><br data-start="1076" data-end="1079">Uzmanlara göre insan gözünde üç farklı tipte gözyaşı salgılanıyor: bazal, refleks ve duygusal. Bazal gözyaşı sürekli olarak göz yüzeyini kaplar ve nemlendirir. Refleks gözyaşı, göze gelen dış etkenlere karşı koruyucu bir tepki verir. Duygusal gözyaşı ise stres, mutluluk ya da hüzün gibi yoğun duygularla tetiklenir.</p>
<p data-start="1397" data-end="1673" class=""><strong data-start="1397" data-end="1428">Göz sağlığı için kritik rol</strong><br data-start="1428" data-end="1431">Yeterli miktarda gözyaşı üretilememesi, kuru göz sendromuna yol açarak batma, yanma ve bulanık görme gibi şikayetlere neden olabilir. Bu nedenle gözyaşının düzenli ve yeterli şekilde salgılanması, genel göz sağlığı açısından büyük önem taşır.</p>
<p data-start="1675" data-end="1811" class=""></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Beyin Acıyı Neden Hissetmez: Bilim İnsanlarını Bile Şaşırtan Gerçek</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/beyin-aciyi-neden-hissetmez-bilim-insanlarini-bile-sasirtan-gercek</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/beyin-aciyi-neden-hissetmez-bilim-insanlarini-bile-sasirtan-gercek</guid>
<description><![CDATA[ Vücudun kontrol merkezi olan beyin, tüm acı sinyallerini yöneten organ olmasına rağmen kendisi doğrudan acıyı hissetmez. Bunun nedeni ise beyin dokusunda ağrı reseptörlerinin bulunmamasıdır. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202505/image_870x580_6814705c594ce.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 02 May 2025 15:22:51 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Beyin neden acıyı hissetmez, baş ağrısı beynin hangi kısmından kaynaklanır, beyin ameliyatları neden ağrısız yapılabilir, ağrı sinyalleri nasıl iletilir</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><br data-start="302" data-end="305"><strong data-start="305" data-end="335">Beyin acıyı nasıl algılar?</strong><br data-start="335" data-end="338">İnsan vücudundaki acı hissi, sinir sistemi aracılığıyla beyne iletilir. Ancak ironik bir şekilde, acı sinyallerini işleyen beyin dokusunun kendisi ağrıya karşı duyarsızdır. Bunun temel sebebi, beynin içinde doğrudan ağrı algılayacak olan nosiseptörlerin, yani ağrı reseptörlerinin bulunmamasıdır.</p>
<p></p>
<p data-start="638" data-end="1010" class=""><strong data-start="638" data-end="687">Cerrahi müdahalelerde nasıl avantaj sağlıyor?</strong><br data-start="687" data-end="690">Bu durum, özellikle beyin cerrahisinde önemli bir avantaj sağlar. Hastalar lokal anestezi altında uyanık tutulabilir ve ameliyat sırasında beyin dokusuna müdahale edilirken herhangi bir acı hissetmezler. Bu da cerrahların, hastanın bilişsel tepkilerini gözlemleyerek daha hassas müdahalelerde bulunmasına olanak tanır.</p>
<p data-start="1012" data-end="1264" class=""><strong data-start="1012" data-end="1059">Ağrının kaynağı genellikle çevre dokulardır</strong><br data-start="1059" data-end="1062">Baş ağrısı ya da migren gibi durumlarda hissedilen acı, beynin kendisinden değil; beyni çevreleyen zarlar, damarlar ve sinirlerden kaynaklanır. Bu yapılar nosiseptörler içerdiği için acı hissi üretir.</p>
<p data-start="1266" data-end="1577" class=""><strong data-start="1266" data-end="1297">Bilimsel bulgular ne diyor?</strong><br data-start="1297" data-end="1300">Nöroloji uzmanları, bu durumun beyni benzersiz kıldığını vurgularken, beynin ağrıyı yönetme ve yönlendirme merkezlerinden biri olduğunu da belirtiyor. Ancak beyin dokusunun ağrıyı doğrudan hissetmemesi, acı algısının tamamen karmaşık bir sistem içinde çalıştığını gösteriyor.</p>
<p data-start="1579" data-end="1746" class=""></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>1796’da İnsanlığa Umut Oldu: Edward Jenner’ın Geliştirdiği Çiçek Aşısı Tarihe Geçti</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/1796da-insanliga-umut-oldu-edward-jennerin-gelistirdigi-cicek-asisi-tarihe-gecti</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/1796da-insanliga-umut-oldu-edward-jennerin-gelistirdigi-cicek-asisi-tarihe-gecti</guid>
<description><![CDATA[ Modern tıbbın temellerini atan Edward Jenner’ın 1796 yılında geliştirdiği çiçek aşısı, tarihte bilinen ilk etkili aşı olarak kabul ediliyor. Bu buluş, milyonlarca insanın hayatını kurtararak bağışıklık biliminin gelişmesinde dönüm noktası oldu. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202505/image_870x580_681470ec91180.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 02 May 2025 15:22:51 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>İlk aşı ne zaman bulundu, çiçek aşısı nasıl geliştirildi, Edward Jenner kimdir, çiçek hastalığı ne zaman yok edildi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><br data-start="372" data-end="375"><strong data-start="375" data-end="416">İlk aşı denemesi 18. yüzyılda yapıldı</strong><br data-start="416" data-end="419">İngiliz doktor Edward Jenner, 1796 yılında çiçek hastalığına karşı geliştirdiği aşıyla tıp tarihinde çığır açtı. Jenner, sığır çiçeği geçiren insanların çiçek hastalığına yakalanmadığını gözlemleyerek bu bilgiden yola çıktı.</p>
<p></p>
<p data-start="647" data-end="897" class=""><strong data-start="647" data-end="681">Sığır çiçeği virüsü kullanıldı</strong><br data-start="681" data-end="684">Jenner, sütçü bir kadının sığır çiçeği geçirmiş olan çocuğundan aldığı örneği, sağlıklı bir çocuğa enjekte etti. Bu işlem sonucunda çocuk hastalanmadı ve daha sonra çiçek hastalığına karşı bağışıklık geliştirdi.</p>
<p data-start="899" data-end="1142" class=""><strong data-start="899" data-end="932">Aşının başarısı hızla yayıldı</strong><br data-start="932" data-end="935">Jenner’ın yöntemi kısa sürede tıp çevrelerinde kabul gördü ve farklı ülkelerde uygulanmaya başlandı. Çiçek aşısı, ölümcül bir hastalığın kontrol altına alınmasında ilk etkili yöntem olarak kayıtlara geçti.</p>
<p data-start="1144" data-end="1407" class=""><strong data-start="1144" data-end="1194">1980 yılında çiçek hastalığı resmen yok edildi</strong><br data-start="1194" data-end="1197">Dünya Sağlık Örgütü, 1980 yılında yaptığı açıklamayla çiçek hastalığının dünya genelinde tamamen ortadan kaldırıldığını duyurdu. Bu başarıda Edward Jenner’ın geliştirdiği aşının kilit rol oynadığı vurgulandı.</p>
<p data-start="1409" data-end="1539" class=""></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Vücudun En Güçlü ve En Esnek Kası Olan Dilin Özellikleri Şaşırtıyor</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/vucudun-en-guclu-ve-en-esnek-kasi-olan-dilin-ozellikleri-sasirtiyor</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/vucudun-en-guclu-ve-en-esnek-kasi-olan-dilin-ozellikleri-sasirtiyor</guid>
<description><![CDATA[ İnsan vücudundaki kaslar arasında hem dayanıklılığı hem de esnekliği ile öne çıkan dil, yorulmadan uzun süre çalışabilme özelliği sayesinde en güçlü kas gruplarından biri olarak kabul ediliyor. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202505/image_870x580_6814718978160.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 02 May 2025 15:22:51 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Dil kasları neden yorulmaz, dil kasları nasıl çalışır, dil gerçekten en güçlü kas mı, dilin kaç kası vardır</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><br data-start="305" data-end="308"><strong data-start="308" data-end="338">Dil kasları nasıl çalışır?</strong><br data-start="338" data-end="341">İnsan vücudundaki yüzlerce kas arasında, dil kasları özel bir yere sahiptir. Dilde yaklaşık sekiz farklı kas birlikte çalışarak karmaşık hareketlerin gerçekleştirilmesini sağlar. Bu kaslar hem iç hem de dış kas gruplarından oluşur ve birlikte çalışarak dilin dönmesini, uzamasını, kısalmasını ve farklı şekiller almasını sağlar.</p>
<p></p>
<p data-start="673" data-end="941" class=""><strong data-start="673" data-end="709">Yorulmadan çalışan tek kas grubu</strong><br data-start="709" data-end="712">Dil kaslarının en dikkat çekici özelliği, uzun süreli kullanımda bile yorulmamasıdır. Konuşurken, yemek yerken veya yutkunurken aktif rol oynayan bu kaslar, gün içinde yüzlerce kez çalışsa da diğer kaslar gibi kolayca yorulmaz.</p>
<p data-start="943" data-end="1375" class=""><strong data-start="943" data-end="972">En güçlü mü, en esnek mi?</strong><br data-start="972" data-end="975">Dil genellikle “vücudun en güçlü kası” olarak anılsa da bu ifade tartışmalıdır. Güç kavramı, kuvvet, dayanıklılık ya da esneklik gibi farklı kriterlere göre değişebilir. Bu açıdan bakıldığında dil, birim hacim başına gösterdiği dayanıklılık ve süreklilik açısından vücudun en güçlü kas gruplarından biri olarak öne çıkar. Aynı zamanda esnekliği sayesinde birçok farklı görevi bir arada yürütebilir.</p>
<p data-start="1377" data-end="1615" class=""><strong data-start="1377" data-end="1412">Hangi işlevleri yerine getirir?</strong><br data-start="1412" data-end="1415">Dil; konuşma, tat alma, çiğneme ve yutma gibi birçok yaşamsal işlevin merkezinde yer alır. Kas yapısının karmaşık olması, bu işlevlerin aynı anda ve yüksek koordinasyonla yürütülmesini mümkün kılar.</p>
<p data-start="1617" data-end="1739" class=""></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>VR teknolojisiyle yapılan terapi seansları, anksiyete ve fobi tedavisinde umut vadediyor</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/vr-teknolojisiyle-yapilan-terapi-seanslari-anksiyete-ve-fobi-tedavisinde-umut-vadediyor</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/vr-teknolojisiyle-yapilan-terapi-seanslari-anksiyete-ve-fobi-tedavisinde-umut-vadediyor</guid>
<description><![CDATA[ Sanal gerçeklik gözlükleriyle yapılan psikoterapi uygulamaları, özellikle anksiyete bozuklukları ve özgül fobilerin tedavisinde etkili sonuçlar veriyor. Uzmanlar, VR destekli terapilerin geleneksel yöntemlere güçlü bir alternatif sunduğunu belirtiyor. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202505/image_870x580_68147f56a02fb.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 02 May 2025 15:22:51 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>VR terapileri hangi rahatsızlıklarda kullanılıyor, sanal gerçeklik terapisi nasıl uygulanıyor, Türkiye’de VR destekli terapi nerelerde yapılıyor, uzmanlar VR terapisi hakkında ne diyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><br data-start="384" data-end="387"><strong data-start="387" data-end="450">Yeni nesil terapi yöntemlerinde sanal gerçeklik öne çıkıyor</strong><br data-start="450" data-end="453">Son yıllarda gelişen teknolojiyle birlikte psikoterapi uygulamaları da dönüşüm geçiriyor. Özellikle sanal gerçeklik (VR) destekli terapiler, anksiyete bozuklukları, travma sonrası stres bozukluğu (TSSB) ve çeşitli fobilerin tedavisinde yaygınlaşmaya başladı.</p>
<p></p>
<p data-start="715" data-end="1155" class=""><strong data-start="715" data-end="774">Anksiyete ve fobilere karşı simülasyon temelli seanslar</strong><br data-start="774" data-end="777">VR gözlükleriyle gerçekleştirilen terapi seanslarında hastalar, kontrollü bir şekilde korkularıyla yüzleştiriliyor. Uçak fobisi olan bir hasta, simülasyonla sanal bir uçağa bindirilirken; sosyal fobi yaşayan bir birey, kalabalık önünde konuşma yapma deneyimiyle tedavi ediliyor. Bu yöntemin, gerçek hayattaki karşılaşmalara kıyasla daha güvenli bir ortam sunduğu belirtiliyor.</p>
<p data-start="1157" data-end="1518" class=""><strong data-start="1157" data-end="1189">Uzmanlar etkisini doğruluyor</strong><br data-start="1189" data-end="1192">Klinik psikologlar, sanal gerçekliğin özellikle maruz bırakma terapilerinde etkili olduğunu vurguluyor. Gözlemlenen ilerlemeler arasında hastaların daha kısa sürede gelişim göstermesi ve seanslara katılımda artış yer alıyor. Aynı zamanda VR teknolojisinin genç danışanlar arasında daha fazla kabul gördüğü de ifade ediliyor.</p>
<p data-start="1520" data-end="1882" class=""><strong data-start="1520" data-end="1563">Türkiye'de de kullanım alanı genişliyor</strong><br data-start="1563" data-end="1566">Bu teknolojik terapi yöntemi, Türkiye'deki bazı özel kliniklerde de uygulanmaya başlandı. VR destekli seanslar, özellikle büyükşehirlerdeki psikolojik danışmanlık merkezlerinde danışanlara sunuluyor. Henüz devlet hastanelerinde yaygınlaşmamış olsa da, ilerleyen yıllarda daha fazla merkezde yer bulması bekleniyor.</p>
<p data-start="1884" data-end="2083" class=""></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>ABD&amp;apos;de 3D yazıcıyla üretilen sentetik böbrek ilk kez başarıyla nakledildi</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/abdde-3d-yaziciyla-uretilen-sentetik-boebrek-ilk-kez-basariyla-nakledildi</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/abdde-3d-yaziciyla-uretilen-sentetik-boebrek-ilk-kez-basariyla-nakledildi</guid>
<description><![CDATA[ Tıp dünyasında çığır açan gelişme ABD&#039;de yaşandı. Bilim insanları, 3D yazıcı teknolojisiyle laboratuvarda üretilen sentetik bir böbreği bir hastaya nakletmeyi başardı. Bu gelişme, organ nakli bekleyen milyonlarca kişi için umut olabilir. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202505/image_870x580_68147f16c3ca9.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 02 May 2025 15:22:51 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>3D yazıcı ile üretilen böbrek nasıl çalışıyor, sentetik organ vücut tarafından reddediliyor mu, bu yöntem yaygınlaşacak mı, nakil hangi ülkede yapıldı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><br data-start="351" data-end="354"><strong data-start="354" data-end="399">İlk kez sentetik böbrek insana nakledildi</strong><br data-start="399" data-end="402">ABD’de bilim insanları, 3D yazıcı teknolojisi kullanarak laboratuvar ortamında ürettikleri sentetik bir böbreği ilk kez bir hastaya başarıyla nakletti. Gelişme, Kaliforniya merkezli bir araştırma merkezi tarafından duyuruldu.</p>
<p></p>
<p data-start="629" data-end="966" class=""><strong data-start="629" data-end="666">İnsan hücreleriyle uyumlu tasarım</strong><br data-start="666" data-end="669">Organın üretiminde hastanın kendi hücrelerinden elde edilen biyolojik malzemeler kullanıldı. Bu sayede sentetik böbrek, bağışıklık sistemi tarafından reddedilmeden vücuda entegre edildi. Bilim insanları, organın tam kapasiteyle çalıştığını ve idrar üretimini başarıyla gerçekleştirdiğini belirtti.</p>
<p data-start="968" data-end="1224" class=""><strong data-start="968" data-end="1004">Organ bekleme süreci değişebilir</strong><br data-start="1004" data-end="1007">3D yazıcı teknolojisinin bu alanda kullanımı, organ bağışı bekleyen binlerce hasta için yeni bir dönemin başlangıcı olabilir. Uzmanlara göre, bu yöntem sayesinde organ nakli bekleme listeleri ciddi ölçüde kısalabilir.</p>
<p data-start="1226" data-end="1507" class=""><strong data-start="1226" data-end="1269">Klinik denemeler yakında genişleyebilir</strong><br data-start="1269" data-end="1272">Henüz deneysel aşamada olan bu yöntem, ilerleyen dönemde daha fazla hasta üzerinde uygulanması için FDA onay sürecine girecek. Uzmanlar, 3D yazıcıyla organ üretiminin tıpta kişiselleştirilmiş tedavi çağını başlatabileceğini vurguluyor.</p>
<p data-start="1509" data-end="1674" class=""></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Menenjit Vakası Sonrası Uzman Uyardı: &amp;apos;Aşı Hayat Kurtarır&amp;apos;</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/menenjit-vakasi-sonrasi-uzman-uyardi-asi-hayat-kurtarir</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/menenjit-vakasi-sonrasi-uzman-uyardi-asi-hayat-kurtarir</guid>
<description><![CDATA[ Kocaeli&#039;de 8 yaşındaki bir çocuğun menenjit nedeniyle hayatını kaybetmesinin ardından uzmanlar, ölümcül seyreden meningokok menenjiti hakkında uyarılarda bulunarak, hastalığın hızlı yayılabildiğini ve en etkili korunma yolunun aşı olduğunu vurguladı. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202505/image_870x580_681483a11b248.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 02 May 2025 15:22:51 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Meningokok menenjiti nasıl bulaşır, kimler risk altında, menenjit belirtileri nelerdir, menenjite karşı hangi aşılar uygulanıyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><br data-start="361" data-end="364"><strong data-start="364" data-end="412">Menenjit vakası dikkatleri hastalığa çevirdi</strong><br data-start="412" data-end="415">Kocaeli'nin Derince ilçesinde 8 yaşındaki İrem Aslan'ın menenjit nedeniyle yaşamını yitirmesi, toplumda tedirginliğe yol açtı. Uzmanlar, menenjitin solunum yoluyla bulaşabilen ciddi bir enfeksiyon olduğunu ve özellikle çocuklarda hayati risk taşıdığını belirtti.</p>
<p></p>
<p data-start="679" data-end="1180" class=""><strong data-start="679" data-end="710">Aşılamanın önemi vurgulandı</strong><br data-start="710" data-end="713">Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Pınar Karadeniz, menenjit ve aşılamaya dair önemli bilgiler verdi. Dr. Karadeniz, hastalığın beyin ve omuriliği çevreleyen zarların iltihaplanması sonucu ortaya çıktığını, hızlı müdahale edilmediği takdirde kalıcı hasarlar ya da ölümle sonuçlanabileceğini ifade etti. 'Bu hastalığa karşı aşılanma hayat kurtarıcı olmaktadır' diyen Karadeniz, özellikle meningokok menenjiti vakalarında aşının etkisinin büyük olduğunu belirtti.</p>
<p data-start="1182" data-end="1472" class=""><strong data-start="1182" data-end="1216">Belirtiler hızla ilerleyebilir</strong><br data-start="1216" data-end="1219">Uzm. Dr. Karadeniz, hastalığın belirtilerini şöyle sıraladı: 'Yüksek ateş, şiddetli ve sürekli baş ağrısı, ense sertliği, ışığa hassasiyet, kusma, bilinç bulanıklığı, döküntü, huzursuzluk ve bebeklerde bombeleşmiş bıngıldak gibi semptomlar görülebilir.'</p>
<p data-start="1474" data-end="1636" class=""><strong data-start="1474" data-end="1509">Kimler daha fazla risk altında?</strong><br data-start="1509" data-end="1512">Hastalığın her yaş grubunu etkileyebileceğini belirten Dr. Karadeniz, özellikle şu grupların daha riskli olduğunu söyledi:</p>
<ul data-start="1637" data-end="1898">
<li data-start="1637" data-end="1690" class="">
<p data-start="1639" data-end="1690" class="">Bağışıklık sistemi gelişmemiş 1 yaş altı bebekler</p>
</li>
<li data-start="1691" data-end="1770" class="">
<p data-start="1693" data-end="1770" class="">16-23 yaş arası bireyler (yurt, okul, kışla gibi kapalı alanlarda kalanlar)</p>
</li>
<li data-start="1771" data-end="1833" class="">
<p data-start="1773" data-end="1833" class="">Bağışıklık sistemi zayıf bireyler, dalağı alınmış hastalar</p>
</li>
<li data-start="1834" data-end="1898" class="">
<p data-start="1836" data-end="1898" class="">Meningokok vakalarının yaygın olduğu bölgelere seyahat edenler</p>
</li>
</ul>
<p data-start="1900" data-end="2266" class=""><strong data-start="1900" data-end="1934">Bulaşma yolları ve temas riski</strong><br data-start="1934" data-end="1937">Hastalık genellikle öksürme, hapşırma ya da yakın temas yoluyla bulaşıyor. Kalabalık ve kapalı ortamlarda yayılma riski artıyor. Dr. Karadeniz, 'Eğer meningokok menenjiti hastası biriyle uzun süreli ve yakın temas kurulduysa, acil olarak bir sağlık kuruluşuna başvurulmalı, aşı durumu gözden geçirilmelidir' ifadelerini kullandı.</p>
<p data-start="2268" data-end="2639" class=""><strong data-start="2268" data-end="2303">Aşılama en güçlü koruma yöntemi</strong><br data-start="2303" data-end="2306">Meningokok bakterisine karşı en etkili korunma yönteminin aşı olduğunu vurgulayan Karadeniz, iki farklı tür aşının bulunduğunu ve her ikisinin de yüksek oranda koruma sağladığını belirtti. Aşıların etkisinin zamanla azalabileceğini hatırlatan Karadeniz, risk grubundaki bireylerin doktor kontrolünde tekrar aşılanabileceğini söyledi.</p>
<p data-start="2641" data-end="2788" class=""><strong data-start="2641" data-end="2653"></strong></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Diş minesini aşındıran 6 besin açıklandı: Sağlıklı sanılan bu gıdalara dikkat</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/dis-minesini-asindiran-6-besin-aciklandi-saglikli-sanilan-bu-gidalara-dikkat</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/dis-minesini-asindiran-6-besin-aciklandi-saglikli-sanilan-bu-gidalara-dikkat</guid>
<description><![CDATA[ İngiltere&#039;de tanınan diş hekimi Dr. Deepa Chopra, sağlıklı bilinen bazı besinlerin aslında diş sağlığına zarar verdiğini belirtti. Narenciye, kurutulmuş meyve, kahve gibi günlük tüketilen ürünlerin diş minesini aşındırabileceğini vurguladı. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202505/image_870x580_681483854579e.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 02 May 2025 15:22:51 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Hangi besinler diş minesine zarar veriyor, diş sağlığı için nelerden kaçınılmalı, asidik gıdalar dişi nasıl etkiliyor, diş fırçalama ne zaman yapılmalı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><br data-start="374" data-end="377"><strong data-start="377" data-end="423">Asidik besinler diş minesini tehdit ediyor</strong><br data-start="423" data-end="426">İngiltere'nin tanınmış diş hekimlerinden Dr. Deepa Chopra, sağlıklı beslenme rutinlerinde yer alan bazı gıdaların sanıldığı kadar masum olmadığını belirtti. Özellikle asidik yapılarıyla öne çıkan narenciye meyveleri, diş minesine zarar verebiliyor.</p>
<p></p>
<p data-start="678" data-end="937" class="">Portakal, limon ve greyfurt gibi C vitamini bakımından zengin olan bu meyveler, düzenli tüketimde asidik etkileri nedeniyle dişlerin koruyucu tabakasını aşındırabiliyor. Dr. Chopra, bu tür yiyeceklerin ardından hemen diş fırçalamanın önemine dikkat çekiyor.</p>
<p data-start="939" data-end="1094" class=""><strong data-start="939" data-end="993">Diş sağlığını olumsuz etkileyen gıdalar listelendi</strong><br data-start="993" data-end="996">Dr. Deepa Chopra'nın uyarılarına göre diş sağlığını tehdit edebilecek diğer bazı gıdalar şunlar:</p>
<ul data-start="1095" data-end="1530">
<li data-start="1095" data-end="1193" class="">
<p data-start="1097" data-end="1193" class="">Kurutulmuş meyveler: Şeker oranı yüksek ve dişlere yapışarak çürük oluşumuna neden olabiliyor.</p>
</li>
<li data-start="1194" data-end="1269" class="">
<p data-start="1196" data-end="1269" class="">Enerji içecekleri: Asit ve şeker içerikleriyle diş minesini yıpratıyor.</p>
</li>
<li data-start="1270" data-end="1345" class="">
<p data-start="1272" data-end="1345" class="">Domatesli soslar: Asidik yapı nedeniyle mine aşınmasına yol açabiliyor.</p>
</li>
<li data-start="1346" data-end="1434" class="">
<p data-start="1348" data-end="1434" class="">Sirke bazlı besinler: Salatalarda sık kullanılan bu ürünler de yüksek asit içeriyor.</p>
</li>
<li data-start="1435" data-end="1530" class="">
<p data-start="1437" data-end="1530" class="">Çay ve kahve: Sadece lekelenmeye değil, uzun vadede mine zayıflamasına da neden olabiliyor.</p>
</li>
</ul>
<p data-start="1532" data-end="1710" class="">Dr. Chopra, diş sağlığını korumak için bu gıdaların tüketiminde dikkatli olunması gerektiğini, tükettikten sonra ağız hijyeninin sağlanmasının büyük önem taşıdığını belirtiyor.</p>
<p data-start="1712" data-end="1882" class=""><strong data-start="1712" data-end="1724"></strong></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Bahar Gribi Yorgunluk ve Burun Akıntısıyla Geldiyse Bu Önerilerle Hızla Toparlanabilirsiniz</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/bahar-gribi-yorgunluk-ve-burun-akintisiyla-geldiyse-bu-onerilerle-hizla-toparlanabilirsiniz</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/bahar-gribi-yorgunluk-ve-burun-akintisiyla-geldiyse-bu-onerilerle-hizla-toparlanabilirsiniz</guid>
<description><![CDATA[ Mevsim geçişlerinde bağışıklığı zayıflatan bahar gribi; yorgunluk, burun akıntısı ve boğaz ağrısı gibi belirtilerle hayat kalitesini düşürebiliyor. İşte vücudu güçlendirecek ve iyileşmeyi hızlandıracak doğal öneriler… ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202504/image_870x580_68121ba3571a8.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 02 May 2025 00:46:23 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Bahar gribi belirtileri nelerdir, gripten korunmak için ne içilmeli, doğal yöntemlerle grip nasıl geçer, bahar alerjisi ile grip nasıl ayırt edilir</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><br data-start="353" data-end="356"><strong data-start="356" data-end="378">Bahar gribi nedir?</strong><br data-start="378" data-end="381">Bahar aylarında ani sıcaklık değişimleri ve alerjen yoğunluğu, bağışıklık sisteminin zayıflamasına neden olabiliyor. Bu dönemde ortaya çıkan bahar gribi, soğuk algınlığına benzer belirtilerle kendini gösteriyor. Yorgunluk, burun akıntısı, boğaz ağrısı, hafif ateş gibi semptomlarla seyreden bu durum, genellikle kısa sürede atlatılsa da günlük yaşamı olumsuz etkileyebiliyor.</p>
<p></p>
<p data-start="758" data-end="1074" class=""><strong data-start="758" data-end="804">Vücudu desteklemek için sıvı tüketimi şart</strong><br data-start="804" data-end="807">İyileşme sürecini hızlandırmak için bol sıvı tüketmek önemli. Suya ek olarak ıhlamur, adaçayı ve zencefil-limon gibi bitki çayları, hem boğazı yumuşatıyor hem de vücudu rahatlatıyor. Tavuk suyu çorbası da hem sıvı ihtiyacını karşılıyor hem de bağışıklığı destekliyor.</p>
<p data-start="1076" data-end="1265" class=""><strong data-start="1076" data-end="1116">Dinlenmek iyileşmeyi kolaylaştırıyor</strong><br data-start="1116" data-end="1119">Vücut hastalıkla mücadele ederken enerjiye ihtiyaç duyar. Bu nedenle yeterli uyku almak ve mümkün olduğunca dinlenmek, toparlanmayı hızlandırıyor.</p>
<p data-start="1267" data-end="1598" class=""><strong data-start="1267" data-end="1297">Beslenmeye dikkat edilmeli</strong><br data-start="1297" data-end="1300">Bağışıklık sistemini destekleyen C vitamini (portakal, kivi, biber), çinko (kabak çekirdeği, mercimek) ve probiyotik kaynakları (yoğurt, kefir) sofralarda yer almalı. Doğal karışımlar da etkili olabilir; örneğin zencefil, bal ve limon karışımı bağışıklığı güçlendirirken boğazı da rahatlatabiliyor.</p>
<p data-start="1600" data-end="2063" class=""><strong data-start="1600" data-end="1643">Semptomları hafifletmenin doğal yolları</strong><br data-start="1643" data-end="1646">Tuzlu suyla gargara, boğaz ağrısını hafifletirken, buhar banyosu burun tıkanıklığını gidermede yardımcı olabilir. Bunun için sıcak suya birkaç damla okaliptüs yağı ya da nane damlatılarak yapılan buhar banyosu öneriliyor.<br data-start="1867" data-end="1870">Ayrıca hafif ateş, baş ve kas ağrısı gibi durumlarda basit ağrı kesiciler tercih edilebilir. Burun tıkanıklığı içinse okyanus suyu spreyleri veya doktor önerili burun açıcılar kullanılabiliyor.</p>
<p data-start="2065" data-end="2320" class=""><strong data-start="2065" data-end="2098">Alerjiyle karıştırmamak gerek</strong><br data-start="2098" data-end="2101">Bahar gribi bazen alerjik rinit ile karıştırılabiliyor. Burun akıntısı şeffafsa, gözlerde kaşıntı varsa ve sık hapşırma görülüyorsa bu durumda bahar alerjisi düşünülmeli. Antihistaminikler bu belirtileri hafifletebilir.</p>
<p data-start="2322" data-end="2426" class="">Belirtiler iki haftadan uzun sürüyor ya da ağırlaşıyorsa, bir sağlık kuruluşuna başvurmak gerekebilir.</p>
<p data-start="2428" data-end="2590" class=""></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kahvenize Bu Doğal Malzemeyi Ekleyin: Açlık Krizlerini Bitirip Yağ Yakımını Hızlandırıyor</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/kahvenize-bu-dogal-malzemeyi-ekleyin-aclik-krizlerini-bitirip-yag-yakimini-hizlandiriyor</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/kahvenize-bu-dogal-malzemeyi-ekleyin-aclik-krizlerini-bitirip-yag-yakimini-hizlandiriyor</guid>
<description><![CDATA[ Sabah kahvesine eklenen tek bir kaşık doğal malzeme, gün boyu tokluk hissi sağlarken ani şeker isteğini bastırıyor, metabolizmayı ise aktif hale getiriyor. İşte uzmanların önerdiği o basit ama etkili formül... ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202504/image_870x580_6811ccca93f00.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 01 May 2025 00:49:13 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Sabah kahvesine ne eklenmeli, bu yöntem şeker isteğini nasıl bastırıyor, metabolizma bu yöntemle nasıl hızlanıyor, tokluk hissi nasıl sağlanıyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><br data-start="355" data-end="358">Bazı kişiler için sabah kahvesi, güne başlamak adına bir ritüel niteliğinde. Ancak kahveye eklenecek tek bir kaşık malzeme, hem sağlık açısından hem de günlük enerji düzeyi açısından büyük faydalar sunabilir.</p>
<p></p>
<p data-start="570" data-end="876" class=""><strong data-start="570" data-end="599">Şeker isteğini baskılıyor</strong><br data-start="599" data-end="602">Beslenme uzmanlarının son dönem önerileri arasında yer alan bu yöntem, özellikle gün içinde bastırılması zor olan tatlı krizlerini önlemeye yardımcı oluyor. Sabah kahvesine eklenen bu malzeme, kan şekerini dengeleyerek şekerli atıştırmalıklara olan yönelimi azaltabiliyor.</p>
<p data-start="878" data-end="1133" class=""><strong data-start="878" data-end="909">Metabolizmayı hızlandırıyor</strong><br data-start="909" data-end="912">Kahveyle birlikte tüketildiğinde sindirim sistemini canlandıran bu doğal içerik, metabolizmayı hızlandırarak yağ yakımını destekliyor. Bu sayede hem enerji artışı sağlanıyor hem de kilo kontrolü daha kolay hale geliyor.</p>
<p data-start="1135" data-end="1356" class=""><strong data-start="1135" data-end="1163">Tokluk süresini uzatıyor</strong><br data-start="1163" data-end="1166">Uzmanlara göre bu basit yöntem, kahvaltı sonrası daha uzun süre tok kalınmasına katkıda bulunuyor. Açlık hissinin bastırılmasıyla birlikte gereksiz atıştırmaların da önüne geçilmiş oluyor.</p>
<p data-start="1358" data-end="1447" class="">Kahveye eklenecek bu malzemenin ne olduğu ise haberin orijinal kaynağında belirtiliyor.</p>
<p data-start="1449" data-end="1612" class=""><strong data-start="1449" data-end="1461"></strong></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Veteriner Hekimler Artık Sahipsiz Köpek Denetimlerinde Aktif Rol Alacak</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/veteriner-hekimler-artik-sahipsiz-koepek-denetimlerinde-aktif-rol-alacak</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/veteriner-hekimler-artik-sahipsiz-koepek-denetimlerinde-aktif-rol-alacak</guid>
<description><![CDATA[ 26 Nisan Dünya Veteriner Hekimler Günü dolayısıyla düzenlenen programda konuşan Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, sahipsiz köpek sorununun çözümünde veteriner hekimlerin denetimlere dahil edileceğini ve mesleğin daha güçlü koşullarda icra edilmesi için çalışmaların sürdüğünü açıkladı. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202504/image_870x580_68120e9a5bb6a.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 01 May 2025 00:49:08 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Veteriner hekimler sahipsiz köpek denetimlerine nasıl katılacak, veteriner hekimliğe yönelik hangi yapısal düzenlemeler yapılıyor, Mehmet Akif Ersoy’un veterinerlikle ilgisi nedir, genç veterinerlere ne tür destekler sağlanıyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><br data-start="418" data-end="421"><strong data-start="421" data-end="483">Veteriner Hekimler Günü Orman Genel Müdürlüğü'nde Kutlandı</strong><br data-start="483" data-end="486">26 Nisan Dünya Veteriner Hekimler Günü kapsamında Türk Veteriner Hekimleri Birliği tarafından Orman Genel Müdürlüğü’nde program düzenlendi. Etkinliğe Et ve Süt Kurumu Genel Müdür V. Melik Daloğlu ve Tarım ve Orman Bakanlığı bürokratları katıldı.</p>
<p></p>
<p data-start="735" data-end="1099" class=""><strong data-start="735" data-end="786">Veteriner Hekimler Gıda Güvenliğinin Temel Taşı</strong><br data-start="786" data-end="789">Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı programda yaptığı konuşmada, hayvansal üretimin gıda arz güvenliği açısından kritik önemde olduğunu belirtti. Yumaklı, veteriner hekimlerin, hayvansal ürünlerin güvenliği, hayvan ıslahı, tedavi ve koruyucu hekimlik gibi birçok alanda önemli görev üstlendiğini vurguladı.</p>
<p data-start="1101" data-end="1401" class=""><strong data-start="1101" data-end="1149">Zoonotik Hastalıklar ve Halk Sağlığı Vurgusu</strong><br data-start="1149" data-end="1152">Bakan Yumaklı, zoonoz hastalıkların halk sağlığı açısından ciddi bir tehdit oluşturduğunu belirtti. Kovid-19’un da bu hastalıklar arasında yer aldığına dikkat çeken Yumaklı, veteriner hekimlerin Türkiye genelinde fedakârca görev yaptığını söyledi.</p>
<p data-start="1403" data-end="1747" class=""><strong data-start="1403" data-end="1449">Yapısal ve Mevzuat İyileştirmeleri Sürüyor</strong><br data-start="1449" data-end="1452">Veteriner hekimliğin daha güçlü koşullarda icra edilmesi için yapısal ve mevzuat iyileştirmelerine devam ettiklerini aktaran Yumaklı, veteriner hekimlerin mezuniyet sonrası sadece kamu kurumlarına yönelmemesi gerektiğini, kendi işlerini kurabilecekleri alanların da desteklendiğini ifade etti.</p>
<p data-start="1749" data-end="2007" class=""><strong data-start="1749" data-end="1777">Mehmet Akif Ersoy’a Atıf</strong><br data-start="1777" data-end="1780">İstiklal Marşı'nın yazarı Mehmet Akif Ersoy’un da veteriner hekim olduğunu hatırlatan Yumaklı, ‘Onun meslek hayatındaki duruşu bize bilimsel bilgi ile ahlaki sorumluluğun nasıl olması gerektiğine ilişkin ipucu veriyor.’ dedi.</p>
<p data-start="2009" data-end="2413" class=""><strong data-start="2009" data-end="2080">Sahipsiz Köpek Denetimlerinde Veteriner Hekimler Aktif Görev Alacak</strong><br data-start="2080" data-end="2083">Bakan Yumaklı, Hayvanları Koruma Kanunu kapsamında sahipsiz sokak köpeklerine yönelik yapılacak denetimlerde veteriner hekimlerin görevlendirileceğini duyurdu. Yumaklı, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü’nün yeniden yapılandırıldığını ve bu süreçte veteriner hekimlerin görev almasının büyük önem taşıdığını vurguladı.</p>
<p data-start="2415" data-end="2884" class=""><strong data-start="2415" data-end="2463">Veteriner Hekimlere Teşvik ve Destek Çağrısı</strong><br data-start="2463" data-end="2466">Yumaklı, veteriner fakültesinden mezun olanların kamuda istihdamı konusunda talep olduğunu, ancak kamu kapasitesinin sınırlı olduğunu belirtti. Hayvancılık Yol Haritası kapsamında genç veterinerlere destek sağlandığını ifade eden Yumaklı, ‘Kendi işinizin patronu olun’ çağrısında bulundu. Kadın girişimcilere ve genç veterinerlere ilave desteklerin sağlandığını belirterek, bu fırsatların değerlendirilmesini istedi.</p>
<p data-start="2886" data-end="3132" class=""><strong data-start="2886" data-end="2898"></strong></p>
<p></p>
<p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Limonun çöpe atılan çekirdekleri şifa saçıyor: Sindirimi rahatlatıyor, iltihabı azaltıyor</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/limonun-coepe-atilan-cekirdekleri-sifa-saciyor-sindirimi-rahatlatiyor-iltihabi-azaltiyor</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/limonun-coepe-atilan-cekirdekleri-sifa-saciyor-sindirimi-rahatlatiyor-iltihabi-azaltiyor</guid>
<description><![CDATA[ Yıllardır çöpe atılan limon çekirdeklerinin, kaynatılarak tüketildiğinde sindirim sisteminden bağışıklığa, eklem ağrılarından iltihaplanmaya kadar birçok sağlık sorununa iyi geldiği ortaya çıktı. Antioksidan ve C vitamini açısından zengin olan limon çekirdekleri, basit bir tarifle çay haline getirilerek düzenli tüketildiğinde vücut direncini artırıyor. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202504/image_870x580_68121d0311fb6.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 01 May 2025 00:48:47 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Limon çekirdeği ne işe yarar, limon çekirdeği çayı nasıl hazırlanır, limon çekirdeği çayı hangi hastalıklara iyi gelir, limon çekirdeği nasıl tüketilmeli</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><br data-start="500" data-end="503"><strong data-start="503" data-end="540">Limon çekirdeği şifa deposu çıktı</strong><br data-start="540" data-end="543">Günlük hayatta genellikle çöpe atılan limon çekirdeklerinin, sağlık açısından önemli faydalar sunduğu belirlendi. Limonun kabuk ve suyunun yanı sıra çekirdeklerinin de kaynatılarak tüketilmesi, özellikle sindirim sorunları üzerinde olumlu etki yaratıyor.</p>
<p></p>
<p data-start="801" data-end="1130" class=""><strong data-start="801" data-end="837">Antioksidan ve C vitamini deposu</strong><br data-start="837" data-end="840">Limon çekirdekleri, içerdiği güçlü antioksidanlar sayesinde vücudu serbest radikallere karşı koruyor. Aynı zamanda yüksek C vitamini içeriğiyle bağışıklık sistemini güçlendiriyor. Özellikle kış aylarında grip ve soğuk algınlığı gibi rahatsızlıklara karşı direnci artırıcı özellik taşıyor.</p>
<p data-start="1132" data-end="1406" class=""><strong data-start="1132" data-end="1167">Sindirim sistemini rahatlatıyor</strong><br data-start="1167" data-end="1170">Bağırsaklardaki zararlı bakterilerin temizlenmesinde etkili olan limon çekirdeği çayı, hazımsızlık, şişkinlik ve diğer sindirim sorunlarını hafifletiyor. Düzenli tüketildiğinde sindirim sisteminde gözle görülür bir rahatlama sağlıyor.</p>
<p data-start="1408" data-end="1724" class=""><strong data-start="1408" data-end="1449">İltihap ve ağrılara karşı doğal çözüm</strong><br data-start="1449" data-end="1452">İltihap giderici özellikleriyle dikkat çeken limon çekirdekleri, eklem ağrıları, romatizma ve kas ağrılarına karşı doğal bir destek sunuyor. Vücutta oluşan iltihaplanmanın önlenmesine katkı sağladığı için uzun vadede kronik rahatsızlıkları engellemede yardımcı olabilir.</p>
<p data-start="1726" data-end="2040" class=""><strong data-start="1726" data-end="1757">Limon çekirdeği çayı tarifi</strong><br data-start="1757" data-end="1760">Evde kolayca hazırlanabilen limon çekirdeği çayı için 5-6 adet limon çekirdeği havanda hafifçe eziliyor. Ardından bir bardak suya eklenip yaklaşık 10 dakika kaynatılıyor. Süzüldükten sonra isteğe bağlı olarak bal veya birkaç damla limon suyu ile tatlandırılarak tüketilebiliyor.</p>
<p data-start="2042" data-end="2214" class=""><strong data-start="2042" data-end="2054"></strong></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Limon çekirdeği kaynatıp içen sindirim sorunlarını ve kas ağrılarını hafifletiyor</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/limon-cekirdegi-kaynatip-icen-sindirim-sorunlarini-ve-kas-agrilarini-hafifletiyor</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/limon-cekirdegi-kaynatip-icen-sindirim-sorunlarini-ve-kas-agrilarini-hafifletiyor</guid>
<description><![CDATA[ Limonun genellikle çöpe atılan çekirdeklerinin aslında sağlık açısından pek çok faydaya sahip olduğu ortaya çıktı. Kaynatılarak içildiğinde sindirim sistemini rahatlattığı, bağışıklığı güçlendirdiği ve iltihap kaynaklı ağrılara iyi geldiği belirtiliyor. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202504/image_870x580_68121cc14a218.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 01 May 2025 00:48:33 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Limon çekirdeği nasıl kaynatılır, limon çekirdeği neye iyi gelir, limon çekirdeği çayı ne zaman içilmeli, limon çekirdeği ağrılara iyi gelir mi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><br data-start="391" data-end="394"><strong data-start="394" data-end="441">Limon çekirdeği sanılandan çok daha faydalı</strong><br data-start="441" data-end="444">Sağlık açısından sunduğu yararlar nedeniyle sıkça tercih edilen limon, meyvesi ve kabuklarının yanı sıra çekirdekleriyle de şifa kaynağı olabiliyor. Genellikle çöpe atılan limon çekirdeklerinin, özellikle kaynatılarak tüketildiğinde birçok sağlık sorununa karşı etkili olduğu ifade ediliyor.</p>
<p></p>
<p data-start="739" data-end="1098" class=""><strong data-start="739" data-end="795">Bağışıklığı güçlendiriyor, sindirimi kolaylaştırıyor</strong><br data-start="795" data-end="798">Limon çekirdeği, içerdiği güçlü antioksidanlar sayesinde vücudu serbest radikallere karşı koruyor. Aynı zamanda zengin C vitamini içeriğiyle bağışıklık sisteminin güçlenmesine katkı sağlıyor. Kış aylarında grip ve soğuk algınlığı gibi hastalıklara karşı direnci artırıcı özelliğiyle dikkat çekiyor.</p>
<p data-start="1100" data-end="1322" class="">Bağırsaklardaki zararlı bakterilerin temizlenmesine yardımcı olan limon çekirdeği çayı, sindirim sistemini rahatlatıyor. Özellikle hazımsızlık ve şişkinlik gibi sık karşılaşılan rahatsızlıkları hafiflettiği belirtiliyor.</p>
<p data-start="1324" data-end="1604" class=""><strong data-start="1324" data-end="1369">İltihabı azaltıyor, ağrıları hafifletiyor</strong><br data-start="1369" data-end="1372">Doğal bileşenler içeren limon çekirdeği, vücutta oluşan iltihaplanmaları azaltıcı etkiye sahip. Bu yönüyle romatizma, kas ağrıları ve eklem rahatsızlıkları gibi kronik ağrılarla mücadelede alternatif bir destek olarak öne çıkıyor.</p>
<p data-start="1606" data-end="1953" class=""><strong data-start="1606" data-end="1637">Limon çekirdeği çayı tarifi</strong><br data-start="1637" data-end="1640">Limon çekirdeğinden çay hazırlamak oldukça basit. Bunun için 5-6 adet limon çekirdeğini havanda hafifçe ezdikten sonra bir bardak suya ekleyin. Karışımı yaklaşık 10 dakika kaynattıktan sonra süzerek tüketebilirsiniz. Tatlandırmak isterseniz içerisine bir çay kaşığı bal veya birkaç damla limon suyu eklenebilir.</p>
<p data-start="1955" data-end="2117" class=""><strong data-start="1955" data-end="1967"></strong></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Diyetisyen Tara Collingwood’dan dikkat çeken liste: &amp;apos;Göbek yağını eriten 3 besin açıklandı&amp;apos;</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/diyetisyen-tara-collingwooddan-dikkat-ceken-liste-goebek-yagini-eriten-3-besin-aciklandi</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/diyetisyen-tara-collingwooddan-dikkat-ceken-liste-goebek-yagini-eriten-3-besin-aciklandi</guid>
<description><![CDATA[ ABD’li diyetisyen Tara Collingwood’un önerdiği liste göbek bölgesindeki yağlanmadan şikayetçi olanlara umut oldu. Yumurta, yeşil yapraklı sebzeler ve avokado, hem tok tutuyor hem metabolizmayı hızlandırıyor. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202504/image_870x580_6811cbdbd6fb9.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 30 Apr 2025 14:23:05 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Göbek yağı nasıl eritilir, hangi besinler karın bölgesindeki yağı azaltır, avokado yağ yakımını nasıl etkiler, yumurta metabolizmayı nasıl hızlandırır</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><br data-start="343" data-end="346"><strong data-start="346" data-end="398">Göbek bölgesindeki yağlara karşı etkili öneriler</strong><br data-start="398" data-end="401">Diyet yapmasına rağmen karın yağlarından kurtulamayanlar için ABD’li Uzman Diyetisyen Tara Collingwood’dan dikkat çeken açıklamalar geldi. 'Flat Belly Cookbook for Dummies' kitabının ortak yazarı olan Collingwood, göbek bölgesindeki yağlanmayı azaltmaya yardımcı olan üç temel besini sıraladı.</p>
<p></p>
<p data-start="698" data-end="1029" class=""><strong data-start="698" data-end="737">Yumurta: Kahvaltının tok tutan gücü</strong><br data-start="737" data-end="740">Yüksek protein ve düşük kalori içeriğiyle öne çıkan yumurta, yağ yakıcı kahvaltıların ilk sıralarında yer alıyor. Diyetisyen Collingwood’a göre, sabahları 1-2 adet haşlanmış yumurta tüketmek hem uzun süre tok kalmayı sağlıyor hem de termojenik etkisiyle metabolizmayı harekete geçiriyor.</p>
<p data-start="1031" data-end="1395" class=""><strong data-start="1031" data-end="1085">Yeşil yapraklı sebzeler: Lif ve antioksidan deposu</strong><br data-start="1085" data-end="1088">Ispanak, kale, pazı ve Romaine marulu gibi sebzeler düşük kalorili ve lif açısından oldukça zengin. Bu besinler sindirimi destekleyerek şişkinliği azaltıyor ve karın çevresindeki yağlanmanın önüne geçmeye yardımcı oluyor. Aynı zamanda içerdiği vitamin ve mineraller sayesinde genel sağlığı da destekliyor.</p>
<p data-start="1397" data-end="1723" class=""><strong data-start="1397" data-end="1449">Avokado: Sağlıklı yağlarla göbek yağlarına karşı</strong><br data-start="1449" data-end="1452">İçerdiği tekli doymamış yağlar sayesinde avokado, hem uzun süre tok tutuyor hem de insülin hassasiyetini artırarak karın bölgesindeki yağlanmayı azaltabiliyor. Collingwood, sağlıklı yağ tüketiminin de doğru oranlarda yapıldığında yağ yakımını desteklediğini belirtiyor.</p>
<p data-start="1725" data-end="1890" class=""></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Yanlış pozisyonda uyumak omurgayı çökertiyor: Uzmanlardan sol tarafa yatın uyarısı!</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/yanlis-pozisyonda-uyumak-omurgayi-coekertiyor-uzmanlardan-sol-tarafa-yatin-uyarisi</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/yanlis-pozisyonda-uyumak-omurgayi-coekertiyor-uzmanlardan-sol-tarafa-yatin-uyarisi</guid>
<description><![CDATA[ 2.000 yetişkin üzerinde yapılan yeni bir araştırma, sağ tarafa yatmanın en yaygın uyku pozisyonu olduğunu ortaya koydu. Ancak uzmanlar, sol tarafa yatmanın horlamayı azalttığını, sindirimi kolaylaştırdığını ve omurga sağlığını koruduğunu vurguluyor. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202504/image_870x580_6811cc074bba4.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 30 Apr 2025 14:23:05 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>En sağlıklı uyku pozisyonu hangisi, horlama hangi pozisyonda azalıyor, mide ekşimesi olanlar nasıl uyumalı, karna yatmanın zararları nelerdir</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><br data-start="373" data-end="376"><strong data-start="376" data-end="414">En yaygın uyku pozisyonu sağ taraf</strong><br data-start="414" data-end="417">Yapılan yeni bir araştırmada, 2.000 yetişkinin katılımıyla en sık tercih edilen uyku pozisyonu incelendi. Sonuçlara göre katılımcıların çoğunluğu sağ taraflarına yatarak uyumayı tercih ediyor. Ancak uzmanlar bu alışkanlığın sağlık açısından en ideal tercih olmadığını ifade ediyor.</p>
<p></p>
<p data-start="700" data-end="1112" class=""><strong data-start="700" data-end="741">Sol tarafa yatmak horlamayı azaltıyor</strong><br data-start="741" data-end="744">Uzmanlara göre, özellikle yan pozisyonda uyumak genel sağlık açısından daha faydalı. Sol tarafa yatmak, horlama ve uyku apnesi yaşayan kişiler için önerilen pozisyon olarak öne çıkıyor. Dr. Cheryl Lythgoe, bu pozisyonun mide ekşimesi gibi sindirim sorunlarını hafiflettiğini belirterek yer çekiminin yiyeceklerin sindirimdeki hareketini kolaylaştırdığını ifade ediyor.</p>
<p data-start="1114" data-end="1454" class=""><strong data-start="1114" data-end="1157">Karnın üzerine yatmak en riskli seçenek</strong><br data-start="1157" data-end="1160">Dr. Lythgoe, karnın üzerine yatmanın ise en zararlı uyku pozisyonu olduğunu vurguluyor. Bu pozisyon, omurganın hizalanmasını bozarak boyun ve sırt bölgesinde baskı oluşturuyor ve kronik ağrılara neden olabiliyor. Ayrıca, solunum organlarına binen ekstra baskı da nefes almayı zorlaştırabiliyor.</p>
<p data-start="1456" data-end="1947" class=""><strong data-start="1456" data-end="1502">Doğru destekleyici yastık kullanımı önemli</strong><br data-start="1502" data-end="1505">Fizyoterapist Jordan Dehara ise, bel ve kalça gerginliğini azaltmak amacıyla yan uyuyanların bacaklarının arasına yastık yerleştirmesini öneriyor. Sırt üstü uyumayı tercih edenler için ise dizlerin altına yastık konulmasının omurga üzerindeki baskıyı azalttığını ifade ediyor. Dehara, ‘Çoğumuz uyku pozisyonlarımızın fiziksel sağlığımız üzerindeki etkisini fark etmiyoruz. Doğru alışkanlıklarla kronik ağrılar önlenebilir’ şeklinde konuşuyor.</p>
<p data-start="1949" data-end="2103" class=""></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>13 ölümcül hastalığa karşı ücretsiz aşı fırsatı: Bakanlık bağışıklama seferberliği başlattı</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/13-oelumcul-hastaliga-karsi-ucretsiz-asi-firsati-bakanlik-bagisiklama-seferberligi-baslatti</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/13-oelumcul-hastaliga-karsi-ucretsiz-asi-firsati-bakanlik-bagisiklama-seferberligi-baslatti</guid>
<description><![CDATA[ Dünya Aşı Haftası kapsamında açıklama yapan Halk Sağlığı Genel Müdürü Muhammed Emin Demirkol, Türkiye&#039;de çocukluk döneminde uygulanan ücretsiz aşılarla 13 bulaşıcı hastalığa karşı koruma sağlandığını belirtti. Sosyal medyada yayılan yanlış bilgilere karşı da vatandaşların Sağlıklı Hayat Merkezlerinden doğru bilgi alabileceği vurgulandı. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202504/image_870x580_6811cc3c745cc.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 30 Apr 2025 14:23:05 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Hangi hastalıklara karşı ücretsiz aşı uygulanıyor, Dünya Aşı Haftası&#039;nın amacı nedir, Tdab aşısı kimlere uygulanıyor, aşı karşıtlığına karşı hangi bilgilendirme çalışmaları yürütülüyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><br data-start="484" data-end="487"><strong data-start="487" data-end="539">Dünya Aşı Haftası kapsamında bağışıklama çağrısı</strong><br data-start="539" data-end="542">Her yıl 24-30 Nisan tarihleri arasında kutlanan Dünya Aşı Haftası kapsamında, aşılamanın önemi vurgulanarak daha fazla çocuğun ve yetişkinin önlenebilir hastalıklardan korunması hedefleniyor. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından 1974’te başlatılan ve Türkiye'de 1981’den bu yana uygulanan Genişletilmiş Bağışıklama Programı (GBP) ile bulaşıcı hastalıklarla mücadele sürdürülüyor.</p>
<p></p>
<p data-start="923" data-end="1286" class=""><strong data-start="923" data-end="979">13 bulaşıcı hastalığa karşı ücretsiz aşı uygulanıyor</strong><br data-start="979" data-end="982">Sağlık Bakanlığı tarafından yürütülen program çerçevesinde, çocukluk döneminde ücretsiz olarak uygulanan aşılar; difteri, boğmaca, tetanos, kızamık, kızamıkçık, kabakulak, tüberküloz, çocuk felci, hepatit B, hepatit A, suçiçeği, hemofilus influenza Tip B ve pnömokok hastalıklarına karşı koruma sağlıyor.</p>
<p data-start="1288" data-end="1787" class=""><strong data-start="1288" data-end="1344">'Aşının gücüyle birçok hastalığı gündemden çıkardık'</strong><br data-start="1344" data-end="1347">Halk Sağlığı Genel Müdürü Muhammed Emin Demirkol, Dünya Aşı Haftası temasının bu yıl 'Herkes İçin Aşılama İnsanlık İçin Mümkün' olarak belirlendiğini söyledi. Türkiye'nin aşı programını etkin biçimde yürüttüğünü belirten Demirkol, "1981 yılından beri uyguladığımız ücretsiz aşı uygulamasıyla çocuk felci gibi büyük problemler doğurabilecek hastalıklar artık toplumda görülmüyor, bu durum aşının gücünü göstermektedir." ifadelerini kullandı.</p>
<p data-start="1789" data-end="2151" class=""><strong data-start="1789" data-end="1840">Gebelik döneminde Tdab aşısı uygulaması başladı</strong><br data-start="1840" data-end="1843">Demirkol, son dönemde uygulamaya alınan tetanos-difteri-aselüler boğmaca (Tdab) aşısının da her gebelik döneminde tek doz olarak verildiğini hatırlattı. 1998’den beri uygulanan hepatit B aşısı ile 2008’den bu yana kullanılan 5 bileşenli karma aşının, 6 bileşenli şekilde uygulanmaya başlandığı da belirtildi.</p>
<p data-start="2153" data-end="2541" class=""><strong data-start="2153" data-end="2206">Yanlış bilgiye karşı sağlık okuryazarlığı eğitimi</strong><br data-start="2206" data-end="2209">Aşı karşıtlığının sosyal medyada yayılan yanlış bilgilerle arttığına dikkat çeken Demirkol, vatandaşların Sağlıklı Hayat Merkezlerinde ve kurulan Sağlıklı Hayat Akademilerinde aşıyla ilgili doğru bilgilere ulaşabileceğini bildirdi. Aşıya yönelik tereddütlerin önlenmesi için bilimsel verilerle hareket edilmesi gerektiği vurgulandı.</p>
<p data-start="2543" data-end="2799" class=""><strong data-start="2543" data-end="2586">Türkiye bağışıklama alanında örnek ülke</strong><br data-start="2586" data-end="2589">Demirkol, Türkiye’nin dünya genelinde bağışıklama uygulamalarıyla örnek gösterildiğini belirterek, "Aşının güçlü ve sağlıklı bir toplumun temeli olduğuna inanıyoruz. Güçlü toplum için mutlaka aşı diyoruz" dedi.</p>
<p data-start="2801" data-end="3002" class=""><strong data-start="2801" data-end="2813"></strong></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Ankara’da Bağımlılıkla Mücadelede Yeni Adım: Tedavi ve Rehabilitasyon Merkezi Hizmete Girdi</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/ankarada-bagimlilikla-mucadelede-yeni-adim-tedavi-ve-rehabilitasyon-merkezi-hizmete-girdi</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/ankarada-bagimlilikla-mucadelede-yeni-adim-tedavi-ve-rehabilitasyon-merkezi-hizmete-girdi</guid>
<description><![CDATA[ Ankara&#039;da bağımlılık sorunuyla etkin mücadele kapsamında çok yönlü tedavi, danışmanlık ve rehabilitasyon hizmetleri sunacak yeni bir merkez açıldı. Merkez, bağımlı bireylerin topluma kazandırılmasını amaçlıyor. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202504/image_870x580_68120140f064b.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 30 Apr 2025 14:23:05 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Ankara&#039;da açılan bağımlılık merkezi hangi hizmetleri sunacak, kimler başvurabilecek, merkezde hangi bağımlılık türlerine yönelik hizmet verilecek, sosyal uyum faaliyetleri neleri kapsıyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><br data-start="346" data-end="349"><strong data-start="349" data-end="397">Ankara'da bağımlılıkla mücadelede yeni dönem</strong><br data-start="397" data-end="400">Ankara'da bağımlılıkla mücadele kapsamında önemli bir adım atıldı. Kentte, bağımlı bireylerin tedavi, rehabilitasyon ve sosyal uyum süreçlerini destekleyecek kapsamlı bir merkez açıldı. Merkez, hem sağlık hizmetleri sunacak hem de psikososyal destek programları ile bireyleri yeniden topluma kazandırmayı hedefleyecek.</p>
<p></p>
<p data-start="720" data-end="1072" class=""><strong data-start="720" data-end="763">Tedavi, danışmanlık ve eğitim bir arada</strong><br data-start="763" data-end="766">Yeni açılan merkezde bireysel tedavi programlarının yanı sıra grup terapileri, aile danışmanlığı ve bağımlılığın önlenmesine yönelik eğitim seminerleri de verilecek. Uzman psikologlar, sosyal hizmet uzmanları ve sağlık personelinden oluşan ekip, başvuruları değerlendirerek kişiye özel planlamalar yapacak.</p>
<p data-start="1074" data-end="1392" class=""><strong data-start="1074" data-end="1110">Merkez herkesin kullanımına açık</strong><br data-start="1110" data-end="1113">Açıklamaya göre merkez, sadece madde bağımlılığı ile sınırlı kalmayacak; teknoloji, kumar ve diğer davranışsal bağımlılık türlerine karşı da hizmet verecek. Gönüllü başvuruların yanı sıra, kamu kurumları ve sivil toplum kuruluşlarıyla iş birliği içinde yönlendirme yapılabilecek.</p>
<p data-start="1394" data-end="1690" class=""><strong data-start="1394" data-end="1445">Sosyal uyum ve yeniden entegrasyon hedefleniyor</strong><br data-start="1445" data-end="1448">Merkezde ayrıca mesleki eğitim kursları, sosyal etkinlikler ve iş başı programlarıyla bireylerin yeniden topluma kazandırılması amaçlanıyor. Bu sayede bağımlılıkla mücadele yalnızca tıbbi değil, sosyal bir iyileşme süreci olarak ele alınacak.</p>
<p data-start="1692" data-end="1894" class=""></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Aile hekimine verilen ceza mahkemeden döndü: &amp;apos;İş bırakma eylemi cezalandırılamaz&amp;apos;</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/aile-hekimine-verilen-ceza-mahkemeden-doendu-is-birakma-eylemi-cezalandirilamaz</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/aile-hekimine-verilen-ceza-mahkemeden-doendu-is-birakma-eylemi-cezalandirilamaz</guid>
<description><![CDATA[ Türk Tabipleri Birliği tarafından açılan emsal dava sonucunda, iş bırakma eylemine katıldığı gerekçesiyle bir aile hekimine verilen grup düşürme cezası yargıdan döndü. Mahkeme, bu tür cezaların hukuka aykırı olduğuna hükmetti. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202504/image_870x580_681201d7191f8.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 30 Apr 2025 14:23:05 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>TTB neden dava açtı, grup düşürme cezası nedir, mahkeme hangi gerekçeyle cezayı iptal etti, bu karar başka hekimleri de etkiler mi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><br data-start="348" data-end="351"><strong data-start="351" data-end="408">TTB'den aile hekimine verilen cezaya karşı emsal dava</strong><br data-start="408" data-end="411">Türk Tabipleri Birliği (TTB), iş bırakma eylemine katıldığı gerekçesiyle bir aile hekimine verilen grup düşürme cezasına karşı dava açtı. Açılan dava sonucunda, cezanın hukuka aykırı olduğu tespit edildi.</p>
<p></p>
<p data-start="617" data-end="927" class=""><strong data-start="617" data-end="648">Mahkeme: Ceza hukuka aykırı</strong><br data-start="648" data-end="651">Mahkeme, iş bırakma eyleminin demokratik bir hak olduğuna dikkat çekerek, bu nedenle verilen grup düşürme cezasının hukuki temelden yoksun olduğuna karar verdi. Kararda, sağlık çalışanlarının anayasal haklarını kullanmalarının idari yaptırımlarla engellenemeyeceği vurgulandı.</p>
<p data-start="929" data-end="1230" class=""><strong data-start="929" data-end="956">Emsal niteliğinde karar</strong><br data-start="956" data-end="959">TTB'nin açtığı bu dava sonucunda verilen karar, benzer durumdaki sağlık çalışanları için emsal oluşturabilecek nitelikte. TTB yetkilileri, kararın hem sağlık çalışanlarının hak mücadelesi açısından hem de hukukun üstünlüğü bakımından önemli bir gelişme olduğunu belirtti.</p>
<p data-start="1232" data-end="1375" class=""></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Deprem çantanız hazır mı? AFAD’ın önerdiği hayati malzemeler listesi açıklandı</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/deprem-cantaniz-hazir-mi-afadin-oenerdigi-hayati-malzemeler-listesi-aciklandi</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/deprem-cantaniz-hazir-mi-afadin-oenerdigi-hayati-malzemeler-listesi-aciklandi</guid>
<description><![CDATA[ Deprem gibi afetler sırasında hayatta kalmak için kritik öneme sahip acil durum çantasında neler bulunmalı? AFAD’ın paylaştığı resmi listeye göre her evde, arabada ve iş yerinde mutlaka bulundurulması gereken temel ihtiyaçlar ve hayat kurtaran ekipmanlar belli oldu. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202504/image_870x580_681203ff505da.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 30 Apr 2025 14:23:05 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Deprem çantasında hangi malzemeler olmalı, AFAD deprem çantası listesinde neler var, deprem çantası nasıl hazırlanır, araç için acil durum çantasında neler bulunmalı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><br data-start="401" data-end="404"><strong data-start="404" data-end="446">Deprem anına hazırlık hayat kurtarıyor</strong><br data-start="446" data-end="449">Türkiye’nin birçok bölgesinde deprem riski bulunması, bireysel hazırlıkların önemini artırıyor. Uzmanlara göre, özellikle ilk 72 saatte ihtiyaç duyulacak malzemelerin yer aldığı bir deprem çantasının önceden hazırlanmış olması, hayati önem taşıyor.</p>
<p></p>
<p data-start="701" data-end="936" class=""><strong data-start="701" data-end="736">Deprem çantasında neler olmalı?</strong><br data-start="736" data-end="739">Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD), deprem çantasında mutlaka bulunması gereken malzemeleri listeledi. Bu çanta, evde, iş yerinde ve araçta kolay erişilebilir bir yerde bulundurulmalı.</p>
<p data-start="938" data-end="1014" class="">İşte AFAD’a göre bir deprem çantasında bulunması gereken temel malzemeler:</p>
<ul data-start="1015" data-end="1740">
<li data-start="1015" data-end="1072" class="">
<p data-start="1017" data-end="1072" class=""><strong data-start="1017" data-end="1024">Su:</strong> Kişi başı en az 3 gün yetecek kadar içme suyu</p>
</li>
<li data-start="1073" data-end="1138" class="">
<p data-start="1075" data-end="1138" class=""><strong data-start="1075" data-end="1084">Gıda:</strong> Dayanıklı, çabuk bozulmayan ve besleyici yiyecekler</p>
</li>
<li data-start="1139" data-end="1245" class="">
<p data-start="1141" data-end="1245" class=""><strong data-start="1141" data-end="1161">Hijyen ürünleri:</strong> Sabun, diş fırçası ve macunu, ıslak mendil, tuvalet kağıdı, kadın hijyen ürünleri</p>
</li>
<li data-start="1246" data-end="1314" class="">
<p data-start="1248" data-end="1314" class=""><strong data-start="1248" data-end="1258">Giyim:</strong> İç çamaşırı, çorap, mevsime uygun giysiler, yağmurluk</p>
</li>
<li data-start="1315" data-end="1399" class="">
<p data-start="1317" data-end="1399" class=""><strong data-start="1317" data-end="1340">İlk yardım çantası:</strong> Bandaj, makas, ağrı kesici gibi temel sağlık malzemeleri</p>
</li>
<li data-start="1400" data-end="1465" class="">
<p data-start="1402" data-end="1465" class=""><strong data-start="1402" data-end="1433">Barınma ve ısınma araçları:</strong> Uyku tulumu, battaniye, çadır</p>
</li>
<li data-start="1466" data-end="1534" class="">
<p data-start="1468" data-end="1534" class=""><strong data-start="1468" data-end="1495">Aydınlatma ve iletişim:</strong> El feneri, pilli radyo, yedek piller</p>
</li>
<li data-start="1535" data-end="1593" class="">
<p data-start="1537" data-end="1593" class=""><strong data-start="1537" data-end="1558">Araç ve gereçler:</strong> Düdük, çakı, makas, kağıt, kalem</p>
</li>
<li data-start="1594" data-end="1692" class="">
<p data-start="1596" data-end="1692" class=""><strong data-start="1596" data-end="1609">Belgeler:</strong> Nakit para, kimlik fotokopileri, sigorta evrakları, acil durum irtibat bilgileri</p>
</li>
<li data-start="1693" data-end="1740" class="">
<p data-start="1695" data-end="1740" class=""><strong data-start="1695" data-end="1720">Evcil hayvanlar için:</strong> Mama, su, ilaçlar</p>
</li>
</ul>
<p data-start="1742" data-end="2097" class=""><strong data-start="1742" data-end="1796">Araçlar ve farklı ortamlar için ayrı çanta önerisi</strong><br data-start="1796" data-end="1799">Uzmanlar, evin dışında da acil durum çantalarının bulundurulması gerektiğini vurguluyor. Özellikle araçta bir çanta bulundurulması öneriliyor. Bu çanta içinde ayrıca cep telefonu şarj cihazları, su arıtma tabletleri ve haritalar gibi seyahat sırasında ihtiyaç duyulabilecek ekipmanlar yer almalı.</p>
<p data-start="2099" data-end="2432" class=""><strong data-start="2099" data-end="2136">Hazırlıklı olmak hayat kurtarıyor</strong><br data-start="2136" data-end="2139">Elektrik ve internet hizmetlerinin kesintiye uğrayabileceği, marketlerin kapalı kalabileceği afet senaryolarında, bireysel hazırlıkların eksiksiz olması büyük önem taşıyor. Hazırlanacak çantada kişisel sağlık, iletişim ve barınma ihtiyaçlarının tamamının göz önünde bulundurulması gerekiyor.</p>
<p data-start="2434" data-end="2659" class=""><strong data-start="2434" data-end="2489">Deprem çantası hazırlamak sanıldığı kadar zor değil</strong><br data-start="2489" data-end="2492">Basit ama etkili adımlarla hazırlanan bir çanta, afet anında hayatta kalmakla kalmayıp, güvenliğinizi ve sağlığınızı sürdürebilmeniz açısından da kritik rol oynuyor.</p>
<p data-start="2661" data-end="2845" class=""><strong data-start="2661" data-end="2673"></strong></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Göründüğü Kadar Masum Değil: Uzmanlar Bu Gıdanın Vücutta Tahribata Yol Açtığını Uyarıyor</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/goerundugu-kadar-masum-degil-uzmanlar-bu-gidanin-vucutta-tahribata-yol-actigini-uyariyor</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/goerundugu-kadar-masum-degil-uzmanlar-bu-gidanin-vucutta-tahribata-yol-actigini-uyariyor</guid>
<description><![CDATA[ Günlük hayatta sıkça tüketilen bazı besinlerin, dışarıdan zararsız gibi görünse de uzun vadede ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceği belirtildi. Uzmanlar, özellikle bir gıdanın sindirim sisteminden organ sağlığına kadar birçok alanda tahribata neden olabileceğini vurguluyor. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202504/image_870x580_6811cba8cfe13.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 30 Apr 2025 10:57:38 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Vücuda zarar veren besinler hangileri, hangi gıdalar organlara zarar veriyor, uzmanlar hangi yiyecekler konusunda uyarıyor, işlenmiş gıdaların zararları neler</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><br data-start="411" data-end="414"><strong data-start="414" data-end="451">Zararsız sanılan besinlere dikkat</strong><br data-start="451" data-end="454">Sağlıklı bir yaşam için doğru beslenme büyük önem taşırken, bazı besinler göründüklerinden çok daha tehlikeli olabiliyor. Uzmanlara göre günlük hayatta ‘az miktarda tüketilmesinde sakınca yok’ denilerek yenilen bazı yiyecekler, uzun vadede ciddi sağlık sorunlarına zemin hazırlayabiliyor.</p>
<p></p>
<p data-start="746" data-end="1056" class=""><strong data-start="746" data-end="780">Vücutta tahribata neden oluyor</strong><br data-start="780" data-end="783">Görünüşte masum olan bu gıdalar, sindirim sistemini olumsuz etkileyebildiği gibi iç organlarda da hasara neden olabiliyor. Özellikle işlenmiş gıdalar, raf ömrünü uzatmak için kullanılan kimyasallar ve katkı maddeleri nedeniyle vücutta toksik birikimlere sebep olabiliyor.</p>
<p data-start="1058" data-end="1382" class=""><strong data-start="1058" data-end="1102">Uzmanlar uyarıyor: Bilinçli tüketim şart</strong><br data-start="1102" data-end="1105">Beslenme uzmanları, vatandaşları etiket okumaya ve içerik analizine önem vermeye çağırırken, bu tür yiyeceklerin uzun vadeli etkilerinin göz ardı edilmemesi gerektiğini vurguluyor. Sağlıklı bir yaşam için işlenmiş ve katkı maddesi içeren gıdalardan uzak durulması öneriliyor.</p>
<p data-start="1384" data-end="1651" class=""><strong data-start="1384" data-end="1416">Alternatifleri değerlendirin</strong><br data-start="1416" data-end="1419">Uzmanlara göre doğal ve taze besinlerle beslenmek, sağlığı korumak adına atılacak en etkili adımlardan biri. Market alışverişlerinde paketli ürünler yerine, taze meyve, sebze ve ev yapımı ürünlere yönelmek bu riskleri azaltabilir.</p>
<p data-start="1653" data-end="1826" class=""></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Türkiye’de Aşı Takvimi Yenilendi: 6 Bileşenli Karma Aşı ve Yeni Gebelik Aşısı Uygulamaya Girdi</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/turkiyede-asi-takvimi-yenilendi-6-bilesenli-karma-asi-ve-yeni-gebelik-asisi-uygulamaya-girdi</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/turkiyede-asi-takvimi-yenilendi-6-bilesenli-karma-asi-ve-yeni-gebelik-asisi-uygulamaya-girdi</guid>
<description><![CDATA[ Her yıl 24-30 Nisan tarihleri arasında kutlanan Dünya Aşı Haftası kapsamında, Türkiye’de bağışıklama çalışmalarına yönelik önemli yenilikler hayata geçirildi. Ulusal Aşılama Takvimi’ne 6 bileşenli karma aşı ile güncellenmiş Tdab aşısı eklendi. Aşılar tüm sağlık kuruluşlarında ücretsiz olarak uygulanıyor. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202504/image_870x580_6810e80814908.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 29 Apr 2025 22:52:12 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Dünya Aşı Haftası ile Toplumda Farkındalık Artırılıyor</strong></p>
<p><span></span></p>
<p><span>Her yıl 24-30 Nisan tarihleri arasında kutlanan Dünya Aşı Haftası, aşılamanın sağlık üzerindeki etkilerini vurgulamak ve toplumda farkındalık oluşturmak amacıyla düzenleniyor. Aşılamalar, her yıl milyonlarca insanın hayatını kurtaran en başarılı ve düşük maliyetli sağlık müdahaleleri arasında yer alıyor.</span></p>
<p><strong>Aşılama Sadece Bireyi Değil Toplumu da Koruyor</strong></p>
<p><span>Aşılanan birey, yalnızca kendi sağlığını korumakla kalmıyor, hastalığın toplumda dolaşımını engelleyerek aşı olmamış kişilerin de korunmasını sağlıyor. Bağışıklama uygulamaları, sağlıkla birlikte ekonomik ve sosyal kazanımlar da getiriyor.</span></p>
<p><strong>Genişletilmiş Bağışıklama Programı ile Kapsamlı Koruma</strong></p>
<p><span>Dünya genelinde olduğu gibi Türkiye’de de uygulanan Genişletilmiş Bağışıklama Programı (GBP), tüm çocukların yaşamsal öneme sahip aşılara eşit erişimini amaçlıyor. GBP kapsamında Türkiye’de çocukluk döneminde 13 hastalığa karşı aşılama yapılıyor: difteri, boğmaca, tetanos, kızamık, kızamıkçık, kabakulak, tüberküloz, çocuk felci, hepatit B, hepatit A, suçiçeği, hemofilus influenza tip b ve pnömokok hastalıkları.</span></p>
<p><strong>Aşılama Takviminde 2025 Yılında Yapılan Yenilikler</strong></p>
<p><span>2025 yılı itibarıyla Türkiye’de Ulusal Çocukluk Dönemi Aşılama Takvimi’nde bazı güncellemeler yapıldı:</span></p>
<p><span>➢ 1998’den bu yana uygulanan hepatit B aşısı ile 2008’den itibaren uygulanan 5 bileşenli karma aşı birleştirilerek 6 bileşenli karma aşı haline getirildi. Bu yeni aşı; difteri, asellüler boğmaca, tetanos, inaktif çocuk felci, hemofilus influenza tip b ve hepatit B’yi içeriyor.</span></p>
<p><span>➢ Gebelik döneminde uygulanan Td (tetanos, difteri) aşısı ise, asellüler boğmaca bileşeni eklenerek Tdab (tetanos, difteri, asellüler boğmaca) aşısına dönüştürüldü. Nisan 2025 itibarıyla her gebelikte bir doz olarak uygulanmaya başlandı.</span></p>
<p><strong>GBP Sayesinde Bulaşıcı Hastalıklarla Mücadelede Önemli Başarılar</strong></p>
<p><span>Genişletilmiş Bağışıklama Programı kapsamında geçmişte ciddi salgınlara neden olan hastalıklarla mücadelede önemli kazanımlar sağlandı.</span></p>
<ul>
<li><span>Çiçek hastalığı, bağışıklama sayesinde 1977’den bu yana dünyada görülmemektedir.</span></li>
<li><span>Çocuk felci, yaygın aşılama kampanyaları sonucu yok edilme aşamasına geldi. Türkiye’de son çocuk felci vakası 1998 yılında görülmüş, 2002 yılında ise Avrupa Bölgesi “Poliodan Arındırılmış Bölge” ilan edilmiştir.</span></li>
<li><span>1994’te başlatılan Maternal-Neonatal Tetanos Eliminasyonu Programı kapsamında Türkiye, 2009 yılında yenidoğan tetanosunu elimine eden ülkeler arasına katılmıştır.</span></li>
</ul>
<p><strong>Aşılar Herkes İçin Ücretsiz Olarak Sunuluyor</strong></p>
<p><span>GBP kapsamındaki tüm aşılar, Aile Sağlığı Merkezleri başta olmak üzere, aşı uygulaması yapılan tüm sağlık kurumlarında ücretsiz olarak sunuluyor. Aşılar sadece çocuklar için değil; yaşlılar, gebeler, kronik hastalığı olanlar ve bağışıklık yetmezliği bulunan kişiler için de sağlık risklerini azaltmak adına önem taşıyor.</span><span></span></p>
<p><strong>Aşı Yaptırmak Ebeveynlerin Sorumluluğu</strong></p>
<p><span>Her çocuğun sağlıklı yaşama hakkı bulunuyor. Bu hakka erişim, ebeveynlerin çocuklarını aşılatmalarıyla mümkün olabiliyor. Ayrıca erişkin bireylerin de doktor tavsiyesiyle gerekli aşıları yaptırmaları öneriliyor.</span></p>
<p><img src="https://cumha.com.tr/uploads/images/202504/image_870x_680bb80f7b93f.webp" alt=""></p>
<p><span></span></p>
<p></p>
<p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kemal Memişoğlu: ‘Türkiye’nin Sağlık Turizminde Yıllık 20 Milyar Dolar Gelir Hedefi Var’</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/kemal-memisoglu-turkiyenin-saglik-turizminde-yillik-20-milyar-dolar-gelir-hedefi-var</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/kemal-memisoglu-turkiyenin-saglik-turizminde-yillik-20-milyar-dolar-gelir-hedefi-var</guid>
<description><![CDATA[ Edirne’de düzenlenen Balkan Ülkeleri Sağlık-İş Forumu’na katılan Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Türkiye’nin sağlık turizminde dünya çapında bir marka olmayı hedeflediğini açıkladı. HealthTürkiye markasının güçlendirilmesi ve USHAŞ’ın yeniden yapılandırılması ile birlikte önümüzdeki dört yılda 20 milyar dolarlık gelir hedeflendiğini vurguladı. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202504/image_870x580_680d3f6599602.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 29 Apr 2025 00:28:11 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Balkan Ülkeleri Sağlık-İş Forumu Edirne’de Başladı</strong></p>
<p><span>T.C. Sağlık Bakanlığı himayesinde, Edirne Valiliği ve USHAŞ (Uluslararası Sağlık Hizmetleri AŞ) iş birliğinde düzenlenen Balkan Ülkeleri Sağlık-İş Forumu, 26-27 Nisan 2025 tarihlerinde Edirne’de gerçekleştiriliyor.</span></p>
<p><img src="https://cumha.com.tr/uploads/images/202504/image_870x_680d3f0f46c04.webp" alt=""></p>
<p><span>Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu’nun katılımıyla başlayan etkinlik, Balkan ülkeleriyle sağlık alanındaki iş birliğini geliştirmeyi ve Türkiye’nin modern sağlık altyapısını uluslararası alanda tanıtmayı amaçlıyor.</span></p>
<p><strong>Balkanlar Türkiye’nin Gönül Coğrafyasının Merkezinde</strong></p>
<p><span>Forumun açılış konuşmasında katılımcılara hitap eden Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Balkanlar’ın Türkiye için tarihi, kültürel ve ekonomik açıdan önemli bir bölge olduğunu belirterek şunları söyledi:</span></p>
<p><span>“Balkanlar, karşılıklı ekonomik çıkarlar, güvenlik iş birliği ve sosyal kalkınma konularında yakından ilişkiler yürüttüğümüz bir bölge. Türkiye olarak Balkan devletleriyle çok yönlü ve samimi ilişkiler geliştiriyoruz. Siyasi istikrarı korumanın yanı sıra, sağlık, ekonomi, sosyal ve kültürel alanlarda da iş birliğimizi güçlendiriyoruz.”</span></p>
<p><strong>Türkiye, Sağlık Turizminde Bölgesel Bir Hub Olmayı Hedefliyor</strong></p>
<p><span>Bakan Memişoğlu, Sağlıklı Türkiye Yüzyılı programı kapsamında Türkiye’nin sağlık alanında bölgesel bir merkez olmayı hedeflediğini ifade ederek, “Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde geliştirdiğimiz sağlık modeliyle, hem vatandaşlarımıza hem de uluslararası hastalara daha iyi hizmet sunmayı amaçlıyoruz” dedi.</span></p>
<p><strong>USHAŞ Yeniden Yapılandırılıyor</strong></p>
<p><span>Sağlık turizmi alanında önemli adımlar attıklarını belirten Memişoğlu, USHAŞ’ın yeniden yapılandırıldığını açıkladı:</span></p>
<p><span>“HealthTürkiye markası ile sağlık turizmi faaliyetlerimizde 3 milyar dolarlık bir gelir seviyesine ulaştık. Ancak bu yeterli değil. Önümüzdeki dört yıl içinde yıllık 20 milyar dolarlık bir gelir hedefliyoruz. Sağlık turizmi sektöründe kalite, erişilebilirlik ve hasta güvenliği standartlarını artırmak için yeni düzenlemeler yürürlüğe koyduk.”</span></p>
<p><strong>HealthTürkiye Portalı İle Hasta Takibi Yapılacak</strong></p>
<p><span>Yeni düzenlemelerle birlikte, Türkiye’de sağlık turizmi kapsamında faaliyet gösteren tüm sağlık tesisleri ve aracı kuruluşların HealthTürkiye portalı ile entegre çalışacağı belirtildi. Portal üzerinden sunulan hizmetler takip edilebilecek, ayrıca cerrahi işlemler için zorunlu komplikasyon sigortası yaptırılacak.</span></p>
<p><img src="https://cumha.com.tr/uploads/images/202504/image_870x_680d3f4f443d1.webp" alt=""></p>
<p><strong>Akreditasyon ve Sertifikasyon Çalışmaları Güçlendiriliyor</strong></p>
<p><span>Sağlık tesislerinin uluslararası geçerliliği olan akreditasyon ve sertifikalara sahip olmasına büyük önem verildiğini belirten Memişoğlu, “Hasta şikâyet oranları ve memnuniyet anketleri ile tüm tesis ve aracı kuruluşları değerlendirmeye tabi tutuyoruz. Sağlık hizmeti alan misafirlerimizin görüşlerine büyük değer veriyoruz” dedi.</span></p>
<p><span>Balkan Ülkeleri Sağlık-İş Forumu ile ilgili daha fazla bilgiye <a href="https://www.healthturkiye.com/tr/balkan-forum">healthturkiye.com</a> web sitesinden ulaşılabiliyor.</span></p>
<p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Uluslararası Sağlık Turizminde Yeni Dönem: Hizmetler HealthTürkiye Portalı Üzerinden Takip Edilecek</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/uluslararasi-saglik-turizminde-yeni-doenem-hizmetler-healthturkiye-portali-uzerinden-takip-edilecek</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/uluslararasi-saglik-turizminde-yeni-doenem-hizmetler-healthturkiye-portali-uzerinden-takip-edilecek</guid>
<description><![CDATA[ Uluslararası Sağlık Turizmi ve Turistin Sağlığı Hakkında Yönetmelik, 26 Nisan 2025’te Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Yeni düzenlemeyle sağlık tesisleri HealthTürkiye portalına entegre olacak, komplikasyon sigortası zorunlu hale gelirken yetki belgeleri devredilemeyecek. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202504/image_870x580_680bb80e80762.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 29 Apr 2025 00:28:11 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>HealthTürkiye portalı nedir, sağlık turizmi tesislerine yeni hangi şartlar getirildi, komplikasyon sigortası zorunluluğu ne zaman başlayacak, yetki belgeleri devredilebilecek mi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Uluslararası Sağlık Turizmi Yönetmeliği Yürürlüğe Girdi</strong></p>
<p><span>Uluslararası Sağlık Turizmi ve Turistin Sağlığı Hakkında Yönetmelik, 26 Nisan 2025 tarihli ve 32882 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Yönetmelik, sağlık turizmi alanında faaliyet gösteren tesisler ve aracı kuruluşlar için yeni standartlar getiriyor.</span></p>
<p><strong>HealthTürkiye Portalı İle Tam Entegrasyon</strong></p>
<p><span>Sağlık turizmi hizmeti sunacak tüm sağlık tesisleri ve aracı kuruluşlar, HealthTürkiye portalı ile entegre çalışacak. Sunulan tüm hizmetler bu portal üzerinden takip edilebilecek ve hastalar aldıkları hizmetleri portal aracılığıyla görüntüleyebilecek.</span><span></span></p>
<p><strong>Cerrahi İşlemlerde Komplikasyon Sigortası Zorunlu Olacak</strong></p>
<p><span>Sağlık tesislerinde sağlık turizmi kapsamında ameliyathane ortamında gerçekleştirilecek cerrahi işlemler için komplikasyon sigortası yaptırılması zorunlu hale getirildi. Ayrıca USHAŞ, sağlık turizmi alanındaki sağlık tesisleri ve aracı kuruluşları uluslararası platformlarda destekleyecek.</span><span></span></p>
<p><strong>Her Hasta İçin Sorumlu Personel Belirlenecek</strong></p>
<p><span>Sunulan hizmetlerin kalitesini artırmak amacıyla, hizmet alan her sağlık turisti için bir sorumlu personel görevlendirilecek. Bu personel, hastaların süreçlerini yakından takip edecek.</span><span></span></p>
<p><strong>Uzaktan Sağlık Hizmetleri Portal Üzerinden Duyurulacak</strong></p>
<p><span>Sağlık tesisleri uzaktan sağlık hizmeti sunabilecek ve bu hizmetlerini HealthTürkiye portalı üzerinden ilan edecek. Aracı kuruluşlara yetki belgesi verilmesi ve hizmet takibi es ise USHAŞ tarafından yürütülecek.</span><span></span></p>
<p><strong>Yetki Belgeleri Devredilemeyecek</strong></p>
<p><span>Sağlık tesisleri, TÜSKA tarafından oluşturulan uluslararası geçerliliğe sahip akreditasyon ve sertifikalara sahip olmak zorunda olacak. Uluslararası Sağlık Turizmi Yetki Belgesi devredilemeyecek ve HealthTürkiye Performans Kriterleri’ne bağlı olarak geçerliliğini koruyacak.</span><span></span></p>
<p><strong>Değerlendirme Kriterleri Belirlendi</strong></p>
<p><span>Tüm sağlık tesisleri ve aracı kuruluşlar, hasta şikâyet oranları ve memnuniyet anketleri ile değerlendirilecek. Ayrıca, yabancı dil seçeneği bulunan internet siteleri oluşturulacak ve uluslararası sağlık turizmi birimlerinde çalışan personelin en az bir yabancı dil bilmesi zorunlu olacak.</span><span></span></p>
<p><strong>Aracı Kuruluşlar İçin Dil ve Hizmet Şartları Getirildi</strong></p>
<p><span>Aracı kuruluşlar, 7 gün 24 saat esasına uygun olarak en az iki yabancı dilde çağrı hizmeti sunacak. Sağlık Turizmi Yetki Belgeli sağlık tesisleri ve aracı kuruluşlar, yönetmelik hükümlerine altı ay içerisinde uyum sağlayacak. Komplikasyon sigortasının 2025 sonuna kadar, akreditasyon ve sertifikaların ise 2026 sonuna kadar alınması gerekecek.</span></p>
<p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Sezaryen Oranları Endişe Verici Düzeyde: Sağlık Bakanlığı ‘Normal Doğum’ İçin Farkındalık Çağrısı Yaptı</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/sezaryen-oranlari-endise-verici-duzeyde-saglik-bakanligi-normal-dogum-icin-farkindalik-cagrisi-yapti</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/sezaryen-oranlari-endise-verici-duzeyde-saglik-bakanligi-normal-dogum-icin-farkindalik-cagrisi-yapti</guid>
<description><![CDATA[ Sağlık Bakanlığı, Türkiye’de her 100 doğumdan 61’inin sezaryenle gerçekleştiğine dikkat çekerek, tıbbi gerekçe olmadan yapılan sezaryenlerin hem anne hem bebek sağlığı üzerinde olumsuz etkiler yarattığını belirtti. ‘Doğal Olan Normal Doğum’ kampanyasıyla, normal doğumun faydalarına dikkat çekilerek toplumsal farkındalık oluşturulması amaçlanıyor. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202503/image_870x580_67e764f203423.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 15 Apr 2025 17:05:06 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık Bakanlığı tarafından yürütülen ‘Doğal Olan Normal Doğum’ kampanyası kapsamında yapılan açıklamada, normal doğumun fizyolojik bir süreç olduğu, sezaryenin ise yalnızca tıbbi zorunluluk durumlarında tercih edilmesi gereken cerrahi bir müdahale olduğu vurgulandı.</p>
<p><strong>Sezaryen oranı dünya standartlarının çok üzerinde</strong></p>
<p><span>Açıklamaya göre, Türkiye’de doğumların %61’i sezaryen ile gerçekleşiyor. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) ise bu oranın %10 ile %15 arasında tutulmasının hem anne hem de bebek sağlığı açısından daha uygun olduğunu belirtiyor.</span></p>
<p><strong>Normal doğumun anne ve bebek için avantajları</strong></p>
<p><span>Bilimsel araştırmalara atıf yapılan açıklamada, normal doğum yapan kadınların daha hızlı iyileştiği, enfeksiyon riskinin daha düşük olduğu ve doğum sonrası komplikasyonların daha az görüldüğü ifade edildi. Bebek açısından bakıldığında ise normal doğumun anneyle erken ve güvenli temas, bağışıklık sisteminin daha güçlü gelişimi ve solunum problemlerinin daha az görülmesi gibi faydaları olduğu belirtildi.</span></p>
<p><strong>Gereksiz sezaryenler doğurganlığı etkiliyor</strong></p>
<p><span>Bakanlık, tıbbi gerekçesi olmayan sezaryenlerin kadınların doğurganlık kapasitesini olumsuz etkileyebileceğini ve sonraki gebeliklerde risklerin artabileceğini kaydetti. Açıklamada, Sağlık Bakanlığı’nın kadınların doğum şekline yönelik bir dayatma içinde olmadığı, yalnızca bilimsel veriler doğrultusunda toplumda doğru bilgiyle hareket edilmesini sağlamayı amaçladığı ifade edildi.</span></p>
<p><strong>Toplumsal farkındalık hedefleniyor</strong><br><span></span></p>
<p><span>‘Doğal Olan Normal Doğum’ kampanyasıyla, toplumda normal doğuma yönelik farkındalık ve bilinç düzeyinin artırılması hedefleniyor. Kampanya kapsamında çeşitli bilgilendirme ve eğitim faaliyetlerinin sürdürüleceği bildirildi.</span></p>
<p></p>
<p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Sağlık&#45;Sen Bir Günde 6 Bin 538 Yeni Üyeyle Rekor Kırdı</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/saglik-sen-bir-gunde-6-bin-538-yeni-uyeyle-rekor-kirdi</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/saglik-sen-bir-gunde-6-bin-538-yeni-uyeyle-rekor-kirdi</guid>
<description><![CDATA[ Sağlık-Sen teşkilatları, 14 Nisan 2025 Pazartesi günü Türkiye genelinde sağlık ve sosyal hizmet alanında görev yapan 6 bin 538 profesyoneli sendikaya kazandırarak önemli bir başarıya imza attı. Genel Başkan Mahmut Faruk Doğan, bu rekorun teşkilatın kararlılığının ve sahadaki yoğun emeğin bir sonucu olduğunu vurguladı. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202504/image_870x580_67fe5388da266.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 15 Apr 2025 17:05:06 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>14 Nisan&#039;da kaç kişi Sağlık-Sen&#039;e üye oldu, Mahmut Faruk Doğan ne dedi, Sağlık-Sen hangi sendikacılık anlayışını benimsiyor, Sağlık-Sen’in saha faaliyetleri nasıl yürütülüyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><br data-start="430" data-end="433"><strong data-start="433" data-end="471">Sağlık-Sen’den tarihi üye katılımı</strong><br data-start="471" data-end="474">Sağlık ve Sosyal Hizmet Çalışanları Sendikası (Sağlık-Sen), 14 Nisan 2025 Pazartesi günü Türkiye genelinde eş zamanlı yürüttüğü çalışmalar sonucunda 6 bin 538 sağlık ve sosyal hizmet çalışanını sendikaya üye yaparak dikkat çekici bir başarı elde etti.</p>
<p></p>
<p data-start="729" data-end="1067" class=""><strong data-start="729" data-end="770">Teşkilatın sahadaki etkinliği artıyor</strong><br data-start="770" data-end="773">Şube başkanları, yardımcıları ve kurum temsilcileriyle sahada aktif rol alan teşkilat, üye çalışmalarını hız kesmeden sürdürüyor. Sendikanın Sosyal, Akademik ve Vizyoner Sendikacılık ilkeleri doğrultusunda yürüttüğü projeler ve faaliyetler de bu ilgiyi artıran unsurlar arasında gösteriliyor.</p>
<p data-start="1069" data-end="1797" class=""><strong data-start="1069" data-end="1105">Genel Başkan’dan teşekkür mesajı</strong><br data-start="1105" data-end="1108">Sendikanın sosyal medya hesabı üzerinden açıklama yapan Sağlık-Sen Genel Başkanı Mahmut Faruk Doğan, gösterilen ilgiye teşekkür ederek şu ifadeleri kullandı:<br data-start="1265" data-end="1268">‘Başta şube başkanlarımız olmak üzere, bu başarıya katkı sunan tüm yönetim kurulu üyelerimize, temsilcilerimize ve teşkilatımızın her bir neferine gönülden teşekkür ediyorum.<br data-start="1442" data-end="1445">Sadece bir günde, 14 Nisan tarihinde 6538 sağlık ve sosyal hizmet profesyoneli Sağlık-Sen’i tercih etti. Bu büyük teveccüh, sahadaki kararlılığımızın, özverimizin ve inancımızın en güçlü göstergesidir.<br data-start="1646" data-end="1649">Sağlık-Sen varsa umut vardır!<br data-start="1678" data-end="1681">Sağlık-Sen varsa mücadele vardır!<br data-start="1714" data-end="1717">Sağlık-Sen varsa başarı kaçınılmazdır!<br data-start="1755" data-end="1758">Teşekkürler Büyük Sağlık-Sen Ailesi.’</p>
<p><img src="https://cumha.com.tr/uploads/images/202504/image_870x_67fe53961ec34.webp" alt=""></p>
<p data-start="1799" data-end="2094" class=""><strong data-start="1799" data-end="1841">Sosyal sendikacılık modeli öne çıkıyor</strong><br data-start="1841" data-end="1844">Sağlık-Sen’in son dönemde uyguladığı sosyal sendikacılık yaklaşımı, çalışanların sadece özlük haklarını değil, aynı zamanda sosyal ve kültürel alanlardaki ihtiyaçlarını da hedef alıyor. Bu yaklaşım, sendikaya yönelik ilgiyi önemli ölçüde artırıyor.</p>
<p data-start="2096" data-end="2289" class=""><strong data-start="2096" data-end="2108"></strong></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Doğal Omega&#45;3 Deposu Semizotu Hangi Hastalıklara İyi Geliyor? Bilinmeyen Faydalarıyla Şaşırtıyor</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/dogal-omega-3-deposu-semizotu-hangi-hastaliklara-iyi-geliyor-bilinmeyen-faydalariyla-sasirtiyor</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/dogal-omega-3-deposu-semizotu-hangi-hastaliklara-iyi-geliyor-bilinmeyen-faydalariyla-sasirtiyor</guid>
<description><![CDATA[ Vitamin, mineral ve omega-3 bakımından zengin olan semizotu, bağışıklık sisteminden kalp sağlığına kadar birçok alanda vücuda fayda sağlıyor. Peki semizotu hangi hastalıklara iyi gelir, neden her mutfakta yer almalı? ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202503/image_870x580_67e3ea37adb27.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 27 Mar 2025 01:17:40 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Semizotu hangi hastalıklara iyi gelir, semizotu neden düzenli tüketilmeli, semizotunun içeriğinde hangi vitaminler bulunur, semizotu kilo vermeye yardımcı olur mu</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><br data-start="365" data-end="368"><strong data-start="368" data-end="409">Doğanın en zengin bitkilerinden biri:</strong><br data-start="409" data-end="412">Sağlıklı beslenmeye özen gösterenlerin tercih ettiği semizotu, içerdiği vitamin, mineral ve omega-3 yağ asitleriyle dikkat çekiyor. Bitkisel kaynaklı omega-3 açısından en zengin sebzelerden biri olan semizotu, kalp ve beyin sağlığını destekliyor.</p>
<p></p>
<p data-start="660" data-end="949" class=""><strong data-start="660" data-end="703">Zengin besin içeriğiyle dikkat çekiyor:</strong><br data-start="703" data-end="706">A, C ve B vitaminleri bakımından zengin olan bu bitki; demir, kalsiyum, magnezyum, potasyum ve fosfor gibi önemli mineralleri de içeriyor. Bu mineraller sayesinde kemik sağlığına katkı sağlıyor, kas ve sinir sisteminin işlevlerini destekliyor.</p>
<p data-start="951" data-end="1290" class=""><strong data-start="951" data-end="1008">Bağışıklığı güçlendiriyor, sindirimi kolaylaştırıyor:</strong><br data-start="1008" data-end="1011">Yüksek C vitamini içeriği sayesinde bağışıklık sistemini güçlendirerek vücudu hastalıklara karşı koruyan semizotu, lif açısından zengin olmasıyla sindirim sistemini düzenliyor ve bağırsak sağlığını destekliyor. Kabızlık gibi sindirim sorunlarına karşı da etkili olduğu biliniyor.</p>
<p data-start="1292" data-end="1570" class=""><strong data-start="1292" data-end="1335">Kilo kontrolü ve cilt sağlığına etkisi:</strong><br data-start="1335" data-end="1338">Düşük kalorili ve lif oranı yüksek bir sebze olan semizotu, uzun süre tokluk hissi vererek kilo kontrolüne yardımcı oluyor. Antioksidanlar ve A vitamini içeriği sayesinde ise cildi nemlendiriyor, yaşlanma belirtilerini geciktiriyor.</p>
<p data-start="1572" data-end="1847" class=""><strong data-start="1572" data-end="1624">Diyabet ve tansiyon hastaları için doğal destek:</strong><br data-start="1624" data-end="1627">Kan şekerini dengelemeye yardımcı olan semizotu, diyabet hastaları için de önerilen bitkiler arasında yer alıyor. Ayrıca içerdiği potasyum, kan basıncını dengeleyerek yüksek tansiyon riskini azaltmada etkili rol oynuyor.</p>
<p data-start="1849" data-end="2030" class=""><strong data-start="1849" data-end="1861"></strong></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Sağlık Bakanlığı’ndan Aile Hekimliği ve İlaç Geri Ödeme Listesinde Önemli Düzenleme</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/saglik-bakanligindan-aile-hekimligi-ve-ilac-geri-odeme-listesinde-onemli-duzenleme</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/saglik-bakanligindan-aile-hekimligi-ve-ilac-geri-odeme-listesinde-onemli-duzenleme</guid>
<description><![CDATA[ Sağlık Bakanlığı, aile hekimliği sistemini güçlendirmek ve vatandaşların ilaç erişimini kolaylaştırmak amacıyla yeni düzenlemeleri hayata geçirdi. Resmî Gazete’de yayımlanan karar ile 16 yeni ilaç geri ödeme listesine eklenirken, aile hekimlerince reçete edilebilen ilaçların kapsamı genişletildi. Ayrıca, bazı ilaçların rapor yenileme süreçleri ve kullanım koşulları da kolaylaştırıldı. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202503/image_870x580_67e34c8127d78.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 27 Mar 2025 01:17:40 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Geri ödeme listesine hangi ilaçlar eklendi, aile hekimleri hangi ilaçları reçete edebilecek, yeni düzenleme ilaç raporlarını nasıl etkiledi, kronik hastalık ilaçlarında hangi değişiklikler yapıldı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Aile hekimliği güçlendiriliyor</strong></p>
<p><span>Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, koruyucu hekimliğin önemine vurgu yaparak aile hekimliği sisteminin güçlendirilmesi yönünde çalışmaların devam ettiğini açıkladı. Bakanlık olarak, aile sağlığı merkezlerini desteklemeye ve vatandaşların sağlık hizmetlerine erişimini kolaylaştırmaya kararlılıkla devam ettiklerini belirtti.</span><span></span></p>
<p><strong>Geri ödeme listesine 16 yeni ilaç eklendi</strong></p>
<p><span>Resmî Gazete’de yayımlanan yeni düzenlemeye göre, geri ödeme listesi güncellendi. Kanser tedavisinde kullanılan 5 ilaç da dahil olmak üzere 16 ilaç listeye eklendi. Bu ilaçlardan 8’inin yerli üretim olduğu belirtildi.</span><span></span></p>
<p><strong>Aile hekimlerince reçete edilebilen ilaçların kapsamı genişletildi</strong></p>
<p><span>Yapılan düzenlemeyle aile hekimleri ve iç hastalıkları uzmanları tarafından reçete edilebilen ilaçların sayısı artırıldı. Ayrıca, bazı ilaçların rapor yenileme süreçleri aile hekimliği uzmanlarınca gerçekleştirilebilecek.</span><span></span></p>
<p><strong>Yeni düzenleme kapsamında yapılan değişiklikler:</strong></p>
<p><span>•</span><span> </span><span>Kan sulandırıcılar, çölyak hastalarının kullandığı mama ve gıdalar, alerjik rinit tedavisinde kullanılan bazı ilaçlar ve lipid düşürücüler için rapor yenileme yetkisi aile hekimlerine verildi.</span></p>
<p><span>•</span><span> </span><span>Bazı tansiyon ilaçları, suni gözyaşı ve göz damlaları, cilt hastalıklarında kullanılan şampuanlar ve kremler belirli süreler içinde aile hekimlerince raporsuz reçete edilebilecek.</span></p>
<p><span>•</span><span> </span><span>Kronik hastalıklara bağlı olarak uzman hekim raporu gerektiren bazı ilaçların rapor yenileme süreleri uzatıldı.</span><span></span></p>
<p><span>Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, düzenlemenin tüm vatandaşlar için hayırlı olmasını dileyerek, sürece katkı sağlayan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan ile Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’e teşekkür etti.</span><span></span></p>
<p><span></span></p>
<p></p>
<p></p>
<p><b>CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kenelerin Tercih Ettiği Kan Grubu Açıklandı: Dikkat! Bu Kana Sahip Olanlar Risk Altında</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/kenelerin-tercih-ettigi-kan-grubu-aciklandi-dikkat-bu-kana-sahip-olanlar-risk-altinda</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/kenelerin-tercih-ettigi-kan-grubu-aciklandi-dikkat-bu-kana-sahip-olanlar-risk-altinda</guid>
<description><![CDATA[ Yeni yapılan araştırmalar, kenelerin en çok hangi kan grubunu tercih ettiğini ortaya koydu. Kenelere karşı alınması gereken önlemler bu bilgiyle birlikte daha da önem kazandı. Kana sahip olanlar dikkat etsin! ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202503/image_870x580_67dd0fbe004ca.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 23 Mar 2025 10:04:01 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Keneler hangi kan grubuna daha fazla saldırır, &#039;O&#039; kan grubu sahipleri neden daha fazla risk altındadır, kenelere karşı alınması gereken önlemler nelerdir, bu araştırma insan sağlığını nasıl etkiler</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><br data-start="336" data-end="339"><strong data-start="339" data-end="376">Kenelerin Tercih Ettiği Kan Grubu</strong><br data-start="376" data-end="379">Son yapılan bilimsel araştırmalar, kenelerin özellikle hangi kan grubuna sahip insanlara daha fazla yöneldiğini ortaya koydu. Keneler, biyolojik yapıları nedeniyle belirli kan gruplarına daha yakın hissediyor ve bu da insanlara yönelik riskleri artırabiliyor.</p>
<p></p>
<p data-start="640" data-end="926"><strong data-start="640" data-end="663">Araştırma Sonuçları</strong><br data-start="663" data-end="666">Çeşitli üniversiteler ve araştırma merkezleri tarafından yapılan deneyler, kenelerin özellikle 'O' kan grubuna sahip kişilere daha fazla saldırdığını gösterdi. Bununla birlikte, 'A', 'B' ve 'AB' gruplarına sahip kişilerin riskinin daha düşük olduğu bildirildi.</p>
<p data-start="928" data-end="1270"><strong data-start="928" data-end="954">Neden Bu Kan Grupları?</strong><br data-start="954" data-end="957">Keneler, insanın vücudundaki kimyasal bileşiklere duyarlı organizmalardır. Kan grubu, bu bileşiklerin çeşitliliğini etkiler. 'O' kan grubunun bu bileşiklere daha çekici olduğu gözlemlenmiştir. Bilim insanları, bu bulguların gelecekteki tıbbi araştırmalar ve koruma yöntemleri için önemli olabileceğini vurguluyor.</p>
<p data-start="1272" data-end="1588"><strong data-start="1272" data-end="1301">Alınması Gereken Önlemler</strong><br data-start="1301" data-end="1304">Kenelerden korunmak için doğada daha dikkatli olunması gerektiği, özellikle yaz aylarında uzun süre dışarıda kalanların uygun kıyafetler giymesi ve vücutlarını sıkça kontrol etmeleri gerektiği ifade ediliyor. Ayrıca, kenelere karşı etkili böcek ilaçlarının kullanılması da öneriliyor.</p>
<p data-start="1590" data-end="1801"></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>YENİ SENDİKA GENEL BAŞKANI METİN MEMİŞ’TEN 14 MART TIP BAYRAMI MESAJI: “TEKLİF VE TALEPLERE ‘TIP’ DENİLEREK SESSİZ KALINMASIN”</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/yeni-sendika-genel-baskani-metin-memisten-14-mart-tip-bayrami-mesaji-teklif-ve-taleplere-tip-denilerek-sessiz-kalinmasin</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/yeni-sendika-genel-baskani-metin-memisten-14-mart-tip-bayrami-mesaji-teklif-ve-taleplere-tip-denilerek-sessiz-kalinmasin</guid>
<description><![CDATA[ Yeni Sendika Genel Başkanı Metin Memiş, 14 Mart Tıp Bayramı dolayısıyla yayımladığı mesajda, sağlık çalışanlarının emek, fedakârlık ve mücadeleyle yürüttüğü hizmetlerin toplumsal karşılık bulması gerektiğine vurgu yaptı. Memiş, “Sağlık çalışanlarımızın ‘Tıp Bayramı’ kutlu olsun. Ancak teklif ve taleplerine ‘tıp’ denilerek sessiz kalınmasın” ifadeleriyle dikkat çekti. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202503/image_870x580_67dc1a383412b.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 23 Mar 2025 10:04:01 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Sağlık çalışanlarının talepleri nelerdir, 14 Mart Tıp Bayramı&#039;nın tarihi önemi nedir, sağlıkta şiddetle ilgili ne gibi önlemler alınmalıdır, sağlık çalışanlarının özlük hakları konusunda ne gibi düzenlemeler yapılması gerekiyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık çalışanlarının özverili çalışmalarının her türlü takdiri hak ettiğini ifade eden Memiş, doktorlardan hemşirelere, teknisyenlerden hizmetlilere kadar tüm sağlık emekçilerine teşekkür etti. 14 Mart’ın sadece bir kutlama günü değil, aynı zamanda sağlık çalışanlarının sorunlarının görünür kılındığı bir farkındalık günü olması gerektiğini belirtti.</p>
<p><br><strong>“14 Mart, Yerli ve Milli Bir Duruşun Bayramıdır”</strong></p>
<p>Memiş, 14 Mart Tıp Bayramı’nın tarihsel anlamına da değinerek, bu günün sadece bir anma günü değil, yerli ve milli sağlık anlayışının sembolü olduğunu belirtti. Anti-emperyalist duruşun ve kolektif sağlık hizmeti ruhunun yeniden hatırlanması gerektiğine dikkat çekti.</p>
<p><br><strong>“Sağlık Çalışanlarının Haklı Talepleri Görmezden Gelinemez”</strong></p>
<p>Yayımladığı kapsamlı mesajda sağlık çalışanlarının birçok alanda çözüm bekleyen sorunlarını dile getiren Memiş, maaş ve ücretlerin tek kalemde ödenmesi, sosyal güvenlik haklarının güçlendirilmesi, nöbet ücretlerinin artırılması, teşvik sisteminin adil hale getirilmesi, ek göstergeler ve görevde yükselme imkânları gibi pek çok talebi sıraladı.<br>Ayrıca sağlıkta şiddetin önlenmesi, mesleki saygınlığın korunması, kreş desteği verilmesi ve Sağlık Meslekleri Kanunu’nun hazırlanması gibi birçok alanda kapsamlı düzenlemelere ihtiyaç olduğunu ifade etti.</p>
<p><br><strong>“Kutlamadan Çok Mücadele Zamanı”</strong></p>
<p>Sağlık çalışanlarının yetersiz maaşlar, uzun mesai saatleri, kadro ve atama sorunları ile mücadele ettiğini hatırlatan Metin Memiş, “14 Mart’ı yalnızca bir kutlama günü değil, taleplerimizin yüksek sesle dile getirildiği bir milat olarak görmeliyiz” dedi.<br>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Sağlık Bakanlığı’na çağrıda bulunan Memiş, sağlık çalışanlarının mali, sosyal ve özlük haklarının iyileştirilmesi konusunda somut adımlar atılmasını talep etti.</p>
<p><br><strong>“Hep Birlikte Değişimi Başlatalım”</strong></p>
<p>Yeni Sendika olarak sendikal mücadeleyi kararlılıkla sürdüreceklerini belirten Genel Başkan Memiş, “Bu yıl 14 Mart’ı sağlık çalışanları için bir değişim seferberliğinin başlangıcı yapalım. Sorunların çözüldüğü, hakların teslim edildiği bir sağlık sistemi hepimizin ortak hedefi olmalı” dedi.</p>
<p>Sağlık çalışanlarına çağrıda bulunan Metin Memiş, “Taleplerimizi daha gür sesle dile getirelim, birlikte mücadele edelim. YENİ SENDİKA olarak her bir sağlık çalışanının sesi olmaya devam edeceğiz” ifadeleriyle mesajını tamamladı.</p>
<p>Yeni Sendika olarak, tüm sağlık emekçilerimizin 14 Mart Tıp Bayramı’nı kutluyor, emeğin ve alın terinin karşılığını aldığı bir gelecek diliyoruz.</p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Eşyalarınızı sık sık kaybediyorsanız dikkat! Beynin sessiz çığlığı: Demans belirtisi olabilir</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/esyalarinizi-sik-sik-kaybediyorsaniz-dikkat-beynin-sessiz-cigligi-demans-belirtisi-olabilir</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/esyalarinizi-sik-sik-kaybediyorsaniz-dikkat-beynin-sessiz-cigligi-demans-belirtisi-olabilir</guid>
<description><![CDATA[ Buzdolabınızda yanlış yerleştirilmiş bir eşya fark ettiğinizde, bunun yalnızca dikkatsizlik mi yoksa daha büyük bir sağlık sorununu mu işaret ettiğini merak ediyor musunuz? Uzmanlar, bu durumun demansın erken belirtilerinden biri olabileceğini söylüyor. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202503/image_870x580_67dd52f25bd65.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 23 Mar 2025 10:04:01 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Demans belirtileri nelerdir, eşyaların yanlış yerlere konulması demansın belirtisi olabilir mi, demans nasıl tedavi edilir, eşyalarınızı kaybetme alışkanlığınız ne zaman endişe verici olur</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><br data-start="387" data-end="390">Eşyaların yanlış yerlere konulması, genellikle günlük hayatın stresinden ya da anlık dalgınlıklardan kaynaklanır. Ancak, uzmanlar bu gibi davranışların daha derin bir sağlık sorununun belirtisi olabileceğini belirtiyor.<br data-start="609" data-end="612"><strong data-start="612" data-end="642">Demansın erken belirtileri</strong><br data-start="642" data-end="645">Beynin yaşla birlikte bazı işlevleri zayıflayabilir ve bu durum, hafızayı ve düşünme yetisini etkileyebilir. Demans, kişilerin alışkanlıklarını değiştirmelerine ve daha önce alışkın oldukları yerlerde bulamadıkları eşyaları yerleştirmelerine neden olabilir.<br data-start="902" data-end="905">Buzdolabına telefon, televizyon kumandası veya yanlış eşyaların yerleştirilmesi, aslında demansın ilk evrelerinde görülebilecek belirtilerden biri olarak kabul ediliyor.<br data-start="1074" data-end="1077"><strong data-start="1077" data-end="1117">Beynin işleyişi ve demansın etkileri</strong><br data-start="1117" data-end="1120">Beyin, yaşla birlikte bazı görevleri yerine getirme hızını yavaşlatabilir. Bu durum, kişilerin nesneleri kaybetme, unutkanlık ve eşyaları yanlış yerlere koyma gibi sorunlarla karşılaşmasına yol açabilir.<br data-start="1323" data-end="1326"><strong data-start="1326" data-end="1356">Ne zaman endişelenmeliyiz?</strong><br data-start="1356" data-end="1359">Eğer bir kişi, daha önce yaşamadığı kadar sık eşyalarını kaybediyor ve bunları yanlış yerlerde buluyorsa, uzmanlar bu durumun profesyonel bir değerlendirme gerektirebileceğini vurguluyor.<br data-start="1546" data-end="1549">Uzmanlar, bu gibi durumlarla karşılaşıldığında, bir nörolog ya da psikiyatrist ile görüşülmesinin önemine dikkat çekiyor. Erken tanı, tedavi sürecini daha verimli hale getirebilir ve yaşam kalitesini artırabilir.</p>
<p></p>
<p data-start="1763" data-end="1964"></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kadınların Maruz Kaldığı Psikolojik Şiddet: Ruhsal Etkiler Fiziksel Şiddet Kadar Yıkıcı</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/kadinlarin-maruz-kaldigi-psikolojik-siddet-ruhsal-etkiler-fiziksel-siddet-kadar-yikici</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/kadinlarin-maruz-kaldigi-psikolojik-siddet-ruhsal-etkiler-fiziksel-siddet-kadar-yikici</guid>
<description><![CDATA[ Kadınların uğradığı psikolojik şiddetin, fiziksel şiddet kadar ciddi etkiler yarattığı vurgulandı. Uzmanlar, bu tür şiddetin kadınların ruh sağlığını ve toplumsal rollerini nasıl olumsuz etkilediğine dikkat çekiyor. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202503/image_870x580_67dd4de835ef4.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 23 Mar 2025 10:04:01 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Kadınların maruz kaldığı psikolojik şiddet nedir, psikolojik şiddet kadınları nasıl etkiler, Türkiye&#039;deki kadınların hangi oranı psikolojik şiddete maruz kalıyor, psikolojik şiddet kadınların çocuklarını nasıl etkiler</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><br data-start="345" data-end="348"><strong data-start="348" data-end="381">Psikolojik Şiddet ve Kadınlar</strong><br data-start="381" data-end="384">8 Mart Dünya Kadınlar Günü vesilesiyle, kadınların maruz kaldığı psikolojik şiddet tekrar gündeme geldi. Klinik Psikolog Nilsu Yavuzer, kadınların psikolojik şiddet karşısında yaşadığı ruhsal travmaları ve toplumsal etkileri ayrıntılı bir şekilde açıkladı. Psikolojik şiddet, fiziksel şiddetten daha zor fark edilse de, uzun vadede bireylerin yaşamını derinden etkileyebiliyor. Yavuzer, "Psikolojik şiddet, bir kişinin diğerine duygusal ve zihinsel zarar vermek amacıyla kullandığı manipülatif, aşağılayıcı veya baskıcı davranışları içerir. Aşağılama, suçlama, aşırı eleştirme, tehdit ve hakaret gibi tutumlar psikolojik şiddetin örneklerindendir" dedi.</p>
<p></p>
<p data-start="1041" data-end="1613"><strong data-start="1041" data-end="1083">Kadınların Ruh Sağlığına Zarar Veriyor</strong><br data-start="1083" data-end="1086">Yavuzer, psikolojik şiddetin fark edilmesinin zor olduğunu çünkü çoğu zaman görünür izler bırakmadığını belirtti. Ancak bu tür şiddet, zamanla kadınların özsaygısını kaybetmesine, aile ve sosyal ilişkilerinin bozulmasına neden oluyor. Uzun süreli psikolojik şiddet, bireylerin yaşamdan izole olmasına yol açabiliyor ve kadınların toplumsal rollerinde ciddi bozulmalar yaratıyor. Yavuzer, "Kadınlara uygulanan psikolojik şiddet, toplumdan izole olmalarına ve toplumsal eşitsizliğin derinleşmesine neden olur" şeklinde konuştu.</p>
<p data-start="1615" data-end="2058"><strong data-start="1615" data-end="1635">Ürkütücü Veriler</strong><br data-start="1635" data-end="1638">Hacettepe Üniversitesi Nüfus Etütleri Enstitüsü'nün yaptığı araştırmaya göre, Türkiye'deki kadınların yüzde 43,9'u psikolojik şiddete maruz kalıyor. Bu oran, kadınların psikolojik şiddet konusunda ne kadar ciddi bir sorunla karşı karşıya olduklarını ortaya koyuyor. Yavuzer, "Psikolojik şiddet, fiziksel izler bırakmasa da özellikle kadının anne rolünü etkileyerek, çocukların sağlıklı gelişim süreçlerini bozar" dedi.</p>
<p data-start="2060" data-end="2604"><strong data-start="2060" data-end="2102">Kadınların Çocukları Üzerindeki Etkisi</strong><br data-start="2102" data-end="2105">Psikolojik şiddete uğrayan anneler, stres, kaygı, depresyon gibi ruhsal problemler yaşar ve bu durum çocuklarıyla sağlıklı bir bağ kurmalarını zorlaştırır. Çocuklar, annelerinin mutsuzluklarından kendilerini sorumlu tutabilir ve annelerinin yaşadığı olumsuzluklar, çocukların ileriki yıllarda sağlıksız ilişkiler kurmasına neden olabilir. Yavuzer, "Çocuklar, annelerinin yaşadığı psikolojik şiddet nedeniyle güven sorunları ve kaygılar yaşayabilir, ilişkilerinde sağlıksız bağlar kurabilirler" dedi.</p>
<p data-start="2606" data-end="2836"></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Sağlık Bakanı Memişoğlu: &amp;apos;Türkiye’nin Sağlık Teknolojisi Merkezi Olması İçin Çalışacağız&amp;apos;</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/saglik-bakani-memisoglu-turkiyenin-saglik-teknolojisi-merkezi-olmasi-icin-calisacagiz</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/saglik-bakani-memisoglu-turkiyenin-saglik-teknolojisi-merkezi-olmasi-icin-calisacagiz</guid>
<description><![CDATA[ Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, Kayseri ziyaretinde sağlık yatırımları ve sağlık teknolojileri üzerine değerlendirmelerde bulundu. 37 bin hekim dışı sağlık çalışanı alınacağını duyuran Memişoğlu, Kayseri’nin sağlık teknolojisi üretiminde önemli bir merkez haline geleceğini vurguladı. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202503/image_870x580_67ddbe0c7d681.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 23 Mar 2025 10:03:49 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Türkiye’nin sağlık teknolojisinde hedefleri neler, 37 bin sağlık çalışanı alımı ne zaman yapılacak, Kayseri’nin sağlık altyapısı nasıl güçlendirilecek, Sağlık Bakanı Memişoğlu’nun Kayseri temasları neler</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, 21 Mart 2025 Cuma günü Kayseri’ye giderek bir dizi temaslarda bulundu. İlk olarak Kayseri Valiliğini ziyaret eden Memişoğlu, Vali Gökmen Çiçek ve il yetkilileriyle görüşmeler gerçekleştirdi.</p>
<p><strong>'Türkiye’nin sağlık teknolojisinin merkezi olacağız'</strong></p>
<p>Valilik ziyaretinin ardından basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Memişoğlu, Kayseri’nin sağlık alanında büyük bir potansiyele sahip olduğunu belirtti. Kayseri’nin sağlık teknolojisi üretiminde önemli bir konumda yer aldığını ifade eden Memişoğlu, şu değerlendirmelerde bulundu:</p>
<p>"Türkiye’nin sağlık alanında dünyaya örnek olması için çalışıyoruz. Kayseri, hem sağlık hizmetleri hem de sağlık teknolojileri açısından önemli bir şehir. Erciyes Üniversitesi’nin COVID-19 aşısı geliştirme sürecinde gösterdiği başarı bunun en büyük kanıtıdır. Türkiye’nin sağlık teknolojisi merkezi olması için tüm imkanları değerlendireceğiz."</p>
<p><img src="https://cumha.com.tr/uploads/images/202503/image_870x_67ddbac8ee9b0.webp" alt=""></p>
<p><strong>Down sendromluların gününü kutladı</strong></p>
<p>Konuşmasında Nevruz Bayramı ve Ramazan Bayramı’na da değinen Memişoğlu, 21 Mart Dünya Down Sendromlular Günü’nü de kutladı. Down sendromlu bireylerin yaşam koşullarını iyileştirmek için çalıştıklarını belirten Memişoğlu, onların sosyal hayata daha fazla katılım sağlaması gerektiğini vurguladı.</p>
<p><strong>37 bin hekim dışı sağlık çalışanı alınacak</strong></p>
<p>Sağlık çalışanlarının istihdamına yönelik de açıklamalarda bulunan Memişoğlu, sağlık sektöründe büyük bir alım yapılacağını duyurdu:</p>
<p>"Cumhurbaşkanımızın da ifade ettiği gibi, 37 bin hekim dışı sağlık çalışanı alınacak. Planlamalar yapılıyor ve bu alımların en adil şekilde gerçekleştirilmesi için çalışıyoruz."</p>
<p><img src="https://cumha.com.tr/uploads/images/202503/image_870x_67ddbc4aaf237.webp" alt=""><strong></strong></p>
<p><strong>Hastane ve sağlık yöneticileriyle buluştu</strong></p>
<p>Bakan Memişoğlu, Kayseri Şehir Hastanesi’ni de ziyaret ederek sağlık çalışanlarıyla bir araya geldi. Dünya Down Sendromlular Günü kapsamında düzenlenen etkinlikte Down sendromlu bireyler ve aileleriyle sohbet eden Memişoğlu, onların taleplerini dinledi.</p>
<p>Daha sonra, Sağlıklı Türkiye Yüzyılı Kayseri Sağlık Yöneticileri Toplantısı’na katılan Memişoğlu, şehirdeki sağlık altyapısı ve hizmetleri hakkında bilgi aldı.</p>
<p><img src="https://cumha.com.tr/uploads/images/202503/image_870x_67ddb680cdf92.webp" alt=""></p>
<p><strong>Tarihi mekânları ziyaret edecek</strong></p>
<p>Bakan Memişoğlu’nun programı kapsamında, Selçuklu döneminden kalma ve günümüzde müze olarak kullanılan Şifahiye ve Gıyasiye Medresesi’ni ziyaret etmesi planlanıyor. Ardından Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç ile bir araya gelerek sağlık alanındaki projeleri değerlendirecek.</p>
<p>Akşam saatlerinde bir iftar programına katılacak olan Memişoğlu, Erciyes Üniversitesi Kanka Çocuk Hematoloji Onkoloji ve Kemik İliği Hastanesi’nde hekimlerle görüşerek sağlık çalışmalarını yerinde inceleyecek.</p>
<p>Kayseri ziyaretinde Bakan Memişoğlu’na, Kayseri Valisi Gökmen Çiçek, AK Parti Kayseri Milletvekilleri Ayşe Böhürler, Dursun Ataş, Hulusi Akar, Bayar Özsoy ve Şaban Çopuroğlu, Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, Kayseri İl Sağlık Müdürü Dr. Mehmet Erşan ve diğer yetkililer eşlik etti.</p>
<p><b>CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Çocukluk çağı aşılamasında yeni dönem: 6 hastalığa karşı tek aşı</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/cocukluk-cagi-asilamasinda-yeni-doenem-6-hastaliga-karsi-tek-asi</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/cocukluk-cagi-asilamasinda-yeni-doenem-6-hastaliga-karsi-tek-asi</guid>
<description><![CDATA[ Sağlık Bakanlığı, çocukluk dönemi aşı takviminde değişikliğe giderek 14 Nisan 2025 itibarıyla altı bileşenli karma aşı uygulamasına başlıyor. Difteri, tetanos, boğmaca, çocuk felci, Hemofilus influenza Tip B ve Hepatit B’ye karşı koruma sağlayacak tek enjeksiyonluk yeni aşı, Türkiye genelindeki Aile Sağlığı Merkezlerinde ücretsiz uygulanacak. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202503/image_870x580_67d958eda4cc9.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 21 Mar 2025 13:01:38 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Altı bileşenli karma aşı hangi hastalıklara karşı koruma sağlayacak, yeni aşı ne zaman uygulanmaya başlanacak, aşı uygulaması ücretsiz mi olacak, mevcut aşıları olan çocuklar nasıl devam edecek</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p data-start="0" data-end="80"><strong data-start="469" data-end="510">Yeni aşı takvimi 14 Nisan’da başlıyor</strong></p>
<p data-start="469" data-end="852">Sağlık Bakanlığı, çocukluk dönemi aşılama programında önemli bir değişikliğe giderek altı bileşenli karma aşı uygulamasını hayata geçiriyor. Türkiye’de 1998 yılından bu yana uygulanan Hepatit B aşısı ile 2008’de başlatılan beş bileşenli karma aşı birleştirilerek, 14 Nisan 2025’ten itibaren tek enjeksiyon halinde uygulanmaya başlanacak.</p>
<p data-start="854" data-end="1045"><strong data-start="854" data-end="893">Altı hastalığa karşı tek enjeksiyon</strong></p>
<p data-start="854" data-end="1045">Yeni uygulama ile tek bir enjeksiyonla altı farklı hastalığa karşı bağışıklık sağlanacak. Altı bileşenli karma aşının kapsadığı hastalıklar şunlar:</p>
<ul data-start="1047" data-end="1150">
<li data-start="1047" data-end="1058">Difteri</li>
<li data-start="1059" data-end="1070">Tetanos</li>
<li data-start="1071" data-end="1082">Boğmaca</li>
<li data-start="1083" data-end="1106">Çocuk felci (Polio)</li>
<li data-start="1107" data-end="1136">Hemofilus influenza Tip B</li>
<li data-start="1137" data-end="1150">Hepatit B</li>
</ul>
<p data-start="1152" data-end="1519"><strong data-start="1152" data-end="1183">Ücretsiz olarak uygulanacak</strong></p>
<p data-start="1152" data-end="1519">Sağlık Bakanlığı tarafından temin edilen altı bileşenli karma aşılar, Türkiye genelindeki tüm Aile Sağlığı Merkezleri ve ilgili sağlık kuruluşlarında ücretsiz olarak uygulanacak. Daha önce beş bileşenli karma aşı ile aşılanmaya başlayan çocukların devam dozları, yeni altı bileşenli aşı ile tamamlanacak ve ek bir aşı gerekmeyecek.</p>
<p data-start="1521" data-end="1733"><b>CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Uluslararası Sağlık Turizmi Enstitüsü Başkanı Dr. Fatih Seyran: &amp;apos;Türkiye Sağlık Turizminde Hedef Büyütüyor&amp;apos;</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/uluslararasi-saglik-turizmi-enstitusu-baskani-dr-fatih-seyran-turkiye-saglik-turizminde-hedef-buyutuyor</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/uluslararasi-saglik-turizmi-enstitusu-baskani-dr-fatih-seyran-turkiye-saglik-turizminde-hedef-buyutuyor</guid>
<description><![CDATA[ Sağlık turizminde Türkiye’nin güçlü altyapısının yanlış bilgilerle gölgelenmesine karşı uluslararası düzeyde harekete geçen Türkiye, “Türkiye Globalde” hareketini başlattı. Dr. Fatih Seyran, sağlık turizmi potansiyelinin daha da büyümesi için dezenformasyonla mücadeleye kararlı adımlar atıldığını açıkladı. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202503/image_870x580_67dbfcf6c8514.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 21 Mar 2025 13:01:38 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Türkiye’nin sağlık turizmi gelirleri ne kadar, Türkiye sağlık turizminde hangi adımları atıyor, Türkiye’nin sağlık turizmindeki hedefleri nelerdir, sağlık turizminin Türkiye ekonomisindeki önemi nedir</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><br data-start="455" data-end="458"><strong data-start="458" data-end="509">Türkiye’nin Sağlık Turizmi Hedefleri Yükseliyor</strong><br data-start="509" data-end="512">Uluslararası Sağlık Turizmi Enstitüsü Başkanı Dr. Fatih Seyran, Türkiye’ye yönelik sağlık turizmi alanındaki yanıltıcı yayınlara karşı önemli bir mücadele başlattıklarını duyurdu. Seyran, Türkiye'nin sağlık turizmi altyapısının güçlü olduğunu ve yanlış bilgilendirmelerin bu potansiyeli gölgelememesi için gereken tüm önlemleri alacaklarını belirtti. Bu amaçla “Türkiye Globalde” hareketini başlatan Seyran, sağlık turizmi alanında karşılaşılan dezenformasyonla mücadeleye yönelik çalışmaları hızla yürütmeye başladıklarını ifade etti.</p>
<p></p>
<p data-start="1049" data-end="1613"><strong data-start="1049" data-end="1095">Dezenformasyonla Mücadelede Atılan Adımlar</strong><br data-start="1095" data-end="1098">Seyran, sağlık turizmine dair Türkiye’ye yönelik olumsuz içeriklerin uluslararası platformlarda yayıldığını ve bu durumun ülkenin itibarını zedelememesi için hızlı bir aksiyon alındığını belirtti. “Sağlık Turizminde Türkiye’ye Yönelik Dezenformasyonla Mücadele” çerçevesinde, Sağlık Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Ticaret Bakanlığı yetkilileriyle iş birliği içinde bir eylem planı oluşturduklarını duyurdu. Bu planın, Türkiye’nin sağlık turizmindeki gücünü yansıtan stratejilerle desteklendiğini söyledi.</p>
<p data-start="1615" data-end="2245"><strong data-start="1615" data-end="1665">Sağlık Turizmi Ekonomisinin Büyüme Potansiyeli</strong><br data-start="1665" data-end="1668">Türkiye’nin sağlık turizmi gelirlerinin 3 milyar dolar seviyelerinde olduğunu belirten Seyran, ek sektörlerle birlikte bu rakamın 10 milyar doları aştığını ifade etti. Seyran, Türkiye’nin hak ettiği pazar payının 15 ila 20 milyar dolar seviyesinde olduğunu vurgulayarak, bu hedefin uluslararası sağlık turizmi pazarıyla uyumlu olduğunu dile getirdi. Türkiye, modern hastane altyapısı ve uzman hekim kadrosuyla uluslararası hastalar için önemli bir destinasyon haline gelmişken, aynı zamanda hasta memnuniyeti, ulaşım kolaylıkları ve kapsamlı tedavi süreçleriyle de öne çıkıyor.</p>
<p data-start="2247" data-end="2682"><strong data-start="2247" data-end="2297">Kayıt Dışı Faaliyetlere Karşı Kararlı Mücadele</strong><br data-start="2297" data-end="2300">Uluslararası Sağlık Turizmi Enstitüsü’nün bir diğer önceliği ise kayıt dışı sağlık turizmi faaliyetlerine karşı duruş sergilemek. Seyran, hasta güvenliğinin en önemli önceliklerinden biri olduğuna dikkat çekerek, uluslararası akreditasyonların önemine vurgu yaptı. Ticaret Bakanlığı, sağlık turizmi hizmeti sunan hastanelere yönelik önemli destekler sunarak bu süreci güçlendiriyor.</p>
<p data-start="2684" data-end="3031"><strong data-start="2684" data-end="2759">Türkiye'nin Sağlık Turizminde Küresel Bir Marka Olma Yolunda İlerleyişi</strong><br data-start="2759" data-end="2762">Dr. Seyran, Türkiye’nin sağlık turizmi alanında küresel bir marka haline gelme yolunda hızla ilerlediğini belirtti. “Türkiye Globalde” hareketiyle, uluslararası mecralarda ülkemizin sağlık alanındaki başarılarını en doğru şekilde tanıtmaya devam edeceklerini vurguladı.</p>
<p data-start="3033" data-end="3246"></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Sivilce ve Siyah Nokta Sıkmak Cildinize Zarar Verebilir! İşte Riskler ve Alternatif Çözümler</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/sivilce-ve-siyah-nokta-sikmak-cildinize-zarar-verebilir-iste-riskler-ve-alternatif-coezumler</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/sivilce-ve-siyah-nokta-sikmak-cildinize-zarar-verebilir-iste-riskler-ve-alternatif-coezumler</guid>
<description><![CDATA[ Sivilce ve siyah noktaları sıkmak, ciltte iltihaplanmaya, iz kalmasına ve enfeksiyon riskine yol açabilir. Cilt sağlığını korumak için bu alışkanlıktan kaçınarak daha güvenli yöntemlere yönelmek gerekiyor. Uzmanlar, sivilce tedavisinde bilinçsiz müdahalelerden kaçınılması gerektiğini vurguluyor. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202503/image_870x580_67da75141e433.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 19 Mar 2025 14:39:41 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Sivilce sıkmak neden zararlıdır, siyah noktalar nasıl temizlenmeli, sivilce sıkmak kansere neden olur mu, cilt sağlığı için hangi yöntemler öneriliyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><br data-start="445" data-end="448">Sivilce ve siyah nokta sıkmak, çoğu insanın refleks olarak yaptığı bir alışkanlık olsa da <strong data-start="538" data-end="585">cilt sağlığı üzerinde ciddi olumsuz etkiler</strong> yaratabilir. Dermatologlar, bu işlemin <strong data-start="625" data-end="685">iltihaplanma, iz kalma ve enfeksiyon riskini artırdığına</strong> dikkat çekiyor.</p>
<p></p>
<p data-start="705" data-end="737"><strong data-start="705" data-end="735">Sivilce sıkmanın zararları</strong></p>
<ul data-start="738" data-end="1147">
<li data-start="738" data-end="893"><strong data-start="740" data-end="771">Enfeksiyon ve iltihaplanma:</strong> Sivilce sıkıldığında içindeki bakteriler cilt yüzeyine yayılabilir, bu da daha fazla sivilce oluşmasına neden olabilir.</li>
<li data-start="894" data-end="997"><strong data-start="896" data-end="924">Kalıcı izler ve lekeler:</strong> Sert müdahaleler cilt dokusuna zarar vererek kalıcı izler bırakabilir.</li>
<li data-start="998" data-end="1147"><strong data-start="1000" data-end="1031">Daha fazla sivilce oluşumu:</strong> Sivilceyi sıkmak, cildin kendini savunma mekanizmasını devreye sokarak yeni sivilcelerin oluşmasına yol açabilir.</li>
</ul>
<p data-start="1149" data-end="1246"><strong data-start="1149" data-end="1187">Siyah noktalar nasıl temizlenmeli?</strong><br data-start="1187" data-end="1190">Siyah noktaları sıkmak yerine şu yöntemler öneriliyor:</p>
<ul data-start="1247" data-end="1597">
<li data-start="1247" data-end="1346"><strong data-start="1249" data-end="1267">Buhar banyosu:</strong> Gözenekleri açarak siyah noktaların daha kolay temizlenmesine yardımcı olur.</li>
<li data-start="1347" data-end="1474"><strong data-start="1349" data-end="1368">Nazik temizlik:</strong> Salisilik asit ve glikolik asit içeren temizleyiciler kullanmak, siyah noktaların birikmesini engeller.</li>
<li data-start="1475" data-end="1597"><strong data-start="1477" data-end="1500">Profesyonel destek:</strong> Dermatolog kontrolünde siyah nokta temizliği yaptırmak cilt sağlığı açısından daha güvenlidir.</li>
</ul>
<p data-start="1599" data-end="1873"><strong data-start="1599" data-end="1638">Sivilce sıkmak kansere yol açar mı?</strong><br data-start="1638" data-end="1641">Uzmanlar, <strong data-start="1651" data-end="1722">sivilce veya siyah nokta sıkmanın doğrudan kansere neden olmadığını</strong> belirtiyor. Ancak, yanlış müdahaleler <strong data-start="1761" data-end="1831">ciltte tahrişe, enfeksiyona ve kalıcı lekelere yol açabileceğinden</strong> dikkat edilmesi gerektiği vurgulanıyor.</p>
<p data-start="1875" data-end="2009">Cilt problemleriyle karşılaşan bireylerin <strong data-start="1917" data-end="1995">uzman dermatologlardan destek alması ve bilinçsiz müdahalelerden kaçınması</strong> öneriliyor.</p>
<p data-start="2011" data-end="2180"><strong data-start="2011" data-end="2023"></strong></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Pilava karabiber ekleyin! Beklenmedik faydası ortaya çıktı</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/pilava-karabiber-ekleyin-beklenmedik-faydasi-ortaya-cikti</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/pilava-karabiber-ekleyin-beklenmedik-faydasi-ortaya-cikti</guid>
<description><![CDATA[ Pilavın lezzetini artıran baharatlar arasında yer alan karabiber, yalnızca tat vermekle kalmıyor, sağlığa da önemli katkılar sunuyor. İçeriğinde bulunan piperin bileşiği sayesinde sindirimi destekleyen ve kan şekerini dengeleyen karabiberin, sofralardaki rolü düşünüldüğünden daha büyük. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202503/image_870x580_67da77d8bc62e.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 19 Mar 2025 14:39:35 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Pilava karabiber eklemenin faydaları nelerdir, karabiber kan şekerini nasıl dengeliyor, piperin bileşiğinin vücuda etkileri nelerdir, karabiber sindirime nasıl katkı sağlar</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><br data-start="402" data-end="405">Türk mutfağının vazgeçilmez lezzetlerinden biri olan pirinç pilavı, farklı malzemeler ve baharatlarla daha lezzetli hale getirilebiliyor. Tereyağı, et suyu ve çeşitli baharatlarla tatlandırılan pilavın en önemli tamamlayıcılarından biri ise karabiber. Ancak karabiberin sadece bir tatlandırıcıdan ibaret olmadığı ortaya çıktı.</p>
<p></p>
<p data-start="735" data-end="990"><strong data-start="735" data-end="770">Karabiberin bilinmeyen etkileri</strong><br data-start="770" data-end="773">Karabiber, içerdiği piperin bileşiği sayesinde sindirim sisteminden bağışıklık sistemine kadar birçok fayda sağlıyor. Özellikle sofralarda pilava eklenen karabiber, kan şekerini dengeleme özelliğiyle dikkat çekiyor.</p>
<p data-start="992" data-end="1299"><strong data-start="992" data-end="1018">Araştırmalar kanıtladı</strong><br data-start="1018" data-end="1021">Bilimsel araştırmalara göre, karabiberde bulunan piperin bileşiği insülin duyarlılığını artırarak kan şekeri seviyelerinin daha düzenli olmasını sağlıyor. Bu nedenle pilava karabiber eklemek, sadece lezzeti artırmakla kalmıyor, aynı zamanda sağlıklı bir tercih haline geliyor.</p>
<p data-start="1301" data-end="1492"><strong data-start="1301" data-end="1313"></strong></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Evde Sağlık Hizmetlerinden 2 Milyon 780 Bin Kişi Yararlandı</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/evde-saglik-hizmetlerinden-2-milyon-780-bin-kisi-yararlandi</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/evde-saglik-hizmetlerinden-2-milyon-780-bin-kisi-yararlandi</guid>
<description><![CDATA[ Sağlık Bakanlığı tarafından yürütülen Evde Sağlık Hizmetleri kapsamında, 2010 yılından 2024 yılı sonuna kadar toplam 2 milyon 780 bin 50 hastaya hizmet verildi. 2024 yılında 81 ilde 780 hastane, 6.349 personel ve 1.631 ekip aracı ile sağlık hizmeti sunulurken, toplamda 4.404.726 ziyaret gerçekleştirildi. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202503/image_870x580_67d95fabd7fab.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 19 Mar 2025 11:11:39 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p data-start="425" data-end="777">Sağlık Bakanlığı tarafından 2010 yılında başlatılan Evde Sağlık Hizmetleri (ESH) kapsamında bugüne kadar 2 milyon 780 bin 50 kişiye ulaşıldı. Kamu Hastaneleri Genel Müdürlüğü koordinasyonunda yürütülen hizmet, yatağa veya eve bağımlı hastalar ile sağlık kuruluşlarına erişimde zorluk yaşayan bireylerin sağlık hizmetlerinden faydalanmasını amaçlıyor.</p>
<p data-start="779" data-end="810"><strong data-start="779" data-end="808">2024 yılı verilerine göre</strong></p>
<ul data-start="811" data-end="1094">
<li data-start="811" data-end="862">81 ilde, 780 hastane bünyesinde hizmet verildi.</li>
<li data-start="863" data-end="928">6.349 personel ve 1.631 ekip aracı ile çalışmalar sürdürüldü.</li>
<li data-start="929" data-end="988">Sisteme kayıtlı hasta sayısı 803.963 olarak belirlendi.</li>
<li data-start="989" data-end="1035">Aylık ortalama 138.884 hasta takip edildi.</li>
<li data-start="1036" data-end="1094">Yıl boyunca toplam 4.404.726 ziyaret gerçekleştirildi.</li>
</ul>
<p data-start="1096" data-end="1230">Bu veriler doğrultusunda, 2025 yılı için toplam nüfusun binde 4’ünün evde sağlık hizmeti hedef nüfusu olarak belirlendiği açıklandı.</p>
<p data-start="1232" data-end="1287"><strong data-start="1232" data-end="1285">Kimler Evde Sağlık Hizmetlerinden Yararlanabilir?</strong></p>
<p data-start="1289" data-end="1437">02 Haziran 2023 tarihli ve 32209 sayılı yönetmelik doğrultusunda, evde sağlık hizmetlerinden yararlanabilecek hasta grupları şu şekilde sıralandı:</p>
<ul data-start="1439" data-end="1846">
<li data-start="1439" data-end="1472">80 yaş ve üzeri tüm hastalar,</li>
<li data-start="1473" data-end="1616">Sağlık Kurulu raporu ile kronik rahatsızlığı bulunan ve tam bağımlı ya da ileri derece bağımlı olarak değerlendirilen 65 yaş üstü bireyler,</li>
<li data-start="1617" data-end="1673">Hastalığı nedeniyle eve veya cihaza bağımlı olanlar,</li>
<li data-start="1674" data-end="1742">Palyatif bakım sonrası evde tıbbi bakım alması gereken hastalar,</li>
<li data-start="1743" data-end="1846">Hastaneden taburcu edilirken hekim tarafından evde sağlık hizmeti sunulması uygun görülen bireyler.</li>
</ul>
<p data-start="1848" data-end="2133">Bunlara ek olarak, diyabet, kalp yetmezliği, inme, KOAH, alzheimer, demans, terminal dönem kanser, nörodejeneratif hastalıklar, kalça/diz/omuz kırıkları sonrası tedavi görenler ve amputasyon nedeniyle tıbbi bakım gereksinimi duyan hastalar da hizmet kapsamında değerlendirilmektedir.</p>
<p data-start="2135" data-end="2172"><strong data-start="2135" data-end="2170">Başvuru ve Değerlendirme Süreci</strong></p>
<p data-start="2174" data-end="2559">Evde sağlık hizmeti almak isteyen hastalar veya yakınları, <strong data-start="2233" data-end="2327">Sağlık Bakanlığı Evde Sağlık Hizmeti İletişim Merkezi’nin (ESHİM) 444 38 33 numaralı hattı</strong> üzerinden başvuru yapabiliyor. Başvurular, 81 ilde bulunan Evde Sağlık Koordinasyon Merkezleri (ESKOM) tarafından değerlendirilerek, uygun görülen hastalara kamu sağlık tesisleri bünyesindeki ekipler tarafından hizmet sağlanıyor.</p>
<p><b>CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>CHP&amp;apos;li Gürer: &amp;apos;Veteriner hekimler de sağlıkta şiddet yasasına dahil edilmeli&amp;apos;</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/chpli-gurer-veteriner-hekimler-de-saglikta-siddet-yasasina-dahil-edilmeli</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/chpli-gurer-veteriner-hekimler-de-saglikta-siddet-yasasina-dahil-edilmeli</guid>
<description><![CDATA[ CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Veteriner Hekimler Derneği Genel Kurulu&#039;na katılarak meslek sorunlarını gündeme getirdi. Gürer, veteriner hekimlerin özlük haklarının iyileştirilmesi, sağlık çalışanları kapsamına alınması ve sağlıkta şiddet yasasından faydalandırılması gerektiğini belirtti. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202503/image_870x580_67d7dc76e8482.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 19 Mar 2025 11:11:39 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Veteriner hekimler sağlıkta şiddet yasasına dahil edilecek mi, veteriner hekimlerin özlük hakları nasıl iyileştirilecek, emekli veteriner hekimlerin maaşları neden düşük, veteriner hekimler sağlık çalışanı olarak kabul ediliyor mu</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p></p>
<p data-start="437" data-end="487"><strong data-start="437" data-end="485">Veteriner Hekimler Derneği'nde seçim yapıldı</strong></p>
<p data-start="489" data-end="690">Veteriner Hekimler Derneği Genel Kurulu'nda mevcut başkan Dr. Gülay Ertürk yeniden seçildi. Kongrede veteriner fakülteleri temsilcileri, farklı oda başkanları ve siyasi parti yetkilileri de yer aldı.</p>
<p data-start="692" data-end="747"><strong data-start="692" data-end="745">Gürer: Veteriner hekimlerin önemi giderek artıyor</strong></p>
<p data-start="749" data-end="1138">CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köy İşleri Komisyon Üyesi Ömer Fethi Gürer, veteriner hekimlerin hayvansal gıda güvenliği, zoonotik hastalıklarla mücadele ve salgın hastalıkların önlenmesi gibi kritik görevler üstlendiğini vurguladı. Gürer, küresel iklim değişikliği ve Endüstri 4.0 süreci ile birlikte veteriner hekimlerin rolünün daha da önemli hale geleceğini belirtti.</p>
<p data-start="1140" data-end="1191"><strong data-start="1140" data-end="1189">Sağlık alanındaki haklardan yararlanamıyorlar</strong></p>
<p data-start="1193" data-end="1534">Gürer, TBMM Başkanlığı’na sunduğu soru önergeleri ve kanun teklifleriyle veteriner hekimlerin haklarını gündeme taşıdığını ifade etti. Mevcut düzenlemelerde sağlık çalışanı olarak tanımlanan veteriner hekimlerin, özlük hakları, ek göstergeleri, emeklilik maaşları ve fiili hizmet süresi konularında ciddi mağduriyetler yaşadığını belirtti.</p>
<p data-start="1536" data-end="1571"><strong data-start="1536" data-end="1569">Emekli veterinerler de mağdur</strong></p>
<p data-start="1573" data-end="1841">Veteriner hekimlerin, meslek hastalıkları kapsamına alınmaması ve ek ödeme göstergelerinden faydalanamaması nedeniyle emeklilikte ciddi gelir kayıpları yaşadığını söyleyen Gürer, veteriner hekimlerin meslek hastalığı tazminatına hak kazanması gerektiğini ifade etti.</p>
<p data-start="1843" data-end="1907"><strong data-start="1843" data-end="1905">Veteriner hekimler sağlıkta şiddet yasasına dahil edilmeli</strong></p>
<p data-start="1909" data-end="2314">Gürer, veteriner hekimlerin sağlık hizmeti sunduğunu ancak sağlıkta şiddet yasası kapsamına alınmadığını belirterek şu açıklamada bulundu:<br data-start="2047" data-end="2050"><em data-start="2050" data-end="2312">"Veteriner hekimler, halk sağlığı ve hayvan sağlığı için kritik bir görev yürütüyor. 300’den fazla zoonotik hastalık riski taşıyan bu meslek grubunun, fiili hizmet süresi zammından yararlanması ve sağlıkta şiddet yasası kapsamına dahil edilmesi gerekmektedir."</em></p>
<p data-start="2316" data-end="2491">Gürer, veteriner hekimlerin tehlikeli meslek grubunda yer alması gerektiğini, mevcut sistemde meslek risklerinin yeterince göz önünde bulundurulmadığını da sözlerine ekledi.</p>
<p data-start="2493" data-end="2742"><strong data-start="2493" data-end="2505"></strong></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Gün Boyu Daha Dinç Hissetmek İçin Bilimsel Olarak Kanıtlanmış 5 Yöntem</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/gun-boyu-daha-dinc-hissetmek-icin-bilimsel-olarak-kanitlanmis-5-yoentem</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/gun-boyu-daha-dinc-hissetmek-icin-bilimsel-olarak-kanitlanmis-5-yoentem</guid>
<description><![CDATA[ Sürekli yorgun hissetmek ve uykusuzlukla başa çıkamamak, birçok insanın ortak sorunu. Daha dinç ve enerjik hissetmek için yalnızca uyku alışkanlıklarını değil, beslenme ve günlük rutinleri de değiştirmek gerekiyor. İşte bilimsel olarak kanıtlanmış, gün boyu daha enerjik olmanızı sağlayacak beş etkili yöntem. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202503/image_870x580_67d2ba6c3a958.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 16 Mar 2025 20:31:33 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Demir eksikliği uyku kalitesini nasıl etkiliyor, sebze tüketimi uykuya nasıl katkı sağlıyor, egzersiz yapmak uyku süresini uzatır mı, kahvaltının yorgunluk üzerindeki etkisi nedir</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p></p>
<p data-start="440" data-end="672">Sürekli yorgunluk hissi, yalnızca kötü uyku alışkanlıklarından kaynaklanmaz. Gün içinde yapılan bazı değişiklikler, uyku kalitesini artırarak sabahları daha dinç uyanmayı sağlayabilir. İşte uzmanların önerdiği beş bilimsel yöntem:</p>
<p data-start="674" data-end="1037"><strong data-start="674" data-end="709">1. Demir seviyenize dikkat edin</strong><br data-start="709" data-end="712">Dünya genelinde her üç kişiden biri demir eksikliği yaşıyor. Demir eksikliği, yorgunluk ve uyku bozukluklarına yol açabiliyor. Et, balık, yumurta gibi demir açısından zengin gıdalar tüketmek, yorgunluğu azaltmaya yardımcı olabilir. Demir emilimini artırmak için C vitamini içeren besinlerle birlikte tüketilmesi öneriliyor.</p>
<p data-start="1039" data-end="1302"><strong data-start="1039" data-end="1070">2. Daha fazla sebze tüketin</strong><br data-start="1070" data-end="1073">Araştırmalar, sebze ve meyve tüketiminin uyku kalitesini artırdığını gösteriyor. Özellikle Akdeniz diyetiyle beslenen kişilerin daha düzenli uyuduğu tespit edildi. Fast food ve şekerli içecekler ise uyku kalitesini düşürebilir.</p>
<p data-start="1304" data-end="1587"><strong data-start="1304" data-end="1333">3. Düzenli egzersiz yapın</strong><br data-start="1333" data-end="1336">Fiziksel aktivite, uyku kalitesini doğrudan etkileyen faktörlerden biri. Günlük 10 dakikalık hafif egzersiz bile uyku süresini uzatabiliyor. Orta yoğunluklu egzersizlerin, yüksek yoğunluklu egzersizlere göre uykuya daha iyi etki ettiği belirtiliyor.</p>
<p data-start="1589" data-end="1843"><strong data-start="1589" data-end="1622">4. Alkol ve sigaradan kaçının</strong><br data-start="1622" data-end="1625">Sigara ve alkol, uyku düzenini bozarak daha sık uyanmalara sebep olabilir. Alkol ilk başta uykuya dalmayı kolaylaştırsa da, gece boyunca uyanmalara ve daha az REM uykusuna neden olduğu için uyku kalitesini düşürüyor.</p>
<p data-start="1845" data-end="2151"><strong data-start="1845" data-end="1872">5. Kahvaltıyı atlamayın</strong><br data-start="1872" data-end="1875">Kahvaltı, enerji seviyesini yükseltirken bilişsel performansı da artırıyor. Yapılan araştırmalar, düzenli kahvaltı yapan kişilerin gün içinde daha az yorgun hissettiğini ortaya koyuyor. Sirkadiyen ritme uygun şekilde beslenmek, vücudun doğal uyku düzenine yardımcı olabilir.</p>
<p data-start="2153" data-end="2248">Bu öneriler, uyku kalitesini artırarak gün boyu daha enerjik ve dinç hissetmeyi sağlayabilir.</p>
<p data-start="2250" data-end="2448"><strong data-start="2250" data-end="2262"></strong></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Moralinizi Yükseltecek ve Stresi Azaltacak 5 Etkili Egzersiz</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/moralinizi-yukseltecek-ve-stresi-azaltacak-5-etkili-egzersiz</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/moralinizi-yukseltecek-ve-stresi-azaltacak-5-etkili-egzersiz</guid>
<description><![CDATA[ Stres, kaygı ve düşük enerji seviyeleriyle başa çıkmanın en etkili yollarından biri düzenli egzersiz yapmak. Bilimsel araştırmalara göre, belirli fiziksel aktiviteler ruh halini iyileştiriyor, depresyon riskini azaltıyor ve genel sağlık üzerinde olumlu etkiler sağlıyor. İşte günlük hayatınıza kolayca dahil edebileceğiniz beş farklı egzersiz türü. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202503/image_870x580_67d3f4ae25ba7.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 16 Mar 2025 20:31:33 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Egzersiz ruh halini nasıl etkiliyor, stresle mücadelede hangi egzersizler öneriliyor, kardiyo antrenmanlarının faydaları nelerdir, günlük hareketler neden önemlidir</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p></p>
<p data-start="469" data-end="947">Günlük yaşamın stresi, moral bozukluğu ve enerji düşüklüğü birçok insanın sıkça karşılaştığı problemler arasında yer alıyor. Ancak uzmanlara göre, düzenli fiziksel aktivite bu sorunlarla mücadelede etkili bir çözüm sunuyor. Kanada’daki St. Paul’s Hastanesi’nde görev yapan Profesör Scott Lear, ‘Egzersizi moral ve akıl sağlığıyla ilişkilendiren araştırmaların çoğu, orta düzeyli aktivitenin önemini gösteriyor’ diyerek fiziksel hareketin psikolojik faydalarına dikkat çekiyor.</p>
<p data-start="949" data-end="1255"><strong data-start="949" data-end="976">1. Kardiyo Egzersizleri</strong><br data-start="976" data-end="979">Yürüyüş, koşu, bisiklet sürme ve yüzme gibi kardiyo egzersizleri, stres hormonu kortizol seviyesini düşürerek rahatlatıcı bir etki sağlıyor. Araştırmalara göre, 20-30 dakikalık bir kardiyo egzersizi, saatler süren sakinlik hissi yaratıyor ve enerji seviyelerini yükseltiyor.</p>
<p data-start="1257" data-end="1538"><strong data-start="1257" data-end="1285">2. Ağırlık Antrenmanları</strong><br data-start="1285" data-end="1288">Vücut ağırlığıyla yapılan egzersizler ve ağırlık kaldırma, kas gelişimini desteklerken depresyon belirtilerini de azaltıyor. Yapılan çalışmalar, bu tür antrenmanların serotonin seviyesini artırarak stresle başa çıkmayı kolaylaştırdığını gösteriyor.</p>
<p data-start="1540" data-end="1774"><strong data-start="1540" data-end="1562">3. Yoga ve Tai Chi</strong><br data-start="1562" data-end="1565">Bu egzersiz türleri, zihinsel rahatlama ve esneklik sağlarken aynı zamanda kortizol seviyelerini düşürüyor. Haftada birkaç kez yapılan yoga ve tai chi, sakinleşmeye ve iç huzurun artmasına katkıda bulunuyor.</p>
<p data-start="1776" data-end="2032"><strong data-start="1776" data-end="1826">4. Yüksek Yoğunluklu Aralıklı Antrenman (HIIT)</strong><br data-start="1826" data-end="1829">Kısa süreli ama yoğun yapılan HIIT antrenmanları, endorfin salınımını artırarak moralin hızla yükselmesini sağlıyor. Bu antrenman, zamandan tasarruf etmek isteyenler için etkili bir alternatif sunuyor.</p>
<p data-start="2034" data-end="2264"><strong data-start="2034" data-end="2058">5. Günlük Hareketler</strong><br data-start="2058" data-end="2061">Merdiven çıkmak, yürüyüş yapmak ya da ev işleriyle uğraşmak gibi basit hareketler bile depresyon riskini azaltabiliyor. Küçük ama düzenli aktiviteler, hem fiziksel hem de ruhsal sağlığa katkı sağlıyor.</p>
<p data-start="2266" data-end="2554">Psikologlar, egzersizin ruh sağlığına olan etkisini vurgularken, düzenli hareket etmenin ilaç tedavisi kadar etkili olabileceğini belirtiyor. Egzersiz, beynin mutluluk hormonu olan dopamin ve serotonin üretimini artırarak, bireylerin kendilerini daha iyi hissetmelerine yardımcı oluyor.</p>
<p data-start="2556" data-end="2739"><strong data-start="2556" data-end="2568"></strong></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Gece Açsanız Bile Uzak Durmanız Gereken 5 Besin!</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/gece-acsaniz-bile-uzak-durmaniz-gereken-5-besin</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/gece-acsaniz-bile-uzak-durmaniz-gereken-5-besin</guid>
<description><![CDATA[ Gece geç saatlerde yemek yemenin uyku kalitesini düşürebileceği ve sindirim sorunlarına yol açabileceği belirtiliyor. Özellikle yağlı, şekerli ve baharatlı yiyeceklerin yanı sıra büyük porsiyonlar da mideyi zorlayarak uykusuzluğa neden olabiliyor. İşte gece tüketmekten kaçınmanız gereken besinler! ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202503/image_870x580_67d3f726194e7.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 16 Mar 2025 20:31:33 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Gece yemek yemenin zararları nelerdir, hangi yiyecekler gece uykusuzluğa neden olur, gece tüketilmemesi gereken besinler hangileridir, büyük porsiyonlu yemeklerin sindirime etkisi nedir</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p></p>
<p data-start="407" data-end="696">Gece geç saatlerde yemek yeme alışkanlığı, metabolizmanın yavaşlaması ve hareketsizlik nedeniyle uzmanlar tarafından önerilmiyor. Ancak açlık hissi baskınsa, doğru besin tercihi yapmak büyük önem taşıyor. Yanlış seçimler uyku kalitesini düşürebilir ve ekstra kalori alımına yol açabilir.</p>
<p data-start="698" data-end="933"><strong data-start="698" data-end="718">Yağlı yiyecekler</strong><br data-start="718" data-end="721">Yağlı besinler, sindirim sistemini fazlasıyla zorladığı için mideyi yorarak uyku bölünmesine neden olabilir. Peynir, kuruyemiş ve fast food gibi yiyeceklerden özellikle geceleri uzak durulması tavsiye ediliyor.</p>
<p data-start="935" data-end="1229"><strong data-start="935" data-end="957">Şekerli yiyecekler</strong><br data-start="957" data-end="960">Tatlı krizleri genellikle gece saatlerinde ortaya çıkabiliyor. Ancak pasta, kek, çikolata gibi yüksek şeker içeren gıdalar kan şekerini hızla yükselterek vücudu gereksiz enerjiyle dolduruyor. Bu enerji harcanmadığında ise uyku esnasında rahatsızlığa neden olabiliyor.</p>
<p data-start="1231" data-end="1428"><strong data-start="1231" data-end="1255">Baharatlı yiyecekler</strong><br data-start="1255" data-end="1258">Baharatlar, metabolizmayı hızlandırarak uykusuzluğa sebep olabilir. Aynı zamanda yoğun tatları nedeniyle duyuları aşırı uyararak mide yanmasına ve reflüye yol açabilir.</p>
<p data-start="1430" data-end="1669"><strong data-start="1430" data-end="1444">Kırmızı et</strong><br data-start="1444" data-end="1447">Kırmızı etin sindirimi zor olduğu için gece tüketildiğinde mideye baskı yaparak uykuya dalmayı zorlaştırabiliyor. Sindirim sisteminin rahatlayabilmesi için akşam saatlerinde daha hafif protein kaynakları tercih edilmeli.</p>
<p data-start="1671" data-end="1967"><strong data-start="1671" data-end="1702">Büyük porsiyonlu yiyecekler</strong><br data-start="1702" data-end="1705">Geceleri büyük porsiyonlarla yemek yemek, sindirimi zorlaştırarak mide rahatsızlıklarına sebep olabiliyor. Özellikle büyük sandviçler, pizza veya büyük bir kase mısır gevreği gibi ağır öğünler, mideyi aşırı çalıştırarak uyku kalitesini olumsuz etkileyebiliyor.</p>
<p data-start="1969" data-end="2099">Uyku problemlerinden kaçınmak ve sindirim sistemini zorlamamak için gece geç saatlerde yemek seçiminde dikkatli olmak gerekiyor.</p>
<p data-start="2101" data-end="2305"><strong data-start="2101" data-end="2113"></strong></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Uykuya Dalmakta Zorlananlar İçin 9 Besin Tavsiyesi</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/uykuya-dalmakta-zorlananlar-icin-9-besin-tavsiyesi</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/uykuya-dalmakta-zorlananlar-icin-9-besin-tavsiyesi</guid>
<description><![CDATA[ Kaliteli bir uyku uyuyamayanlar için bazı besinler çözüm sunuyor. Melatonin ve triptofan içeren gıdalar, vücudu uykuya hazırlayarak daha rahat bir gece geçirmenize yardımcı olabilir. Muz, yulaf, süt ve ceviz gibi besinler sayesinde deliksiz bir uyku mümkün. İşte uyku kalitesini artırmaya yardımcı olan 9 besin… ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202503/image_870x580_67d3f70605e2b.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 16 Mar 2025 20:31:20 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Hangi besinler uykuya dalmayı kolaylaştırır, muz uyku kalitesini nasıl etkiler, süt içmek uykuya nasıl yardımcı olur, ceviz melatonin salgısını nasıl artırır</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p></p>
<p data-start="422" data-end="684">Uyku, sağlıklı bir yaşam için hayati öneme sahip. Yetersiz uyku, bağışıklık sisteminden zihinsel performansa kadar birçok alanı olumsuz etkileyebilir. Daha kaliteli bir uyku için bazı besinlerin tüketilmesi öneriliyor. İşte uykuya geçişi kolaylaştıran 9 besin:</p>
<p data-start="686" data-end="878"><strong data-start="686" data-end="693">Muz</strong><br data-start="693" data-end="696">Potasyum bakımından zengin olan muz, aynı zamanda melatonin hormonunu artırarak uykuya dalmayı kolaylaştırıyor. Gece yatmadan önce yarım muz tüketmek, vücudu uykuya hazırlayabilir.</p>
<p data-start="880" data-end="1068"><strong data-start="880" data-end="889">Yulaf</strong><br data-start="889" data-end="892">Lif içeriği yüksek olan yulaf, melatonin salgılanmasına yardımcı olarak daha rahat bir uyku sağlıyor. Akşam saatlerinde yulaf tüketmek, uyku problemlerini en aza indirebilir.</p>
<p data-start="1070" data-end="1258"><strong data-start="1070" data-end="1077">Süt</strong><br data-start="1077" data-end="1080">Protein ve amino asitler açısından zengin olan süt, kasları rahatlatarak uykuya dalmayı kolaylaştırıyor. Yatmadan önce yarım bardak ılık süt içmek, uyku kalitesini artırabilir.</p>
<p data-start="1260" data-end="1451"><strong data-start="1260" data-end="1276">Papatya Çayı</strong><br data-start="1276" data-end="1279">Sakinleştirici etkisiyle bilinen papatya çayı, stres seviyesini düşürerek uykuya geçişi hızlandırıyor. Uzmanlar, her akşam bir bardak papatya çayı tüketilmesini öneriyor.</p>
<p data-start="1453" data-end="1629"><strong data-start="1453" data-end="1463">Yoğurt</strong><br data-start="1463" data-end="1466">Triptofan içeriğiyle dikkat çeken yoğurt, vücudu gevşeterek kaliteli bir uyku sağlıyor. Akşam saatlerinde yarım bardak az yağlı yoğurt tüketmek faydalı olabilir.</p>
<p data-start="1631" data-end="1804"><strong data-start="1631" data-end="1641">Pirinç</strong><br data-start="1641" data-end="1644">Az yağlı pirinç pilavı, yoğurtla birlikte tüketildiğinde uykuya dalmayı kolaylaştırabilir. Karbonhidrat içeriği sayesinde vücudu rahatlatıcı bir etki sunuyor.</p>
<p data-start="1806" data-end="2007"><strong data-start="1806" data-end="1823">Tahıllı Ekmek</strong><br data-start="1823" data-end="1826">Tam tahıllı ekmek, içeriğindeki kompleks karbonhidratlarla rahat bir uyku sağlıyor. Izgara etle birlikte tüketilen tam tahıllı bir sandviç ve ayran, gece uykusunu destekleyebilir.</p>
<p data-start="2009" data-end="2202"><strong data-start="2009" data-end="2018">Ceviz</strong><br data-start="2018" data-end="2021">Melatonin salgılanmasını artıran ceviz, deliksiz bir uyku için önerilen besinlerden biri. Yatmadan önce birkaç adet ceviz tüketmek, daha hızlı ve kesintisiz bir uyku sağlayabilir.</p>
<p data-start="2204" data-end="2396"><strong data-start="2204" data-end="2213">Badem</strong><br data-start="2213" data-end="2216">Protein ve mineral açısından zengin olan badem, vücudu uykuya hazırlayarak uykuya geçişi kolaylaştırıyor. Gece yatmadan önce bir avuç badem tüketmek, uyku kalitesini artırabilir.</p>
<p data-start="2398" data-end="2485">Bu besinleri düzenli olarak tüketerek daha kaliteli bir uyku deneyimi yaşamak mümkün.</p>
<p data-start="2487" data-end="2663"><strong data-start="2487" data-end="2499"></strong></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Saçlar Neden Erken Beyazlıyor? İşte En Yaygın Sebepler</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/saclar-neden-erken-beyazliyor-iste-en-yaygin-sebepler</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/saclar-neden-erken-beyazliyor-iste-en-yaygin-sebepler</guid>
<description><![CDATA[ Genetik faktörler, stres, vitamin eksiklikleri ve zararlı alışkanlıklar erken yaşta saç beyazlamasının başlıca nedenleri arasında yer alıyor. Uzmanlara göre, sigara kullanımı ve hava kirliliği de saç pigmentasyonunu olumsuz etkileyebilir. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202503/image_870x580_67d40a84196c4.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 16 Mar 2025 20:31:13 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Saç beyazlamasının en yaygın nedenleri nelerdir, genetik faktörler saç beyazlamasını nasıl etkiler, stres saçların beyazlamasına neden olur mu, vitamin eksiklikleri saç rengini nasıl değiştirir</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><br data-start="349" data-end="352">Erken yaşta saç beyazlaması birçok farklı nedene bağlı olarak ortaya çıkabilir. Genetik yatkınlık, stres, beslenme eksiklikleri ve bazı sağlık sorunları bu süreci hızlandırabilir.</p>
<p></p>
<p data-start="535" data-end="767"><strong data-start="535" data-end="556">Genetik Faktörler</strong><br data-start="556" data-end="559">Ailede erken yaşta beyazlayan bireylerin bulunması, saç beyazlamasında önemli bir rol oynar. Eğer anne veya baba genç yaşta beyaz saçlara sahipse, bu durum genetik olarak sonraki nesillere de aktarılabilir.</p>
<p data-start="769" data-end="982"><strong data-start="769" data-end="802">Stres ve Psikolojik Faktörler</strong><br data-start="802" data-end="805">Yoğun stres, vücutta oksidatif stres seviyesini artırarak melanin üretimini azaltabilir. Uzun süreli duygusal baskılar da saç köklerini etkileyerek beyazlamaya neden olabilir.</p>
<p data-start="984" data-end="1191"><strong data-start="984" data-end="1019">Vitamin ve Mineral Eksiklikleri</strong><br data-start="1019" data-end="1022">B12 vitamini eksikliği, saç pigmentini koruyan melanin üretimini azaltabilir. Ayrıca, bakır, çinko ve demir eksikliği de saçın doğal rengini kaybetmesine yol açabilir.</p>
<p data-start="1193" data-end="1386"><strong data-start="1193" data-end="1217">Otoimmün Hastalıklar</strong><br data-start="1217" data-end="1220">Bağışıklık sisteminin saç köklerine saldırması sonucu pigment kaybı yaşanabilir. Vitiligo ve alopesi gibi otoimmün hastalıklar, saçın beyazlamasını hızlandırabilir.</p>
<p data-start="1388" data-end="1569"><strong data-start="1388" data-end="1414">Hormon Dengesizlikleri</strong><br data-start="1414" data-end="1417">Tiroid bezinin işleyişinde meydana gelen dengesizlikler (hipotiroidi veya hipertiroidi), saç pigmentasyonunu bozarak erken beyazlamaya sebep olabilir.</p>
<p data-start="1571" data-end="1789"><strong data-start="1571" data-end="1606">Sigara ve Zararlı Alışkanlıklar</strong><br data-start="1606" data-end="1609">Sigara içmek, saç köklerine zarar vererek oksidatif stresi artırır ve erken beyazlamaya yol açabilir. Ayrıca hava kirliliği ve kimyasal saç ürünleri de bu süreci hızlandırabilir.</p>
<p data-start="1791" data-end="1995"><strong data-start="1791" data-end="1827">Kimyasal Ürünler ve Saç Boyaları</strong><br data-start="1827" data-end="1830">Saç bakımında kullanılan ağır kimyasallar, saç köklerine zarar vererek pigment üretimini azaltabilir. Saç boyalarının sık kullanımı da beyazlamayı hızlandırabilir.</p>
<p data-start="1997" data-end="2209"><strong data-start="1997" data-end="2009"></strong></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Ramazan&amp;apos;da sağlıklı oruç tutmanın sırrı: Sahuru atlamayın!</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/ramazanda-saglikli-oruc-tutmanin-sirri-sahuru-atlamayin</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/ramazanda-saglikli-oruc-tutmanin-sirri-sahuru-atlamayin</guid>
<description><![CDATA[ Ramazan ayında sağlıklı oruç tutmak için sahuru atlamak büyük bir hata olabilir. Uzmanlar, doğru beslenme alışkanlıklarıyla orucun bedensel ve zihinsel faydalarını artırmanın mümkün olduğunu belirtiyor. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202503/image_870x580_67d40ef76761b.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 16 Mar 2025 20:31:13 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Ramazan&#039;da sahurun önemi nedir, sahurda hangi besinler tercih edilmelidir, oruç tutmanın zihinsel faydaları nelerdir, oruç fiziksel sağlığı nasıl etkiler</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><br data-start="305" data-end="308"><strong data-start="308" data-end="325">Sahurun Önemi</strong><br data-start="325" data-end="328">Ramazan ayında oruç tutarken sağlıklı kalmak için sahuru atlamamak oldukça önemli. Sahur, gün boyunca enerjik kalmanıza yardımcı olur, açlık hissini geciktirir ve metabolizmanızın sağlıklı bir şekilde çalışmasına katkı sağlar. Sahurun önemi, yalnızca tok tutma değil, aynı zamanda sindirim ve enerji dengenizi de koruma konusunda önemli bir rol oynar.</p>
<p></p>
<p data-start="683" data-end="721"><strong data-start="683" data-end="719">Sağlıklı Bir Sahur İçin İpuçları</strong></p>
<ul data-start="722" data-end="1336">
<li data-start="722" data-end="841"><strong data-start="724" data-end="760">Kompleks karbonhidratlar tüketin</strong>: Tam buğday ekmeği, yulaf ve bulgur gibi lifli besinler, tok kalmanızı sağlar.</li>
<li data-start="842" data-end="977"><strong data-start="844" data-end="874">Protein kaynakları ekleyin</strong>: Yumurta, yoğurt, peynir ve süt gibi besinler, kas kaybını engeller ve oruç süresince tokluk sağlar.</li>
<li data-start="978" data-end="1089"><strong data-start="980" data-end="1013">Sağlıklı yağlardan faydalanın</strong>: Ceviz, badem ve zeytinyağı gibi sağlıklı yağlar, enerji dengenizi korur.</li>
<li data-start="1090" data-end="1252"><strong data-start="1092" data-end="1140">Şekerli ve aşırı tuzlu yiyeceklerden kaçının</strong>: Şeker, kan şekerinizi hızla yükseltip düşürerek açlık hissini artırabilir; fazla tuz ise susuzluğu tetikler.</li>
<li data-start="1253" data-end="1336"><strong data-start="1255" data-end="1270">Bol su için</strong>: Sahurda yeterince su içmek, gün boyu susuzluk hissini azaltır.</li>
</ul>
<p data-start="1338" data-end="1482"><strong data-start="1338" data-end="1365">Oruç Tutmanın Faydaları</strong><br data-start="1365" data-end="1368">Oruç tutmanın yalnızca bedensel değil, zihinsel ve ruhsal birçok faydası bulunmaktadır. İşte bunlardan bazıları:</p>
<ul data-start="1483" data-end="1868">
<li data-start="1483" data-end="1658"><strong data-start="1485" data-end="1506">Fiziksel faydalar</strong>: Sindirim sistemi dinlenir, metabolizma düzenlenir, yağ yakımı hızlanır ve toksinlerden arınma sağlanır. Ayrıca kan basıncı ve kolesterol dengelenir.</li>
<li data-start="1659" data-end="1868"><strong data-start="1661" data-end="1692">Zihinsel ve ruhsal faydalar</strong>: Oruç, beyin fonksiyonlarını güçlendirir, odaklanmayı artırır, maneviyatı güçlendirir ve stres ile kaygıyı azaltır. Ayrıca, oruç sürecinde şükretme ve farkındalık kazanılır.</li>
</ul>
<p data-start="1870" data-end="2038"></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Oruç Tutmanın Kolesterol Üzerindeki Etkileri: HDL Artıyor, LDL Azalıyor</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/oruc-tutmanin-kolesterol-uzerindeki-etkileri-hdl-artiyor-ldl-azaliyor</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/oruc-tutmanin-kolesterol-uzerindeki-etkileri-hdl-artiyor-ldl-azaliyor</guid>
<description><![CDATA[ Bilimsel çalışmalara göre, oruç tutan sağlıklı bireylerde HDL (iyi kolesterol) seviyeleri artarken, LDL (kötü kolesterol) seviyeleri azalıyor. Kardiyoloji uzmanları, oruç ve kalp sağlığına dair önemli bilgiler paylaşıyor. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202503/image_870x580_67d413bb2a2fc.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 16 Mar 2025 20:31:13 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Oruç tutmanın kolesterol seviyelerine etkisi nedir, Oruç tutan kalp hastalarının riskleri nelerdir, İftar sonrası ağır yemeklerin kalp sağlığına etkileri nelerdir, Oruç tutan hipertansiyon hastalarına dair dikkat edilmesi gerekenler nelerdir</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><br data-start="345" data-end="348"><strong data-start="348" data-end="380">Oruç ve Kolesterol Düzeyleri</strong><br data-start="380" data-end="383">Bilim insanlarının yaptığı araştırmalar, oruç tutan sağlıklı bireylerin kolesterol seviyelerinde olumlu değişiklikler gösterdiğini ortaya koyuyor. Ramazan süresince ve sonrasındaki haftalarda, HDL yani iyi kolesterol düzeylerinin artarken, LDL yani kötü kolesterol düzeylerinde ise azalma gözlemlenmiştir. Bu bulgular, orucun sağlıklı bireyler üzerindeki yararlı etkilerine dikkat çekiyor.</p>
<p></p>
<p data-start="774" data-end="1350"><strong data-start="774" data-end="811">Katar'daki Uzun Süreli Çalışmalar</strong><br data-start="811" data-end="814">Katar’da yapılan 10 yıllık bir çalışma, Ramazan ayı boyunca ve sonrasındaki dönemde kalp hastalıklarına bağlı hastaneye yatış oranlarında bir artış gözlemlenmediğini ortaya koydu. Koşuyolu Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Münevver Sarı, bu bulgularla ilgili olarak, 'Kurallarına uygun tutulan oruç, hastalarda yararlı sonuçlar doğuruyor' dedi. Özellikle hipertansiyon hastalarında, ilaç tedavisine devam edilmesi koşuluyla oruç tutmanın kan basıncında düşüş ve kilo kaybına yol açtığını belirtti.</p>
<p data-start="1352" data-end="1760"><strong data-start="1352" data-end="1381">Oruç ve Kalp Hastalıkları</strong><br data-start="1381" data-end="1384">Doç. Dr. Sarı, oruç tutmanın kalp hastalıkları üzerinde hem olumlu hem de olumsuz etkileri olabileceğini ifade etti. Kalp hastalarının oruç tutup tutamayacağı konusunda net bir genelleme yapmak zor. Her hasta bireysel olarak değerlendirilmeli ve doktor görüşü alınmalıdır. Ayrıca, oruç sırasında tütün ürünlerinden uzak durmanın kalp hastalığı riskini azalttığını da belirtti.</p>
<p data-start="1762" data-end="2114"><strong data-start="1762" data-end="1793">Riskli Durumlar ve Uyarılar</strong><br data-start="1793" data-end="1796">Bazı kalp hastalarında, oruç tutmanın sağlık sorunlarına yol açabileceğine dikkat çeken Dr. Sarı, fazla sıvı kaybı, kan basıncında aşırı düşüşler ve kalp yetersizliği gibi durumların yaşanabileceğini vurguladı. Özellikle ileri evre kalp yetersizliği ve böbrek sorunları olan hastaların oruç tutmamaları önerilmektedir.</p>
<p data-start="2116" data-end="2596"><strong data-start="2116" data-end="2160">İftar Sonrası Dikkat Edilmesi Gerekenler</strong><br data-start="2160" data-end="2163">İftar sonrası aşırı yemek yemenin, kalp sağlığı üzerinde olumsuz etkiler yaratabileceğini belirten Dr. Sarı, ağır yemeklerin kalbin hızla atmasına, tansiyonun yükselmesine ve sindirim organlarına kan akışının azalmasına yol açabileceğini söyledi. Bu durumun kalp krizi riskini artırabileceğine dikkat çekti. Ramazan ayında acil servise başvuruların arttığına da değinerek, iftarda ağır yemeklerden kaçınılması gerektiğini ifade etti.</p>
<p data-start="2598" data-end="2856"><strong data-start="2598" data-end="2610"></strong></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Uzman Klinik Psikolog Zeynep Betül Alp: &amp;apos;Kabuslar, bilinçaltının çözülmemiş mesajlarını yansıtır&amp;apos;</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/uzman-klinik-psikolog-zeynep-betul-alp-kabuslar-bilincaltinin-coezulmemis-mesajlarini-yansitir</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/uzman-klinik-psikolog-zeynep-betul-alp-kabuslar-bilincaltinin-coezulmemis-mesajlarini-yansitir</guid>
<description><![CDATA[ Uzmanlar, kabusların bilinçaltındaki çözülmemiş korkular, kaygılar ve travmaların bir yansıması olduğunu belirtiyor. Özellikle stresli dönemlerde kabuslar daha sık görülüyor ve rüyalar, psikolojik durumumuzla ilgili önemli ipuçları veriyor. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202503/image_870x580_67d41331ebcef.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 16 Mar 2025 20:31:04 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Rüya görmek sadece REM uykusuna mı bağlıdır, kabuslar genellikle hangi durumlarla ilişkilidir, lucid rüyalar nedir, rüyaların bilinçaltımızla nasıl bir ilişkisi vardır</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><br data-start="378" data-end="381">Rüyaların, beynimizin gizemli dünyasına açılan bir pencere olduğuna dikkat çeken uzmanlar, duygusal durumumuz ve bilinçaltı düşüncelerimizin rüyalarımızı doğrudan etkilediğini ifade ediyor. Rüyaların içeriği, günlük yaşamda yaşadığımız olaylar ve bilinçaltımıza yerleşen düşüncelerle şekilleniyor.</p>
<p></p>
<p data-start="680" data-end="1119"><strong data-start="680" data-end="716">Rüyalar ve Beynin Çalışma Düzeni</strong><br data-start="716" data-end="719">Uzman Klinik Psikolog Zeynep Betül Alp, rüyaların, beynin farklı bölgelerinin uyku sırasında aktif hale gelmesiyle oluştuğunu belirtiyor. Özellikle 'REM' uykusu sırasında beyin, canlı ve hikâyesi olan rüyalar görmemizi sağlıyor. Alp, "REM uykusunda, beyin sapı tarafından tetiklenen sinyaller, 'talamus' aracılığıyla kortekse iletilir ve böylece canlı, hikâyesi olan rüyalar görmeye başlarız" dedi.</p>
<p data-start="1121" data-end="1585"><strong data-start="1121" data-end="1166">Duygular ve Hafıza ile Bağlantılı Rüyalar</strong><br data-start="1166" data-end="1169">Alp, rüyaların içeriğinin, zihnimizde kalan olaylar ve bilinçaltımızdaki biriken düşüncelerle şekillendiğini ifade etti. "Gün içinde yaşadığımız stres, kaygılar veya duygusal yoğunluk, rüyalarımıza yansıyabilir. Örneğin, bir sınav kaygısı yaşayan kişi, rüyasında hazırlıksız bir şekilde sınavda olduğunu görebilir" dedi. Ayrıca, bilinçaltındaki travmatik anılar veya bastırılmış duygular da rüya yoluyla işlenebilir.</p>
<p data-start="1587" data-end="1846"><strong data-start="1587" data-end="1611">REM ve NREM Rüyaları</strong><br data-start="1611" data-end="1614">Alp, REM uykusu dışındaki evrelerde de rüya görmenin mümkün olduğunu belirtti. Ancak REM rüyaları daha hareketli ve hikâyesi olan rüyalar olurken, NREM (Non-REM) rüyaları daha kısa, daha az canlı ve düşünsel bir yapıya sahip oluyor.</p>
<p data-start="1848" data-end="2416"><strong data-start="1848" data-end="1878">Rüya Hatırlama ve Kabuslar</strong><br data-start="1878" data-end="1881">Bazı insanların rüyalarını daha net hatırladığını ifade eden Alp, bunun beynin aktivite düzeyleriyle ilgili olduğunu söyledi. "REM uykusundan hemen sonra uyanan kişiler, rüyalarını daha net hatırlayabilir. Ayrıca rüya günlüğü tutan kişiler, zamanla daha fazla rüya hatırlamaya başlar" diye ekledi.<br data-start="2178" data-end="2181">Kabusların ise bilinçaltındaki korkular ve travmalarla bağlantılı olduğuna dikkat çeken Alp, "Kabuslar genellikle stresli ve kaygılı dönemlerde daha sık görülür. Zihnimiz, anlamlandıramadığı bir durumu rüyalarla işlemeye çalışır" dedi.</p>
<p data-start="2418" data-end="2727"><strong data-start="2418" data-end="2446">Lucid (Bilinçli) Rüyalar</strong><br data-start="2446" data-end="2449">Bilinçli rüya görme (lucid rüya) durumuna değinen Alp, "Lucid rüya gören kişiler, rüyada olduklarının farkında olur ve bazen rüyanın içeriğini kontrol edebilirler" dedi. Bu tür rüyalarda, prefrontal korteksin daha aktif olduğu ve bilinçli düşünmenin devrede olduğu belirtiliyor.</p>
<p data-start="2729" data-end="2910"></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Sahurda Sağlıklı ve Enerjik Kalmak İçin Dikkat Edilmesi Gereken Önemli Noktalar</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/sahurda-saglikli-ve-enerjik-kalmak-icin-dikkat-edilmesi-gereken-onemli-noktalar</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/sahurda-saglikli-ve-enerjik-kalmak-icin-dikkat-edilmesi-gereken-onemli-noktalar</guid>
<description><![CDATA[ Ramazan ayında sağlıklı bir oruç tutabilmek için sahurda dikkat edilmesi gerekenler büyük önem taşıyor. Uzmanlar, dengeli beslenme, yeterli su tüketimi ve doğru gıdalarla uzun süre tok kalmanın püf noktalarını paylaşıyor. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202503/image_870x580_67d40f3861671.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 16 Mar 2025 20:31:04 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Ramazan ayında sahurda hangi gıdalar tercih edilmeli, sahurda fazla yemek yemek neden zararlıdır, sahurda su tüketimi nasıl olmalı, sahurda tuzlu gıdalardan kaçınılmalı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><br data-start="341" data-end="344">Ramazan ayının başlamasına sayılı günler kala, oruç tutanlar için sahur öğünü büyük bir önem taşıyor. Sahurda doğru beslenme, gün boyunca enerjik kalmayı ve oruç sürecini rahat bir şekilde geçirmeyi sağlıyor. Uzmanlar, sahurda dikkat edilmesi gereken bazı önemli noktaları sıraladı:</p>
<p></p>
<p data-start="628" data-end="1100"><strong data-start="628" data-end="671">Dengeli ve Besleyici Yiyecekler Tüketin</strong><br data-start="671" data-end="674">Kompleks karbonhidratlar: Yulaf, tam buğday ekmeği, bulgur gibi besinler, uzun süre tok kalmanıza yardımcı olur.<br data-start="786" data-end="789">Protein kaynakları: Yumurta, yoğurt, peynir, süt, fındık ve badem gibi besinler, tokluk süresini uzatır.<br data-start="893" data-end="896">Sağlıklı yağlar: Avokado, zeytin, ceviz gibi yağlar, enerjinizi dengeli şekilde kullanmanıza yardımcı olur.<br data-start="1003" data-end="1006">Lifli gıdalar: Sebzeler, meyveler ve kuru baklagiller, sindirimi destekler ve kabızlığı önler.</p>
<p data-start="1102" data-end="1383"><strong data-start="1102" data-end="1150">Aşırı Tuzlu ve Şekerli Yiyeceklerden Kaçının</strong><br data-start="1150" data-end="1153">Tuzlu gıdalar (salam, sucuk, turşu, cips) gün içinde daha fazla susamanıza neden olabilir.<br data-start="1243" data-end="1246">Aşırı şekerli yiyecekler (tatlılar, reçel, çikolata) ise kan şekerinde ani dalgalanmalara yol açarak, gün içinde halsizlik oluşturabilir.</p>
<p data-start="1385" data-end="1542"><strong data-start="1385" data-end="1406">Yeterince Su İçin</strong><br data-start="1406" data-end="1409">Sahurda en az 2-3 bardak su içmeye özen gösterin. Çay ve kahve aşırı tüketildiğinde su kaybına neden olabilir, bu yüzden ölçülü olun.</p>
<p data-start="1544" data-end="1711"><strong data-start="1544" data-end="1595">Kızartma ve Ağır Yağlı Yiyeceklerden Uzak Durun</strong><br data-start="1595" data-end="1598">Kızartmalar ve aşırı yağlı yiyecekler sindirimi zorlaştırır ve gün boyunca mide rahatsızlıklarına sebep olabilir.</p>
<p data-start="1713" data-end="1892"><strong data-start="1713" data-end="1739">Aşırı Yemekten Kaçının</strong><br data-start="1739" data-end="1742">Sahurda fazla yemek, mideyi yorabilir ve gün boyunca halsizlik yapabilir. Orta miktarda, dengeli bir kahvaltı veya hafif bir yemek tercih edilmelidir.</p>
<p data-start="1894" data-end="2016"><strong data-start="1894" data-end="1929">Yavaş ve İyice Çiğneyerek Yiyin</strong><br data-start="1929" data-end="1932">Yiyecekleri iyice çiğnemek, sindirimi kolaylaştırır ve mide rahatsızlıklarını önler.</p>
<p data-start="2018" data-end="2108">Bu önerilere dikkat ederek, sahurda sağlıklı ve rahat bir gün geçirmeniz mümkün olacaktır.</p>
<p data-start="2110" data-end="2291"></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kadınların Uğradığı Psikolojik Şiddet: &amp;apos;Ruhumuza Atılan Yumruk&amp;apos;</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/kadinlarin-ugradigi-psikolojik-siddet-ruhumuza-atilan-yumruk</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/kadinlarin-ugradigi-psikolojik-siddet-ruhumuza-atilan-yumruk</guid>
<description><![CDATA[ 8 Mart Dünya Kadınlar Günü&#039;nde, kadınların karşılaştığı psikolojik şiddet gözler önüne serildi. Psikolojik şiddet, fiziksel şiddet kadar zararlı ve etkileyici, ancak çoğu zaman fark edilmesi zor bir sorun olarak ortaya çıkıyor. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202503/image_870x580_67d413dfa921d.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 16 Mar 2025 20:31:04 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Psikolojik şiddet nedir, kadınların uğradığı psikolojik şiddet oranı ne kadar, psikolojik şiddetin aile içindeki etkileri nelerdir, çocuklar psikolojik şiddetten nasıl etkilenir</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><br data-start="343" data-end="346"><strong data-start="346" data-end="379">Psikolojik Şiddet ve Kadınlar</strong><br data-start="379" data-end="382">8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nde, kadınların uğradığı psikolojik şiddet önemli bir gündem maddesi haline geldi. Klinik Psikolog Nilsu Yavuzer, psikolojik şiddetin toplumdaki yeri ve kadınlar üzerindeki etkilerini vurguladı. Psikolojik şiddet, fiziksel şiddetten farklı olarak, görünmeyen ama derin etkiler bırakabilen bir sorundur.</p>
<p></p>
<p data-start="713" data-end="1125"><strong data-start="713" data-end="742">Aşağılama ve Manipülasyon</strong><br data-start="742" data-end="745">Yavuzer, psikolojik şiddetin manipülatif, aşağılayıcı ve baskıcı davranışları içerdiğini belirtti. Bu tür davranışlar arasında aşırı eleştiri, suçlama, hakaret etme, tehdit ve utandırma gibi durumlar bulunuyor. "Bu davranışlar, kişiye duygusal ve zihinsel zarar verir" diyen Yavuzer, psikolojik şiddetin sadece bireysel bir sorun değil, toplumsal bir mesele olduğuna dikkat çekti.</p>
<p data-start="1127" data-end="1545"><strong data-start="1127" data-end="1159">Psikolojik Şiddetin Etkileri</strong><br data-start="1159" data-end="1162">Psikolojik şiddet, bireylerin özsaygısını kaybetmesine ve aile ile sosyal ilişkilerinde ciddi bozulmalara yol açabiliyor. Uzun süre devam eden bu durum, kişiyi toplumdan izole edebilir ve bu da cinsiyet eşitsizliğini derinleştiren bir etken olabilir. Yavuzer, "Kadınlar üzerinde uygulanan psikolojik şiddet, onları toplumdan izole ederek pek çok alanda rol almalarını engeller" dedi.</p>
<p data-start="1547" data-end="1854"><strong data-start="1547" data-end="1569">Korkutucu Rakamlar</strong><br data-start="1569" data-end="1572">Hacettepe Üniversitesi Nüfus Etütleri Enstitüsü'nün araştırmalarına göre, Türkiye'deki kadınların yüzde 43,9'u psikolojik şiddete maruz kalıyor. Yavuzer, bu oranların korkutucu olduğunu belirterek, psikolojik şiddetin de fiziksel şiddet kadar dikkate alınması gerektiğini vurguladı.</p>
<p data-start="1856" data-end="2191"><strong data-start="1856" data-end="1889">Psikolojik Şiddet ve Çocuklar</strong><br data-start="1889" data-end="1892">Kadınların yaşadığı psikolojik şiddet, sadece kendilerini değil, çocuklarını da etkiliyor. Yavuzer, "Psikolojik şiddet gören bir anne, çocuklarıyla sağlıklı bağ kurmada zorluk çeker. Bu durum, çocukların ileriki yaşlarında sağlıksız bağlar ve güvensiz duygular geliştirmelerine sebep olabilir" dedi.</p>
<p data-start="2193" data-end="2387"><strong data-start="2193" data-end="2205"></strong></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Bahar Nezlesi, Polen Alerjisi Nedeniyle Erken Başladı</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/bahar-nezlesi-polen-alerjisi-nedeniyle-erken-basladi</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/bahar-nezlesi-polen-alerjisi-nedeniyle-erken-basladi</guid>
<description><![CDATA[ Bahar aylarında ortaya çıkan polen alerjisi, bu yıl beklenenden erken etkisini göstermeye başladı. İngiltere&#039;deki araştırmalara göre, polenlerin erken yayılmasının neden olduğu bahar nezlesi vakaları, önceki yıllara göre daha erken görülmeye başlandı. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202503/image_870x580_67d41416e994d.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 16 Mar 2025 20:31:04 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Bahar nezlesi nedir, Polen alerjisi hangi aylarda daha çok görülür, Bahar nezlesinin erken başlamasının nedeni nedir, Polenlerin yayılmasını etkileyen hava koşulları nelerdir</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Baharın gelmesiyle birlikte, polen alerjisi olarak bilinen bahar nezlesi, özellikle mayıs, haziran ve temmuz aylarında sıkça görülürken, bu yıl hava koşullarının etkisiyle daha erken bir dönemde ortaya çıktı. İngiltere'deki Worcester Üniversitesi'nden yapılan araştırmalara göre, polenlerin bu yıl haftalarca erken yayılmaya başlaması, bahar nezlesinin normalden önce başlamasına neden oldu.</p>
<p></p>
<p data-start="749" data-end="1011">Dr. Beverley Adams-Groom, bahar nezlesi vakalarının artmasını esintili ve kuru havaya bağladı. "Geçen hafta boyunca etkili olan rüzgarlar, polenlerin havada uzun süre asılı kalmasını sağladı ve bu da hastalığın erken başlamasına yol açtı" açıklamasında bulundu.</p>
<p data-start="1013" data-end="1188">Dr. Groom, hava koşullarının polenlerin yayılmasını hızlandırdığını belirterek, bu durumun bahar nezlesi vakalarının geçen yıla göre erken görülmesine sebep olduğunu kaydetti.</p>
<p data-start="1190" data-end="1379"><strong data-start="1190" data-end="1202"></strong></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Erdoğan: &amp;apos;2025&amp;apos;te 37 bin hekim dışı sağlık personeli atanacak&amp;apos;</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/erdogan-2025te-37-bin-hekim-disi-saglik-personeli-atanacak</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/erdogan-2025te-37-bin-hekim-disi-saglik-personeli-atanacak</guid>
<description><![CDATA[ Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, sağlık çalışanlarıyla iftar programında yaptığı konuşmada, 2025 yılı içinde 37 bin hekim dışı sağlık personeli atanacağını açıkladı. Erdoğan, şehir hastanelerinin önemine vurgu yaparak, sağlık alanında reformların süreceğini belirtti. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202503/image_870x580_67d479d9cbb58.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 16 Mar 2025 20:30:50 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>2025 sağlık personeli atamaları ne zaman yapılacak, kaç sağlık personeli alınacak, şehir hastaneleri sayısı kaça çıkacak, evde sağlık hizmetlerinden kimler faydalanabiliyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p></p>
<p data-start="393" data-end="688">Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi'nde sağlık çalışanlarıyla iftar programında bir araya geldi. Konuşmasında sağlık sektörüne yönelik önemli açıklamalarda bulunan Erdoğan, 2025 yılı içerisinde 37 bin hekim dışı sağlık personelinin atanacağını duyurdu.</p>
<p data-start="690" data-end="730"><strong data-start="690" data-end="728">Sağlık çalışanlarına teşekkür etti</strong></p>
<p data-start="732" data-end="1060">Erdoğan, sağlık sektöründe çalışan 1,5 milyon kişiye teşekkür ederek, sağlık çalışanlarının pandemi sürecinde ve 6 Şubat depremlerinde büyük fedakârlık gösterdiğini ifade etti. Sağlık çalışanlarının çabalarını unutmayacaklarını vurgulayan Erdoğan, "Rabbim sizlerden razı olsun, ülkem ve milletim adına teşekkür ediyorum" dedi.</p>
<p data-start="1062" data-end="1107"><strong data-start="1062" data-end="1105">Şehir hastaneleri ve sağlık yatırımları</strong></p>
<p data-start="1109" data-end="1398">Şehir hastanelerinin önemine dikkat çeken Erdoğan, "Salgın döneminde Avrupa ve Amerika gibi ülkelerden daha iyi bir sağlık yönetimi sergiledik. Muhalefetin engellemek için her yolu denediği şehir hastaneleri, binlerce insanımızın hayatının kurtulmasına vesile oldu" ifadelerini kullandı.</p>
<p data-start="1400" data-end="1656">Hükümetin sağlık alanında yaptığı yatırımlara değinen Erdoğan, 25 şehir hastanesinin hizmete açıldığını ve 15 şehir hastanesinin yapımının sürdüğünü belirtti. Tamamlandığında toplam 45 şehir hastanesi ile 57 bin yatak kapasitesine ulaşılacağını açıkladı.</p>
<p data-start="1658" data-end="1698"><strong data-start="1658" data-end="1696">Sağlık personeli atamaları sürecek</strong></p>
<p data-start="1700" data-end="1990">Sağlık hizmetlerine olan talebin arttığını belirten Erdoğan, son iki yılda yaşanan yoğunluğu azaltmak için çeşitli adımlar atıldığını ifade etti. 2025 yılı içerisinde 37 bin hekim dışı yeni sağlık personeli atanacağını duyuran Erdoğan, "Sağlık teşkilatımızı daha da güçlendireceğiz" dedi.</p>
<p data-start="1992" data-end="2183"><strong data-start="1992" data-end="2004"></strong></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kristal Meth Bağımlılığı: Beyni ve Bedeni Esir Alan Tehlike</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/kristal-meth-bagimliligi-beyni-ve-bedeni-esir-alan-tehlike</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/kristal-meth-bagimliligi-beyni-ve-bedeni-esir-alan-tehlike</guid>
<description><![CDATA[ Metamfetamin (Kristal Meth), yarattığı bağımlılık ve yıkıcı etkileriyle dikkat çekiyor. Beyinde dopamin sistemine zarar veren madde, uzun vadede kullanıcıları duygusal çöküşe, fiziksel çöküntüye ve sosyal izolasyona sürüklüyor. Kullanım süresi arttıkça bırakma sürecinin zorluğu da artıyor. Türkiye&#039;de hızla yayılan bu tehlikeli maddenin bağımlılık süreci ve etkileri araştırmalarla ortaya konuluyor. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202503/image_870x580_67d5dc0c8cb89.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 16 Mar 2025 20:30:40 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Metamfetamin bağımlılığı nasıl oluşur, meth kullanımının fiziksel zararları nelerdir, meth bırakma süreci neden zorludur, Türkiye&#039;de metamfetamin neden yaygınlaşıyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p></p>
<p data-start="520" data-end="880">Metamfetamin (Kristal Meth), merkezi sinir sistemini doğrudan etkileyen güçlü bir uyarıcı olarak biliniyor. Kullanıcılarına geçici bir enerji ve mutluluk hissi verse de uzun vadede hem fiziksel hem de zihinsel sağlığa ciddi zararlar veriyor. Özellikle bağımlılık süreci, kullanıcıların dopamin sistemini tamamen altüst ederek, haz alma yetilerini köreltiyor.</p>
<p data-start="882" data-end="915"><strong data-start="882" data-end="913">Bağımlılığın Yayılma Süreci</strong></p>
<p data-start="917" data-end="1254">Metamfetamin, ilk kullanımlarda yoğun bir uyarılma hali ve enerji artışı sağlarken, zamanla vücutta ciddi tahribatlara yol açıyor. Bu süreçte kullanıcılar susuzluk, iştahsızlık ve uykusuzluk gibi sorunlarla karşılaşıyor. Kronik kullanım, ciltte ve dişlerde bozulmalara neden olurken, kalp ve damar sistemi de büyük risk altına giriyor.</p>
<p data-start="1256" data-end="1582">Bağımlılık süreci ilerledikçe, madde kullanıcıları diğer uyuşturucuların etkisini yetersiz bulmaya başlıyor. Metamfetaminin etkisi, diğer maddeleri değersiz hale getirerek tek odak noktası haline geliyor. Bu durum, bağımlıların doz artırmasına ve kullanım sıklığını artırarak daha hızlı çöküşe sürüklenmelerine neden oluyor.</p>
<p data-start="1584" data-end="1630"><strong data-start="1584" data-end="1628">Bırakma Sürecinde Karşılaşılan Zorluklar</strong></p>
<p data-start="1632" data-end="1938">Uzun süreli metamfetamin kullanımı sonrasında bırakma süreci oldukça zorlu geçiyor. Kullanıcılar ilk birkaç haftada olumlu değişimler hissedebilirken, ilerleyen dönemlerde aşırı yorgunluk, motivasyon kaybı ve depresif ruh haliyle karşılaşıyor. Çoğu bağımlı, bu dönemde eski alışkanlıklarına geri dönüyor.</p>
<p data-start="1940" data-end="2181">Uzmanlar, bırakma sürecinin kullanılan süreye bağlı olarak değiştiğini belirtiyor. Örneğin, üç ay düzenli kullanan bir kişinin altı ay, bir yıl boyunca kullanan bir kişinin ise iki yıl boyunca iyileşme süreci yaşayabileceği ifade ediliyor.</p>
<p data-start="2183" data-end="2221"><strong data-start="2183" data-end="2219">Metamfetamin ve Sosyal İzolasyon</strong></p>
<p data-start="2223" data-end="2585">Araştırmalar, metamfetamin kullanıcılarının zamanla sosyal çevrelerinden koptuğunu ve yalnızca maddeyi tüketen gruplarla vakit geçirdiğini ortaya koyuyor. Madde kullanımının ilerleyen aşamalarında, kişiler sosyal ilişkilerde zorlanıyor ve psikolojik olarak çöküşe geçiyor. Ayrıca, madde bağımlılığıyla birlikte şiddet olaylarına eğilimin arttığı gözlemleniyor.</p>
<p data-start="2587" data-end="2740">Türkiye’de metamfetamin kullanımının hızla arttığı belirtilirken, bağımlılıkla mücadele konusunda daha etkili önlemler alınması gerektiği vurgulanıyor.</p>
<p data-start="2742" data-end="2926"><strong data-start="2742" data-end="2754"></strong></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Uzun Süre Et Yemeyenler Neden Sindirim Problemi Yaşıyor?</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/uzun-sure-et-yemeyenler-neden-sindirim-problemi-yasiyor</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/uzun-sure-et-yemeyenler-neden-sindirim-problemi-yasiyor</guid>
<description><![CDATA[ Et tüketmeyi bırakan bazı kişiler, uzun bir aradan sonra tekrar et yediklerinde mide bulantısı ve sindirim sorunları yaşadıklarını bildiriyor. Peki, vücut gerçekten eti sindirme yetisini kaybedebilir mi? Uzmanlar, sindirim sisteminin adaptasyon gücüne dikkat çekerek bu durumun bilimsel boyutunu inceliyor. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202503/image_870x580_67d5de8482256.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 16 Mar 2025 20:30:40 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Uzun süre et yememek sindirim sistemini etkiler mi, et yemeyi bırakanlar neden rahatsızlık hissediyor, bağırsak mikrobiyomu değişimi sindirimi nasıl etkiliyor, ani beslenme değişiklikleri sindirim sorunlarına yol açar mı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p></p>
<p data-start="423" data-end="677">Et tüketimini bırakan bazı bireyler, uzun bir aradan sonra tekrar et yediklerinde mide bulantısı, hazımsızlık ve rahatsızlık hissi yaşadıklarını belirtiyor. Ancak bilim insanlarına göre, vücudun eti sindirme yetisini tamamen kaybetmesi pek olası değil.</p>
<p data-start="679" data-end="718"><strong data-start="679" data-end="716">Sindirim sistemi nasıl çalışıyor?</strong></p>
<p data-start="720" data-end="1097">Cornell Üniversitesi'nden beslenme uzmanı Sander Kersten, sindirim sisteminin bitkisel ve hayvansal proteinleri parçalamak için aynı enzimleri kullandığını belirtiyor. Bu enzimler, proteinlerin temel yapı taşları olan amino asitleri ayırt etmeksizin parçalayabiliyor. Bu nedenle, vücudun uzun süre et tüketmemesi durumunda bile bu sindirim enzimlerini kaybetmesi beklenmiyor.</p>
<p data-start="1099" data-end="1152"><strong data-start="1099" data-end="1150">Mikrobiyom değişimi sindirimi etkileyebilir mi?</strong></p>
<p data-start="1154" data-end="1650">Bağırsak mikrobiyomu, beslenme alışkanlıklarına bağlı olarak değişebilir. Örneğin, bitkisel gıdalara ağırlık veren kişilerde bağırsak florası farklı bir yapıya bürünebilir. Ancak araştırmalar, vejetaryenler ve et yiyenler arasındaki mikrobiyom farklarının büyük ölçüde farklı olmadığını gösteriyor. Yapılan bir çalışmada, bireylerin tamamen hayvansal bazlı bir diyete geçtiklerinde bağırsak mikrobiyomlarının bir gün içinde değiştiği, ancak diyet sona erdiğinde eski haline döndüğü gözlemlendi.</p>
<p data-start="1652" data-end="1700"><strong data-start="1652" data-end="1698">Asıl sorun et değil, lif tüketimi olabilir</strong></p>
<p data-start="1702" data-end="2097">Kersten’e göre, et tüketimine ara veren kişilerde sindirim sorunlarına yol açan asıl faktör etin kendisi değil, yüksek lif içeren bir diyet sonrası ani beslenme değişikliği olabilir. Lif bakımından zengin meyve ve sebzeler, sindirim sistemini zorlayarak şişkinlik ve rahatsızlık hissine neden olabilir. Bu nedenle, et tüketimine yeniden başlamadan önce kademeli bir geçiş yapılması öneriliyor.</p>
<p data-start="2099" data-end="2423">Uzmanlar, sindirim sisteminin oldukça esnek ve uyum sağlayabilir bir yapıya sahip olduğunu vurguluyor. Kersten, ‘Vücut düşündüğünüzden daha uyumlu bir yapıya sahip. Sindirim sistemi, değişen beslenme düzenlerine hızla adapte olabilir’ diyerek bu konudaki endişelerin bilimsel olarak yeterince desteklenmediğini belirtiyor.</p>
<p data-start="2425" data-end="2664"><strong data-start="2425" data-end="2437"></strong></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>AK Parti Grup Başkanvekili Leyla Şahin Usta’dan 14 Mart Tıp Bayramı mesajı</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/ak-parti-grup-baskanvekili-leyla-sahin-ustadan-14-mart-tip-bayrami-mesaji</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/ak-parti-grup-baskanvekili-leyla-sahin-ustadan-14-mart-tip-bayrami-mesaji</guid>
<description><![CDATA[ AK Parti Grup Başkanvekili Dr. Leyla Şahin Usta, 14 Mart Tıp Bayramı dolayısıyla yayımladığı mesajda, sağlık çalışanlarının fedakârlık ve özveriyle hizmet verdiğini vurguladı. Sağlık alanında yapılan yatırımlara dikkat çeken Usta, Türkiye&#039;nin sağlık altyapısını daha da güçlendirmek için çalışmaların süreceğini belirtti. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202503/image_870x580_67d3d2b9c671f.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 14 Mar 2025 12:07:28 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>14 Mart Tıp Bayramı mesajında neler vurgulandı, sağlık alanında hangi yatırımlar yapıldı, Leyla Şahin Usta’nın sağlık çalışanlarına mesajı neydi, Türkiye’nin sağlık altyapısına yönelik planlar neler</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><br data-start="452" data-end="455">AK Parti Grup Başkanvekili Dr. Leyla Şahin Usta, 14 Mart Tıp Bayramı nedeniyle bir mesaj yayımladı. Usta, hekimlik mesleğinin kutsallığını ve sorumluluğunu vurgulayarak, sağlık çalışanlarının fedakârlık gerektiren bir yaşam sürdüğünü ifade etti.</p>
<p></p>
<p data-start="704" data-end="1122">Türkiye’nin dört bir yanında sağlık hizmeti sunan hekimler ve sağlık çalışanlarının gününü kutlayan Usta, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde sağlık alanında yapılan reformları hatırlattı. Şehir hastanelerinden yerli ilaç üretimine, aile hekimliğinden dijital sağlık sistemine kadar önemli yatırımlar yapıldığını belirten Usta, sağlık altyapısının daha da güçlenmesi için çalışmaların sürdüğünü kaydetti.</p>
<p data-start="1124" data-end="1267">Sağlık çalışanlarına minnettarlığını dile getiren Usta, hekim olmanın gururunu yaşadığını belirterek, 'İyi ki varsınız' ifadelerini kullandı.</p>
<p data-start="1269" data-end="1486"><strong data-start="1269" data-end="1281"></strong></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Nisa Aktaş: &amp;apos;Otizmde erken müdahale, çocuğun gelişimini büyük ölçüde iyileştirir&amp;apos;</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/nisa-aktas-otizmde-erken-mudahale-cocugun-gelisimini-buyuk-oelcude-iyilestirir</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/nisa-aktas-otizmde-erken-mudahale-cocugun-gelisimini-buyuk-oelcude-iyilestirir</guid>
<description><![CDATA[ Özel Eğitim Öğretmeni ve Psikolojik Danışman Nisa Aktaş, otizm spektrum bozukluğu konusunda erken müdahalenin önemine dikkat çekti. Aktaş, sosyal etkileşimde zorlanma, dil gelişiminde gerilik ve tekrarlayan davranışların otizmin erken belirtileri olabileceğini belirterek, çocukların erken yaşta özel eğitimle desteklenmesinin gelişim sürecinde kritik bir rol oynadığını vurguladı. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202503/image_870x580_67cedcb59317a.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 12 Mar 2025 03:10:43 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Otizm spektrum bozukluğu nasıl erken fark edilir, otizmin belirtileri nelerdir, erken müdahale neden önemlidir, özel eğitim süreci nasıl işler</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p></p>
<p data-start="523" data-end="569"><strong data-start="523" data-end="567">Otizmin erken belirtilerine dikkat çekti</strong></p>
<p data-start="571" data-end="939">Özel Eğitim Öğretmeni ve Psikolojik Danışman Nisa Aktaş, otizm spektrum bozukluğu konusunda önemli açıklamalarda bulundu. Çocukların gelişim sürecinde motor beceriler, dil gelişimi, sosyal-duygusal yetiler ve fiziksel gelişimin bir bütün olarak ele alınması gerektiğini belirten Aktaş, bu alanlarda yaşanabilecek gecikmelerin otizm belirtileri olabileceğini söyledi.</p>
<p data-start="941" data-end="1280">Aktaş, otizm spektrum bozukluğunun erken teşhis edilmesi halinde çocukların dil ve sosyal becerilerinde ciddi iyileşmeler sağlanabileceğini belirtti. Erken dönemde yapılacak özel eğitim müdahalelerinin çocuğun gelişimsel güçlüklerini aşmasına yardımcı olacağını vurgulayan Aktaş, ailelerin bu konuda bilinçlenmesi gerektiğini ifade etti.</p>
<p data-start="1282" data-end="1312"><strong data-start="1282" data-end="1310">Otizm belirtileri neler?</strong></p>
<p data-start="1314" data-end="1399">Aktaş, otizmin erken teşhisinde dikkat edilmesi gereken belirtileri şöyle sıraladı:</p>
<ul data-start="1401" data-end="1826">
<li data-start="1401" data-end="1563"><strong data-start="1403" data-end="1435">Sosyal etkileşimde zorlanma:</strong> Çocuğun göz teması kurmaktan kaçınması, oyun oynarken çevresindekileri görmezden gelmesi, insanları tanımakta güçlük çekmesi.</li>
<li data-start="1564" data-end="1697"><strong data-start="1566" data-end="1599">Dil gelişiminde farklılıklar:</strong> Konuşmada yaşıtlarına göre gecikme yaşanması, kelime üretiminde ve kullanmada zorluk çekilmesi.</li>
<li data-start="1698" data-end="1826"><strong data-start="1700" data-end="1728">Tekrarlayan davranışlar:</strong> Çocuğun belirli hareketleri veya kelimeleri sürekli tekrar etmesi, aynı sözlerle yanıt vermesi.</li>
</ul>
<p data-start="1828" data-end="1862"><strong data-start="1828" data-end="1860">Erken müdahale neden önemli?</strong></p>
<p data-start="1864" data-end="2131">Otizm spektrum bozukluğu teşhisi konulan çocukların gelişim sürecini en verimli şekilde geçirebilmesi için erken müdahalenin büyük önem taşıdığını belirten Aktaş, bu süreçte özel eğitim ve psikolojik danışmanlık hizmetlerinin kritik bir rol oynadığını dile getirdi.</p>
<p data-start="2133" data-end="2493">Özel eğitim çalışmalarının her çocuğa bireyselleştirilmiş bir programla uygulanması gerektiğini belirten Aktaş, ailelerin de bu sürece aktif olarak katılım sağlamasının önemli olduğunu ifade etti. Aile danışmanlığı hizmetleriyle ebeveynlerin çocuklarıyla nasıl daha sağlıklı bir iletişim kurabileceklerini öğrenebileceklerini belirten Aktaş, şunları söyledi:</p>
<p data-start="2495" data-end="2734">'Çocuğunuzun gelişiminde farklılıklar gözlemlediğinizde çekinmeden bir uzmandan yardım almalısınız. Erken müdahale, çocuğun gelişim sürecinde en yüksek verimi sağlayarak ilerleyen dönemlerde karşılaşılabilecek zorlukları en aza indirir.'</p>
<p data-start="2736" data-end="2897"><strong data-start="2736" data-end="2748"></strong></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Ramazan’da kuruyemiş tüketmek neden önemli? Uzmanlar açıklıyor!</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/ramazanda-kuruyemis-tuketmek-neden-oenemli-uzmanlar-acikliyor</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/ramazanda-kuruyemis-tuketmek-neden-oenemli-uzmanlar-acikliyor</guid>
<description><![CDATA[ Ramazan ayında iftar ve sahurda tüketilen kuruyemişler, uzun süre tok tutma, enerji verme ve bağışıklığı güçlendirme gibi pek çok fayda sağlıyor. Peki, hangi kuruyemiş ne işe yarıyor? İşte Ramazan’da kuruyemiş tüketmenin bilimsel olarak kanıtlanmış faydaları! ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202503/image_870x580_67cacd3a01669.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 12 Mar 2025 03:10:43 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Ramazan’da kuruyemiş tüketmenin faydaları nelerdir, hangi kuruyemiş ne işe yarar, sahurda hangi kuruyemişler tok tutar, iftarda kuruyemiş tüketmek sağlıklı mı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><br data-start="379" data-end="382">Ramazan ayında iftar ve sahur sofralarının vazgeçilmez besinlerinden biri de kuruyemişler oluyor. Hem sağlıklı hem de doyurucu olan bu besinler, uzun süre tok tutmaları ve enerji vermeleri sayesinde özellikle oruç tutanlar için büyük bir öneme sahip. Ancak kuruyemiş tüketirken porsiyon kontrolüne dikkat edilmesi gerektiği de uzmanlar tarafından vurgulanıyor.</p>
<p></p>
<p data-start="746" data-end="781"><strong data-start="746" data-end="779">Hangi kuruyemiş ne işe yarar?</strong></p>
<ul data-start="782" data-end="1443">
<li data-start="782" data-end="950"><strong data-start="784" data-end="794">Hurma:</strong> Oruç açarken en çok tüketilen besinlerden biri olan hurma, doğal şeker içeriğiyle vücuda hızlı bir şekilde enerji sağlar. Ayrıca sindirimi kolaylaştırır.</li>
<li data-start="951" data-end="1028"><strong data-start="953" data-end="965">Leblebi:</strong> Hafif yapısı sayesinde mideyi yormaz ve uzun süre tok tutar.</li>
<li data-start="1029" data-end="1187"><strong data-start="1031" data-end="1056">Badem, fındık, ceviz:</strong> İçerdiği sağlıklı yağlar ve proteinler sayesinde uzun süre tok hissetmenizi sağlar. Aynı zamanda bağışıklık sistemini destekler.</li>
<li data-start="1188" data-end="1260"><strong data-start="1190" data-end="1199">Kaju:</strong> Magnezyum içeriği ile kas ve sinir sistemine fayda sağlar.</li>
<li data-start="1261" data-end="1335"><strong data-start="1263" data-end="1274">Fındık:</strong> E vitamini açısından zengindir ve bağışıklığı güçlendirir.</li>
<li data-start="1336" data-end="1443"><strong data-start="1338" data-end="1348">Ceviz:</strong> Beyin dostu olarak bilinen ceviz, omega-3 açısından oldukça zengindir ve hafızayı destekler.</li>
</ul>
<p data-start="1445" data-end="1740"><strong data-start="1445" data-end="1483">Kuruyemişler ne zaman tüketilmeli?</strong><br data-start="1483" data-end="1486">Kuruyemişler iftar sonrası çay eşliğinde atıştırmalık olarak tüketilebilir ya da sahurda uzun süre tok kalmak için tercih edilebilir. Sahurda tüketilen badem, ceviz ve fındık gibi yağlı tohumlar, gün içinde enerji seviyesinin korunmasına yardımcı olur.</p>
<p data-start="1742" data-end="1918">Ancak kuruyemişlerin yüksek kalori içeriği göz önünde bulundurularak aşırı tüketimden kaçınılması öneriliyor. Uzmanlar, günlük birkaç porsiyonun yeterli olacağını belirtiyor.</p>
<p data-start="1920" data-end="2097"><strong data-start="1920" data-end="1932"></strong></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Gençlerde artan demans vakaları: &amp;apos;Yaşlı hastalığı&amp;apos; olarak bilinen durum iş stresiyle karıştırılıyor</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/genclerde-artan-demans-vakalari-yasli-hastaligi-olarak-bilinen-durum-is-stresiyle-karistiriliyor</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/genclerde-artan-demans-vakalari-yasli-hastaligi-olarak-bilinen-durum-is-stresiyle-karistiriliyor</guid>
<description><![CDATA[ Nöroloji uzmanı Dr. Hasan Armağan Uysal, erken yaşlarda demans tanısının zorlaştığını belirterek, gençlerde görülen demans vakalarının depresyon ve iş stresiyle karıştırılabildiğini vurguladı. Genetik faktörler ve yaşam tarzı değişikliklerinin hastalık üzerinde büyük etkisi var. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202503/image_870x580_67c7f40e28544.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 05 Mar 2025 17:19:42 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Erken başlangıçlı demans nedir, gençlerde demansın belirtileri nelerdir, genetik faktörler demans riskini nasıl etkiler, demans hastalığının tedavisinde hangi ileri yöntemler kullanılmaktadır</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p data-start="413" data-end="798"><strong data-start="434" data-end="480">Demans, artık sadece yaşlılarda görülmüyor</strong><br data-start="480" data-end="483">Demans, genellikle yaşlılık hastalığı olarak bilinse de, son yıllarda genç yaş gruplarında da giderek daha fazla görülüyor. Nöroloji uzmanı Dr. Hasan Armağan Uysal, 65 yaşından önce başlayan demans vakalarına dikkat çekerek, bu durumun genellikle depresyon, anksiyete ya da iş stresiyle karıştırıldığını ifade etti.</p>
<p data-start="800" data-end="1239"><strong data-start="800" data-end="853">Gençlerdeki demans belirtileri gözden kaçabiliyor</strong><br data-start="853" data-end="856">Erken Başlangıçlı Demans (EBD) olarak adlandırılan bu vakalar, genellikle hastaların iş ve sosyal hayatını olumsuz etkiliyor. Uzm. Dr. Uysal, "Geçmişte sadece ileri yaş hastalığı olarak bilinen demans, artık genç yaşlarda da görülmeye başlandı. EBD, 65 yaşından önce ortaya çıkan demans türlerini kapsıyor ve gençlerde depresyon ya da iş stresi gibi belirtilerle karışabiliyor" dedi.</p>
<p data-start="1241" data-end="1594"><strong data-start="1241" data-end="1293">Erken tanı önemli, geç kalmak büyük risk taşıyor</strong><br data-start="1293" data-end="1296">Uzm. Dr. Uysal, erken tanının önemini vurgulayarak, demans türlerinin erken belirtilerinin göz ardı edilmemesi gerektiğini söyledi. Özellikle davranışsal varyant Alzheimer ve Lewy cisimcikli demans gibi hastalıkların erken evreleri gözlemlendiğinde, hastalık sürecini yavaşlatmak mümkün olabiliyor.</p>
<p data-start="1596" data-end="2047"><strong data-start="1596" data-end="1657">Genetik faktörler ve yaşam tarzı değişikliklerinin etkisi</strong><br data-start="1657" data-end="1660">Demans vakalarının 45 yaş altındaki bireylerde daha çok genetik faktörlerden kaynaklandığını belirten Uysal, son araştırmalarla birlikte LDL kolesterol düzeyi ve tedavi edilmemiş görme kaybının da demans riskini artırdığına dikkat çekti. Bununla birlikte, MRI, PET ve beyin omurilik sıvısı gibi ileri görüntüleme teknikleri sayesinde hastalığın nasıl ilerlediği daha iyi anlaşılabiliyor.</p>
<p data-start="2049" data-end="2468"><strong data-start="2049" data-end="2113">EBD'nin sadece bellek kaybı ile sınırlı olmadığını unutmayın</strong><br data-start="2113" data-end="2116">Demans yalnızca bellek kaybıyla değil, bazı hastalarda kişilik değişiklikleri, iş performansındaki düşüşler, dil kaybı ve görsel algı bozuklukları gibi belirtilerle de başlayabiliyor. Erken tanı konulabilirse, hastalar için daha iyi yaşam kalitesi sağlanabilir. Bunun için hem hastaların hem de doktorların farkındalığının artması gerektiği vurgulandı.</p>
<p data-start="2470" data-end="2744"><strong data-start="2470" data-end="2512">EBD konusunda farkındalık arttırılmalı</strong><br data-start="2512" data-end="2515">Dr. Uysal, erken başlangıçlı demans konusunda toplumda farkındalık oluşturmak için kampanyalar düzenlenmesi gerektiğini belirtti. Ayrıca, genetik testler ve biyobelirteçlerin daha erişilebilir hale getirilmesi gerektiğini ekledi.</p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kulakta Nabız Atışı Duyuyorsanız İhmal Etmeyin: Bu Durum Ölümcül Sorunların Belirtisi Olabilir</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/kulakta-nabiz-atisi-duyuyorsaniz-ihmal-etmeyin-bu-durum-olumcul-sorunlarin-belirtisi-olabilir</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/kulakta-nabiz-atisi-duyuyorsaniz-ihmal-etmeyin-bu-durum-olumcul-sorunlarin-belirtisi-olabilir</guid>
<description><![CDATA[ Kulakta nabız sesini duymak genellikle göz ardı edilen bir durumdur ancak uzmanlar, bu belirtiyi ölümcül hastalıkların işareti olarak değerlendiriyor. PT adı verilen bu durum, ciddi sağlık sorunlarının göstergesi olabilir. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202503/image_870x580_67c7f3e22dd46.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 05 Mar 2025 17:19:42 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Kulakta nabız sesi duymanın sebepleri nelerdir, PT (Pulsatil Tinnitus) ne anlama gelir, anevrizma belirtileri nelerdir, tümörler ve PT arasındaki ilişki nedir</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p data-start="351" data-end="667">Kulaklarda nabız atışı gibi bir ses duymak, çoğu insan için sıradan bir durum olarak görülse de, bu belirtilerin ciddi sağlık sorunlarının habercisi olabileceği uyarıları yapılıyor. Uzmanlar, kulaklarda duyulan nabız sesinin, ciddi sağlık problemlerinin belirtisi olabileceğine dikkat çekiyor.</p>
<p data-start="669" data-end="1011"><strong data-start="669" data-end="695">Pulsatil Tinnitus (PT)</strong> olarak bilinen bu durum, kulakta kendini hissettiren nabız seslerinin yanı sıra, vınlama veya çınlama gibi seslere de yol açabiliyor. Ancak bu seslerin önemli bir sağlık sorununun belirtisi olabileceği pek çok kişi tarafından bilinmiyor. PT, vücutta ciddi damar tıkanıklıkları ya da tümörlere dair uyarılar veriyor.</p>
<p data-start="1013" data-end="1318">Dr. Ahmed Abd Elbary, yaptığı açıklamalarda bu durumu "normal koşullarda genellikle zararsız bir durum" olarak tanımlasa da, çok daha ciddi sağlık problemlerinin işareti olabileceğini ifade etti. Özellikle kulaklarda nabız sesi duyan kişilerin, zaman kaybetmeden doktora başvurması gerektiğini belirtti.</p>
<p data-start="1320" data-end="1735"><strong data-start="1320" data-end="1340">Anevrizma Riski:</strong><br data-start="1340" data-end="1343">PT'nin en tehlikeli sebeplerinden biri de anevrizma. Beyindeki anevrizmalar, kan damarlarında meydana gelen şişkinlikler nedeniyle ciddi ve ölümcül kanamalara yol açabilir. Dr. Elbary, kulaklardaki seslerin, beyindeki bu tür damar problemlerinden kaynaklanabileceğini belirterek, "Anevrizmalar kan damarlarında çok ciddi şişkinliklere yol açabilir, bu da ölümcül sonuçlar doğurabilir" dedi.</p>
<p data-start="1737" data-end="2071"><strong data-start="1737" data-end="1777">Tümör ve Kan Damarlarındaki Değişim:</strong><br data-start="1777" data-end="1780">PT, baş ya da boyun bölgesindeki tümörlerin de belirtisi olabilir. Bu durumlarda, tümörlerin büyümesi ile birlikte vücuttaki bazı kan damarlarında akış hızının arttığı gözlemlenebilir. Ancak Dr. Elbary, bu tür tümörlerin çoğunun iyi huylu olduğunu ve tedavi edilebilir olduğunu ifade etti.</p>
<p data-start="2073" data-end="2292">Genel olarak, kulakta duyulan bu tip seslerin ortadan kaldırılması, altta yatan sağlık sorununun çözülmesiyle mümkündür. Uzmanlar, PT’nin tedavi edilmesi ile birlikte kulakta duyulan seslerin de kaybolduğunu belirtiyor.</p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İftar Vakti Bu Hataları Yapmayın: Hem Sağlık Hem de Kilo Alımına Sebep Oluyor</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/iftar-vakti-bu-hatalari-yapmayin-hem-saglik-hem-de-kilo-alimina-sebep-oluyor</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/iftar-vakti-bu-hatalari-yapmayin-hem-saglik-hem-de-kilo-alimina-sebep-oluyor</guid>
<description><![CDATA[ Dr. Yasin Yılmaz, Ramazan ayında sağlıklı bir oruç süreci için iftar ve sahurda yapılması gerekenlere dikkat çekiyor. Hızlı yemek yemenin, aşırı yağlı ve tuzlu yemeklerin sağlık açısından risk oluşturduğunu belirtiyor. Sağlıklı beslenme alışkanlıkları ile bağışıklığı güçlendirmek mümkün. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202503/image_870x580_67c7f4656886c.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 05 Mar 2025 17:19:42 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Ramazan ayında sahurda neler yenmeli, iftar vaktinde yapılan hatalar neler, sıvı tüketimi neden önemli, sağlıklı bir oruç süreci nasıl geçirilir</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p data-start="400" data-end="1065"><strong data-start="421" data-end="471">İftar ve sahurda doğru beslenme alışkanlıkları</strong><br data-start="471" data-end="474">Ramazan ayında sağlıklı bir oruç süreci için uzmanlar, iftar ve sahurda dikkat edilmesi gerekenlere vurgu yapıyor. Dr. Yasin Yılmaz, sahurda mutlaka yemek yenmesi gerektiğini, sadece su içmenin açlık süresini uzatarak kan şekerinde ani düşüşlere yol açabileceğini belirtiyor. Sağlıklı bir kahvaltı yapmak için süt, yoğurt, peynir, yumurta ve tam tahıllı ekmekler öneriliyor. Ayrıca çorba, zeytinyağlı yemekler, yoğurt ve salata gibi hafif besinler de tercih edilmesi gereken seçenekler arasında yer alıyor. Ancak aşırı yağlı ve tuzlu yiyeceklerden uzak durulması gerektiği uyarısı yapılıyor.</p>
<p data-start="1067" data-end="1443"><strong data-start="1067" data-end="1112">İftar vaktinde dikkat edilmesi gerekenler</strong><br data-start="1112" data-end="1115">İftar vakti yapılan en büyük hatalardan biri de hızlı yemek yemektir. Dr. Yılmaz, hızlıca yenen yemeklerin enerjisi yüksek besinlerle dolu olduğunu ve bunun sağlık açısından risk oluşturabileceğini belirtiyor. Ayrıca, bu tür bir yemek alışkanlığının ilerleyen günlerde kilo alımına zemin hazırlayabileceği uyarısında bulunuyor.</p>
<p data-start="1445" data-end="1901"><strong data-start="1445" data-end="1471">Sıvı tüketiminin önemi</strong><br data-start="1471" data-end="1474">Ramazan ayında sıvı tüketiminin de büyük bir önemi vardır. Dr. Yılmaz, iftar ve sahur arasında yeterince sıvı alınmaması halinde su ve mineral kaybı nedeniyle halsizlik, bulantı, baş dönmesi gibi sağlık sorunlarının ortaya çıkabileceğini söylüyor. En az 1,5-2 litre su içilmesi gerektiği vurgulanıyor. Ayrıca ayran, taze sıkılmış meyve ve sebze suları, sade maden suyu gibi şeker içeriği düşük sıvıların tüketilmesi öneriliyor.</p>
<p data-start="1903" data-end="2237"><strong data-start="1903" data-end="1941">Sağlıklı bir Ramazan için öneriler</strong><br data-start="1941" data-end="1944">Dr. Yılmaz, oruç tutarken sağlıklı beslenmeye özen göstermek gerektiğini, büyük porsiyonlar yerine küçük ve aralıklı porsiyonlar şeklinde beslenilmesinin daha faydalı olduğunu belirtiyor. Bu şekilde bağışıklık sistemi güçlendirilebilir ve oruç dönemi daha sağlıklı bir şekilde geçirilmiş olur.</p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Dejavu Nedir? Sık Yaşayanlar İçin Uzmanlardan Önemli Uyarı!</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/dejavu-nedir-sik-yasayanlar-icin-uzmanlardan-onemli-uyari</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/dejavu-nedir-sik-yasayanlar-icin-uzmanlardan-onemli-uyari</guid>
<description><![CDATA[ Dejavu, kişinin bir anı daha önce yaşamış gibi hissetmesi olarak tanımlanıyor. Uzmanlara göre, bu durum genellikle zararsız olsa da sık yaşanması bazı psikolojik rahatsızlıklarla bağlantılı olabilir. Özellikle şizofreni, anksiyete ve depresyon gibi hastalıklarda daha sık görülebileceği belirtiliyor. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202503/image_870x580_67c82d83e5508.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 05 Mar 2025 17:19:42 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Dejavu nedir, sık dejavu yaşamak ne anlama gelir, kimler daha fazla dejavu yaşar, dejavu epilepsiyle bağlantılı mı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p></p>
<p data-start="420" data-end="677"><strong data-start="420" data-end="437">Dejavu nedir?</strong><br data-start="437" data-end="440">Fransızca kökenli bir kelime olan dejavu, bireyin daha önce yaşamadığı bir olayı sanki geçmişte deneyimlemiş gibi hissetmesi durumudur. Genellikle 15-25 yaş aralığında daha sık görülür ve temel olarak bir hastalık olarak kabul edilmez.</p>
<p data-start="679" data-end="1115"><strong data-start="679" data-end="718">Sık dejavu yaşamak ne anlama gelir?</strong><br data-start="718" data-end="721">Uzmanlar, dejavu yaşamanın tek başına bir sağlık sorunu olmadığını ancak sık görülmesinin bazı psikolojik rahatsızlıklarla bağlantılı olabileceğini belirtiyor. Bilim insanlarına göre, dejavu beynin hafıza sistemindeki zamansal uyumsuzluktan kaynaklanabilir. Anılar, kısa süreli bellekten uzun süreli belleğe geçerken yaşanan bir hata nedeniyle kişi, o anı daha önce yaşamış gibi hissedebilir.</p>
<p data-start="1117" data-end="1594"><strong data-start="1117" data-end="1150">Kimler daha sık dejavu yaşar?</strong><br data-start="1150" data-end="1153">Her ne kadar bilimsel bir bağ kesin olarak kanıtlanmamış olsa da dejavu, bazı psikiyatrik hastalıklara sahip bireylerde daha sık görülebilir. Şizofreni, anksiyete bozukluğu ve depresyon yaşayan bireylerin daha fazla dejavu deneyimlediği belirtiliyor. Bunun yanı sıra epilepsi hastalarında dejavu, nöbet öncesinde bir belirti olarak ortaya çıkabilir. Uzmanlar, sık ve şiddetli dejavu yaşayan kişilerin bir uzmana danışmasını tavsiye ediyor.</p>
<p data-start="1596" data-end="1729"><strong data-start="1596" data-end="1608"></strong></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kolon Kanseri Belirtilerini Erken Tespit Edin: Kanserden Korunma Yolları</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/kolon-kanseri-belirtilerini-erken-tespit-edin-kanserden-korunma-yollari</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/kolon-kanseri-belirtilerini-erken-tespit-edin-kanserden-korunma-yollari</guid>
<description><![CDATA[ Kolon kanseri, erken tespit edildiğinde tedavi edilebilir bir hastalıktır. Belirtilerinin farkında olmak ve sağlıklı alışkanlıklar edinmek, bu hastalıktan korunmanın anahtarıdır. İşte kolon kanseri belirtileri ve korunma yolları hakkında bilmeniz gerekenler. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202503/image_870x580_67c82955f28c8.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 05 Mar 2025 17:19:42 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Kolon kanseri belirtileri nelerdir, Kolon kanserinden nasıl korunabiliriz, Kolon kanseri taraması hangi yaşta yapılmalıdır, Kolon kanseri riskini azaltan beslenme alışkanlıkları nelerdir</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p></p>
<p data-start="391" data-end="659"><strong data-start="391" data-end="415">Kolon Kanseri Nedir?</strong><br data-start="415" data-end="418">Kolon kanseri, kalın bağırsakta oluşan kanser türüdür ve genellikle polip adı verilen küçük, iyi huylu büyümelerle başlar. Bu polipler zamanla kansere dönüşebilir. Kolon kanseri erken tespit edildiğinde tedavi başarı oranı oldukça yüksektir.</p>
<p data-start="661" data-end="864"><strong data-start="661" data-end="690">Kolon Kanseri Belirtileri</strong><br data-start="690" data-end="693">Kolon kanserinin belirtileri, hastalığın evresine göre değişiklik gösterebilir. İlk aşamalarda belirgin bir belirti olmayabilir, ancak zamanla şu belirtiler görülebilir:</p>
<ul data-start="865" data-end="1064">
<li data-start="865" data-end="906">Uzun süreli karın ağrısı ve şişkinlik</li>
<li data-start="907" data-end="957">İshale veya kabızlığa neden olan değişiklikler</li>
<li data-start="958" data-end="1014">Kanlı dışkı veya dışkıda anormal renk değişiklikleri</li>
<li data-start="1015" data-end="1048">Aşırı yorgunluk ve kilo kaybı</li>
<li data-start="1049" data-end="1064">İştah kaybı</li>
</ul>
<p data-start="1066" data-end="1259">Bu belirtiler, kolon kanserinin erken evrelerinde görülebilir, ancak başka sağlık sorunlarının belirtisi de olabilir. Bu nedenle, bu tür belirtiler fark edildiğinde doktora başvurmak önemlidir.</p>
<p data-start="1261" data-end="1362"><strong data-start="1261" data-end="1298">Kolon Kanserinden Korunma Yolları</strong><br data-start="1298" data-end="1301">Kolon kanseri riskini azaltmanın birkaç etkili yolu vardır:</p>
<ul data-start="1363" data-end="1828">
<li data-start="1363" data-end="1464"><strong data-start="1365" data-end="1387">Sağlıklı Beslenme:</strong> Yüksek lifli gıdalar tüketmek, kırmızı et ve işlenmiş gıdalardan kaçınmak.</li>
<li data-start="1465" data-end="1583"><strong data-start="1467" data-end="1488">Düzenli Egzersiz:</strong> Haftada en az 150 dakika orta yoğunlukta egzersiz yapmak, kolon kanseri riskini azaltabilir.</li>
<li data-start="1584" data-end="1701"><strong data-start="1586" data-end="1627">Alkol ve Sigara Tüketiminden Kaçınma:</strong> Sigara içmek ve aşırı alkol tüketimi kolon kanseri riskini artırabilir.</li>
<li data-start="1702" data-end="1828"><strong data-start="1704" data-end="1732">Düzenli Tarama Testleri:</strong> 50 yaş ve üzeri bireylerin düzenli olarak kolon kanseri taramaları yaptırması önerilmektedir.</li>
</ul>
<p data-start="1830" data-end="2036"><strong data-start="1830" data-end="1846">Sonuç Olarak</strong><br data-start="1846" data-end="1849">Kolon kanseri, erken tespit ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarıyla önlenebilir. Belirtileri fark ettiğinizde zaman kaybetmeden bir sağlık profesyoneline başvurmak hayat kurtarıcı olabilir.</p>
<p data-start="2038" data-end="2241"><strong data-start="2038" data-end="2050"></strong></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Uzmanlardan Uyarı: Obezite İnsan Sağlığı İçin Gizli Bir Tehlike</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/uzmanlardan-uyari-obezite-insan-sagligi-icin-gizli-bir-tehlike</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/uzmanlardan-uyari-obezite-insan-sagligi-icin-gizli-bir-tehlike</guid>
<description><![CDATA[ 4 Mart Dünya Obezite Günü kapsamında Türkiye’de düzenlenen etkinliklerde uzmanlar, obezitenin insan sağlığı üzerindeki olumsuz etkilerine dikkat çekti. Profesörler, hastalığın pek çok sağlık sorununa yol açtığını belirterek dengeli beslenmenin önemini vurguladı. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202503/image_870x580_67c7e65974c11.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 05 Mar 2025 12:22:33 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Obezite hangi hastalıklara yol açıyor, obezite insan ömrünü nasıl etkiliyor, uzmanlar obeziteyle mücadele için ne öneriyor, Sağlık Bakanlığı’ndan hangi önlemler bekleniyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><br data-start="382" data-end="385"><strong data-start="385" data-end="433">Obezite, ciddi sağlık sorunlarına yol açıyor</strong><br data-start="433" data-end="436">4 Mart Dünya Obezite Günü dolayısıyla Türkiye’de düzenlenen etkinliklerde uzmanlar, obezitenin insan sağlığı üzerindeki olumsuz etkilerine dikkat çekti. Etkinlikte konuşan Prof. Dr. İlhan Yetkin, obezitenin birçok hastalığa davetiye çıkardığını belirterek, bu sorunun önüne geçebilmek için dengeli beslenmenin şart olduğunu ifade etti.</p>
<p></p>
<p data-start="775" data-end="1134"><strong data-start="775" data-end="809">Hangi hastalıklara yol açıyor?</strong><br data-start="809" data-end="812">Yetkin, obezitenin kalp hastalıkları, diyabet, yüksek tansiyon ve bazı kanser türleri gibi ciddi sağlık problemlerine neden olabileceğini söyledi. Obezitenin yalnızca fiziksel değil, psikolojik etkileri olduğunu da vurgulayan Yetkin, hareketsiz yaşam tarzı ve sağlıksız beslenmenin bu hastalığı tetiklediğini ifade etti.</p>
<p data-start="1136" data-end="1454"><strong data-start="1136" data-end="1162">Ömür kısaltan bir risk</strong><br data-start="1162" data-end="1165">Diğer konuşmacılar arasında yer alan Prof. Dr. Dilaver Tengimoğlu, Prof. Dr. Nevin Şanlıer, Dr. Badegül Sarımaya ve Dr. İ. Çağla Özel de obezitenin insan vücudu üzerindeki olumsuz etkilerini anlattı. Uzmanlar, obezitenin insan ömrünü kısaltan önemli bir sağlık tehdidi olduğunu belirtti.</p>
<p data-start="1456" data-end="1768"><strong data-start="1456" data-end="1485">Sağlık Bakanlığı’na çağrı</strong><br data-start="1485" data-end="1488">Uzmanlar, obeziteyle mücadelede Sağlık Bakanlığı’nın daha dikkatli ve özenli olması gerektiğini vurguladı. Halk sağlığını korumak adına bakanlığın daha kapsamlı önlemler alması gerektiğini belirten öğretim üyeleri, farkındalık çalışmalarının artırılmasının önemine dikkat çekti.</p>
<p data-start="1770" data-end="1960"><strong data-start="1770" data-end="1782"></strong></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Uzmanlardan Ramazan’da Egzersiz ve Beslenme İçin Öneriler</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/uzmanlardan-ramazanda-egzersiz-ve-beslenme-icin-oneriler</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/uzmanlardan-ramazanda-egzersiz-ve-beslenme-icin-oneriler</guid>
<description><![CDATA[ Ramazan ayında oruç tutarken egzersiz yapmak ve sağlıklı beslenmek mümkün mü? Uzmanlar, su tüketiminden doğru öğün planlamasına kadar dikkat edilmesi gereken noktaları sıralıyor. Egzersiz saatleri ve antrenman yoğunluğuna yönelik öneriler de içeren rehber, oruç sürecini daha verimli geçirmeye yardımcı olabilir. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202503/image_870x580_67c7ec7582202.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 05 Mar 2025 12:22:33 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Ramazan’da su tüketimi nasıl olmalı, sahurda hangi besinler tüketilmeli, iftarda aşırı yememek için ne yapılmalı, oruç tutarken en uygun egzersiz saatleri nedir</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p></p>
<p data-start="430" data-end="667">Ramazan ayında gün boyu oruç tutanlar için egzersiz ve beslenme düzeni büyük önem taşıyor. Uzmanlar, sağlıklı bir Ramazan geçirmek isteyenlerin su tüketimi, beslenme düzeni ve egzersiz saatlerine dikkat etmeleri gerektiğini vurguluyor.</p>
<p data-start="669" data-end="704"><strong data-start="669" data-end="702">Susuz kalmamaya özen gösterin</strong></p>
<p data-start="706" data-end="1165">Beslenme uzmanı Nazima Qureshi, Ramazan’ın ilk günlerinde baş ağrısının en sık görülen sorunlardan biri olduğunu belirterek bunun nedeninin genellikle vücutta su eksikliği olduğunu söylüyor. Qureshi’ye göre, gün içinde kaybedilen suyu geri kazanmak için iftar ile sahur arasında yeterli miktarda su tüketmek büyük önem taşıyor. Ayrıca, Ramazan’dan önce kafein tüketimini azaltmanın, oruç sırasında oluşabilecek baş ağrısını engelleyebileceğini ifade ediyor.</p>
<p data-start="1167" data-end="1200"><strong data-start="1167" data-end="1198">Doğru besinleri tercih edin</strong></p>
<p data-start="1202" data-end="1595">Kişisel antrenör Belal Hafeez, oruç tutarken vücudun enerjisinin korunması için sahurun atlanmaması gerektiğini söylüyor. Hafeez’e göre, sahurda kompleks karbonhidratlar, protein ve sağlıklı yağlar içeren besinler tercih edilmeli. Uzmanlar, geceden hazırlanmış yulaf, yoğurt, çia tohumu ve meyve içeren bir kahvaltının gün boyu enerji seviyelerini korumaya yardımcı olabileceğini belirtiyor.</p>
<p data-start="1597" data-end="1633"><strong data-start="1597" data-end="1631">İftarda aşırı yemekten kaçının</strong></p>
<p data-start="1635" data-end="2007">Uzmanlar, iftar sırasında fazla yemek tüketmenin vücuda olumsuz etkileri olabileceğini belirtiyor. Hafeez, gün boyu süren açlığın ardından fazla miktarda ve yüksek kalorili yiyecekler tüketmenin enerji düşüklüğüne neden olabileceğini ifade ediyor. Qureshi ise, iftarı su, hurma ve hafif bir meyve ile açmanın ardından bir süre bekleyerek ana yemeğe geçilmesini öneriyor.</p>
<p data-start="2009" data-end="2051"><strong data-start="2009" data-end="2049">Egzersiz saatlerini doğru belirleyin</strong></p>
<p data-start="2053" data-end="2427">Ramazan ayında egzersiz yapmayı sürdürenler için en uygun zaman dilimi konusunda farklı görüşler bulunuyor. Hafeez, çoğu kişinin oruçlarını açmadan bir iki saat önce spor yaptığını, çünkü bu şekilde antrenmanın ardından sıvı ve besin tüketiminin mümkün olduğunu söylüyor. Ancak gün içindeki enerjisine bağlı olarak öğleden sonra egzersiz yapanların da olduğunu belirtiyor.</p>
<p data-start="2429" data-end="2464"><strong data-start="2429" data-end="2462">Yoğun antrenmanlardan kaçının</strong></p>
<p data-start="2466" data-end="2785">Hafeez, Ramazan boyunca yüksek yoğunluklu sporların yerine, vücut dengesini ve dayanıklılığını artıran egzersizlere odaklanmanın daha faydalı olacağını belirtiyor. Omuz, kalça ve ayak bilekleri gibi eklem bölgelerini güçlendiren hareketlerin, Ramazan boyunca vücudu formda tutmaya yardımcı olabileceğini ifade ediyor.</p>
<p data-start="2787" data-end="2914">Uzmanlara göre, doğru beslenme ve egzersiz planlaması ile Ramazan ayı boyunca sağlıklı ve dengeli bir yaşam sürdürmek mümkün.</p>
<p data-start="2916" data-end="3095"><strong data-start="2916" data-end="2928"></strong></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Obezite ameliyatları hakkında yanlış bilgiler hastaların hayatını riske atıyor</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/obezite-ameliyatlari-hakkinda-yanlis-bilgiler-hastalarin-hayatini-riske-atiyor</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/obezite-ameliyatlari-hakkinda-yanlis-bilgiler-hastalarin-hayatini-riske-atiyor</guid>
<description><![CDATA[ Uzmanlar, obezitenin hem dünyada hem de Türkiye’de artan ciddi bir sağlık sorunu olduğunu belirterek, doğru tedavi yöntemlerine erişimin önemini vurguluyor. Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Recep Aktimur, obezite ameliyatlarının başarı oranlarının yüksek olduğunu ancak yanlış bilgiler nedeniyle hastaların tedaviye ulaşmakta zorlandığını ifade etti. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202503/image_870x580_67c7f346adc4e.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 05 Mar 2025 12:22:33 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Obezite tedavisinde en etkili yöntemler neler, obezite ameliyatları güvenli mi, yanlış bilgiler hastaların tedaviye ulaşmasını nasıl engelliyor, obezite sağlık bütçelerini nasıl etkiliyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p></p>
<p data-start="487" data-end="699">Obezite, dünya genelinde ve Türkiye’de giderek yaygınlaşan ciddi bir sağlık sorunu olmaya devam ediyor. Uzmanlar, obezitenin önlenmesi ve tedavi edilmesi konusunda toplumun bilinçlenmesi gerektiğini vurguluyor.</p>
<p data-start="701" data-end="753"><strong data-start="701" data-end="751">Yanlış bilgiler tedaviye ulaşımı zorlaştırıyor</strong></p>
<p data-start="755" data-end="1200">Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Recep Aktimur, bilimsel verilere göre obezite tedavisine erişemeyen bireylerin yaşam sürelerinin yaklaşık 10 yıl kısaldığını ifade etti. Aktimur, ‘Özellikle son yıllarda başarı oranlarının artması ve sonuçlarının olumlu olması nedeniyle obezite ameliyatları en çok tercih edilen yöntemler arasında yer alıyor. Ancak ameliyatlarla ilgili yanlış bilgiler, birçok kişinin uygun tedaviye ulaşmasını engelliyor’ dedi.</p>
<p data-start="1202" data-end="1240"><strong data-start="1202" data-end="1238">Obezite ameliyatları güvenli mi?</strong></p>
<p data-start="1242" data-end="1610">Obezite cerrahisinin uzun yıllardır bilimsel olarak kanıtlanmış ve güvenilir bir yöntem olduğunu belirten Aktimur, bu ameliyatların risk açısından safra kesesi ameliyatı ile benzer seviyede olduğunu dile getirdi. Aktimur, ‘Yanlış inanışlar nedeniyle birçok hasta ameliyat olmaktan kaçınıyor ve bu durum sağlıklarını ciddi şekilde tehdit ediyor’ ifadelerini kullandı.</p>
<p data-start="1612" data-end="1656"><strong data-start="1612" data-end="1654">Ülkelerin sağlık bütçeleri etkileniyor</strong></p>
<p data-start="1658" data-end="2007">Obezitenin yol açtığı kronik hastalıkların sağlık harcamalarını artırdığını vurgulayan Aktimur, ‘Bu hastalıkların tedavi edilmesi için ayrılan bütçeler giderek büyüyor. Obezite cerrahisinin bilinen en başarılı ve kalıcı tedavi yöntemi olduğu gerçeği göz önünde bulundurularak, bu alandaki önyargıların ortadan kaldırılması gerekiyor’ diye konuştu.</p>
<p data-start="2009" data-end="2060"><strong data-start="2009" data-end="2058">Ameliyat, obezite ile yaşamaktan daha güvenli</strong></p>
<p data-start="2062" data-end="2327">Obezite ameliyatlarının, obezite ile yaşamaktan çok daha güvenli olduğunu belirten Aktimur, bu operasyonların sadece bireylerin yaşam kalitesini artırmakla kalmadığını, aynı zamanda sağlık harcamalarının daha verimli yönetilmesine de katkı sağladığını ifade etti.</p>
<p data-start="2329" data-end="2535"><strong data-start="2329" data-end="2341"></strong></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Ramazan’da sağlıklı oruç için sahuru atlamayın, beslenme uzmanları uyardı</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/ramazanda-saglikli-oruc-icin-sahuru-atlamayin-beslenme-uzmanlari-uyardi</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/ramazanda-saglikli-oruc-icin-sahuru-atlamayin-beslenme-uzmanlari-uyardi</guid>
<description><![CDATA[ Uzmanlar, Ramazan ayında oruç tutarken sağlıklı ve dengeli beslenmenin büyük önem taşıdığını belirterek, sahurun kesinlikle atlanmaması gerektiğini vurguluyor. Sahur öğünü, gün boyunca enerjiyi korumanın yanı sıra açlık hissini geciktirerek metabolizmayı destekliyor. İşte sağlıklı bir sahur için beslenme önerileri ve oruç tutmanın faydaları... ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202503/image_870x580_67c7ed9937d8f.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 05 Mar 2025 12:22:33 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Ramazan ayında sahur yapmak neden önemli, sağlıklı bir sahur için ne yenmeli, oruç tutmanın fiziksel faydaları nelerdir, oruç zihinsel ve ruhsal sağlığa nasıl katkı sağlar</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p></p>
<p data-start="479" data-end="770">Ramazan ayında oruç tutarken sağlıklı kalmak ve gün boyu enerjik hissetmek için sahur öğününün atlanmaması gerektiği belirtiliyor. Beslenme uzmanları, sahurun açlık hissini geciktirdiğini, vücudu gün boyu desteklediğini ve metabolizmanın düzenli çalışmasına katkı sağladığını ifade ediyor.</p>
<p data-start="772" data-end="810"><strong data-start="772" data-end="808">Sağlıklı bir sahur için öneriler</strong></p>
<p data-start="812" data-end="1015">Uzmanlar, sahurda tüketilecek besinlerin gün boyunca tokluk hissi sağlaması ve susuzluğu önlemesi açısından dikkatle seçilmesi gerektiğini belirtiyor. İşte sağlıklı bir sahur için bazı önemli ipuçları:</p>
<ul data-start="1017" data-end="1847">
<li data-start="1017" data-end="1199"><strong data-start="1019" data-end="1056">Kompleks karbonhidratlar tüketin:</strong> Tam buğday ekmeği, yulaf, bulgur gibi lif açısından zengin besinler, tokluk süresini uzatarak kan şekerinin dengeli kalmasına yardımcı olur.</li>
<li data-start="1200" data-end="1351"><strong data-start="1202" data-end="1237">Protein kaynaklarına yer verin:</strong> Yumurta, yoğurt, peynir ve süt gibi protein açısından zengin besinler kas kaybını önler ve uzun süre tok tutar.</li>
<li data-start="1352" data-end="1496"><strong data-start="1354" data-end="1382">Sağlıklı yağlar tüketin:</strong> Ceviz, badem, zeytinyağı gibi sağlıklı yağlar vücudun enerji dengesini korur ve hücresel yenilenmeyi destekler.</li>
<li data-start="1497" data-end="1728"><strong data-start="1499" data-end="1542">Şekerli ve tuzlu yiyeceklerden kaçının:</strong> Fazla şeker, kan şekerini hızla yükseltip düşürdüğü için çabuk acıkmaya neden olabilir. Tuzlu yiyecekler ise vücuttaki su kaybını artırarak gün içinde susuzluk hissini tetikleyebilir.</li>
<li data-start="1729" data-end="1847"><strong data-start="1731" data-end="1747">Bol su için:</strong> Sahurda yeterince su tüketmek, gün içinde susuzluk hissini azaltır ve vücudun hidrasyonunu korur.</li>
</ul>
<p data-start="1849" data-end="1878"><strong data-start="1849" data-end="1876">Oruç tutmanın faydaları</strong></p>
<p data-start="1880" data-end="2014">Oruç tutmanın bedensel ve zihinsel birçok faydası olduğu belirtiliyor. İşte uzmanlara göre orucun sağlık üzerindeki olumlu etkileri:</p>
<p data-start="2016" data-end="2041"><strong data-start="2016" data-end="2039">Fiziksel faydaları:</strong></p>
<ul data-start="2042" data-end="2418">
<li data-start="2042" data-end="2114">Sindirim sistemini dinlendirir ve mide-bağırsak sağlığını destekler.</li>
<li data-start="2115" data-end="2201">Metabolizmayı düzenleyerek insülin duyarlılığını artırır ve kan şekerini dengeler.</li>
<li data-start="2202" data-end="2263">Yağ yakımını hızlandırarak kilo kontrolüne yardımcı olur.</li>
<li data-start="2264" data-end="2338">Hücresel temizlik sürecini başlatarak toksinlerden arınmayı destekler.</li>
<li data-start="2339" data-end="2418">Kan basıncını ve kolesterol seviyelerini dengeleyerek kalp sağlığını korur.</li>
</ul>
<p data-start="2420" data-end="2455"><strong data-start="2420" data-end="2453">Zihinsel ve ruhsal faydaları:</strong></p>
<ul data-start="2456" data-end="2682">
<li data-start="2456" data-end="2503">Zihni berraklaştırarak odaklanmayı artırır.</li>
<li data-start="2504" data-end="2565">Manevi huzur sağlayarak sabır ve irade gücünü geliştirir.</li>
<li data-start="2566" data-end="2625">Stres ve kaygıyı azaltarak psikolojik rahatlama sağlar.</li>
<li data-start="2626" data-end="2682">Şükretme duygusunu artırarak farkındalık kazandırır.</li>
</ul>
<p data-start="2684" data-end="2924">Uzmanlar, Ramazan ayında sağlıklı bir şekilde oruç tutmak isteyenlerin sahur öğününü kesinlikle ihmal etmemesi gerektiğini vurguluyor. Dengeli ve besleyici bir sahur, gün boyunca vücudun ihtiyaç duyduğu enerjiyi sağlamaya yardımcı oluyor.</p>
<p data-start="2926" data-end="3116"><strong data-start="2926" data-end="2938"></strong></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Obezitenin Asıl Nedeni Basit Bir Denklemde Gizli: Alınan Kalori Harcanandan Fazla!</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/obezitenin-asil-nedeni-basit-bir-denklemde-gizli-alinan-kalori-harcanandan-fazla</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/obezitenin-asil-nedeni-basit-bir-denklemde-gizli-alinan-kalori-harcanandan-fazla</guid>
<description><![CDATA[ Obezite oranları küresel ölçekte artmaya devam ederken, bilim insanları farklı nedenler üzerinde çalışmalarını sürdürüyor. Genetik, mikrobiyom, hormonlar ve beslenme alışkanlıkları gibi birçok faktör tartışılsa da en güçlü kanıt, fazla kalori alımının temel sebep olduğu yönünde. Peki, gerçekten kilo alımının ardındaki en büyük etken ne? ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202503/image_870x580_67c7fd7f4af93.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 05 Mar 2025 12:22:33 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Obezitenin en büyük sebebi nedir, şekerle tatlandırılmış içecekler kilo alımını nasıl etkiliyor, insülin hipotezi doğru mu, porsiyon büyüklükleri obeziteye nasıl katkı sağlıyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p></p>
<p data-start="481" data-end="780">Obezite, son otuz yılda hızla artan bir küresel sağlık sorunu haline geldi. Özellikle ABD'de yetişkin nüfusun yüzde 38’inden fazlası obez sınıfına girerken, uzmanlar bu artışın temel nedenlerini araştırmaya devam ediyor. Yapılan çalışmalar, en büyük etkenin fazla kalori alımı olduğunu gösteriyor.</p>
<p data-start="782" data-end="815"><strong data-start="782" data-end="813">Fazla Yemek mi, Genetik mi?</strong></p>
<p data-start="817" data-end="1348">Obezitenin sebepleri üzerine pek çok hipotez ortaya atıldı. Şeker, hormonlar, bağırsak bakterileri ve genetik faktörler uzun süredir tartışılıyor. Ancak Ulusal Diyabet, Sindirim ve Böbrek Hastalıkları Enstitüsü’nden kıdemli araştırmacı Kevin Hall’a göre, en basit açıklama en doğru olanı: Alınan kalorinin harcanandan fazla olması kilo alımına yol açıyor. ABD'de kişi başına düşen günlük kalori miktarının 1973’ten 2013’e kadar yüzde 21 oranında arttığı tespit edilirken, yetişkinlerin ortalama kilosu da yüzde 16 artış gösterdi.</p>
<p data-start="1350" data-end="1399"><strong data-start="1350" data-end="1397">Şekerle Tatlandırılmış İçecekler ve Obezite</strong></p>
<p data-start="1401" data-end="1755">Bilim dünyasında bazı konularda net bir fikir birliği olmasa da şekerle tatlandırılmış içecekler (ŞTİ) konusunda ortak bir görüş oluşmuş durumda. Obesity Facts dergisinde yayımlanan bir analizde, 250 bin kişinin katıldığı 30 araştırma incelendi ve çalışmaların yüzde 93’ünde ŞTİ tüketimi ile obezite arasında doğrudan bir bağlantı olduğu tespit edildi.</p>
<p data-start="1757" data-end="1792"><strong data-start="1757" data-end="1790">İnsülin Hipotezi Tartışmaları</strong></p>
<p data-start="1794" data-end="2177">Bazı araştırmacılar, kilo alımının yalnızca fazla kalori alımı ile açıklanamayacağını savunuyor. Özellikle insülin hipotezini destekleyenler, şeker ve rafine karbonhidratların insülin seviyelerini yükselterek yağ depolanmasını artırdığını ve açlığı tetiklediğini öne sürüyor. Ancak Kevin Hall'un yaptığı çalışmalar, bu hipotezin kilo alımındaki rolünün sınırlı olduğunu gösteriyor.</p>
<p data-start="2179" data-end="2233"><strong data-start="2179" data-end="2231">Genetik ve Bağırsak Mikrobiyomu Ne Kadar Etkili?</strong></p>
<p data-start="2235" data-end="2693">Obeziteyle ilişkili olduğu düşünülen 100’den fazla genetik faktör tespit edilmiş olsa da, bilim insanları genetik mirasın tek başına belirleyici olmadığını vurguluyor. Cedars-Sinai Tıp Merkezi’nden endokrinolog Mark Goodarzi, genlerin değişmediğini, ancak çevresel faktörlerin kilo alımı üzerindeki etkisinin büyük olduğunu belirtiyor. Benzer şekilde, bağırsak mikrobiyomunun kilo kontrolüne etkisi araştırılsa da şu ana kadar kesin bir sonuca ulaşılamadı.</p>
<p data-start="2695" data-end="2748"><strong data-start="2695" data-end="2746">Yeme Alışkanlıkları ve Porsiyon Kontrolü Önemli</strong></p>
<p data-start="2750" data-end="3133">Beslenme araştırmalarına göre, obezitenin en büyük sebeplerinden biri porsiyon büyüklüklerinin artması. Fast food zincirlerinde ve restoranlarda sunulan porsiyonların giderek büyümesi, insanların farkında olmadan daha fazla kalori almasına neden oluyor. New York Üniversitesi’nden beslenme profesörü Marion Nestle, büyük porsiyonların kilo artışını yeterince açıkladığını söylüyor.</p>
<p data-start="3135" data-end="3400">Uzmanlar, obeziteyle mücadelede en önemli stratejinin porsiyon kontrolü ve sağlıklı yeme alışkanlıkları edinmek olduğunu belirtiyor. Kilo kontrolünü sağlamanın en etkili yolu, alınan kaloriyi sınırlandıran dengeli bir beslenme programı uygulamak olarak görülüyor.</p>
<p data-start="3402" data-end="3597"><strong data-start="3402" data-end="3414"></strong></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Uzmanlardan sahur uyarısı: Bu hatalar oruç süresince sizi zorlayabilir</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/uzmanlardan-sahur-uyarisi-bu-hatalar-oruc-suresince-sizi-zorlayabilir</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/uzmanlardan-sahur-uyarisi-bu-hatalar-oruc-suresince-sizi-zorlayabilir</guid>
<description><![CDATA[ Ramazan ayının başlamasıyla birlikte sahurda yapılan beslenme hataları gün boyu susuzluk ve halsizlik gibi sorunlara yol açabiliyor. Uzmanlar, dengeli beslenme ve doğru gıdaların tüketilmesi konusunda önemli uyarılarda bulunuyor. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202503/image_870x580_67c7eee048803.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 05 Mar 2025 12:22:33 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Sahurda hangi besinler tok tutar, sahurda kaç bardak su içilmeli, sahurda neden tuzlu yiyeceklerden kaçınılmalı, sahurda kızartma yemek zararlı mı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p data-start="360" data-end="674">Ramazan ayı 1 Mart itibarıyla başlıyor ve bu gece ilk sahura kalkılacak. Uzmanlar, oruç tutarken sağlık sorunları yaşamamak için sahurda tüketilen gıdalara dikkat edilmesi gerektiğini vurguluyor. Yanlış beslenme alışkanlıkları gün içinde susuzluk, halsizlik ve sindirim problemleri gibi sorunlara neden olabilir.</p>
<p data-start="676" data-end="885"><strong data-start="676" data-end="719">Dengeli ve besleyici yiyecekler tüketin</strong><br data-start="719" data-end="722">Sahurda tok kalabilmek ve gün boyu enerjik hissedebilmek için kompleks karbonhidratlar, protein kaynakları ve sağlıklı yağlar içeren besinler tercih edilmelidir.</p>
<ul data-start="886" data-end="1304">
<li data-start="886" data-end="987"><strong data-start="888" data-end="917">Kompleks karbonhidratlar:</strong> Yulaf, tam buğday ekmeği, bulgur gibi besinler uzun süre tok tutar.</li>
<li data-start="988" data-end="1099"><strong data-start="990" data-end="1013">Protein kaynakları:</strong> Yumurta, yoğurt, peynir, süt, fındık ve badem gibi besinler tokluk süresini uzatır.</li>
<li data-start="1100" data-end="1202"><strong data-start="1102" data-end="1122">Sağlıklı yağlar:</strong> Avokado, zeytin, ceviz gibi yağlar enerjiyi dengeli kullanmaya yardımcı olur.</li>
<li data-start="1203" data-end="1304"><strong data-start="1205" data-end="1223">Lifli gıdalar:</strong> Sebzeler, meyveler ve kuru baklagiller sindirimi destekler ve kabızlığı önler.</li>
</ul>
<p data-start="1306" data-end="1592"><strong data-start="1306" data-end="1354">Aşırı tuzlu ve şekerli yiyeceklerden kaçının</strong><br data-start="1354" data-end="1357">Tuzlu gıdalar (salam, sucuk, turşu, cips) gün içinde daha fazla susama hissine neden olabilir. Aşırı şekerli yiyecekler (tatlılar, reçel, çikolata) ise kan şekerinde ani dalgalanmalara yol açarak gün içinde halsizliğe sebep olabilir.</p>
<p data-start="1594" data-end="1813"><strong data-start="1594" data-end="1615">Yeterince su için</strong><br data-start="1615" data-end="1618">Sahurda en az 2-3 bardak su içmek, gün boyu vücudun susuz kalmasını önleyebilir. Çay ve kahve gibi içeceklerin aşırı tüketimi su kaybına neden olabileceğinden ölçülü tüketilmesi önerilmektedir.</p>
<p data-start="1815" data-end="1971"><strong data-start="1815" data-end="1866">Kızartma ve ağır yağlı yiyeceklerden uzak durun</strong><br data-start="1866" data-end="1869">Aşırı yağlı yiyecekler ve kızartmalar sindirimi zorlaştırarak mide rahatsızlıklarına neden olabilir.</p>
<p data-start="1973" data-end="2137"><strong data-start="1973" data-end="1999">Aşırı yemekten kaçının</strong><br data-start="1999" data-end="2002">Sahurda fazla yemek mideyi yorabilir ve gün içinde halsizlik yapabilir. Dengeli bir kahvaltı veya hafif bir yemek tercih edilmelidir.</p>
<p data-start="2139" data-end="2261"><strong data-start="2139" data-end="2174">Yavaş ve iyice çiğneyerek yiyin</strong><br data-start="2174" data-end="2177">Besinlerin iyi çiğnenmesi sindirimi kolaylaştırır ve mide rahatsızlıklarını önler.</p>
<p data-start="2263" data-end="2377">Bu önerilere dikkat edilmesi, sahurun daha sağlıklı geçmesini sağlayarak oruç süresince vücudu destekleyecektir.</p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>2050&amp;apos;de dünya nüfusunun yarısı obez olabilir: Uzmanlar uyardı</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/2050de-dunya-nufusunun-yarisi-obez-olabilir-uzmanlar-uyardi</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/2050de-dunya-nufusunun-yarisi-obez-olabilir-uzmanlar-uyardi</guid>
<description><![CDATA[ Lancet&#039;te yayımlanan araştırmaya göre, küresel obezite oranları endişe verici seviyelere ulaştı. Yetersiz önlemler nedeniyle 2050&#039;de 3,8 milyar yetişkin ve 746 milyon çocuğun obez veya fazla kilolu olması bekleniyor. Sağlık sistemleri büyük risk altında. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202503/image_870x580_67c7eebce0c08.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 05 Mar 2025 12:22:33 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>2050 yılında obez nüfus oranı ne olacak, obezitenin en çok görüldüğü ülkeler hangileri, çocuk obezitesi ne kadar artacak, sağlık sistemleri obezite nedeniyle nasıl etkilenecek</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p data-start="376" data-end="612">Lancet dergisinde yayımlanan bir araştırma, küresel obezite krizinin hızla büyüdüğünü ortaya koydu. Son 30 yılda alınan önlemlerin yetersiz kalması nedeniyle dünya genelinde obezite oranlarında dramatik bir artış yaşandığı belirtildi.</p>
<p data-start="614" data-end="655"><strong data-start="614" data-end="653">Küresel ölçekte endişe verici artış</strong></p>
<p data-start="657" data-end="879">Araştırmaya göre, 25 yaş ve üzerindeki 2,11 milyar yetişkin ile 5 ila 24 yaş arasındaki 493 milyon çocuk ve genç fazla kilolu veya obez durumda. 1990 yılında bu rakamlar sırasıyla 731 milyon ve 198 milyon seviyesindeydi.</p>
<p data-start="881" data-end="1177">Uzmanlar, gerekli politika reformları ve önleyici müdahaleler olmazsa 2050 yılında 25 yaş üstü bireylerin yüzde 50’sinden fazlasının, yani yaklaşık 3,8 milyar kişinin, fazla kilolu veya obez olacağını öngörüyor. Çocuk obezitesinin ise yüzde 121 oranında artarak 360 milyona ulaşması bekleniyor.</p>
<p data-start="1179" data-end="1212"><strong data-start="1179" data-end="1210">Obezitenin coğrafi dağılımı</strong></p>
<p data-start="1214" data-end="1380">Obezite, dünya genelinde eşit dağılmıyor. Araştırma, yetişkin obezite vakalarının yarısından fazlasının sekiz ülkede yoğunlaştığını ortaya koydu. Bu ülkeler şunlar:</p>
<ul data-start="1382" data-end="1601">
<li data-start="1382" data-end="1406"><strong data-start="1384" data-end="1391">Çin</strong> (402 milyon)</li>
<li data-start="1407" data-end="1437"><strong data-start="1409" data-end="1422">Hindistan</strong> (180 milyon)</li>
<li data-start="1438" data-end="1462"><strong data-start="1440" data-end="1447">ABD</strong> (172 milyon)</li>
<li data-start="1463" data-end="1491"><strong data-start="1465" data-end="1477">Brezilya</strong> (88 milyon)</li>
<li data-start="1492" data-end="1517"><strong data-start="1494" data-end="1503">Rusya</strong> (71 milyon)</li>
<li data-start="1518" data-end="1545"><strong data-start="1520" data-end="1531">Meksika</strong> (58 milyon)</li>
<li data-start="1546" data-end="1575"><strong data-start="1548" data-end="1561">Endonezya</strong> (52 milyon)</li>
<li data-start="1576" data-end="1601"><strong data-start="1578" data-end="1587">Mısır</strong> (41 milyon)</li>
</ul>
<p data-start="1603" data-end="1744">Ayrıca, 2050'ye kadar obez çocuk ve gençlerin üçte birinin Kuzey Afrika, Orta Doğu, Latin Amerika ve Karayipler’de olacağı tahmin ediliyor.</p>
<p data-start="1746" data-end="1778"><strong data-start="1746" data-end="1776">Sağlık üzerindeki etkileri</strong></p>
<p data-start="1780" data-end="2040">Araştırmacılar, günümüzde çocukların önceki nesillere göre daha hızlı kilo aldığını ve obezitenin daha erken yaşlarda ortaya çıktığını belirtiyor. Bu durum, tip 2 diyabet, yüksek tansiyon, kalp hastalıkları ve kanser gibi ciddi sağlık sorunlarına yol açıyor.</p>
<p data-start="2042" data-end="2252">Örneğin, yüksek gelirli ülkelerde 1960'larda doğan erkeklerin yüzde 7’si 25 yaşına geldiğinde obezdi. 1990'larda doğanlarda bu oran yüzde 16'ya yükselirken, 2015 doğumlular için yüzde 25’e çıkması bekleniyor.</p>
<p data-start="2254" data-end="2290"><strong data-start="2254" data-end="2288">Sağlık sistemleri zorlanabilir</strong></p>
<p data-start="2292" data-end="2581">2050 yılına kadar obez yetişkinlerin dörtte birinin 65 yaş ve üzerinde olacağı öngörülüyor. Bu da mevcut sağlık sistemleri üzerinde ciddi bir baskı oluşturabilir. Düşük gelirli ülkeler ise obezitenin sağlık ve ekonomik etkileriyle mücadelede daha büyük zorluklarla karşı karşıya kalacak.</p>
<p data-start="2583" data-end="2636"><strong data-start="2583" data-end="2634">Uzmanlardan küresel sağlık politikalarına çağrı</strong></p>
<p data-start="2638" data-end="2915">Dünya Obezite Federasyonu tarafından yayımlanan bir başka rapor, özellikle düşük gelirli ülkelerde obezitenin etkilerine dikkat çekti. Rapora göre, obeziteye bağlı erken ölümler büyük ölçüde düşük ve orta gelirli ülkelerde yaşanıyor ve bu ülkelerde tedavi imkanları yetersiz.</p>
<p data-start="2917" data-end="3117">Dünya Obezite Forumu Başkanı Johanna Ralston, 'Obezitenin sağlık, ekonomi ve toplum üzerindeki etkileri çok büyük. Düşük gelirli ülkeler bu sorunu çözmekte daha büyük zorluklarla karşılaşacak' dedi.</p>
<p data-start="3119" data-end="3148"><strong data-start="3119" data-end="3146">Önleyici tedbirler şart</strong></p>
<p data-start="3150" data-end="3392">Araştırmanın yazarları, eldeki en iyi verileri kullandıklarını ancak tahminlerin önceki verilerin miktar ve kalitesine bağlı olduğunu belirtti. Ayrıca, yeni kilo verme ilaçlarının olası etkilerinin araştırmaya dahil edilmediği ifade edildi.</p>
<p data-start="3394" data-end="3585">Kopenhag Üniversitesi’nden Prof. Thorkild Sørensen, 'Obezite krizi o kadar büyük bir boyuta ulaştı ki, dünya çapında kamu sağlığı politikalarında köklü değişimler yapılması gerekiyor' dedi.</p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Günlük seslere tahammül edemeyenler dikkat! Mizofoni hayatınızı zorlaştırabilir</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/gunluk-seslere-tahammul-edemeyenler-dikkat-mizofoni-hayatinizi-zorlastirabilir</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/gunluk-seslere-tahammul-edemeyenler-dikkat-mizofoni-hayatinizi-zorlastirabilir</guid>
<description><![CDATA[ Sakız çiğneme, nefes alma ya da kalem tıklatma gibi sıradan sesler bazı insanlar için dayanılmaz olabilir. Mizofoni adı verilen bu durum, kişilerin sosyal hayatını ve ruh sağlığını olumsuz etkileyebilir. Uzmanlara göre, terapi ile bu hassasiyetin üstesinden gelmek mümkün. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202503/image_870x580_67c7ef009b45a.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 05 Mar 2025 12:22:33 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Mizofoni nedir, mizofoni belirtileri nelerdir, mizofoni hangi sesleri kapsar, mizofoni tedavi edilebilir mi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p data-start="412" data-end="651">Günlük hayatta çoğu insan için sıradan olan bazı sesler, mizofoni rahatsızlığı olan bireyler için dayanılmaz bir hale gelebiliyor. Çevrede duyulan belirli sesler, bu kişilerde yoğun öfke, kaygı ve iğrenme gibi duygulara neden olabiliyor.</p>
<p data-start="653" data-end="674"><strong data-start="653" data-end="672">Mizofoni nedir?</strong></p>
<p data-start="676" data-end="1016">Mizofoni kelimesi, Yunanca 'nefret' anlamına gelen "misos" ve 'ses' anlamına gelen "fone" kelimelerinden türemiştir. Bu rahatsızlığa sahip kişiler, özellikle çiğneme, nefes alma, kalem tıklatma gibi seslere aşırı tepki gösterebilir. Zamanla bu seslerden kaçınmaya başlayan bireyler, sosyal yaşamdan kopma riskiyle karşı karşıya kalabilir.</p>
<p data-start="1018" data-end="1059"><strong data-start="1018" data-end="1057">Hangi sesler mizofoniyi tetikliyor?</strong></p>
<p data-start="1061" data-end="1132">Mizofonik bireylerin tahammül edemediği bazı yaygın sesler şunlardır:</p>
<ul data-start="1134" data-end="1289">
<li data-start="1134" data-end="1151">Sakız çiğneme</li>
<li data-start="1152" data-end="1181">Yemek yerken çıkan sesler</li>
<li data-start="1182" data-end="1215">Nefes alma, horlama, yutkunma</li>
<li data-start="1216" data-end="1251">Kalem tıklatma, parmak şıklatma</li>
<li data-start="1252" data-end="1289">Dudak şapırdatma, boğaz temizleme</li>
</ul>
<p data-start="1291" data-end="1428">Bu tür sesler, mizofoniye sahip kişilerde aşırı öfke veya kaygı yaratabilir, hatta kişinin gündelik işlerini yapmasını zorlaştırabilir.</p>
<p data-start="1430" data-end="1453"><strong data-start="1430" data-end="1451">Tedavi mümkün mü?</strong></p>
<p data-start="1455" data-end="1903">Mizofoni, psikolojik bir hastalık olarak ayrı bir tanı kategorisinde yer almasa da Obsesif Kompulsif Bozukluk (OKB) spektrumu içinde değerlendirilmektedir. Uzmanlar, 'Kabul ve Sadakat Terapisi' (Acceptance and Commitment Therapy) ile bu duruma karşı bireylerin tolerans geliştirebileceğini belirtiyor. Terapi sürecinde, rahatsızlık yaratan seslerden kaçmak yerine onlarla başa çıkma becerisi kazandırılarak kişinin yaşam kalitesi artırılabiliyor.</p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Sağlık Bakanı, yerli CAR&#45;T tedavisinin umut verici etkilerini duyurdu: Kemoterapi ve akıllı ilaçlara veda mı?</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/saglik-bakani-yerli-car-t-tedavisinin-umut-verici-etkilerini-duyurdu-kemoterapi-ve-akilli-ilaclara-veda-mi</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/saglik-bakani-yerli-car-t-tedavisinin-umut-verici-etkilerini-duyurdu-kemoterapi-ve-akilli-ilaclara-veda-mi</guid>
<description><![CDATA[ Türkiye, kanser tedavisinde devrim niteliğinde bir adım attı. Yerli üretimi hızlandırarak CAR-T hücre tedavisinin klinik kullanımı için önemli bir işbirliği yapıldı. 2026&#039;dan itibaren ilk hastaların tedaviye erişmesi hedefleniyor. Bu gelişme, kemoterapi ve akıllı ilaçların yerini alabilir mi? ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202503/image_870x580_67c7f42eaaae1.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 05 Mar 2025 12:22:13 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Yerli CAR-T tedavisi nasıl çalışıyor, CAR-T tedavisinin kanser tedavisindeki yeri nedir, CAR-T tedavisinin katı tümörler üzerindeki etkileri ne zaman daha belirgin olacak, kemoterapi ve akıllı ilaçlara olan ihtiyaç azalacak mı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><br data-start="455" data-end="458">Son yıllarda tıp alanındaki ilerlemeler, kanser gibi zorlu hastalıkların tedavisinde yeni umutlar doğuruyor. Bu yeniliklerden biri, CAR-T hücre tedavisidir. Bu tedavi yöntemi, kanser hücrelerinin yok edilmesinde vücudun kendi bağışıklık sistemini kullanır. CAR-T tedavisinde, hastanın T hücreleri genetik olarak değiştirilir ve kanser hücrelerine karşı daha etkili hale gelir.</p>
<p></p>
<p data-start="837" data-end="1452"><strong data-start="837" data-end="891">Türkiye'de CAR-T Hücre Tedavisinde Önemli Bir Adım</strong><br data-start="891" data-end="894">Türkiye, bu tedavi alanında büyük bir adım atarak yerli üretim sürecini başlattı. TCT Sağlık Teknolojileri, AbClon (Güney Kore) ve İsveç Kraliyet Teknoloji Enstitüsü (IKTE) ile stratejik bir işbirliği anlaşması imzalayarak AT101'in yerli üretimi için ilk adımı attı. Bu anlaşma ile tedavi yöntemi, daha geniş bir hasta kitlesine ulaşabilir hale gelecek. Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, bu süreç hakkında şu açıklamalarda bulundu: ‘Yerli üretimle CAR-T hücre tedavisini vatandaşlarımıza sunmayı planlıyoruz. Sağlıkta üretici bir ülke olma yolunda ilerliyoruz.’</p>
<p data-start="1454" data-end="1822"><strong data-start="1454" data-end="1483">Tedavi Süreci ve Etkileri</strong><br data-start="1483" data-end="1486">CAR-T tedavisinin çalışma prensibi, hastanın kendi T hücrelerinin laboratuvar ortamında genetik olarak değiştirilmesiyle başlar. Bu hücreler, kanser hücrelerini tanıyacak şekilde programlanır ve hastaya geri infüze edilir. Tedavi süreci yaklaşık üç hafta sürer ve tedavi başarılı olursa, T hücreleri kanser hücrelerini öldürmeye başlar.</p>
<p data-start="1824" data-end="2371"><strong data-start="1824" data-end="1866">Gelişmelerin Kanser Tedavisindeki Yeri</strong><br data-start="1866" data-end="1869">Kanser tedavisinde geleneksel yöntemler, kemoterapi, akıllı ilaçlar ve radyoterapi önemli bir yer tutsa da, CAR-T tedavisi bu yöntemlerden çok daha etkili olabilir. Özellikle kan kanserlerinde önemli başarılar elde edilmiştir. Prof. Dr. Özlem Er, bu tedavi yönteminin çok ileri kanserli bazı hastalarda uzun süreli remisyon sağladığını vurguladı. Ancak katı tümörlerde, tedavi süreci daha yavaş ilerliyor. Yine de, bu tedavi yöntemi gelecekte kemoterapi ve diğer geleneksel tedavilerin yerini alabilir.</p>
<p data-start="2373" data-end="2843"><strong data-start="2373" data-end="2411">Yan Etkiler ve Gelecek Perspektifi</strong><br data-start="2411" data-end="2414">Yeni tedavi yöntemlerinin yan etkileri de tartışılmaktadır. Doç. Dr. Abdullah Sakin, tüm onkolojik tedavilerin kendine has yan etkileri olduğunu belirtti. Ancak CAR-T tedavisinin uzun vadeli etkileri ve potansiyeli konusunda da araştırmalar devam etmektedir. Yine de, kemoterapi ve radyoterapinin yakın zamanda tamamen tarihe karışması beklenmemektedir. Ancak gelişen tedavi seçenekleriyle bu yöntemlere olan ihtiyaç azalacaktır.</p>
<p data-start="2845" data-end="3088"><strong data-start="2845" data-end="2857"></strong></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Pulbiberli bal, soğuk algınlığından mide problemlerine kadar birçok rahatsızlığa karşı doğal bir çözüm sunuyor!</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/pulbiberli-bal-soguk-alginligindan-mide-problemlerine-kadar-bircok-rahatsizliga-karsi-dogal-bir-coezum-sunuyor</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/pulbiberli-bal-soguk-alginligindan-mide-problemlerine-kadar-bircok-rahatsizliga-karsi-dogal-bir-coezum-sunuyor</guid>
<description><![CDATA[ Bal ve pulbiberin birleşimi, metabolizmayı hızlandırır, bağışıklığı güçlendirir ve ağrıları dindirir. Peki, bu doğal karışım vücutta ne gibi etkiler yaratıyor? ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202503/image_870x580_67c7f2ac832b5.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 05 Mar 2025 12:22:13 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Pulbiberli bal ne işe yarar, pulbiberin vücuda faydaları nelerdir, bal ve pulbiber karışımını nasıl hazırlayabilirsiniz, bal ve pulbiber karışımının hangi hastalıklara iyi gelir</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p data-start="309" data-end="715">Bal, arıların çiçeklerden toplayıp ürettiği, “dünyanın en sağlıklı enzimi” olarak tanımlanır ve özellikle kış mevsiminde vücuda büyük faydalar sağlar. Bağışıklık sistemini güçlendiren ve hastalıklara karşı koruyan bal, vücutta A'dan Z'ye birçok pozitif etki yaratır. Ancak, balın faydalarını daha da artırmak için içine bazı doğal bileşenler eklenebilir. Bunlardan biri de pulbiberdir.</p>
<p data-start="717" data-end="1018"><strong data-start="717" data-end="741">Pulbiberin Faydaları</strong><br data-start="741" data-end="744">Pulbiber, içinde bulunan kapsaisin maddesi sayesinde metabolizmayı hızlandırarak vücudun ısınmasına yardımcı olur. Aynı zamanda doğal bir ağrı kesici olarak da bilinir. Cildin daha hızlı iyileşmesini sağlar, kas ağrılarını dindirir ve soğuk havalarda vücutta ısınma sağlar.</p>
<p data-start="1020" data-end="1471"><strong data-start="1020" data-end="1046">Bal ve Pulbiberin Gücü</strong><br data-start="1046" data-end="1049">Bal, antioksidan özellikleriyle öne çıkar. Bağışıklık sistemini güçlendirir, boğazı yumuşatır ve vücudun savunma mekanizmalarını destekler. Pulbiberle karıştırıldığında, bu karışım soğuk algınlığından boğaz ağrılarına, mide problemlerinden vücut direncini artırmaya kadar pek çok alanda fayda sağlar. Bir tatlı kaşığı bala birkaç parça pulbiber ekleyip karıştırarak tüketilebilecek bu karışım, doğal bir şifa kaynağı olur.</p>
<p data-start="1473" data-end="1701"><strong data-start="1473" data-end="1493">Nasıl Tüketilir?</strong><br data-start="1493" data-end="1496">Pulbiberli bal, oldukça pratik bir şekilde hazırlanabilir. Bir tatlı kaşığı bala birkaç parça pul biber ekleyip karıştırarak tüketebilirsiniz. Miktar konusunda kişisel tercihlere göre ayarlama yapılabilir.</p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Geçmeyen Boğaz Ağrısına İyi Gelecek Doğal Çözümler</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/gecmeyen-bogaz-agrisina-iyi-gelecek-dogal-coezumler</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/gecmeyen-bogaz-agrisina-iyi-gelecek-dogal-coezumler</guid>
<description><![CDATA[ Boğaz ağrısının nedenine bağlı olarak çeşitli doğal çözümlerle ağrıyı hafifletmek mümkün. Tuzlu su gargarasından ballı içeceklere, zencefil çayından papatya çayına kadar birçok çözüm mevcut. İşte evde kolayca uygulanabilecek etkili yöntemler… ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202503/image_870x580_67c7f28504a07.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 05 Mar 2025 12:22:13 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Boğaz ağrısı uzun süredir devam ediyorsa ne yapmalı, evde uygulanan doğal çözümler nelerdir, boğaz ağrısının altında yatan sebepler neler olabilir, hangi durumlarda doktora başvurulmalıdır</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p data-start="319" data-end="635"><strong data-start="336" data-end="392">Geçmeyen boğaz ağrısının sebepleri ve doğal çözümler</strong><br data-start="392" data-end="395">Boğaz ağrısı, birden fazla nedene bağlı olarak gelişebilir. Eğer ağrı 1-2 haftadan uzun sürüyorsa, profesyonel bir yardım almak faydalı olacaktır. Ancak, bu süreçte ağrıyı hafifletmek için doğal ve evde uygulanabilecek bazı çözümler vardır.</p>
<p data-start="637" data-end="822"><strong data-start="637" data-end="659">Tuzlu su gargarası</strong><br data-start="659" data-end="662">Ilımlı suya yarım çay kaşığı tuz ekleyip gargara yapmak, boğazdaki tahrişi ve bakterileri azaltmaya yardımcı olabilir. Bu yöntem, boğazı temizler ve rahatlatır.</p>
<p data-start="824" data-end="991"><strong data-start="824" data-end="848">Ballı ılık içecekler</strong><br data-start="848" data-end="851">Ilık suya ya da bitki çaylarına bal eklemek, boğazı yatıştırabilir. Bal, antibakteriyel özelliklere sahip olup, boğazdaki iltihapla savaşır.</p>
<p data-start="993" data-end="1203"><strong data-start="993" data-end="1019">Zencefil ve limon çayı</strong><br data-start="1019" data-end="1022">Zencefil ve limonun birleşimi, boğazdaki iltihaplanmayı azaltabilir. Zencefilin anti-enflamatuar özellikleri, boğazı rahatlatırken, limonun asidik yapısı da temizleme etkisi sağlar.</p>
<p data-start="1205" data-end="1351"><strong data-start="1205" data-end="1221">Bol su içmek</strong><br data-start="1221" data-end="1224">Boğazın kuru kalmaması için gün içinde sık sık su içmek önemlidir. Su, boğazı nemlendirir ve iyileşme sürecini hızlandırabilir.</p>
<p data-start="1353" data-end="1528"><strong data-start="1353" data-end="1377">Nemli hava kullanmak</strong><br data-start="1377" data-end="1380">Özellikle kış aylarında, bir hava nemlendirici kullanmak boğazdaki tahrişi ve kuruluğu azaltabilir. Nemli hava, boğazın rahatlamasına yardımcı olur.</p>
<p data-start="1530" data-end="1730"><strong data-start="1530" data-end="1567">Papatya çayı ve adaçayı gargarası</strong><br data-start="1567" data-end="1570">Bu bitkilerin antiseptik özellikleri, boğazdaki iltihaplanmayı hafifletmeye yardımcı olabilir. Özellikle papatya, sakinleştirici etki yaparak boğazı yatıştırır.</p>
<p data-start="1732" data-end="1871"><strong data-start="1732" data-end="1753">Sarımsak tüketimi</strong><br data-start="1753" data-end="1756">Doğal bir antibiyotik olan sarımsak, bağışıklık sistemini destekler ve enfeksiyonlarla savaşmada yardımcı olabilir.</p>
<p data-start="1873" data-end="2157"><strong data-start="1873" data-end="1906">Daha ileri tedavi seçenekleri</strong><br data-start="1906" data-end="1909">Bazı durumlarda, boğaz pastilleri ve antiseptik spreyler kullanılabilir. Bu ürünler boğazdaki enfeksiyonu hafifletmeye ve ağrıyı dindirmeye yardımcı olabilir. Ağrıyı kontrol altına almak için parasetamol veya ibuprofen gibi ilaçlar da önerilebilir.</p>
<p data-start="2159" data-end="2287"><strong data-start="2159" data-end="2193">Ne zaman doktora başvurulmalı?</strong><br data-start="2193" data-end="2196">Eğer boğaz ağrısı şu durumlarla birlikte devam ediyorsa, bir doktora başvurmak önemlidir:</p>
<ul data-start="2288" data-end="2538">
<li data-start="2288" data-end="2323">Ağrı 2 haftadan uzun sürüyorsa,</li>
<li data-start="2324" data-end="2380">Ağrı çok şiddetli ise ve yutkunmayı zorlaştırıyorsa,</li>
<li data-start="2381" data-end="2440">Yüksek ateş, beyaz lekeler veya bademcik şişmesi varsa,</li>
<li data-start="2441" data-end="2486">Ses kısıklığı 2 haftadan fazla sürüyorsa,</li>
<li data-start="2487" data-end="2538">Lenf bezlerinde aşırı şişlik ve hassasiyet varsa.</li>
</ul>
<p data-start="2540" data-end="2731">Boğaz ağrısının nedeni genellikle enfeksiyon, alerji, reflü ya da tahriş gibi durumlar olabilir. Uzun süren boğaz ağrıları için profesyonel bir uzmandan yardım almak en doğru çözüm olacaktır.</p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Tuzlu Suyun Faydaları: Cilt, Diş ve Saç Sağlığına Etkileri</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/tuzlu-suyun-faydalari-cilt-dis-ve-sac-sagligina-etkileri</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/tuzlu-suyun-faydalari-cilt-dis-ve-sac-sagligina-etkileri</guid>
<description><![CDATA[ Tuzlu su, cilt sağlığından sindirim sistemine, ağız bakımından saç bakımına kadar birçok alanda faydalar sunuyor. Antibakteriyel ve iyileştirici özellikleriyle bilinen tuzlu su, akne tedavisinden diş eti sağlığına kadar geniş bir kullanım alanına sahip. Peki, tuzlu suyun faydaları nelerdir? ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202503/image_870x580_67c3651627aa2.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 03 Mar 2025 00:13:41 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Tuzlu suyun cilde faydaları nelerdir, tuzlu su diş sağlığını nasıl etkiler, tuzlu su saç dökülmesini önler mi, tuzlu suyla gargara yapmak ne işe yarar</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p></p>
<p data-start="410" data-end="612">Tuzlu su, sağlık ve güzellik alanında uzun yıllardır kullanılan doğal yöntemler arasında yer alıyor. İçeriğindeki mineraller sayesinde cilt, saç ve diş sağlığı üzerinde birçok olumlu etkisi bulunuyor.</p>
<h3 data-start="614" data-end="655"><strong data-start="618" data-end="653">Cilt İçin Tuzlu Suyun Faydaları</strong></h3>
<p data-start="656" data-end="968">Tuzlu suyun cilt üzerindeki olumlu etkileri arasında akne, egzama ve sedef hastalığı gibi cilt sorunlarının hafifletilmesi yer alıyor. Antibakteriyel özellikleri sayesinde ciltteki bakterileri yok ederek akne oluşumunu engelliyor. Ayrıca tuzlu su, gözenekleri sıkılaştırarak daha pürüzsüz bir görünüm sağlıyor.</p>
<p data-start="970" data-end="1161"><strong data-start="970" data-end="1005">- Akne ve siyah nokta tedavisi:</strong> Tuzlu su, ciltteki fazla yağı ve kiri temizleyerek gözeneklerin tıkanmasını önlüyor. Düzenli olarak tuzlu suyla yüz yıkamak, sivilce oluşumunu azaltıyor.</p>
<p data-start="1163" data-end="1356"><strong data-start="1163" data-end="1208">- Egzama ve sedef hastalığını hafifletme:</strong> Tuzlu suyun içerdiği magnezyum, potasyum ve kalsiyum gibi mineraller, cildin iyileşme sürecini hızlandırarak kaşıntı ve iltihaplanmayı azaltıyor.</p>
<p data-start="1358" data-end="1500"><strong data-start="1358" data-end="1381">- Cilt yenilenmesi:</strong> Ölü deri hücrelerinin ciltten uzaklaştırılmasına yardımcı olarak cildin daha sağlıklı ve canlı görünmesini sağlıyor.</p>
<h3 data-start="1502" data-end="1534"><strong data-start="1506" data-end="1532">Diş Sağlığına Etkileri</strong></h3>
<p data-start="1535" data-end="1699">Tuzlu suyun ağız ve diş sağlığı üzerinde de birçok faydası bulunuyor. Antiseptik özellikleri sayesinde ağız içindeki bakterileri öldürerek enfeksiyonları önlüyor.</p>
<p data-start="1701" data-end="1855"><strong data-start="1701" data-end="1743">- Diş eti hastalıklarına karşı koruma:</strong> Tuzlu suyla gargara yapmak, diş eti iltihaplarını hafifletmeye ve diş etlerini güçlendirmeye yardımcı oluyor.</p>
<p data-start="1857" data-end="1967"><strong data-start="1857" data-end="1886">- Diş çürüklerini önleme:</strong> Tuzlu su, ağız içindeki bakteri miktarını azaltarak plak oluşumunu engelliyor.</p>
<p data-start="1969" data-end="2135"><strong data-start="1969" data-end="2017">- Ağız yaralarının iyileşmesini hızlandırma:</strong> Tuzlu suyun antiseptik özellikleri, ağız içindeki aft ve diğer yaraların daha hızlı iyileşmesine katkıda bulunuyor.</p>
<h3 data-start="2137" data-end="2178"><strong data-start="2141" data-end="2176">Saç Sağlığı Üzerindeki Etkileri</strong></h3>
<p data-start="2179" data-end="2262">Tuzlu suyun saç derisi ve saç telleri üzerinde de birçok olumlu etkisi bulunuyor.</p>
<p data-start="2264" data-end="2385"><strong data-start="2264" data-end="2293">- Saç derisini temizleme:</strong> Tuzlu su, saç derisindeki fazla yağı ve kalıntıları temizleyerek kepek oluşumunu önlüyor.</p>
<p data-start="2387" data-end="2486"><strong data-start="2387" data-end="2419">- Doğal şekillendirici etki:</strong> Deniz suyu etkisi yaratarak saçlara doğal dalgalar kazandırıyor.</p>
<p data-start="2488" data-end="2600"><strong data-start="2488" data-end="2518">- Saç dökülmesini azaltma:</strong> Tuzlu suyla yapılan masaj, saç köklerini güçlendirerek dökülmeyi azaltabiliyor.</p>
<p data-start="2602" data-end="2811">Tuzlu su, sağlık açısından birçok fayda sunsa da aşırı kullanımının cildi ve saçları kurutabileceği unutulmamalıdır. Düzenli ve dengeli bir şekilde kullanıldığında doğal bir bakım yöntemi olarak öne çıkıyor.</p>
<p data-start="2813" data-end="2982"><strong data-start="2813" data-end="2825"></strong></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Bilim İnsanları En Acı Verici Ölüm Şekillerini Açıkladı: Yanarak Ölmek, Böcekler Tarafından Yenmek ve Daha Fazlası</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/bilim-insanlari-en-aci-verici-olum-sekillerini-acikladi-yanarak-olmek-boecekler-tarafindan-yenmek-ve-daha-fazlasi</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/bilim-insanlari-en-aci-verici-olum-sekillerini-acikladi-yanarak-olmek-boecekler-tarafindan-yenmek-ve-daha-fazlasi</guid>
<description><![CDATA[ Bilim insanları, ölümün en acı verici şekillerini sıraladı. Yanarak ölme, radyasyon zehirlenmesi, böcekler tarafından yenilme gibi ölüm türleri, insanın hayatta kalma içgüdüsüne karşı büyük acı yaratıyor. ]]></description>
<enclosure url="https://pursaklargundem.com.tr/uploads/images/202502/image_870x580_67c1969977919.jpg" length="44451" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 28 Feb 2025 17:07:38 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Yanarak ölmek hangi acı verici etkileri yaratır, radyasyon zehirlenmesi nasıl bir ağrıya yol açar, böcekler tarafından yenme tarihi geçmişte hangi yöntemle uygulanmıştır, dekompresyon hastalığının etkileri nelerdir</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><br data-start="363" data-end="366">Dünyada her yıl yüzbinlerce insan hayatını kaybederken, bazı ölümler hem trajik hem de son derece acı verici bir deneyim olarak yaşanıyor. Bilim insanları, ölüm şekillerinin içinde en fazla acıyı taşıyan türlerini araştırarak kamuoyuna açıkladı. Bu ölüm türleri, sadece fiziksel acı değil, aynı zamanda zihinsel ve duygusal travmalar da yaratmaktadır.</p>
<p></p>
<p data-start="721" data-end="1162"><strong data-start="721" data-end="738">Yanarak Ölmek</strong><br data-start="738" data-end="741">Yanarak ölmek, insanın dayanamayacağı bir işkence sürecini ifade eder. Alevler tüm vücuda yayıldığında, derinin ve kasların yanması, organların işlevini kaybetmesine yol açar. Vücudun iç organları da yavaşça çürürken, kurbanın acıları çığlıklarla devam eder. Ölen kişi çoğunlukla bu acılara daha fazla dayanamayarak bilincini kaybeder. Tarihte, bazı toplumlarda suçluları cezalandırma amacıyla bu yöntem kullanılmıştır.</p>
<p data-start="1164" data-end="1554"><strong data-start="1164" data-end="1190">Radyasyon Zehirlenmesi</strong><br data-start="1190" data-end="1193">Radyasyonun yüksek dozları, insan vücudunda ağır acılara yol açar. İç organlar zamanla yanar ve hücreler hızla yok olur. Vücut, kendini yenileyemediği için organlar işlevsizlik gösterir. Bu süreç, büyük bir ağrıya yol açar ve sonunda organ yetmezliğinden ölüm gerçekleşir. Radyasyon zehirlenmesinin sonunda yaşam kaybı, genellikle günler süren acılarla gelir.</p>
<p data-start="1556" data-end="1941"><strong data-start="1556" data-end="1586">Böcekler Tarafından Yenmek</strong><br data-start="1586" data-end="1589">Tarihte uygulanan işkence yöntemlerinden biri de böcekler tarafından yenilme şeklidir. Kurban, hareketsiz şekilde bağlanarak böceklerin saldırısına uğrar. Böcekler kurbanın derisini ve etini kemirirken, bu çığlıklar saatlerce devam eder. Antik Pers İmparatorluğu'nda böylesi idam yöntemlerine başvurulmuş ve büyük bir acı içinde ölüm gerçekleşmiştir.</p>
<p data-start="1943" data-end="2395"><strong data-start="1943" data-end="1969">Dekompresyon Hastalığı</strong><br data-start="1969" data-end="1972">Deniz altı dalgıçlarının yaşadığı dekompresyon hastalığı, dalgıçların vücutlarının yüksek basınçtan düşük basınca aniden geçmesi sonucu ortaya çıkar. Bu geçiş sırasında organlar zarar görür ve hücreler patlar. Dalgıçlar büyük acılar içinde vurgun yediğinde hayatlarını kaybederler. Bu tür ölümler, şanslı olanlar için sakat kalmayla sonuçlanabilir, fakat diğerleri bu korkunç süreçten kaçamayarak hayatlarını kaybederler.</p>
<p data-start="2397" data-end="2624"></p><br><p><b>Kaynak: <a href="https://cumha.com.tr/" target="_blank">CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</a></b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Yaş ve kuru mayanın faydaları ve zararları neler? Cilt ve sindirim üzerindeki etkileri</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/yas-ve-kuru-mayanin-faydalari-ve-zararlari-neler-cilt-ve-sindirim-uzerindeki-etkileri</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/yas-ve-kuru-mayanin-faydalari-ve-zararlari-neler-cilt-ve-sindirim-uzerindeki-etkileri</guid>
<description><![CDATA[ Maya, mutfakta sıkça kullanılan ve sağlık açısından çeşitli faydaları olan bir besindir. Bağışıklık sistemini güçlendirmesi, sindirime yardımcı olması ve cilt sağlığını desteklemesi gibi pek çok olumlu etkisi bulunur. Ancak aşırı tüketimi bağırsak florasını bozabilir ve bazı sindirim sorunlarına yol açabilir. Yaş ve kuru mayanın faydaları, zararları ve kullanım alanlarına dair detaylar haberimizde. ]]></description>
<enclosure url="https://pursaklargundem.com.tr/uploads/images/202502/image_870x580_67c1a25143b29.jpg" length="77537" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 28 Feb 2025 17:07:38 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Mayanın faydaları nelerdir, yaş maya cilde nasıl etki eder, fazla maya tüketmek zararlı mı, hangi maya türleri daha sağlıklıdır</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p></p>
<p data-start="548" data-end="892">Maya, hamur işlerinde kabartıcı olarak kullanılan ve sağlık açısından çeşitli faydalar sağlayan bir besindir. Tek hücreli bir mantar türü olan maya, özellikle bağışıklık sistemini güçlendiren, sindirimi destekleyen ve cilt sağlığına katkı sağlayan özellikleriyle bilinir. Ancak yanlış veya aşırı tüketimi bazı sağlık sorunlarına yol açabilir.</p>
<h3 data-start="894" data-end="923"><strong data-start="898" data-end="921">Mayaların Faydaları</strong></h3>
<ul data-start="924" data-end="1314">
<li data-start="924" data-end="1008">B vitamini bakımından zengin içeriği sayesinde bağışıklık sistemini güçlendirir.</li>
<li data-start="1009" data-end="1074">Stresle mücadelede yardımcı olur ve sinir sistemini düzenler.</li>
<li data-start="1075" data-end="1144">Fiziksel ve zihinsel yorgunluğu azaltarak konsantrasyonu artırır.</li>
<li data-start="1145" data-end="1199">Hamilelik sürecinde cenin gelişimine katkı sağlar.</li>
<li data-start="1200" data-end="1252">Karaciğerin toksinlerden arınmasına destek olur.</li>
<li data-start="1253" data-end="1314">Mide problemlerini hafifletir ve sindirimi kolaylaştırır.</li>
</ul>
<h3 data-start="1316" data-end="1353"><strong data-start="1320" data-end="1351">Yaş Mayanın Cilde Faydaları</strong></h3>
<ul data-start="1354" data-end="1569">
<li data-start="1354" data-end="1402">Cildi yenileyerek ölü hücrelerden arındırır.</li>
<li data-start="1403" data-end="1453">Kırışıklıkları azaltır ve cilt tonunu eşitler.</li>
<li data-start="1454" data-end="1520">Sivilce ve akne gibi cilt sorunlarını gidermeye yardımcı olur.</li>
<li data-start="1521" data-end="1569">Cilt lekelerinin hafiflemesine katkı sağlar.</li>
</ul>
<h3 data-start="1571" data-end="1598"><strong data-start="1575" data-end="1596">Mayanın Zararları</strong></h3>
<p data-start="1599" data-end="1690">Her besinde olduğu gibi mayanın da aşırı tüketimi bazı sağlık sorunlarına neden olabilir:</p>
<ul data-start="1691" data-end="2024">
<li data-start="1691" data-end="1763">Bağırsak florasını bozarak sindirim sistemini olumsuz etkileyebilir.</li>
<li data-start="1764" data-end="1852">Fazla tüketildiğinde bağışıklık sistemini zayıflatabilir ve metabolizmayı bozabilir.</li>
<li data-start="1853" data-end="1945">Sindirim sistemi sorunları, mide yanması ve şişkinlik gibi rahatsızlıklara yol açabilir.</li>
<li data-start="1946" data-end="2024">Hazır mayalarda bulunan katkı maddeleri mide problemlerine neden olabilir.</li>
</ul>
<h3 data-start="2026" data-end="2064"><strong data-start="2030" data-end="2062">Mayanın İçeriği ve Çeşitleri</strong></h3>
<p data-start="2065" data-end="2307">Maya; yaş maya, kuru maya, instant maya ve ekşi maya gibi farklı türlerde bulunur. Maya üretiminde genellikle Saccharomyces cerevisiae türü kullanılır. Üreme süreci için şeker kamışı ve şeker pancarı gibi karbon kaynaklarından yararlanılır.</p>
<p data-start="2309" data-end="2455"><strong data-start="2309" data-end="2321"></strong></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İnsanlar neden üçüncü kez diş çıkarmaz? İşte şaşırtan bilimsel nedeni</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/insanlar-neden-ucuncu-kez-dis-cikarmaz-iste-sasirtan-bilimsel-nedeni</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/insanlar-neden-ucuncu-kez-dis-cikarmaz-iste-sasirtan-bilimsel-nedeni</guid>
<description><![CDATA[ İnsanlar hayatları boyunca sadece iki kez diş çıkarır: Süt dişleri ve kalıcı dişler. Peki, dişlerimiz neden üçüncü kez çıkmaz? Bu durumun ardında evrimsel ve biyolojik faktörler yatıyor. Evrim sürecinde çene yapısının küçülmesi ve vücudun kaynakları verimli kullanma eğilimi, üçüncü kez diş çıkmasını engelleyen başlıca nedenlerden biri. İşte detaylar... ]]></description>
<enclosure url="https://pursaklargundem.com.tr/uploads/images/202502/image_870x580_67c1a2529d7dd.jpg" length="45553" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 28 Feb 2025 17:07:38 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>İnsanlar neden üçüncü kez diş çıkarmaz, evrim sürecinde çene yapısı nasıl değişti, vücut neden üçüncü diş takımını üretmiyor, hangi hayvanlar ömür boyu diş çıkarabiliyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p></p>
<p data-start="484" data-end="754">İnsan vücudu, doğumdan itibaren belirli bir biyolojik düzene sahiptir ve bu süreç diş gelişimiyle de doğrudan ilişkilidir. Bebeklik döneminde çıkan süt dişleri, yerini kalıcı dişlere bırakırken, dişlerimizin üçüncü kez çıkmaması birçok kişi için merak konusu olmuştur.</p>
<p data-start="756" data-end="1157"><strong data-start="756" data-end="795">Evrim üçüncü dişleri gereksiz buldu</strong><br data-start="795" data-end="798">Evrimsel süreçte atalarımızın çene yapısı günümüz insanına kıyasla daha genişti. Sert besinler tüketildiği için daha fazla ve güçlü dişlere ihtiyaç duyuluyordu. Ancak zamanla beslenme alışkanlıklarının değişmesi ve pişmiş, işlenmiş gıdaların tüketilmeye başlanması, çene yapısının küçülmesine neden oldu. Küçülen çene, üçüncü bir diş takımına yer bırakmadı.</p>
<p data-start="1159" data-end="1530"><strong data-start="1159" data-end="1207">Biyolojik kaynak kullanımı önemli bir faktör</strong><br data-start="1207" data-end="1210">Vücudumuz enerji tasarrufu sağlayacak şekilde evrimleşmiştir. Üçüncü kez diş üretmek için gerekli olan kök hücreler ve genetik mekanizmalar, evrimsel süreçte daha önemli organ ve işlevler için kullanılmıştır. Bu nedenle, vücut bir kez çıkan kalıcı dişleri yeterli görerek üçüncü diş takımının oluşmasını engellemiştir.</p>
<p data-start="1532" data-end="1802"><strong data-start="1532" data-end="1578">Bazı hayvanlar ömür boyu diş çıkarabiliyor</strong><br data-start="1578" data-end="1581">Köpekbalıkları ve bazı kemirgen türleri gibi bazı hayvanlar, yaşamları boyunca sürekli diş yenileyebilir. Ancak insanlarda diş yapısı ve çene gelişimi, sınırlı sayıda diş değişimini destekleyecek şekilde evrimleşmiştir.</p>
<p data-start="1804" data-end="1943">Modern tıpta gelişen implant ve diş tedavi yöntemleri, üçüncü diş çıkmasa da eksik dişlerin yerine geçecek çözümler sunmaya devam ediyor.</p>
<p data-start="1945" data-end="2133"><strong data-start="1945" data-end="1957"></strong></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Altın Otu Mide, Sindirim ve Cilt Sağlığına Nasıl Fayda Sağlıyor?</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/altin-otu-mide-sindirim-ve-cilt-sagligina-nasil-fayda-sagliyor</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/altin-otu-mide-sindirim-ve-cilt-sagligina-nasil-fayda-sagliyor</guid>
<description><![CDATA[ Altın otu, mide rahatsızlıklarından eklem ağrılarına kadar birçok sağlık problemine iyi gelen şifalı bir bitki olarak biliniyor. Sindirim sistemini destekleyen, idrar söktürücü etkisiyle ödem atımına yardımcı olan bu bitki, cilt sağlığından böbrek fonksiyonlarına kadar geniş bir yelpazede fayda sağlıyor. Ancak aşırı tüketiminin yan etkileri de bulunuyor. Altın otu nasıl kullanılır, hangi hastalıklara iyi gelir ve zararları nelerdir? İşte detaylar... ]]></description>
<enclosure url="https://pursaklargundem.com.tr/uploads/images/202502/image_870x580_67c1a2530c160.jpg" length="95062" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 28 Feb 2025 17:07:38 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Altın otu hangi hastalıklara iyi gelir, altın otu çayı nasıl hazırlanır, altın otunun yan etkileri nelerdir, altın otu zayıflamaya yardımcı olur mu</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p></p>
<p data-start="578" data-end="835">Altın otu, Helichrysum Arenarium adıyla bilinen ve özellikle mide dostu olarak tanınan şifalı bir bitkidir. Sarı çiçekleriyle dikkat çeken bu bitki, sindirim sistemi rahatsızlıkları, eklem ağrıları ve cilt problemlerine karşı doğal bir destek sunmaktadır.</p>
<p data-start="837" data-end="873"><strong data-start="837" data-end="871">Altın Otunun Sağlığa Faydaları</strong></p>
<p data-start="875" data-end="1125">Altın otu, mide ekşimesi, mide yanması ve gastrit gibi sindirim sistemi sorunlarını hafifletici etkisiyle bilinir. Bağırsak fonksiyonlarını düzenleyerek kabızlık gibi problemlerin önüne geçer. Aynı zamanda hemoroit tedavisinde de yardımcı olabilir.</p>
<p data-start="1127" data-end="1434">Böbrek sağlığına katkı sağlayan bu bitki, böbreklerde oluşan taş ve kumların atılmasına yardımcı olur. Etkili bir idrar söktürücü olarak bilinen altın otu, vücuttaki ödemin atılmasını destekler. Ancak bu etkisinin doğrudan kilo kaybı sağladığı yönündeki iddialar kesin bir bilimsel temele dayanmamaktadır.</p>
<p data-start="1436" data-end="1764">Altın otu çayı, iltihap giderici ve bağışıklık sistemini destekleyici özelliklere de sahiptir. Romatizma, kireçlenme ve eklem ağrıları gibi rahatsızlıkların hafifletilmesine yardımcı olur. Cilt sağlığı üzerinde de olumlu etkileri bulunan bu bitki, egzama, siğil ve sedef gibi deri hastalıklarının tedavisinde kullanılmaktadır.</p>
<p data-start="1766" data-end="1799"><strong data-start="1766" data-end="1797">Altın Otu Nasıl Kullanılır?</strong></p>
<p data-start="1801" data-end="2076">Altın otu genellikle çay olarak tüketilmektedir. Bir bardak sıcak suya birkaç adet altın otu çiçeği eklenerek 10-15 dakika demlendikten sonra içilebilir. Acı tadını dengelemek için bir çay kaşığı bal eklenmesi önerilir. Ayrıca altın otu yağı, cilt bakımında kullanılabilir.</p>
<p data-start="2078" data-end="2139"><strong data-start="2078" data-end="2137">Altın Otunun Yan Etkileri ve Dikkat Edilmesi Gerekenler</strong></p>
<p data-start="2141" data-end="2443">Altın otunun bilinen ciddi bir yan etkisi bulunmamaktadır. Ancak hassas ciltlerde alerjik reaksiyonlara yol açabilir. Gebe ve emziren kadınlar ile kronik hastalıkları bulunan kişilerin kullanmadan önce doktora danışması önerilir. Ayrıca, 10 yaş altındaki çocuklar için tüketimi uygun görülmemektedir.</p>
<p data-start="2445" data-end="2744">Doğal ürünlerden en iyi faydayı sağlamak adına, altın otunun poşet çay yerine doğrudan bitki olarak satın alınması tavsiye edilmektedir. Fazla tüketimi mide rahatsızlıklarına veya vücuttan gereğinden fazla sıvı kaybına yol açabileceğinden günlük 1 fincan altın otu çayı tüketimi yeterli olacaktır.</p>
<p data-start="2746" data-end="2912"><strong data-start="2746" data-end="2758"></strong></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Gusül Abdesti Alınışı ve Sünnetleri: Adım Adım Erkek ve Kadın İçin Rehber</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/gusul-abdesti-alinisi-ve-sunnetleri-adim-adim-erkek-ve-kadin-icin-rehber</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/gusul-abdesti-alinisi-ve-sunnetleri-adim-adim-erkek-ve-kadin-icin-rehber</guid>
<description><![CDATA[ Gusül abdesti, cünüplük, hayız ve nifas gibi durumlarda alınması gereken dini bir temizliktir. Erkekler ve kadınlar için gusül abdestinin nasıl alınacağı, farzları ve sünnetleri adım adım anlatıldı. İşte doğru gusül abdesti alma yöntemleri ve İslam&#039;daki önemi! ]]></description>
<enclosure url="https://pursaklargundem.com.tr/uploads/images/202502/image_870x580_67c1a25464298.jpg" length="49470" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 28 Feb 2025 17:07:38 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Gusül abdesti nasıl alınır, gusül abdesti alırken nelere dikkat edilmeli, guslün sünnetleri nelerdir, gusül abdestinin dini önemi nedir</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p></p>
<p data-start="394" data-end="605">Gusül abdesti, İslam’da hükmi kirlilikten arınmak için alınması gereken dini bir temizliktir. Cünüplük, hayız ve nifas sonrası farz olan bu abdest, Kur’an-ı Kerim ve hadislerde detaylı olarak ele alınmaktadır.</p>
<h3 data-start="607" data-end="644"><strong data-start="611" data-end="642">Gusül Abdesti Nasıl Alınır?</strong></h3>
<p data-start="646" data-end="697">Gusül abdesti almak için şu adımlar izlenmelidir:</p>
<ul data-start="699" data-end="1305">
<li data-start="699" data-end="756">Banyoya sol ayakla girilir ve "Eûzü-Besmele" çekilir.</li>
<li data-start="757" data-end="835">"Niyet ettim Allah rızası için gusül abdesti almaya" denerek niyet edilir.</li>
<li data-start="836" data-end="914">Elleri bileklere kadar yıkandıktan sonra edep yerleri sol elle temizlenir.</li>
<li data-start="915" data-end="987">Sağ avuçla üç defa ağıza su alınır ve her defasında gargara yapılır.</li>
<li data-start="988" data-end="1041">Buruna üç defa su çekilir ve sol elle temizlenir.</li>
<li data-start="1042" data-end="1086">Normal namaz abdesti gibi abdest alınır.</li>
<li data-start="1087" data-end="1179">Önce başa, sonra sağ omuza, ardından sol omuza üçer defa su dökülerek tüm vücut yıkanır.</li>
<li data-start="1180" data-end="1239">Vücutta kuru bir yer kalmayacak şekilde iyice ovalanır.</li>
<li data-start="1240" data-end="1305">Sakal, bıyık ve saç diplerine suyun ulaşmasına dikkat edilir.</li>
</ul>
<h3 data-start="1307" data-end="1365"><strong data-start="1311" data-end="1363">Gusül Abdesti Alırken Dikkat Edilmesi Gerekenler</strong></h3>
<ul data-start="1367" data-end="1573">
<li data-start="1367" data-end="1450">Göbek boşluğu, küpe delikleri ve vücudun kıvrımlı bölgeleri iyice yıkanmalıdır.</li>
<li data-start="1451" data-end="1511">Abdest esnasında iğne ucu kadar kuru bölge kalmamalıdır.</li>
<li data-start="1512" data-end="1573">Oruçlu kişiler, boğaza su kaçmamasına özen göstermelidir.</li>
</ul>
<h3 data-start="1575" data-end="1622"><strong data-start="1579" data-end="1620">Gusül Abdestinin Sünnetleri Nelerdir?</strong></h3>
<ul data-start="1624" data-end="1936">
<li data-start="1624" data-end="1662">Gusle başlamadan önce niyet etmek.</li>
<li data-start="1663" data-end="1700">Besmele çekerek abdeste başlamak.</li>
<li data-start="1701" data-end="1738">Eller ve avret yerlerini yıkamak.</li>
<li data-start="1739" data-end="1763">Normal abdest almak.</li>
<li data-start="1764" data-end="1808">Saç köklerine suyun ulaşmasını sağlamak.</li>
<li data-start="1809" data-end="1874">Sağ omuza, sonra sol omuza su dökerek bedeni tamamen yıkamak.</li>
<li data-start="1875" data-end="1936">Tüm bedeni üçer defa yıkamak ve belirli bir sıraya uymak.</li>
</ul>
<h3 data-start="1938" data-end="1975"><strong data-start="1942" data-end="1973">Gusül Abdesti ve Dini Önemi</strong></h3>
<p data-start="1977" data-end="2229">Kur’an-ı Kerim’de gusül abdesti, ‘Eğer cünüpseniz iyice temizlenin’ (el-Mâide 5/6) ayeti ile farz kılınmıştır. Ayrıca hadislerde de guslün önemi vurgulanmış ve cünüp olan kişinin gusletmeden namaz kılamayacağı, Kur’an’a dokunamayacağı belirtilmiştir.</p>
<p data-start="2231" data-end="2477">Hanefî mezhebine göre ağız ve burnun içi bedenin dışından sayıldığı için buraların yıkanması farz kabul edilir. Diğer bazı mezhepler ise bunu sünnet olarak değerlendirir. Gusülde niyet Hanefîler’e göre sünnet, diğer mezheplere göre ise farzdır.</p>
<p data-start="2479" data-end="2633"><strong data-start="2479" data-end="2491"></strong></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kış Aylarında Bağışıklık Güçlendiren Beslenme Önerileri</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/kis-aylarinda-bagisiklik-guclendiren-beslenme-onerileri</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/kis-aylarinda-bagisiklik-guclendiren-beslenme-onerileri</guid>
<description><![CDATA[ Soğuk havalarda enerji ihtiyacını artıran beslenme önerileri, bağışıklık sistemini desteklemek ve ruh halini iyileştirmek için zengin seçenekler sunuyor. Uzmanlar, kışın tüketilmesi gereken besinleri ve yapılması gereken fiziksel aktiviteleri sıraladı. ]]></description>
<enclosure url="https://pursaklargundem.com.tr/uploads/images/202502/image_870x580_67c1a8310c731.jpg" length="85433" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 28 Feb 2025 17:07:38 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Kış aylarında hangi besinler bağışıklık sistemini güçlendirir, kış çorbalarına hangi baharatlar eklenmelidir, kışın yeterli sıvı tüketimi nasıl sağlanır, kışın fiziksel aktiviteyi artırmak için ne tür egzersizler yapılabilir</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p data-start="334" data-end="910"><strong data-start="351" data-end="392">Soğuk Havalarda Enerji İhtiyacı Artar</strong><br data-start="392" data-end="395">Kış mevsimi, vücudumuzun daha fazla enerjiye ihtiyaç duyduğu bir dönemdir. Soğuk hava, vücut ısısını dengelemek için daha fazla kalori harcamamıza sebep olabilir. Bu nedenle, sağlıklı beslenme alışkanlıkları ile bağışıklık sistemini desteklemek ve enerji seviyelerini yükseltmek oldukça önemlidir. İstinye Devlet Hastanesi Başhekim Yardımcısı Dr. Tülin Çalışkan Kayıkçı, kışın sağlıklı beslenmenin ve fiziksel aktivitenin önemine vurgu yaparak, bağışıklık güçlendiren besinlere dikkat edilmesi gerektiğini belirtti.</p>
<p data-start="912" data-end="1481"><strong data-start="912" data-end="957">Bağışıklık Sistemini Güçlendiren Besinler</strong><br data-start="957" data-end="960">Dr. Kayıkçı, kış aylarında bağışıklık sistemini güçlendirmek için öncelikle mevsim sebzeleri ve meyvelerinin sofralara dahil edilmesi gerektiğini söyledi. C vitamini açısından zengin portakal, mandalina ve kivi gibi meyveler, kış sebzeleri olan lahana, brokoli ve karnabahar vücuda enfeksiyonlardan korunmada yardımcı olur. Ayrıca, A vitamini içeren havuç ve bal kabağı gibi besinler de bağışıklık sistemini destekler. Antioksidan etkisiyle bilinen nar, vücut direncini artırmak için ideal bir seçenek olarak öne çıkıyor.</p>
<p data-start="1483" data-end="1839"><strong data-start="1483" data-end="1539">Zerdeçal ve Zencefil ile Bağışıklığınızı Destekleyin</strong><br data-start="1539" data-end="1542">Kışın soğuk havalarda sıkça tüketilen çorbaların faydalı olduğuna dikkat çeken Dr. Kayıkçı, "Mercimek, sebze ve tarhana çorbaları hem enerji verir hem de sindirimi kolaydır. Bu çorbaların içine zencefil ve zerdeçal gibi bağışıklık destekleyici baharatlar eklemek, şifa etkisini artıracaktır" dedi.</p>
<p data-start="1841" data-end="2327"><strong data-start="1841" data-end="1873">Yeterli Sıvı Tüketimi Önemli</strong><br data-start="1873" data-end="1876">Dr. Kayıkçı, soğuk havalarda sıvı tüketiminin sıklıkla ihmal edildiğine dikkat çekti. "Vücudun toksinlerden arınması ve sağlıklı çalışması için yeterli miktarda su içmek çok önemlidir. Günde 8-10 bardak su içmeyi alışkanlık haline getirin" dedi. Ayrıca, bitki çaylarının da bağışıklık sistemini desteklediğini belirtti. Ihlamur, adaçayı ve zencefil çayı gibi içecekler, sıvı ihtiyacını karşılamakla birlikte bağışıklık üzerinde olumlu etkiler yaratır.</p>
<p data-start="2329" data-end="2829"><strong data-start="2329" data-end="2390">Enerji Veren Besinler ile Kışın Vücut Direncinizi Artırın</strong><br data-start="2390" data-end="2393">Dr. Kayıkçı, kışın enerji ihtiyacının arttığını ve buna karşılık dengeli bir diyet oluşturmanın önemini vurguladı. Tavuk, balık, yumurta, yoğurt gibi hayvansal proteinler ile mercimek, nohut ve kuru fasulye gibi bitkisel proteinlerin vücudun temel ihtiyaçlarını karşıladığını söyledi. Ayrıca, Omega-3 açısından zengin somon ve sardalya gibi balıkların, bağışıklığı güçlendirmenin yanı sıra zihinsel sağlığı olumlu etkilediğini belirtti.</p>
<p data-start="2831" data-end="3253"><strong data-start="2831" data-end="2878">Stresle Mücadelede Muz ve Serotonin Desteği</strong><br data-start="2878" data-end="2881">Dr. Kayıkçı, kış aylarında güneş ışığından mahrum kalmanın ruh halimizi olumsuz etkileyebileceğini belirterek, "Serotonin düzeylerini artıran yiyeceklere yönelmek önemlidir. Muz, bitter çikolata ve tam tahıllı gıdalar, stres ve yorgunlukla mücadelede yardımcı olabilir" dedi. Ayrıca, açık havada kısa yürüyüşler yapmanın ve egzersizin ruh halini iyileştirdiğini de ekledi.</p>
<p data-start="3255" data-end="3602"><strong data-start="3255" data-end="3292">Fiziksel Aktiviteyi İhmal Etmeyin</strong><br data-start="3292" data-end="3295">Kışın fiziksel aktivitenin azalmasıyla birlikte, düzenli egzersiz yapmanın önemine değinen Dr. Kayıkçı, "Evde yapılan hafif egzersizler ve kısa yürüyüşler, hem beden sağlığını iyileştirir hem de ruh halini yükseltir. Her gün en az 20 dakikalık tempolu yürüyüşler, bağışıklık sistemini güçlendirebilir" dedi.</p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Yumurta Tüketimi Alzheimer Riskini Azaltabilir, İşte Bilimsel Açıklamalar</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/yumurta-tuketimi-alzheimer-riskini-azaltabilir-iste-bilimsel-aciklamalar</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/yumurta-tuketimi-alzheimer-riskini-azaltabilir-iste-bilimsel-aciklamalar</guid>
<description><![CDATA[ Yumurta, sadece fiziksel sağlığı değil, aynı zamanda beyin sağlığını da destekliyor. Uzmanlar, kolin maddesinin Alzheimer hastalığı riskini azaltabileceğini vurguluyor. Beyin fonksiyonları için önemli bir besin! ]]></description>
<enclosure url="https://pursaklargundem.com.tr/uploads/images/202502/image_870x580_67c1ae0925bf8.jpg" length="45095" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 28 Feb 2025 17:07:38 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Yumurta Alzheimer hastalığının oluşumunu nasıl etkiler, Kolin nedir ve hangi besinlerde bulunur, Yumurta tüketimi kalp sağlığını nasıl etkiler, Yaşlı bireylerde sağlıklı yaşlanma için ne tür bir diyet önerilir</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p data-start="319" data-end="665">Son yıllarda yapılan bilimsel çalışmalar, yumurta tüketiminin yalnızca vücut sağlığını değil, zihinsel işlevleri de korumada önemli bir rol oynayabileceğini ortaya koydu. Medipol Mega Üniversite Hastanesi'nden Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Lütfü Hanoğlu, Alzheimer hastalığı ve yumurta tüketimi arasındaki ilişkiyi değerlendirdi.</p>
<p data-start="667" data-end="1090"><strong data-start="667" data-end="711">Yumurta ve Alzheimer Arasındaki Bağlantı</strong><br data-start="711" data-end="714">Prof. Dr. Hanoğlu, yumurtanın beyin sağlığı üzerindeki etkilerine ilişkin bilimsel çalışmalara değindi. "Son dönemde yapılan araştırmalar, yumurta tüketiminin Alzheimer hastalığının ortaya çıkışını geciktirebileceğini destekliyor. Özellikle yumurtanın içerdiği kolin maddesi, hafızayı ve bilişsel işlevleri destekleyen önemli bir bileşen olarak dikkat çekiyor" diye belirtti.</p>
<p data-start="1092" data-end="1626"><strong data-start="1092" data-end="1127">Kolin Nedir ve Neden Önemlidir?</strong><br data-start="1127" data-end="1130">Kolin, yumurta sarısı, baklagiller, brokoli, fasulye, süt ve balık gibi bazı gıdalarda bulunan ve karaciğerde sentezlenen, aynı zamanda suda çözünebilen bir bileşiktir. Kolin, vücutta bulunan hücre zarlarının temel yapısal bileşenleri olan fosfolipidlerin sentezinde kullanılır. Prof. Dr. Hanoğlu, kolin eksikliği durumunda beyin ve sinir fonksiyonlarının başta olmak üzere birçok organın işlevsel çalışamayacağını ifade etti. Kolin, özellikle yumurta, fındık, fasulye ve bazı sebzelerde bulunur.</p>
<p data-start="1628" data-end="2051"><strong data-start="1628" data-end="1683">Sağlıklı Yaşlanma İçin Dengeli Beslenme ve Aktivite</strong><br data-start="1683" data-end="1686">Prof. Dr. Hanoğlu, yumurtanın sadece bir besin olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirtti. Yaşlı bireylerde sağlıklı yaşlanma için dengeli bir diyetin ve fiziksel aktivitenin temel olduğunu vurguladı. Ayrıca, geçmişte yumurtanın yüksek kolesterol içerdiği için sağlık açısından olumsuz değerlendirildiğini, ancak günümüzde bu düşüncenin değiştiğini ifade etti.</p>
<p data-start="2053" data-end="2455"><strong data-start="2053" data-end="2084">Kalp Sağlığına Olan Katkısı</strong><br data-start="2084" data-end="2087">Prof. Dr. Hanoğlu, yumurtanın beyin sağlığının yanı sıra kalp sağlığı için de faydalı olduğunu söyledi: "Yumurta gibi besinlerin bir diyetisyen tarafından planlanmış dengeli bir beslenme programı içinde tüketilmesi önemli. Ayrıca, fiziksel egzersizlerin de programa eklenmesi gerekiyor, çünkü bedensel sağlık, zihinsel sağlığı doğrudan etkileyen önemli bir faktördür."</p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Prof. Dr. Meda Kondolot: &amp;apos;Çocuklar, sigara dumanından büyük zarar görüyor&amp;apos;</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/prof-dr-meda-kondolot-cocuklar-sigara-dumanindan-buyuk-zarar-goeruyor</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/prof-dr-meda-kondolot-cocuklar-sigara-dumanindan-buyuk-zarar-goeruyor</guid>
<description><![CDATA[ Sigara içen ebeveynlerin çocukları, istem dışı sigara dumanına maruz kalıyor ve bu durum bebeklikten erişkinliğe kadar çeşitli sağlık sorunlarına yol açabiliyor. Uzmanlar, bu tehlikenin farkına varılmasını ve sigara içen ebeveynlerin çocukları üzerindeki etkilerini vurguluyor. ]]></description>
<enclosure url="https://pursaklargundem.com.tr/uploads/images/202502/image_870x580_67c1ae09800ce.jpg" length="45893" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 28 Feb 2025 17:07:38 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Sigara dumanına maruz kalan çocukların sağlığı nasıl etkilenir, sigara içen anneler bebeklerini nasıl etkiler, çocukluk çağı lösemisi ile sigara dumanı arasında bir ilişki var mı, elektronik sigara çocuklar için ne kadar tehlikeli</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><br data-start="396" data-end="399"><strong data-start="399" data-end="440">Sigara Dumanı Çocuklar İçin Tehlikeli</strong><br data-start="440" data-end="443">Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, 'Hedefimiz Dumansız Türkiye' diyerek Türkiye genelindeki sigara yasağına dair denetimlerin artırıldığını açıkladı. Ancak, sigara dumanının çocuklar üzerindeki etkileri daha büyük bir tehlike oluşturuyor. Prof. Dr. Meda Kondolot, çocukların sigara dumanına maruz kalmalarının ciddi sağlık sorunlarına yol açtığını belirtti.</p>
<p></p>
<p data-start="810" data-end="1132"><strong data-start="810" data-end="840">Bebekler İçin Özel Riskler</strong><br data-start="840" data-end="843">Prof. Dr. Kondolot, sigara içen annelerin bebeklerine zarar verdiğini vurguladı. Sigara içen veya sigara dumanına maruz kalan gebelerin, bebeklerine yeterli oksijen ve besin taşıyamadığını, bu durumun büyüme ve gelişme geriliği gibi ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini ifade etti.</p>
<p data-start="1134" data-end="1464"><strong data-start="1134" data-end="1172">Çocuklarda Kronik Sağlık Sorunları</strong><br data-start="1172" data-end="1175">Sigara dumanına maruz kalan çocuklar, solunum yolu hastalıklarının yanı sıra öğrenme güçlükleri, dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozuklukları gibi bilişsel problemlerle de karşılaşıyor. Ayrıca, sigara dumanı, çocukluk çağı lösemi ve lenfoma gibi kanser türlerinin riskini de artırıyor.</p>
<p data-start="1466" data-end="1724"><strong data-start="1466" data-end="1516">Sigara İçen Anne Sütüyle Zararı Bebeğe Taşıyor</strong><br data-start="1516" data-end="1519">Prof. Dr. Kondolot, sigara içen bir annenin bebeğini emzirirken, sigaranın zararlı maddelerinin anne sütü ile bebeğe geçtiğini ve bu durumun bebeğin sağlığını iki kat daha fazla tehdit ettiğini belirtti.</p>
<p data-start="1726" data-end="2043"><strong data-start="1726" data-end="1779">Ebeveynlere Uyarı: Elektronik Sigara da Tehlikeli</strong><br data-start="1779" data-end="1782">Son yıllarda özellikle gençler arasında elektronik sigara kullanımının arttığını belirten Kondolot, bu cihazların da zararlı kimyasallar ve kanserojen maddeler içerdiğini vurguladı. Elektronik sigara kullanımına bağlı akciğer hasarı vakaları artış gösteriyor.</p>
<p data-start="2045" data-end="2290"></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Canan Karatay’dan çay önerisi: Şeker yerine tereyağı kullanın</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/canan-karataydan-cay-oenerisi-seker-yerine-tereyagi-kullanin</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/canan-karataydan-cay-oenerisi-seker-yerine-tereyagi-kullanin</guid>
<description><![CDATA[ Prof. Dr. Canan Karatay, çayına şeker ekleyenleri uyararak bunun yerine tereyağı kullanmalarını tavsiye etti. Karatay, Moğollar ve Kırgızların bu yöntemi uzun yıllardır uyguladığını belirterek, tereyağlı çayın sağlık üzerindeki olumlu etkilerini açıkladı. ]]></description>
<enclosure url="https://pursaklargundem.com.tr/uploads/images/202502/image_870x580_67c1b3e73b527.jpg" length="61636" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 28 Feb 2025 17:07:38 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Çaya tereyağı koymak faydalı mı, Canan Karatay çay için ne önerdi, tereyağlı çay nasıl yapılır, tereyağı bağışıklık sistemine nasıl etki eder</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><br data-start="373" data-end="376">Sağlıklı beslenme üzerine yaptığı açıklamalarla dikkat çeken Prof. Dr. Canan Karatay, katıldığı bir televizyon programında çay tüketimiyle ilgili önemli bir öneride bulundu. Çaya şeker yerine tereyağı eklenmesini tavsiye eden Karatay, bunun vücut için daha faydalı olduğunu belirtti.</p>
<p></p>
<p data-start="663" data-end="876">Karatay, Moğollar ve Kırgızların uzun yıllardır çaylarına tereyağı eklediğini hatırlatarak, bu yöntemin yeni bir alışkanlık olmadığını vurguladı. Tereyağlı çayın sağlığa olan katkılarını ise şu şekilde sıraladı:</p>
<ul data-start="878" data-end="1533">
<li data-start="878" data-end="961"><strong data-start="880" data-end="909">Cilt sağlığını destekler:</strong> Çatlakları giderir ve cilde parlaklık kazandırır.</li>
<li data-start="962" data-end="1065"><strong data-start="964" data-end="1001">Bağışıklık sistemini güçlendirir:</strong> Vücudun direncini artırarak hastalıklara karşı koruma sağlar.</li>
<li data-start="1066" data-end="1149"><strong data-start="1068" data-end="1100">Kas gelişimine katkı sağlar:</strong> Vücudun ihtiyaç duyduğu temel besinleri sunar.</li>
<li data-start="1150" data-end="1249"><strong data-start="1152" data-end="1186">Kalp ve damar sağlığını korur:</strong> Damar tıkanıklığını önleyerek dolaşım sistemine destek olur.</li>
<li data-start="1250" data-end="1351"><strong data-start="1252" data-end="1283">Enerji seviyesini dengeler:</strong> Ani şeker düşüşlerini önler ve gün boyunca enerjiyi yüksek tutar.</li>
<li data-start="1352" data-end="1447"><strong data-start="1354" data-end="1381">Tokluk hissini artırır:</strong> Kan şekerini yavaşça yükselttiği için açlık hissini geciktirir.</li>
<li data-start="1448" data-end="1533"><strong data-start="1450" data-end="1483">Sindirim sistemine iyi gelir:</strong> Kabızlık sorununa karşı etkili bir çözüm sunar.</li>
</ul>
<p data-start="1535" data-end="1681">Karatay, sağlıklı bir yaşam için rafine şeker tüketiminin azaltılması gerektiğini belirtirken, doğal yağların vücuda faydalı olduğunu vurguladı.</p>
<p data-start="1683" data-end="1843"><strong data-start="1683" data-end="1695"></strong></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Diyetisyen Merve Kapudere Demirciler: &amp;apos;Enerji içecekleri, kalp sağlığını ciddi şekilde tehdit ediyor&amp;apos;</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/diyetisyen-merve-kapudere-demirciler-enerji-icecekleri-kalp-sagligini-ciddi-sekilde-tehdit-ediyor</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/diyetisyen-merve-kapudere-demirciler-enerji-icecekleri-kalp-sagligini-ciddi-sekilde-tehdit-ediyor</guid>
<description><![CDATA[ Enerji içeceklerinin aşırı tüketimi, özellikle gençlerde kalp hastalıkları, obezite ve diyabet gibi sağlık problemlerine yol açabiliyor. Diyetisyen Merve Kapudere Demirciler, bu içeceklerin zararları konusunda önemli uyarılarda bulundu. ]]></description>
<enclosure url="https://pursaklargundem.com.tr/uploads/images/202502/image_870x580_67c1b3e7b38e8.jpg" length="41661" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 28 Feb 2025 17:07:38 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Enerji içecekleri ne gibi sağlık sorunlarına yol açıyor, kalp sağlığını tehdit eden faktörler nelerdir, enerji içecekleri yerine hangi alternatifler tercih edilebilir, gençlerin enerji içecekleri tüketmesi nasıl sağlık sorunlarına neden olabilir</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p data-start="372" data-end="675">Enerji içeceklerinin sağlığa olumsuz etkileri, son yıllarda yapılan araştırmalarla daha fazla gün yüzüne çıkmaya başladı. Diyetisyen Merve Kapudere Demirciler, özellikle gençlerin tercih ettiği enerji içeceklerinin kalp sağlığı üzerinde ciddi tehditler oluşturduğuna dikkat çekiyor.</p>
<p data-start="677" data-end="1103"><strong data-start="677" data-end="709">Yüksek Kafein ve Şeker Oranı</strong><br data-start="709" data-end="712">Enerji içeceklerinin içerdiği yüksek miktarda kafein ve şeker, vücuda birçok zararlı etki yapabiliyor. Şeker, vücutta gereksiz kalori alımına sebep olarak kilo artışına yol açabiliyor. Uzun vadede bu durum obezite, insülin direnci ve tip 2 diyabet gibi sağlık sorunlarına neden olabilir. Diğer yandan, aşırı şeker tüketimi, diş çürümelerine yol açarak ağız sağlığını olumsuz etkileyebiliyor.</p>
<p data-start="1105" data-end="1487"><strong data-start="1105" data-end="1137">Kalp Sağlığını Tehdit Ediyor</strong><br data-start="1137" data-end="1140">Enerji içeceklerinin yüksek kafein içeriği, kalp sağlığını ciddi şekilde tehdit edebiliyor. Kafein, kalp atış hızını artırarak çarpıntı, tansiyon dengesizlikleri ve kalp krizi riskini artırabiliyor. Diyetisyen Merve Kapudere Demirciler, özellikle kalp rahatsızlıkları olan bireyler ve gençlerin bu içeceklerden uzak durması gerektiğini vurguladı.</p>
<p data-start="1489" data-end="1957"><strong data-start="1489" data-end="1537">Alternatif Olarak Doğal İçecekler Öneriliyor</strong><br data-start="1537" data-end="1540">Enerji içecekleri yerine doğal meyve suları, bitki çayları ve su tüketiminin sağlıklı bir alternatif olduğunu belirten Demirciler, günlük enerji ihtiyacını karşılamak için dengeli beslenme, düzenli uyku ve fiziksel aktivitenin önemini de hatırlattı. Demirciler, bu içeceklerin içerdiği aşırı kafein ve şekerin mide rahatsızlıklarını tetikleyebileceğine, gastrit ve ülser gibi sorunlara yol açabileceğine dikkat çekti.</p>
<p data-start="1959" data-end="2394"><strong data-start="1959" data-end="1994">Sağlıklı Yaşam İçin Farkındalık</strong><br data-start="1994" data-end="1997">Diyetisyen Demirciler, özellikle 18 yaş altındaki bireylerin enerji içeceklerinden kesinlikle kaçınması gerektiğini belirtti. Kapudere Demirciler, "Enerji içeceklerinin içerdiği yüksek miktarda kafein ve şeker, vücutta ciddi sağlık problemlerine yol açabilir. Bu nedenle uzmanlar, bu içecekleri tavsiye etmiyor," diyerek, bilinçsiz tüketimin sağlık üzerindeki tehlikelerini bir kez daha vurguladı.</p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>B12 VİTAMİNİ EKSİKLİĞİ KİLO VERMENİZİ ENGELLİYOR! İŞTE B12’Yİ BULUNDURAN GIDALAR</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/b12-vitamini-eksikligi-kilo-vermenizi-engelliyor-iste-b12yi-bulunduran-gidalar</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/b12-vitamini-eksikligi-kilo-vermenizi-engelliyor-iste-b12yi-bulunduran-gidalar</guid>
<description><![CDATA[ B12 vitamini, enerji üretimi, yağ metabolizması ve sinir sistemi sağlığı için büyük önem taşıyor. Diyetisyen Melisa Karataş, B12 eksikliğinin kilo verme sürecini nasıl zorlaştırdığını ve bu vitamini hangi gıdalardan alabileceğimizi açıklıyor. ]]></description>
<enclosure url="https://pursaklargundem.com.tr/uploads/images/202502/image_870x580_67c1b3e82734b.jpg" length="124116" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 28 Feb 2025 17:07:38 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>B12 vitamini eksikliği kilo vermeyi nasıl zorlaştırır, B12 vitamini içeren besinler nelerdir, B12 vitamini takviyesi kimlere önerilir, B12 eksikliği kas kaybına yol açar mı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p data-start="377" data-end="772"><strong data-start="377" data-end="408">B12 vitamini ve metabolizma</strong><br data-start="408" data-end="411">Diyetisyen Melisa Karataş, B12 vitamininin vücutta enerji üretiminde, sinir sistemi sağlığında ve yağ metabolizmasında kritik bir rol oynadığını belirtti. Karataş, 'B12 seviyeleri düşükse metabolizma yavaşlar ve vücut daha az enerji harcar, bu da kilo vermeyi zorlaştırır. Ayrıca B12 eksikliği kas kaybına yol açarak yağ oranının artmasına neden olabilir' dedi.</p>
<p data-start="774" data-end="1126"><strong data-start="774" data-end="808">Kilo verme sürecinde yavaşlama</strong><br data-start="808" data-end="811">B12 eksikliği, kilo verme sürecinde kişilerin karşılaştığı zorluklardan biridir. Diyetisyen Karataş, 'Yorgunluk, halsizlik ve odaklanma problemleri ile birlikte kilo vermede zorluklar yaşanabilir. B12 vitamininin eksikliği vücutta yağ yakımını engelleyen enzimlerin çalışmasını da olumsuz etkiler' şeklinde konuştu.</p>
<p data-start="1128" data-end="1634"><strong data-start="1128" data-end="1175">B12 eksikliğinde dikkat edilmesi gerekenler</strong><br data-start="1175" data-end="1178">B12 seviyesinin düşük olduğu durumlarda, özellikle kilo verme sürecinde olan bireylerin bu vitamini yeterince alıp almadıklarını kontrol ettirmeleri önemlidir. Karataş, 'B12 eksikliği tespit edilirse, doktor önerisiyle takviye almak ve beslenme düzenini değiştirmek gerekebilir' dedi. Ayrıca mide rahatsızlıkları olan kişilerin B12 vitamini emilimini engelleyebileceğini ve bu nedenle düzenli olarak B12 seviyelerinin kontrol edilmesi gerektiğini belirtti.</p>
<p data-start="1636" data-end="1911"><strong data-start="1636" data-end="1668">B12 vitamini içeren besinler</strong><br data-start="1668" data-end="1671">B12 vitamini, doğada yalnızca hayvansal gıdalarda bulunur. Bu nedenle vegan ve vejetaryen bireylerin B12 ihtiyacını karşılamak için alternatif çözümler aramaları önemlidir. Karataş, B12 açısından zengin olan besinleri şu şekilde sıraladı:</p>
<ul data-start="1912" data-end="2303">
<li data-start="1912" data-end="1994">Et ve et ürünleri: Kırmızı et, tavuk, hindi, karaciğer, böbrek gibi sakatatlar</li>
<li data-start="1995" data-end="2079">Deniz ürünleri: Somon, ton balığı, sardalya, alabalık, karides, midye, istiridye</li>
<li data-start="2080" data-end="2155">Süt ve süt ürünleri: Tam yağlı süt, yoğurt, beyaz peynir, kaşar peyniri</li>
<li data-start="2156" data-end="2210">Yumurta: Yumurta sarısı yüksek miktarda B12 içerir</li>
<li data-start="2211" data-end="2303">Zenginleştirilmiş gıdalar: B12 ile güçlendirilmiş bitkisel sütler ve kahvaltılık gevrekler</li>
</ul>
<p data-start="2305" data-end="2660"><strong data-start="2305" data-end="2358">Hayvansal gıda tüketmeyenler için takviye önerisi</strong><br data-start="2358" data-end="2361">Hayvansal gıda tüketmeyen kişilerin, B12 vitamini eksikliğini önlemek için takviye alması gerektiğini vurgulayan Karataş, 'B12 seviyeniz düşükse, bu durum kilo verme sürecinizi engelliyor olabilir. Sağlıklı beslenme ve takviyelerle metabolizmanızı hızlandırarak ideal kilonuza ulaşabilirsiniz' dedi.</p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Miyop Olma Nedenimiz: Genetik mi, Çevresel mi?</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/miyop-olma-nedenimiz-genetik-mi-cevresel-mi</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/miyop-olma-nedenimiz-genetik-mi-cevresel-mi</guid>
<description><![CDATA[ Miyop, günümüzde giderek yaygınlaşan bir göz rahatsızlığı. Hem genetik hem de çevresel faktörler, bu hastalığın oluşumunda önemli rol oynuyor. Peki, neden çoğumuz miyop oluyoruz? ]]></description>
<enclosure url="https://pursaklargundem.com.tr/uploads/images/202502/image_870x580_67c1b3e886092.jpg" length="46374" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 28 Feb 2025 17:07:38 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Genetik faktörler miyop oluşumunda ne kadar etkili, Çocukların ekran süresi göz sağlığını nasıl etkiler, Açık havada vakit geçirmek miyop olma riskini azaltır mı, Akraba evliliği miyop oluşumuna neden olabilir mi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><br data-start="277" data-end="280"><strong data-start="280" data-end="296">Miyop Nedir?</strong><br data-start="296" data-end="299">Miyop, uzağı net görememe hali olarak bilinse de, aslında tıp literatüründe gözdeki doğal yapısal bozukluklar sonucu ışığın retinanın önünde odaklanmasıyla ortaya çıkan bir görme kusurudur. Bu hastalık, genetik faktörlerin etkisiyle daha sık görülür. Ebeveynlerinden biri veya her ikisi de miyop olan çocukların, bu durumu yaşama olasılığı çok daha yüksektir.</p>
<p></p>
<p data-start="660" data-end="1057"><strong data-start="660" data-end="701">Genetik Faktörler ve Çevresel Etkiler</strong><br data-start="701" data-end="704">Yetişkinlerdeki miyop vakalarının çoğu genetik temellidir, ancak bu tek etken değildir. Çevresel faktörler de miyop gelişimini etkiler. Uzun süre ekranlara bakmak, kitap okumak veya yakın mesafeden çalışma yapmak göz kaslarını zorlar ve miyop şiddetini artırır. Eğer bir çocuğunuz varsa, onu ekranlardan uzak tutmak, göz sağlığı açısından çok önemlidir.</p>
<p data-start="1059" data-end="1342"><strong data-start="1059" data-end="1087">Açık Hava ve Göz Sağlığı</strong><br data-start="1087" data-end="1090">Açık havada vakit geçiren kişiler, kapalı alanlarda uzun süre kalanlara göre daha az miyop olur. Araştırmalar, güneş ışığının göz kaslarını güçlendirdiğini ortaya koyuyor. Bu, doğada vakit geçirmenin miyop oluşumunu azaltıcı etkisi olduğunu gösteriyor.</p>
<p data-start="1344" data-end="1566"><strong data-start="1344" data-end="1383">Miyop Olmaya Yatkın Diğer Faktörler</strong><br data-start="1383" data-end="1386">Miyop olma riskini artıran diğer faktörler arasında akraba evliliği ve uyku düzeni gibi küçük detaylar da yer alır. Bu tür etkenler uzun vadede göz sağlığını olumsuz etkileyebilir.</p>
<p data-start="1568" data-end="1777">Sonuç olarak, miyop oluşumunda hem genetik hem de çevresel etmenlerin rol oynadığı söylenebilir. Günümüzde her 10 kişiden 8’inin miyop olduğu düşünülürse, bu durumu tetikleyen sebepler daha da belirginleşiyor.</p>
<p data-start="1779" data-end="2008"><strong data-start="1779" data-end="1791"></strong></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Yale Üniversitesi&amp;apos;nden Kanserde Devrim Niteliğinde Aşı: 9 Böbrek Kanseri Hastasında Tam İyileşme Sağlandı</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/yale-universitesinden-kanserde-devrim-niteliginde-asi-9-boebrek-kanseri-hastasinda-tam-iyilesme-saglandi</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/yale-universitesinden-kanserde-devrim-niteliginde-asi-9-boebrek-kanseri-hastasinda-tam-iyilesme-saglandi</guid>
<description><![CDATA[ Yale Kanser Merkezi tarafından geliştirilen kişiye özel kanser aşısı, 9 böbrek kanseri hastasında tam iyileşme sağladı. Cerrahi müdahale sonrası kalan kanser hücrelerini hedef alan aşı, sağlıklı dokulara zarar vermeden etkili oldu. Çalışma, bilim dünyasında büyük yankı uyandırdı. ]]></description>
<enclosure url="https://pursaklargundem.com.tr/uploads/images/202502/image_870x580_67c1b9cd0c0f9.jpg" length="54806" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 28 Feb 2025 17:07:38 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Yale Üniversitesi tarafından geliştirilen kanser aşısı hangi hastalar üzerinde test edildi, aşı hangi kanser türünde başarılı oldu, bu aşının etkisi nasıl ölçüldü, aşının gelecekteki tedavi potansiyeli nedir</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><br data-start="438" data-end="441">Yale Üniversitesi tarafından geliştirilen kişiye özel kanser aşısı, son dönemde önemli bir başarıya imza attı. 2019 ile 2021 yılları arasında yapılan çalışmalar sonucunda, 9 böbrek kanseri hastasında tam iyileşme sağlandığı belirtildi. Aşı, cerrahi müdahaleyle alınan tümörlerden sonra kalan kanser hücrelerini hedef alarak sağlıklı dokulara zarar vermeden yok etti. Çalışmanın başyazarlarından Dr. David Braun, "Amacımız bağışıklık sistemini doğrudan kanser hücrelerine yönlendirmekti. Bu aşının her hasta için özel olarak hazırlandığını vurgulamak istiyorum" dedi.</p>
<p></p>
<p data-start="1009" data-end="1579"><strong data-start="1009" data-end="1031">Kişiye özel tedavi</strong><br data-start="1031" data-end="1034">Aşı, her hastanın biyolojik özelliklerine uygun şekilde tasarlandı. Bağışıklık sisteminin yalnızca tümöre özgü mutasyonları tanıyıp yok etmesi sağlandı. Böbrek kanserinin özellikle ölümcül türlerinden biri olan berrak hücreli renal hücreli karsinom (ccRCC) hastaları üzerinde yapılan çalışmada, her hastaya toplamda yedi doz aşı uygulandı. Bu uygulamaların sonucunda hastaların bağışıklık sistemi, kanserle ilişkili mutasyonların büyük bir kısmını tanıyıp tepki gösterdi. Çalışmada, aşı uygulanan hastalarda hastalığın geri dönüşü gözlemlenmedi.</p>
<p data-start="1581" data-end="2030"><strong data-start="1581" data-end="1614">Yan etkilerde ciddi sorun yok</strong><br data-start="1614" data-end="1617">Çalışmada hastalarda ciddi yan etkiler gözlemlenmezken, yalnızca grip benzeri hafif semptomlar rapor edildi. Aşı, bağışıklık sisteminin kanser hücrelerini tanımasını sağlayan 'neoantijen' adı verilen protein fragmanları kullanılarak geliştirildi. Her hastanın tümörleri genetik olarak analiz edilerek kansere özgü proteinler belirlendi ve bu proteinlere karşı bağışıklık tepkisi oluşturacak peptitler sentezlendi.</p>
<p data-start="2032" data-end="2519"><strong data-start="2032" data-end="2057">Başarı cesaret verici</strong><br data-start="2057" data-end="2060">Dr. Braun, çalışmanın sonuçları hakkında yaptığı açıklamada, T hücrelerinin güçlü ve uzun süreli bir bağışıklık tepkisi verdiğini gözlemlemenin cesaret verici olduğunu belirtti. Bu, kanserle mücadelede bağışıklık yanıtını kalıcı hale getirme potansiyelini gösteriyor. Çalışmanın bulguları, bilim dünyasının saygın dergilerinden biri olan <em data-start="2398" data-end="2406">Nature</em>’da yayımlandı. Ancak aşının kesin etkinliğinin belirlenmesi için daha geniş kapsamlı testlere ihtiyaç duyuluyor.</p>
<p data-start="2521" data-end="2755"><strong data-start="2521" data-end="2553">Aşı ve Keytruda kombinasyonu</strong><br data-start="2553" data-end="2556">Aşı, bağışıklık sistemini güçlendiren Keytruda (pembrolizumab) adlı ilaçla birlikte de test ediliyor. Eğer bu kombinasyon başarılı olursa, kanser tedavisinde önemli bir adım olarak değerlendirilecek.</p>
<p data-start="2757" data-end="2981"><strong data-start="2757" data-end="2769"></strong></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Ünlü araştırmacı Stacy Andersen: &amp;apos;Asırlık İnsanların Uzun Yaşam Sırlarını Kendi Hayatımda Uyguluyorum&amp;apos;</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/unlu-arastirmaci-stacy-andersen-asirlik-insanlarin-uzun-yasam-sirlarini-kendi-hayatimda-uyguluyorum</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/unlu-arastirmaci-stacy-andersen-asirlik-insanlarin-uzun-yasam-sirlarini-kendi-hayatimda-uyguluyorum</guid>
<description><![CDATA[ 20 yılı aşkın süredir 100 yaşın üzerindeki insanların yaşam tarzlarını inceleyen Stacy Andersen, uzun yaşam için keşfettiği dört önemli alışkanlığı kendi hayatında uyguladığını açıkladı. Andersen, araştırmalarında asırlık insanların sağlıklı yaşam sırlarını ortaya koydu. ]]></description>
<enclosure url="https://pursaklargundem.com.tr/uploads/images/202502/image_870x580_67c1b9ce7965a.jpg" length="71975" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 28 Feb 2025 17:07:38 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Stacy Andersen uzun yaşam sırrı olarak hangi alışkanlıkları öneriyor, asırlık insanların yaşam tarzlarını inceleyen araştırmaların sonuçları nedir, Akdeniz diyeti uzun yaşamı nasıl etkiler, yeni beceriler öğrenmek uzun yaşama nasıl katkı sağlar</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p data-start="408" data-end="1107"><strong data-start="429" data-end="468">100 Yaşını Geçen İnsanların Sırları</strong><br data-start="468" data-end="471">Son yıllarda yapılan araştırmalar, 100 yaşını aşmış sağlıklı bireylerin yaşamlarını anlamaya yönelik bilimsel çalışmalara büyük ilgi gösteriyor. Boston Üniversitesi'nde davranışsal nörobilim uzmanı olarak görev yapan Stacy Andersen, bu konuda kapsamlı bir inceleme yaparak 20 yılı aşkın süredir asırlık insanları araştırıyor.<br data-start="796" data-end="799">Andersen, New England Asırlık İnsanlar Araştırması'nın direktörlerinden biri olarak, Amerika'nın dört bir yanındaki asırlık insanlarla görüşüp onların yaşam tarzlarını inceledi. Yaptığı araştırmalarda, uzun yaşamanın yalnızca genetikle değil, sağlıklı alışkanlıklarla da doğrudan ilişkili olduğunu vurguladı.</p>
<p data-start="1109" data-end="1206"><strong data-start="1109" data-end="1134">4 Sağlıklı Alışkanlık</strong><br data-start="1134" data-end="1137">Andersen, uzun yaşamı destekleyen alışkanlıkları şu şekilde sıraladı:</p>
<ol data-start="1208" data-end="2450">
<li data-start="1208" data-end="1543">
<p data-start="1211" data-end="1543"><strong data-start="1211" data-end="1245">Her Gün 5 Farklı Renk Tüketmek</strong><br data-start="1245" data-end="1248">Andersen, her gün beş farklı renkte meyve ve sebze tüketmeye özen gösterdiğini belirtti. Bu çeşitlilik, vücuda gerekli tüm besin öğelerini almak açısından önemlidir. Ayrıca, Akdeniz diyeti gibi sağlıklı beslenme alışkanlıklarının uzun ömrü desteklediği de bilimsel araştırmalarla kanıtlanmıştır.</p>
</li>
<li data-start="1545" data-end="1855">
<p data-start="1548" data-end="1855"><strong data-start="1548" data-end="1593">Her Gün Egzersiz Yapmak ve Çeşitlendirmek</strong><br data-start="1593" data-end="1596">Andersen, her gün hareket etmeye çalıştığını, bazı günler yürüyüş yaparken diğer günlerde koşu bandında çalıştığını söyledi. Araştırmalar, günde sadece 11 dakika egzersiz yapmanın, kalp hastalıkları ve kanser gibi hastalıkların riskini azalttığını gösteriyor.</p>
</li>
<li data-start="1857" data-end="2119">
<p data-start="1860" data-end="2119"><strong data-start="1860" data-end="1879">İyi Uyku Düzeni</strong><br data-start="1879" data-end="1882">Andersen, her gece sekiz saat kaliteli uyku uyumanın önemli olduğunu belirtti. Uyku düzeninin sağlıklı yaşlanmada kritik bir rol oynadığını vurgulayan Andersen, uyandığında kendini dinlenmiş hissetmenin en önemli faktör olduğunu söyledi.</p>
</li>
<li data-start="2121" data-end="2450">
<p data-start="2124" data-end="2450"><strong data-start="2124" data-end="2174">Yeni Bir Beceriyi Öğrenmek ve Kendini Zorlamak</strong><br data-start="2174" data-end="2177">Andersen, bilişsel sağlığı desteklemek için yeni beceriler öğrenmeye ve zihni zorlamaya önem verdiğini belirtti. Yelkencilik gibi yeni fiziksel ve zihinsel aktiviteler, beyin sağlığını güçlendiriyor. Bu tür zorlama aktiviteler, nöronları güçlendirip yenilerini oluşturuyor.</p>
</li>
</ol><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Harvard mezunu dermatolog uyardı: Bu üç alışkanlık saç dökülmesine neden oluyor!</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/harvard-mezunu-dermatolog-uyardi-bu-uc-aliskanlik-sac-doekulmesine-neden-oluyor</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/harvard-mezunu-dermatolog-uyardi-bu-uc-aliskanlik-sac-doekulmesine-neden-oluyor</guid>
<description><![CDATA[ Dünyaca ünlü dermatolog Dr. Neera Nathan, sosyal medya hesabından saç dökülmesine yol açabilecek üç önemli hatayı açıkladı. Saç sağlığı için uzak durulması gereken bu alışkanlıklar arasında saç yıkama sıklığı, Brezilya fönü ve sıkı saç modelleri yer alıyor. Uzmanın paylaştığı video binlerce kişi tarafından izlendi ve büyük yankı uyandırdı. ]]></description>
<enclosure url="https://pursaklargundem.com.tr/uploads/images/202502/image_870x580_67c1794db10eb.jpg" length="56927" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 28 Feb 2025 12:36:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Saç dökülmesine neden olan alışkanlıklar nelerdir, Brezilya fönü saça zarar verir mi, sıkı saç modelleri saç dökülmesine yol açar mı, saç ne sıklıkla yıkanmalı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><br data-start="478" data-end="481">Harvard mezunu dermatolog ve cilt kanseri cerrahı Dr. Neera Nathan, sağlıklı saçlar için uzak durulması gereken üç önemli alışkanlığı sosyal medya hesabından paylaştı. Kendi saç dökülme sürecini de anlatan ünlü doktor, bu hatalardan kaçınmanın saç sağlığı açısından kritik olduğunu vurguladı.</p>
<p></p>
<p data-start="777" data-end="1182"><strong data-start="777" data-end="817">1. Saçı 3 günden uzun süre yıkamamak</strong><br data-start="817" data-end="820">Dr. Nathan, saçın uzun süre yıkanmamasının saç derisinde biriken yağ, ölü deri ve ürün kalıntılarının gözenekleri tıkayarak iltihaplanmaya neden olabileceğini belirtti. Uzman, "Saç derimiz verimli bir toprak gibi düşünülmeli. Eğer bu toprak sağlıklı olmazsa, saçlar da sağlıklı ve güçlü büyüyemez" diyerek saçın düzenli olarak temizlenmesi gerektiğini söyledi.</p>
<p data-start="1184" data-end="1654"><strong data-start="1184" data-end="1216">2. Brezilya fönü yaptırmamak</strong><br data-start="1216" data-end="1219">Popüler bir kalıcı düzleştirme yöntemi olan Brezilya fönünün, içerdiği toksik kimyasallar nedeniyle saç derisine ve köklere ciddi zararlar verebileceğini vurgulayan Dr. Nathan, "Bu işlemi düzenli yaptırdığım dönemde saçlarımın belirgin şekilde inceldiğini fark ettim" dedi. WebMD'ye göre, Brezilya fönü sırasında açığa çıkan formaldehit gazı alerjik reaksiyonlara, göz tahrişine ve uzun vadede kansere yol açabilecek riskler taşıyor.</p>
<p data-start="1656" data-end="2011"><strong data-start="1656" data-end="1701">3. Sürekli sıkı saç modelleri kullanmamak</strong><br data-start="1701" data-end="1704">Sıkı topuz ve at kuyruğu gibi modellerin uzun vadede saç tellerine zarar verdiğini belirten Dr. Nathan, "Saç sürekli baskıya maruz kaldığında kökler zayıflıyor ve dökülme artıyor" dedi. Uzmanlar da bu görüşü destekleyerek, sürekli gerilen saç tellerinin koparak seyrekleşmeye yol açabileceğini ifade etti.</p>
<p data-start="2013" data-end="2464"><strong data-start="2013" data-end="2048">Sosyal medyada büyük ilgi gördü</strong><br data-start="2048" data-end="2051">Dr. Nathan’ın videosu kısa sürede 905 bin izlenme ve 11 bin beğeni alırken, takipçilerden farklı tepkiler geldi. Bir kullanıcı, "Brezilya fönü konusunda çok üzgünüm, çünkü saçlarımı düzenli olarak düzleştiriyorum ve başka bir çözüm bulmam lazım" derken, bir başka takipçi, "10 yıldır Brezilya fönü yaptırıyorum ve saçlarım neden bu kadar inceldi diye merak ediyordum" diyerek paylaşımdan etkilendiğini belirtti.</p>
<p data-start="2466" data-end="2644"><strong data-start="2466" data-end="2478"></strong></p><br><p><b>Kaynak: <a href="https://cumha.com.tr/" target="_blank">CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</a></b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Dalak Hangi Tarafta? Dalak Ağrısı Nerede Hissedilir, Hangi Bölgelere Yayılır?</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/dalak-hangi-tarafta-dalak-agrisi-nerede-hissedilir-hangi-boelgelere-yayilir</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/dalak-hangi-tarafta-dalak-agrisi-nerede-hissedilir-hangi-boelgelere-yayilir</guid>
<description><![CDATA[ Dalak, bağışıklık sisteminin önemli bir parçası olarak kanın filtrelenmesinde ve enfeksiyonlarla savaşta kritik bir rol oynar. Ancak, bazı sağlık sorunları dalağın büyümesine veya iltihaplanmasına yol açarak ağrıya neden olabilir. Dalak hangi tarafta bulunur, ağrısı nerede hissedilir ve hangi bölgelere yayılabilir? İşte merak edilen detaylar... ]]></description>
<enclosure url="https://pursaklargundem.com.tr/uploads/images/202502/image_870x580_67c1794e303a2.jpg" length="42304" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 28 Feb 2025 12:36:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Dalak vücudun neresinde bulunur, dalak ağrısı hangi bölgelerde hissedilir, dalak büyümesi hangi sorunlara yol açar, dalak ağrısı neden olur</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p></p>
<p data-start="484" data-end="773">Vücudun önemli organlarından biri olan dalak, bağışıklık sisteminin işleyişinde kritik bir rol oynar. Genellikle fark edilmeyen bu organ, bazı hastalıklar veya travmalar sonucu büyüyebilir ve ağrıya sebep olabilir. Peki, dalak hangi tarafta bulunur ve ağrısı hangi bölgelere yayılabilir?</p>
<h3 data-start="775" data-end="817"><strong data-start="779" data-end="815">Dalak Vücudun Neresinde Bulunur?</strong></h3>
<p data-start="818" data-end="1144">Dalak, vücudun sol üst kısmında, kaburgaların hemen altında, mideye yakın bir konumda yer alır. Yaklaşık bir yumruk büyüklüğünde olan bu organ, kaburgalar tarafından kısmen korunur. Normal şartlarda hissedilemeyecek kadar iç tarafta bulunan dalak, büyüdüğünde veya iltihaplandığında dışarıdan fark edilebilir hale gelebilir.</p>
<h3 data-start="1146" data-end="1197"><strong data-start="1150" data-end="1195">Dalak Ağrısı Hangi Bölgelerde Hissedilir?</strong></h3>
<p data-start="1198" data-end="1309">Dalak ağrısı genellikle sol üst karın bölgesinde başlar. Ancak, bazı durumlarda farklı bölgelere yayılabilir:</p>
<ul data-start="1311" data-end="1637">
<li data-start="1311" data-end="1410"><strong data-start="1313" data-end="1326">Sol Omuz:</strong> Dalak büyümesi veya iltihaplanması durumunda sol omuza yansıyan ağrı görülebilir.</li>
<li data-start="1411" data-end="1503"><strong data-start="1413" data-end="1435">Sırtın Sol Tarafı:</strong> Dalak kaynaklı ağrılar, sırtın sol üst bölgesinde hissedilebilir.</li>
<li data-start="1504" data-end="1637"><strong data-start="1506" data-end="1527">Sol Göğüs Kafesi:</strong> Dalak büyümesi veya iltihaplanması nedeniyle sol göğüs kafesinde dolgunluk ve rahatsızlık hissi oluşabilir.</li>
</ul>
<p data-start="1639" data-end="1800">Bu tür ağrılar genellikle bir sağlık sorununun belirtisi olabilir. Eğer ağrı uzun süre devam ediyorsa veya şiddetliyse, bir sağlık uzmanına danışmak önemlidir.</p>
<p data-start="1802" data-end="1960"><strong data-start="1802" data-end="1814"></strong></p><br><p><b>Kaynak: <a href="https://cumha.com.tr/" target="_blank">CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</a></b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Epilepsi nöbetlerini tetikleyen faktörler açıklandı: Stres, uyku düzensizliği ve daha fazlası</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/epilepsi-noebetlerini-tetikleyen-faktoerler-aciklandi-stres-uyku-duzensizligi-ve-daha-fazlasi</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/epilepsi-noebetlerini-tetikleyen-faktoerler-aciklandi-stres-uyku-duzensizligi-ve-daha-fazlasi</guid>
<description><![CDATA[ Uzmanlar, epilepsi nöbetlerini tetikleyebilecek faktörler konusunda uyarıyor. Stres, düzensiz uyku, aşırı yorgunluk ve metabolik dengesizliklerin nöbet riskini artırabileceği belirtiliyor. Epilepsi hastalarının bu riskleri en aza indirmek için dikkat etmesi gereken unsurlar ve ilk yardım yöntemleri detaylandırıldı. ]]></description>
<enclosure url="https://pursaklargundem.com.tr/uploads/images/202502/image_870x580_67c1794ea34c8.jpg" length="68866" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 28 Feb 2025 12:36:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Epilepsi nöbetlerini tetikleyen faktörler nelerdir, epilepsi teşhisi nasıl konur, epilepsi nöbeti sırasında nasıl müdahale edilmelidir, stres epilepsi nöbetine neden olur mu</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p></p>
<p data-start="470" data-end="517"><strong data-start="470" data-end="515">Epilepsi nöbetlerini tetikleyen faktörler</strong></p>
<p data-start="519" data-end="854">Epilepsi, beynin kortikal nöronlarındaki anormal ve aşırı elektriksel deşarj sonucu ortaya çıkan, ani ve tekrarlayıcı nöbetlerle karakterize edilen bir hastalık olarak tanımlanıyor. Nöroloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Gözde Öngün, epilepsinin nedenleri, tetikleyicileri ve nöbet anında yapılması gerekenler hakkında önemli bilgiler verdi.</p>
<p data-start="856" data-end="890"><strong data-start="856" data-end="888">Epilepsiye yol açan nedenler</strong></p>
<p data-start="892" data-end="1277">Epilepsinin genetik yatkınlık, doğum sırasında meydana gelen beyin hasarı, kafa travmaları, beyin enfeksiyonları, tümörler, inme ve metabolik dengesizlikler gibi birçok farklı nedene bağlı olarak gelişebileceği belirtiliyor. Özellikle çocuklarda genetik faktörler ve doğum travmaları, yaşlılarda ise inme ve beyin tümörleri epilepsiye yol açan en önemli etkenler arasında yer alıyor.</p>
<p data-start="1279" data-end="1322"><strong data-start="1279" data-end="1320">Hangi faktörler nöbetleri tetikliyor?</strong></p>
<p data-start="1324" data-end="1409">Dr. Öngün, epilepsi nöbetlerini tetikleyebilecek unsurlar hakkında şunları söyledi:</p>
<ul data-start="1411" data-end="2076">
<li data-start="1411" data-end="1514"><strong data-start="1413" data-end="1436">Stres ve anksiyete:</strong> Doğrudan epilepsiye neden olmasa da nöbetlerin tetiklenmesine yol açabilir.</li>
<li data-start="1515" data-end="1616"><strong data-start="1517" data-end="1548">Düzensiz uyku ve yorgunluk:</strong> Uykusuzluk ve aşırı fiziksel yorgunluk nöbet riskini artırabilir.</li>
<li data-start="1617" data-end="1741"><strong data-start="1619" data-end="1655">Beslenme ve metabolik faktörler:</strong> Kan şekeri düşüklüğü, uzun süre aç kalmak ve öğün atlamak nöbetleri tetikleyebilir.</li>
<li data-start="1742" data-end="1836"><strong data-start="1744" data-end="1778">Alkol ve uyuşturucu kullanımı:</strong> Beyin aktivitesini bozarak nöbet riskini yükseltebilir.</li>
<li data-start="1837" data-end="1947"><strong data-start="1839" data-end="1873">Parlak ve yanıp sönen ışıklar:</strong> Özellikle ışığa duyarlı epilepsi hastalarında nöbetleri tetikleyebilir.</li>
<li data-start="1948" data-end="2076"><strong data-start="1950" data-end="1977">Hormonal değişiklikler:</strong> Adet döngüsü, hamilelik ve bazı hormonal ilaçların kullanımı epilepsi nöbetlerini etkileyebilir.</li>
</ul>
<p data-start="2078" data-end="2113"><strong data-start="2078" data-end="2111">Epilepsi teşhisi nasıl konur?</strong></p>
<p data-start="2115" data-end="2519">Epilepsi teşhisinde kan testleri, EEG, Video EEG, kraniyal manyetik rezonans görüntüleme (MR), bilgisayarlı tomografi (BT), pozitron emisyon tomografisi (PET) ve tek foton emisyonlu bilgisayarlı tomografi (SPECT) gibi yöntemlerden faydalanılıyor. Dr. Öngün, nöbetlerin detaylı değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, teşhis sürecinde tüm olasılıkların göz önünde bulundurulması gerektiğini vurguladı.</p>
<p data-start="2521" data-end="2582"><strong data-start="2521" data-end="2580">Epilepsi nöbeti geçiren birine nasıl müdahale edilmeli?</strong></p>
<p data-start="2584" data-end="2740">Epilepsi nöbeti geçiren bir kişiye doğru şekilde müdahale edilmesi hayati önem taşıyor. Dr. Öngün, nöbet anında yapılması gerekenleri şu şekilde sıraladı:</p>
<ul data-start="2742" data-end="3056">
<li data-start="2742" data-end="2795">Hastayı güvenli bir alana alın ve başını koruyun.</li>
<li data-start="2796" data-end="2838">Yan yatırarak nefes yolunu açık tutun.</li>
<li data-start="2839" data-end="2877">Kasılmaları durdurmaya çalışmayın.</li>
<li data-start="2878" data-end="2913">Hastaya su ya da ilaç vermeyin.</li>
<li data-start="2914" data-end="2953">Ağzına herhangi bir cisim koymayın.</li>
<li data-start="2954" data-end="3056">Nöbet beş dakikadan uzun sürerse veya kişi bilincini kaybetmişse, derhal 112 Acil Servis'i arayın.</li>
</ul>
<p data-start="3058" data-end="3205">Uzmanlar, epilepsi hastalarının düzenli uyku, sağlıklı beslenme ve stresten uzak durarak nöbet riskini en aza indirmeleri gerektiğini belirtiyor.</p>
<p data-start="3207" data-end="3399"><strong data-start="3207" data-end="3219"></strong></p><br><p><b>Kaynak: <a href="https://cumha.com.tr/" target="_blank">CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</a></b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Hünnapın Faydaları Saymakla Bitmiyor: Bağışıklık, Sindirim ve Daha Fazlası</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/hunnapin-faydalari-saymakla-bitmiyor-bagisiklik-sindirim-ve-daha-fazlasi</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/hunnapin-faydalari-saymakla-bitmiyor-bagisiklik-sindirim-ve-daha-fazlasi</guid>
<description><![CDATA[ Geleneksel tıpta &#039;ölümsüzlük meyvesi&#039; olarak bilinen hünnap, içerdiği yüksek antioksidan ve C vitamini ile bağışıklık sistemini güçlendiriyor. Sindirim sağlığını destekleyen, kilo vermeye yardımcı olan ve uykusuzlukla mücadelede etkili olan bu meyve, son yıllarda giderek daha popüler hale geliyor. ]]></description>
<enclosure url="https://pursaklargundem.com.tr/uploads/images/202502/image_870x580_67c1794f439b3.jpg" length="63155" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 28 Feb 2025 12:36:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Hünnap hangi hastalıklara iyi geliyor, hünnap bağışıklık sistemini nasıl destekliyor, hünnap sindirim sağlığına nasıl katkı sağlar, hünnap hangi bölgelerde yetişiyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p data-start="433" data-end="791">Binlerce yıldır geleneksel tıpta kullanılan ve 'ölümsüzlük meyvesi' olarak anılan hünnap, sağlık açısından birçok fayda sunuyor. Taze ve kuru olarak tüketilebilen bu meyve, "Çin hurması" veya "kırmızı hurma" olarak da biliniyor. Uzmanlar, hünnapın yalnızca bir atıştırmalık olmadığını, aynı zamanda çeşitli hastalıklara karşı koruma sağladığını belirtiyor.</p>
<p data-start="793" data-end="1047"><strong data-start="793" data-end="822">Bağışıklığı güçlendiriyor</strong><br data-start="822" data-end="825">Antioksidan ve C vitamini açısından zengin olan hünnap, bağışıklık sistemini destekleyerek vücudu hastalıklara karşı koruyor. Aynı zamanda kan basıncını düzenlemeye ve kalp hastalıkları riskini azaltmaya yardımcı oluyor.</p>
<p data-start="1049" data-end="1258"><strong data-start="1049" data-end="1086">Sindirim sistemine katkı sağlıyor</strong><br data-start="1086" data-end="1089">Lif bakımından oldukça zengin olan hünnap, bağırsak sağlığını destekleyerek kabızlık sorununu önlüyor. Aynı zamanda uzun süre tok tutarak kilo vermeye yardımcı oluyor.</p>
<p data-start="1260" data-end="1444"><strong data-start="1260" data-end="1303">Uyku ve kaygı problemlerine iyi geliyor</strong><br data-start="1303" data-end="1306">Hünnap, içerdiği doğal bileşenler sayesinde sinir sistemini yatıştırarak uyku problemleri ve kaygıyla mücadelede etkili bir rol oynuyor.</p>
<p data-start="1446" data-end="1905"><strong data-start="1446" data-end="1469">Popülerliği artıyor</strong><br data-start="1469" data-end="1472">Sputnik’te yer alan habere göre, besin değerleriyle dikkat çeken hünnap, son yıllarda daha fazla ilgi görüyor. Hasat sezonu eylül ayının sonunda başlayıp ekim ayı sonuna kadar devam ediyor. İzmir, Manisa, Aydın, Antalya, Mersin ve Adana gibi sıcak ve yarı kurak iklimin hâkim olduğu bölgelerde yetiştirilen hünnap, hem taze hem de kurutulmuş şekilde tüketilebiliyor. Bir hünnap ağacının yaklaşık 20 kilo meyve verdiği belirtiliyor.</p><br><p><b>Kaynak: <a href="https://cumha.com.tr/" target="_blank">CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</a></b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Çocukluk Çağı Kanserlerinde Erken Teşhis Hayat Kurtarıyor</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/cocukluk-cagi-kanserlerinde-erken-teshis-hayat-kurtariyor</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/cocukluk-cagi-kanserlerinde-erken-teshis-hayat-kurtariyor</guid>
<description><![CDATA[ Dünya genelinde her yıl 1 milyon çocuktan 110-150’sinde kanser görülüyor. Uzmanlar, erken teşhis ve tedaviyle çocukluk çağı kanserlerinde başarı oranının yüzde 80’lere ulaştığını belirtiyor. Lösemi en sık görülen çocukluk çağı kanseri olurken, lenfoma ve sinir sistemi tümörleri onu takip ediyor. ]]></description>
<enclosure url="https://pursaklargundem.com.tr/uploads/images/202502/image_870x580_67c1794fc7d1e.jpg" length="37984" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 28 Feb 2025 12:36:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Çocukluk çağı kanserlerinde erken teşhis neden önemli, en sık görülen çocukluk çağı kanseri hangisi, çocuk kanserlerinde tedavi yöntemleri nelerdir, hangi belirtiler çocukluk çağı kanserine işaret eder</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p data-start="414" data-end="970"><strong data-start="414" data-end="478">Çocukluk çağı kanserlerinde erken teşhis hayati önem taşıyor</strong><br data-start="478" data-end="481">15 Şubat Dünya Çocukluk Çağı Kanseri Günü kapsamında açıklamalarda bulunan Çocuk Hematolojisi ve Onkolojisi Uzmanı Prof. Dr. Tülin Tiraje Celkan, çocukluk çağında kanser görülme oranlarının düşük olmasına rağmen tedavideki başarı oranlarının giderek arttığını belirtti. Celkan, ‘Her yıl 1 milyon çocuktan 110-150’sinde kanser gelişiyor. En sık 5 yaş altı ve 10-15 yaş grubunda görülüyor. Erken teşhis ve etkili tedavi yöntemleri sayesinde başarı oranı yüzde 80’lere kadar ulaşıyor’ dedi.</p>
<p data-start="972" data-end="1259"><strong data-start="972" data-end="1019">Lösemi en sık görülen çocukluk çağı kanseri</strong><br data-start="1019" data-end="1022">Çocukluk çağı kanserlerinde en sık görülen türün lösemi olduğunu ifade eden Prof. Dr. Celkan, ‘Ülkemizde lösemiyi, lenfoma, sinir sistemi tümörleri, nöroblastoma, Wilms tümörü ve yumuşak doku sarkomaları takip ediyor’ şeklinde konuştu.</p>
<p data-start="1261" data-end="1647"><strong data-start="1261" data-end="1302">Çocuk kanserlerinde tedavi yöntemleri</strong><br data-start="1302" data-end="1305">Çocuk kanserlerinin hızlı büyüyen ve çoğalan hücrelerden oluştuğunu belirten Celkan, bu nedenle kemoterapi ve radyoterapi gibi tedavilere daha duyarlı olduklarını söyledi. ‘Cerrahi, ışın ve ilaç tedavileri birlikte uygulanıyor. Ancak ışın tedavisinin yan etkileri nedeniyle çocukluk çağı kanserlerinde kullanım oranı giderek azalıyor’ dedi.</p>
<p data-start="1649" data-end="1819"><strong data-start="1649" data-end="1687">Hangi belirtiler dikkate alınmalı?</strong><br data-start="1687" data-end="1690">Ailelerin çocuklardaki bazı belirtileri göz ardı etmemesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Celkan, şu belirtilere dikkat çekti:</p>
<ul data-start="1820" data-end="2208">
<li data-start="1820" data-end="1913">Kansızlık, solukluk, morluklar, halsizlik ve kemik ağrıları löseminin habercisi olabilir.</li>
<li data-start="1914" data-end="1992">Gece terlemeleri, ateş, kilo kaybı ve kaşıntı, lenfoma belirtisi olabilir.</li>
<li data-start="1993" data-end="2115">Karında şişlik, deri altında şişlikler, göz çevresinde morluk ve kemik ağrıları nöroblastoma ile ilişkilendirilebilir.</li>
<li data-start="2116" data-end="2208">Karaciğer bölgesinde şişlik, sarılık ve kilo kaybı karaciğer tümörlerini düşündürebilir.</li>
</ul>
<p data-start="2210" data-end="2332">Uzmanlar, bu belirtilerin görülmesi halinde vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini vurguluyor.</p><br><p><b>Kaynak: <a href="https://cumha.com.tr/" target="_blank">CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</a></b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Aşkın Beyinde Yarattığı Etki Bilimsel Olarak Açıklandı</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/askin-beyinde-yarattigi-etki-bilimsel-olarak-aciklandi</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/askin-beyinde-yarattigi-etki-bilimsel-olarak-aciklandi</guid>
<description><![CDATA[ Bilim insanları, aşkın beyindeki ödül merkezlerini nasıl harekete geçirdiğini ortaya koydu. Yapılan araştırmalar, sevilen birinin fotoğrafına bakmanın ağrıyı azalttığını ve mutluluk hormonlarını artırarak ruh halini iyileştirdiğini gösterdi. Uzmanlar, aşkın hem fiziksel hem de psikolojik sağlık üzerinde güçlü etkileri olduğunu vurguluyor. ]]></description>
<enclosure url="https://pursaklargundem.com.tr/uploads/images/202502/image_870x580_67c17950701d8.jpg" length="32407" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 28 Feb 2025 12:36:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Aşk beyinde nasıl bir etki yaratır, aşkın ağrıyı azaltma mekanizması nedir, aşk bağımlılık yapar mı, çevrimiçi ilişkiler aşkı nasıl etkiliyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p data-start="455" data-end="803">Bilim insanları, aşkın beyindeki kimyasal süreçleri nasıl etkilediğini araştırarak önemli bulgulara ulaştı. Yapılan araştırmalar, romantik partnerlerinin fotoğraflarına bakan kişilerin ağrı seviyelerinde belirgin bir düşüş yaşadığını gösterdi. Uzmanlara göre, aşkın kimyasal etkileri vücutta hem fiziksel hem de ruhsal sağlığı doğrudan etkiliyor.</p>
<p data-start="805" data-end="857"><strong data-start="805" data-end="855">Beyindeki Ödül Merkezlerini Harekete Geçiriyor</strong></p>
<p data-start="859" data-end="1211">Psikiyatri Uzmanı Dr. Mert Sinan Bingöl, aşkın beyindeki ödül mekanizmasını harekete geçirdiğini belirterek, şu açıklamalarda bulundu: "Tutkulu bir aşk süreci, dopamin, oksitosin ve endorfin gibi mutluluk hormonlarının salgılanmasını artırarak vücuda enerji verir. Tek bir dokunuş, öpücük veya sarılma bile bu kimyasalların seviyesini yükseltebilir."</p>
<p data-start="1213" data-end="1552">Bingöl, aşkın ilk etkisini kalp atış hızında gösterdiğini belirterek, "Kalp ritmini artırır, bağışıklık sistemini güçlendirir, kan basıncını düşürür ve stresin azalmasına katkı sağlar" dedi. Ayrıca, aşkın ağrı algısını azaltarak güven hissi oluşturduğunu ve beynin iyileştirici hormonları daha fazla salgılamasına yol açtığını vurguladı.</p>
<p data-start="1554" data-end="1604"><strong data-start="1554" data-end="1602">Beyindeki Bağlanma ve Bağımlılık Mekanizması</strong></p>
<p data-start="1606" data-end="1924">Uzman Klinik Psikolog Merve Türkkol, aşık olma sürecinde beynin nasıl çalıştığını detaylandırarak, "Bu süreçte beynin ödül ve motivasyon merkezleri, özellikle ventral tegmental alan (VTA), nucleus accumbens ve amigdala aktif hale gelir. Dopamin salınımı artarak kişinin aşık olduğu kişiye odaklanmasını sağlar" dedi.</p>
<p data-start="1926" data-end="2232">Türkkol, aşkın beyindeki etkilerinin bağımlılık yapan maddelerle benzerlik gösterdiğine de dikkat çekerek, "Aşk, beyindeki ödül merkezlerini uyararak bağımlılık yapıcı maddelerle aynı yolları aktive edebilir. Bu nedenle, ayrılık durumlarında yoksunluk hissi yaşanması kaçınılmazdır" ifadelerini kullandı.</p>
<p data-start="2234" data-end="2286"><strong data-start="2234" data-end="2284">Çevrimiçi İlişkiler Duygusal Bağı Zayıflatıyor</strong></p>
<p data-start="2288" data-end="2734">Günümüzde teknolojinin aşk üzerindeki etkilerine de değinen Türkkol, çevrimiçi ilişkilerin duygusal bağlanmayı zayıflatabileceğini belirtti. "Yüz yüze iletişimde fiziksel yakınlık, beden dili ve göz teması gibi faktörler bağlanmayı hızlandırırken, çevrimiçi platformlar ilişki başlangıcını daha bilişsel bir düzeye taşıyor. Sürekli seçenek bolluğu, bireylerde ideal partner arayışını artırarak duygusal bağ kurma kapasitesini azaltabilir" dedi.</p>
<p data-start="2736" data-end="2890">Uzmanlar, aşkın sadece duygusal bir his değil, aynı zamanda beyindeki biyokimyasal süreçleri doğrudan etkileyen güçlü bir mekanizma olduğunu vurguluyor.</p><br><p><b>Kaynak: <a href="https://cumha.com.tr/" target="_blank">CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</a></b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kış Hastalıklarına Karşı Kalkan: Bu Besinleri Sofranızdan Eksik Etmeyin</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/kis-hastaliklarina-karsi-kalkan-bu-besinleri-sofranizdan-eksik-etmeyin</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/kis-hastaliklarina-karsi-kalkan-bu-besinleri-sofranizdan-eksik-etmeyin</guid>
<description><![CDATA[ Soğuk havalar bağışıklık sistemini zayıflatırken, uzmanlar hastalıklardan korunmak için beslenmenin önemine dikkat çekiyor. C vitamini zengini meyveler, antioksidan kaynağı sebzeler ve probiyotikler bağışıklığı güçlendirirken, zerdeçal ve zencefil inflamasyonu azaltıyor. Kış depresyonuna karşı ise serotonin seviyesini artıran besinler öneriliyor. ]]></description>
<enclosure url="https://pursaklargundem.com.tr/uploads/images/202502/image_870x580_67c17950eef35.jpg" length="90136" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 28 Feb 2025 12:36:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Bağışıklık sistemini güçlendiren besinler nelerdir, kışın su tüketimi neden önemlidir, hangi besinler kış depresyonuna iyi gelir, zerdeçal ve zencefilin faydaları nelerdir</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p data-start="480" data-end="713">Kış aylarında soğuk algınlığı ve grip gibi hastalıkların artışıyla birlikte bağışıklık sistemini güçlü tutmak büyük önem taşıyor. Uzmanlar, hastalıklardan korunmanın en etkili yollarından birinin doğru beslenme olduğunu belirtiyor.</p>
<p data-start="715" data-end="767"><strong data-start="715" data-end="765">C vitaminiyle bağışıklık sistemini güçlendirin</strong></p>
<p data-start="769" data-end="1145">Beslenme ve Diyet Uzmanı Diyetisyen İrem Aksoy, bağışıklık sistemini desteklemek için C vitamini zengini besinlerin tüketilmesi gerektiğini vurguladı. Aksoy, ‘Portakal, mandalina, greyfurt, limon, kivi, kuşburnu çayı, renkli biberler ve maydanoz gibi besinleri sofralarınızdan eksik etmeyin. C vitamini, soğuk algınlığı ve grip gibi hastalıklardan korunmada etkilidir’ dedi.</p>
<p data-start="1147" data-end="1182"><strong data-start="1147" data-end="1180">Antioksidan kaynakları önemli</strong></p>
<p data-start="1184" data-end="1413">Aksoy, renkli sebze ve meyvelerin hem bağışıklık sistemini güçlendirdiğini hem de kışın düşen enerji seviyesini artırdığını belirtti. Ayrıca, yoğurt ve kefir gibi probiyotiklerin de vücut direncine katkı sağladığını ifade etti.</p>
<p data-start="1415" data-end="1450"><strong data-start="1415" data-end="1448">Su tüketimine dikkat edilmeli</strong></p>
<p data-start="1452" data-end="1813">Soğuk havalarda su tüketiminin azalmasının vücut için olumsuz etkiler doğurabileceğini belirten Aksoy, ‘Günlük 2-2,5 litre su içmek, metabolizmanın düzgün çalışmasını ve toksinlerin atılmasını sağlar. Kışın su içmekte zorlananlar, bitki çaylarını da tercih edebilir. Ancak kronik hastalığı olanların bitki çayı seçiminde dikkatli olması gerekir’ diye konuştu.</p>
<p data-start="1815" data-end="1849"><strong data-start="1815" data-end="1847">Sağlıksız gıdalardan kaçının</strong></p>
<p data-start="1851" data-end="2192">Kışın hareketsiz yaşam tarzı ve yüksek kalorili yiyeceklere yönelmenin kilo alımına neden olabileceğini belirten Aksoy, işlenmiş gıdalardan, aşırı şekerli yiyeceklerden kaçınılması gerektiğini ifade etti. Sağlıklı beslenme için tam tahıllı ürünler, ceviz, fındık, badem, avokado, süt ürünleri, sebze ve meyvelerin tercih edilmesi önerildi.</p>
<p data-start="2194" data-end="2232"><strong data-start="2194" data-end="2230">Zerdeçal ve zencefilin faydaları</strong></p>
<p data-start="2234" data-end="2462">Kış aylarında inflamasyonu ve ödemi azaltan antiinflamatuar özelliklere sahip zerdeçal ve zencefilin mutlaka tüketilmesi gerektiğini belirten Aksoy, ‘Bu besinleri yiyeceklerinize ve içeceklerinize eklemeyi ihmal etmeyin’ dedi.</p>
<p data-start="2464" data-end="2504"><strong data-start="2464" data-end="2502">Kış depresyonuna karşı muz tüketin</strong></p>
<p data-start="2506" data-end="2803">Kış depresyonuna karşı da beslenmenin önemine değinen Aksoy, serotonin seviyesini artıran muz, ananas, ceviz, fındık, badem, peynir, yumurta, et ve balık gibi gıdaların tüketilmesini önerdi. Egzersiz yapmanın ve güneş ışığından yararlanmanın da ruh haline olumlu etkiler sağlayacağını vurguladı.</p><br><p><b>Kaynak: <a href="https://cumha.com.tr/" target="_blank">CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</a></b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İkinci Dil Öğrenmek Bunamayı 5 Yıl Geciktirebilir</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/ikinci-dil-ogrenmek-bunamayi-5-yil-geciktirebilir</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/ikinci-dil-ogrenmek-bunamayi-5-yil-geciktirebilir</guid>
<description><![CDATA[ Bilim insanları, ikinci bir dil öğrenmenin bunama riskini geciktirdiğini ortaya koydu. Araştırmalara göre, iki dil bilen bireyler, yalnızca anadilini konuşanlara kıyasla ortalama 5,4 yıl daha geç bunamaya yakalanıyor. MRI görüntüleme çalışmaları, çok dilli bireylerin beyinlerinde önemli değişiklikler olduğunu gösteriyor. ]]></description>
<enclosure url="https://pursaklargundem.com.tr/uploads/images/202502/image_870x580_67c17951617e3.jpg" length="56948" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 28 Feb 2025 12:36:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Dil öğrenmek bunamayı nasıl etkiliyor, iki dil bilenler neden daha geç bunamaya yakalanıyor, MRI çalışmaları hangi sonuçları ortaya koydu, ileri yaşta dil öğrenmek bunamayı önler mi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p data-start="410" data-end="657">Bilim insanları tarafından yapılan araştırmalar, ikinci bir dil öğrenmenin, bunama sürecini önemli ölçüde geciktirebileceğini ortaya koydu. Uzun süredir bilinen bu gerçek, son çalışmalarla daha net bir şekilde destekleniyor.</p>
<p data-start="659" data-end="897">Yapılan incelemelere göre, iki dil bilen bireyler, yalnızca anadilini konuşan kişilere kıyasla ortalama 5,4 yıl daha geç bunamaya yakalanıyor. Bu durumun diğer çevresel ve genetik faktörlerden bağımsız olarak gerçekleştiği belirtiliyor.</p>
<p data-start="899" data-end="1263"><strong data-start="899" data-end="936">Beyindeki değişimler görüntülendi</strong><br data-start="936" data-end="939">MRI (Manyetik Rezonans Görüntüleme) çalışmaları, birden fazla dil konuşan bireylerin beyin yapılarında önemli değişiklikler meydana geldiğini gösteriyor. Özellikle beynin bilişsel rezervini artırdığı düşünülen çok dilliliğin, nöronlar arasındaki bağlantıları güçlendirdiği ve beyin fonksiyonlarını koruduğu ifade ediliyor.</p>
<p data-start="1265" data-end="1507">Uzmanlar, ikinci bir dil öğrenmenin sadece genç yaşlarda değil, ileri yaşlarda da bilişsel sağlığa olumlu katkı sağlayabileceğini vurguluyor. Dil öğrenmenin, beyni aktif tutarak yaşa bağlı bilişsel gerilemeyi yavaşlatabileceği belirtiliyor.</p><br><p><b>Kaynak: <a href="https://cumha.com.tr/" target="_blank">CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</a></b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Robotik rehabilitasyon ile felçli hastalar yeniden yürüyebiliyor</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/robotik-rehabilitasyon-ile-felcli-hastalar-yeniden-yuruyebiliyor</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/robotik-rehabilitasyon-ile-felcli-hastalar-yeniden-yuruyebiliyor</guid>
<description><![CDATA[ Omurilik yaralanmaları ve inme geçiren hastalar, robotik rehabilitasyon sayesinde yürümeyi tekrar öğreniyor. Yapay zeka destekli cihazlar, hastaların hareket kabiliyetini artırırken, kişiye özel tedavi imkanı sunuyor. Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi&#039;nde uygulanan bu yöntemle, felçli ve hareket kabiliyetini kaybetmiş hastalar kas hafızalarını yeniden kazanarak adım atabiliyor. ]]></description>
<enclosure url="https://pursaklargundem.com.tr/uploads/images/202502/image_870x580_67c17951d0ee0.jpg" length="89165" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 28 Feb 2025 12:36:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Robotik rehabilitasyon nedir, yürüme robotları nasıl çalışır, felçli hastalar için robotik rehabilitasyonun faydaları nelerdir, yapay zeka bu tedaviye nasıl katkı sağlayacak</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p></p>
<p data-start="512" data-end="845">Omurilik yaralanmaları, inme ve felç gibi nedenlerle hareket kabiliyetini kaybeden hastalar, robotik rehabilitasyon sayesinde yeniden yürümeyi öğreniyor. Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi'nde uygulanan bu tedavi yöntemi, hastaların kas hafızasını yeniden oluşturarak hareket kabiliyetlerini geliştirmelerine yardımcı oluyor.</p>
<p data-start="847" data-end="894"><strong data-start="847" data-end="892">Robotik rehabilitasyon nasıl uygulanıyor?</strong></p>
<p data-start="896" data-end="1411">Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı Doç. Dr. Ümit Yalçın, robotik rehabilitasyonun özellikle nörolojik ve ortopedik rahatsızlıkları olan hastalar için önemli bir tedavi yöntemi olduğunu belirtti. Doç. Dr. Yalçın, 'Felçli hastalar, omurilik yaralanmaları, inme geçirenler, yürüme ve denge bozukluğu olan hastalar için robotik cihazlar oldukça faydalıdır. Bu cihazlar, hastaların fiziksel terapilerini destekleyerek, hareketlerini tekrar kazanmalarına yardımcı olur' dedi.</p>
<p data-start="1413" data-end="1447"><strong data-start="1413" data-end="1445">Tedavi süreci ve avantajları</strong></p>
<p data-start="1449" data-end="1894">Robotik rehabilitasyonun en büyük avantajlarından biri, kişiye özel tedavi planlamasına imkan tanıması. Doç. Dr. Yalçın, sürecin nasıl işlediğini şu sözlerle anlattı: 'Robotik cihazlar, hastanın hareketlerini hassas bir şekilde analiz edebilir ve doktorun belirlediği program doğrultusunda doğru hareketleri tekrar etmesini sağlar. Hastalar, bu sayede daha yoğun ve sık tedavi seanslarına katılabilir. Bu da iyileşme sürecini hızlandırabilir.'</p>
<p data-start="1896" data-end="2148">Hastalar genellikle haftanın dört günü egzersiz ağırlıklı rehabilitasyon programına dahil edilirken, haftanın bir günü robotik rehabilitasyon programına katılıyor. Ortalama 10 seans süren bu tedavi yöntemi, hastadan hastaya değişiklik gösterebiliyor.</p>
<p data-start="2150" data-end="2186"><strong data-start="2150" data-end="2184">Hareket kabiliyetini artırıyor</strong></p>
<p data-start="2188" data-end="2480">Yürüme robotlarının, hastaların yürüyüş hareketlerini yeniden öğrenmelerine yardımcı olduğunu belirten Doç. Dr. Yalçın, 'Bu robotlar, hastayı bir kemer sistemi ile destekleyerek bacak hareketlerini simüle eder. Böylece kas hafızası yeniden oluşturularak yürüme yeteneği kazanılabilir' dedi.</p>
<p data-start="2482" data-end="2847">Robotik rehabilitasyonun sadece yürümeye değil, genel hareket kabiliyetine de katkı sağladığını vurgulayan Doç. Dr. Yalçın, 'Kas gücünü artırarak hastaların özgüvenini yükseltir. Özellikle inme geçiren hastalarda, robotik rehabilitasyon ile yürümeye başlayan birçok vaka bulunmaktadır. Bu yöntem, hastaların yaşam kalitesini önemli ölçüde artırıyor' diye konuştu.</p>
<p data-start="2849" data-end="2901"><strong data-start="2849" data-end="2899">Yapay zeka destekli kişiye özel robotlar yolda</strong></p>
<p data-start="2903" data-end="3367">Teknolojik gelişmelerle birlikte robotik rehabilitasyonun daha da ilerleyeceğini belirten Doç. Dr. Yalçın, 'Yapay zeka destekli cihazlar sayesinde robotların hastaların ihtiyaçlarını daha iyi anlayıp, tedaviyi kişiselleştireceği bir döneme giriyoruz. Ayrıca, sanal gerçeklik gibi teknolojilerle birleştirilerek tedavi sürecini daha motive edici hale getirmek mümkün. Gelecekte robotik rehabilitasyonun daha erişilebilir olmasını bekliyoruz' ifadelerini kullandı.</p>
<p data-start="3369" data-end="3561"><strong data-start="3369" data-end="3381"></strong></p><br><p><b>Kaynak: <a href="https://cumha.com.tr/" target="_blank">CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</a></b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Ramazanda sağlıklı beslenmenin püf noktaları! Uzmanlar uyardı</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/ramazanda-saglikli-beslenmenin-puf-noktalari-uzmanlar-uyardi</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/ramazanda-saglikli-beslenmenin-puf-noktalari-uzmanlar-uyardi</guid>
<description><![CDATA[ Ramazan ayında sağlıklı beslenmek için sahur ve iftar öğünlerinde nelere dikkat edilmesi gerektiği uzmanlar tarafından açıklandı. Dengeli beslenme, sahurun atlanmaması ve aşırı yağlı gıdalardan kaçınılması öneriliyor. Kalp hastalarının ise oruç tutmadan önce doktor kontrolünden geçmesi gerektiği vurgulandı. ]]></description>
<enclosure url="https://pursaklargundem.com.tr/uploads/images/202502/image_870x580_67c179525a5af.jpg" length="133547" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 28 Feb 2025 12:36:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Ramazanda sağlıklı beslenme nasıl olmalı, sahurda hangi besinler tüketilmeli, iftarda hangi yiyeceklerden kaçınılmalı, kalp hastaları oruç tutabilir mi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p data-start="430" data-end="741">Ramazan ayında oruç tutan bireylerin sağlıklı beslenme alışkanlıklarını koruyabilmesi için uzmanlar önemli tavsiyelerde bulundu. Yeterli ve dengeli beslenmenin şart olduğunu belirten Beslenme ve Diyetetik Uzmanı Prof. Dr. M. Emel Alphan, sahur ve iftar öğünlerinde nelere dikkat edilmesi gerektiğini açıkladı.</p>
<p data-start="743" data-end="777"><strong data-start="743" data-end="775">Sahur öğünü ihmal edilmemeli</strong></p>
<p data-start="779" data-end="997">Sahurun mutlaka yapılması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Alphan, bu öğünde mideyi yormayacak, uzun süre tok tutacak besinlerin tercih edilmesi gerektiğini belirtti. Sahurda tüketilebilecek besinleri şöyle sıraladı:</p>
<ul data-start="999" data-end="1137">
<li data-start="999" data-end="1056">Peynir, tam buğday ekmeği, zeytin, domates, salatalık</li>
<li data-start="1057" data-end="1092">Süt veya ıhlamur gibi içecekler</li>
<li data-start="1093" data-end="1137">Posalı ve besin değeri yüksek yiyecekler</li>
</ul>
<p data-start="1139" data-end="1365">Özellikle beyaz undan yapılmış hamur işleri ve şekerli gıdalardan kaçınılması gerektiğini söyleyen Alphan, 'Sahurda pilav, makarna, börek ve komposto tüketimi, insülin salgısını etkileyerek çabuk acıkmaya yol açabilir' dedi.</p>
<p data-start="1367" data-end="1407"><strong data-start="1367" data-end="1405">İftarda aşırı yemekten kaçınılmalı</strong></p>
<p data-start="1409" data-end="1606">İftar öğününde sağlıklı beslenmenin önemine değinen Prof. Dr. Alphan, birden fazla öğüne bölünerek yemek yenilmesi gerektiğini ifade etti. İftarda dikkat edilmesi gereken noktalar ise şu şekilde:</p>
<ul data-start="1608" data-end="1942">
<li data-start="1608" data-end="1663">Orucu su ve birkaç zeytinle açmak yeterli olabilir.</li>
<li data-start="1664" data-end="1737">Aşırı yağlı şarküteri ürünleri yerine doğal besinler tercih edilmeli.</li>
<li data-start="1738" data-end="1811">Çorba ve salata ile başlanan iftar sonrasında kısa bir ara verilmeli.</li>
<li data-start="1812" data-end="1902">Ana öğünde haşlanmış veya ızgara et, sebze yemekleri ve tam buğday ekmeği tüketilmeli.</li>
<li data-start="1903" data-end="1942">Tatlı yerine meyve tercih edilmeli.</li>
</ul>
<p data-start="1944" data-end="2136">Gece yatmadan önce bir bardak süt içmenin kalsiyum ihtiyacını karşılamak açısından önemli olduğunu belirten Alphan, iftar sonrası hafif egzersizlerin de sindirime yardımcı olacağını söyledi.</p>
<p data-start="2138" data-end="2172"><strong data-start="2138" data-end="2170">Kalp hastaları dikkat etmeli</strong></p>
<p data-start="2174" data-end="2420">Ramazan ayında kalp hastalarının beslenme düzenlerine daha fazla özen göstermesi gerektiğini belirten Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Cengiz Köksal, uzun süren açlık ve susuzluğun kalp hastaları için risk oluşturabileceğini ifade etti.</p>
<p data-start="2422" data-end="2578">Özellikle yüksek tansiyon ve diyabet gibi kronik hastalığı olan bireylerin doktor kontrolünden geçmesi gerektiğini söyleyen Köksal, şu uyarılarda bulundu:</p>
<ul data-start="2580" data-end="2783">
<li data-start="2580" data-end="2658">Kan sulandırıcı ilaç kullanan hastalar Ramazan boyunca doz takibi yapmalı.</li>
<li data-start="2659" data-end="2740">Uzun saatler açlık ve susuzluk, kan değerlerinde değişikliklere yol açabilir.</li>
<li data-start="2741" data-end="2783">Sahur öğünü kesinlikle atlanmamalıdır.</li>
</ul>
<p data-start="2785" data-end="2910">Uzmanlar, Ramazan ayının sağlıklı geçmesi için bireylerin beslenme alışkanlıklarına dikkat etmeleri gerektiğini vurguluyor.</p><br><p><b>Kaynak: <a href="https://cumha.com.tr/" target="_blank">CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</a></b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Uzmanlar uyarıyor: Sahuru atlamak mide rahatsızlıklarını tetikleyebilir</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/uzmanlar-uyariyor-sahuru-atlamak-mide-rahatsizliklarini-tetikleyebilir</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/uzmanlar-uyariyor-sahuru-atlamak-mide-rahatsizliklarini-tetikleyebilir</guid>
<description><![CDATA[ Ramazan ayının başlamasıyla birlikte beslenme düzenine dikkat edilmesi gerektiğini belirten uzmanlar, sahurun kesinlikle atlanmaması gerektiğini vurguluyor. Kocaeli Şehir Hastanesi Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. İbrahim Koral Önal, sahurda protein ve lif açısından zengin besinler tüketilmesini önererek, aşırı tuzlu ve yağlı yiyeceklerden kaçınılması gerektiğini belirtti. Ayrıca, iftar sonrası ağır yemeklerden uzak durulmasının sindirim sağlığı açısından önemli olduğunu ifade etti. ]]></description>
<enclosure url="https://pursaklargundem.com.tr/uploads/images/202502/image_870x580_67c17952e2620.jpg" length="90687" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 28 Feb 2025 12:36:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Sahur neden atlanmamalı, sahurda hangi besinler tüketilmeli, iftar nasıl yapılmalı, mide rahatsızlıklarını önlemek için ne yapılmalı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p></p>
<p data-start="620" data-end="859">Ramazan ayının başlamasıyla birlikte sahur ve iftarda doğru beslenme büyük önem taşıyor. Uzmanlar, özellikle uzun saatler süren açlık sonrası mide ve bağırsak sorunlarının önüne geçebilmek için sahurun atlanmaması gerektiğini belirtiyor.</p>
<p data-start="861" data-end="1161"><strong data-start="861" data-end="890">Sahur öğünü neden önemli?</strong><br data-start="890" data-end="893">Kocaeli Şehir Hastanesi Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. İbrahim Koral Önal, sahurun sağlık açısından kritik bir öğün olduğunu vurgulayarak, ‘Sahur öğününün atlanmaması çok önemlidir. Uzun süreli açlık mide asidini artırarak, reflü ve gastriti tetikleyebilir’ dedi.</p>
<p data-start="1163" data-end="1239">Önal, sahurda tüketilmesi gereken besinlerle ilgili şu önerilerde bulundu:</p>
<ul data-start="1240" data-end="1815">
<li data-start="1240" data-end="1344">Protein açısından zengin olan yumurta, peynir, yoğurt ve süt gibi gıdalar tok kalma süresini uzatır.</li>
<li data-start="1345" data-end="1446">Lifli ve kompleks karbonhidrat içeren tam tahıllı ekmek, yulaf gibi besinler sindirimi destekler.</li>
<li data-start="1447" data-end="1551">Aşırı tuzlu, baharatlı ve yağlı gıdalardan kaçınılmalı, çünkü bu tür besinler susuzluğu artırabilir.</li>
<li data-start="1552" data-end="1655">Kuruyemiş, avokado ve yoğurt gibi sağlıklı yağ içeren besinler uzun süre tokluk hissi sağlayabilir.</li>
<li data-start="1656" data-end="1737">Sahurda en az 2-3 bardak su tüketmek gün içinde susuzluk hissini azaltabilir.</li>
<li data-start="1738" data-end="1815">Sahur sonrası hemen uyumamak, reflü riskini azaltmak açısından önemlidir.</li>
</ul>
<p data-start="1817" data-end="1954"><strong data-start="1817" data-end="1843">İftar nasıl yapılmalı?</strong><br data-start="1843" data-end="1846">İftar öğününde mideyi yormamak için dikkat edilmesi gerekenleri de paylaşan Önal, şu tavsiyelerde bulundu:</p>
<ul data-start="1955" data-end="2408">
<li data-start="1955" data-end="2053">Orucun su, hurma veya hafif bir çorba ile açılması sindirim sistemine ani yük binmesini önler.</li>
<li data-start="2054" data-end="2102">Yemekler yavaş yenmeli ve iyi çiğnenmelidir.</li>
<li data-start="2103" data-end="2206">Kızartma ve aşırı yağlı yiyeceklerden kaçınılmalı, haşlama veya ızgara yemekler tercih edilmelidir.</li>
<li data-start="2207" data-end="2322">Lif açısından zengin sebze yemekleri ve tam tahıllı gıdalar bağırsak sağlığını koruyarak kabızlığı önleyebilir.</li>
<li data-start="2323" data-end="2408">Şekerli ve şerbetli tatlılar yerine meyve veya sütlü tatlılar tercih edilmelidir.</li>
</ul>
<p data-start="2410" data-end="2605">Sindirim sistemi hastalıkları olan bireylerin özellikle mideyi yoracak besinlerden kaçınması gerektiğini vurgulayan Önal, Ramazan süresince sağlıklı ve dengeli beslenmenin önemine dikkat çekti.</p>
<p data-start="2607" data-end="2758"><strong data-start="2607" data-end="2619"></strong></p><br><p><b>Kaynak: <a href="https://cumha.com.tr/" target="_blank">CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</a></b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Bilinçaltı korkularımız kabuslara nasıl dönüşüyor? Uzmanlar açıkladı</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/bilincalti-korkularimiz-kabuslara-nasil-doenusuyor-uzmanlar-acikladi</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/bilincalti-korkularimiz-kabuslara-nasil-doenusuyor-uzmanlar-acikladi</guid>
<description><![CDATA[ Rüyalar ve kabuslar, bilinçaltımızdaki çözümlenmemiş duyguların bir yansıması olabilir mi? Uzman Klinik Psikolog Zeynep Betül Alp, rüyaların oluşum sürecini, bilinçaltı mesajlarını ve stresin kabuslar üzerindeki etkisini anlattı. REM ve NREM uykularındaki rüya farklılıklarına dikkat çeken Alp, bilinçli rüya görmenin mümkün olup olmadığını da değerlendirdi. ]]></description>
<enclosure url="https://pursaklargundem.com.tr/uploads/images/202502/image_870x580_67c1795365a8d.jpg" length="42410" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 28 Feb 2025 12:36:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Bilinçaltı korkularımız rüyalarımızı nasıl etkiliyor, REM ve NREM rüyaları arasındaki fark nedir, stres kabusları artırır mı, bilinçli rüya görmek mümkün mü</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p></p>
<p data-start="487" data-end="701">Rüyalar, beynimizin bilinçaltımızla kurduğu gizemli bir bağlantı olarak görülüyor. Uzmanlara göre, özellikle tekrar eden rüyalar ve kabuslar, zihnimizde çözümlenmemiş psikolojik durumların bir yansıması olabilir.</p>
<p data-start="703" data-end="745"><strong data-start="703" data-end="743">REM uykusu rüyaları nasıl etkiliyor?</strong></p>
<p data-start="747" data-end="1162">Uzman Klinik Psikolog Zeynep Betül Alp, rüyaların, beynimizin uyku sırasında belirli bölgelerinin farklı şekillerde çalışmasıyla oluştuğunu belirtti. Özellikle 'REM' uykusunda aktif hale gelen beyin bölgeleri, canlı ve hikâyesi olan rüyalar görmemizi sağlıyor. Alp, "REM uykusunda beyin sapı tarafından tetiklenen sinyaller, 'talamus' aracılığıyla kortekse iletilir ve bu süreç rüyaların oluşumunu başlatır" dedi.</p>
<p data-start="1164" data-end="1441">Beyinde duyguların ve hafızanın yönetildiği 'amigdala' ve 'hipokampus' bölgeleri, rüya sırasında aktif hale gelirken, mantıklı düşünmeden sorumlu 'prefrontal korteks' daha az çalışıyor. Alp, "Bu yüzden rüyalarda mantık dışı olaylarla sıkça karşılaşırız" ifadelerini kullandı.</p>
<p data-start="1443" data-end="1496"><strong data-start="1443" data-end="1494">Kabuslar bilinçaltındaki korkuların işareti mi?</strong></p>
<p data-start="1498" data-end="1911">Alp'e göre rüyaların içeriği, günlük yaşantımız, zihnimizde kalan olaylar ve bilinçaltımızdaki düşüncelerle şekilleniyor. Gün içinde yaşanan stres, kaygı veya duygusal yoğunluk, rüyalarımıza doğrudan yansıyabiliyor. "Örneğin sınav stresi yaşayan bir kişi, rüyasında hazırlıksız bir şekilde sınava girdiğini görebilir" diyen Alp, bastırılmış travmaların da rüyalar aracılığıyla tekrar yaşanabileceğini vurguladı.</p>
<p data-start="1913" data-end="2164">Özellikle stresli dönemlerde kabusların artabileceğini belirten Alp, "Zihnimiz, başa çıkamadığı olayları rüyalar aracılığıyla işlemeye çalışır. Tekrarlayan kabuslar, bilinçaltımızın çözülmesi gereken bir soruna dikkat çektiğinin göstergesidir" dedi.</p>
<p data-start="2166" data-end="2215"><strong data-start="2166" data-end="2213">Rüya görmek sadece REM uykusunda mı mümkün?</strong></p>
<p data-start="2217" data-end="2547">Rüyaların yalnızca REM evresinde değil, NREM (Non-REM) evresinde de görülebildiğini belirten Alp, bu rüyaların genellikle daha kısa ve görsel açıdan daha az belirgin olduğunu ifade etti. "REM rüyaları, hikâyesi olan ve duygusal yönü güçlü rüyalarken, NREM rüyaları daha parçalı ve düşünce akışına benzeyen içerikler taşır" dedi.</p>
<p data-start="2549" data-end="2586"><strong data-start="2549" data-end="2584">Bilinçli rüya görmek mümkün mü?</strong></p>
<p data-start="2588" data-end="2805">Bazı insanların rüyalarını daha net hatırlarken bazılarının hiç hatırlamamasının, kişisel beyin aktivitesiyle ilgili olduğunu aktaran Alp, rüya günlüğü tutmanın rüya hatırlama alışkanlığını artırabileceğini söyledi.</p>
<p data-start="2807" data-end="3120">Lucid (bilinçli) rüya görmenin mümkün olduğunu belirten Alp, "Bu tür rüyalarda prefrontal korteks daha aktif hale gelir. Kişi, rüya gördüğünün farkına vararak rüyanın içeriğini kontrol edebilir. Lucid rüya gören kişiler, rüyalarında belirli seçimler yapabilir ve olayları yönlendirebilir" açıklamasında bulundu.</p>
<p data-start="3122" data-end="3297"><strong data-start="3122" data-end="3134"></strong></p><br><p><b>Kaynak: <a href="https://cumha.com.tr/" target="_blank">CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</a></b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Uzmandan Ramazan uyarısı: &amp;apos;Sahuru atlamak mideyi yorabilir&amp;apos;</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/uzmandan-ramazan-uyarisi-sahuru-atlamak-mideyi-yorabilir</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/uzmandan-ramazan-uyarisi-sahuru-atlamak-mideyi-yorabilir</guid>
<description><![CDATA[ Ramazan ayının başlamasıyla birlikte uzmanlar sahurun önemine dikkat çekiyor. Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. İbrahim Koral Önal, uzun süre aç kalmanın mide sorunlarına yol açabileceğini belirterek, sahurda protein ve lif açısından zengin besinlerin tüketilmesi gerektiğini vurguladı. Reflü, gastrit gibi rahatsızlıkları olan bireylerin beslenmelerine ekstra özen göstermesi gerektiğini ifade eden Önal, iftar ve sahurda sağlıklı beslenmenin sindirim sistemi sağlığı için kritik olduğunu söyledi. ]]></description>
<enclosure url="https://pursaklargundem.com.tr/uploads/images/202502/image_870x580_67c17953d75a7.jpg" length="90687" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 28 Feb 2025 12:36:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Sahur neden atlanmamalı, Ramazan&#039;da mide sağlığı için nasıl beslenmeli, iftarda hangi besinler tercih edilmeli, reflü ve gastrit hastaları Ramazan&#039;da nelere dikkat etmeli</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p></p>
<p data-start="618" data-end="818">Ramazan ayının başlamasıyla birlikte milyonlarca Müslüman oruç ibadetini yerine getirmeye hazırlanıyor. Ancak uzmanlar, özellikle sahur öğününün atlanmaması gerektiği konusunda uyarılarda bulunuyor.</p>
<p data-start="820" data-end="874"><strong data-start="820" data-end="872">Bilinçsiz beslenme mide sorunlarına yol açabilir</strong></p>
<p data-start="876" data-end="1214">Kocaeli Şehir Hastanesi Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. İbrahim Koral Önal, iftar ve sahurda yapılan yanlış beslenme alışkanlıklarının mide ve bağırsak rahatsızlıklarını tetikleyebileceğini belirtti. Özellikle reflü, gastrit ve ülser gibi sağlık sorunları olan kişilerin, beslenmelerine daha fazla dikkat etmesi gerektiğini vurguladı.</p>
<p data-start="1216" data-end="1270"><strong data-start="1216" data-end="1268">Sahurda protein ve lifli gıdalar tercih edilmeli</strong></p>
<p data-start="1272" data-end="1360">Sahur öğününün atlanmaması gerektiğini söyleyen Prof. Dr. Önal, şu önerilerde bulundu:</p>
<ul data-start="1362" data-end="1952">
<li data-start="1362" data-end="1441">Uzun süreli açlık mide asidini artırarak, reflü ve gastriti tetikleyebilir.</li>
<li data-start="1442" data-end="1639">Protein ve lif açısından zengin gıdalar tercih edilmelidir. Yumurta, peynir, yoğurt, süt gibi protein kaynakları ve tam tahıllı ekmek, yulaf gibi kompleks karbonhidratlar tokluk hissini uzatır.</li>
<li data-start="1640" data-end="1772">Aşırı tuzlu, baharatlı ve yağlı yiyeceklerden kaçınılmalıdır. Bu tür besinler susuzluğu artırabilir ve mideyi rahatsız edebilir.</li>
<li data-start="1773" data-end="1875">Bol su tüketilmelidir. Sahurda en az 2-3 bardak su içmek gün boyunca susuzluk hissini azaltabilir.</li>
<li data-start="1876" data-end="1952">Sahurdan hemen sonra yatmamak, reflü riskini önlemeye yardımcı olabilir.</li>
</ul>
<p data-start="1954" data-end="1993"><strong data-start="1954" data-end="1991">İftarda hafif besinlerle başlayın</strong></p>
<p data-start="1995" data-end="2097">İftar öğününde dikkat edilmesi gereken noktaları da aktaran Prof. Dr. Önal, şu tavsiyelerde bulundu:</p>
<ul data-start="2099" data-end="2681">
<li data-start="2099" data-end="2193">Orucu su, hurma veya hafif bir çorba ile açmak sindirim sistemine ani yük binmesini önler.</li>
<li data-start="2194" data-end="2332">Yemekleri hızlı ve aşırı tüketmek mide rahatsızlıklarına neden olabilir, bu nedenle yiyecekler yavaş yenilmeli ve iyice çiğnenmelidir.</li>
<li data-start="2333" data-end="2485">Ana yemeklerde aşırı yağlı ve kızartılmış yiyeceklerden kaçınılmalı, fırında, haşlama veya ızgara yöntemiyle hazırlanan besinler tercih edilmelidir.</li>
<li data-start="2486" data-end="2601">Lif oranı yüksek sebze yemekleri ve tam tahıllı gıdalar bağırsak sağlığını destekleyerek kabızlığı önleyebilir.</li>
<li data-start="2602" data-end="2681">Aşırı şekerli tatlılar yerine meyve veya sütlü tatlılar tercih edilmelidir.</li>
</ul>
<p data-start="2683" data-end="2888">Ramazan ayında sağlıklı beslenme düzeninin korunmasının sindirim sistemi sağlığı açısından önemli olduğunu belirten uzmanlar, doğru besin tercihleri ile orucun daha rahat geçirilebileceğini ifade ediyor.</p>
<p data-start="2890" data-end="3079"><strong data-start="2890" data-end="2902"></strong></p><br><p><b>Kaynak: <a href="https://cumha.com.tr/" target="_blank">CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</a></b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Bilimsel Araştırmalar, Cipsin Neden Bağımlılık Yaptığını Ortaya Koydu</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/bilimsel-arastirmalar-cipsin-neden-bagimlilik-yaptigini-ortaya-koydu</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/bilimsel-arastirmalar-cipsin-neden-bagimlilik-yaptigini-ortaya-koydu</guid>
<description><![CDATA[ Cips yedikten sonra duramamanın sebebi bağımlılık yapıcı maddeler değil, günlük hayatta sıkça tükettiğimiz bir bileşen olabilir. Yapılan bilimsel araştırmalar, tuz ve yağ kombinasyonunun beyin üzerindeki etkisini ve işlenmiş gıdalara karşı koymanın neden bu kadar zor olduğunu ortaya koyuyor. ]]></description>
<enclosure url="https://pursaklargundem.com.tr/uploads/images/202502/image_870x580_67c1795461b6c.jpg" length="78538" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 28 Feb 2025 12:36:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>İşlenmiş gıdalar neden bağımlılık yapıyor, tuz tüketimi neden aşırı yemeye yol açıyor, yağ ve karbonhidrat kombinasyonu beyni nasıl etkiliyor, bilim insanları cips bağımlılığı hakkında ne söylüyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p></p>
<p data-start="422" data-end="668">Cips yemeye başladıktan sonra paketin sonunu görmeden duramamak birçok kişinin yaşadığı bir durum. Peki, bu durumun sebebi ne? Bilim insanları, cips ve benzeri atıştırmalıklara karşı koyamamanın nedenlerini araştırdı ve ilginç sonuçlara ulaştı.</p>
<p data-start="670" data-end="715"><strong data-start="670" data-end="713">Tuz ve yağ kombinasyonu beyni etkiliyor</strong></p>
<p data-start="717" data-end="1028">Tuz tüketiminin, tatlı ve yağlı yiyeceklere olan düşkünlükten bile daha tehlikeli olabileceği belirtiliyor. Aşırı tuz tüketimi, kaloriden bağımsız olarak obeziteyle ilişkilendiriliyor. Yapılan araştırmalar, tuzlu ve yağlı yiyeceklerin daha fazla tüketildiğini ve bunun kilo alımını artırdığını ortaya koyuyor.</p>
<p data-start="1030" data-end="1485">Time Dergisi’nin aktardığı bir çalışmada, dört hafta boyunca 4 farklı öğle yemeği tüketen katılımcıların tepkileri ölçüldü. Bu yemekler; az yağlı/az tuzlu, az yağlı/yüksek tuzlu, yüksek yağlı/az tuzlu ve yüksek yağlı/yüksek tuzlu olarak hazırlandı. Sonuçlara göre, yemekteki tuz miktarı arttıkça katılımcıların o yemeği daha çok beğendiği gözlemlendi. Ayrıca tuz, öğünde ne kadar yağ olursa olsun, insanların %11 oranında daha fazla yemesine neden oldu.</p>
<p data-start="1487" data-end="1557"><strong data-start="1487" data-end="1555">Beyin, yağ ve karbonhidratı bir arada görünce daha fazla istiyor</strong></p>
<p data-start="1559" data-end="1901">Yale Üniversitesi’nde yapılan bir başka araştırmada, 206 katılımcının beyin taramaları sırasında yağlı, şekerli ve hem yağlı hem karbonhidratlı yiyecek görselleri gösterildi. En güçlü tepki, yağ ve karbonhidratı bir arada içeren yiyeceklere verildi. Katılımcılar, bu tür yiyecekler için daha fazla para ödemeye istekli olduklarını belirtti.</p>
<p data-start="1903" data-end="2251">Araştırmacılara göre beyin, yağı ve karbonhidratı ayrı ayrı değerlendirebiliyor ancak bu ikisi birleştiğinde, enerji değerini olduğundan fazla hesaplıyor. Bu durum, işlenmiş gıdaların aşırı tüketimine ve obeziteye yol açabiliyor. Modern gıdalardaki yağ ve karbonhidrat kombinasyonu, beynin evrimsel olarak anlamakta zorlandığı bir etki yaratıyor.</p>
<p data-start="2253" data-end="2536">Özellikle cips, çikolata ve donut gibi yiyeceklerin beyin ödül merkezlerini güçlü şekilde tetiklemesi, bu tür gıdalara karşı koymayı zorlaştırıyor. Bilim insanlarına göre, bu durumun önüne geçmek için tuz ve yağ oranı yüksek işlenmiş gıdaların tüketimine dikkat edilmesi gerekiyor.</p>
<p data-start="2538" data-end="2753"><strong data-start="2538" data-end="2550"></strong></p><br><p><b>Kaynak: <a href="https://cumha.com.tr/" target="_blank">CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</a></b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Uyku Gerçekten Neden Gereklidir? Bilim Hâlâ Kesin Bir Cevap Bulamadı</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/uyku-gercekten-neden-gereklidir-bilim-hala-kesin-bir-cevap-bulamadi</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/uyku-gercekten-neden-gereklidir-bilim-hala-kesin-bir-cevap-bulamadi</guid>
<description><![CDATA[ İnsan hayatının üçte biri uykuda geçiyor, ancak bilim insanları hâlâ uykunun kesin nedenini açıklayamıyor. Beynin işleyişi, hafıza güçlendirme, toksin temizliği ve enerji yenilenmesi gibi birçok teori var. Uykusuz kalan bireylerde görülen etkiler ve laboratuvar deneyleri, uykunun hayati önemini ortaya koyuyor. ]]></description>
<enclosure url="https://pursaklargundem.com.tr/uploads/images/202502/image_870x580_67c17954cfc9f.jpg" length="57384" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 28 Feb 2025 12:36:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Uyku neden gereklidir, uykusuzluk vücuda nasıl zarar verir, uyku sırasında beyin nasıl çalışır, REM uykusu hangi işlevleri yerine getirir</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p></p>
<p data-start="440" data-end="665">İnsan ömrünün yaklaşık üçte biri uykuda geçiyor. 80 yaşına kadar yaşayan bir birey, hayatının yaklaşık 25 yılını uyuyarak tamamlıyor. Ancak bilim insanları, uykunun neden bu kadar kritik olduğunu kesin olarak açıklayamıyor.</p>
<p data-start="667" data-end="1149">New York Üniversitesi'nden nörobilimci Michael Halassa, bu durumu ‘utanç verici’ olarak değerlendiriyor. Halassa'ya göre yemek yeme ve üreme gibi temel biyolojik ihtiyaçlar net bir şekilde açıklanabilirken, uyku konusunda kesin bir fikir birliği sağlanabilmiş değil. Evrimsel açıdan bakıldığında ise uyku, canlıyı savunmasız bıraktığı için büyük bir dezavantaj gibi görünüyor. Ancak beynin kendini günde saatlerce dış dünyadan izole etmesi, çok önemli bir sebebe dayanıyor olmalı.</p>
<p data-start="1151" data-end="1192"><strong data-start="1151" data-end="1190">Beyin Plastisitesi ve Uyku İlişkisi</strong></p>
<p data-start="1194" data-end="1640">Uyku ile ilgili en güçlü teorilerden biri, beynin plastisitesi yani esnekliği üzerindeki etkisidir. Uyku, beynin kendini organize etmesi ve sinir ağlarını yeniden düzenlemesi için kritik bir süreç olabilir. Yapılan çalışmalara göre, uykusuz bırakılan laboratuvar fareleri üç hafta içinde ölüyor. İnsanlar üzerinde yapılan araştırmalarda ise 24 saat boyunca uykusuz kalan bireylerde halüsinasyonlar ve şizofreni benzeri belirtiler görülebiliyor.</p>
<p data-start="1642" data-end="1686"><strong data-start="1642" data-end="1684">Uyku Aşamaları ve Beyindeki Değişimler</strong></p>
<p data-start="1688" data-end="2030">Uyku süreci, ‘hızlı göz hareketi’ (REM) ve ‘REM olmayan’ uyku olarak ikiye ayrılıyor. Uykuya dalarken vücut, kalp atışlarını yavaşlatıyor ve derin uykuya geçiş yapıyor. Uyandıktan sonra kısa bir süre kendine gelmek zorlaşabiliyor. REM uykusu ise uykuya daldıktan yaklaşık 90 dakika sonra başlıyor ve rüyaların çoğu bu aşamada gerçekleşiyor.</p>
<p data-start="2032" data-end="2250">Beyindeki elektriksel aktivite, REM uykusunda uyanıklık haline oldukça benzerken, kaslar neredeyse tamamen hareketsiz hale geliyor. Bu durum, halk arasında ‘karabasan’ olarak bilinen uyku felcine de neden olabiliyor.</p>
<p data-start="2252" data-end="2488">Araştırmalar, REM olmayan uykunun büyüme hormonu salgılanması ve protein sentezinin hızlanması gibi biyolojik işlevleri desteklediğini gösteriyor. REM uykusunda ise beyin, öğrenilen bilgileri organize ediyor ve hafızayı güçlendiriyor.</p>
<p data-start="2490" data-end="2524"><strong data-start="2490" data-end="2522">Uyku Beyni Nasıl Temizliyor?</strong></p>
<p data-start="2526" data-end="2828">2013 yılında yapılan bir araştırmaya göre, uyku sırasında beyin metabolik atıkları temizleyerek kendini yeniliyor olabilir. Beyin, uyanıkken tükettiği enerjinin sadece yarısını uyku sırasında kullanıyor ve bu süreçte toksik maddeleri arındırıyor. Ancak bu teori daha fazla araştırmayla desteklenmeli.</p>
<p data-start="2830" data-end="3141">Ayrıca, uykunun hafıza ve öğrenme üzerindeki etkileri de kanıtlanmış durumda. Uykusuzluk, kısa süreli hafızada bozulmalara ve bilgilerin işlenmesinde sorunlara yol açabiliyor. Sinir hücreleri arasındaki bağlantılar, uyku sırasında güçleniyor ve yeni öğrenilen bilgilerin kalıcı hale gelmesine yardımcı oluyor.</p>
<p data-start="3143" data-end="3400"><strong data-start="3143" data-end="3398">Sonuç olarak, uyku beynin gelişimi ve işleyişi açısından hayati bir rol oynuyor. Ancak uykunun kesin nedeni ve biyolojik mekanizması hakkında hâlâ birçok bilinmez bulunuyor. Gelecekte yapılacak araştırmalar, bu alandaki sırları daha da aydınlatabilir.</strong></p>
<p data-start="3402" data-end="3558"><strong data-start="3402" data-end="3414"></strong></p><br><p><b>Kaynak: <a href="https://cumha.com.tr/" target="_blank">CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</a></b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kan hastalıklarının habercisi olabilir! Diş eti kanamalarına dikkat</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/kan-hastaliklarinin-habercisi-olabilir-dis-eti-kanamalarina-dikkat</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/kan-hastaliklarinin-habercisi-olabilir-dis-eti-kanamalarina-dikkat</guid>
<description><![CDATA[ Halsizlik, çarpıntı, ateş, diş eti kanaması ve vücuttaki şişlikler, kan hastalıklarının erken belirtileri olabilir. Hematoloji Uzmanı Prof. Dr. Ömür Gökmen Sevindik, bu belirtilerin ihmal edilmemesi gerektiğini vurguladı. Kansızlık, lenfoma, lösemi gibi hastalıkların erken teşhisinin hayati önem taşıdığını belirten Sevindik, hedefe yönelik tedavilerle başarı oranının arttığını ifade etti. ]]></description>
<enclosure url="https://pursaklargundem.com.tr/uploads/images/202502/image_870x580_67c17955528ff.jpg" length="45427" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 28 Feb 2025 12:36:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Diş eti kanaması hangi hastalıkların belirtisi olabilir, lenfoma ve lösemi nasıl belirtiler gösterir, kan hastalıklarının erken teşhisi neden önemlidir, kansızlık en çok kimlerde görülür</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p></p>
<p data-start="519" data-end="884">Kan hastalıkları, dünya genelinde yaygın görülen ancak erken teşhis ile kontrol altına alınabilen ciddi sağlık sorunları arasında yer alıyor. Halsizlik, çarpıntı, ateş, diş eti kanaması ve vücuttaki şişlikler gibi belirtilerin göz ardı edilmemesi gerektiğini belirten Hematoloji Uzmanı Prof. Dr. Ömür Gökmen Sevindik, erken tanının hayati önem taşıdığını söyledi.</p>
<p data-start="886" data-end="918"><strong data-start="886" data-end="916">En sık kansızlık görülüyor</strong></p>
<p data-start="920" data-end="1273">Hematoloji bilim dalının iyi huylu ve kötü huylu hastalıklarla ilgilendiğini ifade eden Prof. Dr. Sevindik, en yaygın iyi huylu kan hastalığının kansızlık olduğunu belirtti. Sevindik, ‘Kansızlık, özellikle az gelişmiş ülkelerde her iki kişiden birinde görülüyor. Bağışıklık hücrelerini etkileyen iyi huylu hastalıklar da sıkça karşımıza çıkıyor’ dedi.</p>
<p data-start="1275" data-end="1304"><strong data-start="1275" data-end="1302">Lenfoma ve lösemi riski</strong></p>
<p data-start="1306" data-end="1650">Kötü huylu hastalıklar arasında en sık lenfomanın görüldüğünü aktaran Prof. Dr. Sevindik, ‘Lenfomalar, bağışıklık sisteminde yer alan lenfositlerin kontrolsüz çoğalmasıyla ortaya çıkıyor. Bunun dışında, multiple miyelom ve halk arasında kan kanseri olarak bilinen lösemi de sık rastlanan hastalıklar arasında yer alıyor’ ifadelerini kullandı.</p>
<p data-start="1652" data-end="1692"><strong data-start="1652" data-end="1690">Tekrarlayan enfeksiyonlara dikkat!</strong></p>
<p data-start="1694" data-end="2050">Kan hastalıklarının erken teşhis edilmesi için bazı belirtilerin dikkate alınması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Sevindik, ‘Tekrarlayan enfeksiyonlar, kendiliğinden oluşan morarmalar ve diş eti kanamaları ihmal edilmemeli. Ayrıca, boyun, koltuk altı ve kasık bölgesinde oluşan şişlikler de mutlaka uzman bir hekim tarafından değerlendirilmelidir’ dedi.</p>
<p data-start="2052" data-end="2095"><strong data-start="2052" data-end="2093">Hedefe yönelik tedaviler umut veriyor</strong></p>
<p data-start="2097" data-end="2432">Kan hastalıklarının teşhisinde kan testleri, PET tomografisi ve kemik iliği biyopsisinin kullanıldığını belirten Prof. Dr. Sevindik, ‘Tedavide artık kemoterapinin ötesine geçildi. Lenfoma, miyelom ve lösemi tedavisinde hedefe yönelik tedaviler ve immünoterapiler sayesinde hastaların yaşam kalitesi artırılabiliyor’ şeklinde konuştu.</p>
<p data-start="2434" data-end="2477"><strong data-start="2434" data-end="2475">Lösemi tedavisinde başarı oranı arttı</strong></p>
<p data-start="2479" data-end="2783">Günümüzde kronik miyeloid löseminin tedavi edilebilir bir hastalık haline geldiğini ifade eden Prof. Dr. Sevindik, ‘Önceden başarı oranı yüzde 15-20 seviyesindeyken, geliştirilen hedefe yönelik ilaçlarla bu oran yüzde 95’e ulaştı. Hatta Time dergisi bu tedaviyi "Mucize Kurşun" olarak adlandırdı’ dedi.</p>
<p data-start="2785" data-end="2990"><strong data-start="2785" data-end="2797"></strong></p><br><p><b>Kaynak: <a href="https://cumha.com.tr/" target="_blank">CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</a></b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Uzmanlar Uyardı: Soğuk Havalarda Kalp Krizi Riski Artıyor!</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/uzmanlar-uyardi-soguk-havalarda-kalp-krizi-riski-artiyor</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/uzmanlar-uyardi-soguk-havalarda-kalp-krizi-riski-artiyor</guid>
<description><![CDATA[ Kış aylarında soğuk hava, kalp ve damar hastalıklarına bağlı sağlık risklerini artırıyor. Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Serkan Kahraman, düşük sıcaklıkların kalp krizi, yüksek tansiyon ve kalp yetmezliği gibi rahatsızlıkları nasıl tetiklediğini anlattı. Uzmanlar, soğuk havalarda fiziksel aktivitenin azalması, yağlı ve tuzlu besinlerin tüketiminin artmasıyla birlikte kalp sağlığının ciddi tehdit altında olduğunu vurguluyor. ]]></description>
<enclosure url="https://pursaklargundem.com.tr/uploads/images/202502/image_870x580_67c17955df899.jpg" length="69236" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 28 Feb 2025 12:36:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Soğuk hava kalp sağlığını nasıl etkiliyor, kalp krizi riski hangi saatlerde daha fazla, kış aylarında kalp sağlığını korumak için neler yapılmalı, hangi beslenme alışkanlıkları kalp krizini tetikliyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p></p>
<p data-start="543" data-end="1021"><strong data-start="543" data-end="581">Soğuk hava kalbi olumsuz etkiliyor</strong><br data-start="581" data-end="584">Kış aylarında düşen hava sıcaklıkları, kalp ve damar hastalıkları için ciddi riskler oluşturuyor. Mehmet Akif Ersoy Göğüs Kalp ve Damar Cerrahisi Eğitim Araştırma Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Serkan Kahraman, soğuk havaların kalp sağlığı üzerindeki etkilerini anlattı. Kahraman, "Kış aylarında kalp krizi riski artıyor. Ayrıca kalp yetmezliği ve yüksek tansiyon gibi hastalıkların seyrinde de kötüleşmeler görülebiliyor" dedi.</p>
<p data-start="1023" data-end="1522"><strong data-start="1023" data-end="1072">Kan akışı azalıyor, kalp daha fazla çalışıyor</strong><br data-start="1072" data-end="1075">"Soğuk hava kalbi nasıl etkiliyor?" sorusuna yanıt veren Doç. Dr. Kahraman, "Düşük sıcaklıklarda kalbe giden kan miktarı azalıyor. Bu durum kalbin vücuda yeterli kanı pompalayabilmesi için daha fazla çalışmasına neden oluyor. Aynı zamanda soğuk havada koroner damarlar büzülerek kan akışını kısıtlıyor. Kalp, ihtiyacı olan oksijeni yeterince alamayınca göğüs ağrısı şikayetleri artıyor ve kalp krizi riski tetiklenebiliyor" ifadelerini kullandı.</p>
<p data-start="1524" data-end="1895"><strong data-start="1524" data-end="1573">Yaşam tarzı değişiklikleri de riski artırıyor</strong><br data-start="1573" data-end="1576">Kalp damar sağlığını korumak için sağlıklı beslenmenin ve düzenli fiziksel aktivitenin önemine dikkat çeken Kahraman, "Kış aylarında insanlar daha az hareket ediyor ve kilo alımı artıyor. Ayrıca yağlı ve tuzlu yiyeceklerin daha fazla tüketilmesi kalp damar hastalıklarının ilerlemesine neden oluyor" şeklinde konuştu.</p>
<p data-start="1897" data-end="2011"><strong data-start="1897" data-end="1937">Kalp sağlığını korumak için öneriler</strong><br data-start="1937" data-end="1940">Doç. Dr. Kahraman, kalp sağlığını korumak için şu önerilerde bulundu:</p>
<ul data-start="2013" data-end="2513">
<li data-start="2013" data-end="2054">Sigara ve alkol tüketiminden kaçının.</li>
<li data-start="2055" data-end="2121">Haftada en az 5 gün, 30-60 dakika orta düzeyde egzersiz yapın.</li>
<li data-start="2122" data-end="2164">Tuz ve şeker tüketimini sınırlandırın.</li>
<li data-start="2165" data-end="2250">Doymuş yağ tüketimini azaltarak, sebze, meyve ve tam tahıllı besinlerle beslenin.</li>
<li data-start="2251" data-end="2310">Grip ve zatürre gibi enfeksiyonlara karşı aşı yaptırın.</li>
<li data-start="2311" data-end="2405">Soğuk havaya doğrudan maruz kalmamak için sıkı giyinin, özellikle göğüs bölgenizi koruyun.</li>
<li data-start="2406" data-end="2466">Dengeli beslenme ve yeterli sıvı tüketimine dikkat edin.</li>
<li data-start="2467" data-end="2513">Psikososyal stres ve depresyondan kaçının.</li>
</ul>
<p data-start="2515" data-end="2825"><strong data-start="2515" data-end="2543">Sabah saatlerine dikkat!</strong><br data-start="2543" data-end="2546">Kalp krizi riskinin günün belirli saatlerinde değişkenlik gösterebildiğine dikkat çeken Kahraman, "Yapılan araştırmalar, sabah saatlerinde kalp krizi görülme sıklığının arttığını gösteriyor. Ayrıca kış aylarında soğuk hava faktörü de eklenince bu risk daha da yükseliyor" dedi.</p>
<p data-start="2827" data-end="3046"><strong data-start="2827" data-end="2839"></strong></p><br><p><b>Kaynak: <a href="https://cumha.com.tr/" target="_blank">CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</a></b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Uzmanlar uyardı: Fazla tuz tüketimi ölümcül hastalıklara yol açıyor!</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/uzmanlar-uyardi-fazla-tuz-tuketimi-oelumcul-hastaliklara-yol-aciyor</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/uzmanlar-uyardi-fazla-tuz-tuketimi-oelumcul-hastaliklara-yol-aciyor</guid>
<description><![CDATA[ Türkiye&#039;de günlük tuz tüketimi, önerilen miktarın neredeyse iki katına çıktı. Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Fethi Kılıçaslan, aşırı tuz tüketiminin yüksek tansiyon, böbrek hastalıkları ve inme gibi ciddi sağlık sorunlarına neden olduğunu belirterek, özellikle turşu, salamura, şalgam ve şarküteri ürünlerinde gizli tuza dikkat çekti. ]]></description>
<enclosure url="https://pursaklargundem.com.tr/uploads/images/202502/image_870x580_67c1795668ebd.jpg" length="31047" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 28 Feb 2025 12:36:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Fazla tuz tüketimi hangi hastalıklara yol açıyor, gizli tuz hangi gıdalarda bulunuyor, günlük tuz tüketimi ne kadar olmalı, tuzun zararlarını önlemek için ne yapılmalı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p data-start="461" data-end="815"><strong data-start="461" data-end="505">Fazla tuz, ciddi hastalıkları tetikliyor</strong><br data-start="505" data-end="508">Türkiye'de günlük tuz tüketimi, Dünya Sağlık Örgütü'nün önerdiği miktarın neredeyse iki katı seviyesinde. Medipol Sağlık Grubu'ndan Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Fethi Kılıçaslan, fazla tuz tüketiminin tansiyon yüksekliği, böbrek hastalıkları, kalp damar hastalıkları ve inme riskini artırdığını vurguladı.</p>
<p data-start="817" data-end="1216"><strong data-start="817" data-end="850">Gizli tuz kaynaklarına dikkat</strong><br data-start="850" data-end="853">Birçok kişi yemeklerinde tuz kullanımına özen gösterse de, farkında olmadan gizli tuz içeren gıdalardan fazla miktarda tuz alabiliyor. Prof. Dr. Kılıçaslan, "Turşu, salamura gıdalar, şarküteri ürünleri, çerezler, tuzlu ayran ve şalgam gibi besinler, vücuda fazladan sodyum yükler. Bu nedenle tuz oranı yüksek işlenmiş gıdalardan kaçınmak büyük önem taşır" dedi.</p>
<p data-start="1218" data-end="1739"><strong data-start="1218" data-end="1254">Tuz ekleme alışkanlığını bırakın</strong><br data-start="1254" data-end="1257">Tuz tüketimini azaltmanın en etkili yollarından birinin, yemeklere tuz ekleme alışkanlığını bırakmak olduğunu belirten Prof. Dr. Kılıçaslan, "Pek çok kişi, yemeğin tadına bile bakmadan tuz ekliyor. Oysa besinlerin içinde doğal olarak bulunan sodyum, vücudun ihtiyacını karşılamak için yeterlidir. İlave tuz eklemek gereksiz ve sağlığa zararlıdır. Özellikle hipertansiyon, kalp yetmezliği ve böbrek hastalığı olan bireyler için bu durum daha büyük risk taşır" ifadelerini kullandı.</p>
<p data-start="1741" data-end="2096"><strong data-start="1741" data-end="1782">Günlük tuz tüketimi 5 gramı geçmemeli</strong><br data-start="1782" data-end="1785">Türkiye'de günlük tuz tüketiminin 8-10 gram arasında değiştiğini söyleyen Prof. Dr. Kılıçaslan, "Dünya Sağlık Örgütü, günlük maksimum tuz tüketim miktarını 5 gram olarak belirliyor. Ancak biz toplum olarak bunun neredeyse iki katını tüketiyoruz. Sağlıklı bir yaşam için tuz alımını azaltmalıyız" diye konuştu.</p>
<p data-start="2098" data-end="2424"><strong data-start="2098" data-end="2146">Tuz dengesini sağlamak için su tüketimi şart</strong><br data-start="2146" data-end="2149">Fazla tuz tüketiminin vücuttaki su dengesini de bozduğunu belirten Prof. Dr. Kılıçaslan, "Ne kadar tuz alırsanız, o kadar su içmeniz gerekir. Vücut, fazla sodyumu ancak yeterli su alımıyla dengeleyebilir. Ancak en doğru yöntem, tuz alımını minimal seviyede tutmaktır" dedi.</p>
<p data-start="2426" data-end="2854"><strong data-start="2426" data-end="2465">Sağlık kontrolleri ihmal edilmemeli</strong><br data-start="2465" data-end="2468">Tuz tüketimiyle ilişkili hastalıkların erken tespit edilmesi için düzenli sağlık kontrollerinin önemine değinen Prof. Dr. Kılıçaslan, "Kan testleri, tansiyon ölçümleri ve doktor muayeneleri sayesinde sodyum seviyeleri kontrol altında tutulabilir. Bu kontroller, olası sağlık risklerinin erken fark edilmesini sağlar ve hastaların daha kaliteli bir yaşam sürmesine yardımcı olur" dedi.</p><br><p><b>Kaynak: <a href="https://cumha.com.tr/" target="_blank">CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</a></b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Gen Tedavisi ile Görme Engelliler İçin Umut Verici Gelişme</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/gen-tedavisi-ile-goerme-engelliler-icin-umut-verici-gelisme</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/gen-tedavisi-ile-goerme-engelliler-icin-umut-verici-gelisme</guid>
<description><![CDATA[ Bilim insanları, gen tedavisi kullanarak görme engelliler için yeni bir umut ışığı oluşturdu. Yapılan çalışmalar, belirli genetik hastalıklara bağlı körlüğü tedavi edebilecek yöntemlerin geliştirildiğini ortaya koyuyor. ]]></description>
<enclosure url="https://pursaklargundem.com.tr/uploads/images/202502/image_870x580_67c17956ca97f.jpg" length="73809" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 28 Feb 2025 12:36:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Gen tedavisi ile körlük tedavi edilebilir mi, gen tedavisi kimler için uygulanabilir, genetik göz hastalıkları nasıl tedavi ediliyor, gen tedavisinin yan etkileri neler</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><br data-start="334" data-end="337">Bilim dünyasında gen tedavisi ile görme yetisini geri kazandırmaya yönelik önemli bir gelişme yaşandı. Genetik kaynaklı görme kaybı yaşayan bireyler için yapılan çalışmalar, bu tedavi yönteminin olumlu sonuçlar verdiğini gösteriyor.</p>
<p></p>
<p data-start="573" data-end="883">Araştırmacılar, genetik mutasyonlara bağlı olarak gelişen bazı körlük türlerinde, belirli genlerin değiştirilmesiyle hastaların görme yetisinin geri kazanılabileceğini belirtti. Klinik deneylerde, gen tedavisinin retinadaki hasarlı hücreleri onararak görme fonksiyonlarını yeniden kazandırdığı tespit edildi.</p>
<p data-start="885" data-end="1182">Uzmanlar, bu tedavi yönteminin gelecekte daha geniş bir hasta grubuna uygulanabileceğini ve kalıtsal göz hastalıkları için devrim niteliğinde bir adım olabileceğini vurguluyor. Ancak tedavinin uzun vadeli etkileri ve yaygın kullanımı için daha fazla araştırmaya ihtiyaç duyulduğu ifade ediliyor.</p>
<p data-start="1184" data-end="1371"><strong data-start="1184" data-end="1196"></strong></p><br><p><b>Kaynak: <a href="https://cumha.com.tr/" target="_blank">CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</a></b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Uzmanlardan Ramazanda Sağlıklı Beslenme Uyarısı: Sahur ve İftarın Püf Noktaları</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/uzmanlardan-ramazanda-saglikli-beslenme-uyarisi-sahur-ve-iftarin-puf-noktalari</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/uzmanlardan-ramazanda-saglikli-beslenme-uyarisi-sahur-ve-iftarin-puf-noktalari</guid>
<description><![CDATA[ Ramazan ayında sağlıklı beslenmek için uzmanlar önemli tavsiyelerde bulundu. Sahurun atlanmaması gerektiğini vurgulayan beslenme uzmanları, iftarın da dengeli ve kontrollü yapılması gerektiğini belirtti. Kalp hastalarının oruç tutup tutamayacağına dair kritik açıklamalar da paylaşıldı. ]]></description>
<enclosure url="https://pursaklargundem.com.tr/uploads/images/202502/image_870x580_67c179574822f.jpg" length="157046" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 28 Feb 2025 12:36:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Sahurda hangi besinler tüketilmeli, iftar öğünü nasıl olmalı, kalp hastaları oruç tutabilir mi, Ramazanda beslenme hataları nelerdir</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p></p>
<p data-start="426" data-end="654">Ramazan ayı, hem manevi arınma hem de bedensel dinlenme süreci olarak görülse de, oruç süresince sağlıklı beslenmek büyük önem taşıyor. Uzmanlar, yeterli ve dengeli beslenmenin oruç tutarken vücudu zinde tutacağını vurguluyor.</p>
<p data-start="656" data-end="692"><strong data-start="656" data-end="690">Sahur öğünü büyük önem taşıyor</strong></p>
<p data-start="694" data-end="1080">Beslenme ve Diyetetik Uzmanı Prof. Dr. M. Emel Alphan, sahur öğününün mutlaka yapılması gerektiğini belirtti. Alphan, ‘Sahurda mideyi yormayacak peynir, tam buğday ekmeği, zeytin, domates, salatalık gibi yiyecekler tercih edilmelidir. Ayrıca gün boyu susuz kalmamak için su tüketimi ihmal edilmemelidir. Hızlı sindirilen beyaz unlu gıdalar ve şekerli besinlerden kaçınılmalıdır’ dedi.</p>
<p data-start="1082" data-end="1267">Bazı kişilerin tok tutması nedeniyle pilav, makarna, börek ve komposto gibi yiyecekleri tercih ettiğini belirten Alphan, bu besinlerin insülin dengesini bozabileceği konusunda uyardı.</p>
<p data-start="1269" data-end="1304"><strong data-start="1269" data-end="1302">İftar öğününe dikkat edilmeli</strong></p>
<p data-start="1306" data-end="1710">İftarda aşırı yemek tüketiminden kaçınılması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Alphan, ‘Orucu su ve birkaç zeytinle açmak yeterlidir. Ağır ve yağlı şarküteri ürünlerinden kaçınılmalıdır. Çorba ve hafif bir öğünle başlandıktan sonra bir süre ara verilmesi sindirim açısından faydalı olacaktır. Daha sonra et, balık, sebze yemekleri ve tam tahıllı ekmek gibi besinler tüketilmelidir’ ifadelerini kullandı.</p>
<p data-start="1712" data-end="1890">İftardan bir süre sonra mutlaka meyve tüketilmesi gerektiğini belirten Alphan, gece yatmadan önce bir bardak süt içmenin günlük kalsiyum ihtiyacını karşılayabileceğini söyledi.</p>
<p data-start="1892" data-end="1931"><strong data-start="1892" data-end="1929">Kalp hastaları oruç tutabilir mi?</strong></p>
<p data-start="1933" data-end="2333">Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Cengiz Köksal, kalp hastalarının oruç tutarken dikkat etmesi gereken noktaları paylaştı. Köksal, ‘Her kalp hastası oruç tutamaz diye bir kural yok ancak ileri yaşta olanlar, yüksek tansiyon veya diyabet gibi kronik hastalıkları bulunanlar mutlaka doktorlarına danışmalıdır. İlaç kullanım saatleri ve su kaybı gibi faktörler hayati riskler doğurabilir’ dedi.</p>
<p data-start="2335" data-end="2656">Özellikle kalp kapak ameliyatı geçiren ve kan sulandırıcı ilaç kullanan hastaların Ramazan boyunca doktor kontrolünde olması gerektiğini belirten Köksal, sahurun atlanmasının büyük bir hata olduğunu ifade etti. ‘Uzun süren açlık ve susuzluk, tansiyon düşüklüğüne ve ani rahatsızlıklara yol açabilir’ uyarısında bulundu.</p>
<p data-start="2658" data-end="2809"><strong data-start="2658" data-end="2670"></strong></p><br><p><b>Kaynak: <a href="https://cumha.com.tr/" target="_blank">CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</a></b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Bilinçaltımız rüyalarla bize ne anlatıyor? Uzmanlar açıkladı</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/bilincaltimiz-ruyalarla-bize-ne-anlatiyor-uzmanlar-acikladi</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/bilincaltimiz-ruyalarla-bize-ne-anlatiyor-uzmanlar-acikladi</guid>
<description><![CDATA[ Rüyalar, beynimizin gizemli dünyasına açılan kapılar olarak görülüyor. Uzmanlar, özellikle tekrarlayan rüyaların ve kabusların bilinçaltındaki bastırılmış duygular ve çözümlenmemiş psikolojik durumlarla bağlantılı olduğunu belirtiyor. REM uykusu sırasında aktifleşen beyin bölgeleri, canlı ve hikâyesi olan rüyalar görmemizi sağlıyor. Bilinçli rüya görme (lucid dreaming) ise bazı kişilerin rüyalarını yönlendirebilmesine olanak tanıyor. ]]></description>
<enclosure url="https://pursaklargundem.com.tr/uploads/images/202502/image_870x580_67c17957b422c.jpg" length="59293" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 28 Feb 2025 12:36:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Rüyalar bilinçaltımızla nasıl bağlantılı, kabusların nedeni nedir, REM ve NREM rüyaları arasındaki fark nedir, bilinçli rüya görmek mümkün mü</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p></p>
<p data-start="558" data-end="799">Rüyalar, uzun yıllardır insan psikolojisinin en merak edilen konularından biri olarak dikkat çekiyor. Uzmanlara göre, rüyaların içeriği büyük ölçüde bilinçaltımızdaki düşünceler, duygular ve günlük yaşantımızın yansımalarıyla şekilleniyor.</p>
<p data-start="801" data-end="833"><strong data-start="801" data-end="831">REM uykusu ve rüya oluşumu</strong></p>
<p data-start="835" data-end="1134">Uzman Klinik Psikolog Zeynep Betül Alp, rüyaların özellikle REM uykusu sırasında daha canlı ve hikâye akışı olan bir yapıya büründüğünü belirterek, "REM uykusunda, beyin sapı tarafından tetiklenen sinyaller, 'talamus' aracılığıyla kortekse iletilir ve böylece canlı rüyalar görmeye başlarız" dedi.</p>
<p data-start="1136" data-end="1455">Alp'e göre, rüya sürecinde beynin farklı bölgeleri farklı seviyelerde çalışıyor. Örneğin, duyguları yöneten 'amigdala' ve hafızayla ilgili 'hipokampus' oldukça aktifken, mantıklı düşünmeyi sağlayan 'prefrontal korteks' ise daha az çalışıyor. Bu durum, rüyalarda sıkça mantık dışı olaylarla karşılaşılmasını açıklıyor.</p>
<p data-start="1457" data-end="1495"><strong data-start="1457" data-end="1493">Kabusların nedeni stres ve kaygı</strong></p>
<p data-start="1497" data-end="1765">Rüyaların içeriğinin, yaşanan duygusal olaylarla doğrudan bağlantılı olduğunu vurgulayan Alp, "Gün içinde yaşanan stres, kaygı veya travmalar, gece rüyalara yansıyabilir. Özellikle kaygı seviyesinin yüksek olduğu dönemlerde kabus görmek daha yaygın hale gelir" dedi.</p>
<p data-start="1767" data-end="2003">Tekrarlayan rüyaların ise bilinçaltındaki çözümlenmemiş psikolojik konulara işaret ettiğini belirten Alp, "Zihin, başa çıkamadığı durumları anlamlandırmak için rüyalar aracılığıyla tekrar tekrar işlemeye çalışır" ifadelerini kullandı.</p>
<p data-start="2005" data-end="2050"><strong data-start="2005" data-end="2048">Bilincin açık olduğu rüyalar mümkün mü?</strong></p>
<p data-start="2052" data-end="2480">Bilinçli rüya görme (lucid dreaming) konusunda da bilgiler veren Alp, bazı kişilerin rüya gördüğünün farkında olarak rüya içeriğini yönlendirebildiğini söyledi. Bu durumun 'prefrontal korteks' aktivitesinin normalden fazla olmasıyla ilişkili olduğunu belirten Alp, "Lucid rüya gören kişiler, rüyalarında belirli seçimler yapabilir, olayları kontrol edebilir ve hatta gerçek hayatta mümkün olmayan deneyimler yaşayabilir" dedi.</p>
<p data-start="2482" data-end="2667">Uzmanlar, rüyaları hatırlamanın kişisel beyin aktivitesi ve alışkanlıklarla bağlantılı olduğunu belirterek, rüya günlüğü tutmanın hatırlama sürecini güçlendirebileceğini ifade ediyor.</p>
<p data-start="2669" data-end="2829"><strong data-start="2669" data-end="2681"></strong></p><br><p><b>Kaynak: <a href="https://cumha.com.tr/" target="_blank">CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</a></b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Az Uyumanın Beyin Sağlığı, Kronik Hastalıklar ve Yaşam Süresi Üzerindeki Ciddi Etkileri</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/az-uyumanin-beyin-sagligi-kronik-hastaliklar-ve-yasam-suresi-uzerindeki-ciddi-etkileri</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/az-uyumanin-beyin-sagligi-kronik-hastaliklar-ve-yasam-suresi-uzerindeki-ciddi-etkileri</guid>
<description><![CDATA[ Günde 5 saatten az uyumanın, kalp hastalıkları, şeker hastalığı, yüksek tansiyon gibi riskleri artırdığı, beynin işlevini olumsuz etkilediği ve yaşam süresini kısalttığı belirtiliyor. Uzmanlar, uyku eksikliğinin ölümcül sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekiyor. ]]></description>
<enclosure url="https://pursaklargundem.com.tr/uploads/images/202502/image_870x580_67c1795825df4.jpg" length="54655" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 28 Feb 2025 12:36:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Az uyumak beyin sağlığını nasıl etkiler, uyku eksikliği hangi kronik hastalık risklerini artırır, 5 saatten az uyumanın ölüm riskine etkisi nedir</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><br data-start="393" data-end="396"><strong data-start="396" data-end="433">Kronik Hastalık Riskini Artırıyor</strong><br data-start="433" data-end="436">Günlük uyku süresi 5 saatin altına düştüğünde, vücut birçok sağlık problemini beraberinde getiriyor. Uzun süreli uyku eksikliği, bağışıklık sistemini zayıflatarak hastalıklara karşı vücudun direncini düşürüyor. PubMed araştırmalarına göre, 50 yaş ve üzerindeki bireylerin 5 saatten az uyumaları, kronik hastalık riski oranını %40'a kadar artırabiliyor. Kalp hastalıkları, şeker hastalığı, yüksek tansiyon ve bazı kanser türlerinin ortaya çıkma olasılığı da artıyor.</p>
<p></p>
<p data-start="905" data-end="1209"><strong data-start="905" data-end="940">Beyin Sağlığına Olumsuz Etkiler</strong><br data-start="940" data-end="943">Beyin, vücudun en değerli organlarından biri olup günlük aktiviteleri düzenlemek için uykuya ihtiyaç duyar. Az uyku, beynin toksinlerden arınmasını engeller ve hafızayı zayıflatır. 5 saatten az uyku, konsantrasyon kaybı ve uzun vadede demans riskini artırabiliyor.</p>
<p data-start="1211" data-end="1594"><strong data-start="1211" data-end="1240">Yaşam Süresini Kısaltıyor</strong><br data-start="1240" data-end="1243">Uyku eksikliğinin sadece fiziksel sağlık üzerinde değil, genel yaşam süresi üzerinde de ciddi etkileri bulunuyor. PubMed'deki bir araştırma, 25 yıl boyunca 50 yaşında ve daha az uyuyan bireylerde ölüm riskinin %25 arttığını ortaya koyuyor. Kısa uyku süreleri, kronik hastalıkların hızlanmasına ve vücudun iyileşme sürecinin bozulmasına neden oluyor.</p>
<p data-start="1596" data-end="1837"><strong data-start="1596" data-end="1631">Sağlıklı Yaşam İçin Uyku Önemli</strong><br data-start="1631" data-end="1634">Uzmanlar, sağlıklı bir yaşam sürmek için günde en az 7 saat uyumanın gerekliliğine dikkat çekiyor. Uyku süresi, yalnızca zihinsel dinlenmeyi değil, vücudun kendi kendini onarma sürecini de destekliyor.</p>
<p data-start="1839" data-end="1999"></p><br><p><b>Kaynak: <a href="https://cumha.com.tr/" target="_blank">CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</a></b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Beyin cerrahı Ali Zırh, 2 bininci ameliyatıyla Parkinson hastalarına umut oldu</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/beyin-cerrahi-ali-zirh-2-bininci-ameliyatiyla-parkinson-hastalarina-umut-oldu</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/beyin-cerrahi-ali-zirh-2-bininci-ameliyatiyla-parkinson-hastalarina-umut-oldu</guid>
<description><![CDATA[ Parkinson ve diğer hareket bozukluklarıyla mücadelede önemli bir tedavi yöntemi olan beyin pili ameliyatları, hastaların yaşam kalitesini artırıyor. Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Ali Zırh, 2 bininci beyin ameliyatını başarıyla gerçekleştirdi. Özellikle ilaç tedavisinden yeterli yanıt alamayan hastalar için beyin pili ameliyatlarının büyük bir umut ışığı olduğunu belirten Zırh, sürecin detaylarını paylaştı. ]]></description>
<enclosure url="https://pursaklargundem.com.tr/uploads/images/202502/image_870x580_67c179588cdc4.jpg" length="53950" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 28 Feb 2025 12:36:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Beyin pili ameliyatı nasıl uygulanıyor, Parkinson hastalarında beyin pili tedavisi nasıl etki ediyor, beyin pili ameliyatı sonrası iyileşme süreci nasıl işliyor, Parkinson hastalığı genetik midir</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p></p>
<p data-start="559" data-end="750">Parkinson hastalığı, titreme ve hareket kısıtlılığı gibi semptomlarıyla hastaların günlük yaşamını zorlaştırıyor. Hastalığın olumsuz etkileri, beyin pili ameliyatlarıyla hafifletilebiliyor.</p>
<p data-start="752" data-end="797"><strong data-start="752" data-end="795">2 bininci ameliyat başarıyla tamamlandı</strong></p>
<p data-start="799" data-end="1166">Medipol Acıbadem Bölge Hastanesi'nde görev yapan Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Ali Zırh, hareket bozukluklarına yönelik gerçekleştirdiği 2 bininci ameliyatı tamamladı. Parkinson ve diğer nörolojik hastalıkların tedavisinde kullanılan beyin pili ameliyatının, özellikle ilaç tedavisine yanıt vermeyen hastalar için önemli bir alternatif olduğunu belirtti.</p>
<p data-start="1168" data-end="1201"><strong data-start="1168" data-end="1199">Beyin pili nasıl çalışıyor?</strong></p>
<p data-start="1203" data-end="1368">Beyin pili ameliyatı, titreme ve kasılmalara yol açan hastalıkların tedavisinde kullanılıyor. Zırh, bu cerrahi müdahalenin nasıl uygulandığını şu sözlerle anlattı:</p>
<p data-start="1370" data-end="1719"><em data-start="1370" data-end="1717">"Beyin pili ameliyatı, beyinde belirli bölgelere yerleştirilen iki ince elektrot, bunları bağlayan uzatma kabloları ve köprücük kemiğinin altına yerleştirilen pil cihazından oluşuyor. Dışarıdan bilgisayar aracılığıyla programlanabilen bu sistem, elektrik akımının frekansını ve yönünü ayarlayarak hastanın semptomlarını kontrol etmeyi sağlıyor."</em></p>
<p data-start="1721" data-end="1767"><strong data-start="1721" data-end="1765">Parkinson hastalığı ve genetik faktörler</strong></p>
<p data-start="1769" data-end="2083">Parkinson hastalığının genetik faktörlerle bağlantılı olabileceğini belirten Zırh, 51 yaşındaki hastasının 6 yıldır Parkinson ile mücadele ettiğini ifade etti. Hastalığın genellikle 60-65 yaş sonrası görüldüğünü, ancak bazı genetik yatkınlıklara sahip bireylerde daha erken yaşlarda ortaya çıkabildiğini söyledi.</p>
<p data-start="2085" data-end="2130"><strong data-start="2085" data-end="2128">Ameliyat sonrası süreç nasıl ilerliyor?</strong></p>
<p data-start="2132" data-end="2527">Zırh, ameliyatın ardından hastaların yaklaşık 2-3 haftalık bir programlama sürecinden geçtiğini belirtti. Bu süreçte pil cihazı hastaya özel olarak ayarlanıyor ve hastaların şikayetleri azaltılmaya çalışılıyor. Ameliyat sonrası kontrollerin düzenli olarak yapıldığını ifade eden Zırh, beyin pili tedavisinin hastalar için geri dönüşümlü ve kontrol edilebilir bir yöntem olduğunun altını çizdi.</p>
<p data-start="2529" data-end="2743"><strong data-start="2529" data-end="2541"></strong></p><br><p><b>Kaynak: <a href="https://cumha.com.tr/" target="_blank">CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</a></b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Tarihte Bir İlk: SMA&amp;apos;lı Çocuk, Anne Karnında Tedavi Edildi!</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/tarihte-bir-ilk-smali-cocuk-anne-karninda-tedavi-edildi</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/tarihte-bir-ilk-smali-cocuk-anne-karninda-tedavi-edildi</guid>
<description><![CDATA[ ABD’de yapılan bir araştırma, SMA hastalığına sahip bir fetüsü anne karnında tedavi ederek tarihe geçti. Doğum öncesi tedaviyle SMA belirtileri göstermeyen çocuk, 2,5 yaşına kadar sağlıklı bir şekilde yaşamına devam ediyor. ]]></description>
<enclosure url="https://pursaklargundem.com.tr/uploads/images/202502/image_870x580_67c179590d070.jpg" length="57858" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 28 Feb 2025 12:36:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Risdiplam nedir, SMA tedavisinde nasıl bir rol oynar, SMA hastalığına karşı doğum öncesi tedavi ne kadar etkili olabilir, SMA tedavisinde doğum öncesi ilaç kullanımı ne zaman yaygınlaşabilir</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><br data-start="335" data-end="338">ABD’deki bilim insanları, tarih yazacak bir başarıya imza attı. <strong data-start="402" data-end="434">Spinal Müsküler Atrofi (SMA)</strong> hastalığına sahip bir fetüs, anne karnında yapılan tedaviyle sağlıklı bir şekilde doğdu. Bu tedavi, SMA hastalığı için bir dönüm noktası olarak kabul ediliyor. Araştırma, <strong data-start="606" data-end="645">The New England Journal of Medicine</strong>'de yayımlandı.</p>
<p></p>
<p data-start="662" data-end="1051">SMA, doğuştan gelen bir genetik hastalık olup genellikle doğumdan sonraki altı ay içinde kas ve solunum güçsüzlüğüne yol açmaktadır. Bu hastalıkla doğan çocukların çoğu, 2 yaşına gelmeden hayatını kaybetmektedir. Ancak bu yeni tedaviyle, SMA'lı bir bebek anne karnında tedavi edilerek 2,5 yaşına kadar herhangi bir hastalık belirtisi göstermeden sağlıklı bir şekilde yaşamını sürdürebildi.</p>
<p data-start="1053" data-end="1538"><strong data-start="1053" data-end="1071">Nasıl Yapıldı?</strong><br data-start="1071" data-end="1074">Çalışmada, SMA belirtileri gösteren bir fetüs üzerinde tedavi uygulandı. Ebeveynler, daha önce SMA nedeniyle bir bebeklerini kaybettikleri için bu yeni tedaviye katılmayı kabul ettiler. <strong data-start="1260" data-end="1294">ABD Gıda ve İlaç Dairesi (FDA)</strong>, bu tedavi için tek seferliğine ilacın doğum öncesi kullanımına onay verdi. SMA tedavisinde etkili olan <strong data-start="1399" data-end="1412">Risdiplam</strong> adlı ilaç, anneye altı hafta boyunca günlük dozda verildi. Doğumdan sonra ise ilaç, direkt olarak bebeğe oral yoldan verildi.</p>
<p data-start="1540" data-end="2034"><strong data-start="1540" data-end="1575">Sonuçlar ve Gelecek Perspektifi</strong><br data-start="1575" data-end="1578">Bebeğin 2,5 yaşına kadar sağlıklı bir şekilde büyümesi, bu tedavi yönteminin başarısını kanıtlamaktadır. Ancak bu tedavinin genelleştirilip genelleştirilemeyeceği henüz kesinleşmemiştir. Araştırmacılar, daha fazla veri toplamak ve tedavinin daha geniş çapta uygulanabilirliğini değerlendirmek için çalışmalarına devam etmektedir. Yine de bu gelişme, SMA için doğum öncesi tedavi imkânlarının bir gün yaygınlaşabileceğine dair umut verici sinyaller sunuyor.</p>
<p data-start="2036" data-end="2243"><strong data-start="2036" data-end="2048"></strong></p><br><p><b>Kaynak: <a href="https://cumha.com.tr/" target="_blank">CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</a></b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kemal Memişoğlu: &amp;apos;Randevu sürelerini kısaltacağız, özel hastane düzenlemesi yolda&amp;apos;</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/kemal-memisoglu-randevu-surelerini-kisaltacagiz-oezel-hastane-duzenlemesi-yolda</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/kemal-memisoglu-randevu-surelerini-kisaltacagiz-oezel-hastane-duzenlemesi-yolda</guid>
<description><![CDATA[ Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Ankara&#039;da sağlık muhabirleriyle yaptığı toplantıda randevu sürelerini kısaltmaya yönelik çalışmalar yapacaklarını açıkladı. Özel hastanelerle ilgili mevzuat değişikliğine gidileceğini belirten Memişoğlu, aile hekimliğinin önemine de vurgu yaptı. ]]></description>
<enclosure url="https://pursaklargundem.com.tr/uploads/images/202502/image_870x580_67c17959881b8.jpg" length="50001" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 28 Feb 2025 12:36:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Randevu süreleri nasıl kısaltılacak, özel hastanelerle ilgili hangi değişiklikler yapılacak, aile hekimliğiyle ilgili hangi açıklamalar yapıldı, sahte içki denetimleri nasıl yürütülüyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p></p>
<p data-start="419" data-end="706">Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Ankara’da sağlık muhabirleriyle bir araya gelerek sağlık alanındaki güncel gelişmeleri değerlendirdi. Randevu sürelerinin kısaltılması, özel hastane mevzuat değişikliği ve sağlık meslek gruplarına yönelik yeni düzenlemeler hakkında açıklamalarda bulundu.</p>
<p data-start="708" data-end="740"><strong data-start="708" data-end="738">Randevu süreleri kısalacak</strong></p>
<p data-start="742" data-end="979">Bakan Memişoğlu, plastik cerrahi, dermatoloji, kulak burun boğaz gibi branşlardaki randevu bulma sıkıntısına değinerek, sistemin daha hızlı hale getirileceğini belirtti. 'Randevuları daha kısa sürede verilebilir hale getireceğiz' dedi.</p>
<p data-start="981" data-end="1043"><strong data-start="981" data-end="1041">Özel hastaneler ve sağlık meslekleri için yeni düzenleme</strong></p>
<p data-start="1045" data-end="1574">Sağlık Bakanı, özel hastanelerle ilgili mevzuat değişikliği yapılacağını duyurdu. Ayaktan teşhis ve tedavi yönetmeliğinde de güncellemeler olacağını ifade eden Memişoğlu, 'Sağlık meslek mensuplarının tanımlamaları yaklaşık 12 yıl önce yapılmıştı. Fizyoterapistlerin, diyetisyenlerin, psikologların özel olarak nasıl çalışacağına dair yeni bir düzenleme üzerinde çalışıyoruz' dedi. Ayrıca, ödeme sistemleriyle ilgili Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nın ortak bir çalışma yürüteceğini aktardı.</p>
<p data-start="1576" data-end="1604"><strong data-start="1576" data-end="1602">Aile hekimliği vurgusu</strong></p>
<p data-start="1606" data-end="2020">Aile hekimliğinin önemine de değinen Memişoğlu, siyasi ideoloji ile meslek ideolojisinin birbirine karıştırılmaması gerektiğini belirtti. Aile hekimlerinin son iş bırakma eyleminde büyük oranda katılım sağlamadığını belirterek, 'Biz hekimlerin tepki duymaması için uğraşıyoruz. Hekimlik mesleğini etik değerlerine sahip çıkan herkesin çok değerli olduğunu biliyoruz ve onları destekliyoruz' ifadelerini kullandı.</p>
<p data-start="2022" data-end="2058"><strong data-start="2022" data-end="2056">Sahte içkiyle mücadele sürüyor</strong></p>
<p data-start="2060" data-end="2325">Bakan Memişoğlu, sahte içkiden kaynaklı ölümlerin önlenmesi için denetimlerin sıkılaştırıldığını söyledi. 'Sadece eczaneleri değil, ilaç depolarını ve üretim merkezlerini de denetliyoruz' diyerek, sahte içki üretiminin insan hayatını tehlikeye attığını vurguladı.</p>
<p data-start="2327" data-end="2531"><strong data-start="2327" data-end="2339"></strong></p><br><p><b>Kaynak: <a href="https://cumha.com.tr/" target="_blank">CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</a></b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Ramazan&amp;apos;da kilo almamak için nasıl beslenmeli? Uzman tavsiyeleri</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/ramazanda-kilo-almamak-icin-nasil-beslenmeli-uzman-tavsiyeleri</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/ramazanda-kilo-almamak-icin-nasil-beslenmeli-uzman-tavsiyeleri</guid>
<description><![CDATA[ Ramazan ayında sağlıklı beslenmek ve kilo kontrolünü sağlamak isteyenler için önemli öneriler geldi. Diyetisyen Nurgül Yeşilırmak, sahurdan iftara kadar dikkat edilmesi gereken beslenme kurallarını paylaştı. Oruç tutarken kilo almamak ve vücut sağlığını korumak için nelere dikkat edilmeli? İşte sağlıklı bir Ramazan geçirmek için beslenme tüyoları. ]]></description>
<enclosure url="https://pursaklargundem.com.tr/uploads/images/202502/image_870x580_67c1795a1fff9.jpg" length="104721" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 28 Feb 2025 12:36:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Ramazan&#039;da sağlıklı beslenme nasıl olmalı, sahurda hangi yiyecekler tercih edilmeli, iftarda nasıl beslenilmeli, Ramazan&#039;da kilo almamak için ne yapılmalı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p></p>
<p data-start="474" data-end="709">Ramazan ayında oruç tutanların öğün düzeni değiştiği için sağlıklı beslenme büyük önem taşıyor. Diyetisyen Nurgül Yeşilırmak, Ramazan boyunca kilo almamak ve sağlıklı kalmak için dikkat edilmesi gereken beslenme kurallarını açıkladı.</p>
<p data-start="711" data-end="740"><strong data-start="711" data-end="738">Sahur öğünü atlanmamalı</strong></p>
<p data-start="742" data-end="1132">Diyetisyen Nurgül Yeşilırmak, sahurun mutlaka yapılması gerektiğini vurgulayarak, ‘Sahur öğünleri yeterli enerji, protein, karbonhidrat, yağ, vitamin ve mineral içermeli. Uzun süre tokluk sağlayan süt, yoğurt, peynir, yumurta gibi besinler ile hafif kahvaltılıklar veya sebze yemekleri tercih edilmeli’ dedi. Ayrıca, aşırı yağlı, tuzlu ve unlu gıdalardan kaçınılması gerektiğini belirtti.</p>
<p data-start="1134" data-end="1176"><strong data-start="1134" data-end="1174">İftarda hafif başlangıçlar yapılmalı</strong></p>
<p data-start="1178" data-end="1519">Oruç açarken ilk olarak 1-2 zeytin veya hurma tüketilmesi, ardından çorba ya da hafif bir kahvaltı ile devam edilmesi öneriliyor. Yeşilırmak, ‘İftarda yemeklere hemen başlamamak, 15-20 dakika ara vermek kan şekerinin ani yükselmesini önler. Az yağlı et yemekleri, sebzeler, yoğurt ve ayran gibi besinlerle denge sağlanabilir’ diye konuştu.</p>
<p data-start="1521" data-end="1558"><strong data-start="1521" data-end="1556">Yemek pişirme yöntemleri önemli</strong></p>
<p data-start="1560" data-end="1939">Besinlerin nasıl pişirildiğinin de önemli olduğuna dikkat çeken Yeşilırmak, kızartma ve kavurma yerine ızgara, fırın, haşlama ve buğulama yöntemlerinin tercih edilmesi gerektiğini söyledi. Ayrıca, glisemik indeksi düşük besinlerin tüketilmesinin daha uzun süre tok tuttuğunu belirterek, tam buğday ekmeği, bulgur, kepekli makarna ve kuru baklagillerin tercih edilmesini önerdi.</p>
<p data-start="1941" data-end="1977"><strong data-start="1941" data-end="1975">Tatlı seçimine dikkat edilmeli</strong></p>
<p data-start="1979" data-end="2293">Ramazan ayında tatlı tüketiminin arttığını belirten Yeşilırmak, ağır ve şerbetli tatlılar yerine haftada 1-2 kez sütlü tatlıların veya meyve bazlı tatlıların tercih edilmesi gerektiğini ifade etti. Ayrıca, sindirimi rahatlatmak için iftardan 1-2 saat sonra kısa yürüyüşler yapılmasının faydalı olacağını söyledi.</p>
<p data-start="2295" data-end="2328"><strong data-start="2295" data-end="2326">Kilo kontrolü için öneriler</strong></p>
<ul data-start="2330" data-end="2653">
<li data-start="2330" data-end="2378">Gün içinde en az 2-2,5 litre su tüketilmeli.</li>
<li data-start="2379" data-end="2429">Şekerli ve işlenmiş gıdalardan uzak durulmalı.</li>
<li data-start="2430" data-end="2502">Kafeinli içecekler sınırlandırılmalı, bitki çayları tercih edilmeli.</li>
<li data-start="2503" data-end="2587">Lif açısından zengin sebzeler, kuru baklagiller ve kepekli tahıllar tüketilmeli.</li>
<li data-start="2588" data-end="2653">Sahur ve iftar arasında aşırı yemek tüketiminden kaçınılmalı.</li>
</ul>
<p data-start="2655" data-end="2813">Diyetisyen Yeşilırmak, bu önerilere dikkat edilerek Ramazan boyunca kilo kontrolü sağlanabileceğini ve sağlıklı bir oruç süreci geçirilebileceğini belirtti.</p>
<p data-start="2815" data-end="2988"><strong data-start="2815" data-end="2827"></strong></p><br><p><b>Kaynak: <a href="https://cumha.com.tr/" target="_blank">CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</a></b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Organik Ürünlere İlgi Artıyor: GDO ve Katkı Maddelerine Karşı Büyük Tüketici Tepkisi</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/organik-urunlere-ilgi-artiyor-gdo-ve-katki-maddelerine-karsi-buyuk-tuketici-tepkisi</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/organik-urunlere-ilgi-artiyor-gdo-ve-katki-maddelerine-karsi-buyuk-tuketici-tepkisi</guid>
<description><![CDATA[ GDO’lu gıdalar ve yapay katkı maddelerine dair artan endişeler, tüketicileri organik ürünlere yönlendiriyor. Sağlıklı beslenme trendiyle birlikte organik tarımın popülaritesi hızla yükseliyor. Uzmanlar, doğal üretim yöntemlerinin sağlık üzerindeki olumlu etkilerine dikkat çekerken, piyasada organik sertifikalara sahip ürünlerin önemi de vurgulanıyor. ]]></description>
<enclosure url="https://pursaklargundem.com.tr/uploads/images/202502/image_870x580_67c17f29a5384.jpg" length="157022" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 28 Feb 2025 12:36:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Organik gıdalar neden daha fazla tercih ediliyor, GDO’lu gıdaların zararları nelerdir, organik tarımın çevreye etkileri nelerdir, organik ürünlerde sertifikalandırma neden önemlidir</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p></p>
<p data-start="497" data-end="797">Sağlıklı beslenme bilincinin artmasıyla birlikte, tüketiciler yapay katkı maddeleri ve genetiği değiştirilmiş organizmalar (GDO) içermeyen gıdalara yöneliyor. Organik tarımın popülerleşmesi, hem bireylerin sağlıklı bir yaşam sürdürme isteği hem de çevresel kaygılarla doğrudan bağlantılı görülüyor.</p>
<p data-start="799" data-end="835"><strong data-start="799" data-end="833">Organik ürünlere talep artıyor</strong></p>
<p data-start="837" data-end="1296">Son yıllarda yapılan araştırmalar, tüketicilerin büyük bir kısmının GDO’lu ürünlerden kaçındığını ve organik gıdalara yöneldiğini ortaya koyuyor. Özellikle çocuklu aileler ve kronik rahatsızlıkları olan bireyler, doğal üretim süreçlerinden geçen gıdaları tercih ediyor. Sağlık uzmanları, organik beslenmenin bağışıklık sistemi üzerindeki olumlu etkilerine dikkat çekerek, yapay katkı maddelerinin uzun vadede sağlık sorunlarına yol açabileceğini belirtiyor.</p>
<p data-start="1298" data-end="1333"><strong data-start="1298" data-end="1331">Organik tarımın önemi büyüyor</strong></p>
<p data-start="1335" data-end="1689">Organik tarım, kimyasal gübreler ve tarım ilaçları yerine doğal yöntemlerin kullanıldığı bir üretim şekli olarak tanımlanıyor. Bu yöntem, hem toprak sağlığını koruyor hem de biyolojik çeşitliliği destekliyor. Çevre dostu tarım uygulamalarının yaygınlaşmasıyla birlikte, organik ürün sertifikasına sahip gıda üreticilerinin sayısında da artış yaşanıyor.</p>
<p data-start="1691" data-end="1739"><strong data-start="1691" data-end="1737">Denetim ve sertifikalandırma süreci kritik</strong></p>
<p data-start="1741" data-end="2109">Tüketicilerin organik ürünleri tercih ederken dikkat etmeleri gereken en önemli konuların başında sertifikalandırma süreci geliyor. Organik ürün etiketine sahip gıdaların, belirlenen standartlara uygun olarak üretilmesi ve denetlenmesi gerekiyor. Uzmanlar, tüketicilerin alışveriş yaparken organik sertifikalara sahip ürünleri tercih etmeleri gerektiğini vurguluyor.</p>
<p data-start="2111" data-end="2263">GDO’lu gıdalar ve yapay katkı maddeleriyle ilgili tartışmalar sürerken, organik tarıma yönelik ilginin önümüzdeki yıllarda daha da artması bekleniyor.</p>
<p data-start="2265" data-end="2465"><strong data-start="2265" data-end="2277"></strong></p><br><p><b>Kaynak: <a href="https://cumha.com.tr/" target="_blank">CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</a></b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Yapay zekâ destekli tedaviler, kanser ve genetik hastalıklarda devrim yaratıyor</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/yapay-zeka-destekli-tedaviler-kanser-ve-genetik-hastaliklarda-devrim-yaratiyor</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/yapay-zeka-destekli-tedaviler-kanser-ve-genetik-hastaliklarda-devrim-yaratiyor</guid>
<description><![CDATA[ Yeni nesil yapay zekâ teknolojileri, kanser ve genetik hastalıkların teşhis ve tedavisinde önemli ilerlemeler sağlıyor. Hızlı ve doğru teşhis koyma, kişiselleştirilmiş tedavi planları oluşturma ve ilaç geliştirme süreçlerinde yapay zekânın sunduğu yenilikler, sağlık alanında çığır açıyor. ]]></description>
<enclosure url="https://pursaklargundem.com.tr/uploads/images/202502/image_870x580_67c17f2a1eaaf.jpg" length="79808" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 28 Feb 2025 12:36:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Yapay zekâ kanser tedavisinde nasıl kullanılıyor, yapay zekâ genetik hastalıkları nasıl etkiliyor, ilaç geliştirme süreçlerinde yapay zekânın rolü nedir, yapay zekâ destekli teşhis sistemleri nasıl çalışıyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p></p>
<p data-start="429" data-end="659">Sağlık sektöründe yapay zekâ (YZ) destekli uygulamalar giderek yaygınlaşıyor. Özellikle kanser ve genetik hastalıkların teşhis ve tedavisinde kullanılan yeni nesil YZ teknolojileri, hasta bakımını köklü bir şekilde dönüştürüyor.</p>
<p data-start="661" data-end="1110"><strong data-start="661" data-end="704">Kanser teşhisinde erken ve doğru tespit</strong><br data-start="704" data-end="707">Yapay zekâ destekli görüntüleme sistemleri, kanser teşhisinde yüksek doğruluk oranları sağlıyor. Radyoloji ve patoloji alanlarında kullanılan YZ algoritmaları, geleneksel yöntemlere kıyasla daha hızlı ve güvenilir sonuçlar sunarak erken teşhisi mümkün kılıyor. Özellikle meme kanseri, akciğer kanseri ve cilt kanserinde YZ destekli analizler, hastalığın erken evrede tespit edilmesine yardımcı oluyor.</p>
<p data-start="1112" data-end="1540"><strong data-start="1112" data-end="1154">Kişiselleştirilmiş tedavi yaklaşımları</strong><br data-start="1154" data-end="1157">YZ, hastaların genetik ve klinik verilerini analiz ederek kişiye özel tedavi planları oluşturuyor. Genetik mutasyonları belirleyerek hangi tedavi yönteminin daha etkili olacağını tahmin eden YZ sistemleri, immünoterapi ve hedefe yönelik tedavilerin başarısını artırıyor. Böylece hastalar gereksiz ilaç kullanımı ve yan etkilerden korunarak daha etkili tedavi süreçlerinden geçiyor.</p>
<p data-start="1542" data-end="1931"><strong data-start="1542" data-end="1581">İlaç geliştirme süreçlerinde devrim</strong><br data-start="1581" data-end="1584">Geleneksel ilaç geliştirme süreçleri yıllar sürebilirken, yapay zekâ sayesinde bu süre önemli ölçüde kısalıyor. YZ, milyarlarca molekülü analiz ederek potansiyel ilaç adaylarını belirleyebiliyor. Kanser ve genetik hastalıklar için geliştirilen yeni nesil ilaçlar, yapay zekâ destekli simülasyonlarla daha hızlı test edilerek hastalara sunuluyor.</p>
<p data-start="1933" data-end="2313"><strong data-start="1933" data-end="1983">Genetik hastalıkların tedavisinde yeni umutlar</strong><br data-start="1983" data-end="1986">Yapay zekâ, genetik hastalıkların nedenlerini belirleme konusunda büyük bir avantaj sağlıyor. Gen düzenleme teknolojileriyle birlikte kullanılan YZ sistemleri, kalıtsal hastalıkların tedavisinde çığır açan çözümler sunuyor. CRISPR gibi genetik düzenleme yöntemleri, YZ destekli analizlerle daha hassas ve etkili hale geliyor.</p>
<p data-start="2315" data-end="2532">Gelişen yapay zekâ teknolojileri, sağlık sektöründe devrim niteliğinde yenilikler sunmaya devam ederken, uzmanlar bu teknolojilerin etik ve güvenlik boyutlarının da dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini vurguluyor.</p>
<p data-start="2534" data-end="2760"><strong data-start="2534" data-end="2546"></strong></p><br><p><b>Kaynak: <a href="https://cumha.com.tr/" target="_blank">CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</a></b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Türkiye Sağlık&#45;İş Sendikası Başkanı Hakan Toy: &amp;apos;Sağlık çalışanlarının greve gitme hakkı olmalı&amp;apos;</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/turkiye-saglik-is-sendikasi-baskani-hakan-toy-saglik-calisanlarinin-greve-gitme-hakki-olmali</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/turkiye-saglik-is-sendikasi-baskani-hakan-toy-saglik-calisanlarinin-greve-gitme-hakki-olmali</guid>
<description><![CDATA[ Türkiye Sağlık-İş Sendikası Başkanı Hakan Toy, sendikanın kayyum süreci ve sağlık çalışanlarının haklarına ilişkin açıklamalarda bulundu. Grev hakkının sağlık sektörü için de tanınması gerektiğini belirten Toy, çalışanların özlük hakları ve maaş düzenlemeleri konusunda mücadeleye devam edeceklerini vurguladı. ]]></description>
<enclosure url="https://pursaklargundem.com.tr/uploads/images/202502/image_870x580_67bfcd910bfbe.jpg" length="110462" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 27 Feb 2025 11:26:51 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Sağlık çalışanlarının grev hakkı var mı, Türkiye Sağlık-İş Sendikası kayyum süreci nedir, sağlık çalışanları için anne sütü izni nasıl düzenlenmeli, sendikanın üye sayısı ne kadar arttı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p></p>
<p data-start="466" data-end="732">Türkiye Sağlık-İş Sendikası Başkanı Hakan Toy, sendikanın kayyum süreciyle ilgili bir basın toplantısı düzenledi. Ankara’da gerçekleşen toplantıda sendikanın geçmişten bugüne yürüttüğü mücadeleler, üye sayısındaki artış ve sağlık çalışanlarının hakları ele alındı.</p>
<p data-start="734" data-end="776"><strong data-start="734" data-end="774">‘Sendikamız mücadeleye devam edecek’</strong></p>
<p data-start="778" data-end="1127">Toy, geçmiş yıllarda işçi hakları için birçok mücadele verdiklerini ve bugün de sağlık çalışanlarının özlük haklarını iyileştirmek için çalıştıklarını belirtti. Sendikanın üye sayısının arttığını ifade eden Toy, uluslararası sendikalara üyelik sağladıklarını ve yeni dönemde sendikacılığı akademik düzeye taşıyacak çalışmalar yaptıklarını söyledi.</p>
<p data-start="1129" data-end="1176"><strong data-start="1129" data-end="1174">‘Sağlık çalışanlarının grev hakkı olmalı’</strong></p>
<p data-start="1178" data-end="1548">Toy, Türkiye’de sağlık sektöründe çalışanların grev hakkının olmadığını, ancak Avrupa ülkelerinde bu hakkın tanındığını vurguladı. Grev hakkının sağlık çalışanlarının toplu iş sözleşmelerinde daha iyi şartlar elde etmesi için önemli olduğunu belirten Toy, ‘Grev hakkımız yok ama eylem hakkımız elimizden alınamaz. İş bırakma ve oturma eylemlerine devam edeceğiz’ dedi.</p>
<p data-start="1550" data-end="1584"><strong data-start="1550" data-end="1582">‘Anne sütü izni eşitlenmeli’</strong></p>
<p data-start="1586" data-end="1863">Toy, kamu sektöründe çalışan kadınlar için uygulanan anne sütü izninin farklılık gösterdiğini belirterek, işçi ve memurların eşit süre izin hakkına sahip olması gerektiğini söyledi. Bu konuda sendikanın girişimlerde bulunduğunu ve düzenlemenin takipçisi olacaklarını aktardı.</p>
<p data-start="1865" data-end="1904"><strong data-start="1865" data-end="1902">‘Kayyum sürecine itiraz edeceğiz’</strong></p>
<p data-start="1906" data-end="2173">Sendikanın kayyum sürecine ilişkin de konuşan Toy, mahkemeden çıkan kararların takipçisi olacaklarını ve itiraz süreçlerini sürdüreceklerini açıkladı. Sendikanın yargı kararlarına uygun hareket edeceğini belirten Toy, örgütlü mücadelenin devam edeceğini ifade etti.</p>
<p data-start="2175" data-end="2379"><strong data-start="2175" data-end="2187"></strong></p><br><p><b>Kaynak: <a href="https://cumha.com.tr/" target="_blank">CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</a></b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İnsülin Direnci ve Oruç: Uzmanlar Hangi Risklere Dikkat Çekiyor?</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/insulin-direnci-ve-oruc-uzmanlar-hangi-risklere-dikkat-cekiyor</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/insulin-direnci-ve-oruc-uzmanlar-hangi-risklere-dikkat-cekiyor</guid>
<description><![CDATA[ İnsülin direnci, tip 2 diyabet gibi ciddi sağlık sorunlarına yol açabilirken, oruç tutmanın bu durumu nasıl etkilediği merak ediliyor. Uzmanlar, diyabet hastalarının oruç öncesinde doktorlarına danışmaları gerektiğini vurgularken, sağlıklı bireyler için aralıklı oruç yönteminin insülin hassasiyeti üzerindeki etkilerini değerlendiriyor. ]]></description>
<enclosure url="https://pursaklargundem.com.tr/uploads/images/202502/image_870x580_67be19a2c7b4c.jpg" length="82303" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 25 Feb 2025 23:37:34 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>İnsülin direnci nasıl oluşur, oruç tutmak insülin direncini etkiler mi, insülin direnci olanlar nasıl beslenmeli, insülin direncinin tedavisi var mı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p></p>
<p data-start="462" data-end="829"><strong data-start="462" data-end="488">İnsülin direnci nedir?</strong><br data-start="488" data-end="491">İnsülin direnci, kas, yağ ve karaciğer hücrelerinin insüline yeterince yanıt vermemesi sonucu kandaki glukozun etkili şekilde kullanılmasını engelleyen bir durumdur. Bu durum pankreasın daha fazla insülin üretmesine neden olur. Zamanla, hücrelerin insüline direnci arttıkça kandaki şeker seviyesi yükselerek tip 2 diyabete yol açabilir.</p>
<p data-start="831" data-end="1150">Endokrinoloji uzmanı Franklin Joseph'e göre insülin direnci, genetik, yaşam tarzı ve çevresel faktörlerin birleşimiyle ortaya çıkan karmaşık bir sağlık sorunudur. Obezite, hareketsizlik, kötü beslenme, kronik stres, uyku bozuklukları ve bazı hastalıklar insülin direnci riskini artıran etmenler arasında gösteriliyor.</p>
<p data-start="1152" data-end="1450"><strong data-start="1152" data-end="1197">Oruç tutmak insülin direncini etkiler mi?</strong><br data-start="1197" data-end="1200">Uzmanlar, orucun insülin direnci ve metabolizma üzerindeki etkisinin kişiden kişiye değiştiğini belirtiyor. Diyabet uzmanı Wasim Hanif, diyabet hastalarının doktorlarına danışmadan oruç tutmalarının sağlık açısından riskli olabileceğini vurguluyor.</p>
<p data-start="1452" data-end="1795">Öte yandan bazı araştırmalar, orucun insülin hassasiyetini artırabileceğini gösteriyor. Özellikle aşırı kilolu bireylerde, oruç sırasında kilo kaybı ve vücut yağında azalma gibi olumlu değişimler insülin direncini azaltabilir. Ancak bu sürecin yaş, cinsiyet, beslenme alışkanlıkları ve fiziksel aktivite seviyesine bağlı olduğu belirtiliyor.</p>
<p data-start="1797" data-end="2006">Beslenme uzmanı Reem El-Abdallat, Ramazan ayında sağlıklı beslenme alışkanlıklarının önemine dikkat çekerek, oruç tutan bireylerin dengeli ve düşük glisemik indeksli gıdalar tüketmeleri gerektiğini söylüyor.</p>
<p data-start="2008" data-end="2304"><strong data-start="2008" data-end="2056">İnsülin direnci nasıl kontrol altına alınır?</strong><br data-start="2056" data-end="2059">İnsülin direnciyle mücadelede sağlıklı yaşam alışkanlıkları büyük önem taşıyor. Uzmanlara göre düzenli egzersiz yapmak, rafine karbonhidrat ve şeker tüketimini azaltmak, stresi yönetmek ve kaliteli uyku almak insülin hassasiyetini artırabilir.</p>
<p data-start="2306" data-end="2515">Ayrıca, metformin gibi ilaçların insülin direncinin kontrol altına alınmasında etkili olduğu biliniyor. Ancak uzmanlar, herhangi bir ilaç kullanımının mutlaka doktor önerisiyle olması gerektiğini vurguluyor.</p>
<p data-start="2517" data-end="2684"><strong data-start="2517" data-end="2529"></strong></p><br><p><b>Kaynak: <a href="https://cumha.com.tr/" target="_blank">CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</a></b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Türkiye’deki hastane yatak kapasitesi 271 bine yükseldi</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/turkiyedeki-hastane-yatak-kapasitesi-271-bine-yukseldi</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/turkiyedeki-hastane-yatak-kapasitesi-271-bine-yukseldi</guid>
<description><![CDATA[ Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’deki hastane yatak kapasitesinin 164 binden 271 bine çıkarıldığını, 37 bin 332 yatak kapasiteli 35 şehir hastanesinin hizmete alındığını açıkladı. “Sağlıklı Türkiye Yüzyılı” hedefleri doğrultusunda çalışmaların süreceğini vurguladı. ]]></description>
<enclosure url="https://pursaklargundem.com.tr/uploads/images/202502/image_870x580_67bb48ecc0f7a.jpg" length="38674" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 23 Feb 2025 19:18:07 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Türkiye’de hastane yatak kapasitesi ne kadar arttı, şehir hastanelerinin toplam yatak kapasitesi nedir, Sağlıklı Türkiye Yüzyılı hedefleri nelerdir, sağlık altyapısındaki yatırımlar nasıl devam ediyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’de sağlık altyapısının güçlendirilmesine yönelik yatırımlar devam ediyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, hastane yatak kapasitesinin artırıldığını ve şehir hastanelerinin sağlık sistemine kazandırıldığını açıkladı.</p>
<p>Şehir hastanelerinin sayısı artıyor<br>Erdoğan, Türkiye genelinde toplam 37 bin 332 yatak kapasiteli 35 şehir hastanesinin hizmete alındığını belirtti. Sağlık sisteminin daha erişilebilir ve kaliteli hizmet sunması için yatırımların devam edeceğini ifade etti.</p>
<p>“Sağlıklı Türkiye Yüzyılı” hedefi<br>Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Koruyan, Geliştiren ve Üreten Sağlık Modeli” çerçevesinde sağlık alanındaki gelişmelerin süreceğini belirterek, Türkiye’nin “Sağlıklı Türkiye Yüzyılı” hedeflerine kararlılıkla ilerlediğini vurguladı.</p><br><p><b>Kaynak: <a href="https://cumha.com.tr/" target="_blank">CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</a></b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Bir İnsan Oksijensiz Kaç Dakika Hayatta Kalabilir? Beyin Hasarı Ne Zaman Başlar?</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/bir-insan-oksijensiz-kac-dakika-hayatta-kalabilir-beyin-hasari-ne-zaman-baslar</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/bir-insan-oksijensiz-kac-dakika-hayatta-kalabilir-beyin-hasari-ne-zaman-baslar</guid>
<description><![CDATA[ İnsan beyni, oksijen eksikliğine karşı son derece hassastır. Bir kişi oksijensiz kaldığında, yaklaşık 3 dakika içinde bilinç kaybı yaşanabilir ve 7 dakika sonunda kalıcı beyin hasarı riski ortaya çıkar. Uzun süreli oksijen eksikliği, geri dönüşü olmayan sağlık sorunlarına veya ölüme yol açabilir. ]]></description>
<enclosure url="https://pursaklargundem.com.tr/uploads/images/202502/image_870x580_67b8fefda4921.jpg" length="61586" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 22 Feb 2025 05:46:31 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Bir insan oksijensiz ne kadar dayanabilir, oksijen eksikliği beyne nasıl zarar verir, beyin hasarı kaç dakikada başlar, acil durumlarda oksijensiz kalan birine nasıl müdahale edilir</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><br data-start="434" data-end="437">İnsan vücudu, oksijene bağımlı bir sistemle çalışır. Solunum yoluyla alınan oksijen, organlara ve özellikle beyne taşınarak hücrelerin enerji üretmesini sağlar. Ancak bir kişi oksijensiz kaldığında, hayati tehlike hızla ortaya çıkabilir.</p>
<p></p>
<p data-start="678" data-end="947">Bilim insanlarına göre, oksijen kesildiğinde beyin yaklaşık 3 dakika içinde bilinç kaybına uğrayabilir. Eğer oksijen eksikliği 7 dakikayı geçerse, beyinde kalıcı hasar riski artar. 10 dakikadan sonra ise ciddi ve geri dönüşü olmayan beyin hasarları meydana gelebilir.</p>
<p data-start="949" data-end="1187">Oksijen eksikliği, boğulma, kalp durması veya yüksek irtifada oksijen yetersizliği gibi durumlarda yaşanabilir. İlk yardımda en önemli noktalardan biri, oksijensiz kalan bir kişiye mümkün olan en kısa sürede solunum desteği sağlamaktır.</p>
<p data-start="1189" data-end="1402">Bu nedenle, suda boğulma veya solunum yetmezliği gibi acil durumlarda hızlı müdahale hayati önem taşır. Beynin oksijen ihtiyacı göz önüne alındığında, birkaç dakikalık gecikme bile kalıcı sonuçlara yol açabilir.</p>
<p data-start="1404" data-end="1604"><strong data-start="1404" data-end="1416"></strong></p><br><p><b>CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İnsan Kalbi Yılda 35 Milyon Kez Atıyor! Hayat Boyunca Kaç Kez Çarptığına İnanamayacaksınız</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/insan-kalbi-yilda-35-milyon-kez-atiyor-hayat-boyunca-kac-kez-carptigina-inanamayacaksiniz</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/insan-kalbi-yilda-35-milyon-kez-atiyor-hayat-boyunca-kac-kez-carptigina-inanamayacaksiniz</guid>
<description><![CDATA[ İnsan kalbi, ortalama bir dakikada 60 ila 100 kez atarak yılda yaklaşık 35 milyon kez çarpıyor. Ortalama bir insan ömrü boyunca ise kalp, 2,5 milyar defadan fazla atarak vücudumuza kan pompalıyor. Bu inanılmaz çalışma kapasitesi, kalbin ne kadar güçlü ve dayanıklı bir organ olduğunu gösteriyor. ]]></description>
<enclosure url="https://pursaklargundem.com.tr/uploads/images/202502/image_870x580_67b8fefe90778.jpg" length="40564" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 22 Feb 2025 05:46:31 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>İnsan kalbi yılda kaç kez atar, bir ömür boyunca kalp kaç kez çarpar, kalbin sağlıklı kalması için ne yapılmalı, kalp neden hiç durmadan çalışır</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><br data-start="442" data-end="445">İnsan kalbi, vücudun en önemli organlarından biri olarak sürekli olarak çalışır ve hiç durmadan kan pompalar. Bilimsel verilere göre, sağlıklı bir kalp dakikada yaklaşık 60 ila 100 kez atar. Bu da yılda ortalama 35 milyon kalp atışı anlamına gelir.</p>
<p></p>
<p data-start="697" data-end="926">Kalbin ömür boyu çalışma kapasitesi ise daha da etkileyicidir. Ortalama 70 yıllık bir insan ömrü boyunca kalp yaklaşık 2,5 ila 3 milyar kez atar. Bu süre boyunca, vücudumuza oksijen ve besin taşıyan kanı pompalamaya devam eder.</p>
<p data-start="928" data-end="1187">Kalp kasları, vücuttaki diğer kaslardan farklı olarak asla dinlenmez ve büyük bir dayanıklılığa sahiptir. Ancak sağlıklı bir yaşam tarzı, düzenli egzersiz ve dengeli beslenme, kalbin uzun yıllar güçlü bir şekilde çalışmasını sağlamak için hayati önem taşır.</p>
<p data-start="1189" data-end="1331">Kalbin bu inanılmaz çalışma kapasitesi, insan vücudunun ne kadar etkileyici bir biyolojik makine olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor.</p>
<p data-start="1333" data-end="1496"><strong data-start="1333" data-end="1345"></strong></p><br><p><b>CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Uzman Uyarısı: Zona Hastalığı Görme Kaybına Neden Olabilir</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/uzman-uyarisi-zona-hastaligi-goerme-kaybina-neden-olabilir</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/uzman-uyarisi-zona-hastaligi-goerme-kaybina-neden-olabilir</guid>
<description><![CDATA[ Zona hastalığında erken teşhisin kritik olduğunu belirten uzmanlar, özellikle bağışıklık sistemi zayıf bireylerde hastalığın ağır seyredebildiğini vurguluyor. Göz çevresinde oluşan zona vakalarında tedavi edilmezse görme kaybına yol açabileceği belirtiliyor. Uzmanlar, ilk belirtilerde dermatoloğa başvurulması gerektiğini ifade ediyor. ]]></description>
<enclosure url="https://pursaklargundem.com.tr/uploads/images/202502/image_870x580_67b904da12e47.jpg" length="74017" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 22 Feb 2025 05:46:31 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Zona hastalığı nedir, zona hangi belirtilerle ortaya çıkar, zona gözleri nasıl etkiler, zona hastalığının tedavisi nasıl yapılır</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p></p>
<p data-start="455" data-end="702">Hastaneden yapılan açıklamada görüşlerine yer verilen Güneş, zona hastalığında erken müdahalenin büyük önem taşıdığını belirtti. Hastalığın su çiçeği virüsünün yeniden aktif hale gelmesiyle ortaya çıktığını söyleyen Güneş, şu bilgileri paylaştı:</p>
<p data-start="704" data-end="762"><strong data-start="704" data-end="760">Virüs bağışıklık sistemi zayıfladığında aktifleşiyor</strong></p>
<p data-start="764" data-end="1039">Güneş, su çiçeği virüsünün sinirlerde uykuda kaldığını ve bağışıklık sistemi zayıfladığında yeniden aktifleşerek zona hastalığını oluşturduğunu dile getirdi. Hastalığın genellikle vücutta tek taraflı, ağrılı kızarıklık ve su dolu kabarcıklarla kendini gösterdiğini aktardı.</p>
<p data-start="1041" data-end="1084"><strong data-start="1041" data-end="1082">Tedaviye ilk üç gün içinde başlanmalı</strong></p>
<p data-start="1086" data-end="1397">Zona hastalığının özellikle yaşlılar ve bağışıklık sistemi zayıf bireylerde daha sık görüldüğünü belirten Güneş, lezyonların ortaya çıkmasından itibaren ilk üç gün içinde tedaviye başlanması gerektiğini vurguladı. Hastalığın sinirleri etkileyerek aylarca süren yoğun ağrılara neden olabileceğine dikkat çekti.</p>
<p data-start="1399" data-end="1442"><strong data-start="1399" data-end="1440">Göz çevresinde ciddi risk oluşturuyor</strong></p>
<p data-start="1444" data-end="1851">Güneş, zona hastalığının göz çevresinde oluşması durumunda ciddi komplikasyonlar yaratabileceğini belirterek, 'Hastalık erken evrede tedavi edilmezse, ağrılar daha uzun sürebilir. Ayrıca, zona gözlere yakın bölgelerde oluşursa, görme kaybı gibi ciddi komplikasyonlar gelişebilir. Herhangi bir şüpheli kızarıklık, ağrı ya da kabarcık oluşumunda derhal bir dermatoloğa başvurulmalıdır' ifadelerini kullandı.</p>
<p data-start="1853" data-end="1885"><strong data-start="1853" data-end="1883">Aşı koruyucu etki sağlıyor</strong></p>
<p data-start="1887" data-end="2148">Hastalığın tedavisinde antiviral ilaçlar kullanıldığını aktaran Güneş, tedaviye ne kadar erken başlanırsa iyileşme sürecinin o kadar hızlı olacağını belirtti. Ayrıca, zona aşısının özellikle 50 yaş üstü bireyler için koruyucu bir önlem sağladığını ifade etti.</p>
<p data-start="2150" data-end="2297"><strong data-start="2150" data-end="2162"></strong></p><br><p><b>CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Çin’de insanlara bulaşabilen yeni bir yarasa koronavirüsü tespit edildi: &amp;apos;Yüksek risk taşıyor&amp;apos;</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/cinde-insanlara-bulasabilen-yeni-bir-yarasa-koronavirusu-tespit-edildi-yuksek-risk-tasiyor</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/cinde-insanlara-bulasabilen-yeni-bir-yarasa-koronavirusu-tespit-edildi-yuksek-risk-tasiyor</guid>
<description><![CDATA[ Çinli bilim insanları, COVID-19’a neden olan SARS-CoV-2 ile benzer özellikler taşıyan yeni bir yarasa koronavirüsü keşfetti. &#039;HKU5-CoV-2&#039; adı verilen bu virüsün doğrudan veya ara konakçılar aracılığıyla insanlara bulaşma riskinin yüksek olduğu belirtildi. Araştırma, Wuhan Viroloji Enstitüsü ve Guangzhou Bilimler Akademisi tarafından yürütüldü. ]]></description>
<enclosure url="https://pursaklargundem.com.tr/uploads/images/202502/image_870x580_67b878400da9e.jpg" length="94735" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 21 Feb 2025 16:22:18 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>HKU5-CoV-2 nedir, yeni koronavirüs insanlara bulaşabilir mi, Wuhan Viroloji Enstitüsü&#039;nde hangi araştırmalar yapıldı, COVID-19&#039;un kökeni hakkında yeni bulgular var mı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p data-start="500" data-end="855">Çin’de yürütülen yeni bir bilimsel araştırmada, insanlara bulaşma riski taşıyan yeni bir yarasa koronavirüsü keşfedildi. Wuhan Viroloji Enstitüsü (WIV), Guangzhou Laboratuvarı ve Guangzhou Bilimler Akademisi tarafından yapılan çalışmada, COVID-19’a neden olan SARS-CoV-2 virüsüne benzer özellikler taşıyan 'HKU5-CoV-2' adlı yeni bir virüs tespit edildi.</p>
<p data-start="857" data-end="898"><strong data-start="857" data-end="896">HKU5-CoV-2'nin bulaşma riski yüksek</strong></p>
<p data-start="900" data-end="1108">Araştırmayı yürüten ve 'yarasa kadın' olarak tanınan virolog Shi Zhengli ile ekibi, yeni tespit edilen virüsün doğrudan bulaşabileceğini veya ara konakçılar aracılığıyla insanlara yayılabileceğini belirtti.</p>
<p data-start="1110" data-end="1321">Bilim insanları, HKU5-CoV-2’nin diğer koronavirüslere kıyasla daha tehlikeli olabileceğine dikkat çekerken, virüsün insanlar için oluşturduğu potansiyel tehdidin daha fazla araştırılması gerektiğini vurguladı.</p>
<p data-start="1323" data-end="1374"><strong data-start="1323" data-end="1372">COVID-19’un kökenine dair tartışmalar sürüyor</strong></p>
<p data-start="1376" data-end="1631">Öte yandan, COVID-19’un kökenine dair bilim dünyasında tartışmalar devam ediyor. Shi Zhengli ve bazı bilim insanları, pandemiye neden olan SARS-CoV-2’nin doğal yollarla ortaya çıktığını savunurken, bu konuda kesin bir kanıtın bulunmadığı ifade ediliyor.</p>
<p data-start="1633" data-end="1835">HKU5-CoV-2'nin insanlar üzerindeki etkileri ve yayılma potansiyeliyle ilgili araştırmaların devam ettiği belirtilirken, bilim insanları bu tür virüslerin yakından izlenmesi gerektiğine dikkat çekiyor.</p><br><p><b>CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Geleceğin Gıdaları: Mikroalgler, Mantar Proteinleri ve Un Kurtları Üzerine Araştırma</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/gelecegin-gidalari-mikroalgler-mantar-proteinleri-ve-un-kurtlari-uzerine-arastirma</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/gelecegin-gidalari-mikroalgler-mantar-proteinleri-ve-un-kurtlari-uzerine-arastirma</guid>
<description><![CDATA[ Bilim insanları, küresel gıda krizine karşı alternatif protein kaynakları üzerinde çalışmalarını sürdürüyor. Mikroalgler, mantar bazlı proteinler ve un kurtları gibi sürdürülebilir besin kaynakları, gelecekte sofralarımızda yer alabilir. Araştırmalar, bu gıdaların besleyiciliği ve üretim süreçlerinin çevresel faydalarını ortaya koyuyor. ]]></description>
<enclosure url="https://pursaklargundem.com.tr/uploads/images/202502/image_870x580_67b87840a6938.jpg" length="100572" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 21 Feb 2025 16:22:18 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Geleceğin gıdaları neler olacak, alternatif gıda kaynakları nasıl üretilecek, geleneksel gıda üretimi neden risk altında, sürdürülebilir beslenme nasıl sağlanabilir</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p></p>
<p data-start="483" data-end="949">Küresel gıda güvenliği, iklim değişikliği ve tarımsal üretimde yaşanan sorunlar nedeniyle giderek daha büyük bir tehdit altına giriyor. Cambridge Üniversitesi araştırmacıları tarafından yapılan bir çalışmada, sürdürülebilir gıda kaynakları olarak mikroalgler, mikoproteinler ve un kurtları incelendi. Araştırmacılar, bu gıdaların besin değeri, üretim süreçleri ve çevresel avantajlarını değerlendirerek geleceğin alternatif besin kaynakları olabileceğini belirtti.</p>
<p data-start="951" data-end="993"><strong data-start="951" data-end="991">Geleneksel Gıda Üretimi Risk Altında</strong></p>
<p data-start="995" data-end="1347">Araştırma, geleneksel tarım ve hayvancılık yöntemlerinin küresel krizler nedeniyle kesintiye uğrayabileceğini ortaya koydu. COVID-19 pandemisi sırasında yaşanan tedarik sıkıntıları, Afrika'daki domuz vebasının Avrupa ve Asya'daki etkileri, Doğu Afrika'daki çekirge istilaları gibi olaylar, mevcut gıda sistemlerinin kırılganlığını gözler önüne serdi.</p>
<p data-start="1349" data-end="1696">Bilim insanları, bitkisel ve hayvansal gıdaların üretim süreçlerinde karşılaşılan riskleri detaylı bir şekilde inceledi. Tarımsal üretimin iklim değişikliği, zararlılar ve hastalıklar gibi dış etkenlerden doğrudan etkilendiği, hayvansal gıda üretiminin ise yoğun besleme ve çiftlik koşullarının patojenlerin yayılmasını hızlandırdığı belirtildi.</p>
<p data-start="1698" data-end="1740"><strong data-start="1698" data-end="1738">Alternatif Gıda Kaynaklarına Yönelim</strong></p>
<p data-start="1742" data-end="2069">Araştırmada, sürdürülebilir ve besleyici gıda kaynakları olarak Spirulina ve klorella gibi mikroalgler, mantar bazlı proteinler ve böcek türleri öne çıkarıldı. Bu gıdaların düşük maliyetle üretilebilmesi, iklim koşullarından daha az etkilenmesi ve gıda zincirindeki bağımlılığı azaltması gibi avantajlar sunduğu ifade edildi.</p>
<p data-start="2071" data-end="2340">Bu alternatif gıdaların kapalı modüler sistemlerde yetiştirilebileceği ve küçük ölçekli üretim birimleri ile şehir içlerinde dahi üretilebileceği belirtildi. Bu yöntemle yerel üretimin artırılarak küresel tedarik zincirlerine bağımlılığın azaltılabileceği vurgulandı.</p>
<p data-start="2342" data-end="2379"><strong data-start="2342" data-end="2377">Yeni Gıdalar Nasıl Tüketilecek?</strong></p>
<p data-start="2381" data-end="2671">Araştırmacılar, kültürel alışkanlıklar nedeniyle bazı toplumlarda böcek ve yosun tüketiminin zor kabul edileceğini ifade ediyor. Ancak, bu gıdaların makarna, hamburger ve protein barları gibi ürünlerde işlenmiş şekilde sunulmasıyla tüketicilerin daha kolay adapte olabileceği öngörülüyor.</p>
<p data-start="2673" data-end="2912">Araştırma ekibinden Dr. Asaf Tzachor, ‘Sadece yosundan yapılan bir yemeğin geleneksel beslenme alışkanlıklarımızın yerini alması beklenmiyor. Ancak bu gıdalar, gerekli besin takviyesi olarak beslenme sistemimize entegre edilebilir’ dedi.</p>
<p data-start="2914" data-end="3181">Alternatif gıda kaynaklarının benimsenmesiyle, tarımsal üretimde sürdürülebilirlik sağlanabilir ve küresel gıda krizine karşı daha dayanıklı bir sistem oluşturulabilir. Araştırmacılar, bu yeni besin kaynaklarının yakın gelecekte daha yaygın hale gelmesini bekliyor.</p>
<p data-start="3183" data-end="3366"><strong data-start="3183" data-end="3195"></strong></p><br><p><b>CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Aile hekimliği sisteminde köklü değişiklik: Yeni düzenleme neleri kapsıyor?</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/aile-hekimligi-sisteminde-koeklu-degisiklik-yeni-duzenleme-neleri-kapsiyor</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/aile-hekimligi-sisteminde-koeklu-degisiklik-yeni-duzenleme-neleri-kapsiyor</guid>
<description><![CDATA[ Sağlık Bakanlığı, aile hekimliği sisteminde kapsamlı değişiklikler yaptı. Yeni yönetmeliğe göre, ikamet değişikliği yapan vatandaşlar 1 ay içinde aile hekimlerini değiştirebilecek, entegre sağlık hizmeti sunan birimler ise 7/24 hizmet verecek. Aile sağlığı merkezlerine yönelik önemli düzenlemeler de yürürlüğe girdi. ]]></description>
<enclosure url="https://pursaklargundem.com.tr/uploads/images/202502/image_870x580_67b81e01e67bc.jpg" length="42387" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 21 Feb 2025 12:44:23 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Yeni aile hekimliği yönetmeliği neleri kapsıyor, aile hekimi değişikliği nasıl yapılacak, aile sağlığı merkezleri nasıl taşınacak, 7/24 hizmet sunan birimler nasıl işleyecek</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p></p>
<p data-start="453" data-end="726"><strong data-start="453" data-end="499">Yeni yönetmelik Resmi Gazete'de yayımlandı</strong><br data-start="499" data-end="502">Sağlık Bakanlığı tarafından hazırlanan "Aile Hekimliği Uygulama Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik" Resmi Gazete'de yayımlandı. Yönetmelik, aile hekimliği sistemine yönelik önemli değişiklikler içeriyor.</p>
<p data-start="728" data-end="975"><strong data-start="728" data-end="766">Hekim değişikliği artık daha kolay</strong><br data-start="766" data-end="769">Yeni düzenlemeye göre, aile hekimliği sistemine kayıtlı olan ancak farklı bir ilde ikamet eden vatandaşlar, 1 ay içinde aile hekimlerini değiştirebilecek. Önceki sistemde bu süreç daha uzun ve karmaşıktı.</p>
<p data-start="977" data-end="1448"><strong data-start="977" data-end="1023">Aile hekimi başına düşen nüfus azaltılıyor</strong><br data-start="1023" data-end="1026">Daha önce 4 bin olan kayıtlı nüfus sayısı, "Aile Hekimliği Sözleşme ve Ödeme Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik" kapsamında 3 bin 500'e düşürüldü. Nüfus yoğunluğu fazla olan aile hekimliği birimlerindeki fazla kayıtlı kişiler, il sağlık müdürlükleri tarafından yeni açılan birimlere aktarılabilecek. Bu değişiklikle hem hizmete erişimin kolaylaşması hem de hizmet kalitesinin artırılması hedefleniyor.</p>
<p data-start="1450" data-end="1731"><strong data-start="1450" data-end="1483">7/24 sağlık hizmeti sunulacak</strong><br data-start="1483" data-end="1486">Yeni yönetmelik kapsamında, entegre sağlık hizmeti sunan aile hekimliği birimlerinin 7 gün 24 saat hizmet vermesi sağlandı. Bu birimlerde görev yapan aile hekimleri, defin ruhsatı düzenleme ve adli ölü muayenesi hizmetlerine dahil edilmeyecek.</p>
<p data-start="1733" data-end="2178"><strong data-start="1733" data-end="1781">Aile sağlığı merkezlerinde yeni düzenlemeler</strong><br data-start="1781" data-end="1784">Aile hekimliği uzmanları artık aile sağlığı merkezlerinde boş olan her iki birimden birini öncelikli olarak tercih edebilecek. Boşalan birimlere öncelikli yerleşme hakkı tanınacak. Ayrıca, aile sağlığı çalışanlarının aile hekimlerince belirlenmesi şartı 1 ayla sınırlandırıldı. Eğer bu süre içinde aile sağlığı çalışanı bulunamazsa, il sağlık müdürlükleri tarafından sözleşme imzalanabilecek.</p>
<p data-start="2180" data-end="2562">Yönetmelikte ayrıca, aile sağlığı merkezlerinin yıkım, kentsel dönüşüm veya imar düzenlemeleri gibi zorunlu nedenlerle boşaltılması durumunda nasıl taşınacağına dair düzenlemeler de yer aldı. Bu kapsamda, öncelikle kamuya ait mekanlara taşınma önceliği verilecek. Uygun kamu binası bulunamaması durumunda, aile hekimleri tarafından belirlenen mekanlara taşınma süreci işletilecek.</p>
<p data-start="2564" data-end="2718">Sağlık Bakanlığı tarafından belirlenen kurumsal kimlik kılavuzları çerçevesinde, aile sağlığı merkezlerinin iç ve dış standartları yeniden düzenlenecek.</p>
<p data-start="2720" data-end="2912"><strong data-start="2720" data-end="2732"></strong></p><br><p><b>CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Tarım Bakanlığı ifşa etti! İşte taklit ve tağşiş listesine giren ürünler</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/tarim-bakanligi-ifsa-etti-iste-taklit-ve-tagsis-listesine-giren-urunler</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/tarim-bakanligi-ifsa-etti-iste-taklit-ve-tagsis-listesine-giren-urunler</guid>
<description><![CDATA[ Tarım ve Orman Bakanlığı, taklit ve tağşiş yapılan gıdalar listesini güncelleyerek yeni firmaları açıkladı. Kebap ve köftede domuz eti, peynirde mantar ilacı, çayda gıda boyası tespit edilen markalar ifşa edildi. İşte listeye eklenen ürünler ve firmalar! ]]></description>
<enclosure url="https://pursaklargundem.com.tr/uploads/images/202502/image_870x580_67b81e0245747.jpg" length="66523" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 21 Feb 2025 12:44:23 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Hangi restoranın kebabında domuz eti bulundu, taklit ve tağşiş listesine hangi markalar eklendi, hangi peynirde mantar ilacı tespit edildi, poşet çayda hangi maddeye rastlandı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p></p>
<p data-start="387" data-end="580">Tarım ve Orman Bakanlığı, insan sağlığını tehdit eden taklit ve tağşiş yapılan gıdalar listesini güncellemeye devam ediyor. 20 Şubat 2025’te güncellenen listeye yeni ürün ve markalar eklendi.</p>
<p data-start="582" data-end="842"><strong data-start="582" data-end="618">Domuz eti tespit edilen restoran</strong><br data-start="618" data-end="621">Konya'nın Emirgazi ilçesinde faaliyet gösteren <strong data-start="668" data-end="691">Muhtar Hanımın Yeri</strong> adlı restoranın kebap ve köftelerinde, dana ve kuzu eti yerine domuz eti kullanıldığı belirlendi. Restoranın sahibi <strong data-start="808" data-end="822">Zehra Kaya</strong> olarak açıklandı.</p>
<p data-start="844" data-end="1056"><strong data-start="844" data-end="883">Peynirde mantar ilacı tespit edildi</strong><br data-start="883" data-end="886">Necatibey markasıyla satılan <strong data-start="915" data-end="963">Tam Yağlı Ayçekirdeği Çeşnili Eritme Peyniri</strong> ürününde, gıda sektöründe mantar ilacı olarak bilinen <strong data-start="1018" data-end="1031">natamisin</strong> maddesi tespit edildi.</p>
<p data-start="1058" data-end="1249"><strong data-start="1058" data-end="1091">Poşet çayda gıda boyası çıktı</strong><br data-start="1091" data-end="1094">Süzerim Çay Time markasına ait poşet çaylarda gıda boyası bulundu. Ayrıca, Bağdat Baharatları markasının <strong data-start="1199" data-end="1220">kekik ürünlerinde</strong> yabancı maddeye rastlandı.</p>
<p data-start="1251" data-end="1547"><strong data-start="1251" data-end="1297">Bakanlık listeyi güncellemeye devam ediyor</strong><br data-start="1297" data-end="1300">Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yayımlanan <strong data-start="1347" data-end="1387">"Taklit veya Tağşiş Yapılan Gıdalar"</strong> ve <strong data-start="1391" data-end="1432">"Sağlığı Tehlikeye Düşürecek Gıdalar"</strong> listeleri kamuoyunda büyük yankı uyandırdı. Yetkililer, vatandaşları alışveriş yaparken dikkatli olmaya çağırdı.</p>
<p data-start="1549" data-end="1639"><strong data-start="1549" data-end="1637">İşte Tarım ve Orman Bakanlığı’nın 2025 yılı güncel listesine giren ürün ve firmalar:</strong></p>
<ul data-start="1640" data-end="1892">
<li data-start="1640" data-end="1704"><strong data-start="1642" data-end="1673">Muhtar Hanımın Yeri (Konya)</strong> – Kebap ve köftede domuz eti</li>
<li data-start="1705" data-end="1794"><strong data-start="1707" data-end="1765">Necatibey Tam Yağlı Ayçekirdeği Çeşnili Eritme Peyniri</strong> – Natamisin (mantar ilacı)</li>
<li data-start="1795" data-end="1843"><strong data-start="1797" data-end="1825">Bağdat Baharatları Kekik</strong> – Yabancı madde</li>
<li data-start="1844" data-end="1892"><strong data-start="1846" data-end="1876">Süzerim Çay Time Poşet Çay</strong> – Gıda boyası</li>
</ul>
<p data-start="1894" data-end="2011">Bakanlık, denetimlerin devam edeceğini ve gıda güvenliği ihlallerine karşı sert yaptırımlar uygulanacağını duyurdu.</p>
<p data-start="2013" data-end="2207"><strong data-start="2013" data-end="2025"></strong></p><br><p><b>CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Hindistan Merkezli İlaç Şirketi, Batı Afrika&amp;apos;daki Opioid Krizinin Merkezinde</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/hindistan-merkezli-ilac-sirketi-bati-afrikadaki-opioid-krizinin-merkezinde</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/hindistan-merkezli-ilac-sirketi-bati-afrikadaki-opioid-krizinin-merkezinde</guid>
<description><![CDATA[ BBC araştırmasına göre, Mumbai merkezli Aveo Pharmaceuticals, ruhsatsız ve bağımlılık yapan opioidleri yasa dışı olarak Batı Afrika&#039;ya ihraç ediyor. Tapentadol ve Avrupa&#039;da yasaklanmış karisoprodol içeren ilaçlar, Gana, Nijerya ve Fildişi Sahili&#039;nde büyük bir sağlık krizine yol açıyor. Nijerya&#039;da milyonlarca genç bu ilaçları kötüye kullanıyor. ]]></description>
<enclosure url="https://pursaklargundem.com.tr/uploads/images/202502/image_870x580_67b81e02be0b0.jpg" length="54982" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 21 Feb 2025 12:44:23 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Hindistan&#039;dan Batı Afrika&#039;ya nasıl yasa dışı opioid ihracatı yapılıyor, Aveo Pharmaceuticals hangi ilaçları üretiyor, Batı Afrika&#039;da opioid krizi nasıl büyüyor, Hindistan hükümeti opioid ticaretine karşı hangi adımları atıyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p></p>
<p data-start="482" data-end="749">Batı Afrika’da hızla büyüyen opioid krizi, Hindistan merkezli bir ilaç şirketinin yasa dışı faaliyetleriyle derinleşiyor. BBC’nin araştırmasına göre, Mumbai merkezli Aveo Pharmaceuticals, bağımlılık yapan opioidler üreterek bu ilaçları Batı Afrika pazarına sürüyor.</p>
<p data-start="751" data-end="816"><strong data-start="751" data-end="814">Ruhsatsız opioidler Batı Afrika'da yaygın şekilde satılıyor</strong></p>
<p data-start="818" data-end="1210">Aveo Pharmaceuticals, yasa dışı yollardan ihraç ettiği bu ilaçları farklı marka adları altında piyasaya sürüyor. En çok bilinenlerden biri "Tafrodol" olarak adlandırılan ve yüksek derecede bağımlılık yapan tapentadol ile Avrupa'da yasaklı kas gevşetici karisoprodol içeren haplar. Uzmanlara göre bu ilaç kombinasyonu, aşırı dozda ölümle sonuçlanabilecek ciddi sağlık sorunlarına yol açıyor.</p>
<p data-start="1212" data-end="1525">BBC ekibi, Gana, Nijerya ve Fildişi Sahili'nde bu ilaçların yaygın şekilde satıldığını tespit etti. Nijerya'da gençler, bu ilaçları alkol bazlı enerji içecekleriyle karıştırarak etkisini artırıyor. Nijerya Ulusal İstatistik Bürosu’na göre, ülkede yaklaşık dört milyon kişi opioid bağımlılığıyla mücadele ediyor.</p>
<p data-start="1527" data-end="1593"><strong data-start="1527" data-end="1591">BBC gizli kamera kaydıyla yasa dışı satış sürecini belgeledi</strong></p>
<p data-start="1595" data-end="1930">BBC'nin gizli kamera kaydına göre, Aveo Pharmaceuticals’ın yöneticilerinden Vinod Sharma, Batı Afrika'ya yönelik opioid satışını açıkça kabul etti. Fabrikada, Nijerya’ya ilaç tedarik etmek isteyen bir alıcı gibi davranan BBC muhabirine Sharma, şirketin ürettiği ilaçların "çok zararlı" olduğunu ancak "bunun bir iş" olduğunu söyledi.</p>
<p data-start="1932" data-end="2189">Görüntülerde, Sharma bu ilaçları kullananların "yüksek" olabileceğini ve aynı anda birkaç hap alarak rahatlama hissedebileceğini ifade etti. Ayrıca, Aveo'nun ilaçları farklı isimlerle piyasaya sürdüğü ve bu ilaçları kolayca ihraç edebildiği de belgelendi.</p>
<p data-start="2191" data-end="2238"><strong data-start="2191" data-end="2236">Nijerya ve Gana’da opioid salgını büyüyor</strong></p>
<p data-start="2240" data-end="2504">BBC ekibi, Gana'nın kuzeyindeki Tamale kentinde, yerel halkın uyuşturucu satıcılarına karşı gönüllü bir görev gücü kurduğunu tespit etti. Bölgedeki gençlerin büyük bir kısmı bu opioidleri kullanıyor ve bağımlılıkla mücadele edenler sağlıklarını hızla kaybediyor.</p>
<p data-start="2506" data-end="2727">Uyuşturucuya karşı savaş açan yerel liderlerden Alhassan Maham, bu ilaçların gençlerin hayatını mahvettiğini belirterek, "Uyuşturucular akıl sağlığını yok ediyor, tıpkı üzerine gazyağı dökülüp yanan bir ateş gibi" dedi.</p>
<p data-start="2729" data-end="2959">Gana’daki güvenlik güçleri, birçok noktada Aveo tarafından üretilen Tafrodol adlı ilaçları ele geçirerek imha etti. Ancak, Hindistan'dan yasa dışı yollarla gönderilen yeni partiler, Batı Afrika sokaklarına ulaşmaya devam ediyor.</p>
<p data-start="2961" data-end="3005"><strong data-start="2961" data-end="3003">Hindistan hükümeti soruşturma başlattı</strong></p>
<p data-start="3007" data-end="3283">Hindistan’ın ilaç düzenleme kurumu CDSCO, Batı Afrika’ya yasa dışı opioid ihracatıyla ilgili soruşturma başlattığını açıkladı. Açıklamada, Hindistan’ın küresel sağlık sorumluluğuna bağlı olduğu ve yasa dışı ilaç ihracatını önlemek için sıkı denetimler uyguladığı belirtildi.</p>
<p data-start="3285" data-end="3515">Öte yandan, uzmanlar bu yasa dışı ticaretin sadece Aveo Pharmaceuticals ile sınırlı olmadığına dikkat çekiyor. Araştırmalara göre, Hindistan merkezli başka ilaç firmaları da benzer yöntemlerle Batı Afrika'ya opioid ihraç ediyor.</p>
<p data-start="3517" data-end="3704">Batı Afrika'daki opioid krizinin derinleşmesi, bölge halkının sağlığını tehdit etmeye devam ederken, yetkililer bu yasa dışı ticareti durdurmak için daha sıkı önlemler almayı planlıyor.</p>
<p data-start="3706" data-end="3950"><strong data-start="3706" data-end="3718"></strong></p><br><p><b>CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Şizofreni Belirtileri, Nedenleri ve Tedavi Yöntemleri</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/sizofreni-belirtileri-nedenleri-ve-tedavi-yoentemleri</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/sizofreni-belirtileri-nedenleri-ve-tedavi-yoentemleri</guid>
<description><![CDATA[ Şizofreni, beyin fonksiyonlarını etkileyen karmaşık bir psikiyatrik hastalık olarak tanımlanıyor. Hastalığın semptomları, genetik ve çevresel faktörlerin birleşimiyle ortaya çıkarken, tedavi sürecinde farmakolojik ve psikoterapötik yöntemler öne çıkıyor. ]]></description>
<enclosure url="https://pursaklargundem.com.tr/uploads/images/202502/image_870x580_67b81e031bcf2.jpg" length="60785" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 21 Feb 2025 12:44:23 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Şizofreni belirtileri nelerdir, şizofreni neden ortaya çıkar, hastalığın teşhisi nasıl konulur, şizofreni tedavi edilebilir mi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p></p>
<p data-start="368" data-end="617">Şizofreni, bireyin düşünce, duygu ve davranışlarını önemli ölçüde etkileyen bir psikiyatrik hastalıktır. Hastalığın kesin nedeni tam olarak bilinmemekle birlikte, genetik ve çevresel faktörlerin hastalığın gelişiminde rol oynadığı düşünülmektedir.</p>
<p data-start="619" data-end="1013"><strong data-start="619" data-end="655">Şizofreni Türleri ve Belirtileri</strong><br data-start="655" data-end="658">Daha önce farklı alt tiplere ayrılan şizofreni, 2013 yılında yayımlanan DSM-V ile tek bir spektrum içinde ele alınmaya başlanmıştır. Bununla birlikte, hastalığın farklı semptomlarla ortaya çıkabileceği bilinmektedir. Şizofrenide genellikle sanrılar, halüsinasyonlar, düzensiz düşünce ve konuşma, duygusal tepkilerde azalma gibi belirtiler görülmektedir.</p>
<p data-start="1015" data-end="1510"><strong data-start="1015" data-end="1039">Hastalığın Nedenleri</strong><br data-start="1039" data-end="1042">Şizofreninin oluşumuna dair birçok teori öne sürülmüştür. Bunlar arasında dopamin ve glutamat gibi nörotransmitterlerin dengesizliği, doğum öncesi ve sonrası çevresel faktörler, genetik yatkınlık ve beyin gelişimiyle ilgili anormallikler bulunmaktadır. Yapılan araştırmalar, özellikle doğum sırasında oksijen eksikliği yaşayan bireylerde ve ergenlik döneminde aşırı stres veya travmaya maruz kalan kişilerde hastalığın ortaya çıkma riskinin arttığını göstermektedir.</p>
<p data-start="1512" data-end="1937"><strong data-start="1512" data-end="1543">Teşhis ve Tedavi Yöntemleri</strong><br data-start="1543" data-end="1546">Şizofreninin teşhisi, hastanın klinik değerlendirmesiyle konulur. Tanı koymak için en az bir ay boyunca belirli semptomların gözlemlenmesi gerekmektedir. Tedavi sürecinde antipsikotik ilaçlar öncelikli olarak kullanılmaktadır. Bunun yanı sıra, hastaların sosyal işlevlerini geliştirmek ve tedaviye uyumlarını artırmak amacıyla psikoterapi ve destekleyici tedavi yöntemleri uygulanmaktadır.</p>
<p data-start="1939" data-end="2214"><strong data-start="1939" data-end="1970">Şizofreni ve Yaşam Kalitesi</strong><br data-start="1970" data-end="1973">Şizofreni kronik bir hastalık olarak kabul edilse de, uygun tedavi ve destek programları ile bireylerin yaşam kalitesini artırmak mümkündür. Erken teşhis ve düzenli tedavi, hastaların sosyal hayata uyum sağlamasında büyük rol oynamaktadır.</p>
<p data-start="2216" data-end="2361"><strong data-start="2216" data-end="2228"></strong></p><br><p><b>CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Biyoteknolojide Devrim: Genetik Tedavilerle Tedavi Edilemeyen Hastalıklar Mümkün Oluyor</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/biyoteknolojide-devrim-genetik-tedavilerle-tedavi-edilemeyen-hastaliklar-mumkun-oluyor</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/biyoteknolojide-devrim-genetik-tedavilerle-tedavi-edilemeyen-hastaliklar-mumkun-oluyor</guid>
<description><![CDATA[ Biyoteknoloji alanındaki CRISPR teknolojisi, genetik hastalıkların tedavi edilme umudu doğuruyor. Genetik mühendislik alanındaki bu gelişmeler, sağlık ve etik tartışmalarını yeniden gündeme taşıyor. ]]></description>
<enclosure url="https://pursaklargundem.com.tr/uploads/images/202502/image_870x580_67b725975f475.jpg" length="54238" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 20 Feb 2025 16:29:56 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>CRISPR teknolojisi genetik hastalıkları nasıl tedavi edebilir, biyoteknolojik gelişmelerin etik sorunları nelerdir, genetik mühendislik insan sağlığına nasıl bir etki yapabilir, bu teknolojinin yaygın kullanımı sağlık eşitsizliklerini nasıl etkiler</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><br data-start="340" data-end="343">Biyoteknoloji alanında son yıllarda yaşanan hızlı ilerlemeler, genetik mühendislik ve CRISPR teknolojilerinin sağladığı yeni imkanlarla, tedavi edilemez kabul edilen bazı genetik hastalıkların tedavi edilebileceği umudunu doğuruyor. CRISPR teknolojisi, DNA'nın belirli bölgelerini keserek, genetik yapıyı düzenlemeye olanak tanıyor. Bu teknoloji, özellikle doğuştan gelen hastalıkların tedavisinde büyük bir potansiyel taşıyor.</p>
<p></p>
<p data-start="772" data-end="1270">Biyoteknolojinin bu yeni alanı, insan sağlığında devrim niteliğinde değişimlere yol açabilirken, aynı zamanda etik soruları da beraberinde getiriyor. Genetik müdahale ile insan DNA'sını değiştirme fikri, birçok uzman ve etikçi tarafından sorgulanıyor. Çoğu kişi, bu tür müdahalelerin gelecekteki nesiller üzerinde bilinmeyen etkiler yaratabileceğini belirtiyor. Ayrıca, bu tedavilerin sadece belirli bir kesime sunulması durumunda eşitsizlikleri daha da artırabileceği endişesi de gündeme geliyor.</p>
<p data-start="1272" data-end="1789">Diğer yandan, genetik mühendisliğin gelişmesiyle birlikte biyomedikal araştırmaların hız kazanması, sağlık sektöründe yeni tedavi yöntemlerinin ortaya çıkmasına olanak tanıyabilir. Ancak, bu yeniliklerin pratikte uygulanabilirliği, sağlık politikaları ve etik düzenlemelerle ilgili yeni soruları da gündeme getiriyor. Bilim dünyasında bu teknolojilerin kullanımına dair denetimlerin ne kadar etkili olacağı ve bu alandaki düzenlemelerin nasıl şekilleneceği, gelecekte önemli bir tartışma konusu olacak gibi görünüyor.</p>
<p data-start="1791" data-end="2058"><strong data-start="1791" data-end="1803"></strong></p><br><p><b>CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Muhammed Keskin: &amp;apos;Airfryer Sağlıklı mı, Sağlıksız mı?&amp;apos;</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/kardiyoloji-uzmani-doc-dr-muhammed-keskin-airfryer-saglikli-mi-sagliksiz-mi</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/kardiyoloji-uzmani-doc-dr-muhammed-keskin-airfryer-saglikli-mi-sagliksiz-mi</guid>
<description><![CDATA[ Son yıllarda popülerleşen Airfryer, sağlık açısından büyük tartışmalara yol açtı. Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Muhammed Keskin, bu mutfak gerecinin sağlığa etkilerini ilk kez açıkladı. ]]></description>
<enclosure url="https://pursaklargundem.com.tr/uploads/images/202502/image_870x580_67b711a39ed28.jpg" length="71109" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 20 Feb 2025 14:50:36 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Airfryer sağlıklı mı, Airfryer kullanımının kalp sağlığına etkileri nelerdir, Airfryer’ın sağlıksız olma nedenleri nelerdir, Kardiyoloji Uzmanı Muhammed Keskin Airfryer ile ilgili hangi uyarılarda bulundu</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><br data-start="318" data-end="321">Airfryer, son yıllarda yemek pişirme alışkanlıklarını değiştiren ve özellikle daha az yağ ile yemek yapmayı vaat eden bir cihaz olarak dikkat çekiyor. Ancak, sağlık açısından yararlı mı yoksa zararlı mı olduğu konusu, bilim dünyasında uzun süredir tartışılıyor. Birçok kişi, Airfryer’ın yemekleri daha sağlıklı hale getirdiğini savunsa da, uzmanlar bu cihazın kullanımıyla ilgili önemli uyarılarda bulunuyor.</p>
<p></p>
<p data-start="733" data-end="1036"><strong data-start="733" data-end="778">Airfryer'ın Avantajları ve Dezavantajları</strong><br data-start="778" data-end="781">Airfryer, geleneksel kızartmalara kıyasla daha az yağ kullanarak yiyecekleri pişiriyor ve zaman tasarrufu sağlıyor. Ancak, cihazın hızlı ısıtma özelliği ve yüksek sıcaklıkların yiyeceklerdeki kimyasal bileşiklerin değişmesine yol açabileceği söyleniyor.</p>
<p data-start="1038" data-end="1454"><strong data-start="1038" data-end="1101">Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Muhammed Keskin'in Açıklamaları</strong><br data-start="1101" data-end="1104">Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Muhammed Keskin, Airfryer kullanımıyla ilgili sağlık açısından kritik açıklamalar yaptı. "Airfryer’ın yemeklerin içinde bulunan bazı zararlı maddeleri artırabileceğini unutmamalıyız. Cihazın ısısı, özellikle yağda pişirme işlemiyle birleştiğinde, vücut için zararlı olabilecek maddelerin oluşumuna yol açabiliyor," dedi.</p>
<p data-start="1456" data-end="1696">Keskin, Airfryer’ın faydalı olabileceği durumların bulunduğunu ancak fazla kullanımın bazı sağlık risklerine neden olabileceğini belirtti. Uzmanlar, bu cihazların aşırı kullanımının kalp ve damar hastalıklarına yol açabileceğini uyarıyor.</p>
<p data-start="1698" data-end="2058"><strong data-start="1698" data-end="1736">Airfryer Kullanımı ve Sağlık Riski</strong><br data-start="1736" data-end="1739">Hızlı ısınma ve yüksek sıcaklık, özellikle gıdaların içindeki bazı besin değerlerini kaybetmesine ve bazı zararlı bileşenlerin ortaya çıkmasına yol açabiliyor. Ayrıca, bazı uzmanlar, cihazın sürekli kullanımının obezite, kalp hastalıkları ve kanser gibi ciddi sağlık problemlerine zemin hazırlayabileceğini savunuyor.</p>
<p data-start="2060" data-end="2281"><strong data-start="2060" data-end="2072"></strong></p><br><p><b>CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Sağlık tesislerinde sahipsiz hayvan sorunu çözülüyor: Bakanlık harekete geçti</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/saglik-tesislerinde-sahipsiz-hayvan-sorunu-coezuluyor-bakanlik-harekete-gecti</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/saglik-tesislerinde-sahipsiz-hayvan-sorunu-coezuluyor-bakanlik-harekete-gecti</guid>
<description><![CDATA[ Sağlık Bakanlığı, sağlık kuruluşlarındaki sahipsiz hayvanlar için yeni bir düzenleme başlattı. Sahipsiz köpeklerin, sağlık tesislerinden uzaklaştırılması talimatı verildi. Tüm iller için geçerli olacak bu yeni düzenlemeyle, halk sağlığını tehdit eden bu sorun ortadan kaldırılacak. ]]></description>
<enclosure url="https://pursaklargundem.com.tr/uploads/images/202502/image_870x580_67b6e77785b75.jpg" length="52288" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 20 Feb 2025 11:49:31 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Sağlık Bakanlığı sahipsiz hayvanlarla ilgili hangi tedbirleri alacak, sağlık tesislerindeki sahipsiz köpek sorunu nasıl çözülecek, sağlık tesislerinde sahipsiz hayvanların bulunması halk sağlığını nasıl tehdit ediyor, yerel yönetimler bu düzenlemede nasıl bir rol üstlenecek</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><br data-start="403" data-end="406">Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü, 81 ile gönderdiği yazıyla, sağlık kuruluşlarında sahipsiz hayvanlarla ilgili alınması gereken tedbirleri duyurdu. Yazıda, sağlık tesislerinde sahipsiz köpeklerin artış gösterdiği ve bunun halk sağlığını tehdit ettiği vurgulandı. Bakanlık, bu durumun vatandaşların sağlığını olumsuz etkilediğini ve sağlık çalışanlarının işlerini de zorlaştırdığını belirtti.</p>
<p></p>
<p data-start="812" data-end="1191"><strong data-start="812" data-end="855">Sahipsiz hayvanların oluşturduğu tehdit</strong><br data-start="855" data-end="858">Son dönemde sağlık kuruluşlarının girişlerinde ve bahçelerinde sahipsiz köpeklerin çoğaldığı tespit edildi. Bu durum, sağlık tesislerine başvuran vatandaşların sağlığını tehdit ederken, aynı zamanda hijyen ve hastalık bulaşma riski taşıyor. Sağlık Bakanlığı, sahipsiz hayvanların sağlık tesislerinden uzaklaştırılmasını talep etti.</p>
<p data-start="1193" data-end="1576"><strong data-start="1193" data-end="1222">Alınacak tedbirler neler?</strong><br data-start="1222" data-end="1225">Valiliklerin koordinasyonunda, yerel yönetimler ve ilgili kurumlarla iş birliği içinde sahipsiz hayvanlar için yasal düzenlemeler yapılacak. Ayrıca sağlık tesislerinde sahipsiz hayvanların dışarıya çıkarılması için fiziki önlemler hızla tamamlanacak. Tüm bu çalışmaların etkin bir şekilde yürütülmesi için yerel yönetimlerle koordinasyon sağlanacak.</p>
<p data-start="1578" data-end="1969"><strong data-start="1578" data-end="1629">Sahipsiz hayvanların yerleşkelerden çıkarılması</strong><br data-start="1629" data-end="1632">Sağlık tesislerinde yaşayan sahipsiz hayvanların yerleşke dışına çıkarılması için düzenli saha kontrolleri yapılacak. Bu, sağlık kuruluşlarının işleyişini engelleyen önemli bir sorunun çözülmesi için kritik bir adım olarak değerlendiriliyor. Sağlık tesisleri yöneticileri, bu konuda gereken tedbirleri alacak ve denetimleri sağlayacak.</p>
<p data-start="1971" data-end="2260"></p><br><p><b>CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Çocuklarda Virüs Salgını: &amp;apos;Bir Hastalık Biterken Diğeri Başlıyor&amp;apos;</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/cocuklarda-virus-salgini-bir-hastalik-biterken-digeri-basliyor</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/cocuklarda-virus-salgini-bir-hastalik-biterken-digeri-basliyor</guid>
<description><![CDATA[ Kış aylarında özellikle çocuklar için solunum yolu enfeksiyonları tehlike oluşturuyor. RSV ve grip gibi virüsler bir arada görülürken, uzmanlar bu dönemde çocukların sürekli hasta olmasına dikkat çekiyor. ]]></description>
<enclosure url="https://pursaklargundem.com.tr/uploads/images/202502/image_870x580_67b6e777de178.jpg" length="51121" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 20 Feb 2025 11:49:31 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Çocuklarda sık hastalık geçirme nedenleri nedir, Çocuklar için gribal enfeksiyonların tedavisi nasıl yapılır, RSV ve grip arasındaki farklar nelerdir, Fiziksel aktivite bağışıklık sistemini nasıl destekler</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><br data-start="314" data-end="317"><strong data-start="317" data-end="356">Kış Aylarında Artan Virüs Tehlikesi</strong><br data-start="356" data-end="359">Soğuk kış günleriyle birlikte, özellikle çocuklar arasında üst solunum yolu enfeksiyonları daha sık görülmeye başlıyor. Özellikle RSV ve grip gibi virüsler, solunum yolu hastalıklarına neden oluyor ve aileleri endişelendiriyor. Çocuk Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Manolya Kara, bu hastalıkların birinin atlatılmadan diğerinin başladığını vurguluyor.</p>
<p></p>
<p data-start="720" data-end="1046"><strong data-start="720" data-end="749">RSV ve Grip Tehdit Ediyor</strong><br data-start="749" data-end="752">Doç. Dr. Kara, "RSV, özellikle 6 aydan küçük çocuklar için ciddi bir tehdit oluşturuyor. Daha büyük çocuklarda ise grip, ateş, kas ağrıları, eklem ağrıları ve zatürre gibi komplikasyonlara yol açabiliyor" diyor. Bu hastalıkların çoğu viral enfeksiyonlar ve kış aylarında daha yoğun görülüyor.</p>
<p data-start="1048" data-end="1525"><strong data-start="1048" data-end="1072">Tedavi ve Bağışıklık</strong><br data-start="1072" data-end="1075">Çocuklar için özel bir tedavi bulunmadığını belirten Doç. Dr. Kara, hastalıkların tedavi yaklaşımının şikayetlerin giderilmesine yönelik olduğunu belirtiyor. Ateş, sıvı kaybı ve burun tıkanıklığı gibi semptomların tedavi edilmesi önemlidir. Çocukların, kreş ve okul ortamlarında sık sık enfekte olduklarını söyleyen Kara, "Çocuklar, bağışıklık sistemleri tam gelişmediği için bir enfeksiyonu atlattıktan sonra yeni bir virüsle karşılaşabiliyor" dedi.</p>
<p data-start="1527" data-end="1652"><strong data-start="1527" data-end="1553">Virüslerin Belirtileri</strong><br data-start="1553" data-end="1556">Çeşitli virüslerin farklı belirtiler gösterdiğini anlatan Doç. Dr. Kara, şu bilgileri veriyor:</p>
<ul data-start="1653" data-end="1866">
<li data-start="1653" data-end="1705"><strong data-start="1655" data-end="1668">Rinovirüs</strong>: Burun tıkanıklığı, burun akıntısı</li>
<li data-start="1706" data-end="1753"><strong data-start="1708" data-end="1725">Parainfluenza</strong>: Ses kısıklığı ve öksürük</li>
<li data-start="1754" data-end="1802"><strong data-start="1756" data-end="1770">Adenovirüs</strong>: Boğaz ağrısı, kusma ve ishal</li>
<li data-start="1803" data-end="1866"><strong data-start="1805" data-end="1817">Kovid-19</strong>: Boğaz ağrısı, burun tıkanıklığı ve kas ağrısı</li>
</ul>
<p data-start="1868" data-end="2166"><strong data-start="1868" data-end="1902">Güçlü Bağışıklık İçin Öneriler</strong><br data-start="1902" data-end="1905">Bağışıklık sisteminin güçlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Kara, dengeli beslenme, yeterli uyku, aşılama ve fiziksel aktivitenin önemini belirtti. "Fiziksel aktivite, bağışıklık sistemini desteklerken, çocukların bilişsel becerilerini de geliştirir," diyor.</p>
<p data-start="2168" data-end="2454"><strong data-start="2168" data-end="2185">Hijyenin Rolü</strong><br data-start="2185" data-end="2188">Ellerin sık sık yıkanması gerektiğinin altını çizen Doç. Dr. Kara, özellikle tuvalet öncesi ve sonrası ellerin 40 saniye boyunca yıkanmasının enfeksiyon riskini azalttığını belirtti. Ailelere, hasta olduklarında çocuklarını okula göndermemeleri önerisinde bulundu.</p>
<p data-start="2456" data-end="2676"></p><br><p><b>CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kardiyolog Dr. Julie Damp: &amp;apos;Aşk İlişkileri Kalp Sağlığını İyileştiriyor&amp;apos;</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/kardiyolog-dr-julie-damp-ask-iliskileri-kalp-sagligini-iyilestiriyor</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/kardiyolog-dr-julie-damp-ask-iliskileri-kalp-sagligini-iyilestiriyor</guid>
<description><![CDATA[ Vanderbilt Kalp ve Damar Enstitüsü’nden Dr. Julie Damp, sağlıklı bir aşk ilişkisinin kalp sağlığı üzerindeki olumlu etkilerini anlattı. Aşkın, stres seviyelerini düşürüp, anksiyeteyi azaltarak kardiyovasküler sistemi desteklediği belirtildi. ]]></description>
<enclosure url="https://pursaklargundem.com.tr/uploads/images/202502/image_870x580_67b5d40f53b1b.jpg" length="43872" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 19 Feb 2025 16:19:38 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Sevgi kalp sağlığına nasıl fayda sağlar, aşk ilişkileri kalp sağlığını nasıl etkiler, evli bireylerin kalp krizi riski daha düşük mü, bitter çikolata kalp sağlığına nasıl katkı sağlar</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><br data-start="370" data-end="373"><strong data-start="373" data-end="414">Aşkın Kalp Üzerindeki Olumlu Etkileri</strong><br data-start="414" data-end="417">Sevgi, kalp sağlığı üzerinde faydalı bir etkiye sahip. Vanderbilt Kalp ve Damar Enstitüsü’nden kardiyolog Dr. Julie Damp, sağlıklı bir aşk ilişkisinin kalp sağlığı için yararlı olduğunu belirtti. Dr. Damp, evli veya sağlıklı ilişkilerdeki kişilerin fiziksel olarak daha aktif, stres seviyelerinin düşük ve sosyal açıdan daha güçlü olduklarını ifade etti.</p>
<p></p>
<p data-start="774" data-end="1122"><strong data-start="774" data-end="807">Aşkın Stresi Azaltan Etkileri</strong><br data-start="807" data-end="810">Aşk, vücuttaki stres seviyelerini azaltarak daha sağlıklı bir yaşam tarzı oluşturuyor. Aşık insanlar, tıbbi destek almak konusunda daha istekli oluyorlar ve erken tedaviye yöneliyorlar. Finlandiya’da yapılan bir araştırmada, evli bireylerin bekarlara göre daha düşük kalp krizi ve ölüm riski taşıdığı gösterildi.</p>
<p data-start="1124" data-end="1423"><strong data-start="1124" data-end="1156">Aşkın Nöro-Hormonal Etkileri</strong><br data-start="1156" data-end="1159">Dr. Julie Damp, aşkın vücuttaki nöro-hormonal etkilerini de inceledi. Aşk, kardiyovasküler sistemi olumlu şekilde etkileyen bir dizi hormon seviyesini artırıyor. Dr. Damp, "İlişkide olma fikri, uzun vadede kardiyovasküler sisteme pozitif etkiler yaratabilir" dedi.</p>
<p data-start="1425" data-end="1880"><strong data-start="1425" data-end="1490">Negatif İlişkiler Koroner Arter Hastalığı Riskini Artırabilir</strong><br data-start="1490" data-end="1493">İlişkilerdeki olumsuzlukların, koroner arter hastalığı riskini artırabileceğini belirten Dr. Damp, bu nedenle sağlıklı ilişkilerin kalp sağlığı için ne kadar önemli olduğunu vurguladı. Ayrıca, bitter çikolata gibi antioksidanlar içeren gıdaların da kalp sağlığına faydalı olduğunu, yüksek kakao içeriğine sahip çikolataların kan basıncını düşürdüğünü ve damarları rahatlattığını söyledi.</p>
<p data-start="1882" data-end="2084"><strong data-start="1882" data-end="1894"></strong></p><br><p><b>CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Yeni Hidrojel Yöntemi, Osteoporoz Tedavisinde 2 Haftada Çığır Açabilir</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/yeni-hidrojel-yoentemi-osteoporoz-tedavisinde-2-haftada-cigir-acabilir</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/yeni-hidrojel-yoentemi-osteoporoz-tedavisinde-2-haftada-cigir-acabilir</guid>
<description><![CDATA[ Geleneksel tedavi yöntemlerine göre çok daha hızlı sonuç veren yeni bir hidrojel yöntemi, osteoporoz tedavisinde önemli bir devrim yaratabilir. Tedavi, kemik yoğunluğunu sadece 2 haftada arttırarak hastaların iyileşme sürecini kısaltıyor. ]]></description>
<enclosure url="https://pursaklargundem.com.tr/uploads/images/202502/image_870x580_67b5d40fd70b7.jpg" length="53838" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 19 Feb 2025 16:19:38 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Hidrojel tedavisi hangi hastalarda etkili olacak, geleneksel tedavi yöntemlerinin ne gibi eksiklikleri var, hidrojelin yan etkileri var mı, bu yeni tedavi ne zaman kullanıma girecek</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p></p>
<p data-start="359" data-end="736">Osteoporoz, kemik yoğunluğunun zayıflamasıyla kemiklerin kırılgan hale gelmesine yol açan bir hastalıktır. Genellikle tedavi için kullanılan ilaçlar, kemiklerin yeniden güçlenmesi için uzun süreli bir süreç gerektirir ve bu süreç bazen bir yılı bulabilir. Ancak bilim insanları, yeni geliştirdikleri bir hidrojel yöntemiyle bu tedavi sürecini önemli ölçüde kısaltmayı başardı.</p>
<p data-start="738" data-end="992"><strong data-start="738" data-end="763">Yeni Hidrojel Yöntemi</strong><br data-start="763" data-end="766">Bu yeni hidrojel, zayıflamış kemiğe enjekte edildiğinde, kemik yoğunluğunu artırarak, kısa süre içinde kemik dokusunun büyümesini teşvik ediyor. Yalnızca iki hafta içinde kemik yoğunluğunda gözle görülür bir artış sağlanıyor.</p>
<p data-start="994" data-end="1389">Hidrojelin içeriğinde hyaluronik asit ve hidroksiapatit nanopartikülleri yer alıyor. Hyaluronik asit, vücudun bağ dokusu tarafından doğal olarak üretilen yapışkan bir madde olup, hidroksiapatit ise kemik dokusunun ana bileşenidir. Bu maddeler, kemik kaybı yaşayan sıçanların bacak kemiklerine enjekte edildiğinde, sadece birkaç hafta içinde kemik yoğunluğunda üç kat kadar bir artış gözlemlendi.</p>
<p data-start="1391" data-end="1700"><strong data-start="1391" data-end="1415">Gelişmiş Uygulamalar</strong><br data-start="1415" data-end="1418">Fakat bu tedavi süreci burada bitmedi. Diğer sıçan gruplarına, hidrojelin yanı sıra geleneksel kemik yapıcı hormon tedavisi de uygulandı. Bu kombinasyon, kemik yoğunluğunu 4,8 katına kadar artırdı. Ancak, hormon tedavisinin bilinen yan etkileri, bu yöntemle önemli ölçüde azaltıldı.</p>
<p data-start="1702" data-end="2159"><strong data-start="1702" data-end="1726">Bilimsel Beklentiler</strong><br data-start="1726" data-end="1729">Hidrojel yöntemi şu anda düzenleyici onay aşamasında ve bilim insanları, onay alındıktan sonra insan denemelerine geçmeyi planlıyor. Dr. Dominique Pioletti, yaptığı açıklamada, "Bu çalışmada, sistemik olarak verilen bir ilaç ve hidrojelin lokal enjeksiyonundan oluşan tedavi kombinasyonunun kemik yoğunluğunda hızlı bir artış sağladığını ve osteoporoz kırıklarının önlenmesinde büyük bir dönüşüm yaratabileceğini gösterdik," dedi.</p>
<p data-start="2161" data-end="2411"><strong data-start="2161" data-end="2190">Araştırmalar Devam Ediyor</strong><br data-start="2190" data-end="2193">Henüz insanlar üzerinde test edilmemiş olsa da, bu yeni buluşun osteoporoz tedavisinde büyük bir devrim yaratma potansiyeline sahip olduğu belirtiliyor. Çalışma hakkında detaylı bir makale, Bone dergisinde yayımlandı.</p>
<p data-start="2413" data-end="2609"><strong data-start="2413" data-end="2425"></strong></p><br><p><b>CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Hidrojel Enjeksiyonu Osteoporoz Tedavisinde Yeni Bir Dönem Başlatabilir</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/hidrojel-enjeksiyonu-osteoporoz-tedavisinde-yeni-bir-doenem-baslatabilir</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/hidrojel-enjeksiyonu-osteoporoz-tedavisinde-yeni-bir-doenem-baslatabilir</guid>
<description><![CDATA[ Yeni geliştirilen hidrojel enjeksiyonu, osteoporoz tedavisinde devrim yaratmaya hazırlanıyor. Sadece 2-4 hafta içinde kemik yoğunluğunu üç kat artıran bu tedavi, geleneksel yöntemlere göre çok daha hızlı etki ediyor. ]]></description>
<enclosure url="https://pursaklargundem.com.tr/uploads/images/202502/image_870x580_67b5d4113532c.jpg" length="29029" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 19 Feb 2025 16:19:38 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Hidrojelin osteoporoz tedavisindeki rolü nedir, hidrojelin bileşenleri nelerdir, hidrojelin kemik yoğunluğunu arttırma süresi nedir, hidrojel tedavisi insanlar üzerinde ne zaman denenmeye başlanacak</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p></p>
<p data-start="338" data-end="821"><strong data-start="338" data-end="388">Osteoporozda Yeni Bir Tedavi Yöntemi: Hidrojel</strong><br data-start="388" data-end="391">Osteoporoz tedavisinde uzun süredir kullanılan ilaçlar, kemik yoğunluğunda gözle görülür bir fark yaratana kadar 12 ay kadar sürebilirken, yeni geliştirilen hidrojel enjeksiyonu çok daha hızlı sonuçlar veriyor. Bu tedavi, zayıflamış kemiklere enjekte edilerek kemik dokusunun güçlenmesine yardımcı oluyor. Bilim insanları, bu tedavi yöntemi ile kemik yoğunluğunun sadece 2-4 hafta içinde üç katına kadar artabileceğini belirtiyor.</p>
<p data-start="823" data-end="1269"><strong data-start="823" data-end="855">Hidrojelin Etkisi ve İçeriği</strong><br data-start="855" data-end="858">Hidrojelin aktif bileşenleri, vücudun bağ dokusuyla doğal olarak ürettiği hyaluronik asit ve kemik dokusunun ana bileşeni olan hidroksiapatit nanopartiküllerinden oluşuyor. Laboratuvar testlerinde, bu madde sıçanların kemiklerine doğrudan enjekte edilerek kemik yoğunluğunda hızlı bir artış sağlanmıştır. Hidrojelin en büyük avantajı, geleneksel tedavilere göre çok daha hızlı ve etkili sonuçlar elde etmesidir.</p>
<p data-start="1271" data-end="1627"><strong data-start="1271" data-end="1305">Yenilikçi Kombinasyon Tedavisi</strong><br data-start="1305" data-end="1308">Başka bir sıçan grubunda, hidrojelin geleneksel kemik yapıcı hormon tedavisi ile birlikte kullanılması durumu daha da iyileştirmiştir. Bu kombinasyon, kemik yoğunluğunu dört kat artırmayı başarmıştır. Bilim insanları, bu tedavi yönteminin osteoporoz kırıklarını önlemede önemli bir dönüm noktası olabileceğini söylüyor.</p>
<p data-start="1629" data-end="1964"><strong data-start="1629" data-end="1660">İnsan Denemeleri Bekleniyor</strong><br data-start="1660" data-end="1663">Şu anda hidrojel tedavisinin insanlar üzerinde denenmesi için düzenleyici onay bekleniyor. İsviçre’nin EPFL Üniversitesi’nden Dr. Dominique Pioletti, "Bu çalışmada, sistemik olarak verilen bir ilaç ve hidrojelimizin lokal enjeksiyonunun kemik yoğunluğunda hızlı bir artış sağladığını gösterdik" diyor.</p>
<p data-start="1966" data-end="2277"><strong data-start="1966" data-end="2016">Sonuçlar Henüz İnsanlar Üzerinde Test Edilmedi</strong><br data-start="2016" data-end="2019">Yeni tedavi yöntemiyle ilgili yapılan çalışmalar, insan denemeleri öncesinde sıçanlar üzerinde elde edilen sonuçlara dayanmaktadır. Ancak bilim insanları, bu tedavi ile osteoporoz hastalarının yaşam kalitesinin ciddi şekilde iyileştirilebileceğini düşünüyor.</p>
<p data-start="2279" data-end="2494"><strong data-start="2279" data-end="2291"></strong></p><br><p><b>CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>ABD&amp;apos;nin Flaman Bölgesi&amp;apos;ne Yatırım Akışı Rekor Kırdı: İlaç Sektörü Çekim Gücünü Koruyor</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/abdnin-flaman-boelgesine-yatirim-akisi-rekor-kirdi-ilac-sektoeru-cekim-gucunu-koruyor</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/abdnin-flaman-boelgesine-yatirim-akisi-rekor-kirdi-ilac-sektoeru-cekim-gucunu-koruyor</guid>
<description><![CDATA[ Flaman Bölgesi&#039;ne ABD&#039;den gelen yabancı yatırımlar 2024 yılında önemli bir artış gösterdi. Özellikle ilaç ve biyoteknoloji sektörleri ön planda. Ancak, bölgedeki yatırımların sürdürülebilirliği için düzenleyici zorluklar çözülmeli. ]]></description>
<enclosure url="https://pursaklargundem.com.tr/uploads/images/202502/image_870x580_67b5d4121feaf.jpg" length="59524" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 19 Feb 2025 16:19:38 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>ABD&#039;nin Flaman Bölgesi&#039;ne yaptığı yatırımların büyüklüğü nedir, Flaman Bölgesi&#039;nde hangi sektörlere yönelik yatırımlar artıyor, ABD&#039;nin yatırımlarının geleceği için hangi zorluklar söz konusu, SpectronRx&#039;in Flaman Bölgesi&#039;ndeki yatırımı ne amaçla yapılıyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p></p>
<p data-start="368" data-end="789"><strong data-start="368" data-end="431">ABD'nin Flaman Bölgesi'ne Yatırım Akışı Rekor Düzeye Ulaştı</strong><br data-start="431" data-end="434">Belçika'nın Flaman Yatırım ve Ticaret Ajansı, 2024'te ABD'nin Flaman Bölgesi'ne gerçekleştirdiği yatırımların önemli bir artış gösterdiğini duyurdu. Flaman Bölgesi'nde ABD menşeli yatırımlar, 277 proje ile toplamda %21,6'lık bir paya sahip oldu ve bu projeler bölgeye 5,4 milyar avro katkı sağladı. Ayrıca, bu yatırımlar 5.000'den fazla yeni iş yarattı.</p>
<p data-start="791" data-end="1247"><strong data-start="791" data-end="860">İlaç ve Biyoteknoloji Sektörlerinde Yatırımcı Çekimi Devam Ediyor</strong><br data-start="860" data-end="863">Flaman Bölgesi'nin büyüyen ekonomi ve inovasyon merkezi olma rolü, özellikle ilaç ve biyoteknoloji alanındaki yatırımlarla pekişiyor. Amerikan yatırımcılar, bölgede önemli projelere imza atarken, SpectronRx gibi şirketler, kanser tedavisine yönelik yeni tedavi yöntemleri üzerinde çalışıyor. Bunun yanı sıra, Thermo Fisher Scientific de miDiagnostics’e 30 milyon avro yatırım yaptı.</p>
<p data-start="1249" data-end="1785"><strong data-start="1249" data-end="1329">Regülasyonlar ve Jeopolitik Zorluklar Yatırımlar İçin Engeller Oluşturabilir</strong><br data-start="1329" data-end="1332">Ancak ABD'nin yatırımlarının geleceği, Flaman Bölgesi'nde karşılaşılan düzenleyici ve jeopolitik zorluklara bağlı olacak. Flanders Yatırım ve Ticaret Direktörü John Verzeele, özellikle tarifelerin maliyetleri artırmasının, üretim süreçlerini etkileyebileceğini vurguladı. Bununla birlikte, Ar-Ge iş birliklerinin devam etmesi bekleniyor. Verzeele, politika yapıcıların bu zorlukları çözmek için daha iş dostu düzenlemeler yapması gerektiğini belirtti.</p>
<p data-start="1787" data-end="2080"><strong data-start="1787" data-end="1850">Flaman Bölgesi’nin Avantajları Yatırımlar İçin Temel Faktör</strong><br data-start="1850" data-end="1853">Flaman Bölgesi'nin gelecekteki ABD yatırımları için güçlü bir temel oluşturduğunu belirten Verzeele, bölgenin yüksek eğitimli iş gücü, çok dilli yapısı ve stratejik konumunun bu yatırımların devamını sağlayacağını ifade etti.</p>
<p data-start="2082" data-end="2355"><strong data-start="2082" data-end="2094"></strong></p><br><p><b>CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Evrimsel Geçmişimizden Kalan, Artık Gereksiz Olmuş Organlar: Apandisten Yirmilik Dişlere</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/evrimsel-gecmisimizden-kalan-artik-gereksiz-olmus-organlar-apandisten-yirmilik-dislere</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/evrimsel-gecmisimizden-kalan-artik-gereksiz-olmus-organlar-apandisten-yirmilik-dislere</guid>
<description><![CDATA[ Evrimsel süreç, vücudumuzda artık işlevini yitirmiş bazı organlar bırakmış olsa da, bilim insanları bu organların bazılarının yeni roller üstlenebileceğini belirtiyor. Apandisin bağışıklık sistemine katkı sağladığı öne sürülüyor. ]]></description>
<enclosure url="https://pursaklargundem.com.tr/uploads/images/202502/image_870x580_67b5d412bca41.jpg" length="56198" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 19 Feb 2025 16:19:38 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Vücudumuzun hangi organları evrimsel olarak gereksiz hale geldi, apandisin modern işlevi nedir, yirmilik dişlerin gelecekte tamamen kaybolması mümkün mü, palmaris longus kirişi evrimsel olarak hangi işlevi yerine getiriyordu</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><br data-start="370" data-end="373">Evrimsel süreç, milyonlarca yıl boyunca vücudumuza bir dizi organ ve işlev bırakmış olsa da, bazıları artık işlevsiz hale gelmiş gibi görünüyor. Ancak bilim dünyası, bu organların tam anlamıyla "gereksiz" olup olmadığını sorguluyor.</p>
<p></p>
<p data-start="607" data-end="1145"><strong data-start="607" data-end="637">Apandis ve Yirmilik Dişler</strong><br data-start="637" data-end="640">Örneğin apandis, evrimsel olarak gerekli bir organ olarak kabul edilse de, zaman içinde işlevini yitirdiği düşünülmüştü. Charles Darwin tarafından, apandisin gereksiz olduğu öne sürülmüştü. Ancak son araştırmalar, apandisin aslında bağırsak sağlığı açısından önemli bir rol oynayabileceğini gösteriyor. Apandis, bağışıklık sistemine katkıda bulunarak, patojenlerle mücadeleye yardımcı olabiliyor. Ayrıca antibiyotik kullanımının ardından bağırsak florasını dengeleyen faydalı bakterileri de barındırıyor.</p>
<p data-start="1147" data-end="1492"><strong data-start="1147" data-end="1190">Yirmilik Dişlerin Artık Gereksiz Olması</strong><br data-start="1190" data-end="1193">Yirmilik dişler, eski insanlar için çiğ kökleri ve sert etleri yemeye yardımcı oluyordu. Ancak günümüzde daha işlenmiş ve yumuşak gıdalar tüketmemiz, bu dişlerin işlevsiz kalmasına neden oldu. Bugün yirmilik dişler, genellikle diş sağlığı sorunlarına yol açan komplikasyonlardan başka bir şey değil.</p>
<p data-start="1494" data-end="1909"><strong data-start="1494" data-end="1562">Kıl Dikelmesi ve Palmaris Longus Kirişinin Geri Kalmış İşlevleri</strong><br data-start="1562" data-end="1565">Bir zamanlar sıcaklık ve yırtıcılardan korunmak için vücutta kıl dikelmesi gibi işlevler vardı. Ancak artık bu işlevler yalnızca estetik bir değişiklik yaratıyor. Ayrıca palmaris longus kirişi de, bir zamanlar tırmanma ve tutma işlevi gören bir organ olarak evrimleşmişken, şimdi çoğu kişide işlevsiz ve bazı bireylerde bu kiriş hiç bulunmuyor.</p>
<p data-start="1911" data-end="2344"><strong data-start="1911" data-end="1954">Gelecekte Evrimsel Değişim Devam Ediyor</strong><br data-start="1954" data-end="1957">Johns Hopkins Üniversitesi'nden Matthew Ravosa, bu tür organların varlığının, popülasyondaki doğal seçilim baskılarının azalmasından kaynaklanmış olabileceğini belirtiyor. Ancak bazı organlar, evrimsel değişiklikler ve çevresel faktörlerle farklı işlevler üstlenmiş olabilir. Evrim, teknolojik gelişmeler ve tıbbi müdahalelerle birlikte daha fazla organın işlevsizleşmesine yol açabilir.</p>
<p data-start="2346" data-end="2612">Ravosa, gelecekte evrimsel süreçlerin ne getireceğini tahmin etmenin oldukça zor olduğunu vurguluyor. "Teknolojinin etkisiyle evrim, daha hızlı bir değişim gösterebilir" diyor. "Ancak, geçmişten öğrenmekle birlikte, geleceği tahmin edebilmemiz şu anda mümkün değil."</p>
<p data-start="2614" data-end="2855"><strong data-start="2614" data-end="2626"></strong></p><br><p><b>CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Bazı İnsanlar Neden Diğerlerinden Daha Gürültülü Hapşırır? İşte Bilimsel Cevap!</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/bazi-insanlar-neden-digerlerinden-daha-gurultulu-hapsirir-iste-bilimsel-cevap</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/bazi-insanlar-neden-digerlerinden-daha-gurultulu-hapsirir-iste-bilimsel-cevap</guid>
<description><![CDATA[ Bazı insanların hapşırmaları, sesiyle çevresindeki herkesi rahatsız edebilir. Ancak hapşırmanın gürültülü olmasının ardında biyolojik ve kültürel faktörler bulunuyor. Peki, neden bazı insanlar daha yüksek sesle hapşırıyor? Bilim insanları bu durumu açıkladı. ]]></description>
<enclosure url="https://pursaklargundem.com.tr/uploads/images/202502/image_870x580_67b5d41355994.jpg" length="38483" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 19 Feb 2025 16:19:38 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Hapşırık sesi nasıl oluşur, bazı insanlar neden daha gürültülü hapşırır, hapşırık bastırmanın sağlık üzerindeki etkileri nelerdir, hapşırıkları sessiz tutmak için hangi yöntemler kullanılabilir</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><br data-start="378" data-end="381"><strong data-start="381" data-end="413">Hapşırık ve Vücut Fonksiyonu</strong><br data-start="413" data-end="416">Hapşırmak, vücut için hayati bir işlevdir. Houston Metodist Akademik Enstitüsü'nden Kafa ve Boyun Cerrahisi Bölüm Başkanı Mas Takaşima, "Burun akciğerler için bir hava filtresidir" diyerek, burnumuzun, mukus ve kıl yapılarıyla akciğerleri koruduğuna dikkat çekiyor. Hapşırık, vücudun dışarı atması gereken parçacıkların atılması için önemli bir refleks işlevi görür.</p>
<p></p>
<p data-start="784" data-end="1148"><strong data-start="784" data-end="815">Hapşırmanın Fiziksel Süreci</strong><br data-start="815" data-end="818">Bir hapşırık başlatıldığında, vücut bir dizi kimyasal ve biyolojik tepki verir. Manchester Üniversitesi'nden Profesör Sheena Cruickshank, bağışıklık sistemimizin devreye girerek burnumuzdaki değişiklikleri tetiklediğini, bunun da sinir sistemimize iletilen bir uyarıya dönüştüğünü belirtiyor. Bu tepki, sonunda hapşırığa yol açar.</p>
<p data-start="1150" data-end="1594"><strong data-start="1150" data-end="1181">Hapşırık Sesi Nasıl Oluşur?</strong><br data-start="1181" data-end="1184">Hapşırık sesi, solunum sisteminin yapısına bağlıdır. Takaşima, hapşırma refleksinin ilk adımının derin nefes almak olduğunu ve ses tellerimizin sıkı kapanarak basınç biriktirdiğini açıklıyor. Bu basınç, ses tellerinden dışarı atılır ve sesin şiddetini belirler. Akciğer hacmi de hapşırık hacmini etkiler; bazı kişiler büyük akciğerlerine rağmen narin bir şekilde hapşırırken, diğerleri daha gürültülü olabilir.</p>
<p data-start="1596" data-end="1969"><strong data-start="1596" data-end="1628">Sosyal ve Kültürel Faktörler</strong><br data-start="1628" data-end="1631">Bazı kültürlerde hapşırmak daha sessiz şekilde yapılmaya çalışılır. Japonya gibi ülkelerde, başkalarını rahatsız etmemek amacıyla hapşırıklar bastırılabilir. Ancak, Takaşima, bu davranışın fiziksel sağlık açısından zararlı olabileceğine dikkat çekiyor. Hapşırığın baskılanması, sinüs yaralanmalarına veya kulak problemlerine yol açabilir.</p>
<p data-start="1971" data-end="2394"><strong data-start="1971" data-end="2014">Hapşırıkları Bastırmak Zararlı Olabilir</strong><br data-start="2014" data-end="2017">Belçika'da yapılan bir vaka çalışması, hapşırık bastırmanın sağlık açısından riskler taşıyabileceğini gösteriyor. 38 yaşında bir adam, hapşırığını tutmaya çalıştıktan sonra yüzünde ağrı ve şişlik yaşamış. Yapılan tarama sonucunda adamın sinüsünün çatladığı tespit edilmiş. Takaşima, hapşırığın baskılanmasının burun kanamaları ve kulak zarına zarar verebileceğini ifade ediyor.</p>
<p data-start="2396" data-end="2669"><strong data-start="2396" data-end="2428">Daha Sessiz Hapşırmanın Yolu</strong><br data-start="2428" data-end="2431">Eğer çevrenizde uyuyan bir hayvan veya sessizliği bozmamak istediğiniz bir ortam varsa, hapşırığınızı bastırmak yerine ağzınızı kapalı tutarak sesi azaltabilirsiniz. Takaşima, ağzınızı kapalı tutmanın etkili bir çözüm olduğunu belirtiyor.</p>
<p data-start="2671" data-end="2877"></p><br><p><b>CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Bedeninizi Bilime Bağışladığınızda Ne Olur? İşte Detaylar</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/bedeninizi-bilime-bagisladiginizda-ne-olur-iste-detaylar</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/bedeninizi-bilime-bagisladiginizda-ne-olur-iste-detaylar</guid>
<description><![CDATA[ Ölüme yaklaşırken bedeninizi bilime bağışlamayı düşünmek, sağlık araştırmalarına katkı sağlamak anlamına geliyor. Peki, bağışlanan bedenlerle ne gibi çalışmalar yapılır ve bu süreç nasıl işler? ]]></description>
<enclosure url="https://pursaklargundem.com.tr/uploads/images/202502/image_870x580_67b5d41402650.jpg" length="34281" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 19 Feb 2025 16:19:38 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Beden bağışı için hangi şartlar aranır, Beden bağışında kullanılan donör vücuduna ne olur, Beden bağışlayan kişiler ne tür araştırmalara katkı sağlar, ABD&#039;de beden bağışı yapanların sayısı nedir</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><br data-start="303" data-end="306">Bedenini bilimsel araştırmalara bağışlamak, ölüme yaklaşıldığında bile önemli bir karar olabilir. Birçok insan, öldükten sonra organ ve dokularının araştırmalar için kullanılmasını tercih ediyor. ABD Sağlık Kaynak ve Hizmetleri Dairesi, bağışlanabilecek sekiz hayati organı tanımlıyor: kalp, böbrekler (ikisi), pankreas, akciğerler (ikisi), karaciğer, bağırsaklar, eller (ikisi) ve yüz. Bunun yanında kalp kapakçıkları veya kornea gibi dokular, kan ve kök hücreler de bağışlanabilir.</p>
<p></p>
<p data-start="792" data-end="928">ABD'de her yıl 20.000'den fazla kişi, tüm bedenini bilimsel çalışmalara bağışlıyor. Peki, beden bağışlayan birinin vücuduna ne oluyor?</p>
<p data-start="930" data-end="1359"><strong data-start="930" data-end="956">Beden Bağışlama Süreci</strong><br data-start="956" data-end="959">Bağışlanan bedenin işleme alınabilmesi için belirli kurallar vardır. Newcastle Üniversitesi Beden Bağışlama Programı'ndan Pamela White, organ bağışlamanın aksine, bir donörün yaşının önemli olmadığını söylüyor. Ancak, donörün nasıl öldüğü, kabul edilme olasılığını etkileyebilir. "Özellikle bulaşıcı hastalıklar, solunum yolu hastalıkları ve hastanın sağlık durumu gibi faktörler önemli" diyor White.</p>
<p data-start="1361" data-end="1769">Bir bedeni bağışlamak isteyen kişiler, belirli ağırlık sınırlarına ve tıbbi kurallara tabidir. Genellikle 80-90 kg civarındaki donörler kabul ediliyor. Kabul edilen donörlerin bedenleri, cenaze direktörleri tarafından alınıyor ve mumyalama işlemi başlıyor. Newcastle Üniversitesi’nde, bedenlerin altı ila sekiz hafta boyunca soğuk odalarda bekletildiği, ardından tıp eğitimi için kullanıldığı ifade ediliyor.</p>
<p data-start="1771" data-end="2197"><strong data-start="1771" data-end="1800">Bedenin Kullanım Alanları</strong><br data-start="1800" data-end="1803">Beden bağışı ile yapılan araştırmalar oldukça çeşitleniyor. Bazen bağışlanan bedenler, yeni cerrahi tekniklerin test edilmesinde, ilaç denemelerinde ya da anatomi eğitiminde kullanılabiliyor. Ayrıca, bazı bağışlanan bedenler, trafik güvenliği testleri gibi otomobil çarpışma deneylerinde manken olarak da yer alabiliyor. Öğrenciler, bu bedenleri inceleyerek uygulamalı deneyim kazanabiliyorlar.</p>
<p data-start="2199" data-end="2563">Newcastle Üniversitesi’nden Isobel Duckling, bağışçının bedeninin ne kadar süreyle kullanılacağına karar verme seçeneği sunduklarını belirtiyor. Bazı donörler bedenlerinin süresiz olarak tutulmasına izin verirken, diğerleri ailelerine geri verilmesini tercih ediyor. Bedenler, tıp öğrencileri tarafından titizlikle inceleniyor ve sürekli denetim altında tutuluyor.</p>
<p data-start="2565" data-end="3194"><strong data-start="2565" data-end="2623">Bağış Hizmetlerini Seçerken Dikkat Edilmesi Gerekenler</strong><br data-start="2623" data-end="2626">ABD’de, çoğu vücut bağışlama programı kâr amacı gütmeyen kuruluşlar ile ilişkili değil. Ayrıca, bazı programlar donörlerin bedenlerinin ne kadar süreyle saklanacağını belirleme imkânı sunmuyor. Yasal düzenlemelerin asgari düzeyde olması, bağış yapan kişilerin doğru hizmeti seçmesini daha önemli hale getiriyor. Sağlık uzmanları, cenaze masrafları nedeniyle beden bağışlama kararının arttığını belirtiyor. White, "Bir kişinin bedenini bilime bağışlaması çok büyük bir cömertliktir," diyerek bağışçıların bu eyleminin gelecekteki nesillere faydalı olacağını vurguluyor.</p>
<p data-start="3196" data-end="3407"><strong data-start="3196" data-end="3208"></strong></p><br><p><b>CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Yumurtanın Mükemmel Pişirme Yöntemi Keşfedildi: &amp;quot;Periyodik Pişirme&amp;quot; ile Daha Besleyici Sonuçlar</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/yumurtanin-mukemmel-pisirme-yoentemi-kesfedildi-periyodik-pisirme-ile-daha-besleyici-sonuclar</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/yumurtanin-mukemmel-pisirme-yoentemi-kesfedildi-periyodik-pisirme-ile-daha-besleyici-sonuclar</guid>
<description><![CDATA[ İtalyan araştırmacılar, yumurta kaynatmanın yeni bir yöntemini keşfetti. &quot;Periyodik pişirme&quot; adı verilen teknik, yumurtanın hem besin değerini artırıyor hem de dokusal açıdan mükemmel sonuçlar elde edilmesini sağlıyor. Ancak bu yöntem sabır ve dikkat gerektiriyor. ]]></description>
<enclosure url="https://pursaklargundem.com.tr/uploads/images/202502/image_870x580_67b5d4148b918.jpg" length="47810" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 19 Feb 2025 16:19:38 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Yumurtayı mükemmel şekilde pişirmenin en iyi yöntemi nedir, periyodik pişirme nasıl yapılır, sous vide yöntemi neden problemli olabilir, periyodik pişirme yumurtanın besin içeriğini nasıl etkiler</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p></p>
<p data-start="410" data-end="457"><strong data-start="410" data-end="457">Yeni bir pişirme tekniği: Periyodik pişirme</strong></p>
<p data-start="459" data-end="822">Yumurtanın pişirilmesi, çoğu mutfakta önemli bir beceri gerektiriyor. Fakat yumurtanın nasıl pişirileceği konusunda genellikle en iyi yöntemi bulmak zor. İtalyan Ulusal Araştırma Konseyi'nin Polimer, Alaşım ve Biyomalzeme Enstitüsündeki bir araştırma grubu, yumurtanın mükemmel bir şekilde pişirilmesini sağlayan yeni bir yöntem geliştirdi: <strong data-start="800" data-end="821">Periyodik pişirme</strong>.</p>
<p data-start="824" data-end="857"><strong data-start="824" data-end="857">Yumurtanın pişme sıcaklıkları</strong></p>
<p data-start="859" data-end="1106">Yumurtanın pişmesi teknik olarak iki farklı sıcaklıkta gerçekleşiyor. Yumurta sarısı, 65 derece Celsius’ta pişmeye başlarken, beyaz kısmı 85 derece Celsius’ta katılaşıyor. Bu fark, birçok kişinin yumurtayı doğru pişirmekte zorlanmasının sebebidir.</p>
<p data-start="1108" data-end="1142"><strong data-start="1108" data-end="1142">Sous vide yöntemi ve sorunları</strong></p>
<p data-start="1144" data-end="1551">Yumurtayı pişirmek için şefler arasında popüler olan yöntemlerden biri, yumurtaların ağzı kapalı torbalara yerleştirilip, 60-70 derece Celsius arası su banyosunda uzun süre pişirilmesi olan <strong data-start="1334" data-end="1347">sous vide</strong> yöntemidir. Ancak bu yöntem, yumurta akının sadece bir protein molekülünün düşük sıcaklıklarda katılaşmasına neden olduğu için bazı olumsuz etkiler oluşturuyor. Ayrıca, besin değerini de etkileyebiliyor.</p>
<p data-start="1553" data-end="1597"><strong data-start="1553" data-end="1597">Periyodik pişirme: Yöntem ve avantajları</strong></p>
<p data-start="1599" data-end="2089">Araştırmacılar, <strong data-start="1615" data-end="1636">periyodik pişirme</strong> yönteminde bir tencere kaynar suyu sabit 100 derece Celsius'ta tutarak ve başka bir kaseyi 30 derece Celsius'la doldurarak yeni bir yaklaşım geliştirdiler. Yumurtalar, kaynar suya 2 dakika daldırıldıktan sonra 2 dakika da soğuk suya aktarılıyor. Bu döngü, toplamda 32 dakika boyunca tekrarlanıyor. Araştırmacılara göre bu yöntem, hem daha yumuşak ve besleyici bir yumurta sarısı sağlıyor, hem de yumurta beyazının kıvamını tam olarak doğru elde ediyor.</p>
<p data-start="2091" data-end="2126"><strong data-start="2091" data-end="2126">Kimyasal ve besinsel avantajlar</strong></p>
<p data-start="2128" data-end="2404">Yumurtaların besin içeriğini de inceleyen araştırmacılar, <strong data-start="2186" data-end="2207">periyodik pişirme</strong> yöntemiyle yapılan yumurtaların, besin değerinin daha yüksek olduğunu ve özellikle polifenol gibi mikrobesinlerin arttığını belirttiler. Bu da, sağlıklı bir beslenme için olumlu bir etki sağlıyor.</p>
<p data-start="2406" data-end="2454"><strong data-start="2406" data-end="2454">Periyodik pişirmenin geniş uygulama alanları</strong></p>
<p data-start="2456" data-end="2661">Periyodik pişirme, yalnızca yumurta için değil, başka yemeklerde de besin değerini artırabilir. Araştırma grubuna göre, bu tekniğin akışkan mekaniği başka gıda ürünlerinin pişirilmesinde de kullanılabilir.</p>
<p data-start="2663" data-end="2873"><strong data-start="2663" data-end="2675"></strong></p><br><p><b>CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>&amp;quot;Genetik Hataların İnsan Vücudundaki Sürükleyici Etkisi: Her Birey Bir Hücre Mozaiği&amp;quot;</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/genetik-hatalarin-insan-vucudundaki-surukleyici-etkisi-her-birey-bir-hucre-mozaigi</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/genetik-hatalarin-insan-vucudundaki-surukleyici-etkisi-her-birey-bir-hucre-mozaigi</guid>
<description><![CDATA[ Vücutta her hücrede biriken genetik hatalar, hastalıkların ve yaşlanmanın temel nedenlerinden biri olarak kabul ediliyor. Bilim insanları, mutasyonların vücudumuzda nasıl biriktiğini ve bunun sağlık üzerindeki etkilerini araştırıyor. ]]></description>
<enclosure url="https://pursaklargundem.com.tr/uploads/images/202502/image_870x580_67b5d415e0a79.jpg" length="80105" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 19 Feb 2025 16:19:38 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Orta yaşta genetik hataların sayısı ne kadar artar, somatik mutasyonlar yaşlanmayı nasıl etkiler, vücutta mutasyonlar ne zaman kanser gibi hastalıklara dönüşebilir, beyin hücrelerinde biriken mutasyonlar nörolojik hastalıklarla nasıl ilişkilidir</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><br data-start="375" data-end="378">İnsan vücudu, her biri farklı genetik hatalar taşıyan hücrelerden oluşan devasa bir mozaik gibidir. Orta yaşa geldiğimizde, vücudumuzdaki her hücrede yüzlerce genetik yazım hatası bulunabilir. Bilim insanları, bu genetik hataların vücutta nasıl biriktiğini ve bunun sağlık üzerindeki etkilerini daha iyi anlamak için büyük bir çaba harcıyorlar.</p>
<p></p>
<p data-start="726" data-end="1278"><strong data-start="726" data-end="756">Genetik Hataların Birikimi</strong><br data-start="756" data-end="759">İlk hücreniz, biyolojik ebeveynlerinizin DNA’sının birleşmesiyle oluşturulduktan sonra, her hücre bölünmesiyle birlikte bir takım genetik hatalar da oluşmaya başlar. İngiltere’deki Wellcome Sanger Enstitüsünden kanser biyoloğu Phil H. Jones, bu hataların yaşam boyu birikmeye devam ettiğini ifade ediyor. Teknolojinin gelişmesiyle birlikte, bilim insanları her genetik hatayı tespit edebilecek kadar hassas yöntemlere sahip olmuşlardır. Bu hatalar çoğunlukla zararsız olsa da bazıları sağlık sorunlarına yol açabilir.</p>
<p data-start="1280" data-end="1726"><strong data-start="1280" data-end="1315">Hücresel Mozaiğin Farklılıkları</strong><br data-start="1315" data-end="1318">Orta yaşa gelindiğinde, her bir hücrede yaklaşık 1.000 kadar genetik hata bulunduğu tahmin edilmektedir. Bu hatalar genellikle kanda, ciltte veya beyinde görülebilir. Ancak bu hataların her zaman kötü sonuçlar doğurmadığı da belirtiliyor. Hücreler, genetik değişimlere rağmen çoğu zaman normal işlevlerini sürdürebilirler. Örneğin, bazı mutasyonlar faydalı olabilir ve kanser gibi hastalıkları önleyebilir.</p>
<p data-start="1728" data-end="2120"><strong data-start="1728" data-end="1763">Yaşlanma ve Genetik Mutasyonlar</strong><br data-start="1763" data-end="1766">Bilim insanları, yaşlanmanın büyük kısmının ömür boyu biriken genetik hatalarla ilgili olabileceğini düşünüyor. 1970’lerden bu yana, somatik dokularda biriken genetik hataların, hastalıkların ve yaşlanmanın sebeplerinden biri olabileceği araştırılmaktadır. Ancak bu hataların neden olduğu hastalıklar ve yaşlanma süreci hala tam olarak anlaşılmamıştır.</p>
<p data-start="2122" data-end="2639"><strong data-start="2122" data-end="2166">Yeni Teknolojiler ve Mutasyonların Keşfi</strong><br data-start="2166" data-end="2169">Gelişen teknoloji sayesinde, bilim insanları artık tek bir hücrede bile bulunan mutasyonları tespit edebiliyorlar. Kaliforniya’daki Stanford Üniversitesi’nde kök hücre biyoloğu Siddharta Jaisval, bu yenilikçi yöntemlerin mutasyonların nasıl biriktiğini anlamada çok önemli bir adım olduğunu belirtiyor. Yapılan araştırmalarda, kan hücrelerinde yaşla birlikte artan mutasyonlar tespit edilmiştir. Bu mutasyonlar, bazen kanser gibi ciddi hastalıklara yol açabilmektedir.</p>
<p data-start="2641" data-end="3016"><strong data-start="2641" data-end="2688">Hücrelerin Kanseri Tetikleyip Tetiklemediği</strong><br data-start="2688" data-end="2691">Hücrelerdeki mutasyonların çoğu zararsız olsa da bazıları, kanser gibi hastalıkların temel sebepleri olabilir. Ancak bazı araştırmalar, vücudun bu mutasyonlara karşı savunma mekanizmaları geliştirdiğini de ortaya koymuştur. Jones, "Hepimizin bu kadar iyi devam ediyor olması küçük bir mucize" şeklinde açıklama yapmaktadır.</p>
<p data-start="3018" data-end="3394"><strong data-start="3018" data-end="3050">Somatik Mutasyonlar ve Beyin</strong><br data-start="3050" data-end="3053">Beyindeki hücrelerin, doğumdan sonra bölünmeyi bırakmaları nedeniyle, beyin genellikle genetik bozulmalardan daha az etkilenir. Ancak son araştırmalar, beynin de mutasyonlardan etkilenebileceğini göstermektedir. Özellikle Alzheimer gibi nörolojik hastalıkların, beyin hücrelerinde biriken mutasyonlarla ilişkilendirildiği ortaya çıkmıştır.</p>
<p data-start="3396" data-end="3660"><strong data-start="3396" data-end="3408"></strong></p><br><p><b>CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>FDA, Depresyon Tedavisinde Devrim Niteliğinde İlk Burun Spreyine Onay Verdi</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/fda-depresyon-tedavisinde-devrim-niteliginde-ilk-burun-spreyine-onay-verdi</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/fda-depresyon-tedavisinde-devrim-niteliginde-ilk-burun-spreyine-onay-verdi</guid>
<description><![CDATA[ FDA, Spravato adlı esketamin burun spreyinin depresyon ve diğer psikiyatrik hastalıkların tedavisinde tek başına kullanılmasına onay verdi. İlacın kullanımı uzman denetiminde gerçekleşecek, ancak tedaviye dirençli depresyonla mücadele edenler için umut taşıyor. ]]></description>
<enclosure url="https://pursaklargundem.com.tr/uploads/images/202502/image_870x580_67b5d4167917c.jpg" length="33293" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 19 Feb 2025 16:19:38 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Spravato nasıl çalışıyor, FDA, Spravato&#039;yu hangi şartlarla onayladı, Spravato&#039;nun yan etkileri nelerdir, Depresyon tedavisinde Spravato&#039;nun önemi nedir</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p></p>
<p data-start="387" data-end="901"><strong data-start="387" data-end="450">FDA, Depresyon Tedavisinde Devrim Niteliğinde Bir Adım Attı</strong><br data-start="450" data-end="453">ABD Gıda ve İlaç Dairesi (FDA), Spravato adı verilen esketamin burun spreyinin, majör depresif bozukluk (MDD), travma sonrası stres bozukluğu (TSSB) ve benzer psikiyatrik hastalıkların tedavisinde tek başına kullanılmasına onay verdi. Spravato, yıllar süren klinik deneylerin ardından ilk kez kendi başına, ek bir ilaç kullanmadan uygulanabilecek. Bu gelişme, tedaviye dirençli depresyonla mücadele eden birçok kişi için önemli bir seçenek sunuyor.</p>
<p data-start="903" data-end="1216"><strong data-start="903" data-end="963">Daha Önce Sadece Ek Antidepresanlarla Kullanılabiliyordu</strong><br data-start="963" data-end="966">Spravato'nun önceki onayı, yalnızca ek antidepresan ilaçlarıyla birleştirildiği zaman verilmişti. Ancak, FDA’nın son onayı ile bu ilaç tek başına kullanılabilecek. Bu karar, tedaviye dirençli depresyon hastaları için büyük bir dönüm noktası olabilir.</p>
<p data-start="1218" data-end="1708"><strong data-start="1218" data-end="1277">Esketaminin Etkileri ve Güvenlik Profilinin İncelenmesi</strong><br data-start="1277" data-end="1280">Spravato, ketamin anesteziğinin temel bileşeni olan esketamini içeriyor. Bu tedavi, glutamat nörotransmiterini etkileyen bir beyin güzergâhını hedefliyor. Esketaminin nasıl çalıştığı henüz tam olarak anlaşılamamış olsa da, son yıllarda ketamin bazlı tedaviler depresyon belirtilerinin tedavisinde umut vaat ediyor. FDA, ilacın güvenlik profilinin oral antidepresanlarla birlikte kullanılan tedaviyle tutarlı olduğunu belirtiyor.</p>
<p data-start="1710" data-end="2158"><strong data-start="1710" data-end="1749">Klinik Veriler ve Deneysel Sonuçlar</strong><br data-start="1749" data-end="1752">FDA, Spravato'nun etkinliğini ve güvenliğini belirlemek için yapılan klinik çalışmalardan elde edilen verileri inceledi. Araştırmada, Spravato kullanılan grubun yüzde 22,5’inde depresyon belirtilerinde iyileşme görüldü. Bu oran, plasebo grubunda sadece yüzde 7,6 olarak belirlendi. İlacın güvenliğiyle ilgili önemli bir endişe olmadığı, mevcut klinik verilerle tutarlı sonuçlar gösterildiği ifade ediliyor.</p>
<p data-start="2160" data-end="2610"><strong data-start="2160" data-end="2191">Tedavi Şekli ve Yan Etkiler</strong><br data-start="2191" data-end="2194">Spravato, uzman gözetiminde klinikte uygulanacak ve kullanıcılar tedavi sonrası kısa bir süre bekletilecektir. Rapor edilen yan etkiler arasında geçici bulantı, kusma ve yorgunluk yer alıyor. Ayrıca, tedavi sonrası araç kullanılmaması ve hastaların evlerine başka biri tarafından götürülmesi öneriliyor. Diğer yan etkiler arasında geçici tansiyon yükselmesi, zihin bulanıklığı ve mesane problemleri de bulunabiliyor.</p>
<p data-start="2612" data-end="2778"><strong data-start="2612" data-end="2624"></strong></p><br><p><b>CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kaşınan Yeri Kaşımak, Cildi Daha Kötü Hale Getiriyor: Yeni Araştırma Aydınlatıyor</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/kasinan-yeri-kasimak-cildi-daha-koetu-hale-getiriyor-yeni-arastirma-aydinlatiyor</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/kasinan-yeri-kasimak-cildi-daha-koetu-hale-getiriyor-yeni-arastirma-aydinlatiyor</guid>
<description><![CDATA[ Yapılan bir araştırma, kaşımanın ciltteki iltihaplanmayı artırarak alerjik dermatiti kötüleştirdiğini ortaya koydu. Kaşıma, bazı durumlarda bakterilere karşı koruyucu olsa da uzun vadede zararlı etkiler doğuruyor. ]]></description>
<enclosure url="https://pursaklargundem.com.tr/uploads/images/202502/image_870x580_67b5d4176a388.jpg" length="46663" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 19 Feb 2025 16:19:38 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Kaşınmak neden cildi daha kötü hale getiriyor, alerjik temas dermatiti nedir, kaşımanın bakteriyel enfeksiyonlarla ilişkisi nedir, mast hücrelerinin ciltteki rolü nedir</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><br data-start="351" data-end="354">Kaşınan bölgeyi kaşımak, birçok kişi için rahatlatıcı bir eylem gibi görünebilir, ancak aslında cildi daha da kötüleştirebilir. Yeni bir araştırma, kaşınmanın alerjik temas dermatitini (eczama benzeri bir durum) nasıl şiddetlendirdiğini gözler önüne seriyor.</p>
<p></p>
<p data-start="616" data-end="978"><strong data-start="616" data-end="655">Alerjik Temas Dermatitinin Etkileri</strong><br data-start="655" data-end="658">Alerjik temas dermatiti, ciltte alerjiye yol açan maddelere karşı vücudun verdiği reaksiyondur. Yaygın tetikleyiciler arasında zehirli sarmaşık, bazı takılarda bulunan metaller ve kozmetik ürünleri yer alır. Bu durumu yaşayanlar, kaşıntılı kızarıklık, kuru cilt, şişlik ve kabarcıklar gibi belirtilerle karşılaşabilir.</p>
<p data-start="980" data-end="1279"><strong data-start="980" data-end="1011">Kaşımanın Cilde Olan Etkisi</strong><br data-start="1011" data-end="1014">Pittsburgh Üniversitesi'nde çalışan cilt uzmanı Dr. Daniel Kapan, kaşımanın keyif verici olmasının, evrimsel bir avantaj sağlıyor olabileceğini belirtiyor. Ancak araştırmalar, kaşımanın bakteriyel enfeksiyonlara karşı koruyucu etkiler sunduğunu da ortaya koyuyor.</p>
<p data-start="1281" data-end="1601"><strong data-start="1281" data-end="1326">Fare Modelleri Üzerinde Yapılan Araştırma</strong><br data-start="1326" data-end="1329">Araştırmacılar, kaşıntıya sebep olan alerjenleri fareler üzerinde test etti. Normal fareler kaşıma hareketini gerçekleştirebilirken, kaşıntıyı algılamayan farelerde iltihaplanma daha hafif oldu. Bu durum, kaşımanın ciltteki iltihaplanmayı artırdığı sonucunu destekliyor.</p>
<p data-start="1603" data-end="1915"><strong data-start="1603" data-end="1629">Mast Hücrelerinin Rolü</strong><br data-start="1629" data-end="1632">Kaşıma, ağrı ve kaşıntıyı tetikleyen nöronlar aracılığıyla mast hücrelerini uyarıyor. Mast hücreleri, ciltteki iltihaplanma ve kaşıntının başlıca düzenleyicileridir. Ancak kaşımanın uzun süre devam etmesi, ciltteki mikrobiyomu etkileyerek bakteriyel enfeksiyon riskini artırabilir.</p>
<p data-start="1917" data-end="2203"><strong data-start="1917" data-end="1962">Kaşıma ve Staphylococcus aureus Bakterisi</strong><br data-start="1962" data-end="1965">Araştırmada, kaşınmanın Staphylococcus aureus bakterisinin ciltteki miktarını azalttığı gözlemlendi. Bu bakteri, cilt enfeksiyonlarında yaygın olarak görülmektedir. Ancak, kaşımanın ciltte yarattığı hasar, bu faydayı geçersiz kılabilir.</p>
<p data-start="2205" data-end="2461"><strong data-start="2205" data-end="2250">Gelecek Araştırmalar ve Tedavi Yöntemleri</strong><br data-start="2250" data-end="2253">Araştırmacılar, dermatit tedavisinde mast hücrelerini hedef alarak yeni terapi yöntemleri geliştirmeyi planlıyor. Bu tedaviler, gül hastalığı ve ürtiker gibi iltihabi cilt hastalıklarında da kullanılabilir.</p>
<p data-start="2463" data-end="2650"><strong data-start="2463" data-end="2475"></strong></p><br><p><b>CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Bacaklarındaki Şiddetli Ağrıya Aylarca Teşhis Konulamadı! MR Sonucu Şoke Etti</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/bacaklarindaki-siddetli-agriya-aylarca-teshis-konulamadi-mr-sonucu-soke-etti</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/bacaklarindaki-siddetli-agriya-aylarca-teshis-konulamadi-mr-sonucu-soke-etti</guid>
<description><![CDATA[ 37 yaşındaki Ashley Christine, bacaklarındaki geçmeyen ağrılar nedeniyle defalarca doktora başvurdu ancak kesin bir teşhis konulamadı. Portekiz seyahati sırasında ağrıları dayanılmaz hale gelince tekrar doktora gitti. Yapılan MR sonucunda bacaklarını içten içe yiyen agresif bir tümör tespit edildi. Ameliyatla çıkarılan dev hücreli kemik tümörünün detaylarını uzman isim anlattı. ]]></description>
<enclosure url="https://pursaklargundem.com.tr/uploads/images/202502/image_870x580_67b5ab0974d17.jpg" length="36840" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 19 Feb 2025 14:30:57 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Dev hücreli kemik tümörü nedir, hangi belirtilerle ortaya çıkar, nasıl tedavi edilir, akciğere metastaz yapma riski var mı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p></p>
<p data-start="518" data-end="557"><strong data-start="518" data-end="555">Şiddetli ağrılar teşhis edilemedi</strong></p>
<p data-start="559" data-end="908">Los Angeles'ta yaşayan 37 yaşındaki Ashley Christine, uzun süredir bacaklarındaki geçmeyen ağrılarla mücadele ediyordu. Sporla iç içe bir yaşam süren Christine, bu ağrıların basit kas yırtıkları veya küçük sakatlanmalar olduğunu düşünerek birçok doktora başvurdu. Ancak yapılan tetkikler net bir sonuç vermedi ve ağrıları gün geçtikçe şiddetlendi.</p>
<p data-start="910" data-end="953"><strong data-start="910" data-end="951">Portekiz seyahati sırasında fenalaştı</strong></p>
<p data-start="955" data-end="1291">Günlük hayatını olumsuz etkileyen bu durum karşısında çaresiz kalan Christine, ağrılarla yaşamaya alışmaya karar verdi. Ancak Portekiz’e yaptığı bir seyahat sırasında bacaklarındaki ağrı, kırık kadar şiddetli bir hale geldi. Ülkesine döner dönmez tekrar doktora giden Christine'e bu kez MR çekildi. Sonuçlar, doktorları bile şaşırttı.</p>
<p data-start="1293" data-end="1348"><strong data-start="1293" data-end="1346">Bacaklarını içten içe tüketen tümör tespit edildi</strong></p>
<p data-start="1350" data-end="1640">MR sonucuna göre Christine’in bacağında agresif bir tümör tespit edildi. Tümörün milyonda bir görülen dev hücreli kemik tümörü olduğu belirlendi. Aylar süren belirsizlik ve psikolojik zorlukların ardından, doktorlar tümörün hızla büyüyebileceğini ve ameliyat edilmesi gerektiğini söyledi.</p>
<p data-start="1642" data-end="1967">Başarılı geçen ameliyat sonrası iki dizinden çıkarılan tümörün kanserli olmadığı ancak hızlı büyüme kapasitesine sahip olduğu öğrenildi. Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doç. Dr. Devrim Özel, bu tümörün iyi huylu olmasına rağmen kemiklere zarar verdiğini ve agresif bir şekilde ilerlediğini belirterek şu bilgileri paylaştı:</p>
<p data-start="1969" data-end="2010"><strong data-start="1969" data-end="2008">‘Tümör, kemiği içten içe kemiriyor’</strong></p>
<p data-start="2012" data-end="2386">Dev hücreli kemik tümörünün iyi huylu ancak lokal olarak saldırgan bir yapıya sahip olduğunu ifade eden Doç. Dr. Özel, "Bu tümör tüm kemik tümörlerinin yüzde 5’ini, iyi huylu kemik tümörlerinin ise yüzde 20’sini oluşturur. Genellikle diz ve el bileğinde görülür. Ana belirtisi şiddetli ve sürekli ağrıdır. Gece ağrıları daha da artar ve istirahat anında bile geçmez" dedi.</p>
<p data-start="2388" data-end="2440"><strong data-start="2388" data-end="2438">‘Hastaların yüzde 5’inde akciğere yayılabilir’</strong></p>
<p data-start="2442" data-end="2827">Bu tür tümörlerin bazı hastalarda kırıklara yol açabildiğini belirten Doç. Dr. Özel, "Asıl tedavisi ameliyattır. Eğer tümör kemiğin dışına taşarsa ameliyat öncesinde ilaç tedavisi uygulanarak büyümesi kontrol altına alınır. Buna rağmen yüzde 20 nüks riski vardır. Hastaların yüzde 5’inde tümör akciğere metastaz yapabilir ve nadir de olsa ölümle sonuçlanabilir" ifadelerini kullandı.</p>
<p data-start="2829" data-end="3049">Ashley Christine ise başarılı geçen ameliyatın ardından sağlığına kavuştu. Doktorlar, erken teşhisin önemini vurgulayarak benzer belirtiler yaşayan kişilerin vakit kaybetmeden uzmanlara başvurması gerektiğini belirtti.</p>
<p data-start="3051" data-end="3192"><strong data-start="3051" data-end="3063"></strong></p><br><p><b>CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kırmızı Göz Belirtisini Hafife Almayın! Görme Kaybına Yol Açabilir</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/kirmizi-goez-belirtisini-hafife-almayin-goerme-kaybina-yol-acabilir</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/kirmizi-goez-belirtisini-hafife-almayin-goerme-kaybina-yol-acabilir</guid>
<description><![CDATA[ Türk Oftalmoloji Derneği’nden Prof. Dr. Halit Oğuz, gözde oluşan kırmızılığın ciddi hastalıkların belirtisi olabileceğini ve ihmal edilmemesi gerektiğini vurguladı. Ani gelişen ve ağrı ile seyreden kırmızı göz vakalarının hızlıca göz doktoruna gösterilmesi gerektiğini belirten Oğuz, bilinçsiz ilaç kullanımının tehlikeli sonuçlar doğurabileceğini söyledi. ]]></description>
<enclosure url="https://pursaklargundem.com.tr/uploads/images/202502/image_870x580_67b5ab09d3859.jpg" length="75800" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 19 Feb 2025 14:30:57 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Kırmızı göz hangi hastalıkların belirtisi olabilir, kırmızı göz tehlikeli midir, gözde kızarıklık olduğunda ne yapılmalı, bilinçsiz ilaç kullanımı göz sağlığını nasıl etkiler</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p></p>
<p data-start="483" data-end="821">Türk Oftalmoloji Derneği Oküler Enfeksiyonlar Birimi üyesi Prof. Dr. Halit Oğuz, son dönemde görülme sıklığı artan kırmızı göz rahatsızlığı hakkında uyarılarda bulundu. Oğuz, kırmızı gözün bir hastalık değil, pek çok farklı göz rahatsızlığının belirtisi olduğunu belirterek, doğru teşhisin ve zamanında müdahalenin önemine dikkat çekti.</p>
<p data-start="823" data-end="879"><strong data-start="823" data-end="877">Kırmızı göz ciddi hastalıkların belirtisi olabilir</strong></p>
<p data-start="881" data-end="1199">Prof. Dr. Halit Oğuz, göz yüzeyi, retina, uvea gibi pek çok tabakanın hastalıklarının kırmızı göze neden olabileceğini ifade etti. Konjonktivit, keratit, üveit ve göz tansiyonu gibi rahatsızlıkların bu duruma yol açabileceğini belirten Oğuz, gözde meydana gelen kızarıklıkların hafife alınmaması gerektiğini söyledi.</p>
<p data-start="1201" data-end="1252"><strong data-start="1201" data-end="1250">Ani gelişen kızarıklıklar dikkat gerektiriyor</strong></p>
<p data-start="1254" data-end="1651">Gözde farklı nedenlerden dolayı kırmızılıklar oluşabileceğini belirten Oğuz, bu durumun ilerleyici olması halinde daha fazla önem arz ettiğini ifade etti. Kırmızı göz tablosuna ağrı eşlik ediyorsa durumun ciddiyetinin arttığına dikkat çeken Oğuz, "Kırmızı göz geliştiğinde, olabildiğince hızlı bir şekilde bir göz doktoru tarafından değerlendirilmeniz ve uygun tedaviyi almanız gereklidir" dedi.</p>
<p data-start="1653" data-end="1698"><strong data-start="1653" data-end="1696">Farklı hastalıkların habercisi olabilir</strong></p>
<p data-start="1700" data-end="2060">Prof. Dr. Halit Oğuz, kırmızı göz rahatsızlığının yalnızca göz hastalıkları ile sınırlı kalmadığını, romatizmal, hormonal ve dermatolojik hastalıkların da bu tablo ile ortaya çıkabileceğini belirtti. Yanlış tedavi yöntemlerine başvurmanın ciddi sonuçlar doğurabileceğine işaret eden Oğuz, göz doktoruna danışılmadan ilaç kullanılmaması gerektiğini vurguladı.</p>
<p data-start="2062" data-end="2255"><strong data-start="2062" data-end="2074"></strong></p><br><p><b>CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Beslenme Uzmanı Kübra Şahin: &amp;apos;Matcha çayı bağışıklığı güçlendiriyor ama aşırı tüketim riskli&amp;apos;</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/beslenme-uzmani-kubra-sahin-matcha-cayi-bagisikligi-guclendiriyor-ama-asiri-tuketim-riskli</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/beslenme-uzmani-kubra-sahin-matcha-cayi-bagisikligi-guclendiriyor-ama-asiri-tuketim-riskli</guid>
<description><![CDATA[ Beslenme Uzmanı Öğr. Gör. Kübra Şahin, Japonya kökenli matcha çayının bağışıklık sistemini güçlendirdiğini ve metabolizmayı hızlandırdığını belirtirken, aşırı tüketimin anksiyete, kalp çarpıntısı ve böbrek taşı oluşumu gibi sağlık sorunlarına yol açabileceği konusunda uyardı. ]]></description>
<enclosure url="https://pursaklargundem.com.tr/uploads/images/202502/image_870x580_67b5ab0a4b17f.jpg" length="121007" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 19 Feb 2025 14:30:57 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Matcha çayının faydaları nelerdir, aşırı tüketimin zararları nelerdir, kimler matcha çayını dikkatli tüketmeli, günlük önerilen tüketim miktarı nedir</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p></p>
<p data-start="430" data-end="1042"><strong data-start="430" data-end="460">Matcha çayına ilgi artıyor</strong><br data-start="460" data-end="463">Japonya kökenli olan matcha çayı, son yıllarda sağlıklı yaşam trendleriyle birlikte giderek daha fazla tüketilmeye başladı. Beslenme Uzmanı Öğr. Gör. Kübra Şahin, matcha çayının Camellia sinensis bitkisinin gölgede yetiştirilen yapraklarından elde edilen ince bir yeşil çay tozu olduğunu belirtti. Yaprakların tamamının kullanılması nedeniyle, matcha çayının diğer yeşil çay türlerine göre daha yoğun bir besin değerine sahip olduğunu vurgulayan Şahin, “Gölgede yetiştirilen çay yaprakları özenle toplanarak buharla işlenir ve taş değirmenlerde ince toz haline getirilir” dedi.</p>
<p data-start="1044" data-end="1581"><strong data-start="1044" data-end="1080">Bağışıklık sistemini destekliyor</strong><br data-start="1080" data-end="1083">Matcha çayının sağlığa birçok fayda sunduğunu belirten Şahin, yüksek antioksidan içeriği sayesinde bağışıklık sistemini güçlendirdiğini, hastalıklara karşı koruyucu etkisi olduğunu ve metabolizmayı hızlandırarak yağ yakımını desteklediğini ifade etti. Şahin, “A, C ve E vitaminleri, magnezyum, potasyum ve demir açısından zengin olan matcha çayı, sindirim sağlığını da destekler. L-theanine aminoasidi sayesinde kafeinle dengeli bir enerji sağlar, zihni açar ve odaklanmayı artırır” diye konuştu.</p>
<p data-start="1583" data-end="1945"><strong data-start="1583" data-end="1634">Aşırı tüketim sağlık sorunlarına yol açabiliyor</strong><br data-start="1634" data-end="1637">Matcha çayının fazla tüketilmesinin bazı sağlık riskleri doğurabileceğini söyleyen Şahin, “Yüksek kafein içeriği nedeniyle aşırı tüketim uyku bozuklukları, anksiyete, kalp çarpıntısı ve baş ağrısına sebep olabilir. Ayrıca mide rahatsızlıkları, bulantı ve ishal gibi sindirim sorunlarına yol açabilir” dedi.</p>
<p data-start="1947" data-end="2317">Şahin, matcha çayının oksalat bakımından zengin olması nedeniyle demir emilimini azaltabileceğini ve fazla tüketimin böbrek taşı oluşumuna katkıda bulunabileceğini belirtti. Ayrıca, düşük kaliteli matcha tozlarında ağır metaller ve pestisit kalıntılarının bulunabileceğini, bunun da uzun vadede karaciğer sağlığı üzerinde olumsuz etkiler yaratabileceğini dile getirdi.</p>
<p data-start="2319" data-end="2738"><strong data-start="2319" data-end="2363">Hamileler ve bazı hastalar dikkat etmeli</strong><br data-start="2363" data-end="2366">Bazı kişilerin matcha çayı tüketirken daha dikkatli olması gerektiğini ifade eden Şahin, “Böbrek taşı geçmişi olanlar, karaciğer hastaları, anksiyete ve kalp ritmi bozukluğu yaşayan bireyler yüksek kafein içeriği nedeniyle dikkatli olmalı. Hamileler ve emziren anneler için de fazla tüketim önerilmez çünkü kafein, fetüs veya bebek sağlığını olumsuz etkileyebilir” dedi.</p>
<p data-start="2740" data-end="2918"><strong data-start="2740" data-end="2771">Günde 1-3 fincan öneriliyor</strong><br data-start="2771" data-end="2774">Şahin, sağlıklı bireylerin günde 1-3 fincan matcha çayı tüketmesinin uygun olduğunu, ancak aşırı tüketimden kaçınılması gerektiğini vurguladı.</p>
<p data-start="2920" data-end="3088"><strong data-start="2920" data-end="2932"></strong></p><br><p><b>CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Magnezyum spreyi sosyal medyada gündem oldu! Göbeğe ve koltuk altına sıkılıyor</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/magnezyum-spreyi-sosyal-medyada-gundem-oldu-goebege-ve-koltuk-altina-sikiliyor</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/magnezyum-spreyi-sosyal-medyada-gundem-oldu-goebege-ve-koltuk-altina-sikiliyor</guid>
<description><![CDATA[ Sosyal medyada viral olan magnezyum spreyi, uyku düzenini iyileştirdiği ve stresi azalttığı iddialarıyla dikkat çekiyor. Kullanıcılar, bu spreyi göbek deliğine ve koltuk altına sıkarak fayda gördüklerini öne sürerken, uzmanlar dikkatli olunması gerektiğini belirtiyor. ]]></description>
<enclosure url="https://pursaklargundem.com.tr/uploads/images/202502/image_870x580_67b5ab0ac34db.jpg" length="74445" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 19 Feb 2025 14:30:57 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Magnezyum spreyi ne işe yarıyor, nasıl kullanılıyor, uzmanlar magnezyum spreyi hakkında ne diyor, magnezyum spreyinin yan etkileri var mı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p></p>
<p data-start="407" data-end="639">Sağlıklı bir yaşam için birçok faktör önemli rol oynarken, beslenme ve egzersizin yanı sıra vitamin takviyeleri de popülerliğini koruyor. Son günlerde sosyal medyada viral olan magnezyum spreyi de bu trendlerden biri haline geldi.</p>
<p data-start="641" data-end="679"><strong data-start="641" data-end="677">Magnezyum spreyi ne işe yarıyor?</strong></p>
<p data-start="681" data-end="1018">Mandana Zarghami adlı sosyal medya kullanıcısı, takipçileriyle paylaştığı videoda her gün magnezyum spreyi kullanmanın önemini vurguladı. Spreyin stresi azalttığını, uykuyu düzenlediğini ve kas ağrılarını hafiflettiğini iddia eden Zarghami, sabah ve akşam olmak üzere günde iki kez göbek deliğine ve koltuk altlarına sıktığını söyledi.</p>
<p data-start="1020" data-end="1075"><strong data-start="1020" data-end="1073">Uzmanlar magnezyum takviyeleri konusunda uyarıyor</strong></p>
<p data-start="1077" data-end="1374">Doktorlara göre magnezyum, enerji üretimi, kemik sağlığı ve sinir sistemi fonksiyonlarını destekleyen önemli bir elektrolit. Aynı zamanda kaygıyı, baş ağrılarını ve depresyonu hafifletebileceği belirtiliyor. Ancak uzmanlar, magnezyumun en iyi şekilde besinlerden alınması gerektiğini vurguluyor.</p>
<p data-start="1376" data-end="1596">Zarghami, başlangıçta magnezyumu hap formunda tükettiğini ancak mide bulantısı yaşayınca sprey formuna geçtiğini söyledi. Onun paylaşımının ardından TikTok’ta birçok kullanıcının da benzer bir yöntemi denediği görüldü.</p>
<p data-start="1598" data-end="1630"><strong data-start="1598" data-end="1628">Cilt tahrişi riski taşıyor</strong></p>
<p data-start="1632" data-end="1996">Magnezyum spreyi kullanan bazı kişiler olumlu sonuçlar aldıklarını belirtse de, uzmanlar bu tür takviyelerin her cilt tipi için uygun olmayabileceğini söylüyor. Sprey formundaki magnezyumun bazı kişilerde tahriş, kaşıntı ve karıncalanma gibi yan etkilere yol açabileceği belirtiliyor. Bu nedenle kullanmadan önce bir sağlık uzmanına danışılması tavsiye ediliyor.</p>
<p data-start="1998" data-end="2154"><strong data-start="1998" data-end="2010"></strong></p><br><p><b>CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Çaya bisküvi batırırken iki kez düşünün! Sağlığınıza zarar verebilir</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/caya-biskuvi-batirirken-iki-kez-dusunun-sagliginiza-zarar-verebilir</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/caya-biskuvi-batirirken-iki-kez-dusunun-sagliginiza-zarar-verebilir</guid>
<description><![CDATA[ Çaya bisküvi batırarak yemek keyifli bir alışkanlık olsa da uzmanlar, bu yöntemin kan şekerini hızla yükseltip düşürdüğünü, sindirim sistemini zorlayabileceğini ve diş sağlığını olumsuz etkileyebileceğini belirtiyor. Daha sağlıklı alternatifler mümkün mü? ]]></description>
<enclosure url="https://pursaklargundem.com.tr/uploads/images/202502/image_870x580_67b5ab0b3598a.jpg" length="77398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 19 Feb 2025 14:30:57 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Çaya bisküvi batırarak yemek neden zararlı, kan şekerini nasıl etkiliyor, sindirim sistemi üzerindeki etkileri neler, daha sağlıklı alternatifler neler</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p></p>
<p data-start="384" data-end="640">Birçok kişi, çay içerken yanında atıştırmalık tüketmeyi tercih ediyor. Özellikle bisküviyi çaya batırarak yemek, pek çok kişi için vazgeçilmez bir alışkanlık haline gelmiş durumda. Ancak uzmanlara göre bu alışkanlık, bazı sağlık sorunlarına yol açabilir.</p>
<p data-start="642" data-end="678"><strong data-start="642" data-end="676">Kan şekerini hızla yükseltiyor</strong></p>
<p data-start="680" data-end="929">Bisküviler, rafine şeker ve beyaz un içerdiği için yüksek glisemik indekse sahiptir. Çaya batırıldığında içeriğindeki karbonhidratlar hızla çözünerek vücuda ani şeker yüklemesi yapar. Bu durum kan şekerinin hızla yükselip düşmesine neden olabilir.</p>
<p data-start="931" data-end="971"><strong data-start="931" data-end="969">Sindirim sistemine zarar verebilir</strong></p>
<p data-start="973" data-end="1191">Çaya batırıldığında bisküvinin lif oranı azalır ve sindirimi hızlanır. Bu da uzun süre tok kalmayı önleyerek daha fazla yemek yeme isteğine yol açabilir. Ayrıca mide asidini artırarak sindirim sistemini zorlayabilir.</p>
<p data-start="1193" data-end="1250"><strong data-start="1193" data-end="1248">Katkı maddeleri karaciğeri ve kolesterolü etkiliyor</strong></p>
<p data-start="1252" data-end="1521">Paketli bisküvilerin çoğunda katkı maddeleri ve trans yağlar bulunur. Bu maddeler, karaciğer üzerinde olumsuz etkilere yol açabilir ve kötü kolesterol seviyesini artırabilir. Uzmanlar, özellikle paketli gıdaların aşırı tüketiminden kaçınılması gerektiğini belirtiyor.</p>
<p data-start="1523" data-end="1564"><strong data-start="1523" data-end="1562">Diş sağlığı için tehdit oluşturuyor</strong></p>
<p data-start="1566" data-end="1719">Bisküviyi çaya batırarak tüketmek, diş minesine zarar verebilir. Yumuşayan bisküviler, diş aralarına daha kolay girerek çürük oluşumuna neden olabilir.</p>
<p data-start="1721" data-end="1765"><strong data-start="1721" data-end="1763">Daha sağlıklı alternatifler mümkün mü?</strong></p>
<p data-start="1767" data-end="2034">Çaya bisküvi batırmayı sevenler için daha sağlıklı seçenekler bulunuyor. Tam buğday unu veya yulaf ezmesi içeren bisküviler, kan şekerini daha yavaş yükseltebilir. Şeker yerine bal veya hurma özüyle tatlandırılan bisküviler de daha sağlıklı bir alternatif olabilir.</p>
<p data-start="2036" data-end="2245">Evde tam tahıllı ve az şekerli bisküviler yapmak da sağlıklı bir seçenek olarak öne çıkıyor. Yulaf ezmesi, muz ve tarçın gibi doğal malzemelerle hazırlanan bisküviler, hem lezzetli hem de besleyici olabilir.</p>
<p data-start="2247" data-end="2491">Çaya bisküvi batırarak yemek, çocukluktan gelen keyifli bir alışkanlık olsa da sağlık açısından bazı riskleri de beraberinde getiriyor. Daha bilinçli tercihler yapmak, uzun vadede sağlığı korumanın en önemli yollarından biri olarak görülüyor.</p>
<p data-start="2493" data-end="2663"><strong data-start="2493" data-end="2505"></strong></p><br><p><b>CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Doğal şifa kaynağı! Kuru dutun suyu vücutta adeta yenilenme sağlıyor</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/dogal-sifa-kaynagi-kuru-dutun-suyu-vucutta-adeta-yenilenme-sagliyor</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/dogal-sifa-kaynagi-kuru-dutun-suyu-vucutta-adeta-yenilenme-sagliyor</guid>
<description><![CDATA[ Kuru dut ve dut suyu, bağışıklığı güçlendirerek sindirim sistemini düzenliyor, kolesterol seviyesini dengeleyip vücudu toksinlerden arındırıyor. Günlük tüketildiğinde kan dolaşımını iyileştiren ve enfeksiyonlara karşı koruma sağlayan bu doğal ürün, cilt hastalıklarından anemiye kadar pek çok soruna iyi geliyor. ]]></description>
<enclosure url="https://pursaklargundem.com.tr/uploads/images/202502/image_870x580_67b5ab0b9ed10.jpg" length="92984" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 19 Feb 2025 14:30:57 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Dut kurusu hangi hastalıklara iyi gelir, dut kurusu suyu nasıl hazırlanır, kuru dut bağışıklığı nasıl güçlendirir, kuru dut tansiyona iyi gelir mi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p></p>
<p data-start="441" data-end="780">Dut kurusu, besin değeri yüksek ve sağlık açısından birçok fayda sağlayan doğal bir besin kaynağı olarak öne çıkıyor. İçeriğinde bol miktarda C vitamini, lif, kalsiyum, antioksidan ve demir barındıran bu meyve, bağışıklık sistemini güçlendirmeye yardımcı olurken, sindirim sistemini düzenleyerek kabızlık gibi sorunlara da çözüm sunuyor.</p>
<p data-start="782" data-end="836"><strong data-start="782" data-end="834">Kolesterolü dengeliyor, kan basıncını düzenliyor</strong></p>
<p data-start="838" data-end="1192">Kuru dut, kanın pıhtılaşmasını engelleyerek damar sağlığını korur. Aynı zamanda yüksek kolesterol seviyesini düşürmeye yardımcı olurken, kalp ve damar hastalıkları riskini azaltıyor. Kan basıncını dengeleyerek hipertansiyona karşı koruyucu etki sunan dut kurusu, düzenli tüketildiğinde tansiyon problemi yaşayanlar için doğal bir destekleyici olabilir.</p>
<p data-start="1194" data-end="1252"><strong data-start="1194" data-end="1250">Bağışıklığı güçlendiriyor, enfeksiyonlarla savaşıyor</strong></p>
<p data-start="1254" data-end="1617">Dut kurusu ve suyu, özellikle soğuk algınlığı ve grip gibi hastalıklara karşı bağışıklık sistemini güçlendirmeye yardımcı oluyor. İçeriğindeki antioksidanlar sayesinde vücuttaki serbest radikallerle savaşarak hastalıklara karşı koruma sağlıyor. Aynı zamanda boğaz enfeksiyonlarını yatıştıran kuru dut, idrar yolu enfeksiyonlarına karşı da koruyucu etkiye sahip.</p>
<p data-start="1619" data-end="1670"><strong data-start="1619" data-end="1668">Cilt hastalıklarına ve kansızlığa iyi geliyor</strong></p>
<p data-start="1672" data-end="1964">Dut kurusunun suyu egzama, sedef gibi cilt hastalıklarının semptomlarını hafifletmede etkili olabilir. Aynı zamanda demir açısından zengin olduğu için kansızlık (anemi) problemi yaşayanlar için de doğal bir destekleyicidir. Kemik sağlığını destekleyerek kemik erimesine karşı koruma sağlar.</p>
<p data-start="1966" data-end="2005"><strong data-start="1966" data-end="2003">Dut kurusu suyu nasıl hazırlanır?</strong></p>
<p data-start="2007" data-end="2100">Dut kurusunu tüketmenin en etkili yollarından biri de suyunu kaynatıp içmektir. Bunun için:</p>
<ul data-start="2102" data-end="2322">
<li data-start="2102" data-end="2164">2 yemek kaşığı dut kurusunu 1,5 su bardağı suyla kaynatın.</li>
<li data-start="2165" data-end="2212">Kaynama süresi yaklaşık 7 dakika olmalıdır.</li>
<li data-start="2213" data-end="2266">Sabah ve akşam olmak üzere günde iki kez tüketin.</li>
<li data-start="2267" data-end="2322">Bu kürü düzenli olarak 2-3 hafta boyunca uygulayın.</li>
</ul>
<p data-start="2324" data-end="2458">Düzenli tüketildiğinde kuru dutun sağladığı faydalar daha belirgin hale gelir ve vücutta gözle görülür bir yenilenme hissedilebilir.</p>
<p data-start="2460" data-end="2625"><strong data-start="2460" data-end="2472"></strong></p><br><p><b>CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Koronavirüs Aşısına Güvensizlik Neden Artıyor? Salgın Yönetimi Etkili Oldu</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/koronavirus-asisina-guvensizlik-neden-artiyor-salgin-yoenetimi-etkili-oldu</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/koronavirus-asisina-guvensizlik-neden-artiyor-salgin-yoenetimi-etkili-oldu</guid>
<description><![CDATA[ COVID-19 aşısına yönelik güvensizlik, yalnızca komplo teorileri ve aşı karşıtı kampanyalardan kaynaklanmıyor. Yapılan araştırmalar, hükümetlerin salgın sürecindeki tutarsız politikaları ve sağlık otoritelerinin çelişkili açıklamalarının da aşı tereddüdünü artırdığını gösteriyor. ]]></description>
<enclosure url="https://pursaklargundem.com.tr/uploads/images/202502/image_870x580_67b5b0ea10cd1.jpg" length="46301" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 19 Feb 2025 14:30:57 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Aşıya olan güvensizlik neden artıyor, sağlık çalışanları COVID-19 aşısına nasıl bakıyor, hükümetlerin pandemi yönetimi aşı güvenini nasıl etkiliyor, aşıya olan güveni artırmak için neler yapılmalı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p></p>
<p data-start="414" data-end="790">Koronavirüs pandemisiyle birlikte dünya genelinde aşıya yönelik güvensizlik arttı. Pew Araştırma Merkezi'nin yaptığı anketler, COVID-19 aşısı konusunda insanların ciddi tereddütleri olduğunu ortaya koyuyor. Özellikle aşının geliştirilme sürecinin hızlı ilerlemesi ve sağlık otoritelerinin tutarsız açıklamaları, bu güvensizliği derinleştiren faktörler arasında gösteriliyor.</p>
<p data-start="792" data-end="835"><strong data-start="792" data-end="833">İlaç sektörüne duyulan güven azalıyor</strong></p>
<p data-start="837" data-end="1164">ABD’de yapılan bir çalışmaya göre, katılımcıların yüzde 49’u COVID-19 aşısını yaptırmayacağını ya da büyük olasılıkla yaptırmayacağını belirtiyor. Anket sonuçları, Mayıs 2020'ye kıyasla aşıya olan güvenin düştüğünü gösteriyor. Katılımcıların yüzde 71’i, aşının güvenilirliği tam olarak kanıtlanmadan onaylanacağını düşünüyor.</p>
<p data-start="1166" data-end="1580">Sağlık çalışanları da aşının güvenliğinden endişe duyuyor. Los Angeles’ta yapılan bir araştırmaya göre, sağlık çalışanlarının yüzde 67’si aşıyı yaptırmayı geciktirmeyi planlıyor. Benzer eğilimler İsrail, Almanya ve İngiltere’de de gözlemleniyor. Özellikle aşı geliştirme sürecinin hızlı ilerlemesi ve yeterli şeffaflığın sağlanamaması, sağlık çalışanlarının bile aşının güvenliğinden şüphe etmesine neden oluyor.</p>
<p data-start="1582" data-end="1639"><strong data-start="1582" data-end="1637">Salgın yönetimindeki hatalar güvensizliği artırıyor</strong></p>
<p data-start="1641" data-end="2164">Uzmanlar, hükümetlerin pandemi sürecinde izlediği tutarsız politikaların, halkın sağlık otoritelerine duyduğu güveni sarstığını belirtiyor. Örneğin, ABD’de yetkililer başlangıçta maske kullanımının gereksiz olduğunu belirtirken, daha sonra sağlık çalışanları için yeterli maske bulunmadığı gerekçesiyle bu açıklamayı yaptıklarını kabul etti. Ayrıca, bazı ilaçların etkili olduğu iddia edilirken, Dünya Sağlık Örgütü’nün daha sonra bu ilaçların faydasız olduğunu açıklaması, halkın sağlık politikalarına güvenini zedeledi.</p>
<p data-start="2166" data-end="2205"><strong data-start="2166" data-end="2203">Aşı güvenini nasıl artırabiliriz?</strong></p>
<p data-start="2207" data-end="2309">Uzmanlar, aşının güvenilirliğini artırmak için şu üç noktaya dikkat edilmesi gerektiğini vurguluyor:</p>
<ol data-start="2311" data-end="2753">
<li data-start="2311" data-end="2464"><strong data-start="2314" data-end="2369">Hükümetlerin salgın yönetiminde daha şeffaf olması:</strong> Pandemiyle mücadelede alınan önlemlerin tutarlı ve etkili bir şekilde uygulanması gerekiyor.</li>
<li data-start="2465" data-end="2611"><strong data-start="2468" data-end="2549">Aşı geliştirme sürecinin güvenilir ve bilimsel standartlara uygun ilerlemesi:</strong> Acele edilmeden, tüm prosedürlerin tamamlanması sağlanmalı.</li>
<li data-start="2612" data-end="2753"><strong data-start="2615" data-end="2663">Aşı üretiminin ve dağıtımının şeffaf olması:</strong> İlaç şirketlerinin şeffaflık politikaları benimsemesi, kamuoyunun güvenini artırabilir.</li>
</ol>
<p data-start="2755" data-end="3039">Araştırmalar, hükümetlerin pandemi sürecindeki başarısının halkın aşıya duyduğu güveni doğrudan etkilediğini gösteriyor. Bu nedenle, yalnızca aşı geliştirme sürecine odaklanmak yerine, genel sağlık politikalarının da halkın güvenini kazanacak şekilde yürütülmesi büyük önem taşıyor.</p>
<p data-start="3041" data-end="3256"><strong data-start="3041" data-end="3053"></strong></p><br><p><b>CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>ABD&amp;apos;de Demans Vakaları 2060&amp;apos;a Kadar Hızla Artacak: Uzmanlardan Kritik Uyarı</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/abdde-demans-vakalari-2060a-kadar-hizla-artacak-uzmanlardan-kritik-uyari</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/abdde-demans-vakalari-2060a-kadar-hizla-artacak-uzmanlardan-kritik-uyari</guid>
<description><![CDATA[ Yeni bir araştırmaya göre, 2060 yılına kadar ABD&#039;de demans vakalarının iki katına çıkması bekleniyor. Özellikle 55 yaş üstü bireylerde riskin %55’e yükseldiği belirtilirken, uzmanlar sağlık politikalarında köklü değişiklikler yapılması gerektiğini vurguluyor. ]]></description>
<enclosure url="https://pursaklargundem.com.tr/uploads/images/202502/image_870x580_67b5b0eb55dcc.jpg" length="89969" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 19 Feb 2025 14:30:57 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>ABD’de demans vakaları neden artıyor, 55 yaş üstü bireyler için demans riski nedir, demans ile kalp hastalıkları arasında nasıl bir bağlantı var, siyahi bireylerde demans riski neden daha yüksek</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p></p>
<p data-start="395" data-end="736">ABD’de yapılan kapsamlı bir araştırma, demans vakalarının 2060 yılına kadar iki katına çıkabileceğini ortaya koydu. Çalışmaya göre, 55 yaş üstü bireylerde demans geliştirme riski %55 seviyesine ulaştı. Bu oran, önceki tahminlerin iki katından fazla olup, her yıl yaklaşık 1 milyon yeni demans vakasının ortaya çıkabileceğine işaret ediyor.</p>
<p data-start="738" data-end="782"><strong data-start="738" data-end="780">Demans oranlarındaki artışın nedenleri</strong></p>
<p data-start="784" data-end="1155">Demans, hafıza kaybı, konsantrasyon eksikliği ve bilişsel işlevlerde gerileme ile karakterize edilen bir hastalık olarak biliniyor. ABD’deki vaka sayılarındaki hızlı artışın başlıca nedenlerinden biri nüfusun yaşlanması olarak gösteriliyor. Bunun yanı sıra, yüksek tansiyon ve diyabet gibi genetik ve kronik sağlık sorunlarının da demans riskini artırdığı belirtiliyor.</p>
<p data-start="1157" data-end="1464">Araştırmanın yazarları, önceki tahminlerin düşük olmasını, sağlık kayıtlarının güvenilir olmamasına ve demansın erken evrelerinde yeterince takip edilmemesine bağlıyor. Özellikle azınlık gruplarında vakaların daha az raporlanması, gerçek risk oranlarının tam olarak belirlenememesine neden olmuş olabilir.</p>
<p data-start="1466" data-end="1511"><strong data-start="1466" data-end="1509">Risk grupları ve araştırmanın bulguları</strong></p>
<p data-start="1513" data-end="1795">Nature Medicine dergisinde yayımlanan çalışmaya göre, 1987’den 2020’ye kadar yürütülen Atherosclerosis Risk in Communities Neurocognitive Study (ARIC-NCS) adlı projeye dayalı olarak 16.000 kişinin sağlık verileri incelendi. Bu süreçte 3.252 kişinin demans geliştirdiği belirlendi.</p>
<p data-start="1797" data-end="2046">Araştırma, 55 yaş üstü bireyler için demans riskinin %42, erkeklerde %35 ve kadınlarda %48 olduğunu ortaya koydu. Kadınların daha yüksek risk taşımasının, erkeklere kıyasla daha uzun yaşam beklentisine sahip olmalarından kaynaklandığı düşünülüyor.</p>
<p data-start="2048" data-end="2301">Öte yandan, APOE4 geninin belirli bir varyantına sahip olan siyahi bireylerde demans riskinin %45 ila %60 arasında olduğu tespit edildi. Bu genin, ileri yaşlarda ortaya çıkan Alzheimer hastalığı için en büyük risk faktörlerinden biri olduğu biliniyor.</p>
<p data-start="2303" data-end="2352"><strong data-start="2303" data-end="2350">Sağlık politikalarında değişiklik önerileri</strong></p>
<p data-start="2354" data-end="2648">NYU Langone'daki Optimal Yaşlanma Enstitüsü'nün kurucu direktörü Dr. Josef Coresh, demans vakalarındaki artışın ABD’de sağlık sistemi açısından büyük bir zorluk oluşturacağını belirtti. Coresh, ‘55 yaşını geçen her iki Amerikalıdan biri bilişsel zorluklar yaşayacak’ diyerek durumu vurguladı.</p>
<p data-start="2650" data-end="3006">Uzmanlara göre, demansın önlenmesi için kalp hastalıklarıyla mücadele eden sağlık politikalarının güçlendirilmesi gerekiyor. Araştırmalar, kalp sağlığını koruyucu önlemlerin demans vakalarını da azaltabileceğini gösteriyor. Ayrıca işitme kaybının demansla ilişkili olduğu belirtilerek, yaşlı bireyler için daha fazla işitme taraması yapılması öneriliyor.</p>
<p data-start="3008" data-end="3351">Demans riskinin ırksal eşitsizliklerle de bağlantılı olduğu vurgulanıyor. Özellikle siyahi topluluklarda sağlık hizmetlerine erişim yetersizliği nedeniyle demans vakalarının daha yüksek oranda arttığı ifade ediliyor. Uzmanlar, eğitim ve beslenme alanındaki iyileştirmelerin ilerleyen yaşlarda bilişsel gerilemeyi önleyebileceğini belirtiyor.</p>
<p data-start="3353" data-end="3566"><strong data-start="3353" data-end="3365"></strong></p><br><p><b>CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Melatonin Takviyelerinde Şaşırtan Gerçek: Etiketler Yanıltıcı Olabilir!</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/melatonin-takviyelerinde-sasirtan-gercek-etiketler-yaniltici-olabilir</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/melatonin-takviyelerinde-sasirtan-gercek-etiketler-yaniltici-olabilir</guid>
<description><![CDATA[ Uyku düzenini desteklemek için kullanılan melatonin takviyelerinin, etiketlerinde belirtilenden çok daha fazla melatonin içerebileceği ortaya çıktı. Journal of the American Medical Association&#039;da (JAMA) yayımlanan araştırmaya göre, bazı markaların ürünlerinde belirtilen dozların üzerinde melatonin tespit edildi. Bu durum özellikle çocuklar ve hassas bireyler için sağlık riskleri oluşturabilir. ]]></description>
<enclosure url="https://pursaklargundem.com.tr/uploads/images/202502/image_870x580_67b5b0eaadf3c.jpg" length="68701" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 19 Feb 2025 14:30:30 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Melatonin takviyeleri güvenli mi, aşırı melatonin tüketimi hangi yan etkilere yol açar, Türkiye&#039;deki melatonin takviyeleri nasıl denetleniyor, melatonin kullanırken nelere dikkat edilmeli</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p></p>
<p data-start="528" data-end="825">Melatonin, uyku düzenini sağlamak için yaygın olarak kullanılan bir takviye olarak bilinir. Ancak Journal of the American Medical Association'da (JAMA) yayımlanan bir araştırma, piyasadaki melatonin takviyelerinin etiketlerinde belirtilenden çok daha fazla melatonin içerebildiğini ortaya koydu.</p>
<p data-start="827" data-end="876"><strong data-start="827" data-end="874">Melatonin dozlarında büyük farklılıklar var</strong></p>
<p data-start="878" data-end="1187">Araştırmada incelenen 25 farklı markaya ait melatonin takviyelerinin yalnızca üçünde, etiketinde yazan doz miktarının doğru olduğu belirlendi. Bazı markaların ürünlerinde ise beklenen miktarın 10 katına kadar fazla melatonin tespit edildi. Hatta bir markanın ürününde hiç melatonin bulunmadığı ortaya çıktı.</p>
<p data-start="1189" data-end="1235"><strong data-start="1189" data-end="1233">Yan etkiler ve aşırı doz riskine dikkat!</strong></p>
<p data-start="1237" data-end="1651">Melatonin genellikle güvenli bir takviye olarak kabul edilse de yüksek dozlarda kullanım bazı yan etkilere yol açabiliyor. Uzmanlara göre aşırı melatonin tüketimi baş dönmesi, mide krampları, sinirlilik, kabuslar ve uyku düzensizlikleri gibi sorunlara neden olabilir. 2012-2021 yılları arasında ABD'deki zehir kontrol merkezlerine bildirilen melatonin kaynaklı aşırı doz vakalarının beş kat arttığı belirtiliyor.</p>
<p data-start="1653" data-end="1693"><strong data-start="1653" data-end="1691">Türkiye’de de denetimsiz satılıyor</strong></p>
<p data-start="1695" data-end="1977">Melatonin, Türkiye'de ve birçok ülkede takviye edici gıda kategorisinde olduğu için ilaçlar gibi sıkı denetimlere tabi tutulmuyor. Uzmanlar, reçetesiz satılan bu tür takviyelerin içeriklerinin bağımsız laboratuvarlar tarafından düzenli olarak test edilmesi gerektiğini vurguluyor.</p>
<p data-start="1979" data-end="2008"><strong data-start="1979" data-end="2006">Tüketiciler ne yapmalı?</strong></p>
<p data-start="2010" data-end="2268">Sağlık uzmanları, melatonin kullanmadan önce mutlaka doktor önerisi alınması gerektiğini belirtiyor. Ayrıca, güvenilir ve denetlenmiş markaların tercih edilmesi ve etiketlerde yazan doz miktarına dikkat edilmesi gerektiği konusunda uyarılarda bulunuyorlar.</p>
<p data-start="2270" data-end="2476"><strong data-start="2270" data-end="2282"></strong></p><br><p><b>CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Hasarlı Teflon Tavalar Sağlığınızı Tehdit Ediyor: Yeni Araştırmadan Çarpıcı Sonuçlar!</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/hasarli-teflon-tavalar-sagliginizi-tehdit-ediyor-yeni-arastirmadan-carpici-sonuclar</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/hasarli-teflon-tavalar-sagliginizi-tehdit-ediyor-yeni-arastirmadan-carpici-sonuclar</guid>
<description><![CDATA[ Avustralya ve İngiltere’den bilim insanlarının yaptığı yeni araştırma, çizilmiş veya hasar görmüş teflon kaplı tavaların milyonlarca toksik mikro ve nanoplastik saldığını ortaya koydu. PFAS içeren bu parçacıklar bağışıklık sistemine zarar verebilir, kansere yol açabilir ve çevrede kalıcı kirliliğe neden olabilir. Uzmanlar, teflon kaplı pişirme kaplarının dikkatli kullanılması gerektiğini vurguluyor. ]]></description>
<enclosure url="https://pursaklargundem.com.tr/uploads/images/202502/image_870x580_67b5b0ebe60ff.jpg" length="89521" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 19 Feb 2025 14:30:30 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Hasarlı teflon tavalar sağlığa nasıl zarar veriyor, PFAS kimyasalları neden tehlikeli, mikro ve nanoplastikler nasıl yayılıyor, yapışmaz tavaları güvenli kullanmanın yolları nelerdir</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p></p>
<p data-start="548" data-end="834">Avustralya ve Birleşik Krallık’tan bilim insanları, mutfakta yaygın olarak kullanılan yapışmaz kaplamalı pişirme kaplarının sağlık üzerindeki etkilerini inceledi. Yapılan araştırmada, hasar görmüş teflon yüzeylerin milyonlarca mikro ve nanoplastik parçacık yayabileceği tespit edildi.</p>
<p data-start="836" data-end="883"><strong data-start="836" data-end="881">Teflon kaplamalar nasıl risk oluşturuyor?</strong></p>
<p data-start="885" data-end="1357">Teflon gibi yapışmaz kaplamalar, PFAS (Per- ve polifloroalkil maddeler) adı verilen ve doğada yok olması neredeyse imkânsız olan kimyasallardan üretiliyor. PFAS’lar, çevrede hızla yayılan ve insan vücudunda birikerek çeşitli sağlık sorunlarına yol açabilen maddeler arasında yer alıyor. Bağışıklık sistemine zarar verme, gelişimsel bozukluklara ve kansere neden olma gibi riskler taşıyan bu kimyasallar, Himalayalar’dan Antarktika’ya kadar pek çok bölgede tespit edildi.</p>
<p data-start="1359" data-end="1395"><strong data-start="1359" data-end="1393">Mikro ve nanoplastik tehlikesi</strong></p>
<p data-start="1397" data-end="1802">Araştırmada, çizilmiş veya aşınmış bir teflon tavadan 2,3 milyondan fazla toksik mikro ve nanoplastik parçacığın serbest kalabileceği belirlendi. Yüzeyde oluşan tek bir çatlak bile 9.000’den fazla plastik parçacığın yemeklere karışmasına neden olabiliyor. Bu durum, günlük olarak tüketilen yiyeceklerde teflon parçacıklarının birikmesine yol açıyor ve uzun vadede ciddi sağlık sorunları oluşturabiliyor.</p>
<p data-start="1804" data-end="1847"><strong data-start="1804" data-end="1845">Hasarlı teflon tavalar hemen atılmalı</strong></p>
<p data-start="1849" data-end="1970">Bilim insanları, teflon kaplamalı pişirme kaplarını kullanırken dikkat edilmesi gereken bazı önemli noktaları sıraladı:</p>
<ul data-start="1972" data-end="2234">
<li data-start="1972" data-end="2029">Yapışmaz kaplamalı tavaları aşırı ısıtmaktan kaçının.</li>
<li data-start="2030" data-end="2114">Metal kaşık veya çatal gibi keskin mutfak gereçleriyle kaplamaya zarar vermeyin.</li>
<li data-start="2115" data-end="2183">Çizilmiş veya aşınmış tencereleri ve tavaları derhal değiştirin.</li>
<li data-start="2184" data-end="2234">Üreticinin kullanım talimatlarına dikkat edin.</li>
</ul>
<p data-start="2236" data-end="2486">Çalışmanın yazarlarından Profesör Youhong Tang, bu bulguların mutfakta kullanılan malzemeleri seçerken daha bilinçli olunması gerektiğini gösterdiğini belirterek, ‘Gıdaların zararlı maddelerle kontaminasyonunu önlemek için dikkatli olmalıyız’ dedi.</p>
<p data-start="2488" data-end="2827">Bilim insanları, PFAS içeren kaplamaların tamamen yasaklanması gerektiğini savunan görüşlerin giderek arttığını ancak bu maddelerin farklı türlerinin farklı seviyelerde zararlı olabileceğini belirtiyor. Şimdilik en güvenli yöntem, teflon kaplamalı tavaları dikkatli kullanmak ve hasar gördüklerinde derhal değiştirmek olarak öne çıkıyor.</p>
<p data-start="2829" data-end="3030"><strong data-start="2829" data-end="2841"></strong></p><br><p><b>CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Soğuk Havalarda Burun Akıntısı Neden Artıyor? İşte Bilimsel Açıklaması</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/soguk-havalarda-burun-akintisi-neden-artiyor-iste-bilimsel-aciklamasi</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/soguk-havalarda-burun-akintisi-neden-artiyor-iste-bilimsel-aciklamasi</guid>
<description><![CDATA[ Kış aylarında birçok insanın yaşadığı burun akıntısının sebebi ne? Soğuk hava, burundaki sinir uçlarını nasıl etkiliyor? ‘Soğuğa bağlı rinit’ olarak adlandırılan bu durumun altında yatan biyolojik mekanizmalar ve uzmanların önerdiği çözümler haberimizde. ]]></description>
<enclosure url="https://pursaklargundem.com.tr/uploads/images/202502/image_870x580_67b5b0ec538e6.jpg" length="45636" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 19 Feb 2025 14:30:30 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Soğuk havalarda burun neden akar, kayakçı burnu nedir, burun solunan havayı nasıl ısıtır, burun akıntısını önlemek için ne yapılabilir</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p></p>
<p data-start="385" data-end="629">Soğuk havalarda burun akıntısının artması yaygın bir durum olup tıp literatüründe <strong data-start="467" data-end="491">‘soğuğa bağlı rinit’</strong> veya <strong data-start="497" data-end="516">‘kayakçı burnu’</strong> olarak adlandırılmaktadır. Araştırmalar, insanların %50 ila %90'ının bu durumu deneyimlediğini göstermektedir.</p>
<p data-start="631" data-end="674"><strong data-start="631" data-end="672">Burun, solunan havayı nasıl ısıtıyor?</strong></p>
<p data-start="676" data-end="1119">Burun, soluduğumuz havayı ısıtmak ve nemlendirmekle görevlidir. Bu sayede soğuk hava doğrudan akciğerlere ulaşmadan önce uygun sıcaklık ve nem seviyesine getirilir. Bilim insanları, dondurucu havalarda bile burun yoluyla solunan havanın geniz bölgesine ulaştığında yaklaşık <strong data-start="950" data-end="961">26-30°C</strong> arasında bir sıcaklığa sahip olduğunu belirtiyor. Bununla birlikte burundan geçen hava, ne kadar soğuk olursa olsun neredeyse %100 nem seviyesine ulaşıyor.</p>
<p data-start="1121" data-end="1161"><strong data-start="1121" data-end="1159">Soğuk hava burunu nasıl etkiliyor?</strong></p>
<p data-start="1163" data-end="1516">Soğuk ve kuru hava, burundaki sinir uçlarını uyararak beyne sinyal gönderir. Beyin, burundaki kan damarlarını genişleterek sıcak kan akışını artırır ve solunan havanın ısınmasını sağlar. Aynı zamanda burundaki salgı bezleri, havayı nemlendirmek için daha fazla mukus üretir. Bu süreç bazen gereğinden fazla gerçekleşerek burun akıntısına yol açabilir.</p>
<p data-start="1518" data-end="1572"><strong data-start="1518" data-end="1570">Astım ve alerjisi olanlar daha fazla etkileniyor</strong></p>
<p data-start="1574" data-end="1819">Astım, egzama veya saman nezlesi gibi alerjik rahatsızlıkları olan kişilerde bu durum daha sık görülmektedir. Bu bireylerde burun içerisindeki mast hücreleri daha hassas olduğu için çevresel değişikliklere karşı daha fazla sıvı salgılanabilir.</p>
<p data-start="1821" data-end="1845"><strong data-start="1821" data-end="1843">Tedavi ve önlemler</strong></p>
<p data-start="1847" data-end="2105">Bu durum genellikle zararsız olup tedavi gerektirmez. Ancak sürekli burun akıntısından şikayetçi olanlar için <strong data-start="1957" data-end="1991">antikolinerjik burun spreyleri</strong> veya <strong data-start="1997" data-end="2025">anti-inflamatuar ilaçlar</strong> önerilebilir. En basit çözüm ise bir mendil taşımak ve burnu sıcak tutmaktır.</p>
<p data-start="2107" data-end="2260"><strong data-start="2107" data-end="2119"></strong></p><br><p><b>CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kanser Araştırmacısından Annesinin Ölümüne Neden Olan Hastalığa Karşı Tarihi Buluş!</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/kanser-arastirmacisindan-annesinin-olumune-neden-olan-hastaliga-karsi-tarihi-bulus</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/kanser-arastirmacisindan-annesinin-olumune-neden-olan-hastaliga-karsi-tarihi-bulus</guid>
<description><![CDATA[ Annesini milyonda bir görülen nadir bir kemik kanseri olan kordoma nedeniyle kaybeden Paul Workman, 36 yıl sonra bu hastalığın tedavisine yönelik çığır açan bir keşfe imza attı. Brachyury proteininin kordoma hücrelerinin hayatta kalmasındaki kritik rolünü ortaya koyan bilim insanları, yeni ilaçlarla hastalığı tedavi edilebilir hale getirmeye hazırlanıyor. Çalışmaların tamamlanması için 5 yıl gerektiği belirtiliyor. ]]></description>
<enclosure url="https://pursaklargundem.com.tr/uploads/images/202502/image_870x580_67b5b6c4687c3.jpg" length="76096" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 19 Feb 2025 14:30:30 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Paul Workman hangi kanser türü üzerinde çalışıyor, brachyury proteini neden önemli, kordoma tedavisi için hangi ilaçlar geliştiriliyor, yeni ilaçlar ne zaman kullanılmaya başlanacak</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p></p>
<p data-start="562" data-end="900">Dünyaca ünlü kanser araştırmacısı Paul Workman, yıllar önce annesini nadir görülen ve tedavisi olmayan bir kemik kanseri türü olan kordoma nedeniyle kaybetmişti. O dönem tıbbi imkanların yetersizliği nedeniyle annesi için hiçbir şey yapılamazken, Workman ve ekibi 36 yıl sonra bu hastalığı tedavi edebilecek önemli bir buluşa imza attı.</p>
<p data-start="902" data-end="957"><strong data-start="902" data-end="955">Annesini Kaybettikten Sonra Araştırmalara Yöneldi</strong></p>
<p data-start="959" data-end="1267">Workman’ın annesi Ena Workman, 1989 yılında kordoma nedeniyle hayatını kaybetti. Babasını bağırsak kanseri nedeniyle kaybeden Workman, annesinin ölümünden sonra kanser araştırmalarına daha fazla yöneldi. Annesine teşhis konduğunda hastalığın ilerlemiş olması nedeniyle hiçbir ilaç tedavisi uygulanamamıştı.</p>
<p data-start="1269" data-end="1483">O dönemde kordoma üzerine sınırlı bilgi bulunurken, Workman ve uluslararası çalışma arkadaşları, geçtiğimiz günlerde brachyury adı verilen bir proteinin bu hastalığın ilerlemesinde kritik rol oynadığını keşfetti.</p>
<p data-start="1485" data-end="1517"><strong data-start="1485" data-end="1515">Kordoma İçin Yeni Bir Umut</strong></p>
<p data-start="1519" data-end="1842">Bilim insanları, brachyury proteininin kordoma hücrelerinin hayatta kalmasına yardımcı olduğunu belirledi. Bu proteinin engellenmesiyle kanser hücrelerinin büyümesinin durdurulabileceği ve yok edilebileceği düşünülüyor. Ancak brachyury proteininin karmaşık yapısı nedeniyle ilaç geliştirme süreci oldukça zorlu ilerliyor.</p>
<p data-start="1844" data-end="2112">Geçtiğimiz hafta <em data-start="1861" data-end="1884">Nature Communications</em> dergisinde yayımlanan makalede, Workman ve ekibi brachyury proteininin yüzeyinde belirli hedef noktalar keşfetti. Özel olarak tasarlanacak ilaçlarla bu noktaların hedef alınarak proteinin etkisiz hale getirilmesi planlanıyor.</p>
<p data-start="2114" data-end="2155"><strong data-start="2114" data-end="2153">İlaç Geliştirme Süreci Devam Ediyor</strong></p>
<p data-start="2157" data-end="2345">Workman ve ekibi, brachyury proteiniyle mücadelede kullanılabilecek umut vadeden bileşikler belirledi. Eğer bu ilaçlar başarılı olursa, kordoma için etkili bir tedavi geliştirilebilecek.</p>
<p data-start="2347" data-end="2570">Bununla birlikte Workman, ilaçların insanlar üzerinde denenmeye başlamadan önce hücre ve hayvan modelleri üzerinde test edilmesi gerektiğini belirtti. Bu sürecin tamamlanmasının yaklaşık 5 yıl sürebileceği ifade ediliyor.</p>
<p data-start="2572" data-end="2836">Workman, brachyury proteininin diğer tümörlerin metastatik yayılmasında da etkili olabileceğini vurguladı. Bu nedenle bu proteini hedef alan ilaçların, yalnızca kordoma değil, diğer bazı kanser türlerinin de tedavisinde önemli bir rol oynayabileceği düşünülüyor.</p>
<p data-start="2838" data-end="2890"><strong data-start="2838" data-end="2888">Kanser Tedavisinde Yeni Teknikler Kullanılıyor</strong></p>
<p data-start="2892" data-end="3163">Workman, yeni geliştirilecek ilaçların hücrelerin doğal atık boşaltım sistemini kullanarak zararlı proteinleri yok edeceğini belirtti. Kullanılan gelişmiş teknolojiler arasında Diamond Light Source sinkrotonu ve kristalografik parçacık görüntüleme teknikleri bulunuyor.</p>
<p data-start="3165" data-end="3325">Gelecek yıllarda yapılacak klinik deneylerin ardından bu yeni yöntemin kansere karşı etkili bir tedavi olarak kullanılıp kullanılamayacağı kesinlik kazanacak.</p>
<p data-start="3327" data-end="3527"><strong data-start="3327" data-end="3339"></strong></p><br><p><b>CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Ağızdaki Bakteriler Bunama Riskini Etkiliyor: Yeni Araştırmadan Çarpıcı Sonuçlar</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/agizdaki-bakteriler-bunama-riskini-etkiliyor-yeni-arastirmadan-carpici-sonuclar</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/agizdaki-bakteriler-bunama-riskini-etkiliyor-yeni-arastirmadan-carpici-sonuclar</guid>
<description><![CDATA[ İngiltere’de yapılan bir araştırma, ağızdaki bakterilerin gelecekteki beyin fonksiyonlarıyla ilişkili olabileceğini ortaya koydu. Araştırmaya göre bazı bakteriler hafızayı güçlendirirken, bazıları Alzheimer gibi hastalıklarla bağlantılı olabilir. Uzmanlar, beslenme ve ağız hijyeninin bu süreçte önemli bir rol oynayabileceğini belirtiyor. ]]></description>
<enclosure url="https://pursaklargundem.com.tr/uploads/images/202502/image_870x580_67b587e257932.jpg" length="63862" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 19 Feb 2025 10:34:50 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Ağızdaki bakteriler bunama riskini nasıl etkiliyor, hangi bakteriler beyin sağlığı için faydalı, beslenme alışkanlıkları beyin sağlığını nasıl değiştirebilir, Alzheimer riski bakterilerle tahmin edilebilir mi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p></p>
<p data-start="480" data-end="806">İngiltere’de Exeter Üniversitesi tarafından yürütülen bir araştırmaya göre, ağızdaki bakteri türleri ilerleyen yaşlarda beyin sağlığı üzerinde etkili olabilir. Çalışmada, belirli bakterilerin hafızayı ve dikkati güçlendirdiği, bazı bakterilerin ise Alzheimer ve diğer nörolojik hastalıklarla bağlantılı olduğu tespit edildi.</p>
<p data-start="808" data-end="995">Araştırma ekibinin başındaki Dr. Joanna L’Heureux, ‘Sorunlar başlamadan önce, hatta teşhis konulmadan ağızdaki bakteriler üzerinden Alzheimer riskini tahmin etmek mümkün olabilir’ dedi.</p>
<p data-start="997" data-end="1051"><strong data-start="997" data-end="1049">Bakteri Türleri Beyin Sağlığını Nasıl Etkiliyor?</strong></p>
<p data-start="1053" data-end="1426">Araştırmada, 50 yaşın üzerindeki 115 gönüllünün ağız sıvıları incelendi. Katılımcılar, bilişsel işlevlerinde sorun olmayanlar ve hafif bilişsel bozukluğu bulunanlar olarak iki gruba ayrıldı. İncelemeler sonucunda, ağızlarında yoğun olarak <strong data-start="1292" data-end="1305">Neisseria</strong> ve <strong data-start="1309" data-end="1324">Haemophilus</strong> bakterileri bulunan kişilerin hafıza ve dikkat açısından daha iyi performans gösterdiği belirlendi.</p>
<p data-start="1428" data-end="1684">Öte yandan, <strong data-start="1440" data-end="1457">Porphyromonas</strong> bakterisinin bulunduğu bireylerde hafıza problemleri daha sık görüldü. Ayrıca, düşük nitrat seviyeleriyle bağlantılı <strong data-start="1575" data-end="1589">Prevotella</strong> bakterisinin Alzheimer hastalığının genetik risk faktörleriyle ilişkili olduğu ortaya çıktı.</p>
<p data-start="1686" data-end="1739"><strong data-start="1686" data-end="1737">Beslenme ve Ağız Hijyeni Önemli Rol Oynayabilir</strong></p>
<p data-start="1741" data-end="2144">Araştırmacılar, ağızdaki bakterilerin dengelenmesiyle bunama riskinin azaltılabileceğini düşünüyor. Dr. L’Heureux, sağlıklı bakterilerin gelişimini desteklemek için <strong data-start="1906" data-end="1956">yeşil yapraklı sebzeler, roka, marul ve pancar</strong> gibi nitrat yönünden zengin besinlerin tüketilmesini önerdi. Ayrıca, <strong data-start="2026" data-end="2090">işlenmiş şekerli gıdalar ve alkol tüketiminin azaltılmasının</strong> beyin sağlığı için faydalı olabileceğini vurguladı.</p>
<p data-start="2146" data-end="2435">Uzmanlar, prebiyotik takviyeler ve ağız hijyeninde yapılacak değişikliklerle de beyin sağlığını destekleyebilecek potansiyel çözümler üzerinde çalışıyor. Araştırmanın ilerleyen aşamalarında, ağızdaki bakteri dengesini değiştirebilecek tedavi yöntemleri daha ayrıntılı olarak incelenecek.</p>
<p data-start="2437" data-end="2664"><strong data-start="2437" data-end="2449"></strong></p><br><p><b>CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Yoğurdun Kansere Karşı Etkisi Üzerine Yeni Araştırma</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/yogurdun-kansere-karsi-etkisi-uzerine-yeni-arastirma</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/yogurdun-kansere-karsi-etkisi-uzerine-yeni-arastirma</guid>
<description><![CDATA[ Bilim insanları, yoğurdun bağışıklık sistemini güçlendiren ve bağırsak florasını destekleyen probiyotikler içerdiğini belirtiyor. Yapılan yeni araştırmalar, yoğurdun belirli kanser türlerine karşı koruyucu etkisi olabileceğini gösteriyor. ]]></description>
<enclosure url="https://pursaklargundem.com.tr/uploads/images/202502/image_870x580_67b5820934fc8.jpg" length="47820" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 19 Feb 2025 10:10:43 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Yoğurt kansere karşı nasıl koruma sağlıyor, probiyotikler bağışıklık sistemine nasıl etki ediyor, hangi yoğurt türleri daha faydalı, yoğurt tüketimi ne kadar olmalı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><br data-start="347" data-end="350">Yoğurt, içerdiği probiyotikler ve besin öğeleri sayesinde sağlıklı bir diyetin önemli bir parçası olarak görülüyor. Uzmanlar, yoğurdun bağırsak mikrobiyotasını dengelediğini ve bağışıklık sistemini güçlendirdiğini vurguluyor.</p>
<p></p>
<p data-start="579" data-end="856">Yapılan son araştırmalarda, düzenli yoğurt tüketiminin bazı kanser türlerine karşı koruyucu etki gösterebileceği öne sürüldü. Bilim insanları, yoğurdun içerdiği probiyotiklerin inflamasyonu azalttığını ve zararlı bileşenlerin vücuttan atılmasına yardımcı olduğunu belirtiyor.</p>
<p data-start="858" data-end="1166">Beslenme uzmanları, yoğurdun sağlık üzerindeki olumlu etkilerini artırmak için doğal ve katkısız yoğurtların tercih edilmesini öneriyor. Ancak kanser riskini azaltmada sadece yoğurt tüketiminin yeterli olmadığı, dengeli bir beslenme ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarının da büyük rol oynadığı ifade ediliyor.</p>
<p data-start="1168" data-end="1351"><strong data-start="1168" data-end="1180"></strong></p><br><p><b>CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Uzmanlardan Kış Hastalıklarına Karşı Kritik Uyarılar ve Korunma Yolları</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/uzmanlardan-kis-hastaliklarina-karsi-kritik-uyarilar-ve-korunma-yollari</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/uzmanlardan-kis-hastaliklarina-karsi-kritik-uyarilar-ve-korunma-yollari</guid>
<description><![CDATA[ Soğuk hava dalgası ülke genelinde etkisini artırırken, uzmanlar kış hastalıklarına karşı uyarılarda bulundu. Bağışıklık sistemini güçlendirmek, grip ve zatürreden korunmak için sağlıklı yaşam alışkanlıkları, hijyen kuralları ve beslenme önerileri büyük önem taşıyor. ]]></description>
<enclosure url="https://pursaklargundem.com.tr/uploads/images/202502/image_870x580_67b5820997420.jpg" length="70615" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 19 Feb 2025 10:10:43 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Gripten korunmak için hangi önlemler alınmalı, bağışıklık sistemi nasıl güçlendirilir, kış hastalıklarına karşı en etkili tedbirler nelerdir, hijyen kurallarının hastalıklardan korunmada rolü nedir</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p></p>
<p data-start="398" data-end="703">Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nün tahminlerine göre, hava sıcaklıkları bugün itibariyle ülke genelinde 8 ila 12 derece azalarak mevsim normallerinin altına düşecek. Soğuk ve yağışlı havanın bir hafta boyunca etkili olması beklenirken, İstanbul’da çarşamba, perşembe ve cuma günleri kar yağışı öngörülüyor.</p>
<p data-start="705" data-end="748"><strong data-start="705" data-end="746">Grip ve soğuk algınlığı riski artıyor</strong></p>
<p data-start="750" data-end="1073">Kış aylarında bağışıklık sisteminin zayıflaması, grip, soğuk algınlığı, sinüzit, bronşit ve zatürre gibi hastalıkların yaygınlaşmasına neden oluyor. İç Hastalıkları Uzmanı Dr. İrem Özçelik, özellikle çocuklar, yaşlılar, hamileler ve kronik hastalığı bulunan kişilerin bu dönemde daha dikkatli olması gerektiğini belirtti.</p>
<p data-start="1075" data-end="1128"><strong data-start="1075" data-end="1126">Bağışıklık sistemini güçlendirmek için öneriler</strong></p>
<p data-start="1130" data-end="1302">Uzm. Dr. Özçelik, bağışıklık sistemini güçlü tutmanın en etkili yollarından birinin sağlıklı yaşam alışkanlıklarını sürdürmek olduğunu vurgulayarak şu önerilerde bulundu:</p>
<ul data-start="1304" data-end="2022">
<li data-start="1304" data-end="1511"><strong data-start="1306" data-end="1333">Düzenli egzersiz yapın:</strong> Günlük en az 30 dakika yürüyüş, bisiklet sürme veya yüzme gibi aerobik egzersizler bağışıklık sistemini destekler. Açık havada spor yapmak ise vücut direncini daha da artırır.</li>
<li data-start="1512" data-end="1728"><strong data-start="1514" data-end="1548">Kaliteli uykuya özen gösterin:</strong> Bağışıklık sisteminin güçlenmesi için erişkinlerin günde 7-9 saat uyuması gerektiğini belirten Özçelik, gece 23.00 ile sabah 07.00 arasının ideal uyku saatleri olduğunu söyledi.</li>
<li data-start="1729" data-end="2022"><strong data-start="1731" data-end="1758">Beslenmeye dikkat edin:</strong> C vitamini tüketiminin gripten korunmada etkili olduğunu belirten Özçelik, D vitamini eksikliğinin de kış hastalıklarını tetikleyebileceğini ifade etti. Güneş ışığından yeterince faydalanamayanların doktor kontrolünde D vitamini takviyesi alabileceğini söyledi.</li>
</ul>
<p data-start="2024" data-end="2065"><strong data-start="2024" data-end="2063">Hijyen kuralları büyük önem taşıyor</strong></p>
<p data-start="2067" data-end="2384">Kış aylarında hastalıklardan korunmanın en basit ve etkili yolunun hijyen kurallarına dikkat etmek olduğuna vurgu yapan Uzm. Dr. Özçelik, el yıkamanın hastalıklara karşı koruyucu bir önlem olduğunu belirtti. Dış ortamlarla temas ettikten sonra ellerin yüz, burun ve gözle temasından kaçınılması gerektiğini söyledi.</p>
<p data-start="2386" data-end="2432"><strong data-start="2386" data-end="2430">Bilinçsiz antibiyotik kullanımına dikkat</strong></p>
<p data-start="2434" data-end="2739">Uzm. Dr. Özçelik, özellikle bağışıklık sistemi zayıf olan kişilerin doktor kontrolü olmadan antibiyotik kullanmaması gerektiğini vurguladı. Grip ve soğuk algınlığının viral enfeksiyonlar olduğunu belirten Özçelik, gereksiz antibiyotik kullanımının bağışıklık sistemine zarar verebileceğine dikkat çekti.</p>
<p data-start="2741" data-end="2790"><strong data-start="2741" data-end="2788">Kış hastalıklarından korunmak için öneriler</strong></p>
<ul data-start="2792" data-end="3470">
<li data-start="2792" data-end="2852">Kapalı ve havalandırması yetersiz alanlardan uzak durun.</li>
<li data-start="2853" data-end="2923">Mevsime uygun, ne çok kalın ne de çok ince kıyafetler tercih edin.</li>
<li data-start="2924" data-end="3006">Yaşam alanlarının sıcaklığını gündüz 25, uyku sırasında ise 22 derecede tutun.</li>
<li data-start="3007" data-end="3156">Grip ve zatürre aşısı yaptırın. 65 yaş üstü ve kronik hastalığı olanlar için zatürre aşısı aile sağlık merkezlerinde ücretsiz olarak uygulanıyor.</li>
<li data-start="3157" data-end="3239">Okul, ofis gibi ortak alanlarda kişisel eşyalarınızı başkalarıyla paylaşmayın.</li>
<li data-start="3240" data-end="3281">Mendilleri yalnızca bir kez kullanın.</li>
<li data-start="3282" data-end="3362">Ne çok sıcak ne de çok soğuk sıvılar tüketerek vücudun su dengesini koruyun.</li>
<li data-start="3363" data-end="3470">Açık havada vakit geçirerek hem D vitamini ihtiyacınızı karşılayın hem de kış depresyonundan uzaklaşın.</li>
</ul>
<p data-start="3472" data-end="3688"><strong data-start="3472" data-end="3484"></strong></p><br><p><b>CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Dahiliye Uzmanı Dr. Ahmet Bilge: &amp;apos;Domuz gribi ile soğuk algınlığı arasındaki farklar tedaviyi hızlandırabilir&amp;apos;</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/dahiliye-uzmani-dr-ahmet-bilge-domuz-gribi-ile-soguk-alginligi-arasindaki-farklar-tedaviyi-hizlandirabilir</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/dahiliye-uzmani-dr-ahmet-bilge-domuz-gribi-ile-soguk-alginligi-arasindaki-farklar-tedaviyi-hizlandirabilir</guid>
<description><![CDATA[ Dahiliye Uzmanı Dr. Ahmet Bilge, domuz gribi ile soğuk algınlığının belirtilerinin nasıl ayırt edileceğini açıkladı. Dr. Bilge, domuz gribi şüphesi olan kişilerin mutlaka sağlık kuruluşuna başvurması gerektiğini belirtti. ]]></description>
<enclosure url="https://pursaklargundem.com.tr/uploads/images/202502/image_870x580_67af0a2fa30e2.jpg" length="23801" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 14 Feb 2025 12:50:38 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Domuz gribi belirtileri nelerdir, soğuk algınlığının en belirgin semptomları hangileridir, domuz gribi şüphesi olanlar ne yapmalı, aşılar domuz gribi yayılmasını nasıl engeller</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><br data-start="376" data-end="379">Dahiliye Uzmanı Dr. Ahmet Bilge, domuz gribi ile soğuk algınlığının farkları hakkında önemli açıklamalarda bulundu.</p>
<p></p>
<p data-start="498" data-end="902"><strong data-start="498" data-end="551">Domuz gribi ve soğuk algınlığı arasındaki farklar</strong><br data-start="551" data-end="554">Dr. Bilge, domuz gribinin genellikle ani başlangıçlı yüksek ateş, baş ağrısı, kas ve eklem ağrıları gibi daha şiddetli semptomlarla seyrettiğini belirtti. Soğuk algınlığının ise genellikle burun tıkanıklığı, hafif öksürük ve boğaz ağrısı gibi daha hafif belirtilerle seyredip hastaların daha az rahatsızlık hissetmelerine yol açtığını ifade etti.</p>
<p data-start="904" data-end="1266"><strong data-start="904" data-end="947">Domuz gribinin ciddi sonuçları olabilir</strong><br data-start="947" data-end="950">Domuz gribinin, özellikle bağışıklık sistemi zayıf olan bireylerde, yaşlılarda ve kronik hastalığı bulunanlarda daha ciddi sonuçlar doğurabileceği vurgulandı. Dr. Bilge, bu tür bireylerin risk altında olduğunu, dolayısıyla domuz gribi şüphesi taşıyan kişilerin bir sağlık kuruluşuna başvurmasının önemini belirtti.</p>
<p data-start="1268" data-end="1535"><strong data-start="1268" data-end="1287">Aşılamanın rolü</strong><br data-start="1287" data-end="1290">Dr. Bilge, domuz gribine karşı aşı olmanın hastalığın yayılmasını engellemekte etkili olduğunu dile getirdi. Ayrıca, hijyen kurallarına uyulmasının ve kalabalık ortamlardan kaçınılmasının enfeksiyon riskini azaltmada önemli olduğunu vurguladı.</p>
<p data-start="1537" data-end="1728"></p><br><p><b>CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Pankreas kanseri diyabetle karıştırıldı, hayatını kaybetti | Karın ağrısı, şişkinlik gibi belirtiler kanserin habercisi olabilir</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/pankreas-kanseri-diyabetle-karistirildi-hayatini-kaybetti-karin-agrisi-siskinlik-gibi-belirtiler-kanserin-habercisi-olabilir</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/pankreas-kanseri-diyabetle-karistirildi-hayatini-kaybetti-karin-agrisi-siskinlik-gibi-belirtiler-kanserin-habercisi-olabilir</guid>
<description><![CDATA[ Yedi çocuk annesi Gill Nibbs, diyabet teşhisi sonrası pankreas kanserine yakalandı. Kızı, doktorların geç fark ettiği kanserin, annesinin ölümüne neden olduğunu iddia etti. Karın ağrısı, kilo kaybı ve hazımsızlık gibi belirtiler, erken teşhis için dikkat edilmesi gereken önemli işaretler arasında yer alıyor. ]]></description>
<enclosure url="https://pursaklargundem.com.tr/uploads/images/202502/image_870x580_67aef8a03efb7.jpg" length="61331" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 14 Feb 2025 11:04:55 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Pankreas kanseri belirtileri nelerdir, pankreas kanseri nasıl teşhis edilir, zayıflama iğneleri pankreas kanseri riskini artırır mı, pankreatit tedavisinde nelere dikkat edilmelidir</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><br data-start="478" data-end="481">2009 yılında yapılan kan testleri sonucunda kan şekerinin dengesiz olduğu tespit edilen Gill Nibbs, tip 1 diyabet teşhisi almıştı. O dönemde 55 yaşında olan Gill, sağlıklı bir yaşam tarzına sahipti. Sigara içmiyor, alkol kullanmıyor, düzenli yürüyüş yapıyordu. Buna rağmen diyabet teşhisi sonrasında, birkaç ay içinde vefat etmesine yol açacak pankreas kanseri belirtileri gözden kaçtı.</p>
<p></p>
<p data-start="871" data-end="1242"><strong data-start="871" data-end="897">Diyabet mi, kanser mi?</strong><br data-start="897" data-end="900">Gill’in kızı Lucy, annesinin vücudundaki insülin hormonu üretimindeki eksiklik nedeniyle yüksek kan şekeri seviyelerinin yaşandığını ve bunun üzerine tip 1 diyabet teşhisi konduğunu belirtiyor. Ancak, annesinin yaşadığı belirtilerin pankreas kanserine işaret ettiğini ifade eden Lucy, doktorların bu semptomları dikkate almadığını söylüyor.</p>
<p data-start="1244" data-end="1640"><strong data-start="1244" data-end="1278">Semptomların göz ardı edilmesi</strong><br data-start="1278" data-end="1281">Lucy’ye göre, annesi diyabet teşhisi sonrasında 18 ay boyunca kilo kaybı, sırt ağrıları ve tuvalet alışkanlıklarındaki değişim gibi başka belirtiler göstermeye başlamıştı. Ancak, bu semptomlar başlangıçta kötü kontrol edilen diyabetin bir sonucu olarak değerlendirilmişti. Ancak sırt ağrıları dayanılmaz hale gelince, ailesi daha ileri tetkikler talep etti.</p>
<p data-start="1642" data-end="1948"><strong data-start="1642" data-end="1669">Pankreas kanseri tanısı</strong><br data-start="1669" data-end="1672">Mart 2011’de Gill’e, pankreas kanserinin ilerlemiş ve tedavi edilemez aşamaya geldiği bildirildi. Kanserin, karaciğerine ve beynine de sıçradığı ifade edildi. Pankreas kanseri, "sessiz katil" olarak adlandırılmakta, çünkü ince ve geç fark edilen belirtileriyle dikkat çeker.</p>
<p data-start="1950" data-end="2291"><strong data-start="1950" data-end="1989">Son günleri ve torunu ile buluşması</strong><br data-start="1989" data-end="1992">Gill, kanser teşhisinin ardından, dört ay sonra partneri John ile evlenerek gelinlik giydi ve en küçük torunu Lottie ile tanışma fırsatı buldu. Gill, sadece beş gün sonra, 57 yaşında, ailesinin yanında hayatını kaybetti. Kızı Lucy, annesinin huzur içinde ve acı çekmeden vefat ettiğini belirtiyor.</p>
<p data-start="2293" data-end="2595"><strong data-start="2293" data-end="2328">Pankreas kanserinin belirtileri</strong><br data-start="2328" data-end="2331">Pankreas kanseri, sıklıkla mide-bağırsak sorunları, karın ağrısı ve kilo kaybı gibi belirtilerle karışabilmektedir. Pankreas kanserinin yaygın belirtileri arasında şişkinlik, hazımsızlık, karın ağrısı, iştahsızlık, sarılık, sırt ağrısı ve ani kilo kaybı bulunur.</p>
<p data-start="2597" data-end="2931"><strong data-start="2597" data-end="2633">Pankreas kanseri risk faktörleri</strong><br data-start="2633" data-end="2636">Prof. Dr. Esin Korkut, pankreas kanserine yol açabilecek çevresel risk faktörleri arasında sigara içmek, sağlıksız beslenme, yüksek kalori alımı, alkol tüketimi ve obezite gibi faktörlerin bulunduğunu vurguladı. Ayrıca, pankreas kanseri aile geçmişine sahip kişilerde daha fazla görülmektedir.</p>
<p data-start="2933" data-end="3276"><strong data-start="2933" data-end="2964">Genç yaşlarda artan vakalar</strong><br data-start="2964" data-end="2967">Son yıllarda, pankreas kanserinin genç yaşlardaki vakalarının arttığı belirtiliyor. 1990 yılından bu yana 0-24 yaş arası kadınlarda pankreas kanseri oranı yüzde 200 artarken, 25-49 yaş arasında yüzde 34’lük bir artış gözlemlenmiştir. Ancak pankreas kanseri, genellikle ileri yaşlarda daha sık görülmektedir.</p>
<p data-start="3278" data-end="3549"><strong data-start="3278" data-end="3311">Obezite ve yaşam tarzı etkisi</strong><br data-start="3311" data-end="3314">Günümüzde zayıflama iğnelerinin pankreas kanseri vakalarını etkileyip etkilemediği sorusu gündemde. Obezite tedavisinde kullanılan bu iğneler, nadiren de olsa pankreatite yol açabilir ve bu durum pankreas kanseri riskini artırabilir.</p>
<p data-start="3551" data-end="3858"><strong data-start="3551" data-end="3581">Pankreatit ve kanser riski</strong><br data-start="3581" data-end="3584">Kronik pankreatit, pankreas kanseri riskini artıran bir durumdur. Özellikle herediter pankreatit gibi bazı pankreatit türlerinde kanser gelişme riski belirgin şekilde yüksektir. Pankreatit tedavisi gören kişilerin alkol ve sigaradan kaçınmaları gerektiği vurgulanmaktadır.</p>
<p data-start="3860" data-end="4176"><strong data-start="3860" data-end="3905">Pankreas kanseri sıklığı ve tedavi durumu</strong><br data-start="3905" data-end="3908">Türkiye'de pankreas kanseri, tüm kanser türleri arasında dokuzuncu sırada yer almaktadır. Erkeklerde pankreas kanseri görülme oranı yüzde 10,6, kadınlarda ise yüzde 5,9’dur. Ancak, pankreas kanseri genellikle ileri evrelerde teşhis edildiği için tedavi şansı düşüktür.</p>
<p data-start="4178" data-end="4372"></p><br><p><b>CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Âşıkların Beyinleri İncelendi: Aşk Gerçekten Beynimizi Nasıl Değiştiriyor?</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/asiklarin-beyinleri-incelendi-ask-gercekten-beynimizi-nasil-degistiriyor</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/asiklarin-beyinleri-incelendi-ask-gercekten-beynimizi-nasil-degistiriyor</guid>
<description><![CDATA[ Bilim insanları, aşkın beyin üzerinde nasıl etkiler yarattığını anlamak için kapsamlı bir araştırma gerçekleştirdi. Sonuçlar, romantik aşkın, duygusal ve zihinsel süreçlerimizi derinden nasıl etkilediğini ortaya koydu. ]]></description>
<enclosure url="https://pursaklargundem.com.tr/uploads/images/202502/image_870x580_67aeece2d9726.jpg" length="42310" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 14 Feb 2025 10:19:47 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Romantik aşk beynimizde ne tür değişikliklere yol açar, dopaminin aşk ile ilişkisi nedir, aşk ve bağımlılık arasında ne gibi benzerlikler bulunur, aşk, kişilerin olumsuz yargılarını nasıl etkiler</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p data-start="320" data-end="623">Bilim insanları, aşkın beyin üzerindeki etkilerini mercek altına aldı. Indiana Üniversitesi Kinsey Enstitüsü'nden Dr. Helen Fisher, aşkın insanın en güçlü beyin sistemlerinden biri olduğunu belirtti. Aşkın başlangıcındaki kafa karışıklığı, beynimizdeki değişimlerle doğrudan ilişkili.</p>
<p data-start="625" data-end="977"><strong data-start="625" data-end="666">Aşkın Beyinde Yarattığı Değişiklikler</strong><br data-start="666" data-end="669">Bilimsel araştırmalara göre, romantik aşk, kişilerin düşünce ve davranışlarını radikal şekilde değiştiriyor. Bu dönemde beynin dopamin salgılayan bölümleri aktif hale geliyor. Dopaminin salgılanması, kişinin sürekli sevdiği kişiyi görmek istemesini ve ona karşı karşı konulmaz bir istek duymasını sağlıyor.</p>
<p data-start="979" data-end="1348"><strong data-start="979" data-end="1021">Bağımlılık ve Aşk Arasındaki Benzerlik</strong><br data-start="1021" data-end="1024">Araştırmalar, aşkı bazen “doğal bir bağımlılık” olarak tanımlıyor. Aşkın beyin üzerindeki etkileri, bağımlılık yapıcı maddelerin etkileriyle benzerlik gösteriyor. Çayır fareleri üzerindeki deneyler de bu bulguyu destekliyor. Ayrıca, bazı insanlar, sevdiklerini tıpkı bir bağımlılığın kriz dönemindeki gibi arzulayabiliyor.</p>
<p data-start="1350" data-end="1688"><strong data-start="1350" data-end="1388">Aşkın Olumsuz Yargıları Ertelemesi</strong><br data-start="1388" data-end="1391">"Aşkın gözü kördür" ifadesini destekleyen bir diğer bulgu ise, âşık olan kişilerin, sevdiklerinin olumsuz özelliklerini görmezden gelmesi. Albert Einstein Tıp Koleji'nde yapılan bir araştırma, âşıkların, ilişkilerinin başlarında sevdikleriyle ilgili olumsuz yargılardan kaçındığını ortaya koydu.</p>
<p data-start="1690" data-end="1990"><strong data-start="1690" data-end="1719">Aşk ve Duygusal Bağ Kurma</strong><br data-start="1719" data-end="1722">Aşkın evrimsel açıdan önemli bir işlevi olduğu düşünülüyor. Dr. Fisher, romantik aşkın, DNA'nın nesillere aktarılmasına olan temel üreme dürtüsüyle bağlantılı olduğunu belirtiyor. Bu, aşkın, insanların türlerinin devamlılığı için önemli bir araç olduğunu gösteriyor.</p><br><p><b>CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Güçlü Kaslar İçin Ne Kadar Proteine İhtiyacınız Var?</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/guclu-kaslar-icin-ne-kadar-proteine-ihtiyaciniz-var</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/guclu-kaslar-icin-ne-kadar-proteine-ihtiyaciniz-var</guid>
<description><![CDATA[ Vücudun güçlenmesi için gereken protein miktarı kişiden kişiye değişiyor. Düzenli egzersiz yapanlar için önerilen protein miktarı nedir ve en iyi nasıl alınır? İşte uzmanların görüşleri. ]]></description>
<enclosure url="https://pursaklargundem.com.tr/uploads/images/202502/image_870x580_67aeece3523e5.jpg" length="46984" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 14 Feb 2025 10:19:47 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Güçlü kaslar için ne kadar protein yeterli olur, protein tozları ne kadar güvenlidir, protein alımında aşırıya kaçmanın riskleri nelerdir, yüksek protein tüketimi kas yapımını nasıl etkiler</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Güçlenmek ve kas yapmak isteyen birçok kişi, yüksek protein alımına yönlendirilir. Çiğ yumurtadan protein tozlarına kadar farklı protein kaynakları bulunmakta. Ancak, gerçekten ne kadar proteine ihtiyaç var ve bu proteini en verimli şekilde nasıl alabiliriz?</p>
<p></p>
<p data-start="548" data-end="1064"><strong data-start="548" data-end="582">Kas Yapımı ve Protein İhtiyacı</strong><br data-start="582" data-end="585">Londra’daki Pure Sports Medicine'de Spor Diyetisyeni olarak görev yapan Linea Patel, proteinlerin insan vücudunda birçok önemli rol oynadığını belirtiyor. Sindirim sırasında, yiyeceklerdeki proteinler amino asitlere ayrılarak vücudun ihtiyacı olan proteini oluşturuyor. Bu proteinler, kaslardan, hemoglobine kadar pek çok fonksiyonu yerine getiriyor. Ancak, herkesin gereksinimi farklıdır. Yaş, vücut yapısı ve yaşam tarzı, protein ihtiyacını etkileyen önemli faktörler arasında.</p>
<p data-start="1066" data-end="1376">Patel, "Birleşik Krallık'ta hükümetin önerdiği standart, hareketsiz yetişkinlerin her kilogram vücut ağırlığı başına 0,8 gram protein alması gerektiğidir," diyor. Yani, 70 kilogram ağırlığında bir kişinin günde 56 gram protein alması yeterlidir. Çoğu kişi, normal diyetleriyle bu miktardan daha fazlasını alır.</p>
<p data-start="1378" data-end="1850"><strong data-start="1378" data-end="1420">Aktif Yaşam ve Yüksek Protein İhtiyacı</strong><br data-start="1420" data-end="1423">Daha aktif olan bireyler için protein gereksinimi, kilogram başına 1 gramdan fazla olabilir. Örneğin, sporcular, güç sporları yapanlar ve vücut geliştiriciler için günlük protein ihtiyacı kilogram başına 1,6 ila 2,2 gram arasında değişir. Patel, "Fakat, çoğu kişi protein ihtiyacını diyetlerinden karşılayabilir," diyor. Özellikle vejetaryenler ve veganlar, proteinlerini fasulye, mercimek, soya ve kuruyemişlerden alabilirler.</p>
<p data-start="1852" data-end="2342"><strong data-start="1852" data-end="1891">Protein Tozlarının Yeri ve Riskleri</strong><br data-start="1891" data-end="1894">Protein tozları, yoğun yaşam tarzına sahip kişiler için pratik bir çözüm sunar, ancak bazı protein tozları, etiketlerinde belirtilenden daha fazla veya az protein içerebilir. Hindistan ve ABD'deki araştırmalar, bazı protein tozlarında ağır metaller ve toksik maddeler bulunduğunu göstermektedir. Bu nedenle, protein tozu alırken dikkatli olmak önemlidir. Ayrıca, protein tozlarının aşırı kullanımı, böbrekler üzerinde olumsuz etkilere yol açabilir.</p>
<p data-start="2344" data-end="2751"><strong data-start="2344" data-end="2391">Protein Alımında Dikkat Edilmesi Gerekenler</strong><br data-start="2391" data-end="2394">Diyetinize protein eklerken, her öğünde yeterli miktarda protein almak önemlidir. Patel, "Her öğünde en az 20-30 gram protein tüketmeyi hedeflemelisiniz," diyor. Örneğin, iki yumurta veya bir parça tavuk göğsü ile 20-30 gram protein alabilirsiniz. Protein tozu almayı tercih ediyorsanız, kaliteli ürünleri seçmeli ve içeriklerini dikkatlice incelemelisiniz.</p>
<p data-start="2753" data-end="3076"><strong data-start="2753" data-end="2792">Aşırı Protein Tüketiminin Zararları</strong><br data-start="2792" data-end="2795">Günümüzde protein tozları ve protein açısından zengin besinler kolayca ulaşılabilir. Ancak aşırı protein tüketimi, böbreklere zarar verebilir ve sindirim sorunlarına yol açabilir. Uzmanlar, günlük 80 gramdan fazla protein tozu alımının çoğu insan için gereksiz olduğunu belirtiyor.</p>
<p data-start="3078" data-end="3282"><strong data-start="3078" data-end="3090"></strong></p><br><p><b>CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Adıyaman Milletvekili Resul Kurt&amp;apos;a Yeni Görev: Meclis Araştırma Komisyonu Üyesi</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/adiyaman-milletvekili-resul-kurta-yeni-goerev-meclis-arastirma-komisyonu-uyesi</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/adiyaman-milletvekili-resul-kurta-yeni-goerev-meclis-arastirma-komisyonu-uyesi</guid>
<description><![CDATA[ TBMM Genel Kurulu, Bolu Kartalkaya’daki yangın faciası sonrası tüm boyutlarıyla araştırma yapılması için kurduğu komisyona, Adıyaman Milletvekili Resul Kurt’u üye olarak seçti. Komisyon, yangının nedenlerini araştırarak alınması gereken önlemleri belirleyecek. ]]></description>
<enclosure url="https://pursaklargundem.com.tr/uploads/images/202502/image_870x580_67aeece3b7639.jpg" length="58021" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 14 Feb 2025 10:19:47 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Resul Kurt’un yeni görevi nedir, Komisyonun amacı nedir, Komisyon üyeleri kimlerden oluşuyor, Komisyonun çalışmaları ne kadar sürecek</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><br data-start="392" data-end="395">Adıyaman Milletvekili Doç. Dr. Resul Kurt, TBMM Genel Kurulu tarafından Bolu Kartalkaya Mevkii'nde meydana gelen yangın faciasının tüm boyutlarını araştırmak amacıyla kurulan Meclis Araştırması Komisyonu'na üye olarak seçildi. Komisyonun, yangının çıkış nedenlerinden acil müdahale süreçlerine kadar birçok başlığı ele alarak kapsamlı bir araştırma yapması bekleniyor.<br data-start="763" data-end="766">Bu araştırma komisyonu, olayın tarafsız ve detaylı bir şekilde incelenmesine katkı sağlayacak önemli bir çalışmanın parçası olacak. Resul Kurt, yangın faciasının nedenlerini açığa çıkarmak ve gelecekte benzer olayların yaşanmaması için alınması gereken tedbirlerin belirlenmesine katkı sağlayacak.<br data-start="1063" data-end="1066">Komisyonun üyeleri, farklı siyasi partilerden gelen deneyimli milletvekillerinden oluşuyor. Çalışmalar, üç ay süresince devam edecek ve sonunda bir rapor hazırlayarak kamuoyuna sunulacak. Bu rapor, hem yangınla ilgili yaşanan olayları hem de alınması gereken önlemleri içerecek.<br data-start="1344" data-end="1347">Komisyon, ayrıca gerektiğinde Ankara dışında da çalışmalar yaparak ilgili tüm kurum ve kuruluşların sorumluluklarını araştıracak.</p>
<p></p>
<p data-start="1478" data-end="1628"><strong data-start="1478" data-end="1490"></strong></p><br><p><b>CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Krup hastalığına dikkat! Tedavi edilmezse solunum sorunlarına yol açabilir</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/krup-hastaligina-dikkat-tedavi-edilmezse-solunum-sorunlarina-yol-acabilir</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/krup-hastaligina-dikkat-tedavi-edilmezse-solunum-sorunlarina-yol-acabilir</guid>
<description><![CDATA[ Kış aylarında daha yaygın görülen krup hastalığı, özellikle 2 yaş civarındaki erkek çocuklarını tehdit ediyor. Uzm. Dr. Taş, tedavi edilmediğinde hayati risk taşıyan hastalıkla ilgili önemli uyarılarda bulundu ve belirtilerle ilgili bilgilendirmede bulundu. ]]></description>
<enclosure url="https://pursaklargundem.com.tr/uploads/images/202502/image_870x580_67ade9ea49447.jpg" length="46915" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 13 Feb 2025 15:51:53 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Krup hastalığının belirtileri nelerdir, hangi yaş grubundaki çocuklar krup riskine daha yatkındır, tedavi edilmezse krup hayati tehlike oluşturabilir mi, krup hastalığı nasıl bulaşır</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p></p>
<p data-start="392" data-end="438"><strong data-start="392" data-end="436">Krup hastalığı nedir ve kimleri etkiler?</strong></p>
<p data-start="440" data-end="870">Krup, özellikle küçük çocukları etkileyen bir solunum yolu hastalığıdır. Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Taşkın Taş, hastalığın genellikle sonbahar ve kış aylarında arttığını belirtti. Soğuk havaların virüslerin yayılmasını kolaylaştırdığına dikkat çeken Dr. Taş, özellikle 6 ay ile 5 yaş arasındaki çocuklarda daha sık görüldüğünü söyledi. Erkek çocuklarında ise, 2 yaş civarında daha fazla rastlanmaktadır.</p>
<p data-start="872" data-end="908"><strong data-start="872" data-end="906">Krupun nedeni ve bulaşma şekli</strong></p>
<p data-start="910" data-end="1393">Krup hastalığı, boğaz ve gırtlak bölgesindeki şişlik nedeniyle ortaya çıkar. Bu şişlik, çocuğun nefes almasını zorlaştırabilir ve karakteristik bir öksürük sesiyle kendini belli eder. En yaygın sebep parainfluenza virüsleri olmakla birlikte, grip, adenovirüs, RSV gibi diğer virüsler de krupa yol açabilir. Ayrıca, bakteriyel enfeksiyonlar, alerjiler ve solunum yoluna yabancı cisimlerin kaçması da hastalığın nedenleri arasında yer alır. Krup, öksürük ve hapşırık yoluyla bulaşır.</p>
<p data-start="1395" data-end="1435"><strong data-start="1395" data-end="1433">Solunum problemleri ve hayati risk</strong></p>
<p data-start="1437" data-end="1719">Tedavi edilmediğinde, şiddetli vakalarda hava yollarındaki şişlik hızla artabilir ve oksijen alımı tehlikeye girebilir. Dr. Taş, nadiren tedavi edilmeyen krup vakalarının hayati tehdit oluşturabileceğine dikkat çekti. Bu nedenle, tedavi sürecine erken başlanması büyük önem taşır.</p>
<p data-start="1721" data-end="1753"><strong data-start="1721" data-end="1751">Krup belirtileri nelerdir?</strong></p>
<p data-start="1755" data-end="2073">Krup hastalığının belirtileri arasında derin, keskin bir öksürük, gırtlakta şişme nedeniyle ses değişikliği ve nefes alırken duyulan ıslık benzeri bir ses (stridor) bulunmaktadır. Şiddetli vakalarda nefes almak zorlaşabilir ve göğüs kafesinin hareketi artabilir. Ayrıca, hafif veya orta dereceli ateş de görülebilir.</p>
<p data-start="2075" data-end="2116"><strong data-start="2075" data-end="2114">Doktora başvuru gerektiren durumlar</strong></p>
<p data-start="2118" data-end="2283">Krup belirtileri genellikle hafif olsa da bazı durumlarda acil müdahale gerekebilir. Dr. Taş, aşağıdaki durumlarda hemen doktora başvurulması gerektiğini belirtti:</p>
<ul data-start="2285" data-end="2549">
<li data-start="2285" data-end="2339">Çocuğun nefes alması belirgin şekilde zorlaşıyorsa</li>
<li data-start="2340" data-end="2390">Dudaklarda veya ciltte morarma fark ediliyorsa</li>
<li data-start="2391" data-end="2452">Öksürük veya hırıltı dinlenme halinde bile devam ediyorsa</li>
<li data-start="2453" data-end="2501">Çocuk aşırı halsiz veya huzursuz görünüyorsa</li>
<li data-start="2502" data-end="2549">Yutma güçlüğü veya salya akıntısı artıyorsa</li>
</ul>
<p data-start="2551" data-end="2576"><strong data-start="2551" data-end="2574">Korunma ve önlemler</strong></p>
<p data-start="2578" data-end="2760">Krup hastalığı bulaşıcıdır, bu yüzden hijyen kurallarına dikkat edilmesi önemlidir. El yıkama, hasta kişilerle teması sınırlama gibi basit önlemler, enfeksiyon riskini azaltabilir.</p>
<p data-start="2762" data-end="2963"><strong data-start="2762" data-end="2774"></strong></p><br><p><b>CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Sık Baş Ağrısı Yaşıyorsanız Dikkat: 6 Ciddi Hastalığın Habercisi Olabilir</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/sik-bas-agrisi-yasiyorsaniz-dikkat-6-ciddi-hastaligin-habercisi-olabilir</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/sik-bas-agrisi-yasiyorsaniz-dikkat-6-ciddi-hastaligin-habercisi-olabilir</guid>
<description><![CDATA[ Baş ağrısı basit bir sorun gibi görünse de bazı durumlarda ciddi hastalıkların belirtisi olabilir. Beyin anevrizması, migren, hipertansiyon, menenjit ve hatta beyin tümörleri gibi sağlık sorunları, sürekli veya ani gelişen baş ağrılarıyla kendini gösterebilir. Uzmanlar, belirli semptomlarla birlikte görülen baş ağrılarının ihmal edilmemesi gerektiğini belirtiyor. ]]></description>
<enclosure url="https://pursaklargundem.com.tr/uploads/images/202502/image_870x580_67adc0e70b1fd.jpg" length="46919" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 13 Feb 2025 15:14:04 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Baş ağrısı hangi ciddi hastalıkların belirtisi olabilir, beyin anevrizması baş ağrısına nasıl neden olur, hipertansiyon baş ağrısını nasıl etkiler, migren ve beyin tümörü nasıl ayırt edilir</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p></p>
<p data-start="499" data-end="824">Baş ağrısının birçok farklı nedeni olabilir, ancak bazı durumlarda ciddi sağlık sorunlarının habercisi olarak ortaya çıkabilir. Uzmanlar, sık ve şiddetli baş ağrısı yaşayan bireylerin altta yatan sağlık problemlerine karşı dikkatli olması gerektiğini belirtiyor. İşte baş ağrısının altında yatabilecek 6 ciddi sağlık riski:</p>
<p data-start="826" data-end="1113"><strong data-start="826" data-end="847">Beyin Anevrizması</strong><br data-start="847" data-end="850">Beyin damarlarında baloncuk şeklinde şişmelerin oluşmasıyla meydana gelen anevrizmalar, yırtıldığında hayati tehlike yaratabilir. Ani ve şiddetli bir baş ağrısı, bilinç kaybı veya mide bulantısı gibi belirtilerle ortaya çıkarsa, acil tıbbi müdahale gerekebilir.</p>
<p data-start="1115" data-end="1346"><strong data-start="1115" data-end="1148">Migren ve Kronik Baş Ağrıları</strong><br data-start="1148" data-end="1151">Migren, şiddetli zonklayıcı baş ağrısına, ışık ve sese hassasiyete ve mide bulantısına neden olabilir. Bazı kişilerde bu durum kronikleşerek günlük yaşam kalitesini ciddi şekilde etkileyebilir.</p>
<p data-start="1348" data-end="1579"><strong data-start="1348" data-end="1364">Beyin Tümörü</strong><br data-start="1364" data-end="1367">Eğer baş ağrıları sabahları daha kötüleşiyorsa ve beraberinde kusma, bulanık görme, kişilik değişiklikleri veya konuşma bozuklukları gibi belirtiler de varsa, beyin tümörü ihtimali göz önünde bulundurulmalıdır.</p>
<p data-start="1581" data-end="1791"><strong data-start="1581" data-end="1616">Hipertansiyon (Yüksek Tansiyon)</strong><br data-start="1616" data-end="1619">Kontrolsüz yüksek tansiyon, özellikle ense bölgesinde yoğunlaşan baş ağrısına neden olabilir. Hipertansiyonun tedavi edilmemesi, felç veya kalp krizi riskini artırabilir.</p>
<p data-start="1793" data-end="2097"><strong data-start="1793" data-end="1824">Menenjit veya Enfeksiyonlar</strong><br data-start="1824" data-end="1827">Menenjit, beyin ve omuriliği saran zarların iltihaplanması sonucu ortaya çıkan ciddi bir hastalıktır. Şiddetli baş ağrısı, ateş, boyun sertliği ve bilinç bulanıklığı gibi belirtilerle kendini gösterebilir. Bu tür belirtiler görüldüğünde derhal doktora başvurulmalıdır.</p>
<p data-start="2099" data-end="2349"><strong data-start="2099" data-end="2114">İnme (Felç)</strong><br data-start="2114" data-end="2117">Aniden gelişen baş ağrısı, konuşma bozukluğu, görme kaybı, kol veya bacakta uyuşma gibi belirtilerle birlikte ortaya çıkıyorsa, felç ihtimali değerlendirilmelidir. Erken müdahale, felcin etkilerini azaltmada kritik öneme sahiptir.</p>
<p data-start="2351" data-end="2598">Baş ağrısı basit bir rahatsızlık gibi algılansa da, bazı durumlarda ciddi sağlık sorunlarının sinyali olabilir. Özellikle şiddetli, sürekli ve diğer sağlık sorunlarıyla birlikte görülen baş ağrıları ciddiye alınmalı ve bir uzmana danışılmalıdır.</p>
<p data-start="2600" data-end="2808"><strong data-start="2600" data-end="2612"></strong></p><br><p><b>CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kanserde Erken Tanı ve Hedefe Yönelik Tedaviler Umut Veriyor</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/kanserde-erken-tani-ve-hedefe-yoenelik-tedaviler-umut-veriyor</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/kanserde-erken-tani-ve-hedefe-yoenelik-tedaviler-umut-veriyor</guid>
<description><![CDATA[ Dünya genelinde kanser vakaları her yıl artış gösterirken, uzmanlar erken teşhis ve hedefe yönelik tedavilerin sağ kalım oranlarını artırdığını vurguluyor. 2025 yılı kanser istatistikleri, ABD&#039;de 2 milyondan fazla yeni vaka beklendiğini ortaya koyarken, tarama programlarının yaygınlaştırılması gerektiği belirtiliyor. ]]></description>
<enclosure url="https://pursaklargundem.com.tr/uploads/images/202502/image_870x580_67add277728c8.jpg" length="46194" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 13 Feb 2025 15:13:55 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Kanser vakaları dünya genelinde ne kadar arttı, erken teşhis neden önemli, akciğer kanseri en çok hangi grupları etkiliyor, kanser tarama programları hangi ülkelerde uygulanıyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p data-start="439" data-end="845"><strong data-start="439" data-end="472">Erken teşhis hayat kurtarıyor</strong><br data-start="472" data-end="475">Kanser, dünya genelinde milyonlarca insanı etkileyen ciddi bir sağlık sorunu olmaya devam ediyor. Uzmanlar, erken tanının bu hastalıkla mücadelede en önemli silahlardan biri olduğunu belirtiyor. Hedefe yönelik tedaviler ve immunoterapiler sayesinde sağ kalım oranlarının arttığı ifade edilirken, Dünya Kanser Günü kapsamında farkındalık çalışmalarına dikkat çekiliyor.</p>
<p data-start="847" data-end="1288"><strong data-start="847" data-end="882">Kanser vakaları her yıl artıyor</strong><br data-start="882" data-end="885">Dünya Sağlık Örgütü'nün (DSÖ) verilerine göre, her yıl 12 milyon yeni kanser vakası tespit ediliyor ve 7 milyon kişi bu hastalık nedeniyle hayatını kaybediyor. Kanser Araştırma Ajansı'nın (IARC) raporuna göre, 2050 yılına kadar bu sayının 35 milyona çıkacağı öngörülüyor. Türkiye’de ise yıllık 240 bin yeni kanser vakası tespit edilirken, her yıl bu rakama 20 milyon yeni vakanın eklenmesi bekleniyor.</p>
<p data-start="1290" data-end="1755"><strong data-start="1290" data-end="1330">Akciğer kanseri ölümlerde ilk sırada</strong><br data-start="1330" data-end="1333">Solunum Derneği TÜSAD Akciğer Kanseri Çalışma Grubu’ndan Doç. Dr. Pınar Akın Kabalak, kanserin dünya genelinde dolaşım sistemi hastalıklarından sonra ikinci ölüm sebebi olduğunu belirtti. Akciğer kanseri, kanser kaynaklı ölümler arasında ilk sırada yer alırken, 2025 yılı tahminlerine göre ABD’de 2 milyon 041 bin 910 yeni vaka tespit edilmesi ve 618 bin 120 kişinin bu hastalık nedeniyle hayatını kaybetmesi bekleniyor.</p>
<p data-start="1757" data-end="2119"><strong data-start="1757" data-end="1795">Kadınlarda kanser oranları artıyor</strong><br data-start="1795" data-end="1798">Son araştırmalar, genel kanser insidansının erkeklerde azalırken, kadınlarda arttığını ortaya koyuyor. 50-64 yaş arası kadınlarda kanser oranlarının erkekleri geçtiğini belirten Doç. Dr. Kabalak, 2021 itibarıyla 65 yaş altındaki kadınlarda akciğer kanseri görülme sıklığının erkeklerden daha yüksek olduğunu ifade etti.</p>
<p data-start="2121" data-end="2538"><strong data-start="2121" data-end="2157">Tarama programları yaygınlaşmalı</strong><br data-start="2157" data-end="2160">Kanser tarama programları, erken teşhis sayesinde ölüm oranlarını önemli ölçüde azaltabiliyor. Kanada, Japonya, Güney Kore ve ABD gibi ülkeler akciğer kanseri tarama programlarını aktif olarak uygularken, İngiltere, Almanya ve Avustralya’da bu programların resmileştirilmesi süreci devam ediyor. Türkiye'de ise henüz resmileşmiş bir akciğer kanseri tarama programı bulunmuyor.</p>
<p data-start="2540" data-end="2948"><strong data-start="2540" data-end="2568">Tedaviler umut vadediyor</strong><br data-start="2568" data-end="2571">Doç. Dr. Kabalak, kanserde hedefe yönelik tedavilerin ve immunoterapinin her evrede sağ kalım oranlarını artırdığını vurgulayarak, hasta merkezli bir yaklaşımın önemine dikkat çekti. Kanserin sadece bir teşhis değil, bireysel bir yolculuk olduğunu belirten Kabalak, multidisipliner yaklaşımla hastaların ihtiyaçlarına duyarlı bir sağlık hizmeti sunulması gerektiğini söyledi.</p><br><p><b>CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Bağışıklığı güçlendirmek için hangi besinler tüketilmeli? Uzmandan kritik uyarılar</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/bagisikligi-guclendirmek-icin-hangi-besinler-tuketilmeli-uzmandan-kritik-uyarilar</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/bagisikligi-guclendirmek-icin-hangi-besinler-tuketilmeli-uzmandan-kritik-uyarilar</guid>
<description><![CDATA[ Soğuk havalarda artan hastalıklara karşı bağışıklık sistemini korumak için hangi besinler tüketilmeli? Beslenme ve Diyet Uzmanı İrem Aksoy, bağışıklığı güçlendiren gıdaları açıkladı. C vitamini zengini meyvelerden antioksidan içeren sebzelere, zencefil ve zerdeçaldan su tüketimine kadar dikkat edilmesi gereken noktaları sıraladı. ]]></description>
<enclosure url="https://pursaklargundem.com.tr/uploads/images/202502/image_870x580_67add277d5e4e.jpg" length="81934" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 13 Feb 2025 15:13:55 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Bağışıklığı güçlendirmek için hangi besinler tüketilmeli, C vitamini hangi besinlerde bulunur, kış aylarında su tüketimi neden önemli, kış depresyonuna iyi gelen besinler nelerdir</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p data-start="474" data-end="786">Kış aylarında soğuk algınlığı ve grip gibi hastalıkların artması, bağışıklık sistemini güçlendirmeye yönelik beslenme önerilerini gündeme getirdi. Beslenme ve Diyet Uzmanı Diyetisyen İrem Aksoy, mevsime uygun ve dengeli beslenmenin hastalıklardan korunmada önemli olduğunu belirterek kritik uyarılarda bulundu.</p>
<p data-start="788" data-end="825"><strong data-start="788" data-end="823">C vitamini içeren besinler şart</strong></p>
<p data-start="827" data-end="978">Bağışıklık sisteminin desteklenmesi için C vitamini açısından zengin besinlerin tüketilmesi gerektiğini vurgulayan Dyt. Aksoy, şu ifadeleri kullandı:</p>
<p data-start="980" data-end="1244"><em data-start="980" data-end="1242">"Portakal, mandalina, greyfurt, limon gibi narenciyeler, kivi, kuşburnu çayı, renkli biberler ve maydanoz gibi besinler, bağışıklık sisteminin güçlenmesine yardımcı olur. C vitamini, soğuk algınlığı ve grip gibi hastalıklardan korunmada etkili bir bileşendir."</em></p>
<p data-start="1246" data-end="1296"><strong data-start="1246" data-end="1294">Antioksidan içeren sebze ve meyvelere dikkat</strong></p>
<p data-start="1298" data-end="1445">Bağışıklık savunmasını destekleyen bir diğer önemli faktörün antioksidan kaynağı besinler olduğunu belirten Dyt. Aksoy, şu açıklamalarda bulundu:</p>
<p data-start="1447" data-end="1737"><em data-start="1447" data-end="1735">"Renkli sebze ve meyveler hem bağışıklık sistemini destekler hem de vücudun enerji seviyesini artırır. Aynı zamanda yoğurt ve kefir gibi probiyotikler de bağışıklık sistemine katkı sağlar. Günlük beslenme düzenine bu tür besinleri eklemek, hastalıklara karşı koruyucu bir etki yaratır."</em></p>
<p data-start="1739" data-end="1772"><strong data-start="1739" data-end="1770">Su tüketimini ihmal etmeyin</strong></p>
<p data-start="1774" data-end="1942">Soğuk havalarda terleme azaldığı için su içme isteği de düşebiliyor. Ancak vücudun sıvı dengesinin korunması gerektiğini vurgulayan Dyt. Aksoy, şu önerilerde bulundu:</p>
<p data-start="1944" data-end="2350"><em data-start="1944" data-end="2348">"Kış aylarında hava sıcaklığının düşmesine bağlı olarak su tüketimi azalabilir, ancak vücudun sıvı ihtiyacı her mevsim devam eder. Günde 2-2,5 litre su içmek, metabolizmanın düzgün çalışmasını destekler ve toksinlerin atılmasını sağlar. Su içmekte zorlananlar, hastalıkları önleyici bitki çaylarını da tercih edebilir. Ancak kronik hastalıkları olanların, bitki çayı seçiminde dikkatli olması gerekir."</em></p>
<p data-start="2352" data-end="2399"><strong data-start="2352" data-end="2397">Şekerli ve işlenmiş gıdalardan uzak durun</strong></p>
<p data-start="2401" data-end="2582">Kışın hareketsizlik ve yüksek kalorili yiyeceklere yönelme eğilimi nedeniyle kilo artışının sık görüldüğünü belirten Dyt. Aksoy, sağlıklı beslenme konusunda şu uyarılarda bulundu:</p>
<p data-start="2584" data-end="2846"><em data-start="2584" data-end="2844">"Enerji yoğunluğu yüksek, işlenmiş ve paketli gıdalardan uzak durmak, bağışıklık sistemi ve kilo kontrolü açısından önemlidir. Bunun yerine tam tahıllı ürünler, ceviz, fındık, badem, avokado gibi sağlıklı yağlar, süt ürünleri ve sebzeler tercih edilmelidir."</em></p>
<p data-start="2848" data-end="2886"><strong data-start="2848" data-end="2884">Zencefil ve zerdeçalın faydaları</strong></p>
<p data-start="2888" data-end="3241">Bağışıklık sistemini destekleyen en önemli besinlerden biri de antiinflamatuar etkileriyle bilinen zerdeçal ve zencefil. Dyt. Aksoy, bu iki baharatın sofralardan eksik edilmemesi gerektiğini belirterek, <em data-start="3091" data-end="3233">"Yiyecek ve içeceklerinize zencefil ve zerdeçal eklemeyi ihmal etmeyin. Bu besinler, inflamasyonu azaltarak bağışıklık sistemini destekler."</em> dedi.</p>
<p data-start="3243" data-end="3283"><strong data-start="3243" data-end="3281">Kış depresyonuna karşı muz tüketin</strong></p>
<p data-start="3285" data-end="3447">Kış aylarında ruh halini olumlu yönde etkileyecek besinlerin de tüketilmesi gerektiğini belirten Dyt. Aksoy, serotonin seviyesini artıran gıdalara dikkat çekti.</p>
<p data-start="3449" data-end="3729"><em data-start="3449" data-end="3705">"Mutluluk hormonu olarak bilinen serotonini artırmak için muz, ananas, ceviz, fındık, badem, peynir, yumurta, et ve balık gibi besinler tüketilmelidir. Güneş ışığından olabildiğince faydalanmak ve düzenli egzersiz yapmak da zihinsel sağlığa destek olur."</em> ifadelerini kullandı.</p><br><p><b>CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>63 Yaşında Ama 33’lükler Gibi! Ünlü CEO’nun Zindelik Sırları Gündem Oldu</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/63-yasinda-ama-33lukler-gibi-unlu-ceonun-zindelik-sirlari-gundem-oldu</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/63-yasinda-ama-33lukler-gibi-unlu-ceonun-zindelik-sirlari-gundem-oldu</guid>
<description><![CDATA[ ABD merkezli Life Time Fitness’ın CEO’su Bahram Akradi, 63 yaşında olmasına rağmen yarı yaşındaki kişilerle yarışabildiğini söylüyor. Günde 45-50 takviye aldığını belirten Akradi, özel kliniklerde uygulanan &quot;kesinlik tıbbı&quot; yöntemini yıllardır benimsediğini ifade etti. Ancak uzmanlar, bu kadar fazla takviye kullanımına temkinli yaklaşıyor. ]]></description>
<enclosure url="https://pursaklargundem.com.tr/uploads/images/202502/image_870x580_67adde2e2e605.jpg" length="123503" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 13 Feb 2025 15:13:55 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Bahram Akradi hangi sağlık yöntemini benimsiyor, CEO’nun günlük takviye rutini nedir, kesinlik tıbbı nedir, uzmanlar takviyeler konusunda ne düşünüyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p></p>
<p data-start="474" data-end="847">ABD merkezli sağlık ve spor kulüpleri zinciri Life Time Fitness’ın CEO’su Bahram Akradi, 63 yaşında olmasına rağmen 30'lu yaşlardaki insanlarla fiziksel olarak yarışabilecek durumda olduğunu iddia etti. Akradi, geçtiğimiz günlerde Business Insider’a verdiği röportajda, sağlığını ve zindeliğini korumasının sırrının kişiselleştirilmiş besin takviyeleri olduğunu belirtti.</p>
<p data-start="849" data-end="889"><strong data-start="849" data-end="887">‘Her Sabah 45-50 Takviye Alıyorum’</strong></p>
<p data-start="891" data-end="1155">Akradi, çevresindeki birçok kişinin ona sürekli olarak kullandığı takviyeleri sorduğunu belirterek, ‘Bana "Ne takviye alıyorsun?" diye soruyorlar. Ben de "Bana özel hazırlanmış takviyeler alıyorum, sizin bunları almanıza gerek yok" diyorum’ ifadelerini kullandı.</p>
<p data-start="1157" data-end="1456">Ünlü iş insanı, sabahları yaklaşık 45-50 adet takviye aldığını, bunların her birinin faydasının tam olarak bilinmese de genel sağlığını desteklediğini düşündüğünü söyledi. ‘Bu uygulamaya 15 yıldır devam ediyorum. Dört ayda bir kan testi yaptırarak takviyelerimi düzenli olarak güncelliyorum’ dedi.</p>
<p data-start="1458" data-end="1489"><strong data-start="1458" data-end="1487">Tıp Dünyası İkiye Bölündü</strong></p>
<p data-start="1491" data-end="1722">Akradi’nin uyguladığı bu yöntem, dünyada giderek daha popüler hale gelen "kesinlik tıbbı" kavramıyla örtüşüyor. Bu yöntemde hastalar önce testlerden geçiriliyor, ardından kişisel sağlık verilerine göre tedavi planı oluşturuluyor.</p>
<p data-start="1724" data-end="2225">Ancak bu kadar sık kan testi yaptırmak ve yüksek dozda takviye almak konusunda doktorlar ikiye bölünmüş durumda. Uzmanlar, dört ayda bir kan testi yaptırmanın hem maliyetli hem de gereksiz olabileceğini belirtiyor. Tanınmış akademisyen Andrea Maier, Business Insider’a yaptığı açıklamada, ‘Uzun ömür takviyeleri konusunda az çoğu zaman daha iyidir. Kendi kliniğimizde insanlara gereksiz takviyeleri bıraktırıyoruz. Öncelikle kişinin neye ihtiyacı olduğunu belirlemek gerekiyor’ ifadelerini kullandı.</p>
<p data-start="2227" data-end="2459">Akradi ise bu yöntemin kendisi için bir tür "mevsim temizliği" olduğunu savunarak, ‘Kan testlerimin sonuçlarına göre takviyelerimde ayarlamalar yapıyorum. Eğer bütçeniz uygunsa, aldığınız takviyeleri kişiselleştirin’ diye konuştu.</p>
<p data-start="2461" data-end="2630"><strong data-start="2461" data-end="2473"></strong></p><br><p><b>CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Grip vakalarındaki artış endişe veriyor: İşitme kaybı ve yüz felci vakaları dikkat çekiyor</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/grip-vakalarindaki-artis-endise-veriyor-isitme-kaybi-ve-yuz-felci-vakalari-dikkat-cekiyor</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/grip-vakalarindaki-artis-endise-veriyor-isitme-kaybi-ve-yuz-felci-vakalari-dikkat-cekiyor</guid>
<description><![CDATA[ Bu yıl grip vakaları alışılmışın dışında uzun sürerken, bazı hastalarda işitme kaybı ve yüz felci gibi ciddi komplikasyonlar gözlemleniyor. Uzmanlar, erken teşhisin önemine dikkat çekerken, tedaviye geç başlanmasının hastalığın seyrini olumsuz etkileyebileceğini vurguluyor. ]]></description>
<enclosure url="https://pursaklargundem.com.tr/uploads/images/202502/image_870x580_67adde2e91c61.jpg" length="51808" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 13 Feb 2025 15:13:55 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Grip neden bu yıl daha uzun sürüyor, grip işitme kaybına yol açabilir mi, grip virüsü yüz felcine neden olabilir mi, gripten korunma yöntemleri nelerdir</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p></p>
<p data-start="425" data-end="714">Kış aylarında grip salgını, toplumun büyük bir kesimini etkisi altına almış durumda. Yüksek ateş, şiddetli kas ağrıları ve geçmeyen öksürük gibi belirtilerle acil servislerde yoğunluk yaşanırken, uzmanlar hastalığın süresinin uzadığını ve farklı semptomların ortaya çıktığını belirtiyor.</p>
<p data-start="716" data-end="758"><strong data-start="716" data-end="756">‘Polikliniklerde yoğunluk yaşanıyor’</strong></p>
<p data-start="760" data-end="1163">Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Mustafa Bilazer, grip vakalarının her yıl Aralık ve Şubat aylarında arttığını belirterek, bu yıl da ‘Influenza A’ virüsünün yaygın olarak görüldüğünü söyledi. Bilazer, "Özellikle kalabalık ortamlarda korunmasız bulunulduğunda, influenzadan kaçınmak zorlaşıyor. Polikliniklerde geçen yıla kıyasla ekstra bir artış olmasa da ciddi bir yoğunluk mevcut" dedi.</p>
<p data-start="1165" data-end="1217"><strong data-start="1165" data-end="1215">Uzun süren öksürük komplikasyonlara yol açıyor</strong></p>
<p data-start="1219" data-end="1553">Bu yıl hastalarda en çok dikkat çeken belirtilerden biri, öksürüğün uzun süre geçmemesi. Op. Dr. Bilazer, "Hastaların tedaviye geç başlaması nedeniyle komplikasyonlar gelişebiliyor. Özellikle sinüzit, orta kulak enfeksiyonu ve zatürre gibi sorunlarla sık karşılaşıyoruz. Sigara kullanımı da iyileşme sürecini geciktirebiliyor" dedi.</p>
<p data-start="1555" data-end="1598"><strong data-start="1555" data-end="1596">İşitme kaybı yaşayan hastalar artıyor</strong></p>
<p data-start="1600" data-end="1975">Son dönemde grip sonrası orta kulak enfeksiyonuna bağlı işitme kaybı vakalarının arttığına dikkat çeken Bilazer, "Bu durum çocuklarda daha sık görülse de yetişkinlerde de ortaya çıkabiliyor. Bazı hastalarda iç kulak enfeksiyonu gelişerek yüzde 50’ye varan işitme kayıplarına yol açabiliyor. Erken teşhis ve tedavi ile kalıcı hasarın önüne geçilebilir" ifadelerini kullandı.</p>
<p data-start="1977" data-end="2025"><strong data-start="1977" data-end="2023">Grip virüsü yüz felcine neden olabilir mi?</strong></p>
<p data-start="2027" data-end="2342">Op. Dr. Mustafa Bilazer, bu yıl grip nedeniyle yüz felci vakası ile de karşılaştıklarını belirterek, "Enfeksiyonlar, sinirleri etkileyerek ödem oluşturabilir. Grip ve soğuk algınlığı sonrasında sinirleri etkileyen komplikasyonlar zaman zaman ortaya çıkabiliyor. Yüz felci de bu durumlardan biri" şeklinde konuştu.</p>
<p data-start="2344" data-end="2378"><strong data-start="2344" data-end="2376">Nasıl önlem almak gerekiyor?</strong></p>
<p data-start="2380" data-end="2714">Uzmanlar, gripten korunmanın en etkili yolunun maske kullanımı ve kalabalık ortamlardan kaçınmak olduğunu vurguluyor. Op. Dr. Bilazer, "Hasta insanlarla teması azaltmak, iyi beslenmek ve belirtiler başladığında hızla tedaviye başlamak önemli. Toplu taşıma gibi kalabalık alanlarda maske takmak büyük ölçüde koruyucu olacaktır" dedi.</p>
<p data-start="2716" data-end="2752"><strong data-start="2716" data-end="2750">Nisan ayına kadar devam edecek</strong></p>
<p data-start="2754" data-end="2901">Grip vakalarının havalar ısınana kadar süreceğini belirten Bilazer, "Nisan ayından itibaren vaka sayılarında belirgin bir düşüş bekliyoruz" dedi.</p>
<p data-start="2903" data-end="3074"><strong data-start="2903" data-end="2915"></strong></p><br><p><b>CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Elektronik sigara sanıldığı kadar masum değil: Sağlığa büyük tehdit</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/elektronik-sigara-sanildigi-kadar-masum-degil-sagliga-buyuk-tehdit</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/elektronik-sigara-sanildigi-kadar-masum-degil-sagliga-buyuk-tehdit</guid>
<description><![CDATA[ Elektronik sigaralar, sigarayı bırakmak için kullanılan bir alternatif olarak görülse de ciddi sağlık riskleri taşıyor. İçeriğinde bulunan kimyasallar, bağımlılık yapıcı etkiler ve akciğer hastalıklarıyla bağlantısı nedeniyle uzmanlar bu cihazların sanıldığı kadar güvenli olmadığını vurguluyor. ]]></description>
<enclosure url="https://pursaklargundem.com.tr/uploads/images/202502/image_870x580_67ada3923f741.jpg" length="41181" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 13 Feb 2025 11:43:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Elektronik sigaranın sağlık üzerindeki etkileri nelerdir, elektronik sigara bağımlılığa yol açar mı, gençler neden elektronik sigaraya yöneliyor, sigarayı bırakmak için sağlıklı alternatifler nelerdir</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p data-start="423" data-end="664">Sigara kullanımının zararları uzun süredir bilinmesine rağmen, birçok kişi elektronik sigaraların daha güvenli bir alternatif olduğunu düşünüyor. Ancak yapılan araştırmalar, bu cihazların da ciddi sağlık riskleri barındırdığını gösteriyor.</p>
<p data-start="666" data-end="702"><strong data-start="666" data-end="700">Elektronik sigaranın zararları</strong></p>
<ul data-start="704" data-end="1424">
<li data-start="704" data-end="906"><strong data-start="706" data-end="728">Kimyasal maddeler:</strong> Elektronik sigara likitlerinde nikotin, propilen glikol, gliserin ve aroma vericiler bulunuyor. Solunduğunda zararlı olabilen bu kimyasalların bazıları kansere yol açabiliyor.</li>
<li data-start="907" data-end="1072"><strong data-start="909" data-end="928">Akciğer hasarı:</strong> Elektronik sigaralar, "EVALI" (E-sigara Kullanımıyla Bağlantılı Akciğer Hastalığı) gibi ciddi solunum rahatsızlıkları ile ilişkilendiriliyor.</li>
<li data-start="1073" data-end="1182"><strong data-start="1075" data-end="1090">Bağımlılık:</strong> Yüksek nikotin içeriği nedeniyle elektronik sigaralar ciddi bağımlılığa sebep olabiliyor.</li>
<li data-start="1183" data-end="1302"><strong data-start="1185" data-end="1205">Gençlere tehdit:</strong> Özellikle aromalı likitler, gençlerin ilgisini çekerek erken yaşta bağımlılığa yol açabiliyor.</li>
<li data-start="1303" data-end="1424"><strong data-start="1305" data-end="1328">Zehirli bileşikler:</strong> Kullanım sırasında formaldehit ve diğer zararlı bileşiklerin açığa çıkabildiği tespit edildi.</li>
</ul>
<p data-start="1426" data-end="1456"><strong data-start="1426" data-end="1454">Daha sağlıklı seçenekler</strong></p>
<p data-start="1458" data-end="1692">Uzmanlar, sigarayı bırakmak isteyenlerin profesyonel destek almasının daha sağlıklı bir yöntem olacağını belirtiyor. Nikotin replasman tedavisi ve davranış terapisi gibi yöntemler, sigara bağımlılığıyla mücadelede etkili olabiliyor.</p><br><p><b>CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Türkiye&amp;apos;de tüp bebek tedavisine erişim adaletsiz mi? Milyonlarca aile zorluklarla karşılaşıyor</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/turkiyede-tup-bebek-tedavisine-erisim-adaletsiz-mi-milyonlarca-aile-zorluklarla-karsilasiyor</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/turkiyede-tup-bebek-tedavisine-erisim-adaletsiz-mi-milyonlarca-aile-zorluklarla-karsilasiyor</guid>
<description><![CDATA[ Türkiye&#039;de tüp bebek tedavisi, özel hastanelerde yüksek maliyetleriyle dikkat çekerken, devlet destekleri sadece belirli koşullara sahip ailelere sunuluyor. Tüp bebek tedavisine erişim zorlukları ve değişen SGK politikaları, milyonlarca çiftin bu tedaviye ulaşmasını engelliyor. ]]></description>
<enclosure url="https://pursaklargundem.com.tr/uploads/images/202502/image_870x580_67ac9030690dc.jpg" length="45883" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 12 Feb 2025 15:21:02 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Türkiye&#039;de tüp bebek tedavisi ne kadar maliyetli, SGK tüp bebek tedavisi için ne kadar ödeme yapıyor, kaymakamlık desteği nasıl alınır, 40 yaş üstü kadınlar tüp bebek tedavisinden nasıl faydalanabilir</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><br data-start="425" data-end="428">Dünyada her altı yetişkinden biri infertilite sorunu yaşıyor. Bu durum, kısırlık tedavisinin önemini daha da artırırken, Türkiye'de tüp bebek tedavisi için uygulanan yüksek maliyetler ve kısıtlı devlet desteği, çiftler için büyük bir engel oluşturuyor.</p>
<p></p>
<p data-start="683" data-end="1128"><strong data-start="683" data-end="714">Tüp Bebek Tedavisi ve Süreç</strong><br data-start="714" data-end="717">İnfertilite tedavisinde ilk olarak çiftlere detaylı testler yapılır. Eğer bu tedavilerle sonuç alınamazsa, tüp bebek tedavisine geçilir. Tüp bebek işlemi, kadınların yumurtalarını artırmak için hormon ilaçları almasını ve daha sonra bu yumurtaların laboratuvar ortamında döllenmesini içerir. Sonuç olarak oluşan embriyo rahme yerleştirilir. Ancak bu yöntem yüksek maliyetli ve her zaman başarı garantisi sunmaz.</p>
<p data-start="1130" data-end="1497"><strong data-start="1130" data-end="1152">Tedavi Maliyetleri</strong><br data-start="1152" data-end="1155">Özel kliniklerde tüp bebek tedavisi, 150 bin lira ile 180 bin lira arasında değişen fiyatlarla sunulmaktadır. SGK'lı hastalar devlet hastanelerinde daha düşük ücretlerle tedavi olabilirken, bu destek herkese sunulmamaktadır. SGK destekli devlet hastanelerinde birinci denemede katkı payı %30, ikinci denemede %25, üçüncü denemede ise %20'dir.</p>
<p data-start="1499" data-end="1924"><strong data-start="1499" data-end="1535">Devletin Yardımları ve Zorluklar</strong><br data-start="1535" data-end="1538">SGK, tüp bebek tedavisinin üç denemeye kadar kısmi olarak karşılanmasını sağlıyor. Ancak, devlet hastanelerindeki katkı payları yüksek olabiliyor ve bu ücretleri ödeyemeyen birçok aile, kaymakamlıklardan muhtaçlık belgesi alarak bu yükten kurtulmaya çalışıyor. Türkiye İnfertilite Vakfı Başkanı Doç. Dr. Cihangir Çakıcı, bu desteğin pek çok aile için ulaşılabilir olmadığını belirtiyor.</p>
<p data-start="1926" data-end="2384"><strong data-start="1926" data-end="1961">İhtiyaç Sahibi Ailelerin Durumu</strong><br data-start="1961" data-end="1964">Birçok aile, tüp bebek tedavisi için bankalardan kredi çekmek zorunda kalıyor. Bu durum, bebek sahibi olmak isteyen çiftlerin borç altına girmesine neden oluyor. Bununla birlikte, devlet hastanelerinde bu tedaviye erişim için 40 yaş sınırı gibi şartlar bulunuyor ve bu yaşın üstündeki kadınlar için tedavi desteği sunulmuyor. Uzmanlar, 40 yaşından sonra tüp bebekle hamile kalma şansının çok düşük olduğunu ifade ediyor.</p>
<p data-start="2386" data-end="2762"><strong data-start="2386" data-end="2437">Tüp Bebek Tedavisi İçin Gelecek Çözüm Önerileri</strong><br data-start="2437" data-end="2440">Sağlık Bakanlığı, tüp bebek tedavisinin bazı gruplar için ücretsiz olduğunu açıklasa da, bu hizmete erişim konusunda yaşanan eşitsizlikler hala devam etmektedir. Bakanlık, birkaç ay içinde bu konularda düzenlemeler yapmayı planladığını duyurdu. Ancak bu düzenlemelerin içeriği konusunda henüz net bir bilgi verilmiş değil.</p>
<p data-start="2764" data-end="2981"><strong data-start="2764" data-end="2776"></strong></p><br><p><b>CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İngiltere&amp;apos;de Yapılan Çalışma: Siyah Plastik Mutfak Gereçlerinden Kurtulun!</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/ingilterede-yapilan-calisma-siyah-plastik-mutfak-gereclerinden-kurtulun</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/ingilterede-yapilan-calisma-siyah-plastik-mutfak-gereclerinden-kurtulun</guid>
<description><![CDATA[ Siyah plastik mutfak gereçleri, zararlı kimyasallar ve toksik alev geciktiriciler içeriyor. Uzmanlar, bu maddelerin sağlık üzerindeki etkileri konusunda uyarıyor ve tüketicilere bu ürünlerden kaçınmalarını öneriyor. ]]></description>
<enclosure url="https://pursaklargundem.com.tr/uploads/images/202502/image_870x580_67ac90310ccec.jpg" length="59999" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 12 Feb 2025 15:21:02 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Siyah plastik mutfak gereçlerinin içeriğinde hangi zararlı maddeler bulunuyor, siyah plastiklerin geri dönüşümü neden sorunlu, siyah plastik kullanımının sağlık üzerindeki etkileri nelerdir, siyah plastiklerin çevreye zararları nelerdir</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><br data-start="334" data-end="337"><strong data-start="337" data-end="393">Siyah Plastik Mutfak Gereçleri ve Sağlık Tehlikeleri</strong><br data-start="393" data-end="396">Siyah plastik, son yıllarda özellikle mutfak gereçleri ve gıda saklama kaplarında daha yaygın kullanılmaya başlandı. İngiltere’de yapılan bir araştırmaya göre, siyah plastik ürünler genellikle toksik alev geciktiriciler içeriyor. Bu maddeler, insan sağlığını olumsuz yönde etkileyebilir, özellikle sürekli temasta olan mutfak gereçleri açısından tehlike oluşturuyor.</p>
<p></p>
<p data-start="766" data-end="1229"><strong data-start="766" data-end="807">Siyah Plastik Nerelerde Kullanılıyor?</strong><br data-start="807" data-end="810">Siyah plastik, elektronik ürünlerin dışında mutfak gereçlerinde de yaygın şekilde kullanılıyor. Plastik spatulalar, makarna süzgeçleri, kahve bardaklarının kapakları gibi ürünler bu plastikle üretiliyor. Karbon siyahı, bu malzemelere estetik bir görünüm kazandırmakla kalmaz, aynı zamanda plastiği daha dayanıklı hale getirdiği için tercih edilir. Ancak, siyah plastikler insan sağlığına zararlı kimyasallar içeriyor.</p>
<p data-start="1231" data-end="1714"><strong data-start="1231" data-end="1268">Toksik Kimyasallar ve Tehlikeleri</strong><br data-start="1268" data-end="1271">Chemosphere dergisinde yayımlanan bir çalışmaya göre, siyah plastik mutfak gereçlerinde toksik alev geciktiricilerin bulunduğu saptanmıştır. Bu kimyasallar, özellikle kanser riski oluşturmakla birlikte, üreme ve gelişim sorunlarına yol açabilir. Hamile kadınlar için ciddi riskler taşır. Siyah plastiklerin geri dönüşümü de büyük bir problem oluşturuyor, çünkü bu plastikler çoğu geri dönüşüm tesisinde tanımlanamadığı için çöpe gitmektedir.</p>
<p data-start="1716" data-end="2070"><strong data-start="1716" data-end="1762">Geri Dönüştürülemeyen Siyah Plastik Sorunu</strong><br data-start="1762" data-end="1765">Birleşik Krallık’ta yapılan bir araştırmaya göre, siyah plastik atıkların büyük bir kısmı geri dönüştürülemiyor. Bu tür plastikler, çevre kirliliğine yol açan ve çözülmesi zor bir soruna dönüşüyor. Greenpeace, bu plastiklerin yasaklanmasını talep ederken, Kanada hükümeti de benzer yasaklar getirmiştir.</p>
<p data-start="2072" data-end="2499"><strong data-start="2072" data-end="2122">Siyah Plastik ve Elektronik Atıkların İlişkisi</strong><br data-start="2122" data-end="2125">2018 yılında yapılan bir araştırma, siyah plastiğe olan talebin büyük kısmının, elektronik atıklardan geri dönüştürülen plastiklerle karşılandığını ortaya koymuştur. Elektronik cihazlarda kullanılan alev geciktiriciler, geri dönüştürülerek mutfak gereçlerine ve oyuncaklara bulaşabiliyor. Bu maddeler, özellikle çocuk oyuncaklarında büyük bir sağlık tehlikesi oluşturuyor.</p>
<p data-start="2501" data-end="2800"><strong data-start="2501" data-end="2516">Ne Yapmalı?</strong><br data-start="2516" data-end="2519">Uzmanlar, siyah plastik kullanmaktan kaçınılması gerektiğini ve özellikle gıda ile temasa geçen plastikleri tercih etmemeyi öneriyor. Siyah plastik ürünleri atmak zorunda değilsiniz, ancak yeni ürün alırken bu materyalleri tercih etmemeniz sağlığınız açısından faydalı olacaktır.</p>
<p data-start="2802" data-end="3053"></p><br><p><b>CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Her Gün Yoğurt Yemek Ömrü Uzatıyor! İşte Bilimsel Araştırmaların Sonuçları</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/her-gun-yogurt-yemek-omru-uzatiyor-iste-bilimsel-arastirmalarin-sonuclari</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/her-gun-yogurt-yemek-omru-uzatiyor-iste-bilimsel-arastirmalarin-sonuclari</guid>
<description><![CDATA[ Bilim insanlarının yaptığı araştırmalar, günlük yoğurt tüketiminin erken ölüm riskini azaltabileceğini ortaya koydu. İngiltere’de 186.000 kişi üzerinde yapılan çalışmaya göre, her gün 50 gram yoğurt yemek, sağlıklı bir yaşam için önemli katkılar sağlıyor. Yoğurdun bağışıklık sistemini güçlendirdiği, sindirimi desteklediği ve kalp-damar hastalıklarına karşı koruyucu olduğu belirtiliyor. ]]></description>
<enclosure url="https://pursaklargundem.com.tr/uploads/images/202502/image_870x580_67ac9031a298d.jpg" length="49988" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 12 Feb 2025 15:21:02 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Yoğurt tüketmek ömrü nasıl uzatıyor, yoğurt bağırsak sağlığına nasıl etki ediyor, yoğurt bağışıklık sistemini nasıl güçlendiriyor, hangi yaş grubu ne kadar yoğurt tüketmeli</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p></p>
<p data-start="523" data-end="937"><strong data-start="523" data-end="590">Bilim insanlarından yoğurt tüketimiyle ilgili çarpıcı araştırma</strong><br data-start="590" data-end="593">Çin'in Central South Üniversitesi'nden araştırmacılar tarafından yapılan ve İngiltere'deki 186.000 kişi üzerinde gerçekleştirilen bir çalışmada, düzenli yoğurt tüketiminin yaşam süresine etkisi incelendi. Sonuçlara göre, günde 50 gram tam yağlı ya da az yağlı yoğurt yiyen bireylerin erken ölüm riskinin yüzde 18 daha az olduğu tespit edildi.</p>
<p data-start="939" data-end="1283">Araştırmacılar, yoğurdun içerdiği doğal bakterilerin bağırsak sağlığı üzerinde olumlu etkiler oluşturduğunu ve bunun koruyucu mekanizmayı tetikleyebileceğini belirtti. Bilim insanları, ‘Bu yeni bulgular, yoğurt tüketiminin sağlık açısından önemini vurgulayarak klinik ve halk sağlığı açısından yeni kanıtlar sunmaktadır’ ifadelerini kullandı.</p>
<p data-start="1285" data-end="1723"><strong data-start="1285" data-end="1355">Bağışıklık sistemini güçlendiriyor, sindirim sistemini destekliyor</strong><br data-start="1355" data-end="1358">Yoğurt, bağışıklık sistemini güçlendiren probiyotikler açısından zengin bir besin kaynağı olarak öne çıkıyor. Sindirim sisteminin düzenlenmesine yardımcı olan probiyotikler, bağırsak florasını koruyarak zararlı mikroorganizmaların vücuda zarar vermesini engelliyor. Bağırsak sağlığının korunması, bağışıklık sisteminin güçlenmesi açısından kritik bir rol oynuyor.</p>
<p data-start="1725" data-end="2008">Uzmanlar, yoğurdun düzenli tüketilmesinin kolon kanseri riskini düşürdüğünü ve alerjik hastalıklara karşı vücut direncini artırdığını belirtiyor. Aynı zamanda, süte oranla daha düşük laktoz içermesi nedeniyle sütü tolere edemeyen bireyler için de önemli bir alternatif oluşturuyor.</p>
<p data-start="2010" data-end="2371"><strong data-start="2010" data-end="2047">Kemik ve kas gelişimi için önemli</strong><br data-start="2047" data-end="2050">Yoğurt, kalsiyum, magnezyum, potasyum ve B grubu vitaminleri bakımından oldukça zengin bir besindir. İçeriğinde bulunan kalsiyum, kemiklerin güçlenmesini sağlarken, kas fonksiyonları ve sinir iletimleri açısından da önemli bir rol oynuyor. 100 gram yoğurt tüketimi, günlük kalsiyum ihtiyacının %15’ini karşılayabiliyor.</p>
<p data-start="2373" data-end="2593">Ayrıca, yoğurdun yağ yakımını hızlandırdığı ve kalp-damar hastalıklarına karşı koruyucu etkiler sunduğu belirtiliyor. Fermente süt ürünleri tüketiminin meme kanseri riskini azalttığına dair bilimsel bulgular da mevcut.</p>
<p data-start="2595" data-end="2832"><strong data-start="2595" data-end="2646">Hangi yaş grubunda ne kadar yoğurt tüketilmeli?</strong><br data-start="2646" data-end="2649">Uzmanlar, günlük yoğurt tüketim miktarının yaş, cinsiyet ve fizyolojik duruma göre değişebileceğini belirtiyor. Önerilen günlük yoğurt tüketim miktarları ise şu şekilde sıralanıyor:</p>
<ul data-start="2834" data-end="3014">
<li data-start="2834" data-end="2882">1-3 yaş grubu çocuklar için günde 4 porsiyon</li>
<li data-start="2883" data-end="2927">4-6 yaş arası çocuklar için 3-4 porsiyon</li>
<li data-start="2928" data-end="2970">7-9 yaş grubu çocuklar için 3 porsiyon</li>
<li data-start="2971" data-end="3014">10-18 yaş grubu gençler için 4 porsiyon</li>
</ul>
<p data-start="3016" data-end="3122">Beslenme uzmanları, doğal ve katkı maddesi içermeyen yoğurtların tercih edilmesi gerektiğini vurguluyor.</p>
<p data-start="3124" data-end="3315"><strong data-start="3124" data-end="3136"></strong></p><br><p><b>CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Ticaret Bakanlığı duyurdu: Çocuk çantası, tulum ve kol saatinde tehlikeli maddeler tespit edildi</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/ticaret-bakanligi-duyurdu-cocuk-cantasi-tulum-ve-kol-saatinde-tehlikeli-maddeler-tespit-edildi</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/ticaret-bakanligi-duyurdu-cocuk-cantasi-tulum-ve-kol-saatinde-tehlikeli-maddeler-tespit-edildi</guid>
<description><![CDATA[ Ticaret Bakanlığı, çocuklara yönelik ürünlerde yapılan denetimlerde yüksek oranda kurşun, kopabilecek çıtçıt ve zararlı süsleme malzemeleri tespit etti. Sağlığa zarar verdiği belirlenen bu ürünler piyasadan toplatılırken, satışlarına da yasak getirildi. ]]></description>
<enclosure url="https://pursaklargundem.com.tr/uploads/images/202502/image_870x580_67ac90320dcb7.jpg" length="73291" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 12 Feb 2025 15:21:02 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Çocuk çantalarında hangi maddeler tespit edildi, bebek tulumlarındaki riskler nelerdir, çocuk saatlerinde hangi kimyasal bulundu, Ticaret Bakanlığı güvensiz ürünleri nasıl denetliyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p></p>
<p data-start="410" data-end="719">Ticaret Bakanlığı, çocuk ürünlerinde yapılan son denetimlerin ardından bazı ürünlerin insan sağlığına zararlı maddeler içerdiğini açıkladı. Denetimlerde, çocuk çantalarından bebek tulumlarına, kol saatlerinden mayolara kadar birçok üründe tehlikeli maddeler tespit edilerek piyasadan toplatma kararı alındı.</p>
<p data-start="721" data-end="771"><strong data-start="721" data-end="769">Okul çantasında yüksek oranda kurşun bulundu</strong></p>
<p data-start="773" data-end="987">Bakanlık ekipleri tarafından yapılan incelemelerde, bazı okul çantalarında limitlerin üzerinde kurşun bulundu. Kurşun, uzun süre maruz kalındığında çocukların sinir sistemi üzerinde olumsuz etkiler yaratabiliyor.</p>
<p data-start="989" data-end="1052"><strong data-start="989" data-end="1050">Bebek tulumları ve çocuk mayolarında tehlikeli süslemeler</strong></p>
<p data-start="1054" data-end="1368">Bebek tulumlarında yer alan çıtçıtların koparak yutulma riskine neden olabileceği, bazı çocuk mayolarında ise boncuk süslemelerin sağlık açısından sakıncalı olduğu belirlendi. Aynı zamanda, çocuk kol saatlerinde limit üzerinde nikel tespit edildiği ve bu durumun alerjik reaksiyonlara yol açabileceği bildirildi.</p>
<p data-start="1370" data-end="1414"><strong data-start="1370" data-end="1412">Zararlı ürünler piyasadan toplatılıyor</strong></p>
<p data-start="1416" data-end="1655">Denetimlerde, belirlenen sınırların üzerinde zararlı madde içeren ürünlerin piyasadan toplatıldığı ve satışlarının yasaklandığı açıklandı. Uzmanlar, ebeveynlerin çocuklarına ürün seçerken içeriğine dikkat etmeleri gerektiğini belirtiyor.</p>
<p data-start="1657" data-end="1858"><strong data-start="1657" data-end="1669"></strong></p><br><p><b>CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Yılmaz, &amp;apos;Dünyanın Zirvesindeki Türk Bilim İnsanı&amp;apos; olarak Tarihe Geçti</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/recep-tayyip-erdogan-universitesi-rektoeru-prof-dr-yusuf-yilmaz-dunyanin-zirvesindeki-turk-bilim-insani-olarak-tarihe-gecti</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/recep-tayyip-erdogan-universitesi-rektoeru-prof-dr-yusuf-yilmaz-dunyanin-zirvesindeki-turk-bilim-insani-olarak-tarihe-gecti</guid>
<description><![CDATA[ Rize Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Yılmaz, uluslararası akademik sıralamada önemli bir başarıya imza atarak, karaciğer hastalıkları konusunda dünyanın en etkili 13. bilim insanı oldu. Yılmaz&#039;ın başarıları, Türkiye&#039;deki akademik başarılarını uluslararası arenada da taçlandırdı. ]]></description>
<enclosure url="https://pursaklargundem.com.tr/uploads/images/202502/image_870x580_67ac8a54054ba.jpg" length="56996" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 12 Feb 2025 15:04:19 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Prof. Dr. Yusuf Yılmaz hangi alanda dünyanın en etkili bilim insanlarından biri oldu, Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi&#039;nin akademik sıralaması nasıl değişti, NASH hastalığının dünyadaki oranı nedir, Prof. Dr. Yılmaz NASH konusunda hangi görevleri yürütmektedir</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><br data-start="473" data-end="476"><strong data-start="476" data-end="514">Prof. Dr. Yusuf Yılmaz’ın Başarısı</strong><br data-start="514" data-end="517">Rize Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Yılmaz, uluslararası bilim dünyasında önemli bir başarıya imza attı. Karaciğer hastalıkları alanındaki çalışmalarıyla, 2024 yılı itibarıyla ‘ScholarGPS’ veritabanına göre, dünyanın en etkili 13’üncü bilim insanı oldu. Bu başarı, Prof. Dr. Yılmaz'ın bilimsel çalışmalarının sadece Türkiye'de değil, tüm dünyada yankı uyandırmasının bir sonucu olarak değerlendirildi.</p>
<p></p>
<p data-start="947" data-end="1428"><strong data-start="947" data-end="983">Yılmaz Türkiye'de Birinci Sırada</strong><br data-start="983" data-end="986">Yağlı karaciğer hastalığı konusunda dünya çapında önemli uzmanlardan biri olan Prof. Dr. Yılmaz, aynı zamanda Türk Karaciğer Araştırmaları Derneği (TKAD) Yağlı Karaciğer Çalışma Grubu Başkanlığı ve Küresel NASH Konseyi Türkiye Temsilciliği görevlerini de yürütüyor. Türkiye'deki akademik başarılarıyla, karaciğer hastalıkları (Hepatoloji) alanında 1. sırada yer alan Yılmaz, bu alandaki uluslararası sıralamada ise 39’uncu sırada bulunuyor.</p>
<p data-start="1430" data-end="1842"><strong data-start="1430" data-end="1468">Rektör Yılmaz’ın Üniversite Hedefi</strong><br data-start="1468" data-end="1471">Prof. Dr. Yılmaz, Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi'nin akademik başarısının son yıllarda hızla yükseldiğini belirtti. Web of Science (WoS) verilerine göre, 2022 yılında 564 yayınla 57. sırada olan üniversite, 2024 yılı itibarıyla 769 yayınla 34. sıraya yükseldi. Yılmaz, üniversitenin Türkiye’nin en başarılı 30 üniversitesinden biri olmasını hedeflediklerini vurguladı.</p>
<p data-start="1844" data-end="2396"><strong data-start="1844" data-end="1887">Karaciğer Hastalıklarına Dikkat Çekiyor</strong><br data-start="1887" data-end="1890">Prof. Dr. Yusuf Yılmaz, NASH (Yağlı Karaciğer Hastalığı) konusunda yaptığı çalışmalarla, dünya çapında büyük bir öneme sahip. NASH'ın küresel sağlık sorunu haline geldiğini ifade eden Yılmaz, hastalığın genellikle belirti göstermediğini ancak ilerlediğinde siroza, kalp krizi, felç ve böbrek hastalıkları gibi ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini belirtti. Türkiye'deki NASH oranının dünya ortalamasının iki katı olduğunu vurgulayan Yılmaz, bu hastalığın Hepatit B ve C'yi geride bıraktığını söyledi.</p>
<p data-start="2398" data-end="2672"></p><br><p><b>CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>5 Dakikalık Beyin Egzersizleri ile Hafızanızı Güçlendirin, Odaklanmanızı Artırın</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/5-dakikalik-beyin-egzersizleri-ile-hafizanizi-guclendirin-odaklanmanizi-artirin</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/5-dakikalik-beyin-egzersizleri-ile-hafizanizi-guclendirin-odaklanmanizi-artirin</guid>
<description><![CDATA[ Beyninizi güçlendirmek için sadece 5 dakikalık etkili alışkanlıklar! Hafızanızı geliştirecek, odaklanmanızı artıracak ve bilişsel sağlığınızı destekleyecek basit egzersizler ile zihinsel performansınızı yükseltebilirsiniz. ]]></description>
<enclosure url="https://pursaklargundem.com.tr/uploads/images/202502/image_870x580_67ac8a5493125.jpg" length="64425" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 12 Feb 2025 15:04:19 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Beyin sağlığını artırmak için neler yapılabilir, 5 dakikalık beyin egzersizleri nasıl uygulanabilir, okuma alışkanlıkları hafızayı nasıl güçlendirir, fiziksel aktivitelerin beyin üzerindeki etkileri nelerdir</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p></p>
<p data-start="353" data-end="411"><strong data-start="353" data-end="411">Beyninizi gücünü artırmak için 5 dakikalık egzersizler</strong></p>
<p data-start="413" data-end="813">Beyin, vücudun en karmaşık ve en önemli organlarından biridir. Ancak onu aktif tutmak ve sağlığını korumak için günlük hayatımızda bazı basit ama etkili alışkanlıklar edinmemiz gerekir. Zihinsel performansı ve bilişsel sağlığı desteklemek, hafıza, dikkat ve esneklik gibi yeteneklerin gelişmesine yardımcı olabilir. Günde sadece 5 dakikalık egzersizlerle bu alanlarda önemli iyileşmeler sağlanabilir.</p>
<p data-start="815" data-end="843"><strong data-start="815" data-end="843">Her Gün Meditasyon Yapın</strong></p>
<p data-start="845" data-end="1142">Günlük kısa süreli meditasyon, zihinsel berraklığı artırarak stres seviyelerini düşürür ve sinirsel bağlantıları güçlendirir. Ayrıca, bilinçli nefes egzersizleri, odaklanmayı geliştirir ve duygusal dengeyi destekler. Başlangıçta sadece 5 dakika ile başlayabilir ve zamanla süreyi artırabilirsiniz.</p>
<p data-start="1144" data-end="1171"><strong data-start="1144" data-end="1171">Güne Okuma ile Başlayın</strong></p>
<p data-start="1173" data-end="1401">Kısa makaleler, kitap bölümleri veya haberler okumak, beyin aktivitesini artırır ve kelime dağarcığını zenginleştirir. Okuma alışkanlığı, zihni aktif tutarak hafızayı güçlendirir ve anlama ile yorumlama yeteneklerini geliştirir.</p>
<p data-start="1403" data-end="1450"><strong data-start="1403" data-end="1450">Fiziksel Aktivite ile Beyninizi Canlandırın</strong></p>
<p data-start="1452" data-end="1756">Kısa süreli fiziksel aktiviteler, beyne oksijen akışını artırarak odaklanma becerisini geliştirir. Tempolu yürüyüş, esneme hareketleri veya zıplama gibi egzersizler, zihinsel performansı yükseltir. Aynı zamanda dopamin ve serotonin gibi ruh halini yükselten nörotransmitterlerin salgılanmasını destekler.</p>
<p data-start="1758" data-end="1772"><strong data-start="1758" data-end="1772">Yazı Yazın</strong></p>
<p data-start="1774" data-end="1960">Kısa bir günlük tutmak veya rastgele düşüncelerinizi yazıya dökmek, zihinsel işlemeyi hızlandırarak hafızayı güçlendirir. Bu, duygusal zekayı geliştirir ve iletişim becerilerini artırır.</p>
<p data-start="1962" data-end="1974"><strong data-start="1962" data-end="1974"></strong></p><br><p><b>CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Koruma Altındaki Çocuklara İnternette Güvenli Kullanım Eğitimi Verildi</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/koruma-altindaki-cocuklara-internette-guvenli-kullanim-egitimi-verildi</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/koruma-altindaki-cocuklara-internette-guvenli-kullanim-egitimi-verildi</guid>
<description><![CDATA[ Ankara Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğüne bağlı sevgi evlerinde barınan çocuklar, Güvenli İnternet Günü kapsamında, çevrimiçi güvenlik ve siber zorbalık konusunda eğitim aldı. Etkinlikte, ailelerin rolüne de dikkat çekildi. ]]></description>
<enclosure url="https://pursaklargundem.com.tr/uploads/images/202502/image_870x580_67ac847748add.jpg" length="64583" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 12 Feb 2025 14:22:58 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Güvenli İnternet Günü nedir, Güvenli İnternet Günü etkinliğine kimler katıldı, Ailelerin çocukların internet güvenliği konusunda nasıl bilinçlenmesi sağlanabilir, Siber zorbalıkla mücadele için hangi önlemler alınabilir</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><br data-start="331" data-end="334"><strong data-start="334" data-end="367">Güvenli İnternet Günü Eğitimi</strong><br data-start="367" data-end="370">11 Şubat Güvenli İnternet Günü kapsamında, Bilgi Teknolojileri Kurumu (BTK) tarafından düzenlenen etkinlik, koruma ve bakım altındaki çocuklara internetin güvenli kullanımı hakkında bilgi verdi. Etkinlikte, özellikle siber zorbalık ve çevrimiçi güvenlik üzerine bilinçlendirme çalışmaları yapıldı.</p>
<p></p>
<p data-start="669" data-end="1068"><strong data-start="669" data-end="698">Eğitim İçeriği ve Katılım</strong><br data-start="698" data-end="701">Ortaokul ve lise düzeyinde eğitim gören 12-18 yaş arasındaki çocuklar, BTK yetkilileri tarafından çevrimiçi güvenlik konularında eğitim aldı. Eğitimde, çocukların internet dünyasında nasıl güvenli vakit geçirebileceği, kimlik hırsızlığı, siber zorbalık gibi tehditlere karşı alınması gereken önlemler vurgulandı. Etkinliğe yaklaşık 600 öğrenci ve 250 eğitmen katıldı.</p>
<p data-start="1070" data-end="1559"><strong data-start="1070" data-end="1102">Ailelere Bilinçlenme Çağrısı</strong><br data-start="1102" data-end="1105">Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı Ömer Fatih Sayan, etkinlikte yaptığı konuşmada, çocukların internet dünyasında güvende olabilmesi için ailelerin bilinçli olması gerektiğine dikkat çekti. Sayan, “Biz arka planda çocuklarımızın, gençlerimizin ve vatandaşlarımızın haklarını, bilgilerini ve güvenliğini korumak için bir adım atıyoruz fakat bu kamuoyuna ‘yasaklandı’ başlığıyla yansıtılınca işin rengi değişiyor aramız şekerrenk oluyor gençlerle” dedi.</p>
<p data-start="1561" data-end="1853"><strong data-start="1561" data-end="1593">Dijital Güvenlik Problemleri</strong><br data-start="1593" data-end="1596">BTK Başkanı Ömer Abdullah Karagözoğlu ise dijital dünyadaki güvenlik problemlerinin giderek önem kazandığını belirtti. Karagözoğlu, “Modern insan artık en fazla hemhal olduğu alanda yani dijital dünyadaki güvenlik problemleriyle sınanıyor” şeklinde konuştu.</p>
<p data-start="1855" data-end="2087"></p><br><p><b>CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Bağışıklık sistemini güçlendirmek mümkün mü? Uzmanlar yanıtladı</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/bagisiklik-sistemini-guclendirmek-mumkun-mu-uzmanlar-yanitladi</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/bagisiklik-sistemini-guclendirmek-mumkun-mu-uzmanlar-yanitladi</guid>
<description><![CDATA[ Soğuk su banyosu, egzersiz, vitaminler ve doğal takviyeler bağışıklık sistemini gerçekten güçlendirebilir mi? Uzmanlar, bilimsel veriler ışığında bu popüler yöntemleri değerlendirdi. Egzersiz ve sağlıklı beslenmenin etkileri kanıtlanırken, bazı takviyelerin ise beklenenden daha az faydalı olduğu belirtiliyor. ]]></description>
<enclosure url="https://pursaklargundem.com.tr/uploads/images/202502/image_870x580_67ac78be3f38c.jpg" length="69799" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 12 Feb 2025 13:37:33 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Bağışıklık sistemi nasıl güçlendirilir, soğuk su terapisi bağışıklığa faydalı mı, düzenli egzersiz hastalıklara karşı korur mu, vitamin takviyeleri bağışıklık için gerekli mi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p></p>
<p data-start="434" data-end="657">Bağışıklık sistemini güçlendirmek için vitamin takviyelerinden soğuk su terapilerine kadar birçok yöntem öne sürülüyor. Ancak bu yöntemlerin gerçekten etkili olup olmadığı konusunda bilim insanları farklı görüşlere sahip.</p>
<p data-start="659" data-end="705"><strong data-start="659" data-end="703">Soğuk suyun bağışıklık üzerindeki etkisi</strong></p>
<p data-start="707" data-end="1037">Soğuk suya maruz kalmanın vücutta adrenalin salgılanmasını artırarak bağışıklık hücrelerini geçici olarak çoğalttığı biliniyor. Ancak Edinburgh Üniversitesi'nden immünoloji profesörü Eleanor Riley, bu etkinin kısa süreli olduğunu belirterek, "Soğuk suda yüzen kişilerin daha az hastalandığına dair bilimsel bir kanıt yok" diyor.</p>
<p data-start="1039" data-end="1082"><strong data-start="1039" data-end="1080">Egzersiz bağışıklığı nasıl etkiliyor?</strong></p>
<p data-start="1084" data-end="1466">St Andrews Üniversitesi'nden aile hekimi Dr. Margaret McCartney'ye göre, orta düzeyde egzersiz yapan kişiler daha az viral enfeksiyona yakalanıyor. Ancak Dr. McCartney, egzersizin mucizevi bir çözüm olmadığına da dikkat çekerek, "Düzenli fiziksel aktivite bağışıklık sisteminin yaşlanmasını yavaşlatabilir, ancak kesin etkileri konusunda daha fazla araştırmaya ihtiyaç var" diyor.</p>
<p data-start="1468" data-end="1520"><strong data-start="1468" data-end="1518">Vitaminler ve doğal takviyeler işe yarıyor mu?</strong></p>
<p data-start="1522" data-end="1925">C vitamini gibi takviyelerin hastalık sürecini hızlandırdığına dair kesin bir kanıt bulunmuyor. Dr. McCartney, "C vitamini eksikliği bağışıklık sistemini zayıflatabilir, ancak fazladan alınmasının önemli bir faydası yok" diye belirtiyor. D vitamini konusunda ise kış aylarında eksiklik yaşayan kişiler için faydalı olabileceği ancak genel kullanımı destekleyen yeterli veri bulunmadığı ifade ediliyor.</p>
<p data-start="1927" data-end="2000"><strong data-start="1927" data-end="1998">Sigara, stres ve uyku düzeni bağışıklıkla nasıl ilişkilendiriliyor?</strong></p>
<p data-start="2002" data-end="2332">Sigara kullanımı, bağışıklık sistemini doğrudan zayıflatarak vücudu virüslere karşı daha savunmasız hale getiriyor. Stresin ise kortizol seviyelerini artırarak bağışıklık sistemini baskıladığı biliniyor. Prof. Riley, düzenli uyku ve dengeli bir günlük ritmin bağışıklık sistemini güçlendirmeye yardımcı olabileceğini belirtiyor.</p>
<p data-start="2334" data-end="2360"><strong data-start="2334" data-end="2358">Aşılar neden önemli?</strong></p>
<p data-start="2362" data-end="2627">Uzmanlara göre, bağışıklık sistemini güçlendirmek adına en etkili yöntemlerden biri, aşılarla belirli enfeksiyonlara karşı koruma sağlamak. Prof. Riley, bağışıklık artırıcı takviyeler yerine, bulaşıcı hastalıklardan korunmaya odaklanılması gerektiğini vurguluyor.</p>
<p data-start="2629" data-end="2822"><strong data-start="2629" data-end="2641"></strong></p><br><p><b>CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Sigarayı Bırakanlar Neden Daha Fazla Yiyor? Uzmanlar Açıklıyor</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/sigarayi-birakanlar-neden-daha-fazla-yiyor-uzmanlar-acikliyor</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/sigarayi-birakanlar-neden-daha-fazla-yiyor-uzmanlar-acikliyor</guid>
<description><![CDATA[ Sigarayı bırakan birçok kişi kilo aldığını belirtiyor. Araştırmalar, nikotin yoksunluğunun iştahı artırarak tuzlu, şekerli ve yağlı gıdalara yönelimi tetikleyebileceğini ortaya koyuyor. Uzmanlar, sigarayı bırakma sürecinde sağlıklı beslenme yöntemlerini paylaşıyor. ]]></description>
<enclosure url="https://pursaklargundem.com.tr/uploads/images/202502/image_870x580_67ac78beb8e19.jpg" length="36670" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 12 Feb 2025 13:37:33 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Sigara bırakınca neden iştah artar, nikotin iştahı nasıl etkiler, sigarayı bırakanlar nasıl sağlıklı beslenebilir, sigara bırakınca tat ve koku duyuları nasıl değişir</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p></p>
<p data-start="388" data-end="648">Sigarayı bırakmak, insan sağlığı için oldukça önemli bir karar. Yapılan araştırmalar, nikotinin iştahı baskıladığını ve sigarayı bırakan kişilerin daha fazla yemek yeme eğiliminde olduğunu gösteriyor. Uzmanlara göre, bu durum kilo artışıyla sonuçlanabiliyor.</p>
<p data-start="650" data-end="707"><strong data-start="650" data-end="705">Sigarayı bırakınca vücutta ne gibi değişimler olur?</strong></p>
<p data-start="709" data-end="1005">Sigarayı bırakan kişilerde ilk 20 dakika içinde olumlu değişimler başlıyor. Yaklaşık 48 saat içinde kandaki karbon monoksit seviyesi sigara içmeyen birinin seviyesine iniyor ve enerji seviyelerinde artış gözlemleniyor. Uzun vadede ise sigarayı bırakmak, 50'den fazla hastalık riskini azaltıyor.</p>
<p data-start="1007" data-end="1150">Bununla birlikte, sigarayı bırakan birçok kişi yemeklerin tadını daha iyi almaya başlıyor ve iştahlarında belirgin bir artış meydana geliyor.</p>
<p data-start="1152" data-end="1187"><strong data-start="1152" data-end="1185">Nikotin iştahı baskılıyor mu?</strong></p>
<p data-start="1189" data-end="1461">Bilimsel araştırmalar, nikotinin iştahı ve gıda tüketimini baskıladığını gösteriyor. Yapılan deneylerde, nikotin verilen farelerin daha az yemek yediği ve öğünler arasında daha uzun süre geçirdiği tespit edildi. Ancak nikotin alımı kesildiğinde iştah artışı gözlemlendi.</p>
<p data-start="1463" data-end="1708">İnsanlar üzerinde yapılan araştırmalarda da benzer sonuçlara ulaşıldı. İngiltere’de gerçekleştirilen bir çalışmada, sigara içenlerin öğün atlama olasılığının daha yüksek olduğu ve sigarayı bırakan kişilerin ise daha sık atıştırdığı belirlendi.</p>
<p data-start="1710" data-end="1755"><strong data-start="1710" data-end="1753">Tat ve koku duyuları nasıl etkileniyor?</strong></p>
<p data-start="1757" data-end="2106">Uzmanlara göre, sigara bırakıldığında tat ve koku duyularında belirgin bir iyileşme meydana geliyor. Bu durum, yemeklerden alınan hazzı artırarak iştahın yükselmesine neden olabiliyor. Aynı zamanda, sigara içen bireylerin dudak tiryakiliği geliştirdiği, bu nedenle sigarayı bıraktıklarında bir şeyler atıştırma eğiliminde oldukları ifade ediliyor.</p>
<p data-start="2108" data-end="2163"><strong data-start="2108" data-end="2161">Sigarayı bırakırken sağlıklı beslenmek mümkün mü?</strong></p>
<p data-start="2165" data-end="2318">Sigarayı bırakma sürecinde sağlıklı beslenmek ve kilo alımını kontrol altına almak için bazı stratejiler öneriliyor. Uzmanlar, şu önerilerde bulunuyor:</p>
<ul data-start="2320" data-end="2891">
<li data-start="2320" data-end="2427"><strong data-start="2322" data-end="2343">Dengeli beslenme:</strong> Düzenli ve dengeli öğünler tüketmek, açlık krizlerini önlemeye yardımcı olabilir.</li>
<li data-start="2428" data-end="2583"><strong data-start="2430" data-end="2468">Protein ve lif ağırlıklı beslenme:</strong> Yumurta, yoğurt, tam tahıllı ekmek, sebzeler ve fıstık ezmesi gibi besinler, uzun süre tok kalmayı sağlayabilir.</li>
<li data-start="2584" data-end="2737"><strong data-start="2586" data-end="2626">Atıştırmalıkları önceden hazırlamak:</strong> Meyve, sebze, haşlanmış yumurta gibi sağlıklı atıştırmalıklar bulundurmak, abur cubura yönelimi azaltabilir.</li>
<li data-start="2738" data-end="2891"><strong data-start="2740" data-end="2777">Kahvaltıyı proteinle desteklemek:</strong> Yapılan araştırmalar, kahvaltıda 20-30 gram protein almanın gün içinde daha az acıkmayı sağladığını gösteriyor.</li>
</ul>
<p data-start="2893" data-end="3149">Sigarayı bırakma sürecinde kilo alımı görülebilse de, bu durum sigaranın zararlarıyla kıyaslandığında çok daha küçük bir risk olarak değerlendiriliyor. Uzmanlar, sağlıklı beslenme alışkanlıklarıyla bu sürecin daha kontrollü yönetilebileceğini vurguluyor.</p>
<p data-start="3151" data-end="3336"><strong data-start="3151" data-end="3163"></strong></p><br><p><b>CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Soğuk Hava Felç Riskini Artırıyor: Uzmanlar Uyarıyor!</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/soguk-hava-felc-riskini-artiriyor-uzmanlar-uyariyor</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/soguk-hava-felc-riskini-artiriyor-uzmanlar-uyariyor</guid>
<description><![CDATA[ Düşen sıcaklıklar, damarları daraltarak kan akışını zorlaştırabilir ve kan basıncını yükseltebilir. Bu durum, felç riskini artırırken, özellikle kalp hastalarının dikkatli olması gerekiyor. Soğuk havalarda felçten korunmak için alınması gereken önlemler neler? İşte detaylar... ]]></description>
<enclosure url="https://pursaklargundem.com.tr/uploads/images/202502/image_870x580_67ac78bf29888.jpg" length="108268" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 12 Feb 2025 13:37:33 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Soğuk hava felç riskini nasıl artırıyor, felçten korunmak için hangi önlemler alınmalı, soğuk havada tansiyon neden yükselir, sağlıklı beslenme felç riskini nasıl azaltır</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p></p>
<p data-start="391" data-end="756">Kış aylarında hava sıcaklıklarının düşmesi, sağlık üzerinde ciddi etkiler oluşturabiliyor. Uzmanlara göre, soğuk hava damarları daraltarak kan akışını zorlaştırıyor ve bu durum kan basıncının yükselmesine neden olabiliyor. Aynı zamanda, vücudun soğuktan korunmak için daha fazla enerji harcaması, kalp üzerinde ek bir stres oluşturarak felç riskini artırabiliyor.</p>
<p data-start="758" data-end="1001">Soğuk hava koşullarında vakit geçirecek kişilerin kalp sağlığına dikkat etmeleri gerektiğini belirten uzmanlar, vücut ısısını koruyacak tedbirler alınmasını öneriyor. Felç riskini en aza indirmek için uygulanabilecek bazı önlemler şunlardır:</p>
<p data-start="1003" data-end="1237"><strong data-start="1003" data-end="1028">Vücut ısısını koruyun</strong><br data-start="1028" data-end="1031">Soğuktan korunmak için kat kat giyinmek önemlidir. Kalın mont, bere, atkı ve eldiven kullanarak vücut sıcaklığını muhafaza edin. Ayrıca, nemli veya ıslak kıyafetleri hemen değiştirerek üşümeyi engelleyin.</p>
<p data-start="1239" data-end="1428"><strong data-start="1239" data-end="1271">Kan basıncınızı kontrol edin</strong><br data-start="1271" data-end="1274">Soğuk hava tansiyon yükselmesine neden olabilir. Düzenli olarak tansiyon ölçümü yaparak, doktorunuzun önerdiği ilaçları aksatmadan kullanmanız önerilir.</p>
<p data-start="1430" data-end="1685"><strong data-start="1430" data-end="1468">Fiziksel aktiviteyi dikkatle yapın</strong><br data-start="1468" data-end="1471">Soğuk havada ağır egzersizlerden kaçınılmalıdır, çünkü bu durum kalp üzerinde ekstra yük oluşturabilir. Fiziksel aktivite yapmadan önce ısınma hareketleriyle başlayıp, hafif tempolu yürüyüşler tercih edilmelidir.</p>
<p data-start="1687" data-end="1890"><strong data-start="1687" data-end="1708">Sağlıklı beslenin</strong><br data-start="1708" data-end="1711">Antioksidan bakımından zengin sebze ve meyveler tüketmek, damar sağlığını destekleyen Omega-3 kaynaklı besinleri (somon, ceviz gibi) diyetinize eklemek felç riskini azaltabilir.</p>
<p data-start="1892" data-end="2102"><strong data-start="1892" data-end="1923">Sıvı tüketimine dikkat edin</strong><br data-start="1923" data-end="1926">Kış aylarında su içme isteği azalabilir ancak susuz kalmak kan yoğunluğunu artırarak dolaşım sorunlarına yol açabilir. Gün içinde yeterli miktarda su tüketmeye özen gösterin.</p>
<p data-start="2104" data-end="2286"><strong data-start="2104" data-end="2129">Stres yönetimi önemli</strong><br data-start="2129" data-end="2132">Stresin felç riskini artırdığı biliniyor. Bu nedenle yoga, meditasyon gibi rahatlatıcı yöntemler uygulayarak stres seviyesini düşürmek faydalı olabilir.</p>
<p data-start="2288" data-end="2463"><strong data-start="2288" data-end="2318">Alkol ve sigaradan kaçının</strong><br data-start="2318" data-end="2321">Sigara ve alkol, damar sağlığını olumsuz etkileyerek felç riskini artırır. Bu nedenle bu tür alışkanlıklardan uzak durulması tavsiye edilir.</p>
<p data-start="2465" data-end="2677"><strong data-start="2465" data-end="2504">Düzenli sağlık kontrolleri yaptırın</strong><br data-start="2504" data-end="2507">Özellikle kalp ve damar hastalıkları açısından risk grubunda olan bireylerin düzenli olarak doktora kontrole gitmesi, erken teşhis ve önlem açısından kritik önem taşır.</p>
<p data-start="2679" data-end="2849">Uzmanlar, özellikle soğuk hava koşullarında dışarı çıkarken gerekli önlemleri almanın, felç ve diğer kalp hastalıkları riskini büyük ölçüde azaltabileceğini belirtiyor.</p>
<p data-start="2851" data-end="3040"><strong data-start="2851" data-end="2863"></strong></p><br><p><b>CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Tükenmişlik sendromu belirtileri neler? 10 soruluk testle kontrol edin</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/tukenmislik-sendromu-belirtileri-neler-10-soruluk-testle-kontrol-edin</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/tukenmislik-sendromu-belirtileri-neler-10-soruluk-testle-kontrol-edin</guid>
<description><![CDATA[ Yoğun iş temposu, ekonomik zorluklar ve sosyal baskılar, tükenmişlik sendromunun yaygınlaşmasına neden oluyor. Sürekli yorgun, değersiz veya umutsuz hissediyorsanız, bu sendromun etkisinde olabilirsiniz. Psikiyatri uzmanları, tükenmişliği anlamak için 10 soruluk bir test öneriyor. ]]></description>
<enclosure url="https://pursaklargundem.com.tr/uploads/images/202502/image_870x580_67ac78bfc2069.jpg" length="152366" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 12 Feb 2025 13:37:33 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Tükenmişlik sendromu belirtileri nelerdir, tükenmişlik sendromu nasıl test edilir, tükenmişlik sendromu sağlık sorunlarına yol açar mı, tükenmişlik sendromundan korunma yolları nelerdir</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p></p>
<p data-start="412" data-end="749">Modern çağın en yaygın psikolojik sorunlarından biri olan <strong data-start="470" data-end="494">tükenmişlik sendromu</strong>, iş yükü, sosyal baskılar ve ekonomik kaygılar nedeniyle giderek daha fazla insanı etkiliyor. Kişinin kendini sürekli yorgun, başarısız veya değersiz hissetmesine neden olan bu durum, psikolojik desteğe ihtiyaç duyulan ciddi bir sorun olarak görülüyor.</p>
<p data-start="751" data-end="1064">Acıbadem Fulya Hastanesi Psikiyatri Uzmanı <strong data-start="794" data-end="815">Dr. Nagihan Günal</strong>, konuya ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı: ‘Günümüzde yoğun rekabet koşulları, uzun çalışma saatleri, ekonomik sıkıntılar ve sosyal medya etkisi gibi birçok faktör bireylerin fiziksel, zihinsel ve ruhsal olarak tükenmiş hissetmesine neden oluyor.’</p>
<p data-start="1066" data-end="1109"><strong data-start="1066" data-end="1107">Tükenmişlik sendromu nasıl anlaşılır?</strong></p>
<p data-start="1111" data-end="1434">İlk kez 1974 yılında Psikolog <strong data-start="1141" data-end="1158">Freudenberger</strong> tarafından tanımlanan tükenmişlik sendromu, günümüz koşullarında yaygın bir konu haline geldi. Profesyonel yaşamdan alınan tatmini azaltan, kişinin kendini başarısız ve değersiz hissetmesine yol açan bu durum, zamanla bireyin sosyal ilişkilerini de olumsuz etkileyebiliyor.</p>
<p data-start="1436" data-end="1717">Dr. Günal tarafından hazırlanan <strong data-start="1468" data-end="1487">10 soruluk test</strong>, tükenmişlik sendromunun belirtilerini değerlendirmek için önemli bir yöntem olarak öne çıkıyor. Uzmanlar, aşağıdaki sorulara verilen ‘evet’ yanıtlarının 5 ve üzeri olması durumunda profesyonel destek alınmasını tavsiye ediyor:</p>
<ol data-start="1719" data-end="2179">
<li data-start="1719" data-end="1764">Kapana kısılmış gibi hissediyor musunuz?</li>
<li data-start="1765" data-end="1797">Çaresiz hissediyor musunuz?</li>
<li data-start="1798" data-end="1855">Üzüntülü, kederli ya da depresif hissediyor musunuz?</li>
<li data-start="1856" data-end="1888">Umutsuzluk duyuyor musunuz?</li>
<li data-start="1889" data-end="1923">Bıkkınlık hissediyor musunuz?</li>
<li data-start="1924" data-end="1980">Değersiz ve başarısız biri gibi hissediyor musunuz?</li>
<li data-start="1981" data-end="2054">İnsanlar tarafından hayal kırıklığına uğratılmış hissediyor musunuz?</li>
<li data-start="2055" data-end="2106">Fiziksel olarak hastalıklı hissediyor musunuz?</li>
<li data-start="2107" data-end="2141">Yorgunluk hissediyor musunuz?</li>
<li data-start="2142" data-end="2179">Uyumada zorluk çekiyor musunuz?</li>
</ol>
<p data-start="2181" data-end="2226"><strong data-start="2181" data-end="2224">Tükenmişlik sendromunun etkileri neler?</strong></p>
<p data-start="2228" data-end="2478">Uzmanlar, tükenmişlik sendromunun yalnızca psikolojik değil, fiziksel sağlık üzerinde de ciddi etkileri olabileceğini belirtiyor. Sürekli <strong data-start="2366" data-end="2422">yorgunluk, baş ağrısı, iştah ve uyku düzensizlikleri</strong>, bu sendromun yaygın belirtileri arasında yer alıyor.</p>
<p data-start="2480" data-end="2799">Dr. Günal, ‘Tükenmişlik sendromu zamanla bağışıklık sistemini zayıflatabilir ve bireyi grip, uykusuzluk, hatta kalp hastalıkları gibi ciddi sağlık sorunlarına karşı daha savunmasız hale getirebilir. Tedavi edilmezse depresyon, alkol-madde bağımlılığı veya diyabet gibi hastalıklara yol açabilir’ ifadelerini kullandı.</p>
<p data-start="2801" data-end="2847"><strong data-start="2801" data-end="2845">Tükenmişlik sendromundan korunma yolları</strong></p>
<p data-start="2849" data-end="2946">Uzmanlar, tükenmişlik sendromundan korunmak için bazı önlemler alınması gerektiğini vurguluyor:</p>
<ul data-start="2948" data-end="3438">
<li data-start="2948" data-end="3018">İş yükünüzü ve sorumluluklarınızı paylaşın, düzenli molalar verin.</li>
<li data-start="3019" data-end="3100">Sevdiğiniz aktiviteleri yapmaya devam edin, sosyal etkileşimlerinizi artırın.</li>
<li data-start="3101" data-end="3175">Çalışma saatleri dışında işten uzaklaşın ve özel hayatınıza odaklanın.</li>
<li data-start="3176" data-end="3253">Sağlıklı beslenme ve uyku düzenine dikkat edin, her gece 6-8 saat uyuyun.</li>
<li data-start="3254" data-end="3322">Haftada en az 3-4 gün egzersiz yaparak stres seviyenizi azaltın.</li>
<li data-start="3323" data-end="3369">Alkol ve sigara kullanımını sınırlandırın.</li>
<li data-start="3370" data-end="3438">Stresle başa çıkmakta zorlanıyorsanız, bir uzmandan destek alın.</li>
</ul>
<p data-start="3440" data-end="3632">Tükenmişlik sendromu kendiliğinden geçen bir durum olmadığı için belirtileri fark eden bireylerin, erken dönemde psikolojik destek alarak bu süreci daha sağlıklı yönetebileceği belirtiliyor.</p>
<p data-start="3634" data-end="3838"><strong data-start="3634" data-end="3646"></strong></p><br><p><b>CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kontrolsüz ‘sarı serum’ ölüme yol açıyor: Uzmanlar uyardı!</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/kontrolsuz-sari-serum-oelume-yol-aciyor-uzmanlar-uyardi</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/kontrolsuz-sari-serum-oelume-yol-aciyor-uzmanlar-uyardi</guid>
<description><![CDATA[ Grip ve soğuk algınlığı gibi hastalıklar için kullanılan ve halk arasında ‘sarı serum’ olarak bilinen karışımlar, ölümcül risk taşıyor. Adana ve Afyonkarahisar’da iki kişi, bu serum nedeniyle hayatını kaybederken, ünlü sanatçı Metin Arolat’ın ölümüne de neden olduğu iddia edildi. Sağlık Bakanlığı, bu tür serumların sadece hastane ortamında uygulanması gerektiğini vurgulayarak vatandaşları uyardı. ]]></description>
<enclosure url="https://pursaklargundem.com.tr/uploads/images/202502/image_870x580_67ac78c0634a7.jpg" length="35599" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 12 Feb 2025 13:37:33 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Kontrolsüz sarı serum kullanımı neden tehlikeli, sarı serum anafilaktik şoka nasıl yol açıyor, hangi ortamlarda sarı serum uygulanabilir, Sağlık Bakanlığı sarı serum hakkında ne dedi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p></p>
<p data-start="518" data-end="788">Grip ve soğuk algınlığı gibi hastalıklarla mücadelede tercih edilen ve halk arasında ‘atom’, ‘sarı serum’ ya da ‘kokteyl’ olarak adlandırılan vitamin takviyeli serumlar, ciddi sağlık riskleri oluşturuyor. Son beş ay içinde bu serum nedeniyle üç kişi hayatını kaybetti.</p>
<p data-start="790" data-end="817"><strong data-start="790" data-end="815">Ölümcül vakalar arttı</strong></p>
<p data-start="819" data-end="1250">Eylül ayında ünlü sanatçı Metin Arolat’ın ölümüne neden olduğu öne sürülen ‘sarı serum’, son olarak Afyonkarahisar ve Adana’da iki kişinin yaşamını yitirmesiyle yeniden gündeme geldi. 38 yaşındaki Mehmet Gündoğan, grip şikayetiyle başvurduğu özel bir klinikte serum aldıktan sonra hayatını kaybetti. Adana’da ise iki çocuk annesi Selinay Yüksekbaş, mahallesindeki bir eczanede hazırlanan ‘sarı serum’ sonrasında yaşamını yitirdi.</p>
<p data-start="1252" data-end="1275"><strong data-start="1252" data-end="1273">Uzmanlar uyarıyor</strong></p>
<p data-start="1277" data-end="1428">Aile Hekimi Uzm. Dr. Selda Handan Karahan, kontrolsüz şekilde uygulanan bu serumların ölümcül sonuçlara yol açabileceğini belirterek şunları söyledi:</p>
<p data-start="1430" data-end="1824">‘Sarı serum, halk arasında "ölüm kokteyli" olarak biliniyor. Vücut direncini artırmak için serum içine çeşitli vitaminler eklenerek damar yoluyla veriliyor. Ancak bu işlemler özel kliniklerde, hatta kuaförlerde ve ev ortamında dahi yapılabiliyor. Oysa bu serumlar, anafilaktik şoka yol açabilir ve solunum ile kalp durmasına sebep olabilir. Müdahale edilmediğinde ölüm kaçınılmaz hale gelir.’</p>
<p data-start="1826" data-end="1868"><strong data-start="1826" data-end="1866">Yetkisiz uygulamalar tehlike saçıyor</strong></p>
<p data-start="1870" data-end="2117">Uzm. Dr. Karahan, bu tür serumların kesinlikle doktor kontrolünde hastane ortamında uygulanması gerektiğini vurgulayarak ‘Bu şoka giren bir hastaya, uzmanlık gerektiren bir müdahale yapılmazsa geri dönüşü olmayan sonuçlar ortaya çıkabilir’ dedi.</p>
<p data-start="2119" data-end="2482">Aile Hekimi Uzm. Dr. Didem Altay Gazi ise ‘Sarı serum, grip gibi hastalıkların iyileşmesini hızlandırdığı düşünülerek kullanılıyor. Ancak içerdiği ilaçlara karşı alerjik reaksiyonlar gelişebilir. Bu reaksiyonlar hafif belirtilerden solunum durmasına kadar değişebilir. Bu yüzden acil müdahale imkânı olmayan ortamlarda kesinlikle uygulanmamalıdır’ diye konuştu.</p>
<p data-start="2484" data-end="2524"><strong data-start="2484" data-end="2522">Sağlık Bakanlığı’ndan kritik uyarı</strong></p>
<p data-start="2526" data-end="2650">Sağlık Bakanlığı, kontrolsüz şekilde uygulanan sarı serumların ölümcül risk taşıdığına dikkat çekerek şu açıklamayı yaptı:</p>
<p data-start="2652" data-end="2868">‘Bu tür serumlar yalnızca doktor kontrolünde ve hastane ortamında uygulanmalıdır. İçeriğinde alerjik reaksiyon riski taşıyan ilaçlar bulunmaktadır. Kontrolsüz ve yetkisiz uygulamalar hayati tehlikeye yol açabilir.’</p>
<p data-start="2870" data-end="3004">Yetkililer, vatandaşları bilinçsiz serum uygulamalarına karşı dikkatli olmaya çağırırken, denetimlerin sıkılaştırılacağı belirtildi.</p>
<p data-start="3006" data-end="3207"><strong data-start="3006" data-end="3018"></strong></p><br><p><b>CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Böbrek hastalıklarının erken sinyali olabilir: Cilt kuruluğuna dikkat!</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/boebrek-hastaliklarinin-erken-sinyali-olabilir-cilt-kuruluguna-dikkat</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/boebrek-hastaliklarinin-erken-sinyali-olabilir-cilt-kuruluguna-dikkat</guid>
<description><![CDATA[ Cilt kuruluğu ve kaşıntı, genellikle mevsimsel ya da dış etkenlere bağlı görülse de böbrek hastalıklarının erken belirtilerinden biri olabilir. Türk Böbrek Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Aydın Türkmen, kronik böbrek hastalığının vücutta toksik madde birikmesine yol açarak ciltte kuruluk ve kaşıntıya neden olabileceğini belirtti. Erken teşhisle böbrek hastalıklarının ilerlemesinin önlenebileceğini vurgulayan Türkmen, düzenli sağlık kontrollerinin önemine dikkat çekti. ]]></description>
<enclosure url="https://pursaklargundem.com.tr/uploads/images/202502/image_870x580_67ac78c100dff.jpg" length="39366" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 12 Feb 2025 13:37:33 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Cilt kuruluğu böbrek hastalığı belirtisi mi, böbrek hastalıkları ciltte nasıl etkiler yaratır, böbrek yetmezliği olanlarda kaşıntı neden olur, böbrek sağlığını korumak için ne yapmak gerekir</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p></p>
<p data-start="608" data-end="1101"><strong data-start="608" data-end="637">Toksik maddeler birikiyor</strong><br data-start="637" data-end="640">Türk Böbrek Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Aydın Türkmen, ciltte kuruluk ve kaşıntının yalnızca mevsimsel ya da beslenmeye bağlı olmadığını, böbrek hastalıklarının da bu tür belirtilerle kendini gösterebileceğini söyledi. Türkmen, ‘Kronik böbrek hastalığı, vücutta toksik maddelerin birikmesine yol açarak cildin kurumasına neden olur. Eğer bu durum sürekli devam ediyorsa, yalnızca dış etkenleri değil, böbrek sağlığını da değerlendirmek gerekir’ dedi.</p>
<p data-start="1103" data-end="1503"><strong data-start="1103" data-end="1140">Hastaların üçte birinde görülüyor</strong><br data-start="1140" data-end="1143">Kronik böbrek yetmezliği sürecinde ve son dönem böbrek yetmezliğinde cilt kuruluğu ve kaşıntının sık görülen şikayetlerden biri olduğunu belirten Prof. Dr. Türkmen, ‘Hastaların yaklaşık üçte birinde bu durum gözleniyor. Bu belirtiler basit bir sorun gibi görünse de vücut, böbreklerle ilgili bir problem olduğunu işaret ediyor olabilir’ ifadelerini kullandı.</p>
<p data-start="1505" data-end="2001"><strong data-start="1505" data-end="1540">Erken teşhis hayat kurtarabilir</strong><br data-start="1540" data-end="1543">Böbrek hastalıklarının genellikle sinsi ilerlediğini ve erken dönemde belirti vermediğini söyleyen Prof. Dr. Türkmen, ciltte kuruluk gibi küçük görünen problemlerin aslında böbrek sağlığının bozulduğuna işaret edebileceğini vurguladı. ‘Erken teşhis, böbrek hastalıklarının ilerlemesini durdurabilir ve genel sağlığınızı koruyabilir. Yılda bir kez yapılacak kan testleri ve doktor kontrolleri, böbrek sağlığını korumanın en önemli yollarından biridir’ dedi.</p>
<p data-start="2003" data-end="2617"><strong data-start="2003" data-end="2039">Böbrek nakline kadar götürebilir</strong><br data-start="2039" data-end="2042">Diyalize giren hastalarda yeterli etkinlikte diyaliz yapılamaması durumunda şiddetli kaşıntının ortaya çıkabileceğini belirten Türkmen, ‘Böbrek yetersizliğine bağlı gelişen kaşıntının tedavisi için vücutta biriken toksik maddelerin düzeyinin düşürülmesi gereklidir. Kan fosfor ve parathormon seviyeleri dengelenmeye çalışılır. Hasta diyalize giriyorsa, diyalizin en etkin şekilde yapılmasına özen gösterilir. Nemlendiriciler, fototerapi ve diğer topikal tedaviler de uygulanabilir. Ancak ileri evre böbrek hastalığına bağlı kaşıntının en kesin çözümü böbrek naklidir’ dedi.</p>
<p data-start="2619" data-end="3049"><strong data-start="2619" data-end="2650">Kaşıntının nedenleri neler?</strong><br data-start="2650" data-end="2653">Böbrek hastalarında kaşıntının nedenleri arasında kalsiyum ve fosfor metabolizmasındaki bozulmalar, paratiroid hormonunun aşırı yükselmesi, kuru cilt ve terlemede azalma gibi etkenlerin yer aldığını belirten Prof. Dr. Türkmen, diyabet ve karaciğer hastalıklarının da kaşıntıya yol açabileceğini söyledi. Yetersiz su tüketimi ve aşırı tuz kullanımının da bu durumu tetikleyebileceğini vurguladı.</p>
<p data-start="3051" data-end="3260"><strong data-start="3051" data-end="3063"></strong></p><br><p><b>CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Krup Hastalığı Çocuklarda Ciddi Solunum Sorunlarına Yol Açabilir</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/krup-hastaligi-cocuklarda-ciddi-solunum-sorunlarina-yol-acabilir</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/krup-hastaligi-cocuklarda-ciddi-solunum-sorunlarina-yol-acabilir</guid>
<description><![CDATA[ Özellikle 2 yaş civarındaki çocuklarda daha sık görülen krup hastalığı, solunum yollarında şişmeye neden olarak nefes almayı zorlaştırabiliyor. Medical Park Ataşehir Hastanesi’nden Uzm. Dr. Taşkın Taş, hastalığın viral enfeksiyonlardan kaynaklandığını ve ihmal edilmesi halinde ciddi solunum problemlerine yol açabileceğini belirtti. ]]></description>
<enclosure url="https://pursaklargundem.com.tr/uploads/images/202502/image_870x580_67ac72e519530.jpg" length="81137" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 12 Feb 2025 13:11:07 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Krup hastalığı neden olur, çocuklarda krup belirtileri nelerdir, krup hastalığı nasıl bulaşır, hangi durumlarda doktora gidilmelidir</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p></p>
<p data-start="458" data-end="816"><strong data-start="458" data-end="485">Krup hastalığına dikkat</strong><br data-start="485" data-end="488">Medical Park Ataşehir Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Taşkın Taş, çocuklarda yaygın olarak görülen krup hastalığı hakkında önemli bilgiler verdi. Krupun, solunum yollarını etkileyen bir enfeksiyon olduğunu belirten Uzm. Dr. Taş, özellikle sonbahar ve kış aylarında vakaların arttığını ifade etti.</p>
<p data-start="818" data-end="1170"><strong data-start="818" data-end="859">Erkek çocuklarda daha sık rastlanıyor</strong><br data-start="859" data-end="862">Hastalığın 6 ay ile 5 yaş arasındaki çocuklarda yaygın olduğunu söyleyen Uzm. Dr. Taş, ‘Krup, özellikle 2 yaş civarındaki erkek çocuklarda daha sık görülüyor. Enfeksiyon nedeniyle boğaz ve gırtlakta oluşan şişlik, nefes almayı zorlaştırabilir ve karakteristik bir öksürük sesi ile kendini belli eder’ dedi.</p>
<p data-start="1172" data-end="1655"><strong data-start="1172" data-end="1201">Viral enfeksiyon kaynaklı</strong><br data-start="1201" data-end="1204">Kapalı alanlarda fazla vakit geçirilmesinin enfeksiyon riskini artırdığını belirten Uzm. Dr. Taş, hastalığın en yaygın nedeninin parainfluenza virüsleri olduğunu söyledi. Grip (influenza), adenovirüs ve respiratuvar sinsityal virüs (RSV) gibi diğer virüslerin de krupa yol açabileceğini belirten Taş, nadiren bakteriyel enfeksiyonların, alerjilerin veya solunum yoluna yabancı bir cismin kaçmasının da benzer belirtiler gösterebileceğini ifade etti.</p>
<p data-start="1657" data-end="2096"><strong data-start="1657" data-end="1706">Tedavi edilmezse ciddi sonuçlara yol açabilir</strong><br data-start="1706" data-end="1709">Hastalığın diğer solunum yolu enfeksiyonlarıyla karıştırılabileceğini vurgulayan Uzm. Dr. Taş, ‘Zatürre, bronşiolit veya alerjik reaksiyonlarla benzer belirtiler görülebilir. Boğmaca ve difteri gibi hastalıklarla da karıştırılabilir. Şiddetli vakalarda hava yollarındaki şişlik hızla artarak oksijen alımını tehlikeye sokabilir. Tedavi edilmediği takdirde hayatı tehdit edebilir’ dedi.</p>
<p data-start="2098" data-end="2512"><strong data-start="2098" data-end="2139">Bulaşma yolları ve korunma yöntemleri</strong><br data-start="2139" data-end="2142">Hastalığın öksürük ve hapşırık yoluyla bulaştığını ifade eden Uzm. Dr. Taş, enfekte yüzeylere dokunduktan sonra ellerin ağıza veya yüze götürülmesiyle de virüsün yayılabileceğini söyledi. Hijyen kurallarına dikkat edilmesi gerektiğini belirten Taş, ‘El yıkama, hasta kişilerle teması sınırlandırma gibi önlemler, çocukları krup hastalığından koruyabilir’ diye konuştu.</p>
<p data-start="2514" data-end="2882"><strong data-start="2514" data-end="2569">Belirtiler ve doktora başvurulması gereken durumlar</strong><br data-start="2569" data-end="2572">Krup hastalığının belirtilerini sıralayan Uzm. Dr. Taş, derin ve keskin bir öksürük, nefes alırken duyulan ıslık benzeri ses (stridor), ses tellerinin etkilenmesi, nefes alma zorluğu ve hafif ateş gibi semptomların görülebileceğini belirtti. Şu durumlarda mutlaka doktora başvurulması gerektiğini ifade etti:</p>
<ul data-start="2884" data-end="3145">
<li data-start="2884" data-end="2939">Çocuğun nefes alması belirgin şekilde zorlaşıyorsa,</li>
<li data-start="2940" data-end="2991">Dudaklarda veya ciltte morarma fark ediliyorsa,</li>
<li data-start="2992" data-end="3054">Öksürük veya hırıltı dinlenme halinde bile devam ediyorsa,</li>
<li data-start="3055" data-end="3094">Çocuk aşırı halsiz veya huzursuzsa,</li>
<li data-start="3095" data-end="3145">Yutma güçlüğü veya aşırı salya akıntısı varsa.</li>
</ul>
<p data-start="3147" data-end="3298"><strong data-start="3147" data-end="3159"></strong></p><br><p><b>CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İstanbul&amp;apos;da milyonlarca kişi kullanıyor, ciddi sağlık riskleri ortaya çıktı!</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/istanbulda-milyonlarca-kisi-kullaniyor-ciddi-saglik-riskleri-ortaya-cikti</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/istanbulda-milyonlarca-kisi-kullaniyor-ciddi-saglik-riskleri-ortaya-cikti</guid>
<description><![CDATA[ İstanbul&#039;da yaygın olarak kullanılan bir ürün veya madde, milyonlarca insanın sağlığını tehdit ediyor. Uzmanlar, bu konuda ciddi uyarılarda bulunurken, risklerin sanılandan daha büyük olduğu belirtiliyor. ]]></description>
<enclosure url="https://pursaklargundem.com.tr/uploads/images/202502/image_870x580_67ac72e5a2ab1.jpg" length="62328" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 12 Feb 2025 13:11:07 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>İstanbul&#039;da hangi ürün sağlık riski oluşturuyor, uzmanlar hangi sağlık sorunlarına dikkat çekiyor, risk grubunda kimler bulunuyor, yetkililer hangi önlemleri öneriyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><br data-start="337" data-end="340">İstanbul'da milyonlarca kişinin günlük yaşamında kullandığı bir ürün ya da madde, ciddi sağlık riskleri barındırıyor. Konuyla ilgili uzmanlar, bu durumun uzun vadede önemli sağlık sorunlarına yol açabileceğini ifade ediyor.</p>
<p></p>
<p data-start="567" data-end="867">Sağlık uzmanları, söz konusu ürünün kullanımına bağlı olarak solunum yolu hastalıkları, bağışıklık sistemi zayıflığı ve kronik rahatsızlıkların ortaya çıkabileceğini belirtiyor. Özellikle çocuklar ve yaşlılar başta olmak üzere risk grubundaki bireylerin daha dikkatli olması gerektiği vurgulanıyor.</p>
<p data-start="869" data-end="1118">Yetkililer, bu konuda bilinçlenmenin önemine dikkat çekerek, vatandaşların sağlık açısından gerekli önlemleri almasını öneriyor. Konuyla ilgili detaylı araştırmaların sürdüğü ve önümüzdeki günlerde yeni açıklamaların yapılabileceği ifade ediliyor.</p>
<p data-start="1120" data-end="1305"><strong data-start="1120" data-end="1132"></strong></p><br><p><b>CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Boğaz Ağrısı Neden Geçmiyor? Uzun Süren Rahatsızlık İçin Öneriler</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/bogaz-agrisi-neden-gecmiyor-uzun-suren-rahatsizlik-icin-oneriler</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/bogaz-agrisi-neden-gecmiyor-uzun-suren-rahatsizlik-icin-oneriler</guid>
<description><![CDATA[ Boğaz ağrısı, enfeksiyonlar, alerjiler, reflü veya kuru hava gibi birçok nedene bağlı olarak ortaya çıkabilir. Özellikle uzun süren boğaz ağrılarında bazı ciddi sağlık sorunları göz ardı edilmemelidir. Peki, geçmeyen boğaz ağrısı nasıl tedavi edilir? İşte doğal çözümler ve dikkat edilmesi gereken durumlar. ]]></description>
<enclosure url="https://pursaklargundem.com.tr/uploads/images/202502/image_870x580_67ac72e63bcd8.jpg" length="46437" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 12 Feb 2025 13:11:07 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Boğaz ağrısı neden uzun sürer, doğal yollarla boğaz ağrısı nasıl geçer, hangi durumlarda doktora gidilmeli, boğaz ağrısının ciddi nedenleri nelerdir</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p></p>
<p data-start="433" data-end="674">Boğaz ağrısı, sık karşılaşılan sağlık sorunlarından biri olup genellikle enfeksiyonlar, alerjiler veya çevresel etkenlerden kaynaklanır. Ancak bazı durumlarda boğaz ağrısı uzun süre devam edebilir ve ciddi hastalıkların belirtisi olabilir.</p>
<h3 data-start="676" data-end="720"><strong data-start="680" data-end="718">Geçmeyen Boğaz Ağrısının Nedenleri</strong></h3>
<p data-start="722" data-end="744"><strong data-start="722" data-end="742">1. Enfeksiyonlar</strong></p>
<ul data-start="745" data-end="988">
<li data-start="745" data-end="876"><strong data-start="747" data-end="776">Bakteriyel enfeksiyonlar:</strong> Streptokok boğaz iltihabı gibi bakteriyel hastalıklar genellikle antibiyotik tedavisi gerektirir.</li>
<li data-start="877" data-end="988"><strong data-start="879" data-end="903">Viral enfeksiyonlar:</strong> Soğuk algınlığı, grip veya diğer viral hastalıklar da boğaz ağrısına yol açabilir.</li>
</ul>
<p data-start="990" data-end="1091"><strong data-start="990" data-end="1006">2. Alerjiler</strong><br data-start="1006" data-end="1009">Polen, toz, hayvan tüyü gibi alerjenler boğazda tahriş ve ağrıya neden olabilir.</p>
<p data-start="1093" data-end="1206"><strong data-start="1093" data-end="1105">3. Reflü</strong><br data-start="1105" data-end="1108">Mide asidinin yemek borusuna ve boğaza geri gelmesi, boğazda yanma ve rahatsızlığa yol açabilir.</p>
<p data-start="1208" data-end="1316"><strong data-start="1208" data-end="1234">4. Kuru Hava ve Tahriş</strong><br data-start="1234" data-end="1237">Özellikle kış aylarında kaloriferli ortamlar boğaz kuruluğuna neden olabilir.</p>
<p data-start="1318" data-end="1409"><strong data-start="1318" data-end="1332">5. Sinüzit</strong><br data-start="1332" data-end="1335">Sinüslerden boğaza akan mukus, tahrişe yol açarak ağrıya neden olabilir.</p>
<p data-start="1411" data-end="1537"><strong data-start="1411" data-end="1431">6. Kronik Tahriş</strong><br data-start="1431" data-end="1434">Sigara, alkol veya yüksek sesle konuşma gibi etkenler boğazın sürekli tahriş olmasına sebep olabilir.</p>
<p data-start="1539" data-end="1665"><strong data-start="1539" data-end="1576">7. Bağışıklık Sistemi Problemleri</strong><br data-start="1576" data-end="1579">Zayıf bağışıklık veya otoimmün hastalıklar nedeniyle sık sık enfeksiyon gelişebilir.</p>
<p data-start="1667" data-end="1828"><strong data-start="1667" data-end="1682">8. Tümörler</strong><br data-start="1682" data-end="1685">Geçmeyen boğaz ağrısı, yutkunma zorluğu ve kilo kaybıyla birlikteyse, nadir de olsa boğaz veya gırtlak kanseri ihtimali değerlendirilmelidir.</p>
<h3 data-start="1830" data-end="1872"><strong data-start="1834" data-end="1870">Boğaz Ağrısı İçin Doğal Çözümler</strong></h3>
<p data-start="1874" data-end="1898"><strong data-start="1874" data-end="1896">1. Sıcak İçecekler</strong></p>
<ul data-start="1899" data-end="2147">
<li data-start="1899" data-end="1966"><strong data-start="1901" data-end="1913">Adaçayı:</strong> Antibakteriyel etkisi sayesinde boğazı rahatlatır.</li>
<li data-start="1967" data-end="2039"><strong data-start="1969" data-end="1987">Zencefil çayı:</strong> Bal ve limon ekleyerek etkisini artırabilirsiniz.</li>
<li data-start="2040" data-end="2147"><strong data-start="2042" data-end="2070">Ilık tuzlu su gargarası:</strong> Yarım çay kaşığı tuzu bir bardak ılık suya ekleyip gargara yapabilirsiniz.</li>
</ul>
<p data-start="2149" data-end="2250"><strong data-start="2149" data-end="2159">2. Bal</strong><br data-start="2159" data-end="2162">Bal, boğazı yumuşatarak tahrişi azaltır. Ilık bitki çaylarıyla birlikte tüketilebilir.</p>
<p data-start="2252" data-end="2349"><strong data-start="2252" data-end="2271">3. Buhar Soluma</strong><br data-start="2271" data-end="2274">Kaynar suya birkaç damla okaliptüs yağı ekleyerek buhar soluyabilirsiniz.</p>
<p data-start="2351" data-end="2451"><strong data-start="2351" data-end="2373">4. Doğal Pastiller</strong><br data-start="2373" data-end="2376">Zencefil, propolis veya bitkisel pastiller boğaz ağrısını hafifletebilir.</p>
<p data-start="2453" data-end="2546"><strong data-start="2453" data-end="2468">5. Dinlenme</strong><br data-start="2468" data-end="2471">Bağışıklık sisteminin güçlenmesi için yeterli uyku ve dinlenme önemlidir.</p>
<h3 data-start="2548" data-end="2585"><strong data-start="2552" data-end="2583">Ne Zaman Doktora Gidilmeli?</strong></h3>
<ul data-start="2586" data-end="2740">
<li data-start="2586" data-end="2630">Boğaz ağrısı <strong data-start="2601" data-end="2628">5 günden uzun sürüyorsa</strong></li>
<li data-start="2631" data-end="2692"><strong data-start="2633" data-end="2690">Ateş, yutkunma zorluğu veya şişmiş lenf bezleri varsa</strong></li>
<li data-start="2693" data-end="2740"><strong data-start="2695" data-end="2738">Bademciklerde beyaz plaklar görülüyorsa</strong></li>
</ul>
<p data-start="2742" data-end="2884">Geçmeyen boğaz ağrısı ciddi bir sağlık sorununun belirtisi olabilir. Uzun süreli şikayetler için mutlaka bir sağlık uzmanına danışılmalıdır.</p>
<p data-start="2886" data-end="3053"><strong data-start="2886" data-end="2898"></strong></p><br><p><b>CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kalp kapak hastalıkları erken teşhis edilmezse felç riski artıyor</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/kalp-kapak-hastaliklari-erken-teshis-edilmezse-felc-riski-artiyor</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/kalp-kapak-hastaliklari-erken-teshis-edilmezse-felc-riski-artiyor</guid>
<description><![CDATA[ Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Selim İsbir, nefes darlığı, çarpıntı ve göğüs ağrısı gibi belirtilerin kalp kapak hastalıklarının habercisi olabileceğini belirtti. Erken teşhis edilmediğinde ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini vurgulayan İsbir, bu hastalıkların felç riskini artırabileceğini söyledi. ]]></description>
<enclosure url="https://pursaklargundem.com.tr/uploads/images/202502/image_870x580_67ac6d066ddb7.jpg" length="65089" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 12 Feb 2025 12:43:37 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Nefes darlığı kalp kapak hastalığının belirtisi midir, kalp kapak hastalıkları nasıl felce yol açar, kasıktan kapak değişimi nasıl yapılır, erken teşhis edilen kalp kapak hastalıkları nasıl tedavi edilir</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p></p>
<p data-start="442" data-end="980"><strong data-start="442" data-end="471">BİNLERCE İNSANI ETKİLİYOR</strong><br data-start="471" data-end="474">Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Selim İsbir, kalp kapak hastalıklarının yalnızca yaşam kalitesini düşürmekle kalmayıp, hayati riskler de doğurabileceğini ifade etti. Türkiye’de her yıl binlerce insanın bu hastalık nedeniyle tedavi görmek zorunda kaldığını belirten İsbir, ‘Kalp kapak hastalıkları yeterince tanınmadığı için nefes darlığı ve kalp ritim bozukluğu gibi belirtiler göz ardı edilebiliyor. Ancak erken teşhis edilmediğinde yalnızca sağlığı değil, ekonomiyi de olumsuz etkiliyor’ dedi.</p>
<p data-start="982" data-end="1307"><strong data-start="982" data-end="1021">PSİKOLOJİK SORUNLARA YOL AÇABİLİYOR</strong><br data-start="1021" data-end="1024">Hastalığın sosyal izolasyon ve depresyon gibi psikolojik etkiler yaratabileceğine dikkat çeken İsbir, ‘Özellikle çalışma çağındaki bireylerde hastalığın ilerleyen aşamalarında iş gücü kaybı yaşanıyor. Hastalar, günlük aktivitelerini yerine getiremez hale gelebiliyor’ diye konuştu.</p>
<p data-start="1309" data-end="1837"><strong data-start="1309" data-end="1348">KALP KAPAKLARI NASIL ZARAR GÖRÜYOR?</strong><br data-start="1348" data-end="1351">Kalp kapaklarının işlevini kaybetmesiyle vücutta ciddi sağlık problemleri ortaya çıkabiliyor. İsbir, bu durumu şu sözlerle açıkladı: ‘Kalp kapaklarını bir kapı gibi düşünebiliriz. Yaşlanmaya bağlı olarak bu kapaklar kireçlenir ve tam olarak açılıp kapanamaz. Bu da kan akışında sorunlara yol açarak kalp kasının zayıflamasına ve nefes darlığına neden olur. Ayrıca kalpte düzensiz atımlar, yani aritmi gelişebilir. Aritmi sonucunda oluşan pıhtılar beyne ulaşarak felç riskini artırır.’</p>
<p data-start="1839" data-end="2280"><strong data-start="1839" data-end="1876">KANSERDEN DAHA TEHLİKELİ OLABİLİR</strong><br data-start="1876" data-end="1879">Kalp kapak hastalıklarının özellikle ileri yaşlarda daha yaygın hale geldiğini belirten İsbir, ‘Dünya genelinde yüzde 2 oranında görülen bu hastalık, 75 yaş ve üzerindeki bireylerde yüzde 15’e kadar çıkabiliyor. Beklenen yaşam süresinin artmasıyla birlikte bu hastalık daha fazla önem kazanıyor. Kalp kapak hastalıkları, birçok kanser türünden daha ağır sonuçlara yol açabilir’ ifadelerini kullandı.</p>
<p data-start="2282" data-end="2757"><strong data-start="2282" data-end="2313">ERKEN TANI HAYAT KURTARIYOR</strong><br data-start="2313" data-end="2316">Erken teşhisin önemine dikkat çeken İsbir, şu uyarılarda bulundu: ‘Eğer nefes darlığı, düzensiz kalp atışları ve çarpıntı gibi şikayetleriniz varsa, mutlaka kalp kapaklarınızı kontrol ettirin. Kalp kapak hastalıkları tanı konulduğunda başarıyla tedavi edilebilir. Kalp kapaklarının protez kapaklarla değiştirilmesi en sık yapılan ameliyatlardan biridir ve erken aşamada yapılan operasyonlar hastaların normal yaşamlarına dönmesini sağlar.’</p>
<p data-start="2759" data-end="3102"><strong data-start="2759" data-end="2794">KASIKTAN KAPAK DEĞİŞİMİ YÖNTEMİ</strong><br data-start="2794" data-end="2797">Kapak hastalıklarının tedavisinde gelişmiş yöntemlerin de bulunduğunu aktaran İsbir, ‘Kasıktan kapak değişimi işlemi, uygun hastalarda başarılı sonuçlar veriyor. Ancak her hasta için bu yöntem uygun olmayabilir. Kimin hangi tedavi yöntemine uygun olduğuna detaylı incelemeler sonucu karar verilir’ dedi.</p>
<p data-start="3104" data-end="3326"><strong data-start="3104" data-end="3116"></strong></p><br><p><b>CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Soğuk Hava Mikropları Yok Eder mi? Uzman Görüşüyle Gerçekler Ortaya Çıktı</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/soguk-hava-mikroplari-yok-eder-mi-uzman-goerusuyle-gercekler-ortaya-cikti</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/soguk-hava-mikroplari-yok-eder-mi-uzman-goerusuyle-gercekler-ortaya-cikti</guid>
<description><![CDATA[ Kış aylarında hastalıkların artmasının sebebi gerçekten soğuk hava mı? Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Huri Özkan Yılmaz, kar yağışı ve düşük sıcaklıkların mikroplar üzerindeki etkisini değerlendirdi. Soğuk havanın bazı virüsleri yavaşlattığını ancak tamamen ortadan kaldırmadığını belirten uzman, kapalı alanlarda geçirilen sürenin hastalık riskini artırdığına dikkat çekti. ]]></description>
<enclosure url="https://pursaklargundem.com.tr/uploads/images/202502/image_870x580_67ac6d071c3b5.jpg" length="108268" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 12 Feb 2025 12:43:37 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Soğuk hava mikropları öldürür mü, kış aylarında hastalıklar neden artar, kapalı ortamlar hastalık riskini nasıl etkiler, bağışıklık sistemini güçlendirmek için ne yapılmalı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p></p>
<p data-start="507" data-end="803">Kış mevsiminde hastalıkların artmasının nedeninin doğrudan soğuk hava olmadığı, insanların daha fazla kapalı ve yetersiz havalandırılan alanlarda vakit geçirmesi olduğu belirtiliyor. Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Huri Özkan Yılmaz, bu durumun virüslerin yayılmasını kolaylaştırdığını vurguladı.</p>
<p data-start="805" data-end="841"><strong data-start="805" data-end="839">‘YAVAŞLAR AMA ORTADAN KALKMAZ’</strong></p>
<p data-start="843" data-end="986">Dr. Huri Özkan Yılmaz, kar yağışı ve düşük sıcaklıkların mikropların yayılmasını yavaşlatabileceğini ancak tamamen yok edemeyeceğini söyledi.</p>
<p data-start="988" data-end="1021"><strong data-start="988" data-end="1019">‘UZUN SÜRE CANLI KALABİLİR’</strong></p>
<p data-start="1023" data-end="1343">Yılmaz, özellikle grip, nezle ve Covid-19 gibi solunum yolu hastalıklarına neden olan virüslerin soğuk havada daha uzun süre canlı kalabileceğine dikkat çekti. Açık havada bazı bakteri ve virüslerin düşük sıcaklıklarda etkisiz hale gelebileceğini ancak bu durumun her mikroorganizma için geçerli olmadığını ifade etti.</p>
<p data-start="1345" data-end="1394"><strong data-start="1345" data-end="1392">‘HASTALIKLARIN ASIL SEBEBİ KAPALI ORTAMLAR’</strong></p>
<p data-start="1396" data-end="1747">Kış aylarında hastalıkların yayılmasının asıl nedeninin soğuk hava değil, insanların kapalı ve havalandırması yetersiz alanlarda uzun süre bulunması olduğunu söyleyen Yılmaz, “Kapalı ortamlarda virüslerin yayılma ihtimali çok daha yüksektir. Kar yağışı ve soğuk hava tek başına mikropları öldürmez, ancak açık havada bulaş riskini azaltabilir” dedi.</p>
<p data-start="1749" data-end="1788"><strong data-start="1749" data-end="1786">‘BAĞIŞIKLIK SİSTEMİ GÜÇLÜ OLMALI’</strong></p>
<p data-start="1790" data-end="2164">Influenza (grip) virüsünün düşük sıcaklıklarda daha dayanıklı hale geldiğine işaret eden Yılmaz, soğuk havanın burun mukozasını kurutarak bağışıklık sistemini zayıflatabileceğini belirtti. Bu durumun solunum yolu enfeksiyonlarına yakalanma riskini artırdığını ifade eden uzman, hastalıklardan korunmanın en iyi yolunun bağışıklık sistemini güçlü tutmak olduğunu vurguladı.</p>
<p data-start="2166" data-end="2425">Sağlıklı ve dengeli beslenme, düzenli uyku ve hijyen kurallarına dikkat edilmesi gerektiğini belirten Yılmaz, kapalı ortamların sık sık havalandırılmasının ve kalabalık alanlardan kaçınılmasının da hastalıklardan korunmada önemli bir rol oynadığını söyledi.</p>
<p data-start="2427" data-end="2618"><strong data-start="2427" data-end="2439"></strong></p><br><p><b>CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Türk bilim insanı dünya listesinde zirvede: Karaciğer araştırmalarında büyük başarı</title>
<link>https://pursaklargundem.com.tr/turk-bilim-insani-dunya-listesinde-zirvede-karaciger-arastirmalarinda-buyuk-basari</link>
<guid>https://pursaklargundem.com.tr/turk-bilim-insani-dunya-listesinde-zirvede-karaciger-arastirmalarinda-buyuk-basari</guid>
<description><![CDATA[ Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Yılmaz, yağlı karaciğer hastalıkları alanında yaptığı çalışmalarla uluslararası akademik sıralamada büyük bir başarıya imza attı. &#039;ScholarGPS 2024&#039; verilerine göre dünyanın en etkili 13’üncü bilim insanı olan Prof. Dr. Yılmaz, Türkiye’de ise birinci sırada yer aldı. Akademik performansıyla dikkat çeken bilim insanı, NASH hastalığının dünya genelindeki yaygınlığına dikkat çekti. ]]></description>
<enclosure url="https://pursaklargundem.com.tr/uploads/images/202502/image_870x580_67ac6d07aef39.jpg" length="60238" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 12 Feb 2025 12:43:37 +0300</pubDate>
<dc:creator>tahsin bastama</dc:creator>
<media:keywords>Prof. Dr. Yusuf Yılmaz dünya sıralamasında kaçıncı oldu, NASH hastalığı neden tehlikeli, Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi akademik sıralamada kaçıncı, Türkiye’de NASH hastalığı ne kadar yaygın</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p></p>
<p data-start="582" data-end="1105"><strong data-start="582" data-end="612">Dünya çapında büyük başarı</strong><br data-start="612" data-end="615">Rize Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Yılmaz, karaciğer hastalıkları üzerine yaptığı bilimsel çalışmalarla uluslararası arenada önemli bir başarı elde etti. Akademik derecelendirme veri tabanı <em data-start="833" data-end="850">ScholarGPS 2024</em> sonuçlarına göre Prof. Dr. Yılmaz, son beş yıllık akademik performansıyla yağlı karaciğer hastalığı (NASH) alanında dünyanın en etkili 13’üncü bilim insanı oldu. Tüm kariyerinde gerçekleştirdiği çalışmalar ise onu dünya genelinde 33’üncü sıraya taşıdı.</p>
<p data-start="1107" data-end="1540"><strong data-start="1107" data-end="1136">Türkiye’de birinci sırada</strong><br data-start="1136" data-end="1139">Yağlı karaciğer hastalığı üzerine yaptığı araştırmalarla dikkat çeken Prof. Dr. Yılmaz, Türk Karaciğer Araştırmaları Derneği (TKAD) Yağlı Karaciğer Çalışma Grubu Başkanı ve Küresel NASH Konseyi Türkiye temsilciliği görevlerini yürütüyor. Türkiye’de ise karaciğer hastalıkları (Hepatoloji) alanında birinci sırada yer alırken, dünya sıralamasında 39’uncu, gastroenteroloji alanında ise 161’inci oldu.</p>
<p data-start="1542" data-end="1998"><strong data-start="1542" data-end="1578">Üniversitenin akademik yükselişi</strong><br data-start="1578" data-end="1581">Web of Science (WoS) verilerine göre, Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi de akademik performansını önemli ölçüde artırdı. 2022 yılında 564 akademik yayına sahip olan üniversite, 2024 itibarıyla 769 yayın ile Türkiye genelinde 34’üncü sıraya yükseldi. Prof. Dr. Yılmaz, bu artışın önümüzdeki yıllarda da devam edeceğini belirterek, hedeflerinin Türkiye’de en başarılı 30 üniversite arasına girmek olduğunu ifade etti.</p>
<p data-start="2000" data-end="2429"><strong data-start="2000" data-end="2045">NASH hastalığı küresel tehdit oluşturuyor</strong><br data-start="2045" data-end="2048">Dünya çapında milyonlarca insanı etkileyen ve 'sessiz salgın' olarak adlandırılan NASH hastalığı hakkında bilgiler veren Prof. Dr. Yılmaz, hastalığın Türkiye’de görülme sıklığının dünya ortalamasının iki katına yakın olduğunu belirtti. Hastalığın obezite, diyabet, yüksek kolesterol ve metabolik sendromla ilişkili olduğunu vurgulayan Yılmaz, erken teşhisin önemine dikkat çekti.</p>
<p data-start="2431" data-end="2839"><strong data-start="2431" data-end="2479">Siroza ve kalp hastalıklarına yol açabiliyor</strong><br data-start="2479" data-end="2482">Belirti vermeden ilerleyen NASH hastalığının erken teşhis edilmemesi durumunda siroz, kalp krizi, felç ve böbrek hastalıklarına neden olabileceğini belirten Prof. Dr. Yılmaz, <em data-start="2657" data-end="2815">"Bu kişilerde uyku apnesi, kemik erimesi gibi sağlık sorunları da daha sık görülüyor. NASH, şu anda dünya genelinde Hepatit B ve C'nin önüne geçmiş durumda"</em> ifadelerini kullandı.</p>
<p data-start="2841" data-end="3239"><strong data-start="2841" data-end="2870">Akademik istikrar sürecek</strong><br data-start="2870" data-end="2873">ScholarGPS tarafından açıklanan listede Türkiye’den sadece altı üniversitenin yer aldığını belirten Prof. Dr. Yılmaz, Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Tıp Fakültesi’nin de listeye dahil olduğunu söyledi. Akademik başarılarının devam edeceğini vurgulayan Yılmaz, karaciğer hastalıkları alanında uluslararası çalışmalara katkı sağlamayı sürdüreceklerini ifade etti.</p>
<p data-start="3241" data-end="3453"><strong data-start="3241" data-end="3253"></strong></p><br><p><b>CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

</channel>
</rss>